Sahîfe-i Seccâdiye

371 Passagen · İmam Zeynelabidin · dua · Quelle: Sahife-i Seccadiye-www.caferilik.com.pdf

Gefiltert wird nach Gestalt, nicht nach Kapitel: In diesem Stoff sucht man „wo spricht İmam Cafer Sadık“, und die Kapitelangaben vieler Bände sind dafür zu grob. Ein blasser Namenschip heißt: die Gestalt ist über Band oder Kapitel belegt, im Wortlaut der Passage aber nicht genannt.

İçindekiler

Yayıncının Önsözü ................................................................11 Üstad Şehid Seyyid …
SSC_0001 · S. 5–6 · İçindekiler
Hz. Muhammed İmam Muhammed Bakır İmam Zeynelabidin
Yayıncının Önsözü ................................................................11 Üstad Şehid Seyyid Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü ............................................................................ 27 İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatına Kısa Bir Bakış .......37 Sahife-i Seccâdiye'nin Mukaddimesi..................................71 Allah'a Hamd ve Sena İle İlgili Duası Bu Hamd ve Senadan Sonra Resulullah'a Salât ve Selâm İle İlgili Duası Arş'ı Taşıyan ve Tüm Mukarrep Meleklere Salât İle İlgili Duası Peygamberlere Tâbi Olan ve Onları Tasdik Edenlere Salâtını İçeren Duası Türkiye Caferileri Sitesi Kendisi ve Velâyetine İnanan Dostları Hakkındaki Duası Sabah ve Akşam Vakitlerinde Okuduğu Dua Zor Bir İşle Karşılaştığında veya Başına Üzücü Bir Hadise Geldiğinde ve Musibet Zamanlarında Okuduğu Dua Sevilmeyen Şeyler, Kötü Ahlâk ve Çirkin İşlerden Allah'a Sığınmakla İlgili Duası Yüce Allah'tan Bağışlanma Dilemeye Müştak Olma Hakkındaki Duası Yüce Allah'a Sığınmakla İlgili Duası Güzel Akıbet İstemiyle İlgili Duası Günahları İtiraf ve Yüce Allah'a Dönüş (Tövbe) İstemi Hakkındaki Duası Hacetleri Yüce Allah'tan İsteme Hakkındaki Duası Haksızlığa Uğradığı veya Zalimlerden Hoşlanmadığı Bir Davranış Gördüğü Zaman Okuduğu Dua Türkiye Caferileri Sitesi
Hastalandığı veya Bir Musibet ve Belâyla Karşılaştığı Zaman Okuduğu Dua Günahlarının Bağışlanması ve …
SSC_0002 · S. 7–8 · İçindekiler
İmam Zeynelabidin
Hastalandığı veya Bir Musibet ve Belâyla Karşılaştığı Zaman Okuduğu Dua Günahlarının Bağışlanması ve Kusurlarının Affedilmesi İçin Yalvardığı Zaman Okuduğu Dua Şeytan'dan Söz Edildiğinde Ondan, Onun Düşmanlığından ve Tuzaklarından Allah'a Sığınınca Okuduğu Dua Korktuğu Bir Durum Kendisinden Uzaklaştığı veya İstediği Şeye Çabuk Ulaştığı Zaman Okuduğu Dua Kuraklıktan Sonra Yağmur Talebiyle İlgili Duası Yüce Erdemler ve Beğenilen Davranışlarla İlgili Duası Bir Şey İçin Üzüldüğü ve Günahlardan Dolayı Tasalandığı Zaman Okuduğu Dua Sıkıntılı, Meşakkatli ve İşlerin Zorlaştığı Zamanlarda Okuduğu Dua Allah'tan Afiyet ve Şükrünü İstediği Zaman Okuduğu Dua Türkiye Caferileri Sitesi Anne ve Babası Hakkındaki Duası Çocukları Hakkındaki Duası Komşuları ve Dostlarını Andığında Okuduğu Dua Sınır Bekçileri Hakkındaki Duası Yüce Allah'a İltica Ederek Okuduğu Dua Geçim Sıkıntısı Çektiğinde Okuduğu Dua Borcu Ödemekte Allah'tan Yardım İsteme Hakkındaki Duası Tövbe ve Tövbe İstemiyle İlgili Duası Gece Namazının Ardından Günahları İtiraf Hususunda Kendisi İçin Duası Allah'tan Hayırlı Olanı İsteme Hakkındaki Duası Musibete Uğradığı veya Günah Sebebiyle Kötü Duruma Düşen Birini Gördüğü Zaman Okuduğu Dua Türkiye Caferileri Sitesi
Dünya Ehline Bakınca Okuduğu Kaza ve Kadere Rıza Hakkındaki Duası Bulutlara ve Şimşeğe Baktığı ve Gök …
SSC_0003 · S. 9–10 · İçindekiler
İmam Rıza İmam Zeynelabidin
Dünya Ehline Bakınca Okuduğu Kaza ve Kadere Rıza Hakkındaki Duası Bulutlara ve Şimşeğe Baktığı ve Gök Gürültüsünü Duyduğu Zaman Okuduğu Dua Allah'ın Şükrünü Yerine Getirmekten Âciz Olduğunu İtiraf Ettiğinde Okuduğu Dua Kulların Haklarından Dolayı Allah'tan Özür Dileme ve Ateşten Kurtuluş İsteme Hakkındaki Duası Allah'tan Af ve Rahmet Dileme Hakkındaki Duası Birinin Ölüm Haberini Aldığı veya Ölümü Hatırladığı Zaman Okuduğu Dua Ayıpların Örtülmesi ve Günahlardan Korunma İstemiyle İlgili Duası Kur'an'ı Hatmettiğinde Okuduğu Dua Hilâle Baktığı Zaman Okuduğu Dua Ramazan Ayı Girdiğinde Okuduğu Dua Türkiye Caferileri Sitesi Ramazan Ayıyla Vedalaştığında Okuduğu Dua Ramazan Bayramı Günü Bayram Namazını Kıldıktan Sonra Ayağa Kalkıp Kıbleye Yönelerek ve Cuma Günü Okuduğu Dua Kurban Bayramı Günü ve Cuma Günü Okuduğu Dua Düşmanların Hilelerinin Def'i ve Şerlerinin Geri Çevrilmesi Hakkındaki Duası Allah'tan Korkma Hakkındaki Duası Allah'a Yalvarıp Yakarma ve Düşkünlüğünü Dile Getirme Hakkındaki Duası Yüce Allah'a Yalvarırken Israrcı Olma Hakkındaki Duası Yüce Allah Karşısında Zelillik İtirafıyla İlgili Duası Üzüntülerin Giderilmesini İsteme Hakkındaki Duası Türkiye Caferileri Sitesi
Rahmân, Rahîm Allah'ın Adıyla Hamd, yüce Allah'a mahsustur.
SSC_0004 · S. 11 · İçindekiler
İmam Zeynelabidin Ehl-i Beyt Hz. Muhammed
Rahmân, Rahîm Allah'ın Adıyla Hamd, yüce Allah'a mahsustur. Salât ve selâm peygamberlerin sonuncusu, elçilerin ve seçkin kulların efendisi Ebu'l-Kâsım Muhammed Mustafa (s.a.a) ile O’nun mübarek ve tertemiz Ehl-i Beyt'inin üzerine olsun. Hikmetli Kur'ân'ın ve büyük Peygamber'in (s.a.a) hadislerinin yol göstericiliğinde, ümmetin kültürel hayatına yön veren ilk öncüler olan Ehl-i Beyt İmamları'ndan elimize ulaşan eşsiz rabbanî miraslardan biri de hiç şüphesiz vahyin indiği evden semaya yükselen İmam-ı Seccâd Zeynelâbidin’e ait dualar mecmuası olan Sahife-i Seccâdiye isimli eserdir. Sahife-i Seccâdiye, İslâm dünyasında yazılan ilk eserlerden biri(1) olmasının yanı sıra belagat, eğitim, ahlâk, arınma ve edebiyat alanında yazılan İslâmî eserlerin şaheseri konu- mundadır. “Ehl-i Beyt’in İncili” ve “Âl-i Muhammed’in Zeburu” diye isimlendirilmesi de bu yüzdendir.(1) Sahife-i Seccâdiye; İmam Seccâd’ın (a.s) yüce Allah’a hamd ve senasını, O’nu tenzih ve takdisini; peygemberlere, meleklere ve salih kullara salât ve selâmını; müminlere, Müslümanlara ve ihtiyaç sahiplerine dualarını, kulluktaki kusurdan dolayı istiğfarlarını, Rabbiyle olan münacatlarını ve kulluk aczi ve zilletiyle Allah’a yakarışlarını içeren, aynı zamanda insanlara İslâm’ın engin maarifini ve üstün adabını öğreten eşsiz bir hazine, bir belagat ve fesahat pınarıdır. Belagati, rakipsiz fesahati, içeriğinin yüceliği, yüce Allah karşısında tezellülü ifade eden, O’na övgüleri içeren olağanüstü ibareleri, Allah'ın affını, keremini talep ederken başvurulan akılları hayrette bırakan yöntemleri ve Allah'a tevessül ederken esas alınan edebî üslubu, Sahife'nin İmam Seccâd’a nispetini kuşkuya yer bırakmayacak ölçüde doğrular: Bu inci o denize aittir, bu mücevher o madenden çıkarılmıştır ve bu meyve o mübarek ağaçtandır.(2)
Bununla birlikte, Sahife-i Seccâdiye’nin rivayet zincirinin, İmam Ebu Cafer Muhammed el-Bâkır’a (a.s) ve onun …
SSC_0005 · S. 13–14 · İçindekiler
Ehl-i Beyt İmam Muhammed Bakır Hz. Muhammed İmam Ali İmam Cafer Sadık İmam Hüseyin İmam Zeynelabidin
Bununla birlikte, Sahife-i Seccâdiye’nin rivayet zincirinin, İmam Ebu Cafer Muhammed el-Bâkır’a (a.s) ve onun kardeşi Şehid Zeyd b. Ali b. Hüseyin’e dayandığını da belirtmemiz gerekir. Şeyhu’l-Muhakkikin Şeyh Ağa Bozorg Tahranî, ez-Zeria ilâ Tesanifi'ş-Şia adıyla bilinen ansiklopedisinde Sahife-i Seccâdiye’ye altmış altı şerh yazıldığından söz eder. Elinizdeki Türkçe çevirisinde şu yeni çalışmalar yapılmıştır: 1- Değerli çevirmenin önsözünün yanı sıra eserin başına, Üstad Şehid Seyyid Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Sahife-i Seccâdiye'ye yazmış olduğu çok değerli bilgiler içeren önsözü de ilave edildi. 2- Değerli okurlarımızın İmam Seccâd’ın (a.s) hayatı hakkında daha fazla bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı tarafından hazırlanan ve Kevser Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan Hidayet Önderleri serisinin 6. cildinin özeti eklendi. 3- Duaların Arapça metni hazırlanırken, Camia-i Müderrisîn-i Havza-i İlmiye-i Kum kurumuna bağlı Defter-i İntişarat-i İslâmî yayınevince yayınlanan merhum Feyzu’l-İslâm’ın Farsça tercümeli metni esas alındı ve bu metin şu nüshalarla karşılaştırıldı: – Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı tarafından yayınlanan metnin 1428 hicrî yılında yapılan 3. baskısı, – Beyrut Daru’t-Teâruf Yayınevi tarafından yayınlanan metnin 2011 yılında yapılan 6. baskısı. Ehl-i Beyt İmamları’na ait böylesine eşsiz bir eseri yayınlamanın sevincini yaşarken, eserin gözden geçilerek yayına hazırlanmasına katkıda bulunan tüm kardeşlerimize, özellikle Arapça metin karşılaştırmalarında emeği geçen Fahrettin Güngör ve Bülent Özbaş kardeşlerimize ve tüm aşamalarda katkısını esirgemeyen değerli mütercime teşekkürü borç biliyoruz. Yapılan bu naçiz hizmetlerin kabulü dileğiyle… Kevser

Mütercimin Önsözü

Rahmân, Rahîm Allah'ın Adıyla Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
SSC_0006 · S. 15 · Mütercimin Önsözü
Hz. Muhammed Hz. Fatıma İmam Zeynelabidin Ehl-i Beyt İmam Ali
Rahmân, Rahîm Allah'ın Adıyla Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Salât ve selâm, nebiler ve resullerin sonuncusu Muhammed'e ve onun tertemiz Ehl-i Beytine ve gerçek yâranına olsun. Sahîfe-i Seccâdiye, İmam Seccad aleyhisselâm'dan elimize ulaşan bir dua mecmuasıdır. İmam Seccad aleyhisselâm, İlâhî iradeyle her türlü kötülükten arındırılmış olan, tertemiz Ehl-i Beyt İmamları'nın dördüncüsüdür. Büyük babası; Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in vasisi, ona ilk iman eden; ona, Musa'ya göre Harun gibi olan, müminlerin emîri Ali b. Ebu Talib'dir. Büyük annesi; Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in sevgili kızı, vücudunun bir parçası, yüreğinin meyvesi ve babasının sözü uyarınca, âlemler kadınlarının hanımefendisi Fatıma'tüz-Zehra'dır.
Babası; cennet gençlerinin iki efendisinden biri olan, Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in …
SSC_0007 · S. 16 · Mütercimin Önsözü
İmam Hüseyin Hz. Muhammed İmam Ali Oniki İmam Kerbela İmam Hasan İmam Zeynelabidin
Babası; cennet gençlerinin iki efendisinden biri olan, Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in torunu ve bahçesinin gülü Hüseyin'dir. O ki, ceddi Resulullah, onun hakkında; "Hüseyin bendendir; ben de Hüseyin'denim." buyurdu. O ki, Âşûra günü Kerbelâ'da İslâm uğruna her şeyinden geçti. Kendisi; Sahih-i Buharî, Sahih-i Müslim ve diğer Sıhah'ta nakledilen bir hadiste Resul-i Ekrem salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in; "Benden sonra halifeler on ikidir; hepsi de Kureyş'tendir." diye bildirdiği On İki Halife'den (On İki İmam'dan) biridir. İmam Seccad aleyhisselâm, hicrî 38 yılında veya bir iki yıl ondan önce dünyaya geldi ve yaklaşık 57 yaşına kadar yaşadı. Birkaç yılı, büyük babası Hz. Ali aleyhisselâm'ın yanında geçti. Daha sonra Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in gözünün nurları olan amcası Hasan ve babası Hüseyin aleyhimesselâm'ın eğitimi altında büyüyüp gelişti. Nübüvvet ilimlerini tamamıyla kavradı ve İlâhî iradeyle dinde imamet makamına ulaştı; ilim ve hikmet meşalesi, helâl ve haram mercii oldu. İbadet, takva, güzel ahlâk ve salih amel yönünden zamanının yegânesiydi. Tüm Müslümanlar, onun ilim ve takvadaki üstünlüğünü kabul etmişlerdi. Hicrî 1. yüzyılın meşhur âlimlerinden Zührî şöyle diyor: "Haşim Oğulları arasında Hüseyin oğlu Ali (İmam
Zeynelâbidin)'den daha bilgili ve daha üstün birini görmedim." Bir başka sözünde de;
SSC_0008 · S. 17 · Mütercimin Önsözü
İmam Zeynelabidin İmam Ali İmam Hüseyin Ehl-i Beyt
Zeynelâbidin)'den daha bilgili ve daha üstün birini görmedim." Bir başka sözünde de; "Ondan daha üstün bir Kureyşli görmedim." diyor. Yine o dönemde Medine'nin fakihlerinden olan Said b. Müseyyib şöyle diyor: "Hüseyin oğlu Ali gibi birini görmedim." Ehl-i Sünnet'in mezhep imamlarından olan Malik şöyle diyor: "İbadetinin çokluğundan ona Zeynelâbidin (ibadet edenlerin süsü) lâkabını verdiler." Süfyan b. Uyeyne şöyle diyor: "Haşim Oğulları'ndan hiçbirini Zeynelâbidin'den daha üstün ve daha bilgili bulmadım." Ehl-i Sünnet'in bir diğer imamı olan Şafiî, Hüseyin oğlu Ali'yi Medinelilerin en bilgini olarak saymıştır. Ehl-i Beyt'e karşı olan kin ve düşmanlıklarına rağmen Benî Ümeyye halifeleri de bu gerçeği kabul etme durumunda kalmışlardır. Abdulmelik b. Mervan, İmam Zeynelâbidin aleyhisselâm'a diyor ki: "Allah, sana öyle bir ilim ve fazilet vermiş ki, babalarının dışında senden önce kimseye vermemiştir." Ömer b. Abdulaziz; "Zeynelâbidin dünyanın çerağı ve dinin cemalidir." demiştir.
O dönemin Müslümanlarının geneli İmam Zeynelâbidin aleyhisselâm'ı tanır, gönüllerinde ona karşı büyük bir …
SSC_0009 · S. 18 · Mütercimin Önsözü
İmam Zeynelabidin
O dönemin Müslümanlarının geneli İmam Zeynelâbidin aleyhisselâm'ı tanır, gönüllerinde ona karşı büyük bir sevgi taşırlardı. Emevî halifelerinden Hişam b. Abdulmelik bir senesinde hacca gitmiş; tavaf edip Hacer-i Esved'i öpmek isteyince kalabalıktan dolayı muvaffak olamamıştı. Bunun üzerine Mescid-i Haram'ın bir köşesinde, kendisi için hazırlanan minberin üzerine oturup kalabalığı seyretmeyi tercih etmişti. O sırada İmam Zeynelâbidin aleyhisselâm tavaf etmeye başlıyor… Hacer-i Esved'i öpmek istediğinde kalabalık yarılıyor, insanlar Hacer-i Esved'in etrafından çekiliyor ve İmam rahat bir şekilde Hacer-i Esved'i istilâm edip öpüyordu. Bu manzarayı gören Hişam; "Kim bu adam?" diye şaşkınlığını ve bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Orada hazır bulunan şair Ferazdak da, ünlü kasidesinde onun kim olduğunu Hişam'a anlatıyor. Müslümanlar, İmam Zeynelâbidin aleyhisselâm'ı sadece dinî ve manevî bir lider değil, siyasî ve sosyal sorunların çözümü için de başvurulacak yegâne merci olarak kabul ediyorlardı. Abdulmelik döneminde İslâm ülkesinin karşılaştığı para sorununun çözümü için İmam'a başvurulması, bunun örneklerinden biridir.
Babasının şehadetinden sonra ümmetin önderliği makamına ulaşan İmam Zeynelâbidin aleyhisselâm, yaşadığı dönem …
SSC_0010 · S. 19 · Mütercimin Önsözü
İmam Zeynelabidin Hz. Muhammed İmam Hasan Askerî
Babasının şehadetinden sonra ümmetin önderliği makamına ulaşan İmam Zeynelâbidin aleyhisselâm, yaşadığı dönem itibariyle iki büyük misyonu üstlenmişti. İslâm ümmetinin siyasî ve askerî alanda büyük zaferler elde etmesiyle farklı kültürlere sahip bulunan çeşitli milletlerin İslâm'ı kabul etmeleri, fikrî ve kültürel açıdan yeni sorunlar ve eğilimlerin ortaya çıkmasına yol açmıştı. Bu sorunlara doğru çözümler getirilmediği takdirde Müslümanları ciddî bir tehlike tehdit ediyordu. Bu tehlikeye karşı İmam Zeynelâbidin aleyhisselâm, dedesi Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in Mescidinde tefsir, hadis, fıkıh ve diğer İslâmî ilimler alanında ders halkaları oluşturarak ümmetin fikrî sorunlarıyla ilgilenebilecek âlimler yetiştirdi. Öte yandan, bu zaferler ve fetihlerin getirdiği refah ve rahatlık, Müslümanların dünya hayatının geçici zevklerine dalmasına yol açmış, manevî değerler unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Bu tehlike, ancak kul ile Rabbi arasında güçlü bir bağ oluşturmakla, insanları Yaratıcısına niyaz etmeye yöneltmekte önlenebilirdi. Ve İmam Seccad aleyhisselâm, İslâm'ın yüce öğretileriyle dolu olan dualarıyla bunu çok güzel başardı.
Sahîfe-i Seccâdiye'de toplanan dualar, İmam Seccad aleyhisselâm'dan elimize ulaşan duaların üçte birini bile …
SSC_0011 · S. 20 · Mütercimin Önsözü
Hz. Muhammed Ehl-i Beyt İmam Ali İmam Zeynelabidin
Sahîfe-i Seccâdiye'de toplanan dualar, İmam Seccad aleyhisselâm'dan elimize ulaşan duaların üçte birini bile oluşturmamaktadır. Dua, insanın Rabbi ile irtibat kurabileceği tek vesiledir. Dua, Allah sevgisini gönüllere yerleştirebilecek en güçlü etkendir. Dua, insanın değeridir, onurudur. "De ki: Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?!" Dinî önderlerimiz bizlere; "Rabbinizin sizinle konuşmasını istediğinizde Kur'an okuyunuz." buyurmuşlardır. "Biz, Rabbimizle konuşmak istersek ne yapmalıyız?" sorusuna da; "Namaz kılınız, dua ediniz." şeklinde cevap vermişlerdir. Yüce Rabbimize nasıl ibadet edeceğimizi, nasıl kulluk sunacağımızı âlemlere rahmet olarak gönderilen Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'den öğrendiğimiz gibi, onunla nasıl konuşacağımızı, ona nasıl niyaz edeceğimizi, nasıl yalvarıp yakaracağımızı, nasıl dua edeceğimizi de yine ondan öğrenmeliyiz. Bunun için de Ehl-i Beyt'in kapısına gitmeliyiz. Çünkü onlar, Resulullah'ın ilminin kapısıdırlar. Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem; "Ben ilim şehriyim, Ali onun kapısıdır; şehri isteyen kapısına gelsin." veya "Ben sizin aranızda iki değerli şey bırakıyorum: Allah'ın Kitabı ve Ehl-i Beytim.
Bu ikisine birlikte sarı- lırsanız, asla yolu kaybetmezsiniz." buyurarak ümmete yolu göstermiştir.
SSC_0012 · S. 20 · Mütercimin Önsözü
Hz. Muhammed Ehl-i Beyt Hz. Fatıma İmam Ali İmam Hasan İmam Hüseyin İmam Zeynelabidin
Bu ikisine birlikte sarı- lırsanız, asla yolu kaybetmezsiniz." buyurarak ümmete yolu göstermiştir. Ancak ne yazık ki ümmet, Peygamberinin bu vasiyetini tutmayarak ilmi başka yerlerde aramış, Kur'an ve Ehl-i Beyt'e bir arada sarılmamış ve bunun ağır bedelini ödemektedir. Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem daha hayattayken, bu akım kendini göstermeye başlamış, hasta yatağındayken kendisine saygısızlık yapılmış ve ümmete son vasiyetini yazdırması engellenmişti. Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in vefatından sonra da vücudunun bir parçası olan sevgili kızı Fatıma selâmu'llahi aleyha'nın evinin kapısı yakılmış, kapı ile duvar arasında sıkıştırılmış, bunun sonucunda Muhsin adındaki çocuğunu düşürmüş ve kısa bir süre sonra kendisine yapılan eziyetler neticesinde babasına kavuşmuştu. Ali aleyhisselâm, 25 yıl evine kapanma durumunda kalmış ve nihayet mazlum bir şekilde ibadet mihrabında şehit edilmişti. Hasan aleyhisselâm, yardımcısız kalarak Muaviye ile sulh antlaşması imzalamaya mecbur olmuş ve sonunda o da şehit edilmişti. Hüseyin aleyhisselâm, 72 yâranıyla birlikte feci bir şekilde şehit edilmiş, altı aylık çocuğuna bile acınmamıştı…
Ümmet Hüseyn'in değil, Yezid'in yanında yer almıştı… Zeyneb ve Zeynelâbidin esir edilmiş, şehir şehir …
SSC_0013 · S. 22–23 · Mütercimin Önsözü
Hz. Muhammed İmam Hüseyin İmam Ali İmam Hasan Ehl-i Beyt İmam Zeynelabidin Hz. Fatıma
Ümmet Hüseyn'in değil, Yezid'in yanında yer almıştı… Zeyneb ve Zeynelâbidin esir edilmiş, şehir şehir dolaştırılmıştı. Ve ümmet, bütün bunlara seyirci kalmıştı… Kur'an-ı Kerim'de en çok Hz. Musa aleyhisselâm ve İsrail Oğulları'nın kıssasının anlatılmış olmasındaki hikmet nedir, dersiniz?! Bu ümmetin de İsrail Oğulları'nın durumuna düşmesinden mi korkuluyordu?! İsrail Oğulları ne yapmıştı acaba? Hz. Musa aleyhisselâm, kısa bir süre için kavminden ayrılınca kardeşi ve halifesi olan Harun aleyhisselâm'ı dinlememiş, Samirî'ye uyarak buzağıya tapmış ve Harun'u öldürmeye kalkışmışlardı. Hz. Musa vefat ettikten sonra da kendilerine gönderilen peygamberleri öldürüyorlardı; hem de Musevî olduklarını söyledikleri hâlde. Ali, Hasan ve Hüseyin, Benî İsrail peygamberleri kadar yoktular mı, dersiniz?! Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem; "Ümmetimin âlimleri, Benî İsrail peygamberlerinden daha üstündür." buyurmamış mı?! Ümmetin âlimleri; Ali, Hasan ve Hüseyin'den başkaları mıydı?! Ve ümmet bunları öldürmedi mi?! Kur'an-ı Kerim, Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in zamanındaki Yahudileri peygamber öldürmekle suçluyor. Oysa onlar, peygamber öldürmüş değillerdi. Fakat öldüren geçmişlerini de sorgulamamış, onların yaptıklarına âdeta razı olmuşlardı. Acaba İslâm ümmeti olarak, Resulullah'a saygısızlık yapanları, Fatıma'yı kapı ile duvar arasında sıkıştırıp kaburgasını kıranları, Ali'yi ibadet mihrabında öldürenleri, Hasan'ı zehirleyenleri, Hüseyn'i şehit edenleri ve Zeyneb ile Seccad'ı esir edenleri sorguladık mı?! Acaba ne zaman kendimize gelip de Efendimizin –Allah'ın salâtı ona ve Âline (Ehl-i Beytine) olsun– sözünü dinleyecek, Kur'an ve Ehl-i Beyt'e birlikte sarılacağız?! Sarılmışız mı, dersiniz?! Peki, amellerimiz neden Kur'an'a aykırı?! Niçin Ehl-i Beyt'i tanımıyoruz?! Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem, Ehl-i Beytini tanıtmadı mı yoksa?! Tanıttıysa, kimlerdir onlar?! Niçin sorup öğrenmiyoruz?!
Bunlar; eğer Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, Zeynelâbidin, Muhammed Bâkır, Cafer Sadık, Musa Kâzım, Ali Rıza, …
SSC_0014 · S. 24 · Mütercimin Önsözü
Ehl-i Beyt Hz. Muhammed İmam Ali İmam Cafer Sadık Hz. Fatıma İmam Ali Hadi İmam Hasan İmam Hasan Askerî
Bunlar; eğer Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, Zeynelâbidin, Muhammed Bâkır, Cafer Sadık, Musa Kâzım, Ali Rıza, Muhammed Taki, Ali Naki, Hasan Askerî ve Muhammed Mehdi –Allah'ın salât ve selâmı onlara olsun– ise, niçin hayatlarını bilmiyor, eserlerini okumuyor, okutmuyoruz?! Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem; "Zamanının imamını tanımadan ölen, cahiliye ölümüyle ölmüştür." buyurmamış mı?! Zamanımızın imamı yok mu?! Varsa, neden tanımıyoruz?! Ve acaba ne zaman tanımak isteyeceğiz?! Maalesef İslâm ülkelerinin birçoğunda olduğu gibi, Türkiye'de de bu hususta, iyimser bir tabirle, büyük bir ihmalkârlık müşahede edilmektedir. Kanıtı mı? Kanıtı; Sahîfe-i Seccâdiye gibi değerli bir hazinenin bugüne kadar Türkçe'ye kazandırılmamış olması! Kanıtı; insanlarımızın Ehl-i Beyt'in ilimlerini ihtiva eden çok değerli ve faydalı kaynaklardan habersiz olmaları! Kanıtı; Ehl-i Beyt dostu bilginlerin yazdığı kaynak eserlerin tanınmaması, tanıtılmaması! Kanıtı; dünyanın hayran olduğu, Kur'an'dan sonra Müslümanların en önemli kitabı diyebileceğimiz Nehc'ül-Belâğa'ya olan ilgisizlik!
Kim bilir, rahmetli Abdülbaki Gölpınarlı adında bir Ehl-i Beyt dostu çıkıp da Nehc'ül-Belâğa'yı Türkçe'ye …
SSC_0015 · S. 24 · Mütercimin Önsözü
Ehl-i Beyt Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Kim bilir, rahmetli Abdülbaki Gölpınarlı adında bir Ehl-i Beyt dostu çıkıp da Nehc'ül-Belâğa'yı Türkçe'ye tercüme etmiş olmasay- dı, Türkiye Müslümanları belki de hâlâ bu eseri tanımamış olacaklardı! Peygamberler, nübüvvet ve risaletlerine karşı ücret olarak insanlardan hiçbir şey istememişlerdir. Efendimiz salla'llahu aleyhi ve âlihi ve sellem de, risaletine karşı ümmetinden hiçbir maddî ücret istememekle birlikte, Ehl-i Beytini sevmelerini istemiştir. "De ki: Risaletime karşı ücret olarak, yakınlarımı sevmenizden başka bir şey istemiyorum sizden." (Şûra, 23) Bunu bizden isterken, kim bilir kendisinden sonra Ehl-i Beytine yapılacak olan zulümleri önlemek istemiştir belki! Ehl-i Beyt'i sevmek, onlara uymayı gerektirmez mi?! Ne dersiniz?! Nasıl hüküm verirsiniz?! Yüce Rabbimiz; "De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız, bana uyun; Allah da sizi sevsin." (Âl-i İmran, 31) buyurmuyor mu?! Ya Resulallah! Ümmet olarak içinde bulunduğumuz içler acısı durumla, sana olan borcumuzu ödememenin ağır bedelini ödemekteyiz. Bu durum, ne zamana kadar böyle devam edecek, bilemiyorum. Uzun sürmemesi umuduyla, bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz bu mütevazı, fakat gerekli çalışmayı bizden kabul buyurmanı niyaz ediyorum. Allah'ım! İslâm ve Müslümanların aziz, nifak ve münafıkların zelil olacağı o yüce devletin özlemiyle yanıp tutuşmaktayız. O devlette bizi, insanları sana itaat etmeye davet eden, senin yoluna çağıran kullarından kılmanı diliyoruz. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve duamızı kabul buyur. Âmin, ya Rabb'el-âlemin. 8, Rebiyülevvel, 1417 - 24, Temmuz, 1996 Mir Seccat Karakuş (Seyyid Seccad Hüseynî)

Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü

es-Sadr'ın Önsözü Rahmân, Rahîm Allah'ın Adıyla Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
SSC_0016 · S. 27 · Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü
İmam Hüseyin İmam Ali Ehl-i Beyt Hz. Muhammed Hz. Fatıma Oniki İmam Kerbela İmam Hasan
es-Sadr'ın Önsözü Rahmân, Rahîm Allah'ın Adıyla Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Salât ve selâm, nebiler ve resullerin sonuncusu Muhammed'e ve onun tertemiz Ehl-i Beyt'ine ve gerçek yârânına olsun. "Sahîfe-i Seccâdiye", Allah'ın kendilerinden her türlü kötülüğü giderip tertemiz kıldığı Ehl-i Beyt İmamların'dan İmam Zeynelâbidin Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib'den elimize ulaşan bir duâ mecmuasıdır. Kendisi, Ehl-i Beyt İmamları'nın dördüncüsüdür. Büyük babası; Resulullah'ın (s.a.a) vasisi, ona ilk iman eden, sahih hadiste belirtildiği üzere, onun yanında, Harun'un Musa'nın yanındaki derecesine eş bir dereceye sahip olan Ali b. Ebu Talib'dir. Büyük annesi; Resulullah'ın (s.a.a) sevgili kızı, vücudunun bir parçası, yüreğinin meyvesi ve babasının ni- telendirdiği gibi âlemler kadınlarının hanımefendisi Fatıma'tuz-Zehrâ'dır. Babası; cennet gençlerinin iki efendisinden biri olan, Peygamber'in torunu ve bahçesinin gülü Hüseyin'dir. O ki, ceddi onun hakkında: "Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim." buyurdu. O ki, Âşûra günü Kerbelâ'da İslâm'ı ve Müslümanları savunurken şehit düştü. Kendisi; Sahih-i Buharî, Sahih-i Müslim ve diğer kaynaklarda nakledildiği üzere, Peygamber'in (s.a.a); "Benden sonra halifeler on ikidir; hepsi de Kureyş'tendir." diye bildirdiği On iki İmam'dan biridir. İmam Ali b. Hüseyin, Hicrî 38 yılında veya ondan bir ya da iki yıl önce dünyaya geldi ve yaklaşık olarak 57 yıl yaşadı. Birkaç yılı, büyük babası İmam Ali'nin (a.s) yanında geçti. Daha sonra Peygamber torunları, amcası İmam Hasan ve babası İmam Hüseyin'in eğitimi altında, nübüvvet ilimlerinden beslenerek ve tertemiz babalarının kaynaklarından kana kana içerek büyüyüp gelişti. Nihayet, ilmî ve dinî sahada, dinde imam, ilimde çerağ, helâl ve haramda merci; verâ, ibadet ve takvada en üstün örnek olarak ortaya çıktı. Bütün Müslümanlar, onun ilmini, doğruluğunu ve üstünlüğünü kabul etti. İçlerinden bilinçli olanlar ise, onun liderliğini, fıkhını ve merciliğini benimsedi.
Zührî şöyle diyor: "Haşim Oğulları arasında Hüseyin b.
SSC_0017 · S. 29 · Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü
İmam Zeynelabidin İmam Ali İmam Hüseyin
Zührî şöyle diyor: "Haşim Oğulları arasında Hüseyin b. Ali'den daha bilgili ve daha üstün birini görmedim." Bir başka sözünde de; "Ondan daha üstün bir Kureyşli görmedim." diyor. Said b. Müseyyib şöyle diyor: "Hüseyin b. Ali gibi birisini asla görmedim." İmam Malik şöyle diyor: "İbadetinin çokluğundan ona Zeynelâbidin (ibadet edenlerin süsü) ismini verdiler." Süfyan b. Uyeyne şöyle diyor: "Haşim Oğulları'ndan hiçbirini Zeynelâbidin'den daha üstün ve daha bilgili bulmadım." İmam Şafiî, Hüseyin b. Ali'yi "Medinelilerin en bilgini olarak" saymıştır. Benî Ümeyye halifelerinden döneminin hükümdarları da, her şeye rağmen bu gerçeği kabul etme durumunda kalmışlardır. Abdulmelik b. Mervan, İmam Zeynelâbidin'e (a.s) diyor ki: "Sana öyle bir ilim ve fazilet verilmiş ki, babalarının dışında senden önce kimseye verilmemiştir." Ömer b. Abdulaziz: "Dünyayın çerağı ve dinin cemali, Zeynelâbidin'dir." demiştir. Bütün Müslümanların bu İmam'a karşı şiddetli bir duygusal ilgileri ve derin bir ruhsal bağlılıkları vardı. Onun halk içindeki tabanı, İslâm âleminin her tarafına yayılmıştı. Hacıların ona karşı gösterdikleri büyük saygı, bunun en iyi işaretlerinden biridir. Hişam b.
Abdulmelik hacda olduğu bir sırada, tavaf edip Hacer-i Esved'i öp- mek isteyince kalabalıktan dolayı muvaffak …
SSC_0018 · S. 29 · Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü
İmam Zeynelabidin
Abdulmelik hacda olduğu bir sırada, tavaf edip Hacer-i Esved'i öp- mek isteyince kalabalıktan dolayı muvaffak olmamıştı. Bunun üzerine Mescid-i Haram'ın bir köşesinde, kendisi için hazırlanan minberin üzerine oturup kalabalığı seyretmeyi tercih etmişti. O sırada İmam Zeynelâbidin (a.s) tavaf etmeye başlıyor. Hacer-i Esved'i öpmek istediğinde kalabalık yarılıyor; insanlar, çeşitli ülkeler ve farklı kabilelerden olmalarına rağmen onun makamını bildikleri ve onu sevdikleri için, Hacer-i Esved'in etrafından çekiliyor ve İmam rahat bir şekilde Hacer-i Esved'i istilâm edip öpüyordu. Nitekim Ferazdak, ünlü harika kasidesinde bu büyük olayı kaydetmiştir. Değişik akımlara ve mezheplere mensup olmalarına rağmen, ümmetin İmam Zeynelâbidin'e (a.s) duyduğu bu güven, sırf fıkhî ve manevî boyutla sınırlı değildi. Bilakis ümmet, hayatın bütün sorunları ve problemlerinde, tertemiz atalarının uzantısı vasfıyla bir merci, lider ve sığınak olarak ona inanıyordu.
Bundan dolayı görüyoruz ki Abdulmelik, Roma kralıyla çatıştığı sırada Roma kralı, Müslümanların nakit …
SSC_0019 · S. 29 · Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü
İmam Zeynelabidin Hz. Muhammed İmam Ali İmam Hasan Askerî İmam Muhammed Bakır dâr
Bundan dolayı görüyoruz ki Abdulmelik, Roma kralıyla çatıştığı sırada Roma kralı, Müslümanların nakit ihtiyaçlarını Roma'dan karşılama zorunda olmasını istismar ederek Müslümanları aşağılama ve birtakım şartları kabul etmeye zorlama amacıyla Abdulmelik'i tehdit edince, Abdulmelik şaşırıp kalmış ve rivayetteki tabirle yeryüzü kendisine dar gelmişti. "Kendimi İslâm'da do- ğan en uğursuz kişi olarak görüyorum." demişti. Bu sıkıntıdan kurtulmak için ehl-i İslâm'ı toplamış, onlarla istişarede bulunmuş, fakat hiçbirinden işe yarayacak bir çözüm önerisi alamamıştı. Bunun üzerine kendisine; "Siz bu krizden çıkmanın yolunu gösterecek olan kişiyi biliyorsunuz." demişlerdi. Abdumelik; "Yazıklar olsun size! Kim o adam?" diye sormuştu. "Peygamber (s.a.a) Ehl-i Beyti'nin yadigârı." demişlerdi. "Doğru söylüyorsunuz." demiş ve öyle de olmuştu. Abdulmelik, İmam Zeynelâbidin'e başvurmuş, İmam (a.s) da gerekli talimatları vererek oğlu Muhammed b. Ali el-Bâkır'ı Şam'a göndermiş, İslâm ülkesinin nakit ihtiyacını karşılamak için yeni bir plan ortaya koyarak durumu kurtarmıştı. İlâhî takdir, İmam Zeynelabidin'in, babasının şehit edilmesinden sonra liderlik ve manevî önderlik sorumluluğunu üstlenmesini öngörmüştü. İmam bu sorumluluğunu, Hicrî birinci yüzyılın ikinci yarısı boyunca sürdürdü. Ümmetin geçtiği en hassas süreçlerden biriydi bu dönem. İlk fetih dalgasının gerçekleşmesini takip eden bir dönemdi. Bu dalga manevî gücüyle, askerî coşkusuyla ve akidevî dinamizmiyle genişleyerek devam etmiş, Kisralar ve Kayserlerin tahtlarını sallamış, çeşitli halkları ve geniş ülkeleri yeni çağrıya katmıştı. Müslümanlar, yarım yüzyıl zarfında o günün uygar dünyasının büyük bir kısmının önderi olmuştu.
Bu önderlik, Müslümanları siyasî ve askerî yönden dünya çapında büyük bir güç hâline getirmiş olmasına rağmen …
SSC_0020 · S. 32 · Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü
İmam Hasan Askerî İmam Ali İmam Hüseyin İmam Zeynelabidin
Bu önderlik, Müslümanları siyasî ve askerî yönden dünya çapında büyük bir güç hâline getirmiş olmasına rağmen siyasî ve askerî alanların dışında onları iki büyük tehlikeyle karşı karşıya bırakmıştı. Bu iki tehlikeye karşı ciddi önlem alınması kaçınılmaz bir zorunluluktu: Birinci tehlike; Müslümanların fevc fevc Allah'ın dinine giren halklarla olan ilişkileri sonucu çeşitli kültürler, farklı örfler ve değişik sosyal durumlara açık hâle gelmesinden kaynaklanıyordu. Bu, Müslümanları yozlaşmaya, asimile olmaya ve orijinalliğini yitirmeye doğru götürüyordu. Bunun için Müslümanların düşünsel orijinalliklerini, Kitap ve Sünnet'ten kaynaklanan ayırıcı şer'î kimliklerini pekiştirecek ilmî bir çalışma kaçınılmazdı. Bu çerçevede Müslümanların zihnî ufuklarını açacak, içtihada dayalı fikrî bir hareket başlatmak gerekiyordu ki, karşılaştığı yeni durumlarda faydalanabileceği hükümleri Kitap ve Sünnet'ten çıkarabilen basiretli ve zeki bir müçtehit ruhuyla Kitap ve Sünnet meşalesini taşıyabilsinler. Bunun için İslâmî kişiliği sağlamlaştırmak ve içtihadın tohumlarını ekmek gerekiyordu. İmam Ali b. Hüseyin'in (a.s) yaptığı, tam da buydu.
Re sulullah'ın (s.a.a) mescidinde bir araştırma ve ders halkası oluşturdu.
SSC_0021 · S. 32 · Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü
İmam Ali İmam Hüseyin İmam Zeynelabidin
Re sulullah'ın (s.a.a) mescidinde bir araştırma ve ders halkası oluşturdu. Böylece insanlara İslâmî bilginin tefsir, hadis ve fıkıh gibi değişik kısımlarını anlatıyor, tertemiz ecdadının ilimlerinden onları feyizlendiriyordu. İçlerindeki yeteneklileri fakih olma yönünde eğitiyordu. Nitekim bu eğitim halkasından, önemli sayıda Müslüman fakih mezun oldu. Bu mübarek halka, sonraki İslâmî fıkıh ekolleri için bir başlama noktası işlevini görmüştü; yaşayan fıkıh hareketinin esasını oluşturmuştu. Böylece İmam (a.s), Kur'ân karileri ve Kitap ve Sünnet taşıyıcılarının büyük çoğunluğunun kutbu hâline gelmiş, onları etrafında toplamıştı. Öyle ki Said b. Müseyyib şöyle demiştir: "Ali b. Hüseyin Mekke'ye doğru yola çıkmadıkça, Kur'ân karileri yola çıkmazlardı. O yola çıkınca, biz de onunla birlikte bin atlı olarak yola çıktık." İkinci tehlike: Bu büyük genişlemenin ve sağladığı zenginliğin neticesinde toplumu saran konfor ve refah dalgasıydı.
Konfor ve refah dalgaları, herhangi bir toplumu sardığı zaman, onu dünyevî lezzetlerin paralelinde hareket …
SSC_0022 · S. 32 · Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü
İmam Ali İmam Hüseyin İmam Zeynelabidin
Konfor ve refah dalgaları, herhangi bir toplumu sardığı zaman, onu dünyevî lezzetlerin paralelinde hareket etmeye, şu dünyevî hayatın sınırlı süslerine sahip olmada aşırı bir düşkünlüğe sürükler, dolayısıyla ahlâkî değerlere bağlılık bilincinin sönmesine, Allah ve ahiret günü ile manevî bağın kesilmesine neden olur. Bu bağ da koptu mu, insanın önünde gerçekten büyük bir hedef kalmaz. Nitekim fiilen yaşanan da bu oldu. Duru- mu daha açık görmek için Eb'ul-Ferec el-İsfahanî'nin el-Eğanî adlı eserine göz atmak yeterlidir. İmam Ali b. Hüseyin (a.s) bu tehlikeyi sezdi ve derhal çare arayışına başladı. Çarenin esasını da dua olarak belirledi. Elinizdeki "Sahife-i Seccadiye", bunun bir ürünü olarak ortaya çıktı. Bu büyük İmam (a.s), kendisine bahşedilen eşsiz belâgat yeteneği, Arap dilinin üstün ifade yöntemlerini kullanma gücü ve Rabbanî zihniyeti sayesinde, insanın Rabbiyle olan bağını, Yaratıcısı ile vecdini, Allah'a ve ahirete aidiyetini ve bunların somut ifadesi olan ahlâkî değerleri, hakları ve görevleri gözler önüne sermek suretiyle en parlak ve en ince anlamları göz kamaştırıcı bir şekilde ortaya koydu. İmam Ali b. Hüseyin (a.s), kendisine bahşedilen bu yetenekler sayesinde, dua aracılığıyla, İslâm toplumunda manevî bir havanın meydana gelmesini sağlayarak azgınlık dalgalarının iyice hırpaladığı Müslüman insanın şahsiyetinin kökleşmesine büyük katkıda bulundu, toprağın sürekli olarak kendine çektiği Müslümanı Rabbine sıkı sıkıya bağladı ve sahip olduğu, ama zamanla örselenmeye başlayan ahlâkî değerleri pekiştirdi ki, bağrına taş basarak yaşadığı yoksulluk dönemlerinde olduğu gibi, zenginlik ve servet döneminde de İslâmî değerlerin güvenilir koruyucusu olsun.
Böylece anlıyoruz ki, "Sahife-i Seccadiye" büyük bir toplumsal hareketin ifadesiydi.
SSC_0023 · S. 36 · Muhammed Bâkır es-Sadr'ın Önsözü
Necef İmam Muhammed Bakır İmam Zeynelabidin
Böylece anlıyoruz ki, "Sahife-i Seccadiye" büyük bir toplumsal hareketin ifadesiydi. İçinde bulunulan aşamanın, İmam'a (a.s) dayattığı bir yöntemdi bu. Bunun yanında eşsiz bir Rabbanî mirastır da. Zaman geçtikçe, İlâhî bağışın kaynağı, yol gösterici meşalesi ve bir ahlâk ve arınma mektebi işlevini görmüştür, görmeye devam edecektir. İnsanlık bu Muhammedî-Alevî mirasa her zaman muhtaç olacaktır. Şeytanın baştan çıkarıcılığı ve dünyanın kafa karıştırıcılığı arttıkça, insanlığın bu mübarek mirasa muhtaçlığı da aynı oranda artacaktır. Öyleyse doğduğu gün, görevini ifa ettiği gün, öldüğü gün ve yeniden dirileceği gün selâm olsun imamız Zeynelâbidin'e. Necef-i Eşref Muhammed Bâkır es-Sadr

İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı

İMAM ZEYNELÂBİDİN'İN (A.S) HAYATINA KISA BİR BAKIŞ(1) Doğumu İmam Zeynelâbidin (a.s), İmam Ali (a.s) başkenti …
SSC_0024 · S. 38–39 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin İmam Ali İmam Hüseyin Kerbela Hz. Muhammed İmam Hasan
İMAM ZEYNELÂBİDİN'İN (A.S) HAYATINA KISA BİR BAKIŞ(1) Doğumu İmam Zeynelâbidin (a.s), İmam Ali (a.s) başkenti Medine'den Kûfe'ye taşımadan önce, Hicrî 36 tarihinde Medine'de dünyaya geldi. Hicrî 94 veya 95 tarihinde de Medine'de vefat etti. Bazı tarihçiler ise, İmam Ali'nin (a.s) Cemel Savaşı'ndan sonra Kûfe'yi başkent yapmasından sonra, Hicrî 38 tarihinde Kûfe'de doğduğunu yazarlar. Babası Babası; cennet gençlerinin iki efendisinden biri olan, Peygamber gülü ve torunu, Kerbelâ kahramanı, şehitler efendisi, Ali oğlu Hüseyin'dir. Annesi Annesinin adı, "Şehrebanu" veya "Şahezenan"dır. Son İran Kisrası Yezdicerd'in kızıdır. Künyeleri Eb'ul-Hasan, Ebu Muhammed, Ebu'l-Hüseyin ve Ebu Abdullah'tır.(1) Lakapları Zeyn'ül-Âbidin (ibadet edenlerin süsü), Zu's-Sefinat (nasırlar sahibi), Seyyid'ul-Âbidin (ibadet edenlerin efendisi), Kudvet'uz-Zahidin (zahitlerin önderi), Seyyid'ul-Muttakin (muttakilerin efendisi), İmam'ulMüminin (müminlerin imamı), el-Emin (güvenilir), esSeccad (çok secde eden), ez-Zeki (çok temiz, arınmış), Zeyn'us-Salihin (salihlerin süsü), Menar'ul-Kanitin (gönülden kulluk edenlerin ışık kaynağı), el-Adl (çok adil), İmam'ul-Ümmet (ümmetin imamı) ve el-Bekka (çok ağlayan). Bu lakaplar içinde en meşhur olanı, "es-Seccad" ve "Zeyn'ül-Âbidin"dir. Cabir b. Abdullah el-Ensarî'den şöyle dediği rivayet edilir:
Bir gün Resulullah'ın (s.a.a) yanında oturuyordum. Kucağında Hüseyin (a.s) vardı ve onunla oynuyordu.
SSC_0025 · S. 40 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
Hz. Muhammed İmam Muhammed Bakır İmam Ali İmam Hüseyin İmam Zeynelabidin
Bir gün Resulullah'ın (s.a.a) yanında oturuyordum. Kucağında Hüseyin (a.s) vardı ve onunla oynuyordu. Buyurdu ki: "Ey Cabir! Onun bir oğlu dünyaya gelecek, adı Ali olacak. Kıyamet günü, ‘Seyyid'ul-Âbidin (ibadet edenlerin efendisi) kalksın!' diye seslenildiği zaman onun oğlu kalkacak. Sonra onun Muhammed adında bir oğlu olacak. Onu gördüğün zaman, ey Cabir, benden ona selâm söyle!"(1) İmam Bâkır'ın (a.s) şöyle dediği rivayet edilir: "Babamın secde ettiği uzuvlarında kabartılar olurdu, secde yerleri nasır tutardı. Bunları senede iki kez koparırdı. Her seferinde beş nasırı keserdi. Bu yüzden babama Zu's-Sefinat (nasırlar sahibi) denirdi."(2) Yine İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) babasının çok secde etmesiyle ilgili olarak şöyle rivayet edilmiştir: "Allah'ın kendisine verdiği her nimete karşılık mutlaka secde ederdi. Allah'ın kendisinden uzaklaştırdığı her kötülüğe karşılık mutlaka secde ederdi. Farz namazlarından birini tamamlayınca mutlaka secde ederdi. Secde izi, secde ettiği organlarının tümünde görünürdü.
Bu yüzden, Seccad (çok secde eden) diye isimlendirildi."(1) Çocukları Muhammed Bâkır (a.s), Abdullah, Hasan, …
SSC_0026 · S. 40 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Hüseyin İmam Ali İmam Hasan İmam Zeynelabidin Hz. Fatıma Hz. Muhammed İmam Muhammed Bakır
Bu yüzden, Seccad (çok secde eden) diye isimlendirildi."(1) Çocukları Muhammed Bâkır (a.s), Abdullah, Hasan, Hüseyin, Zeyd, Ömer, Hüseyin-i Asgar, Abdurrahmân, Süleyman, Muhammed-i Asgar, Ali, Hatice, Fatıma, Aliyye ve Ümmü Gülsüm adlarında on beş tane evladı vardı.(2) Hayatının Aşamaları İmam Zeynelâbidin (a.s), evlerin en yücesi ve en üstünü olan; Allah'ın, isminin yüceltilmesine ve zikredilmesine izin verdiği peygamberlik ve imamlık evinde büyüdü. Hayatının ilk aşamasında dedesi İmam Ali (a.s), amcası İmam Hasan (a.s) ve babası İmam Hüseyin'nin (a.s) himayesinde büyüdü. Bu aşama, yirmi yıla aşkın bir süreyi kapsar. Dedesi İmam Ali'nin (a.s) himayesinde, dört seneden biraz fazla, şayet doğum tarihi Hicrî 38 ise, iki seneden az olmayan bir dönem geçirmiştir. Amcası İmam Hasan (a.s) Hicrî 50 tarihinde şehit edil- diğine göre, hayatının on yıllık bir dönemini amcasının ve babasının (a.s) himayesinde geçirmiştir. İkinci on yıllık dönemini de, babası İmam Hüseyin'in (a.s) önderliğinde geçirmiştir. Bu dönem, Hicrî 50 tarihi ile Hicrî 60 tarihinin başlarına tekabül eder. İmam Zeynelâbidin (a.s), hayatının ilk aşamasını büyük zorluklar içinde geçirdi.
Bu aşamada dedesi, amcası ve babası ile birlikte zorluklara göğüs gererek hayatını sürdürdü.
SSC_0027 · S. 40 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin Muharrem
Bu aşamada dedesi, amcası ve babası ile birlikte zorluklara göğüs gererek hayatını sürdürdü. Nihayet, zeminini Muaviye b. Ebu Süfyan'ın hazırladığı, fiilî uygulamasını ise alenen günah işleyen, İslâm topraklarında Allah'ın hükmünü ayaklar altına alan oğlu Yezid'in üstlendiği, unutulmaz Âşura katliamında babasının, ailesinden seçkin insanların ve gözde ashabının şehit düşmesinden sonra imamlık ve önderlik sorumluluğunu üstlendi. Mübarek hayatının ikinci aşaması ise, ömrünün otuz yıla aşkın bir dönemine tekabül eder. Bu dönemde Yezid b. Muaviye'nin, Muaviye b. Yezid'in, Mervan b. Hakem'in ve Abdulmelik b. Mervan'ın tahta çıkışlarını gördü. Sonra Velid b. Abdulmelik b. Mervan'ın emriyle kanlı Emevî eli ona karşı bir suikast gerçekleştirdi ve Hicrî 94 veya 95 senesinde Muharrem ayının yirmi beşinde şehit edildi. Böylece 57 senelik veya bundan biraz kısa bir ömrü sona erdi.(1) İmamlık ve önderlik süresi, 34 sene sürmüştü. Velid b. Abdulmelik b. Mervan tahta çıkar çıkmaz, İmam Zeynelâbidin'e (a.s) suikast düzenlemeye karar verdi. Öldürücü bir zehri Medine'deki valisine gönderdi ve bu zehri İmam'a (a.s) içirmesini emretti.(2) Vali de onun bu emrini yerine getirdi.
İmam Muhammed Bâkır (a.s), babasının naaşını defnetme ile ilgili merasimleri yerine getirdi.
SSC_0028 · S. 40 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Hasan İmam Hüseyin İmam Muhammed Bakır İmam Zeynelabidin Hz. Muhammed
İmam Muhammed Bâkır (a.s), babasının naaşını defnetme ile ilgili merasimleri yerine getirdi. O güne kadar Medine'nin tanık olmadığı bir kalabalık tarafından kaldırılan cenaze Baki'ul-Ferkad mezarlığına getirildi. İmam Hasan Mücteba'nın (a.s) kabrinin yanı başında bir kabir kazıldı. İmam Bâkır (a.s), babası Seyyid'usSâcidin Zeynelâbidin'in (a.s) mübarek naaşını kabre indirdi ve son karargâhının üzerini toprakla örttü. Çağının Özellikleri İmam Zeynelâbidin (a.s) döneminde sapma artık açıktı ve sadece uygulamaların gizli mahiyeti, örtük maksadı şeklinde değildi. İmam Hüseyin'in (a.s) öldürülmesin- den sonra yöneticilerin gerçek kimlikleri Müslüman kitleler tarafından daha iyi ve net bir şekilde görülmeye başlamıştı. Artık gerçek mahiyetlerini bilen ve maskelenmiş çehrelerini tanıyan ümmet karşısında ayıplarını gizleyecek durumda değildiler. Amcası İmam Hasan'ın (a.s) Muaviye ve valileriyle ve işbirlikçileriyle verdiği mücadelenin acısını yaşadı. Ardından babası İmam Hüseyin (a.s) ile birlikte o korkunç faciayı bizzat yaşadı. Ümeyyeoğulları ordularının Medine'de Resulullah'ın mescidine girdiğini gördüğünde yine sıkıntısı zirveye çıktı. Medine şehriyle birlikte mescidi de serbest bölge ilân etmişlerdi. Hem Medine'de, hem de mescitte Hz. Peygamber'in (s.a.a) kutsalları, dokunulmazları ayaklar altına alınmıştı. Medine o dönemde, İslâm toplumunun müzik ve eğlence merkezi hâline gelmişti. Medine, şarkıcı cariyelerin eğitildiği bir okul işlevini görüyordu. Oysa yüce İslâm şeriatı, eğlenceye, ahlâksızlığa savaş açmış, Müslümanları ciddi bir hayat yaşamaya, çalışmaya, dünya ve ahiret hayatını imar etmek için emek sarf etmeye çağırıyordu. İyilikler işlemeye, hayırlarda yarışmaya, kemal zirvelerine tırmanmaya, hayatın her anını en güzel şekilde değerlendirmeye, ömrün heba olmasına, boşa gitmesine izin vermemeye davet ediyordu.
İmam (a.s), ilmin faziletini, sevabını ve önemini vurgularken şunları söylüyor:
SSC_0029 · S. 45–46 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
Miraç Hz. Muhammed İmam Ali İmam Hasan İmam Hüseyin İmam Muhammed Bakır Şah Hatayi İmam Zeynelabidin
İmam (a.s), ilmin faziletini, sevabını ve önemini vurgularken şunları söylüyor: "Eğer insanlar, ilim talep etmenin sevabının ne olduğunu bilselerdi, canlarını verme, engin sulara dalma pahasına ilim öğrenirlerdi. Yüce Allah Danyal Peygamber'e (a.s) şöyle vahyetmiştir: Benim katımda en çok buğzedilen kul, ilim ehlinin hakkını küçümseyen, ilim ehline tâbi olmayı terk eden cahil kimsedir. Benim katımda en çok sevilen kul, âlimlere verilmesi kaçınılmaz olan büyük sevabı isteyen, âlimlere uyan ve hikmet ehlinin sözlerini benimseyen muttaki kimsedir."(1) İmam (a.s), öğrencilere ikram eder, onların makamını yükseltir ve onlardan birini karşıladığı zaman: "Hoş geldin ey Resulullah'ın vasiyeti!" derdi. İmam'ın (a.s) mektebinde yetişen âlimler, fakihler ve müfessirlerden bazıları şöyledir: İmam Muhammed Bâkır (a.s) ve kardeşleri Zeyd ve Hüseyin, Eban b. Tağlib b. Rebah, İsmail b. Abdulhâlık, Sabit b. Ebu Safiyye (Ebu Hamza es-Sumalî), Rüşeyd el- Hacerî, Zeyd b. Hasan b. Ali (a.s), Said b. Cübeyr, Said b. Müseyyib el-Mahzumî. İbadeti 1- Abdesti Abdest nurdur, günahlardan temizlenmektir. Namazın ilk adımıdır. İmam (a.s) her zaman abdestli olurdu. Raviler, onun abdest alırken nasıl bir huşu içinde olduğunu aktararak şöyle demişlerdir: Abdest almak istediği zaman yüzünün rengi sararırdı. Ailesi; "Abdest aldığında neden bu şekilde rengin değişiyor?" diye sormuş, onlara şu cevabı vermiştir: "Kimin huzuruna çıktığımı biliyor musunuz?!"(1) 2- Namazı Namaz, müminin miracı ve her muttaki insanın Allah'a yakın olma vesilesidir. Namaz, İmam'ın (a.s) nefsinin en önemli arzusuydu. Namazı, Allah'a yükseldiği bir miraç olarak görürdü. Bunun sebebi kendisine sorulduğunda; "Kimin huzuruna çıktığımı ve kime yakardığımı biliyor musunuz?"(2) diye cevap verirdi.
İmam (a.s) namaz kılmak istediği zaman, namaz kıldığı yerde hazır bulundurduğu bir şişedeki güzel kokudan …
SSC_0030 · S. 47 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin
İmam (a.s) namaz kılmak istediği zaman, namaz kıldığı yerde hazır bulundurduğu bir şişedeki güzel kokudan sürünürdü.(1) İmam, namaz kılmak istediği zaman yünden yapılmış kaba ve sert elbiseler giyerdi. Böylece yüce Yaratıcı karşısında zelilliğini en belirgin bir şekilde sergilemek istiyordu. Namazı, tamamen kendini Allah'a vermenin ve maddî âlemden bütünüyle kopmanın somut bir göstergesiydi. Çevresinde olup biten hiçbir şeyi hissetmezdi. Hatta kalbi Allah'la irtibatlı olduğunda kendini dahi hissetmezdi, kendisinin de farkında olmazdı. Raviler, onun namazdaki hâlini şöyle vasfederler: Namaza kalkmak istediği zaman, rengi değişirdi. Azaları Allah korkusundan titrerdi. Zelil bir kölenin heybetli bir kralın huzurunda duruşu gibi dururdu namazda. Bundan sonra bir daha namaz kılamayacağını düşünen birinin kıldığı son veda namazı gibi namaz kılardı.(2) Namazı huşu içinde kıldığının göstergelerinden biri de, üzerinden terler akmadıkça başını secdeden kal- dırmamasıydı.(1) O kadar çok ağlardı ki, suya dalmış gibi sırılsıklam olurdu.(2) İmam'ın (a.s) hayatını yazan bütün tarihçiler, onun bir gündüz ve gecede bin rekât namaz kıldığı hususunda görüş birliği içindedirler.(3) İmam'ın (a.s) beş yüz hurma ağacı vardı, her ağacın yanında iki rekât namaz kılardı.(4) O kadar çok namaz kılardı ki, tıpkı develerin yere çömelmelerinden dolayı dizlerinin nasır tutması gibi, secde yerleri nasır tutardı. Her sene bu nasırları düşerdi. Düşen bu nasırları bir keseye koyardı. Vefat ettiği zaman bu nasırlar da onunla birlikte defnedildi.(5) Bir hadiste de belirtildiği gibi, kulun Allah'a en yakın olduğu an, secde hâlidir. İmam (a.s), Allah karşısındaki zelilliğinin göstergesi olarak Allah'a çok secde ederdi. Daima Allah'ı zikretmekle, tesbih etmekle ve hamdetmekle meşgul olurdu. İmam'ın (a.s) terk etmediği nafilelerden biri, gece namazıydı. Evinde ya da yolculukta bu namazı her zaman kılardı.(1) Yüce Dost'a kavuşuncaya kadar bu namazı terk etmedi.
Gece namazını tamamlayınca aşağıdaki mübarek duayı okurdu.
SSC_0031 · S. 47 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
Ehl-i Beyt İmam Zeynelabidin
Gece namazını tamamlayınca aşağıdaki mübarek duayı okurdu. Bu dua, Ehl-i Beyt İmamları'ndan rivayet edilen en değerlileri dualardan biridir. Bu duanın bazı bölümlerini aşağıya alıyoruz: "Allah'ım! Ey hükümranlığı ebedî ve sürekli olan! Ey ordusuz ve yardımcısız güçlü ve yenilmez olan! Ey günlerin, ayların, yılların ve asırların geçmesine rağmen izzeti baki olan! Saltanatın o kadar güçlü ve sarsılmaz ki, ne başladığı bir evveli var, ne de biteceği bir sonu. Hükümranlığın o kadar yüce ki, kimse onun sonuna ulaşamaz ve niteleyenler onun en aşağı mertebesini bile niteleyemezler. Sıfatlar sende kaybolmuştur. Nitelikler yüceliğine dayanamayıp dağılmıştır. Çok ince düşünen akıllar dahi büyüklüğünün karşısında hayran kalmıştır. Sen, ilkliğinde ilk olan Allah'sın. Bununla birlikte zevali olmayan daimî de sensin. Ben ise ameli az, emeli çok, güçsüz bir kulum. Rahmetinle koruduğun hariç, tüm bağlantı vesileleri elimden çıkmıştır. Affına olan ümidimin dışında, hiçbir ümidim kalmamıştır. Sana itaat olarak sayabileceğim amelim pek az, isyan olarak itiraf edeceğim şeyler ise pek çok- tur. Ancak, ne kadar kötü de olsa, kulunu affetmek, sana güç değildir. O hâlde, beni affet… Allah'ım!
Sana isyan edene karşı katılığının göstergesi olan ve hoşnutluğundan yüz çevireni kendisiyle tehdit ettiğin, …
SSC_0032 · S. 47–51 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Sana isyan edene karşı katılığının göstergesi olan ve hoşnutluğundan yüz çevireni kendisiyle tehdit ettiğin, aydınlığı karanlık, kolayı acıklı ve uzağı yakın olan ateşten sana sığınırım. (Allah'ım!) Bir kısmı bir kısmını yutan, bir kısmı bir kısmına saldıran ateşten; kemikleri çürüten, ehline kaynar su içiren, kendisine yalvarana acımayan, kendisinden şefkat dileyene merhamet etmeyen, kendisine boyun eğip teslim olana azabını hafifletmeye gücü yetmeyen, oturanlarını sahip olduğu acıklı ve şiddetli azabının en yakıcısıyla karşılayan ateşten sana sığınırım…"(1) 3- Orucu İmam (a.s), yaşadığı sürece günlerinin büyük çoğunluğunu oruçlu geçirdi. İmam'ın (a.s) ibadeti hakkında kendisine bir soru sorulduğunda, cariyesi şu cevabı vermişti: "Gündüzleri ona hiç yemek vermedim." İmam (a.s) oruç tutmayı seviyor ve insanları oruç tutmaya teşvik ediyordu. Şöyle diyordu: "Yüce Allah, melekleri oruç tutanların üzerine vekil kılar, onları korumakla görevlendirir."(2) Tesbih, istiğfar ve tekbirden başka söz söylemezdi. Ramazan ayını, büyük bir arzu ve iştiyakla karşılardı. Çünkü ramazan ayı, iyilerin baharıydı. "Allah'ın Ayı"nın girmesiyle aşağıya bazı bölümlerini alacağımız şu duayı okurdu: "Hamd Allah'a ki, kendisine hamdetmenin yolunu bize gösterdi ve bizi hamd ehlinden kıldı ki, ihsanına şükredenlerden olup iyilik yapanların mükâfatını alalım. Hamd Allah'a ki, bize dinini armağan etti, şeriatıyla bize lütufta bulundu ve ihsan yollarını bize tanıttı ki, nimetiyle o yolları katederek rızvanına ulaşalım. Öyle bir hamd ki, bizden kabul buyursun ve onunla bizden hoşnut olsun. Ve hamd Allah'a ki, oruç ayı, İslâm ayı, temizlenme ayı, arınma ayı ve kıyam ayı olan ramazan ayını bu yollardan biri kıldı… Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bu ayın değerini bilip saygısını gözetmeyi, bu ayda yasakladığın şeylerden kaçınmayı bize ilham et. Uzuvlarımızı günahlardan koruyup seni hoşnut eden şeylerde işleterek, bizi bu ayda oruç tutmaya muvaffak et.
Öyle olsun ki, kulaklarımızla boş şeyler dinlemeyelim; gözlerimizi eğlenceye dikmeyelim;
SSC_0033 · S. 51 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Öyle olsun ki, kulaklarımızla boş şeyler dinlemeyelim; gözlerimizi eğlenceye dikmeyelim; ellerimizi sakıncalı bir şeye uzatmayalım; ayaklarımızı harama açtırmayalım; karnımıza, helâl ettiğinden başkası girme- sin; dilimiz, senin anlattığından başkasını konuşmasın; bizi sevabına yaklaştıracak amelden başkası için zahmete düşmeyelim; azabından koruyacak amelden başkasını yerine getirmeyelim. Sonra da bütün bunları, riyakârların gösterişinden ve ün tutkunlarının ün hevesinden arındır ki, işlerimizi yalnızca senin için yapalım, senden başka bir amacımız olmasın… Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi bu ayda, eğrilirsek, düzelt; kayarsak, doğrult; Şeytan bize musallat olursa, bizi ondan kurtar. Allah'ım! Bu ayı sana ibadet etmemizle doldur; vakitlerini sana itaat etmemizle süsle; gündüzlerinde oruç tutmaya, gecelerinde namaz kılıp dua etmeye, bağışlanmak için ağlayıp sızlamaya muvaffak et bizi; gündüzleri gafletimize, geceleri kusur ettiğimize tanık olmasın…"(1) İmam Zeynelâbidin (a.s), ramazan ayının her gününde bir koyun kesilip pişirilmesini emrederdi. Yemek pişince, "Çömlekleri getirin." derdi. Sonra yemeğin fakirlere, dul kadınlara ve yetimlere dağıtılmasını emrederdi. Kazandaki bütün yemek bitinceye kadar dağıtılırdı. Kendisinin iftarı için geride hiçbir şey kalmazdı. Kendisi ekmek ve hurma ile iftar ederdi.(2)
İmam'ın (a.s) mübarek ramazan ayına mahsus iyiliklerinden biri de çokça köle azat etmesi, kölelerini özgür …
SSC_0034 · S. 53 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin
İmam'ın (a.s) mübarek ramazan ayına mahsus iyiliklerinden biri de çokça köle azat etmesi, kölelerini özgür bırakmasıydı. Oysa köleler onun yanında saygın bir hayat sürdürürlerdi. Onlara oğulları gibi muamele ederdi. 4- Duaları İmam (a.s), her ramazan gecesinin seherinde Rabbiyle münacat eder, ravisi Ebu Hamza es-Sumalî adıla ünlenen duayı okurdu. Bu dua, İmam Seccad'ın (a.s) her şeyden kendini uzaklaştırıp Allah'a yönelişini temsil etmektedir. Bunun yanında nefsi aldatıcı duygulardan ve şehevî arzulardan alıkoyucu öğütler, vaazlar da içermektedir. Bu dua; üslubunun güzelliği, göz kamaştırıcı beyanı ve maksadı harikulâde bir ifade tarzıyla sunma belâgati açısından da eşsizdir. Allah karşısında bir tezellülü, huşuu ve boyun eğişi tasvir ediyor ki, ancak masum bir imamdan böylesi bir dua sadır olabilir. İmam'ın (a.s) bu duasından bazı pasajları aşağıya alıyoruz: "İlâhî! Cezanla beni terbiye etme. Tuzaklarınla beni tuzağa düşürme. Ancak senin katından olduğu hâlde, hayrı nereden bulabilirim ki ey Rabbim?! Ancak senin yardımınla mümkün olabildiği hâlde, kurtuluşu nerede arayabilirim ki?!
İyilik yapan kimse senin yardı- mından ve rahmetinden müstağni olmadığı gibi, kötülük yapan ve sana karşı …
SSC_0035 · S. 53 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin
İyilik yapan kimse senin yardı- mından ve rahmetinden müstağni olmadığı gibi, kötülük yapan ve sana karşı küstahlaşan kimse de senin kudretinin dışına çıkamaz. Ey Rabbim! Ey Rabbim! Ey Rabbim! Seninle tanıdım seni. Kendini bana sen gösterdin. Beni kendine sen çağırdın. Eğer sen olmasaydın, senin kim olduğunu bilemezdim. Beni çağırdığında icabet etmeyi ağırdan da alsam, geciksem de, kendisine dua ettiğimde derhal bana icabet eden Allah'a hamdolsun. Benden borç istediğinde cimrilik etsem de, ben kendisinden istediğimde derhal bana veren Allah'a hamdolsun… Efendim! Sana günahlarının lal ettiği bir dille dua ediyorum. Suçları tarafından ablukaya alınan bir kalp ile sana yalvarıyorum Rabbim! Ürkerek, arzu ederek, umarak ve korkarak sana dua ediyorum Rabbim! Efendim! Günahlarımı gördüğümde ürktüm. Ama senin keremini görünce, umuda kapıldım… Ey bağışlaması geniş ve ey ellerini rahmetle uzatan! İzzetin hakkı için, ey efendim, beni geri çevirsen de kapından ayrılmayacağım; sana yakarmaktan vazgeçmeyeceğim. Çünkü cömertliğini ve keremini biliyorum… Allah'ım!
Ne zaman sana ibadet etmeye hazırlandımsa ve namaz kılmak için huzurunda durdumsa, bana uyku hâli verdin, …
SSC_0036 · S. 53 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin
Ne zaman sana ibadet etmeye hazırlandımsa ve namaz kılmak için huzurunda durdumsa, bana uyku hâli verdin, sana yalvarış ve münacat hâlini benden aldın. Neden böyle bir duruma düştüm? Ne zaman ıslah olduğumu ve tövbe edenlerin toplantılarına katılmaya yakın olduğumu sandımsa, azmimi kıran ve sana kulluk etmeye engel olan önemli bir hadiseyle karşı karşıya kaldım. Efendim! Yoksa beni kapından kovmuş ve hizmetinden kenara mı itmişsin? Belki de, senin hakkını hafife aldığımı gördüğün için beni kendinden uzaklaştırmışsın. Veya senden yüz çevirdiğimi gördüğün için bana gazap etmiş veya beni yalancılardan sayıp da teveccühünden atmışsın. Veya nimetlerinin şükrünü yerine getirmeyen bir kul olduğumu gördüğün için beni mahrum etmişsin. Veya âlimlerin toplantısından uzak olduğum için beni aşağılamış veya beni gafillerden sayıp da rahmetinden ümidimi kesmişsin. Veya başıboş insanların toplantılarına meyil ettiğimi görüp beni onlara dost kılmışsın. Veya benim duamı işitmek istemediğin için beni dergâhından uzaklaştırmışsın. Veya suçum, günahım ve senden utanmadığım için beni cezalandırmışsın… Allah'ım! Beni (kıyamet günü) ağır zincirlere vurup insanların arasında ihsanını benden kessen, insanların gözlerini kusurlarımı görmeye açsan, ateşe sürüklenmemi emretsen ve benimle iyi kulların arasında ayrılık düşürsen, yine de senden ümit kesmem; affına olan ümidimden vazgeçmem; senin sevgin hiçbir zaman kalbimden çıkmaz…
Bu dünyada garipliğime, ölüm anında kederime, kabirde yalnızlığıma ve lâhitte tenhalığıma merhamet et.
SSC_0037 · S. 56–57 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
Kâbe İmam Hasan İmam Hüseyin İmam Zeynelabidin
Bu dünyada garipliğime, ölüm anında kederime, kabirde yalnızlığıma ve lâhitte tenhalığıma merhamet et. Hesap vermek için huzuruna vardığımda zelilliğime acı. İnsanların bilmediği günahlarımı bağışla. Kusurlarımı örtmeni sürdür. Ölüm döşeğine düştüğümde, dostlar başıma toplanıp beni sağa-sola hareket ettirdiklerinde, bana merhamet et. Gusül için yatırılıp salih komşularım tarafından sağa-sola çevrildiğimde, bana lütufta bulun. Cenazem akrabalarım tarafından taşındığında, bana merhamet et. Bu dünyadan ayrıldığımda ve senin huzuruna varmak için tek başıma kabre koyulduğumda, bana ihsanda bulun. Yeni evimde (kabirde) garipliğime (yalnızlığıma) acı. Böylece senden başkasına menus olmamamı sağla…"(1) 5- Haccı İmam (a.s), hacca ve umreye gitmeyi teşvik eder, şöyle buyururdu: "Hacca gidin ve umre ziyaretinde bulunun; bedenleriniz sıhhat bulsun, rızkınız genişlesin, imanınız ıslah olsun, insanların ve ailenizin ihtiyaçlarını karşılayasınız."(2) Yine İmam (a.s), hacla ilgili olarak şöyle buyurmuştur: "Hacca gidenin günahları bağışlanmıştır, cennet ona vacip kılınmıştır. Amel defteri yeniden yazılır. Ailesi ve malı koruma altındadır."(1) İmam (a.s), Allah'ın Haram/Dokunulmaz evinden döndükleri zaman hacılara ikramda bulunulmasına çağırırdı ve şöyle derdi: "Hacılar döndükleri zaman onların dönüşüyle sevinin, gelişlerini müjdeleyin, onlarla musafaha edin, onlara saygı gösterin. Böylece, günah onlara karışmadan önce sevapta onlara karışırsın."(2) Tıpkı babası İmam Hüseyin (a.s) ve amcası İmam Hasan (a.s) gibi birden çok defa yürüyerek hacca gitti. İmam (a.s), Allah'ın evine, Kâbe'ye yolculuk etmek istediği zaman hafızlar ve âlimler etrafını sarardı. Çünkü ondan ilim, irfan, hikmet ve adap öğrenirlerdi. Hilmi İmam'ın (a.s) bir cariyesi vardı. İmam (a.s) namaz için abdest almak istediği zaman, bu cariye eline su dökerdi. Bir gün cariye İmam'ın eline su dökerken, elinden ibrik düştü ve İmam'ın (a.s) yüzünü yaraladı.
Cariye derhal şöyle dedi: "Yüce Allah: ‘Öfkesini yutanlar…' buyuruyor." İmam (a.s), hemen şu cevabı verdi:
SSC_0038 · S. 57 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Cariye derhal şöyle dedi: "Yüce Allah: ‘Öfkesini yutanlar…' buyuruyor." İmam (a.s), hemen şu cevabı verdi: "Öfkemi yuttum." Cariye, İmam'ın (a.s) hilminden ve soyluluğundan istifade etmek için, daha fazla istekte bulunmaya başladı ve dedi ki: "Ve insanları bağışlayanlar…" İmam (a.s): "Allah seni bağışlasın!" dedi. Sonra: "Allah, iyilik edenleri sever." dedi. Bunun üzerine İmam (a.s): "Git, sen artık özgürsün." dedi.(1) Hilminin, ağırbaşlılığının büyüklüğünün en güzel örneklerinden biri de şu olaydır: Bir adam ona iftira etti ve onu sövmede çok ileri gitti. İmam (a.s) ona dedi ki: "Eğer bizler senin dediğin gibiysek, Allah'tan bağışlanma diliyoruz. Yok, eğer senin dediğin gibi değilsek, Allah seni bağışlasın..."(2) Cömertliği Muhammed b. Üsame hastalandı. İmam (a.s) da onu ziyarete gitti. İmam (a.s) oturunca Muhammed ağlamaya başladı. İmam (a.s): "Niçin ağlıyorsun?" dedi. "Borcum- dan dolayı ağlıyorum." dedi. İmam (a.s): "Ne kadardır borcun?" dedi. "Beş bin dinar." dedi. İmam (a.s): "Borcunu ben üstleniyorum." dedi. Nitekim İmam (a.s) oradan ayrılır ayrılmaz adamın borcunu ödedi.(1) Fakirlere Tavrı İmam Zeynelâbidin (a.s) fakirlere ikramda bulunur, bir dilenciye bir şey verdiği zaman, onu öperdi ki, adam dilenmenin ezikliğini ve muhtaçlığın zilletini hissetmesin.(2) Bir dilenci ona geldiği zaman ona, "Hoş geldin." der ve şunu eklerdi: "Merhaba ey benim azığımı ahiret yurduna taşıyan adam!"(3) İmam (a.s), yemek yediği zaman sofrasında yetimlerin, zorda olanların, hasta kimselerin ve ellerinden bir şey gelmeyen zavallıların bulunması hoşuna giderdi. Kendi elleriyle onlara yemek yedirirdi. Bazen onlara yemek götürür, sırtında yemek veya odun taşıyarak kapı kapı dolaştırıp onlara verirdi.(4)
İmam (a.s), kışları yünlü kumaştan yapılmış elbise giyerdi. Yaz gelince bu elbiseyi sadaka olarak verirdi.
SSC_0039 · S. 60–61 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin İmam Hüseyin
İmam (a.s), kışları yünlü kumaştan yapılmış elbise giyerdi. Yaz gelince bu elbiseyi sadaka olarak verirdi. Ya da elbiseyi satar, bedelini sadaka olarak dağıtırdı. Yazları, Mısır malı iki elbise giyerdi. Kış gelince de bunları sadaka olarak verirdi.(1) Şöyle derdi: "İçinde Allah'a ibadet ettiğim bir elbisenin bedelini yemekten Rabbimden utanırım."(2) İmam (a.s), iki kere malını paylaştırmış, bir kısmını kendine ayırmış, bir kısmını da fakir ve düşkünlere vermiştir.(3) İmam'ın (a.s) en sevdiği şey, gizlice sadaka vermekti. Kimsenin, sadaka verirken kendisini tanımasını istemezdi. Gizli sadaka vermeye teşvik eder, şöyle buyururdu: "Gizli sadaka vermek Rabbin gazabını söndürür."(4) Yoksullarla gece vakti görüşmeyi âdet hâline getirmişti. Fakirler, evlerinin kapısına çıkar, onu beklerlerdi. Onu gördüklerinde sevinir, "Kese sahibi geldi!" diye birbirlerini müjdelerlerdi.(1) Birilerine yaptığı bağışları çok gizli tutar, bu konuda kimseye bir şey söylemezdi. Birine bir şey verdiği zaman, kendisini tanımasın diye yüzünü örterdi.(2) Yoksullara dağıtacağı yiyeceği bir torbaya koyar, torbayı sırtlayarak yola çıkardı. Torba sırtında iz yapmıştı.(3) Onuru ve İzzet-i Nefsi İmam Zeynelâbidin'in (a.s) niteliklerinden biri de, onurlu ve izzet-i nefis sahibi oluşuydu. Bu nitelik ona, döneminin tağutlarına: "Allah'a yemin ederim, zeliller gibi elimi size vermeyeceğim ve köleler gibi emirlerinizi onaylamayacağım."(4) diye haykıran babası İmam Hüseyin'den (a.s) miras kalmıştı. İmam Zeynelâbidin (a.s) da şöyle buyururdu:
"Kim kendi değerini bilse, dünya onun gözünde önemsizleşir."(1) İmam'dan (a.s) Nakledilen Bazı Hadisler(2) …
SSC_0040 · S. 62 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin
"Kim kendi değerini bilse, dünya onun gözünde önemsizleşir."(1) İmam'dan (a.s) Nakledilen Bazı Hadisler(2) "İhtiyaç duyulan şeyleri insanlardan talep etmek, hayatı alçaltır, hayâ duygusunu yok eder ve saygınlığı zedeleyip vakarı azaltır. Bu, peşin bir yoksulluktur. Buna karşılık, ihtiyaçları insanlardan az talep etmek, peşin bir zenginliktir." "Allah katında en sevimli olanınız, ameli en güzel olanınızdır. Allah katında ameli en büyük olanınız, Allah katındaki nimetleri en çok arzu edeninizdir. Allah'ın azabından en çabuk kurtulanınız, Allah'tan en çok korkanınızdır. Allah'a en yakın olanınız, ahlâkı en geniş olanınızdır. Allah katında en çok rızaya mazhar olanınız, ailesine en fazla eli açık davrananınızdır. Allah katında en üstün olanınız, O'ndan en çok korkanınız, en muttaki olanınızdır." "Ey Oğul! Şu beş kişiyle arkadaşlık etme, onlarla konuşma, onlarla yola çıkma:
"Yalancının arkadaşlığından sakın; çünkü yalancı, serap gibidir; sana uzağı yakın, yakını da uzak gösterir.
SSC_0041 · S. 63 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin
"Yalancının arkadaşlığından sakın; çünkü yalancı, serap gibidir; sana uzağı yakın, yakını da uzak gösterir. Günahkârla arkadaşlık etme; çünkü günahkâr seni bir lokma yiyeceğe veya ondan daha az bir şeye satar. Cimriyle arkadaşlık etme; çünkü o, malına en çok ihtiyaç duyduğun bir anda seni yüzüstü bırakır. Ahmakla arkadaşlık etme; çünkü o, sana yararlı olayım derken sana zarar verir. Akrabalık bağlarını kesen kimseyle arkadaşlık etme; çünkü ben onun Allah'ın kitabında lânetlendiğini gördüm." "Müslümanın marifetinin ve dininin kemal derecesine ulaşmış olmasının göstergesi; kendisini ilgilendirmeyen konularda konuşmaması, tartışmalarının azlığı, ağırbaşlılığı, sabırlılığı ve güzel ahlâka sahip oluşudur." "Müminin duası üç şekilde karşılık görür: Ya ahirette verilmek üzere biriktirilir, ya hemen dünyada karşılığı verilir, ya da ona isabet etmesi istenen bir musibet savılır." "Münafık; günahtan nehyeder, kendisi yapar. İbadeti emreder, kendisi yapmaz. Namaza kalktığı zaman gösteriş yapar. Rükûa gittiği zaman, yayılır âdeta. Secde ederken yeri gagalar gibi yapar. Akşama girince bütün derdi akşam yemeğini yemektir, oysa oruçlu değildir.
Sabahlarken bütün derdi uyumaktır, hâlbuki gecesini uykusuz geçirmemiştir.
SSC_0042 · S. 63 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin
Sabahlarken bütün derdi uyumaktır, hâlbuki gecesini uykusuz geçirmemiştir. Mümin ise, ameli ağırbaşlı- lığına karışan kimsedir. Bir yerde öğrenmek için oturur, gerçeği kabul etmek için susar. Kendisine emanet edilen şeyi arkadaşlarına anlatmaz. Kendisinden uzak olanların lehine olan şahitliğini gizlemez. Hak namına hiçbir şeyi riya olsun diye yapmaz, hiçbir şeyi de utandığı için terk etmez. Kendisini tezkiye eden olursa, söylenenlerden korkar ve onların bilmedikleri şeylerden dolayı Allah'tan bağışlanma diler. Kendisini bilmeyenin bilmeyişi ona zarar vermez." "Gücünün yettiğince infak etmek, imkânlarının genişliği oranında başkasına geniş imkânlar sunmak, kendisiyle ilgili olarak insanlara karşı adil davranmak, onlara önce kendisi selâm vermek, müminin ahlâkî özelliklerindendir." "Müminin, mümin kardeşinin yüzüne sevgi ve muhabbetle bakması ibadettir." "Üç haslet vardır ki, bunlar kimde olursa, Allah'ın koruması ve rahmeti altındadır; Allah onu kıyamet günü arşının gölgesine alır ve en büyük günün dehşetinden emin kılar: Allah katında, O'nu tanımaktan sonra, mide ve cinsel organ hususunda iffetli olmaktan daha sevimli bir şey yoktur. Yine Allah katında, O'ndan istemekten daha sevimli bir şey yoktur."
"Senden iyilik isteyen herkese iyilik yap.
SSC_0043 · S. 65–66 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Ali İmam Hüseyin İmam Zeynelabidin
"Senden iyilik isteyen herkese iyilik yap. Eğer bu isteyen kimse, iyiliğe layıksa, iyiliği tam yerinde yapmış olursun. Değilse, o zaman sen bu iyiliğe layık olursun. Bir adam sağında sana sövse, sonra solunda gelip senden özür dilese, kabul et." "Salihlerin meclisleri, iyiliğe ve ıslaha sebep olur. Âlimlerin adabı, aklı arttırır. Emir Sahipleri'ne(1) itaat, izzeti tamamlar. Malın bereketlenip artması için çalışmak, erdemin ve mürüvvetin tamamlanmasını sağlar. Danışmak isteyen kimseye doğruyu göstermek, nimetin hakkını eda etmektir. Eziyet etmekten vazgeçmek, aklın kemalinin göstergesidir. Bu, hem dünyada, hem de ahirette bedenin rahat etmesi demektir." İmam (a.s) Hakkında Söylenen Bazı Sözler 1- Cabir b. Abdullah el-Ensarî şöyle der: "Peygamberlerin evlatarı içinde Ali b. Hüseyin gibisi görülmemiştir."(2) Abdullah b. Abbas, ilerlemiş yaşına rağmen, İmam'a (a.s) büyük saygı gösterir, saygısının ifadesi olarak önünde eğilirdi. Onu gördüğünde, saygıdan ayağa kalkar ve yüksek sesle şöyle derdi: "Hoş geldin ey sevgili oğlu sevgili!"(1) 2- Zeyd b. Elsem şöyle der: "Ali b. Hüseyin gibi anlaması ve ezberi güçlü birini görmüş değilim."(2) 3- Yakubî şöyle der: "İnsanların en faziletlisi ve en çok ibadet edeniydi. Zeynelâbidin olarak isimlendirilirdi. (Çok ibadet ettiği için) Alnı Nasırlı diye de isimlendirildi."(3) 4- Zehebî şöyle der: "Hayret verici bir heybeti vardı. Allah'a yemin ederim ki o, bu heybete ve büyük imamlığa layık biriydi. Bunu şerefiyle, efendiliğiyle, ilmiyle, kendini Allah'a adamışlığıyla ve aklının mükemmelliğiyle hak ediyordu."(4)
5- Hafız Ebu Nuaym şöyle der: "Ali b. Hüseyin b. Ali b.
SSC_0044 · S. 67 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Ali İmam Hüseyin İmam Zeynelabidin Hz. Muhammed İmam Hasan
5- Hafız Ebu Nuaym şöyle der: "Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib, abitlerin süsü (Zeynülâbidin), kendini ibadete verenlerin aydınlatıcı ışığıydı. Hakkını vererek ibadet eden bir abit ve içinde en ufak bir olumsuzluk taşımayan büyük bir kerem sahibiydi."(1) 6- İmaduddin İdris el-Kuraşî şöyle der: "İmam Ali b. Hüseyin Zeynelâbidin, Resulullah'ın Ehl-i Beyti'nin, Hasan ve Hüseyin'den sonra en faziletlisi, en takvalısı, en zahidi ve en abidiydi. Salât ve selâm üzerlerine olsun."(2) 7- Şeyh Müfid şöyle der: "Ali b. Hüseyin, babasından sonra ilim ve amel olarak insanların en üstünüydü. Ehl-i Sünnet âlimleri, ondan sayılmayacak kadar çok ilim rivayet etmişlerdir. Öğüt, dua, Kur'ân'ın fazileti, helâl, haram, gazveler ve tarihî olaylarla ilgili çok sözü hıfzedilmiştir."(3) 8- İbn Teymiyye şöyle der: "Ali b. Hüseyin'e gelince, o, tâbiînin büyüklerinden- di, ilim ve din bakımından onların önderlerinden biriydi. Derin bir huşua sahipti. Gizlice sadaka vermek gibi, bilinen sayısız üstünlüğü vardı."(1) 9- Şeyhanî el-Kadirî şöyle der: "Efendimiz Zeynelâbidin Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib, cömertliği ve keremiyle ün salmıştı. Çok değerliydi. Tahammülü ve göğsü genişti. Apaçık kerametleri vardı. Onun zamanında yaşayanların bizzat gördüğü bu kerametler mütevatir rivayetlerle de kanıtlanmıştır."(2) 10- Şafiî şöyle der: "Ali b. Hüseyin, Medine halkının en fakihidir."(3) 11- Cahiz şöyle der: "Ali b. Hüseyin'e gelince, onun hakkında Şiî gibi düşünmeyen bir Haricî, Mutezilî gibi düşünmeyen bir Şiî, avam gibi düşünmeyen bir Mutezilî, havas gibi düşünmeyen bir avam, kısacası, onun faziletlerinden kuşku duyan, onun öncülüğünden şüphelenen bir tek kişi görmedim…"(4)
12- Sibt İbn'ül-Cevzî şöyle der: "O, İmamlar'ın babasıdır. Künyesi Ebu'l-Hasan, lakabı Zeynelâbidin'dir.
SSC_0045 · S. 69–71 · İmam Zeynelâbidin'in (a.s) Hayatı
İmam Zeynelabidin Oniki İmam Hz. Muhammed İmam Hasan
12- Sibt İbn'ül-Cevzî şöyle der: "O, İmamlar'ın babasıdır. Künyesi Ebu'l-Hasan, lakabı Zeynelâbidin'dir. Resulullah (s.a.a) onu Seyyid'ülÂbidin olarak isimlendirmiştir… Seccad (çok secde eden) ve Zu's-Sefinat (nasırlar sahibi) diye de isimlendirilmiştir. Arınmış ve emin olarak bilinir. Bilindiği gibi es-sefinat; devenin, dizleri gibi üzerine çöktüğü organlarında meydana gelen nasıra ve kabarıklığa verilen isimdir. İmam Zeynelâbidin de uzun süre secde de kaldığı için secde organları nasır tutmuştu."(1) ُﭐﻟﺼﱠﺤٔﻴﻔَﺔُ ﺍﻟﺴﱠﺠﱠﺎﺩِﻳﱠــﺔُ ﺍﻟْﻜَﺎﻣِﻠَﺔ SAHÎFE-İ SECCÂDİYE İmam Zeynelâbidin Aleyhisselâm'dan Dualar ِﺍﻟﻤﻘﺪﻣﺔ ﺑِﺴْـﻢِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺍﻟﺮﱠﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮﱠﺣٔﻴﻢ ﺣَﺪﱠﺛَﻨَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺪُ ﺍﻷَْﺟَﻞﱡ ، ﻧَﺠْﻢُ ﺍﻟﺪّٔﻳﻦِ، ﺑَﻬَﺎۤﺀُ ﺍﻟﺸﱠﺮَﻑِ، ﺃَﺑُﻮ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪُ ﺑْﻦُ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﺑْﻦِ ﺃَﺣْﻤَﺪَ ﺑْﻦِ ﻋَﻠِﻲِّ ﺑْﻦِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪِ ﺑْﻦِ ﻋُﻤَﺮَ ﺑْﻦِ ﻳَﺤْﻴَﻲ ﺍﻟْﻌَﻠَﻮِﻱﱡ ﺍﻟْﺤُﺴَﻴْﻨِﻲﱡ ﺭَﺣِﻤَﻪُ ﺍﻟـﻠٕﻪُ، ﻗَﺎﻝَ : ﺃَﺧْﺒَﺮَﻧَﺎ ﺍﻟﺸﱠﻴْﺦُ ﺍﻟﺴﱠﻌٔﻴﺪُ، ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪُ ﺑْﻦُ ﺃَﺣْﻤَﺪَ ﺑْﻦِ ﺷَﻬْﺮَﻳَﺎﺭَ، ﺍﻟْﺨَﺎﺯِﻥُ ﻟِﺨِﺰَﺍﻧَﺔِ ﻣَﻮْﻻَﻧَﺎۤ ﺃَﻣٔﲑِ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ ﻋَﻠِﻲِّ ﺑْﻦِ ﺃَﺑٔﻲ ﻃَﺎﻟِﺐٍ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﻓٔﻲ ﺷَﻬْﺮِ ﺭَﺑٔﻴﻊِ ﺍﻷَْﻭﱠﻝِ ﻣِﻦْ ﺳَﻨَﺔِ ﺳِﺖﱠ ﻋَﺸْﺮَﺓَ ﻭَ ﺧَﻤْﺴِﻤِﺎﺋَﺔٍ ﻗِﺮَﺍۤﺀَﺓً ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﺃَﺳْﻤَﻊُ، ﻗَﺎﻝَ: ﺳَﻤِﻌْﺘُﻬَﺎ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺸﱠﻴْﺦِ ﺍﻟﺼﱠﺪُﻭﻕِ، ﺃَﺑٔﻲ ﻣَﻨْﺼُﻮﺭٍ ﻣُﺤَﻤﱠﺪِ ﺑْﻦِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪِ ﺑْﻦِ ﺃَﺣْﻤَﺪَ ﺑْﻦِ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟْﻌَﺰٔﻳﺰِ ﺍﻟْﻌُﻜْﺒَﺮِﻱِّ ﺍﻟْﻤُﻌَﺪﱠﻝِ ﺭَﺣِﻤَﻪُ ﺍﻟـﻠٕﻪُ:

Mukaddime

Rahmân, Rahîm Allah'ın Adıyla Kadri yüce Seyyid, Necmüddin Behaüşşeref Ebu'lHasan Muhammed b. Hasan b.
SSC_0046 · S. 72–73 · Mukaddime
Hz. Muhammed İmam Ali İmam Hasan İmam Zeynelabidin
Rahmân, Rahîm Allah'ın Adıyla Kadri yüce Seyyid, Necmüddin Behaüşşeref Ebu'lHasan Muhammed b. Hasan b. Ahmed b. Ali b. Muhammed b. Ömer b. Yahya el-Alevî el-Hüseynî –Allah ona rahmet etsin– bize söyledi;1 dedi ki: Sahîfe kendisine okunuyor, ben de dinliyordum; saadetli Şeyh, Ebu Abdullah Muhammed b. Ahmed b. Şehriyar (mevlâmız Emir'ül-Mü'minin Ali b. Ebu Talib aleyhisselâm'ın hazinedarı), hicrî 516 yılının rebiyülevvel ayında bize haber verdi; dedi ki: Sahîfe kendisine okunuyor, ben de dinliyordum; Şeyh Saduk Ebu Mansur Muhammed b. Muhammed b. Ahmed b. Abdulaziz el-Ukberî el-Muaddel –Allah ona rahmet etsin– bize söyledi; dedi ki: :َﻋَﻦْ ﺃَﺑِﻲ ﺍﻟْﻤُﻔَﻀﱠﻞِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪِ ﺑْﻦِ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺑْﻦِ ﺍﻟْﻤُﻄﱠﻠِﺐِ ﺍﻟﺸﱠﻴْﺒَﺎﻧِﻲِّ، ﻗَﺎﻝ ﺣَﺪﱠﺛَﻨَﺎ ﺍﻟﺸﱠﺮٔﻳﻒُ، ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺟَﻌْﻔَﺮُ ﺑْﻦُ ﻣُﺤَﻤﱠﺪِ ﺑْﻦِ ﺟَﻌْﻔَﺮِ ﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﺑْﻦِ ﺟَﻌْﻔَﺮِ ﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﺑْﻦِ ﺃَﻣٔﲑِ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ ﻋَﻠِﻲِّ ﺑْﻦِ ﺃَﺑٔﻲ ﻃَﺎﻟِﺐٍ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢُ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﻗَﺎﻝَ: ﺣَﺪﱠﺛَﻨَﺎ ﻋَﺒْﺪُ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺑْﻦُ ﻋُﻤَﺮَ ﺑْﻦِ ﺧَﻄﱠﺎﺏٍ ﺍﻟﺰﱠﻳﱠﺎﺕُ، ﺳَﻨَﺔَ ﺧَﻤْﺲٍ ﻭَ ﺳِﺘّٔﲔَ ﻭَ ﻣِﺎﺋَﺘَﻴْﻦِ، ﻗَﺎﻝَ: ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﺧَﺎﻟٔﻲ ﻋَﻠِﻲﱡ ﺑْﻦُ ﺍﻟﻨﱡﻌْﻤَﺎﻥِ ﺍﻷَْﻋْﻠَﻢُ ﻗَﺎﻝَ: ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﻋُﻤَﻴْﺮُ ﺑْﻦُ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞٍ ﺍﻟﺜﱠﻘَﻔِﻲﱡ ﺍﻟْﺒَﻠْﺨِﻲﱡ : ﻋَﻦْ ﺃَﺑٔﻴﻪِ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞِ ﺑْﻦِ ﻫَﺎﺭُﻭﻥَ، ﻗَﺎﻝَ: ﻟَﻘٔﻴﺖُ ﻳَﺤْﻴَﻲ ﺑْﻦَ ﺯَﻳْﺪِ ﺑْﻦِ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻣُﺘَﻮَﺟِّﻪٌ ﺇِﻟٰﻲ ﺧُﺮَﺍﺳَﺎﻥَ ﺑَﻌْﺪَ ﻗَﺘْﻞِ ﺃَﺑٔﻴﻪِ، ﻓَﺴَﻠﱠﻤْﺖُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻓَﻘَﺎﻝَ ﻟٔﻲ: ﻣِﻦْ ﺃَﻳْﻦَ ﺃَﻗْﺒَﻠْﺖَ؟ ﻗُﻠْﺖُ: ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﺞِّ. ﻓَﺴَﺄَﻟَﻨٔﻲ ﻋَﻦْ ﺃَﻫْﻠِﻪِ ﻭَ ﺑَﻨٔﻲ ﻋَﻤِّﻪِ ﺑِﺎﻟْﻤَﺪٔﻳﻨَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺣْﻔَﻲ ﺍﻟﺴﱡﺆَﺍﻝَ ﻋَﻦْ ﺟَﻌْﻔَﺮِ ﺑْﻦِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ،ُ ﻓَﺄَﺧْﺒَﺮْﺗُﻪُ ﺑِﺨَﺒَﺮِﻩِ ﻭَ ﺧَﺒَﺮِﻫِﻢْ ﻭَ ﺣُﺰْﻧِﻬِﻢْ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺑٔﻴﻪِ ﺯَﻳْﺪِ ﺑْﻦِ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ.
Ebu Mufazzal Muhammed b. Abdullah b. Muttalib eş-Şeybanî bize söyledi; dedi ki: Şerif Ebu Abdullah Cafer b.
SSC_0047 · S. 74–75 · Mukaddime
İmam Cafer Sadık İmam Ali Hz. Muhammed İmam Hasan İmam Zeynelabidin
Ebu Mufazzal Muhammed b. Abdullah b. Muttalib eş-Şeybanî bize söyledi; dedi ki: Şerif Ebu Abdullah Cafer b. Muhammed b. Cafer b. Hasan b. Cafer b. Hasan b. Hasan b. Emir'ülMü'minin Ali b. Ebu Talib aleyhimusselâm bize söyledi; dedi ki: Abdullah b. Ömer b. Hattab ez-Zeyyat, (hicrî) 265 yılında bize söyledi; dedi ki: Dayım Ali b. Nu'man el-A'lem bana söyledi; dedi ki: Umeyr b. Mütevekkil es-Sekafî el -Belhî bana söyledi; dedi ki: Babam Mütevekkil b. Harun dedi ki: Babasının öldürülmesinden sonra Horasan'a doğru giderken Ali (İmam Zeynelâbidin) aleyhisselâm'ın oğlu Zeyd'in oğlu Yahya ile karşılaştım; kendisine selâm verdim. Bana, nereden geldiğimi sordu. "Hacdan geliyorum." deyince, benden; Medine'deki ailesini ve amcazadelerini sordu. Özellikle de Cafer b. Muhammed (İmam Sadık) aleyhisselâm'ın durumunu öğrenmek istedi. Ben de kendisine; onun da, diğer yakınlarının da durumlarını anlattım ve babası Zeyd b. Ali aleyhisselâm'a çok üzüldüklerini söyledim. ﻓَﻘَﺎﻝَ ﻟٔﻲ: ﻗَﺪْ ﻛَﺎﻥَ ﻋَﻤّٔﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪُ ﺑْﻦُ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺃَﺷَﺎﺭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺑٔﻲ ﺑِﺘَﺮْﻙِ ﺍﻟْﺨُﺮُﻭﺝِ، ﻭَ ﻋَﺮﱠﻓَﻪُ ﺇِﻥْ ﻫُﻮَ ﺧَﺮَﺝَ ﻭَ ﻓَﺎﺭَﻕَ ﺍﻟْﻤَﺪٔﻳﻨَﺔَ ﻣَﺎ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻣَﺼٔﲑُ ﺃَﻣْﺮِﻩِ، ﻓَﻬَﻞْ ﻟَﻘٔﻴﺖَ ﺍﺑْﻦَ ﻋَﻤّٔﻲ ﺟَﻌْﻔَﺮَ ﺑْﻦَ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ؟ ﻗُﻠْﺖُ :ﻧَﻌَﻢْ. ﻗَﺎﻝَ: ﻓَﻬَﻞْ ﺳَﻤِﻌْﺘَﻪُ ﻳَﺬْﻛُﺮُ ﺷَﻴْﺌًﺎ ﻣِﻦْ ﺃَﻣْﺮٔﻱ؟ ﻗُﻠْﺖُ: ﻧَﻌَﻢْ. ﻗَﺎﻝَ: ﺑِﻢَ ﺫَﻛَﺮَﻧٔﻲ ﺧَﺒِّﺮْﻧٔﻲ؟ ﻗُﻠْﺖُ: ﺟُﻌِﻠْﺖُ ﻓِﺪَﺍﻙَ، ﻣَﺎۤ ﺃُﺣِﺐﱡ ﺃَﻥْ ﺃَﺳْﺘَﻘْﺒِﻠَﻚَ ﺑِﻤَﺎ ﺳَﻤِﻌْﺘُﻪُ ﻣِﻨْﻪُ. ﻓَﻘَﺎﻝَ: ﺃَ ﺑِﺎﻟْﻤَﻮْﺕِ ﺗُﺨَﻮِّﻓُﻨٔﻲ؟ ﻫَﺎﺕِ ﻣَﺎ ﺳَﻤِﻌْﺘَﻪُ. ﻓَﻘُﻠْﺖُ: ﺳَﻤِﻌْﺘُﻪُ ﻳَﻘُﻮﻝُ: ﺇِﻧﱠﻚَ ﺗُﻘْﺘَﻞُ ﻭَ ﺗُﺼْﻠَﺐُ ﻛَﻤَﺎ ﻗُﺘِﻞَ ﺃَﺑُﻮﻙَ ﻭَ ﺻُﻠِﺐَ. ﻳَﻤْﺤُﻮﺍ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻣﺎ ﻳَﺸَﺎۤﺀُ ﻭَ ﻳُﺜْﺒِﺖُ ﻭَ ﻋِﻨْﺪَﻩُ ﺃُﻡﱡ َﻓَﺘَﻐَﻴﱠﺮَ ﻭَﺟْﻬُﻪُ ﻭَ ﻗَﺎﻝَ: ﴿ ﻳَﻤْﺤُﻮﺍ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻣﺎ ﻳَﺸَﺎۤﺀُ ﻭَ ﻳُﺜْﺒِﺖُ ﻭَ ﻋِﻨْﺪَﻩُ ﺃُﻡﱡ ﴾، ﻳَﺎ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞُ، ﺇِﻥﱠ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻋَﺰﱠ ﻭَ ﺟَﻞﱠ ﺃَﻳﱠﺪَ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻷَْﻣْﺮَ ﺑِﻨَﺎ، ﻭَ ﺟَﻌَﻞِﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏ
Bunun üzerine bana dedi ki: "Amcam Muhammed b.
SSC_0048 · S. 76 · Mukaddime
Hz. Muhammed İmam Cafer Sadık İmam Ali İmam Muhammed Bakır İmam Zeynelabidin
Bunun üzerine bana dedi ki: "Amcam Muhammed b. Ali (İmam Muhammed Bâkır) aleyhisselâm, babama kıyam etmemesini tavsiye etmiş, kıyam edip Medine'den ayrılırsa başına neler geleceğini kendisine söylemişti. Yakınlarda amcamın oğlu Cafer b. Muhammed (İmam Cafer Sadık) aleyhisselâm ile görüştüğün oldu mu hiç?" – "Evet, oldu." dedim. – "Benim hakkımda bir şey söylediğini duydun mu?" dedi. – "Evet." dedim. – "Ne söyledi, anlatır mısın?" dedi. – "Canım sana feda olsun, hakkında duyduğumu söyleyerek seni üzmek istemem." dedim. – "Ölümden korkacağımı mı sandın? Duyduğunu söyle." dedi. – "Baban öldürülüp asıldığı gibi, senin de öldürülüp asılacağını söylüyordu." dedim. Bunun üzerine, yüzünün rengi değişti ve şöyle dedi: "'Allah dilediğini bozar, dilediğini yazar ve kitabın aslı onun katındadır.' (Ra'd, 39) Ey Mütevekkil! Allah, bu işi (dinin ihyasını) bizimle desteklemiş, bize ilim
.ُﻟَﻨَﺎ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢَ ﻭَﺍﻟﺴﱠﻴْﻒَ ﻓَﺠُﻤِﻌَﺎ ﻟَﻨَﺎ، ﻭَ ﺧُﺺﱠ ﺑَﻨُﻮ ﻋَﻤِّﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻭَﺣْﺪَﻩ ﻓَﻘُﻠْﺖُ:
SSC_0049 · S. 77 · Mukaddime
İmam Cafer Sadık Hz. Muhammed İmam Ali İmam Muhammed Bakır İmam Zeynelabidin
.ُﻟَﻨَﺎ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢَ ﻭَﺍﻟﺴﱠﻴْﻒَ ﻓَﺠُﻤِﻌَﺎ ﻟَﻨَﺎ، ﻭَ ﺧُﺺﱠ ﺑَﻨُﻮ ﻋَﻤِّﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻭَﺣْﺪَﻩ ﻓَﻘُﻠْﺖُ: ﺟُﻌِﻠْﺖُ ﻓِﺪَﺍۤﺀَﻙَ، ﺇِﻧّٔﻲ ﺭَﺃَﻳْﺖُ ﺍﻟﻨﱠﺎﺱَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﺑْﻦِ ﻋَﻤِّﻚَ ﺟَﻌْﻔَﺮٍ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺃَﻣْﻴَﻞَ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﺑٔﻴﻚَ. ﻓَﻘَﺎﻝَ: ﺇِﻥﱠ ﻋَﻤّٔﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪَ ﺑْﻦَ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻭَﺍﺑْﻨَﻪُ ﺟَﻌْﻔَﺮًﺍ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺩَﻋَﻮَﺍ ﺍﻟﻨﱠﺎﺱَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﻭَ ﻧَﺤْﻦُ ﺩَﻋَﻮْﻧَﺎﻫُﻢْ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ. ﻓَﻘُﻠْﺖُ: ﻳَﺎ ﺍﺑْﻦَ ﺭَﺳُﻮﻝِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ، ﺃَ ﻫُﻢْ ﺃَﻋْﻠَﻢُ ﺃَﻡْ ﺃَﻧْﺘُﻢْ؟ ﻓَﺄَﻃْﺮَﻕَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻷَْﺭْﺽِ ﻣَﻠِﻴًّﺎ ﺛُﻢﱠ ﺭَﻓَﻊَ ﺭَﺃْﺳَﻪُ ﻭَ ﻗَﺎﻝَ: ﻛُﻠﱡﻨَﺎ ﻟَﻪُ ﻋِﻠْﻢٌ، ﻏَﻴْﺮَ ﺃَﻧﱠــﻬُﻢْ ﻳَﻌْﻠَﻤُﻮﻥَ ﻛُﻞﱠ ﻣَﺎ ﻧَﻌْﻠَﻢُ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﻌْﻠَﻢُ ﻛُﻞﱠ ﻣَﺎ ﻳَﻌْﻠَﻤُﻮﻥَ. ﺛُﻢﱠ ﻗَﺎﻝَ ﻟٔﻲ: ﺃَ ﻛَﺘَﺒْﺖَ ﻣِﻦِ ﺍﺑْﻦِ ﻋَﻤّٔﻲ ﺷَﻴْﺌًﺎ؟ ﻗُﻠْﺖُ: ﻧَﻌَﻢْ. ﻗَﺎﻝَ ﺃَﺭِﻧٔﻴﻪِ. ﻓَﺄَﺧْﺮَﺟْﺖُ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻭُﺟُﻮﻫًﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌِﻠْـﻢِ ﻭَ ﺃَﺧْﺮَﺟْﺖُ ﻟَﻪُ ﺩُﻋَﺎۤﺀً ﺃَﻣْﻼَﻩُ ve kılıcı bir arada vermiştir. Amcazadelerimize ise sadece ilim verilmiştir." Dedim ki: "Kurbanın olayım; ben, insanların amcan oğlu (İmam) Cafer aleyhisselâm'a sizden ve babanızdan daha eğilimli olduğunu gördüm." Dedi ki: "Amcam Muhammed b. Ali (İmam Muhammed Bâkır) ve oğlu Cafer (İmam Cafer Sadık) aleyhimesselâm, insanları yaşama davet ettiler; biz ise onları ölüme çağırdık." Ben; "Ey Resulullah'ın torunu! Onlar mı daha bilgililer, yoksa siz mi?" diye sordum. Bir süre yere baktıktan sonra başını kaldırdı ve şöyle dedi: "Hepimizin ilmi var; ama onlar bizim bildiğimiz her şeyi biliyorlar; biz ise onların bildiği her şeyi bilmiyoruz." Daha sonra şöyle dedi: "Amcamın oğlundan bir şey yazmış mısın?" – "Evet." dedim. – "Onu bana gösterebilir misin?" dedi. Bunun üzerine; ona, ilimden bazı şeyler ve bir dua çıkarıp gösterdim ki, onu Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık) aleyhisselâm bana söylemiş, ben de yazmıştım.
َﻋَﻠَﻲﱠ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﻭَ ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﺃَﻥﱠ ﺃَﺑَﺎﻩُ ﻣُﺤَﻤﱠﺪَ ﺑْﻦ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ …
SSC_0050 · S. 79 · Mukaddime
İmam Zeynelabidin
َﻋَﻠَﻲﱠ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﻭَ ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﺃَﻥﱠ ﺃَﺑَﺎﻩُ ﻣُﺤَﻤﱠﺪَ ﺑْﻦ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺃَﻣْﻼَﻩُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺃَﺧْﺒَﺮَﻩُ ﺃَﻧﱠﻪُ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺀِ ﺃَﺑٔﻴﻪِ ﻋَﻠِﻲِّ ﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤُﺴَﻴْﻦِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺀِ ﺍﻟﺼﱠﺤٔﻴﻔَﺔِ ﺍﻟْﻜَﺎﻣِﻠَﺔِ. ﻓَﻨَﻈَﺮَ ﻓٔﻴﻪِ ﻳَﺤْﻴٰﻲ، ﺣَﺘٕﻲ ﺃَﺗٰﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﺁﺧِﺮِﻩِ، ﻭَ ﻗَﺎﻝَ ﻟٔﻲ: ﺃَﺗَﺄْﺫَﻥُ ﻓٔﻲ ﻧَﺴْﺨِﻪِ؟ ﻓَﻘُﻠْﺖُ: ﻳَﺎ ﺍﺑْﻦَ ﺭَﺳُﻮﻝِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ، ﺃَ ﺗَﺴْﺘَﺄْﺫِﻥُ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻫُﻮَ ﻋَﻨْﻜُﻢْ؟ ﻓَﻘَﺎﻝَ: ﺃَﻣَﺎ ﻷَُﺧْﺮِﺟَﻦﱠ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺻَﺤٔﻴﻔَﺔً ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ ﺍﻟْﻜَﺎﻣِﻞِ ﻣِﻤﱠﺎ ﺣَﻔِﻈَﻪُ ﺃَﺑٔﻲ ﻋَﻦْ ﺃَﺑٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺇِﻥﱠ ﺃَﺑٔﻲ ﺃَﻭْﺻَﺎﻧٔﻲ ﺑِﺼَﻮْﻧِﻬَﺎ ﻭَ ﻣَﻨْﻌِﻬَﺎ ﻏَﻴْﺮَ ﺃَﻫْﻠِﻬَﺎ. ﻗَﺎﻝَ ﻋُﻤَﻴْﺮٌ: ﻗَﺎﻝَ ﺃَﺑٔﻲ: ﻓَﻘُﻤْﺖُ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻓَﻘَﺒﱠﻠْﺖُ ﺭَﺃْﺳَﻪُ ﻭَ ﻗُﻠْﺖُ ﻟَﻪُ: ﻭَﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻳَﺎ ﺍﺑْﻦَ ﺭَﺳُﻮﻝِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺇِﻧّٔﻲ ﻷََﺩٔﻳﻦُ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﺑِﺤُﺒِّﻜُﻢْ ﻭَ ﻃَﺎﻋَﺘِﻜُﻢْ، ﻭَ ﺇِﻧّٔﻲ ﻷََﺭْﺟُﻮ ﺃَﻥْ ﻳُﺴْﻌِﺪَﻧٔﻲ ﻓٔﻲ ﺣَﻴَﺎﺗٔﻲ ﻭَ ﻣَﻤَﺎﺗٔﻲ ﺑِﻮَﻻَﻳَﺘِﻜُﻢْ. ﻓَﺮَﻣٰﻲ ﺻَﺤٔﻴﻔَﺘِﻲَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺩَﻓَﻌْﺘُﻬَﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﻏُﻼَﻡٍ ﻛَﺎﻥَ ﻣَﻌَﻪُ، ﻭَ ﻗَﺎﻝَ ﺍُﻛْﺘُﺐْ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀَ ﺑِﺨَﻂٍّ ﺑَــﻴِّﻦٍ ﺣَﺴَﻦٍ ﻭَ ﺃَﻋْﺮِﺿْﻪُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻟَﻌَﻠِّﻲ:
Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık) aleyhisselâm; "Bu duayı, babam Muhammed (Bâkır) b.
SSC_0051 · S. 80 · Mukaddime
İmam Zeynelabidin Hz. Muhammed İmam Cafer Sadık İmam Hüseyin İmam Muhammed Bakır
Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık) aleyhisselâm; "Bu duayı, babam Muhammed (Bâkır) b. Ali (Zeynelâbidin) aleyhimesselâm, babası Ali (Zeynelâbidin) b. Hüseyin aleyhimesselâm'ın Sahîfe-i Kâmile'sinden bana okumuş, ben de yazmıştım." diye haber vermişti. Duayı elimden alıp sonuna kadar şöyle bir gözden geçirdi ve; "Bir nüshası da benim yanımda olması için üzerinden yazmama izin verir misin?" dedi. Ben; "Ey Resulullah'ın torunu! Size ait olan ve sizden bize ulaşan bir şey hususunda (benden) izin mi istiyorsun?!" dedim. Bunun üzerine dedi ki: "Sana, babamın (Zeyd'in), babasından (İmam Zeynelâbidin'den) alıp koruduğu, bana korumamı ve ehli olmayan kimselere göstermememi emrettiği kâmil bir dua kitabı göstereceğim." Umeyr diyor ki: Babam daha sonra şöyle devam etti: Ben, ayağa kalkıp onun (Yahya'nın) başından öptüm ve dedim ki: "Ey Resulullah'ın torunu! Ben, sizin sevginiz ve size itaat etmekle Allah'a kulluk sunmaktayım; hayatımda da, ölümümde de saadeti sizin velâyetinizde aramaktayım." Benim bu sözlerimden sonra, kendisine verdiğim Sahîfe'yi yanındaki gence verdi ve; "Bu duayı güzel ve okunaklı bir yazıyla yaz ve bana getir; üzerinden
.ِﺃَﺣْﻔَﻈُﻪُ ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻛُﻨْﺖُ ﺃَﻃْﻠُﺒُﻪُ ﻣِﻦْ ﺟَﻌْﻔَﺮٍ ﺣَﻔِﻈَﻪُ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻓَﻴَﻤْﻨَﻌُﻨٔﻴﻪ ﻗَﺎﻝَ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞٌ:
SSC_0052 · S. 81 · Mukaddime
İmam Zeynelabidin
.ِﺃَﺣْﻔَﻈُﻪُ ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻛُﻨْﺖُ ﺃَﻃْﻠُﺒُﻪُ ﻣِﻦْ ﺟَﻌْﻔَﺮٍ ﺣَﻔِﻈَﻪُ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻓَﻴَﻤْﻨَﻌُﻨٔﻴﻪ ﻗَﺎﻝَ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞٌ: ﻓَﻨَﺪِﻣْﺖُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻓَﻌَﻠْﺖُ ﻭَ ﻟَﻢْ ﺃَﺩْﺭِ ﻣَﺎۤ ﺃَﺻْﻨَﻊُ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﻜُﻦْ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺗَﻘَﺪﱠﻡَ ﺇِﻟَﻲﱠ ﺃَﻻﱠ ۤ ﺃَﺩْﻓَﻌَﻪُ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﺣَﺪٍ. ﺛُﻢﱠ ﺩَﻋَﺎ ﺑِﻌَﻴْﺒَﺔٍ ﻓَﺎﺳْﺘَﺨْﺮَﺝَ ﻣِﻨْﻬَﺎ ﺻَﺤٔﻴﻔَﺔً ﻣُﻘْﻔَﻠَﺔً ﻣَﺨْﺘُﻮﻣَﺔً، ﻓَﻨَﻈَﺮَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﺨَﺎﺗَﻢِ ﻭَ ﻗَﺒﱠﻠَﻪُ ﻭَ ﺑَﻜٰﻲ، ﺛُﻢﱠ ﻓَﻀﱠﻪُ ﻭَ ﻓَﺘَﺢَ ﺍﻟْﻘُﻔْﻞَ، ﺛُﻢﱠ ﻧَﺸَﺮَ ﺍﻟﺼﱠﺤٔﻴﻔَﺔَ ﻭَ ﻭَﺿَﻌَﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻋَﻴْﻨِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻣَﺮﱠﻫَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻭَﺟْﻬِﻪِ ﻭَ ﻗَﺎﻝَ: ﻭَﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻳَﺎ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞُ، ﻟَﻮْﻻَ ﻣَﺎ ﺫَﻛَﺮْﺕَ ﻣِﻦْ ﻗَﻮْﻝِ ﺍﺑْﻦِ ﻋَﻤّٔﻲ ﺇِﻧﱠﻨٔﻲ ﺃُﻗْـﺘَﻞُ ﻭَ ﺃُﺻْﻠَﺐُ ﻟَﻤَﺎ ﺩَﻓَﻌْﺘُﻬَﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻭَ ﻟَﻜُﻨْﺖُ ﺑِﻬَﺎ ﺿَﻨٔﻴﻨًﺎ، ﻭَ ﻟٰﻜِﻨّٔﻲ ﺃَﻋْﻠَﻢُ ﺃَﻥﱠ ﻗَﻮْﻟَﻪُ ﺣَﻖﱞ ﺃَﺧَﺬَﻩُ ﻋَﻦْ ﺁﺑَﺎۤﺋِﻪِ ﻭَ ﺃَﻧﱠﻪُ ﺳَﻴَﺼِﺢﱡ ، ﻓَﺨِﻔْﺖُ ﺃَﻥْ ﻳَﻘَﻊَ ﻣِﺜْﻞُ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﺇِﻟٰﻲ ﺑَﻨٔﻲ ﺃُﻣَﻴﱠﺔَ ﻓَﻴَﻜْﺘُﻤُﻮﻩُ ﻭَ ﻳَﺪﱠﺧِﺮُﻭﻩُ ﻓٔﻲ ﺧَﺰَﺍۤﺋِﻨِﻬِﻢْ ﻷَِﻧْـﻔُﺴِﻬِﻢْ، ﻓَﺎﻗْﺒِﻀْﻬَﺎ ﻭَﺍﻛْﻔِﻨٔﻴﻬَﺎ ﻭَ ﺗَﺮَﺑﱠﺺْ ﺑِﻬَﺎ، ﻓَﺈِﺫَﺍ ﻗَﻀَﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻣِﻦْ ِﺃَﻣْﺮٔﻱ ﻭَ ﺃَﻣْﺮِ ﻫٰﺆُﻻَۤﺀِ ﺍﻟْﻘَﻮْﻡِ ﻣَﺎ ﻫُﻮَ ﻗَﺎﺽٍ ﻓَﻬِﻲَ ﺃَﻣَﺎﻧَﺔٌ ﻟٔﻲ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﺣَﺘٕﻲ ﺗُﻮﺻِﻠَﻬَﺎۤ ﺇِﻟَﻲ ﺍﺑْﻨَﻲْ ﻋَﻤّٔﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺇِﺑْﺮَﺍﻫٔﻴﻢَ ﺍﺑْﻨَﻲْ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪ okuyup ezberlerim belki.
Çünkü ben daha önce onu (İmam) Cafer'den –Allah onu korusun– istiyordum, vermiyordu." dedi.
SSC_0053 · S. 81 · Mukaddime
İmam Cafer Sadık İmam Hasan Hz. Muhammed İmam Ali İmam Zeynelabidin
Çünkü ben daha önce onu (İmam) Cafer'den –Allah onu korusun– istiyordum, vermiyordu." dedi. Mütevekkil diyor ki: Yaptığım işe pişman oldum ve ne yapacağımı bilemiyordum. Fakat Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık) aleyhisselâm, onu kimseye vermememi söylememişti bana. Sonra (Yahya); "Falanca heybeyi bana getirin." dedi. Heybenin içinden kilitli mühürlü bir sahîfe çıkardı. Mühre bakıp öptü ve ağladı. Sonra mührü kırdı, kilidi açtı ve Sahîfe'yi açıp gözünün üzerine koydu, yüzüne sürdü. Sonra; "Ey Mütevekkil! Eğer benim öldürülüp asılacağıma dair amcam oğlunun (İmam Sadık'ın) sözünü nakletmeseydin, bunu sana vermezdim ve bu hususta çok cimri davranırdım. Fakat biliyorum ki onun sözü, babalarından aldığı bir gerçektir ve yakında sözü doğru çıkacaktır. Bu yüzden, böyle bir ilmin Ümeyye Oğulları'nın eline geçmesinden korktum. Onların eline düşerse, onu insanlardan gizler, kendileri için saklarlar. Onun için bunu al ve benim tarafımdan koru. Allah, benimle bu kavmin (Ümeyye Oğulları) arasında vereceği hükmü verdikten (ben öldürüldükten) sonra onu, (Hz.) Ali oğlu (İmam) Hasan aleyhimesselâm oğlu Hasan oğlu Abdullah'ın oğulları Muhammed ve İbrahim'e ulaştır.
ِﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﺑْﻦِ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﻓَﺈِﻧﱠﻬُﻤَﺎ ﺍﻟْﻘَﺎۤﺋِﻤَﺎﻥ ﻓٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ …
SSC_0054 · S. 83 · Mukaddime
İmam Zeynelabidin
ِﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﺑْﻦِ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﻓَﺈِﻧﱠﻬُﻤَﺎ ﺍﻟْﻘَﺎۤﺋِﻤَﺎﻥ ﻓٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻷَْﻣْﺮِ ﺑَﻌْﺪٔﻱ. ﻗَﺎﻝَ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﻛِّﻞُ: ﻓَﻘَﺒَﻀْﺖُ ﺍﻟﺼﱠﺤٔﻴﻔَﺔَ، ﻓَﻠَﻤﱠﺎ ﻗُﺘِﻞَ ﻳَﺤْﻴَﻲ ﺑْﻦُ ﺯَﻳْﺪٍ ﺻِﺮْﺕُ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻤَﺪٔﻳﻨَﺔِ، ﻓَﻠَﻘٔﻴﺖُ ﺃَﺑَﺎ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﻓَﺤَﺪﱠﺛْﺘُﻪُ ﺍﻟْﺤَﺪٔﻳﺚَ ﻋَﻦْ ﻳَﺤْﻴٰﻲ. ﻓَﺒَﻜٰﻲ ﻭَﺍﺷْﺘَﺪﱠ ﻭَﺟْﺪُﻩُ ﺑِﻪِ ﻭَ ﻗَﺎﻝَ: ﺭَﺣِﻢَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﺍﺑْﻦَ ﻋَﻤّٔﻲ ﻭَ ﺃَﻟْﺤَﻘَﻪُ ﺑِﺂﺑَﺎۤﺋِﻪِ ﻭَ ﺃَﺟْﺪَﺍﺩِﻩِ، ﻭَﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻳَﺎ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞُ، ﻣَﺎ ﻣَﻨَﻌَﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺩَﻓْﻊِ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﺇِﻻﱠ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺧَﺎﻓَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺻَﺤٔﻴﻔَﺔِ ﺃَﺑٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺃَﻳْﻦَ ﺍﻟﺼﱠﺤٔﻴﻔَﺔُ؟ ﻓَﻘُﻠْﺖُ ﻫَﺎ ﻫِﻲَ. ﻓَﻔَﺘَﺤَﻬَﺎ ﻭَ ﻗَﺎﻝَ: ﻫٰﺬَﺍ ﻭَﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺧَﻂﱡ ﻋَﻤّٔﻲ ﺯَﻳْﺪٍ ﻭَ ﺩُﻋَﺎۤﺀُ ﺟَﺪّٔﻱ ﻋَﻠِﻲِّ ﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤُﺴَﻴْﻦِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﺛُﻢﱠ ﻗَﺎﻝَ ﻻِﺑْﻨِﻪِ: ﻗُﻢْ ﻳَﺎۤ ﺇِﺳْﻤَﺎﻋٔﻴﻞُ، ﻓَﺄْﺗِﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻣَﺮْﺗُﻚَ ﺑِﺤِﻔْﻈِﻪِ ﻭَ ﺻَﻮْﻧِﻪِ، ﻓَﻘَﺎﻡَ ﺇِﺳْﻤَﺎﻋٔﻴﻞُ ﻓَﺄَﺧْﺮَﺝَ ﺻَﺤٔﻴﻔَﺔً ﻛَﺄَﻧﱠﻬَﺎ ﺍﻟﺼﱠﺤٔﻴﻔَﺔُ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺩَﻓَﻌَﻬَﺎۤ ﺇﻟَﻲﱠ ﻳَﺤْﻴَﻲ ﺑْﻦُ ﺯَﻳْﺪٍ ﻓَﻘَﺒﱠﻠَﻬَﺎۤ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻭَ ﻭَﺿَﻌَﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻋَﻴْﻨِﻪِ ﻭَ ﻗَﺎﻝَ: ﻫٰﺬَﺍ ﺧَﻂﱡ ﺃَﺑٔﻲ
Çünkü bu işte (harekette) benden sonra kıyam edecek olanlar onlardır." dedi.
SSC_0055 · S. 84 · Mukaddime
İmam Cafer Sadık İmam Zeynelabidin Şah Hatayi İmam Hüseyin
Çünkü bu işte (harekette) benden sonra kıyam edecek olanlar onlardır." dedi. Mütevekkil diyor ki: Sahîfe'yi ondan aldım. Zeyd oğlu Yahya öldürüldükten sonra Medine'ye gittim. Orada Ebu Abdullah (İmam Sadık) aleyhisselâm ile görüşüp Yahya'nın başına gelenleri ve onunla aramızda geçenleri kendisine anlattım. İmam, ağladı ve onun için çok üzüldü ve; "Allah, amcamın oğluna (Yahya'ya) rahmet etsin; onu babaları ve dedelerine kavuştursun. Ey Mütevekkil! Allah'a andolsun, duayı ona vermememin sebebi, babasının Sahîfesi için korktuğu şeyden (Ümeyye Oğulları'nın eline düşme korkusundan) başka bir şey değildi. Şimdi o Sahîfe nerededir?" dedi. "İşte." dedim. Sahîfe'yi alıp açtı ve; "Allah'a andolsun, bu amcam Zeyd'in yazısı ve ceddim Ali (Zeynelâbidin) b. Hüseyin aleyhimesselâm'ın duasıdır." dedi. Sonra oğluna dönüp; "Ey İsmail! Git ve korumanı, saklamanı emrettiğim duayı bana getir." dedi. İsmail, gidip bir sahîfe getirdi ki, Zeyd oğlu Yahya'nın bana verdiği Sahîfe'nin aynısıydı sanki. Ebu Abdullah (İmam Sadık), onu öpüp gözüne sürdü ve; "Bu, benim huzurumda dedem (İmam Zeynelâbidin')in söyleyip
.ﻭَ ﺇِﻣْﻼَۤﺀُ ﺟَﺪّٔﻱ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺑِﻤَﺸْﻬَﺪٍ ﻣِﻨّٔﻲ ﻓَﻘُﻠْﺖُ:
SSC_0056 · S. 85 · Mukaddime
İmam Zeynelabidin
.ﻭَ ﺇِﻣْﻼَۤﺀُ ﺟَﺪّٔﻱ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺑِﻤَﺸْﻬَﺪٍ ﻣِﻨّٔﻲ ﻓَﻘُﻠْﺖُ: ﻳَﺎ ﺍﺑْﻦَ ﺭَﺳُﻮﻝِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ، ﺇِﻥْ ﺭَﺃَﻳْﺖَ ﺃَﻥْ ﺃَﻋْﺮِﺿَﻬَﺎ ﻣَﻊَ ﺻَﺤٔﻴﻔَﺔِ ﺯَﻳْﺪٍ ﻭَ ﻳَﺤْﻴٰﻲ. ﻓَﺄَﺫِﻥَ ﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﻭَ ﻗَﺎﻝَ: ﻗَﺪْ ﺭَﺃَﻳْﺘُﻚَ ﻟِﺬٰﻟِﻚَ ﺃَﻫْﻼً، ﻓَﻨَﻈَﺮْﺕُ ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﻫُﻤَﺎۤ ﺃَﻣْﺮٌ ﻭَﺍﺣِﺪٌ ﻭَ ﻟَﻢْ ﺃَﺟِﺪْ ﺣَﺮْﻓًﺎ ﻣِﻨْﻬَﺎ ﻳُﺨَﺎﻟِﻒُ ﻣَﺎ ﻓِﻲ ﺍﻟﺼﱠﺤٔﻴﻔَﺔِ ﺍﻷُْﺧْﺮٰﻱ، ﺛُﻢﱠ ﺍﺳْﺘَﺄْﺫَﻧْﺖُ ﺃَﺑَﺎ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻓٔﻲ ﺩَﻓْﻊِ ﺍﻟﺼﱠﺤٔﻴﻔَﺔِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﺑْﻨَﻲْ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺑْﻦِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ. ﺇِﻥﱠ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻳَﺄْﻣُﺮُﻛُﻢْ ﺃَﻥْ ﺗُﺆَﺩﱡﻭﺍ ﺍﻷَْﻣَﺎﻧَﺎﺕِ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﻫْﻠِﻬَﺎ﴾، ﻧَﻌَﻢْ ﻓَﻘَﺎﻝَ: ﴿ ﺇِﻥﱠ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻳَﺄْﻣُﺮُﻛُﻢْ ﺃَﻥْ ﺗُﺆَﺩﱡﻭﺍ ﺍﻷَْﻣَﺎﻧَﺎﺕِ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﻫْﻠِﻬَﺎ ﻓَﺎﺩْﻓَﻌْﻬَﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻬِﻤَﺎ ﻓَﻠَﻤﱠﺎ ﻧَﻬَﻀْﺖُ ﻟِﻠِﻘَﺎۤﺋِﻬِﻤَﺎ ﻗَﺎﻝَ ﻟٔﻲ: ﻣَﻜَﺎﻧَﻚَ، ﺛُﻢﱠ ﻭَﺟﱠﻪَ ﺇِﻟٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺇِﺑْﺮَﺍﻫٔﻴﻢَ ﻓَﺠَﺎۤﺀَﺍ، ﻓَﻘَﺎﻝَ: ﻫٰﺬَﺍ ﻣٔﲑَﺍﺙُ ﺍﺑْﻦِ ﻋَﻤِّﻜُﻤَﺎ ﻳَﺤْﻴٰﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﺑٔﻴﻪِ ﻗَﺪْ ﺧَﺼﱠﻜُﻤَﺎ ﺑِﻪِ ﺩُﻭﻥَ ﺇِﺧْﻮَﺗِﻪِ، ﻭَ ﻧَﺤْﻦُ ﻣُﺸْﺘَﺮِﻃُﻮﻥَ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻤَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﺷَﺮْﻃًﺎ. ﻓَﻘَﺎﻻَ: ﺭَﺣِﻤَﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻗُﻞْ ﻓَﻘَﻮْﻟُﻚَ ﺍﻟْﻤَﻘْﺒُﻮﻝُ. ﻓَﻘَﺎﻝَ: ﻻَ ﺗَﺨْﺮُﺟَﺎ ﺑِﻬٰﺬِﻩِ ﺍﻟﺼﱠﺤٔﻴﻔَﺔِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﺪٔﻳﻨَﺔِ.
babam (İmam Bâkır')ın yazdığı bir sahîfedir." dedi.
SSC_0057 · S. 86–87 · Mukaddime
Hz. Muhammed İmam Cafer Sadık İmam Muhammed Bakır İmam Zeynelabidin
babam (İmam Bâkır')ın yazdığı bir sahîfedir." dedi. Ben; "Ey Resulullah'ın torunu! Onu Zeyd ve Yahya'- nın Sahîfesiyle karşılaştırmama izin verir misiniz?" dedim. İmam, bu iş için bana izin verdi ve; "Sen bu işin ehlisin." buyurdu. O ikisini birbiriyle karşılaştırınca bir olduğunu ve aralarında hiçbir fark bulunmadığını gördüm. Daha sonra Yahya'nın Sahîfesini, Ha san oğlu Abdullah'ın oğullarına vermek için Ebu Abdullah (İmam Sadık) aleyhisselâm'dan izin istedim. İmam; "'Allah, emanetleri ehline vermenizi emreder.' (Nisâ, 58) Evet, götür ver." dedi. Abdullah'ın oğullarıyla görüşmek için kalktığımda İmam; "Sen otur; ben onları çağırtırım." buyurdu. Muhammed ve İbrahim geldiklerinde İmam; "Bu, amcanız oğlu Yahya'nın, babasından olan mirasıdır. Onu kardeşlerine değil, size vermiştir. Bizim de onunla ilgili bir size şartımız var." diye buyurdu. Onlar; "Allah'ın rahmeti üzerinize olsun; şartınızı söyleyin, kabul ediyoruz." dediler. İmam; "Bu Sahîfe'yi Medine'den dışarı çıkarmayınız." diye buyurdu. ﻗَﺎﻻَ: ﻭَ ﻟِﻢَ ﺫَﺍﻙَ؟ ﻗَﺎﻝَ: ﺇِﻥﱠ ﺍﺑْﻦَ ﻋَﻤِّﻜُﻤَﺎ ﺧَﺎﻑَ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎۤ ﺃَﻣْﺮًﺍ ﺃَﺧَﺎﻓُﻪُ ﺃَﻧَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻤَﺎ. ﻗَﺎﻻَ: ﺇِﻧﱠﻤَﺎ ﺧَﺎﻑَ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ ﺣٔﲔَ ﻋَﻠِﻢَ ﺃَﻧﱠﻪُ ﻳُﻘْﺘَﻞُ. ﻓَﻘَﺎﻝَ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ: ﻭَ ﺃَﻧْــﺘُﻤَﺎ ﻓَﻼَ ﺗَﺄْﻣَﻨَﺎ، ﻓَﻮَﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺇِﻧّٔﻲ ﻷََﻋْﻠَﻢُ ﺃَﻧﱠﻜُﻤَﺎ ﺳَﺘَﺨْﺮُﺟَﺎﻥِ ﻛَﻤَﺎ ﺧَﺮَﺝَ، ﻭَ ﺳَﺘُﻘْﺘَﻼَﻥِ ﻛَﻤَﺎ ﻗُﺘِﻞَ. ﻓَﻘَﺎﻣَﺎ ﻭَ ﻫُﻤَﺎ ﻳَﻘُﻮﻻَﻥِ: ﻻَ ﺣَﻮْﻝَ ﻭَ ﻻَ ﻗُﻮﱠﺓَ ﺇِﻻﱠ ﺑِﺎﻟـﻠٕﻪِ ﺍﻟْﻌَﻠِﻲِّ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢِ. ﻓَﻠَﻤﱠﺎ ﺧَﺮَﺟَﺎ ﻗَﺎﻝَ ﻟٔﻲ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ: ﻳَﺎ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞُ، ﻛَﻴْﻒَ ﻗَﺎﻝَ ﻟَﻚَ ﻳَﺤْﻴٰﻲ: ﺇِﻥﱠ ﻋَﻤّٔﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪَ ﺑْﻦَ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻭَﺍﺑْﻨَﻪُ ﺟَﻌْﻔَﺮًﺍ ﺩَﻋَﻮَﺍ ﺍﻟﻨﱠﺎﺱَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﻭَ ﺩَﻋَﻮْﻧَﺎﻫُﻢْ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ؟ ﻗُﻠْﺖُ :ﻧَﻌَﻢْ ﺃَﺻْﻠَﺤَﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ، ﻗَﺪْ ﻗَﺎﻝَ ﻟٔﻲ ﺍﺑْﻦُ ﻋَﻤِّﻚَ ﻳَﺤْﻴٰﻲ ﺫٰﻟِﻚَ. ِﻓَﻘَﺎﻝَ: ﻳَﺮْﺣَﻢُ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻳَﺤْﻴٰﻲ، ﺇِﻥﱠ ﺃَﺑٔﻲ ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﻋَﻦْ ﺃَﺑٔﻴﻪِ ﻋَﻦْ ﺟَﺪِّﻩِ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ: ﺃَﻥﱠ ﺭَﺳُﻮﻝَ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪ
Sebebini sordular. İmam; "Amcanızın oğlu Yahya'nın, Sahîfe için korktuğu şeyden, ben de sizin için …
SSC_0058 · S. 88 · Mukaddime
İmam Ali İmam Cafer Sadık İmam Muhammed Bakır İmam Zeynelabidin
Sebebini sordular. İmam; "Amcanızın oğlu Yahya'nın, Sahîfe için korktuğu şeyden, ben de sizin için korkuyorum." dedi. Onlar; "O, öldürüleceğini öğrenince Sahîfe için korkmuştu." dediler. İmam; "Siz de güven içinde olduğunuzu zannetmeyin. Allah'a andolsun, ben biliyorum ki o kıyam ettiği gibi, siz de kıyam edecek ve o öldürüldüğü gibi, siz de öldürüleceksiniz." buyurdu. Onlar; "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh'il-Aliyy'ilAzîm" diyerek kalkıp gittiler. Onlar gittikten sonra İmam; "Ey Mütevekkil! Yahya sana; 'Amcam Muhammed (Bâkır) b. Ali ve oğlu Cafer (Sadık) insanları yaşama çağırdılar; biz ise onları ölüme çağırdık.' demişti, değil mi?" diye buyurdu. "Evet; Allah sizin işlerinizi düzeltsin, amcan oğlu Yahya bu sözleri bana söylemişti." dedim. İmam; "Allah Yahya'ya rahmet etsin, babam; babasından, dedesinden, (Hz.) Ali aleyhisselâm'dan bana şöyle bir hadis anlattı: 'Minberinin üzerindeyken
َﺃَﺧَﺬَﺗْﻪُ ﻧَﻌْﺴَﺔٌ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﻨْﺒَﺮِﻩِ، ﻓَﺮَﺃٰﻱ ﻓٔﻲ ﻣَﻨَﺎﻣِﻪِ ﺭِﺟَﺎﻻً ﻳَﻨْﺰُﻭﻥ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﻨْﺒَﺮِﻩِ ﻧَﺰْﻭَ …
SSC_0059 · S. 89 · Mukaddime
İmam Zeynelabidin
َﺃَﺧَﺬَﺗْﻪُ ﻧَﻌْﺴَﺔٌ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﻨْﺒَﺮِﻩِ، ﻓَﺮَﺃٰﻱ ﻓٔﻲ ﻣَﻨَﺎﻣِﻪِ ﺭِﺟَﺎﻻً ﻳَﻨْﺰُﻭﻥ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﻨْﺒَﺮِﻩِ ﻧَﺰْﻭَ ﺍﻟْﻘِﺮَﺩَﺓِ، ﻳَﺮُﺩﱡﻭﻥَ ﺍﻟﻨﱠﺎﺱَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻋْﻘَﺎﺑِﻬِﻢُ ﺍﻟْﻘَﻬْﻘَﺮَﻱ، ﻓَﺎﺳْﺘَﻮٰﻱ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺟَﺎﻟِﺴًﺎ ﻭَﺍﻟْﺤُﺰْﻥُ َﻭ َﻳُﻌْﺮَﻑُ ﻓٔﻲ ﻭَﺟْﻬِﻪِ، ﻓَﺄَﺗَﺎﻩُ ﺟِﺒْﺮٔﻳﻞُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺑِﻬٰﺬِﻩِ ﺍﻵﻳَﺔِ: ﴿ ﻭ َﻣَﺎ ﺟَﻌَﻠْﻨَﺎ ﺍﻟﺮﱡﺅْﻳَﺎ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺃَﺭَﻳْﻨَﺎﻙَ ﺇِﻻﱠ ﻓِﺘْﻨَﺔً ﻟِﻠﻨﱠﺎﺱِ ﻭَﺍﻟﺸﱠﺠَﺮَﺓَ ﺍﻟْﻤَﻠْﻌُﻮﻧَﺔ َﻣَﺎ ﺟَﻌَﻠْﻨَﺎ ﺍﻟﺮﱡﺅْﻳَﺎ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺃَﺭَﻳْﻨَﺎﻙَ ﺇِﻻﱠ ﻓِﺘْﻨَﺔً ﻟِﻠﻨﱠﺎﺱِ ﻭَﺍﻟﺸﱠﺠَﺮَﺓَ ﺍﻟْﻤَﻠْﻌُﻮﻧَﺔ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ ﻭَ ﻧُﺨَﻮِّﻓُﻬُﻢْ ﻓَﻤَﺎ ﻳَﺰٔﻳﺪُﻫُﻢْ ﺇِﻻﱠ ﻃُﻐْﻴَﺎﻧًﺎ ﻛَﺒٔﻴـﺮًﺍ﴾، ﻳَﻌْﻨٔﻲ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ ﻭَ ﻧُﺨَﻮِّﻓُﻬُﻢْ ﻓَﻤَﺎ ﻳَﺰٔﻳﺪُﻫُﻢْ ﺇِﻻﱠ ﻃُﻐْﻴَﺎﻧًﺎ ﻛَﺒٔﻴـﺮًﺍ ﺑَﻨٔﻲ ﺃُﻣَﻴﱠﺔَ، ﻗَﺎﻝَ: ﻳَﺎ ﺟِﺒْﺮٔﻳﻞُ، ﺃَ ﻋَﻠٰﻲ ﻋَﻬْﺪٔﻱ ﻳَﻜُﻮﻧُﻮﻥَ ﻭَ ﻓٔﻲ ﺯَﻣَﻨٔﻲ؟ ﻗَﺎﻝَ: ﻻَ، ﻭَ ﻟٰﻜِﻦْ ﺗَﺪُﻭﺭُ ﺭَﺣَﻲ ﺍﻹِْﺳْﻼَﻡِ ﻣِﻦْ ﻣُﻬَﺎﺟَﺮِﻙَ، ﻓَﺘَﻠْﺒَﺚُ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﻋَﺸْﺮًﺍ، ﺛُﻢﱠ ﺗَﺪُﻭﺭُ ﺭَﺣَﻲ ﺍﻹِْﺳْﻼَﻡِ ﻋَﻠٰﻲ ﺭَﺃْﺱِ ﺧَﻤْﺴَﺔٍ ﻭَ ﺛَﻼَﺛٔﲔَ ﻣِﻦْ ﻣُﻬَﺎﺟَﺮِﻙَ، ﻓَﺘَﻠْﺒَﺚُ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﺧَﻤْﺴًﺎ، ﺛُﻢﱠ ﻻَ ﺑُﺪﱠ ﻣِﻦْ ﺭَﺣٰﻲ ﺿَﻼَﻟَﺔٍ ﻫِﻲَ ﻗَﺎۤﺋِﻤَﺔٌ ﻋَﻠٰﻲ ﻗُﻄْﺒِﻬَﺎ، ﺛُﻢّ ﻣُﻠْﻚُ ﺍﻟْﻔَﺮَﺍﻋِﻨَﺔِ. ِﺇِﻧﱠﺎۤ ﺃَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎﻩُ ﻓٔﻲ ﻟَﻴْﻠَﺔِ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭ ِﻗَﺎﻝَ: ﻭَ ﺃَﻧْﺰَﻝَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻲ ﻓٔﻲ ﺫٰﻟِﻚَ: ﴿ ﺇِﻧﱠﺎۤ ﺃَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎﻩُ ﻓٔﻲ ﻟَﻴْﻠَﺔِ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭ ﴾ ٍﻟَﻴْﻠَﺔُ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ ﺧَﻴْﺮٌ ﻣِﻦْ ﺃَﻟْﻒِ ﺷَﻬْﺮٍ * ﻟَﻴْﻠَﺔُ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ ﺧَﻴْﺮٌ ﻣِﻦْ ﺃَﻟْﻒِ ﺷَﻬْﺮِﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺩْﺭَﺍﻙَ ﻣَﺎ ﻟَﻴْﻠَﺔُ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ* ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺩْﺭَﺍﻙَ ﻣَﺎ ﻟَﻴْﻠَﺔُ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭ
Resulullah'ı salla'llahu aleyhi ve âlih hafif bir uyku tuttu.
SSC_0060 · S. 90 · Mukaddime
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Resulullah'ı salla'llahu aleyhi ve âlih hafif bir uyku tuttu. Rüyasında bazı kişilerin maymunlar gibi minberine sıçrayıp halkı cahiliyeye geri döndürdüklerini gördü. Birden uyanıp oturdu. Üzüntüsü yüzünden okunuyordu. Bunun üzerine, Cebrail aleyhisselâm şu ayeti getirdi: '(Ey Habibim!) Sana gösterdiğimiz rüyayı ve Kur'an'da lânetlenmiş olan ağacı (soyu) insanlar için fitneden (imtihan vesilesinden) başka bir şey kılmadık. Biz, onları (cehennem azabından) korkutuyoruz; ama bu, onlara büyük bir taşkınlıktan başka bir şey artırmıyor.' (İsrâ, 60) Burada Ümeyye Oğulları kastedilmektedir. Resulullah; 'Ya Cebrail! Bu kişiler, benim asrım ve benim zamanımda mı olacaklar?' dedi. Cebrail; 'Hayır; İslâm değirmeni, hicretinden 10 yıl geçinceye kadar dönmesine devam edecektir. Daha sonra, hicretinin 35. yılının başında tekrar dönmeye başlayıp 5 yıl öylece devam edecektir. Ondan sonra sapıklık değirmeni dönmeye başlayacak; sonra Firavunların hâkimiyeti kurulacaktır.' dedi." İmam daha sonra şöyle buyurdu: "Yüce Allah, bununla ilgili olarak şu ayetleri indirdi: 'Hiç kuşkusuz, biz onu (Kur'an'ı), Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen çok iyi bilirsin! Kadir Gecesi bin aydan daha iyidir.' (Kadir, 1-3) Ümeyye,
َﺗَﻤْﻠِﻜُﻬَﺎ ﺑَﻨُﻮ ﺃُﻣَﻴﱠﺔَ ﻟَﻴْﺲَ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﻟَﻴْﻠَﺔُ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ، ﻗَﺎﻝَ:
SSC_0061 · S. 91 · Mukaddime
İmam Zeynelabidin
َﺗَﻤْﻠِﻜُﻬَﺎ ﺑَﻨُﻮ ﺃُﻣَﻴﱠﺔَ ﻟَﻴْﺲَ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﻟَﻴْﻠَﺔُ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ، ﻗَﺎﻝَ: ﻓَﺄَﻃْﻠَﻊَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﺰﱠ ﻭ ﺟَﻞﱠ ﻧَﺒِﻴﱠﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺃَﻥﱠ ﺑَﻨٔﻲ ﺃُﻣَﻴﱠﺔَ ﺗَﻤْﻠِﻚُ ﺳُﻠْﻄَﺎﻥَ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻷُْﻣﱠﺔِ ﻭَ ﻣُﻠْﻜَﻬَﺎ ﻃُﻮﻝَ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻟْﻤُﺪﱠﺓِ، ﻓَﻠَﻮْ ﻃَﺎﻭَﻟَﺘْﻬُﻢُ ﺍﻟْﺠِﺒَﺎﻝُ ﻟَﻄَﺎﻟُﻮﺍ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﺄْﺫَﻥَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻲ ﺑِﺰَﻭَﺍﻝِ ﻣُﻠْﻜِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻫُﻢْ ﻓٔﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﻳَﺴْﺘَﺸْﻌِﺮُﻭﻥَ ﻋَﺪَﺍﻭَﺗَﻨَﺎۤ ﺃَﻫْﻞَ ﺍﻟْﺒَﻴْﺖِ ﻭَ ﺑُﻐْﻀَﻨَﺎ، ﺃَﺧْﺒَﺮَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻧَﺒِﻴﱠﻪُ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﻠْﻘٰﻲ ﺃَﻫْﻞُ ﺑَﻴْﺖِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺃَﻫْﻞُ ﻣَﻮَﺩﱠﺗِﻬِﻢْ ﻭَ ﺷٔﻴﻌَﺘُﻬُﻢْ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﺃَﻳﱠﺎﻣِﻬِﻢْ ﻭَ ﻣُﻠْﻜِﻬِﻢْ. َﺃَ ﻟَﻢْ ﺗَﺮَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺑَﺪﱠﻟُﻮﺍ ﻧِﻌْﻤَﺖ َﻗَﺎﻝَ: ﻭَ ﺃَﻧْﺰَﻝَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻲ ﻓٔﻴﻬِﻢْ: ﴿ ﺃَ ﻟَﻢْ ﺗَﺮَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺑَﺪﱠﻟُﻮﺍ ﻧِﻌْﻤَﺖ َﺟَﻬَﻨﱠﻢَ ﻳَﺼْﻠَﻮْﻧَﻬَﺎ ﻭَ ﺑِﺌْﺲ َ * ﺟَﻬَﻨﱠﻢَ ﻳَﺼْﻠَﻮْﻧَﻬَﺎ ﻭَ ﺑِﺌْﺲِﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻛُﻔْﺮًﺍ ﻭَ ﺃَﺣَﻠﱡﻮﺍ ﻗَﻮْﻣَﻬُﻢْ ﺩَﺍﺭَ ﺍﻟْﺒَﻮَﺍﺭِﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻛُﻔْﺮًﺍ ﻭَ ﺃَﺣَﻠﱡﻮﺍ ﻗَﻮْﻣَﻬُﻢْ ﺩَﺍﺭَ ﺍﻟْﺒَﻮَﺍﺭ ﴾ ﻭَ ﻧِﻌْﻤَﺔُ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٌ ﻭَ ﺃَﻫْﻞُ ﺑَﻴْﺘِﻪِ، ﺣُﺒﱡﻬُﻢْ ﺇٔﳝَﺎﻥٌ ﻳُﺪْﺧِﻞُ ُﺍﻟْﻘَﺮﺍﺭُﺍﻟْﻘَﺮﺍﺭ ﺍﻟْﺠَﻨﱠﺔَ، ﻭَ ﺑُﻐْﻀُﻬُﻢْ ﻛُﻔْﺮٌ ﻭَ ﻧِﻔَﺎﻕٌ ﻳُﺪْﺧِﻞُ ﺍﻟﻨﱠﺎﺭَ، ﻓَﺄَﺳَﺮﱠ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺫٰﻟِﻚَ ﺇِﻟٰﻲ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻭَ ﺃَﻫْﻞِ ﺑَﻴْﺘِﻪِ. ٌﻗَﺎﻝَ: ﺛُﻢﱠ ﻗَﺎﻝَ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ: ﻣَﺎ ﺧَﺮَﺝَ ﻭَ ﻻَ ﻳَﺨْﺮُﺝُ ﻣِﻨﱠﺎۤ ﺃَﻫْﻞَ ﺍﻟْﺒَﻴْﺖِ ﺇِﻟٰﻲ ﻗِﻴَﺎﻡِ ﻗَﺎۤﺋِﻤِﻨَﺎۤ ﺃَﺣَﺪ
Oğulları'nın saltanat ettiği ve içinde Kadir Gecesi bulunmayan bin ay kastedilmiştir.
SSC_0062 · S. 92 · Mukaddime
Hz. Muhammed Ehl-i Beyt İmam Mehdi İmam Ali İmam Cafer Sadık İmam Zeynelabidin
Oğulları'nın saltanat ettiği ve içinde Kadir Gecesi bulunmayan bin ay kastedilmiştir. Böylece Allah azze ve celle, Peygamberine aleyhisselâm, Ümeyye Oğulları'nın bu süre boyunca ümmete musallat olup hükümranlık edeceklerini haber verdi. Bu süre içerisinde dağlar bile, onlara üst olmaya kalkışsa, onlar üst olur. Allah, saltanatlarına son verinceye kadar bu durum böyle devam eder. Bu süre içerisinde biz Ehl-i Beyt'e düşmanlık ve zulüm, onların şiarı olur. Allah, onların saltanatı döneminde Muhammed Ehl-i Beytinin, onların muhipleri ve Şiîlerinin başlarına ne belâlar geleceğini Resulüne haber vermiştir." İmam şöyle devam etti: "Yüce Allah, onlarla ilgili olarak şu ayeti indirmiştir: 'Allah'ın nimetini küfre çevirip kavimlerini helâk yurduna, girecekleri cehenneme yerleştiren kimseleri görmedin mi? Ne de kötü yerdir orası?' (İbrahim, 28-29) Allah'ın nimeti, Muhammed ve Ehl-i Beytidir. Onları sevmek, imandır; insanı cennete götürür. Onlara düşmanlık, küfür ve nifaktır; insanı cehenneme sokar. Resulullah salla'llahu aleyhi ve âlih, bu sırları Ali ve Ehl-i Beytine bildirdi." Mütevekkil diyor ki: Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık) daha sonra şöyle buyurdu: "Kaim'imiz (kıyam edecek olanımız, Hz. Mehdi -a.f-) kıyam edinceye kadar biz Ehl-i Beyt'ten biri, bir
ُﻟِﻴَﺪْﻓَﻊَ ﻇُﻠْﻤًﺎ ﺃَﻭْ ﻳَﻨْﻌَﺶَ ﺣَﻘًّﺎ ﺇﻻﱠ ﺍﺻْﻄَﻠَﻤَﺘْﻪُ ﺍﻟْﺒَﻠِﻴِّﺔُ، ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻗِﻴَﺎﻣُﻪ ﺯِﻳَﺎﺩَﺓً ﻓٔﻲ …
SSC_0063 · S. 93–94 · Mukaddime
Hz. Muhammed İmam Ali İmam Cafer Sadık İmam Hasan İmam Zeynelabidin
ُﻟِﻴَﺪْﻓَﻊَ ﻇُﻠْﻤًﺎ ﺃَﻭْ ﻳَﻨْﻌَﺶَ ﺣَﻘًّﺎ ﺇﻻﱠ ﺍﺻْﻄَﻠَﻤَﺘْﻪُ ﺍﻟْﺒَﻠِﻴِّﺔُ، ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻗِﻴَﺎﻣُﻪ ﺯِﻳَﺎﺩَﺓً ﻓٔﻲ ﻣَﻜْﺮُﻭﻫِﻨَﺎ ﻭَ ﺷٔﻴﻌَﺘِﻨَﺎ. ﻗَﺎﻝَ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﻛِّﻞُ ﺑْﻦُ ﻫَﺎﺭُﻭﻥَ: ﺛُﻢﱠ ﺃَﻣْﻠٰﻲ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺍﻷَْﺩْﻋِﻴَﺔَ ﻭَ ﻫِﻲَ ﺧَﻤْﺴَﺔٌ ﻭَ ﺳَﺒْﻌُﻮﻥَ ﺑَﺎﺑًﺎ، ﺳَﻘَﻂَ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣِﻨْﻬَﺎۤ ﺃَﺣَﺪَ ﻋَﺸَﺮَ ﺑَﺎﺑًﺎ، ﻭَ ﺣَﻔِﻈْﺖُ ﻣِﻨْﻬَﺎ ﻧَـﻴِّﻔًﺎ ﻭَ ﺳِﺘّٔﲔَ ﺑَﺎﺑًﺎ. ﻭَ ﺣَﺪﱠﺛَﻨَﺎۤ ﺃَﺑُﻮ ﺍﻟْﻤُﻔَﻀﱠﻞِ، ﻗَﺎﻝَ: ﻭَ ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪُ ﺑْﻦُ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦِ ﺑْﻦِ ﺭُﻭﺯَﺑِﻪْ ﺃَﺑُﻮ ﺑَﻜْﺮٍ ﺍﻟْﻤَﺪَﺍۤﺋِﻨِﻲِّ ﺍﻟْﻜَﺎﺗِﺐُ ﻧَﺰٔﻳﻞُ ﺍﻟﺮﱠﺣْﺒَﺔِ ﻓٔﻲ ﺩَﺍﺭِﻩِ، ﻗَﺎﻝَ: ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪُ ﺑْﻦُ ﺃَﺣْﻤَﺪَ ﺑْﻦِ ﻣُﺴْﻠِﻢٍ ﺍﻟْﻤُﻄَﻬﱠﺮِﻱﱡ ، ﻗَﺎﻝَ: ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﺃَﺑٔﻲ، ﻋَﻦْ ﻋُﻤَﻴْﺮِ ﺑْﻦِ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞٍ ﺍﻟْﺒَﻠْﺨِﻲِّ، ﻋَﻦْ ﺃَﺑٔﻴﻪِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﻛِّﻞِ ﺑْﻦِ ﻫَﺎﺭُﻭﻥَ، ﻗَﺎﻝَ: ﻟَﻘٔﻴﺖُ ﻳَﺤْﻴَﻲ ﺑْﻦَ ﺯَﻳْﺪِ ﺑْﻦِ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ... zulmü defetmek veya bir hakkı diriltmek için kıyam edecek olursa, belâ ve musibetler onu mahveder; kıyamı, bizim ve Şiîlerimizin zahmetini, üzüntüsünü artırır." Harun oğlu Mütevekkil diyor ki: Daha sonra Ebu Abdullah (İmam Sadık) aleyhisselâm, o duaları bana söyledi, ben de yazdım. Dualar yetmiş beş bap idi. On bir babını kaybettim, altmış küsur bap yanımda mevcuttur." [Sahîfe-i Seccâdiye'nin ravisi olan Amidürrüesa, Sahîfe'yi bir başka tarik ile de naklederek şöyle diyor:] Ebu Mufazzal bize söyledi; dedi ki: Muhammed b. Hasan b. Ruzbeh Ebu Bekr elMedainî el-Kâtib, (Kûfe'nin) Rahbe mahallesindeki evinde bana söyledi; dedi ki: Muhammed b. Ahmed b. Müslim el-Mutahharî bana söyledi; dedi ki: Babam, Umeyr b. Mütevekkil el-Belhî'den, o da babası Mütevekkil b. Harun'dan, şöyle dediğini bana haber verdi: "Ali (İmam Zeynelâbidin) aleyhimesselâm'ın oğlu Zeyd'in oğlu Yahya ile karşılaştım..."
ِﻓَﺬَﻛَﺮَ ﺍﻟْﺤَﺪٔﻳﺚَ ﺑِﺘَﻤَﺎﻣِﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﺭُﺅْﻳَﺎ ﺍﻟﻨﱠﺒِﻲِّ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺫَﻛَﺮَﻫَﺎ …
SSC_0064 · S. 95–96 · Mukaddime
Hz. Muhammed İmam Cafer Sadık İmam Zeynelabidin
ِﻓَﺬَﻛَﺮَ ﺍﻟْﺤَﺪٔﻳﺚَ ﺑِﺘَﻤَﺎﻣِﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﺭُﺅْﻳَﺎ ﺍﻟﻨﱠﺒِﻲِّ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺫَﻛَﺮَﻫَﺎ ﺟَﻌْﻔَﺮُ ﺑْﻦُ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻋَﻦْ ﺁﺑَﺎۤﺋِﻪِ ﺻَﻠَﻮَﺍﺕُ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ. ﻭَ ﻓٔﻲ ﺭِﻭَﺍﻳَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻄَﻬﱠﺮِﻱِّ ﺫِﻛْﺮُ ﺍﻷَْﺑْﻮَﺍﺏِ ﻭَ ﻫِﻲَ: ﺍﻟﺘﱠﺤْﻤٔﻴﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﻋَﺰﱠ ﻭَ ﺟَﻞﱠ -ِ١ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺓُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪ-٢ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺓُ ﻋَﻠٰﻲ ﺣَﻤَﻠَﺔِ -ِ٣ ِﺍﻟْﻌَﺮْﺵ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺓُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺼَﺪِّﻗِﻲ ﺍﻟﺮﱡﺳُﻞ-ِ٤ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻪِ ﻭَ ﺧَﺎﺻﱠﺘِﻪ-٥ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﺼﱠﺒَﺎﺡِ -ِ٦ ِﻭَﺍﻟْﻤَﺴَﺎۤﺀ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻤُﻬِﻤﱠﺎﺕ-٧ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﺳْﺘِﻌَﺎﺫَﺓِ -٨ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﺷْﺘِﻴَﺎﻕِ -٩ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﻠﱠﺠَﺈِ ﺇِﻟَﻲ -٠١ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻲ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﺑِﺨَﻮَﺍﺗِﻢِ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮِ -١١ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﻋْﺘِﺮَﺍﻑِ -٢١ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﻃَﻠَﺐِ -٣١ ﺍﻟْﺤَﻮَﺍۤﺋِﺞِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﻈﱡﻼَﻣَﺎﺕِ -٤١ Bu tarikte de hadisin tamamı, (İmam) Cafer b. Muhammed'in, babalarından –Allah'ın salâtı onlara olsun– naklettiği Peygamber'in salla'llahu aleyhi ve âlih rüyasına kadar zikredilmiştir. Bu tarikte ayrıca baplar şöyle sıralanmıştır: 1- Yüce Allah'a Hamd ve Sena 2- Muhammed ve Âline (Ehl-i Beytine) Salât 3- Arş'ı Taşıyan Meleklere Salât 4- Peygamberleri Tasdik Edenlere Salât 5- Kendisi ve Özel Dostları Hakkındaki Duası 6- Sabah ve Akşam Vakitlerinde Okuduğu Dua 7- Zor İşlerle Karşılaştığında Okuduğu Dua 8- Allah'a Sığınmakla İlgili Duası 9- Bağışlanma İştiyakıyla İlgili Duası 10- Yüce Allah'a Sığınmakla İlgili Duası 11- Güzel Akıbet İstemiyle İlgili Duası 12- Günahları İtiraf Etme Hakkındaki Duası 13- Hacetleri Allah'tan İsteme Hakkındaki Duası 14- Zulme Uğradığı Zaman Okuduğu Dua
ِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟْﻤَﺮَﺽ-٥١ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﺳْﺘِﻘَﺎﻟَﺔِ -٦١ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ -٧١ …
SSC_0065 · S. 97–98 · Mukaddime
İmam Zeynelabidin
ِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟْﻤَﺮَﺽ-٥١ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﺳْﺘِﻘَﺎﻟَﺔِ -٦١ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ -٧١ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻤَﺤْﺬُﻭﺭَﺍﺕِ -٨١ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﺳْﺘِﺴْﻘَﺎۤﺀِ -٩١ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓٔﻲ ﻣَﻜَﺎﺭِﻡِ -٠٢ ﺍﻷَْﺧْﻼَﻕِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﺇِﺫَﺍ ﺣَﺰَﻧَﻪُ ﺃَﻣْﺮٌ -١٢ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﺸِّﺪﱠﺓِ -٢٢ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﺑِﺎﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔِ -٣٢ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻷَِﺑَﻮَﻳْﻪِ -٤٢ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻟِﻮُﻟْﺪِﻩِ -٥٢ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻟِﺠٔﲑَﺍﻧِﻪِ ﻭَ -٦٢ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻪِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻷَِﻫْﻞِ ﺍﻟﺜﱡﻐُﻮﺭِ -٧٢ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺘﱠﻔَﺰﱡﻉِ -٨٢ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﺇِﺫَﺍ ﻗُﺘِّﺮَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ -٩٢ ﺍﻟﺮِّﺯْﻕُ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻤَﻌُﻮﻧَﺔِ ﻋَﻠٰﻲ -٠٣ ﻗَﻀَﺎۤﺀِ ﺍﻟﺪﱠﻳْﻦِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ -١٣ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓٔﻲ ﺻَﻼَﺓِ ﺍﻟﻠﱠﻴْﻞِ -٢٣ 15- Hastalandığı Zaman Okuduğu Dua 16- Günahlarının Bağışlanmasını İstediği Zaman Okuduğu Dua 17- Şeytan'a Karşı Okuduğu Dua 18- Korkulan Durumlarla İlgili Duası 19- Yağmur Talebiyle İlgili Duası 20- Yüce Erdemler Hakkındaki Duası 21- Bir Şey İçin Üzüldüğünde Okuduğu Dua 22- Sıkıntılı Zamanlarda Okuduğu Dua 23- Afiyet İstemiyle İlgili Duası 24- Anne ve Babası Hakkındaki Duası 25- Çocukları Hakkındaki Duası 26- Komşuları ve Dostları Hakkındaki Duası 27- Sınır Bekçileri Hakkındaki Duası 28- Allah'a İltica Ederken Okuduğu Dua 29- Geçim Sıkıntısı Çektiğinde Okuduğu Dua 30- Borcu Ödemekte Allah'tan Yardım İsteme Hakkındaki Duası 31- Tövbe İstemiyle İlgili Duası 32- Gece Namazında Okuduğu Dua
ِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﺳْﺘِﺨَﺎﺭَﺓ-٣٣ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺑْﺘُﻠِﻲَ ﺃَﻭْ ﺭَﺃٰﻱ -ٍ٤٣ ﻣُﺒْﺘَﻠًﻲ ﺑِﻔَﻀٔﻴﺤَﺔٍ ﺑِﺬَﻧْﺐ …
SSC_0066 · S. 99–100 · Mukaddime
İmam Rıza İmam Zeynelabidin
ِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﺳْﺘِﺨَﺎﺭَﺓ-٣٣ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺑْﺘُﻠِﻲَ ﺃَﻭْ ﺭَﺃٰﻱ -ٍ٤٣ ﻣُﺒْﺘَﻠًﻲ ﺑِﻔَﻀٔﻴﺤَﺔٍ ﺑِﺬَﻧْﺐ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺮِّﺿَﺎ -٥٣ ﺑِﺎﻟْﻘَﻀَﺎۤﺀِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻋِﻨْﺪَ ﺳَﻤَﺎﻉِ ﺍﻟﺮﱠﻋْﺪِ -٦٣ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺸﱡﻜْﺮِ -٧٣ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﻋْﺘِﺬَﺍﺭِ -٨٣ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓٔﻲ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟْﻌَﻔْﻮِ -ِ٩٣ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻋِﻨْﺪَ ﺫِﻛْﺮِ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕ-٠٤ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓٔﻲ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟﺴِّﺘْﺮِ -١٤ ﻭَﺍﻟْﻮِﻗَﺎﻳَﺔِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻋِﻨْﺪَ ﺧَﺘْﻤِﻪِ -٢٤ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥَ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﻈَﺮَ ﺇِﻟَﻲ -٣٤ ﺍﻟْﻬِﻼَﻝِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻟِﺪُﺧُﻮﻝِ ﺷَﻬْﺮِ -٤٤ ﺭَﻣَﻀَﺎﻥَ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻟِﻮَﺩَﺍﻉِ ﺷَﻬْﺮِ ﺭَﻣَﻀَﺎﻥَ -٥٤ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓٔﻲ ﻋٔﻴﺪِ ﺍﻟْﻔِﻄْﺮِ -٦٤ ﻭَﺍﻟْﺠُﻤُﻌَﺔِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓٔﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﻋَﺮَﻓَﺔَ -٧٤ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓٔﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻷَْﺿْﺤٰﻲ -٨٤ ﻭَﺍﻟْﺠُﻤُﻌَﺔِ 33- Allah'tan Hayırlı Olanı İsteme (İstihare) Hakkındaki Duası 34- Musibete Uğradığı veya Günah Sebebiyle Kötü Duruma Düşen Birini Gördüğü Zaman Okuduğu Dua 35- Allah'ın Kazasına Rıza Hakkındaki Duası 36- Gök Gürültüsünü Duyduğu Zaman Okuduğu Dua 37- Şükür Hakkındaki Duası 38- Allah'tan Özür Dileme Hakkındaki Duası 39- Allah'tan Af Dileme Hakkındaki Duası 40- Ölümü Hatırladığı Zaman Okuduğu Dua 41- Ayıpların Örtülmesi ve Günahlardan Korunma İstemiyle İlgili Duası 42- Kur'an'ı Hatmettiğinde Okuduğu Dua 43- Hilâle Baktığı Zaman Okuduğu Dua 44- Ramazan Ayı Girdiğinde Okuduğu Dua 45- Ramazan Ayıyla Vedalaştığında Okuduğu Dua 46- Ramazan Bayramı Günü ve Cuma Günü Okuduğu Dua 48- Kurban Bayramı Günü ve Cuma Günü Okuduğu Dua
ِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓٔﻲ ﺩَﻓْﻊِ ﻛَﻴْﺪ-٩٤ ﺍﻷَْﻋْﺪَﺍۤﺀِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺮﱠﻫْﺒَﺔِ -٠٥ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺘﱠﻀَﺮﱡﻉِ -١٥ …
SSC_0067 · S. 101–102 · Mukaddime
Hz. Muhammed İmam Ali İmam Cafer Sadık İmam Hüseyin İmam Muhammed Bakır İmam Zeynelabidin
ِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓٔﻲ ﺩَﻓْﻊِ ﻛَﻴْﺪ-٩٤ ﺍﻷَْﻋْﺪَﺍۤﺀِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺮﱠﻫْﺒَﺔِ -٠٥ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺘﱠﻀَﺮﱡﻉِ -١٥ ﻭَﺍﻹِْﺳْﺘِﻜَﺎﻧَﺔِ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻹِْﻟْﺤَﺎﺡِ -٢٥ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺘﱠﺬَﻟﱡﻞِ -٣٥ ﺩُﻋَﺎۤﺅُﻩُ ﻓِﻲ ﺍﺳْﺘِﻜْﺸَﺎﻑِ -٤٥ ﺍﻟْﻬُﻤُﻮﻡِ. ﻭَ ﺑَﺎﻗِﻲ ﺍﻷَْﺑْﻮَﺍﺏِ ﺑِﻠَﻔْﻆِ ﺃَﺑٔﻲ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨِﻲِّ ﺭَﺣِﻤَﻪُ ﺍﻟـﻠٕﻪُ: ﺣَﺪﱠﺛَﻨَﺎ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺟَﻌْﻔَﺮُ ﺑْﻦُ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨِﻲﱡ ، ﻗَﺎﻝَ: ﺣَﺪﱠﺛَﻨَﺎ ﻋَﺒْﺪُ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺑْﻦُ ﻋُﻤَﺮَ ﺑْﻦِ ﺧَﻄﱠﺎﺏٍ ﺍﻟﺰﱠﻳﱠﺎﺕُ، ﻗَﺎﻝَ: ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﺧَﺎﻟٔﻲ ﻋَﻠِﻲﱡ ﺑْﻦُ ﺍﻟﻨﱡﻌْﻤَﺎﻥِ ﺍﻷَْﻋْﻠَﻢُ، ﻗَﺎﻝَ: ﺣَﺪﱠﺛَﻨٔﻲ ﻋُﻤَﻴْﺮُ ﺑْﻦُ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞٍ ﺍﻟﺜﱠﻘَﻔِﻲﱡ ﺍﻟْﺒَﻠْﺨِﻲﱡ ﻋَﻦْ ﺃَﺑٔﻴﻪِ ﻣُﺘَﻮَﻛِّﻞِ ﺑْﻦِ ﻫَﺎﺭُﻭﻥَ، ﻗَﺎﻝَ: ﺃَﻣْﻠٰﻲ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺳَﻴِّﺪِﻱ ﺍﻟﺼﱠﺎﺩِﻕُ ﺃَﺑُﻮ ﻋَﺒْﺪِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺟَﻌْﻔَﺮُ ﺑْﻦُ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻗَﺎﻝَ: ﺃَﻣْﻠٰﻲ ﺟَﺪّٔﻱ ﻋَﻠِﻲﱡ ﺑْﻦُ ﺍﻟْﺤُﺴَﻴْﻦِ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺑٔﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪِ ﺑْﻦِ ﻋَﻠِﻲٍّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺃَﺟْﻤَﻌٔﲔَ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺑِﻤَﺸْﻬَﺪٍ ﻣِﻨّٔﻲ. 49- Düşmanların Hilelerinin Def'i Hakkındaki Duası 50- Allah'tan Korkma Hakkındaki Duası 51- Allah'a Yalvarıp Yakarma ve Düşkünlüğünü Dile Getirme Hakkındaki Duası 52- Allah'a Yalvarırken Israrcı Olma Hakkındaki Duası 53- Allah'ın Karşısında Zelilliğini Dile Getirme Hakkındaki Duası 54- Allah'tan Üzüntülerin Giderilmesini İsteme Hakkındaki Duası Diğer baplar ise, Ebu Abdullah el-Hasanî'nin –Allah ona rahmet etsin– lafzıyladır. Ebu Abdullah Cafer b. Muhammed el-Hasanî bize söyledi; dedi ki: Abdullah b. Ömer b. Hattab ez-Zeyyat bize söyledi; dedi ki: Dayım Ali b. Nu'man el-A'lem bana söyledi; dedi ki: Umeyr b. Mütevekkil es-Sekafî el-Belhî, babası Mütevekkil b. Harun'dan, şöyle dediğini bana haber verdi: "(Bu duaları) Efendim Ebu Abdullah Cafer b. Muhammed es-Sadık söyledi, ben de yazdım. O da dedi ki: (Bu duaları) Dedem Ali b. Hüseyin (İmam Zeynelâbidin), benim huzurumda babam Muhammed b. Ali'ye (İmam Muhammed Bâkır'a) –selâm olsun onlara– söyledi, o da yazdı."
102ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-١ ﺍِﺫَﺍ ﺍﺑْﺘَﺪَﺀَ ﺑِﺎﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ ﺑَﺪَﺀَ ﺑِﺎﻟﺘﱠﺤْﻤﻴﺪِ ﷲِِ ﻋَﺰﱠ ﻭَ …
SSC_0068 · S. 103 · Mukaddime
İmam Zeynelabidin
102ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-١ ﺍِﺫَﺍ ﺍﺑْﺘَﺪَﺀَ ﺑِﺎﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ ﺑَﺪَﺀَ ﺑِﺎﻟﺘﱠﺤْﻤﻴﺪِ ﷲِِ ﻋَﺰﱠ ﻭَ ﺟَﻞﱠ ﻭَﺍﻟﺜﱠﻨَﺎۤﺀِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻓَﻘَﺎﻝَ: ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻷَْﻭﱠﻝِ ﺑِﻼَۤ ﺃَﻭﱠﻝٍ ﻛَﺎﻥَ ﻗَﺒْﻠَﻪُ، ﻭَﺍﻵْﺧِﺮِ ﺑِﻼَ ﺁﺧِﺮٍ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﺑَﻌْﺪَﻩُ، ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻗَﺼُﺮَﺕْ ﻋَﻦْ ﺭُﺅْﻳَﺘِﻪِ ﺃَﺑْﺼَﺎﺭُ ﺍﻟﻨﱠﺎﻇِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻋَﺠَﺰَﺕْ ﻋَﻦْ ﻧَﻌْﺘِﻪِ ﺃَﻭْﻫَﺎﻡُ ﺍﻟْﻮَﺍﺻِﻔٔﲔَ. ﺍِﺑْﺘَﺪَﻉَ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻪِ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖَ ﺍﺑْﺘِﺪَﺍﻋًﺎ، ﻭَﺍﺧْﺘَﺮَﻋَﻬُﻢْ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺸِﻴﱠﺘِﻪِ ﺍﺧْﺘِﺮَﺍﻋًﺎ، ﺛُﻢﱠ ﺳَﻠَﻚَ ﺑِﻬِﻢْ ﻃَﺮٔﻳﻖَ ﺇِﺭَﺍﺩَﺗِﻪِ، ﻭَ ﺑَﻌَﺜَﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﺳَﺒٔﻴﻞِ ﻣَﺤَﺒﱠﺘِﻪِ، ﻻَ ﻳَﻤْﻠِﻜُﻮﻥَ ﺗَﺄْﺧٔـﲑًﺍ ﻋَﻤﱠﺎ ﻗَﺪﱠﻣَﻬُﻢْ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺴْﺘَﻄٔﻴﻌُﻮﻥَ ﺗَﻘَﺪﱡﻣًﺎ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺧﱠﺮَﻫُﻢْ ﻋَﻨْﻪُ، ﻭَ ﺟَﻌَﻞَ ﻟِﻜُﻞِّ ﺭُﻭﺡٍ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻗُﻮﺗًﺎ ﻣَﻌْﻠُﻮﻣًﺎ ﻣَﻘْﺴُﻮﻣًﺎ ﻣِﻦْ ﺭِﺯْﻗِﻪِ، ﻻَ ﻳَﻨْﻘُﺺُ ﻣَﻦْ ﺯَﺍﺩَﻩُ ﻧﺎﻗِﺺٌ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺰٔﻳﺪُ ﻣَﻦْ ﻧَﻘَﺺَ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﺯَﺍۤﺋِﺪٌ.

Allah'a Hamd ve Sena (1)

İmam aleyhisselâm, duaya yüce Allah'a hamd ve sena ile başlar ve şöyle buyururdu:
SSC_0069 · S. 104 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Zeynelabidin
İmam aleyhisselâm, duaya yüce Allah'a hamd ve sena ile başlar ve şöyle buyururdu: Hamd Allah'a ki ilktir, ondan önce bir ilk yoktur; sondur, ondan sonra bir son yoktur. Gözler onu görmekten, tahayyüller (vehimler) onu nitelemekten âcizdir. Kudretiyle yaratıkları örneksiz olarak yarattı; dileği doğrultusunda onları icat etti. Sonra onları irade ettiği yola koydu; sevgisi yolunda ilerleyebilmelerini sağladı. Öne geçirdiğini ertelemeye, ertelediğini önce geçirmeye güçleri yetmez. Onlardan her bir ruh için de paylaştırılmış belli bir rızk tayin etti. O, birine çok rızk verdi mi kimse onu azaltamaz; birine de az verdi mi kimse onu çoğaltamaz.
،ﺛُﻢﱠ ﺿَﺮَﺏَ ﻟَﻪُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﺃَﺟَﻼً ﻣَﻮْﻗُﻮﺗًﺎ، ﻭَ ﻧَﺼَﺐَ ﻟَﻪُ ﺃَﻣَﺪًﺍ ﻣَﺤْﺪُﻭﺩًﺍ ﻳَﺘَﺨَﻄٕﻲ ﺇِﻟَﻴْﻪِ …
SSC_0070 · S. 105 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Zeynelabidin
،ﺛُﻢﱠ ﺿَﺮَﺏَ ﻟَﻪُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﺃَﺟَﻼً ﻣَﻮْﻗُﻮﺗًﺎ، ﻭَ ﻧَﺼَﺐَ ﻟَﻪُ ﺃَﻣَﺪًﺍ ﻣَﺤْﺪُﻭﺩًﺍ ﻳَﺘَﺨَﻄٕﻲ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﺑِﺄَﻳﱠﺎﻡِ ﻋُﻤُﺮِﻩِ، ﻭَ ﻳَﺮْﻫَﻘُﻪُ ﺑِﺄَﻋْﻮَﺍﻡِ ﺩَﻫْﺮِﻩِ، ﺣَﺘٕﻲ ﺇِﺫَﺍ ﺑَﻠَﻎَ ﺃَﻗْﺼٰﻲ ﺃَﺛَﺮِﻩِ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻮْﻋَﺐَ ﺣِﺴَﺎﺏَ ﻋُﻤُﺮِﻩِ، ﻗَﺒَﻀَﻪُ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺎ ﻧَﺪَﺑَﻪُ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻟِﻴَﺠْﺰِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺳَﺎۤﺀُﻭﺍ ﺑِﻤَﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﻮْﻓُﻮﺭِﺛَﻮَﺍﺑِﻪِ، ﺃَﻭْ ﻣَﺤْﺬُﻭﺭِ ﻋِﻘَﺎﺑِﻪِ، ﴿ ﻟِﻴَﺠْﺰِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺳَﺎۤﺀُﻭﺍ ﺑِﻤَﺎ ﻋَﻤِﻠُﻮﺍ ﻭَ ﻳَﺠْﺰِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺣْﺴَﻨُﻮﺍ ﺑِﺎﻟْﺤُﺴْﻨٰﻲ﴾، ﻋَﺪْﻻً ﻣِﻨْﻪُ، ﺗَﻘَﺪﱠﺳَﺖْ ﻋَﻤِﻠُﻮﺍ ﻭَ ﻳَﺠْﺰِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺣْﺴَﻨُﻮﺍ ﺑِﺎﻟْﺤُﺴْﻨٰﻲ ﴾. َﻻَ ﻳُﺴْﺄَﻝُ ﻋَﻤﱠﺎ ﻳَﻔْﻌَﻞُ ﻭَ ﻫُﻢْ ﻳُﺴْﺄَﻟُﻮﻥَﺃَﺳْﻤَﺎﺅُﻩُ ﻭَ ﺗَﻈَﺎﻫَﺮَﺕْ ﺁﻻَۤﺅُﻩُ ﴿ ﻻَ ﻳُﺴْﺄَﻝُ ﻋَﻤﱠﺎ ﻳَﻔْﻌَﻞُ ﻭَ ﻫُﻢْ ﻳُﺴْﺄَﻟُﻮﻥ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻟَﻮْ ﺣَﺒَﺲَ ﻋَﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻩِ ﻣَﻌْﺮِﻓَﺔَ ﺣَﻤْﺪِﻩِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺑْﻼَﻫُﻢْ ﻣِﻦْ ﻣِﻨَﻨِﻪِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺘَﺎﺑِﻌَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺳْﺒَﻎَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻣِﻦْ ﻧِﻌَﻤِﻪِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻈَﺎﻫِﺮَﺓِ، ﻟَﺘَﺼَﺮﱠﻓُﻮﺍ ﻓٔﻲ ﻣِﻨَﻨِﻪِ ﻓَﻠَﻢْ ﻳَﺤْﻤَﺪُﻭﻩُ، ﻭَ ﺗَﻮَﺳﱠﻌُﻮﺍ ﻓٔﻲ ﺭِﺯْﻗِﻪِ ﻓَﻠَﻢْ ﻳَﺸْﻜُﺮُﻭﻩُ، ﻭَ ﻟَﻮْ ﻛَﺎﻧُﻮﺍ ﻛَﺬٰﻟِﻚَ ﻟَﺨَﺮَﺟُﻮﺍ ﻣِﻦْ ﺣُﺪُﻭﺩِ ﺍﻹِْﻧْﺴَﺎﻧِﻴﱠﺔِ ﺇِﻟٰﻲ ْﺇِﻥْ ﻫُﻢ ْﺣَﺪِّ ﺍﻟْﺒَﻬٔﻴﻤِﻴﱠـﺔِ، ﻓَﻜَﺎﻧُﻮﺍ ﻛَﻤَﺎ ﻭَﺻَﻒَ ﻓٔﻲ ﻣُﺤْﻜَﻢِ ﻛِﺘَﺎﺑِﻪِ ﴿ ﺇِﻥْ ﻫُﻢ ﴾.ًﺇِﻻﱠ ﻛَﺎﻷَْﻧْﻌَﺎﻡِ ﺑَﻞْ ﻫُﻢْ ﺃَﺿَﻞﱡ ﺳَﺒٔﻴﻼًﺇِﻻﱠ ﻛَﺎﻷَْﻧْﻌَﺎﻡِ ﺑَﻞْ ﻫُﻢْ ﺃَﺿَﻞﱡ ﺳَﺒٔﻴﻼ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻋَﺮﱠﻓَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﻧَﻔْﺴِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻟْﻬَﻤَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺷُﻜْﺮِﻩِ، ﻭَ ﻓَﺘَﺢَ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺃَﺑْﻮَﺍﺏِ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﺑِﺮُﺑُﻮﺑِﻴﱠﺘِﻪِ، ﻭَ ﺩَﻟﱠﻨَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻹِْﺧْﻼَﺹِ ﻟَﻪُ ﻓٔﻲ
Sonra onların her biri için hayatta vakti belirlenmiş bir ecel, sınırları çizilmiş bir süre koydu.
SSC_0071 · S. 106 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Zeynelabidin
Sonra onların her biri için hayatta vakti belirlenmiş bir ecel, sınırları çizilmiş bir süre koydu. Her geçen gün adım adım ona doğru ilerlemekte, her geçen yıl ona daha bir yaklaşmaktadır. Süresi dolunca da vadettiği bol sevapla ödüllendirmek ya da sakındırdığı azapla cezalandırmak üzere ruhunu kabzeder. "Kötü işler yapanları yaptıklarıyla cezalandırır; iyi işler yapanları da en güzel mükâfatla ödüllendirir." (Necm, 31) Adaleti bunu gerektirmektedir. İsimleri kutsal, nimetleri açıktır! "O, yaptığından dolayı sorgulanmaz, bilâkis onlar sorgulanırlar." (Enbiyâ, 23) Hamd Allah'a ki, eğer kullarına, ardı arkası kesilmeyen iyilikler ve açık seçik bol nimetler karşısında hamdetmeyi öğretmemiş olsaydı, nimetlerinde tasarruf ederler, ama ona hamdetmezlerdi; rızkından bol bol yararlanırlar, ama şükretmezlerdi. Böyle olunca da insanlık sınırlarından çıkar, hayvanlık seviyesine düşerlerdi. O zaman da yüce Allah'ın Kur'an'da nitelendirdiği kimselerden olurlardı: "Onlar, hayvanlar gibidirler; hatta yolca daha şaşkındırlar." (Furkan, 44) Hamd Allah'a ki, kendisini bize tanıttı; şükrünü bize ilham etti; rabliği gereği ilim kapılarını yüzümüze açtı; kendisini ihlâs ile birlememize kılavuzluk etti;
ُﺗَﻮْﺣٔﻴﺪِﻩِ، ﻭَ ﺟَﻨﱠـﺒَﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻹِْﻟْﺤَﺎﺩِ ﻭَﺍﻟﺸﱠﻚِّ ﻓٔﻲ ﺃَﻣْﺮِﻩِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻧُﻌَﻤﱠﺮ ﺑِﻪِ ﻓٔﻲ ﻣَﻦْ ﺣَﻤِﺪَﻩُ …
SSC_0072 · S. 107 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Zeynelabidin
ُﺗَﻮْﺣٔﻴﺪِﻩِ، ﻭَ ﺟَﻨﱠـﺒَﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻹِْﻟْﺤَﺎﺩِ ﻭَﺍﻟﺸﱠﻚِّ ﻓٔﻲ ﺃَﻣْﺮِﻩِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻧُﻌَﻤﱠﺮ ﺑِﻪِ ﻓٔﻲ ﻣَﻦْ ﺣَﻤِﺪَﻩُ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻪِ، ﻭَ ﻧَﺴْﺒِﻖُ ﺑِﻪِ ﻣَﻦْ ﺳَﺒَﻖَ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺿَﺎﻩُ ﻭَ ﻋَﻔْﻮِﻩِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳُﻀٔﻴﺊُ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻇُﻠُﻤَﺎﺕِ ﺍﻟْــﺒَﺮْﺯَﺥِ، ﻭَ ﻳُﺴَﻬِّﻞُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﺳَﺒٔﻴﻞَ ﺍﻟْﻤَﺒْﻌَﺚِ، ﻭَ ﻳُﺸَﺮِّﻑُ ﺑِﻪِ ﻣَﻨَﺎﺯِﻟَﻨَﺎ ﻋِﻨْﺪَ ﻣَﻮَﺍﻗِﻒِ ﺍﻷَْﺷْﻬَﺎﺩِ، ﴾، َﻳَﻮْﻡَ ﺗُﺠْﺰٰﻱ ﻛُﻞﱡ ﻧَﻔْﺲٍ ﺑِﻤَﺎ ﻛَﺴَﺒَﺖْ ﻭَ ﻫُﻢْ ﻻَ ﻳُﻈْﻠَﻤُﻮﻥَ﴿ ﻳَﻮْﻡَ ﺗُﺠْﺰٰﻱ ﻛُﻞﱡ ﻧَﻔْﺲٍ ﺑِﻤَﺎ ﻛَﺴَﺒَﺖْ ﻭَ ﻫُﻢْ ﻻَ ﻳُﻈْﻠَﻤُﻮﻥ ﴾، َﻳَﻮْﻡَ ﻻَ ﻳُﻐْﻨٔﻲ ﻣَﻮْﻟًﻲ ﻋَﻦْ ﻣَﻮْﻟًﻲ ﺷَﻴْﺌًﺎ ﻭَ ﻻَ ﻫُﻢْ ﻳُﻨْﺼَﺮُﻭﻥَ﴿ ﻳَﻮْﻡَ ﻻَ ﻳُﻐْﻨٔﻲ ﻣَﻮْﻟًﻲ ﻋَﻦْ ﻣَﻮْﻟًﻲ ﺷَﻴْﺌًﺎ ﻭَ ﻻَ ﻫُﻢْ ﻳُﻨْﺼَﺮُﻭﻥ * ٍﻓٔﻲ ﻛِﺘَﺎﺏٍ ﻣَﺮْﻗُﻮﻡٍﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﺮْﺗَﻔِﻊُ ﻣِﻨﱠﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﻋْﻠٰﻲ ﻋِﻠِّﻴّٔﲔَ ﴿ ﻓٔﻲ ﻛِﺘَﺎﺏٍ ﻣَﺮْﻗُﻮﻡ ﴾، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﺗَــﻘَــﺮﱡ ﺑِﻪِ ﻋُﻴُﻮﻧُـﻨَﺎۤ ﺇِﺫَﺍ ﺑَﺮَﻗَﺖِ ﺍﻷَْﺑْﺼَﺎﺭُ، َﻳَﺸْﻬَﺪُﻩُ ﺍﻟْﻤُﻘَﺮﱠﺑُﻮﻥَﻳَﺸْﻬَﺪُﻩُ ﺍﻟْﻤُﻘَﺮﱠﺑُﻮﻥ ﻭَ ﺗَﺒْﻴَﺾﱡ ﺑِﻪِ ﻭُﺟُﻮﻫُﻨَﺎۤ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺳْﻮَﺩﱠﺕِ ﺍﻷَْﺑْﺸَﺎﺭُ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻧُﻌْﺘَﻖُ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﺃَﻟٔﻴﻢِ ﻧَﺎﺭِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﻛَﺮٔﻳـﻢِ ﺟِﻮَﺍﺭِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻧُﺰَﺍﺣِﻢُ ﺑِﻪِ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘَﻪُ ﺍﻟْﻤَﻘَﺮﱠﺑٔﻴـﻦَ، ﻭَ ﻧُﻀَﺎۤﻡﱡ ﺑِﻪِ ﺃَﻧْﺒِﻴَﺎۤﺀَﻩُ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠٔﲔَ، ﻓٔﻲ ﺩَﺍﺭِ ﺍﻟْﻤُﻘﺎﻣَﺔِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻻَ ﺗَﺰُﻭﻝُ، ﻭَ ﻣَﺤَﻞِّ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻪِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻻَ ﺗَﺤُﻮﻝُ. ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬِﻱ ﺍﺧْﺘَﺎﺭَ ﻟَﻨَﺎ ﻣَﺤَﺎﺳِﻦَ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖِ، ﻭَﺃَﺟْﺮٰﻱ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻃَﻴِّﺒَﺎﺕِ ﺍﻟﺮِّﺯْﻕِ، ﻭَ ﺟَﻌَﻞَ ﻟَﻨَﺎ ﺍﻟْﻔَﻀٔﻴﻠَﺔَ ﺑِﺎﻟْﻤَﻠَﻜَﺔِ ﻋَﻠٰﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖِ، ilhattan (Allah'ı inkâr) ve emrinde kuşkuya kapılmaktan bizi uzak tuttu.
Öyle bir hamd ki, onunla kendisine hamdeden kullarının arasında yer alalım ve rıza ve affını kazanma yarışında …
SSC_0073 · S. 107 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Rıza İmam Zeynelabidin
Öyle bir hamd ki, onunla kendisine hamdeden kullarının arasında yer alalım ve rıza ve affını kazanma yarışında herkesten öne geçelim. Öyle bir hamd ki, berzah karanlıklarını bize aydınlatsın; kabirden çıkarılmayı bize kolaylaştırsın; "herkesin kazandığıyla cezalandırılacağı, kimsenin zulme uğramayacağı" (Casiye, 23), "hiçbir dostun, dostuna bir şey kazandıramayacağı ve hiçbir yerden yardım göremeyecekleri" gün (Duhan, 41) tanıkların durduğu yerlerde mekânlarımızı şereflendirsin. Öyle bir hamd ki, bizden en yüce İlliyyun'a, "Allah'a yakın olanların gördüğü ve amellerin sayılıp yazıldığı kitaba" (Mutaffifîn, 20-21) yükselsin. Öyle bir hamd ki, gözler fal taşı gibi açıldığında onunla gözlerimiz aydın olsun; çehreler siyahlaşınca onunla yüzlerimiz ak olsun. Öyle bir hamd ki, onun sayesinde Allah'ın acıklı ateşinden salıverilip Allah'ın ikram dolu komşuluğunu kazanalım. Öyle bir hamd ki, onunla mukarrep meleklerle boy ölçüşelim ve zevali olmayan keramet yurdunda mürsel peygamberlerle birlikte olalım. Ve Hamd Allah'a ki, yaratılışın güzelliklerini bizim için seçti; temiz rızkları bizim için çıkardı; verdiği güçle bizi bütün yaratıklarından üstün kıldı. Böylece,
.ِﻓَﻜُﻞﱡ ﺧَﻠٔﻴﻘَﺘِﻪِ ﻣُﻨْﻘَﺎﺩَﺓٌ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻪِ، ﻭَ ﺻَﺎۤﺋِﺮَﺓٌ ﺇِﻟٰﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻨَﺎ ﺑِﻌِﺰﱠﺗِﻪ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ …
SSC_0074 · S. 109 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Zeynelabidin
.ِﻓَﻜُﻞﱡ ﺧَﻠٔﻴﻘَﺘِﻪِ ﻣُﻨْﻘَﺎﺩَﺓٌ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻪِ، ﻭَ ﺻَﺎۤﺋِﺮَﺓٌ ﺇِﻟٰﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻨَﺎ ﺑِﻌِﺰﱠﺗِﻪ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱۤ ﺃَﻏْﻠَﻖَ ﻋَﻨﱠﺎ ﺑَﺎﺏَ ﺍﻟْﺤَﺎﺟَﺔِ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻓَﻜَﻴْﻒَ ﻧُﻄٔﻴﻖُ ﺣَﻤْﺪَﻩُ؟ ﺃَﻡْ ﻣَﺘٰﻲ ﻧُﺆَﺩّٔﻱ ﺷُﻜْﺮَﻩُ؟ ﻻَ، ﻣَﺘَﻲ؟ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺭَﻛﱠﺐَ ﻓٔﻴﻨَﺎ ﺁﻻَﺕِ ﺍﻟْﺒَﺴْﻂِ، ﻭَ ﺟَﻌَﻞَ ﻟَﻨَﺎۤ ﺃَﺩَﻭَﺍﺕِ ﺍﻟْﻘَﺒْﺾِ، ﻭَ ﻣَﺘﱠﻌَﻨَﺎ ﺑِﺄَﺭْﻭَﺍﺡِ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ، ﻭَ ﺃَﺛْﺒَﺖَ ﻓٔﻴﻨَﺎ ﺟَﻮَﺍﺭِﺡَ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝِ، ﻭَ ﻏَﺬﱠﺍﻧَﺎ ﺑِﻄَﻴِّﺒَﺎﺕِ ﺍﻟﺮِّﺯْﻕِ، ﻭَ ﺃَﻏْﻨَﺎﻧَﺎ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻗْﻨَﺎﻧَﺎ ﺑِﻤَﻨِّﻪِ، ﺛُﻢﱠ ﺃَﻣَﺮَﻧَﺎ ﻟِﻴَﺨْﺘَﺒِﺮَ ﻃَﺎﻋَﺘَﻨَﺎ، ﻭَﻧَﻬَﺎﻧَﺎ ﻟِﻴَﺒْﺘَﻠِﻲَ ﺷُﻜْﺮَﻧَﺎ، ﻓَﺨَﺎﻟَﻔْﻨَﺎ ﻋَﻦْ ﻃَﺮٔﻳﻖِ ﺃَﻣْﺮِﻩِ، ﻭَ ﺭَﻛِﺒْﻨَﺎ ﻣُﺘُﻮﻥَ ﺯَﺟْﺮِﻩِ، ﻓَﻠَﻢْ ﻳَﺒْﺘَﺪِﺭْﻧَﺎ ﺑِﻌُﻘُﻮﺑَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻌَﺎﺟِﻠْﻨَﺎ ﺑِﻨِﻘْﻤَﺘِﻪِ، ﺑَﻞْ ﺗَﺄَﻧﱠﺎﻧَﺎ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻪِ ﺗَﻜَﺮﱡﻣًﺎ، ﻭَﺍﻧْـﺘَﻈَﺮَ ﻣُﺮَﺍﺟَﻌَﺘَﻨَﺎ ﺑِﺮَﺃْﻓَﺘِﻪِ ﺣِﻠْﻤًﺎ. ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺩَﻟﱠﻨَﺎ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟـﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻟَﻢْ ﻧُﻔِﺪْﻫَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﻣِﻦْ ْﻓَﻀْﻠِﻪِ، ﻓَﻠَﻮْ ﻟَﻢْ ﻧَﻌْﺘَﺪِﺩْ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻪِۤ ﺇِﻻﱠ ﺑِﻬَﺎ ﻟَﻘَﺪْ ﺣَﺴُﻦَ ﺑَﻼَۤﺅُﻩُ ﻋِﻨْﺪَﻧَﺎ، ﻭَ ﺟَﻞﱠ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧُـﻪؕ ﺇِﻟَﻴْﻨَﺎ، ﻭَﺟَﺴُﻢَ ﻓَﻀْﻠُﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ، ﻓَﻤَﺎ ﻫٰﻜَﺬَﺍ ﻛَﺎﻧَﺖ kudretiyle bütün yaratıkları bize boyun eğmekte; izzetiyle bize itaat etmekteler.
Ve hamd Allah'a ki, kendisinden başka kimseye bizi muhtaç kılmadı.
SSC_0075 · S. 109 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Zeynelabidin
Ve hamd Allah'a ki, kendisinden başka kimseye bizi muhtaç kılmadı. O hâlde, nasıl ona hamdetmeye güç yetirebilir; ya da ne zaman şükrünü yerine getirebiliriz?! Hayır; kesinlikle hiçbir zaman! Ve hamd Allah'a ki, bizde açılma ve kasılma araçları bıraktı; bizi hayat esintileriyle faydalandırdı; bizde çalışma uzuvları meydana getirdi; temiz rızklarla beslenmemizi sağladı; fazlıyla bizi zengin etti; nimetiyle bizi sermaye sahibi kıldı. Sonra itaatimizi ölçmek için bize birtakım emirler yöneltti; şükrümüzü sınamak için bizi birtakım şeylerden sakındırdı. Ama biz onun emrettiği yoldan çıktık, sakındırdığı şeylerin içine daldık. Ancak o, bundan dolayı bizi hemencecik cezalandırmadı; alelacele bizden intikam almaya kalkmadı. Aksine, bir lütuf olarak rahmetiyle bize mühlet verdi; şefkatiyle sabır ve hazımla (tövbe edip) dönmemizi bekledi. Ve hamd Allah'a ki, bize tövbe yolunu gösterdi; onun lütuf ve fazlı olmasaydı, kesinlikle buna hak kazanamazdık. Şimdi eğer onun fazlından bir tek bu tövbeyi sayacak olsak, hakkımızdaki sınavının fevkalâde güzel, bize yönelik ihsanının çok büyük, üzerimizdeki lütfunun çok yoğun olduğunu görürüz. Oysa bizden
َﺳُﻨﱠـﺘُﻪُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﻟِﻤَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻗَﺒْﻠَﻨﺎ، ﻟَﻘَﺪْ ﻭَﺿَﻊَ ﻋَﻨﱠﺎ ﻣَﺎ ﻻَ ﻃَﺎﻗَﺔ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻟَﻢْ …
SSC_0076 · S. 111 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Zeynelabidin
َﺳُﻨﱠـﺘُﻪُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﻟِﻤَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻗَﺒْﻠَﻨﺎ، ﻟَﻘَﺪْ ﻭَﺿَﻊَ ﻋَﻨﱠﺎ ﻣَﺎ ﻻَ ﻃَﺎﻗَﺔ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻜَﻠِّﻔْﻨَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﻭُﺳْﻌًﺎ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﺠَﺸِّﻤْﻨَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﻳُﺴْﺮًﺍ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﺪَﻉْ ﻷَِﺣَﺪٍ ﻣِﻨﱠﺎ ﺣُﺠﱠﺔً ﻭَ ﻻَ ﻋُﺬْﺭًﺍ، ﻓَﺎﻟْﻬَﺎﻟِﻚُ ﻣِﻨﱠﺎ ﻣَﻦْ ﻫَﻠَﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَﺍﻟﺴﱠﻌٔﻴﺪُ ﻣِﻨﱠﺎ ﻣَﻦْ ﺭَﻏِﺐَ ﺇِﻟَﻴْﻪِ. ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺑِﻜُﻞِّ ﻣَﺎ ﺣَﻤِﺪَﻩُ ﺑِﻪِ ﺃَﺩْﻧٰﻲ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻪِۤ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﻛْﺮَﻡُ ﺧَﻠٔﻴﻘَﺘِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﺭْﺿٰﻲ ﺣَﺎﻣِﺪٔﻳﻪِ ﻟَﺪَﻳْﻪِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﻔْﻀُﻞُ ﺳَﺎۤﺋِﺮَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪِ، ﻛَﻔَﻀْﻞِ ﺭَﺑِّﻨَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺧَﻠْﻘِﻪِ. ﺛُﻢﱠ ﻟَﻪُ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻣَﻜَﺎﻥَ ﻛُﻞِّ ﻧِﻌْﻤَﺔٍ ﻟَﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﻋِﺒَﺎﺩِﻩِ ﺍﻟْﻤَﺎﺿٔﲔَ ﻭَﺍﻟْﺒَﺎﻗٔﲔَ، ﻋَﺪَﺩَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺣَﺎﻁَ ﺑِﻪِ ﻋِﻠْﻤُﻪُ ﻣِﻦْ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺍﻷَْﺷْﻴَﺎۤﺀِ، ﻭَﻣَﻜَﺎﻥَ ﻛُﻞِّ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٍ ﻣِﻨْﻬَﺎ ﻋَﺪَﺩُﻫَﺎۤ ﺃَﺿْﻌَﺎﻓًﺎ ﻣُﻀَﺎﻋَﻔَﺔً، ﺃَﺑَﺪًﺍ ﺳَﺮْﻣَﺪًﺍ ﺇِﻟٰﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﻘِﻴﺎﻣَﺔِ؛ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻻَ ﻣُﻨْﺘَﻬٰﻲ ﻟِﺤَﺪِّﻩِ، ﻭَ ﻻَ ﺣِﺴَﺎﺏَ ﻟِﻌَﺪَﺩِﻩِ، ﻭَ ﻻَ ﻣَﺒْﻠَﻎَ ﻟِﻐَﺎﻳَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺍﻧْﻘِﻄَﺎﻉَ ﻷَِﻣَﺪِﻩِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﻭُﺻْﻠَﺔً ﺇِﻟٰﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻪِ ﻭَ ﻋَﻔْﻮِﻩِ، ﻭَ ﺳَﺒَﺒًﺎ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺿْﻮﺍﻧِﻪِ، ﻭَ ﺫَﺭٔﻳﻌَﺔً ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺗِﻪِ، öncekiler [örneğin İsrail Oğulları] hakkında tövbe hususunda böyle bir sünneti (kuralı) yoktu.
Bakınız; gücümüzü aşan yükümlülükleri omuzlarımızdan kaldırmış;
SSC_0077 · S. 111–113 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Zeynelabidin
Bakınız; gücümüzü aşan yükümlülükleri omuzlarımızdan kaldırmış; yalnızca güç yetirebildiğimiz şeylerle bizi yükümlü kılmış; bizden, kolay olandan başka bir şey istememiş; böylece hiçbir kimseye herhangi bir bahane ve mazeret bırakmamıştır. Dolayısıyla içimizden helâk olan, (bu kadar kolaylıklara rağmen) ona muhalefet edendir; saadete eren ise, ona rağbet edendir. Ve hamd Allah'a; meleklerinden ona en yakın olanının, yaratıklarından katında en değerli olanının ve indinde kendisine hamdedenlerin en beğenileninin ona hamdettiği bütün hamdlarla, onu övdüğü bütün övgülerle. Öyle bir hamd (ve övgü) ki; Rabbimizin bütün yaratıklarına olan üstünlüğü gibi, diğer bütün hamdlardan üstün olsun. Sonra, bize ve geçmiş gelecek bütün kullarına olan her bir nimetinin yerine, ilminin kuşattığı bütün şeylerin sayısıca ve o nimetlerin her birinin yerine kat kat fazlasıyla, kıyamet gününe kadar ardı arkası kesilmeksizin ebedî olarak ona hamdolsun. Öyle bir hamd ki, erişilecek sınırı, sayılacak adedi, ulaşılacak sonu ve bitecek süresi olmasın. Öyle bir hamd ki, bizi onun itaati ve affına kavuştursun; rızasını kazanmamıza vesile olsun; mağfiretini elde etmemize yarasın; َﻭَ ﻃَﺮٔﻳﻘًﺎ ﺇِﻟٰﻲ ﺟَﻨﱠﺘِﻪِ، ﻭَ ﺧَﻔٔﲑًﺍ ﻣِﻦْ ﻧِﻘْﻤَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻣْﻨًﺎ ﻣِﻦْ ﻏَﻀَﺒِﻪِ، ﻭ ﻇَﻬٔﲑًﺍ ﻋَﻠٰﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺣَﺎﺟِﺰًﺍ ﻋَﻦْ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻋَﻮْﻧًﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺗَﺄْﺩِﻳَﺔِ ﺣَﻘِّﻪِ ﻭَ ﻭَﻇَﺎۤﺋِﻔِﻪِ؛ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻧَﺴْﻌَﺪُ ﺑِﻪِ ﻓِﻲ ﺍﻟﺴﱡﻌَﺪَﺍۤﺀِ ﻣِﻦْ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻪِ، ﻭَ ﻧَﺼٔﲑُ ﺑِﻪِ ﻓٔﻲ ﻧَﻈْﻢِ ﺍﻟﺸﱡﻬَﺪَﺍۤﺀِ ﺑِﺴُﻴُﻮﻑِ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺋِﻪِ، ﺇِﻧّﻪُ ﻭَﻟِﻲﱞ ﺣَﻤﻴﺪٌ.
bizi cennetine götürsün; azabından, gazabından korusun;
SSC_0078 · S. 114–115 · Allah'a Hamd ve Sena (1)
İmam Zeynelabidin
bizi cennetine götürsün; azabından, gazabından korusun; ona itaat etmemize destek, isyan etmemize engel olsun; hakkını eda edip belirlediği vazifeleri yerine getirmemize yardımcı olsun. Öyle bir hamd ki, sayesinde saadetli dostlarının arasında saadete erelim ve düşmanlarının kılıçlarıyla şehit düşenlerin arasında yer alalım. Hiç şüphesiz, o, nimetlerin velisidir; hamdın (övgünün) yegâne sahibidir. 114ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٢ ِﺑَﻌْﺪَ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟﺘﱠﺤْﻤِﻴﺪِ ﻓِﻰ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺓِ ﻋَﻠٰﻰ ﺭَﺳُﻮﻝِ ﺍﷲِ ﺻَﻠﱠﻰ ﺍﷲُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻣَﻦﱠ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺑِﻤُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻧَﺒِﻴِّﻪِ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺩُﻭﻥَ ﺍﻷُْﻣَﻢِ ﺍﻟْﻤَﺎﺿِﻴَﺔِ ﻭَﺍﻟْﻘُﺮُﻭﻥِ ﺍﻟﺴﱠﺎﻟِﻔَﺔِ، ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻪِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻻَ ﺗَﻌْﺠِﺰُ ﻋَﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻋَﻈُﻢَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻔُﻮﺗُﻬَﺎ ﺷَﻲْﺀٌ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻟَﻄُﻒَ، ﻓَﺨَﺘَﻢَ ﺑِﻨَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﻣَﻦْ ﺫَﺭَﺃَ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠَﻨَﺎ ﺷُﻬَﺪَﺍۤﺀَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺟَﺤَﺪَ، ﻭَ ﻛَﺜﱠﺮَﻧَﺎ ﺑِﻤَﻨِّﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﻗَﻞﱠ . ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺃَﻣٔﻴﻨِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻭَﺣْﻴِﻚَ، ﻭَ ﻧَﺠٔﻴﺒِﻚَ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﺻَﻔِﻴِّﻚَ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﺇِﻣَﺎﻡِ ﺍﻟﺮﱠﺣْﻤَﺔِ، ﻭَ ﻗَﺎۤﺋِﺪِ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮِ، ﻭَ َﻣِﻔْﺘَﺎﺡِ ﺍﻟْﺒَﺮَﻛَﺔِ، ﻛَﻤَﺎ ﻧَﺼَﺐَ ﻷَِﻣْﺮِﻙَ ﻧَﻔْﺴَﻪُ، ﻭَ ﻋَﺮﱠﺽَ ﻓٔﻴﻚَ ﻟِﻠْﻤَﻜْﺮُﻭﻩِ ﺑَﺪَﻧَﻪُ، ﻭَ ﻛَﺎﺷَﻒَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺣَﺎﻣﱠﺘَﻪُ، ﻭَ ﺣَﺎﺭَﺏَ ﻓٔﻲ ﺭِﺿَﺎﻙ

Peygamber'e Salât ve Selâm (2)

Resulullah'a Salât ve Selâm İle İlgili Duası Ve hamd Allah'a ki, ne kadar büyük olursa olsun hiçbir şey …
SSC_0079 · S. 116 · Peygamber'e Salât ve Selâm (2)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Resulullah'a Salât ve Selâm İle İlgili Duası Ve hamd Allah'a ki, ne kadar büyük olursa olsun hiçbir şey karşısında âciz kalmayan ve ne kadar ince ve zarif olursa olsun hiçbir şeyi gözden kaçırmayan kudretiyle, peygamberi Muhammed –Allah'ın salâtı ona ve Âline (Ehl-i Beytine) olsun– ile eski ümmetlere ve geçmiş asırlara değil, bize lütufta bulundu. Böylece bizi ümmetlerin sonuncusu kıldı; inkârcılara karşı bizi tanıklar yaptı ve nimetiyle, az olanlar karşısında sayımızı çoğalttı. Allah'ım! O hâlde, vahyinin emini, yaratıklarının seçkini, kullarının arasından seçip beğendiğin, rahmet imamı, hayır önderi ve bereket anahtarı olan Muhammed'e salât eyle (derecesini yücelt). Nasıl ki o, kendini senin işin için adadı; bedenini senin uğruna eziyetlere maruz bıraktı; (insanları) sana doğru çağırırken yakınlarıyla açıkça çelişti; senin rızan
َﺃُﺳْﺮَﺗَﻪُ، ﻭَ ﻗَﻄَﻊَ ﻓٔﻲ ﺇِﺣْﻴَﺎۤﺀِ ﺩٔﻳﻨِﻚَ ﺭَﺣِﻤَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻗْﺼَﻲ ﺍﻷَْﺩْﻧَﻴْﻦ ﻋَﻠٰﻲ ﺟُﺤُﻮﺩِﻫِﻢْ، ﻭَ ﻗَﺮﱠﺏَ …
SSC_0080 · S. 117 · Peygamber'e Salât ve Selâm (2)
İmam Zeynelabidin
َﺃُﺳْﺮَﺗَﻪُ، ﻭَ ﻗَﻄَﻊَ ﻓٔﻲ ﺇِﺣْﻴَﺎۤﺀِ ﺩٔﻳﻨِﻚَ ﺭَﺣِﻤَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻗْﺼَﻲ ﺍﻷَْﺩْﻧَﻴْﻦ ﻋَﻠٰﻲ ﺟُﺤُﻮﺩِﻫِﻢْ، ﻭَ ﻗَﺮﱠﺏَ ﺍﻷَْﻗْﺼَﻴْﻦَ ﻋَﻠٰﻲ ﺍﺳْﺘِﺠَﺎﺑَﺘِﻬِﻢْ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻭَﺍﻟٰﻲ ﻓٔﻴﻚَ ﺍﻷَْﺑْﻌَﺪٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻋَﺎﺩٰﻱ ﻓٔﻴﻚَ ﺍﻷَْﻗْﺮَﺑٔﲔَ، ﻭَ ﺃَﺩْﺃَﺏَ ﻧَﻔْﺴَﻪُ ﻓٔﻲ ﺗَﺒْﻠٔﻴﻎِ ﺭِﺳَﺎﻟَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺗْﻌَﺒَﻬَﺎ ﺑِﺎﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ ﺇِﻟٰﻲ ﻣِﻠﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﺷَﻐَﻠَﻬَﺎ ﺑِﺎﻟﻨﱡﺼْﺢِ ﻷَِﻫْﻞِ ﺩَﻋْﻮَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻫَﺎﺟَﺮَ ﺇِﻟٰﻲ ﺑِﻼَﺩِ ﺍﻟْﻐُﺮْﺑَﺔِ، ﻭَ ﻣَﺤَﻞِّ ﺍﻟﻨﱠﺄْﻱِ ﻋَﻦْ ﻣَﻮْﻃِﻦِ ﺭَﺣْﻠِﻪِ، ﻭَ ﻣَﻮْﺿِﻊِ ﺭِﺟْﻠِﻪِ، ﻭَ ﻣَﺴْﻘَﻂِ ﺭَﺃْﺳِﻪِ، ﻭَ ﻣَﺄْﻧَﺲِ ﻧَﻔْﺴِﻪِ، ﺇِﺭَﺍﺩَﺓً ﻣِﻨْﻪُ ﻹِِﻋْﺰَﺍﺯِ ﺩٔﻳﻨِﻚَ، ﻭَﺍﺳْﺘِﻨْﺼَﺎﺭًﺍ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟْﻜُﻔْﺮِ ﺑِﻚَ، ﺣَﺘﱠﻲ ﺍﺳْﺘَــﺘَﺐﱠ ﻟَﻪُ ﻣَﺎ ﺣَﺎﻭَﻝَ ﻓٔﻲ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺋِﻚَ، ﻭَﺍﺳْﺘَــﺘَﻢﱠ ﻟَﻪُ ﻣَﺎ ﺩَﺑﱠــﺮَ ﻓٔﻲ ﺃَﻭْﻟِـﻴَﺎۤﺋِﻚَ، ﻓَﻨَﻬَﺪَ ﺇِﻟَﻴْﻬِﻢْ ﻣُﺴْﺘَﻔْﺘِﺤًﺎ ﺑِﻌَﻮْﻧِﻚَ، ﻭَ ﻣُﺘَﻘَﻮِّﻳًﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺿَﻌْﻔِﻪِ ﺑِﻨَﺼْﺮِﻙَ، ﻓَﻐَﺰَﺍﻫُﻢْ ﻓٔﻲ ﻋُﻘْﺮِ ﺩِﻳَﺎﺭِﻫِﻢْ، ﻭَ ﻫَﺠَﻢَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻓٔﻲ ﺑُﺤْﺒُﻮﺣَﺔِ ﻗَﺮَﺍﺭِﻫِﻢْ، ﺣَﺘٕﻲ ﻇَﻬَﺮَ ﺃَﻣْﺮُﻙَ، ﻭَ ﻋَﻠَﺖْ ﻛَﻠِﻤَﺘُﻚَ، ﻭَ ﻟَﻮْ ﻛَﺮِﻩَ ﺍﻟْﻤُﺸْﺮِﻛُﻮﻥَ. ُﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺎﺭْﻓَﻌْﻪُ ﺑِﻤَﺎ ﻛَﺪَﺡَ ﻓٔﻴﻚَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﺪﱠﺭَﺟَﺔِ ﺍﻟْﻌُﻠْﻴَﺎ ﻣِﻦْ ﺟَﻨﱠﺘِﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻳُﺴَﺎﻭٰﻱ ﻓٔﻲ ﻣَﻨْﺰِﻟَﺔٍ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﻜَﺎﻓَﺄَ ﻓٔﻲ ﻣَﺮْﺗَﺒَﺔٍ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﻮَﺍﺯِﻳَﻪ uğruna kabilesiyle savaştı; dinini ihya etmek için akrabalarıyla ilişkisini kesti; inkâr ettikleri için yakın olanları uzaklaştırdı; sana icabet ettikleri için uzak olanları yakınlaştırdı; senin yolunda en uzak kimseleri dost edindi; en yakın kimselere düşman kesildi; elçiliğini iletmek için kendini yordu; (insanları) dinine davet etmekle kendini nice zahmetlere soktu; uğraşı, davetine muhatap olanları öğütlemek oldu; dinini aziz kılmak, güçlendirmek ve sana karşı küfre sapanlara galebe çalmak amacıyla gurbet diyarlarına; doğup büyüdüğü, yakınlarının bulunduğu, taşını, toprağını tanıdığı vatanından uzak yerlere göç etti (Medine'ye hicret).
Nihayet, düşmanlara karşı elde etmek istediği başarıyı, dostların için öngördüğü sonucu tastamam elde etti.
SSC_0081 · S. 117–120 · Peygamber'e Salât ve Selâm (2)
İmam Zeynelabidin
Nihayet, düşmanlara karşı elde etmek istediği başarıyı, dostların için öngördüğü sonucu tastamam elde etti. Senden medet umarak, güçsüz olduğu hâlde senin yardımınla güç kazanarak düşmanlarının üzerine yürüdü; evlerinin içinde onlarla savaştı; karargâhlarının tam ortasında onlara saldırdı. Derken, müşriklerin istememesine rağmen senin dinin aşikâr oldu, (tevhit) kelimen yüceldi. Allah'ım! Senin yolunda çekmiş olduğu zahmetler karşısında onu cennetinin en yüce derecesine yükselt. Öyle ki, derece bakımından kimse onunla eşit olmasın; makam bakımından kimse ona denk olmasın; katında hiçbir mukarrep melek ve hiçbir mürsel ،َﻟَﺪَﻳْﻚَ ﻣَﻠَﻚٌ ﻣُﻘَﺮﱠﺏٌ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﺒِﻲﱞ ﻣُﺮْﺳَﻞٌ، ﻭَ ﻋَﺮِّﻓْﻪُ ﻓٔﻲ ﺃَﻫْﻠِﻪِ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦ ﻭَ ﺍُﻣﱠﺘِﻪِ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔـﲔَ، ﻣِﻦْ ﺣُﺴْﻦِ ﺍﻟﺸﱠﻔَﺎﻋَﺔِ ﺃَﺟَﻞﱠ ﻣَﺎ ﻭَﻋَﺪْﺗَﻪُ، ﻳَﺎ ﻧَﺎﻓِﺬَ ﺍﻟْﻌِﺪَﺓِ، ﻳَﺎ ﻭَﺍﻓِﻲَ ﺍﻟْﻘَﻮْﻝِ، ﻳَﺎ ﻣُﺒَﺪِّﻝَ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ ﺑِﺄَﺿْﻌَﺎﻓِﻬَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺎﺕِ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻔَﻀْﻞِ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢِ. peygamber onunla boy ölçüşemesin. Ve onu, tertemiz Ehl-i Beyti ve mümin ümmeti hakkında kendisine vadettiğin güzel (kabul edilen) şefaatin en yüce mertebesiyle tanıştır. Ey vaadi geçerli olan! Ey sözüne vefa eden! Ey kötülükleri kat kat fazlasıyla iyiliklere dönüştüren (yüce Allah)! Hiç kuşkusuz, sen büyük lütuf sahibisin.
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٣ ﻓِﻰ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺓِ ﻋَﻠٰﻰ ﺣَﻤَﻠَﺔِ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﻭَ ﻛُﻞِّ ﻣَﻠَﻚٍ ﻣُﻘَﺮﱠﺏٍ …
SSC_0082 · S. 121 · Peygamber'e Salât ve Selâm (2)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٣ ﻓِﻰ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺓِ ﻋَﻠٰﻰ ﺣَﻤَﻠَﺔِ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﻭَ ﻛُﻞِّ ﻣَﻠَﻚٍ ﻣُﻘَﺮﱠﺏٍ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺣَﻤَﻠَﺔُ ﻋَﺮْﺷِﻚَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻻَ ﻳَﻔْﺘُﺮُﻭﻥَ ﻣِﻦْ ﺗَﺴْﺒٔﻴﺤِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺴْﺄَﻣُﻮﻥَ ﻣِﻦْ ﺗَﻘْﺪٔﻳﺴِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺴْﺘَﺤْﺴِﺮُﻭﻥَ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺆْﺛِﺮُﻭﻥَ ﺍﻟﺘﱠﻘْﺼٔـﲑَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺠِﺪِّ ﻓٔﻲ ﺃَﻣْﺮِﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻐْﻔُﻠُﻮﻥَ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻮَﻟَﻪِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺇِﺳْﺮَﺍﻓﻴﻞُ ﺻَﺎﺣِﺐُ ﺍﻟﺼﱡﻮﺭِ، ﺍﻟﺸﱠﺎﺧِﺺُ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳَﻨْﺘَﻈِﺮُ ﻣِﻨْﻚَ ﺍﻹِْﺫْﻥَ، ﻭَ ﺣُﻠُﻮﻝَ ﺍﻷَْﻣْﺮِ، ﻓَﻴُﻨَﺒِّﻪُ ﺑِﺎﻟﻨﱠﻔْﺨَﺔِ ﺻَﺮْﻋٰﻲ ﺭَﻫَﺎۤﺋِﻦِ ﺍﻟْﻘُﺒُﻮﺭِ، ﻭَ ﻣٔﻴﻜَﺎۤﺋٔﻴﻞُ ﺫُﻭ ﺍﻟْﺠَﺎﻩِ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻭَﺍﻟْﻤَﻜَﺎﻥِ ﺍﻟﺮﱠﻓٔﻴﻊِ ﻣِﻦْ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺟِﺒْﺮٔﻳﻞُ ﺍﻷَْﻣٔﲔُ ﻋَﻠٰﻲ ﻭَﺣْﻴِﻚَ، ﺍﻟْﻤُﻄَﺎﻉُ ﻓٔﻲ ﺃَﻫْﻞِ ﺳَﻤَﺎﻭَﺍﺗِﻚَ، ﺍﻟْﻤَﻜٔﲔُ ﻟَﺪَﻳْﻚَ، ﺍﻟْﻤُﻘَﺮﱠﺏُ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻭَﺍﻟﺮﱡﻭﺡُ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺔِ ﺍﻟْﺤُﺠُﺐِ، ﻭَﺍﻟﺮﱡﻭﺡُ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻫُﻮَ ﻣِﻦْ ﺃَﻣْﺮِﻙَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ، ﻭَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤَﻼَۤﺋِﻜَﺔِ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻣِﻦْ ﺩُﻭﻧِﻬِﻢْ، ﻣِﻦْ ﺳُﻜﱠﺎﻥِ ﺳَﻤَﺎﻭَﺍﺗِﻚَ،

Mukarrep Meleklere Salât (3)

Meleklere Salât İle İlgili Duası Allah'ım!
SSC_0083 · S. 122 · Mukarrep Meleklere Salât (3)
İmam Zeynelabidin
Meleklere Salât İle İlgili Duası Allah'ım! Seni tenzih etmekten bıkmayan, seni kutsamaktan usanmayan, sana ibadet etmekten yorulmayan, emrini imtisalde ciddiyetle çalışıp ihmalkârlık etmeyen, sana olan iştiyaklarından asla gaflete düşmeyen Arş'ının taşıyıcılarına; kirpik kırpmadan izninin ve emrinin gelmesini bekleyen, (emrin gelince de) Sur'a üfleyerek kabir rehinleri olan baygınları ayıltacak Sur sahibi İsrafil'e; indinde şan şeref sahibi olan, sana itaat ederek yüksek bir yere ulaşan Mikail'e; vahyinin emini, gökler ehlinin yanında kendisine itaat edilen, nezdinde saygın olan, katında mukarrep (yakınlaştırılmış) olan Cebrail'e; perdeler meleklerine müvekkel olan Ruh'a (bir melek) ve senin emrinden olan Ruh'a salât eyle. Onlara da, onlardan alttaki, göklerinin sakinleri, mesajlarını
ْﻭَﺃَﻫْﻞِ ﺍﻷَْﻣَﺎﻧَﺔِ ﻋَﻠٰﻲ ﺭِﺳَﺎﻻَﺗِﻚَ، ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻻَ ﺗَﺪْﺧُﻠُﻬُﻢْ ﺳَﺄْﻣَﺔٌ ﻣِﻦ ﺩُﺅُﻭﺏٍ، ﻭَ ﻻَۤ ﺇِﻋْﻴﺎﺀٌ …
SSC_0084 · S. 123 · Mukarrep Meleklere Salât (3)
İmam Zeynelabidin
ْﻭَﺃَﻫْﻞِ ﺍﻷَْﻣَﺎﻧَﺔِ ﻋَﻠٰﻲ ﺭِﺳَﺎﻻَﺗِﻚَ، ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻻَ ﺗَﺪْﺧُﻠُﻬُﻢْ ﺳَﺄْﻣَﺔٌ ﻣِﻦ ﺩُﺅُﻭﺏٍ، ﻭَ ﻻَۤ ﺇِﻋْﻴﺎﺀٌ ﻣِﻦْ ﻟُﻐُﻮﺏٍ، ﻭَ ﻻَ ﻓُﺘُﻮﺭٌ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺸْﻐَﻠُﻬُﻢْ ﻋَﻦْ ﺗَﺴْﺒٔﻴﺤِﻚَ ﺍﻟﺸﱠﻬَﻮَﺍﺕُ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻘْﻄَﻌُﻬُﻢْ ﻋَﻦْ ﺗَﻌْﻈٔﻴﻤِﻚَ ﺳَﻬْﻮُ ﺍﻟْﻐَﻔَﻼَﺕِ، ﺍﻟْﺨُﺸﱠﻊُ ﺍﻷَْﺑْﺼَﺎﺭِ ﻓَﻼَ ﻳَﺮُﻭﻣُﻮﻥَ ﺍﻟﻨﱠﻈَﺮَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﺍﻟﻨﱠﻮَﺍﻛِﺲُ ﺍﻷَْﺫْﻗَﺎﻥِ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻗَﺪْ ﻃَﺎﻟَﺖْ ﺭَﻏْﺒَﺘُﻬُﻢْ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻟَﺪَﻳْﻚَ، ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻬْﺘَﺮُﻭﻥَ ﺑِﺬِﻛْﺮِ ﺁﻻَۤﺋِﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﺍﺿِﻌُﻮﻥَ ﺩُﻭﻥَ ﻋَﻈَﻤَﺘِﻚَ ﻭَ ﺟَﻼَﻝِ ﻛِﺒْﺮِﻳَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳَﻘُﻮﻟُﻮﻥَ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﻈَﺮُﻭۤﺍ ﺇِﻟٰﻲ ﺟَﻬَﻨﱠﻢَ ﺗَﺰْﻓِﺮُ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻫْﻞِ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ: ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎ ﻋَﺒَﺪْﻧَﺎﻙَ ﺣَﻖﱠ ﻋِﺒَﺎﺩَﺗِﻚَ. ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ، ﻭَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺮﱠﻭْﺣَﺎﻧِﻴّٔﲔَ ﻣِﻦْ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺰﱡﻟْﻔَﺔِ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻭَ ﺣُﻤﱠﺎﻝِ ﺍﻟْﻐَﻴْﺐِ ﺇِﻟٰﻲ ﺭُﺳُﻠِﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﺆْﺗَﻤَﻨٔـﲔَ ﻋَﻠٰﻲ ﻭَﺣْﻴِﻚَ، ﻭَ ﻗَﺒَﺎۤﺋِﻞِ ﺍﻟْﻤَﻼَۤﺋِﻜَﺔِ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺍﺧْﺘَﺼَﺼْﺘَﻬُﻢْ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻏْﻨَﻴْﺘَﻬُﻢْ ﻋَﻦِ ﺍﻟﻄﱠﻌَﺎﻡِ ﻭَﺍﻟﺸﱠﺮَﺍﺏِ ﺑِﺘَﻘْﺪٔﻳﺴِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺳْﻜَﻨْﺘَﻬُﻢْ ﺑُﻄُﻮﻥَ ﺃَﻃْﺒَﺎﻕِ ِﺳَﻤَﺎﻭَﺍﺗِﻚَ، ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻋَﻠٰﻲۤ ﺃَﺭْﺟَﺎۤﺋِﻬَﺎۤ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﺰَﻝَ ﺍﻷَْﻣْﺮُ ﺑِﺘَﻤَﺎﻡِ ﻭَﻋْﺪِﻙَ، ﻭَ ﺧُﺰﱠﺍﻥِ ﺍﻟْﻤَﻄَﺮِ، ﻭَ ﺯَﻭَﺍﺟِﺮِ ﺍﻟﺴﱠﺤَﺎﺏِ، ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺑِﺼَﻮْﺕِ ﺯَﺟْﺮِﻩ iletmekte güvenilir olan, çalışmaktan bıkkınlık duymayan, zor işlerden yorulup yılmayan, nefsanî istekleri kendilerini seni tenzih etmekten alıkoymayan, gafletler unutkanlığıyla seni ululamaktan geri kalmayan, yere bakan gözleriyle sana doğru bakmaya kastetmeyen, çenelerini aşağı indirmiş, katındakine büyük rağbet duyan, nimetlerini anmaya aşırı derecede düşkün olan, azametin ve büyüklüğünün yüceliği karşısında alçalan, günah ehline karşı cehennemin uğultusunu görünce; "Her türlü eksiklikten münezzehsin sen!
Sana hakkıyla ibadet etmedik." diyen meleklerine de (salât eyle).
SSC_0085 · S. 123 · Mukarrep Meleklere Salât (3)
İmam Zeynelabidin
Sana hakkıyla ibadet etmedik." diyen meleklerine de (salât eyle). Bütün bunlara salât ettiğin gibi, rahmet meleklerine; katında yakınlık sahibi olanlara; gaybı peygamberlerine taşıyanlara; vahyinin eminleri olanlara; kendin için ayırdığın, kutsamanla kendilerini yiyip içmekten müstağni kıldığın ve gök tabakalarının aralarına yerleştirdiğin melekler kabilelerine; vaadinin sona erdiğine dair emrin indiğinde (kıyamet koptuğunda) göklerin uçlarına dizilecek olanlara; yağmur hazinelerinin bekçilerine; bulutları sürenlere; (bulutları) sürmesiyle gök gürültülerinin duyulmasına,
ْﻳُﺴْﻤَﻊُ ﺯَﺟَﻞُ ﺍﻟﺮﱡﻋُﻮﺩِ، ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﺳَﺒَﺤَﺖْ ﺑِﻪِ ﺣَﻔٔﻴﻔَﺔُ ﺍﻟﺴﱠﺤَﺎﺏِ ﺍﻟْﺘَﻤَﻌَﺖ ﺻَﻮَﺍﻋِﻖُ ﺍﻟْﺒُﺮُﻭﻕِ، ﻭَ …
SSC_0086 · S. 125 · Mukarrep Meleklere Salât (3)
İmam Zeynelabidin
ْﻳُﺴْﻤَﻊُ ﺯَﺟَﻞُ ﺍﻟﺮﱡﻋُﻮﺩِ، ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﺳَﺒَﺤَﺖْ ﺑِﻪِ ﺣَﻔٔﻴﻔَﺔُ ﺍﻟﺴﱠﺤَﺎﺏِ ﺍﻟْﺘَﻤَﻌَﺖ ﺻَﻮَﺍﻋِﻖُ ﺍﻟْﺒُﺮُﻭﻕِ، ﻭَ ﻣُﺸَﻴِّﻌِﻲ ﺍﻟﺜﱠﻠْﺞِ ﻭَﺍﻟْﺒَﺮَﺩِ، ﻭَﺍﻟْﻬَﺎﺑِﻄٔﲔَ ﻣَﻊَ ﻗَﻄْﺮِ ﺍﻟْﻤَﻄَﺮِ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﺰَﻝَ، ﻭَﺍﻟْﻘُﻮﱠﺍﻡِ ﻋَﻠٰﻲ ﺧَﺰَﺍۤﺋِﻦِ ﺍﻟﺮِّﻳَﺎﺡِ، ﻭَﺍﻟْﻤُﻮَﻛﱠﻠٔـﲔَ ﺑِﺎﻟْﺠِﺒَﺎﻝِ ﻓَﻼَ ﺗَﺰُﻭﻝُ، ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻋَﺮﱠﻓْﺘَﻬُﻢْ ﻣَﺜَﺎﻗٔﻴﻞَ ﺍﻟْﻤِﻴَﺎﻩِ، ﻭَﻛَﻴْﻞَ ﻣَﺎ ﺗَﺤْﻮٔﻳﻪِ ﻟَﻮَﺍﻋِﺞُ ﺍﻷَْﻣْﻄَﺎﺭِ ﻭَ ﻋَﻮَﺍﻟِﺠُﻬَﺎ، ﻭَ ﺭُﺳُﻠِﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﻼَۤﺋِﻜَﺔِ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻷَْﺭْﺽِ ﺑِﻤَﻜْﺮُﻭﻩِ ﻣَﺎ ﻳَﻨْﺰِﻝُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀِ، ﻭَ ﻣُﺤْﺒُﻮﺏِ ﺍﻟﺮﱠﺧَﺎۤﺀِ، ﻭَﺍﻟﺴﱠﻔَﺮَﺓِ ﺍﻟْﻜِﺮَﺍﻡِ ﺍﻟْﺒَﺮَﺭَﺓِ، ﻭَﺍﻟْﺤَﻔَﻈَﺔِ ﺍﻟْﻜِﺮَﺍﻡِ ﺍﻟْﻜَﺎﺗِﺒٔﲔَ، ﻭَ ﻣَﻠَﻚِ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ ﻭَ ﺃَﻋْﻮَﺍﻧِﻪِ، ﻭَ ﻣُﻨْﻜَﺮٍ ﻭَ ﻧَﻜٔﲑٍ ﻭَ ﺭُﻭﻣَﺎﻥَ ﻓَﺘﱠﺎﻥِ ﺍﻟْﻘُﺒُﻮﺭِ، ﻭَﺍﻟﻄﱠﺎۤﺋِﻔٔـﲔَ ﺑِﺎﻟْﺒَﻴْﺖِ ﺍﻟْﻤَﻌْﻤُﻮﺭِ، ﻭَ ﻣَﺎﻟِﻚٍ، ﻭَﺍﻟْﺨَﺰَﻧَﺔِ، ﻭَ ﺭِﺿْﻮَﺍﻥَ، ﻭَ ﺳَﺪَﻧَﺔِ ﺍﻟْﺠِﻨَﺎﻥِ، ﴾، َﻻَ ﻳَﻌْﺼُﻮﻥَ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻣَﺮَﻫُﻢْ ﻭَ ﻳَﻔْﻌَﻠُﻮﻥَ ﻣَﺎ ﻳُﺆْﻣَﺮُﻭﻥَﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﴿ ﻻَ ﻳَﻌْﺼُﻮﻥَ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻣَﺮَﻫُﻢْ ﻭَ ﻳَﻔْﻌَﻠُﻮﻥَ ﻣَﺎ ﻳُﺆْﻣَﺮُﻭﻥ ﴾ ِﺳَﻼَﻡٌ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﺑِﻤَﺎ ﺻَﺒَﺮْﺗُﻢْ ﻓَﻨِﻌْﻢَ ﻋُﻘْﺒَﻲ ﺍﻟﺪﱠﺍﺭِﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳَﻘُﻮﻟُﻮﻥَ ﴿ ﺳَﻼَﻡٌ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﺑِﻤَﺎ ﺻَﺒَﺮْﺗُﻢْ ﻓَﻨِﻌْﻢَ ﻋُﻘْﺒَﻲ ﺍﻟﺪﱠﺍﺭ َﺛُﻢﱠ ﺍﻟْﺠَﺤٔﻴﻢ َ * ﺛُﻢﱠ ﺍﻟْﺠَﺤٔﻴﻢُﺧُﺬُﻭﻩُ ﻓَﻐُﻠﱡﻮﻩُﻭَﺍﻟﺰﱠﺑَﺎﻧِﻴَﺔِ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺇِﺫَﺍ ﻗٔﻴﻞَ ﻟَﻬُﻢْ: ﴿ ﺧُﺬُﻭﻩُ ﻓَﻐُﻠﱡﻮﻩ ﴾، ﺍﺑْﺘَﺪَﺭُﻭﻩُ ﺳِﺮَﺍﻋًﺎ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻨْﻈِﺮُﻭﻩُ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺃَﻭْﻫَﻤْﻨَﺎ ﺫِﻛْﺮَﻩُ، ﻭَ ﻟَﻢْ ُﺻَﻠﱡﻮﻩُِﺻَﻠﱡﻮﻩ ﻧَﻌْﻠَﻢْ ﻣَﻜَﺎﻧَﻪُ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﺑِﺄَﻱِّ ﺃَﻣْﺮٍ ﻭَﻛﱠﻠْﺘَﻪُ، ﻭَ ﺳُﻜﱠﺎﻥِ ﺍﻟْﻬَﻮَﺍۤﺀِ ﻭَﺍﻷَْﺭْﺽ birikmiş bulutları yüzdürmekle şimşeklerin çakmasına vesile olan meleğe; kar ve doluyu uğurlayanlara; yağmur damlalarıyla birlikte inenlere; rüzgârların hazineleriyle ilgilenenlere; yerinden oynamasın diye dağları tutmakla görevli olanlara; suların ölçüleri, şiddetli ve sağanak yağmurların ölçeğiyle tanıştırdıklarına; istenmeyen belâlarla veya sevilen bollukla yeryüzüne gönderdiğin meleklerine; çok kıymetli, iyilik sever elçilerine; çok değerli, (amelleri) yazan koruyuculara; ölüm meleği ve yardımcılarına; (kabir sorgulayıcıları) Münker ve Nekir'e; kabir ehlini sınava tâbi tutan Ruman'a; Beyt-i Mamur etrafında tavaf edenlere; Malik'e ve (cehennem) bekçilerine; Rızvan'a ve cennetlerin hizmetçilerine; "Allah'ın kendilerine emrettiği hususlarda ona isyan etmeyen ve kendilerine emredileni yapan" (Tahrim, 6) meleklere; (cennet ehline;) "Selâm size, sabrettiğiniz için; (dünya) yurdun(un) sonu ne güzel!" (Ra'd, 24) diyenlere; kendilerine; "Tutun onu!
Derhâl bağlayın onu! Sonra cehenneme atın onu!" (Hâkka, 30-31) dendiği zaman bekletmeden hemen emri yerine …
SSC_0087 · S. 125–129 · Mukarrep Meleklere Salât (3)
İmam Zeynelabidin
Derhâl bağlayın onu! Sonra cehenneme atın onu!" (Hâkka, 30-31) dendiği zaman bekletmeden hemen emri yerine getiren zebanîlere; anmadığımız, katındaki yerini, ne işle memur kıldığını bilmediğimiz diğerlerine; havadakilere, yerdekilere, ﻭَﺍﻟْﻤَﺎۤﺀِ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖِ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻳَﻮْﻡَ ﺗَﺄْﺗِﻲ ﻛُﻞﱡ ﻧَﻔْﺲٍ ﻣَﻌَﻬَﺎ ﺳَﺎۤﺋِﻖٌ ﻭَ ﺷَﻬٔﻴﺪٌ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺻَﻼَﺓً ﺗَﺰٔﻳﺪُﻫُﻢْ ﻛَﺮَﺍﻣَﺔً ﻋَﻠٰﻲ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻃَﻬَﺎﺭَﺓً ﻋَﻠٰﻲ ﻃَﻬَﺎﺭَﺗِﻬِﻢْ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﺻَﻠﱠﻴْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ ﻭَ ﺭُﺳُﻠِﻚَ، ﻭَ ﺑَﻠﱠﻐْﺘَﻬُﻢْ ﺻَﻼَﺗَﻨَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺑِﻤَﺎ ﻓَﺘَﺤْﺖَ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺣُﺴْﻦِ ﺍﻟْﻘَﻮْﻝِ ﻓٔﻴﻬِﻢْ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺟَﻮَﺍﺩٌ ﻛَﺮٔﱘٌ. sudakilere ve yaratıklar üzerindeki denetleyicilere, bütün bunlara her nefsin bir sürücü (melek) ve bir tanık (melek) eşliğinde geleceği gün salât eyle. Şereflerine şeref katacak, temizliklerini artıracak bir salâtla onlara salât eyle. Allah'ım! Meleklerine ve elçilerine salât ettiğin, bizim salâtımızı da onlara ilettiğin zaman, senden gelen başarıyla onları güzellikle anmamızdan dolayı bize de salât eyle. Hiç kuşkusuz, sen çok cömertsin; üstün kerem sahibisin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٤ ﻓِﻰ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺓِ ﻋَﻠٰﻰ ﺃَﺗْﺒَﺎﻉِ ﺍﻟﺮﱡﺳُﻞِ ﻭَ ﻣُﺼَﺪِّﻗِﻴﻬِﻢْ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﺗْﺒﺎﻉُ ﺍﻟﺮﱡﺳُﻞِ، ﻭَ ﻣُﺼَﺪِّﻗُﻮﻫُﻢْ ﻣِﻦْ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻷَْﺭْﺽِ ﺑِﺎﻟْﻐَﻴْﺐِ، ﻋِﻨْﺪَ ﻣُﻌَﺎﺭﺿَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻌَﺎﻧِﺪٔﻳﻦَ ﻟَﻬُﻢْ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻜْﺬٔﻳﺐِ، ﻭَﺍﻹِْﺷْﺘِﻴَﺎﻕِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠٔﲔَ ﺑِﺤَﻘَﺎۤﺋِﻖِ ﺍﻹٔﳝَﺎﻥِ، ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺩَﻫْﺮٍ ﻭَ ﺯَﻣَﺎﻥٍ ﺃَﺭْﺳَﻠْﺖَ ﻓٔﻴﻪِ ﺭَﺳُﻮﻻً، ﻭَ ﺃَﻗَﻤْﺖَ ﻷَِﻫْﻠِﻪِ ﺩَﻟٔﻴﻼً، ﻣِﻦْ ﻟَﺪُﻥْ ﺁﺩَﻡَ ﺇِﻟٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻣِﻦْ ﺃَﺋِﻤﱠﺔِ ﺍﻟْﻬُﺪَﻱ، ﻭَ ﻗَﺎﺩَﺓِ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺘﱡﻘَﻲ، ﻋَﻠٰﻲ ﺟَﻤٔﻴﻌِﻬِﻢُ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ، ﻓَﺎﺫْﻛُﺮْﻫُﻢْ ﻣِﻨْﻚَ ﺑِﻤَﻐْﻔِﺮَﺓٍ ﻭَ ﺭِﺿْﻮَﺍﻥٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﺻْﺤﺎﺏُ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﺧَﺎﺻﱠﺔً ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺣْﺴَﻨُﻮﺍ ﺍﻟﺼﱠﺤَﺎﺑَﺔَ، ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺑْﻠَﻮُﺍ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀَ ﺍﻟْﺤَﺴَﻦَ ﻓٔﻲ ﻧَﺼْﺮِﻩِ، ﻭَ ﻛَﺎﻧَﻔُﻮﻩُ، ﻭَ ﺃَﺳْﺮَﻋُﻮۤﺍ ﺇِﻟٰﻲ ﻭِﻓَﺎﺩَﺗِﻪِ، ﻭَ ﺳَﺎﺑَﻘُﻮۤﺍ ﺇِﻟٰﻲ ﺩَﻋْﻮَﺗِﻪِ، ﻭَﺍﺳْﺘَﺠَﺎﺑُﻮﺍ ﻟَﻪُ، ﺣَﻴْﺚُ ﺃَﺳْﻤَﻌَﻬُﻢْ

Peygamberlere Tâbi Olanlara Salât (4)

Tasdik Edenlere Salâtını İçeren Duası Allah'ım!
SSC_0088 · S. 130 · Peygamberlere Tâbi Olanlara Salât (4)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Tasdik Edenlere Salâtını İçeren Duası Allah'ım! Yeryüzü ehlinden peygamberlere tâbi olanları; düşmanlar yalanlamalarıyla peygamberlere karşı çıktıkları zaman peygamberleri gıyaben (kalben) doğrulayanları; imanın hakikatleriyle onlara gönül verenleri; Adem'den Muhammed'e –Allah'ın salât ve selâmı ona ve soyuna olsun– kadar her asır ve zamanda o asrın insanları için delil olarak gönderdiğin hidayet imamlarına, takva ehlinin önderlerine –hepsine selâm olsun– uyanları kendinden bir mağfiret ve rızvanla an. Allah'ım! Özellikle de Muhammed'in ashabının, sahabîliği bilip hakkını eda edenlerin, ona yardımda güzel bir imtihan verenlerin, onu destekleyip himaye edenlerin, koşarak elçiliğine inananların, davetini kabulde yarışıp öne geçenlerin, Rabbinin mesajlarını duyururken kendisine icabet edenlerin;
،ِﺣُﺠﱠﺔَ ﺭِﺳَﺎﻻَﺗِﻪِ، ﻭَ ﻓَﺎﺭَﻗُﻮﺍ ﺍﻷَْﺯْﻭَﺍﺝَ ﻭَﺍﻷَْﻭْﻻَﺩَ ﻓٔﻲ ﺇِﻇْﻬَﺎﺭِ ﻛَﻠِﻤَﺘِﻪ ﻭَ ﻗَﺎﺗَﻠُﻮﺍ ﺍﻻْٰﺑَـﺎۤﺀَ …
SSC_0089 · S. 131 · Peygamberlere Tâbi Olanlara Salât (4)
İmam Zeynelabidin
،ِﺣُﺠﱠﺔَ ﺭِﺳَﺎﻻَﺗِﻪِ، ﻭَ ﻓَﺎﺭَﻗُﻮﺍ ﺍﻷَْﺯْﻭَﺍﺝَ ﻭَﺍﻷَْﻭْﻻَﺩَ ﻓٔﻲ ﺇِﻇْﻬَﺎﺭِ ﻛَﻠِﻤَﺘِﻪ ﻭَ ﻗَﺎﺗَﻠُﻮﺍ ﺍﻻْٰﺑَـﺎۤﺀَ ﻭَﺍﻷَْﺑْﻨَﺎۤﺀَ ﻓٔﻲ ﺗَﺜْﺒٔﻴﺖِ ﻧُﺒُﻮﱠﺗِﻪِ، ﻭَﺍﻧْﺘَﺼَﺮُﻭﺍ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﻛَﺎﻧُﻮﺍ ﻣُﻨْﻄَﻮٔﻳﻦَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺤَﺒﱠﺘِﻪِ، ﻳَﺮْﺟُﻮﻥَ ﺗِﺠَﺎﺭَﺓً ﻟَﻦْ ﺗَﺒُﻮﺭَ ﻓٔﻲ ﻣَﻮَﺩﱠﺗِﻪِ، ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻫَﺠَﺮَﺗْﻬُﻢُ ﺍﻟْﻌَﺸَﺎۤﺋِﺮُ ﺇِﺫْ ﺗَﻌَﻠﱠﻘُﻮﺍ ﺑِﻌُﺮْﻭَﺗِﻪِ، ﻭَﺍﻧْﺘَﻔَﺖْ ﻣِﻨْﻬُﻢُ ﺍﻟْﻘَﺮَﺍﺑَﺎﺕُ ﺇِﺫْ ﺳَﻜَﻨُﻮﺍ ﻓٔﻲ ﻇِﻞِّ ﻗَﺮَﺍﺑَﺘِﻪِ، ﻓَﻼَ ﺗَﻨْﺲَ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﻣَﺎ ﺗَﺮَﻛُﻮﺍ ﻟَﻚَ ﻭَ ﻓٔﻴﻚَ، ﻭَ ﺃَﺭْﺿِﻬِﻢْ ﻣِﻦْ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧِﻚَ، ﻭَ ﺑِﻤَﺎ ﺣَﺎﺷُﻮﺍ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻛَﺎﻧُﻮﺍ ﻣَﻊَ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ ﺩُﻋَﺎﺓً ﻟَﻚَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَﺍﺷْﻜُﺮْﻫُﻢْ ﻋَﻠٰﻲ ﻫَﺠْﺮِﻫِﻢْ ﻓٔﻴﻚَ ﺩِﻳَﺎﺭَ ﻗَﻮْﻣِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺧُﺮُﻭﺟِﻬِﻢْ ﻣِﻦْ ﺳَﻌَﺔِ ﺍﻟْﻤَﻌﺎﺵِ ﺇِﻟٰﻲ ﺿٔﻴﻘِﻪِ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﻛَﺜﱠﺮْﺕَ ﻓٔﻲ ﺇِﻋْﺰَﺍﺯِ ﺩٔﻳﻨِﻚَ ﻣِﻦْ ﻣَﻈْﻠُﻮﻣِﻬِﻢْ. ﺭَﺑﱠﻨَﺎ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻭْﺻِﻞْ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﺘﱠﺎﺑِﻌٔـﲔَ ﻟَــﻬُﻢْ ﺑِﺈِﺣْﺴَﺎﻥٍ، ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳَﻘُﻮﻟُﻮﻥَ: ﴿ ﺭَﺑﱠﻨَﺎ ﴾ ﺧَﻴْﺮَ ﺟَﺰَﺍۤﺋِﻚَ، ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ِﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟَﻨَﺎ ﻭَ ﻹِِﺧْﻮَﺍﻧِﻨَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺳَﺒَﻘُﻮﻧَﺎ ﺑِﺎﻹْٔﳝَﺎﻥِﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟَﻨَﺎ ﻭَ ﻹِِﺧْﻮَﺍﻧِﻨَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺳَﺒَﻘُﻮﻧَﺎ ﺑِﺎﻹْٔﳝَﺎﻥ ﻗَﺼَﺪُﻭﺍ ﺳَﻤْﺘَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺗَﺤَﺮﱠﻭْﺍ ﻭِﺟْﻬَﺘَﻬُﻢْ، ﻭَ ﻣَﻀَﻮْﺍ ﻋَﻠٰﻲ ﺷَﺎﻛِﻠَﺘِﻬِﻢْ، ﻟَﻢْ َﻳَﺜْﻨِﻬِﻢْ ﺭَﻳْﺐٌ ﻓٔﻲ ﺑَﺼٔﲑَﺗِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﺨْﺘَﻠِﺠْﻬُﻢْ ﺷَﻚﱞ ﻓٔﻲ ﻗَﻔْﻮِ ﺁﺛﺎﺭِﻫِﻢْ، ﻭَﺍﻻِْﺋْﺘِﻤَﺎﻡِ ﺑِﻬِﺪَﺍﻳَﺔِ ﻣَﻨَﺎﺭِﻫِﻢْ، ﻣُﻜَﺎﻧِﻔٔﻴـﻦَ ﻭَ ﻣُﻮَﺍﺯِﺭٔﻳﻦَ ﻟَﻬُﻢْ، ﻳَﺪٔﻳﻨُﻮﻥ dâvâsı uğruna eşleri ve çocuklarından ayrılanların, nübüvvetini sağlamlaştırmak için babaları ve oğullarıyla savaşıp onun bereketiyle zafere ulaşanların, gönüllerinde onun sevgisini besleyerek bu sevgiyle asla zarara uğramayacak bir ticaret umanların, onun kulpuna yapışınca kabilelerinden dışlananların, ona yakınlık gölgesinde yer alınca akrabalıklarından çıkarılanların, Allah'ım, bunların senin için ve senin yolunda kaybettiklerini unutma.
İnsanları senin (dininin) etrafında topladıkları, Resulünle birlikte sana davet ettikleri için hoşnutluğunla …
SSC_0090 · S. 131–134 · Peygamberlere Tâbi Olanlara Salât (4)
İmam Zeynelabidin
İnsanları senin (dininin) etrafında topladıkları, Resulünle birlikte sana davet ettikleri için hoşnutluğunla onları hoşnut et. Senin yolunda kavimlerinin memleketini terk ettikleri, geçim bolluğunu bırakıp geçim darlığına katlandıkları için onları ve dinini yüceltmek için sayılarını çoğalttığın mazlumları mükâfatlandır. Allah'ım! Onları (ashabı) güzellikle izleyip; "Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi bağışla." (Haşr, 10) diyen; onların yolunda yürüyen, onların yöneldiği yöne yönelen; onların mizaç ve meşreplerine göre hareket eden, hiçbir şüphe kendilerini onların basiretlerinden (inançlarından) geri çeviremeyen; onların izinde yürümekte, hidayet meşalelerine uymakta kuşkuya düşmeyen; onlara yardım eden; dinlerini din edinen; hidayetleriyle hidayet ۤﺑِﺪٔﻳﻨِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻳَﻬْﺘَﺪُﻭﻥَ ﺑِﻬَﺪْﻳِﻬِﻢْ، ﻳَﺘﱠﻔِﻘُﻮﻥَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺘﱠﻬِﻤُﻮﻧَﻬُﻢْ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺃَﺩﱠﻭْﺍ ﺇِﻟَﻴْﻬِﻢْ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺘﱠﺎﺑِﻌٔـﲔَ ﻣِﻦْ ﻳَﻮْﻣِﻨَﺎ ﻫٰﺬَﺍۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟﺪّٔﻳﻦِ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺯْﻭَﺍﺟِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺫُﺭِّ ﻳﱠﺎﺗِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺃَﻃَﺎﻋَﻚَ ﻣِﻨْﻬُﻢْ، ﺻَﻼَﺓً ﺗَﻌْﺼِﻤُﻬُﻢْ ﺑِﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻔْﺴَﺢُ ﻟَﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﺭِﻳَﺎﺽِ ﺟَﻨﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻤْﻨَﻌُﻬُﻢْ ﺑِﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﻛَﻴْﺪِ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ، ﻭَ ﺗُﻌٔﻴﻨُﻬُﻢْ ﺑِﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﺍﺳْﺘَﻌَﺎﻧُﻮﻙَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻣِﻦْ ﺑِﺮٍّ، ﻭَ ﺗَﻘٔﻴﻬِﻢْ ﻃَﻮَﺍﺭِﻕَ ﺍﻟﻠﱠﻴْﻞِ ﻭَﺍﻟﻨﱠﻬَﺎﺭِ، ﺇِﻻﱠ ﻃَﺎﺭِﻗًﺎ ﻳَﻄْﺮُﻕُ ﺑِﺨَﻴْﺮٍ، ﻭَ ﺗَﺒْﻌَﺜُﻬُﻢْ ﺑِﻬَﺎ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻋْﺘِﻘَﺎﺩِ ﺣُﺴْﻦِ ﺍﻟﺮﱠﺟَﺎۤﺀِ ﻟَﻚَ، ﻭَﺍﻟﻄﱠﻤَﻊِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻭَ ﺗَﺮْﻙِ ﺍﻟﺘﱡﻬْﻤَﺔِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺗَﺤْﻮٔﻳﻪِ ﺃَﻳْﺪِﻱ ﺍﻟْﻌِﺒَﺎﺩِ، ﻟِﺘَﺮُﺩﱠﻫُﻢْ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﺮﱠﻏْﺒَﺔِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَﺍﻟﺮﱠﻫْﺒَﺔِ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﺗُﺰَﻫِّﺪَﻫُﻢْ ﻓٔﻲ ﺳَﻌَﺔِ ﺍﻟْﻌَﺎﺟِﻞِ، ﻭَ ﺗُﺤَﺒِّﺐَ ﺇِﻟَﻴْﻬِﻢُ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞَ ﻟِﻶْﺟِﻞِ، ﻭَﺍﻹِْﺳْﺘِﻌْﺪَﺍﺩَ ﻟِﻤَﺎ ﺑَﻌْﺪَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ، ﻭَ ﺗُﻬَﻮِّﻥَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻛُﻞﱠ ﻛَﺮْﺏٍ ﻳَﺤِﻞﱡ ﺑِﻬِﻢْ ﻳَﻮْﻡَ ﺧُﺮُﻭﺝِ ﺍﻷَْﻧْﻔُﺲِ ﻣِﻦْ ﺃَﺑْﺪَﺍﻧِﻬَﺎ، ﻭَ ﺗُﻌَﺎﻓِﻴَﻬُﻢْ ﻣِﻤﱠﺎ ﺗَﻘَﻊُ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻔِﺘْﻨَﺔُ ﻣِﻦْ ﻣَﺤْﺬُﻭﺭَﺍﺗِﻬَﺎ، ﻭَ ﻛَﺒﱠﺔِ ﺍﻟﻨﱠﺎﺭِ، ﻭَ ﻃُﻮﻝِ ﺍﻟْﺨُﻠُﻮﺩِ ﻓٔﻴﻬَﺎ، ﻭَ ﺗُﺼَﻴِّﺮَﻫُﻢْ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﻣْﻦٍ ﻣِﻦْ ﻣَﻘٔﻴﻞِ ﺍﻟْﻤُﺘﱠﻘٔـﲔَ.
bulan; onlarla ittifak içinde olan; onları (Peygamber'den) kendilerine ilettiklerinde itham etmeyen tâbiîne …
SSC_0091 · S. 135 · Peygamberlere Tâbi Olanlara Salât (4)
İmam Zeynelabidin
bulan; onlarla ittifak içinde olan; onları (Peygamber'den) kendilerine ilettiklerinde itham etmeyen tâbiîne de en iyi ödülünü ver. Allah'ım! Günümüzden kıyamet gününe kadar gelip geçecek olan tâbiîne, onların eşlerine ve soylarına, içlerinden sana itaat edenlere salât eyle. Öyle bir salât ki, onunla onları sana karşı gelmekten koruyasın; cennet bahçelerinde yerlerini genişletesin; Şeytan'ın tuzağına düşmelerine engel olasın; senden medet umdukları iyi işlerde kendilerine yardımcı olasın; onları, ansızın hayırlı bir haberle kapıyı çalan hadiselerin dışında, gece gündüz demeyip beklenmedik bir zamanda baskın yapan felâketlerden koruyasın; onları rahmetine ümitli olmaya, katındakini arzu etmeye, kulların elindeki şeyler hususunda kötü yargılı olmamaya sürükleyesin. Böylece de onları sana rağbet etmeye ve senden korkmaya yöneltesin; dünya hayatına aldırışsız kılasın; onlara ahiret için çalışmayı, ölümden sonrası için hazırlanmayı sevdiresin; canların bedenlerden çıkacağı gün karşılaşacakları her zorluğu onlara kolaylaştırasın; onları korkunç fitnelerin meydana getireceği durumlardan, cehennemin kavurucu ateşinden, orada sürekli kalmaktan kurtarasın; onları takva ehlinin güvenli dinlenme yerlerine (cennete) yerleştiresin.
134ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٥ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻪِ ﻭَ ﻷَِﻫْﻞِ ﻭَﻻَﻳَﺘِﻪ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺗَﻨْﻘَﻀٔﻲ …
SSC_0092 · S. 136 · Peygamberlere Tâbi Olanlara Salât (4)
İmam Zeynelabidin
134ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٥ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻪِ ﻭَ ﻷَِﻫْﻞِ ﻭَﻻَﻳَﺘِﻪ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺗَﻨْﻘَﻀٔﻲ ﻋَﺠَﺎۤﺋِﺐُ ﻋَﻈَﻤَﺘِﻪِ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺣْﺠُﺒْﻨَﺎ ﻋَﻦِ ﺍﻹِْﻟْﺤَﺎﺩِ ﻓٔﻲ ﻋَﻈَﻤَﺘِﻚَ. ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺗَﻨْﺘَﻬٔﻲ ﻣُﺪﱠﺓُ ﻣُﻠْﻜِﻪِ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋْﺘِﻖْ ﺭِﻗَﺎﺑَﻨﺎ ﻣِﻦْ ﻧَﻘِﻤَﺘِﻚَ. ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺗَﻔْﻨٰﻲ ﺧَﺰَﺍۤﺋِﻦُ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻪِ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟَﻨَﺎ ﻧَﺼٔﻴﺒًﺎ ﻓٔﻲ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ. ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺗَﻨْﻘَﻄِﻊُ ﺩُﻭﻥَ ﺭُﺅْﻳَﺘِﻪِ ﺍﻷَْﺑْﺼَﺎﺭُ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺩْﻧِﻨَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻗُﺮْﺑِﻚَ. ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺗَﺼْﻐُﺮُ ﻋِﻨْﺪَ ﺧَﻄَﺮِﻩِ ﺍﻷَْﺧْﻄَﺎﺭُ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ،

Kendisi ve Özel Dostları Hakkında (5)

Hakkındaki Duası Ey azametinin şaşılacak harikaları bitmek bilmeyen (yüce Allah)!
SSC_0093 · S. 137–138 · Kendisi ve Özel Dostları Hakkında (5)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Hakkındaki Duası Ey azametinin şaşılacak harikaları bitmek bilmeyen (yüce Allah)! Muhammed ve Âline (Ehl-i Beytine) salât eyle ve bizi azametin hakkında eğriliğe sapmaktan koru. Ey saltanatının süresi sona ermeyen (yüce Allah)! Muhammed ve Âline salât eyle ve boyunlarımızı ceza ve ukubetinden azat et. Ey rahmetinin hazineleri tükenmeyen (yüce Allah)! Muhammed ve Âline salât eyle ve rahmetinden bizim için de bir pay ayır. Ey gözlerin görmekten âciz olduğu (yüce Allah)! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi kurbuna (yakınlığına) yaklaştır. Ey mertebesi yanında diğer bütün mertebeler küçük .َﻭَ ﻛَﺮِّﻣْﻨَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻚ ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺗَﻈْﻬَﺮُ ﻋِﻨْﺪَﻩُ ﺑَﻮَﺍﻃِﻦُ ﺍﻷَْﺧْﺒَﺎﺭِ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﻀَﺤْﻨﺎ ﻟَﺪَﻳْﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺃَﻏْﻨِﻨَﺎ ﻋَﻦْ ﻫِﺒَﺔِ ﺍﻟْﻮَﻫﱠﺎﺑٔﲔَ ﺑِﻬِﺒَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻛْﻔِﻨﺎ ﻭَﺣْﺸَﺔَ ﺍﻟْﻘَﺎﻃِﻌٔﲔَ ﺑِﺼِﻠَﺘِﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻧَﺮْﻏَﺐَ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﺣَﺪٍ ﻣَﻊَ ﺑَﺬْﻟِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﺴْﺘَﻮْﺣِﺶَ ﻣِﻦْ ﺃَﺣَﺪٍ ﻣَﻊَ ﻓﻀْﻠِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ، ﻭَ ﻛِﺪْ ﻟَﻨَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻜِﺪْ ﻋَﻠَﻴْﻨﺎ، ﻭَﺍﻣْﻜُﺮْ ﻟَﻨَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻤْﻜُﺮْ ﺑِﻨَﺎ، ﻭَ ﺃَﺩِﻝْ ﻟَﻨَﺎ ﻭَ ﻻَ ﺗُﺪِﻝْ ﻣِﻨﱠﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻗِﻨَﺎ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَﺍﺣْﻔَﻈْﻨَﺎ ﺑِﻚَ، ﻭَﺍﻫْﺪِﻧَﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺒَﺎﻋِﺪْﻧَﺎ ﻋَﻨْﻚَ، ﺇِﻥﱠ ﻣَﻦْ ﺗَﻘِﻪِ ﻳَﺴْﻠَﻢْ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺗَﻬْﺪِﻩِ ﻳَﻌْﻠَﻢْ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺗُﻘَﺮِّﺑْﻪُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻳَﻐْﻨَﻢْ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻛْﻔِﻨَﺎ ﺣَﺪﱠ ﻧَﻮَﺍۤﺋِﺐِ ﺍﻟﺰﱠﻣَﺎﻥِ، ﻭَ ﺷَﺮﱠ ﻣَﺼَﺎۤﺋِﺪِ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ، ﻭَ ﻣَﺮَﺍﺭَﺓَ ﺻَﻮْﻟَﺔِ ﺍﻟﺴﱡﻠْﻄَﺎﻥِ.
kalan (yüce Allah)! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi katında değerli kıl.
SSC_0094 · S. 139 · Kendisi ve Özel Dostları Hakkında (5)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
kalan (yüce Allah)! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi katında değerli kıl. Ey haberlerin içyüzü indinde aşikâr olan (yüce Allah)! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi yanında rüsva etme. Allah'ım! Bağışınla bizi, bağışta bulunanların bağışlarından müstağni kıl; ilişkilerini keserek bizi yalnızlığa itenlere karşı ihsan ve ikramınla bize yet ki, senin bağışınla başka hiçbir kimseye rağbet etmeyelim ve senin lütuf ve fazlınla hiçbir kimsenin uzaklaşmasıyla yalnızlık hissetmeyelim. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizim aleyhimize değil, lehimize plân düzenle; zararımıza değil, yararımıza tuzak kur; bizi muzaffer kıl, bize karşı (kimseyi) zafere ulaştırma. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi kendinden koru; bizi kendinle koru; bizi kendine doğru hidayet et; bizi kendinden uzaklaştırma. Çünkü senin koruduğun, daima esenlik içinde olur; hidayet ettiğin, bilir; kendine yakınlaştırdığın, büyük bir kazanç elde eder. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi zamanın acımasız felâketlerine, Şeytan'ın kötü tuzaklarına, sultanın acı saldırısına karşı koru.
ٍﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻤَﺎ ﻳَﻜْﺘَﻔٔﻲ ﺍﻟْﻤُﻜْﺘَﻔُﻮﻥَ ﺑِﻔَﻀْﻞِ ﻗُﻮﱠﺗِﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻛْﻔِﻨَﺎ، ﻭَ …
SSC_0095 · S. 140 · Kendisi ve Özel Dostları Hakkında (5)
İmam Zeynelabidin
ٍﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻤَﺎ ﻳَﻜْﺘَﻔٔﻲ ﺍﻟْﻤُﻜْﺘَﻔُﻮﻥَ ﺑِﻔَﻀْﻞِ ﻗُﻮﱠﺗِﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻛْﻔِﻨَﺎ، ﻭَ ﺇِﻧﱠﻤَﺎ ﻳُﻌْﻄِﻲ ﺍﻟْﻤُﻌْﻄُﻮﻥَ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻞِ ﺟِﺪَﺗِﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﺃَﻋْﻄِﻨﺎ، ﻭَ ﺇِﻧﱠﻤﺎ ﻳَﻬْﺘَﺪِﻱ ﺍﻟْﻤُﻬْﺘَﺪُﻭﻥَ ﺑِﻨُﻮﺭِ ﻭَﺟْﻬِﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻫْﺪِﻧَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﻣَﻦْ ﻭَﺍﻟَﻴْﺖَ ﻟَﻢْ ﻳَﻀْﺮُﺭْﻩُ ﺧِﺬْﻻَﻥُ ﺍﻟْﺨَﺎﺫِﻟٔﲔَ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺃَﻋْﻄَﻴْﺖَ ﻟَﻢْ ﻳَﻨْﻘُﺼْﻪُ ﻣَﻨْﻊُ ﺍﻟْﻤَﺎﻧِﻌٔﲔَ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﻫَﺪَﻳْﺖَ ﻟَﻢْ ﻳُﻐْﻮِﻩِ ﺇِﺿْﻼَﻝُ ﺍﻟْﻤُﻀِﻠّٔﲔَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻣْﻨَﻌْﻨَﺎ ﺑِﻌِﺰِّﻙَ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻏْﻨِﻨَﺎ ﻋَﻦْ ﻏَﻴْﺮِﻙَ ﺑِﺈِﺭْﻓَﺎﺩِﻙَ، ﻭَﺍﺳْﻠُﻚْ ﺑِﻨَﺎ ﺳَﺒٔﻴﻞَ ﺍﻟْﺤَﻖِّ ﺑِﺈِﺭْﺷَﺎﺩِﻙَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺳَﻼَﻣَﺔَ ﻗُﻠُﻮﺑِﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺫِﻛْﺮِ ﻋَﻈَﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻓَﺮﺍﻍَ ﺃَﺑْﺪَﺍﻧِﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺷُﻜْﺮِ ﻧِﻌْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻧْﻄِﻼَﻕَ ﺃَﻟْﺴِﻨَﺘِﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻭَﺻْﻒِ ﻣِﻨﱠﺘِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎﺗِﻚَ ﺍﻟﺪﱠﺍﻋٔﲔَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻫُﺪَﺍﺗِﻚَ ﺍﻟﺪﱠﺍﻟّٔـﲔَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺧَﺎﺻﱠﺘِﻚَ ﺍﻟْﺨَﺎﺻّٔﲔَ ﻟَﺪَﻳْﻚَ، ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ.
Allah'ım! Yetinenler, senin gücünün fazlıyla yetinirler. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bize yet.
SSC_0096 · S. 141 · Kendisi ve Özel Dostları Hakkında (5)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Yetinenler, senin gücünün fazlıyla yetinirler. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bize yet. Bağışta bulunanlar, senin bağışının fazlasıyla bağışta bulunurlar. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bize bağışta bulun. Hidayet bulanlar, senin yüzünün nuruyla hidayet bulurlar. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi (doğru yoluna) hidayet et. Allah'ım! Sen kime yardım ettiysen, artık kimse onu zelil ve hor edemez. Kime verdiysen, artık kimse ondan bir şey eksiltemez. Kimi doğru yola hidayet ettiysen, artık kimse onu şaşırtamaz, saptıramaz. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve izzetinle bizi kullarından (gelecek zararlardan) koru; yardımınla bizi senden başkasından müstağni kıl; yol göstermenle bizi hak yolda yürüt. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kalplerimizin selâmetini azametini anmakta, bedenlerimizin rahatını nimetlerine şükretmekte karar kıl ve dillerimizi minnettar kaldığımız iyiliklerini anlatmak için aç. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi sana doğru çağıran davetçilerden, sana doğru kılavuzluk eden hidayetçilerden et; katında özel bir yeri olan kullarından kıl. Ey merhametlilerin en merhametlisi!
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٦ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﺼﱠﺒَﺎﺡِ ﻭَﺍﻟْﻤَﺴَﺎۤﺀِ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺧَﻠَﻖَ …
SSC_0097 · S. 142 · Kendisi ve Özel Dostları Hakkında (5)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٦ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﺼﱠﺒَﺎﺡِ ﻭَﺍﻟْﻤَﺴَﺎۤﺀِ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺧَﻠَﻖَ ﺍﻟﻠﱠﻴْﻞَ ﻭَﺍﻟﻨﱠﻬﺎﺭَ ﺑِﻘُﻮﱠﺗِﻪِ، ﻭَ ﻣَﻴﱠﺰَ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻤَﺎ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻪِ، ﻭَﺟَﻌَﻞَ ﻟِﻜُﻞِّ ﻭَﺍﺣِﺪٍ ﻣِﻨْﻬُﻤَﺎ ﺣَﺪًّﺍ ﻣَﺤْﺪُﻭﺩًﺍ، ﻭَ ﺃَﻣَﺪًﺍ ﻣَﻤْﺪُﻭﺩًﺍ، ﻳُﻮﻟِــﺞُ ﻛُﻞﱠ ﻭَﺍﺣِﺪٍ ﻣِﻨْﻬُﻤَﺎ ﻓٔﻲ ﺻَﺎﺣِﺒِﻪِ، ﻭَ ﻳُﻮﻟِــﺞُ ﺻَﺎﺣِﺒَﻪُ ﻓٔﻴﻪِ، ﺑِﺘَﻘْﺪٔﻳﺮٍ ﻣِﻨْﻪُ ﻟِﻠْﻌِﺒَﺎﺩِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻳَﻐْﺬُﻭﻫُﻢْ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻳُﻨْﺸِﺌُﻬُﻢْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻓَﺨَﻠَﻖَ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟﻠﱠﻴْﻞَ ﻟِﻴَﺴْﻜُﻨُﻮﺍ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﺣَﺮَﻛَﺎﺕِ ﺍﻟﺘﱠﻌَﺐِ، ﻭَ ﻧَﻬَﻀَﺎﺕِ ﺍﻟﻨﱠﺼَﺐِ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠَﻪُ ﻟِﺒَﺎﺳًﺎ ﻟِﻴَﻠْﺒَﺴُﻮﺍ ﻣِﻦْ ﺭَﺍﺣَﺘِﻪِ ﻭَ ﻣَﻨَﺎﻣِﻪِ، ﻓَﻴَﻜُﻮﻥَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻟَﻬُﻢْ ﺟَﻤَﺎﻣًﺎ ﻭَ ﻗُﻮﱠﺓً، ﻭَ ﻟِﻴَﻨَﺎﻟُﻮﺍ ﺑِﻪِ ﻟَﺬﱠﺓً ﻭَ ﺷَﻬْﻮَﺓً، ﻭَ ﺧَﻠَﻖَ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟﻨﱠﻬَﺎﺭَ ﻣُﺒْﺼِﺮًﺍ ﻟِﻴَﺒْﺘَﻐُﻮﺍ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻪِ، ﻭَ ﻟِﻴَﺘَﺴَﺒﱠـﺒُﻮۤﺍ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺯْﻗِﻪِ، ﻭَ ﻳَﺴْﺮَﺣُﻮﺍ ﻓٔﻲ َﺃَﺭْﺿِﻪِ، ﻃَﻠَﺒًﺎ ﻟِﻤَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻧَﻴْﻞُ ﺍﻟْﻌَﺎﺟِﻞِ ﻣِﻦْ ﺩُﻧْﻴﺎﻫُﻢْ، ﻭَ ﺩَﺭَﻙُ ﺍﻵْﺟِﻞِ ﻓٔﻲ ﺃُﺧْﺮَﻳﻬُﻢْ، ﺑِﻜُﻞِّ ﺫٰﻟِﻚَ ﻳُﺼْﻠِﺢُ ﺷَﺄْﻧَﻬُﻢْ، ﻭَ ﻳَﺒْﻠُﻮ ﺃَﺧْﺒَﺎﺭَﻫُﻢْ، ﻭ

Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)

Hamd Allah'a ki, gücüyle gece ve gündüzü yarattı; kudretiyle aralarında ayrıcalık koydu;
SSC_0098 · S. 143–144 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
İmam Zeynelabidin
Hamd Allah'a ki, gücüyle gece ve gündüzü yarattı; kudretiyle aralarında ayrıcalık koydu; her biri için belli bir sınır, belli bir süre tayin etti; geceyi gündüzün, gündüzü de gecenin içine sokar. Kullarının beslenme ve gelişmesini sağlamak için onun bir plânıdır bu. Bu plânı gereği, yorucu hareketler ve meşakkatli işlerin ardından dinlenmeleri için geceyi yarattı; uyuyup dinlenerek güç ve enerji biriktirmeleri, ayrıca lezzet ve şehvetlerine ulaşmaları için onu bir örtü kıldı. Gündüzü de onlar için aydınlık kıldı ki, Allah'ın fazlından nasiplerini arasınlar; rızkını elde etmek için çalışıp çabalasınlar; dünya ihtiyaçlarına ulaşıp ahiret mutluluğunu kazanmak için arzında dolaşsınlar. Böylece Allah, onların durumlarını düzeltir; onları imtihan eder; itaat zamanlarında, farzlarının ِﻳَﻨْﻈُﺮُ ﻛَﻴْﻒَ ﻫُﻢْ ﻓٔﻲ ﺃَﻭْﻗَﺎﺕِ ﻃَﺎﻋَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻣَﻨَﺎﺯِﻝِ ﻓُﺮُﻭﺿِﻪِ، ﻭَ ﻣَﻮَﺍﻗِﻊ َﻟِﻴَﺠْﺰِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺳَﺎۤﺀُﻭﺍ ﺑِﻤَﺎ ﻋَﻤِﻠُﻮﺍ ﻭَ ﻳَﺠْﺰِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦ َﺃَﺣْﻜَﺎﻣِﻪِ ﴿ ﻟِﻴَﺠْﺰِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺳَﺎۤﺀُﻭﺍ ﺑِﻤَﺎ ﻋَﻤِﻠُﻮﺍ ﻭَ ﻳَﺠْﺰِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦ ﺃَﺣْﺴَﻨُﻮﺍ ﺑِﺎﻟْﺤُﺴْﻨٰﻲ﴾. ﺃَﺣْﺴَﻨُﻮﺍ ﺑِﺎﻟْﺤُﺴْﻨٰﻲ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﻠَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻓَﻠَﻘْﺖَ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻹِْﺻْﺒَﺎﺡِ، ﻭَ ﻣَﺘﱠﻌْﺘَﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﺿَﻮْﺀِ ﺍﻟﻨﱠﻬَﺎﺭِ، ﻭَ ﺑَﺼﱠﺮْﺗَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﻄَﺎﻟِﺐِ ﺍﻷَْﻗْﻮَﺍﺕِ، ﻭَ ﻭَﻗَﻴْﺘَﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﻃَﻮَﺍﺭِﻕِ ﺍﻵﻓَﺎﺕِ. ﺃَﺻْﺒَﺤْﻨﺎ ﻭَ ﺃَﺻْﺒَﺤَﺖِ ﺍﻷَْﺷْﻴَﺎۤﺀُ ﻛُﻠﱡﻬَﺎ ﺑِﺠُﻤْﻠَﺘِﻬَﺎ ﻟَﻚَ، ﺳَﻤَﺎﺅُﻫَﺎ ﻭَ ﺃَﺭْﺿُﻬَﺎ، ﻭَ ﻣَﺎ ﺑَﺜَﺜْﺖَ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﻭَﺍﺣِﺪٍ ﻣِﻨْﻬُﻤَﺎ، ﺳَﺎﻛِﻨُﻪُ ﻭَ ﻣُﺘَﺤَﺮِّﻛُﻪُ، ﻭَ ﻣُﻘٔﻴﻤُﻪُ ﻭَ ﺷَﺎﺧِﺼُﻪُ، ﻭَ ﻣَﺎ ﻋَﻼَ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻬَﻮَﺍۤﺀِ، ﻭَ ﻣَﺎ ﻛَﻦﱠ ﺗَﺤْﺖَ ﺍﻟﺜﱠﺮَﻱ. ﺃَﺻْﺒَﺤْﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻗَﺒْﻀَﺘِﻚَ، ﻳَﺤْﻮِﻳﻨَﺎ ﻣُﻠْﻜُﻚَ ﻭَ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧُﻚَ، ﻭَ ﺗَﻀُﻤﱡﻨَﺎ ﻣَﺸِﻴﱠﺘُﻚَ، ﻭَ ﻧَﺘَﺼَﺮﱠﻑُ ﻋَﻦْ ﺃَﻣْﺮِﻙَ، ﻭَ ﻧَﺘَﻘَﻠﱠﺐُ ﻓٔﻲ ﺗَﺪْﺑٔﲑِﻙَ، ﻟَﻴْﺲَ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﻣْﺮِ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎ ﻗَﻀَﻴْﺖَ، ﻭَﻻَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮِ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎۤ ﺃَﻋْﻄَﻴْﺖَ. ﻭَ ﻫٰﺬَﺍ ﻳَﻮْﻡٌ ﺣَﺎﺩِﺙٌ ﺟَﺪٔﻳﺪٌ، ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺷَﺎﻫِﺪٌ ﻋَﺘٔﻴﺪٌ، ﺇِﻥْ ﺃَﺣْﺴَﻨﱠﺎ ﻭَﺩﱠﻋَﻨَﺎ ﺑِﺤَﻤْﺪٍ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺃَﺳَﺄْﻧَﺎ ﻓَﺎﺭَﻗَﻨَﺎ ﺑِﺬَﻡٍّ.
söz konusu olduğu yerlerde ve hükümlerinin uygulanması gerektiği durumlarda nasıl davrandıklarına bakarak, …
SSC_0099 · S. 145 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
İmam Zeynelabidin
söz konusu olduğu yerlerde ve hükümlerinin uygulanması gerektiği durumlarda nasıl davrandıklarına bakarak, "Kötü işler yapanları yaptıklarıyla cezalandırır; iyi işler yapanları da en güzel mükâfatla ödüllendirir." (Necm, 31) Allah'ım! Sabahı bizim için yarıp çıkardığın, gündüzün ışığından bizi yararlandırdığın, rızkların aranacağı yerleri bize öğrettiğin, belâ ve afetlerden bizi koruduğun için sana hamdolsun. Biz ve tüm şeyler; gök, yer ve onlarda bulunan canlı cansız, hareketli hareketsiz, havada yükselen, yer altında gizli bulunan her şey seniniz; senin yed-i kudretindeyiz. Mülkün ve saltanatın bizi kapsamakta, iraden bizi bir arada tutmaktadır. Senin emrin doğrultusunda bir şeyler yapabilmekte, tedbirin yönünde hareket etmekteyiz. Senin hükmettiğinden başka bir durum ve senin verdiğinden başka bir hayır, bizim için söz konusu değildir. (Allah'ım!) Bu (gün), yeni bir gündür; tanıklık etmeye hazır bir şahittir. Güzel işler yaparsak, övgüyle bizimle vedalaşır; kötü işler yaparsak, yergiyle bizden ayrılır.
،ِﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨﺎ ﺣُﺴْﻦَ ﻣُﺼَﺎﺣَﺒَﺘِﻪ ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺳُﻮﺀِ …
SSC_0100 · S. 146–147 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
،ِﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨﺎ ﺣُﺴْﻦَ ﻣُﺼَﺎﺣَﺒَﺘِﻪ ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺳُﻮﺀِ ﻣُﻔَﺎﺭَﻗَﺘِﻪِ، ﺑِﺎﺭْﺗِﻜَﺎﺏِ ﺟَﺮٔﻳﺮَﺓٍ، ﺃَﻭِ ﺍﻗْﺘِﺮَﺍﻑِ ﺻَﻐٔﲑَﺓٍ ﺃَﻭْ ﻛَﺒٔﲑَﺓٍ، ﻭَ ﺃَﺟْﺰِﻝْ ﻟَﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺎﺕِ، ﻭَ ﺃَﺧْﻠِﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ، ﻭَﺍﻣْﻸَْ ﻟَﻨَﺎ ﻣَﺎ ﺑَﻴْﻦَ ﻃَﺮَﻓَﻴْﻪِ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻭَ ﺷُﻜْﺮًﺍ، ﻭَ ﺃَﺟْﺮًﺍ ﻭَ ﺫُﺧْﺮًﺍ، ﻭَ ﻓَﻀْﻼً ﻭَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧًﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻳَﺴِّﺮْ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻜِﺮَﺍﻡِ ﺍﻟْﻜَﺎﺗِﺒٔﲔَ ﻣَﺆُﻭﻧَﺘَﻨَﺎ، ﻭَﺍﻣْﻸَْ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺣَﺴَﻨَﺎﺗِﻨَﺎ ﺻَﺤَﺎۤﺋِﻔَﻨَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺨْﺰِﻧَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻫُﻢْ ﺑِﺴُﻮۤﺀِ ﺃَﻋْﻤَﺎﻟِﻨَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺳَﺎﻋَﺔٍ ﻣِﻦْ ﺳَﺎﻋَﺎﺗِﻪِ ﺣَﻈًّﺎ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﻭَ ﻧَﺼٔﻴﺒًﺎ ﻣِﻦْ ﺷُﻜْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺷَﺎﻫِﺪَ ﺻِﺪْﻕٍ ﻣِﻦْ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺣْﻔَﻈْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺑَﻴْﻦِ ﺃَﻳْﺪٔﻳﻨَﺎ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻔِﻨَﺎ، ﻭَ ﻋَﻦْ ﺃَﻳْﻤَﺎﻧِﻨَﺎ، ﻭَ ﻋَﻦْ ﺷَﻤَﺎۤﺋِﻠِﻨَﺎ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﻧَﻮَﺍﺣٔﻴﻨَﺎ، ﺣِﻔْﻈًﺎ َﻋَﺎﺻِﻤًﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ، ﻫَﺎﺩِﻳًﺎ ﺇِﻟٰﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻣُﺴْﺘَﻌْﻤِﻼً ﻟِﻤَﺤَﺒﱠﺘِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻳَﻮْﻣِﻨَﺎ ﻫٰﺬَﺍ، ﻭ Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve onunla (günle) iyi birlikteliği bize nasip et; bir suç işleyerek, küçük veya büyük bir günaha mürtekip olarak kötü bir şekilde ondan ayrılmaktan bizi koru. Bize bu günde bol bol iyilikler yaz; kötülüklerden arındır ve onun (günün) iki ucunun arasını hamd, şükür, mükâfat, birikim, lütuf ve ihsan ile doldur. Allah'ım! Pek değerli yazıcı meleklerine bizden yana çekecekleri zahmeti kolaylaştır; amel defterlerimizi iyiliklerimizle doldur; bizi onların yanında rüsva etme. Allah'ım! Bize bu günün saatlerinin her bir saatinde kullarından bir pay, şükründen bir nasip ve meleklerinden bir doğruluk tanığı ayır. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi önümüzden, arkamızdan, sağımızdan, solumuzdan ve bütün yönlerimizden koru. Bu koruman, bizi sana karşı günah işlemekten alıkoysun, sana itaat etmeye sevk etsin, sevgini celp etsin. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi bu günümüzde, bu gecemizde ve bütün günlerimizde
ِﻟَﻴْﻠَﺘِﻨَﺎ ﻫٰﺬِﻩِ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺃَﻳﱠﺎﻣِﻨَﺎ ﻻِﺳْﺘِﻌْﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮِ، ﻭَ ﻫِﺠْﺮَﺍﻥ ﺍﻟﺸﱠﺮِّ، ﻭَ ﺷُﻜْﺮِ …
SSC_0101 · S. 148 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
İmam Zeynelabidin
ِﻟَﻴْﻠَﺘِﻨَﺎ ﻫٰﺬِﻩِ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺃَﻳﱠﺎﻣِﻨَﺎ ﻻِﺳْﺘِﻌْﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮِ، ﻭَ ﻫِﺠْﺮَﺍﻥ ﺍﻟﺸﱠﺮِّ، ﻭَ ﺷُﻜْﺮِ ﺍﻟﻨِّﻌَﻢِ، ﻭَﺍﺗِّﺒَﺎﻉِ ﺍﻟﺴﱡﻨَﻦِ، ﻭَ ﻣُﺠَﺎﻧَﺒَﺔِ ﺍﻟْﺒِﺪَﻉِ، ﻭَﺍﻷَْﻣْﺮِ ﺑِﺎﻟْﻤَﻌْﺮُﻭﻑِ، ﻭَﺍﻟﻨﱠﻬْﻲِ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻤُﻨْﻜَﺮِ، ﻭَ ﺣِﻴَﺎﻃَﺔِ ﺍﻹِْﺳْﻼَﻡِ، ﻭَﺍﻧْﺘِﻘَﺎﺹِ ﺍﻟْﺒَﺎﻃِﻞِ ﻭَ ﺇِﺫْﻻَﻟِﻪِ، ﻭَ ﻧُﺼْﺮَﺓِ ﺍﻟْﺤَﻖِّ ﻭَ ﺇِﻋْﺰَﺍﺯِﻩِ، ﻭَ ﺇِﺭْﺷَﺎﺩِ ﺍﻟﻀﱠﺎﻝِّ، ﻭَ ﻣُﻌَﺎﻭَﻧَﺔِ ﺍﻟﻀﱠﻌٔﻴﻒِ، ﻭَ ﺇِﺩْﺭَﺍﻙِ ﺍﻟﻠﱠﻬٔﻴﻒِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻪُ ﺃَﻳْﻤَﻦَ ﻳَﻮْﻡٍ ﻋَﻬِﺪْﻧَﺎﻩُ، ﻭَ ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﺻَﺎﺣِﺐٍ ﺻَﺤِﺒْﻨﺎﻩُ، ﻭَ ﺧَﻴْﺮَ ﻭَﻗْﺖٍ ﻇَﻠِﻠْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺃَﺭْﺿٰﻲ ﻣَﻦْ ﻣَﺮﱠ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﻠﱠﻴْﻞُ ﻭَﺍﻟﻨﱠﻬَﺎﺭُ ﻣِﻦْ ﺟُﻤْﻠَﺔِ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﺃَﺷْﻜَﺮَﻫُﻢْ ﻟِﻤَﺎۤ ﺃَﻭْﻟَﻴْﺖَ ﻣِﻦْ ﻧِﻌَﻤِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻗْﻮَﻣَﻬُﻢْ ﺑِﻤَﺎ ﺷَﺮَﻋْﺖَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮَﺍۤﺋِﻌِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻭْﻗَﻔَﻬُﻢْ ﻋَﻤﱠﺎ ﺣَﺬﱠﺭْﺕَ ﻣِﻦْ ﻧَﻬْﻴِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃُﺷْﻬِﺪُﻙَ ﻭَ ﻛَﻔٰﻲ ﺑِﻚَ ﺷَﻬﻴﺪًﺍ، ﻭَ ﺃُﺷْﻬِﺪُ ﺳَﻤَﺎۤﺀَﻙَ ﻭَ ﺃﺭْﺿَﻚَ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺃَﺳْﻜَﻨْﺘَﻬُﻤَﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺳَﺎۤﺋِﺮِ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻓٔﻲ ﻳَﻮْﻣٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ، ﻭَ ﺳَﺎﻋَﺘٔﻲ ﻫٰﺬِﻩِ، ﻭَ ﻟَﻴْﻠَﺘٔﻲ ﻫٰﺬِﻩِ، ﻭَ ﻣُﺴْﺘَﻘَﺮّٔﻱ ﻫٰﺬَﺍ، ﺃَﻧّٔﻲ ﺃَﺷْﻬَﺪُ ﺃَﻧﱠﻚَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ، ﻗَﺎۤﺋِﻢٌ ﺑِﺎﻟْﻘِﺴْﻂِ، hayrı işlemeye, şerri terk etmeye, nimetlere şükretmeye, sünnetlere uymaya, bid'atlerden kaçınmaya, marufu (iyiliği) emretmeye, münkerden (kötülükten) sakındırmaya, İslâm'ın bekçiliğini yapmaya, batılı kınayıp horlamaya, hakkı destekleyip yüceltmeye, yolunu şaşırmışa doğruyu göstermeye, güçsüze yardımcı olmaya, mağdurun imdadına koşmaya muvaffak et.
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bu günü yaşadığımız en kutlu gün, birlikte olduğumuz en faziletli …
SSC_0102 · S. 148–150 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bu günü yaşadığımız en kutlu gün, birlikte olduğumuz en faziletli arkadaş ve geçirdiğimiz en hayırlı vakit kıl. Bizi bütün yaratıklarının arasında üzerlerinden gece ve gündüz geçen en hoşnut, verdiğin nimetlere en çok şükreden, koyduğun yasalara uymakta en sebatlı ve sakındırdığın yasaklardan en çok kaçınan kullarından kıl. Allah'ım! Ben bu günde, bu saatte, bu gecede ve bulunduğum bu yerde, seni tanık tutuyorum ve tanık olarak sen yetersin; göğü, yeri, onlarda yerleştirdiğin meleklerini ve diğer yaratıklarını da tanık tutuyorum ki ben, şuna şehadet etmekteyim: Sen Allah'sın; senden başka ilâh yoktur. Adaleti ayakta tutarsın; ،ِﻋَﺪْﻝٌ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺤُﻜْﻢِ، ﺭَﺅُﻭﻑٌ ﺑِﺎﻟْﻌِﺒَﺎﺩِ، ﻣَﺎﻟِﻚُ ﺍﻟْﻤُﻠْﻚِ، ﺭَﺣٔﻴﻢٌ ﺑِﺎﻟْﺨَﻠْﻖ ﻭَ ﺃَﻥﱠ ﻣُﺤَﻤﱠﺪًﺍ ﻋَﺒْﺪُﻙَ ﻭَ ﺭَﺳُﻮﻟُﻚَ، ﻭَ ﺧِﻴَﺮَﺗُﻚَ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﺣَﻤﱠﻠْﺘَﻪُ ﺭِﺳَﺎﻟَﺘَﻚَ ﻓَﺄَﺩﱠﺍﻫَﺎ، ﻭَ ﺃَﻣَﺮْﺗَﻪُ ﺑِﺎﻟﻨﱡﺼْﺢِ ﻷُِﻣﱠــﺘِﻪِ ﻓَﻨَﺼَﺢَ ﻟَﻬَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺃَﻛْﺜَﺮَ ﻣَﺎ ﺻَﻠﱠﻴْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺣَﺪٍ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﺁﺗِﻪِ ﻋَﻨﱠﺎۤ ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﻣَﺎ ﺁﺗَﻴْﺖَ ﺃَﺣَﺪًﺍ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﻭَﺍﺟْﺰِﻩِ ﻋَﻨﱠﺎۤ ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﻭَ ﺃَﻛْﺮَﻡَ ﻣَﺎ ﺟَﺰَﻳْﺖَ ﺃَﺣَﺪًﺍ ﻣِﻦْ ﺃَﻧْﺒِﻴَﺎۤﺋِﻚَ ﻋَﻦْ ﺃُﻣﱠﺘِﻪِ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻤَﻨّﺎﻥُ ﺑِﺎﻟْﺠَﺴٔﻴﻢِ، ﺍﻟْﻐَﺎﻓِﺮُ ﻟِﻠْﻌَﻈٔﻴﻢِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﺭْﺣَﻢُ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺭَﺣٔﻴﻢٍ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺍﻟﻄﱠﻴِّﺒٔـﲔَ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦَ، ﺍﻷَْﺧْﻴَﺎﺭِ ﺍﻷَْﻧْﺠَﺒٔﲔَ.
hükmünde adilsin; kullarına şefkatlisin; mülkün maliki ve sahibisin; yaratıklarına pek merhametlisin.
SSC_0103 · S. 151–152 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
hükmünde adilsin; kullarına şefkatlisin; mülkün maliki ve sahibisin; yaratıklarına pek merhametlisin. (Yine şehadet etmekteyim ki:) Muhammed senin kulun, resulün ve yaratıkların içinde seçip beğendiğin kimsedir. Peygamberlik görevini ona yükledin, lâyıkıyla yerine getirdi; ümmetini öğütlemesini emrettin, öğütledi. Allah'ım! Yaratıklarından herhangi birine ettiğin en çok salâtı Muhammed ve Âline eyle; kullarından herhangi birine verdiğin en iyi şeyi bizden taraf ona ver ve peygamberlerinden herhangi birine ümmetinden taraf verdiğin en iyi ve en değerli ödülü bizden taraf ona ver. Hiç şüphesiz, sen büyük nimetlerle ihsan edensin; büyük günahları bağışlayansın; sen her merhametliden daha merhametlisin. O hâlde, Muhammed ve onun tertemiz, seçkin ve asil Âline salât eyle. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٧ ﺇِﺫَﺍ ﻋَﺮَﺿَﺖْ ﻟَﻪُ ﻣُﻬِﻤﱠﺔٌ ﺃَﻭْ ﻧَﺰَﻟَﺖْ ﺑِﻪِ ﻣُﻠِﻤﱠﺔٌ ﻭَ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟْﻜَﺮْﺏ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺗُﺤَﻞﱡ ﺑِﻪِ ﻋُﻘَﺪُ ﺍﻟْﻤَﻜَﺎﺭِﻩِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳُﻔْﺜَﺄُ ﺑِﻪِ ﺣَﺪﱡ ﺍﻟﺸﱠﺪَﺍۤﺋِﺪِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳُﻠْﺘَﻤَﺲُ ﻣِﻨْﻪُ ﺍﻟْﻤَﺨْﺮَﺝُ ﺇِﻟٰﻲ ﺭَﻭْﺡِ ﺍﻟْﻔَﺮَﺝِ، ﺫَﻟﱠﺖْ ﻟِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ ﺍﻟﺼِّﻌَﺎﺏُ، ﻭَ ﺗَﺴَﺒﱠﺒَﺖْ ﺑِﻠُﻄْﻔِﻚَ ﺍﻷَْﺳْﺒَﺎﺏُ، ﻭَ ﺟَﺮٰﻱ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ ﺍﻟْﻘَﻀَﺎۤﺀُ، ﻭَ ﻣَﻀَﺖْ ﻋَﻠٰﻲ ﺇِﺭَﺍﺩَﺗِﻚَ ﺍﻷَْﺷْﻴَﺎۤﺀُ، ﻓَﻬِﻲَ ﺑِﻤَﺸِﻴﱠﺘِﻚَ ﺩُﻭﻥَ ﻗَﻮْﻟِﻚَ ﻣُﺆْﺗَﻤِﺮَﺓٌ، ﻭَ ﺑِﺈِﺭَﺍﺩَﺗِﻚَ ﺩُﻭﻥَ ﻧَﻬْﻴِﻚَ ﻣُﻨْﺰَﺟِﺮَﺓٌ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻤَﺪْﻋُﻮﱡ ﻟِﻠْﻤُﻬِﻤﱠﺎﺕِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻤَﻔْﺰَﻉُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻤُﻠِﻤﱠﺎﺕِ، ﻻَ ﻳَﻨْﺪَﻓِﻊُ ﻣِﻨْﻬَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎ ﺩَﻓَﻌْﺖَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻨْﻜَﺸِﻒُ ﻣِﻨْﻬَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎ ﻛَﺸَﻔْﺖَ. ﻭَ ﻗَﺪْ ﻧَﺰَﻝَ ﺑٔﻲ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﺗَﻜَﺄﱠﺩَﻧٔﻲ ﺛِﻘْﻠُﻪُ، ﻭَ ﺃَﻟَﻢﱠ ﺑٔﻲ ﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﺑَﻬَﻈَﻨٔﻲ ﺣَﻤْﻠُﻪُ، ﻭَ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ ﺃَﻭْﺭَﺩْﺗَﻪُ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﺑِﺴُﻠْﻄَﺎﻧِﻚَ ﻭَﺟﱠﻬْﺘَﻪُ ﺇِﻟَﻲﱠ ،
Üzücü Bir Hadise Geldiğinde ve Musibet Zamanlarında Okuduğu Dua Ey mihnet düğümleri kendisiyle çözülen!
SSC_0104 · S. 153–154 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
İmam Zeynelabidin
Üzücü Bir Hadise Geldiğinde ve Musibet Zamanlarında Okuduğu Dua Ey mihnet düğümleri kendisiyle çözülen! Ey zorluklar sınırı kendisiyle aşılan! Ey kurtuluş ferahlığına kendisiyle kavuşulan (yüce Allah)! Kudretin karşısında güçlükler kolaylaşmış, lütfunla sebepler sebep oluvermiş, kudretinle kaza ve kaderin cari olmuş ve her şey iraden doğrultusunda gelip geçmiştir. Her şey, söylemene gerek kalmadan sırf dilemenle emir almakta; nehyine ihtiyaç duyulmadan sırf iradenle sakınmakta. Önemli işler için çağrılan sensin. Musibetlerde sığınılacak sensin. Felâketleri defedecek olan sensin. Sıkıntıları giderecek olan sensin. Ey Rabbim! Ağırlığı altında ezildiğim felâketler üzerime çökmüş; tahammülü çok güç olan musibetler gelip bana çatmış. Bunları kudretinle sen bana getirmiş, saltanatınla sen bana yöneltmişsin. Senin getir- َﻓَﻼَ ﻣُﺼْﺪِﺭَ ﻟِﻤَﺎۤ ﺃَﻭْﺭَﺩْﺕَ، ﻭَ ﻻَ ﺻَﺎﺭِﻑَ ﻟِﻤَﺎ ﻭَﺟﱠﻬْﺖَ، ﻭَ ﻻَ ﻓَﺎﺗِﺢ ﻟِﻤَﺎۤ ﺃَﻏْﻠَﻘْﺖَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﻐْﻠِﻖَ ﻟِﻤَﺎ ﻓَﺘَﺤْﺖَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﻴَﺴِّﺮَ ﻟِﻤﺎ ﻋَﺴﱠﺮْﺕَ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﺎﺻِﺮَ ﻟِﻤَﻦْ ﺧَﺬَﻟْﺖَ. ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻓْﺘَﺢْ ﻟٔﻲ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﺑَﺎﺏَ ﺍﻟْﻔَﺮَﺝِ ﺑِﻄَﻮْﻟِﻚَ، ﻭَﺍﻛْﺴِﺮْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺳُﻠْﻄَﺎﻥَ ﺍﻟْﻬَﻢِّ ﺑِﺤَﻮْﻟِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧِﻠْﻨٔﻲ ﺣُﺴْﻦَ ﺍﻟﻨﱠﻈَﺮِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺷَﻜَﻮْﺕُ، ﻭَ ﺃَﺫِﻗْﻨٔﻲ ﺣَﻼَﻭَﺓَ ﺍﻟﺼﱡﻨْﻊِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺳَﺄَﻟْﺖُ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﻟَﺪُﻧْﻚَ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﻭَ ﻓَﺮَﺟًﺎ ﻫَﻨٔﻴﺌًﺎ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ ﻣَﺨْﺮﺟًﺎ ﻭَﺣِﻴًّﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺸْﻐَﻠْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻹِْﻫْﺘِﻤَﺎﻡِ ﻋَﻦْ ﺗَﻌَﺎﻫُﺪِ ﻓُﺮُﻭﺿِﻚَ، ﻭَﺍﺳْﺘِﻌْﻤَﺎﻝِ ﺳُﻨﱠﺘِﻚَ. ﻓَﻘَﺪْ ﺿِﻘْﺖُ ﻟِﻤَﺎ ﻧَﺰَﻝَ ﺑٔﻲ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﺫَﺭْﻋًﺎ، ﻭَﺍﻣْﺘَﻸْﺕُ ﺑِﺤَﻤْﻞِ ﻣَﺎ ﺣَﺪَﺙَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻫَﻤًّﺎ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻘَﺎﺩِﺭُ ﻋَﻠٰﻲ ﻛَﺸْﻒِ ﻣَﺎ ﻣُﻨٔﻴﺖُ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺩَﻓْﻊِ ﻣَﺎ ﻭَﻗَﻌْﺖُ ﻓٔﻴﻪِ، ﻓَﺎﻓْﻌَﻞْ ﺑٔﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻟَﻢْ ﺃَﺳْﺘَﻮْﺟِﺒْﻪُ ﻣِﻨْﻚَ، ﻳَﺎ ﺫَﺍ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢِ.
diğini kimse götüremez; senin yönelttiğini kimse geri çeviremez; senin kapattığını kimse açamaz;
SSC_0105 · S. 155–156 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
diğini kimse götüremez; senin yönelttiğini kimse geri çeviremez; senin kapattığını kimse açamaz; açtığını kimse kapatamaz; zorlaştırdığını kimse kolaylaştıramaz; hor ve zelil kıldığına kimse yardım edemez. O hâlde ey Rabbim! Muhammed ve Âline salât eyle ve lütfunla kurtuluş kapısını yüzüme aç; gücünle üzüntü ve kederin üzerimdeki sultasını kır; şikâyetçi olduğum hususta bana bakışını güzelleştir; dilendiğim konuda ihsanının tatlılığını bana tattır; bana kendi katından bir rahmet ve afiyet dolu bir rahatlık ver; bana kendi indinden acil bir kurtuluş yolu belirle; beni gamlanıp kederlenmekle meşgul ederek farzlarını yerine getirmekten, sünnetini uygulamaktan alıkoyma. Ey Rabbim! Artık inen belâlara dayanamaz oldum; gelip çatan musibetlere katlanmaktan üzüntüyle dolup taştım. Sen, duçar olduğum sıkıntıyı gidermeye, içine düştüğüm durumu ortadan kaldırmaya kadirsin. O hâlde, hak etmesem de bunu bana yap. Ey büyük Arş'ın sahibi! 154ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٨ ﻓِﻰ ﺍﻹِْﺳْﺘِﻌَﺎﺫَﺓِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﻜَﺎﺭِﻩِ ﻭَ ﺳَﻴِّـﺊِ ﺍﻷَْﺧْﻼَﻕِ ﻭَ ﻣَﺬَﺍﻡِّ ﺍﻷَْﻓْﻌَﺎﻝ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﻫَﻴَﺠَﺎﻥِ ﺍﻟْﺤِﺮْﺹِ، ﻭَ ﺳَﻮْﺭَﺓِ ﺍﻟْﻐَﻀَﺐِ، ﻭَ ﻏَﻠَﺒَﺔِ ﺍﻟْﺤَﺴَﺪِ، ﻭَ ﺿَﻌْﻒِ ﺍﻟﺼﱠﺒْﺮِ، ﻭَ ﻗِﻠﱠﺔِ ﺍﻟْﻘَﻨَﺎﻋَﺔِ، ﻭَ ﺷَﻜَﺎﺳَﺔِ ﺍﻟْﺨُﻠُﻖِ، ﻭَ ﺇِﻟْﺤَﺎﺡِ ﺍﻟﺸﱠﻬْﻮَﺓِ، ﻭَ ﻣَﻠَﻜَﺔِ ﺍﻟْﺤَﻤِﻴﱠﺔِ، ﻭَ ﻣُﺘَﺎﺑَﻌَﺔِ ﺍﻟْﻬَﻮَﻱ، ﻭَ ﻣُﺨَﺎﻟَﻔَﺔِ ﺍﻟْﻬُﺪَﻱ، ﻭَ ﺳِﻨَﺔِ ﺍﻟْﻐَﻔْﻠَﺔِ، ﻭَ ﺗَﻌَﺎﻃِﻲ ﺍﻟْﻜُﻠْﻔَﺔِ، ﻭَ ﺇٔﻳﺜَﺎﺭِ ﺍﻟْﺒَﺎﻃِﻞِ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺤَﻖِّ، ﻭَﺍﻹِْﺻْﺮَﺍﺭِ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤَﺄْﺛَﻢِ، ﻭَﺍﺳْﺘِﺼْﻐَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤَﻌْﺼِﻴَﺔِ، ﻭَﺍﺳْﺘِﻜْﺒَﺎﺭِ ﺍﻟﻄﱠﺎﻋَﺔِ، ﻭَ ﻣُﺒَﺎﻫَﺎﺓِ ﺍﻟْﻤُﻜْﺜِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَﺍﻹِْﺯْﺭَﺍۤﺀِ ﺑِﺎﻟْﻤُﻘِﻠّٔﲔَ، ﻭَ ﺳُﻮﺀِ ﺍﻟْﻮِﻻَﻳَﺔِ ﻟِﻤَﻦْ ﺗَﺤْﺖَ ﺃَﻳْﺪِﻳﻨَﺎ، ﻭَ ﺗَﺮْﻙِ ﺍﻟﺸﱡﻜْﺮِ ﻟِﻤَﻦِ ﺍﺻْﻄَﻨَﻊَ ﺍﻟْﻌَﺎﺭِﻓَﺔَ ﻋِﻨْﺪَﻧَﺎ، ﺃَﻭْ ﺃَﻥْ ﻧَﻌْﻀُﺪَ ﻇَﺎﻟِﻤًﺎ، ﺃَﻭْ ﻧَﺨْﺬُﻝَ ﻣَﻠْﻬُﻮﻓًﺎ، ﺃَﻭْ ﻧَﺮُﻭﻡَ ﻣَﺎ ﻟَﻴْﺲَ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﺤَﻖٍّ، ﺃَﻭْ ﻧَﻘُﻮﻝَ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﺑِﻐَﻴْﺮِ ﻋِﻠْﻢٍ.
Çirkin İşlerden Allah'a Sığınmakla İlgili Duası Allah'ım!
SSC_0106 · S. 157–158 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
İmam Zeynelabidin
Çirkin İşlerden Allah'a Sığınmakla İlgili Duası Allah'ım! Hırsın kabarmasından, öfkenin sersemliğinden, hasedin galebesinden, sabrın zayıflığından, kanaatin azlığından, huyun kötülüğünden, şehvetin azmasından, bağnazlığın sultasından, nefsin tutkusuna uymaktan, hidayete karşı çıkmaktan, gaflet uykusundan, zorluklara düşmekten, batılı hakka yeğlemekten, günahlara ısrarla devam etmekten, günahı küçümsemekten, itaati büyük görmekten, zenginlerin övünmesinden, fakirleri hor görmekten, elimizin altındakilere kötü davranmaktan, bize iyilik yapanlara teşekkürü terk etmekten, zalime yardımcı olmaktan, mazlumu yalnız bırakmaktan, hakkımız olmayan bir şeyi istemekten ve bilgiyi gerektiren konularda bilgisiz konuşmaktan sana sığınırım. ،ﻭَ ﻧَﻌﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﺃَﻥْ ﻧَﻨْﻄَﻮِﻱَ ﻋَﻠٰﻲ ﻏِﺶِّ ﺃَﺣَﺪٍ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﻧُﻌْﺠِﺐَ ﺑِﺄَﻋْﻤَﺎﻟِﻨَﺎ ﻭَﻧَﻤُﺪﱠ ﻓٔﻲ ﺁﻣَﺎﻟِﻨَﺎ. ﻭَ ﻧَﻌُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﺳُﻮﺀِ ﺍﻟﺴﱠﺮٔﻳﺮَﺓِ، ﻭَﺍﺣْﺘِﻘَﺎﺭِ ﺍﻟﺼﱠﻐٔـﲑَﺓِ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﻳَﺴْﺘَﺤْﻮِﺫَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄﺎﻥُ، ﺃَﻭْ ﻳَﻨْﻜُﺒَﻨَﺎ ﺍﻟﺰﱠﻣَﺎﻥُ، ﺃَﻭْ ﻳَﺘَﻬَﻀﱠﻤَﻨَﺎ ﺍﻟﺴﱡﻠْﻄَﺎﻥُ. ﻭَ ﻧَﻌُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﺗَﻨَﺎﻭُﻝِ ﺍﻹِْﺳْﺮَﺍﻑِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻓُﻘْﺪَﺍﻥِ ﺍﻟْﻜَﻔَﺎﻑِ. ﻭَ ﻧَﻌُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﺷَﻤَﺎﺗَﺔِ ﺍﻷَْﻋْﺪَﺍۤﺀِ، ﻭَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﻘْﺮِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻷَْﻛْﻔَﺎۤﺀِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻣَﻌٔﻴﺸَﺔٍ ﻓٔﻲ ﺷِﺪﱠﺓٍ، ﻭَ ﻣٔﻴﺘَﺔٍ ﻋَﻠٰﻲ ﻏَﻴْﺮِ ﻋُﺪﱠﺓٍ. ﻭَ ﻧَﻌُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﺴْﺮَﺓِ ﺍﻟْﻌُﻈْﻤَﻲ، ﻭَﺍﻟْﻤُﺼٔﻴﺒَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮَﻱ، ﻭَ ﺃَﺷْﻘَﻲ ﺍﻟﺸﱠﻘَﺎۤﺀِ، ﻭَ ﺳُﻮﺀِ ﺍﻟْﻤَﺂﺏِ، ﻭَ ﺣِﺮْﻣَﺎﻥِ ﺍﻟﺜﱠﻮَﺍﺏِ، ﻭَ ﺣُﻠُﻮﻝِ ﺍﻟْﻌِﻘَﺎﺏِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺟَﻤٔﻴﻊَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨﲔَ ﻭَﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨﺎﺕِ، ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ.
Birini aldatma düşüncesini taşımaktan, amellerimizden dolayı kendimizi beğenmişlikten, uzun arzularla …
SSC_0107 · S. 159–160 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Birini aldatma düşüncesini taşımaktan, amellerimizden dolayı kendimizi beğenmişlikten, uzun arzularla kendimizi avutmaktan sana sığınırız. İçimizin kötülüğünden, küçük günahı önemsememekten, Şeytan'ın bizi kuşatmasından, zamanın başımıza dert açmasından ve sultanın bizi ezmesinden sana sığınırız. Saçıp savurmaktan ve yetecek kadar rızkı bulamamaktan sana sığınırız. Düşmanları sevindirecek bir durumdan, denklerimize muhtaç olmaktan, sıkıntılı geçimden ve (ahirete götürecek bir) azık olmaksızın ölmekten sana sığınırız. En büyük teessüften (kıyamette duyulacak pişmanlıktan), en büyük musibetten (din hususunda duyarsız olmaktan), en acı bedbahtlıktan (ahireti dünyaya satmaktan), dönülecek yerin kötülüğünden (cehenneme varmaktan), sevaptan mahrum kalmaktan ve azaba duçar olmaktan sana sığınırız. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve rahmetinle beni ve kadın erkek tüm müminleri bütün bunlardan koru. Ey merhametlilerin en merhametlisi! ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ُ٩ ﻓِﻰ ﺍﻹِْﺷْﺘِﻴَﺎﻕِ ﺇِﻟٰﻰ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟْﻤَﻐْﻔِﺮَﺓِ ﻣِﻦَ ﺍﷲِ ﺟَﻞﱠ ﺟَﻼَﻟُﻪ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺻَﻴِّﺮْﻧَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺤْﺒُﻮﺑِﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺯِﻟْﻨَﺎ ﻋَﻦْ ﻣَﻜْﺮُﻭﻫِﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻹِْﺻْﺮَﺍﺭِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻣَﺘٰﻲ ﻭَﻗَﻔْﻨَﺎ ﺑَﻴْﻦَ ﻧَﻘْﺼَﻴْﻦِ ﻓٔﻲ ﺩٔﻳﻦٍ ﺃَﻭْ ﺩُﻧْﻴًﺎ، ﻓَﺄَﻭْﻗِﻊِ ﺍﻟﻨﱠﻘْﺺَ ﺑِﺄَﺳْﺮَﻋِﻬِﻤَﺎ ﻓَﻨَﺎۤﺀً، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞِ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔَ ﻓٔﻲ ﺃَﻃْﻮَﻟِﻬِﻤَﺎ ﺑَﻘَﺎۤﺀً، ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﻫَﻤَﻤْﻨَﺎ ﺑِﻬَﻤﱠﻴْﻦِ ﻳُﺮْﺿٔﻴﻚَ ﺃَﺣَﺪُﻫُﻤَﺎ ﻋَﻨﱠﺎ ﻭَ ﻳُﺴْﺨِﻄُﻚَ ﺍﻵﺧَﺮُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ، ﻓَﻤِﻞْ ﺑِﻨَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺎ ﻳُﺮْﺿٔﻴﻚَ ﻋَﻨﱠﺎ، ﻭَ ﺃَﻭْﻫِﻦْ ﻗُﻮﱠﺗَﻨَﺎ ﻋَﻤﱠﺎ ﻳُﺴْﺨِﻄُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺨَﻞِّ ﻓٔﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑَﻴْﻦَ ﻧُﻔُﻮﺳِﻨَﺎ ﻭَﺍﺧْﺘِﻴَﺎﺭِﻫَﺎ، ﻓَﺈِﻧﱠﻬﺎ ﻣُﺨْﺘَﺎﺭَﺓٌ ﻟِﻠْﺒَﺎﻃِﻞِ، ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎ ﻭَﻓﱠﻘْﺖَ، ﺃَﻣﱠﺎﺭَﺓٌ ﺑِﺎﻟﺴﱡﻮﺀِ، ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎ ﺭَﺣِﻤْﺖَ.
Müştak Olma Hakkındaki Duası Allah'ım!
SSC_0108 · S. 161–162 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Müştak Olma Hakkındaki Duası Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi sevdiğin tövbeye muvaffak et; sevmediğin günah alışkanlığından kurtar. Allah'ım! Din veya dünya ile ilgili iki eksiklikle karşılaştığımız zaman eksikliği, fani oluşu çok hızlı olan (dünya) ile ilgili kıl; bekası çok uzun olan (din) hususunda ise tövbeyi bize nasip et. (Allah'ım!) Biri seni bizden razı edecek, diğeri de seni bize karşı gazaba getirecek iki işe azmettiğimiz zaman bizi, seni bizden razı edecek işe yönelt ve seni bize karşı gazaba getirecek fiilde gücümüzü gevşet. Böyle durumlarda bizi, kendi nefsimizin seçimiyle baş başa bırakma. Çünkü o, senin başarıya ulaştırdığın hariç, batılı seçer; senin esirgediğin müstesna, kötülüğü emreder. ْﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺇِﻧﱠﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻀﱡﻌْﻒِ ﺧَﻠَﻘْﺘَﻨَﺎ، ﻭَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻮَﻫْﻦِ ﺑَﻨَﻴْﺘَﻨَﺎ، ﻭَﻣِﻦ ﻣَﺎۤﺀٍ ﻣَﻬٔﲔٍ ﺍﺑْﺘَﺪَﺃْﺗَﻨَﺎ، ﻓَﻼَ ﺣَﻮْﻝَ ﻟَﻨَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﺑِﻘُﻮﱠﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻗُﻮﱠﺓَ ﻟَﻨَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﺑِﻌَﻮْﻧِﻚَ. ﻓَﺄَﻳِّﺪْﻧﺎ ﺑِﺘَﻮْﻓﻴﻘِﻚَ، ﻭَ ﺳَﺪِّﺩْﻧﺎ ﺑِﺘَﺴْﺪٔﻳﺪِﻙَ، ﻭَﺍﻋْﻢِ ﺃَﺑْﺼَﺎﺭَ ﻗُﻠُﻮﺑِﻨَﺎ ﻋَﻤﱠﺎ ﺧَﺎﻟَﻒَ ﻣَﺤﺒﱠﺘَﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞْ ﻟِﺸَﻲْﺀٍ ﻣِﻦْ ﺟَﻮَﺍﺭِﺣِﻨَﺎ ﻧُﻔُﻮﺫًﺍ ﻓٔﻲ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻫَﻤَﺴَﺎﺕِ ﻗُﻠُﻮﺑِﻨَﺎ، ﻭَ ﺣَﺮَﻛَﺎﺕِ ﺃَﻋْﻀَﺎۤﺋِﻨَﺎ، ﻭَ ﻟَﻤَﺤَﺎﺕِ ﺃَﻋْﻴُﻨِﻨَﺎ، ﻭَ ﻟَﻬَﺠَﺎﺕِ ﺃَﻟْﺴِﻨَﺘِﻨَﺎ، ﻓٔﻲ ﻣُﻮﺟِﺒَﺎﺕِ ﺛَﻮﺍﺑِﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﺗَﻔُﻮﺗَﻨَﺎ ﺣَﺴَﻨَﺔٌ ﻧَﺴْﺘَﺤِﻖﱡ ﺑِﻬَﺎ ﺟَﺰَﺍۤﺀَﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺒْﻘٰﻲ ﻟَﻨَﺎ ﺳَﻴِّﺌَﺔٌ ﻧَﺴْﺘَﻮْﺟِﺐُ ﺑِﻬَﺎ ﻋِﻘَﺎﺑَﻚَ.
Allah'ım! Hiç kuşku yok, sen bizi zaaftan yarattın;
SSC_0109 · S. 163–164 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Hiç kuşku yok, sen bizi zaaftan yarattın; güçsüzlük temeli üzerine inşa ettin ve yaratılışımızı hakir bir sudan başlattın. Senin gücünden kaynaklanandan başka bizim bir gücümüz yok; senin yardımına dayanandan başka bizim bir kuvvetimiz yok. O hâlde, kendi başarınla bize yardım et; kendi ıslahınla bizi ıslah et; kalp gözümüzü sevginle bağdaşmayan şeye kapa ve uzuvlarımızdan hiçbirini günahlara daldırma. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kalplerimizin gizli niyetlerini, uzuvlarımızın hareketlerini, gözlerimizin işaretlerini ve dillerimizin konuştuğu sözleri, sevabını gerektiren şeylerle ilgili kıl ki, mükâfatını hak edecek bir iyiliği kaçırmayalım; cezalandırmanı gerektirecek bir kötülüğü de işlemeyelim. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٠١ ﻓِﻰ ﺍﻟﻠﱠﺠَﺈِ ﺇِﻟَﻰ ﺍﷲِ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻰ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻥْ ﺗَﺸَﺄْ ﺗَﻌْﻒُ ﻋَﻨﱠﺎ ﻓَﺒِﻔَﻀْﻠِﻚَ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺗَﺸَﺄْ ﺗُﻌَﺬِّﺑْﻨَﺎ ﻓَﺒِﻌَﺪْﻟِﻚَ، ﻓَﺴَﻬِّﻞْ ﻟَﻨَﺎ ﻋَﻔْﻮَﻙَ ﺑِﻤَﻨِّﻚَ، ﻭَ ﺃَﺟِﺮْﻧَﺎ ﻣِﻦْ ﻋَﺬَﺍﺑِﻚَ ﺑِﺘَﺠَﺎﻭُﺯِﻙَ، ﻓَﺈِﻧﱠﻪُ ﻻَ ﻃَﺎﻗَﺔَ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﻌَﺪْﻟِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﺠَﺎﺓَ ﻷَِﺣَﺪٍ ﻣِﻨﱠﺎ ﺩُﻭﻥَ ﻋَﻔْﻮِﻙَ. ﻳَﺎ ﻏَﻨِﻲﱠ ﺍﻷَْﻏْﻨِﻴَﺎۤﺀِ، ﻫَﺎ ﻧَﺤْﻦُ ﻋِﺒَﺎﺩُﻙَ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﺃَﻓْﻘَﺮُ ﺍﻟْﻔُﻘَﺮَﺍۤﺀِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻓَﺎﺟْﺒُﺮْ ﻓَﺎﻗَﺘَﻨﺎ ﺑِﻮُﺳْﻌِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻘْﻄَﻊْ ﺭَﺟَﺎۤﺀَﻧَﺎ ﺑِﻤَﻨْﻌِﻚَ، ﻓَﺘَﻜُﻮﻥَ ﻗَﺪْ ﺃَﺷْﻘَﻴْﺖَ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﺴْﻌَﺪَ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﺣَﺮَﻣْﺖَ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﺮْﻓَﺪَ ﻓَﻀْﻠَﻚَ، ِﻓَﺈِﻟٰﻲ ﻣَﻦْ ﺣٔﻴﻨَﺌِﺬٍ ﻣُﻨْﻘَﻠَﺒُﻨَﺎ ﻋَﻨْﻚَ؟ ﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﻳْﻦَ ﻣَﺬْﻫَﺒُﻨﺎ ﻋَﻦْ ﺑَﺎﺑِﻚَ؟ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ، ﻧَﺤْﻦُ ﺍﻟْﻤُﻀْﻄَﺮﱡﻭﻥَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﻭْﺟَﺒْﺖَ ﺇِﺟَﺎﺑَﺘَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺃَﻫْﻞُ ﺍﻟﺴﱡﻮﺀ
Allah'ım! Dilersen, lütfunla bizi affedersin; dilersen, adaletinle bize azap edersin.
SSC_0110 · S. 165–166 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Dilersen, lütfunla bizi affedersin; dilersen, adaletinle bize azap edersin. O hâlde, lütfunla, affını bizim için kolaylaştır; mağfiretinle, bizi azabından kurtar. Çünkü gerçek şu ki; bizim, adaletine dayanacak gücümüz yoktur; affın olmadan hiçbirimiz için kurtuluş söz konusu değildir. Ey ganilerin ganisi (yüce Allah)! Biz kulların, senin huzurundayız ve ben, sana muhtaç olanlar içerisinde en çok ihtiyacı olanım. O hâlde, geniş rahmetinle yoksulluğumuzu gider; rahmetini bizden esirgeyerek bizi ümitsizliğe düşürme. Aksi takdirde, seninle mutlu olmak isteyeni bedbaht etmiş, fazlından yardım umanı mahrum bırakmış olursun. O zaman da senden başka kime yönelebilir, kapından başka hangi kapıya gidebiliriz ki?! Sen, (her türlü eksiklikten) pak ve münezzehsin! Biz َﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻭَﻋَﺪْﺕَ ﺍﻟْﻜَﺸْﻒَ ﻋَﻨْﻬُﻢْ. ﻭَ ﺃَﺷْﺒَﻪُ ﺍﻷَْﺷْﻴَﺎۤﺀِ ﺑِﻤَﺸِﻴﱠﺘِﻚَ، ﻭ ﺃَﻭْﻟَﻲ ﺍﻷُْﻣُﻮﺭِ ﺑِﻚَ ﻓٔﻲ ﻋَﻈَﻤَﺘِﻚ، ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﺮْﺣَﻤَﻚَ، ﻭَ ﻏَﻮْﺙُ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﻐَﺎﺙَ ﺑِﻚَ، ﻓَﺎﺭْﺣَﻢْ ﺗَﻀَﺮﱡﻋَﻨَﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺃَﻏْﻨِﻨَﺎۤ ﺇِﺫْ ﻃَﺮَﺣْﻨَﺎۤ ﺃَﻧْﻔُﺴَﻨَﺎ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻥﱠ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥَ ﻗَﺪْ ﺷَﻤِﺖَ ﺑِﻨَﺎۤ ﺇِﺫْ ﺷَﺎﻳَﻌْﻨَﺎﻩُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻌْﺼِﻴِﺘَﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺸْﻤِﺘْﻪُ ﺑِﻨَﺎ ﺑَﻌْﺪَ ﺗَﺮْﻛِﻨَﺎۤ ﺇِﻳﱠﺎﻩُ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﺭَﻏْﺒَﺘِﻨَﺎ ﻋَﻨْﻪُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ.
ise, dualarına icabet etmeyi söz verdiğin çaresizleriz; sıkıntılarını gidermeyi vadettiğin sıkılmışlarız.
SSC_0111 · S. 167–168 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
ise, dualarına icabet etmeyi söz verdiğin çaresizleriz; sıkıntılarını gidermeyi vadettiğin sıkılmışlarız. Ve sen, rahmetini dileyenden rahmetini esirgemez, senden medet umanı medetsiz bırakmazsın. Çünkü bu, iradenle uyuşmaz, büyüklüğüne yakışmaz. O hâlde, sana yalvarıp yakarmamıza (bakarak bize) acı ve kapına geldiğimiz için (lütfunla) bizi zengin kıl. Allah'ım! Sana isyan etmek üzere Şeytan'a uyduğumuzda o, üstümüze güldü. Şu hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve senin için onu (Şeytan'ı) terk ettikten, ondan yüz çevirip sana yöneldikten sonra tekrar onu üstümüze güldürme. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ١١ ﺑِﺨَﻮَﺍﺗِﻢِ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺫِﻛْﺮُﻩُ ﺷَﺮَﻑٌ ﻟِﻠﺬﱠﺍﻛِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺷُﻜْﺮُﻩُ ﻓَﻮْﺯٌ ﻟِﻠﺸﱠﺎﻛِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻃَﺎﻋَﺘُﻪُ ﻧَﺠَﺎﺓٌ ﻟِﻠْﻤُﻄٔﻴﻌٔﲔَ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺷْﻐَﻞْ ﻗُﻠُﻮﺑَﻨَﺎ ﺑِﺬِﻛْﺮِﻙَ ﻋَﻦْ ﻛُﻞِّ ﺫِﻛْﺮٍ، ﻭَ ﺃَﻟْﺴِﻨَﺘَﻨَﺎ ﺑِﺸُﻜْﺮِﻙَ ﻋَﻦْ ﻛُﻞِّ ﺷُﻜْﺮٍ، ﻭَ ﺟَﻮَﺍﺭِﺣَﻨَﺎ ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻚَ ﻋَﻦْ ﻛُﻞِّ ﻃَﺎﻋَﺔٍ، ﻓَﺈِﻥْ ﻗَﺪﱠﺭْﺕَ ﻟَﻨَﺎ ﻓَﺮَﺍﻏًﺎ ﻣِﻦْ ﺷُﻐْﻞٍ، ﻓَﺎﺟْﻌَﻠْﻪُ ﻓَﺮَﺍﻍَ ﺳَﻼَﻣَﺔٍ، ﻻَ ﺗُﺪْﺭِﻛُﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﺗَﺒِﻌَﺔٌ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻠْﺤَﻘُﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﺳَﺄْﻣَﺔٌ، ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻨْﺼَﺮِﻑَ ﻋَﻨﱠﺎ ﻛُﺘﱠﺎﺏُ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ ﺑِﺼَﺤٔﻴﻔَﺔٍ ﺧَﺎﻟِﻴَﺔٍ ﻣِﻦْ ﺫِﻛْﺮِ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗِﻨَﺎ، ﻭَ ﻳَﺘَﻮَﻟﱠﻲ ﻛُﺘﱠﺎﺏُ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺎﺕِ ﻋَﻨﱠﺎ ﻣَﺴْﺮُﻭﺭٔﻳﻦَ ﺑِﻤَﺎ ﻛَﺘَﺒُﻮﺍ ﻣِﻦْ ﺣَﺴَﻨَﺎﺗِﻨَﺎ. ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﺍﻧْﻘَﻀَﺖْ ﺃَﻳﱠﺎﻡُ ﺣَﻴَﺎﺗِﻨﺎ، ﻭَ ﺗَﺼَﺮﱠﻣَﺖْ ﻣُﺪَﺩُ ﺃَﻋْﻤَﺎﺭِﻧَﺎ، ﻭَﺍﺳْﺘَﺤْﻀَﺮَﺗْﻨَﺎ
Ey anılması ananlar için şeref olan! Ey şükrü şükredenler için zafer olan!
SSC_0112 · S. 169–171 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
Hz. Muhammed Oniki İmam İmam Zeynelabidin
Ey anılması ananlar için şeref olan! Ey şükrü şükredenler için zafer olan! Ve ey itaati itaat edenler için kurtuluş olan (yüce Allah)! Muhammed ve Âline salât eyle ve kalplerimizi seni anmakla diğer bütün anmalardan, dillerimizi sana şükretmekle diğer bütün şükürlerden ve uzuvlarımızı sana itaat etmekle diğer bütün itaatlerden alıkoy. Şayet bizim için işten artakalan boş bir zaman mukadder ettiysen, onu selâmet boş zamanı kıl; ondan bir günah veya bir yorgunlukla ayrılmayalım. Böylece kötülükleri yazan melekler, kötülüklerimizin anılmadığı tertemiz bir sayfayla ve iyilikleri yazan melekler de, yazdıkları iyiliklerimizle bizden hoşnut olarak geri dönsünler. (Allah'ım!) Muhammed ve Âline salât eyle ve hayatımızın günleri bittiği, ömrümüzün süresi sona erdiği َﺩَﻋْﻮَﺗُﻚَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻻَﺑُﺪﱠ ﻣِﻨْﻬَﺎ ﻭَ ﻣِﻦْ ﺇِﺟَﺎﺑَﺘِﻬَﺎ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺧِﺘَﺎﻡَ ﻣَﺎ ﺗُﺤْﺼٔﻲ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻛَﺘَﺒَﺔُ ﺃَﻋْﻤَﺎﻟِﻨَﺎ ﺗَﻮْﺑَﺔً ﻣَﻘْﺒُﻮﻟَﺔً، ﻻَ ﺗُﻮﻗِﻔُﻨَﺎ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺫَﻧْﺐٍ ﺍﺟْﺘَﺮَﺣْﻨَﺎﻩُ، ﻭَ ﻻَ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺔٍ ﺍﻗْﺘَﺮَﻓْﻨَﺎﻫَﺎ. ﻭَ ﻻَ ﺗَﻜْﺸِﻒْ ﻋَﻨﱠﺎ ﺳِﺘْﺮًﺍ ﺳَﺘَﺮْﺗَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺭُﺅُﻭﺱِ ﺍﻷَْﺷْﻬَﺎﺩِ، ﻳَﻮْﻡَ ﺗَﺒْﻠُﻮ ﺃَﺧْﺒَﺎﺭَ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺭَﺣٔﻴﻢٌ ﺑِﻤَﻦْ ﺩَﻋَﺎﻙَ، ﻭَ ﻣُﺴْﺘَﺠٔﻴﺐٌ ﻟِﻤَﻦْ ﻧَﺎﺩَﺍﻙَ. ve kabul etmekten başka çaremiz olmayan kaçınılmaz davetin (ölüm) gelip çattığı zaman, amellerimizi yazan meleklerin bizden kaydettikleri son ameli, kabul olmuş bir tövbe kıl ki, artık işlediğimiz bir günah veya isyandan dolayı bizi hesaba çekmeyesin. (Rabbim!) Kullarını hesaba çektiğin gün tanıkların (melekler, peygamberler ve imamlar) gözleri önünde günahlarımızı örttüğün perdeyi açarak bizi rezil etme. Hiç kuşkusuz, sen, sana yalvarana pek merhametlisin; seni çağıranı cevapsız bırakmazsın.
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٢١ ﻓِﻰ ﺍﻹِْﻋْﺘِﺮَﺍﻑِ ﻭَ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﺇِﻟَﻰ ﺍﷲِ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻰ …
SSC_0113 · S. 172 · Sabah ve Akşam Vakitlerinde (6)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٢١ ﻓِﻰ ﺍﻹِْﻋْﺘِﺮَﺍﻑِ ﻭَ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﺇِﻟَﻰ ﺍﷲِ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻰ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻪُ ﻳَﺤْﺠُﺒُﻨٔﻲ ﻋَﻦْ ﻣَﺴْﺄَﻟَﺘِﻚَ ﺧِﻼَﻝٌ ﺛَﻼَﺙٌ، ﻭَ ﺗَﺤْﺪُﻭﻧٔﻲ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ ﺧَﻠﱠﺔٌ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٌ. ﻳَﺤْﺠُﺒُﻨٔﻲ ﺃَﻣْﺮٌ ﺃَﻣَﺮْﺕَ ﺑِﻪِ ﻓَﺄَﺑْﻄَﺄْﺕُ ﻋَﻨْﻪُ، ﻭَ ﻧَﻬْﻲٌ ﻧَﻬَﻴْﺘَﻨٔﻲ ﻋَﻨْﻪُ ﻓَﺄَﺳْﺮَﻋْﺖُ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﻧِﻌْﻤَﺔٌ ﺃَﻧْﻌَﻤْﺖَ ﺑِﻬَﺎ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻓَﻘَﺼﱠﺮْﺕُ ﻓٔﻲ ﺷُﻜْﺮِﻫَﺎ. ﻭَ ﻳَﺤْﺪُﻭﻧٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺴْﺄَﻟَﺘِﻚَ ﺗَﻔَﻀﱡﻠُﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺃَﻗْﺒَﻞَ ﺑِﻮَﺟْﻬِﻪِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻭَﻓَﺪَ ﺑِﺤُﺴْﻦِ ﻇَﻨِّﻪِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﺇِﺫْ ﺟَﻤٔﻴﻊُ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ ﺗَﻔَﻀﱡﻞٌ، ﻭَ ﺇِﺫْ ﻛُﻞﱡ ﻧِﻌَﻤِﻚَ ﺍﺑْﺘِﺪَﺍۤﺀٌ. ﻓَﻬَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﺫَﺍ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻭَﺍﻗِﻒٌ ﺑِﺒَﺎﺏِ ﻋِﺰِّﻙَ، ﻭُﻗُﻮﻑَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺴْﻠِﻢِ ﺍﻟﺬﱠﻟٔﻴﻞِ،

Yüce Allah'a Dönüş İstemi Hakkında (12)

(Tövbe) İstemi Hakkındaki Duası Allah'ım!
SSC_0114 · S. 173 · Yüce Allah'a Dönüş İstemi Hakkında (12)
İmam Zeynelabidin
(Tövbe) İstemi Hakkındaki Duası Allah'ım! Üç haslet, senden (bir şey) istememe engel oluyor; bir haslet de, senden (bir şey) istemeye itiyor beni. (Rabbim!) Yerine getirmediğim, getirmekte ağır davrandığım emirlerine, tereddüt etmeden işlediğim yasaklarına ve şükrünü eda etmekte kusur ettiğim nimetlerine bakınca, senden (bir şey) istemeye utanıyorum. Sana yönelenlere, hüsnü zanla dergâhına gelenlere olan lütuf ve fazlını görünce de, senden istekte bulunmaya cür'et ediyorum. Çünkü, senin bütün ihsanların lütuf, bütün nimetlerin karşılıksız bağıştır. Ey mâbudum! Şimdi ben, zilletle boyun eğmiş bir hâlde izzet kapının önünde durmuş, çoluk çocuğu
َﻭَ ﺳَﺎۤﺋِﻠُﻚَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎۤﺀِ ﻣِﻨّٔﻲ ﺳُﺆَﺍﻝَ ﺍﻟْﺒَﺎۤﺋِﺲِ ﺍﻟْﻤُﻌٔﻴﻞِ، ﻣُﻘِﺮﱞ ﻟَﻚ ﺑِﺄَﻧّٔﻲ ﻟَﻢْ ﺃَﺳْﺘَﺴْﻠِﻢْ …
SSC_0115 · S. 174 · Yüce Allah'a Dönüş İstemi Hakkında (12)
İmam Zeynelabidin
َﻭَ ﺳَﺎۤﺋِﻠُﻚَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎۤﺀِ ﻣِﻨّٔﻲ ﺳُﺆَﺍﻝَ ﺍﻟْﺒَﺎۤﺋِﺲِ ﺍﻟْﻤُﻌٔﻴﻞِ، ﻣُﻘِﺮﱞ ﻟَﻚ ﺑِﺄَﻧّٔﻲ ﻟَﻢْ ﺃَﺳْﺘَﺴْﻠِﻢْ ﻭَﻗْﺖَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ ﺇِﻻﱠ ﺑِﺎﻹِْﻗْﻼَﻉِ ﻋَﻦْ ﻋِﺼْﻴَﺎﻧِﻚَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺃَﺧْﻞُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺤَﺎﻻَﺕِ ﻛُﻠِّﻬَﺎ ﻣِﻦِ ﺍﻣْﺘِﻨَﺎﻧِﻚَ. ﻓَﻬَﻞْ ﻳَﻨْﻔَﻌُﻨٔﻲ ﻳِﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲۤ ﺇِﻗْﺮَﺍﺭٔﻱ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺑِﺴُﻮۤﺀِ ﻣَﺎ ﺍﻛْﺘَﺴَﺒْﺖُ؟ ﻭَ ﻫَﻞْ ﻳُﻨْﺠٔﻴﻨٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ ﺍﻋْﺘِﺮَﺍﻓٔﻲ ﻟَﻚَ ﺑِﻘَﺒٔﻴﺢِ ﻣَﺎ ﺍﺭْﺗَﻜَﺒْﺖُ؟ ﺃَﻡْ ﺃَﻭْﺟَﺒْﺖَ ﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣَﻘَﺎﻣٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ ﺳُﺨْﻄَﻚَ؟ ﺃَﻡْ ﻟَﺰِﻣَﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﻭَﻗْﺖِ ﺩُﻋَﺎۤﺋٔﻲ ﻣَﻘْﺘُﻚَ؟ ﺳُﺒْﺤﺎﻧَﻚَ، ﻻَۤ ﺃَﻳْﺄَﺱُ ﻣِﻨْﻚَ ﻭَ ﻗَﺪْ ﻓَﺘَﺤْﺖَ ﻟٔﻲ ﺑَﺎﺏَ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﺑَﻞْ ﺃَﻗُﻮﻝُ ﻣَﻘَﺎﻝَ ﺍﻟْﻌَﺒْﺪِ ﺍﻟﺬﱠﻟٔﻴﻞِ ﺍﻟﻈﱠﺎﻟِﻢِ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻪِ، ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺨِﻒِّ ﺑِﺤُﺮْﻣَﺔِ ﺭَﺑِّﻪِ، ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻋَﻈُﻤَﺖْ ﺫُﻧُﻮﺑُﻪُ ﻓَﺠَﻠﱠﺖْ، ﻭَ ﺃَﺩْﺑَﺮَﺕْ ﺃَﻳﱠﺎﻣُﻪُ ﻓَﻮَﻟﱠﺖْ، ﺣَﺘٕﻲ ﺇِﺫَﺍ ﺭَﺃٰﻱ ﻣُﺪﱠﺓَ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ ﻗَﺪِ ﺍﻧْﻘَﻀَﺖْ، ﻭَ ﻏَﺎﻳَﺔَ ﺍﻟْﻌُﻤُﺮِ ﻗَﺪِ ﺍﻧْﺘَﻬَﺖْ، ﻭَ ﺃَﻳْﻘَﻦَ ﺃَﻧﱠﻪُ ﻻَ ﻣَﺤٔﻴﺺَ ﻟَﻪُ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻣَﻬْﺮَﺏَ ﻟَﻪُ ﻋَﻨْﻚَ، ﺗَﻠَﻘﱠﺎﻙَ ﺑِﺎﻹِْﻧَﺎﺑَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺧْﻠَﺺَ ﻟَﻚَ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔَ، ﻓَﻘَﺎﻡَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺑِﻘَﻠْﺐٍ ﻃَﺎﻫِﺮٍ ﻧَﻘِﻲٍّ، ﺛُﻢﱠ ﺩَﻋَﺎﻙَ ﺑِﺼَﻮْﺕٍ َﺣَﺎۤﺋِﻞٍ ﺧَﻔِﻲٍّ، ﻗَﺪْ ﺗَﻄَﺄْﻃَﺄَ ﻟَﻚَ ﻓَﺎﻧْﺤَﻨَﻲ، ﻭَ ﻧَﻜﱠﺲَ ﺭَﺃْﺳَﻪُ ﻓَﺎﻧْﺜَﻨَﻲ، ﻗَﺪْ ﺃﺭْﻋَﺸَﺖْ ﺧَﺸْﻴَﺘُﻪُ ﺭِﺟْﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﻏَﺮﱠﻗَﺖْ ﺩُﻣُﻮﻋُﻪُ ﺧَﺪﱠﻳْﻪِ، ﻳَﺪْﻋُﻮﻙ çok, fakr u zaruret içindeki biri gibi utanarak senden (lütuf ve merhametini) dileniyorum ve itiraf ediyorum ki, bana ihsanda bulunduğun zaman sana karşı gelmemeye gayret etmekten başka bir şey yapmış değilim ve hiçbir zaman da senin lütuf ve fazlından mahrum kalmamışım.
Şimdi ey Rabbim! Katında kötü şeyler kazandığımı ikrar etmek, bana bir yarar sağlar mı?
SSC_0116 · S. 174 · Yüce Allah'a Dönüş İstemi Hakkında (12)
İmam Zeynelabidin
Şimdi ey Rabbim! Katında kötü şeyler kazandığımı ikrar etmek, bana bir yarar sağlar mı? Çirkin işler yaptığımı itiraf etmek, beni senden (senin azabından) kurtarır mı? Yoksa, bulunduğum durum itibariyle gazabını mı hak ettim? Yoksa, seni çağırırken gazabınla mı cevap vereceksin? Seni tenzih ediyorum! Tövbe kapısını yüzüme açık bıraktıktan sonra senden ümit kesmem. Aksine; günahları büyük, bahtı dönmüş, amel zamanının bittiğini, ömrünün sona erdiğini görüp senden kurtulamayacağını, senden kaçamayacağını anlayınca, tertemiz bir kalple sana dönüp ihlâsla tövbe eden, sonra da karşında eğilip bükülerek, başını aşağı salarak, korkudan dizleri titreyerek, gözyaşları suratını ıslatmış bir hâlde kısık bir sesle seni çağıran, sana yalvaran, kendine zulmetmiş, Rabbinin saygınlığını küçümsemiş hakir bir kul gibi; "Ey merhametlilerin
ۤﺑِﻴَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﻣَﻦِ ﺍﻧْﺘَﺎﺑَﻪُ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺮْﺣِﻤُﻮﻥَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﺃَﻋْﻄَﻒَ ﻣَﻦْ …
SSC_0117 · S. 176 · Yüce Allah'a Dönüş İstemi Hakkında (12)
İmam Zeynelabidin
ۤﺑِﻴَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﻣَﻦِ ﺍﻧْﺘَﺎﺑَﻪُ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺮْﺣِﻤُﻮﻥَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﺃَﻋْﻄَﻒَ ﻣَﻦْ ﺃَﻃَﺎﻑَ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻐْﻔِﺮُﻭﻥَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻋَﻔْﻮُﻩُ ﺃَﻛْﺜَﺮُ ﻣِﻦْ ﻧَﻘِﻤَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺭِﺿَﺎﻩُ ﺃَﻭْﻓَﺮُ ﻣِﻦْ ﺳَﺨَﻄِﻪِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺗَﺤَﻤﱠﺪَ ﺇِﻟٰﻲ ﺧَﻠْﻘِﻪِ ﺑِﺤُﺴْﻦِ ﺍﻟﺘﱠﺠَﺎﻭُﺯِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻋَﻮﱠﺩَ ﻋِﺒﺎﺩَﻩُ ﻗَﺒُﻮﻝَ ﺍﻹِْﻧَﺎﺑَﺔِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﺼْﻠَﺢَ ﻓَﺎﺳِﺪَﻫُﻢْ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺭَﺿِﻲَ ﻣِﻦْ ﻓِﻌْﻠِﻬِﻢْ ﺑِﺎﻟْﻴَﺴٔﲑِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻛَﺎﻓٰﻲ ﻗَﻠٔﻴﻠَﻬُﻢْ ﺑِﺎﻟْﻜَﺜٔﲑِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺿَﻤِﻦَ ﻟَﻬُﻢْ ﺇِﺟَﺎﺑَﺔَ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻭَﻋَﺪَﻫُﻢْ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴِﻪِ ﺑِﺘَﻔَﻀﱡﻠِﻪِ ﺣُﺴْﻦَ ﺍﻟْﺠَﺰَﺍۤﺀِ، ﻣَﺎ ﺃَﻧَﺎ ﺑِﺄَﻋْﺼٰﻲ ﻣَﻦْ ﻋَﺼَﺎﻙَ ﻓَﻐَﻔَﺮْﺕَ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﺑِﺄَﻟْﻮَﻡِ ﻣَﻦِ ﺍﻋْﺘَﺬَﺭَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓَﻘَﺒِﻠْﺖَ ﻣِﻨْﻪُ ، ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﺑِﺎَﻇْﻠَﻢِ ﻣَﻦْ ﺗَﺎﺏَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓَﻌُﺪْﺕَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ. ﺃَﺗُﻮﺏُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓٔﻲ ﻣَﻘَﺎﻣٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ ﺗَﻮْﺑَﺔَ ﻧَﺎﺩِﻡٍ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻓَﺮَﻁَ ﻣِﻨْﻪُ، ﻣُﺸْﻔِﻖٍ ﻣِﻤﱠﺎ ﺍﺟْﺘَﻤَﻊَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﺧَﺎﻟِﺺِ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎۤﺀِ ﻣِﻤﱠﺎ ﻭَﻗَﻊَ ﻓٔﻴﻪِ، ﻋَﺎﻟِﻢٍ ﺑِﺄَﻥﱠ ﺍﻟْﻌَﻔْﻮَ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺬﱠﻧْﺐِ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢِ ﻻَ ﻳَﺘَﻌَﺎﻇَﻤُﻚَ، ﻭَ ﺃَﻥﱠ ﺍﻟﺘﱠﺠَﺎﻭُﺯَ ﻋَﻦِ َﺍﻹِْﺛْﻢِ ﺍﻟْﺠَﻠٔﻴﻞِ ﻻَ ﻳَﺴْﺘَﺼْﻌِﺒُﻚَ، ﻭَ ﺃَﻥﱠ ﺍﺣْﺘِﻤَﺎﻝَ ﺍﻟْﺠِﻨَﺎﻳَﺎﺕِ ﺍﻟْﻔَﺎﺣِﺸَﺔِ ﻻَ ﻳَﺘَﻜَﺄﱠﺩُﻙَ، ﻭَ ﺃَﻥﱠ ﺃَﺣَﺐﱠ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣَﻦْ ﺗَﺮَﻙَ ﺍﻹِْﺳْﺘِﻜْﺒﺎﺭ en merhametlisi!
Ey merhamet arayanların yöneldiği en merhametli zat!
SSC_0118 · S. 176 · Yüce Allah'a Dönüş İstemi Hakkında (12)
İmam Zeynelabidin
Ey merhamet arayanların yöneldiği en merhametli zat! Ey mağfiret dileyenlerin etrafında dolaştığı en şefkatli Zat-ı Kibriya! Ey affı cezalandırmasından çok olan! Ey rızası gazabından bol olan! Ey güzel affıyla yaratıklarının övgüsünü kazanan! Ey kullarını tövbelerinin kabul olacağına alıştıran! Ey kötülerin tövbeyle ıslah olmalarını sağlayan! Ey kullarının az amellerine razı olan! Ey onların az amellerine çok mükâfat veren! Ey dualarına icabet etmeyi onlar için tazmin eden! Ve ey lütfuyla onlara en iyi ödülü vereceğini vadeden (yüce Allah)!" diyerek seni çağırırım, sana yalvarırım. Çünkü ben, sana isyan edip de bağışladığın en isyankâr, mazeret gösterip de mazur gördüğün en kötü ve tövbe edip de tövbesini kabul ettiğin en zalim kişi değilim. Buradan sana yönelerek, kaçırdığı fırsatlara pişman olan; devşirdiği günahlardan korkan; yaptıklarından utanç duyan; senin indinde büyük günahı affetmenin büyük bir şey olmadığını, bunun sana göre kolay bir iş olduğunu, hadsiz hesapsız suçlara göz yumabileceğini bilen ve sana en sevimli kulun; sana karşı büyüklük taslamayı terk eden, günahlardan sakınan ve sürekli bağışlanma talebinde bulunan kul olduğu-
.َﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺟَﺎﻧَﺐَ ﺍﻹِْﺻْﺮَﺍﺭَ، ﻭَ ﻟَﺰِﻡَ ﺍﻹِْﺳْﺘِﻐْﻔَﺎﺭ ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﺃَﺑَﺮﺃُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﺃﻥْ ﺃَﺳْﺘَﻜْﺒِﺮَ، …
SSC_0119 · S. 178–179 · Yüce Allah'a Dönüş İstemi Hakkında (12)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
.َﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺟَﺎﻧَﺐَ ﺍﻹِْﺻْﺮَﺍﺭَ، ﻭَ ﻟَﺰِﻡَ ﺍﻹِْﺳْﺘِﻐْﻔَﺎﺭ ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﺃَﺑَﺮﺃُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﺃﻥْ ﺃَﺳْﺘَﻜْﺒِﺮَ، ﻭَ ﺃَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﺃُﺻِﺮﱠ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻐْﻔِﺮُﻙَ ﻟِﻤَﺎ ﻗَﺼﱠﺮْﺕُ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻌٔﲔُ ﺑِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻋَﺠَﺰْﺕُ ﻋَﻨْﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﻣَﺎ ﻳَﺠِﺐُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻋَﺎﻓِﻨٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎۤ ﺃَﺳْﺘَﻮْﺟِﺒُﻪُ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﺃَﺟِﺮْﻧٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎ ﻳَﺨَﺎﻓُﻪُ ﺃَﻫْﻞُ ﺍﻹِْﺳَﺎۤﺀَﺓِ، ﻓَﺈِﻧﱠﻚَ ﻣَﻠِﻲﺀٌ ﺑِﺎﻟْﻌَﻔْﻮِ، ﻣَﺮْﺟُﻮﱞ ﻟِﻠْﻤَﻐْﻔِﺮَﺓِ، ﻣَﻌْﺮُﻭﻑٌ ﺑِﺎﻟﺘﱠﺠَﺎﻭُﺯِ، ﻟَﻴْﺲَ ﻟِﺤَﺎﺟَﺘٔﻲ ﻣَﻄْﻠَﺐٌ ﺳِﻮَﺍﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻟِﺬَﻧْﺒٔﻲ ﻏَﺎﻓِﺮٌ ﻏَﻴْﺮُﻙَ، ﺣَﺎﺷَﺎﻙَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺧَﺎﻑُ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻫْﻞُ ﺍﻟﺘﱠﻘْﻮٰﻱ ﻭَ ﺃَﻫْﻞُ ﺍﻟْﻤَﻐْﻔِﺮَﺓِ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَﺍﻗْﺾِ ﺣَﺎﺟَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻧْﺠِﺢْ ﻃَﻠِﺒَﺘٔﻲ، ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﺫَﻧْﺒٔﻲ، ﻭَ ﺁﻣِﻦْ ﺧَﻮْﻑَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ، ﻭَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻳَﺴٔﲑٌ، ﺁﻣٔﲔَ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ. nun bilincinde olan biri olarak tövbe ediyorum. (Ey Rabbim!) Büyüklük taslamaktan, günahlara devam etmekten sana sığınıyorum. Kusur ettiğim hususlarda senden bağışlanmamı istiyorum. Âciz olduğum, güç yetiremediğim konularda senden yardım diliyorum. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve üzerime farz ettiklerini bana bağışla; hak ettiğim cezalandırmalarından beni kurtar; günah ehlinin korktuğu (cehennem azabı)ndan bana güvence ver. Çünkü sen, af ile dolusun; mağfiret için umulansın; bağışlama ile tanınmışsın. Hacetimi senden başka kimseden dilemem. Günahımı senden başka bağışlayacak olan yok. Her türlü eksiklik sıfatından münezzehsin sen! Senden başka kimse bana zarar veremez; senden başka kimseden korkmam. Hiç şüphesiz, sen takva ehlisin; mağfiret ehlisin. Muhammed ve Âline salât eyle ve hacetimi gider, dileğimi kabul et; günahımı bağışla, korkumu güvene çevir. Hiç kuşku yok, sen her şeye kadirsin ve bunlar sana pek kolaydır. Âmin, ya Rabb'el-âlemin.
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٣١ ﻓِﻰ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟْﺤَﻮَﺍۤﺋِـﺞِ ﺇِﻟَﻰ ﺍﷲِ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻰ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻳَﺎ …
SSC_0120 · S. 180 · Yüce Allah'a Dönüş İstemi Hakkında (12)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٣١ ﻓِﻰ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟْﺤَﻮَﺍۤﺋِـﺞِ ﺇِﻟَﻰ ﺍﷲِ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻰ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻳَﺎ ﻣُﻨْﺘَﻬٰﻲ ﻣَﻄْﻠَﺐِ ﺍﻟْﺤَﺎﺟَﺎﺕِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻋِﻨْﺪَﻩُ ﻧَﻴْﻞُ ﺍﻟﻄﱠﻠِﺒَﺎﺕِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺒٔﻴﻊُ ﻧِﻌَﻤَﻪُ ﺑِﺎﻷَْﺛْﻤَﺎﻥِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳُﻜَﺪِّﺭُ ﻋَﻄَﺎﻳَﺎﻩُ ﺑِﺎﻹِْﻣْﺘِﻨَﺎﻥِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳُﺴْﺘَﻐْﻨٰﻲ ﺑِﻪِ ﻭَ ﻻَ ﻳُﺴْﺘَﻐْﻨٰﻲ ﻋَﻨْﻪُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳُﺮْﻏَﺐُ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻭَ ﻻَ ﻳُﺮْﻏَﺐُ ﻋَﻨْﻪُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺗُﻔْﻨٔﻲ ﺧَﺰَﺍۤﺋِﻨَﻪُ ﺍﻟْﻤَﺴَﺎۤﺋِﻞُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺗُﺒَﺪِّﻝُ ﺣِﻜْﻤَﺘَﻪُ ﺍﻟْﻮَﺳَﺎۤﺋِﻞُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺗَﻨْﻘَﻄِﻊُ ﻋَﻨْﻪُ ﺣَﻮَﺍۤﺋِﺞُ ﺍﻟْﻤُﺤْﺘَﺎﺟٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳُﻌَﻨّٔﻴﻪِ ﺩُﻋَﺎۤﺀُ ﺍﻟﺪﱠﺍۤﺋٔﲔَ. ﺗَﻤَﺪﱠﺣْﺖَ ﺑِﺎﻟْﻐَﻨَﺎۤﺀِ ﻋَﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻫْﻞُ ﺍﻟْﻐِﻨٰﻲ ﻋَﻨْﻬُﻢْ، ﻭَ ﻧَﺴَﺒْﺘَﻬُﻢْ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻔَﻘْﺮِ، ﻭَ ﻫُﻢْ ﺃَﻫْﻞُ ﺍﻟْﻔَﻘْﺮِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ. ﻓَﻤَﻦْ ﺣَﺎﻭَﻝَ ﺳَﺪﱠ ﺧَﻠﱠﺘِﻪِ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ، ﻭَ ﺭَﺍﻡَ ﺻَﺮْﻑَ ﺍﻟْﻔَﻘْﺮِ ﻋَﻦْ ﻧَﻔْﺴِﻪِ

Hacetleri Allah'tan İsteme Hakkında (13)

Hakkındaki Duası Allah'ım! Ey hacetlerin isteneceği son merci!
SSC_0121 · S. 181–182 · Hacetleri Allah'tan İsteme Hakkında (13)
İmam Zeynelabidin
Hakkındaki Duası Allah'ım! Ey hacetlerin isteneceği son merci! Ey katında isteklerin elde edilebileceği kimse! Ey nimetlerini parayla satmayan! Ey bağışlarını başa kakarak bulandırmayan! Ey kendisiyle gani olunan, onsuz gani olunmayan! Ey kendisine rağbet edilen, kendisinden yüz çevrilemeyen! Ey hazineleri dilenmelerle tükenmeyen! Ey hikmeti vesilelere tevessül etmekle değişmeyen! Ey muhtaçların kendisine olan ihtiyaçları bitmeyen! Ve ey dua edenlerin duası kendisini zahmete düşürmeyen (yüce Allah)! Yaratıklarına muhtaç olmamakla övünmüşsün ve de öylesin, onlara hiçbir ihtiyacın yoktur. Onları da muhtaçlıkla nitelemişsin ve de öyledirler, her yönleriyle sana muhtaçtırlar. Kim ihtiyaç gediklerini senin katından kapamak ister ve seninle fakirliğini gidermeye azmederse, hiç .ﺑِﻚَ، ﻓَﻘَﺪْ ﻃَﻠَﺐَ ﺣَﺎﺟَﺘَﻪُ ﻓٔﻲ ﻣَﻈَﺎﻧِّﻬَﺎ، ﻭَ ﺃَﺗٰﻲ ﻃَﻠِﺒَﺘَﻪُ ﻣِﻦْ ﻭَﺟْﻬِﻬَﺎ ﻭَ ﻣَﻦْ ﺗَﻮَﺟﱠﻪَ ﺑِﺤَﺎﺟَﺘِﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﺣَﺪٍ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﺃَﻭْ ﺟَﻌَﻠَﻪُ ﺳَﺒَﺐَ ﻧُﺠْﺤِﻬَﺎ ﺩُﻭﻧَﻚَ، ﻓَﻘَﺪْ ﺗَﻌَﺮَﺽﱠ ﻟِﻠْﺤِﺮْﻣَﺎﻥِ، ﻭَﺍﺳْﺘَﺤَﻖﱠ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ ﻓَﻮْﺕَ ﺍﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻟٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺣَﺎﺟَﺔٌ، ﻗَﺪْ ﻗَﺼﱠﺮَ ﻋَﻨْﻬَﺎ ﺟُﻬْﺪٔﻱ، ﻭَ ﺗَﻘَﻄﱠﻌَﺖْ ﺩُﻭﻧَﻬَﺎ ﺣِﻴَﻠٔﻲ، ﻭَ ﺳَﻮﱠﻟَﺖْ ﻟٔﻲ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﺭَﻓْﻌَﻬَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﻦْ ﻳَﺮْﻓَﻊُ ﺣَﻮَﺍۤﺋِﺠَﻪُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺴْﺘَﻐْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﻃَﻠِﺒَﺎﺗِﻪِ ﻋَﻨْﻚَ، ﻭَ ﻫِﻲَ ﺯَﻟﱠﺔٌ ﻣِﻦْ ﺯَﻟَﻞِ ﺍﻟْﺨَﺎﻃِﺌٔﲔَ، ﻭَ ﻋَﺜْﺮَﺓٌ ﻣِﻦْ ﻋَﺜَﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺬْﻧِﺒٔﲔَ، ﺛُﻢﱠ ﺍﻧْﺘَﺒَﻬَﺖْ ﺑِﺘَﺬْﻛٔﲑِﻙَ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﻏَﻔْﻠَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻧَﻬَﻀْﺖُ ﺑِﺘَﻮْﻓٔﻴﻘِﻚَ ﻣِﻦْ ﺯَﻟﱠﺘٔﻲ، ﻭَ ﺭَﺟَﻌْﺖُ ﻭَ ﻧَﻜَﺼْﺖُ ﺑِﺘَﺴْﺪٔﻳﺪِﻙَ ﻋَﻦْ ﻋَﺜْﺮَﺗٔﻲ، ﻭَ ﻗُﻠْﺖُ: ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺭَﺑّٔﻲ, ﻛَﻴْﻒَ ﻳَﺴْﺄَﻝُ ﻣُﺤْﺘَﺎﺝٌ ﻣُﺤْﺘَﺎﺟًﺎ؟ ﻭَ ﺃَﻧﱠﻲ ﻳَﺮْﻏَﺐُ ﻣُﻌْﺪِﻡٌ ﺇِﻟٰﻲ ﻣُﻌْﺪِﻡٍ؟ ﻓَﻘَﺼَﺪْﺗُﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺑِﺎﻟﺮﱠﻏْﺒَﺔِ، ﻭَ ﺃَﻭْﻓَﺪْﺕُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﺭَﺟَﺎۤﺋٔﻲ ﺑِﺎﻟﺜﱠﻘَﺔِ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﻋَﻠِﻤْﺖُ ﺃَﻥﱠ ﻛَﺜٔﲑَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﻳَﺴٔﲑٌ ﻓٔﻲ ﻭُﺟْﺪِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻥﱠ ﺧَﻄٔﻴـﺮَ ﻣَﺎ kuşkusuz, hacetini, bulabileceği yerde aramış, dileğine kavuşabileceği yöne yönelmiştir.
Kim de, hacetini yaratıklarından herhangi birine götürür veya seni değil de onu hacetinin giderilmesi …
SSC_0122 · S. 182 · Hacetleri Allah'tan İsteme Hakkında (13)
İmam Zeynelabidin
Kim de, hacetini yaratıklarından herhangi birine götürür veya seni değil de onu hacetinin giderilmesi noktasında sebep kabul ederse, hiç şüphesiz, kendini yoksunluğa maruz bırakmış, senin lütuf ve ihsanını kaybetmeyi hak etmiştir. Allah'ım! Benim, kendi çabamla ulaşamayacağım, kendi plânlarımla elde edemeyeceğim bir hacetim var ki, nefsimin aldatmasıyla onu, hacetlerini sana getiren, dileklerinde sana muhtaç olan (kendim gibi) birine götürdüm. Bu da hatakârların hatalarından bir hata, günahkârların sürçmelerinden bir sürçmedir. Sonra, senin hatırlatmanla gafletimden uyandım; verdiğin başarıyla hatamın farkına vardım; yardımınla sürçmemden geri döndüm ve; "Rabbim, her türlü eksiklik sıfatından münezzehtir! Muhtaç biri, (kendisi gibi) muhtaç birinden nasıl bir şey dilenebilir?! Yoksul biri, (kendisi gibi) yoksul birine nasıl rağbet edebilir?!" dedim. Onun için rağbetle sana geldim; güvenle ümidimi sana getirdim ve bildim ki, senden dilediğim şeyler ne kadar çok olsa da, zenginliğinin yanında az kalır; senden istediğim şey ne kadar büyük olsa da, geniş
ِﺃَﺳْﺘَﻮْﻫِﺒُﻚَ ﺣَﻘٔﲑٌ ﻓٔﻲ ﻭُﺳْﻌِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻥﱠ ﻛَﺮَﻣَﻚَ ﻻَ ﻳَﻀٔﻴﻖُ ﻋَﻦْ ﺳُﺆَﺍﻝ ﺃَﺣَﺪٍ، ﻭَ ﺃَﻥﱠ ﻳَﺪَﻙَ …
SSC_0123 · S. 184 · Hacetleri Allah'tan İsteme Hakkında (13)
İmam Zeynelabidin
ِﺃَﺳْﺘَﻮْﻫِﺒُﻚَ ﺣَﻘٔﲑٌ ﻓٔﻲ ﻭُﺳْﻌِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻥﱠ ﻛَﺮَﻣَﻚَ ﻻَ ﻳَﻀٔﻴﻖُ ﻋَﻦْ ﺳُﺆَﺍﻝ ﺃَﺣَﺪٍ، ﻭَ ﺃَﻥﱠ ﻳَﺪَﻙَ ﺑِﺎﻟْﻌَﻄَﺎﻳَﺎۤ ﺃَﻋْﻠٰﻲ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﻳَﺪٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺣْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﻜَﺮَﻣِﻚَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺘﱠﻔَﻀﱡﻞِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺤْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﻌَﺪْﻟِﻚَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻹِْﺳْﺘِﺤْﻘَﺎﻕِ، ﻓَﻤَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﺑِﺄَﻭﱠﻝِ ﺭَﺍﻏِﺐٍ ﺭَﻏِﺐَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓَﺄَﻋْﻄَﻴْﺘَﻪُ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻳَﺴْﺘَﺤِﻖﱡ ﺍﻟْﻤَﻨْﻊَ، ﻭَ ﻻَ ﺑِﺄَﻭﱠﻝِ ﺳَﺎۤﺋِﻞٍ ﺳَﺄَﻟَﻚَ ﻓَﺄَﻓْﻀَﻠْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻳَﺴْﺘَﻮْﺟِﺐُ ﺍﻟْﺤِﺮْﻣَﺎﻥَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻛُﻦْ ﻟِﺪُﻋَﺎۤﺋٔﻲ ﻣُﺠٔﻴﺒًﺎ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻧِﺪَﺍۤﺋٔﻲ ﻗَﺮٔﻳﺒًﺎ، ﻭَ ﻟِﺘَﻀَﺮﱡﻋٔﻲ ﺭَﺍﺣِﻤًﺎ، ﻭَ ﻟِﺼَﻮْﺗٔﻲ ﺳَﺎﻣِﻌًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻘْﻄَﻊْ ﺭَﺟَﺎۤﺋٔﻲ ﻋَﻨْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺒُﺖﱠ ﺳَﺒَﺒٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻮَﺟِّﻬْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﺣَﺎﺟَﺘٔﻲ ﻫٰﺬِﻩِ ﻭَ ﻏَﻴْﺮِﻫَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﺳِﻮَﺍﻙَ، ﻭَ ﺗَﻮَﻟﱠﻨٔﻲ ﺑِﻨُﺠْﺢِ ﻃَﻠِﺒَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻗَﻀَﺎۤﺀِ ﺣَﺎﺟَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻧَﻴْﻞِ ﺳُﺆْﻟٔﻲ، ﻗَﺒْﻞَ ﺯَﻭَﺍﻟٔﻲ ﻋَﻦْ ﻣَﻮْﻗِﻔٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ، ﺑِﺘَﻴْﺴٔﲑِﻙَ ﻟِﻲَ ﺍﻟْﻌَﺴٔﲑَ، ﻭَ ﺣُﺴْﻦِ ﺗَﻘْﺪٔﻳﺮِﻙَ ﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺍﻷُْﻣُﻮﺭِ. ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﺩَﺍۤﺋِﻤَﺔً ﻧَﺎﻣِﻴَﺔً، ﻻَ ﺍﻧْﻘِﻄَﺎﻉَ ﻷَِﺑَﺪِﻫَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﻨْﺘَﻬٰﻲ ﻷَِﻣَﺪِﻫَﺎ، rahmetinin yanında küçük kalır; keremin, kimsenin dilenmesinden dolayı daralmaz; bağışlarla tanıdığımız elin her elin üstündedir. Allah'ım!
Muhammed ve Âline salât et ve bana, hak kazanma esasına dayanan adaletinle değil, lütuf ve ihsana dayalı …
SSC_0124 · S. 184–186 · Hacetleri Allah'tan İsteme Hakkında (13)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Muhammed ve Âline salât et ve bana, hak kazanma esasına dayanan adaletinle değil, lütuf ve ihsana dayalı kereminle muamele et. Çünkü ben, eli boş geri çevrilmeyi hak ettiği hâlde, sana rağbet edip de kendisine bağışta bulunduğun ilk kişi değilim; mahrum bırakılması gerektiği hâlde, senden (rahmetini) dilenip de kendisine lütufta bulunduğun ilk kimse de değilim. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve duama icabet et; çağrıma yakın ol; sızlamama acı; sesimi işit; sana olan ümidimi kesme; beni sana bağlayan sebebi (dua bağını) koparma; bu ve diğer hacetlerimde beni kendinden başkasına yöneltme ve bana zoru kolaylaştırarak, bütün işlerde hakkımdaki takdirini güzelleştirerek, oturduğum yerden kalkmadan önce istediğimi başarıyla sonuçlandırarak hacetimi gider, dileğime kavuştur beni. Böylece beni, velâyetin ve koruman altına al. Muhammed ve Âline ardı arkası kesilmeyen, süresinin bitimi olmayan, günden güne artan, kalıcı bir salâtla salât eyle ve bunu dileğimi .ٌﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋَﻮْﻧًﺎ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﺳَﺒَﺒًﺎ ﻟِﻨَﺠَﺎﺡِ ﻃَﻠِﺒَﺘٔﻲ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻭَﺍﺳِﻊٌ ﻛَﺮٔﱘ ﻭَ ﻣِﻦْ ﺣَﺎﺟَﺘٔﻲ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻛَﺬَﺍ ﻭَﻛَﺬَﺍ. )وَ ﺗَﺬْﻛُﺮُ ﺣَﺎﺟَﺘَﻚَ، ﺛُﻢﱠ ﺗَﺴْﺠُﺪُ وَ ﺗَﻘُﻮلُ ﰱِ ﺳُﺠُﻮدِكَ:( ﻓَﻀْﻠُﻚَ ﺁﻧَﺴَﻨٔﻲ، ﻭَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧُﻚَ ﺩَﻟﱠﻨٔﻲ، ﻓَﺄَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺑِﻚَ ﻭَ ﺑِﻤُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺃَﻥْ ﻻَ ﺗَﺮُﺩﱠﻧٔﻲ ﺧَﺎۤﺋِﺒًﺎ.
elde etmem için bir yardımcı sebep kıl.
SSC_0125 · S. 187–188 · Hacetleri Allah'tan İsteme Hakkında (13)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
elde etmem için bir yardımcı sebep kıl. Hacetlerimden bazıları da, Rabbim, [şu ve şudur.] (Burada hacetini dile getirir, sonra secde eder ve secdede şöyle dersin:) (Ey Rabbim!) Fazlın yalnızlığımı gidermiş, ihsanın bana kılavuzluk etmiştir. O hâlde, kutsal zatın ve Muhammed ile Ehl-i Beytinin –salâtın onlara olsun– hürmetine, beni istediğini elde edememiş, ümitleri boşa çıkmış bir hâlde dergâhından geri çevirme. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٤١ ﺇِﺫَﺍ ﺍﻋْﺘُﺪِﻯَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺃَﻭْ ﺭَﺃٰﻯ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻈﱠﺎﻟِﻤِﲔَ ﻣَﺎ ﻻَ ﻳُﺤِﺐﱡ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺨْﻔٰﻲ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺃَﻧْﺒَﺎۤﺀُ ﺍﻟْﻤُﺘَﻈَﻠِّﻤٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺤْﺘَﺎﺝُ ﻓٔﻲ ﻗَﺼَﺼِﻬِﻢْ ﺇِﻟٰﻲ ﺷَﻬَﺎﺩَﺍﺕِ ﺍﻟﺸﱠﺎﻫِﺪٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻗَﺮُﺑَﺖْ ﻧُﺼْﺮَﺗُﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﻈْﻠُﻮﻣٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺑَﻌُﺪَ ﻋَﻮْﻧُﻪُ ﻋَﻦِ ﺍﻟﻈﱠﺎﻟِﻤٔﲔَ، ﻗَﺪْ ﻋَِﻠﻤْﺖَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣَﺎ ﻧَﺎﻟَﻨٔﻲ ﻣِﻦْ »ﻓُﻼَﻥِ ﺑْﻦِ ﻓُﻼَﻥٍ« ﻣِﻤﱠﺎ ﺣَﻈَﺮْﺕَ ﻭَﺍﻧْﺘَﻬَﻜَﻪُ ﻣِﻨّٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎ ﺣَﺠَﺰْﺕَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﺑَﻄَﺮًﺍ ﻓٔﻲ ﻧِﻌْﻤَﺘِﻚَ ﻋِﻨْﺪَﻩُ، ﻭَﺍﻏْﺘِﺮَﺍﺭًﺍ ﺑِﻨَﻜٔﲑِﻙَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺧُﺬْ ﻇَﺎﻟِﻤٔﻲ ﻭَ ﻋَﺪُﻭّٔﻱ ﻋَﻦْ ﻇُﻠْﻤٔﻲ ﺑِﻘُﻮﱠﺗِﻚَ، ﻭَﺍﻓْﻠُﻞْ ﺣَﺪﱠﻩُ ﻋَﻨّٔﻲ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟَﻪُ ﺷُﻐْﻼً ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻳَﻠٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻋَﺠْﺰًﺍ ﻋَﻤﱠﺎ ﻳُﻨَﺎﻭٔﻳﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺴَﻮِّﻍْ ﻟَﻪُ ﻇُﻠْﻤٔﻲ،

Haksızlığa Uğradığında (14)

Hoşlanmadığı Bir Davranış Gördüğü Zaman Okuduğu Dua Ey zulümden şikâyetçi olanların hâlinden haberdar olan!
SSC_0126 · S. 189 · Haksızlığa Uğradığında (14)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Hoşlanmadığı Bir Davranış Gördüğü Zaman Okuduğu Dua Ey zulümden şikâyetçi olanların hâlinden haberdar olan! Ey onların başlarına gelenlerden haberdar olabilmek için tanıkların tanıklıklarına ihtiyacı olmayan! Ey yardımı mazlumlara yakın olan! Ve ey desteği zalimlerden uzak olan (yüce Allah)! Verdiğin nimetlerin şımarıklığıyla ve yaptıklarından dolayı kendisini hemencecik cezalandırmamana aldanarak falan oğlu filanın bana yaptığı haksızlığı, hakareti gördün, bildin. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kuvvetinle, bana zulmedeni ve düşmanımı bana zulmetmekten alıkoy; kudretinle, onun bana karşı düşmanlığının keskinliğini kır; (benimle uğraşmaya zaman bulmayacak şekilde) onu meşgul et ve onu düşmanlarına karşı âciz, güçsüz kıl. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bana zul-
ﻭَ ﺃَﺣْﺴِﻦْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻋَﻮْﻧٔﻲ، ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻣِﺜْﻞِ ﺃَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣِﺜْﻞِ ﺣَﺎﻟِﻪِ.
SSC_0127 · S. 190 · Haksızlığa Uğradığında (14)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
ﻭَ ﺃَﺣْﺴِﻦْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻋَﻮْﻧٔﻲ، ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻣِﺜْﻞِ ﺃَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣِﺜْﻞِ ﺣَﺎﻟِﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋِﺪْﻧٔﻲ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻋَﺪْﻭٰﻱ ﺣَﺎﺿِﺮَﺓً، ﺗَﻜُﻮﻥُ ﻣِﻦْ ﻏَﻴْﻈٔﻲ ﺑِﻪِ ﺷِﻔَﺎۤﺀً، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺣَﻨَﻘٔﻲ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَﻓَﺎۤﺀً. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻋَﻮِّﺿْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻇُﻠْﻤِﻪِ ﻟٔﻲ ﻋَﻔْﻮَﻙَ، ﻭَ ﺃَﺑْﺪِﻟْﻨٔﻲ ﺑِﺴُﻮﺀِ ﺻَﻨٔﻴﻌِﻪِ ﺑٔﻲ ﺭَﺣْﻤَﺘَﻚَ، ﻓَﻜُﻞﱡ ﻣَﻜْﺮُﻭﻩٍ ﺟَﻠَﻞٌ ﺩُﻭﻥَ ﺳَﺨَﻄِﻚَ، ﻭَ ﻛُﻞﱡ ﻣَﺮْﺯِﺋَﺔٍ ﺳَﻮَﺍۤﺀٌ ﻣَﻊَ ﻣَﻮْﺟِﺪَﺗِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﻜَﻤَﺎ ﻛَﺮﱠﻫْﺖَ ﺇِﻟَﻲﱠ ﺃَﻥْ ﺃُﻇْﻠَﻢَ، ﻓَﻘِﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﺃَﻇْﻠِﻢَ. ﺃﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻻَۤ ﺃَﺷْﻜُﻮ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﺣَﺪٍ ﺳِﻮَﺍﻙَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺳْﺘَﻌٔﲔُ ﺑِﺤَﺎﻛِﻢٍ ﻏَﻴْﺮِﻙَ، ﺣَﺎﺷَﺎﻙَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺻِﻞْ ﺩُﻋَﺎۤﺋٔﻲ ﺑِﺎﻹِْﺟَﺎﺑَﺔِ، ﻭَﺍﻗْﺮِﻥْ ﺷِﻜَﺎﻳَﺘٔﻲ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻐْﻴٔﲑِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻻَ ﺗَﻔْﺘِﻨّٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻘُﻨُﻮﻁِ ﻣِﻦْ ﺇِﻧْﺼَﺎﻓِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﺘِﻨْﻪُ ﺑِﺎﻷَْﻣْﻦِ ﻣِﻦْ ﺇِﻧْﻜَﺎﺭِﻙَ، metmeyi düşmanıma kolaylaştırma; ona karşı bana güzel yardımını esirgeme; onun gibi davranmaktan beni koru ve beni onun düştüğü duruma düşürme. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve düşmanıma olan öfkemin şifası, ona duyduğum kinin yatıştırıcısı olarak ona karşı bana peşin bir imdatta bulun. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve düşmanım tarafından uğradığım zulme karşılık affını, gördüğüm kötü muameleye karşılık da rahmetini hâlime şamil kıl. Çünkü, gazabının dışında, hoşlanılmayacak her şey küçüktür; öfkenin yanında, başa gelecek her musibet aynıdır. Allah'ım! Zulme uğramamı bana sevdirmediğin gibi, zulmetmekten de koru beni. Allah'ım! Senden başka kimseye şikâyette bulunmam. Senin dışında hiçbir hükümdardan yardım istemem. Pak ve münezzehsin sen! O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve duamı icabetle buluştur; şikâyetimi durumumda değişiklik yaparak ortadan kaldır. Allah'ım! Adaletinden ümidimi yitirmekle beni imtihan etme. Hasmımı da bana zulmetmeyi sürdürmeye
ۤﻓَﻴُﺼِﺮﱠ ﻋَﻠٰﻲ ﻇُﻠْﻤٔﻲ، ﻭَ ﻳُﺤَﺎﺿِﺮَﻧٔﻲ ﺑِﺤَﻘّٔﻲ، ﻭَ ﻋَﺮِّﻓْﻪُ ﻋَﻤﱠﺎ ﻗَﻠٔﻴﻞٍ ﻣَﺎ ﺃَﻭْﻋَﺪْﺕَ ﺍﻟﻈﱠﺎﻟِﻤٔﲔَ، ﻭَ …
SSC_0128 · S. 192 · Haksızlığa Uğradığında (14)
İmam Zeynelabidin
ۤﻓَﻴُﺼِﺮﱠ ﻋَﻠٰﻲ ﻇُﻠْﻤٔﻲ، ﻭَ ﻳُﺤَﺎﺿِﺮَﻧٔﻲ ﺑِﺤَﻘّٔﻲ، ﻭَ ﻋَﺮِّﻓْﻪُ ﻋَﻤﱠﺎ ﻗَﻠٔﻴﻞٍ ﻣَﺎ ﺃَﻭْﻋَﺪْﺕَ ﺍﻟﻈﱠﺎﻟِﻤٔﲔَ، ﻭَ ﻋَﺮِّﻓْﻨٔﻲ ﻣَﺎ ﻭَﻋَﺪْﺕَ ﻣِﻦْ ﺇِﺟَﺎﺑَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻀْﻄَﺮّٔﻳﻦَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨٔﻲ ﻟِﻘَﺒُﻮﻝِ ﻣَﺎ ﻗَﻀَﻴْﺖَ ﻟٔﻲ ﻭَ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﺭَﺿِّﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﺧَﺬْﺕَ ﻟٔﻲ ﻭَ ﻣِﻨّٔﻲ، ﻭَﺍﻫْﺪِﻧٔﻲ ﻟِﻠﱠﺘٔﻲ ﻫِﻲَ ﺃَﻗْﻮَﻡُ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﻫُﻮَ ﺃَﺳْﻠَﻢُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻛَﺎﻧَﺖِ ﺍﻟْﺨِﻴَﺮَﺓُ ﻟٔﻲ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﻓٔﻲ ﺗَﺄْﺧٔﲑِ ﺍﻷَْﺧْﺬِ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﺗَﺮْﻙِ ﺍﻹِْﻧْﺘِﻘَﺎﻡِ ﻣِﻤﱠﻦْ ﻇَﻠَﻤَﻨٔﻲ، ﺇِﻟٰﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﻔَﺼْﻞِ، ﻭَ ﻣَﺠْﻤَﻊِ ﺍﻟْﺨَﺼْﻢِ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻳِّﺪْﻧٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ ﺑِﻨِﻴﱠﺔٍ ﺻَﺎﺩِﻗَﺔٍ، ﻭَ ﺻَﺒْﺮٍ ﺩَﺍۤﺋِﻢٍ، ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﺳُﻮﺀِ ﺍﻟﺮﱠﻏْﺒَﺔِ، ﻭَ ﻫَﻠَﻊِ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟْﺤِﺮْﺹِ، ﻭَ ﺻَﻮِّﺭْ ﻓٔﻲ ﻗَﻠْﺒٔﻲ ﻣِﺜَﺎﻝَ ﻣَﺎ ﺍﺩﱠﺧَﺮْﺕَ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﺛَﻮَﺍﺑِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻋْﺪَﺩْﺕَ ﻟِﺨَﺼْﻤٔﻲ ﻣِﻦْ ﺟَﺰَﺍۤﺋِﻚَ ﻭَ ﻋِﻘَﺎﺑِﻚَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺫٰﻟِﻚَ ﺳَﺒَﺒًﺎ ﻟِﻘَﻨَﺎﻋَﺘٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﻗَﻀَﻴْﺖَ، ﻭَ ﺛِﻘَﺘٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺗَﺨَﻴﱠﺮْﺕَ، ﺁﻣٔﲔَ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻔَﻀْﻞِ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ.
ve hakkımı elimden almaya teşvik olacak şekilde cezalandırmandan emin kılmakla sınama.
SSC_0129 · S. 193–194 · Haksızlığa Uğradığında (14)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
ve hakkımı elimden almaya teşvik olacak şekilde cezalandırmandan emin kılmakla sınama. Onu, en kısa zamanda zalimlere vadettiğin cezayla tanıştır. Beni, zorda kalanlara söz verdiğin imdadınla buluştur. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni yararıma ve zararıma olan hükmü kabul etmeye muvaffak et. Beni, bana verdiğine de, benden aldığına da razı kıl. Bana, en doğru olanı göster ve (hiçbir tehlikesi olmayan) en salim işe ata. Allah'ım! Şayet bana zulmeden adamdan hakkımı ve intikamımı almayı, hasımların bir araya getirilip aralarında kesin hüküm verileceği güne (kıyamete) ertelemeyi benim için seçmiş isen, o zaman Muhammed ve Âline salât eyle ve samimî bir azim ve sürekli bir sabırla bana yardım et; kötü arzulardan, tamah ehlinin ihtirasından beni uzak tut; (ahirette) benim için biriktirdiğin sevabı, düşmanım için hazırladığın azabı gönlümde canlandır; bunu hükmettiğinle yetinmeme, seçtiğine güvenmeme sebep kıl. Âmin, ya Rabb'el-âlemin. Hiç kuşkusuz, sen büyük lütuf sahibisin ve sen her şeye kadirsin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٥١ ﺇِﺫَﺍ ﻣَﺮِﺽَ ﺃَﻭْ ﻧَﺰَﻝَ ﺑِﻪِ ﻛَﺮْﺏٌ ﺃَﻭْ ﺑَﻠِﻴﱠﺔٌ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻟَﻢْ ﺃَﺯَﻝْ ﺃَﺗَﺼَﺮﱠﻑُ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﺳَﻼَﻣَﺔِ ﺑَﺪَﻧٔﻲ، ﻭَ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺣْﺪَﺛْﺖَ ﺑٔﻲ ﻣِﻦْ ﻋِﻠﱠﺔٍ ﻓٔﻲ ﺟَﺴَﺪٔﻱ، ﻓَﻤَﺎۤ ﺃَﺩْﺭٔﻱ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺃَﻱﱡ ﺍﻟْﺤَﺎﻟَﻴْﻦِ ﺃَﺣَﻖﱡ ﺑِﺎﻟﺸﱡﻜْﺮِ ﻟَﻚَ؟ ﻭَ ﺃَﻱﱡ ﺍﻟْﻮَﻗْﺘَﻴْﻦِ ﺃَﻭْﻟٰﻲ ﺑِﺎﻟْﺤَﻤْﺪِ ﻟَﻚَ؟ ﺃَ ﻭَﻗْﺖُ ﺍﻟﺼِّﺤﱠﺔِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻫَﻨﱠﺄْﺗَﻨٔﻲ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﻃَﻴِّﺒَﺎﺕِ ﺭِﺯْﻗِﻚَ، ﻭَ ﻧَﺸﱠﻄْﺘَﻨٔﻲ ﺑِﻬَﺎ ﻻِﺑْـﺘِﻐَﺎۤﺀِ ﻣَﺮْﺿَﺎﺗِﻚَ ﻭَ ﻓَﻀْﻠِﻚَ، ﻭَ ﻗَﻮﱠﻳْﺘَﻨٔﻲ ﻣَﻌَﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻭَﻓﱠﻘْﺘَﻨٔﻲ ﻟَﻪُ ﻣِﻦْ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ؟ ﺃَﻡْ ﻭَﻗْﺖُ ﺍﻟْﻌِﻠﱠﺔِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻣَﺤﱠﺼْﺘَﻨٔﻲ ﺑِﻬَﺎ، ﻭَﺍﻟﻨِّﻌَﻢِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺃَﺗْﺤَﻔْﺘَﻨٔﻲ ﺑِﻬَﺎ؟ ﺗَﺨْﻔٔﻴﻔًﺎ ﻟِﻤَﺎ ﺛَﻘُﻞَ ﺑِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻇَﻬْﺮٔﻱ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺨَﻄٔﻴﺌَﺎﺕِ، ﻭَ ﺗَﻄْﻬٔﲑًﺍ ﻟِﻤَﺎ ﺍﻧْﻐَﻤَﺴْﺖُ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ، ﻭَ ﺗَﻨْﺒٔﻴﻬًﺎ ﻟِﺘَﻨَﺎﻭُﻝِ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ، ﻭَ ﺗَﺬْﻛٔﻴـﺮًﺍ ﻟِﻤَﺤْﻮِ ﺍﻟْﺤَﻮْﺑَﺔِ ﺑِﻘَﺪٔﱘِ ﺍﻟﻨِّﻌْﻤَﺔِ، ﻭَ
Belâyla Karşılaştığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım!
SSC_0130 · S. 195–196 · Haksızlığa Uğradığında (14)
İmam Zeynelabidin
Belâyla Karşılaştığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Geçmişte hep yararlandığım beden sağlığından dolayı sana hamdolsun. Vücudumda meydana getirdiğin illetten dolayı da sana hamdolsun. Çünkü, ey Rabbim, şu iki durumdan hangisi için sana daha çok şükretmem gerektiğini ve şu iki vakitten hangisi için sana daha çok hamdetmem icap ettiğini bilmiyorum: Temiz rızklarından afiyetle istifade etmemi, rızanı ve fazlını elde etmek için neşeyle çalışmamı ve yerine getirmeye muvaffak kıldığın itaatlere güç yetirebilmemi sağlayan sıhhat zamanı için mi? Yoksa günahlardan temizlenmeme, sırtımdaki hatalar yükünün hafiflemesine, içine gömüldüğüm kötülüklerden kurtulmama, tövbe etme gerekliliğini anlamama ve günahların üzerimde bıraktığı izleri silmem gerektiğini hatırlamama yarayan illet zamanı için mi? Hele bunlara, bir de hiçbir zahmet çekmediğim, َﻓٔﻲ ﺧِﻼَﻝِ ﺫٰﻟِﻚَ ﻣَﺎ ﻛَﺘَﺐَ ﻟِﻲَ ﺍﻟْﻜَﺎﺗِﺒَﺎﻥِ ﻣِﻦْ ﺯَﻛِﻲِّ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝِ، ﻣَﺎ ﻻ ﻗَﻠْﺐٌ ﻓَﻜﱠﺮَ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﻟِﺴَﺎﻥٌ ﻧَﻄَﻖَ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺟَﺎﺭِﺣَﺔٌ ﺗَﻜَﻠﱠﻔَﺘْﻪُ، ﺑَﻞْ ﺇِﻓْﻀَﺎﻻً ﻣِﻨْﻚَ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧًﺎ ﻣِﻦْ ﺻَﻨٔﻴﻌِﻚَ ﺇِﻟَﻲﱠ . ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺣَﺒِّﺐْ ﺇِﻟَﻲﱠ ﻣَﺎ ﺭَﺿٔﻴﺖَ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﻳَﺴِّﺮْ ﻟٔﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺣْﻠَﻠْﺖَ ﺑٔﻲ، ﻭَ ﻃَﻬِّﺮْﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﺩَﻧَﺲِ ﻣَﺎۤ ﺃَﺳْﻠَﻔْﺖُ، ﻭَﺍﻣْﺢُ ﻋَﻨّٔﻲ ﺷَﺮﱠ ﻣَﺎ ﻗَﺪﱠﻣْﺖُ، ﻭَ ﺃَﻭْﺟِﺪْﱐ ﺣَﻼَﻭَﺓَ ﺍﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺫِﻗْﻨٔﻲ ﺑَﺮْﺩَ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻣَﺔِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻣَﺨْﺮَﺟٔﻲ ﻋَﻦْ ﻋِﻠﱠﺘٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﻋَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَ ﻣُﺘَﺤَﻮﱠﻟٔﻲ ﻋَﻦْ ﺻَﺮْﻋَﺘٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺗَﺠَﺎﻭُﺯِﻙَ، ﻭَ ﺧَﻼَﺻٔﻲ ﻣِﻦْ ﻛَﺮْﺑٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺭَﻭْﺣِﻚَ، ﻭَ ﺳَﻼَﻣَﺘٔﻲ ﻣِﻦْ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻟﺸِّﺪﱠﺓِ ﺇِﻟٰﻲ ﻓَﺮَﺟِﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺍﻟْﻤُﺘَﻔَﻀِّﻞُ ﺑِﺎﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ، ﺍﻟْﻤُﺘَﻄَﻮِّﻝُ ﺑِﺎﻹِْﻣْﺘِﻨَﺎﻥِ، ﺍﻟْﻮَﻫﱠﺎﺏُ ﺍﻟْﻜَﺮٔﱘُ، ﺫُﻭ ﺍﻟْﺠَﻼَﻝِ ﻭَﺍﻹِْﻛْﺮَﺍﻡِ.
sırf senden bir lütuf ve ihsan olarak iki yazıcı meleğin benim için yazdıkları temiz ameller eklenirse (o …
SSC_0131 · S. 197–198 · Haksızlığa Uğradığında (14)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
sırf senden bir lütuf ve ihsan olarak iki yazıcı meleğin benim için yazdıkları temiz ameller eklenirse (o zaman bu iki durumdan hangisinin daha hayırlı olduğunu anlamak daha bir güç olur). Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve benim için razı olduğun şeyi bana sevdir; üzerime indirdiğin (musibet)i bana kolaylaştır; geçmişteki pisliklerimden beni temizle; eski kötülüklerimin üzerimdeki izlerini sil; sağlığın tatlılığını bana göster; selâmetin serinliğini bana tattır ve hastalığımdan çıkışımı affına, düşüşümden kalkışımı bağışlamana, üzüntümden kurtuluşumu sevincine, bu zorluğu aşmamı genişliğe yönelik kıl. Hiç kuşkusuz, sen karşılıksız iyilik yapan, hak etmeden nimet veren, çok bağışta bulunan, büyüklük ve yücelik sahibi kerimsin. 196ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٦١ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺳْﺘَﻘَﺎﻝَ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑِﻪِ ﺃَﻭْ ﺗَﻀَﺮﱠﻉَ ﻓِﻰ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟْﻌَﻔْﻮِ ﻋَﻦْ ﻋُﻴُﻮﺑِﻪِ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻪِ ﻳَﺴْﺘَﻐٔﻴﺚُ ﺍﻟْﻤُﺬْﻧِﺒُﻮﻥَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺇِﻟٰﻲ ﺫِﻛْﺮِ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧِﻪِ ﻳَﻔْﺰَﻉُ ﺍﻟْﻤُﻀْﻄَﺮﱡﻭﻥَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻟِﺨٔﻴﻔَﺘِﻪِ ﻳَﻨْﺘَﺤِﺐُ ﺍﻟْﺨَﺎﻃِﺌُﻮﻥَ، ﻳَﺎۤ ﺃُﻧْﺲَ ﻛُﻞِّ ﻣُﺴْﺘَﻮْﺣِﺶٍ ﻏَﺮٔﻳﺐٍ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻓَﺮَﺝَ ﻛُﻞِّ ﻣَﻜْﺮُﻭﺏٍ ﻛَﺌٔﻴﺐٍ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻏَﻮْﺙَ ﻛُﻞِّ ﻣَﺨْﺬُﻭﻝٍ ﻓَﺮٔﻳﺪٍ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻋَﻀُﺪَ ﻛُﻞِّ ﻣُﺤْﺘَﺎﺝٍ ﻃَﺮٔﻳﺪٍ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻭَﺳِﻌْﺖَ ﻛُﻞﱠ ﺷَﻲْﺀٍ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﻭَ ﻋِﻠْﻤًﺎ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻟِﻜُﻞِّ ﻣَﺨْﻠُﻮﻕٍ ﻓٔﻲ ﻧِﻌَﻤِﻚَ ﺳَﻬْﻤًﺎ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻋَﻔْﻮُﻩُ ﺃَﻋْﻠٰﻲ ﻣِﻦْ ﻋِﻘَﺎﺑِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺗَﺴْﻌٰﻲ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻪُ ﺃَﻣَﺎﻡَ ﻏَﻀَﺒِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻋَﻄَﺎﺅُﻩُ ﺃَﻛْﺜَﺮُ ﻣِﻦْ ﻣَﻨْﻌِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺍﺗﱠﺴَﻊَ ﺍﻟْﺨَﻼَۤﺋِﻖُ ﻛُﻠﱡﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﻭُﺳْﻌِﻪِ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻳَﺮْﻏَﺐُ ﻓٔﻲ ﺟَﺰَﺍۤﺀِ ﻣَﻦْ ﺃَﻋْﻄَﺎﻩُ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻳُﻔْﺮِﻁُ ﻓٔﻲ ﻋِﻘَﺎﺏِ ﻣَﻦْ ﻋَﺼَﺎﻩُ.

Günahların Bağışlanması İçin (16)

Kusurlarının Affedilmesi İçin Yalvardığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım!
SSC_0132 · S. 199–200 · Günahların Bağışlanması İçin (16)
İmam Zeynelabidin
Kusurlarının Affedilmesi İçin Yalvardığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Ey rahmetinden günahkârların medet umduğu! Ey darda kalanların ihsanını anmaya sığındığı! Ey korkusundan hatalıların şiddetle ağladığı! Ey kimsesi olmayan garibin munisi! Ey her gamlı tasalının ferahlığı! Ey yardımsız bırakılmış yalnızların imdadı! Ey dışlanmış muhtaçların destekçisi! Sen, rahmeti ve ilmiyle her şeyi kuşatansın. Sen, her yaratığa nimetlerinden bir pay ayıransın. Sen, affı cezalandırmasından üstün olansın. Sen, rahmeti gazabının önünde koşansın. Sen, ihsanı eli boş geri çevirmesinden çok olansın. Sen, rahmetinin genişliğine bütün yaratıkların sığdığı Zat-ı Kibriya'sın. Sen, ihsanda bulunduğundan karşılık beklemeyensin. Sen, kendisine karşı geleni cezalandırmakta aşırı gitmeyensin. ،َﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻋَﺒْﺪُﻙَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻣَﺮْﺗَﻪُ ﺑِﺎﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ، ﻓَﻘَﺎﻝَ: ﻟَﺒﱠﻴْﻚَ ﻭَ ﺳَﻌْﺪَﻳْﻚ ﻫَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﺫَﺍ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻣَﻄْﺮُﻭﺡٌ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻭْﻗَﺮَﺕِ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ ﻇَﻬْﺮَﻩُ، ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻓْﻨَﺖِ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏُ ﻋُﻤُﺮَﻩُ، ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺑِﺠَﻬْﻠِﻪِ ﻋَﺼَﺎﻙَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗَﻜُﻦْ ﺃَﻫْﻼً ﻣِﻨْﻪُ ﻟِﺬَﺍﻙَ. ﻫَﻞْ ﺃَﻧْﺖَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺭَﺍﺣِﻢٌ ﻣَﻦْ ﺩَﻋَﺎﻙَ ﻓَﺄُﺑْﻠِﻎَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ؟ ﺃَﻡْ ﺃَﻧْﺖَ ﻏَﺎﻓِﺮٌ ﻟِﻤَﻦْ ﺑَﻜَﺎﻙَ ﻓَﺄُﺳْﺮِﻉَ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺒُﻜَﺎۤﺀِ؟ ﺃَﻡْ ﺃَﻧْﺖَ ﻣُﺘَﺠَﺎﻭِﺯٌ ﻋَﻤﱠﻦْ ﻋَﻔﱠﺮَ ﻟَﻚَ ﻭَﺟْﻬَﻪُ ﺗَﺬَﻟﱡﻼً؟ ﺃَﻡْ ﺃَﻧْﺖَ ﻣُﻐْﻦٍ ﻣَﻦْ ﺷَﻜَﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓَﻘْﺮَﻩُ ﺗَﻮَﻛﱡﻼً. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻻَ ﺗُﺨَﻴِّﺐْ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺠِﺪُ ﻣُﻌْﻄِﻴًﺎ ﻏَﻴْﺮَﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺨْﺬُﻝْ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺴْﺘَﻐْﻨٔﻲ ﻋَﻨْﻚَ ﺑِﺄَﺣَﺪٍ ﺩُﻭﻧَﻚَ. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻌْﺮِﺽْ ﻋَﻨّٔﻲ ﻭَ ﻗَﺪْ ﺃَﻗْﺒَﻠْﺖُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺤْﺮِﻣْﻨٔﻲ ﻭَ ﻗَﺪْ ﺭَﻏِﺒْﺖُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﺒَﻬْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟﺮﱠﺩِّ ﻭَ ﻗَﺪِ ﺍﻧْﺘَﺼَﺒْﺖُ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ، ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬﻱ ﻭَﺻَﻔْﺖَ ﻧَﻔْﺴَﻚَ ﺑِﺎﻟﺮﱠﺣْﻤَﺔِ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﺭْﺣَﻤْﻨٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺳَﻤﱠﻴْﺖَ ﻧَﻔْﺴَﻚَ ﺑِﺎﻟْﻌَﻔْﻮِ ﻓَﺎﻋْﻒُ ﻋَﻨّٔﻲ. ﻗَﺪْ ﺗَﺮٰﻱ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻓَﻴْﺾَ ﺩَﻣْﻌٔﻲ ﻣِﻦْ ﺧٔﻴﻔَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻭَﺟٔﻴﺐَ ﻗَﻠْﺒٔﻲ ﻣِﻦْ
Ben ise, ey Rabbim, "Çağrına icabet ettim, emrine boyun eğdim." diyen, dua etmekle görevlendirdiğin kulunum.
SSC_0133 · S. 201 · Günahların Bağışlanması İçin (16)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Ben ise, ey Rabbim, "Çağrına icabet ettim, emrine boyun eğdim." diyen, dua etmekle görevlendirdiğin kulunum. (Zelilliğinin ifadesi olarak) Önünde yerlere kapanmış, hatalarından dolayı sırtında ağır bir yük taşıyan, ömrünü günahlarda tüketen, karşı gelinecek biri olmadığın hâlde cahilliğiyle sana karşı gelen bir zavallıyım. Şimdi sen, ey Rabbim, sana yalvarıp yakarana acır mısın ki, ben de çokça yalvarıp yakarayım?! Veya sen, (korkundan) ağlayanı bağışlar mısın ki, ben de hemen ağlayayım?! Ya da sen, zelilce yüzünü toprağa sürenin hatalarını affeder misin?! Yahut sen, sana güvenerek fakirliğinden sana yakınanı zenginleştirir misin?! İlâhî! Senden başka ihsanda bulunacak birini tanımayanın ümidini boşa çıkarma. Senden başka ihtiyacını giderecek birini bilmeyeni yardımsız bırakma. İlâhî! Muhammed ve Âline salât eyle ve sana gelmişken benden yüz çevirme. Senden dilemişken beni yoksun bırakma. Dikilip önünde durmuşken alnıma vurarak beni geri çevirme. Sen, kendini merhametle vasıflandırmışsın. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bana merhamet et. Sen, kendini affedicilikle adlandırmışsın. O hâlde beni affet. İlâhî! Korkundan akan gözyaşlarımı, haşyetinden
َﺧَﺸْﻴَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻧْﺘِﻔَﺎﺽَ ﺟَﻮَﺍﺭِﺣٔﻲ ﻣِﻦْ ﻫَﻴْﺒَﺘِﻚَ، ﻛُﻞﱡ ﺫٰﻟِﻚَ ﺣَﻴَﺎۤﺀٌ ﻣِﻨْﻚ ﻟِﺴُﻮۤﺀِ ﻋَﻤَﻠٔﻲ، ﻭَ …
SSC_0134 · S. 202 · Günahların Bağışlanması İçin (16)
İmam Zeynelabidin
َﺧَﺸْﻴَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻧْﺘِﻔَﺎﺽَ ﺟَﻮَﺍﺭِﺣٔﻲ ﻣِﻦْ ﻫَﻴْﺒَﺘِﻚَ، ﻛُﻞﱡ ﺫٰﻟِﻚَ ﺣَﻴَﺎۤﺀٌ ﻣِﻨْﻚ ﻟِﺴُﻮۤﺀِ ﻋَﻤَﻠٔﻲ، ﻭَ ﻟِﺬٰﻟِﻚَ ﺧَﻤَﺪَ ﺻَﻮْﺗٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﺠَﺄْﺭِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻛَﻞﱠ ﻟِﺴَﺎﻧٔﻲ ﻋَﻦْ ﻣُﻨَﺎﺟَﺎﺗِﻚَ. ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻓَﻠَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ، ﻓَﻜَﻢْ ﻣِﻦْ ﻋَﺎۤﺋِﺒَﺔٍ ﺳَﺘَﺮْﺗَﻬَﺎ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻓَﻠَﻢْ ﺗَﻔْﻀَﺤْﻨٔﻲ، ﻭَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﺫَﻧْﺐٍ ﻏَﻄﱠﻴْﺘَﻪُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻓَﻠَﻢْ ﺗَﺸْﻬَﺮْﻧٔﻲ، ﻭَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﺷَﺎۤﺋِﺒَﺔٍ ﺃَﻟْﻤَﻤْﺖُ ﺑِﻬَﺎ ﻓَﻠَﻢْ ﺗَﻬْﺘِﻚْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺳِﺘْﺮَﻫَﺎ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗُﻘَﻠِّﺪْﻧٔﻲ ﻣَﻜْﺮُﻭﻩَ ﺷَﻨَﺎﺭِﻫَﺎ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗُﺒْﺪِ ﺳَﻮْﺀَﺍﺗِﻬَﺎ ﻟِﻤَﻦْ ﻳَﻠْﺘَﻤِﺲُ ﻣَﻌَﺎﻳِﺒٔﻲ ﻣِﻦْ ﺟٔﲑَﺗٔﻲ، ﻭَ ﺣَﺴَﺪَﺓِ ﻧِﻌْﻤَﺘِﻚَ ﻋِﻨْﺪٔﻱ، ﺛُﻢﱠ ﻟَﻢْ ﻳَﻨْﻬَﻨٔﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋَﻦْ ﺃَﻥْ ﺟَﺮَﻳْﺖُ ﺇِﻟٰﻲ ﺳُﻮﺀِ ﻣَﺎ ﻋَﻬِﺪْﺕَ ﻣِﻨّٔﻲ. ﻓَﻤَﻦْ ﺃَﺟْﻬَﻞُ ﻣِﻨّٔﻲ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺑِﺮُﺷْﺪِﻩِ؟ ﻭَ ﻣَﻦْ ﺃَﻏْﻔَﻞُ ﻣِﻨّٔﻲ ﻋَﻦْ ﺣَﻈِّﻪِ؟ ﻭَ ﻣَﻦْ ﺃَﺑْﻌَﺪُ ﻣِﻨّٔﻲ ﻣِﻦِ ﺍﺳْﺘِﺼْﻼَﺡِ ﻧَﻔْﺴِﻪِ؟ ﺣٔﲔَ ﺃُﻧْﻔِﻖُ ﻣَﺎۤ ﺃَﺟْﺮَﻳْﺖَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻣِﻦْ ﺭِﺯْﻗِﻚَ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻧَﻬَﻴْﺘَﻨٔﻲ ﻋَﻨْﻪُ ﻣِﻦْ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺃَﺑْﻌَﺪُ ﻏَﻮْﺭًﺍ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺒَﺎﻃِﻞِ، ﻭَ ﺃَﺷَﺪﱡ ﺇِﻗْﺪَﺍﻣًﺎ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺴﱡﻮﺀِ ﻣِﻨّٔﻲ؟ ﺣٔﲔَ ﺃَﻗِﻒُ ﺑَﻴْﻦَ ﺩَﻋْﻮَﺗِﻚَ ﻭَ ﺩَﻋْﻮَﺓِ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ، ﻓَﺄَﺗﱠﺒِﻊُ ﺩَﻋْﻮَﺗَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻏَﻴْﺮِ ﻋَﻤﻲً ﻣِﻨّٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣَﻌْﺮِﻓَﺔٍ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﻧِﺴْﻴَﺎﻥٍ ﻣِﻦْ ﺣِﻔْﻈٔﻲ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﺣٔﻴﻨَﺌِﺬٍ ﻣُﻮﻗِﻦٌ ﺑِﺄَﻥﱠ ﻣُﻨْﺘَﻬٰﻲ ﺩَﻋْﻮَﺗِﻚَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﺠَﻨﱠﺔِ، çarpan kalbimi ve heybetinden titreyen bedenimi görüyorsun.
Bütün bunlar, yaptıklarımdan dolayı senden duyduğum utançtandır.
SSC_0135 · S. 202 · Günahların Bağışlanması İçin (16)
İmam Zeynelabidin
Bütün bunlar, yaptıklarımdan dolayı senden duyduğum utançtandır. Bu yüzden sana yalvarırken sesim kısık, seni çağırırken dilim tutuktur. Ey Tanrım! Hamd sana mahsustur. Nice ayıbımı örtüp beni rüsva etmedin. Nice günahlarımı gizleyip beni teşhir etmedin. Nice çirkin işler işledim, ama sen onların üzerindeki perdeyi açmadın; onların çirkinlik ve rezillik gerdanlığını boynuma takmadın; ayıplarımı arayan komşularıma ve bana verdiğin nimetleri kıskananlara onları bildirmedin. Ancak bunca lütuf ve şefkatine rağmen yine de ben bildiğin kötü işlerime devam ettim. O hâlde ey Tanrım! Rüşdü konusunda kim benden daha cahil olabilir ki?! Nasibi hususunda kim benden daha gafil olabilir ki?! Bana verdiğin rızkları, beni sakındırdığın günahlara harcadığım zaman, kim nefsini ıslah etmeye benden daha uzak?! Senin davetinle Şeytan'ın daveti arasında kalıp da Şeytan'ı tanımakta kör olmadığım, ondan bildiğimi unutmadığım hâlde, senin davetinin sonunun cennet, onun davetinin sonunun cehennem olduğunu bilerek onun davetine uyduğum zaman, benden daha çok batıla dalan,
.ِﻭَ ﻣُﻨْﺘَﻬٰﻲ ﺩَﻋْﻮَﺗِﻪِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﻨﱠﺎﺭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻋْﺠَﺐَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺷْﻬَﺪُ ﺑِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَ …
SSC_0136 · S. 204 · Günahların Bağışlanması İçin (16)
İmam Zeynelabidin
.ِﻭَ ﻣُﻨْﺘَﻬٰﻲ ﺩَﻋْﻮَﺗِﻪِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﻨﱠﺎﺭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻋْﺠَﺐَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺷْﻬَﺪُ ﺑِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَ ﺃُﻋَﺪِّﺩُﻩُ ﻣِﻦْ ﻣَﻜْﺘُﻮﻡِ ﺃَﻣْﺮٔﻱ؟ ﻭَ ﺃَﻋْﺠَﺐُ ﻣِﻦْ ﺫٰﻟِﻚَ ﺃَﻧَﺎﺗُﻚَ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺇِﺑْﻄَﺎﺅُﻙَ ﻋَﻦْ ﻣُﻌَﺎﺟَﻠَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻟَﻴْﺲَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻣِﻦْ ﻛَﺮَﻣٔﻲ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﺑَﻞْ ﺗَﺄَﻧِّــﻴًﺎ ﻣِﻨْﻚَ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻔَﻀﱡﻼً ﻣِﻨْﻚَ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻷَِﻥْ ﺃَﺭْﺗَﺪِﻉَ ﻋَﻦْ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺨِﻄَﺔِ، ﻭَ ﺃُﻗْﻠِﻊَ ﻋَﻦْ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗِﻲ ﺍﻟْﻤُﺨْﻠِﻘَﺔِ، ﻭَ ﻷَِﻥﱠ ﻋَﻔْﻮَﻙَ ﻋَﻨّٔﻲ ﺃَﺣَﺐﱡ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﻋُﻘُﻮﺑَﺘٔﻲ. ﺑَﻞْ ﺃَﻧَﺎ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺃَﻛْﺜَﺮُ ﺫُﻧُﻮﺑًﺎ، ﻭَ ﺃَﻗْﺒَﺢُ ﺁﺛَﺎﺭًﺍ، ﻭَ ﺃَﺷْﻨَﻊُ ﺃَﻓْﻌَﺎﻻً، ﻭَ ﺃَﺷَﺪﱡ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺒَﺎﻃِﻞِ ﺗَﻬَﻮﱡﺭًﺍ، ﻭَ ﺃَﺿْﻌَﻒُ ﻋِﻨْﺪَ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ ﺗَﻴَﻘﱡﻈًﺎ، ﻭَ ﺃَﻗَﻞﱡ ﻟِﻮَﻋٔﻴﺪِﻙَ ﺍﻧْﺘِﺒَﺎﻫًﺎ ﻭَﺍﺭْﺗِﻘَﺎﺑًﺎ، ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﺃُﺣْﺼٔﻲَ ﻟَﻚَ ﻋُﻴُﻮﺑٔﻲ، ﺃﻭْ ﺃَﻗْﺪِﺭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺫِﻛْﺮِ ﺫُﻧُﻮﺑٔﻲ. ﻭَ ﺇِﻧﱠﻤﺎۤ ﺃُﻭَﺑِّﺦُ ﺑِﻬٰﺬَﺍ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻃَﻤَﻌًﺎ ﻓٔﻲ ﺭَﺃْﻓَﺘِﻚَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺑِﻬَﺎ ﺻَﻼَﺡُ ﺃَﻣْﺮِ ﺍﻟْﻤُﺬْﻧِﺒٔﲔَ، ﻭَ ﺭَﺟَﺎۤﺀً ﻟِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺑِﻬَﺎ ﻓَﻜَﺎﻙُ ﺭِﻗَﺎﺏِ ﺍﻟْﺨَﺎﻃِﺌٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻫٰﺬِﻩِ ﺭَﻗَﺒَﺘٔﻲ ﻗَﺪْ ﺃَﺭَﻗﱠﺘْﻬَﺎ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏُ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ kötülüğe girişen kim olabilir?! Pak ve münezzehsin sen! Kendi aleyhime tanıklık ettiğim hususlar, açığa vurduğum gizlilikler ne kadar ilginç!
Ancak benim böyle olmama rağmen senin bana karşı böyle yumuşak olman, beni hemen cezalandırmaman daha da …
SSC_0137 · S. 204 · Günahların Bağışlanması İçin (16)
İmam Zeynelabidin
Ancak benim böyle olmama rağmen senin bana karşı böyle yumuşak olman, beni hemen cezalandırmaman daha da ilginç! Ne var ki bu, benim senin katındaki değerimden değil; gazabını gerektiren günahlardan vazgeçmem, aşağılayıcı kötü huylarımdan sıyrılmam için senin bana tanıdığın bir fırsat ve bana ihsan ettiğin bir lütuftur. Bir de beni affetmek, beni cezalandırmaktan daha sevimlidir sana. Benim ise ey Rabbim, günahlarım o kadar çok, eserlerim o kadar çirkin, fiillerim o kadar kötü, batıla dalışım o kadar pervasızca, itaatin hususunda o kadar bilinçsiz, azap vaadinin karşısında o kadar umursamazım ki, ayıplarımı saymaktan, günahlarımı söylemekten bile âcizim. Ancak günahkârların durumunu düzeltecek şefkatine göz dikerek, hatalıların boynunu masiyet köleliğinden kurtaracak rahmetini ümit ederek, bu sözlerle kendimi kınamaktayım. Allah'ım! İşte boynum; günahların kölesi olmuş. O
ِّﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋْﺘِﻘْﻬَﺎ ﺑِﻌَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَ ﻫٰﺬَﺍ ﻇَﻬْﺮٔﻱ ﻗَﺪْ ﺃَﺛْﻘَﻠَﺘْﻪُ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ، ﻓَﺼَﻞ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ …
SSC_0138 · S. 206 · Günahların Bağışlanması İçin (16)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
ِّﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋْﺘِﻘْﻬَﺎ ﺑِﻌَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَ ﻫٰﺬَﺍ ﻇَﻬْﺮٔﻱ ﻗَﺪْ ﺃَﺛْﻘَﻠَﺘْﻪُ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ، ﻓَﺼَﻞ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺧَﻔِّﻒْ ﻋَﻨْﻪُ ﺑِﻤَﻨِّﻚَ. ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻟَﻮْ ﺑَﻜَﻴْﺖُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺣَﺘٕﻲ ﺗَﺴْﻘُﻂَ ﺃَﺷْﻔَﺎﺭُ ﻋَﻴْﻨَﻲﱠ ، ﻭَﺍﻧْﺘَﺤَﺒْﺖُ ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻨْﻘَﻄِﻊَ ﺻَﻮْﺗٔﻲ، ﻭَ ﻗُﻤْﺖُ ﻟَﻚَ ﺣَﺘٕﻲ ﺗَﺘَﻨَﺸﱠﺮَ ﻗَﺪَﻣَﺎﻱَ، ﻭَ ﺭَﻛَﻌْﺖُ ﻟَﻚَ ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻨْﺨَﻠِﻊَ ﺻُﻠْﺒٔﻲ، ﻭَ ﺳَﺠَﺪْﺕُ ﻟَﻚَ ﺣَﺘٕﻲ ﺗَﺘَﻔَﻘﱠﺄَ ﺣَﺪَﻗَﺘَﺎﻱَ، ﻭَ ﺃَﻛَﻠْﺖُ ﺗُﺮَﺍﺏَ ﺍﻷَْﺭْﺽِ ﻃُﻮﻝَ ﻋُﻤْﺮٔﻱ، ﻭَ ﺷَﺮِﺑْﺖُ ﻣَﺎۤﺀَ ﺍﻟﺮﱠﻣَﺎﺩِ ﺁﺧِﺮَ ﺩَﻫْﺮٔﻱ، ﻭَ ﺫَﻛَﺮْﺗُﻚَ ﻓٔﻲ ﺧِﻼَﻝِ ﺫٰﻟِﻚَ ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻜِﻞﱠ ﻟِﺴَﺎﻧٔﻲ، ﺛُﻢﱠ ﻟَﻢْ ﺃَﺭْﻓَﻊْ ﻃَﺮْﻓٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺁﻓَﺎﻕِ ﺍﻟﺴﱠﻤَﺎۤﺀِ ﺍﺳْﺘِﺤْﻴَﺎۤﺀً ﻣِﻨْﻚَ، ﻣَﺎ ﺍﺳْﺘَﻮْﺟَﺒْﺖُ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﻣَﺤْﻮَ ﺳَﻴِّﺌَﺔٍ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٍ ﻣِﻦْ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗٔﻲ. ﻭَﺇِﻥْ ﻛُﻨْﺖَ ﺗَﻐْﻔِﺮُ ﻟٔﻲ ﺣٔﲔَ ﺃَﺳْﺘَﻮْﺟِﺐُ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺗَﻚَ، ﻭَ ﺗَﻌْﻔُﻮ ﻋَﻨّٔﻲ ﺣٔﲔَ ﺃَﺳْﺘَﺤِﻖﱡ ﻋَﻔْﻮَﻙَ، ﻓَﺈِﻥﱠ ﺫٰﻟِﻚَ ﻏَﻴْﺮُ ﻭَﺍﺟِﺐٍ ﻟٔﻲ ﺑِﺎﺳْﺘِﺤْﻘَﺎﻕٍ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻧَﺎ ﺃَﻫْﻞٌ ﻟَﻪُ ﺑِﺎﺳْﺘٔﻴﺠَﺎﺏٍ، ﺇِﺫْ ﻛَﺎﻥَ ﺟَﺰَﺍۤﺋٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ ﻓٔﻲ ﺃَﻭﱠﻝِ ﻣَﺎ ﻋَﺼَﻴْﺘُﻚَ ﺍﻟﻨﱠﺎﺭَ، ﻓَﺈِﻥْ ﺗُﻌَﺬِّﺑْﻨٔﻲ ﻓَﺄَﻧْﺖَ ﻏَﻴْﺮُ ﻇَﺎﻟِﻢٍ ﻟٔﻲ. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻓَﺈِﺫْ ﻗَﺪْ ﺗَﻐَﻤﱠﺪْﺗَﻨٔﻲ ﺑِﺴِﺘْﺮِﻙَ ﻓَﻠَﻢْ ﺗَﻔْﻀَﺤْﻨٔﻲ، hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve (günahlarımı) affederek beni bu kölelikten kurtar. Ve işte sırtım; hataların ağırlığı altında ezilmiş.
O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve lütf u kereminle yükümü hafiflet.
SSC_0139 · S. 206–208 · Günahların Bağışlanması İçin (16)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve lütf u kereminle yükümü hafiflet. İlâhî! Eğer gözkapaklarım dökülene kadar sana yalvarıp ağlasam; sesim tıkanana kadar feryat etsem; ayaklarım şişene kadar sana ibadet etmeye dursam; belkemiğim yerinden ayrılana kadar sana rükû etsem; gözlerim çanaklarından çıkana kadar sana secde etsem; ömrüm boyu yerin toprağını yesem; hayatımın sonuna kadar kül suyu içsem; bu arada dilim tutulana kadar seni ansam ve utancımdan başımı göğe doğru kaldırmasam; bütün bunlarla, tek bir günahımın bile affını hak etmiş olmam. Eğer mağfiretini hak ettiğim zaman beni bağışlıyorsan, affına lâyık görüldüğüm zaman beni affediyorsan, bu kesinlikle hak ederek kazandığım, lâyık olarak hak ettiğim bir şey değildir. Çünkü ben, sana ilk karşı gelişimde zaten cehennemi hak etmiştim. Onun için eğer beni cezalandırsan, kat'iyen bana zulmetmiş olmazsın. Ama yine de sen, ey Tanrım, rahmetinle beni kuşatıp günahlarımı açığa vurarak beni rüsva etmiyorsun; ْﻭَ ﺗَﺄَﻧﱠﻴْﺘَﻨٔﻲ ﺑِﻜَﺮَﻣِﻚَ ﻓَﻠَﻢْ ﺗُﻌَﺎﺟِﻠْﻨٔﻲ، ﻭَ ﺣَﻠُﻤْﺖَ ﻋَﻨّٔﻲ ﺑِﺘَﻔَﻀﱡﻠِﻚَ ﻓَﻠَﻢ ﺗُﻐَﻴِّﺮْ ﻧِﻌْﻤَﺘَﻚَ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗُﻜَﺪِّﺭْ ﻣَﻌْﺮُﻭﻓَﻚَ ﻋِﻨْﺪٔﻱ، ﻓَﺎﺭْﺣَﻢْ ﻃُﻮﻝَ ﺗَﻀَﺮﱡﻋٔﻲ، ﻭَ ﺷِﺪﱠﺓَ ﻣَﺴْﻜَﻨَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺳُﻮﺀَ ﻣَﻮْﻗِﻔٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻗِﻨٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﻌَﺎﺻٔﻲ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟﻄﱠﺎﻋَﺔِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨٔﻲ ﺣُﺴْﻦَ ﺍﻹِْﻧَﺎﺑَﺔِ، ﻭَ ﻃَﻬِّﺮْﻧٔﻲ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ، ﻭَ ﺃَﻳِّﺪْﻧٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻌِﺼْﻤَﺔِ، ﻭَﺍﺳْﺘَﺼْﻠِﺤْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺫِﻗْﻨٔﻲ ﺣَﻼَﻭَﺓَ ﺍﻟْﻤَﻐْﻔِﺮَﺓِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻃَﻠٔﻴﻖَ ﻋَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَ ﻋَﺘٔﻴﻖَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻛْﺘُﺐْ ﻟٔﻲ ﺃَﻣَﺎﻧًﺎ ﻣِﻦْ ﺳُﺨْﻄِﻚَ، ﻭَ ﺑَﺸِّﺮْﻧٔﻲ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻌَﺎﺟِﻞِ ﺩُﻭﻥَ ﺍﻵﺟِﻞِ، ﺑُﺸْﺮﻱً ﺃَﻋْﺮِﻓُﻬَﺎ، ﻭَ ﻋَﺮِّﻓْﻨٔﻲ ﻓٔﻴﻪِ ﻋَﻼَﻣَﺔً ﺃَﺗَﺒَﻴﱠﻨُﻬَﺎ، ﺇِﻥﱠ ﺫٰﻟِﻚَ ﻻَ ﻳَﻀٔﻴﻖُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻓٔﻲ ﻭُﺳْﻌِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺘَﻜَﺄﱠﺩُﻙَ ﻓٔﻲ ﻗُﺪْﺭَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺘَﺼَﻌﱠﺪُﻙَ ﰲ ﺃَﻧَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺆُﻭﺩُﻙَ ﻓٔﻲ ﺟَﺰٔﻳﻞِ ﻫِﺒَﺎﺗِﻚَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺩَﻟﱠﺖْ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ ﺁﻳَﺎﺗُﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺗَﻔْﻌَﻞُ ﻣَﺎ ﺗَﺸَﺎۤﺀُ، ﻭَ ﺗَﺤْﻜُﻢُ ﻣَﺎ ﺗُﺮٔﻳﺪُ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ.
kereminle bana fırsat tanıyıp beni hemen cezalandırmıyorsun ve lütfunla bana yumuşak davranıp nimetlerini …
SSC_0140 · S. 209–210 · Günahların Bağışlanması İçin (16)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
kereminle bana fırsat tanıyıp beni hemen cezalandırmıyorsun ve lütfunla bana yumuşak davranıp nimetlerini elimden almıyor, ihsanını bulandırmıyorsun. O hâlde (ey Rabbim), uzun bir süredir ağlayıp sızlamama, çaresizliğimin hâd safhaya ulaşmasına ve durumumun vahametine bakarak bana acı. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni günahlardan koru; itaatine muvaffak kıl; (sana doğru) güzel bir dönüşü bana nasip eyle; tövbeyle beni temizle; özel korumanla beni destekle; sağlıkla işlerimi düzene koy; mağfiretinin tadını bana tattır; beni affının özgürü, rahmetinin azatlısı kıl; benim için gazabından güvencede olduğumu yaz; ahiretten önce dünyada bunun müjdesini bana ver; bu müjdenin alâmetini, belirtisini bana tanıt, bildir. Hiç kuşku yok, bunlar senin geniş rahmetini daraltmaz; sonsuz kudretini aşmaz; hilmine galip gelmez ve ayetlerinin kılavuzluk ettiği bol bağışlarını zorlamaz. Çünkü sen, hiç kuşkusuz, dilediğini yapar; irade ettiğini hükmedersin. Sen, her şeye kadirsin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٧١ ﺇِﺫَﺍ ﺫُﻛِﺮَ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥُ ﻓَﺎﺳْﺘَﻌَﺎﺫَ ﻣِﻨْﻪُ ﻭَ ﻣِﻦْ ﻋَﺪَﺍﻭَﺗِﻪِ ﻭَ ﻛَﻴْﺪِﻩ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﺎ ﻧَﻌُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﻧَﺰَﻏَﺎﺕِ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ ﺍﻟﺮﱠﺟٔﻴﻢِ، ﻭَ ﻛَﻴْﺪِﻩِ ﻭَ ﻣَﻜَﺎۤﺋِﺪِﻩِ، ﻭَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺜِّﻘَﺔِ ﺑِﺄَﻣَﺎﻧِﻴِّﻪِ ﻭَ ﻣَﻮَﺍﻋٔﻴﺪِﻩِ، ﻭَ ﻏُﺮُﻭﺭِﻩِ ﻭَ ﻣَﺼَﺎۤﺋِﺪِﻩِ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﻳُﻄْﻤِﻊَ ﻧَﻔْﺴَﻪُ ﻓٔﻲ ﺇِﺿْﻼَﻟِﻨَﺎ ﻋَﻦْ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻣْﺘِﻬَﺎﻧِﻨَﺎ ﺑِﻤَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ، ﺃَﻭْ ﺃَﻥْ ﻳَﺤْﺴُﻦَ ﻋِﻨْﺪَﻧَﺎ ﻣَﺎ ﺣَﺴﱠﻦَ ﻟَﻨَﺎ، ﺃَﻭْ ﺃَﻥْ ﻳَﺜْﻘُﻞَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻣَﺎ ﻛَﺮﱠﻩَ ﺇِﻟَﻴْﻨَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺧْﺴَﺄْﻩُ ﻋَﻨﱠﺎ ﺑِﻌِﺒَﺎﺩَﺗِﻚَ، ﻭَﺍﻛْﺒِﺘْﻪُ ﺑِﺪُﺅُﻭﺑِﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻣَﺤَﺒﱠﺘِﻚَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺑَﻴْﻨَﻨَﺎ ﻭَ ﺑَﻴْﻨَﻪُ ﺳِﺘْﺮًﺍ ﻻَ ﻳَﻬْﺘِﻜُﻪُ، ﻭَ ﺭَﺩْﻣًﺎ ﻣُﺼْﻤِﺘًﺎ ﻻَ ﻳَﻔْﺘُﻘُﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺷْﻐَﻠْﻪُ ﻋَﻨﱠﺎ ﺑِﺒَﻌْﺾِ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺋِﻚَ،

Şeytan'dan Allah'a Sığınınca (17)

Onun Düşmanlığından ve Tuzaklarından Allah'a Sığınınca Okuduğu Dua Allah'ım!
SSC_0141 · S. 211–212 · Şeytan'dan Allah'a Sığınınca (17)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Onun Düşmanlığından ve Tuzaklarından Allah'a Sığınınca Okuduğu Dua Allah'ım! Kovulmuş Şeytan'ın vesveselerinden, hile ve düzenlerinden, sözlerine aldanıp tuzaklarına düşmekten, bizi itaatinden çıkarıp saptırmaya yeltenmesinden, bizi sana isyan ederek alçaltmaya göz dikmesinden, bize güzel gösterdiğini güzel görmekten, bizim için hoşlanmadığı şeylerin bize ağır gelmesinden sana sığınırız. Allah'ım! Sana kulluk etmekle onu bizden kovup uzaklaştır. Senin sevgini elde etme gayretimizle onu hor ve zelil kıl. Bizimle onun arasında yırtıp parçalayamayacağı bir perde, delip geçemeyeceği bir engel oluştur. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve Şeytan'ı bir kısım düşmanlarınla meşgul ederek bizden alıkoy. ،ُﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨَﺎ ﻣِﻨْﻪُ ﺑِﺤُﺴْﻦِ ﺭِﻋَﺎﻳَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻛْﻔِﻨَﺎ ﺧَﺘْﺮَﻩُ، ﻭَ ﻭَﻟِّﻨَﺎ ﻇَﻬْﺮَﻩ ﻭَﺍﻗْﻄَﻊْ ﻋَﻨﱠﺎۤ ﺇِﺛْﺮَﻩُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻣْﺘِﻌْﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻬُﺪٰﻱ ﺑِﻤِﺜْﻞِ ﺿَﻼَﻟَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺯَﻭِّﺩْﻧَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱠﻘْﻮٰﻱ ﺿِﺪﱠ ﻏَﻮَﺍﻳَﺘِﻪِ، ﻭَﺍﺳْﻠُﻚْ ﺑِﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱡﻘٰﻲ ﺧِﻼَﻑَ ﺳَﺒٔﻴﻠِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺮﱠﺩَﻱ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞْ ﻟَﻪُ ﻓٔﻲ ﻗُﻠُﻮﺑِﻨَﺎ ﻣَﺪْﺧَﻼً، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻮﻃِﻨَﻦﱠ ﻟَﻪُ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻟَﺪَﻳْﻨَﺎ ﻣَﻨْﺰِﻻً. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻣَﺎ ﺳَﻮﱠﻝَ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺑَﺎﻃِﻞٍ ﻓَﻌَﺮِّﻓْﻨَﺎﻩُ، ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﻋَﺮﱠﻓْﺘَﻨَﺎﻩُ ﻓَﻘِﻨَﺎﻩُ، ﻭَ ﺑَﺼِّﺮْﻧَﺎ ﻣَﺎ ﻧُﻜَﺎﺋِﺪُﻩُ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻟْﻬِﻤْﻨَﺎ ﻣَﺎ ﻧُﻌِﺪﱡﻩُ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻳْﻘِﻈْﻨَﺎ ﻋَﻦْ ﺳِﻨَﺔِ ﺍﻟْﻐَﻔْﻠَﺔِ ﺑِﺎﻟﺮﱡﻛُﻮﻥِ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﺣْﺴِﻦْ ﺑِﺘَﻮْﻓﻴﻘِﻚَ ﻋَﻮْﻧَﻨَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﺷْﺮِﺏْ ﻗُﻠُﻮﺑَﻨَﺎۤ ﺇِﻧْﻜَﺎﺭَ ﻋَﻤَﻠِﻪِ، ﻭَﺍﻟْﻄُﻒْ ﻟَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻧَﻘْﺾِ ﺣِﻴَﻠِﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺣَﻮِّﻝْ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧَﻪُ ﻋَﻨﱠﺎ، ﻭَﺍﻗْﻄَﻊْ ﺭَﺟَﺎۤﺀَﻩُ ﻣِﻨﱠﺎ، ﻭَﺍﺩْﺭَﺃْﻩُ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻮُﻟُﻮﻉِ ﺑِﻨَﺎ.
Güzel denetiminle bizi ondan koru. Haince davranışlarına karşı bize kifayet et.
SSC_0142 · S. 213 · Şeytan'dan Allah'a Sığınınca (17)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Güzel denetiminle bizi ondan koru. Haince davranışlarına karşı bize kifayet et. Sırtını bize çevirerek bizden uzaklaşmasını sağla; bir daha çevremizde ayak izlerine rastlamayalım. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve Şeytan'ın saptırmasına karşın bizi hidayetten faydalandır. Onun azdırmasına karşın bizi takvayla donat. Bizi onun helâk yolunu değil, (senin) rüşt yolunu katetmeye muvaffak kıl. Allah'ım! Onun kalplerimize girişini engelle; sahip olduğumuz şeylerde onun için bir yer ayırma. Allah'ım! Onun güzel göstermeye çalıştığı batılı bize tanıt. Tanıttıktan sonra da bizi ondan koru. Onu nasıl kandırabileceğimizi bize öğret. Ona karşı nasıl hazırlıklı olabileceğimizi bize ilham et. Bizi ona güvenme gafleti uykusundan uyandır. Yardımını esirgemeyerek bizi ona karşı muvaffak eyle. Allah'ım! Kalplerimize onun amelini yadsımayı içir. Hilelerini bozabilmek için lütfunu bizden esirgeme. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve onun sultasını bizden çevir; ümidini bizden kes; bize tamah etmesine izin verme.
،ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺁﺑَﺎۤﺀَﻧَﺎ ﻭَ ﺃُﻣﱠﻬَﺎﺗِﻨَﺎ، ﻭَ ﺃَﻭْﻻَﺩَﻧَﺎ ﻭَ …
SSC_0143 · S. 214 · Şeytan'dan Allah'a Sığınınca (17)
İmam Zeynelabidin
،ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺁﺑَﺎۤﺀَﻧَﺎ ﻭَ ﺃُﻣﱠﻬَﺎﺗِﻨَﺎ، ﻭَ ﺃَﻭْﻻَﺩَﻧَﺎ ﻭَ ﺃَﻫَﺎﻟِﻴﻨَﺎ، ﻭَ ﺫَﻭٔﻱ ﺃَﺭْﺣَﺎﻣِﻨَﺎ، ﻭَ ﻗَﺮَﺍﺑَﺎﺗِﻨَﺎ، ﻭَ ﺟٔﲑَﺍﻧَﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ ﻭَﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨَﺎﺕِ ﻣِﻨْﻪُ ﻓٔﻲ ﺣِﺮْﺯٍ ﺣَﺎﺭِﺯٍ، ﻭَ ﺣِﺼْﻦٍ ﺣَﺎﻓِﻆٍ، ﻭَ ﻛَﻬْﻒٍ ﻣَﺎﻧِﻊٍ، ﻭَ ﺃَﻟْﺒِﺴْﻬُﻢْ ﻣِﻨْﻪُ ﺟُﻨَﻨًﺎ ﻭَﺍﻗِﻴَﺔً، ﻭَ ﺃَﻋْﻄِﻬِﻢْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺃَﺳْﻠِﺤَﺔً ﻣَﺎﺿِﻴَﺔً. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﺍﻋْﻤُﻢْ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﻣَﻦْ ﺷَﻬِﺪَ ﻟَﻚَ ﺑِﺎﻟﺮﱡﺑُﻮﺑِﻴﱠﺔِ، ﻭَ ﺃَﺧْﻠَﺺَ ﻟَﻚَ ﺑِﺎﻟْﻮَﺣْﺪَﺍﻧِﻴﱠﺔِ، ﻭَ ﻋَﺎﺩَﺍﻩُ ﻟَﻚَ ﺑِﺤَﻘٔﻴﻘَﺔِ ﺍﻟْﻌُﺒُﻮﺩِﻳﱠﺔِ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻈْﻬَﺮَ ﺑِﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻓٔﻲ ﻣَﻌْﺮِﻓَﺔِ ﺍﻟْﻌُﻠُﻮﻡِ ﺍﻟﺮﱠﺑﱠﺎﻧِﻴﱠﺔِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺣْﻠُﻞْ ﻣَﺎ ﻋَﻘَﺪَ، ﻭَﺍﻓْﺘُﻖْ ﻣَﺎ ﺭَﺗَﻖَ، ﻭَﺍﻓْﺴَﺦْ ﻣَﺎ ﺩَﺑﱠﺮَ، ﻭَ ﺛَﺒِّﻄْﻪُ ﺇِﺫَﺍ ﻋَﺰَﻡَ، ﻭَﺍﻧْﻘُﺾْ ﻣَﺎۤ ﺃَﺑْﺮَﻡَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﺍﻫْﺰِﻡْ ﺟُﻨْﺪَﻩُ، ﻭَ ﺃَﺑْﻄِﻞْ ﻛَﻴْﺪَﻩُ، ﻭَﺍﻫْﺪِﻡْ ﻛَﻬْﻔَﻪُ، ﻭَ ﺃَﺭْﻏِﻢْ ﺃَﻧْﻔَﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻧَﻈْﻢِ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺋِﻪِ، ﻭَﺍﻋْﺰِﻟْﻨَﺎ ﻋَﻦْ ﻋِﺪَﺍﺩِ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻪِ، ﻻَ ﻧُﻄٔﻴﻊُ ﻟَﻪُ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺳْﺘَﻬْﻮَﺍﻧَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﺴْﺘَﺠٔﻴﺐُ ﻟَﻪُ ﺇِﺫَﺍ ﺩَﻋَﺎﻧَﺎ، ﻧَﺄْﻣُﺮُ ﺑِﻤُﻨَﺎﻭَﺍﺗِﻪِ ﻣَﻦْ ﺃَﻃَﺎﻉَ ﺃَﻣْﺮَﻧﺎ، ﻭَ ﻧَﻌِﻆُ ﻋَﻦْ ﻣُﺘَﺎﺑَﻌَﺘِﻪِ ﻣَﻦِ ﺍﺗﱠﺒَﻊَ ﺯَﺟْﺮَﻧَﺎ.
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve babalarımızı, annelerimizi, çocuklarımızı, eşlerimizi, …
SSC_0144 · S. 215–216 · Şeytan'dan Allah'a Sığınınca (17)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve babalarımızı, annelerimizi, çocuklarımızı, eşlerimizi, yakınlarımızı, akrabalarımızı, komşularımızı ve tüm mümin erkek ve kadınları Şeytan'a karşı sağlam bir yere, koruyucu bir kaleye ve ulaşılmayacak bir sığınağa al. Onlara, kendilerini ondan koruyacak zırhlar giydir. Onlara, ona karşı etkili olacak silâhlar ver. Allah'ım! Rububiyetine tanıklık eden, vahdaniyetinde kuşkusu olmayan, ubudiyetin (kulluğun) hakikatiyle Şeytan'a düşmanlık eden ve Rabbanî (İlâhî) ilimleri öğrenmekte ona karşı senden yardım isteyen herkesi bu duamın kapsamına al. Allah'ım! Onun düğümlediğini çöz; bitiştirip birleştirdiğini yar, ayır; tedbirini boz; azmettiği zaman ona engel ol; sağlamlaştırdığını yık. Allah'ım! Onun ordusunu hezimete uğrat; düzenini boz; kalesini yık ve burnunu yere sür. Allah'ım! Bize onun düşmanlarının saflarında yer ver; dostlarının arasından çıkar; tutkularımıza uymamızı istediği zaman ona itaat etmeyelim; çağırdığı zaman davetine icabet etmeyelim; emrimizi dinleyenlere, ona düşmanlık etmeyi emredelim; nehyimize uyanları, ona uymaktan sakındıralım. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺧَﺎﺗَﻢِ ﺍﻟﻨﱠﺒِﻴّٔﻴـﻦَ، ﻭَ ﺳَﻴِّﺪِ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠٔﲔَ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻫْﻞِ ﺑَﻴْﺘِﻪِ ﺍﻟﻄﱠﻴِّﺒٔﲔَ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧَﺎ ﻭَ ﺃَﻫَﺎﻟِﻴﻨَﺎ، ﻭَ ﺇِﺧْﻮَﺍﻧَﻨَﺎ، ﻭَ ﺟَﻤٔﻴﻊَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ ﻭَﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨَﺎﺕِ ﻣِﻤﱠﺎ ﺍﺳْﺘَﻌَﺬْﻧَﺎ ﻣِﻨْﻪُ، ﻭَ ﺃَﺟِﺮْﻧﺎ ﻣِﻤﱠﺎ ﺍﺳْﺘَﺠَﺮْﻧَﺎ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﺧَﻮْﻓِﻪِ، ﻭَﺍﺳْﻤَﻊْ ﻟَﻨَﺎ ﻣَﺎ ﺩَﻋَﻮْﻧَﺎ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋْﻄِﻨَﺎ ﻣَﺎۤ ﺃَﻏْﻔَﻠْﻨَﺎﻩُ، ﻭَﺍﺣْﻔَﻆْ ﻟَﻨَﺎ ﻣَﺎ ﻧَﺴٔﻴﻨَﺎﻩُ، ﻭَ ﺻَﻴِّﺮْﻧَﺎ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﻓٔﻲ ﺩَﺭَﺟَﺎﺕِ ﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﺤٔﲔَ، ﻭَ ﻣَﺮَﺍﺗِﺐِ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ، ﺁﻣٔﲔَ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔـﲔَ.
Allah'ım! Nebilerin sonuncusu, resullerin efendisi Muhammed'e ve onun tertemiz Ehl-i Beytine salât eyle;
SSC_0145 · S. 217–218 · Şeytan'dan Allah'a Sığınınca (17)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Nebilerin sonuncusu, resullerin efendisi Muhammed'e ve onun tertemiz Ehl-i Beytine salât eyle; bizi, çoluk çocuğumuzu, kardeşlerimizi ve tüm mümin erkek ve kadınları sığındığımız şeylerden koru. Korkusundan, senden güvence dilediğimiz şeylerden bize güvence ver; dualarımızı işit; gaflet ettiklerimizi bize ver; unuttuklarımızı bizim için koru ve böylece bizi salihlerin derecelerine, müminlerin mertebelerine ulaştır. Âmin ya Rabb'el-âlemin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٨١ ﺇِﺫَﺍ ﺩُﻓِﻊَ ﻋَﻨْﻪُ ﻣَﺎ ﻳَﺤْﺬَﺭُ ﺃَﻭْ ﻋُﺠِّﻞَ ﻟَﻪُ ﻣَﻄْﻠَﺒُﻪُ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺣُﺴْﻦِ ﻗَﻀَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﺑِﻤَﺎ ﺻَﺮَﻓْﺖَ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣِﻦْ ﺑَﻼَۤﺋِﻚَ، ﻓَﻼَ ﺗَﺠْﻌَﻞْ ﺣَﻈّٔﻲ ﻣِﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻣَﺎ ﻋَﺠﱠﻠْﺖَ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘِﻚَ، ﻓَﺄَﻛُﻮﻥَ ﻗَﺪْ ﺷَﻘٔﻴﺖُ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﺣْﺒَﺒْﺖُ، ﻭَ ﺳَﻌِﺪَ ﻏَﻴْﺮٔﻱ ﺑِﻤَﺎ ﻛَﺮِﻫْﺖُ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻳَﻜُﻦْ ﻣَﺎ ﻇَﻠِﻠْﺖُ ﻓٔﻴﻪِ، ﺃَﻭْ ﺑِﺖﱡ ﻓٔﻴﻪِ، ﻣِﻦْ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔِ، ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻱْ ﺑَﻼَۤﺀٍ ﻻَ ﻳَﻨْﻘَﻄِﻊُ، ﻭَ ﻭِﺯْﺭٍ ﻻَ ﻳَﺮْﺗَﻔِﻊُ، ﻓَﻘَﺪِّﻡْ ﻟٔﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺧﱠﺮْﺕَ، ﻭَ ﺃَﺧِّﺮْ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣَﺎ ﻗَﺪﱠﻣْﺖَ، ﻓَﻐَﻴْﺮُ ﻛَﺜٔﲑٍ ﻣَﺎ ﻋَﺎﻗِﺒَﺘُﻪُ ﺍﻟْﻔَﻨَﺎۤﺀُ، ﻭَ ﻏَﻴْﺮُ ﻗَﻠٔﻴﻞٍ ﻣَﺎ ﻋَﺎﻗِﺒَﺘُﻪُ ﺍﻟْﺒَﻘَﺎۤﺀُ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ.
Uzaklaştığı veya İstediği Şeye Çabuk Ulaştığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım!
SSC_0146 · S. 219–220 · Şeytan'dan Allah'a Sığınınca (17)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Uzaklaştığı veya İstediği Şeye Çabuk Ulaştığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Kaza ve kaderinin güzelliği karşısında ve benden uzaklaştırdığın belâ sebebiyle sana hamdolsun. O hâlde rahmetinden payımı, sadece şu dünyada bana verdiğin sıhhat ve afiyet kılma ki, sevdiğim durum (sıhhat ve afiyet) sebebiyle (ahirette) bedbaht olayım; sevmediğim durum (hastalık, belâ ve musibet) sebebiyle de başkası (ahirette) mutlu olsun. Şayet gündüzü gece ettiğim, geceyi gündüz ettiğim bu sıhhat ve afiyetin ardından (ahirette) kesintisi olmayan bir belâ, altından kalkılmayacak bir vebal gelecekse, benim için sona sakladığını (belâyı) öne geçir; öne geçirdiğini (afiyeti) sona sakla. Çünkü sonu fena olan bir şey, çok değil; sonu beka olan bir şey de, az değildir. (Allah'ım!) Muhammed ve Âline salât eyle. 218ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٩١ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻹِْﺳْﺘِﺴْﻘَﺎۤﺀِ ﺑَﻌْﺪَ ﺍﻟْﺠَﺪْﺏ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺳْﻘِﻨَﺎ ﺍﻟْﻐَﻴْﺚَ، ﻭَﺍﻧْﺸُﺮْ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺭَﺣْﻤَﺘَﻚَ ﺑِﻐَﻴْﺜِﻚَ ﺍﻟْﻤُﻐْﺪِﻕِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴﱠﺤَﺎﺏِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺴَﺎﻕِ ﻟِﻨَﺒَﺎﺕِ ﺃَﺭْﺿِﻚَ، ﺍﻟْﻤُﻮﻧِﻖِ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺍﻵﻓَﺎﻕِ، ﻭ ﺍﻣْﻨُﻦْ ﻋَﻠٰﻲ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺑِﺈٔﻳﻨَﺎﻉِ ﺍﻟﺜﱠﻤَﺮَﺓِ، ﻭَ ﺃَﺣْﻲِ ﺑِﻼَﺩَﻙَ ﺑِﺒُﻠُﻮﻍِ ﺍﻟﺰﱠﻫْﺮَﺓِ، ﻭَ ﺃَﺷْﻬِﺪْ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘَﻚَ ﺍﻟْﻜِﺮَﺍﻡَ ﺍﻟﺴﱠﻔَﺮَﺓَ ﺑِﺴَﻘْﻲٍ ﻣِﻨْﻚَ ﻧَﺎﻓِــﻊٍ، ﺩَﺍۤﺋِﻢٍ ﻏُﺰْﺭُﻩُ، ﻭَﺍﺳِﻊٍ ﺩِﺭَﺭُﻩُ، ﻭَﺍﺑِﻞٍ ﺳَﺮٔﻳﻊٍ ﻋَﺎﺟِﻞٍ، ﺗُﺤْﻴٔﻲ ﺑِﻪِ ﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﻣَﺎﺕَ، ﻭَ ﺗَﺮُﺩﱡ ﺑِﻪِ ﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﻓَﺎﺕَ، ﻭَ ﺗُﺨْﺮِﺝُ ﺑِﻪِ ﻣَﺎ ﻫُﻮَ ﺁﺕٍ، ﻭَ ﺗُﻮَﺳِّﻊُ ﺑِﻪِ ﻓِﻲ ﺍﻷَْﻗْﻮَﺍﺕِ، ﺳَﺤَﺎﺑًﺎ ﻣُﺘَﺮَﺍﻛِﻤًﺎ، ﻫَﻨٔﻴﺌًﺎ ﻣَﺮٔﻳﺌًﺎ، ﻃَﺒَﻘًﺎ ﻣُﺠَﻠْﺠَﻼً، ﻏَﻴْﺮَ ﻣُﻠِﺚٍّ ﻭَﺩْﻗُﻪُ، ﻭَ ﻻَ ﺧُﻠﱠﺐٍ ﺑَﺮْﻗُﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺳْﻘِﻨَﺎ ﻏَﻴْﺜًﺎ ﻣُﻐٔﻴﺜًﺎ، ﻣَﺮٔﻳﻌًﺎ ﻣُﻤْﺮِﻋًﺎ، ﻋَﺮٔﻳﻀًﺎ ﻭَﺍﺳِﻌًﺎ ﻏَﺰٔﻳﺮًﺍ، ﺗَﺮُﺩﱡ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻨﱠﻬٔﻴﺾَ، ﻭَ ﺗَﺠْﺒُﺮُ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻤَﻬٔﻴﺾَ.
Talebiyle İlgili Duası Allah'ım! Bizi yağmur suyuna doyur.
SSC_0147 · S. 221–222 · Şeytan'dan Allah'a Sığınınca (17)
İmam Zeynelabidin
Talebiyle İlgili Duası Allah'ım! Bizi yağmur suyuna doyur. Yerde güzel bitkiler bitirmek için ufuklarda hareket hâlinde olan bulutlardan üzerimize bol yağmur indirerek bizi rahmetine boğ. Meyveleri yetiştirerek kullarına ihsanda bulun. Gülleri ve çiçekleri açtırarak şehirlerini ihya et. Değerli yazıcı (veya elçi) meleklerini faydalı, bol, kapsamlı, şiddetli, hızlı ve acil bir yağışa tanık kıl. Onunla öleni dirilt; kaybedileni kazandır; rızkları bol et. Bize bolluk ve afiyet getirecek, yağışlı ve gürültülü birikmiş bulutlar gönder; yağışı sürekli, çakışı ve gürlemesi aldatıcı olmasın. Allah'ım! Kuraklığı bertaraf edecek, bitkileri yeşertecek, yatanı kaldıracak, solanı canlandıracak, kapsamlı ve bol yağmur gönder bize. َﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺳْﻘِﻨَﺎ ﺳَﻘْﻴًﺎ ﺗُﺴٔﻴﻞُ ﻣِﻨْﻪُ ﺍﻟﻈِّﺮَﺍﺏَ، ﻭَ ﺗَﻤْﻸَُ ﻣِﻨْﻪُ ﺍﻟْﺠِﺒَﺎﺏَ، ﻭ ﺗُﻔَﺠِّﺮُ ﺑِﻪِ ﺍﻷَْﻧْﻬَﺎﺭَ، ﻭَ ﺗُﻨْﺒِﺖُ ﺑِﻪِ ﺍﻷَْﺷْﺠَﺎﺭَ، ﻭَ ﺗُﺮْﺧِﺺُ ﺑِﻪِ ﺍﻷَْﺳْﻌَﺎﺭَ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺍﻷَْﻣْﺼَﺎﺭِ، ﻭَ ﺗَـﻨْﻌِﺶُ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﺒَﻬَﺎۤﺋِﻢَ ﻭَﺍﻟْﺨَﻠْﻖَ، ﻭَ ﺗُﻜْﻤِﻞُ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻃَﻴِّﺒَﺎﺕِ ﺍﻟﺮِّﺯْﻕِ، ﻭَ ﺗُﻨْﺒِﺖُ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﺍﻟﺰﱠﺭْﻉَ، ﻭَ ﺗُﺪِﺭﱡ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻀﱠﺮْﻉَ، ﻭَ ﺗَﺰٔﻳﺪُﻧَﺎ ﺑِﻪِ ﻗُﻮﱠﺓً ﺇِﻟٰﻲ ﻗُﻮﱠﺗِﻨَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞْ ﻇِﻠﱠﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺳَﻤُﻮﻣًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞ ﺑَﺮْﺩَﻩُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺣُﺴُﻮﻣًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞْ ﺻَﻮْﺑَﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺭُﺟُﻮﻣًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞْ ﻣَﺎۤﺀَﻩُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎۤ ﺃُﺟَﺎﺟًﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺑَﺮَﻛَﺎﺕِ ﺍﻟﺴﱠﻤَﺎﻭَﺍﺕِ ﻭَﺍﻷَْﺭْﺽِ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ.
Allah'ım! Tepelerden boşanacak, kuyuları dolduracak, nehirleri akıtacak, ağaçları yeşertecek, bütün …
SSC_0148 · S. 223–224 · Şeytan'dan Allah'a Sığınınca (17)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Tepelerden boşanacak, kuyuları dolduracak, nehirleri akıtacak, ağaçları yeşertecek, bütün şehirlerde fiyatları ucuzlatacak, insanları ve hayvanları sevindirecek, bizim için temiz rızkları tamamlayacak, ekinleri yeşertecek, sağmal hayvanların sütünü bol edecek ve gücümüze güç katacak bir su gönder bize. Allah'ım! Bulutların gölgesini öldürücü, soğuğunu uğursuz, yağışını taşlayıcı (azap), suyunu acı ve tuzlu kılma. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve göklerin ve yerin bereketlerinden bize rızk ver. Hiç şüphe yok, sen her şeye güç yetirensin. 222ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٠٢ ﻓِﻰ ﻣَﻜَﺎﺭِﻡِ ﺍﻷَْﺧْﻼَﻕِ ﻭَ ﻣَﺮْﺿِﻰِّ ﺍﻷَْﻓْﻌَﺎﻝ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺑَﻠِّﻎْ ﺑِﺈٔﳝَﺎﻧٔﻲ ﺃَﻛْﻤَﻞَ ﺍﻹٔﳝَﺎﻥِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻳَﻘٔﻴﻨٔﻲ ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﺍﻟْﻴَﻘٔﲔِ، ﻭَﺍﻧْﺘَﻪِ ﺑِﻨِﻴﱠﺘٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﺣْﺴَﻦِ ﺍﻟﻨِّﻴﱠﺎﺕِ، ﻭَ ﺑِﻌَﻤَﻠٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﺣْﺴَﻦِ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﻓِّﺮْ ﺑِﻠُﻄْﻔِﻚَ ﻧِﻴﱠﺘٔﻲ، ﻭَ ﺻَﺤِّﺢْ ﺑِﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﻳَﻘٔﻴﻨٔﻲ، ﻭَﺍﺳْﺘَﺼْﻠِﺢْ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ ﻣَﺎ ﻓَﺴَﺪَ ﻣِﻨّٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻛْﻔِﻨٔﻲ ﻣَﺎ ﻳَﺸْﻐَﻠُﻨِﻲ ﺍﻹِْﻫْﺘِﻤَﺎﻡُ ﺑِﻪِ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺗَﺴْﺄَﻟُﻨٔﻲ ﻏَﺪًﺍ ﻋَﻨْﻪُ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻔْﺮِﻍْ ﺃَﻳﱠﺎﻣٔﻲ ﻓٔﻴﻤَﺎ ْﺧَﻠَﻘْﺘَﻨٔﻲ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻏْﻨِﻨٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻭْﺳِﻊْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻓٔﻲ ﺭِﺯْﻗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﺘِﻨّٔﻲ ﺑِﺎﻟﻨﱠﻈَﺮِ، ﻭَ ﺃَﻋِﺰﱠﻧٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺒْﺘَﻠِﻴَﻨّٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻜِﺒْﺮِ، ﻭَ ﻋَﺒِّﺪْﻧٔﻲ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻔْﺴِﺪ

Yüce Erdemler Hakkında (20)

Davranışlarla İlgili Duası Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve benim imanımı en kâmil iman, yakinimi en …
SSC_0149 · S. 225 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Davranışlarla İlgili Duası Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve benim imanımı en kâmil iman, yakinimi en üstün yakin kıl; niyetimi niyetlerin, amelimi amellerin en güzeline ulaştır. Allah'ım! Lütfunla niyetimi halis kıl; katındakine (rahmetine) yakinimi doğrult; kudretinle bozulan durumumu düzelt. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni meşgul edecek sorunların çözümünde bana yet. Yarın hesabını soracağın şeylerle uğraştır beni. Günlerimi yaratılışımın amacı olan ibadetle geçirmemi sağla. Beni zenginleştir; rızkımı bol eyle. Rızkı beklemekle beni imtihan etme. Beni aziz kıl; kibre duçar eyleme; sana kul olmaya muvaffak eyle. Kulluğumu, ibadetimi
ُﻋِﺒَﺎﺩَﺗٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻌُﺠْﺐِ، ﻭَ ﺃَﺟْﺮِ ﻟِﻠﻨﱠﺎﺱِ ﻋَﻠٰﻲ ﻳَﺪِﻱَ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻤْﺤَﻘْﻪ ﺑِﺎﻟْﻤَﻦِّ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ …
SSC_0150 · S. 226 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
ُﻋِﺒَﺎﺩَﺗٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻌُﺠْﺐِ، ﻭَ ﺃَﺟْﺮِ ﻟِﻠﻨﱠﺎﺱِ ﻋَﻠٰﻲ ﻳَﺪِﻱَ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻤْﺤَﻘْﻪ ﺑِﺎﻟْﻤَﻦِّ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﻣَﻌَﺎﻟِﻲَ ﺍﻷَْﺧْﻼَﻕِ، ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﺨْﺮِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺮْﻓَﻌْﻨٔﻲ ﻓِﻲ ﺍﻟﻨﱠﺎﺱِ ﺩَﺭَﺟَﺔً ﺇِﻻﱠ ﺣَﻄَﻄْﺘَﻨٔﻲ ﻋِﻨْﺪَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻣِﺜْﻠَﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺤْﺪِﺙْ ﻟٔﻲ ﻋِﺰًّﺍ ﻇَﺎﻫِﺮًﺍ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﺣْﺪَﺛْﺖَ ﻟٔﻲ ﺫِﻟﱠﺔً ﺑَﺎﻃِﻨَﺔً ﻋِﻨْﺪَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﺑِﻘَﺪَﺭِﻫَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﻣَﺘِّﻌْﻨٔﻲ ﺑِﻬُﺪﻱً ﺻَﺎﻟِــﺢٍ ﻻَۤ ﺃَﺳْﺘَﺒْﺪِﻝُ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻃَﺮٔﻳﻘَﺔِ ﺣَﻖٍّ ﻻَۤ ﺃَﺯٔﻳﻎُ ﻋَﻨْﻬَﺎ، ﻭَ ﻧِﻴﱠﺔِ ﺭُﺷْﺪٍ ﻻَۤ ﺃَﺷُﻚﱡ ﻓٔﻴﻬَﺎ، ﻭَ ﻋَﻤِّﺮْﻧٔﻲ ﻣَﺎ ﻛَﺎﻥَ ﻋُﻤْﺮٔﻱ ﺑِﺬْﻟَﺔً ﻓٔﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻓَﺈِﺫَﺍ ﻛَﺎﻥَ ﻋُﻤْﺮٔﻱ ﻣَﺮْﺗَﻌًﺎ ﻟِﻠﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ ﻓَﺎﻗْﺒِﻀْﻨٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻗَﺒْﻞَ ﺃَﻥْ ﻳَﺴْﺒِﻖَ ﻣَﻘْﺘُﻚَ ﺇِﻟَﻲﱠ ، ﺃَﻭْ ﻳَﺴْﺘَﺤْﻜِﻢَ ﻏَﻀَﺒُﻚَ ﻋَﻠَﻲﱠ . ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻻَ ﺗَﺪَﻉْ ﺧَﺼْﻠَﺔً ﺗُﻌَﺎﺏُ ﻣِﻨّٔﻲ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﺻْﻠَﺤْﺘَﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻋَﺎۤﺋِﺒَﺔً ِﺃُﺅَﻧﱠﺐُ ﺑِﻬَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﺣَﺴﱠﻨْﺘَﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃُﻛْﺮُﻭﻣَﺔً ﻓِﻲﱠ ﻧَﺎﻗِﺼَﺔً ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﺗْﻤَﻤْﺘَﻬَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﺃَﺑْﺪِﻟْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺑِﻐْﻀَﺔ kendini beğenmişlikle fasit etme. Benim elimle insanlara hayır ulaştır; başa kakarak onu batıl etmeme engel ol. Yüce huyları bana ihsan et ve övünmekten beni koru. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni insanların gözünde bir derece yükselttiğinde kendi gözümde bir derece düşür. Bana insanlar arasında açık bir izzet verdiğinde kendi yanımda aynı ölçüde gizli bir zillet ver. Allah'ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve beni (başka hiçbir şeyle) değiştirmeyeceğim güzel bir hidayet, asla vazgeçmeyeceğim hak bir yöntem ve şüphe etmeyeceğim doğru bir niyet ile faydalandır. Ömrüm sana itaatle geçtiği sürece beni yaşat. Ömrüm Şeytan'ın otlağı olduğunda, öfkene yakalanmadan, gazabın kesinleşmeden ruhumu al. Allah'ım! Ayıplandığım kötü hasletimi ıslah et; kınandığım çirkin huyumu güzelleştir ve eksik olan güzel sıfatımı tamamla. Allah'ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve düşmanların bana olan buğzunu muhabbete,
ْﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺸﱠﻨَﺂﻥِ ﺍﻟْﻤَﺤَﺒﱠﺔَ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺣَﺴَﺪِ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟْﺒَﻐْﻲِ ﺍﻟْﻤَﻮَﺩﱠﺓَ، ﻭَ ﻣِﻦ ﻇِﻨﱠﺔِ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺡِ …
SSC_0151 · S. 228 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
İmam Zeynelabidin
ْﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺸﱠﻨَﺂﻥِ ﺍﻟْﻤَﺤَﺒﱠﺔَ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺣَﺴَﺪِ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟْﺒَﻐْﻲِ ﺍﻟْﻤَﻮَﺩﱠﺓَ، ﻭَ ﻣِﻦ ﻇِﻨﱠﺔِ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺡِ ﺍﻟﺜِّﻘَﺔَ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻋَﺪَﺍﻭَﺓِ ﺍﻷَْﺩْﻧَﻴْﻦَ ﺍﻟْﻮَﻻَﻳَﺔَ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻋُﻘُﻮﻕِ ﺫَﻭِﻱ ﺍﻷَْﺭْﺣَﺎﻡِ ﺍﻟْﻤَﺒَﺮﱠﺓَ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺧِﺬْﻻَﻥِ ﺍﻷَْﻗْﺮَﺑٔﲔَ ﺍﻟﻨﱡﺼْﺮَﺓَ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺣُﺐِّ ﺍﻟْﻤُﺪَﺍﺭٔﻳﻦَ ﺗَﺼْﺤٔﻴﺢَ ﺍﻟْﻤِﻘَﺔِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺭَﺩِّ ﺍﻟْﻤُﻼَﺑِﺴٔﲔَ ﻛَﺮَﻡَ ﺍﻟْﻌِﺸْﺮﺓِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻣَﺮَﺍﺭَﺓِ ﺧَﻮْﻑِ ﺍﻟﻈﱠﺎﻟِﻤٔﲔَ ﺣَﻼَﻭَﺓَ ﺍﻷَْﻣَﻨَﺔِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟٔﻲ ﻳَﺪًﺍ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﻇَﻠَﻤَﲏ، ﻭَ ﻟِﺴَﺎﻧًﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺧَﺎﺻَﻤَﻨٔﻲ، ﻭَ ﻇَﻔَﺮًﺍ ﺑِﻤَﻦْ ﻋَﺎﻧَﺪَﻧٔﻲ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﻣَﻜْﺮًﺍ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﻛَﺎﻳَﺪَﻧٔﻲ، ﻭَ ﻗُﺪْﺭَﺓً ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦِ ﺍﺿْﻄَﻬَﺪَﻧٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻜْﺬٔﻳﺒًﺎ ﻟِﻤَﻦْ ﻗَﺼَﺒَﻨٔﻲ، ﻭَ ﺳَﻼَﻣَﺔً ﻣِﻤﱠﻦْ ﺗَﻮَﻋﱠﺪَﻧٔﻲ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨٔﻲ ﻟِﻄَﺎﻋَﺔِ ﻣَﻦْ ﺳَﺪﱠﺩَﻧٔﻲ، ﻭَ ﻣُﺘَﺎﺑَﻌَﺔِ ﻣَﻦْ ﺃَﺭْﺷَﺪَﻧٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺳَﺪِّﺩْﻧٔﻲ ﻷَِﻥْ ﺃُﻋَﺎﺭِﺽَ ﻣَﻦْ ﻏَﺸﱠﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟﻨﱡﺼْﺢِ، ﻭَ ﺃَﺟْﺰِﻱَ ﻣَﻦْ ﻫَﺠَﺮَﻧٔﻲ ﺑِﺎﻟْﺒِﺮِّ، ﻭَ ﺃُﺛٔﻴﺐَ ﻣَﻦْ ﺣَﺮَﻣَﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟْﺒَﺬْﻝِ، ﻭَ ﺃُﻛَﺎﻓِﻲَ ﻣَﻦْ ﻗَﻄَﻌَﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟﺼِّﻠَﺔِ، ﻭَ ﺃُﺧَﺎﻟِﻒَ ﻣَﻦِ ﺍﻏْﺘﺎﺑَﻨٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺣُﺴْﻦِ ﺍﻟﺬِّﻛْﺮِ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﺃَﺷْﻜُﺮَ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺔَ، ﻭَ ﺃُﻏْﻀِﻲَ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺔِ.
zulüm ehlinin hasedini sevgiye, iyilerin kötü zanlarını güvene, yakınların düşmanlığını dostluğa, akrabaların …
SSC_0152 · S. 229 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
zulüm ehlinin hasedini sevgiye, iyilerin kötü zanlarını güvene, yakınların düşmanlığını dostluğa, akrabaların kötü davranışlarını iyiliğe, dostların ilgisizliğini yardıma, müdara edenlerin zahirî dostluklarını gerçek dostluğa, muaşeret edenlerin yüz ekşitmelerini güler yüzlülüğe ve zalimlerden korkmanın acılığını emniyet tatlılığına dönüştür. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bana zulmedene karşı kendimi müdafaa edecek bir el, bana husumet edene karşı kendimi savunacak bir dil, bana inat edene karşı bir zafer, bana hile yapana karşı bir hile, beni ezene karşı bir güç, beni yerene karşı yalanlama cesareti, beni tehdit edene karşı bir esenlik ver bana. Ve beni doğru yola davet edene itaat etmeye, gerçeği gösterene uymaya muvaffak eyle. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni, beni aldatana karşı dürüst ve samimî davranmaya; beni terk edene iyilikle karşılık vermeye; benden esirgeyeni, bağışla ödüllendirmeye; benimle ilişkisini keseni, ilişkide bulunmakla mükâfatlandırmaya; gıybetimi edene, güzellikle anmakla muhalefet etmeye ve iyiliğe teşekkür edip kötülüğe göz yummaya muvaffak eyle.
َﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺣَﻠِّﻨٔﻲ ﺑِﺤِﻠْﻴَﺔِ ﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﺤٔﲔَ، ﻭ ﺃَﻟْﺒِﺴْﻨٔﻲ ﺯٔﻳﻨَﺔَ …
SSC_0153 · S. 230 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
İmam Zeynelabidin
َﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺣَﻠِّﻨٔﻲ ﺑِﺤِﻠْﻴَﺔِ ﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﺤٔﲔَ، ﻭ ﺃَﻟْﺒِﺴْﻨٔﻲ ﺯٔﻳﻨَﺔَ ﺍﻟْﻤُﺘﱠﻘٔﲔَ، ﻓٔﻲ ﺑَﺴْﻂِ ﺍﻟْﻌَﺪْﻝِ، ﻭَ ﻛَﻈْﻢِ ﺍﻟْﻐَﻴْﻆِ، ﻭَ ﺇِﻃْﻔَﺎۤﺀِ ﺍﻟﻨﱠﺎۤﺋِﺮَﺓِ، ﻭَ ﺿَﻢِّ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟْﻔُﺮْﻗَﺔِ، ﻭَ ﺇِﺻْﻼَﺡِ ﺫَﺍﺕِ ﺍﻟْﺒَﻴْﻦِ، ﻭَ ﺇِﻓْﺸَﺎۤﺀِ ﺍﻟْﻌَﺎﺭِﻓَﺔِ، ﻭَ ﺳَﺘْﺮِ ﺍﻟْﻌَﺎۤﺋِﺒَﺔِ، ﻭَ ﻟٔﲔِ ﺍﻟْﻌَﺮٔﻳﻜَﺔِ، ﻭَ ﺧَﻔْﺾِ ﺍﻟْﺠَﻨَﺎﺡِ، ﻭَ ﺣُﺴْﻦِ ﺍﻟﺴّٔﲑَﺓِ، ﻭَ ﺳُﻜُﻮﻥِ ﺍﻟﺮّٔﻳﺢِ، ﻭَ ﻃٔﻴﺐِ ﺍﻟْﻤُﺨَﺎﻟَﻘَﺔِ، ﻭَﺍﻟﺴﱠﺒْﻖِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻔَﻀٔﻴﻠَﺔِ، ﻭَ ﺇٔﻳﺜَﺎﺭِ ﺍﻟﺘﱠﻔَﻀﱡﻞِ، ﻭَ ﺗَﺮْﻙِ ﺍﻟﺘﱠﻌْﻴٔﲑِ، ﻭَﺍﻹِْﻓْﻀَﺎﻝِ ﻋَﻠٰﻲ ﻏَﻴْﺮِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺤِﻖِّ، ﻭَﺍﻟْﻘَﻮْﻝِ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻋَﺰﱠ، ﻭَﺍﺳْﺘِﻘْﻼَﻝِ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮِ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻛَﺜُﺮَ ﻣِﻦْ ﻗَﻮْﻟٔﻲ ﻭَ ﻓِﻌْﻠٔﻲ، ﻭَﺍﺳْﺘِﻜْﺜَﺎﺭِ ﺍﻟﺸﱠﺮِّ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻗَﻞﱠ ﻣِﻦْ ﻗَﻮْﻟٔﻲ ﻭَ ﻓِﻌْﻠٔﻲ. ﻭَ ﺃَﻛْﻤِﻞْ ﺫٰﻟِﻚَ ﻟٔﻲ ﺑِﺪَﻭَﺍﻡِ ﺍﻟﻄﱠﺎﻋَﺔِ، ﻭَ ﻟُﺰُﻭﻡِ ﺍﻟْﺠَﻤَﺎﻋَﺔِ، ﻭَ ﺭَﻓْﺾِ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟْﺒِﺪَﻉِ، ﻭَ ﻣُﺴْﺘَﻌْﻤِﻠٔﻲ ﺍﻟﺮﱠﺃْﻱِ ﺍﻟْﻤُﺨْﺘَﺮَﻉِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺃَﻭْﺳَﻊَ ﺭِﺯْﻗِﻚَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺇِﺫَﺍ ﻛَﺒُﺮْﺕُ، ﻭَ ﺃَﻗْﻮٰﻱ ﻗُﻮﱠﺗِﻚَ ﻓِﻲﱠ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﺼِﺒْﺖُ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺒْﺘَﻠِﻴَﻨّٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻜَﺴَﻞِ ﻋَﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺍﻟْﻌَﻤٰﻲ ﻋَﻦْ ﺳَﺒٔﻴﻠِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻌَﺮﱡﺽِ ﻟِﺨِﻼَﻑِ ﻣَﺤَﺒﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﺠَﺎﻣَﻌَﺔِ ﻣَﻦْ ﺗَﻔَﺮﱠﻕَ ﻋَﻨْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﻔَﺎﺭَﻗَﺔِ ﻣَﻦِ ﺍﺟْﺘَﻤَﻊَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ.
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve adaleti yaymada, öfkeyi yutmada, kin ve adaveti söndürmede, …
SSC_0154 · S. 231 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve adaleti yaymada, öfkeyi yutmada, kin ve adaveti söndürmede, ayrılıkçıları birleştirmede, kırgınların arasını bulmada, iyilikleri ortaya çıkarmada, kötülükleri gizlemede, yumuşak huylulukta, alçakgönüllülükte, güzel muaşerette, ağırbaşlılıkta, insanlarla iyi geçinmede, erdemlere doğru koşmada, (her hâlükârda) iyilik etmeyi yeğlemede, insanların kabahatini yüzlerine vurmamakta, müstahak olmayana bağışta bulunmamakta, güç de olsa hakkı söylemede, çok da olsa iyi söz ve fiillerimi az bulmada, az da olsa kötü söz ve işlerimi çok bulmada salihler gibi olmaya, onların süsüyle süslenmeye, muttakilerin ziynetini kuşanmaya muvaffak eyle beni. İtaatimin devamlılığı, cemaatten ayrılmayışım ve kendi uydurdukları görüşlerle amel eden bid'at ehlinden uzak duruşumla da, bu sıfatları bende kâmil eyle. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bana en bol rızkını yaşlandığım zaman ve en kuvvetli gücünü bitkin düştüğüm zaman ver. Beni, sana kullukta tembelliğe, yolunu bulmakta körlüğe, sevginden başka bir şeyi talep etmeye, senden uzaklaşanla bir arada olmaya ve seninle birlikte olandan ayrılmaya müptelâ etme.
،ِﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﺃَﺻُﻮﻝُ ﺑِﻚَ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻀﱠﺮُﻭﺭَﺓِ، ﻭَ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟْﺤَﺎﺟَﺔ ﻭَ ﺃَﺗَﻀَﺮﱠﻉُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ …
SSC_0155 · S. 232 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
İmam Zeynelabidin
،ِﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﺃَﺻُﻮﻝُ ﺑِﻚَ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻀﱠﺮُﻭﺭَﺓِ، ﻭَ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟْﺤَﺎﺟَﺔ ﻭَ ﺃَﺗَﻀَﺮﱠﻉُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟْﻤَﺴْﻜَﻨَﺔِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﺘِﻨّٔﻲ ﺑِﺎﻹِْﺳْﺘِﻌَﺎﻧَﺔِ ﺑِﻐَﻴْﺮِﻙَ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺿْﻄُﺮِﺭْﺕُ، ﻭَ ﻻَ ﺑِﺎﻟْﺨُﻀُﻮﻉِ ﻟِﺴُﺆَﺍﻝِ ﻏَﻴْﺮِﻙَ ﺇِﺫَﺍ ﺍﻓْﺘَﻘَﺮْﺕُ، ﻭَ ﻻَ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻀَﺮﱡﻉِ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﻦْ ﺩُﻭﻧَﻚَ ﺇِﺫَﺍ ﺭَﻫِﺒْﺖُ، ﻓَﺄَﺳْﺘَﺤِﻖﱠ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﺧِﺬْﻻَﻧَﻚَ ﻭَ ﻣَﻨْﻌَﻚَ ﻭَ ﺇِﻋْﺮَﺍﺿَﻚَ، ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺟْﻌَﻞْ ﻣَﺎ ﻳُﻠْﻘِﻲ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥُ ﻓٔﻲ ﺭُﻭﻋٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱠﻤَﻨّٔﻲ ﻭَﺍﻟﺘﱠﻈَﻨّٔﻲ ﻭَﺍﻟْﺤَﺴَﺪِ، ﺫِﻛْﺮًﺍ ﻟِﻌَﻈَﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻔَﻜﱡﺮًﺍ ﻓٔﻲ ﻗُﺪْﺭَﺗِﻚَ، ﻭَ ﺗَﺪْﺑٔﻴـﺮًﺍ ﻋَﻠٰﻲ ﻋَﺪُﻭِّﻙَ، ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺟْﺮٰﻱ ﻋَﻠٰﻲ ﻟِﺴَﺎﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﻟَﻔْﻈَﺔِ ﻓُﺤْﺶٍ، ﺃَﻭْ ﻫُﺠْﺮٍ، ﺃَﻭْ ﺷَﺘْﻢِ ﻋِﺮْﺽٍ، ﺃَﻭْ ﺷَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺑَﺎﻃِﻞٍ، ﺃَﻭِ ﺍﻏْﺘِﻴَﺎﺏِ ﻣُﺆْﻣِﻦٍ ﻏَﺎۤﺋِﺐٍ، ﺃَﻭْ ﺳَﺐِّ ﺣَﺎﺿِﺮٍ، ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺷْﺒَﻪَ ﺫٰﻟِﻚَ، ﻧُﻄْﻘًﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَﻤْﺪِ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﺇِﻏْﺮَﺍﻗًﺎ ﻓِﻲ ﺍﻟﺜﱠﻨَﺎۤﺀِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺫَﻫَﺎﺑًﺎ ﻓٔﻲ ﺗَﻤْﺠٔﻴﺪِﻙَ، ﻭَ ﺷُﻜْﺮًﺍ ﻟِﻨِﻌْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻋْﺘِﺮَﺍﻓًﺎ ﺑِﺈِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ، ﻭَ ﺇِﺣْﺼَﺎۤﺀً ﻟِﻤِﻨَﻨِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃُﻇْﻠَﻤَﻦﱠ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻣُﻄٔﻴﻖٌ ﻟِﻠﺪﱠﻓْﻊِ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻇْﻠِﻤَﻦﱠ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻘَﺎﺩِﺭُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻘَﺒْﺾِ ﻣِﻨّٔﻲ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺿِﻠﱠﻦﱠ
Allah'ım! Beni, zor durumda kaldığımda senin (gücün)le hamle eder, ihtiyacım olduğunda senden ister ve …
SSC_0156 · S. 233 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Beni, zor durumda kaldığımda senin (gücün)le hamle eder, ihtiyacım olduğunda senden ister ve düşkünlüğümde sana yalvarır kıl. Beni, zor durumda kaldığım zaman senden başkasından yardım dilemekle, ihtiyacım olduğu zaman senden başkasından istemeye tenezzül etmekle ve korktuğum zaman senden başkasına yalvarmakla sınama. Yoksa, beni yardımsız bırakmanla, ihsanını benden esirgemenle ve benden yüz çevirmenle karşı karşıya kalırım; ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah'ım! Şeytan'ın kalbime attığı arzu, zan ve hasedi; büyüklüğünü anmaya, kudretin hakkında düşünmeye, düşmanlarına karşı tedbir almaya dönüştür. Onun (Şeytan'ın) dilime akıttığı çirkin ve saçma lâfları, ırz sövüşünü, haksız tanıklığı, bir müminin arkasında ettiğim gıybeti, birinin yüzüne karşı ettiğim küfrü ve bunlara benzer şeyleri senin hamdını dile getirmeye, seni çokça övmeye, seni yüceltme çabasına, nimetlerine şükretme gayretine, ihsanını itiraf etmeye, nimetlerini saymaya çevir. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle. (Allah'ım!) Bana yönelik zulmü defetmeye kadir olduğundan asla zulme uğramayayım. Benden intikam almaya gücün yettiğinden asla zulmetmeyeyim. Beni kolayca
َۤﻭَ ﻗَﺪْ ﺃَﻣْﻜَﻨَﺘْﻚَ ﻫِﺪَﺍﻳَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻓْﺘَﻘِﺮَﻥﱠ ﻭَ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ ﻭُﺳْﻌٔﻲ، ﻭَ ﻻ ﺃَﻃْﻐَﻴَﻦﱠ ﻭَ ﻣِﻦْ …
SSC_0157 · S. 234–235 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
َۤﻭَ ﻗَﺪْ ﺃَﻣْﻜَﻨَﺘْﻚَ ﻫِﺪَﺍﻳَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻓْﺘَﻘِﺮَﻥﱠ ﻭَ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ ﻭُﺳْﻌٔﻲ، ﻭَ ﻻ ﺃَﻃْﻐَﻴَﻦﱠ ﻭَ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ ﻭُﺟْﺪٔﻱ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺗِﻚَ ﻭَﻓَﺪْﺕُ، ﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﻋَﻔْﻮِﻙَ ﻗَﺼَﺪْﺕُ، ﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﺗَﺠَﺎﻭُﺯِﻙَ ﺍﺷْﺘَﻘْﺖُ، ﻭَ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ ﻭَﺛِﻘْﺖُ، ﻭَ ﻟَﻴْﺲَ ﻋِﻨْﺪٔﻱ ﻣَﺎ ﻳُﻮﺟِﺐُ ﻟٔﻲ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺗَﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻓٔﻲ ﻋَﻤَﻠٔﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺳْﺘَﺤِﻖﱡ ﺑِﻪِ ﻋَﻔْﻮَﻙَ، ﻭَ ﻣَﺎ ﻟٔﻲ ﺑَﻌْﺪَ ﺃَﻥْ ﺣَﻜَﻤْﺖُ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﺇِﻻﱠ ﻓَﻀْﻠُﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺗَﻔَﻀﱠﻞْ ﻋَﻠَﻲﱠ . ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻧْﻄِﻘْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻬُﺪَﻱ، ﻭَ ﺃَﻟْﻬِﻤْﻨِﻲ ﺍﻟﺘﱠﻘْﻮَﻱ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨٔﻲ ﻟِﻠﱠﺘٔﻲ ﻫِﻲَ ﺃَﺯْﻛَﻲ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﻫُﻮَ ﺃَﺭْﺿَﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺳْﻠُﻚْ ﺑِﻲَ ﺍﻟﻄﱠﺮٔﻳﻘَﺔَ ﺍﻟْﻤُﺜْﻠَﻲ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﻠﱠﺘِﻚَ ﺃَﻣُﻮﺕُ ﻭَ ﺃَﺣْﻴَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻣَﺘِّﻌْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻹِْﻗْﺘِﺼَﺎﺩِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺴﱠﺪَﺍﺩِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺃَﺩِﻟﱠﺔِ ﺍﻟﺮﱠﺷَﺎﺩِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺻَﺎﻟِﺤِﻲ ﺍﻟْﻌِﺒَﺎﺩِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨٔﻲ ﻓَﻮْﺯَ ﺍﻟْﻤَﻌَﺎﺩِ، ﻭَ ﺳَﻼَﻣَﺔَ ﺍﻟْﻤِﺮْﺻَﺎﺩِ. hidayet edebileceğin için asla sapmayayım. Rızkımın bolluğu senin katında olduğundan hiçbir zaman fakir olmayayım. Gücüm senden olduğundan asla haddimi aşmayayım. Allah'ım! Mağfiretine yönelmiş, affını umarak yola koyulmuşum. Lütuf ve keremine güvenerek günahlarımı bağışlamanı istiyorum. Ancak mağfiretini gerektirecek bir şeyim, affını hak edeceğim bir amelim yok. Sadece senin fazl u keremine güvenebilirim. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve fazl u keremini benden esirgeme. Allah'ım! Dilime, kullarının hidayetine vesile olacak sözleri cari kıl; bana takvayı ilham et; beni en temiz şeye muvaffak et ve en beğenilen işe ata. Allah'ım! Beni örnek yola sevk et; dinin üzere ölüp, dinin üzere dirilmeyi hakkımda kararlaştır. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni ifrat ve tefrite düşmekten koru, itidalli olmaya muvaffak et. Beni dürüstlük ehlinden, doğruluk kılavuzlarından ve salih kullarından kıl. KıyameĴe felâhı ve cehennemden kurtuluşu bana nasip et.
ْﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺧُﺬْ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻚَ ﻣِﻦْ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻣَﺎ ﻳُﺨَﻠِّﺼُﻬَﺎ، ﻭَ ﺃَﺑْﻖِ ﻟِﻨَﻔْﺴٔﻲ ﻣِﻦ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻣَﺎ ﻳُﺼْﻠِﺤُﻬَﺎ، …
SSC_0158 · S. 236 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
İmam Zeynelabidin
ْﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺧُﺬْ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻚَ ﻣِﻦْ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻣَﺎ ﻳُﺨَﻠِّﺼُﻬَﺎ، ﻭَ ﺃَﺑْﻖِ ﻟِﻨَﻔْﺴٔﻲ ﻣِﻦ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻣَﺎ ﻳُﺼْﻠِﺤُﻬَﺎ، ﻓَﺈِﻥﱠ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻫَﺎﻟِﻜَﺔٌ ﺃَﻭْ ﺗَﻌْﺼِﻤُﻬَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺃَﻧْﺖَ ﻋُﺪﱠﺗٔﻲ ﺇِﻥْ ﺣَﺰِﻧْﺖُ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻣُﻨْﺘَﺠَﻌٔﻲ ﺇِﻥْ ﺣُﺮِﻣْﺖُ، ﻭَ ﺑِﻚَ ﺍﺳْﺘِﻐَﺎﺛَﺘٔﻲ ﺇِﻥْ ﻛَﺮِﺛْﺖُ، ﻭَ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﻣِﻤﱠﺎ ﻓَﺎﺕَ ﺧَﻠَﻒٌ، ﻭَ ﻟِﻤَﺎ ﻓَﺴَﺪَ ﺻَﻼَﺡٌ، ﻭَ ﻓٔﻴﻤَﺎۤ ﺃَﻧْﻜَﺮْﺕَ ﺗَﻐْﻴٔﲑٌ، ﻓَﺎﻣْﻨُﻦْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻗَﺒْﻞَ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀِ ﺑِﺎﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔِ، ﻭَ ﻗَﺒْﻞَ ﺍﻟﻄﱠﻠَﺐِ ﺑِﺎﻟْﺠِﺪَﺓِ، ﻭَ ﻗَﺒْﻞَ ﺍﻟﻀﱠﻼَﻝِ ﺑِﺎﻟﺮﱠﺷَﺎﺩِ، ﻭَﺍﻛْﻔِﻨٔﻲ ﻣَﺆُﻭﻧَﺔَ ﻣَﻌَﺮﱠﺓِ ﺍﻟْﻌِﺒَﺎﺩِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﺃَﻣْﻦَ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﻤَﻌَﺎﺩِ، ﻭَﺍﻣْﻨَﺤْﻨٔﻲ ﺣُﺴْﻦَ ﺍﻹِْﺭْﺷَﺎﺩِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺩْﺭَﺃْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺑِﻠُﻄْﻔِﻚَ، ﻭَﺍﻏْﺬُﻧٔﻲ ﺑِﻨِﻌْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺻْﻠِﺤْﻨٔﻲ ﺑِﻜَﺮَﻣِﻚَ، ﻭَ ﺩَﺍﻭِﻧٔﻲ ﺑِﺼُﻨْﻌِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻇِﻠﱠﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﺫَﺭَﺍﻙَ، ﻭَ ﺟَﻠِّﻠْﻨٔﻲ ﺭِﺿَﺎﻙَ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨٔﻲ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺷْﺘَﻜَﻠَﺖْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺍﻷُْﻣُﻮﺭُ ﻷَِﻫْﺪَﺍﻫَﺎ، ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﺗَﺸَﺎﺑَﻬَﺖِ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝُ ﻷَِﺯْﻛَﺎﻫَﺎ، ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﺗَﻨَﺎﻗَﻀَﺖِ ﺍﻟْﻤِﻠَﻞُ ﻷَِﺭْﺿَﺎﻫَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺗَﻮِّﺟْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻜِﻔَﺎﻳَﺔِ، ﻭَ ﺳُﻤْﻨٔﻲ
Allah'ım! Kurtuluşuma sebep olacak şeyi kendin için benden al;
SSC_0159 · S. 237 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Kurtuluşuma sebep olacak şeyi kendin için benden al; ıslah olmama vesile olacak şeyi de bırak bana kalsın. Senin koruman olmazsa, hiç şüphesiz, ben helâk olurum. Allah'ım! Üzüldüğüm zaman hazırlığım sensin; mahrum edildiğim zaman ihsanını umacağım sensin; gamlanıp kederlendiğim zaman imdada çağıracağım sensin. Kaybedilenin yerini dolduracak, bozulanı düzeltecek ve hoşlanmadığını değiştirecek olan, senin yanındadır. O hâlde, belâdan önce afiyeti, istemeden önce zenginliği, sapıklıktan önce hidayeti lütfet bana. Kulların eziyetlerine karşı bana yet. Dönüş (kıyamet) gününün emniyetini bana ihsan et ve irşat (doğruya ve kemale iletme) görevini iyice yerine getirmeye muvaffak et beni. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve lütfunla, tüm kötülükleri benden uzaklaştır; nimetinle beni besle; kereminle beni ıslah et; ihsanınla beni tedavi et; rahmetinin gölgesine al beni; rızanla kuşat beni; işler karıştığı zaman en doğrusunu, ameller benzeştiği zaman en temizini yapmaya, yollar çeliştiği zaman en beğenilmişini seçmeye muvaffak et beni. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bana ihtiyaçsızlık tacını giydir; beni üstlendiğim görevleri
،ِﺣُﺴْﻦَ ﺍﻟْﻮِﻻَﻳَﺔِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﺻِﺪْﻕَ ﺍﻟْﻬِﺪَﺍﻳَﺔِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﺘِﻨّٔﻲ ﺑِﺎﻟﺴﱠﻌَﺔ ﻭَﺍﻣْﻨَﺤْﻨٔﻲ ﺣُﺴْﻦَ …
SSC_0160 · S. 238 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
İmam Zeynelabidin
،ِﺣُﺴْﻦَ ﺍﻟْﻮِﻻَﻳَﺔِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﺻِﺪْﻕَ ﺍﻟْﻬِﺪَﺍﻳَﺔِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﺘِﻨّٔﻲ ﺑِﺎﻟﺴﱠﻌَﺔ ﻭَﺍﻣْﻨَﺤْﻨٔﻲ ﺣُﺴْﻦَ ﺍﻟﺪﱠﻋَﺔِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞْ ﻋَﻴْﺸٔﻲ ﻛَﺪًّﺍ ﻛَﺪًّﺍ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺮُﺩﱠ ﺩُﻋَﺎۤﺋٔﻲ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺭَﺩًّﺍ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻻَۤ ﺃَﺟْﻌَﻞُ ﻟَﻚَ ﺿِﺪًّﺍ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺩْﻋُﻮ ﻣَﻌَﻚَ ﻧِﺪًّﺍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻣْﻨَﻌْﻨٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴﱠﺮَﻑِ، ﻭَ ﺣَﺼِّﻦْ ﺭِﺯْﻗٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱠﻠَﻒِ، ﻭَ ﻭَﻓِّﺮْ ﻣَﻠَﻜَﺘٔﻲ ﺑِﺎﻟْﺒَﺮَﻛَﺔِ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺃَﺻِﺐْ ﺑٔﻲ ﺳَﺒٔﻴﻞَ ﺍﻟْﻬِﺪَﺍﻳَﺔِ ﻟِﻠْﺒِﺮِّ ﻓٔﻴﻤَﺎۤ ﺃُﻧْﻔِﻖُ ﻣِﻨْﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻛْﻔِﻨٔﻲ ﻣَﺆُﻭﻧَﺔَ ﺍﻹِْﻛْﺘِﺴَﺎﺏِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻏَﻴْﺮِ ﺍﺣْﺘِﺴَﺎﺏٍ، ﻓَﻼَۤ ﺃَﺷْﺘَﻐِﻞَ ﻋَﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩَﺗِﻚَ ﺑِﺎﻟﻄﱠﻠَﺐِ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺣْﺘَﻤِﻞَ ﺇِﺻْﺮَ ﺗَﺒِﻌَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤَﻜْﺴَﺐِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺄَﻃْﻠِﺒْﻨٔﻲ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻃْﻠُﺐُ، ﻭَ ﺃَﺟِﺮْﻧٔﻲ ﺑِﻌِﺰﱠﺗِﻚَ ﻣِﻤﱠﺎۤ ﺃَﺭْﻫَﺐُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺻُﻦْ ﻭَﺟْﻬٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻴَﺴَﺎﺭِ، ﻭَ ﻻَ ْﺗَﺒْﺘَﺬِﻝْ ﺟَﺎﻫٔﻲ ﺑِﺎﻹِْﻗْﺘَﺎﺭِ، ﻓَﺄَﺳْﺘَﺮْﺯِﻕَ ﺃَﻫْﻞَ ﺭِﺯْﻗِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻌْﻄِﻲَ ﺷِﺮَﺍﺭَ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻓَﺄَﻓْﺘَﺘِﻦَ ﺑِﺤَﻤْﺪِ ﻣَﻦْ ﺃَﻋْﻄَﺎﻧٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺑْﺘَﻠِﻲَ ﺑِﺬَﻡِّ ﻣَﻦ lâyıkıyla yerine getirmeye muvaffak et; bana gerçek hidayeti merhamet et; zenginlikle azdırma beni; güzel bir yaşantı nasip et bana; yaşantımı zorluklarla dolu bir yaşantı kılma ve duamı geri çevirme.
Çünkü ben, senin karşında birini tanımıyor, seninle birlikte birini çağırmıyorum.
SSC_0161 · S. 238–240 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Çünkü ben, senin karşında birini tanımıyor, seninle birlikte birini çağırmıyorum. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve israf etmeme engel ol; rızkımı zayi olmaktan koru; malımı bereketlendirerek çoğalt ve ondan infak ettiklerim hususunda iyilik etmenin yolunu göster bana. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve para kazanmanın zorluklarına karşı bana yet; hesaba katmadığım, sanmadığım yollardan rızkımı ver; rızk peşinde koşarak ibadetinden geri kalmayayım, geçimimi sağlamak için vebal altına girmeyeyim. Allah'ım! Kudretinle, aradığımı bana ver ve izzetinle, korktuğumu başıma getirme. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve rızkımı bol ederek haysiyetimi koru; rızkımı daraltarak rızklarını senden alan kimselerden rızk isteme, kötü insanlardan bağış talebinde bulunma bayağılığına düşürüp verenleri övme, esirgeyenleri yerme .ِﻣَﻨَﻌَﻨٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻣِﻦْ ﺩُﻭﻧِﻬِﻢْ ﻭَﻟِﻲﱡ ﺍﻹِْﻋْﻄَﺎۤﺀِ ﻭَﺍﻟْﻤَﻨْﻊ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨٔﻲ ﺻِﺤﱠﺔً ﻓٔﻲ ﻋِﺒَﺎﺩَﺓٍ، ﻭَ ﻓَﺮَﺍﻏًﺎ ﻓٔﻲ ﺯَﻫَﺎﺩَﺓٍ، ﻭَ ﻋِﻠْﻤًﺎ ﻓِﻲ ﺍﺳْﺘِﻌْﻤَﺎﻝٍ، ﻭَ ﻭَﺭَﻋًﺎ ﻓٔﻲ ﺇِﺟْﻤَﺎﻝٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺧْﺘِﻢْ ﺑِﻌَﻔْﻮِﻙَ ﺃَﺟَﻠٔﻲ، ﻭَ ﺣَﻘِّﻖْ ﻓٔﻲ ﺭَﺟَﺎۤﺀِ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﺃَﻣَﻠٔﻲ، ﻭَ ﺳَﻬِّﻞْ ﺇِﻟٰﻲ ﺑُﻠﻮُﻍِ ﺭِﺿَﺎﻙَ ﺳُﺒُﻠٔﻲ، ﻭَ ﺣَﺴِّﻦْ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺃَﺣْﻮَﺍﻟٔﻲ ﻋَﻤَﻠٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻧَﺒِّﻬْﻨٔﻲ ﻟِﺬِﻛْﺮِﻙَ ﻓٔﻲ ﺃَﻭْﻗَﺎﺕِ ﺍﻟْﻐَﻔْﻠَﺔِ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻚَ ﻓٔﻲ ﺃَﻳﱠﺎﻡِ ﺍﻟْﻤُﻬْﻠَﺔِ، ﻭَﺍﻧْﻬَﺞْ ﻟٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺤَﺒﱠﺘِﻚَ ﺳَﺒٔﻴﻼً ﺳَﻬْﻠَﺔً، ﺃَﻛْﻤِﻞْ ﻟٔﻲ ﺑِﻬَﺎ ﺧَﻴْﺮَ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻭَﺍﻵْﺧِﺮَﺓِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻛَﺄَﻓْﻀَﻞِ ﻣَﺎ ﺻَﻠﱠﻴْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺣَﺪٍ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﻗَﺒْﻠَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻣُﺼَﻞٍّ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺣَﺪٍ ﺑَﻌْﺪَﻩُ، ﻭَ ﺁﺗِﻨَﺎ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﺣَﺴَﻨَﺔً، ﻭَ ﻓِﻲ ﺍﻵﺧِﺮَﺓِ ﺣَﺴَﻨَﺔً، ﻭَ ﻗِﻨٔﻲ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻋَﺬَﺍﺏَ ﺍﻟﻨﱠﺎﺭِ.
durumunda bırakma beni. Çünkü gerçekte veren de, esirgeyen de sensin, onlar değil.
SSC_0162 · S. 241–242 · Yüce Erdemler Hakkında (20)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
durumunda bırakma beni. Çünkü gerçekte veren de, esirgeyen de sensin, onlar değil. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve sana ibadette yararlanacağım sıhhat, dünyaya meyilsizlikte faydalanacağım boş vakit, amele dönüştüreceğim ilim ve itidalli olmamı sağlayacak takva ver bana. Allah'ım! Ömrümü affınla sona erdir; emelimi rahmetini ummaya yönelik kıl; rızana ulaşma yollarını benim için kolaylaştır ve bütün hâllerimde amelimi güzelleştir. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve gaflet ettiğim zamanlarda seni anmak için beni uyar; mühlet verdiğin günlerde (dünya hayatında) beni sana itaatte kullan; sevgine doğru düz bir yol göster bana; o yolda yürümekle dünya ve ahiret hayrını tastamam ver bana. Allah'ım! Muhammed ve Âline, ondan önce yaratıklarından herhangi birine ettiğin ve ondan sonra herhangi birine edeceğin en üstün salât ile salât eyle. Dünyada bize güzellik ver, ahirette de güzellik ver ve rahmetinle beni cehennem azabından koru. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-١٢ ﺇِﺫَﺍ ﺣَﺰَﻧَﻪُ ﺃَﻣْﺮٌ ﻭَ ﺃَﻫَﻤﱠﺘْﻪُ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻳَﺎ ﻛَﺎﻓِﻲَ ﺍﻟْﻔَﺮْﺩِ ﺍﻟﻀﱠﻌٔﻴﻒِ، ﻭَ ﻭَﺍﻗِﻲَ ﺍﻷَْﻣْﺮِ ﺍﻟْﻤَﺨُﻮﻑِ، ﺃَﻓْﺮَﺩَﺗْﻨِﻲ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ ﻓَﻼَ ﺻَﺎﺣِﺐَ ﻣَﻌٔﻲ، ﻭَ ﺿَﻌُﻔْﺖُ ﻋَﻦْ ﻏَﻀَﺒِﻚَ ﻓَﻼَ ﻣُﺆَﻳِّﺪَ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺷْﺮَﻓْﺖُ ﻋَﻠٰﻲ ﺧَﻮْﻑِ ﻟِﻘَﺎۤﺋِﻚَ ﻓَﻼَ ﻣُﺴَﻜِّﻦَ ﻟِﺮَﻭْﻋَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﻳُﺆْﻣِﻨُﻨٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﺧَﻔْﺘَﻨٔﻲ؟ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻳُﺴَﺎﻋِﺪُﻧٔﻲ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻓْﺮَﺩْﺗَﻨٔﻲ؟ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻳُﻘَﻮّٔﻳﻨٔﻲ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﺿْﻌَﻔْﺘَﻨٔﻲ؟ ﻻَ ﻳُﺠٔﲑُ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺇِﻻﱠ ﺭَﺏﱞ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺮْﺑُﻮﺏٍ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺆْﻣِﻦُ ﺇِﻻﱠ ﻏَﺎﻟِﺐٌ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻐْﻠُﻮﺏٍ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﻌٔﲔُ ﺇِﻻﱠ ﻃَﺎﻟِﺐٌ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻄْﻠُﻮﺏٍ. ﻭَ ﺑِﻴَﺪِﻙَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊُ ﺫٰﻟِﻚَ ﺍﻟﺴﱠﺒَﺐِ، ﻭَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺍﻟْﻤَﻔَﺮﱡ ﻭَﺍﻟْﻤَﻬْﺮَﺏُ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺟِﺮْ ﻫَﺮَﺑٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻧْﺠِﺢْ ﻣَﻄْﻠَﺒٔﻲ.

Günahlardan Dolayı Tasalandığında (21)

Dolayı Tasalandığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Ey güçsüz kişiye yeten, korkunç şeyden koruyan!
SSC_0163 · S. 243–244 · Günahlardan Dolayı Tasalandığında (21)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Dolayı Tasalandığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Ey güçsüz kişiye yeten, korkunç şeyden koruyan! Günahlar beni yalnızlığa itmiş; artık benimle birlikte olacak biri yok. Gazabına uğrayarak güçsüz düşmüşüm; artık bana güç ve destek verecek biri yok. Seninle karşılaşma korkusu içindeyim; korkumu dindirecek biri yok. Sen beni korkuttuktan sonra kim bana güvence verebilir ki?! Sen beni yalnızlığa ittikten sonra kim bana yardım edebilir ki?! Sen beni güçsüz kıldıktan sonra kim beni güçlendirebilir ki?! Ey mâbudum! Kula, Rabbinden başkası; yenilgiye uğrayana, galip olandan başkası güven verebilir mi?! Aranana, arayandan başkası yardım edebilir mi?! Ey Tanrım! Bütün bu sebepler senin elindedir ve kaçış sana doğrudur. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve kaçışıma güven ver, dileğimi kabul buyur. َﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺇِﻥْ ﺻَﺮَﻓْﺖَ ﻋَﻨّٔﻲ ﻭَﺟْﻬَﻚَ ﺍﻟْﻜَﺮٔﱘَ، ﺃَﻭْ ﻣَﻨَﻌْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻀْﻠَﻚ ﺍﻟْﺠَﺴٔﻴﻢَ، ﺃَﻭْ ﺣَﻈَﺮْﺕَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺭِﺯْﻗَﻚَ، ﺃَﻭْ ﻗَﻄَﻌْﺖَ ﻋَﻨّٔﻲ ﺳَﺒَﺒَﻚَ، ﻟَﻢْ ﺃَﺟِﺪِ ﺍﻟﺴﱠﺒﻴﻞَ ﺇِﻟٰﻲ ﺷَﻲْﺀٍ ﻣِﻦْ ﺃَﻣَﻠٔﻲ ﻏَﻴْﺮَﻙَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺃَﻗْﺪِﺭْ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺑِﻤَﻌُﻮﻧَﺔِ ﺳِﻮَﺍﻙَ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻋَﺒْﺪُﻙَ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﻗَﺒْﻀَﺘِﻚَ، ﻧَﺎﺻِﻴَﺘٔﻲ ﺑِﻴَﺪِﻙَ. ﻻَۤ ﺃَﻣْﺮَ ﻟٔﻲ ﻣَﻊَ ﺃَﻣْﺮِﻙَ، ﻣَﺎﺽٍ ﻓِﻲﱠ ﺣُﻜْﻤُﻚَ، ﻋَﺪْﻝٌ ﻓِﻲﱠ ﻗَﻀَﺎﺅُﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻗُﻮﱠﺓَ ﻟٔﻲ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺨُﺮُﻭﺝِ ﻣِﻦْ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧِﻚَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺳْﺘَﻄﻴﻊُ ﻣُﺠَﺎﻭَﺯَﺓَ ﻗُﺪْﺭَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺳْﺘَﻤٔﻴﻞُ ﻫَﻮَﺍﻙَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺑْﻠُﻎُ ﺭِﺿَﺎﻙَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻧَﺎﻝُ ﻣَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺇِﻻﱠ ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻚَ ﻭَ ﺑِﻔَﻀْﻞِ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺃَﺻْﺒَﺤْﺖُ ﻭَ ﺃَﻣْﺴَﻴْﺖُ ﻋَﺒْﺪًﺍ ﺩَﺍﺧِﺮًﺍ ﻟَﻚَ، ﻻَۤ ﺃَﻣْﻠِﻚُ ﻟِﻨَﻔْﺴٔﻲ ﻧَﻔْﻌًﺎ ﻭَ ﻻَ ﺿَﺮًّﺍ ﺇِﻻﱠ ﺑِﻚَ، ﺃَﺷْﻬَﺪُ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻋْﺘَﺮِﻑُ ﺑِﻀَﻌْﻒِ ﻗُﻮﱠﺗٔﻲ، ﻭَ ﻗِﻠﱠﺔِ ﺣٔﻴﻠَﺘٔﻲ، ﻓَﺄَﻧْﺠِﺰْ ﻟٔﻲ ﻣَﺎ ﻭَﻋَﺪْﺗَﻨٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻤِّﻢْ ﻟٔﻲ ﻣَﺎ ﺁﺗَﻴْﺘَﻨٔﻲ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻋَﺒْﺪُﻙَ ﺍﻟْﻤِﺴْﻜٔﲔُ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻜٔﲔُ، ﺍﻟﻀﱠﻌٔﻴﻒُ ﺍﻟﻀﱠﺮٔﻳﺮُ، ﺍﻟﺬﱠﻟٔﻴﻞُ ﺍﻟْﺤَﻘٔﲑُ، ﺍﻟْﻤَﻬٔﲔُ ﺍﻟْﻔَﻘٔﲑُ، ﺍﻟْﺨَﺎۤﺋِﻒُ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺠٔﲑُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻧَﺎﺳِﻴًﺎ ﻟِﺬِﻛْﺮِﻙَ ﻓٔﻴﻤَﺎ
Allah'ım! Eğer kerim yüzünü benden çevirir, veya büyük fazlını benden esirger, veya beni rızkından mahrum …
SSC_0164 · S. 245 · Günahlardan Dolayı Tasalandığında (21)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Eğer kerim yüzünü benden çevirir, veya büyük fazlını benden esirger, veya beni rızkından mahrum eder, veya (rahmetinin) sebebini benden keser isen, hiç kuşkusuz, arzularımdan hiçbirine ulaşamam, katındakini elde edemem. İllâ ki sen olacaksın, sen yardım edeceksin. Çünkü ben senin kulunum; senin yed-i kudretindeyim; perçemim senin elindedir. Senin fermanının karşısında benim bir emrim olamaz. Hükmün, hakkımda geçerlidir. Hakkımdaki kaza ve kaderin adalete dayalıdır. Saltanatından çıkmaya gücüm yetmez. Kudretinden dışarı çıkamam. Sevgini cezbetmek, rızanı kazanmak ve katındakine ulaşmak, ancak sana itaatle ve bol rahmetinin sayesinde mümkündür. İlâhî! Zelil bir kulun olarak sabahlayıp akşamlamaktayım. Senin yardımın olmadan kendim için ne bir yarara, ne bir zarara malik değilim. Kendim hakkında buna tanığım; güçsüzlüğümü, çaresizliğimi itiraf etmekteyim. O hâlde, bana vadettiğini yerine getir; verdiğini tamamla. Çünkü ben, senin miskin, mütevazı, güçsüz, zarara uğramış, hakir, fakir, alçak, korkak, himayene muhtaç kulunum. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni, ni-
ْﺃَﻭْﻟَﻴْﺘَﻨٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﻏَﺎﻓِﻼً ﻹِِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ ﻓٔﻴﻤَﺎۤ ﺃَﺑْﻠَﻴْﺘَﻨٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺁﻳِﺴًﺎ ﻣِﻦ ﺇِﺟَﺎﺑَﺘِﻚَ ﻟٔﻲ ﻭَ ﺇِﻥْ …
SSC_0165 · S. 246 · Günahlardan Dolayı Tasalandığında (21)
İmam Zeynelabidin
ْﺃَﻭْﻟَﻴْﺘَﻨٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﻏَﺎﻓِﻼً ﻹِِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ ﻓٔﻴﻤَﺎۤ ﺃَﺑْﻠَﻴْﺘَﻨٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺁﻳِﺴًﺎ ﻣِﻦ ﺇِﺟَﺎﺑَﺘِﻚَ ﻟٔﻲ ﻭَ ﺇِﻥْ ﺃَﺑْﻄَﺄَﺕْ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻓٔﻲ ﺳَﺮﱠﺍۤﺀَ ﻛُﻨْﺖُ ﺃﻭْ ﺿَﺮﱠﺍۤﺀَ، ﺃﻭْ ﺷِﺪﱠﺓٍ ﺃَﻭْ ﺭَﺧَﺎۤﺀٍ، ﺃَﻭْ ﻋَﺎﻓِﻴَﺔٍ ﺃَﻭْ ﺑَﻼَۤﺀٍ، ﺃَﻭْ ﺑُﺆْﺱٍ ﺃَﻭْ ﻧَﻌْﻤَﺎۤﺀَ، ﺃَﻭْ ﺟِﺪَﺓٍ ﺃَﻭْ ﻷَْﻭَﺍۤﺀَ، ﺃَﻭْ ﻓَﻘْﺮٍ ﺃَﻭْ ﻏِﻨًﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺛَﻨَﺎۤﺋٔﻲ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻣَﺪْﺣٔﻲ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ، ﻭَ ﺣَﻤْﺪٔﻱ ﻟَﻚَ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺣَﺎﻻَﺗٔﻲ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَۤ ﺃَﻓْﺮَﺡَ ﺑِﻤَﺎ ﺁﺗَﻴْﺘَﻨٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺣْﺰَﻥَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻣَﻨَﻌْﺘَﻨٔﻲ ﻓٔﻴﻬَﺎ، ﻭَ ﺃَﺷْﻌِﺮْ ﻗَﻠْﺒٔﻲ ﺗَﻘْﻮَﺍﻙَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻞْ ﺑَﺪَﻧٔﻲ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺗَﻘْﺒَﻠُﻪُ ﻣِﻨّٔﻲ، ﻭَﺍﺷْﻐَﻞْ ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻚَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻋَﻦْ ﻛُﻞِّ ﻣَﺎ ﻳَﺮِﺩُ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَۤ ﺃُﺣِﺐﱠ ﺷَﻴْﺌًﺎ ﻣِﻦْ ﺳُﺨْﻄِﻚَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺳْﺨَﻂَ ﺷَﻴْﺌًﺎ ﻣِﻦْ ﺭِﺿَﺎﻙَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻓَﺮِّﻍْ ﻗَﻠْﺒٔﻲ ﻟِﻤَﺤَﺒﱠﺘِﻚَ، ﻭَﺍﺷْﻐَﻠْﻪُ، ﺑِﺬِﻛْﺮِﻙَ، ﻭَﺍﻧْﻌَﺸْﻪُ ﺑِﺨَﻮْﻓِﻚَ، ﻭَ ﺑِﺎﻟْﻮَﺟَﻞِ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻗَﻮِّﻩِ ﺑِﺎﻟﺮﱠﻏْﺒَﺔِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺃَﻣِﻠْﻪُ ﺇِﻟٰﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﺟْﺮِ ﺑِﻪِ ﻓٔﻲ ﺃَﺣَﺐِّ ﺍﻟﺴﱡﺒُﻞِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺫَﻟِّـﻠْﻪُ ﺑِﺎﻟﺮﱠﻏْﺒَﺔِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺃَﻳﱠﺎﻡَ ﺣَﻴَﺎﺗٔﻲ ﻛُﻠِّﻬَﺎ.
mete boğduğun zaman seni anmayı unutanlardan, imtihan ettiğin zaman ihsanından gaflet edenlerden kılma.
SSC_0166 · S. 247–248 · Günahlardan Dolayı Tasalandığında (21)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
mete boğduğun zaman seni anmayı unutanlardan, imtihan ettiğin zaman ihsanından gaflet edenlerden kılma. Refahta veya sıkıntıda, zorlukta veya kolaylıkta, afiyette veya belâda, nimette veya mihnette, bollukta veya kıtlıkta, yoksullukta veya zenginlikte, hangi durumda olursam olayım, geciktiği için duasına icabet etmenden ümidini kesenlerden etme beni. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bütün hâllerimde senamı, övgümü ve hamdımı sana mahsus kıl ki, dünyadan bana verdiğinle sevinmeyeyim; dünyada benden esirgediğinden dolayı üzülmeyeyim. Kalbimi takva ile tanıştır; bedenimi benden kabul edeceğin işlerde çalıştır; nefsimi sana itaat etmekle meşgul ederek diğer şeylerden alıkoy. Öyle olayım ki, senin gazabına sebep olacak bir şeyi sevmeyeyim; hoşnutluğuna sebep olan bir şeyden de nefret etmeyeyim. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kalbimi sevgin için boşalt; zikrinle meşgul et; korkun ve haşyetinle ona hayat ver; özleminle ona güç ver; onu sana itaat etmeye istekli kıl; yolların sana göre en sevimlisinde yürüt onu ve hayatım boyunca katındakini arzu etmekle ona boyun eğdir. ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺗَﻘْﻮَﺍﻙَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﺯَﺍﺩٔﻱ، ﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﺭِﺣْﻠَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﻣَﺮْﺿَﺎﺗِﻚَ ﻣَﺪْﺧَﻠٔﻲ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻓٔﻲ ﺟَﻨﱠﺘِﻚَ ﻣَﺜْﻮَﺍﻱَ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﻗُﻮﱠﺓً ﺃَﺣْﺘَﻤِﻞُ ﺑِﻬَﺎ ﺟَﻤٔﻴﻊَ ﻣَﺮْﺿَﺎﺗِﻚَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻓِﺮَﺍﺭِﻱَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺭَﻏْﺒَﺘٔﻲ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻭَ ﺃَﻟْﺒِﺲْ ﻗَﻠْﺒِﻲَ ﺍﻟْﻮَﺣْﺸَﺔَ ﻣِﻦْ ﺷِﺮَﺍﺭِ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟِﻲَ ﺍﻷُْﻧْﺲَ ﺑِﻚَ ﻭَ ﺑِﺄَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻚَ ﻭَ ﺃَﻫْﻞِ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞْ ﻟِﻔَﺎﺟِﺮٍ ﻭَ ﻻَ ﻛَﺎﻓِﺮٍ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻣِﻨﱠﺔً، ﻭَ ﻻَ ﻟَﻪُ ﻋِﻨْﺪٔﻱ ﻳَﺪًﺍ، ﻭَ ﻻَ ﺑٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻬِﻢْ ﺣَﺎﺟَﺔً، ﺑَﻞِ ﺍﺟْﻌَﻞْ ﺳُﻜُﻮﻥَ ﻗَﻠْﺒٔﻲ، ﻭَ ﺃُﻧْﺲَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَﺍﺳْﺘِﻐْﻨَﺎۤﺋٔﻲ، ﻭَ ﻛِﻔَﺎﻳَﺘٔﻲ ﺑِﻚَ ﻭَ ﺑِﺨِﻴَﺎﺭِ ﺧَﻠْﻘِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻟَﻬُﻢْ ﻗَﺮٔﻳﻨًﺎ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻟَﻬُﻢْ ﻧَﺼٔﲑًﺍ، ﻭَﺍﻣْﻨُﻦْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﺸَﻮْﻕٍ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺑِﺎﻟْﻌَﻤَﻞِ ﻟَﻚَ ﺑِﻤَﺎ ﺗُﺤِﺐﱡ ﻭَ ﺗَﺮْﺿَﻲ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ، ﻭَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻳَﺴٔﲑٌ.
Takvayı, (ahiret yolculuğu için) dünyadan edinecek azığım kıl. Yolculuğumu rahmetine doğru gerçekleştir.
SSC_0167 · S. 249–250 · Günahlardan Dolayı Tasalandığında (21)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Takvayı, (ahiret yolculuğu için) dünyadan edinecek azığım kıl. Yolculuğumu rahmetine doğru gerçekleştir. Hoşnutluğuna girmeyi nasip et bana. Yerimi cennetinde kıl. Bana bir güç ver ki, hoşnutluğunun tümünü kaldırabileyim. Kaçışımı sana doğru kıl. Katındakini sevdir bana. Kalbimi kötü insanlardan ürküt. Seninle, dostlarınla ve sana itaat edenlerle ünsiyeti ihsan et bana. Facir ve kâfirin minneti altında bırakma beni. Onların bana bir ihsanı olsun isteme. Beni onlara muhtaç etme. Gönlümün rahatlığını, yalnızlığımın giderilmesini, zenginliğimi ve ihtiyaçlarımın karşılanmasını seninle ve iyi kullarının vasıtasıyla kıl. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve onlarla birlikteliği bana nasip et; beni onların yardımcısı kıl; sana müştak olma ve sevdiğin, beğendiğin işi senin için yapma nimetini bana ihsan eyle. Hiç şüphesiz, sen her şeye kadirsin ve bunlar sana pek kolaydır. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٢٢ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﺸِّﺪﱠﺓِ ﻭَﺍﻟْﺠَﻬْﺪِ ﻭَ ﺗَﻌَﺴﱡﺮِ ﺍﻷُْﻣُﻮﺭِ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﻛَﻠﱠﻔْﺘَﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻣْﻠَﻚُ ﺑِﻪِ ﻣِﻨّٔﻲ، ﻭَ ﻗُﺪْﺭَﺗُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺃَﻏْﻠَﺐُ ﻣِﻦْ ﻗُﺪْﺭَﺗٔﻲ، ﻓَﺄَﻋْﻄِﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻣَﺎ ﻳُﺮْﺿٔﻴﻚَ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺧُﺬْ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻚَ ﺭِﺿَﺎﻫَﺎ ﻣِﻦْ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻓٔﻲ ﻋَﺎﻓِﻴَﺔٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻻَ ﻃَﺎﻗَﺔَ ﻟٔﻲ ﺑِﺎﻟْﺠَﻬْﺪِ، ﻭَ ﻻَ ﺻَﺒْﺮَ ﻟٔﻲ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀِ، ﻭَ ﻻَ ﻗُﻮﱠﺓَ ﻟٔﻲ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻔَﻘْﺮِ، ﻓَﻼَ ﺗَﺤْﻈُﺮْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺭِﺯْﻗٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻜِﻠْﻨٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﺑَﻞْ ﺗَﻔَﺮﱠﺩْ ﺑِﺤَﺎﺟَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻮَﻝﱠ ﻛِﻔَﺎﻳَﺘٔﻲ، ﻭَﺍﻧْﻈُﺮْ ﺇِﻟَﻲﱠ ، ﻭَﺍﻧْﻈُﺮْ ﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺃُﻣُﻮﺭٔﻱ، ﻓَﺈِﻧﱠﻚَ ﺇِﻥْ ﻭَﻛَﻠْﺘَﻨٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻋَﺠَﺰْﺕُ ﻋَﻨْﻬَﺎ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺃُﻗِﻢْ ﻣَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣَﺼْﻠَﺤَﺘُﻬَﺎ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻭَﻛَﻠْﺘَﻨٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﺗَﺠَﻬﱠﻤُﻮﻧٔﻲ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺃَﻟْﺠَﺄْﺗَﻨٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﻗَﺮَﺍﺑَﺘٔﻲ ﺣَﺮَﻣُﻮﻧٔﻲ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺃَﻋْﻄَﻮْﺍ ﺃَﻋْﻄَﻮْﺍ ﻗَﻠٔﻴﻼً

İşlerin Zorlaştığı Zamanlarda (22)

Zorlaştığı Zamanlarda Okuduğu Dua Allah'ım!
SSC_0168 · S. 251–252 · İşlerin Zorlaştığı Zamanlarda (22)
İmam Zeynelabidin
Zorlaştığı Zamanlarda Okuduğu Dua Allah'ım! Kendimle ilgili, daha çok senin elinde olan bir iş (nefsimi ıslah) ile beni yükümlü kılmışsın. Oysa ona da, bana da benden çok senin gücün yeter. O hâlde, kendimle ilgili, seni benden hoşnut edecek şeyi ver bana; ve hoşnutluğuna sebep olacak şeyi sıhhat ve selâmet içinde kendin için al benden. Allah'ım! Zorluğa katlanacak takatim, belâya sabredecek gücüm, yoksulluğa dayanacak kudretim yok. O hâlde, rızkımı esirgeme benden; kullarına terk etme beni; hacetimi sen gider; işlerimi sen üstlen; rahmet gözüyle bana bak ve tüm işlerimde, acıyarak yardım et bana. Çünkü eğer beni kendi hâlime terk etsen, tüm işlerde âciz kalırım; yararıma olan hiçbir işi yapamam. Kullarına terk etsen, asık suratlarıyla karşılaşırım. Yakınlarıma bıraksan, bir şey vermezler bana. .ﻧَﻜِﺪًﺍ، ﻭَ ﻣَﻨﱡﻮﺍ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻃَﻮٔﻳﻼً ﻭَ ﺫَﻣﱡﻮﺍ ﻛَﺜٔﲑًﺍ ﻓَﺒِﻔَﻀْﻠِﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺄَﻏْﻨِﻨٔﻲ، ﻭَ ﺑِﻌَﻈَﻤَﺘِﻚَ ﻓَﺎﻧْﻌَﺸْﻨٔﻲ، ﻭَ ﺑِﺴَﻌَﺘِﻚَ ﻓَﺎﺑْﺴُﻂْ ﻳَﺪٔﻱ، ﻭَ ﺑِﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﻓَﺎﻛْﻔِﻨٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺧَﻠِّﺼْﻨٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﺴَﺪِ، ﻭَﺍﺣْﺼُﺮْﻧٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏِ، ﻭَ ﻭَﺭِّﻋْﻨٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻤَﺤَﺎﺭِﻡ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺠَﺮِّﺋْﻨٔﻲ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤَﻌَﺎﺻٔﻲ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻫَﻮَﺍﻱَ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻭَ ﺭِﺿﺎﻱَ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻳَﺮِﺩُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﺑَﺎﺭِﻙْ ﻟٔﻲ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺭَﺯَﻗْﺘَﲏ ﻭَ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺧَﻮﱠﻟْﺘَﻨٔﻲ، ﻭَ ﻓٔﻴﻤَﺎۤ ﺃَﻧْﻌَﻤْﺖَ ﺑِﻪِ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺣَﺎﻻَﺗٔﻲ ﻣَﺤْﻔُﻮﻇًﺎ، ﻣَﻜْﻠُﻮﺀًﺍ، ﻣَﺴْﺘُﻮﺭًﺍ، ﻣَﻤْﻨُﻮﻋًﺎ، ﻣُﻌَﺎﺫًﺍ، ﻣُﺠَﺎﺭًﺍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻗْﺾِ ﻋَﻨّٔﻲ ﻛُﻞﱠ ﻣَﺎۤ ﺃَﻟْﺰَﻣْﺘَﻨٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻓَﺮَﺿْﺘَﻪُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻟَﻚَ ﻓٔﻲ ﻭَﺟْﻪٍ ﻣِﻦْ ﻭُﺟْﻮﻩِ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﺃَﻭْ ﻟِﺨَﻠْﻖٍ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺿَﻌُﻒَ ﻋَﻦْ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑَﺪَﻧٔﻲ، ﻭَ ﻭَﻫَﻨَﺖْ ﻋَﻨْﻪُ ﻗُﻮﱠﺗٔﻲ، ﻭَ ْﻟَﻢْ ﺗَﻨَﻠْﻪُ ﻣَﻘْﺪُﺭَﺗٔﻲ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﺴَﻌْﻪُ ﻣَﺎﻟٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺫَﺍﺕُ ﻳَﺪِﻱ، ﺫَﻛَﺮْﺗُﻪُ ﺃَﻭْ ﻧَﺴٔﻴﺘُﻪُ، ﻫُﻮَ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻣِﻤﱠﺎ ﻗَﺪْ ﺃَﺣْﺼَﻴْﺘَﻪُ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﺃَﻏْﻔَﻠْﺘُﻪُ ﺃَﻧَﺎ ﻣِﻦ
Verseler de, az ve faydasız şeyler verirler; uzun süre de başıma kakarlar, çokça kınarlar beni.
SSC_0169 · S. 253–254 · İşlerin Zorlaştığı Zamanlarda (22)
Hz. Muhammed İmam Rıza İmam Zeynelabidin
Verseler de, az ve faydasız şeyler verirler; uzun süre de başıma kakarlar, çokça kınarlar beni. O hâlde, ey Allah'ım, fazlınla beni zengin et; büyüklüğünle beni yücelt; bol bağışınla elimi açık kıl ve katındakiyle yet bana. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni hasetten kurtar; günahlardan koru; haramlardan geri durdur; sana karşı gelmeye cür'etlendirme. Tutkum sen olasın; senden gelen her şeye rıza göstereyim. Rızk, ihsan ve nimet olarak bana verdiğin şeyleri bereketli ve kutlu kıl. Tüm hâllerimde beni her türlü kötülükten koru. Ayıplarımı kimseye açma. Beni kendi korumana al, kimse bana zarar veremesin. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bedenimin gücü yetmese de, kuvvetim yetersiz kalsa da, gücümü aşsa da, malım ve sermayem çıkışmasa da, hatırımda olan veya unuttuğum, itaatin yönünde kendin için veya yaratıklarından biri için bana gerekli ve farz kıldığın her şeyi benden taraf öde. Ey Rabbim! Nefsime uyarak ihmal ettiğim, ancak senin, aleyhimde ihsa ettiğin farzları bol bağışınla ve geniş َﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻓَﺄَﺩِّﻩِ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣِﻦْ ﺟَﺰٔﻳﻞِ ﻋَﻄِﻴﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﻛَﺒٔﲑِ ﻣَﺎ ﻋَِﻨْﺪَﻙَ، ﻓَﺈِﻧﱠﻚ ﻭَﺍﺳِﻊٌ ﻛَﺮٔﱘٌ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻳَﺒْﻘٰﻲ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺷَﻲْﺀٌ ﻣِﻨْﻪُ ﺗُﺮٔﻳﺪُ ﺃَﻥْ ﺗُﻘَﺎﺻﱠﻨٔﻲ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﺣَﺴَﻨَﺎﺗٔﻲ، ﺃَﻭْ ﺗُﻀَﺎﻋِﻒَ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗٔﻲ ﻳَﻮْﻡَ ﺃَﻟْﻘَﺎﻙَ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨِﻲ ﺍﻟﺮﱠﻏْﺒَﺔَ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ ﻟَﻚَ ﻵِﺧِﺮَﺗٔﻲ، ﺣَﺘٕﻲ ﺃَﻋْﺮِﻑَ ﺻِﺪْﻕَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻣِﻦْ ﻗَﻠْﺒٔﻲ، ﻭَ ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻜُﻮﻥَ ﺍﻟْﻐَﺎﻟِﺐُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺍﻟﺰﱡﻫْﺪَ ﻓٔﻲ ﺩُﻧْﻴَﺎﻱَ، ﻭَ ﺣَﺘٕﻲ ﺃَﻋْﻤَﻞَ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺎﺕِ ﺷَﻮْﻗًﺎ، ﻭَ ﺁﻣَﻦَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ ﻓَﺮَﻗًﺎ ﻭَ ﺧَﻮْﻓًﺎ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﻧُﻮﺭًﺍ ﺃَﻣْﺸٔﻲ ﺑِﻪِ ﻓِﻲ ﺍﻟﻨﱠﺎﺱِ، ﻭَ ﺃَﻫْﺘَﺪٔﻱ ﺑِﻪِ ﻓِﻲ ﺍﻟﻈﱡﻠُﻤَﺎﺕِ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻀِﻲﺀُ ﺑِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸﱠﻚِّ ﻭَﺍﻟﺸﱡﺒُﻬَﺎﺕِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨٔﻲ ﺧَﻮْﻑَ ﻏَﻢِّ ﺍﻟْﻮَﻋٔﻴﺪِ، ﻭَ ﺷَﻮْﻕَ ﺛَﻮَﺍﺏِ ﺍﻟْﻤَﻮْﻋُﻮﺩِ، ﺣَﺘٕﻲ ﺃَﺟِﺪَ ﻟَﺬﱠﺓَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺩْﻋُﻮﻙَ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﻛَﺄْﺑَﺔَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺳْﺘَﺠٔﲑُ ﺑِﻚَ ﻣِﻨْﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻗَﺪْ ﺗَﻌْﻠَﻢُ ﻣَﺎ ﻳُﺼْﻠِﺤُﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﻣْﺮِ ﺩُﻧْﻴَﺎﻱَ ﻭَ ﺁﺧِﺮَﺗٔﻲ، ﻓَﻜُﻦْ ﺑِﺤَﻮَﺍۤﺋِﺠٔﻲ ﺣَﻔِﻴًّﺎ.
rahmetinle benden taraf öde (onlardan dolayı beni sorgulama).
SSC_0170 · S. 255 · İşlerin Zorlaştığı Zamanlarda (22)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
rahmetinle benden taraf öde (onlardan dolayı beni sorgulama). Çünkü sen, ihsanı ve rahmetiyle her şeyi kuşatan cömertsin. (Onları benden taraf öde ki,) Sana kavuşacağım gün iyiliklerimle takas edeceğin veya kötülüklerimi artıracağın bir farz üzerimde kalmış olmasın, ey Rabbim! Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve sana kulluk vazifesini yerine getirmekle ahiretim için çalışma isteği ver bana. Onun (kulluğumun) içtenliğine kalbim tanık olsun; bana galip olan durum, dünyaya meyilsizlik olsun; iyi işleri şevkle yapayım; cezalarının korkusuyla kötü işlere yaklaşmayayım. Ve bana bir nur ver ki, insanlar arasında onunla yürüyeyim; karanlıklarda onunla yolumu bulayım; hak ile batıl birbirine karıştığında, şüpheye düştüğümde onunla aydınlanayım. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kendisine ulaşmak için sana yalvardığım şeyin (cennetin) tadını ve kendisinden korunmak için sana sığındığım şeyin (cehennemin) tasasını duyuyormuşçasına, ödüllendirilme sevincinin özlemini ve cezalandırılma üzüntüsünün korkusunu ver bana. Allah'ım! Hiç kuşkusuz, sen, dünyam için de, ahiretim için de yararlı olanı biliyorsun. O hâlde, ihtiyaçlarım hususunda lütufkâr ol bana.
َﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨِﻲ ﺍﻟْﺤَﻖﱠ ﻋِﻨْﺪ ﺗَﻘْﺼٔﲑٔﻱ ﻓِﻲ ﺍﻟﺸﱡﻜْﺮِ ﻟَﻚَ، …
SSC_0171 · S. 256 · İşlerin Zorlaştığı Zamanlarda (22)
İmam Zeynelabidin
َﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨِﻲ ﺍﻟْﺤَﻖﱠ ﻋِﻨْﺪ ﺗَﻘْﺼٔﲑٔﻱ ﻓِﻲ ﺍﻟﺸﱡﻜْﺮِ ﻟَﻚَ، ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﻧْﻌَﻤْﺖَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻴُﺴْﺮِ ﻭَﺍﻟْﻌُﺴْﺮِ، ﻭَﺍﻟﺼِّﺤﱠﺔِ ﻭَﺍﻟﺴﱠﻘَﻢِ، ﺣَﺘٕﻲ ﺃَﺗَﻌَﺮﱠﻑَ ﻣِﻦْ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﺭَﻭْﺡَ ﺍﻟﺮِّﺿَﺎ، ﻭَ ﻃُﻤَﺄْﻧٔﻴﻨَﺔَ ﺍﻟﻨﱠﻔْﺲِ ﻣِﻨّٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﺠِﺐُ ﻟَﻚَ، ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻳَﺤْﺪُﺙُ ﻓٔﻲ ﺣَﺎﻝِ ﺍﻟْﺨَﻮْﻑِ ﻭَﺍﻷَْﻣْﻦِ، ﻭَﺍﻟﺮِّﺿَﺎ ﻭَﺍﻟﺴﱡﺨْﻂِ، ﻭَﺍﻟﻀﱠﺮِّ ﻭَﺍﻟﻨﱠﻔْﻊِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨٔﻲ ﺳَﻼَﻣَﺔَ ﺍﻟﺼﱠﺪْﺭِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﺴَﺪِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَۤ ﺃَﺣْﺴُﺪَ ﺃَﺣَﺪًﺍ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﺷَﻲْﺀٍ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻚَ، ﻭَ ﺣَﺘٕﻲ ﻻَۤ ﺃَﺭٰﻱ ﻧِﻌْﻤَﺔً ﻣِﻦْ ﻧِﻌَﻤِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺣَﺪٍ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﻓٔﻲ ﺩٔﻳﻦٍ ﺃَﻭْ ﺩُﻧْﻴًﺎ، ﺃَﻭْ ﻋَﺎﻓِﻴَﺔٍ ﺃَﻭْ ﺗَﻘْﻮًﻱ، ﺃَﻭْ ﺳَﻌَﺔٍ ﺃَﻭْ ﺭَﺧَﺎۤﺀٍ، ﺇِﻻﱠ ﺭَﺟَﻮْﺕُ ﻟِﻨَﻔْﺴٔﻲ ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑِﻚَ ﻭَ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَﺣْﺪَﻙَ ﻻَ ﺷَﺮٔﻳﻚَ ﻟَﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨِﻲ ﺍﻟﺘﱠﺤَﻔﱡﻆَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ، ﻭَﺍﻹِْﺣْﺘِﺮَﺍﺱَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺰﱠﻟَﻞِ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻭَﺍﻵْﺧِﺮَﺓِ، ﻓِﻲ ﺣَﺎﻝِ ﺍﻟﺮِّﺿَﺎ ﻭَﺍﻟْﻐَﻀَﺐِ، ﺣَﺘٕﻲ ﺃَﻛُﻮﻥَ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﺮِﺩُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻣِﻨْﻬُﻤَﺎ ﺑِﻤَﻨْﺰِﻟَﺔٍ ﺳَﻮَﺍۤﺀٍ، ﻋَﺎﻣِﻼً ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻣُﺆْﺛِﺮًﺍ ﻟِﺮِﺿَﺎﻙَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﺳِﻮَﺍﻫُﻤَﺎ ﻓِﻲ ﺍﻷَْﻭْﻟِﻴَﺎۤﺀِ ﻭَﺍﻷَْﻋْﺪَﺍۤﺀِ،
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kolaylık ve zorlukta, sağlık ve hastalıkta bana verdiğin nimetler …
SSC_0172 · S. 257–258 · İşlerin Zorlaştığı Zamanlarda (22)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kolaylık ve zorlukta, sağlık ve hastalıkta bana verdiğin nimetler karşısında sana şükürde kusur ettiğim zaman; korku, emniyet, hoşnutluk, gazap, zarar ve kâr hâllerinde meydana gelen hadiselerle ilgili olarak senin için farz olan şeye razı olmanın sevinç ve huzurunu yaşayabilmek için gerçeği ver bana. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve göğsümü hasetten temizle ki, insanlardan hiçbirini kendisine verdiğin bir nimetten ötürü kıskanmayayım; onlardan herhangi birinde din, dünya, sağlık, takva, zenginlik ve refahla ilgili bir nimet gördüğüm zaman (onu kıskanacağıma) ondan daha iyisini yalnız seninle ve yalnız senden –ki ortağın yoktur– kendim için isteyeyim. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bana dünya ve ahirette, hoşnutluk ve gazap hâlinde hatalardan korunmayı, sürçmelerden uzak durmayı nasip et. Öyle olayım ki, hoşnutluk ve gazap hâli benim için bir olsun; her iki hâlde de senin itaatinle amel edeyim, dostların ve düşmanların hakkında sana itaati ve senin hoşnutluğunu diğer her şeye tercih edeyim. ْﺣَﺘٕﻲ ﻳَﺄْﻣَﻦَ ﻋَﺪُﻭِّﻱ ﻣِﻦْ ﻇُﻠْﻤٔﻲ ﻭَ ﺟَﻮْﺭٔﻱ، ﻭَ ﻳَﻴْﺄَﺱَ ﻭَﻟِﻴّٔﻲ ﻣِﻦ ﻣَﻴْﻠٔﻲ ﻭَﺍﻧْﺤِﻄَﺎﻁِ ﻫَﻮَﺍﻱَ. ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻣِﻤﱠﻦْ ﻳَﺪْﻋُﻮﻙَ ﻣُﺨْﻠِﺼًﺎ ﻓِﻲ ﺍﻟﺮﱠﺧَﺎۤﺀِ، ﺩُﻋَﺎۤﺀَ ﺍﻟْﻤُﺨْﻠِﺼٔﲔَ ﺍﻟْﻤُﻀْﻄَﺮّٔﻳﻦَ ﻟَﻚَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺣَﻤٔﻴﺪٌ ﻣَﺠٔﻴﺪٌ.
Düşmanım, zulmümden ve cevrimden güvende olsun;
SSC_0173 · S. 259–260 · İşlerin Zorlaştığı Zamanlarda (22)
İmam Zeynelabidin
Düşmanım, zulmümden ve cevrimden güvende olsun; dostum, kendisine meyletmemden ve tutkumun alçalmasından ümidini kessin. (Allah'ım!) Beni genişlikte de, zor durumda kalıp ihlâs ile sana yalvaranların yalvardığı gibi yalvaranlardan kıl. Hiç kuşkusuz, sen pek yücesin, övgüye lâyıksın. 258ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٣٢ ﺇِﺫَﺍ ﺳَﺄَﻝَ ﺍﷲَ ﺍﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔَ ﻭَ ﺷُﻜْﺮَﻫَﺎ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ، ﻭَ ﺃَﻟْﺒِﺴْﻨٔﻲ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘَﻚَ، ﻭَ ﺟَﻠِّﻠْﻨٔﻲ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘَﻚَ، ﻭَ ﺣَﺼِّﻨّٔﻲ ﺑِﻌَﺎﻓِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻛْﺮِﻣْﻨٔﻲ ﺑِﻌَﺎﻓِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻏْﻨِﻨٔﻲ ﺑِﻌَﺎﻓِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗَﺼَﺪﱠﻕْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻌَﺎﻓِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻓْﺮِﺷْﻨٔﻲ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘَﻚَ، ﻭَ ﺃَﺻْﻠِﺢْ ﻟٔﻲ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘَﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻔَﺮِّﻕْ ﺑَﻴْﻨٔﻲ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘِﻚَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻭَﺍﻵْﺧِﺮَﺓِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻋَﺎﻓِﻨٔﻲ ﻋَﺎﻓِﻴَﺔً ﻛَﺎﻓِﻴَﺔً ﺷَﺎﻓِﻴَﺔً ﻋَﺎﻟِﻴَﺔً ﻧَﺎﻣِﻴَﺔً، ﻋَﺎﻓِﻴَﺔً ﺗُﻮَﻟِّﺪُ ﻓٔﻲ ﺑَﺪَﻧٔﻲ ﺍﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔَ، ﻋَﺎﻓِﻴَﺔَ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻭَﺍﻵْﺧِﺮَﺓِ. ﻭَﺍﻣْﻨُﻦْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﺎﻟﺼِّﺤﱠﺔِ ﻭَﺍﻷَْﻣْﻦِ ﻭَﺍﻟﺴﱠﻼَﻣَﺔِ ﻓٔﻲ ﺩٔﻳﻨٔﻲ ﻭَ ﺑَﺪَﻧٔﻲ، ﻭَﺍﻟْﺒَﺼٔﲑَﺓِ ﻓٔﻲ ﻗَﻠْﺒٔﻲ، ﻭَﺍﻟﻨﱠﻔَﺎﺫِ ﻓٔﻲ ﺃُﻣُﻮﺭٔﻱ، ﻭَﺍﻟْﺨَﺸْﻴَﺔِ ﻟَﻚَ، ﻭَﺍﻟْﺨَﻮْﻑِ

Allah'tan Afiyet İstediği Zaman (23)

İstediği Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve katından olan afiyet elbisesini giydir …
SSC_0174 · S. 261–262 · Allah'tan Afiyet İstediği Zaman (23)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
İstediği Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve katından olan afiyet elbisesini giydir bana; afiyetine bürü beni; afiyetinle koru beni; afiyetinle ikram et bana; afiyetinle zengin et beni; afiyetinle bağışta bulun bana; afiyetini ver bana; afiyetini döşe benim için; afiyetini hakkımda yararlı kıl; dünya ve ahirette afiyetini ayırma benden. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve yeterli, şifa bahşedici, yükselip gelişen bir afiyet ver bana; bedenimde sıhhat üretecek bir afiyet, dünya ve ahiret afiyeti. Dinim ve bedenimde sıhhat, emniyet ve selâmet; kalbimde basiret, işlerimde ilerleme, senin için haş- ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَﺍﻟﻘُﻮﱠﺓِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﻣَﺮْﺗَﻨٔﻲ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻹِْﺟْﺘِﻨَﺎﺏِ ﻟِﻤَﺎ ﻧَﻬَﻴْﺘَﻨٔﻲ ﻋَﻨْﻪُ ﻣِﻦْ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﺍﻣْﻨُﻦْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﺎﻟْﺤَﺞِّ ﻭَﺍﻟْﻌُﻤْﺮَﺓِ، ﻭَ ﺯِﻳَﺎﺭَﺓِ ﻗَﺒْﺮِ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ، ﺻَﻠَﻮَﺍﺗُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻚَ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺁﻝِ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢُ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺃَﺑَﺪًﺍ ﻣَﺎۤ ﺃَﺑْﻘَﻴْﺘَﻨٔﻲ، ﻓٔﻲ ﻋَﺎﻣٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ ﻭَ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﻋَﺎﻡٍ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺫٰﻟِﻚَ ﻣَﻘْﺒُﻮﻻً ﻣَﺸْﻜُﻮﺭًﺍ، ﻣَﺬْﻛُﻮﺭًﺍ ﻟَﺪَﻳْﻚَ، ﻣَﺬْﺧُﻮﺭًﺍ ﻋِﻨْﺪَﻙَ. ﻭَ ﺃَﻧْﻄِﻖْ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻙَ ﻭَ ﺷُﻜْﺮِﻙَ ﻭَ ﺫِﻛْﺮِﻙَ ﻭَ ﺣُﺴْﻦِ ﺍﻟﺜﱠﻨَﺎۤﺀِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻟِﺴَﺎﻧٔﻲ، ﻭَﺍﺷْﺮَﺡْ ﻟِﻤَﺮَﺍﺷِﺪِ ﺩٔﻳﻨِﻚَ ﻗَﻠْﺒٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧٔﻲ ﻭَ ﺫُﺭِّﻳﺘٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ ﺍﻟﺮﱠﺟٔﻴﻢِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﺍﻟﺴﱠﺎﻣﱠﺔِ ﻭَﺍﻟْﻬَﺎﻣﱠﺔِ ﻭَﺍﻟْﻌَﺎﻣﱠﺔِ ﻭَﺍﻟﻼﱠﻣﱠﺔِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻛُﻞِّ ﺷَﻴْﻄَﺎﻥٍ ﻣَﺮٔﻳﺪٍ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻛُﻞِّ ﺳُﻠْﻄَﺎﻥٍ ﻋَﻨٔﻴﺪٍ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻛُﻞِّ ﻣُﺘْﺮَﻑٍ ﺣَﻔٔﻴﺪٍ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻛُﻞِّ ﺿَﻌٔﻴﻒٍ ﻭَ ﺷَﺪٔﻳﺪٍ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻛُﻞِّ ﺷَﺮٔﻳﻒٍ ﻭَ ﻭَﺿٔﻴﻊٍ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻛُﻞِّ ﺻَﻐٔﲑٍ ﻭَ ﻛَﺒٔﲑٍ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻛُﻞِّ ﻗَﺮٔﻳﺐٍ ﻭَ ﺑَﻌٔﻴﺪٍ، ﻭَ ﻣِﻦْ ٍﺷَﺮِّ ﻛُﻞِّ ﻣَﻦْ ﻧَﺼَﺐَ ﻟِﺮَﺳُﻮﻟِﻚَ ﻭَ ﻷَِﻫْﻞِ ﺑَﻴْﺘِﻪِ ﺣَﺮْﺑًﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺠِﻦِّ ﻭَﺍﻹِْﻧْﺲِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻛُﻞِّ ﺩَﺍﺑﱠﺔٍ ﺃَﻧْﺖَ ﺁﺧِﺬٌ ﺑِﻨَﺎﺻِﻴَﺘِﻬَﺎ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﺻِﺮَﺍﻁٍ ﻣُﺴْﺘَﻘٔﻴﻢ yet, senden korkma, bana emrettiğin itaatleri yerinegetirme, nehyettiğin günahlardan sakınma nimetleriyle lütufta bulun bana.
Allah'ım! Bu yıl ve ömrüm boyunca her yıl haccı, umreyi ve salâvatın, rahmetin ve bereketlerin ona ve Âline …
SSC_0175 · S. 262–264 · Allah'tan Afiyet İstediği Zaman (23)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Bu yıl ve ömrüm boyunca her yıl haccı, umreyi ve salâvatın, rahmetin ve bereketlerin ona ve Âline olsun, Resulünün ve Ehl-i Beytinin kabirlerinin ziyaretini bana nasip eyle. Bunları katında kabul buyrulmuş, karşılığı verilmiş, övgüyle anılmış ve indinde (ahiretim için) biriktirilmiş amellerimden kıl. Dilimi hamdın, şükrün, zikrin ve güzel övgünle konuştur; kalbimi dininin doğruları için aç. Beni ve soyumu kovulmuş Şeytan'dan, öldürücü olan veya olmayan zehirli hayvanın ve tüm canlıların kötülüğünden, nazardan, her azgın şeytanın şerrinden, her zalim sultanın şerrinden, her isteği yerine getirilen nimet azgınlarının şerrinden, her güçsüz ve güçlünün şerrinden, her şansız şerefsiz ve şanlı şereflinin şerrinden, her küçük ve büyüğün şerrinden, her yakın ve uzağın şerrinden, cinler ve insanlardan Resulün ve Ehl-i Beytine karşı bayrak açanların şerrinden ve perçemi senin elinde olan her hayvanın şerrinden koru. ُﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺃَﺭَﺍﺩَﻧٔﻲ ﺑِﺴُﻮﺀٍ ﻓَﺎﺻْﺮِﻓْﻪ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَﺍﺩْﺣَﺮْ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣَﻜْﺮَﻩُ، ﻭَﺍﺩْﺭَﺃْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺷَﺮﱠﻩُ، ﻭَ ﺭُﺩﱠ ﻛَﻴْﺪَﻩُ ﻓٔﻲ ﻧَﺤْﺮِﻩِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻪِ ﺳَﺪًّﺍ، ﺣَﺘٕﻲ ﺗُﻌْﻤِﻲَ ﻋَﻨّٔﻲ ﺑَﺼَﺮَﻩُ، ﻭَ ﺗُﺼِﻢﱠ ﻋَﻦْ ﺫِﻛْﺮٔﻱ ﺳَﻤْﻌَﻪُ، ﻭَ ﺗُﻘْﻔِﻞَ ﺩُﻭﻥَ ﺇِﺧْﻄَﺎﺭٔﻱ ﻗَﻠْﺒَﻪُ، ﻭَ ﺗُﺨْﺮِﺱَ ﻋَﻨّٔﻲ ﻟِﺴَﺎﻧَﻪُ، ﻭَ ﺗَﻘْﻤَﻊَ ﺭَﺃْﺳَﻪُ، ﻭَ ﺗُﺬِﻝﱠ ﻋِﺰﱠﻩُ، ﻭَ ﺗَﻜْﺴِﺮَ ﺟَﺒَﺮُﻭﺗَﻪ، ﻭَ ﺗُﺬِﻝﱠ ﺭَﻗَﺒَﺘَﻪُ، ﻭَ ﺗَﻔْﺴَﺦَ ﻛِﺒْﺮَﻩُ، ﻭَ ﺗُﺆْﻣِﻨَﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺿَﺮِّﻩِ ﻭَ ﺷَﺮِّﻩِ، ﻭَ ﻏَﻤْﺰِﻩِ ﻭَ ﻫَﻤْﺰِﻩِ، ﻭَ ﻟَﻤْﺰِﻩِ ﻭَ ﺣَﺴَﺪِﻩِ ﻭَ ﻋَﺪَﺍﻭَﺗِﻪِ، ﻭَ ﺣَﺒَﺎۤﺋِﻠِﻪِ ﻭَ ﻣَﺼَﺎۤﺋِﺪِﻩِ، ﻭَ ﺭَﺟْﻠِﻪِ ﻭَ ﺧَﻴْﻠِﻪِ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﺰٔﻳﺰٌ ﻗَﺪﻳﺮٌ.
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bana kötü bir niyetle yaklaşanın kötülüğünü benden geri çevir;
SSC_0176 · S. 265–266 · Allah'tan Afiyet İstediği Zaman (23)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bana kötü bir niyetle yaklaşanın kötülüğünü benden geri çevir; hilesini benden uzaklaştır; şerrini benden defet; tuzağına kendisini düşür; gözü beni görmesin; kulağı beni duymasın; kalbi beni anmasın; dili benden söz etmesin; başını ezesin; izzetini zillete dönüştüresin; kudretini kırasın; büyüklüğünü bozup kendisini alçaltasın; beni onun her türlü zararından, şerrinden, alayından, hasedinden, düşmanlığından, hilesinden, tuzağından, piyade veya süvari güçlerinden koruyasın. Hiç şüphesiz, sen izzet ve kudret sahibisin. 264ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٤٢ ﻷَِﺑَﻮَﻳْﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻋَﺒْﺪِﻙَ ﻭَ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻫْﻞِ ﺑَﻴْﺘِﻪِ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَﺍﺧْﺼُﺼْﻬُﻢْ ﺑِﺄَﻓْﻀَﻞِ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗِﻚَ، ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗِﻚَ ﻭَ ﺳَﻼَﻣِﻚَ. ﻭَﺍﺧْﺼُﺺِ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﺍﻟِﺪَﻱﱠ ﺑِﺎﻟْﻜَﺮَﺍﻣَﺔِ ﻟَﺪَﻳْﻚَ، ﻭَﺍﻟﺼﱠﻼَﺓِ ﻣِﻨْﻚَ ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻟْﻬِﻤْﻨٔﻲ ﻋِﻠْﻢَ ﻣَﺎ ﻳَﺠِﺐُ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺇِﻟْﻬَﺎﻣًﺎ، ﻭَﺍﺟْﻤَﻊْ ﻟٔﻲ ﻋِﻠْﻢَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻛُﻠِّﻪِ ﺗَﻤَﺎﻣًﺎ، ﺛُﻢﱠ ﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺗُﻠْﻬِﻤُﻨٔﻲ ﻣِﻨْﻪُ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨٔﻲ ﻟِﻠﻨﱡﻔُﻮﺫِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺗُﺒَﺼِّﺮُﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﻋِﻠْﻤِﻪِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻳَﻔُﻮﺗَﻨِﻲ ﺍﺳْﺘِﻌْﻤَﺎﻝُ ﺷَﻲْﺀٍ ﻋَﻠﱠﻤْﺘَﻨٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺜْﻘُﻞَ ﺃَﺭْﻛَﺎﻧٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﺤَﻔُﻮﻑِ ﻓٔﻴﻤَﺎۤ ﺃَﻟْﻬَﻤْﺘَﻨٔﻴﻪِ.

Anne ve Babası Hakkında (24)

Allah'ım! Kulun ve resulün olan Muhammed'e ve onun tertemiz Ehl-i Beytine salât eyle;
SSC_0177 · S. 267–268 · Anne ve Babası Hakkında (24)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Kulun ve resulün olan Muhammed'e ve onun tertemiz Ehl-i Beytine salât eyle; salâtlarının, rahmetinin, bereketlerinin ve selâmının en üstünüyle onları seçkin kıl. Allah'ım! Ey merhametlilerin en merhametlisi! Anne ve babamı katındaki saygınlık ve özel salâtın ile mümtaz kıl. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve anne ve babam için bana farz olan şeylerin bilgisini ilham yoluyla bana bildir. Bu bilginin tamamını bana ver ve beni, bildiklerimi eksiksiz olarak pratiğe dökmeye, onları uygulamaya geçirmekte tembellik etmemeye muvaffak et. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻛَﻤَﺎ ﺷَﺮﱠﻓْﺘَﻨَﺎ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻛَﻤَﺎۤ ﺃَﻭْﺟَﺒْﺖَ ﻟَﻨَﺎ ﺍﻟْﺤَﻖﱠ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖِ ﺑَﺴَﺒَﺒِﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﺃَﻫَﺎﺑُﻬُﻤَﺎ ﻫَﻴْﺒَﺔَ ﺍﻟﺴﱡﻠْﻄَﺎﻥِ ﺍﻟْﻌَﺴُﻮﻑِ، ﻭَ ﺃَﺑَﺮﱡﻫُﻤَﺎ ﺑِﺮﱠ ﺍﻷُْﻡِّ ﺍﻟﺮﱠﺅُﻭﻑِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻃَﺎﻋَﺘٔﻲ ﻟِﻮَﺍﻟِﺪَﻱﱠ ، ﻭَ ﺑِﺮّٔﻱ ﺑِﻬِﻤَﺎ، ﺃَﻗَﺮﱠ ﻟِﻌَﻴْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺭَﻗْﺪَﺓِ ﺍﻟْﻮَﺳْﻨَﺎﻥِ، ﻭَ ﺃَﺛْﻠَﺞَ ﻟِﺼَﺪْﺭٔﻱ ﻣِﻦْ ﺷَﺮْﺑَﺔِ ﺍﻟﻈﱠﻤْﺂﻥِ، ﺣَﺘٕﻲ ﺃُﻭﺛِﺮَ ﻋَﻠٰﻲ ﻫَﻮَﺍﻱَ ﻫَﻮَﺍﻫُﻤَﺎ، ﻭَ ﺃُﻗَﺪِّﻡَ ﻋَﻠٰﻲ ﺭِﺿَﺎﻱَ ﺭِﺿَﺎﻫُﻤَﺎ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻜْﺜِﺮَ ﺑِﺮﱠﻫُﻤَﺎ ﺑٔﻲ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻗَﻞﱠ ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻘِﻞﱠ ﺑِﺮّٔﻱ ﺑِﻬِﻤَﺎ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻛَﺜُﺮَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺧَﻔِّﺾْ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﺻَﻮْﺗٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻃِﺐْ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﻛَﻼَﻣٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻟِﻦْ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﻋَﺮٔﻳﻜَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻋْﻄِﻒْ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﻗَﻠْﺒٔﻲ، ﻭَ ﺻَﻴِّﺮْﻧٔﻲ ﺑِﻬِﻤَﺎ ﺭَﻓٔﻴﻘًﺎ، ﻭَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ ﺷَﻔٔﻴﻘًﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺷْﻜُﺮْ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﺗَﺮْﺑِﻴَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺛِﺒْﻬُﻤَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺗَﻜْﺮِﻣَﺘٔﻲ، ﻭَﺍﺣْﻔَﻆْ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﻣَﺎ ﺣَﻔِﻈَﺎﻩُ ﻣِﻨّٔﻲ ﻓٔﻲ ﺻِﻐَﺮٔﻱ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻣَﺎ ﻣَﺴﱠﻬُﻤَﺎ ﻣِﻨّٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﺫﻱً، ﺃَﻭْ ﺧَﻠَﺺَ ﺇِﻟَﻴْﻬِﻤَﺎ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣِﻦْ
Allah'ım! Muhammed ile bizi onurlandırdığın gibi, ona ve Âline salât eyle.
SSC_0178 · S. 269 · Anne ve Babası Hakkında (24)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ile bizi onurlandırdığın gibi, ona ve Âline salât eyle. Muhammed sebebiyle bizim için insanlar üzerinde bazı haklar farz ettiğin gibi, ona ve Âline salât eyle. Allah'ım! Öyle et ki, zalim sultandan korkar gibi onlardan (anne ve babadan) korkayım; şefkatli anne gibi onlara iyilik edeyim. Anne ve babama itaatimi ve onlara iyi davranmamı, uyku düşkünü kimsenin uykusundan daha göz aydınlatıcı ve çok susamış kimsenin içtiği sudan daha yürek serinletici kıl; onların isteğini kendi isteğime tercih edeyim; onların hoşnutluğunu kendi hoşnutluğumdan önde tutayım; az da olsa onların bana yaptığı iyiliği çok, çok da olsa benim onlara yaptığım iyiliği az göreyim. Allah'ım! Onlara karşı sesimi kıs; sözümü güzelleştir; huyumu yumuşak, kalbimi şefkatli kıl; onlara karşı rıfk ile davranmaya, onlara sevgiyle yaklaşmaya muvaffak et beni. Allah'ım! Onlara, beni eğitmelerinin karşılığını ver; beni ağırladıklarından dolayı onları ödüllendir; küçüklüğümde benden korudukları şeyleri onlar için koru. Allah'ım! Benden taraf onlara dokunan eziyeti, benden onlara ulaşan kötülüğü veya onların benim ya-
َﻣَﻜْﺮُﻭﻩٍ، ﺃَﻭْ ﺿَﺎﻉَ ﻗِﺒَﻠٔﻲ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﻣِﻦْ ﺣَﻖٍّ، ﻓَﺎﺟْﻌَﻠْﻪُ ﺣِﻄﱠﺔً ﻟِﺬُﻧُﻮﺑِﻬِﻤَﺎ، ﻭ ﻋُﻠُﻮًّﺍ ﻓٔﻲ …
SSC_0179 · S. 270 · Anne ve Babası Hakkında (24)
İmam Zeynelabidin
َﻣَﻜْﺮُﻭﻩٍ، ﺃَﻭْ ﺿَﺎﻉَ ﻗِﺒَﻠٔﻲ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﻣِﻦْ ﺣَﻖٍّ، ﻓَﺎﺟْﻌَﻠْﻪُ ﺣِﻄﱠﺔً ﻟِﺬُﻧُﻮﺑِﻬِﻤَﺎ، ﻭ ﻋُﻠُﻮًّﺍ ﻓٔﻲ ﺩَﺭَﺟَﺎﺗِﻬِﻤَﺎ، ﻭَ ﺯِﻳَﺎﺩَﺓً ﻓٔﻲ ﺣَﺴَﻨَﺎﺗِﻬِﻤَﺎ، ﻳَﺎ ﻣُﺒَﺪِّﻝَ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ ﺑِﺄَﺿْﻌَﺎﻓِﻬَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺎﺕِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻣَﺎ ﺗَﻌَﺪﱠﻳَﺎ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﻗَﻮْﻝٍ، ﺃَﻭْ ﺃَﺳْﺮَﻓَﺎ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﻓِﻌْﻞٍ، ﺃَﻭْ ﺿَﻴﱠﻌَﺎﻩُ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﺣَﻖٍّ، ﺃَﻭْ ﻗَﺼﱠﺮَﺍ ﺑٔﻲ ﻋَﻨْﻪُ ﻣِﻦْ ﻭَﺍﺟِﺐٍ، ﻓَﻘَﺪْ ﻭَﻫَﺒْﺘُﻪُ ﻟَﻬُﻤَﺎ، ﻭَ ﺟُﺪْﺕُ ﺑِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻤَﺎ، ﻭَ ﺭَﻏِﺒْﺖُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓٔﻲ ﻭَﺿْﻊِ ﺗَﺒِﻌَﺘِﻪِ ﻋَﻨْﻬُﻤَﺎ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻻَۤ ﺃَﺗﱠﻬِﻤُﻬُﻤَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺳْﺘَﺒْﻄِﺌُﻬُﻤَﺎ ﻓٔﻲ ﺑِﺮّٔﻱ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻛْﺮَﻩُ ﻣَﺎ ﺗَﻮَﻟﱠﻴَﺎﻩُ ﻣِﻦْ ﺃَﻣْﺮٔﻱ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ. ﻓَﻬُﻤَﺎۤ ﺃَﻭْﺟَﺐُ ﺣَﻘًّﺎ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﺃَﻗْﺪَﻡُ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧًﺎ ﺇِﻟَﻲﱠ ، ﻭَ ﺃَﻋْﻈَﻢُ ﻣِﻨﱠﺔً ﻟَﺪَﻱﱠ ، ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﺃُﻗَﺎﺻﱠﻬُﻤَﺎ ﺑِﻌَﺪْﻝٍ، ﺃَﻭْ ﺃُﺟَﺎﺯِﻳَﻬُﻤَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﺜْﻞٍ. ﺃَﻳْﻦَ ﺇِﺫًﺍ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻃُﻮﻝُ ﺷُﻐْﻠِﻬِﻤَﺎ ﺑِﺘَﺮْﺑِﻴَﺘٔﻲ؟ ﻭَ ﺃَﻳْﻦَ ﺷِﺪﱠﺓُ ﺗَﻌَﺒِﻬِﻤَﺎ ﻓٔﻲ ﺣِﺮَﺍﺳَﺘٔﻲ؟ ﻭَ ﺃَﻳْﻦَ ﺇِﻗْﺘَﺎﺭُﻫُﻤَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻧْﻔُﺴِﻬِﻤَﺎ ﻟِﻠﺘﱠﻮْﺳِﻌَﺔِ ﻋَﻠَﻲﱠ ؟ ﻫَﻴْﻬَﺎﺕَ، ﻣَﺎ ﻳَﺴْﺘَﻮْﻓِﻴَﺎﻥِ ﻣِﻨّٔﻲ ﺣَﻘﱠﻬُﻤَﺎ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃُﺩْﺭِﻙُ ﻣَﺎ ﻳَﺠِﺐُ ﻋَﻠَﻲﱠ nımda zayi olan hakkını; günahlarının bağışlanmasına, derecelerinin yükselmesine, iyiliklerinin fazlalaşmasına vesile kıl; ey kötülükleri kat kat fazlasıyla iyiliklere çeviren (yüce Allah)!
Allah'ım! Onların bana karşı kötü sözlerini, haksız davranışlarını, zayi ettikleri haklarımı, hakkımda kusur …
SSC_0180 · S. 270–272 · Anne ve Babası Hakkında (24)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Onların bana karşı kötü sözlerini, haksız davranışlarını, zayi ettikleri haklarımı, hakkımda kusur ettikleri vazifelerini onlara bağışladım, ihsan ettim ve vebalinin onlardan kaldırılmasını istiyorum senden. Çünkü ben; onları bana karşı kötü niyetlilikle itham etmemekte, bana iyilik etmekte ihmalkârlıkla suçlamamakta ve hakkımda yaptıklarından şikâyetçi olmamaktayım, ey Rabbim! Onların, üzerimdeki hakkı pek büyüktür; iyilikleri çok eski günlere dayanmaktadır. Onlara karşı minnettarlığım, onları adalet ölçüsüyle kısas etmemden veya onlara yaptıklarının misliyle karşılık vermemden çok daha büyüktür! (Onları kısas etmeye veya onlara yaptıklarının misliyle karşılık vermeye kalkışırsam,) O zaman, ey Tanrım, uzun süre beni yetiştirmekle uğraşmaları ne olur?! Beni korumak için çektikleri zahmetler nereye gider?! Benim rahatlığım için katlandıkları zorluklar nerede kalır?! Hayır! Kesinlikle onların hakkını ödeyemem; onlar için bana farz olanı yerine getiremem ve onlara hiz- َﻟَﻬُﻤَﺎ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻧَﺎ ﺑِﻘَﺎﺽٍ ﻭَﻇٔﻴﻔَﺔَ ﺧِﺪْﻣَﺘِﻬِﻤَﺎ. ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋِﻨّٔﻲ ﻳَﺎ ﺧَﻴْﺮَ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘُﻌٔﲔَ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨٔﻲ ﻳَﺎۤ ﺃَﻫْﺪٰﻱ ﻣَﻦْ ﺭُﻏِﺐَ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟْﻌُﻘُﻮﻕِ ﻟِﻶْﺑَﺎۤﺀِ ﻭَﺍﻷُْﻣﱠﻬَﺎﺕِ ﴾.َﻳَﻮْﻡَ ﺗُﺠْﺰٰﻱ ﻛُﻞﱡ ﻧَﻔْﺲٍ ﺑِﻤَﺎ ﻛَﺴَﺒَﺖْ ﻭَ ﻫُﻢْ ﻻَ ﻳُﻈْﻠَﻤُﻮﻥَ﴿ ﻳَﻮْﻡَ ﺗُﺠْﺰٰﻱ ﻛُﻞﱡ ﻧَﻔْﺲٍ ﺑِﻤَﺎ ﻛَﺴَﺒَﺖْ ﻭَ ﻫُﻢْ ﻻَ ﻳُﻈْﻠَﻤُﻮﻥ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﺫُﺭِّﻳﺘِﻪِ، ﻭَﺍﺧْﺼُﺺْ ﺃَﺑَﻮَﻱﱠ ﺑِﺄَﻓْﻀَﻞِ ﻣَﺎ ﺧَﺼَﺼْﺖَ ﺑِﻪِ ﺁﺑَﺎۤﺀَ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ ﻭَ ﺃُﻣﱠﻬَﺎﺗِﻬِﻢْ، ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻻَ ﺗُﻨْﺴِﻨٔﻲ ﺫِﻛْﺮَﻫُﻤَﺎ ﻓٔﻲ ﺃَﺩْﺑَﺎﺭِ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗٔﻲ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﺇِﻧًﻲ ﻣِﻦْ ﺁﻧَﺎۤﺀِ ﻟَﻴْﻠٔﻲ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺳَﺎﻋَﺔٍ ﻣِﻦْ ﺳَﺎﻋَﺎﺕِ ﻧَﻬَﺎﺭٔﻱ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟٔﻲ ﺑِﺪُﻋَﺎۤﺋٔﻲ ﻟَﻬُﻤَﺎ، ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﺑِﺒِﺮِّﻫِﻤَﺎ ﺑٔﻲ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺓً ﺣَﺘْﻤًﺎ، ﻭَﺍﺭْﺽَ ﻋَﻨْﻬُﻤَﺎ ﺑِﺸَﻔَﺎﻋَﺘٔﻲ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﺭِﺿًﺎ ﻋَﺰْﻣًﺎ، ﻭَ ﺑَﻠِّﻐْﻬُﻤَﺎ ﺑِﺎﻟْﻜَﺮَﺍﻣَﺔِ ﻣَﻮَﺍﻃِﻦَ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻣَﺔِ.
met etme vazifesini hakkıyla ifa edemem.
SSC_0181 · S. 273–274 · Anne ve Babası Hakkında (24)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
met etme vazifesini hakkıyla ifa edemem. O hâlde, (ey Rabbim,) Muhammed ve Âline salât eyle ve (bu hususta) bana yardım et; ey kendisinden yardım istenilenlerin en iyisi! (Onlara karşı vazifemi yerine getirmekte) Bana başarı ver; ey kendisinden medet umulanların en doğrusu! Ve beni, "herkesin zulme uğramadan kazandığıyla cezalandırılacağı gün" (Casiye, 23) anne ve babalarına kötü davranıp onları incitenler zümresine katma. Allah'ım! Muhammed'e, Âline ve zürriyetine salât eyle ve özellikle mümin kullarının babaları ve annelerine verdiğini benim anne ve babama ver; ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah'ım! Namazlarımın ardında, gecelerimin bir bölümünde ve gündüzlerimin her saatinde onları anmayı bana unutturma. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni onlara dua etmem sebebiyle bağışla; onları da bana yaptıkları iyilikler sebebiyle kat'î bir mağfiretle bağışla; benim aracılığımla kesin bir hoşnutlukla onlardan razı ol ve onları ağırlayarak (cennetteki) selâmet yerlerine ulaştır. ْﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺇِﻥْ ﺳَﺒَﻘَﺖْ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺗُﻚَ ﻟَﻬُﻤَﺎ ﻓَﺸَﻔِّﻌْﻬُﻤَﺎ ﻓِﻲﱠ ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺳَﺒَﻘَﺖ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺗُﻚَ ﻟٔﻲ ﻓَﺸَﻔِّﻌْﻨٔﻲ ﻓٔﻴﻬِﻤَﺎ، ﺣَﺘٕﻲ ﻧَﺠْﺘَﻤِﻊَ ﺑِﺮَﺃْﻓَﺘِﻚَ ﻓٔﻲ ﺩَﺍﺭِ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻣَﺤَﻞِّ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺗِﻚَ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻔَﻀْﻞِ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢِ، ﻭَﺍﻟْﻤَﻦِّ ﺍﻟْﻘَﺪٔﱘِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﺭْﺣَﻢُ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ.
Allah'ım! Eğer onları benden önce bağışlayacak olursan, onları bana şefaatçi kıl ve eğer beni onlardan önce …
SSC_0182 · S. 275–276 · Anne ve Babası Hakkında (24)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Eğer onları benden önce bağışlayacak olursan, onları bana şefaatçi kıl ve eğer beni onlardan önce bağışlayacak olursan, beni onlara şefaatçi kıl. Şefkatinle, mağfiret ve rahmetinin mahalli olan saygınlık evinde (cennette) bizleri bir araya getir. Hiç kuşkusuz, sen, büyük fazl ve ezelî nimet sahibisin ve sen, rahmedenlerin en merhametlisisin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٥٢ ﻟِﻮُﻟْﺪِﻩِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢُ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻣُﻦﱠ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﺒَﻘَﺎۤﺀِ ﻭُﻟْﺪٔﻱ، ﻭَ ﺑِﺈِﺻْﻼَﺣِﻬِﻢْ ﻟٔﻲ ﻭَ ﺑِﺈِﻣْﺘَﺎﻋٔﻲ ﺑِﻬِﻢْ. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺍﻣْﺪُﺩْ ﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﺃَﻋْﻤَﺎﺭِﻫِﻢْ، ﻭَ ﺯِﺩْ ﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﺁﺟَﺎﻟِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺭَﺏِّ ﻟٔﻲ ﺻَﻐٔﲑَﻫُﻢْ، ﻭَ ﻗَﻮِّ ﻟٔﻲ ﺿَﻌٔﻴﻔَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺃَﺻِﺢﱠ ﻟٔﻲ ﺃَﺑْﺪَﺍﻧَﻬُﻢْ ﻭَ ﺃَﺩْﻳَﺎﻧَﻬُﻢْ ﻭَ ﺃَﺧْﻼَﻗَﻬُﻢْ، ﻭَ ﻋَﺎﻓِﻬِﻢْ ﻓٔﻲ ﺃَﻧْﻔُﺴِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﺟَﻮَﺍﺭِﺣِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﻣَﺎ ﻋُﻨٔﻴﺖُ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﺃَﻣْﺮِﻫِﻢْ، ﻭَ ﺃَﺩْﺭِﺭْ ﻟٔﻲ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﻳَﺪٔﻱۤ ﺃَﺭْﺯَﺍﻗَﻬُﻢْ. ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻬُﻢْ ﺃَﺑْﺮَﺍﺭًﺍ ﺃَﺗْﻘِﻴَﺎۤﺀَ ﺑُﺼَﺮَﺍۤﺀَ، ﺳَﺎﻣِﻌٔﲔَ ﻣُﻄٔﻴﻌٔﲔَ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻷَِﻭْﻟﻴَِﺎۤﺋِﻚَ ﻣُﺤِﺒّٔﲔَ ﻣُﻨَﺎﺻِﺤٔﲔَ، ﻭَ ﻟِﺠَﻤٔﻴﻊِ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺋِﻚَ ﻣُﻌَﺎﻧِﺪٔﻳﻦَ ﻭَ ﻣُﺒْﻐِﻀٔﲔَ، ﺁﻣٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺷْﺪُﺩْ ﺑِﻬِﻢْ ﻋَﻀُﺪٔﻱ، ﻭَ ﺃَﻗِﻢْ ﺑِﻬِﻢْ ﺃَﻭَﺩٔﻱ، ﻭَ ﻛَﺜِّﺮْ ﺑِﻬِﻢْ ﻋَﺪَﺩٔﻱ،

Çocukları Hakkında (25)

Allah'ım! Çocuklarımın kalmasıyla, onları benim için ıslah etmekle ve benim onlardan yararlanmamla bana …
SSC_0183 · S. 277–278 · Çocukları Hakkında (25)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Çocuklarımın kalmasıyla, onları benim için ıslah etmekle ve benim onlardan yararlanmamla bana lütufta bulun. Allah'ım! Benim için onların ömrünü uzat. (Dünyadaki) Sürelerini çoğalt. Küçüklerini yetiştir. Güçsüzlerini güçlendir. Bedenlerini, dinlerini ve huylarını sahih ve salim kıl. Canlarında, vücutlarında ve benim için önemli olan her şeylerinde onlara sağlık ver ve benim elimle rızklarını bol et. Onları iyiler, takvalılar, görenler, işitenler, sana itaat edenler, dostlarını sevenler, onların iyiliğini isteyenler, tüm düşmanlarına karşı çıkan ve onlara buğzedenler kıl. Âmin. Allah'ım! Onlarla pazımı güçlendir; eğriliğimi düzelt; sayımı çoğalt; meclisimi süsle; anımı dirilt. Gıya- ﻭَ ﺯَﻳِّﻦْ ﺑِﻬِﻢْ ﻣَﺤْﻀَﺮٔﻱ، ﻭَ ﺃَﺣْﻲِ ﺑِﻬِﻢْ ﺫِﻛْﺮٔﻱ، ﻭَﺍﻛْﻔِﻨٔﻲ ﺑِﻬِﻢْ ﻓٔﻲ ﻏَﻴْﺒَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻋِﻨّٔﻲ ﺑِﻬِﻢْ ﻋَﻠٰﻲ ﺣَﺎﺟَﺘٔﻲ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻬُﻢْ ﻟٔﻲ ﻣُﺤِﺒّٔﲔَ، ﻭَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺣَﺪِﺑﲔَ ﻣُﻘْﺒِﻠٔﲔَ، ﻣُﺴْﺘَﻘٔﻴﻤٔﲔَ ﻟٔﻲ ﻣُﻄٔﻴﻌٔﲔَ، ﻏَﻴْﺮَ ﻋَﺎﺻٔﲔَ ﻭَ ﻻَ ﻋَﺎﻗّٔﲔَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﺨَﺎﻟِﻔٔﲔَ ﻭَ ﻻَ ﺧَﺎﻃِﺌٔﲔَ. ﻭَ ﺃَﻋِﻨّٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﺗَﺮْﺑِﻴَﺘِﻬِﻢْ ﻭَ ﺗَﺄْﺩٔﻳﺒِﻬِﻢْ ﻭَ ﺑِﺮِّﻫِﻢْ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﻟَﺪُﻧْﻚَ ﻣَﻌَﻬُﻢْ ﺃَﻭْﻻَﺩًﺍ ﺫُﻛُﻮﺭًﺍ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺫٰﻟِﻚَ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻟٔﻲ، ﻭَﺍﺟَﻌَﻠْﻬُﻢْ ﻟٔﻲ ﻋَﻮْﻧًﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﺳَﺄَﻟْﺘُﻚَ. ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧٔﻲ ﻭَ ﺫُﺭِّﻳﺘٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ ﺍﻟﺮﱠﺟٔﻴﻢِ، ﻓَﺈِﻧﱠﻚَ ﺧَﻠَﻘْﺘَﻨَﺎ ﻭَ ﺃَﻣَﺮْﺗَﻨَﺎ ﻭَ ﻧَﻬَﻴْﺘَﻨَﺎ، ﻭَ ﺭَﻏﱠﺒْﺘَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺛَﻮَﺍﺏِ ﻣَﺎۤ ﺃَﻣَﺮْﺗَﻨَﺎ، ﻭَ ﺭَﻫﱠﺒْﺘَﻨَﺎ ﻋِﻘَﺎﺑَﻪُ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻟَﻨَﺎ ﻋَﺪُﻭًّﺍ ﻳَﻜٔﻴﺪُﻧَﺎ، ﺳَﻠﱠﻄْﺘَﻪُ ﻣِﻨﱠﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻟَﻢْ ﺗُﺴَﻠِّﻄْﻨَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻣِﻨْﻪُ، ﺃَﺳْﻜَﻨْﺘَﻪُ ﺻُﺪُﻭﺭَﻧَﺎ، ﻭَ ﺃَﺟْﺮَﻳْﺘَﻪُ ﻣَﺠَﺎﺭِﻱَ ﺩِﻣَﺎۤﺋِﻨَﺎ، ﻻَ ﻳَﻐْﻔُﻞُ ﺇِﻥْ ﻏَﻔَﻠْﻨَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻨْﺴٰﻲ ﺇِﻥْ ﻧَﺴٔﻴﻨَﺎ، ﻳُﺆْﻣِﻨُﻨَﺎ ﻋِﻘَﺎﺑَﻚَ، ﻭَ ﻳُﺨَﻮِّﻓُﻨَﺎ ﺑِﻐَﻴْﺮِﻙَ، ﺇِﻥْ ﻫَﻤَﻤْﻨَﺎ ﺑِﻔَﺎﺣِﺸَﺔٍ ﺷَﺠﱠﻌَﻨَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻫَﻤَﻤْﻨَﺎ ﺑِﻌَﻤَﻞٍ ﺻَﺎﻟِﺢٍ ﺛَﺒﱠﻄَﻨَﺎ ﻋَﻨْﻪُ، ﻳَﺘَﻌَﺮﱠﺽُ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﺎﻟﺸﱠﻬَﻮَﺍﺕِ، ﻭَ bımda onlarla bana yet. Hacetime ulaşmakta onlarla bana yardım et.
Onları beni sevenler, bana acıyanlar, bana yönelip benden yüz çevirmeyenler, bana karşı doğrular, sözüme …
SSC_0184 · S. 278 · Çocukları Hakkında (25)
İmam Zeynelabidin
Onları beni sevenler, bana acıyanlar, bana yönelip benden yüz çevirmeyenler, bana karşı doğrular, sözüme bakanlar, sözümden çıkmayanlar, beni incitmeyenler, bana muhalefet etmeyenler ve bana karşı suç işlemeyenler kıl. Onları eğitip yetiştirmekte ve onlara iyi davranmakta bana yardım et. Kendi katından onlarla (mevcut olanlarla) birlikte bana erkek çocuklar da ver ve bunu hakkımda hayırlı kıl. Senden istediklerime ulaşmakta onları bana yardımcı kıl. Beni ve soyumu kovulmuş Şeytan'dan koru. Çünkü sen bizi yarattın; (iyilikleri) bize emrettin; (kötülüklerden) bizi sakındırdın; bizi emrettiklerinin sevabını kazanmaya özendirdin; emrine muhalefetin cezasından korkuttun; bize hile yapan bir düşman (Şeytan) yarattın; bizi ona musallat etmediğin yönlerden onu bize musallat ettin; onu göğüslerimize yerleştirdin; kanımızla birlikte damarlarımızda akıttın; biz gaflet etsek de o etmemekte; biz unutsak da o unutmamakta; senin cezalandırmandan bize güven vermekte; senden başkasından bizi korkutmakta; çirkin bir işe niyetlendiğimiz zaman bizi onu işlemeye cür'etlendirmekte; iyi bir işe niyetlendiğimiz zaman bizi ondan alıkoymakta; nefsanî tutkularla bize dokunmakta; şüpheleri gözlerimizin
َﻳَﻨْﺼِﺐُ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﺎﻟﺸﱡﺒُﻬَﺎﺕِ، ﺇِﻥْ ﻭَﻋَﺪَﻧَﺎ ﻛَﺬَﺑَﻨَﺎ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻣَﻨﱠﺎﻧَﺎۤ ﺃَﺧْﻠَﻔَﻨَﺎ، ﻭ ﺇِﻻﱠ ﺗَﺼْﺮِﻑْ ﻋَﻨﱠﺎ …
SSC_0185 · S. 280 · Çocukları Hakkında (25)
İmam Zeynelabidin
َﻳَﻨْﺼِﺐُ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﺎﻟﺸﱡﺒُﻬَﺎﺕِ، ﺇِﻥْ ﻭَﻋَﺪَﻧَﺎ ﻛَﺬَﺑَﻨَﺎ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻣَﻨﱠﺎﻧَﺎۤ ﺃَﺧْﻠَﻔَﻨَﺎ، ﻭ ﺇِﻻﱠ ﺗَﺼْﺮِﻑْ ﻋَﻨﱠﺎ ﻛَﻴْﺪَﻩُ ﻳُﻀِﻠﱠﻨَﺎ، ﻭَ ﺇِﻻﱠ ﺗَﻘِﻨَﺎ ﺧَﺒَﺎﻟَﻪُ ﻳَﺴْﺘَﺰِﻟﱠﻨَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺎﻗْﻬَﺮْ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧَﻪُ ﻋَﻨﱠﺎ ﺑِﺴُﻠْﻄَﺎﻧِﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﺗَﺤْﺒِﺴَﻪُ ﻋَﻨﱠﺎ ﺑِﻜَﺜْﺮَﺓِ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ ﻟَﻚَ، ﻓَﻨُﺼْﺒِﺢَ ﻣِﻦْ ﻛَﻴْﺪِﻩِ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻤَﻌْﺼُﻮﻣٔﲔَ ﺑِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺃَﻋْﻄِﻨٔﻲ ﻛُﻞﱠ ﺳُﺆْﻟٔﻲ، ﻭَﺍﻗْﺾِ ﻟٔﻲ ﺣَﻮَﺍۤﺋِﺠٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻤْﻨَﻌْﻨِﻲ ﺍﻹِْﺟَﺎﺑَﺔَ ﻭَ ﻗَﺪْ ﺿَﻤِﻨْﺘَﻬﺎ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺤْﺠُﺐْ ﺩُﻋَﺎۤﺋٔﻲ ﻋَﻨْﻚَ ﻭَ ﻗَﺪْ ﺃَﻣَﺮْﺗَﻨٔﻲ ﺑِﻪِ، ﻭَﺍﻣْﻨُﻦْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻜُﻞِّ ﻣَﺎ ﻳُﺼْﻠِﺤُﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﺩُﻧْﻴَﺎﻱَ ﻭَ ﺁﺧِﺮَﺗٔﻲ، ﻣَﺎ ﺫَﻛَﺮْﺕُ ﻣِﻨْﻪُ ﻭَ ﻣَﺎ ﻧَﺴٔﻴﺖُ، ﺃَﻭ ﺃَﻇْﻬَﺮْﺕُ ﺃَﻭْ ﺃَﺧْﻔَﻴْﺖُ، ﺃَﻭْ ﺃَﻋْﻠَﻨْﺖُ ﺃَﻭْ ﺃَﺳْﺮَﺭْﺕُ. ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺫٰﻟِﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺼْﻠِﺤٔﲔَ ﺑِﺴُﺆَﺍﻟٔﻲ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ، ﺍﻟْﻤُﻨْﺠِﺤٔﲔَ ﺑِﺎﻟﻄﱠﻠَﺐِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻏَﻴْﺮِ ﺍﻟْﻤَﻤْﻨُﻮﻋٔﲔَ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻮَﻛﱡﻞِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﺍﻟْﻤُﻌَﻮﱠﺫٔﻳﻦَ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻌَﻮﱡﺫِ ﺑِﻚَ، ﺍﻟﺮﱠﺍﺑِﺤٔﲔَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺘِّﺠﺎﺭَﺓِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﺍﻟْﻤُﺠَﺎﺭٔﻳﻦَ ﺑِﻌِﺰِّﻙَ، ﺍﻟْﻤُﻮﺳَﻊِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢُ ﺍﻟﺮِّﺯْﻕُ ﺍﻟْﺤَﻼَﻝُ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻚَ ﺍﻟْﻮَﺍﺳِﻊِ، ﺑِﺠُﻮﺩِﻙَ ﻭَ ﻛَﺮَﻣِﻚَ، ﺍﻟْﻤُﻌَﺰّٔﻳﻦَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺬﱡﻝِّ ﺑِﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﺠَﺎﺭٔﻳﻦَ önüne dikmekte; vaatte bulunduğu zaman yalan söylemekte; bizi arzularla oyaladığı zaman sözünde durmamakta.
Eğer sen, onun hilesini bizden geri çevirmezsen, bizi saptırır ve eğer bozgunculuğundan bizi korumazsan, bizi …
SSC_0186 · S. 280–282 · Çocukları Hakkında (25)
İmam Zeynelabidin
Eğer sen, onun hilesini bizden geri çevirmezsen, bizi saptırır ve eğer bozgunculuğundan bizi korumazsan, bizi (doğruluktan) kaydırır. Allah'ım! Bizi kendi sultana alarak Şeytan'ın sultasından kurtar ve sana yalvarışımızın çokluğuyla onu bizden alıkoy; böylece onun hilesine karşı senin koruman altında olalım. Allah'ım! Tüm isteklerimi bana ver. Hacetlerimi reva et. İcabeti benim için garantilediğin hâlde onu benden esirgeme. Dua etmemi emrettiğin hâlde duamı geri çevirme. Dünya ve ahirette bana yarayacak, hatırımda olan veya unuttuğum, dile getirdiğim veya sakladığım, açıkladığım veya gizlediğim her şeyi bana ihsan et. Bütün bunlarda, senden yardım isteyerek kendini düzeltenlerden; senin katında arayarak başarıyı bulanlardan; sana güvenerek muradına erenlerden; sana sığınarak korunanlardan; seninle alış veriş yaparak kazananlardan; izzetinle güven bulanlardan; fazlından kendilerine bol helâl rızk verilenlerden; bağışın ve kereminle zengin olanlardan; seninle zilletten izzete kavuşanlardan; adaletinle zulme َﻣِﻦَ ﺍﻟﻈﱡﻠْﻢِ ﺑِﻌَﺪْﻟِﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﻌَﺎﻓَﻴْﻦَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀِ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﻐْﻨَﻴْﻦَ ﻣِﻦ ﺍﻟْﻔَﻘْﺮِ ﺑِﻐَﻨَﺎﻙَ، ﻭَﺍﻟْﻤَﻌْﺼُﻮﻣٔﲔَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏِ ﻭَﺍﻟﺰﱠﻟَﻞِ ﻭَﺍﻟْﺨَﻄَﺎۤﺀِ ﺑِﺘَﻘْﻮَﺍﻙَ، ﻭَﺍﻟْـﻤُﻮَﻓﱠﻘٔﲔَ ﻟِﻠْﺨَﻴْﺮِ ﻭَﺍﻟﺮﱡﺷْﺪِ ﻭَﺍﻟﺼﱠﻮَﺍﺏِ ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﺤَﺎﻝِ ﺑَـﻴْﻨَﻬُﻢْ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏِ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ، ﺍﻟﺘﱠﺎﺭِﻛٔﲔَ ﻟِﻜُﻞِّ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ، ﺍﻟﺴﱠﺎﻛِﻨٔﲔَ ﻓٔﻲ ﺟِﻮَﺍﺭِﻙَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺃَﻋْﻄِﻨَﺎ ﺟَﻤٔﻴﻊَ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑِﺘَﻮْﻓﻴﻘِﻚَ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧَﺎ ﻣِﻦْ ﻋَﺬَﺍﺏِ ﺍﻟﺴﱠﻌٔﲑِ، ﻭَ ﺃَﻋْﻂِ ﺟَﻤٔﻴﻊَ ﺍﻟْﻤُﺴْﻠِﻤٔﲔَ ﻭَﺍﻟْﻤُﺴْﻠِﻤَﺎﺕِ ﻭَﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ ﻭَﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨَﺎﺕِ ﻣِﺜْﻞَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺳَﺄَﻟْﺘُﻚَ ﻟِﻨَﻔْﺴٔﻲ ﻭَ ﻟِﻮُﻟْﺪٔﻱ، ﻓٔﻲ ﻋَﺎﺟِﻞِ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻭَ ﺁﺟِﻞِ ﺍﻵﺧِﺮَﺓِ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻗَﺮٔﻳﺐٌ ﻣُﺠٔﻴﺐٌ، ﺳَﻤٔﻴﻊٌ ﻋَﻠٔﻴﻢٌ، ﻋَﻔُﻮﱡ ﻏَﻔُﻮﺭٌ، ﺭَﺅُﻭﻑٌ ﺭَﺣٔﻴﻢٌ. ﻭَ ﺁﺗِﻨَﺎ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﺣَﺴَﻨَﺔً، ﻭَ ﻓِﻲ ﺍﻵْﺧِﺮَﺓِ ﺣَﺴَﻨَﺔً، ﻭَ ﻗِﻨَﺎ ﻋَﺬَﺍﺏَ ﺍﻟﻨﱠﺎﺭِ.
uğramayacaklarından emin olanlardan; rahmetinle belâlara karşı bağışıklık kazananlardan;
SSC_0187 · S. 283–284 · Çocukları Hakkında (25)
İmam Zeynelabidin
uğramayacaklarından emin olanlardan; rahmetinle belâlara karşı bağışıklık kazananlardan; zenginliğinle fakirlikten zenginliğe erişenlerden; korumanla günahlardan, kaymalardan ve hatalardan korunmuş olanlardan; sana itaat ederek hayra, rüşde ve doğruya muvaffak olanlardan; kudretinle günahlarla aralarına perde çekilenlerden; sana karşı gelmenin her türlüsünü bırakanlardan ve senin komşuluğunda yer alanlardan kıl beni. Allah'ım! Tevfikin ve rahmetinle bütün bunları bize ver. Cehennem azabından bizi koru. Kendim ve çocuklarım için dünya ve ahirette istediğimin aynısını, erkeğiyle kadınıyla tüm Müslümanlara ve müminlere de ver. Hiç kuşkusuz, sen yakınsın, icabet edensin, işitensin, bilensin, affedensin, bağışlayansın, şefkatlisin, acıyansın. Ve bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş (cehennem) azabından koru. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ْ٦٢ ﻟِﺠِﲑَﺍﻧِﻪِ ﻭَ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻪِ ﺇِﺫَﺍ ﺫَﻛَﺮَﻫُﻢ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺗَﻮَﻟﱠﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﺟٔﲑَﺍﻧٔﻲ ﻭَ ﻣَﻮَﺍﻟِﻲﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﺭِﻓٔﲔَ ﺑِﺤَﻘِّﻨَﺎ، ﻭَﺍﻟْﻤُﻨَﺎﺑِﺬٔﻳﻦَ ﻷَِﻋْﺪَﺍۤﺋِﻨَﺎ، ﺑِﺄَﻓْﻀَﻞِ ﻭَﻻَﻳَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻬُﻢْ ﻹِِﻗَﺎﻣَﺔِ ﺳُﻨﱠﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻷَْﺧْﺬِ ﺑِﻤَﺤَﺎﺳِﻦِ ﺃَﺩَﺑِﻚَ ﻓٔﻲ ﺇِﺭْﻓَﺎﻕِ ﺿَﻌٔﻴﻔِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺳَﺪِّ ﺧَﻠﱠﺘِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻋِﻴَﺎﺩَﺓِ ﻣَﺮٔﻳﻀِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻫِﺪَﺍﻳَﺔِ ﻣُﺴْﺘَﺮْﺷِﺪِﻫِﻢْ، ﻭَ ﻣُﻨَﺎﺻَﺤَﺔِ ﻣُﺴْﺘَﺸٔﲑِﻫِﻢْ، ﻭَ ﺗَﻌَﻬﱡﺪِ ﻗَﺎﺩِﻣِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻛِﺘْﻤَﺎﻥِ ﺃَﺳْﺮَﺍﺭِﻫِﻢْ، ﻭَ ﺳَﺘْﺮِ ﻋَﻮْﺭَﺍﺗِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻧُﺼْﺮَﺓِ ﻣَﻈْﻠُﻮﻣِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺣُﺴْﻦِ ﻣُﻮَﺍﺳَﺎﺗِﻬِﻢْ ﺑِﺎﻟْﻤَﺎﻋُﻮﻥِ، ﻭَﺍﻟْﻌَﻮْﺩِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺑِﺎﻟْﺠِﺪَﺓِ ﻭَﺍﻹِْﻓْﻀَﺎﻝِ، ﻭَ ﺇِﻋْﻄَﺎۤﺀِ ﻣَﺎ ﻳَﺠِﺐُ ﻟَﻬُﻢْ ﻗَﺒْﻞَ ﺍﻟﺴﱡﺆَﺍﻝِ.
Andığında Okuduğu Dua Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve hakkımızı bilip düşmanlarımıza muhalefet eden …
SSC_0188 · S. 285–286 · Çocukları Hakkında (25)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Andığında Okuduğu Dua Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve hakkımızı bilip düşmanlarımıza muhalefet eden komşularım ve dostlarım hakkında en üstün yardımınla bana yardım et. Güçsüzlerine rıfk ile davranmakta, ihtiyaçlarını karşılamakta, hastalarını ziyaret etmekte, doğruyu arayanlarına yol göstermekte, danışanlarına öğüt vermekte, (konuk olarak) gelenlerini ağırlamakta, sırlarını gizlemekte, ayıplarını örtmekte, mazlumlarına yardım etmekte, (genellikle komşuların birbirinden ödünç alma ihtiyacını duydukları kazan, kepçe, merdiven, balta vb. gibi) ev eşyalarını onlardan esirgememekte, bol ihsanla hâl hatırlarını sormakta ve onlar istemeden önce gerekli olan şeyleri kendilerine vermekte onları (ve beni) senin sünnetini ayakta tutmaya ve güzel edebinle edeplenmeye muvaffak et. ِﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨِﻲ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﺃَﺟْﺰٔﻱ ﺑِﺎﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ ﻣُﺴٔﻴﺌَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺃُﻋْﺮِﺽُ ﺑِﺎﻟﺘﱠﺠَﺎﻭُﺯ ﻋَﻦْ ﻇَﺎﻟِﻤِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻌْﻤِﻞُ ﺣُﺴْﻦَ ﺍﻟﻈﱠﻦِّ ﻓٔﻲ ﻛَﺎﻓﱠﺘِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺃَﺗَﻮَﻟﱠﻲ ﺑﺎﻟْﺒِﺮِّ ﻋَﺎﻣﱠﺘَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺃَﻏُﺾﱡ ﺑَﺼَﺮٔﻱ ﻋَﻨْﻬُﻢْ ﻋِﻔﱠﺔً، ﻭَ ﺃُﻟٔﻴـﻦُ ﺟَﺎﻧِﺒٔﻲ ﻟَﻬُﻢْ ﺗَﻮَﺍﺿُﻌًﺎ، ﻭَ ﺃَﺭِﻕﱡ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀِ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﺭَﺣْﻤَﺔً، ﻭَ ﺃُﺳِﺮﱡ ﻟَﻬُﻢْ ﺑِﺎﻟْﻐَﻴْﺐِ ﻣَﻮَﺩﱠﺓً، ﻭَ ﺃُﺣِﺐﱡ ﺑَﻘَﺎۤﺀَ ﺍﻟﻨِّﻌْﻤَﺔِ ﻋِﻨْﺪَﻫُﻢْ ﻧُﺼْﺤًﺎ، ﻭَ ﺃُﻭﺟِﺐُ ﻟَﻬُﻢْ ﻣَﺎۤ ﺃُﻭﺟِﺐُ ﻟِﺤَﺎﻣﱠﺘٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺭْﻋٰﻲ ﻟَﻬُﻢْ ﻣَﺎۤ ﺃَﺭْﻋٰﻲ ﻟِﺨَﺎﺻﱠﺘٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨٔﻲ ﻣِﺜْﻞَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻣِﻨْﻬُﻢْ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟٔﻲۤ ﺃَﻭْﻓَﻲ ﺍﻟْﺤُﻈُﻮﻅِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻫُﻢْ، ﻭَ ﺯِﺩْﻫُﻢْ ﺑَﺼٔﲑَﺓً ﻓٔﻲ ﺣَﻘّٔﻲ ﻭَ ﻣَﻌْﺮِﻓَﺔً ﺑِﻔَﻀْﻠٔﻲ، ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﺴْﻌَﺪُﻭﺍ ﺑٔﻲ ﻭَ ﺃَﺳْﻌَﺪَ ﺑِﻬِﻢْ، ﺁﻣٔﲔَ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ.
Allah'ım! Kötülük edenlerine iyilikle karşılık vermeye, zulmedenlerinden af ile vazgeçmeye, tümünün hakkında …
SSC_0189 · S. 287–288 · Çocukları Hakkında (25)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Kötülük edenlerine iyilikle karşılık vermeye, zulmedenlerinden af ile vazgeçmeye, tümünün hakkında iyimser olmaya, hepsine iyilik etmeye, iffetin gereği olarak gözümü onlardan indirmeye, alçakgönüllülük olarak onlara yumuşak davranmaya, belâya duçar olanlarına acımaya, arkalarında da dostluğumu ve sevgimi açığa vurmaya, nimetlerinin kalıcı olmasını istemeye, kendi akrabalarım için gerekli bildiğimi onlar için de gerekli bilmeye ve yakınlarım için riayet ettiğim şeylere onlar için de riayet etmeye muvaffak et beni. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve onların da bana böyle olmasını sağla. Onlardan en çok faydalananlardan kıl beni. Hakkımda gözlerini aç, beni daha iyi tanısınlar, faziletimi bilsinler; onlar benimle mutlu olsunlar, ben de onlarla mutlu olayım. Âmin, ya Rabb'el-âlemin. 286ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٧٢ ﻷَِﻫْﻞِ ﺍﻟﺜﱡﻐُﻮﺭ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺣَﺼِّﻦْ ﺛُﻐُﻮﺭَ ﺍﻟْﻤُﺴْﻠِﻤٔﲔَ ﺑِﻌِﺰﱠﺗِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻳِّﺪْ ﺣُﻤَﺎﺗَﻬﺎ ﺑِﻘُﻮﱠﺗِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺳْﺒِـﻎْ ﻋَﻄَﺎﻳَﺎﻫُﻢْ ﻣِﻦْ ﺟِﺪَﺗِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻛَﺜِّﺮْ ﻋِﺪﱠﺗَﻬُﻢْ، ﻭَﺍﺷْﺤَﺬْ ﺃَﺳْﻠِﺤَﺘَﻬُﻢْ، ﻭَﺍﺣْﺮُﺱْ ﺣَﻮْﺯَﺗَﻬُﻢُ، ﻭَﺍﻣْﻨَﻊْ ﺣَﻮْﻣَﺘَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺃَﻟِّﻒْ ﺟَﻤْﻌَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺩﺑِّﺮْ ﺃَﻣْﺮَﻫُﻢْ، ﻭَ ﻭَﺍﺗِﺮْ ﺑَﻴْﻦَ ﻣِﻴَﺮِﻫِﻢْ، ﻭَ ﺗَﻮَﺣﱠﺪْ ﺑِﻜِﻔَﺎﻳَﺔِ ﻣُﺆَﻧِﻬِﻢْ، ﻭَﺍﻋْﻀُﺪْﻫُﻢْ ﺑِﺎﻟﻨﱠﺼْﺮِ، ﻭَ ﺃَﻋِﻨْﻬُﻢْ ﺑِﺎﻟﺼﱠﺒْﺮِ، ﻭَﺍﻟْﻄُﻒْ ﻟَﻬُﻢْ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻤَﻜْﺮِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻋَﺮِّﻓْﻬُﻢْ ﻣَﺎ ﻳَﺠْﻬَﻠُﻮﻥَ، ﻭَ ﻋَﻠِّﻤْﻬُﻢْ ﻣَﺎ ﻻَ ﻳَﻌْﻠَﻤُﻮﻥَ، ﻭَ ﺑَﺼِّﺮْﻫُﻢْ ﻣَﺎ ﻻَ ﻳُﺒْﺼِﺮُﻭﻥَ.

Sınır Bekçileri Hakkında (27)

Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve izzetinle Müslümanların sınırlarını sarp ve sağlam kıl;
SSC_0190 · S. 289–290 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve izzetinle Müslümanların sınırlarını sarp ve sağlam kıl; gücünle bekçilerini kuvvetlendir ve kereminden bağışlarını bol et. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve onların sayısını çoğalt; silâhlarını keskinleştir; etraflarını koru; dört bir yanlarını kuşatarak düşmanın onlara ulaşmasına engel ol; topluluklarını birleştir; işlerini yönet; onları azıksız bırakma; yiyeceklerini sen üzerine al; nusretinle onları destekle; sabırla onlara yardım et ve düşmanların hilelerine karşı onların gözlerini aç. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve onlara tanımadıklarını tanıt; bilmediklerini öğret ve görmediklerini göster. َﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺴِﻬِﻢْ ﻋِﻨْﺪَ ﻟِﻘَﺎۤﺋِﻬِﻢُ ﺍﻟْﻌَﺪُﻭﱠ ﺫِﻛْﺮ ﺩُﻧْﻴَﺎﻫُﻢُ ﺍﻟْﺨَﺪﱠﺍﻋَﺔِ ﺍﻟْﻐَﺮُﻭﺭِ، ﻭَﺍﻣْﺢُ ﻋَﻦْ ﻗُﻠُﻮﺑِﻬِﻢْ ﺧَﻄَﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﻔَﺘُﻮﻥِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞِ ﺍﻟْﺠَﻨﱠﺔَ ﻧَﺼْﺐَ ﺃَﻋْﻴُﻨِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻟَﻮِّﺡْ ﻣِﻨْﻬَﺎ ﻷَِﺑْﺼَﺎﺭِﻫِﻢْ ﻣَﺎۤ ﺃَﻋْﺪَﺩْﺕَ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﺴَﺎﻛِﻦِ ﺍﻟْﺨُﻠْﺪِ، ﻭَ ﻣَﻨَﺎﺯِﻝِ ﺍﻟْﻜَﺮَﺍﻣَﺔِ، ﻭَﺍﻟْﺤُﻮﺭِ ﺍﻟْﺤِﺴَﺎﻥِ، ﻭَﺍﻷَْﻧْﻬَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤُﻄﱠﺮِﺩَﺓِ ﺑِﺄَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺍﻷَْﺷْﺮِﺑَﺔِ، ﻭَﺍﻷَْﺷْﺠَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺪَﻟِّﻴَﺔِ ﺑِﺼُﻨُﻮﻑِ ﺍﻟﺜﱠﻤَﺮِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻳَﻬُﻢﱠ ﺃَﺣَﺪٌ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﺑِﺎﻹِْﺩْﺑَﺎﺭِ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺤَﺪِّﺙَ ﻧَﻔْﺴَﻪُ ﻋَﻦْ ﻗِﺮْﻧِﻪِ ﺑِﻔِﺮَﺍﺭٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﻓْﻠُﻞْ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﻋَﺪُﻭﱠﻫُﻢْ، ﻭَ ﺃَﻗْﻠِﻢْ ﻋَﻨْﻬُﻢْ ﺃَﻇْﻔَﺎﺭَﻫُﻢْ، ﻭَ ﻓَﺮِّﻕْ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﺃَﺳْﻠِﺤَﺘِﻬِﻢْ، ﻭَﺍﺧْﻠَﻊْ ﻭَﺛَﺎۤﺋِﻖَ ﺃَﻓْﺌِﺪَﺗِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺑَﺎﻋِﺪْ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﺃَﺯْﻭِﺩَﺗِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺣَﻴِّﺮْﻫُﻢْ ﻓٔﻲ ﺳُﺒُﻠِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺿَﻠِّﻠْﻬُﻢْ ﻋَﻦْ ﻭَﺟْﻬِﻬِﻢْ، ﻭَﺍﻗْﻄَﻊْ ﻋَﻨْﻬُﻢُ ﺍﻟْﻤَﺪَﺩَ، ﻭَﺍﻧْﻘُﺺْ ﻣِﻨْﻬُﻢُ ﺍﻟْﻌَﺪَﺩَ، ﻭَﺍﻣْﻸَْ ﺃَﻓْﺌِﺪَﺗَﻬُﻢُ ﺍﻟﺮﱡﻋْﺐَ، ﻭَﺍﻗْﺒِﺾْ ﺃَﻳْﺪِﻳَﻬُﻢْ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﺒَﺴْﻂِ، ﻭَﺍﺧْﺰِﻡْ ﺃَﻟْﺴِﻨَﺘَﻬُﻢْ ﻋَﻦِ ﺍﻟﻨﱡﻄْﻖِ، ﻭَ ﺷَﺮِّﺩْ ﺑِﻬِﻢْ ﻣَﻦْ ْﺧَﻠْﻔَﻬُﻢْ، ﻭَ ﻧَﻜِّﻞْ ﺑِﻬِﻢْ ﻣَﻦْ ﻭَﺭَﺍۤﺀَﻫُﻢْ، ﻭَﺍﻗْﻄَﻊْ ﺑِﺨِﺰْﻳِﻬِﻢْ ﺃَﻃْﻤَﺎﻉَ ﻣَﻦْ ﺑَﻌْﺪَﻫُﻢْ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻋَﻘِّﻢْ ﺃَﺭْﺣَﺎﻡَ ﻧِﺴَﺎۤﺋِﻬِﻢْ، ﻭَ ﻳَﺒِّﺲْ ﺃَﺻْﻼَﺏَ ﺭِﺟَﺎﻟِﻬِﻢْ، ﻭَﺍﻗْﻄَﻊ
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve düşmanla karşılaştıkları zaman aldatıcı, mağrur edici dünyayı …
SSC_0191 · S. 291 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve düşmanla karşılaştıkları zaman aldatıcı, mağrur edici dünyayı anmayı unuttur onlara; saptırıcı mal düşüncesini kalplerinden çıkar; gözlerinin önüne cenneti dik; onlar için hazırladığın ebediyet yurtlarını, ağırlanacakları evleri, siyah gözlü, beyaz yüzlü güzel kadınları (hurileri), çeşit çeşit içeceklerle akan ırmakları, türlü türlü meyvelerle sarkan ağaçları gözlerinin önünde canlandır; hiçbir düşmana sırt çevirmeyi düşünmesin, kaçayım demesinler. Allah'ım! Böylece düşmanlarını hezimete uğrat; tırnaklarını bunlardan kes; silâhlarıyla aralarına ayrılık sal; yüreklerinin ipini kopar; azıklarını onlardan uzaklaştır; yollarını şaşırt; yönlerini saptır; yardımını onlardan kes; sayılarını azalt; kalplerini korkuyla doldur; ellerini kollarını bağla; dillerini konuşamaz kıl; onların hezimete uğramasıyla arkalarındakileri darmadağın et; onları arkalarındakilere ibret vesilesi kıl; onları rezil rüsva ederek onlardan sonrakilerin arzulara kapılmalarına engel ol. Allah'ım! Kadınlarının rahimlerini kısır kıl; erkeklerinin döllerini kurut; binitlerinin ve hayvanlarının
َﻧَﺴْﻞَ ﺩَﻭَﺍﺑِّﻬِﻢْ ﻭَ ﺃَﻧْﻌَﺎﻣِﻬِﻢْ، ﻻَ ﺗَﺄْﺫَﻥْ ﻟِﺴَﻤَﺎۤﺋِﻬِﻢْ ﻓٔﻲ ﻗَﻄْﺮٍ، ﻭَ ﻻ ﻷَِﺭْﺿِﻬِﻢْ ﻓٔﻲ ﻧَﺒَﺎﺕٍ.
SSC_0192 · S. 292 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
َﻧَﺴْﻞَ ﺩَﻭَﺍﺑِّﻬِﻢْ ﻭَ ﺃَﻧْﻌَﺎﻣِﻬِﻢْ، ﻻَ ﺗَﺄْﺫَﻥْ ﻟِﺴَﻤَﺎۤﺋِﻬِﻢْ ﻓٔﻲ ﻗَﻄْﺮٍ، ﻭَ ﻻ ﻷَِﺭْﺿِﻬِﻢْ ﻓٔﻲ ﻧَﺒَﺎﺕٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻗَﻮِّ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﻣِﺤَﺎﻝﱠ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻹِْﺳْﻼَﻡِ، ﻭَ ﺣَﺼِّﻦْ ﺑِﻪِ ﺩِﻳَﺎﺭَﻫُﻢْ، ﻭَ ﺛَﻤِّﺮْ ﺑِﻪِ ﺃَﻣْﻮَﺍﻟَﻬُﻢْ، ﻭَ ﻓَﺮِّﻏْﻬُﻢْ ﻋَﻦْ ﻣُﺤَﺎﺭَﺑَﺘِﻬِﻢْ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻋَﻦْ ﻣُﻨَﺎﺑَﺬَﺗِﻬِﻢْ ﻟِﻠْﺨَﻠْﻮَﺓِ ﺑِﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻳُﻌْﺒَﺪَ ﻓٔﻲ ﺑِﻘَﺎﻉِ ﺍﻷَْﺭْﺽِ ﻏَﻴْﺮُﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻌَﻔﱠﺮَ ﻷَِﺣَﺪٍ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﺟَﺒْﻬَﺔٌ ﺩُﻭﻧَﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﻏْﺰُ ﺑِﻜُﻞِّ ﻧَﺎﺣِﻴَﺔٍ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺴْﻠِﻤٔﲔَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺑِﺈِﺯَﺍۤﺋِﻬِﻢْ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺸْﺮِﻛٔﲔَ، ﻭَ ﺃَﻣْﺪِﺩْﻫُﻢْ ﺑِﻤَﻼَۤﺋِﻜَﺔٍ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ ﻣُﺮْﺩِﻓٔﲔَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻜْﺸِﻔُﻮﻫُﻢْ ﺇِﻟٰﻲ ﻣُﻨْﻘَﻄَﻊِ ﺍﻟﺘﱡﺮَﺍﺏِ ﻗَﺘْﻼً ﻓٔﻲ ﺃَﺭْﺿِﻚَ ﻭَ ﺃَﺳْﺮًﺍ، ﺃَﻭْ ﻳُﻘِﺮﱡﻭﺍ ﺑِﺄَﻧﱠﻚَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﻭَﺣْﺪَﻙَ ﻻَ ﺷَﺮٔﻳﻚَ ﻟَﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﺍﻋْﻤُﻢْ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺀَﻙَ ﻓٔﻲۤ ﺃَﻗْﻄَﺎﺭِ ﺍﻟْﺒِﻼَﺩِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻬِﻨْﺪِ ﻭَﺍﻟﺮﱡﻭﻡِ ﻭَﺍﻟﺘﱡﺮْﻙِ، ﻭَﺍﻟْﺨَﺰَﺭِ ﻭَﺍﻟْﺤَﺒَﺶِ، ﻭَﺍﻟﻨﱡﻮﺑَـﺔِ ﻭَﺍﻟﺰﱠﻧْﺞِ، ﻭَﺍﻟﺴﱠﻘَﺎﻟِﺒَﺔِ ﻭَﺍﻟﺪﱠﻳَﺎﻟِﻤَﺔِ، ﻭَ ﺳَﺎۤﺋِﺮِ ﺃُﻣَﻢِ ﺍﻟﺸِّﺮْﻙِ، ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺗَﺨْﻔٰﻲۤ ﺃﺳْﻤَﺎۤﺅُﻫُﻢْ ﻭَ ﺻِﻔَﺎﺗُﻬُﻢْ، ﻭَ ﻗَﺪْ ﺃَﺣْﺼَﻴْﺘَﻬُﻢْ ﺑِﻤَﻌْﺮِﻓَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺷْﺮَﻓْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ.
neslini kes; göklerinin yağmasına, yerlerinin yeşertmesine izin verme.
SSC_0193 · S. 293 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
neslini kes; göklerinin yağmasına, yerlerinin yeşertmesine izin verme. Allah'ım! Bununla İslâm ehlinin tedbirini güçlendir; yerleşim merkezlerini sağlamlaştır; mallarını artır; vakitlerini düşmanlarla savaşarak, onlarla uğraşarak geçireceklerine, sana ibadet ederek, seninle baş başa kalıp sana niyaz ederek geçirmelerini sağla. Böylece yerin dört bir yanında yalnızca sana ibadet edilsin; yalnızca sana boyun eğilsin, sana secde edilsin. Allah'ım! Her bölgenin Müslümanlarına, karşılarındaki müşriklere yetecek gücü ver; katından art arda göndereceğin meleklerle onlara yardım et; tüm yeryüzünde müşrikleri toprağın (karanın) bittiği yere kadar hezimete uğratarak öldürsün ve esir etsinler; veyahut da, "Sen Allah'sın, senden başka ilâh yok; teksin, ortağın yok." diye ikrar etsinler. Allah'ım! Dünyanın dört bir yanında [o güne kadar daha İslâm'ı kabul etmemiş olan ve bu yüzden de] senin düşmanların olan Hindular, Rumlar, Türkler, Hazarlar, Habeşler, Sudanlılar, Zenciler, Slavlar, Deylemliler ve isimleri ve nitelikleri (insanlara) meçhul olan, fakat senin, bilginle saymış, kudretinle kuşatmış olduğun diğer şirk milletlerini de aynı duruma düşür.
ِﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺷْﻐَﻞِ ﺍﻟْﻤُﺸْﺮِﻛٔﲔَ ﺑِﺎﻟْﻤُﺸْﺮِﻛٔﲔَ ﻋَﻦْ ﺗَﻨَﺎﻭُﻝِ ﺃَﻃْﺮَﺍﻑ ﺍﻟْﻤُﺴْﻠِﻤٔﲔَ، ﻭَ ﺧُﺬْﻫُﻢْ …
SSC_0194 · S. 294 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
ِﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺷْﻐَﻞِ ﺍﻟْﻤُﺸْﺮِﻛٔﲔَ ﺑِﺎﻟْﻤُﺸْﺮِﻛٔﲔَ ﻋَﻦْ ﺗَﻨَﺎﻭُﻝِ ﺃَﻃْﺮَﺍﻑ ﺍﻟْﻤُﺴْﻠِﻤٔﲔَ، ﻭَ ﺧُﺬْﻫُﻢْ ﺑِﺎﻟﻨﱠﻘْﺺِ ﻋَﻦْ ﺗَﻨَﻘﱡﺼِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺛَﺒِّﻄْﻬُﻢْ ﺑِﺎﻟْﻔُﺮْﻗَﺔِ ﻋَﻦِ ﺍﻹِْﺣْﺘِﺸَﺎﺩِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺃَﺧْﻞِ ﻗُﻠُﻮﺑَﻬُﻢْ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﻣَﻨَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺑْﺪﺍﻧَﻬُﻢْ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻘُﻮﱠﺓِ، ﻭَ ﺃَﺫْﻫِﻞْ ﻗُﻠُﻮﺑَﻬُﻢْ ﻋَﻦِ ﺍﻹِْﺣْﺘِﻴَﺎﻝِ، ﻭَ ﺃَﻭْﻫِﻦْ ﺃَﺭْﻛَﺎﻧَﻬُﻢْ ﻋَﻦْ ﻣُﻨَﺎﺯَﻟَﺔِ ﺍﻟﺮِّﺟَﺎﻝِ، ﻭَ ﺟَﺒِّﻨْﻬُﻢْ ﻋَﻦْ ﻣُﻘَﺎﺭَﻋَﺔِ ﺍﻷَْﺑْﻄَﺎﻝِ، ﻭَﺍﺑْﻌَﺚْ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺟُﻨْﺪًﺍ ﻣِﻦْ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ ﺑِﺒَﺄْﺱٍ ﻣِﻦْ ﺑَﺄْﺳِﻚَ، ﻛَﻔِﻌْﻠِﻚَ ﻳَﻮْﻡَ ﺑَﺪْﺭٍ، ﺗَﻘْﻄَﻊُ ﺑِﻪِ ﺩَﺍﺑِﺮَﻫُﻢْ، ﻭَ ﺗَﺤْﺼُﺪُ ﺑِﻪِ ﺷَﻮْﻛَﺘَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺗُﻔَﺮِّﻕُ ﺑِﻪِ ﻋَﺪَﺩَﻫُﻢْ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﺍﻣْﺰُﺝْ ﻣِﻴَﺎﻫَﻬُﻢْ ﺑِﺎﻟْﻮَﺑَﺎۤﺀِ، ﻭَ ﺃَﻃْﻌِﻤَﺘَﻬُﻢْ ﺑِﺎﻷَْﺩْﻭَﺍۤﺀِ، ﻭَﺍﺭْﻡِ ﺑِﻼَﺩَﻫُﻢْ ﺑِﺎﻟْﺨُﺴُﻮﻑِ، ﻭَ ﺃَﻟِﺢﱠ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ ﺑِﺎﻟْﻘُﺬُﻭﻑِ، ﻭَﺍﻓْﺮَﻋْﻬَﺎ ﺑِﺎﻟْﻤُﺤُﻮﻝِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻣِﻴَﺮَﻫُﻢْ ﻓٔﻲ ﺃَﺣَﺺِّ ﺃَﺭْﺿِﻚَ ﻭَ ﺃَﺑْﻌَﺪِﻫﺎ ﻋَﻨْﻬُﻢْ، ﻭَﺍﻣْﻨَﻊْ ﺣُﺼُﻮﻧَﻬَﺎ ﻣِﻨْﻬُﻢْ، ﺃَﺻِﺒْﻬُﻢْ ﺑِﺎﻟْﺠُﻮﻉِ ﺍﻟْﻤُﻘٔﻴﻢِ ﻭَﺍﻟﺴﱡﻘْﻢِ ﺍﻷَْﻟٔﻴﻢِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻳﱡـﻤَﺎ ﻏَﺎﺯٍ ﻏَﺰَﺍﻫُﻢْ ﻣِﻦْ ﺃَﻫْﻞِ ﻣِﻠﱠﺘِﻚَ، ﺃَﻭْ ﻣُﺠَﺎﻫِﺪٍ ﺟَﺎﻫَﺪَﻫُﻢْ
Allah'ım! Müşrikleri müşriklerle uğraştırarak Müslümanların sınırlarına saldırmalarına;
SSC_0195 · S. 295 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Müşrikleri müşriklerle uğraştırarak Müslümanların sınırlarına saldırmalarına; sayılarını, güçlerini azaltarak Müslümanların zayıflamalarına ve tefrikaya düşürerek Müslümanlara yüklenmelerine engel ol. Allah'ım! Kalplerinden güveni, bedenlerinden gücü al götür. Dikkatlerini dağıtarak entrika üretmelerine, hile yapmalarına engel ol. Erlerimizle karşı karşıya gelme, kahramanlarımızla çarpışma cür'etini onlardan al. Bedir'de yaptığın gibi köklerini kazıyacak, kuvvet ve şiddetlerini biçecek, topluluklarını dağıtacak bir güçle meleklerinden oluşan bir ordu gönder onlara. Allah'ım! Sularını veba (salgın hastalık) ile, yiyeceklerini hastalıklarla karıştır. Şehirlerini yerin dibine geçir. Üzerlerine sürekli belâ indir. Kuraklık ve kıtlıkla onları döv. Azıklarını arzının en verimsiz ve onlara en uzak topraklarında koy. Arzının kalelerini onlardan koru. Sürekli bir açlık ve acıklı bir hastalığa duçar et onları. Allah'ım! Dinin en üstün din, hizbin en güçlü hizip ve payın en kâmil pay olsun diye onlarla savaşan
َﻣِﻦْ ﺃَﺗْﺒَﺎﻉِ ﺳُﻨﱠﺘِﻚَ، ﻟِﻴَﻜُﻮﻥَ ﺩٔﻳﻨُﻚَ ﺍﻷَْﻋْﻠَﻲ، ﻭَ ﺣِﺰْﺑُﻚَ ﺍﻷَْﻗْﻮَﻱ، ﻭ ﺣَﻈﱡﻚَ ﺍﻷَْﻭْﻓَﻲ، ﻓَﻠَﻘِّﻪِ …
SSC_0196 · S. 296 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
َﻣِﻦْ ﺃَﺗْﺒَﺎﻉِ ﺳُﻨﱠﺘِﻚَ، ﻟِﻴَﻜُﻮﻥَ ﺩٔﻳﻨُﻚَ ﺍﻷَْﻋْﻠَﻲ، ﻭَ ﺣِﺰْﺑُﻚَ ﺍﻷَْﻗْﻮَﻱ، ﻭ ﺣَﻈﱡﻚَ ﺍﻷَْﻭْﻓَﻲ، ﻓَﻠَﻘِّﻪِ ﺍﻟْﻴُﺴْﺮَ، ﻭَ ﻫَﻴِّﺊْ ﻟَﻪُ ﺍﻷَْﻣْﺮَ، ﻭَ ﺗَﻮَﻟﱠﻪُ ﺑِﺎﻟﻨﱡﺠْﺢِ، ﻭَ ﺗَﺨَﻴﱠﺮْ ﻟَﻪُ ﺍﻷَْﺻْﺤَﺎﺏَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻘْﻮِ ﻟَﻪُ ﺍﻟﻈﱠﻬْﺮَ، ﻭَ ﺃَﺳْﺒِﻎْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻓِﻲ ﺍﻟﻨﱠﻔَﻘَﺔِ، ﻭَ ﻣَﺘِّﻌْﻪُ ﺑِﺎﻟﻨﱠﺸَﺎﻁِ، ﻭَﺍﻃْﻒِ ﻋَﻨْﻪُ ﺣَﺮَﺍﺭَﺓَ ﺍﻟﺸﱠﻮْﻕِ، ﻭَ ﺃَﺟِﺮْﻩُ ﻣِﻦْ ﻏَﻢِّ ﺍﻟْﻮَﺣْﺸَﺔِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺴِﻪِ ﺫِﻛْﺮَ ﺍﻷَْﻫْﻞِ ﻭَﺍﻟْﻮَﻟَﺪِ، ﻭَ ﺁﺛِﺮْ ﻟَﻪُ ﺣُﺴْﻦَ ﺍﻟﻨِّﻴﱠﺔِ، ﻭَ ﺗَﻮَﻟﱠﻪُ ﺑِﺎﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺻْﺤِﺒْﻪُ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻣَﺔَ، ﻭَ ﺃَﻋْﻔِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺠُﺒْﻦِ، ﻭَ ﺃَﻟْﻬِﻤْﻪُ ﺍﻟْﺠُﺮْﺃَﺓَ، ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻪُ ﺍﻟﺸِّﺪﱠﺓَ، ﻭَ ﺃَﻳِّﺪْﻩُ ﺑِﺎﻟﻨﱡﺼْﺮَﺓِ، ﻭَ ﻋَﻠِّﻤْﻪُ ﺍﻟﺴِّﻴَﺮَ ﻭَﺍﻟﺴﱡﻨَﻦَ، ﻭَ ﺳَﺪِّﺩْﻩُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺤُﻜْﻢِ، ﻭَﺍﻋْﺰِﻝْ ﻋَﻨْﻪُ ﺍﻟﺮِّﻳَﺎۤﺀَ، ﻭَ ﺧَﻠِّﺼْﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴﱡﻤْﻌَﺔِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻓِﻜْﺮَﻩُ ﻭَ ﺫِﻛْﺮَﻩُ ﻭَ ﻇَﻌْﻨَﻪُ ﻭَ ﺇِﻗَﺎﻣَﺘَﻪُ ﻓٔﻴﻚَ ﻭَ ﻟَﻚَ. ﻓَﺈِﺫَﺍ ﺻَﺎﻑﱠ ﻋَﺪُﻭﱠﻙَ ﻭَ ﻋَﺪُﻭﱠﻩُ ﻓَﻘَﻠِّﻠْﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﻋَﻴْﻨِﻪِ، ﻭَ ﺻَﻐِّﺮْ ﺷَﺄْﻧَﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﻗَﻠْﺒِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺩِﻝْ ﻟَﻪُ ﻣِﻨْﻬُﻢْ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺪِﻟْﻬُﻢْ ﻣِﻨْﻪُ، ﻓَﺈِﻥْ ﺧَﺘَﻤْﺖَ ﻟَﻪُ ﺑِﺎﻟﺴﱠﻌَﺎﺩَﺓِ، ﻭَ ﻗَﻀَﻴْﺖَ ﻟَﻪُ ﺑِﺎﻟﺸﱠﻬَﺎﺩَﺓِ، ﻓَﺒَﻌْﺪَ ﺃَﻥْ ﻳَﺠْﺘَﺎﺡَ ﻋَﺪُﻭﱠﻙَ ﺑِﺎﻟْﻘَﺘْﻞِ، ﻭَ ﺑَﻌْﺪَ ﺃَﻥْ ﻳَﺠْﻬَﺪَ ﺑِﻬِﻢُ ﺍﻷَْﺳْﺮُ، ﻭَ ﺑَﻌْﺪَ ﺃَﻥْ ﺗَﺄْﻣَﻦَ ﺃَﻃْﺮَﺍﻑُ ﺍﻟْﻤُﺴْﻠِﻤٔﲔَ، ﻭَ ﺑَﻌْﺪَ ﺃَﻥْ ﻳُﻮَﻟِّﻲَ ﻋَﺪُﻭﱡﻙَ ﻣُﺪْﺑِﺮٔﻳﻦَ.
İslâm gazileri ve mücahitlerini kolaylıklarla karşılaştır; işlerini düzelt; kendilerine başarılar ver;
SSC_0197 · S. 297 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
İslâm gazileri ve mücahitlerini kolaylıklarla karşılaştır; işlerini düzelt; kendilerine başarılar ver; onlar için (iyi) arkadaşlar seç; onları destekleyerek güçlendir; rızklarını bol et; kendilerine neşe ve hareketlilik ver; (sevdiklerine duydukları) özlemlerinin sıcaklığını söndür; yalnızlık sıkıntısını onlardan gider ve çoluk çocuklarını anmayı onlara unuttur. Onlara iyi niyet ver; (hastalıklara karşı) onlara bağışıklık kazandır; selâmeti onlardan ayırma; yüreklerinden korkuyu çıkar; onlara şiddet ve cür'et ver; yardımınla onları destekle; (Resulünün) siret ve sünnetleri(ni) onlara öğret; hüküm vermede doğruyu onlara ilham et; riya ve gösterişi onlardan uzaklaştır; duyulup ünlenmek için iş yapmaktan kurtar onları; zikirlerini, fikirlerini, seferlerini, konaklamalarını senin yolunda ve senin için kıl. Senin düşmanların ve kendi düşmanlarıyla karşı karşıya geldikleri zaman gözlerinde onları azalt; gönüllerinde onları küçült; bunları onlara galip kıl; onları bunlara üst etme. Şayet bazılarına mutlu bir son mukadder edip şehitliği yazmışsan, düşmanlarını öldürüp esir aldıktan, Müslümanların sınırları emniyete kavuştuktan ve düşmanların geri dönüp kaçtıktan sonra olsun bu.
َ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻳﱡﻤَﺎ ﻣُﺴْﻠِﻢٍ ﺧَﻠَﻒَ ﻏَﺎﺯِﻳًﺎ ﺃَﻭْ ﻣُﺮَﺍﺑِﻄًﺎ ﻓٔﻲ ﺩَﺍﺭِﻩِ، ﺃَﻭْ ﺗَﻌَﻬﱠﺪ ﺧَﺎﻟِﻔٔﻴﻪِ ﻓٔﻲ …
SSC_0198 · S. 298 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
َ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻳﱡﻤَﺎ ﻣُﺴْﻠِﻢٍ ﺧَﻠَﻒَ ﻏَﺎﺯِﻳًﺎ ﺃَﻭْ ﻣُﺮَﺍﺑِﻄًﺎ ﻓٔﻲ ﺩَﺍﺭِﻩِ، ﺃَﻭْ ﺗَﻌَﻬﱠﺪ ﺧَﺎﻟِﻔٔﻴﻪِ ﻓٔﻲ ﻏَﻴْﺒَﺘِﻪِ، ﺃَﻭْ ﺃَﻋَﺎﻧَﻪُ ﺑِﻄَﺎۤﺋِﻔَﺔٍ ﻣِﻦْ ﻣَﺎﻟِﻪِ، ﺃَﻭْ ﺃَﻣَﺪﱠﻩُ ﺑِﻌِﺘَﺎﺩٍ، ﺃَﻭْ ﺷَﺤَﺬَﻩُ ﻋَﻠٰﻲ ﺟِﻬَﺎﺩٍ، ﺃَﻭْ ﺃَﺗْﺒَﻌَﻪُ ﻓٔﻲ ﻭَﺟْﻬِﻪِ ﺩَﻋْﻮَﺓً، ﺃَﻭْ ﺭَﻋٰﻲ ﻟَﻪُ ﻣِﻦْ ﻭَﺭَﺍۤﺋِﻪِ ﺣُﺮْﻣَﺔً، ﻓَـﺎۤﺟِﺮْ ﻟَﻪُ ﻣِﺜْﻞَ ﺃَﺟْﺮِﻩِ، ﻭَﺯْﻧًﺎ ﺑِﻮَﺯْﻥٍ، ﻭَ ﻣِﺜْﻼً ﺑِﻤِﺜْﻞٍ، ﻭَ ﻋَﻮِّﺿْﻪُ ﻣِﻦْ ﻓِﻌْﻠِﻪِ ﻋِﻮَﺿًﺎ ﺣَﺎﺿِﺮًﺍ، ﻳَﺘَﻌَﺠﱠﻞُ ﺑِﻪِ ﻧَﻔْﻊَ ﻣَﺎ ﻗَﺪﱠﻡَ، ﻭَ ﺳُﺮُﻭﺭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺗٰﻲ ﺑِﻪِ، ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﻥْ ﻳَﻨْﺘَﻬِﻲَ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻮَﻗْﺖُ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺟْﺮَﻳْﺖَ ﻟَﻪُ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻋْﺪَﺩْﺕَ ﻟَﻪُ ﻣِﻦْ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻳﱡﻤَﺎ ﻣُﺴْﻠِﻢٍ ﺃَﻫَﻤﱠﻪُ ﺃَﻣْﺮُ ﺍﻹِْﺳْﻼَﻡِ، ﻭَ ﺃَﺣْﺰَﻧَﻪُ ﺗَﺤَﺰﱡﺏُ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺸِّﺮْﻙِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ، ﻓَﻨَﻮٰﻱ ﻏَﺰْﻭًﺍ، ﺃَﻭْ ﻫَﻢﱠ ﺑِﺠِﻬَﺎﺩٍ، ﻓَﻘَﻌَﺪَ ﺑِﻪِ ﺿَﻌْﻒٌ، ﺃَﻭْ ﺃَﺑْﻄَﺄَﺕْ ﺑِﻪِ ﻓَﺎﻗَﺔٌ، ﺃﻭْ ﺃَﺧﱠﺮَﻩُ ﻋَﻨْﻪُ ﺣَﺎﺩِﺙٌ، ﺃَﻭْ ﻋَﺮَﺽَ ﻟَﻪُ ﺩُﻭﻥَ ﺇِﺭَﺍﺩَﺗِﻪِ ﻣَﺎﻧِﻊٌ، ﻓَﺎﻛْﺘُﺐِ ﺍﺳْﻤَﻪُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻌَﺎﺑِﺪٔﻳﻦَ، ﻭَ ﺃَﻭْﺟِﺐْ ﻟَﻪُ ﺛَﻮَﺍﺏَ ﺍﻟْﻤُﺠَﺎﻫِﺪٔﻳﻦَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻪُ ﻓٔﻲ ﻧِﻈَﺎﻡِ ﺍﻟﺸﱡﻬَﺪَﺍۤﺀِ ﻭَﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﺤٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻋَﺒْﺪِﻙَ ﻭَ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ، ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﺻَﻼَﺓً
Allah'ım! Gaziler veya sınır bekçilerinin evlerinde onların yerini dolduran, onların geride bıraktıklarının …
SSC_0199 · S. 299–300 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Gaziler veya sınır bekçilerinin evlerinde onların yerini dolduran, onların geride bıraktıklarının bakımını üstlenen, malının bir kısmıyla onlara yardım eden, onlar için herhangi bir savaş malzemesi temin eden, onları cihada teşvik eden, onlara dua eden, arkalarında saygınlıklarına riayet eden Müslümanları da, onlara verdiğin ölçüde, onlara verdiğinin misliyle ödüllendir; ahirette kendileri için hazırladığın lütf u kereminden başka, bu dünyada da yaptıklarının faydasını görüp sevinmeleri için peşin bir karşılık ver onlara. Allah'ım! İslâm derdi olan, şirk ehlinin toparlanıp savaşmaya niyetlenmeleri kendilerini üzen, cihada azmedip de güçsüzlükten dolayı gidemeyen ya da bir ihtiyacını gidermek zorunda kalarak veya bir hadiseyle karşılaşarak geciken, iradesi dışında karşısına bir engel çıkan Müslümanların da adlarını sana ibadet edenlerin, kulluk sunanların arasında yaz; onlara da mücahitlerin sevabını ver; onlara da şehitler ve salihler zümresinde yer ver. Allah'ım! Kulun ve resulün Muhammed'e ve Muhammed'in Âline salât eyle; öyle bir salât ki, tüm sa- ﻋَﺎﻟِﻴَﺔً ﻋَﻠٰﻲ ﺍﻟﺼﱠﻠَﻮَﺍﺕِ، ﻣُﺸْﺮِﻓَﺔً ﻓَﻮْﻕَ ﺍﻟﺘﱠﺤِﻴﱠﺎﺕِ، ﺻَﻼَﺓً ﻻَ ﻳَﻨْﺘَﻬٔﻲ ﺃَﻣَﺪُﻫَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻨْﻘَﻄِﻊُ ﻋَﺪَﺩُﻫﺎ، ﻛَﺄَﺗَﻢِّ ﻣَﺎ ﻣَﻀٰﻲ ﻣِﻦْ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗِﻚَ ﻋَﻠٰﻲۤ ﺃَﺣَﺪٍ ﻣِﻦْ ﺃَﻭْﻟﻴَِﺎۤﺋِﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺍﻟْﻤَﻨﱠﺎﻥُ ﺍﻟْﺤَﻤٔﻴﺪُ، ﺍﻟْﻤُﺒْﺪِﺉُ ﺍﻟْﻤُﻌٔﻴﺪُ، ﺍﻟْﻔَﻌﱠﺎﻝُ ﻟِﻤَﺎ ﺗُﺮٔﻳﺪُ.
lâtlardan yüce, tüm selâmlardan üstün olsun;
SSC_0200 · S. 301–302 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
lâtlardan yüce, tüm selâmlardan üstün olsun; geçmişte dostlarından herhangi birine ettiğin en mükemmel salât gibi, süresinin bitimi, sayısının sınırı olmasın. Hiç kuşkusuz, sen büyük nimetler sahibi, övgüye lâyık, başlatan, geri döndüren ve dilediğini yapansın. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٨٢ ﻣُﺘَﻔَﺰِّﻋًﺎ ﺇِﻟَﻰ ﺍﷲِ ﻋَﺰﱠ ﻭَ ﺟَﻞﱠ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲۤ ﺃَﺧْﻠَﺼْﺖُ ﺑِﺎﻧْﻘِﻄَﺎﻋٔﻲۤ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺃَﻗْﺒَﻠْﺖُ ﺑِﻜُﻠّٔﻲ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺻَﺮَﻓْﺖُ ﻭَﺟْﻬٔﻲ ﻋَﻤﱠﻦْ ﻳَﺤْﺘَﺎﺝُ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﻓْﺪِﻙَ، ﻭَ ﻗَﻠَﺒْﺖُ ﻣَﺴْﺄَﻟَﺘٔﻲ ﻋَﻤﱠﻦْ ﻟَﻢْ ﻳَﺴْﺘَﻐْﻦِ ﻋَﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻚَ، ﻭَ ﺭَﺃَﻳْﺖُ ﺃَﻥﱠ ﻃَﻠَﺐَ ﺍﻟْﻤُﺤْﺘَﺎﺝِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻤُﺤْﺘَﺎﺝِ ﺳَﻔَﻪٌ ﻣِﻦْ ﺭَﺃْﻳِﻪِ، ﻭَ ﺿَﻠﱠﺔٌ ﻣِﻦْ ﻋَﻘْﻠِﻪِ. ﻓَﻜَﻢْ ﻗَﺪْ ﺭَﺃَﻳْﺖُ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃُﻧَﺎﺱٍ ﻃَﻠَﺒُﻮﺍ ﺍﻟﻌِﺰﱠ ﺑِﻐَﻴْﺮِﻙَ ﻓَﺬَﻟﱠﻮﺍ، ﻭَ ﺭَﺍﻣُﻮﺍ ﺍﻟﺜﱠﺮْﻭَﺓَ ﻣِﻦْ ﺳِﻮَﺍﻙَ ﻓَﺎﻓْﺘَﻘَﺮُﻭﺍ، ﻭَ ﺣَﺎﻭَﻟُﻮﺍ ﺍﻹِْﺭْﺗِﻔَﺎﻉَ ﻓَﺎﺗﱠﻀَﻌُﻮﺍ، ﻓَﺼَﺢﱠ ﺑِﻤُﻌَﺎﻳَﻨَﺔِ ﺃَﻣْﺜَﺎﻟِﻬِﻢْ ﺣَﺎﺯِﻡٌ ﻭَﻓﱠﻘَﻪُ ﺍﻋْﺘِﺒَﺎﺭُﻩُ، ﻭَ ﺃَﺭْﺷَﺪَﻩُ ﺇِﻟٰﻲ ﻃَﺮٔﻳﻖِ ﺻَﻮَﺍﺑِﻪِ ﺍﺧْﺘِﻴَﺎﺭُﻩُ.
Okuduğu Dua Allah'ım! Tam bir içtenlikle senden gayrisinden kopmuş, tüm varlığımla sana yönelmişim.
SSC_0201 · S. 303–304 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
Okuduğu Dua Allah'ım! Tam bir içtenlikle senden gayrisinden kopmuş, tüm varlığımla sana yönelmişim. İhsanına muhtaç olanlardan yüz çevirmiş, fazlından müstağni olmayanlardan istekte bulunmayı bırakmışım. Çünkü muhtacın muhtaçtan istemesinin düşüncesizlik, akılsızlık olduğunu anlamış, buna inanmışım Allah'ım! İzzeti senden başkasının yanında arayıp da zelil olan; senden başkasından servet isteyip de fakirleşen, yücelik isteyip de alçalan nicelerini gördük. Akıllı adamın bunları görüp de ibret almasından ve seni seçerek doğruyu bulmasından daha doğal ne olabilir ki?! ِّﻓَﺄَﻧْﺖَ ﻳَﺎ ﻣَﻮْﻻَﻱَ ﺩُﻭﻥَ ﻛُﻞِّ ﻣَﺴْﺆُﻭﻝٍ ﻣَﻮْﺿِﻊُ ﻣَﺴْﺄَﻟَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺩُﻭﻥَ ﻛُﻞ ﻣَﻄْﻠُﻮﺏٍ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻭَﻟِﻲﱡ ﺣَﺎﺟَﺘٔﻲ، ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻤَﺨْﺼُﻮﺹُ ﻗَﺒْﻞَ ﻛُﻞِّ ﻣَﺪْﻋُﻮٍّ ﺑِﺪَﻋْﻮَﺗٔﻲ، ﻻَ ﻳَﺸْﺮَﻛُﻚَ ﺃَﺣَﺪٌ ﻓٔﻲ ﺭَﺟَﺎۤﺋٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺘﱠﻔِﻖُ ﺃَﺣَﺪٌ ﻣَﻌَﻚَ ﻓٔﻲ ﺩُﻋَﺎۤﺋٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻨْﻈِﻤُﻪُ ﻭَ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ ﻧِﺪَﺍۤﺋٔﻲ. ﻟَﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻭَﺣْﺪَﺍﻧِﻴﱠﺔُ ﺍﻟْﻌَﺪَﺩِ، ﻭَ ﻣَﻠَﻜَﺔُ ﺍﻟْﻘُﺪْﺭَﺓِ ﺍﻟﺼﱠﻤَﺪِ، ﻭَ ﻓَﻀٔﻴﻠَﺔُ ﺍﻟْﺤَﻮْﻝِ ﻭَﺍﻟْﻘُﻮﱠﺓِ، ﻭَ ﺩَﺭَﺟَﺔُ ﺍﻟْﻌُﻠُﻮِّ ﻭَﺍﻟﺮِّﻓْﻌَﺔِ. ﻭَ ﻣَﻦْ ﺳِﻮَﺍﻙَ ﻣَﺮْﺣُﻮﻡٌ ﻓٔﻲ ﻋُﻤْﺮِﻩِ، ﻣَﻐْﻠُﻮﺏٌ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻣْﺮِﻩِ، ﻣَﻘْﻬُﻮﺭٌ ﻋَﻠٰﻲ ﺷَﺄْﻧِﻪِ، ﻣُﺨْﺘَﻠِﻒُ ﺍﻟْﺤَﺎﻻَﺕِ، ﻣُﺘَﻨَﻘِّﻞٌ ﻓِﻲ ﺍﻟﺼِّﻔَﺎﺕِ. ﻓَﺘَﻌَﺎﻟَﻴْﺖَ ﻋَﻦِ ﺍﻷَْﺷْﺒَﺎﻩِ ﻭَﺍﻷَْﺿْﺪَﺍﺩِ، ﻭَ ﺗَﻜَﺒﱠﺮْﺕَ ﻋَﻦِ ﺍﻷَْﻣْﺜَﺎﻝِ ﻭَﺍﻷَْﻧْﺪَﺍﺩِ، ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ.
O hâlde ey Mevlâ'm! İsteklerimi diğerlerinden değil, yalnızca senden istiyorum;
SSC_0202 · S. 305–306 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
O hâlde ey Mevlâ'm! İsteklerimi diğerlerinden değil, yalnızca senden istiyorum; ihtiyaçlarımı diğerlerinden değil, yalnızca senden talep ediyorum. Herkesten önce çağıracağım, yalnızca sensin. Ümidimde kimse sana ortak değil. Duamda seninle birlikte olan biri yok. Çağrımda sana ortak koşacağım biri bulunmamakta. Sayı birliği, zevali olmayan eksiksiz kudret sıfatı, güç ve kuvvet üstünlüğü, yücelik ve yükseklik derecesi sana mahsustur, ey Tanrım! Senin dışındakiler ise, hayatlarında rahmet ve merhamete muhtaç, işlerinde başarısızlığa mahkûm, içinde bulundukları şartlara yenik, durumları değişken ve nitelikleri sabit olmayan zayıf varlıklardır. O hâlde, benzerlerin ve zıtların olmaktan çok yücesin! Misillerin ve denklerin bulunmaktan çok büyüksün! Sen (her eksiklikten) münezzehsin! Senden başka ilâh yoktur. 304ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٩٢ ﺇِﺫَﺍ ﻗُﺘِّﺮَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺮِّﺯْﻕُ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺍﺑﺘَﻠَﻴْﺘَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺃَﺭْﺯَﺍﻗِﻨَﺎ ﺑِﺴُﻮﺀِ ﺍﻟﻈﱠﻦِّ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﺁﺟَﺎﻟِﻨَﺎ ﺑِﻄُﻮﻝِ ﺍﻷَْﻣَﻞِ، ﺣَﺘﱠﻲ ﺍﻟْﺘَﻤَﺴْﻨَﺎۤ ﺃَﺭْﺯَﺍﻗَﻚَ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِ ﺍﻟْﻤَﺮْﺯُﻭﻗٔﲔَ، ﻭَ ﻃَﻤِﻌْﻨﺎ ﺑِﺂﻣَﺎﻟِﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺃَﻋْﻤَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤُﻌَﻤﱠﺮٔﻳﻦَ. ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟَﻨَﺎ ﻳَﻘٔﻴﻨًﺎ ﺻَﺎﺩِﻗًﺎ، ﺗَﻜْﻔٔﻴﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻣَﺆُﻭﻧَﺔِ ﺍﻟﻄﱠﻠَﺐِ، ﻭَ ﺃَﻟْﻬِﻤْﻨَﺎ ﺛِﻘَﺔً ﺧَﺎﻟِﺼَﺔً، ﺗُﻌْﻔٔﻴﻨَﺎ ﺑِﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﺷِﺪﱠﺓِ ﺍﻟﻨﱠﺼَﺐِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻣَﺎ ﺻَﺮﱠﺣْﺖَ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻋِﺪَﺗِﻚَ ﻓٔﻲ ﻭَﺣْﻴِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺗْﺒَﻌْﺘَﻪُ ﻣِﻦْ ﻗَﺴَﻤِﻚَ ﻓٔﻲ ﻛِﺘَﺎﺑِﻚَ، ﻗَﺎﻃِﻌًﺎ ﻻِﻫْﺘِﻤَﺎﻣِﻨَﺎ ﺑِﺎﻟﺮِّﺯْﻕِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺗَﻜَﻔﱠﻠْﺖَ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺣَﺴْﻤًﺎ ﻟِﻺِْﺷْﺘِﻐَﺎﻝِ ﺑِﻤَﺎ ﺿَﻤِﻨْﺖَ ﺍﻟْﻜِﻔَﺎﻳَﺔَ ﻟَﻪُ، ﻓَﻘُﻠْﺖَ ﻭَ ﻗَﻮْﻟُﻚَ ﺍﻟْﺤَﻖﱡ ﺍﻷَْﺻْﺪَﻕُ، ﻭَ ﺃَﻗْﺴَﻤْﺖَ ﻭَ ﻗَﺴَﻤُﻚَ ﺍﻷَْﺑَﺮﱡ ﺍﻷَْﻭْﻓَﻲ:
Okuduğu Dua Allah'ım! Sen rızklarımızda kötü zan, ömürlerimizde uzun arzu ile imtihan ettin bizi.
SSC_0203 · S. 307–308 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Okuduğu Dua Allah'ım! Sen rızklarımızda kötü zan, ömürlerimizde uzun arzu ile imtihan ettin bizi. Öyle ki, senin rızklarını, bizzat rızkına muhtaç olanların yanında aradık; arzularımıza kapılarak uzun ömürlülerin ömürlerine göz koyduk. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve rızkı senden gayrisinin yanında arama cehaletine karşı bize yetecek doğru bir yakin; rızk uğruna kendimizi yorup bitirmemize engel olacak halis bir güven ver bize. Vahyinde açıkça ifade edip Kitabında ant ile pekiştirdiğin vaadini, tüm yaşantımızı bizzat senin üstlendiğin, garanti ettiğin rızkı elde etmeye ayırmamıza engel kıl. Hani sen; "Sizin rızkınız ve size vaat edilenler, göktedir." (Zariyat, 22) buyurmuşsun ve senin sözün haktır, en doğrudur. Ve; "Andolsun gök ve ِّﻓَﻮَ ﺭَﺏ ِّ﴾، ﺛُﻢﱠ ﻗُﻠْﺖَ: ﴿ ﻓَﻮَ ﺭَﺏَﻭَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺴﱠﻤَﺎۤﺀِ ﺭِﺯْﻗُﻜُﻢْ ﻭَ ﻣَﺎ ﺗُﻮﻋَﺪُﻭﻥَ﴿ ﻭَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺴﱠﻤَﺎۤﺀِ ﺭِﺯْﻗُﻜُﻢْ ﻭَ ﻣَﺎ ﺗُﻮﻋَﺪُﻭﻥ ﴾. َﺍﻟﺴﱠﻤَﺎۤﺀِ ﻭَﺍﻷَْﺭْﺽِ ﺇِﻧﱠﻪُ ﻟَﺤَﻖﱞ ﻣِﺜْﻞَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧﱠﻜُﻢْ ﺗَﻨْﻄِﻘُﻮﻥَﺍﻟﺴﱠﻤَﺎۤﺀِ ﻭَﺍﻷَْﺭْﺽِ ﺇِﻧﱠﻪُ ﻟَﺤَﻖﱞ ﻣِﺜْﻞَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧﱠﻜُﻢْ ﺗَﻨْﻄِﻘُﻮﻥ yerin Rabbine, hiç kuşku yok, aynen sizin konuşmanız gibi bir gerçektir bu." (Zariyat, 23) buyurarak ant içmişsin ve senin andından daha doğru, daha bağlayıcı bir ant yoktur.
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٠٣ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤَﻌُﻮﻧَﺔِ ﻋَﻠٰﻰ ﻗَﻀَﺎۤﺀِ ﺍﻟﺪﱠﻳْﻦِ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ …
SSC_0204 · S. 310 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٠٣ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤَﻌُﻮﻧَﺔِ ﻋَﻠٰﻰ ﻗَﻀَﺎۤﺀِ ﺍﻟﺪﱠﻳْﻦِ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟِﻲَ ﺍﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔَ ﻣِﻦْ ﺩَﻳْﻦٍ ﺗُﺨْﻠِﻖُ ﺑِﻪِ ﻭَﺟْﻬٔﻲ، ﻭَ ﻳَﺤَﺎﺭُ ﻓٔﻴﻪِ ﺫِﻫْﻨٔﻲ، ﻭَ ﻳَﺘَﺸَﻌﱠﺐُ ﻟَﻪُ ﻓِﻜْﺮٔﻱ، ﻭَ ﻳَﻄُﻮﻝُ ﺑِﻤُﻤَﺎﺭَﺳَﺘِﻪِ ﺷُﻐْﻠٔﻲ. ﻭَ ﺃَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻣِﻦْ ﻫَﻢِّ ﺍﻟﺪﱠﻳْﻦِ ﻭَ ﻓِﻜْﺮِﻩِ، ﻭَ ﺷُﻐْﻞِ ﺍﻟﺪﱠﻳْﻦِ ﻭَ ﺳَﻬَﺮِﻩِ. ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧٔﻲ ﻣِﻨْﻪُ. ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﺠٔﲑُ ﺑِﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻣِﻦْ ﺫِﻟﱠﺘِﻪِ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺗَﺒِﻌَﺘِﻪِ ﺑَﻌْﺪَ ﺍﻟْﻮَﻓَﺎﺓِ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺟِﺮْﻧٔﻲ ﻣِﻨْﻪُ ﺑِﻮُﺳْﻊٍ ﻓَﺎﺿِﻞٍ، ﺃَﻭْ ﻛَﻔَﺎﻑٍ ﻭَﺍﺻِﻞٍ.
İsteme Hakkındaki Duası Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve yüzümü eskitecek, zihnimi karıştıracak, …
SSC_0205 · S. 311–312 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
İsteme Hakkındaki Duası Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve yüzümü eskitecek, zihnimi karıştıracak, düşüncelerimi dağıtacak, uzun süre beni meşgul edecek borca düşürme beni. Rabbim! Borç tasası ve düşüncesinden, borç meşguliyeti ve uykusuzluğundan sana sığınırım. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve beni böyle bir duruma düşürme. Rabbim! Borcun hayattaki zilletinden ve ölümden sonraki vebalinden sana sığınırım. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve artan bir zenginlikle ya da ardı kesilmeyen yetecek bir rızkla borçlanmaktan koru beni. ،ِﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺣْﺠُﺒْﻨٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺴﱠﺮَﻑِ ﻭَﺍﻹِْﺯْﺩِﻳَﺎﺩ ﻭَ ﻗَﻮِّﻣْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟْﺒَﺬْﻝِ ﻭَﺍﻹِْﻗْﺘِﺼَﺎﺩِ، ﻭَ ﻋَﻠِّﻤْﻨٔﻲ ﺣُﺴْﻦَ ﺍﻟﺘﱠﻘْﺪٔﻳﺮِ، ﻭَﺍﻗْﺒِﻀْﻨٔﻲ ﺑِﻠُﻄْﻔِﻚَ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺘﱠﺒْﺬٔﻳﺮِ، ﻭَ ﺃَﺟْﺮِ ﻣِﻦْ ﺃَﺳْﺒَﺎﺏِ ﺍﻟْﺤَﻼَﻝِ ﺃَﺭْﺯَﺍﻗٔﻲ، ﻭَ ﻭَﺟِّﻪْ ﻓٔﻲ ﺃَﺑْﻮَﺍﺏِ ﺍﻟْﺒِﺮِّ ﺇِﻧْﻔَﺎﻗٔﻲ، ﻭَﺍﺯْﻭِ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﺎﻝِ ﻣَﺎ ﻳُﺤْﺪِﺙُ ﻟٔﻲ ﻣَﺨٔﻴﻠَﺔً ﺃَﻭْ ﺗَﺄَﺩِّﻳًﺎ ﺇِﻟٰﻲ ﺑَﻐْـﻲٍ، ﺃَﻭْ ﻣَﺎۤ ﺃَﺗَﻌَﻘﱠﺐُ ﻣِﻨْﻪُ ﻃُﻐْﻴَﺎﻧًﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺣَﺒِّﺐْ ﺇِﻟَﻲﱠ ﺻُﺤْﺒَﺔَ ﺍﻟْﻔُﻘَﺮَﺍۤﺀِ، ﻭَ ﺃَﻋِﻨّٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﺻُﺤْﺒَﺘِﻬِﻢْ ﺑِﺤُﺴْﻦِ ﺍﻟﺼﱠﺒْﺮِ، ﻭَ ﻣَﺎ ﺯَﻭَﻳْﺖَ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣِﻦْ ﻣَﺘَﺎﻉِ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﺍﻟْﻔَﺎﻧِﻴَﺔِ، ﻓَﺎﺫْﺧَﺮْﻩُ ﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﺧَﺰَﺍۤﺋِﻨِﻚَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻴَﺔِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻣَﺎ ﺧَﻮﱠﻟْﺘَﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺣُﻄَﺎﻣِﻬَﺎ، ﻭَ ﻋَﺠﱠﻠْﺖَ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﻣَﺘَﺎﻋِﻬَﺎ، ﺑُﻠْﻐَﺔً ﺇِﻟٰﻲ ﺟِﻮَﺍﺭِﻙَ، ﻭَ ﻭُﺻْﻠَﺔً ﺇِﻟٰﻲ ﻗُﺮْﺑِﻚَ، ﻭَ ﺫَﺭٔﻳﻌَﺔً ﺇِﻟٰﻲ ﺟَﻨﱠﺘِﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻔَﻀْﻞِ ﺍﻟﻌَﻈٔﻴﻢِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺠَﻮَﺍﺩُ ﺍﻟﻜَﺮٔﱘُ.
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle, israfa ve ihtiyaçtan fazla tüketime karşı beni koru;
SSC_0206 · S. 313–314 · Sınır Bekçileri Hakkında (27)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle, israfa ve ihtiyaçtan fazla tüketime karşı beni koru; bağışta bulunmak ve ifrat ve tefritten sakınıp orta bir yol izlemekle beni düzelt; gideri gelire göre ayarlamayı bana öğret; lütfunla beni savurganlıktan koru; rızkımı helâl yollardan ver; harcamamı iyilik kapılarına yönelt; gurur ve kibir getirecek, zulme sürükleyecek, taşkınlığa sebep olacak malı benden al. Allah'ım! Yoksullarla birlikteliği bana sevdir; güzel sabırla onlarla birliktelikte bana yardım et. Fani dünya malından beni nasipsiz ettiğin şeyleri, kalıcı hazinelerinde benim için biriktir. Dünyanın değersiz mal ve metaından bana bahşettiklerini komşuluğuna ulaşmak, yakınlığına kavuşmak ve cennete ağmak vesilesi kıl. Hiç kuşku yok, sen büyük lütuf sahibisin; sen cömertsin, kerem sahibisin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-١٣ ﻓِﻰ ﺫِﻛْﺮِ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﻭَ ﻃَﻠَﺒِﻬَﺎ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺼِﻔُﻪُ ﻧَﻌْﺖُ ﺍﻟْﻮَﺍﺻِﻔٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳُﺠَﺎﻭِﺯُﻩُ ﺭَﺟَﺎۤﺀُ ﺍﻟﺮﱠﺍﺟٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﻀٔﻴﻊُ ﻟَﺪَﻳْﻪِ ﺃَﺟْﺮُ ﺍﻟْﻤُﺤْﺴِﻨٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻫُﻮَ ﻣُﻨْﺘَﻬٰﻲ ﺧَﻮْﻑِ ﺍﻟْﻌَﺎﺑِﺪٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻫُﻮَ ﻏَﺎﻳَﺔُ ﺧَﺸْﻴَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺘﱠﻘٔﲔَ. ﻫٰﺬَﺍ ﻣَﻘَﺎﻡُ ﻣَﻦْ ﺗَﺪَﺍﻭَﻟَﺘْﻪُ ﺃَﻳْﺪِﻱ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏِ، ﻭَ ﻗَﺎﺩَﺗْﻪُ ﺃَﺫِﻣﱠﺔُ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ، ﻭَﺍﺳْﺘَﺤْﻮَﺫَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥُ، ﻓَﻘَﺼﱠﺮَ ﻋَﻤﱠﺎۤ ﺃَﻣَﺮْﺕَ ﺑِﻪِ ﺗَﻔْﺮٔﻳﻄًﺎ، ﻭَ ﺗَﻌَﺎﻃٰﻲ ﻣَﺎ ﻧَﻬَﻴْﺖَ ﻋَﻨْﻪُ ﺗَﻐْﺮٔﻳﺮًﺍ، ﻛَﺎﻟْﺠَﺎﻫِﻞِ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﺃَﻭْ ﻛَﺎﻟْﻤُﻨْﻜِﺮِ ﻓَﻀْﻞَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﺣَﺘٕﻲ ﺇِﺫَﺍ ﺍﻧْﻔَﺘَﺢَ ﻟَﻪُ ﺑَﺼَﺮُ ﺍﻟْﻬُﺪَﻱ، ﻭَ ﺗَﻘَﺸﱠﻌَﺖْ ﻋَﻨْﻪُ َﺳَﺤَﺎۤﺋِﺐُ ﺍﻟْﻌَﻤَﻲ، ﺃَﺣْﺼٰﻲ ﻣَﺎ ﻇَﻠَﻢَ ﺑِﻪِ ﻧَﻔْﺴَﻪُ، ﻭَ ﻓَﻜﱠﺮَ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺧَﺎﻟَﻒَ ﺑِﻪِ ﺭَﺑﱠﻪُ، ﻓَﺮَﺃٰﻱ ﻛَﺒٔﲑَ ﻋِﺼْﻴَﺎﻧِﻪِ ﻛَﺒٔﲑًﺍ، ﻭَ ﺟَﻠٔﻴﻞَ ﻣُﺨَﺎﻟَﻔَﺘِﻪِ ﺟَﻠٔﻴﻼً، ﻓَﺄَﻗْﺒَﻞ

Tövbe Hakkında (31)

İlgili Duası Allah'ım! Ey niteleyenlerin nitelemesi kendisini tarif etmeyen!
SSC_0207 · S. 315 · Tövbe Hakkında (31)
İmam Zeynelabidin
İlgili Duası Allah'ım! Ey niteleyenlerin nitelemesi kendisini tarif etmeyen! Ey ümitlilerin ümidi kendisinden öteye geçmeyen! Ey iyilik yapanların mükâfatı katında zayi olmayan! Ey ibadet edenlerin korkusunun nihayeti! Ve ey takvalıların haşyetinin ereği! Günahtan günaha sürüklenen, hatalardan bir türlü kurtulamayan, Şeytan'a yenik düşerek emirlerini yerine getirmekte kusur eden, tutkusuna aldanarak yasaklarından sakınmayan, kudretinden habersiz, bol ihsanını yadsıyan kimse gibi, ancak hidayet gözü açılıp körlük bulutları önünden dağıldıktan sonra kendine ettiği zulümlerin farkına varan, Rabbine muhalefeti hakkında düşünüp ona karşı gelmenin ne kadar büyük, ona muhalefetin ne kadar korkunç
،َﻧَﺤْﻮَﻙَ ﻣُﺆَﻣِّﻼً ﻟَﻚَ، ﻣُﺴْﺘَﺤْﻴِﻴًﺎ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻭَﺟﱠﻪَ ﺭَﻏْﺒَﺘَﻪُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺛِﻘَﺔً ﺑِﻚ ﻓَﺄَﻣﱠﻚَ ﺑِﻄَﻤَﻌِﻪِ …
SSC_0208 · S. 316 · Tövbe Hakkında (31)
İmam Zeynelabidin
،َﻧَﺤْﻮَﻙَ ﻣُﺆَﻣِّﻼً ﻟَﻚَ، ﻣُﺴْﺘَﺤْﻴِﻴًﺎ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻭَﺟﱠﻪَ ﺭَﻏْﺒَﺘَﻪُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺛِﻘَﺔً ﺑِﻚ ﻓَﺄَﻣﱠﻚَ ﺑِﻄَﻤَﻌِﻪِ ﻳَﻘٔﻴﻨًﺎ، ﻭَ ﻗَﺼَﺪَﻙَ ﺑِﺨَﻮْﻓِﻪِ ﺇِﺧْﻼَﺻًﺎ، ﻗَﺪْ ﺧَﻼَ ﻃَﻤَﻌُﻪُ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﻣَﻄْﻤُﻮﻉٍ ﻓٔﻴﻪِ ﻏَﻴْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻓْﺮَﺥَ ﺭَﻭْﻋُﻪُ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﻣَﺤْﺬُﻭﺭٍ ﻣِﻨْﻪُ ﺳِﻮَﺍﻙَ، ﻓَﻤَﺜَﻞَ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ ﻣُﺘَﻀَﺮِّﻋًﺎ، ﻭَ ﻏَﻤﱠﺾَ ﺑَﺼَﺮَﻩُ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻷَْﺭْﺽِ ﻣُﺘَﺨَﺸِّﻌًﺎ، ﻭَ ﻃَﺄْﻃَﺄَ ﺭَﺃْﺳَﻪُ ﻟِﻌِﺰﱠﺗِﻚَ ﻣُﺘَﺬَﻟِّﻼً، ﻭَ ﺃَﺑَﺜﱠﻚَ ﻣِﻦْ ﺳِﺮِّﻩِ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻋْﻠَﻢُ ﺑِﻪِ ﻣِﻨْﻪُ ﺧُﻀُﻮﻋًﺎ، ﻭَ ﻋَﺪﱠﺩَ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑِﻪِ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﺣْﺼٰﻲ ﻟَﻬَﺎ ﺧُﺸُﻮﻋًﺎ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻐَﺎﺙَ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﻋَﻈٔﻴﻢِ ﻣَﺎ ﻭَﻗَﻊَ ﺑِﻪِ ﻓٔﻲ ﻋِﻠْﻤِﻚَ، ﻭَ ﻗَﺒٔﻴﺢِ ﻣَﺎ ﻓَﻀَﺤَﻪُ ﻓٔﻲ ﺣُﻜْﻤِﻚَ، ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺏٍ ﺃَﺩْﺑَﺮَﺕْ ﻟَﺬﱠﺍﺗُﻬَﺎ ﻓَﺬَﻫَﺒَﺖْ، ﻭَ ﺃَﻗَﺎﻣَﺖْ ﺗَﺒِﻌَﺎﺗُﻬَﺎ ﻓَﻠَﺰِﻣَﺖْ، ﻻَ ﻳُﻨْﻜِﺮُ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻋَﺪْﻟَﻚَ ﺇِﻥْ ﻋَﺎﻗَﺒْﺘَﻪُ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺴْﺘَﻌْﻈِﻢُ ﻋَﻔْﻮَﻙَ ﺇِﻥْ ﻋَﻔَﻮْﺕَ ﻋَﻨْﻪُ ﻭَ ﺭَﺣِﻤْﺘَﻪُ، ﻷَِﻧﱠﻚَ ﺍﻟﺮﱠﺏﱡ ﺍﻟْﻜَﺮٔﱘُ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻳَﺘَﻌَﺎﻇَﻤُﻪُ ﻏُﻔْﺮَﺍﻥُ ﺍﻟﺬﱠﻧْﺐِ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﻬَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﺫَﺍ ﻗَﺪْ ﺟِﺌْﺘُﻚَ ﻣُﻄٔﻴﻌًﺎ ﻷَِﻣْﺮِﻙَ ﻓٔﻴﻤَﺎۤ ﺃَﻣَﺮْﺕَ ﺑِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ، ﻣُﺘَﻨَﺠِّﺰًﺍ ﻭَﻋْﺪَﻙَ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻭَﻋَﺪْﺕَ ﺑِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻹِْﺟَﺎﺑَﺔِ، ﺇَﺫْ ﺗَﻘُﻮﻝُ: ﴾ْﺍُﺩْﻋُﻮﻧٔﻲۤ ﺃَﺳْﺘَﺠِﺐْ ﻟَﻜُﻢَْ﴿ ﺍُﺩْﻋُﻮﻧٔﻲۤ ﺃَﺳْﺘَﺠِﺐْ ﻟَﻜُﻢ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻟْﻘَﻨٔﻲ ﺑِﻤَﻐْﻔِﺮَﺗِﻚَ ﻛَﻤَﺎ ﻟَﻘٔﻴﺘُﻚ olduğunu anlayan, daha sonra utanarak ama umutla sana gelen, reddetmeyeceğinden emin olarak isteğini sana bildiren, içtenlikle korkudan sana yönelen, senden gayrisinden umudunu kesen, senden gayrisinin korkusunu kalbinden atan, yakarır hâlde karşına dikilen, önünde boynunu bükerek bakışını yere diken, izzetin karşısında alçalarak başını aşağı indiren, huzuunun işareti olarak senin daha iyi bildiğin sırlarını sana açan, huşuunun belirtisi olarak sayısını senin daha iyi bildiğin günahlarını sayıp döken; zevki geçici, vebali kalıcı olan bildiğin büyük günahlarından, katında kendisini rezil eden çirkin işlerinden sana sığınan, cezalandırdığın takdirde adaletinden şüphe etmeyen, büyük günahı kolayca bağışlayabilecek Kerim Rab olduğunun bilincinde olarak, acıyıp affettiğin takdirde de affının büyüklüğüne şaşırmayan biri olarak sana yalvarıyorum.
Allah'ım! Sen; "Beni çağırın, size icabet edeyim." (Mü'- min, 60) buyurarak dua etmemizi emretmiş, icabet …
SSC_0209 · S. 316–318 · Tövbe Hakkında (31)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Sen; "Beni çağırın, size icabet edeyim." (Mü'- min, 60) buyurarak dua etmemizi emretmiş, icabet vaadinde bulunmuşsun. İşte emrine itaat ederek sana yalvarıyor ve icabetini bekliyorum! Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve suçumu َﺑِﺈِﻗْﺮَﺍﺭٔﻱ، ﻭَﺍﺭْﻓَﻌْﻨٔﻲ ﻋَﻦْ ﻣَﺼَﺎﺭِﻉِ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏِ ﻛَﻤَﺎ ﻭَﺿَﻌْﺖُ ﻟَﻚ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَﺍﺳْﺘُﺮْﻧٔﻲ ﺑِﺴِﺘْﺮِﻙَ ﻛَﻤَﺎ ﺗَﺄَﻧﱠﻴْﺘَﻨٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻹِْﻧْﺘِﻘَﺎﻡِ ﻣِﻨّٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺛَﺒِّﺖْ ﻓٔﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ ﻧِﻴﱠﺘٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺣْﻜِﻢْ ﻓٔﻲ ﻋِﺒَﺎﺩَﺗِﻚَ ﺑَﺼٔﲑَﺗٔﻲ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝِ ﻟِﻤَﺎ ﺗَﻐْﺴِﻞُ ﺑِﻪِ ﺩَﻧَﺲَ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻮَﻓﱠﻨٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﻠﱠﺘِﻚَ ﻭَ ﻣِﻠﱠﺔِ ﻧَﺒِّﻴِﻚَ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﺇِﺫَﺍ ﺗَﻮَﻓﱠﻴْﺘَﻨٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﺗُﻮﺏُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓٔﻲ ﻣَﻘَﺎﻣٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ ﻣِﻦْ ﻛَﺒَﺎۤﺋِﺮِ ﺫُﻧُﻮﺑٔﻲ ﻭَ ﺻَﻐَﺎۤﺋِﺮِﻫَﺎ، ﻭَ ﺑَﻮَﺍﻃِﻦِ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗٔﻲ ﻭَ ﻇَﻮَﺍﻫِﺮِﻫَﺎ، ﻭَ ﺳَﻮَﺍﻟِﻒِ ﺯَﻻﱠﺗٔﻲ ﻭَ ﺣَﻮَﺍﺩِﺛِﻬَﺎ، ﺗَﻮْﺑَﺔَ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳُﺤَﺪِّﺙُ ﻧَﻔْﺴَﻪُ ﺑِﻤَﻌْﺼِﻴَﺔٍ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﻀْﻤِﺮُ ﺃَﻥْ ﻳَﻌُﻮﺩَ ﻓٔﻲ ﺧَﻄٔﻴﺌَﺔٍ. ﻭَ ﻗَﺪْ ﻗُﻠْﺖَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣُﺤْﻜَﻢِ ﻛِﺘَﺎﺑِﻚَ: ﺇِﻧﱠﻚَ ﺗَﻘْﺒَﻞُ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔَ ﻋَﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﻭَ ﺗَﻌْﻔُﻮ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ، ﻭَ ﺗُﺤِﺐﱡ ﺍﻟﺘﱠﻮﱠﺍﺑٔﲔَ، ﻓَﺎﻗْﺒَﻞْ ﺗَﻮْﺑَﺘٔﻲ ﻛَﻤَﺎ ﻭَﻋَﺪْﺕَ، ﻭَﺍﻋْﻒُ ﻋَﻦْ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗٔﻲ ﻛَﻤَﺎ ﺿَﻤِﻨْﺖَ، ﻭَ ﺃَﻭْﺟِﺐْ ﻟٔﻲ ْﻣَﺤَﺒﱠﺘَﻚَ ﻛَﻤَﺎ ﺷَﺮَﻃْﺖَ. ﻭَ ﻟَﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﺷَﺮْﻃٔﻲ ﺃَﻥْ ﻻَۤ ﺃَﻋُﻮﺩَ ﻓٔﻲ ﻣَﻜْﺮُﻭﻫِﻚَ، ﻭَ ﺿَﻤَﺎﻧٔﻲ ﺃَﻥ itiraf ederek seninle karşılaştığım gibi, mağfiretinle benimle karşılaş. Senin için kendimi alçalttığım gibi, günahların yıktığı yerden beni kaldır, yücelt.
Benden intikam almakta ağır davrandığın gibi, örtünle beni ört (rahmetinin kapsamına al).
SSC_0210 · S. 318 · Tövbe Hakkında (31)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Benden intikam almakta ağır davrandığın gibi, örtünle beni ört (rahmetinin kapsamına al). Allah'ım! Emirlerine itaatte niyetime sebat ver. Sana kullukta basiretimi sağlam kıl. Hatalar kirini yıkayıp götürecek işlere muvaffak et beni. Öldürdüğün zaman kendi dinin ve peygamberin Muhammed'in –selâm olsun ona– dini üzere öldür beni. Allah'ım! Buradan sana yönelerek büyük ve küçük günahlarımdan, açık ve gizli kötülüklerimden, eski ve yeni sürçmelerimden; günah lâfı etmeyen, günaha dönmeyi düşünmeyen birinin tövbesiyle tövbe ediyorum. Tanrım! Sen, Kitabının muhkem ayetinde, kullarından tövbeyi kabul edeceğini, kötülükleri affedeceğini (Şûra, 25), tövbe edenleri sevdiğini (Bakara, 222) söylemişsin. O hâlde, vadettiğin gibi tövbemi kabul et; garanti ettiğin gibi kötülüklerimi affet; şart koştuğun gibi sevgini benim için gerekli kıl. Ey Rabbim! Ben de sana; hoşlanmadığın işe geri dön-
.َﻻَۤ ﺃَﺭْﺟِﻊَ ﻓٔﻲ ﻣَﺬْﻣُﻮﻣِﻚَ، ﻭَ ﻋَﻬْﺪٔﻱ ﺃَﻥْ ﺃَﻫْﺠُﺮَ ﺟِﻤٔﻴﻊَ ﻣَﻌَﺎﺻٔﻴﻚ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻋْﻠَﻢُ ﺑِﻤَﺎ …
SSC_0211 · S. 320 · Tövbe Hakkında (31)
İmam Zeynelabidin
.َﻻَۤ ﺃَﺭْﺟِﻊَ ﻓٔﻲ ﻣَﺬْﻣُﻮﻣِﻚَ، ﻭَ ﻋَﻬْﺪٔﻱ ﺃَﻥْ ﺃَﻫْﺠُﺮَ ﺟِﻤٔﻴﻊَ ﻣَﻌَﺎﺻٔﻴﻚ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻋْﻠَﻢُ ﺑِﻤَﺎ ﻋَﻤِﻠْﺖُ، ﻓَﺎﻏْﻔِﺮْ ﻟٔﻲ ﻣَﺎ ﻋَﻠِﻤْﺖَ، ﻭَﺍﺻْﺮِﻓْﻨٔﻲ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺣْﺒَﺒْﺖَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺗَﺒِﻌَﺎﺕٌ ﻗَﺪْ ﺣَﻔِﻈْﺘُﻬُﻦﱠ ، ﻭَ ﺗَﺒِﻌَﺎﺕٌ ﻗَﺪْ ﻧَﺴٔﻴﺘُﻬُﻦﱠ ، ﻭَ ﻛُﻠﱡﻬُﻦﱠ ﺑِﻌَﻴْﻨِﻚَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻻَ ﺗَﻨَﺎﻡُ، ﻭَ ﻋِﻠْﻤِﻚَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻳَﻨْﺴَﻲ، ﻓَﻌَﻮِّﺽْ ﻣِﻨْﻬَﺎۤ ﺃَﻫْﻠَﻬَﺎ، ﻭَﺍﺣْﻄُﻂْ ﻋَﻨّٔﻲ ﻭِﺯْﺭَﻫَﺎ، ﻭَ ﺧَﻔِّﻒْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺛِﻘْﻠَﻬَﺎ، ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﺃُﻗَﺎﺭِﻑَ ﻣِﺜْﻠَﻬَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺇِﻧﱠﻪُ ﻻَ ﻭَﻓَﺎۤﺀَ ﻟٔﻲ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﺇِﻻﱠ ﺑِﻌِﺼْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺍﺳْﺘِﻤْﺴَﺎﻙَ ﺑٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﻋِﻦْ ﻗُﻮﱠﺗِﻚَ، ﻓَﻘَﻮِّﻧٔﻲ ﺑِﻘُﻮﱠﺓٍ ﻛَﺎﻓِﻴَﺔٍ، ﻭَ ﺗَﻮَﻟﱠﻨٔﻲ ﺑِﻌِﺼْﻤَﺔٍ ﻣَﺎﻧِﻌَﺔٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺃَﻳﱡﻤَﺎ ﻋَﺒْﺪٍ ﺗَﺎﺏَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻓٔﻲ ﻋِﻠْﻢِ ﺍﻟْﻐَﻴْﺐِ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﻓَﺎﺳِﺦٌ ﻟِﺘَﻮْﺑَﺘِِﻪِ، ﻭَ ﻋَﺎۤﺋِﺪٌ ﻓٔﻲ ﺫَﻧْﺒِﻪِ ﻭَ ﺧَﻄٔۤﻴﺌَﺘِﻪِ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲۤ ﺃَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﺃَﻥْ ﺃَﻛُﻮﻥَ ﻛَﺬٰﻟِﻚَ، ﻓَﺎﺟْﻌَﻞْ ﺗَﻮْﺑَﺘٔﻲ ﻫٰﺬِﻩِ ﺗَﻮْﺑَﺔً ﻻَۤ ﺃَﺣْﺘَﺎﺝُ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﺗَﻮْﺑَﺔٍ، meme, kınadığın şeyi yapmama ve bütün günahları terk etme sözü veriyorum. Allah'ım! Sen, yaptıklarımı daha iyi biliyorsun. O hâlde, benden bildiklerini bağışla ve kudretinle beni sevdiğin işlere yönelt. Allah'ım! Hatırımda olan veya unuttuğum bir sürü kötülüğüm var. Hepsi de senin uyumayan gözünün önünde, unutmayan ilmindedir. Allah'ım! Kötülüklerimin yerine kötülük ettiğim kimselere iyilik ver; kötülüklerimin vebalini üzerimden kaldır; omuzlarımdaki ağırlığını hafiflet ve bir daha öyle işler yapmaktan beni koru. Allah'ım! Hiç kuşku yok, senin koruman olmazsa, tövbeme bağlı kalamam; senin gücün olmazsa, hatalardan sakınamam. O hâlde, yeterli bir güçle beni güçlendir ve engelleyici bir korunmuşlukla beni koruman altına al. Allah'ım! Tövbe ettikleri hâlde daha sonra tövbelerini bozacaklarını, tekrar günaha dönüp şaşacaklarını bildiğin kullar gibi olmaktan sana sığınırım. Şu hâlde, bu tövbemi, ardından tövbeye ihtiyaç duyma yacağım, geçmişteki günahların izlerini yok edecek,
.َﺗَﻮْﺑَﺔً ﻣُﻮﺟِﺒَﺔً ﻟِﻤَﺤْﻮِ ﻣَﺎ ﺳَﻠَﻒَ، ﻭَﺍﻟﺴﱠﻼَﻣَﺔِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺑَﻘِﻲ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﻋْﺘَﺬِﺭُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ …
SSC_0212 · S. 322 · Tövbe Hakkında (31)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
.َﺗَﻮْﺑَﺔً ﻣُﻮﺟِﺒَﺔً ﻟِﻤَﺤْﻮِ ﻣَﺎ ﺳَﻠَﻒَ، ﻭَﺍﻟﺴﱠﻼَﻣَﺔِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺑَﻘِﻲ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﻋْﺘَﺬِﺭُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﺟَﻬْﻠٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻮْﻫِﺒُﻚَ ﺳُﻮﺀَ ﻓِﻌْﻠٔﻲ، ﻓَﺎﺿْﻤُﻤْﻨٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﻛَﻨَﻒِ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﺗَﻄَﻮﱡﻻً، ﻭَﺍﺳْﺘُﺮْﻧٔﻲ ﺑِﺴِﺘْﺮِ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘِﻚَ ﺗَﻔَﻀﱡﻼً. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﺗُﻮﺏُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﻣَﺎ ﺧَﺎﻟَﻒَ ﺇِﺭَﺍﺩَﺗَﻚَ، ﺃَﻭْ ﺯَﺍﻝَ ﻋَﻦْ ﻣَﺤَﺒﱠﺘِﻚَ، ﻣِﻦْ ﺧَﻄَﺮَﺍﺕِ ﻗَﻠْﺒٔﻲ، ﻭَ ﻟَﺤَﻈَﺎﺕِ ﻋَﻴْﻨٔﻲ، ﻭَﺣِﻜَﺎﻳَﺎﺕِ ﻟِﺴَﺎﻧٔﻲ، ﺗَﻮْﺑَﺔً ﺗَﺴْﻠَﻢُ ﺑِﻬَﺎ ﻛُﻞﱡ ﺟَﺎﺭِﺣَﺔٍ ﻋَﻠٰﻲ ﺣِﻴَﺎﻟِﻬَﺎ ﻣَﻦْ ﺗَﺒِﻌَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﺗَﺄْﻣَﻦُ ﻣِﻤﱠﺎ ﻳَﺨَﺎﻑُ ﺍﻟْﻤُﻌْﺘَﺪُﻭﻥَ ﻣِﻦْ ﺃَﻟٔﻴﻢِ ﺳَﻄَﻮَﺍﺗِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺎﺭْﺣَﻢْ ﻭَﺣْﺪَﺗٔﻲ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ، ﻭَ ﻭَﺟٔﻴﺐَ ﻗَﻠْﺒٔﻲ ﻣِﻦْ ﺧَﺸْﻴَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﺿْﻄِﺮَﺍﺏَ ﺃَﺭْﻛَﺎﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﻫَﻴْﺒَﺘِﻚَ. ﻓَﻘَﺪْ ﺃَﻗَﺎﻣَﺘْﻨٔﻲ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﺫُﻧُﻮﺑٔﻲ ﻣَﻘَﺎﻡَ ﺍﻟْﺨِﺰْﻱِ ﺑِﻔِﻨَﺎۤﺀِﻙَ، ﻓَﺈِﻥْ ﺳَﻜَﺖﱡ ﻟَﻢْ ْﻳَﻨْﻄِﻖْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺃَﺣَﺪٌ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺷَﻔَﻌْﺖُ ﻓَﻠَﺴْﺖُ ﺑِﺄَﻫْﻞِ ﺍﻟﺸﱠﻔَﺎﻋَﺔِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺷَﻔِّـﻊْ ﻓٔﻲ ﺧَﻄَﺎﻳَﺎﻱَ ﻛَﺮَﻣَﻚَ، ﻭَ ﻋُﺪ gelecekte de günahlara karşı bağışıklık kazandıracak bir tövbe kıl. Allah'ım! Cahilliğimden dolayı senden özür diliyorum. Kötü işlerimi bana bağışlamanı istiyorum. O hâlde, lütfunla rahmetinin kapsamına al beni; kereminle (günahlara karşı) bağışıklık örtüsüyle ört beni. Allah'ım! Her uzvumu ayrı ayrı senin cezalandırmalarından koruyacak, zalimlerin korktukları acıklı azaplarına duçar olmaktan kurtaracak bir tövbeyle, iradene ters düşen, sevginin dışında kalan düşüncelerimden, bakışlarımdan, konuşmalarımdan tövbe edip sana yöneliyorum. Allah'ım! Önünde tek başıma duruşuma, korkundan kalbimin çırpınışına, heybetinden bedenimin titreyişine acı. Allah'ım! Günahlarım, katında o kadar rüsva etmiş ki beni; sussam, kimse avukatlığımı yapmaz; şefaatçi (aracı) ile kapına gelsem, şefaat edilecek gibi değilim. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve hatalarım hususunda keremini bana şefaatçi (aracı) kıl.
ْﻋَﻠٰﻲ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗٔﻲ ﺑِﻌَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﺰِﻧٔﻲ ﺟَﺰَﺍۤﺋٔﻲ ﻣِﻦْ ﻋُﻘُﻮﺑَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﺑْﺴُﻂ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻃَﻮْﻟَﻚَ، ﻭَ …
SSC_0213 · S. 324 · Tövbe Hakkında (31)
İmam Zeynelabidin
ْﻋَﻠٰﻲ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗٔﻲ ﺑِﻌَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﺰِﻧٔﻲ ﺟَﺰَﺍۤﺋٔﻲ ﻣِﻦْ ﻋُﻘُﻮﺑَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﺑْﺴُﻂ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻃَﻮْﻟَﻚَ، ﻭَ ﺟَﻠِّﻠْﻨٔﻲ ﺑِﺴِﺘْﺮِﻙَ، ﻭَﺍﻓْﻌَﻞْ ﺑٔﻲ ﻓِﻌْﻞَ ﻋَﺰٔﻳﺰٍ ﺗَﻀَﺮﱠﻉَ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻋَﺒْﺪٌ ﺫَﻟٔﻴﻞٌ ﻓَﺮَﺣِﻤَﻪُ، ﺃَﻭْ ﻏَﻨِﻲٍّ ﺗَﻌَﺮﱠﺽَ ﻟَﻪُ ﻋَﺒْﺪٌ ﻓَﻘٔﻴٌﺮ ﻓَﻨَﻌَﺸَﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻻَ ﺧَﻔٔﲑَ ﻟٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ، ﻓَﻠْﻴَﺨْﻔُﺮْﻧٔﻲ ﻋِﺰﱡﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺷَﻔٔﻴﻊَ ﻟٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻓَﻠْﻴَﺸْﻔَﻊْ ﻟٔﻲ ﻓَﻀْﻠُﻚَ، ﻭَ ﻗَﺪْ ﺃَﻭْﺟَﻠَﺘْﻨٔﻲ ﺧَﻄَﺎﻳَﺎﻱَ ﻓَﻠْﻴُﺆْﻣِﻨّٔﻲ ﻋَﻔْﻮُﻙَ، ﻓَﻤَﺎ ﻛُﻞﱡ ﻣَﺎ ﻧَﻄَﻘْﺖُ ﺑِﻪِ ﻋَﻦْ ﺟَﻬْﻞٍ ﻣِﻨّٔﻲ ﺑِﺴُﻮﺀِ ﺃَﺛَﺮٔﻱ، ﻭَ ﻻَ ﻧِﺴْﻴَﺎﻥٍ ﻟِﻤَﺎ ﺳَﺒَﻖَ ﻣِﻦْ ﺫَﻣٔﻴﻢِ ﻓِﻌْﻠٔﻲ، ﻟٰﻜِﻦْ ﻟِﺘَﺴْﻤَﻊَ ﺳَﻤَﺎۤﺅُﻙَ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻓٔﻴﻬَﺎ، ﻭَ ﺃَﺭْﺿُﻚَ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ، ﻣَﺎۤ ﺃَﻇْﻬَﺮْﺕُ ﻟَﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨﱠﺪَﻡِ، ﻭَ ﻟَﺠَﺄْﺕُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ، ﻓَﻠَﻌَﻞﱠ ﺑَﻌْﻀَﻬُﻢْ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻳَﺮْﺣَﻤُﻨٔﻲ ﻟِﺴُﻮﺀِ ﻣَﻮْﻗِﻔٔﻲ، ﺃَﻭْ ﺗُﺪْﺭِﻛُﻪُ ﺍﻟﺮِّﻗﱠﺔُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻟِﺴُﻮۤﺀِ ﺣَﺎﻟٔﻲ، ﻓَﻴَﻨَﺎﻟَﻨٔﻲ ﻣِﻨْﻪُ ﺑِﺪَﻋْﻮَﺓٍ ﻫِﻲَ ﺃَﺳْﻤَﻊُ ﻟَﺪَﻳْﻚَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋٔﻲ، ﺃَﻭْ ﺷَﻔَﺎﻋَﺔٍ ﺃَﻭْﻛَﺪُ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﻣِﻦْ ﺷَﻔَﺎﻋَﺘٔﻲ، ﺗَﻜُﻮﻥُ ﺑِﻬَﺎ ﻧَﺠَﺎﺗٔﻲ ﻣِﻦْ ﻏَﻀَﺒِﻚَ، ﻭَ ﻓَﻮْﺯَﺗٔﻲ ﺑِﺮِﺿَﺎﻙَ. ُﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻥْ ﻳَﻜُﻦِ ﺍﻟﻨﱠﺪَﻡُ ﺗَﻮْﺑَﺔً ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓَﺄَﻧَﺎ ﺃَﻧْﺪَﻡُ ﺍﻟﻨﱠﺎﺩِﻣٔﻴـﻦَ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻳَﻜُﻦِ ﺍﻟﺘﱠﺮْﻙُ ﻟِﻤَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ ﺇِﻧَﺎﺑَﺔً ﻓَﺄَﻧَﺎ ﺃَﻭﱠﻝُ ﺍﻟْﻤُﻨٔﻴﺒٔﻴـﻦَ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻳَﻜُﻦِ ﺍﻹِْﺳْﺘِﻐْﻔَﺎﺭ
Kötülüklerime affınla yaklaş. Cezalandırmana tâbi tutarak hak ettiğim cezayla cezalandırma beni.
SSC_0214 · S. 325 · Tövbe Hakkında (31)
İmam Zeynelabidin
Kötülüklerime affınla yaklaş. Cezalandırmana tâbi tutarak hak ettiğim cezayla cezalandırma beni. Bol ihsanını benden esirgeme. Aziz birinin, kendisine yalvarıp yakaran zelil birine acıyarak yaptığını veya zengin birinin, kendisinden bir şey isteyip de ihtiyacını giderdiği yoksul birine yaptığını bana yap. Allah'ım! Beni senden koruyacak biri yok. O hâlde, izzetin beni korusun, himayesine alsın. Katında bana şefaat edebilecek biri bulunmamakta. O hâlde, lütfun bana şefaatçi olsun. Günahlarım beni korkutmuş durumda. O hâlde, affın beni korkudan kurtarsın. Bu yalvarıp yakarmalarım, kesinlikle yaptıklarımın kötülüğünü bilmediğimden, kötü işlerimi unuttuğumdan değildir. Böyle yapıyorum ki, gökyüzü ve içindekiler, yeryüzü ve üzerindekiler pişmanlık itirafımı ve sana sığınıp tövbe edişimi duysunlar. Duyup da rahmetinle hâlime acısınlar; içinde bulunduğum kötü durumdan etkilenerek bana dua etsinler. Bakarsın, onların duası, katında daha çabuk kabul olur; şefaatleriyle gazabından kurtulur, hoşnutluğunu elde etmiş olurum. Allah'ım! Eğer pişmanlık tövbeyse, ben pişman olanların en pişmanıyım. Eğer günahları terk etmek sana dönmekse, ben sana dönenlerin ilkiyim. Ve eğer mağfiret dilemek, günahların dökülmesine sebep olu-
.َﺣِﻄﱠﺔً ﻟِﻠﺬﱡﻧُﻮﺏِ ﻓِﺈِﻧّٔﻲ ﻟَﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻐْﻔِﺮٔﻳﻦ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﻜَﻤَﺎۤ ﺃَﻣَﺮْﺕَ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﻭَ ﺿَﻤِﻨْﺖَ …
SSC_0215 · S. 326–327 · Tövbe Hakkında (31)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
.َﺣِﻄﱠﺔً ﻟِﻠﺬﱡﻧُﻮﺏِ ﻓِﺈِﻧّٔﻲ ﻟَﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻐْﻔِﺮٔﻳﻦ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﻜَﻤَﺎۤ ﺃَﻣَﺮْﺕَ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﻭَ ﺿَﻤِﻨْﺖَ ﺍﻟْﻘَﺒُﻮﻝَ، ﻭَ ﺣَﺜَﺜْﺖَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺪﱡﻋَﺎۤﺀِ ﻭَ ﻭَﻋَﺪْﺕَ ﺍﻹِْﺟَﺎﺑَﺔَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻗْﺒَﻞْ ﺗَﻮْﺑَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺮْﺟِﻌْﻨٔﻲ ﻣَﺮْﺟِﻊَ ﺍﻟْﺨَﻴْﺒَﺔِ ﻣِﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﺘﱠﻮﱠﺍﺏُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤُﺬْﻧِﺒٔـﲔَ، ﻭَﺍﻟﺮﱠﺣٔﻴﻢُ ﻟِﻠْﺨَﺎﻃِﺌٔﲔَ ﺍﻟْﻤُﻨٔﻴﺒٔﻴـﻦَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻛَﻤَﺎ ﻫَﺪَﻳْﺘَﻨَﺎ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻛَﻤَﺎ ﺍﺳْﺘَﻨْﻘَﺬْﺗَﻨَﺎ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺻَﻼَﺓً ﺗَﺸْﻔَﻊُ ﻟَﻨَﺎ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ ﻭَ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻟْﻔَﺎﻗَﺔِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ، ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻳَﺴٔﲑٌ. yorsa, hiç kuşkusuz ben, senden mağfiret dileyenlerdenim. Allah'ım! Sen tövbeyi emretmiş ve kabul buyuracağını söylemişsin. Dua etmemizi istemiş ve icabet edeceğini vadetmişsin. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve tövbemi kabul buyur; rahmetine olan ümidimi ye'se dönüştürme. Hiç kuşkusuz, sen günahkârların tövbesini kabul buyuransın; suç işleyip de sana dönenlere pek merhametlisin. Allah'ım! Bizi Muhammed ile hidayet ettiğin gibi, ona ve Âline salât eyle. Bizi Muhammed ile kurtardığın gibi, ona ve Âline salât eyle. Kıyamet günü, sana muhtaç olduğumuz gün bize şefaatçi olacak bir salât ile Muhammed ve Âline salât eyle. Hiç kuşku yok, sen her şeye kadirsin ve bu, sana pek kolaydır.
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٢٣ ﺑَﻌْﺪَ ﺍﻟْﻔَﺮَﺍﻍِ ﻣِﻦْ ﺻَﻼَﺓِ ﺍﻟﻠﱠﻴْﻞِ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻪِ ﻓِﻰ …
SSC_0216 · S. 328 · Tövbe Hakkında (31)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٢٣ ﺑَﻌْﺪَ ﺍﻟْﻔَﺮَﺍﻍِ ﻣِﻦْ ﺻَﻼَﺓِ ﺍﻟﻠﱠﻴْﻞِ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻪِ ﻓِﻰ ﺍﻹِْﻋْﺘِﺮَﺍﻑِ ﺑِﺎﻟﺬﱠﻧْﺐِ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻳَﺎ ﺫَﺍ ﺍﻟْﻤُﻠْﻚِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺄَﺑِّﺪِ ﺑِﺎﻟْﺨُﻠُﻮﺩِ، ﻭَﺍﻟﺴﱡﻠْﻄَﺎﻥِ ﺍﻟْﻤُﻤْﺘَﻨِﻊِ ﺑِﻐَﻴْﺮِ ﺟُﻨُﻮﺩٍ ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻋْﻮَﺍﻥٍ، ﻭَﺍﻟْﻌِﺰِّ ﺍﻟْﺒَﺎﻗٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺮِّ ﺍﻟﺪﱡﻫُﻮﺭِ، ﻭَ ﺧَﻮﺍﻟِﻲ ﺍﻷَْﻋْﻮَﺍﻡِ ﻭَ ﻣَﻮَﺍﺿِﻲ ﺍﻷَْﺯْﻣَﺎﻥِ ﻭَﺍﻷَْﻳﱠﺎﻡِ، ﻋَﺰﱠ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧُﻚَ ﻋِﺰًّﺍ ﻻَ ﺣَﺪﱠ ﻟَﻪُ ﺑِﺄَﻭﱠﻟِﻴﱠﺔٍ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﻨْﺘَﻬٰﻲ ﻟَﻪُ ﺑِﺂﺧِﺮِﻳﱠﺔٍ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻠٰﻲ ﻣُﻠْﻜُﻚَ ﻋُﻠُﻮًّﺍ ﺳَﻘَﻄَﺖِ ﺍﻷَْﺷْﻴَﺎۤﺀُ ﺩُﻭﻥَ ﺑُﻠُﻮﻍِ ﺃَﻣَﺪِﻩِ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺒْﻠُﻎُ ﺃَﺩْﻧٰﻲ ﻣَﺎ ﺍﺳْﺘَﺄْﺛَﺮْﺕَ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﺫٰﻟِﻚَ ﺃَﻗْﺼٰﻲ ﻧَﻌْﺖِ ﺍﻟﻨﱠﺎﻋِﺘٔﲔَ. ﺿَﻠﱠﺖْ ﻓٔﻴﻚَ ﺍﻟﺼِّﻔَﺎﺕُ، ﻭَ ﺗَﻔَﺴﱠﺨَﺖْ ﺩُﻭﻧَﻚَ ﺍﻟﻨﱡﻌُﻮﺕُ، ﻭَ ﺣَﺎﺭَﺕْ ﻓٔﻲ ﻛِﺒْﺮِﻳَﺎۤﺋِﻚَ ﻟَﻄَﺎۤﺋِﻒُ ﺍﻷَْﻭْﻫَﺎﻡِ. ﻛَﺬٰﻟِﻚَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﺍﻷَْﻭﱠﻝُ ﻓٔﻲ ﺃَﻭﱠﻟِﻴﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﺃَﻧْﺖَ ﺩَﺍۤﺋِﻢٌ ﻻَ ﺗَﺰُﻭﻝُ، ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟْﻌَﺒْﺪُ ﺍﻟﻀﱠﻌٔﻴﻒُ ﻋَﻤَﻼً، ﺍﻟْﺠَﺴٔﻴﻢُ ﺃَﻣَﻼً، ﺧَﺮَﺟَﺖْ ﻣِﻦْ ﻳَﺪٔﻱ

Gece Namazının Ardından (32)

İtiraf Hususunda Kendisi İçin Duası Allah'ım! Ey hükümranlığı ebedî ve sürekli olan!
SSC_0217 · S. 329 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
İtiraf Hususunda Kendisi İçin Duası Allah'ım! Ey hükümranlığı ebedî ve sürekli olan! Ey ordusuz ve yardımcısız güçlü ve yenilmez olan! Ey günlerin, ayların, yılların ve asırların geçmesine rağmen izzeti baki olan! Saltanatın o kadar güçlü ve sarsılmaz ki, ne başladığı bir evveli var, ne de biteceği bir sonu. Hükümranlığın o kadar yüce ki, kimse onun sonuna ulaşamaz ve niteleyenler, onun en aşağı mertebesini bile niteleyemezler. Sıfatlar, sende kaybolmuştur. Nitelikler, yüceliğine dayanamayıp dağılmıştır. Çok ince düşünen akıllar dahi, büyüklüğünün karşısında hayran kalmıştır. Sen, ilkliğinde ilk olan Allah'sın. Bununla birlikte zevali olmayan daimî de sensin. Ben ise ameli az, emeli çok, güçsüz bir kulum. Rahmetinle koruduğun hariç, tüm bağlantı vesileleri elimden çıkmıştır. Affına olan
ُﺃَﺳْﺒَﺎﺏُ ﺍﻟْﻮُﺻُﻼَﺕِ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎ ﻭَﺻَﻠَﻪُ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻚَ، ﻭَ ﺗَﻘَﻄﱠﻌَﺖْ ﻋَﻨّٔﻲ ﻋِﺼَﻢ ﺍﻵﻣَﺎﻝِ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ …
SSC_0218 · S. 330 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
ُﺃَﺳْﺒَﺎﺏُ ﺍﻟْﻮُﺻُﻼَﺕِ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎ ﻭَﺻَﻠَﻪُ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻚَ، ﻭَ ﺗَﻘَﻄﱠﻌَﺖْ ﻋَﻨّٔﻲ ﻋِﺼَﻢ ﺍﻵﻣَﺎﻝِ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﻣُﻌْﺘَﺼِﻢٌ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻋَﻔْﻮِﻙَ، ﻗَﻞﱠ ﻋِﻨْﺪٔﻱ ﻣَﺎۤ ﺃَﻋْﺘَﺪﱡ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻛَﺜُﺮَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻣَﺎۤ ﺃَﺑُﻮﺀُ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَﻟَﻦْ ﻳَﻀٔﻴﻖَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻋَﻔْﻮٌ ﻋَﻦْ ﻋَﺒْﺪِﻙَ ﻭَ ﺇِﻥْ ﺃَﺳَﺎۤﺀَ، ﻓَﺎﻋْﻒُ ﻋَﻨّٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻗَﺪْ ﺃَﺷْﺮَﻑَ ﻋَﻠٰﻲ ﺧَﻔَﺎﻳَﺎ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝِ ﻋِﻠْﻤُﻚَ، ﻭَﺍﻧْﻜَﺸَﻒَ ﻛُﻞﱡ ﻣَﺴْﺘُﻮﺭٍ ﺩُﻭﻥَ ﺧُﺒْﺮِﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻨْﻄَﻮٔﻱ ﻋَﻨْﻚَ ﺩَﻗَﺎۤﺋِﻖُ ﺍﻷُْﻣُﻮﺭِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻌْﺰُﺏُ ﻋَﻨْﻚَ ﻏَﻴِّﺒَﺎﺕُ ﺍﻟﺴﱠﺮَﺍۤﺋِﺮِ، ﻭَ ﻗَﺪِ ﺍﺳْﺘَﺤْﻮَﺫَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻋَﺪُﻭﱡﻙَ ﺍﻟﱠﺬِﻱ ﺍﺳْﺘَﻨْﻈَﺮَﻙَ ﻟِﻐَﻮَﺍﻳَﺘٔﻲ ﻓَﺄَﻧْﻈَﺮْﺗَﻪُ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻤْﻬَﻠَﻚَ ﺇِﻟٰﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟﺪّٔﻳﻦِ ﻹِِﺿْﻼَﻟٔﻲ ﻓَﺄَﻣْﻬَﻠْﺘَﻪُ، ﻓَﺄَﻭْﻗَﻌَﻨٔﻲ، ﻭَ ﻗَﺪْ ﻫَﺮَﺑْﺖُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﺻَﻐَﺎۤﺋِﺮِ ﺫُﻧُﻮﺏٍ ﻣُﻮﺑِﻘَﺔٍ، ﻭَ ﻛَﺒﺎۤﺋِﺮِ ﺃَﻋْﻤَﺎﻝٍ ﻣُﺮْﺩِﻳَﺔٍ، ﺣَﺘٕﻲ ﺇِﺫَﺍ ﻗَﺎﺭَﻓْﺖُ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘَﻚَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻮْﺟَﺒْﺖُ ﺑِﺴُﻮﺀِ ﺳَﻌْﻴٔﻲ ﺳَﺨْﻄَﺘَﻚَ، ﻓَﺘَﻞَ ﻋَﻨّٔﻲ ﻋِﺬَﺍﺭَ ﻏَﺪْﺭِﻩِ، ﻭَ ﺗَﻠَﻘﱠﺎﻧٔﻲ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺔِ ﻛُﻔْﺮِﻩِ، ﻭَ ﺗَﻮَﻟﱠﻲ ﺍﻟْﺒَﺮَﺍۤﺀَﺓَ ﻣِﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺩْﺑَﺮَ ﻣُﻮَﻟِّﻴًﺎ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻓَﺄَﺻْﺤَﺮَﻧٔﻲ ﻟِﻐَﻀَﺒِﻚَ ﻓَﺮٔﻳﺪًﺍ، ﻭَ ﺃَﺧْﺮَﺟَﻨٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﻓِﻨَﺎۤﺀِ ﻧَﻘِﻤَﺘِﻚَ ﻃَﺮٔﻳﺪًﺍ، ُﻻَ ﺷَﻔٔﻴﻊٌ ﻳَﺸْﻔَﻊُ ﻟٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚِ، ﻭَ ﻻَ ﺧَﻔٔﲑٌ ﻳُﺆْﻣِﻨُﻨٔﻲ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺣِﺼْﻦٌ ﻳَﺤْﺠُﺒُﻨٔﻲ ﻋَﻨْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻣَﻼَﺫٌ ﺃَﻟْﺠَﺄُ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻣِﻨْﻚَ. ﻓَﻬٰﺬَﺍ ﻣَﻘَﺎﻡ ümidimin dışında, hiçbir ümidim kalmamıştır.
Sana itaat olarak sayabileceğim amelim pek az, isyan olarak itiraf edeceğim şeyler ise pek çoktur.
SSC_0219 · S. 330 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
Sana itaat olarak sayabileceğim amelim pek az, isyan olarak itiraf edeceğim şeyler ise pek çoktur. Ancak, ne kadar kötü de olsa, kulunu affetmek, sana güç değildir. O hâlde, beni affet. Allah'ım! İşlerin gizliliklerini ilminle kuşatmışsın. Bilginin yanında her gizli açıktır. En ince, en zarif işler; en gizli sırlar, sana gizli değildir. Ben, helâk edici küçük günahlardan ve yok edici büyük işlerden sana kaçmış, sana sığınmış iken, beni aldatmak için senden mühlet isteyip de mühlet verdiğin, beni saptırmak için kıyamete kadar bekletilmesini isteyip de beklettiğin düşmanın (Şeytan) bana musallat olmuş ve beni yere yıkmıştır. Sana karşı gelip kötü çabamla gazabını hak ettikten sonra da aldatma perdesini kaldırıp beni ve işimi yadırgayarak bana sırt çevirmiş, benden kaçmış ve beni gazabının sahrasında yalnız bırakmış, intikamının avlusuna atmıştır. Ne katında bana şefaat edebilecek bir şefaatçi, ne sana karşı bana güvence verebilecek bir güç sahibi, ne beni senden koruyabilecek bir kale, ne de senden kaçarken sığınabileceğim bir sığınak var. Sana sığınıp suçunu itiraf
َﺍﻟْﻌَﺎۤﺋِﺬِ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﻣَﺤَﻞﱡ ﺍﻟْﻤُﻌْﺘَﺮِﻑِ ﻟَﻚَ، ﻓَﻼَ ﻳَﻀٔﻴﻘَﻦﱠ ﻋَﻨّٔﻲ ﻓَﻀْﻠُﻚَ، ﻭ ﻻَ ﻳَﻘْﺼُﺮَﻥﱠ ﺩُﻭﻧٔﻲ …
SSC_0220 · S. 332 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
َﺍﻟْﻌَﺎۤﺋِﺬِ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﻣَﺤَﻞﱡ ﺍﻟْﻤُﻌْﺘَﺮِﻑِ ﻟَﻚَ، ﻓَﻼَ ﻳَﻀٔﻴﻘَﻦﱠ ﻋَﻨّٔﻲ ﻓَﻀْﻠُﻚَ، ﻭ ﻻَ ﻳَﻘْﺼُﺮَﻥﱠ ﺩُﻭﻧٔﻲ ﻋَﻔْﻮُﻙَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻛُﻦْ ﺃَﺧْﻴَﺐَ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺍﻟﺘﱠﺎۤﺋِﺒٔﲔَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻗْﻨَﻂَ ﻭُﻓُﻮﺩِﻙَ ﺍﻵﻣِﻠٔﲔَ، ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟٔﻲ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺧَﻴْﺮُ ﺍﻟْﻐَﺎﻓِﺮٔﻳﻦَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻣَﺮْﺗَﻨٔﻲ ﻓَﺘَﺮَﻛْﺖُ، ﻭَ ﻧَﻬَﻴْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﺮَﻛِﺒْﺖُ، ﻭَ ﺳَﻮﱠﻝَ ﻟِﻲَ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎۤﺀَ ﺧَﺎﻃِﺮُ ﺍﻟﺴﱡﻮﺀِ ﻓَﻔَﺮﱠﻃْﺖُ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺳْﺘَﺸْﻬِﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺻِﻴَﺎﻣٔﻲ ﻧَﻬَﺎﺭًﺍ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺳْﺘَﺠٔﲑُ ﺑِﺘَﻬَﺠﱡﺪٔﻱ ﻟَﻴْﻼً، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺜْﻨٔﻲ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﺈِﺣْﻴَﺎۤﺋِﻬَﺎ ﺳُﻨﱠﺔٌ، ﺣَﺎﺷَﺎ ﻓُﺮُﻭﺿِﻚَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻣَﻦْ ﺿَﻴﱠﻌَﻬَﺎ ﻫَﻠَﻚَ، ﻭَ ﻟَﺴْﺖُ ﺃَﺗَﻮَﺳﱠﻞُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺑِﻔَﻀْﻞِ ﻧَﺎﻓِﻠَﺔٍ ﻣَﻊَ ﻛَﺜﲑِ ﻣَﺎۤ ﺃَﻏْﻔَﻠْﺖُ ﻣِﻦْ ﻭَﻇَﺎۤﺋِﻒِ ﻓُﺮُﻭﺿِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻌَﺪﱠﻳْﺖُ ﻋَﻦْ ﻣَﻘَﺎﻣَﺎﺕِ ﺣُﺪُﻭﺩِﻙَ ﺇِﻟٰﻲ ﺣُﺮُﻣَﺎﺕٍ ﺍﻧْﺘَﻬَﻜْﺘُﻬَﺎ، ﻭَ ﻛَﺒَﺎۤﺋِﺮِ ﺫُﻧُﻮﺏٍ ﺍﺟْﺘَﺮَﺣْﺘُﻬَﺎ، ﻛَﺎﻧَﺖْ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘُﻚَ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﻓَﻀَﺎۤﺋِﺤِﻬَﺎ ﺳِﺘْﺮًﺍ. ﻭَ ﻫٰﺬَﺍ ﻣَﻘَﺎﻡُ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﺤْﻴَﺎ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻪِ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﺳَﺨِﻂَ ﻋَﻠَﻴْﻬﺎ، ﻭَ ﺭَﺿِﻲَ ﻋَﻨْﻚَ، ﻓَﺘَﻠَﻘﱠﺎﻙَ ﺑِﻨَﻔْﺲٍ ﺧَﺎﺷِﻌَﺔٍ، ﻭَ ﺭَﻗَﺒَﺔٍ ﺧَﺎﺿِﻌَﺔٍ، ﻭَ ﻇَﻬْﺮٍ ﻣُﺜْﻘَﻞٍ ﻣِﻦَ ﺍﳋَﻄَﺎﻳَﺎ، ﻭَﺍﻗِﻔًﺎ ﺑَﻴْﻦَ ﺍﻟﺮﱠﻏْﺒَﺔِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻭَﺍﻟﺮﱠﻫْﺒَﺔِ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻭْﱄ ﻣَﻦْ ﺭَﺟَﺎﻩُ، ﻭَ ﺃَﺣَﻖﱡ ﻣَﻦْ ﺧَﺸِﻴَﻪُ ﻭَﺍﺗﱠﻘَﺎﻩُ، ﻓَﺄَﻋْﻄِﻨٔﻲ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ edenin durumu, bu.
O hâlde, fazlın beni kapsamalı; affın hâlime şamil olmalı;
SSC_0221 · S. 332 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
O hâlde, fazlın beni kapsamalı; affın hâlime şamil olmalı; tövbe eden kullarının en nasipsizi, ümitle kapına gelenlerin en ümitsizi olmamalıyım. Beni bağışla. Hiç kuşkusuz, sen, bağışlayanların en iyisisin. Allah'ım! Sen emrettin, ben terk ettim. Sen sakındırdın, ben işledim. Kötü düşünce, yanlışı bana süsledi; içine düştüm. Orucuma tanık tutabileceğim bir gündüz, teheccüt ile geçirdiğimden dolayı medet umabileceğim bir gece yok. Yerine getirmeyenin helâkine sebep olacak farzlarının dışında, ihya ettiğim için övülebileceğim bir sünnet bilmiyorum. Benim için fazilet sayılabilecek müstehap bir amelim bulunmamakla birlikte, farzlarının birçoğundan da gaflet etmişim; belirlediğin sınırlara riayet etmeyerek yasaklarının birçoğunu çiğnemiş, birtakım büyük günahları irtikâp etmişim. Ama bununla birlikte sen, lütfunla beni rüsva etmemiş, çirkinliklerimi örtmüşsün. Benim durumum, kendinden yana senden utanan, kendine kızgın, senden hoşnut olan, tam bir teslimiyet ve tevazu ile sana gelen, günahların ağırlığından beli bükülen, sana ümidi olduğu hâlde senden korkan, ümit edilmeye en lâyık ve yasaklarından sakınılması en gerekli olan kimse olarak seni gören birinin durumudur. O hâlde, ey Rabbim, ümit ettiği-
،َﻣَﺎ ﺭَﺟَﻮْﺕُ، ﻭَ ﺁﻣِﻨّٔﻲ ﻣَﺎ ﺣَﺬِﺭْﺕُ، ﻭَ ﻋُﺪْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻌَﺎۤﺋِﺪَﺓِ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻛْﺮَﻡُ …
SSC_0222 · S. 334 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
،َﻣَﺎ ﺭَﺟَﻮْﺕُ، ﻭَ ﺁﻣِﻨّٔﻲ ﻣَﺎ ﺣَﺬِﺭْﺕُ، ﻭَ ﻋُﺪْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻌَﺎۤﺋِﺪَﺓِ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻛْﺮَﻡُ ﺍﻟْﻤَﺴْﺆُﻭﻟٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺇِﺫْ ﺳَﺘَﺮْﺗَﻨٔﻲ ﺑِﻌَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَ ﺗَﻐَﻤﱠﺪْﺗَﻨٔﻲ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ ﻓٔﻲ ﺩَﺍﺭِ ﺍﻟْﻔَﻨَﺎۤﺀِ ﺑِﺤَﻀْﺮَﺓِ ﺍﻷَْﻛْﻔَﺎۤﺀِ، ﻓَﺄَﺟِﺮْﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﻓَﻀٔﻴﺤَﺎﺕِ ﺩَﺍﺭِ ﺍﻟْﺒَﻘَﺎۤﺀِ، ﻋِﻨْﺪَ ﻣَﻮَﺍﻗِﻒِ ﺍﻷَْﺷْﻬَﺎﺩِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﻼَۤﺋِﻜَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻘَﺮﱠﺑٔﲔَ، ﻭَﺍﻟﺮﱡﺳُﻞِ ﺍﻟْﻤُﻜَﺮﱠﻣٔﲔَ، ﻭَﺍﻟﺸﱡﻬَﺪَﺍۤﺀِ ﻭَﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﺤٔﲔَ، ﻣِﻦْ ﺟَﺎﺭٍ ﻛُﻨْﺖُ ﺃُﻛَﺎﺗِﻤُﻪُ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗٔﻲ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺫٔﻱ ﺭَﺣِﻢٍ ﻛُﻨْﺖُ ﺃَﺣْﺘَﺸِﻢُ ﻣِﻨْﻪُ ﻓٔﻲ ﺳَﺮٔﻳﺮَﺍﺗٔﻲ، ﻟَﻢْ ﺃَﺛِﻖْ ﺑِﻬِﻢْ ﺭَﺏِّ ﻓِﻲ ﺍﻟﺴِّﺘْﺮِ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﻭَﺛِﻘْﺖُ ﺑِﻚَ ﺭَﺏِّ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻤَﻐْﻔِﺮَﺓِ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻭْﻟٰﻲ ﻣَﻦْ ﻭُﺛِﻖَ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋْﻄٰﻲ ﻣَﻦْ ﺭُﻏِﺐَ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﺭْﺃَﻑُ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘُﺮْﺣِﻢَ، ﻓَﺎﺭْﺣَﻤْﻨٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺣَﺪَﺭْﺗَﻨٔﻲ ﻣَﺎۤﺀً ﻣَﻬٔﻴﻨًﺎ، ﻣِﻦْ ﺻُﻠْﺐٍ ﻣُﺘَﻀَﺎۤﺋِﻖِ ﺍﻟْﻌِﻈَﺎﻡِ، ﺣَﺮِﺝِ ﺍﻟْﻤَﺴَﺎﻟِﻚِ، ﺇِﻟٰﻲ ﺭَﺣِﻢٍ ﺿَﻴّﻘَﺔٍ، ﺳَﺘَﺮْﺗَﻬَﺎ ﺑِﺎﻟْﺤُﺠُﺐِ، ﺗُﺼَﺮِّﻓُﻨٔﻲ ﺣَﺎﻻً ﻋَﻦْ ﺣَﺎﻝٍ، ﺣَﺘﱠﻲ ﺍﻧْﺘَﻬَﻴْﺖَ ﺑٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺗَﻤَﺎﻡِ ﺍﻟﺼﱡﻮﺭَﺓِ، ﻭَ ﺃَﺛْﺒَﺖﱠ ﻓِﻲﱠ ﺍﻟْﺠَﻮَﺍﺭِﺡَ، ﻛَﻤَﺎ ﻧَﻌَﺖﱠ ﻓٔﻲ ﻛِﺘَﺎﺑِﻚَ: ﻧُﻄْﻔَﺔً ﺛُﻢﱠ ﻋَﻠَﻘَﺔً ﺛُﻢﱠ ﻣُﻀْﻐَﺔً ﺛُﻢﱠ ﻋِﻈَﺎﻣًﺎ ﺛُﻢﱠ ﻛَﺴَﻮْﺕَ ﺍﻟْﻌِﻈَﺎﻡَ ﻟَﺤْﻤًﺎ، ﺛُﻢﱠ ﺃَﻧْﺸَﺄْﺗَﻨٔﻲ ﺧَﻠْﻘًﺎ ﺁﺧَﺮَ ﻛَﻤَﺎ mi bana ver; korktuğumu başıma getirme ve rahmetinin getirilerini bana ihsan eyle.
Hiç kuşkusuz, sen, umulanların en cömerdisin.
SSC_0223 · S. 334 · Gece Namazının Ardından (32)
dâr İmam Zeynelabidin
Hiç kuşkusuz, sen, umulanların en cömerdisin. Allah'ım! Şu fena evinde, denklerimin huzurunda, affınla kötülüklerimi örttüğün, lütfunla beni rüsva etmediğin gibi, beka evinde de, mukarrep melekler, mükerrem resuller, şahitler/şehitler ve salihlerden oluşan tanıkların durdukları yerlerde, kötülüklerimi gizlemeye çalıştığım komşuların, gizlide yaptıklarımı bilmelerinden şiddetle kaçındığım akrabaların huzurunda beni rüsva etme. Tanrım! Onların kötülüklerimi örteceğine güvenmedim; fakat senin bağışlayacağına güvendim. Çünkü güvenilmeye en lâyık olan, kendisinden bir şey istenilenlerin en eli açık olanı, merhameti umulanların en şefkatlisi, sensin. O hâlde, bana merhamet eyle. Allah'ım! Sen, beni hakir bir su olarak, kemikleri birbirine girmiş, yolları dar bir omurgadan, perdelerle kapladığın dar bir rahme indirdin. Orada beni hâlden hâle evirip çevirdin; benim için birtakım uzuvlar öngördün; nihayet son şeklimi aldım. Bu evreleri sen, Kitabında; nutfe, sonra kan pıhtısı, sonra et parçası, sonra kemik, sonra kemiğe et giydirme, sonra da dilediğin gibi bambaşka bir yaratık meydana getirme
ِﺷِﺌْﺖَ. ﺣَﺘٕﻲ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺣْﺘَﺠْﺖُ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺯْﻗِﻚَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺃَﺳْﺘَﻐْﻦِ ﻋَﻦْ ﻏِﻴَﺎﺙ ﻓَﻀْﻠِﻚَ، ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻟٔﻲ ﻗُﻮﺗًﺎ …
SSC_0224 · S. 336 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
ِﺷِﺌْﺖَ. ﺣَﺘٕﻲ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺣْﺘَﺠْﺖُ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺯْﻗِﻚَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺃَﺳْﺘَﻐْﻦِ ﻋَﻦْ ﻏِﻴَﺎﺙ ﻓَﻀْﻠِﻚَ، ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻟٔﻲ ﻗُﻮﺗًﺎ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻞِ ﻃَﻌَﺎﻡٍ ﻭَ ﺷَﺮَﺍﺏٍ ﺃَﺟْﺮَﻳْﺘَﻪُ ﻷَِﻣَﺘِﻚَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺃَﺳْﻜَﻨْﺘَﻨٔﻲ ﺟَﻮْﻓَﻬَﺎ، ﻭَ ﺃَﻭْﺩَﻋْﺘَﻨٔﻲ ﻗَﺮَﺍﺭَ ﺭَﺣِﻤِﻬَﺎ. ﻭَ ﻟَﻮْ ﺗَﻜِﻠْﻨٔﻲ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻓٔﻲ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟْﺤَﺎﻻَﺕِ ﺇِﻟٰﻲ ﺣَﻮْﻟٔﻲ، ﺃَﻭْ ﺗَﻀْﻄَﺮﱡﻧٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﻗُﻮﱠﺗٔﻲ، ﻟَﻜَﺎﻥَ ﺍﻟْﺤَﻮْﻝُ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣُﻌْﺘَﺰِﻻً، ﻭَ ﻟَﻜَﺎﻧَﺖِ ﺍﻟﻘُﻮﱠﺓُ ﻣِﻨّٔﻲ ﺑَﻌٔﻴﺪَﺓً، ﻓَﻐَﺬَﻭْﺗَﻨٔﻲ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ ﻏِﺬَﺍۤﺀَ ﺍﻟْﺒَﺮِّ ﺍﻟﻠﱠﻄٔﻴﻒِ، ﺗَﻔْﻌَﻞُ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑٔﻲ ﺗَﻄَﻮﱡﻻً ﻋَﻠَﻲﱠ ﺇِﻟٰﻲ ﻏﺎﻳَﺘٔﻲ ﻫٰﺬِﻩِ، ﻻَۤ ﺃَﻋْﺪَﻡُ ﺑِﺮﱠﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺒْﻄِﺊُ ﺑٔﻲ ﺣُﺴْﻦُ ﺻَﻨٔﻴﻌِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺘَﺄَﻛﱠﺪُ ﻣَﻊَ ﺫٰﻟِﻚَ ﺛِﻘَﺘٔﻲ، ﻓَﺄَﺗَﻔَﺮﱠﻍَ ﻟِﻤَﺎ ﻫُﻮَ ﺃَﺣْﻈٰﻲ ﻟٔﻲ ﻋِﻨْﺪَﻙَ. ﻗَﺪْ ﻣَﻠَﻚَ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥُ ﻋِﻨَﺎﻧٔﻲ ﻓٔﻲ ﺳُﻮﺀِ ﺍﻟﻈﱠﻦِّ ﻭَ ﺿَﻌْﻒِ ﺍﻟْﻴَﻘٔﲔِ، ﻓَﺄَﻧَﺎ ﺃَﺷْﻜُﻮ ﺳُﻮﺀَ ﻣُﺠَﺎﻭَﺭَﺗِﻪِ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﻃَﺎﻋَﺔَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻌْﺼِﻤُﻚَ ﻣِﻦْ ﻣَﻠَﻜَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺗَﻀَﺮﱠﻉُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓٔﻲ ﺻَﺮْﻑِ ﻛَﻴْﺪِﻩِ ﻋَﻨّٔﻲ. ﻭَ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﻓٔﻲ ﺃَﻥْ ﺗُﺴَﻬِّﻞَ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺯْﻗٔﻲ ﺳَﺒٔﻴﻼً. ﻓَﻠَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﺑْﺘِﺪَﺍۤﺋِﻚَ ﺑِﺎﻟﻨِّﻌَﻢِ ﺍﻟْﺠِﺴَﺎﻡِ، ﻭَ ﺇِﻟْﻬَﺎﻣِﻚَ ﺍﻟﺸﱡﻜْﺮَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ olarak nitelendirmişsin. (Mü'minun, 14) Rızkına muhtaç olup ihsanının imdada yetişmesine kesin gereksinim duyduğum zaman da, beni karnına yerleştirip rahmine koyduğun cariyenin yiyecek ve içeceğinin fazlasından benim için azık oluşturdun.
Tanrım! Eğer o hâllerde beni kendi gücümle baş başa bırakıp kendi kuvvetimle yetinmeye mecbur kılsaydın, güç …
SSC_0225 · S. 336 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
Tanrım! Eğer o hâllerde beni kendi gücümle baş başa bırakıp kendi kuvvetimle yetinmeye mecbur kılsaydın, güç benden ayrılır, kuvvet benden uzaklaşırdı. Lütfunla şefkatli, bilgili ve iyi bir besleyici olarak beni besledin ve bunu kereminle bugüne kadar hep yaptın. İhsanının kesildiği, lütfunun azaldığı bir dönem bilmiyorum. Bununla birlikte bir türlü güvenimi sağlamlaştırıp da kendimi, benim için katında daha hayırlı olan işe (ibadete) veremiyorum. Çünkü Şeytan, dizginimi eline almış; (rızk konusunda) güvensizliğe, inançsızlığa sürüklemiştir beni. Onun, bana kötü komşuluğunu, nefsimin ona itaat edişini sana şikâyet ediyor, bana musallat olmasından sana sığınıyor ve hilesini benden geri çevirmeni niyaz ediyorum. Senden, rızkımı kolay bir yoldan vermeni istiyorum. Çünkü sen, ben istemeden önce, bana büyük nimetler vermiş, bunların karşısında şükretmeyi bana ilham etmiş, böylece tüm övgüleri kendine özgü kılmışsın.
ْﻭَﺍﻹِْﻧْﻌَﺎﻡِ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﺳَﻬِّﻞْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺭِﺯْﻗٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻥ ﺗُـﻘَـﻨِّـﻌَﻨٔﻲ …
SSC_0226 · S. 338 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
ْﻭَﺍﻹِْﻧْﻌَﺎﻡِ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﺳَﻬِّﻞْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺭِﺯْﻗٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻥ ﺗُـﻘَـﻨِّـﻌَﻨٔﻲ ﺑِﺘَﻘْﺪٔﻳﺮِﻙَ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﺗُﺮْﺿِﻴَﻨٔﻲ ﺑِﺤِﺼﱠﺘٔﻲ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻗَﺴَﻤْﺖَ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﺗَﺠْﻌَﻞَ ﻣَﺎ ﺫَﻫَﺐَ ﻣِﻦْ ﺟِﺴْﻤٔﻲ ﻭَ ﻋُﻤْﺮٔﻱ ﻓٔﻲ ﺳَﺒﻴﻞِ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺧَﻴْﺮُ ﺍﻟﺮﱠﺍﺯِﻗٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﻧَﺎﺭٍ ﺗَﻐَﻠﱠﻈْﺖَ ﺑِﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﻋَﺼَﺎﻙَ، ﻭَ ﺗَﻮَﻋﱠﺪْﺕَ ﺑِﻬَﺎ ﻣَﻦْ ﺻَﺪَﻑَ ﻋَﻦْ ﺭِﺿَﺎﻙَ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻧَﺎﺭٍ ﻧُﻮﺭُﻫَﺎ ﻇُﻠْﻤَﺔٌ، ﻭَ ﻫَﻴِّﻨُﻬَﺎۤ ﺃَﻟٔﻴﻢٌ، ﻭَ ﺑَﻌٔﻴﺪُﻫﺎ ﻗَﺮٔﻳﺐٌ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻧَﺎﺭٍ ﻳَﺄْﻛُﻞُ ﺑَﻌْﻀَﻬَﺎ ﺑَﻌْﺾٌ، ﻭَ ﻳَﺼُﻮﻝُ ﺑَﻌْﻀُﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺑَﻌْﺾٍ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻧَﺎﺭٍ ﺗَﺬَﺭُ ﺍﻟْﻌِﻈَﺎﻡَ ﺭَﻣٔﻴﻤًﺎ، ﻭَ ﺗَﺴْﻘٔﻲ ﺃَﻫْﻠَﻬَﺎ ﺣَﻤٔﻴﻤًﺎ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻧَﺎﺭٍ ﻻَ ﺗُﺒْﻘٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺗَﻀَﺮﱠﻉَ ﺇِﻟَﻴْﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺮْﺣَﻢُ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﻌْﻄَﻔَﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻘْﺪِﺭُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺘﱠﺨْﻔٔﻴﻒِ ﻋَﻤﱠﻦْ ﺧَﺸَﻊَ ﻟَﻬَﺎ ﻭَﺍﺳْﺘَﺴْﻠَﻢَ ﺇِﻟَﻴْﻬَﺎ، ﺗَﻠْﻘٰﻲ ﺳُﻜﱠﺎﻧَﻬَﺎ ﺑِﺄَﺣَﺮِّ ﻣَﺎ ﻟَﺪَﻳْﻬَﺎ، ﻣِﻦْ ﺃَﻟٔﻴﻢِ ﺍﻟﻨﱠﻜَﺎﻝِ ﻭَ ﺷَﺪٔﻳﺪِ ﺍﻟْﻮَﺑَﺎﻝِ. ﻭَ ﺃَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﻋَﻘَﺎﺭِﺑِﻬَﺎ ﺍﻟْﻔَﺎﻏِﺮَﺓِ ﺃَﻓْﻮَﺍﻫَﻬَﺎ، ﻭَ ﺣَﻴﱠﺎﺗِﻬَﺎ ﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﻘَﺔِ ﺑِﺄَﻧْﻴَﺎﺑِﻬَﺎ، ﻭَ ﺷَﺮَﺍﺑِﻬَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳُﻘَﻄِّﻊُ ﺃَﻣْﻌَﺎۤﺀَ ﻭَ ﺃَﻓْﺌِﺪَﺓَ ﺳُﻜﱠﺎﻧِﻬَﺎ، ﻭَ ﻳَﻨْﺰِﻉُ ﻗُﻠُﻮﺑَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻬْﺪٔﻳﻚَ ﻟِﻤَﺎ ﺑَﺎﻋَﺪَ ﻣِﻨْﻬَﺎ، ﻭَ ﺃَﺧﱠﺮَ ﻋَﻨْﻬَﺎ.
O hâlde Muhammed ve Âline salât eyle ve rızkımı elde etmeyi bana kolaylaştır.
SSC_0227 · S. 339–340 · Gece Namazının Ardından (32)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
O hâlde Muhammed ve Âline salât eyle ve rızkımı elde etmeyi bana kolaylaştır. Beni, kendisine mukadder edilene yetinen, kendisine ayrılan paya razı olanlardan kıl. Cismimin ve ömrümün geçip giden bölümünü sana itaatte geçmiş kabul et. Hiç kuşku yok, sen, rızk verenlerin en iyisisin. Allah'ım! Sana isyan edene karşı katılığının göstergesi olan ve hoşnutluğundan yüz çevireni kendisiyle tehdit ettiğin, aydınlığı karanlık, kolayı acıklı ve uzağı yakın olan ateşten sana sığınırım. (Allah'ım!) Bir kısmı bir kısmını yutan, bir kısmı bir kısmına saldıran ateşten; kemikleri çürüten, ehline kaynar su içiren, kendisine yalvarana acımayan, kendisinden şefkat dileyene merhamet etmeyen, kendisine boyun eğip teslim olana azabını hafifletmeye gücü yetmeyen, oturanlarını sahip olduğu acıklı ve şiddetli azabının en yakıcısıyla karşılayan ateşten sana sığınırım. Onun, ağızları açık akreplerinden, azı dişleriyle sokmaya hazır yılanlarından, oturanlarının bağırsakları ve yüreklerini parçalayan, kalplerini kazıyan içeceğinden sana sığınırım. Senden, beni ondan uzaklaştıracak, ondan alıkoyacak olan şeye hidayet etmeni istiyorum. َﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺟِﺮْﻧٔﻲ ﻣِﻨْﻬَﺎ ﺑِﻔَﻀْﻞِ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭ ﺃَﻗِﻠْﻨٔﻲ ﻋَﺜَﺮَﺍﺗٔﻲ ﺑِﺤُﺴْﻦِ ﺇِﻗَﺎﻟَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺨْﺬُﻟْﻨٔﻲ ﻳَﺎ ﺧَﻴْﺮَ ﺍﻟْﻤُﺠٔﲑٔﻳﻦَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺗَﻘِﻲ ﺍﻟْﻜَﺮٔﻳﻬَﺔَ، ﻭَ ﺗُﻌْﻄِﻲ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺔَ، ﻭَ ﺗَﻔْﻌَﻞُ ﻣَﺎ ﺗُﺮٔﻳﺪُ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺇِﺫَﺍ ﺫُﻛِﺮَ ﺍﻷَْﺑْﺮَﺍﺭُ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻣَﺎ ﺍﺧْﺘَﻠَﻒَ ﺍﻟﻠﱠﻴْﻞُ ﻭَﺍﻟﻨﱠﻬَﺎﺭُ، ﺻَﻼَﺓً ﻻَ ﻳَﻨْﻘَﻄِﻊُ ﻣَﺪَﺩُﻫَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺤْﺼٰﻲ ﻋَﺪَﺩُﻫَﺎ، ﺻَﻼَﺓً ﺗَﺸْﺤَﻦُ ﺍﻟْﻬَﻮَﺍۤﺀَ، ﻭَ ﺗَﻤْﻸُ ﺍﻷَْﺭْﺽَ ﻭَﺍﻟﺴﱠﻤَﺎۤﺀَ، ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﺮﺿَﻲ، ﻭَ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺑَﻌْﺪَ ﺍﻟﺮِّﺿَﺎ، ﺻَﻼَﺓً ﻻَ ﺣَﺪﱠ ﻟَﻬَﺎ ﻭَ ﻻَ ﻣُﻨْﺘَﻬَﻲ، ﻳﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ.
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bol rahmetinle beni ondan koru;
SSC_0228 · S. 341–342 · Gece Namazının Ardından (32)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bol rahmetinle beni ondan koru; güzel affınla sürçmelerimi bağışla ve beni hor kılma; ey güven verenlerin en iyisi! Allah'ım! Hiç şüphe yok, sen, hoşlanılmayandan korur, hoşlanılanı verir ve dilediğini yaparsın. Sen, her şeye kadirsin. Allah'ım! İyiler anıldığı zaman Muhammed ve Âline salât eyle. Gece gündüz birbirini kovaladığı sürece Muhammed ve Âline salât eyle; bir salât ki, ardı arkası kesilmesin, sayıya sığmasın; havayı, yeri, göğü doldursun. Razı olana kadar Allah ona salât etsin; razı olduktan sonra da Allah ona salât etsin; bir salât ki, sınırı ve bitimi olmasın. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi! ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٣٣ ﻓِﻰ ﺍﻹِْﺳْﺘِﺨَﺎﺭَﺓ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﺳْﺘَﺨٔﲑُﻙَ ﺑِﻌِﻠْﻤِﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻗْﺾِ ﻟٔﻲ ﺑِﺎﻟْﺨِﻴَﺮَﺓِ، ﻭَ ﺃَﻟْﻬِﻤْﻨَﺎ ﻣَﻌْﺮِﻓَﺔَ ﺍﻹِْﺧْﺘِﻴَﺎﺭِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺫٰﻟِﻚَ ﺫَﺭٔﻳﻌَﺔً ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﺮِّﺿَﺎ ﺑِﻤَﺎ ﻗَﻀَﻴْﺖَ ﻟَﻨَﺎ، ﻭَﺍﻟﺘﱠﺴْﻠٔﻴﻢِ ﻟِﻤَﺎ ﺣَﻜَﻤْﺖَ، ﻓَﺄَﺯِﺡْ ﻋَﻨﱠﺎ ﺭَﻳْﺐَ ﺍﻹِْﺭْﺗِﻴَﺎﺏِ، ﻭَ ﺃَﻳِّﺪْﻧَﺎ ﺑِﻴَﻘٔﲔِ ﺍﻟْﻤُﺨْﻠِﺼٔﲔَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺴُﻤْﻨَﺎ ﻋَﺠْﺰَ ﺍﻟْﻤَﻌْﺮِﻓَﺔِ ﻋَﻤﱠﺎ ﺗَﺨَﻴﱠﺮْﺕَ، ﻓَﻨَﻐْﻤِﻂَ ﻗَﺪْﺭَﻙَ، ﻭَ ﻧَﻜْﺮَﻩَ ﻣَﻮْﺿِﻊَ ﺭِﺿَﺎﻙَ، ﻭَ ﻧَﺠْﻨَﺢَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻫِﻲَ ﺃَﺑْﻌَﺪُ ﻣِﻦْ ﺣُﺴْﻦِ ﺍﻟْﻌَﺎﻗِﺒَﺔِ، ﻭَ ﺃَﻗْﺮَﺏُ ﺇِﻟٰﻲ ﺿِﺪِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔِ. ﺣَﺒِّﺐْ ﺇِﻟَﻴْﻨَﺎ ﻣَﺎ ﻧَﻜْﺮَﻩُ ﻣِﻦْ ﻗَﻀَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﺳَﻬِّﻞْ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ۤﻣَﺎ ﻧَﺴْﺘَﺼْﻌِﺐُ ﻣِﻦْ ﺣُﻜْﻤِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻟْﻬِﻤْﻨَﺎ ﺍﻹِْﻧْﻘِﻴَﺎﺩَ ﻟِﻤَﺎۤ ﺃَﻭْﺭَﺩْﺕَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﺸِﻴﱠﺘِﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻧُﺤِﺐﱠ ﺗَﺄْﺧٔﲑَ ﻣَﺎ ﻋَﺠﱠﻠْﺖَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻌْﺠٔﻴﻞَ ﻣَﺎ
Hakkındaki Duası Allah'ım! Bildiğin için, senden hayırlı olanı istiyorum.
SSC_0229 · S. 343–345 · Gece Namazının Ardından (32)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Hakkındaki Duası Allah'ım! Bildiğin için, senden hayırlı olanı istiyorum. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve benim için hayırlı olanı mukadder et. İyiyi seçebilme bilgisini bana ver. Bunu, bizim için mukadder ettiğin şeye hoşnutluk ve hakkımızda hükmettiğin şeye teslimiyet vesilesi kıl. Kuşkulanma kaygısını bizden uzaklaştır. İhlâslı kullarının yakiniyle bizi destekle. Senin seçtiğini anlayamama aczine düşürme bizi. Yoksa, takdirini küçümser; hoşnutluğunun bulunduğu şeylerden hoşlanmaz; güzel sonucu olmayanı, selâmete aykırı olanı seçeriz. Hoşlanmadığımız yargını sevdir bize. Güç bulduğumuz hükmünü kolaylaştır bize. Hakkımızda geçerli olan iradene teslimiyeti bize ilham et. Böylece öne aldığının gecikmesini, geciktirdiğinin öne alınmasını istemeyelim; ﺃﺧﱠﺮْﺕَ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﻜْﺮَﻩَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺣْﺒَﺒْﺖَ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﺘَﺨَﻴﱠﺮَ ﻣَﺎ ﻛَﺮِﻫْﺖَ. ﻭَﺍﺧْﺘِﻢْ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﺎﻟﱠﺘٔﻲ ﻫِﻲَ ﺃَﺣْﻤَﺪُ ﻋَﺎﻗِﺒَﺔً، ﻭَ ﺃَﻛْﺮَﻡُ ﻣَﺼٔﲑًﺍ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺗُﻔٔﻴﺪُ ﺍﻟْﻜَﺮٔﻳـﻤَــﺔَ، ﻭَ ﺗُﻌْﻄِﻲ ﺍﻟْﺠَﺴٔﻴﻤَﺔَ، ﻭَ ﺗَﻔْﻌَﻞُ ﻣَﺎ ﺗُﺮٔﻳﺪُ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ. sevdiğinden hoşlanalım; sevmediğini seçmeyelim. İşimizi sonuç olarak en övgün, dönüş olarak en saygın olan ile bitir. Hiç kuşku yok, sen, büyük ve değerli nimetler verir, dilediğini yaparsın; sen, her şeye kadirsin.
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٤٣ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺑْﺘُﻠِﻰَ ﺃَﻭْ ﺭَﺃٰﻯ ﻣُﺒْﺘَﻠﻰً ﺑِﻔَﻀِﻴﺤَﺔٍ ﺑِﺬَﻧْﺐٍ …
SSC_0230 · S. 346 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٤٣ ﺇِﺫَﺍ ﺍﺑْﺘُﻠِﻰَ ﺃَﻭْ ﺭَﺃٰﻯ ﻣُﺒْﺘَﻠﻰً ﺑِﻔَﻀِﻴﺤَﺔٍ ﺑِﺬَﻧْﺐٍ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺳِﺘْﺮِﻙَ ﺑَﻌْﺪَ ﻋِﻠْﻤِﻚَ، ﻭَ ﻣُﻌَﺎﻓَﺎﺗِﻚَ ﺑَﻌْﺪَ ﺧُﺒْﺮِﻙَ، ﻓَﻜُﻠﱡﻨَﺎ ﻗَﺪِ ﺍﻗْﺘَﺮَﻑَ ﺍﻟْﻌَﺎۤﺋِﺒَﺔَ ﻓَﻠَﻢْ ﺗَﺸْﻬَﺮْﻩُ، ﻭَﺍﺭْﺗَﻜَﺐَ ﺍﻟْﻔَﺎﺣِﺸَﺔَ ﻓَﻠَﻢْ ﺗَﻔْﻀَﺤْﻪُ، ﻭَ ﺗَﺴَﺘﱠﺮَ ﺑِﺎﻟْﻤَﺴَﺎﻭٔﻱ ﻓَﻠَﻢْ ﺗَﺪْﻟُﻞْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ. ﻛَﻢْ ﻧَﻬْﻲٍ ﻟَﻚَ ﻗَﺪْ ﺃَﺗَﻴْﻨَﺎﻩُ، ﻭَ ﺃَﻣْﺮٍ ﻗَﺪْ ﻭَﻗَﻔْﺘَﻨَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻓَﺘَﻌَﺪﱠﻳْﻨَﺎﻩُ، ﻭَ ﺳَﻴِّﺌَﺔٍ ﺍﻛْﺘَﺴَﺒْﻨَﺎﻫَﺎ، ﻭَ ﺧَﻄٔﻴﺌَﺔٍ ﺍﺭْﺗَﻜَﺒْﻨَﺎﻫَﺎ، ﻛُﻨْﺖَ ﺍﻟْﻤُﻄﱠﻠِــﻊَ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ ﺩُﻭﻥَ ﺍﻟﻨﱠﺎﻇِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَﺍﻟْﻘَﺎﺩِﺭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺇِﻋْﻼَﻧِﻬَﺎ ﻓَﻮْﻕَ ﺍﻟْﻘَﺎﺩِﺭٔﻳﻦَ، ﻛَﺎﻧَﺖْ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘُﻚَ ﻟَﻨَﺎ ﺣِﺠَﺎﺑًﺎ ﺩُﻭﻥَ ﺃَﺑْﺼَﺎﺭﻫِﻢْ، ﻭَ ﺭَﺩْﻣًﺎ ﺩُﻭﻥَ ﺃَﺳْﻤَﺎﻋِﻬِﻢْ. ﻓَﺎﺟْﻌَﻞْ ﻣَﺎ ﺳَﺘَﺮْﺕَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌَﻮْﺭَﺓِ، ﻭَ ﺃَﺧْﻔَﻴْﺖَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪﱠﺧٔﻴﻠَﺔِ، ﻭَﺍﻋِﻈًﺎ ﻟَﻨَﺎ ﻭَ ﺯَﺍﺟِﺮًﺍ ﻋَﻦْ ﺳُﻮﺀِ ﺍﻟْﺨُﻠْﻖِ ﻭَﺍﻗْﺘِﺮﺍﻑِ ﺍﻟْﺨَﻄٔﻴﺌَﺔِ، ﻭَ ﺳَﻌْﻴًﺎ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ ﺍﻟْﻤَﺎﺣِﻴَﺔِ،
Sebebiyle Kötü Duruma Düşen Birini Gördüğü Zaman Okuduğu Dua Allah'ım!
SSC_0231 · S. 347–349 · Gece Namazının Ardından (32)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Sebebiyle Kötü Duruma Düşen Birini Gördüğü Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Bilip de örtme ve haberi olup da cezalandırmama övgüsü sana özgüdür. Bizlerden her biri, birtakım ayıp işler yapmıştır, ama sen onu o işleriyle tanıtmamışsın; birtakım çirkin fiiller işlemiştir, ama sen onu rüsva etmemişsin; kötülüklere bürünmüştür, ama sen kimseyi onun bu hâline vâkıf kılmamışsın. Nice yasaklarını çiğnemiş, bize bildirdiğin nice emirlerini aşmış, nice kötülükleri kazanmış ve nice yanlışlıklara düşmüşüz ki, bakanlar/görenler değil, sen onları biliyordun ve onları açığa vurmaya herkesten çok kadirdin. Fakat sen, bize bahşettiğin selâmet hâliyle, insanların ayıplarımızı görmesine, rezaletlerimizi duymasına engel oldun. O hâlde, ayıplarımızı örtmeni ve çirkin işlerimizi gizlemeni; bizler için kötü huydan ve çirkin işlerden engelleyici, günahları َﻭَﺍﻟﻄﱠﺮﻳﻖِ ﺍﻟْﻤَﺤْﻤُﻮﺩَﺓِ، ﻭَ ﻗَﺮِّﺏِ ﺍﻟْﻮَﻗْﺖَ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺴُﻤْﻨَﺎ ﺍﻟْﻐَﻔْﻠَﺔ ﻋَﻨْﻚَ، ﺇِﻧﱠﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺭَﺍﻏِﺒُﻮﻥَ، ﻭَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏِ ﺗَﺎۤﺋِﺒُﻮﻥَ. ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﺧِﻴَﺮَﺗِﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﻋِﺘْﺮَﺗِﻪِ ﺍﻟﺼِّﻔْﻮَﺓِ ﻣِﻦْ ﺑَﺮِﻳﱠﺘِﻚَ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻟَﻬُﻢْ ﺳَﺎﻣِﻌٔﲔَ ﻭَ ﻣُﻄٔﻴﻌٔﲔَ ﻛَﻤَﺎۤ ﺃَﻣَﺮْﺕَ. silen tövbeye ve övülen yola özendirici bir öğütçü kıl. Bunu en yakın zamanda gerçekleştir ve bizi senden gafil olmaya duçar etme. Çünkü artık sana yönelmiş ve günahlardan tövbe etmişiz. Allah'ım! Yaratıklarının içinden beğenip seçtiğin Muhammed'e ve onun, temiz kullarının seçkini olan soyuna salât eyle ve bizleri, emrettiğin gibi, onları dinleyenler, onlara itaat edenler kıl.
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٥٣ ﻓِﻰ ﺍﻟﺮِّﺿَﺎ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﻈَﺮَ ﺇِﻟٰﻰۤ ﺃَﺻْﺤَﺎﺏِ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ …
SSC_0232 · S. 350 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٥٣ ﻓِﻰ ﺍﻟﺮِّﺿَﺎ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﻈَﺮَ ﺇِﻟٰﻰۤ ﺃَﺻْﺤَﺎﺏِ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟﻠٕـﻪِ ﺭِﺿًﺎ ﺑِﺤُﻜْﻢِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ، ﺷَﻬِﺪْﺕُ ﺃَﻥﱠ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻗَﺴَﻢَ ﻣَﻌَﺎﻳِﺶَ ﻋِﺒَﺎﺩِﻩِ ﺑِﺎﻟْﻌَﺪْﻝِ، ﻭَ ﺃَﺧَﺬَ ﻋَﻠٰﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺧَﻠْﻘِﻪِ ﺑﺎﻟْﻔَﻀْﻞِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﺘِﻨّٔﻲ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﻋْﻄَﻴْﺘَﻬُﻢْ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﺘِﻨْﻬُﻢْ ﺑِﻤَﺎ ﻣَﻨَﻌْﺘَﻨٔﻲ، ﻓَﺄَﺣْﺴُﺪَ ﺧَﻠْﻘَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻏْﻤَﻂَ ﺣُﻜْﻤَﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻃَﻴِّﺐْ ﺑِﻘَﻀَﺎۤﺋِﻚَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَ ﻭَﺳِّﻊْ ﺑِﻤَﻮَﺍﻗِﻊِ ﺣُﻜْﻤِﻚَ ﺻَﺪْﺭٔﻱ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟِﻲَ ﺍﻟﺜِّﻘَﺔَ ﻷُِﻗِﺮﱠ ﻣَﻌَﻬَﺎ ﺑِﺄَﻥﱠ ﻗَﻀَﺎۤﺀَﻙَ ﻟَﻢْ ﻳَﺠْﺮِ ﺇِﻻﱠ ﺑِﺎﻟْﺨِﻴَﺮَﺓِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺷُﻜْﺮٔﻱ ﻟَﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﺯَﻭَﻳْﺖَ ﻋَﻨّٔﻲ ﺃَﻭْﻓَﺮَ ﻣِﻦْ ﺷُﻜْﺮٔﻱ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﺧَﻮﱠﻟْﺘَﻨٔﻲ، ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ
ve Kadere Rıza Hakkındaki Duası Allah'ın hükmüne hoşnutluğumun ifadesi olarak, Allah'a hamdolsun.
SSC_0233 · S. 351–353 · Gece Namazının Ardından (32)
Hz. Muhammed İmam Rıza İmam Zeynelabidin
ve Kadere Rıza Hakkındaki Duası Allah'ın hükmüne hoşnutluğumun ifadesi olarak, Allah'a hamdolsun. Şehadet ederim ki Allah, kullarının geçimliklerini aralarında adaletle paylaştırmış ve tüm yaratıklarına lütfuyla davranmıştır. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni insanlara verdiklerinle, onları da benden esirgediklerinle sınama. Sonra insanları kıskanır, hükmünü yadırgarım. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kaza'na gönül hoşluğuyla razı olmamı sağla. Hükmünün gerçekleştiği hususlarda göğsümü aç. Bana, kaza'n sadece hayır üzere cari olur, dedirtebilecek bir güven ver. Benden esirgediklerin için sana şükrümü, bana verdiklerin için olan şükrümden bol eyle. Yoksul biri ﺃَﻇُﻦﱠ ﺑِﺬٔﻱ ﻋَﺪَﻡٍ ﺧَﺴَﺎﺳَﺔً، ﺃَﻭْ ﺃَﻇُﻦﱠ ﺑِﺼَﺎﺣِﺐِ ﺛَﺮْﻭَﺓٍ ﻓَﻀْﻼً، ﻓَﺈِﻥﱠ ﺍﻟﺸﱠﺮٔﻳﻒَ ﻣَﻦْ ﺷَﺮﱠﻓَﺘْﻪُ ﻃَﺎﻋَﺘُﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻌَﺰٔﻳﺰَ ﻣَﻦْ ﺃَﻋَﺰﱠﺗْﻪُ ﻋِﺒَﺎﺩَﺗُﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻣَﺘِّﻌْﻨَﺎ ﺑِﺜَﺮْﻭَﺓٍ ﻻَ ﺗَﻨْﻔَﺪُ، ﻭَ ﺃَﻳِّﺪْﻧَﺎ ﺑِﻌِﺰٍّ ﻻَ ﻳُﻔْﻘَﺪُ، ﻭَﺍﺳْﺮَﺣْﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻣُﻠْﻚِ ﺍﻷَْﺑَﺪِ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻷَْﺣَﺪُ ﺍﻟﺼﱠﻤَﺪُ، ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻟَﻢْ ﺗَﻠِﺪْ ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗُﻮﻟَﺪْ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﻜُﻦْ ﻟَﻚَ ﻛُﻔُﻮًﺍ ﺃَﺣَﺪٌ. için aşağılık, servet sahibi biri için de üstünlük düşünmekten beni koru. Çünkü gerçek şeref sahibi, sana itaat edişi sebebiyle şereflenen; gerçek izzet sahibi ise, sana ibadet edişi sebebiyle izzet bulan kimsedir. Şu hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi, tükenmeyen bir servetle faydalandır; yitirilmeyen bir izzetle destekle; ebediyet yurduna salıver. Hiç kuşkusuz, sen; birsin, teksin, samedsin (herkes sana muhtaçtır, senin kimseye ihtiyacın yoktur), doğurmamışsın, doğmamışsın ve kimse senin dengin olmamıştır.
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٦٣ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﻈَﺮَ ﺇِﻟَﻰ ﺍﻟﺴﱠﺤَﺎﺏِ ﻭَﺍﻟْﺒَﺮْﻕِ ﻭَ ﺳَﻤِﻊَ ﺻَﻮْﺕَ …
SSC_0234 · S. 354 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٦٣ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﻈَﺮَ ﺇِﻟَﻰ ﺍﻟﺴﱠﺤَﺎﺏِ ﻭَﺍﻟْﺒَﺮْﻕِ ﻭَ ﺳَﻤِﻊَ ﺻَﻮْﺕَ ﺍﻟﺮﱠﻋْﺪ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻥﱠ ﻫَﺬَﻳْﻦِ ﺁﻳَﺘَﺎﻥِ ﻣِﻦْ ﺁﻳَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﻫَﺬَﻳْﻦِ ﻋَﻮْﻧَﺎﻥِ ﻣِﻦْ ﺃَﻋْﻮَﺍﻧِﻚَ، ﻳَﺒْﺘَﺪِﺭَﺍﻥِ ﻃَﺎﻋَﺘَﻚَ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺔٍ ﻧَﺎﻓِﻌَﺔٍ، ﺃَﻭْ ﻧَـﻘِﻤَﺔٍ ﺿَﺎۤﺭﱠﺓٍ، ﻓَﻼَ ﺗُﻤْﻄِﺮْﻧَﺎ ﺑِﻬِﻤَﺎ ﻣَﻄَﺮَ ﺍﻟﺴﱠﻮْﺀِ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻠْﺒِﺴْﻨَﺎ ﺑِﻬِﻤَﺎ ﻟِﺒَﺎﺱَ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺰِﻝْ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻧَﻔْﻊَ ﻫَﺬِﻩ ﺍﻟﺴﱠﺤَﺎۤﺋِﺐِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺘَﻬَﺎ، ﻭَﺍﺻْﺮِﻑْ ﻋَﻨﱠﺎۤ ﺃَﺫَﺍﻫَﺎ ﻭَ ﻣَﻀَﺮﱠﺗَﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺼِﺒْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﺑِﺂﻓَﺔٍ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺮْﺳِﻞْ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻌَﺎﻳِﺸِﻨَﺎ ﻋَﺎﻫَﺔً. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻛَﻨْﺖَ ﺑَﻌَﺜْﺘَﻬَﺎ ﻧِﻘْﻤَﺔً، ﻭَ ﺃَﺭْﺳَﻠْﺘَﻬَﺎ ﺳَﺨْﻄَﺔً، ﻓَﺈِﻧﱠﺎ ﻧَﺴْﺘَﺠٔﲑُﻙَ ﻣِﻦْ ﻏَﻀَﺒِﻚَ، ﻭَ ﻧَﺒْﺘَﻬِﻞُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓٔﻲ ﺳُﺆَﺍﻝِ ﻋَﻔْﻮِﻙَ، ﻓَﻤِﻞْ ﺑِﺎﻟْﻐَﻀَﺐِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻤُﺸْﺮِﻛٔﲔَ، ﻭَ ﺃَﺩِﺭْ ﺭَﺣٰﻲ ﻧَﻘِﻤَﺘِﻚَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤُﻠْﺤِﺪٔﻳﻦَ.
ve Gök Gürültüsünü Duyduğu Zaman Okuduğu Dua Allah'ım!
SSC_0235 · S. 355–356 · Gece Namazının Ardından (32)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
ve Gök Gürültüsünü Duyduğu Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Hiç kuşkusuz, bu ikisi (şimşek ve gök gürültüsü), senin ayetlerinden iki ayet ve senin yardımcılarından iki yardımcıdır. Yararlı bir rahmet veya zararlı bir azap ile sana itaat etmeye koşarlar. Şu hâlde, bunlar vasıtasıyla bize azap yağmuru yağdırma ve belâ elbisesi giydirme. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve şu bulutların yarar ve bereketini üzerimize indir; zarar ve zahmetini bizden geri çevir. Onlardan bize bir musibet indirme. Onlar vasıtasıyla geçimliklerimize bir afet gönderme. Allah'ım! Eğer onları azap ve gazap olarak göndermiş isen, biz gazabından sana sığınıyor, katından affını dileniyoruz. O hâlde, gazabını müşriklere yönelt, azap değirmenini dinsizlerin üzerinde döndür. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺃَﺫْﻫِﺐْ ﻣَﺤْﻞَ ﺑِﻼَﺩِﻧَﺎ ﺑِﺴُﻘْﻴَﺎﻙَ، ﻭَ ﺃَﺧْﺮِﺝْ ﻭَﺣَﺮَ ﺻُﺪُﻭﺭِﻧَﺎ ﺑِﺮِﺯْﻗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺸْﻐَﻠْﻨَﺎ ﻋَﻨْﻚَ ﺑِﻐَﻴْﺮِﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻘْﻄَﻊْ ﻋَﻦْ ﻛَﺎﻓﱠﺘِﻨَﺎ ﻣَﺎﺩﱠﺓَ ﺑِﺮِّﻙَ، ﻓَﺈِﻥﱠ ﺍﻟْﻐَﻨِﻲﱠ ﻣَﻦْ ﺃَﻏْﻨَﻴْﺖَ، ﻭَ ﺇِﻥﱠ ﺍﻟﺴﱠﺎﻟِﻢَ ﻣَﻦْ ﻭَﻗَﻴْﺖَ، ﻣَﺎ ﻋِﻨْﺪَ ﺃَﺣَﺪٍ ﺩُﻭﻧَﻚَ ﺩِﻓَﺎﻉٌ، ﻭَ ﻻَ ﺑِﺄَﺣَﺪٍ ﻋَﻦْ ﺳَﻄْﻮَﺗِﻚَ ﺍﻣْﺘِﻨَﺎﻉٌ، ﺗَﺤْﻜُﻢُ ﺑِﻤَﺎ ﺷِﺌْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺷِﺌْﺖَ، ﻭَ ﺗَﻘْﻀٔﻲ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﺭَﺩْﺕَ ﻓٔﻲ ﻣَﻦْ ﺃَﺭَﺩْﺕَ. ﻓَﻠَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻭَﻗَﻴْﺘَﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀِ، ﻭَ ﻟَﻚَ ﺍﻟﺸﱡﻜْﺮُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﺧَﻮﱠﻟْﺘَﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨﱠﻌْﻤَﺎۤﺀِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳُﺨَﻠِّﻒُ ﺣَﻤْﺪَ ﺍﻟْﺤَﺎﻣِﺪٔﻳﻦَ ﻭَﺭَﺍۤﺀَﻩُ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﻤْﻸَُ ﺃَﺭْﺿَﻪُ ﻭَ ﺳَﻤَﺎۤﺀَﻩُ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺍﻟْﻤَﻨﱠﺎﻥُ ﺑِﺠَﺴٔﻴﻢِ ﺍﻟْﻤِﻨَﻦِ، ﺍﻟْﻮَﻫﱠﺎﺏُ ﻟِﻌَﻈٔﻴﻢِ ﺍﻟﻨِّﻌَﻢِ، ﺍﻟْﻘَﺎﺑِﻞُ ﻳَﺴٔﲑَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪِ، ﺍﻟﺸﱠﺎﻛِﺮُ ﻗَﻠٔﻴﻞَ ﺍﻟﺸﱡﻜْﺮِ، ﺍﻟْﻤُﺤْﺴِﻦُ ﺍﻟْﻤُﺠْﻤِﻞُ ﺫُﻭ ﺍﻟﻄﱠﻮْﻝِ، ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺍﻟْﻤَﺼٔﲑُ.
Allah'ım! (Gökten) Su indirerek şehirlerimizin kuraklığını gider. Rızk vermenle yüreklerimizden öfkeyi çıkar.
SSC_0236 · S. 357–358 · Gece Namazının Ardından (32)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! (Gökten) Su indirerek şehirlerimizin kuraklığını gider. Rızk vermenle yüreklerimizden öfkeyi çıkar. Bizleri kendinden başkasıyla meşgul etme ve ihsanının kaynağını bizlerden kesme. Hiç kuşkusuz, gerçek zengin, senin zengin ettiğindir ve gerçek sağlıklı, senin koruduğundur. Kimsenin, sana karşı bir savunması, galebeni engelleyebilecek bir gücü bulunmamaktadır. Dilediğine dilediğin gibi hükmedersin; irade ettiğinin hakkında irade ettiğini uygularsın. Şu hâlde, bizleri belâlardan koruduğun için sana hamdolsun; bizlere verdiğin nimetlerden ötürü sana şükürler olsun. Öyle bir hamd ki, tüm hamdedenlerin hamdını geride bıraksın. Öyle bir hamd ki, yeri ve göğü doldursun. Hiç kuşkusuz, sen büyük lütuflarda bulunan, büyük nimetler bahşeden, az hamdı kabul buyuran, şükrün azına da mükâfat veren, ihsanı güzel olan kerem sahibisin. Senden başka ilâh yoktur; dönüş sanadır. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٧٣ ﺇِﺫَﺍ ﺍﻋْﺘَﺮَﻑَ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻘْﺼِﲑِ ﻋَﻦْ ﺗَﺄْﺩِﻳَﺔِ ﺍﻟﺸﱡﻜْﺮ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻥﱠ ﺃَﺣَﺪًﺍ ﻻَ ﻳَﺒْﻠُﻎُ ﻣِﻦْ ﺷُﻜْﺮِﻙَ ﻏَﺎﻳَﺔً ﺇِﻻﱠ ﺣَﺼَﻞَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻣِﻦْ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ ﻣَﺎ ﻳُﻠْﺰِﻣُﻪُ ﺷُﻜْﺮًﺍ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺒْﻠُﻎُ ﻣَﺒْﻠَﻐًﺎ ﻣِﻦْ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ ﻭَ ﺇِﻥِ ﺍﺟْﺘَﻬَﺪَ ﺇِﻻﱠ ﻛَﺎﻥَ ﻣُﻘَﺼِّﺮًﺍ ﺩُﻭﻥَ ﺍﺳْﺘِﺤْﻘَﺎﻗِﻚَ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ، ﻓَﺄَﺷْﻜَﺮُ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﻋَﺎﺟِﺰٌ ﻋَﻦْ ﺷُﻜْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻋْﺒَﺪُﻫُﻢْ ﻣُﻘَﺼِّﺮٌ ﻋَﻦْ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ. ﻻَ ﻳَﺠِﺐُ ﻷَِﺣَﺪٍ ﺃَﻥْ ﺗَﻐْﻔِﺮَ ﻟَﻪُ ﺑِﺎﺳْﺘِﺤْﻘَﺎﻗِﻪِ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﻥْ ﺗَﺮْﺿٰﻲ ﻋَﻨْﻪُ ﺑِﺎﺳْﺘٔﻴﺠَﺎﺑِﻪِ. ﻓَﻤَﻦْ ﻏَﻔَﺮْﺕَ ﻟَﻪُ ﻓَﺒِﻄَﻮْﻟِﻚَ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺭَﺿٔﻴﺖَ ﻋَﻨْﻪُ ﻓَﺒِﻔَﻀْﻠِﻚَ، ﺗَﺸْﻜُﺮُ ﻳَﺴٔﲑَ ﻣَﺎ ﺷُﻜِﺮْﺗَﻪُ، ﻭَ ﺗُﺜٔﻴﺐُ ﻋَﻠٰﻲ ﻗَﻠٔﻴﻞِ ﻣَﺎ ﺗُﻄَﺎﻉُ ﻓٔﻴﻪِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻛَﺄَﻥﱠ ﺷُﻜْﺮَ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻭْﺟَﺒْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺛَﻮَﺍﺑَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺃَﻋْﻈَﻤْﺖَ ﻋَﻨْﻪُ ﺟَﺰَﺍۤﺀَﻫُﻢْ، ﺃَﻣْﺮٌ ﻣَﻠَﻜُﻮﺍ ﺍﺳْﺘِﻄَﺎﻋَﺔَ ﺍﻹِْﻣْﺘِﻨَﺎﻉِ ﻣِﻨْﻪُ ﺩُﻭﻧَﻚَ

Şükür Hakkında (37)

Getirmekten Âciz Olduğunu İtiraf Ettiğinde Okuduğu Dua Allah'ım!
SSC_0237 · S. 359–360 · Şükür Hakkında (37)
İmam Zeynelabidin
Getirmekten Âciz Olduğunu İtiraf Ettiğinde Okuduğu Dua Allah'ım! Hiçbir kimse şükrünün bir aşamasının sonuna ulaşmaz ki, yeni bir şükrü gerektirecek bir ihsanını elde etmiş olmasın. Yine, ne kadar çaba sarf ederse etsin, hiçbir kimse sana itaatte bir merhaleye ulaşmaz ki, lütuf ve ihsanın sebebiyle hak ettiğin gibi sana itaat etmiş olsun. Şu hâlde, en çok şükreden kulun bile, şükründen âciz; en çok ibadet eden kulun dahi, itaatinde yetersizdir. Kimseyi, hak ettiği için bağışlaman ve kimseden, lâyık olduğu için hoşnut olman gerekmez. Bağışladığını lütfunla bağışlamış, hoşnut olduğundan fazlınla hoşnut olmuş olursun. Kabul ettiğin az şükrü şükranla karşılar, itaatin azını ödüllendirirsin. Öyle ki, sanki kulların, sensiz, şükürden kaçınma gücüne sahiptirler de veya şükretmelerinin sebebi senin elinde ۤﻓَﻜَﺎﻓَـﻴْـﺘَﻬُﻢْ، ﺃَﻭْ ﻟَﻢْ ﻳَﻜُﻦْ ﺳَﺒَﺒُﻪُ ﺑِﻴَﺪِﻙَ ﻓَﺠَﺎﺯَﻳْﺘَﻬُﻢْ، ﺑَﻞْ ﻣَﻠَﻜْﺖَ ﻳَﺎ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺃَﻣْﺮَﻫُﻢْ ﻗَﺒْﻞَ ﺃَﻥْ ﻳَﻤْﻠِﻜُﻮﺍ ﻋِﺒَﺎﺩَﺗَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻋْﺪَﺩْﺕَ ﺛَﻮَﺍﺑَﻬُﻢْ ﻗَﺒْﻞَ ﺃَﻥْ ﻳُﻔٔﻴﻀُﻮﺍ ﻓٔﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺫٰﻟِﻚَ ﺃَﻥﱠ ﺳُﻨﱠﺘَﻚَ ﺍﻹِْﻓْﻀَﺎﻝُ، ﻭَ ﻋَﺎﺩَﺗَﻚَ ﺍﻹِْﺣْﺴَﺎﻥُ، ﻭَ ﺳَﺒٔﻴﻠَﻚَ ﺍﻟْﻌَﻔْﻮُ. ﻛُﻞﱡ ﺍﻟْﺒَﺮِﻳﱠﺔِ ﻣُﻌْﺘَﺮِﻓَﺔٌ ﺑِﺄَﻧﱠﻚَ ﻏَﻴْﺮُ ﻇَﺎﻟِﻢٍ ﻟِﻤَﻦْ ﻋَﺎﻗَﺒْﺖَ، ﻭَ ﺷَﺎﻫِﺪَﺓٌ ﺑِﺄَﻧﱠﻚَ ﻣُﺘَﻔَﻀِّﻞٌ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﻋَﺎﻓَﻴْﺖَ، ﻭَ ﻛُﻞﱞ ﻣُﻘِﺮﱞ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴِﻪِ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻘْﺼٔﲑِ ﻋَﻤﱠﺎ ﺍﺳْﺘَﻮْﺟَﺒْﺖَ، ﻓَﻠَﻮْﻻَۤ ﺃَﻥﱠ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥَ ﻳَﺨْﺘَﺪِﻋُﻬُﻢْ ﻋَﻦْ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ ﻣَﺎ ﻋَﺼَﺎﻙَ ﻋَﺎﺹٍ، ﻭَ ﻟَﻮْﻻَۤ ﺃَﻧﱠﻪُ ﺻَﻮﱠﺭَ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟْﺒَﺎﻃِﻞَ ﻓٔﻲ ﻣِﺜَﺎﻝِ ﺍﻟْﺤَﻖِّ ﻣَﺎ ﺿَﻞﱠ ﻋَﻦْ ﻃَﺮٔﻳﻘِﻚَ ﺿَﺎﻝﱞ. ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺑْﻴَﻦَ ﻛَﺮَﻣَﻚَ ﻓٔﻲ ﻣُﻌَﺎﻣَﻠَﺔِ ﻣَﻦْ ﺃَﻃَﺎﻋَﻚَ ﺃَﻭْ ﻋَﺼَﺎﻙَ، ﺗَﺸْﻜُﺮُ ﻟِﻠْﻤُﻄٔﻴﻊِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺗَﻮَﻟﱠﻴْﺘَﻪُ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﺗُﻤْﻠٔﻲ ﻟِﻠْﻌَﺎﺻٔﻲ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺗَﻤْﻠِﻚُ ﻣُﻌَﺎﺟَﻠَﺘَﻪُ ﻓٔﻴﻪِ، ﺃَﻋْﻄَﻴْﺖَ ﻛُﻼًّ ﻣِﻨْﻬُﻤَﺎ ﻣَﺎ ﻟَﻢْ ﻳَﺠِﺐْ ﻟَﻪُ، ﻭَ ْﺗَﻔَﻀﱠﻠْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞٍّ ﻣِﻨْﻬُﻤَﺎ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﻘْﺼُﺮُ ﻋَﻤَﻠُﻪُ ﻋَﻨْﻪُ، ﻭَ ﻟَﻮْ ﻛَﺎﻓَﺄْﺕَ ﺍﻟْﻤُﻄٔﻴﻊَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺗَﻮَﻟﱠﻴْﺘَﻪُ ﻷََﻭْﺷَﻚَ ﺃَﻥْ ﻳَﻔْﻘِﺪَ ﺛَﻮَﺍﺑَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻥ değilmiş de onun için, şükürlerinden dolayı onları ödüllendiriyor, büyük karşılıklar veriyorsun. Hayır Tanrım!
Onlar, sana ibadet etmeye kadir olmadan önce, sen onların işlerinin malikiydin.
SSC_0238 · S. 360 · Şükür Hakkında (37)
İmam Zeynelabidin
Onlar, sana ibadet etmeye kadir olmadan önce, sen onların işlerinin malikiydin. Onlar sana itaate yönelmeden önce, sen ödüllerini hazırlamıştın. Çünkü senin sünnetin (geleneğin) lütufta bulunmak, âdetin iyilik yapmak ve yolun affetmektir. Bütün yaratıklar, cezalandırdığın kimseye zulmetmediğine tanıktır; kötülüklerden kurtardığın kimseye lütfetmiş olduğuna şahittir. Hepsi de, senin için gerekeni yapamadığını ikrar eder. Bu yüzden, eğer Şeytan onları aldatarak sana itaatten çıkarmasaydı, kimse sana karşı gelmezdi ve eğer Şeytan, batılı hak görünümünde onlara sunmasaydı, kimse senin yolundan sapmazdı. Her eksiklikten münezzehsin sen! Sana itaat edene de, karşı gelene de ne kadar cömertçe davranıyorsun! İtaat edeni, ondan taraf kendin üstlendiğin bir iş için ödüllendiriyorsun! Karşı gelene de, hemen cezalandırabileceğin hâlde mühlet veriyorsun! Her ikisine de hak etmediğini vermiş, ameliyle kazanamayacağını lütfetmişsin. Şayet itaat edene, sadece tarafından üstlendiğin amelin karşılığını vermek isteseydin, neredeyse hiçbir mükâfat alamaz,
ِﺗَﺰُﻭﻝَ ﻋَﻨْﻪُ ﻧِﻌْﻤَﺘُﻚَ، ﻭَ ﻟَﻜِﻨﱠﻚَ ﺑِﻜَﺮَﻣِﻚَ ﺟَﺎﺯَﻳْﺘَﻪُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤُﺪﱠﺓِ ﺍﻟْﻘَﺼٔﲑَﺓ ﺍﻟْﻔَﺎﻧِﻴَﺔِ …
SSC_0239 · S. 362 · Şükür Hakkında (37)
İmam Zeynelabidin
ِﺗَﺰُﻭﻝَ ﻋَﻨْﻪُ ﻧِﻌْﻤَﺘُﻚَ، ﻭَ ﻟَﻜِﻨﱠﻚَ ﺑِﻜَﺮَﻣِﻚَ ﺟَﺎﺯَﻳْﺘَﻪُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤُﺪﱠﺓِ ﺍﻟْﻘَﺼٔﲑَﺓ ﺍﻟْﻔَﺎﻧِﻴَﺔِ ﺑِﺎﻟْﻤُﺪﱠﺓِ ﺍﻟﻄﱠﻮٔﻳﻠَﺔِ ﺍﻟْﺨَﺎﻟِﺪَﺓِ، ﻭَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻐَﺎﻳَﺔِ ﺍﻟْﻘَﺮٔﻳﺒَﺔِ ﺍﻟﺰﱠﺍۤﺋِﻠَﺔِ ﺑِﺎﻟْﻐَﺎﻳَﺔِ ﺍﻟْﻤَﺪٔﻳﺪَﺓِ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻴَﺔِ، ﺛُﻢﱠ ﻟَﻢْ ﺗَﺴُﻤْﻪُ ﺍﻟْﻘِﺼَﺎﺹَ ﻓٔﻴﻤَﺎۤ ﺃَﻛَﻞَ ﻣِﻦْ ﺭِﺯْﻗِﻚَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳَﻘْﻮٰﻱ ﺑِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗَﺤْﻤِﻠْﻪُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤُﻨَﺎﻗَﺸَﺎﺕِ ﻓِﻲ ﺍﻵْﻻَﺕِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺗَﺴَﺒﱠﺐَ ﺑِﺎﺳْﺘِﻌْﻤَﺎﻟِﻬَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻟَﻮْ ﻓَﻌَﻠْﺖَ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑِﻪِ ﻟَﺬَﻫَﺐَ ﺑِﺠَﻤٔﻴﻊِ ﻣَﺎ ﻛَﺪَﺡَ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﺟُﻤْﻠَﺔُ ﻣَﺎ ﺳَﻌٰﻲ ﻓٔﻴﻪِ ﺟَﺰَﺍۤﺀً ﻟِﻠﺼﱡﻐْﺮٰﻱ ﻣِﻦْ ﺃَﻳَﺎﺩِﻳﻚَ ﻭَ ﻣِﻨَﻨِﻚَ، ﻭَ ﻟَﺒَﻘِﻲَ ﺭَﻫٔﻴﻨًﺎ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ ﺑِﺴَﺎۤﺋِﺮِ ﻧِﻌَﻤِﻚَ، ﻓَﻤَﺘٰﻲ ﻛَﺎﻥَ ﻳَﺴﺘَﺤِﻖﱡ ﺷَﻴْﺌًﺎ ﻣِﻦْ ﺛَﻮَﺍﺑِﻚَ؟ ﻻَ، ﻣَﺘَﻲ؟! ﻫٰﺬَﺍ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺣَﺎﻝُ ﻣَﻦْ ﺃَﻃَﺎﻋَﻚَ، ﻭَ ﺳَﺒٔﻴﻞُ ﻣَﻦْ ﺗَﻌَﺒﱠﺪَ ﻟَﻚَ، ﻓَﺄَﻣﱠﺎ ﺍﻟْﻌَﺎﺻٔﻲۤ ﺃَﻣْﺮَﻙَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﻮَﺍﻗِﻊُ ﻧَﻬْﻴَﻚَ، ﻓَﻠَﻢْ ﺗُﻌَﺎﺟِﻠْﻪُ ﺑِﻨَﻘِﻤَﺘِﻚَ ﻟِﻜَﻲْ ﻳَﺴْﺘَﺒْﺪِﻝَ ﺑِﺤَﺎﻟِﻪِ ﻓٔﻲ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ ﺣَﺎﻝَ ﺍﻹِْﻧَﺎﺑَﺔِ ﺇِﻟٰﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻟَﻘَﺪْ ﻛَﺎﻥَ ﻳَﺴْﺘَﺤِﻖﱡ ﻓٔﻲۤ ﺃَﻭﱠﻝِ ﻣَﺎ ﻫَﻢﱠ ﺑِﻌِﺼْﻴَﺎﻧِﻚَ ﻛُﻞﱠ ﻣَﺎۤ ﺃَﻋْﺪَﺩْﺕَ ﻟِﺠَﻤٔﻴﻊِ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﻣِﻦْ ﻋُﻘُﻮﺑَﺘِﻚَ، ﻓَﺠَﻤٔﻴﻊُ ﻣَﺎۤ ﺃَﺧﱠﺮْﺕَ ﻋَﻨْﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌَﺬَﺍﺏِ، ﻭَ ﺃَﺑْﻄَﺄْﺕَ ﺑِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻣِﻦْ ﺳَﻄَﻮَﺍﺕِ ﺍﻟﻨﱠـﻘِﻤَﺔِ ﻭَﺍﻟْﻌِﻘَﺎﺏِ، ﺗَﺮْﻙٌ ﻣِﻦْ ﺣَﻘِّﻚَ ﻭَ ﺭِﺿًﺎ ﺑِﺪُﻭﻥِ ﻭَﺍﺟِﺒِﻚَ. ﻓَﻤَﻦْ ﺃَﻛْﺮَﻡُ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ؟ ﻭَ ﻣَﻦْ ﺃَﺷْﻘٰﻲ ﻣِﻤﱠﻦْ ﻫَﻠَﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ؟ ﻻَ، nimetini kaybederdi.
Fakat sen kereminle, geçici kısa süreye, kalıcı uzun süreyle ve zevali yakın olan sona, bekası sürekli olan …
SSC_0240 · S. 362–364 · Şükür Hakkında (37)
İmam Zeynelabidin
Fakat sen kereminle, geçici kısa süreye, kalıcı uzun süreyle ve zevali yakın olan sona, bekası sürekli olan sonla karşılık verdin. Ayrıca, kendisine sana itaat etme gücünü veren rızkını yediği için, sevabından bir şey eksiltmeye kalkmadın; mağfiretini elde etmek için senin verdiğin araçları kullandığı için bir şey ödeme zorunda bırakmadın onu. Şayet böyle yapacak olsaydın, bütün zahmetleri, tüm çabaları, nimetlerinin en küçüğü karşısında sıfırlanır, diğer nimetlerine karşılık rehin alınması gerekirdi. Şu hâlde, sevabından en ufak bir şeyi bile nasıl hak edebilirdi ki?! Hayır, nasıl?! Tanrım! Sana itaat edip kulluk yolunu tutanın durumu bu. Emrine karşı gelip yasağını işleyene gelince; karşı gelme hâlini, itaate yönelme hâline dönüştürsün diye hemen cezalandırmadın onu. Oysa o, sana karşı gelmeye yeltendiği ilk anda bütün yaratıklarına hazırladığın cezanın tümünü hak etmişti. Şu hâlde, hak ettiği cezayı vermeyip azabını geciktirmen, senden taraf bir hakkından vazgeçiş, hak ettiğinden aza razı oluştur. O hâlde ey Tanrım! Senden daha kerim olan kim var?! Ve bu keremine rağmen helâk olandan daha َﻣَﻦْ؟! ﻓَﺘَﺒَﺎﺭَﻛْﺖَ ﺃَﻥْ ﺗُﻮﺻَﻒَ ﺇِﻻﱠ ﺑِﺎﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ، ﻭَ ﻛَﺮُﻣْﺖَ ﺃَﻥْ ﻳُﺨَﺎﻑ ﻣِﻨْﻚَ ﺇِﻻﱠ ﺍﻟْﻌَﺪْﻝُ، ﻻَ ﻳُﺨْﺸٰﻲ ﺟَﻮْﺭُﻙَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﻋَﺼَﺎﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺨَﺎﻑُ ﺇِﻏْﻔَﺎﻟُﻚَ ﺛَﻮَﺍﺏَ ﻣَﻦْ ﺃَﺭْﺿَﺎﻙَ. ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﺃَﻣَﻠٔﻲ، ﻭَ ﺯِﺩْﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﻫُﺪَﺍﻙَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺻِﻞُ ﺑِﻪِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﺘﱠﻮْﻓٔﻴﻖِ ﻓٔﻲ ﻋَﻤَﻠٔﻲ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻣَﻨﱠﺎﻥٌ ﻛَﺮٔﻳـﻢٌ.
bedbaht biri bulunur mu?! Hayır, bulunur mu?!
SSC_0241 · S. 365–366 · Şükür Hakkında (37)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
bedbaht biri bulunur mu?! Hayır, bulunur mu?! Şu hâlde sen, ihsandan başkasıyla nitelendirilmekten çok daha kutlusun; adaletinin dışında bir şeyinden korkulmaktan çok daha kerimsin! Emrine karşı gelene cevretmenden korkulmaz. Seni hoşnut edenin mükâfatını vereceğinden endişe edilmez. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve arzu ettiğimi bana ver; işlerimde başarılı olabilmem için hakkımda hidayetini artır. Hiç kuşkusuz, sen çok ihsan eden kerem sahibisin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٨٣ ِﻓِﻰ ﺍﻹِْﻋْﺘِﺬَﺍﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﺒِﻌَﺎﺕِ ﺍﻟﻌِﺒَﺎﺩِ ﻭَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱠﻘْﺼِﲑِ ﻓِﻰ ﺣُﻘُﻮﻗِﻬِﻢْ ﻭَ ﻓِﻰ ﻓَﻜَﺎﻙِ ﺭَﻗَﺒَﺘِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨﱠﺎﺭ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﻋْﺘَﺬِﺭُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﻣَﻈْﻠُﻮﻡٍ ﻇُﻠِﻢَ ﺑِﺤَﻀْﺮَﺗٔﻲ ﻓَﻠَﻢْ ﺃَﻧْﺼُﺮْﻩُ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻣَﻌْﺮُﻭﻑٍ ﺃُﺳْﺪِﻱَ ﺇِﻟَﻲﱠ ﻓَﻠَﻢْ ﺃَﺷْﻜُﺮْﻩُ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻣُﺴٔﻲﺀٍ ﺍﻋْﺘَﺬَﺭَ ﺇِﻟَﻲﱠ ﻓَﻠَﻢْ ﺃَﻋْﺬِﺭْﻩُ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺫٔﻱ ﻓَﺎﻗَﺔٍ ﺳَﺄَﻟَﻨٔﻲ ﻓَﻠَﻢْ ﺃُﻭﺛِﺮْﻩُ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺣَﻖِّ ﺫٔﻱ ﺣَﻖٍّ ﻟَﺰِﻣَﻨٔﻲ ﻟِﻤُﺆْﻣِﻦٍ ﻓَﻠَﻢْ ﺃُﻭَﻓِّﺮْﻩُ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻋَﻴْﺐِ ﻣُﺆْﻣِﻦٍ ﻇَﻬَﺮَ ﻟٔﻲ ﻓَﻠَﻢْ ﺃَﺳْﺘُﺮْﻩُ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺇِﺛْﻢٍ ﻋَﺮَﺽَ ﻟٔﻲ ﻓَﻠَﻢْ ﺃَﻫْﺠُﺮْﻩُ. ﺃَﻋْﺘَﺬِﺭُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣِﻨْﻬُﻦﱠ ﻭَ ﻣِﻦْ ﻧَﻈَﺎۤﺋِﺮِﻫِﻦﱠ ، ﺍﻋْﺘِﺬَﺍﺭَ ﻧَﺪَﺍﻣَﺔٍ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﻭَﺍﻋِﻈًﺎ ﻟِﻤَﺎ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻱﱠ ﻣِﻦْ ﺃَﺷْﺒَﺎﻫِﻬِﻦﱠ .
Allah'tan Özür Dileme ve Ateşten Kurtuluş İsteme Hakkındaki Duası Allah'ım!
SSC_0242 · S. 367–370 · Şükür Hakkında (37)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'tan Özür Dileme ve Ateşten Kurtuluş İsteme Hakkındaki Duası Allah'ım! Huzurumda zulme uğrayıp da yardım etmediğin mazlumdan, bana yapılıp da karşılığını vermediğim iyilikten, özür dileyip de özrünü kabul etmediğim kötü iş sahibinden, benden bir şey isteyip de kendime tercih etmediğim fakirden, boynumda hakkı olup da hakkını tam olarak vermediğim mümin hak sahibinden, ayıbına vâkıf olup da ayıbını örtmediğim müminden, bulaşıp da terk etmediğim günahlardan dolayı mazeretimi kabul etmeni istiyorum. Tanrım! Bütün bunlar ve benzeri işlerim için, bir daha tekrarlamama engel olacak bir pişmanlıkla senden özür diliyorum. ِﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻧَﺪَﺍﻣَﺘٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻭَﻗَﻌْﺖُ ﻓٔﻴﻪ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺰﱠﻻﱠﺕِ، ﻭَ ﻋَﺰْﻣٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﺗَﺮْﻙِ ﻣَﺎ ﻳَﻌْﺮِﺽُ ﻟٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ، ﺗَﻮْﺑَﺔً ﺗُﻮﺟِﺐُ ﻟٔﻲ ﻣَﺤَﺒﱠﺘَﻚَ ﻳَﺎ ﻣُﺤِﺐﱠ ﺍﻟﺘَﻮﱠﺍﺑٔﲔَ. Şu hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve düştüğüm sürçmelerden pişmanlığımı ve yaptığım kötü işleri terk etme azmimi, sevgini celp edecek bir tövbe kıl; ey tövbe edenleri seven! ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٩٣ ﻓِﻰ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟْﻌَﻔْﻮِ ﻭَﺍﻟﺮﱠﺣْﻤَﺔ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻛْﺴِﺮْ ﺷَﻬْﻮَﺗٔﻲ ﻋَﻦْ ﻛُﻞِّ ﻣَﺤْﺮَﻡٍ، ﻭَﺍﺯْﻭِ ﺣِﺮْﺻٔﻲ ﻋَﻦْ ﻛُﻞِّ ﻣَﺄْﺛَﻢٍ، ﻭَﺍﻣْﻨَﻌْﻨٔﻲ ﻋَﻦْ ﺃَﺫٰﻱ ﻛُﻞِّ ﻣُﺆْﻣِﻦٍ ﻭَ ﻣُﺆْﻣِﻨَﺔٍ ﻭَ ﻣُﺴْﻠِﻢٍ ﻭَ ﻣُﺴْﻠِﻤَﺔٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻳﱡﻤَﺎ ﻋَﺒْﺪٍ ﻧَﺎﻝَ ﻣِﻨّٔﻲ ﻣَﺎ ﺣَﻈَﺮْﺕَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَﺍﻧْﺘَﻬَﻚَ ﻣِﻨّٔﻲ ﻣَﺎ ﺣَﺠَﺮْﺕَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻓَﻤَﻀٰﻲ ﺑِﻈُﻼَﻣَﺘٔﻲ ﻣَﻴِّﺘًﺎ، ﺃَﻭْ ﺣَﺼَﻠَﺖْ ﻟٔﻲ ﻗِﺒَﻠَﻪُ ﺣَﻴًّﺎ، ﻓَﺎﻏْﻔِﺮْ ﻟَﻪُ ﻣَﺎۤ ﺃَﻟَﻢﱠ ﺑِﻪِ ﻣِﻨّٔﻲ، ﻭَﺍﻋْﻒُ ﻟَﻪُ ﻋَﻤﱠﺎۤ ﺃَﺩْﺑَﺮَ ﺑِﻪِ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻘِﻔْﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﺍﺭْﺗﻜَﺐَ ﻓِﻲﱠ ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻜْﺸِﻔْﻪُ ﻋَﻤﱠﺎ ﺍﻛْﺘَﺴَﺐَ ﺑٔﻲ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻣَﺎ ﺳَﻤَﺤْﺖُ ﺑِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌَﻔِﻮْ ﻋَﻨْﻬُﻢْ، ﻭَ ﺗَﺒَﺮﱠﻋْﺖُ ﺑِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺼﱠﺪَﻗَﺔِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ، ﺃَﺯْﻛٰﻲ ﺻَﺪَﻗَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺼَﺪِّﻗٔﲔَ، ﻭَ ﺃَﻋْﻠٰﻲ ﺻِﻼَﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻘَﺮِّﺑٔﲔَ،

Af ve Rahmet Dileme Hakkında (39)

Hakkındaki Duası Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve benim haramlara olan isteğimi kır;
SSC_0243 · S. 371–372 · Af ve Rahmet Dileme Hakkında (39)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Hakkındaki Duası Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve benim haramlara olan isteğimi kır; günahlara olan ihtirasımı öldür; beni mümin ve Müslüman erkek ve kadınlara eziyet etmekten alıkoy. Allah'ım! Yasakladığın hâlde bana kötü bir lâf eden, menettiğin hâlde bana saygısızlık yapan, sonra da benden helâllik almadan ölüp giden ya da hâlen hayatta olan kullarına, bana yaptıkları kötülüklerini bağışla; beni incittikleri için onları cezalandırma; hakkımda işledikleri günahları onlara bildirme; benim yüzümden kazandıkları suçlardan dolayı onları rüsva etme. Benim, onları böylesine cömertçe affetmemi ve karşılık beklemeden kendilerine verdiğim bu sadakayı, sadaka verenlerin en temiz sadakalarından ve sana yaklaşma çabasında olanların en üstün bağışlarından kıl. Onları affetmeme karşılık sen de ،َﻭَ ﻋَﻮِّﺿْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻋَﻔْﻮٔﻱ ﻋَﻨْﻬُﻢْ ﻋَﻔْﻮَﻙَ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋٔﻲ ﻟَﻬُﻢْ ﺭَﺣْﻤَﺘَﻚ ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﺴْﻌَﺪَ ﻛُﻞﱡ ﻭَﺍﺣِﺪٍ ﻣِﻨﱠﺎ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ، ﻭَ ﻳَﻨْﺠُﻮَ ﻛُﻞﱞ ﻣِﻨﱠﺎ ﺑِﻤَﻨِّﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻳﱡﻤﺎ ﻋَﺒْﺪٍ ﻣِﻦْ ﻋَﺒٔﻴﺪِﻙَ ﺃَﺩْﺭَﻛَﻪُ ﻣِﻨّٔﻲ ﺩَﺭَﻙٌ، ﺃَﻭْ ﻣَﺴﱠﻪُ ﻣِﻦْ ﻧَﺎﺣِﻴَﺘٔﻲ ﺃَﺫﻱً، ﺃَﻭْ ﻟَﺤِﻘَﻪُ ﺑٔﻲ ﺃَﻭْ ﺑِﺴَﺒَﺒٔﻲ ﻇُﻠْﻢٌ، ﻓَﻔُﺘﱡﻪُ ﺑِﺤَﻘِّﻪِ، ﺃَﻭْ ﺳَﺒَﻘْﺘُﻪُ ﺑِﻤَﻈْﻠَﻤَﺘِﻪِ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺭْﺿِﻪِ ﻋَﻨّٔﻲ ﻣِﻦْ ﻭُﺟْﺪِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻭْﻓِﻪِ ﺣَﻘﱠﻪُ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ، ﺛُﻢﱠ ﻗِﻨٔﻲ ﻣَﺎ ﻳُﻮﺟِﺐُ ﻟَﻪُ ﺣُﻜْﻤُﻚَ، ﻭَ ﺧَﻠِّﺼْﻨٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎ ﻳَﺤْﻜُﻢُ ﺑِﻪِ ﻋَﺪْﻟُﻚَ، ﻓَﺈِﻥﱠ ﻗُﻮﱠﺗٔﻲ ﻻَ ﺗَﺴْﺘَﻘِﻞﱡ ﺑِﻨَﻘِﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺇِﻥﱠ ﻃَﺎﻗَﺘٔﻲ ﻻَ ﺗَﻨْﻬَﺾُ ﺑِﺴُﺨْﻄِﻚَ، ﻓَﺈِﻧﱠﻚَ ﺇِﻥْ ﺗُﻜَﺎﻓِﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ ﺗُﻬْﻠِﻜْﻨٔﻲ، ﻭَ ﺇِﻻﱠ ﺗَﻐَﻤﱠﺪْﻧٔﻲ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﺗُﻮﺑِﻘْﻨٔﻲ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲۤ ﺃَﺳْﺘَﻮْﻫِﺒُﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣَﺎ ﻻَ ﻳُﻨْﻘِﺼُﻚَ ﺑَﺬْﻟُﻪُ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﺤْﻤِﻠُﻚَ ﻣَﺎ ﻻَ ﻳَﺒْﻬَﻈُﻚَ ﺣَﻤْﻠُﻪُ. ﺃَﺳْﺘَﻮْﻫِﺒُﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻧَﻔْﺴِﻲَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻟَﻢْ ﺗَﺨْﻠُﻘْﻬَﺎ ﻟِﺘَﻤْﺘَﻨِـﻊَ ﺑِﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﺳُﻮۤﺀٍ، ﺃَﻭْ ﻟِﺘَﻄَﺮﱠﻕَ ﺑِﻬَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻧَﻔْﻊٍ، ﻭَ ﻟَﻜِﻦْ ﺃَﻧْﺸَﺄْﺗَﻬَﺎۤ ﺇِﺛْﺒَﺎﺗًﺎ ﻟِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﺜْﻠِﻬَﺎ، ﻭَﺍﺣْﺘِﺠَﺎﺟًﺎ ﺑِﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺷَﻜْﻠِﻬَﺎ. ﻭَ beni affet; onlar için yalvarışıma karşılık sen de bana acı.
Böylece, fazlınla hepimiz mutluluğu yakalayalım; nimetinle kurtuluşa erişelim.
SSC_0244 · S. 372 · Af ve Rahmet Dileme Hakkında (39)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Böylece, fazlınla hepimiz mutluluğu yakalayalım; nimetinle kurtuluşa erişelim. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve zarar verdiğim veya incittiğim, zulmettiğim veya zulme uğramasına sebep olduğum ve böylece hakkını zayi ettiğim veya hakkını almasına engel olduğum kullarını bol ihsanınla benden razı et ve eksiksiz olarak katından haklarını ver. Sonra da beni, hükmünü gerektirecek durumdan koru; adaletinin gerektirdiği cezadan kurtar. Çünkü senin cezalandırmana tahammül edecek, gazabına dayanacak gücüm ve takatim yoktur. Eğer beni hak üzere cezalandıracak olursan, helâk olurum; rahmetine bürümeyecek olursan, bedbaht olurum. Allah'ım, ey mâbudum! Senden bir şey hibe etmeni istiyorum ki, onu vermek senden bir şey eksiltmez. Senden bir şeyi kaldırmanı istiyorum ki, onu kaldırmak sana güç değildir. Tanrım! Senden nefsimi bana hibe etmeni istiyorum. Çünkü sen, onu kendinden bir kötülüğü defetmek veya kendine bir yarar elde etmek için yaratmadın. Onu yarattın ki, böyle bir şeye gücün olduğunu gösteresin, benzerini yaratabileceğini kanıtlayasın. Ve senden taşıması bana çok
ﺃَﺳْﺘَﺤْﻤِﻠُﻚَ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑٔﻲ ﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﺑَﻬَﻈَﻨٔﻲ ﺣَﻤْﻠُﻪُ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻌٔﲔُ ﺑِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﻓَﺪَﺣَﻨٔﻲ …
SSC_0245 · S. 374 · Af ve Rahmet Dileme Hakkında (39)
İmam Zeynelabidin
ﺃَﺳْﺘَﺤْﻤِﻠُﻚَ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑٔﻲ ﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﺑَﻬَﻈَﻨٔﻲ ﺣَﻤْﻠُﻪُ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻌٔﲔُ ﺑِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﻓَﺪَﺣَﻨٔﻲ ﺛِﻘْﻠُﻪُ. ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟِﻨَﻔْﺴٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻇُﻠْﻤِﻬَﺎ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَ ﻭَﻛِّﻞْ ﺭَﺣْﻤَﺘَﻚَ ﺑِﺎﺣْﺘِﻤَﺎﻝِ ﺇِﺻْﺮٔﻱ، ﻓَﻜَﻢْ ﻗَﺪْ ﻟَﺤِﻘَﺖْ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻚَ ﺑِﺎﻟْﻤُﺴٔﻴﺌٔﲔَ، ﻭَ ﻛَﻢْ ﻗَﺪْ ﺷَﻤِﻞَ ﻋَﻔْﻮُﻙَ ﺍﻟﻈﱠﺎﻟِﻤٔﲔَ. ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﺃُﺳْﻮَﺓَ ﻣَﻦْ ﺃَﻧْﻬَﻀْﺘَﻪُ ﺑِﺘَﺠَﺎﻭُﺯِﻙَ ﻋَﻦْ ﻣَﺼَﺎﺭِﻉِ ﺍﻟْﺨَﺎﻃِﺌٔﲔَ، ﻭَ ﺧَﻠﱠﺼْﺘَﻪُ ﺑِﺘَﻮْﻓٔﻴﻘِﻚَ ﻣِﻦْ ﻭَﺭَﻃَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺠْﺮِﻣٔﲔَ، ﻓَﺄَﺻْﺒَﺢَ ﻃَﻠٔﻴﻖَ ﻋَﻔْﻮِﻙَ ﻣﻦْ ﺇِﺳَﺎﺭِ ﺳُﺨْﻄِﻚَ، ﻭَ ﻋَﺘٔﻴﻖَ ﺻُﻨْﻌِﻚَ ﻣِﻦْ ﻭَﺛَﺎﻕِ ﻋَﺪْﻟِﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺇِﻥْ ﺗَﻔْﻌَﻞْ ﺫٰﻟِﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺗَﻔْﻌَﻠْﻪُ ﺑِﻤَﻦْ ﻻَ ﻳَﺠْﺤَﺪُ ﺍﺳْﺘِﺤْﻘَﺎﻕَ ﻋُﻘُﻮﺑَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺒَﺮِّﺉُ ﻧَﻔْﺴَﻪُ ﻣِﻦْ ﺍﺳْﺘٔﻴﺠَﺎﺏِ ﻧَﻘِﻤَﺘِﻚَ، ﺗَﻔْﻌَﻞُ ﺫٰﻟِﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺑِﻤَﻦْ ﺧَﻮْﻓُﻪُ ﻣِﻨْﻚَ ﺃَﻛْﺜَﺮُ ﻣِﻦْ ﻃَﻤَﻌِﻪِ ﻓٔﻴﻚَ، ﻭَ ﺑِﻤَﻦْ ﻳَﺄْﺳُﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨﱠﺠَﺎﺓِ ﺃَﻭْﻛَﺪُ ﻣِﻦْ ﺭَﺟَﺎۤﺋِﻪِ ﻟِﻠْﺨَﻼَﺹِ، ﻻَۤ ﺃَﻥْ ﻳَﻜُﻮﻥَ ﻳَﺄْﺳُﻪُ ﻗُﻨُﻮﻃًﺎ، ﺃَﻭْ ﺃَﻥْ ﻳَﻜُﻮﻥَ ﻃَﻤَﻌُﻪُ ﺍﻏْﺘِﺮَﺍﺭًﺍ، ﺑَﻞْ ﻟِﻘِﻠﱠﺔِ ﺣَﺴَﻨَﺎﺗِﻪِ ﺑَﻴْﻦَ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗِﻪِ، ﻭَ ﺿَﻌْﻒِ ﺣُﺠَﺠِﻪِ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺗَﺒِﻌَﺎﺗِﻪِ.
güç olan günahlarımı kaldırmanı istiyor, ağırlığı altında ezildiğim sürçmelerime karşı yardımını diliyorum.
SSC_0246 · S. 375–376 · Af ve Rahmet Dileme Hakkında (39)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
güç olan günahlarımı kaldırmanı istiyor, ağırlığı altında ezildiğim sürçmelerime karşı yardımını diliyorum. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve zulmüne rağmen nefsimi bana hibe et (bağışla) ve rahmetinle ağır yükümü kaldır. Çünkü şu bir gerçek ki, rahmetin nice kötülere ulaşmış; affın nice zalimleri kapsamına almıştır. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve beni, affınla suçluların düştüğü yerden kaldırdığın, günahkârların düştüğü bataklıktan kurtardığın kimselerin örneği kıl. Onlar gibi ben de, gazabının esaretinden, adaletinin rehineliğinden kurtulan, affının ve ihsanının azatlısı olayım. Tanrım! Eğer bunu yapsan, azabını hak ettiğini inkâr etmeyen, cezalandırmanı gerektiren işlerden yana kendini temize çıkarmayan birine yapmış olursun. Tanrım! (Eğer bunu yapsan,) Senden korkusu, sana ümidinden çok olan; kurtuluştan yana ümitsizliği, kurtuluşa olan ümidinden güçlü olan birine yapmış olursun. Ümitsizliği, rahmetine ümidi olmadığından, ümidi de kendini aldattığından değil; kötülüklerinin arasında iyiliklerinin az olduğundan ve hiçbir günahı için geçerli bir mazereti olmadığındandır. َﻓَﺄَﻣﱠﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻓَﺄَﻫْﻞٌ ﺃَﻥْ ﻻَ ﻳَﻐْﺘَﺮﱠ ﺑِﻚَ ﺍﻟﺼِّﺪّٔﻳﻘُﻮﻥَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻴْﺄَﺱ ﻣِﻨْﻚَ ﺍﻟْﻤُﺠْﺮِﻣُﻮﻥَ، ﻷَِﻧﱠﻚَ ﺍﻟﺮﱠﺏﱡ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢُ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻳَﻤْﻨَﻊُ ﺃَﺣَﺪًﺍ ﻓَﻀْﻠَﻪُ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺴْﺘَﻘْﺼٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﺣَﺪٍ ﺣَﻘﱠﻪُ. ﺗَﻌَﺎﻟٰﻲ ﺫِﻛْﺮُﻙَ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻤَﺬْﻛُﻮﺭٔﻳﻦَ، ﻭَ ﺗَﻘَﺪﱠﺳَﺖْ ﺃَﺳْﻤَﺎﺅُﻙَ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻤَﻨْﺴُﻮﺑٔﲔَ، ﻭَ ﻓَﺸَﺖْ ﻧِﻌْﻤَﺘُﻚَ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺍﻟْﻤَﺨْﻠُﻮﻗٔﲔَ، ﻓَﻠَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ.
Sen ise ey Tanrım! Doğruların, rahmetine bakarak aldanmayacağı;
SSC_0247 · S. 377–378 · Af ve Rahmet Dileme Hakkında (39)
İmam Zeynelabidin
Sen ise ey Tanrım! Doğruların, rahmetine bakarak aldanmayacağı; günahkârların, gazabına bakarak ümitsizliğe kapılmayacağı yüce Rabsin ki, ihsanını kimseden esirgemez, hakkını da kimseden tam olarak almazsın. Anın, tüm anılanlardan yücedir! İsimlerin, soyluların onlarla adlandırılmasından çok daha kutsaldır! Nimetlerin tüm yaratıklar için yayılmıştır! Şu hâlde, bütün bunların övgüsü senindir, ey âlemlerin Rabbi! ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-َ٠٤ ﺇِﺫَﺍ ﻧُﻌِﻰَ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻣَﻴِّﺖٌ ﺃَﻭْ ﺫَﻛَﺮَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻛْﻔِﻨَﺎ ﻃُﻮﻝَ ﺍﻷَْﻣَﻞِ، ﻭَ ﻗَﺼِّﺮْﻩُ ﻋَﻨﱠﺎ ﺑِﺼِﺪْﻕِ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻧُﺆَﻣِّﻞَ ﺍﺳْﺘِﺘْﻤَﺎﻡَ ﺳَﺎﻋَﺔٍ ﺑَﻌْﺪَ ﺳَﺎﻋَﺔٍ، ﻭَ ﻻَ ﺍﺳْﺘٔﻴﻔَﺎۤﺀَ ﻳَﻮْﻡٍ ﺑَﻌْﺪَ ﻳَﻮْﻡٍ، ﻭَ ﻻَ ﺍﺗِّﺼَﺎﻝَ ﻧَﻔَﺲٍ ﺑِﻨَﻔَﺲٍ، ﻭَ ﻻَ ﻟُﺤُﻮﻕَ ﻗَﺪَﻡٍ ﺑِﻘَﺪَﻡٍ، ﻭَ ﺳَﻠِّﻤْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﻏُﺮُﻭﺭِﻩِ، ﻭَ ﺁﻣِﻨﱠﺎ ﻣِﻦْ ﺷُﺮُﻭﺭِﻩِ، ﻭَﺍﻧْﺼِﺐِ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕَ ﺑَﻴْﻦَ ﺃَﻳْﺪِﻳﻨَﺎ ﻧَﺼْﺒًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞْ ﺫِﻛْﺮَﻧَﺎ ﻟَﻪُ ﻏِﺒًّﺎ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺻَﺎﻟِﺢِ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝِ ﻋَﻤَﻼً ﻧَﺴْﺘَﺒْﻄِﺊُ ﻣَﻌَﻪُ ﺍﻟْﻤَﺼٔﲑَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻧَﺤْﺮِﺹُ ﻟَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻭَﺷْﻚِ ﺍﻟﻠﱠﺤَﺎﻕِ ﺑِﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻜُﻮﻥَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕُ ﻣَﺄْﻧَﺴَﻨَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻧَﺄْﻧَﺲُ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻣَﺄْﻟَﻔَﻨَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻧَﺸْﺘَﺎﻕُ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺣَﺎﻣﱠﺘَﻨَﺎ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻧُﺤِﺐﱡ ﺍﻟﺪﱡﻧُﻮﱠ ﻣِﻨْﻬَﺎ.
veya Ölümü Hatırladığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım!
SSC_0248 · S. 379–381 · Af ve Rahmet Dileme Hakkında (39)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
veya Ölümü Hatırladığı Zaman Okuduğu Dua Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve uzun arzulara karşı bize yet; doğru amelle arzularımızı kısalt ki, bir saatin ardından diğer saati tamamlamayı, bir günün ardından diğer günü yaşamayı, bir nefesin peşinden diğer nefesin gelmesini ve bir adımı diğer adımın izlemesini arzulamayalım. Bizi uzun arzulara aldanmaktan, doğuracağı kötü sonuçlardan koru. Ölümü gözlerimizin önüne dik; onu anmamızı geçici bir durum kılma. Bizi, öyle salih bir amele muvaffak eyle ki, onunla sana dönüşte geç bile kaldığımızı anlayalım; bir an önce sana kavuşmayı isteyelim; ölüm, sevdiğimiz dostumuz, özlediğimiz arkadaşımız ve kavuşmak istediğimiz yakınımız olsun. ﻓَﺈِﺫَﺍۤ ﺃَﻭْﺭَﺩْﺗَﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ، ﻭَ ﺃَﻧْﺰَﻟْﺘَﻪُ ﺑِﻨَﺎ، ﻓَﺄَﺳْﻌِﺪْﻧَﺎ ﺑِﻪِ ﺯَﺍۤﺋِﺮًﺍ، ﻭَ ﺁﻧِﺴْﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻗَﺎﺩِﻣًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺸْﻘِﻨَﺎ ﺑِﻀِﻴَﺎﻓَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺨْﺰِﻧَﺎ ﺑِﺰﻳَﺎﺭَﺗِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻪُ ﺑَﺎﺑًﺎ ﻣِﻦْ ﺃَﺑْﻮَﺍﺏِ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻣِﻔْﺘَﺎﺣًﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﻔَﺎﺗٔﻴﺢِ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ. ﺃَﻣِﺘْﻨَﺎ ﻣُﻬْﺘَﺪﻳﻦَ ﻏَﻴْﺮَ ﺿَﺎﻟّٔﲔَ، ﻃَﺎۤﺋِﻌٔﲔَ ﻏَﻴْﺮَ ﻣُﺴْﺘَﻜْﺮِﻫٔﲔَ، ﺗَﺎۤﺋِﺒٔﲔَ ﻏَﻴْﺮَ ﻋَﺎﺻٔﲔَ ﻭَ ﻻَ ﻣُﺼِﺮّٔﻳﻦَ، ﻳَﺎ ﺿَﺎﻣِﻦَ ﺟَﺰَﺍۤﺀِ ﺍﻟْﻤُﺤْﺴِﻨٔﲔَ، ﻭَ ﻣُﺴْﺘَﺼْﻠِــﺢَ ﻋَﻤَﻞِ ﺍﻟْﻤُﻔْﺴِﺪٔﻳﻦَ. Ölümü bizim için mutluluk vesilesi kıl, ondan ürküp korkmayalım. Onu bizim için bedbahtlık ve zillet vesilesi kılma. Onu bizim için mağfiretine açılan bir kapı, rahmetine ulaştıran bir anahtar kıl. Bizi, doğru yoldan sapmayan hidayet ehli, gönüllü olarak itaat edenler ve günah işlemeyen, günahlarında ısrar etmeyen tövbekârlar olarak öldür; ey iyilerin mükâfatını üstlenen ve kötülerin işlerini düzelten (yüce Allah)!
380ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ١٤ ﻓِﻰ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟﺴِّﺘْﺮِ ﻭَﺍﻟْﻮَﻗَﺎﻳَﺔ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ …
SSC_0249 · S. 382 · Af ve Rahmet Dileme Hakkında (39)
İmam Zeynelabidin
380ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ١٤ ﻓِﻰ ﻃَﻠَﺐِ ﺍﻟﺴِّﺘْﺮِ ﻭَﺍﻟْﻮَﻗَﺎﻳَﺔ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻓْﺮِﺷْﲏ ﻣِﻬَﺎﺩَ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻭْﺭِﺩْﻧٔﻲ ﻣَﺸَﺎﺭِﻉَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺣْﻠِﻠْﻨٔﻲ ﺑُﺤْﺒُﻮﺣَﺔَ ﺟَﻨﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺴُﻤْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟﺮﱠﺩِّ ﻋَﻨْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺤْﺮِﻣْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟْﺨَﻴْﺒَﺔِ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻘَﺎﺻﱠﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺍﺟْﺘَﺮَﺣْﺖُ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻨَﺎﻗِﺸْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺍﻛْﺘَﺴَﺒْﺖُ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺒْﺮِﺯْ ﻣَﻜْﺘُﻮﻣٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻜْﺸِﻒْ ﻣَﺴْﺘُﻮﺭٔﻱ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺤْﻤِﻞْ ﻋَﻠٰﻲ ﻣٔﻴﺰَﺍﻥِ ﺍﻹِْﻧْﺼَﺎﻑِ ﻋَﻤَﻠٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻌْﻠِﻦْ ﻋَﻠٰﻲ ﻋُﻴُﻮﻥِ ﺍﻟْﻤَﻺَِ ﺧَﺒَﺮٔﻱ، ﺃَﺧْﻒِ ﻋَﻨْﻬُﻢْ ﻣَﺎ ﻳَﻜﻮُﻥُ ﻧَﺸْﺮُﻩُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻋَﺎﺭًﺍ، ﻭَﺍﻃْﻮِ ﻋَﻨْﻬُﻢْ ﻣَﺎ ﻳُﻠْﺤِﻘُﻨٔﻲ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺷَﻨَﺎﺭًﺍ. ﺷَﺮِّﻑْ ﺩَﺭَﺟَﺘٔﻲ ﺑِﺮِﺿْﻮَﺍﻧِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻛْﻤِﻞْ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘٔﻲ ﺑِﻐُﻔْﺮَﺍﻧِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧْﻈِﻤْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﺃَﺻْﺤَﺎﺏِ ﺍﻟْﻴَﻤٔﲔِ، ﻭَ ﻭَﺟِّﻬْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣَﺴَﺎﻟِﻚِ ﺍﻵﻣِﻨٔﲔَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﻓَﻮْﺝِ ﺍﻟْﻔَﺎۤﺋِﺰٔﻳﻦَ، ﻭَﺍﻋْﻤُﺮْ ﺑٔﻲ ﻣَﺠَﺎﻟِﺲَ ﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﺤٔﲔَ، ﺁﻣٔﲔَ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ.
Korunma İstemiyle İlgili Duası Allah'ım!
SSC_0250 · S. 383–384 · Af ve Rahmet Dileme Hakkında (39)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Korunma İstemiyle İlgili Duası Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve saygınlık döşeğini benim için yay; (kana kana içebilmem için) rahmet pınarlarının kaynağına indir beni; cennetinin ortasında yer ver bana. Beni katından kovulmayla karşılaştırma; senden ümit kesme yoksunluğuna duçar etme; işlediklerimle kısas etme; kazandıklarım hususunda sorgulama. Gizlediğimi açığa çıkarma; örttüğümü açma; amelimi adalet terazisinde ölçme; halkın gözleri önünde hâlimi aşikâr etme; yayılması benim için utanç vesilesi olan şeyleri onlardan sakla; katında beni rüsva edecek şeyleri onlardan gizle. Hoşnutluğunla derecemi yükselt; bağışlamanla saygınlığımı kâmil eyle. Beni sağdakilerin (Ashab'ül-Yemin) arasına kat; güvene kavuşanların yollarına yönelt; kurtuluşa erenler grubuna dahil eyle. Benimle salihlerin meclislerini şen eyle. Âmin, ya Rabb'el-âlemin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٢٤ ﻋِﻨْﺪَ ﺧَﺘْﻢِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻋَﻨْﺘَﻨٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﺧَﺘْﻢِ ﻛِﺘَﺎﺑِﻚَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻧْﺰَﻟْﺘَﻪُ ﻧُﻮﺭًﺍ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﺘَﻪُ ﻣُﻬَﻴْﻤِﻨًﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﻛِﺘَﺎﺏٍ ﺃَﻧَﺰَﻟْﺘَﻪُ، ﻭَ ﻓَﻀﱠﻠْﺘَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺣَﺪٔﻳﺚٍ ﻗَﺼَﺼْﺘَﻪُ، ﻭَ ﻓُﺮْﻗَﺎﻧًﺎ ﻓَﺮَﻗْﺖَ ﺑِﻪِ ﺑَﻴْﻦَ ﺣَﻼَﻟِﻚَ ﻭَ ﺣَﺮَﺍﻣِﻚَ، ﻭَ ﻗُﺮْﺁﻧًﺎ ﺃَﻋْﺮَﺑْﺖَ ﺑِﻪِ ﻋَﻦْ ﺷَﺮَﺍۤﺋِـﻊِ ﺃَﺣْﻜَﺎﻣِﻚَ، ﻭَ ﻛِﺘَﺎﺑًﺎ ﻓَﺼﱠﻠْﺘَﻪُ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺗَﻔْﺼٔﻴﻼً، ﻭَ ﻭَﺣْﻴًﺎ ﺃَﻧْﺰَﻟْﺘَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﺒِﻴِّﻚَ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺗَﻨْﺰٔﻳﻼً، ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﺘَﻪُ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻧَﻬْﺘَﺪٔﻱ ﻣِﻦْ ﻇُﻠَﻢِ ﺍﻟﻀﱠﻼَﻟَﺔِ ﻭَﺍﻟْﺠَﻬﺎﻟَﺔِ ﺑِﺎﺗِّﺒَﺎﻋِﻪِ، ﻭَ ﺷِﻔَﺎۤﺀً ﻟِﻤَﻦْ ﺃَﻧْﺼَﺖَ ﺑِﻔَﻬْﻢِ ﺍﻟﺘﱠﺼْﺪٔﻳﻖِ ﺇِﻟَﻲ ﺍﺳْﺘِﻤَﺎﻋِﻪِ، ﻭَ ﻣٔﻴﺰَﺍﻥَ ﻗِﺴْﻂٍ ﻻَ ﻳَﺤٔﻴﻒُ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﺤَﻖِّ ﻟِﺴَﺎﻧُﻪُ، ﻭَ ﻧُﻮﺭَ ﻫُﺪﻱً ﻻَ ﻳَﻄْﻔَﺄُ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺸﱠﺎﻫِﺪٔﻳﻦَ ﺑُﺮْﻫَﺎﻧُﻪُ، ﻭَ ﻋَﻠَﻢَ ﻧَﺠَﺎﺓٍ ﻻَ ﻳَﻀِﻞﱡ ﻣَﻦْ ﺃَﻡﱠ ﻗَﺼْﺪَ ﺳُﻨﱠﺘِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻨَﺎﻝُ ﺃَﻳْﺪِﻱ ﺍﻟْﻬَﻠَﻜَﺎﺕِ ﻣَﻦْ ﺗَﻌَﻠﱠﻖَ ﺑِﻌُﺮْﻭَﺓِ ﻋِﺼْﻤَﺘِﻪِ.

Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)

Allah'ım! Hiç kuşkusuz, ben senin yardımınla Kitabını hatmetmeye muvaffak oldum.
SSC_0251 · S. 385–386 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Hiç kuşkusuz, ben senin yardımınla Kitabını hatmetmeye muvaffak oldum. Sen onu, bir nur olarak indirdin; daha önce indirmiş olduğun kitapların koruyucusu/denetleyicisi, anlatmış olduğun tüm sözlerin en üstünü kıldın. Onu, helâlini haramından ayıran Furkan, hükümlerini, yasalarını açıklayan Kur'an, kulların için ayetlerini açıkladığın Kitap ve peygamberin Muhammed'e –salâvatın ona ve Âline olsun– indirdiğin Vahiy olarak niteledin. Onu, dalalet ve cehalet karanlıklarında, uyanlarına yolu aydınlatan nur; doğrulama anlayışıyla dinleyenler için şifa; dili asla haktan sürçmeyen adalet ölçüsü; tanıklar için kanıtı sönmeyen hidayet nuru ve yolunu izleyenleri sapmaya karşı koruyan, koruması altına girenleri helâk olmaktan kurtaran kurtuluş bayrağı kıldın. َﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺈِﺫْ ﺃَﻓَﺪْﺗَﻨَﺎ ﺍﻟْﻤَﻌُﻮﻧَﺔَ ﻋَﻠٰﻲ ﺗِﻼَﻭَﺗِﻪِ، ﻭَ ﺳَﻬﱠﻠْﺖَ ﺟَﻮَﺍﺳِﻲ ﺃَﻟْﺴِﻨَﺘِﻨَﺎ ﺑِﺤُﺴْﻦِ ﻋِﺒَﺎﺭَﺗِﻪِ، ﻓَﺎﺟْﻌَﻠْﻨﺎ ﻣِﻤﱠﻦَ ﻳَﺮْﻋَﺎﻩُ ﺣَﻖﱠ ﺭِﻋَﺎﻳَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻳَﺪٔﻳﻦُ ﻟَﻚَ ﺑِﺎﻋْﺘِﻘَﺎﺩِ ﺍﻟﺘﱠﺴْﻠٔﻴﻢِ ﻟِﻤُﺤْﻜَﻢِ ﺁﻳَﺎﺗِﻪِ، ﻭَ ﻳَﻔْﺰَﻉُ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻹِْﻗْﺮَﺍﺭِ ﺑَﻤُﺘَﺸَﺎﺑِﻬِﻪِ ﻭَ ﻣُﻮﺿَﺤَﺎﺕِ ﺑَﻴِّﻨَﺎﺗِﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻧْﺰَﻟْﺘَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﺒِﻴِّﻚَ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻣُﺠْﻤَﻼً، ﻭَ ﺃَﻟْﻬَﻤْﺘَﻪُ ﻋِﻠْﻢَ ﻋَﺠَﺎۤﺋِﺒِﻪِ ﻣُﻜَﻤﱠﻼً، ﻭَ ﻭَﺭﱠﺛْﺘَﻨَﺎ ﻋِﻠْﻤَﻪُ ﻣُﻔَﺴﱠﺮًﺍ، ﻭَ ﻓَﻀﱠﻠْﺘَﻨَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺟَﻬِﻞَ ﻋِﻠْﻤَﻪُ، ﻭَﻗَﻮﱠﻳْﺘَﻨَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻟِﺘَﺮْﻓَﻌَﻨَﺎ ﻓَﻮْﻕَ ﻣَﻦْ ﻟَﻢْ ﻳُﻄِﻖْ ﺣَﻤْﻠَﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﻜَﻤَﺎ ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻗُﻠُﻮﺑَﻨَﺎ ﻟَﻪُ ﺣَﻤَﻠَﺔً، ﻭَ ﻋَﺮﱠﻓْﺘَﻨَﺎ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﺷَﺮَﻓَﻪُ ﻭَ ﻓَﻀْﻠَﻪُ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺍﻟْﺨَﻄٔﻴﺐِ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺁﻟِﻪِ ﺍﻟْﺨُﺰﱠﺍﻥِ ﻟَﻪُ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻤﱠﻦْ ﻳَﻌْﺘَﺮِﻑُ ﺑِﺄَﻧﱠﻪُ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻳُﻌَﺎﺭِﺿَﻨَﺎ ﺍﻟﺸﱠﻚﱡ ﻓٔﻲ ﺗَﺼْﺪٔﻳﻘِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺨْﺘَﻠِﺠَﻨَﺎ ﺍﻟﺰﱠﻳْﻎُ ﻋَﻦْ ﻗَﺼْﺪِ ﻃَﺮٔﻳﻘِﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻤﱠﻦْ ﻳَﻌْﺘَﺼِﻢُ ﺑِﺤَﺒْﻠِﻪِ، ﻭَ ﻳَﺄْﻭٔﻱ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺘَﺸَﺎﺑِﻬَﺎﺕِ ﺇِﻟٰﻲ ﺣِﺮْﺯِ ﻣَﻌْﻘِﻠِﻪِ، ﻭَ ﻳَﺴْﻜُﻦُ ﻓٔﻲ ﻇِﻞِّ ﺟَﻨَﺎﺣِﻪِ،
Allah'ım! Onu tilâvet etmekte bize yardım ettiğin, güzel ibarelerini söyleyebilmek için dilimizin düğümlerini …
SSC_0252 · S. 387 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
Hz. Muhammed Ehl-i Beyt İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Onu tilâvet etmekte bize yardım ettiğin, güzel ibarelerini söyleyebilmek için dilimizin düğümlerini çözdüğün gibi, bizi ona hakkıyla riayet eden, muhkem ayetlerine teslimiyet inancıyla onu din edinen, açık ayetlerle açıklanması gereken müteşabih ayetleri ikrar ve kabul edenlerden kıl. Allah'ım! Sen onu mücmel (kapalı) olarak peygamberin Muhammed'e –Allah ona ve Âline salât etsin– indirdin; acayibinin (hayret edilecek şeylerinin) bilgisini tastamam ona ilham ettin; tefsirinin bilgisini miras olarak bize (Ehl-i Beyt) verdin; böylece bizi, onun bilgisine cahil olanlardan üstün kıldın ve bize onu taşıma gücünü vererek taşımaya güç yetiremeyenlerin üstüne çıkardın. Allah'ım! Kalplerimizi onun taşıyıcıları kıldığın, rahmetinle bizi onun yüceliği ve üstünlüğüyle tanıştırdığın gibi, onunla (insanlara) hitap eden Muhammed'e ve onun bekçileri olan Âline salât eyle ve bizleri, onun senin katından olduğunu itiraf edenlerden et ki, onu doğrulamakta kuşkuyla karşılaşmayalım, onun doğru yolundan sapmayalım. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi onun (Kur'an'ın) ipine sarılanlardan, müteşabih ayetlerinden sağlam kalesine (muhkem ayetlerine) sığınanlar-
ُﻭَ ﻳَﻬْﺘَﺪٔﻱ ﺑِﻀَﻮْﺀِ ﺻَﺒَﺎﺣِﻪِ، ﻭَ ﻳَﻘْﺘَﺪٔﻱ ﺑِﺘَﺒَﻠﱡﺞِ ﺇِﺳْﻔَﺎﺭِﻩِ، ﻭَ ﻳَﺴْﺘَﺼْﺒِـﺢ ﺑِﻤِﺼْﺒَﺎﺣِﻪِ، ﻭَ ﻻَ …
SSC_0253 · S. 388 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
İmam Zeynelabidin
ُﻭَ ﻳَﻬْﺘَﺪٔﻱ ﺑِﻀَﻮْﺀِ ﺻَﺒَﺎﺣِﻪِ، ﻭَ ﻳَﻘْﺘَﺪٔﻱ ﺑِﺘَﺒَﻠﱡﺞِ ﺇِﺳْﻔَﺎﺭِﻩِ، ﻭَ ﻳَﺴْﺘَﺼْﺒِـﺢ ﺑِﻤِﺼْﺒَﺎﺣِﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻠْﺘَﻤِﺲُ ﺍﻟْﻬُﺪٰﻱ ﻓٔﻲ ﻏَﻴْﺮِﻩِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻛَﻤَﺎ ﻧَﺼَﺒْﺖَ ﺑِﻪِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪًﺍ ﻋَﻠَﻤًﺎ ﻟِﻠﺪﱠﻻَﻟَﺔِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧْﻬَﺠْﺖَ ﺑِﺂﻟِﻪِ ﺳُﺒُﻞَ ﺍﻟﺮِّﺿَﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥَ ﻭَﺳٔﻴﻠَﺔً ﻟَﻨَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﺷْﺮَﻑِ ﻣَﻨَﺎﺯِﻝِ ﺍﻟْﻜَﺮَﺍﻣَﺔِ، ﻭَ ﺳُﻠﱠﻤًﺎ ﻧَﻌْﺮُﺝُ ﻓٔﻴﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺤَﻞِّ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻣَﺔِ، ﻭَ ﺳَﺒَﺒًﺎ ﻧُﺠْﺰٰﻱ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻨﱠﺠَﺎﺓَ ﻓٔﻲ ﻋَﺮْﺻَﺔِ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ، ﻭَ ﺫَﺭٔﻳﻌَﺔً ﻧَﻘْﺪَﻡُ ﺑِﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻌٔﻴﻢِ ﺩَﺍﺭِ ﺍﻟْﻤُﻘَﺎﻣَﺔِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺣْﻄُﻂْ ﺑِﺎﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ ﻋَﻨﱠﺎ ﺛِﻘْﻞَ ﺍﻷَْﻭْﺯَﺍﺭِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟَﻨَﺎ ﺣُﺴْﻦَ ﺷَﻤَﺎۤﺋِﻞِ ﺍﻷَْﺑْﺮَﺍﺭِ، ﻭَﺍﻗْﻒُ ﺑِﻨَﺎ ﺁﺛَﺎﺭَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻗَﺎﻣُﻮﺍ ﻟَﻚَ ﺑِﻪِ ﺁﻧَﺎۤﺀَ ﺍﻟﻠﱠﻴْﻞِ ﻭَ ﺃَﻃْﺮَﺍﻑَ ﺍﻟﻨﱠﻬَﺎﺭِ، ﺣَﺘٕﻲ ﺗُﻄَﻬِّﺮَﻧَﺎ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺩَﻧْﺲٍ ﺑِﺘَﻄْﻬٔﲑِﻩِ، ﻭَ ﺗَﻘْﻔُﻮَ ﺑِﻨَﺎ ﺁﺛَﺎﺭَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺍﺳْﺘَﻀَﺎۤﺀُﻭﺍ ﺑِﻨُﻮﺭِﻩِ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻠْﻬِﻬِﻢُ ﺍﻷَْﻣَﻞُ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ ﻓَﻴَﻘْﻄَﻌَﻬُﻢْ ﺑِﺨُﺪَﻉِ ﻏُﺮُﻭﺭِﻩِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥَ ﻟَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻇُﻠَﻢِ dan, kanadının gölgesinde oturanlardan, sabahının aydınlığıyla yolu bulanlardan, ışığının parıldamasına uyanlardan, lambasıyla aydınlananlardan ve hidayeti ondan başkasında aramayanlardan eyle.
Allah'ım! İnsanları sana doğru yöneltmek için Kur'an vasıtasıyla Muhammed'i bir bayrak olarak diktiğin, Âline …
SSC_0254 · S. 388 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! İnsanları sana doğru yöneltmek için Kur'an vasıtasıyla Muhammed'i bir bayrak olarak diktiğin, Âline (Ehl-i Beytine) de sana götüren hoşnutluk yollarını bildirdiğin gibi, Muhammed ve Âline salât eyle ve Kur'an'ı bizler için saygınlık menzillerinin en şereflisine ulaşma vesilesi, selâmet mahalline yükselme merdiveni, kıyamet sahnesinde kurtuluş sebebi ve ebediyet yurdunun nimetlerine kavuşma aracı kıl. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve Kur'an vasıtasıyla günahların ağırlığını üzerimizden indir; iyilerin güzel huylarını bize ver; bizi gece saatlerinde ve gündüzün uçlarında senin rızanı kazanmak için onu (Kur'an'ı) ayakta tutanları izlemeye muvaffak eyle. Böylece bizi, onun temizlemesiyle tüm pisliklerden temizle; nuruyla aydınlanan ve arzulara kapılmayarak amelden geri kalmayanlardan eyle. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve gecelerin karanlıklarında Kur'an'ı bize munis kıl. Onunla
ِﺍﻟﻠﱠﻴَﺎﻟٔﻲ ﻣُﻮﻧِﺴًﺎ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻧَﺰَﻏَﺎﺕِ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ ﻭَ ﺧَﻄَﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻮَﺳَﺎﻭِﺱ ﺣَﺎﺭِﺳًﺎ، ﻭَ ﻷَِﻗْﺪَﺍﻣِﻨَﺎ ﻋَﻦْ …
SSC_0255 · S. 390 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
İmam Zeynelabidin
ِﺍﻟﻠﱠﻴَﺎﻟٔﻲ ﻣُﻮﻧِﺴًﺎ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﻧَﺰَﻏَﺎﺕِ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ ﻭَ ﺧَﻄَﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻮَﺳَﺎﻭِﺱ ﺣَﺎﺭِﺳًﺎ، ﻭَ ﻷَِﻗْﺪَﺍﻣِﻨَﺎ ﻋَﻦْ ﻧَﻘْﻠِﻬَﺎۤ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻤَﻌَﺎﺻٔﻲ ﺣَﺎﺑِﺴًﺎ، ﻭَ ﻷَِﻟْﺴِﻨَﺘِﻨَﺎ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﺨَﻮْﺽِ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺒَﺎﻃِﻞِ ﻣِﻦْ ﻏَﻴْﺮِ ﻣَﺎ ﺁﻓَﺔٍ ﻣُﺨْﺮِﺳًﺎ، ﻭَ ﻟِﺠَﻮَﺍﺭِﺣِﻨَﺎ ﻋَﻦِ ﺍﻗْﺘِﺮَﺍﻑِ ﺍﻵﺛَﺎﻡِ ﺯَﺍﺟِﺮًﺍ، ﻭَ ﻟِﻤَﺎ ﻃَﻮَﺕِ ﺍﻟْﻐَﻔْﻠَﺔُ ﻋَﻨﱠﺎ ﻣِﻦْ ﺗَﺼَﻔﱡﺢِ ﺍﻹِْﻋْﺘِﺒَﺎﺭِ ﻧَﺎﺷِﺮًﺍ، ﺣَﺘٕﻲ ﺗُﻮﺻِﻞَ ﺇِﻟٰﻲ ﻗُﻠُﻮﺑِﻨَﺎ ﻓَﻬْﻢَ ﻋَﺠَﺎۤﺋِﺒِﻪِ، ﻭَ ﺯَﻭَﺍﺟِﺮَ ﺃَﻣْﺜَﺎﻟِﻪِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺿَﻌُﻔَﺖِ ﺍﻟْﺠِﺒَﺎﻝُ ﺍﻟﺮﱠﻭَﺍﺳِﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﺻَﻼَﺑَﺘِﻬَﺎ ﻋَﻦِ ﺍﺣْﺘِﻤَﺎﻟِﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺩِﻡْ ﺑِﺎﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ ﺻَﻼَﺡَ ﻇَﺎﻫِﺮِﻧَﺎ، ﻭَﺍﺣْﺠُﺐْ ﺑِﻪِ ﺧَﻄَﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻮَﺳَﺎﻭِﺱِ ﻋَﻦْ ﺻِﺤﱠﺔِ ﺿَﻤَﺎۤﺋِﺮِﻧَﺎ، ﻭَﺍﻏْﺴِﻞْ ﺑِﻪِ ﺩَﺭَﻥَ ﻗُﻠُﻮﺑِﻨَﺎ، ﻭَ ﻋَﻼَۤﺋِﻖَ ﺃَﻭْﺯَﺍﺭِﻧَﺎ، ﻭَﺍﺟْﻤَﻊْ ﺑِﻪِ ﻣُﻨْﺘَﺸَﺮَ ﺃُﻣُﻮﺭِﻧَﺎ، ﻭَﺍﺭْﻭِ ﺑِﻪِ ﻓٔﻲ ﻣَﻮْﻗِﻒِ ﺍﻟْﻌَﺮْﺽِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻇَﻤَﺄَ ﻫَﻮَﺍﺟِﺮِﻧَﺎ، ﻭَﺍﻛْﺴُﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﺣُﻠَﻞَ ﺍﻷَْﻣَﺎﻥِ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻟْﻔَﺰَﻉِ ﺍﻷَْﻛْﺒَﺮِ ﻓٔﻲ ﻧُﺸُﻮﺭِﻧَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﺒُﺮْ ﺑِﺎﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ ﺧَﻠﱠﺘَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﻋَﺪَﻡِ ْﺍﻹِْﻣْﻼَﻕِ، ﻭَ ﺳُﻖْ ﺇِﻟَﻴْﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﺭَﻏَﺪَ ﺍﻟْﻌَﻴْﺶِ ﻭَ ﺧِﺼْﺐَ ﺳَﻌَﺔِ ﺍﻷَْﺭْﺯَﺍﻕِ، ﻭَ ﺟَﻨِّﺒْﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻀﱠﺮَﺍۤﺋِﺐَ ﺍﻟْﻤَﺬْﻣُﻮﻣَﺔَ ﻭَ ﻣَﺪَﺍﻧِﻲَ ﺍﻷَْﺧْﻼَﻕِ، ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻣِﻦ bizi, Şeytan'ın dürtmelerinden, vesveselerin itmelerinden koru; adımlarımızın günahlara doğru atılmasına, dilimizin batıla dalmasına, uzuvlarımızın günah işlemesine engel ol ve gafletin dürdüğü ibret sayfalarını aç.
Böylece bizi, onun sarp ve köklü dağların bile taşıyamadıkları acayibini (ilginç gerçeklerini) ve (insanları …
SSC_0256 · S. 390 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Böylece bizi, onun sarp ve köklü dağların bile taşıyamadıkları acayibini (ilginç gerçeklerini) ve (insanları kötülüklerden) menedici kıssalarını anlamaya muvaffak eyle. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve Kur'an'la dışımızın iyi görünümünü sürekli kıl; vesveselerin içimizin sağlığını bozmasına engel ol; kalplerimizin kirini ve günahlara bağlılığımızı gider; dağınık işlerimizi bir araya topla; her şeyin sana sunulduğu mahşerde, günün en sıcak saatlerinin susuzluğunu bizden gider ve büyük korku (kıyamet) günü kabirlerden çıkarıldığımız zaman güven elbiselerini bize giydir. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve Kur'an'la yoksulluğumuzu gider; rızkımızı bol et ve bizleri refaha kavuştur. Onunla bizleri kınanmış huylardan ve kötü ahlâktan kaçındır; küfrün derin kuyusundan ve nifaka yol açan şeylerden koru ki, kıyamette
ﻫُﻮﱠﺓِ ﺍﻟْﻜُﻔْﺮِ ﻭَ ﺩَﻭَﺍﻋِﻲ ﺍﻟﻨِّﻔَﺎﻕِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻜُﻮﻥَ ﻟَﻨَﺎ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧِﻚَ ﻭَ ﺟِﻨَﺎﻧِﻚَ …
SSC_0257 · S. 392 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
İmam Zeynelabidin
ﻫُﻮﱠﺓِ ﺍﻟْﻜُﻔْﺮِ ﻭَ ﺩَﻭَﺍﻋِﻲ ﺍﻟﻨِّﻔَﺎﻕِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻜُﻮﻥَ ﻟَﻨَﺎ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧِﻚَ ﻭَ ﺟِﻨَﺎﻧِﻚَ ﻗَﺎۤﺋِﺪًﺍ، ﻭَ ﻟَﻨَﺎ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻋَﻦْ ﺳُﺨْﻄِﻚَ ﻭَ ﺗَﻌَﺪّٔﻱ ﺣُﺪُﻭﺩِﻙَ ﺫَﺍۤﺋِﺪًﺍ، ﻭَ ﻟِﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺑِﺘَﺤْﻠٔﻴﻞِ ﺣَﻼَﻟِﻪِ ﻭَ ﺗَﺤْﺮٔﱘِ ﺣَﺮَﺍﻣِﻪِ ﺷَﺎﻫِﺪًﺍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻫَﻮِّﻥْ ﺑِﺎﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻧْﻔُﺴِﻨَﺎ ﻛَﺮْﺏَ ﺍﻟﺴِّﻴَﺎﻕِ، ﻭَ ﺟَﻬْﺪَ ﺍﻷَْﻧٔﲔِ، ﻭَ ﺗَﺮَﺍﺩُﻑَ ﴾ ٍﺍﻟﺘﱠﺮَﺍﻗِﻲَ ﻭَ ﻗٔﻴﻞَ ﻣَﻦْ ﺭَﺍﻕٍ ﺍﻟﺘﱠﺮَﺍﻗِﻲَ ﻭَ ﻗٔﻴﻞَ ﻣَﻦْ ﺭَﺍﻕ-ُﺍﻟﻨﱡﻔُﻮﺱ- ِﺇِﺫَﺍ ﺑَﻠَﻐَﺖِﺍﻟْﺤَﺸَﺎﺭِﺝِ ﴿ ﺇِﺫَﺍ ﺑَﻠَﻐَﺖ ﻭَ ﺗَﺠَﻠﱠﻲ ﻣَﻠَﻚُ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ ﻟِﻘَﺒْﻀِﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﺣُﺠُﺐِ ﺍﻟْﻐُﻴُﻮﺏِ، ﻭَ ﺭَﻣَﺎﻫَﺎ ﻋَﻦْ ﻗَﻮْﺱِ ﺍﻟْﻤَﻨَﺎﻳَﺎ ﺑِﺄَﺳْﻬُﻢِ ﻭَﺣْﺸَﺔِ ﺍﻟْﻔِﺮَﺍﻕِ، ﻭَ ﺩَﺍﻑَ ﻟَﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﺫُﻋَﺎﻑِ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ ﻛَﺄْﺳًﺎ ﻣَﺴْﻤُﻮﻣَﺔَ ﺍﻟْﻤَﺬَﺍﻕِ، ﻭَ ﺩَﻧَﺎ ﻣِﻨﱠﺎۤ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻵﺧِﺮَﺓِ ﺭَﺣٔﻴﻞٌ ﻭَﺍﻧْﻄِﻼَﻕٌ، ﻭَ ﺻَﺎﺭَﺕِ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝُ ﻗَﻼَۤﺋِﺪَ ﻓِﻲ ﺍﻷَْﻋْﻨَﺎﻕِ، ﻭَ ﻛَﺎﻧَﺖِ ﺍﻟْﻘُﺒُﻮﺭُ ﻫِﻲَ ﺍﻟْﻤَﺄَﻭٰﻱ ﺇِﻟٰﻲ ﻣٔﻴﻘَﺎﺕِ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟﺘﱠﻼَﻕِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺑَﺎﺭِﻙْ ﻟَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺣُﻠُﻮﻝِ ﺩَﺍﺭِ ﺍﻟْﺒِﻠَﻲ، ﻭَ ﻃُﻮﻝِ ﺍﻟْﻤُﻘَﺎﻣَﺔِ ﺑَﻴْﻦَ ﺃَﻃْﺒَﺎﻕِ ﺍﻟﺜﱠﺮٰﻱ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞِ ﺍﻟْﻘُﺒُﻮﺭَ ﺑَﻌْﺪَ ﻓِﺮَﺍﻕِ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﺧَﻴْﺮَ ﻣَﻨَﺎﺯِﻟِﻨَﺎ، ﻭَﺍﻓْﺴَﺢْ ﻟَﻨَﺎ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻓٔﻲ ﺿٔﻴﻖِ ﻣَﻼَﺣِﺪِﻧَﺎ، bizleri senin hoşnutluğuna ve cennetlerine götürsün; dünyada gazabından ve sınırlarını aşmaktan korusun ve katındaki helâlleri helâl, haramları haram kabul ettiğimize tanık olsun.
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve ölüm vaktinde, canlar "köprücük kemiğine dayandığı ve 'kimdir …
SSC_0258 · S. 392–394 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
Hz. Muhammed dâr İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve ölüm vaktinde, canlar "köprücük kemiğine dayandığı ve 'kimdir kurtarıcı?' dendiği" (Kıyamet, 26-27); ölüm meleği, canları almak için gayb perdelerinin arkasından çıkıp, ölüm yayından ayrılık oklarını fırlattığı; canlara, tatmaları için, anında öldüren ölüm zehrinden bir kadeh sunduğu; ahirete göçmemiz yaklaşıp, amellerimiz boyunlarımıza bağlandığı ve buluşma günü gelip çatıncaya kadar kabirlere sığınmaktan başka çare kalmadığı zaman Kur'an'la, can verme üzüntüsünü, inleme zorluğunu ve can çekişme hırıldamalarını bizlere kolaylaştır. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve yıpranma evine (kabre) girişimizi ve toprak katmanları arasında uzun süre kalışımızı bize kutlu eyle. Dünyadan ayrıldıktan sonra, kabirleri, konaklayacağımız yerlerin en iyisi kıl; rahmetinle kabirlerimizin dar oyuğunda yerimizi geniş et ve helâk edici günahlarımız ْﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﻀَﺤْﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺣَﺎﺿِﺮِ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ ﺑِﻤُﻮﺑِﻘَﺎﺕِ ﺁﺛَﺎﻣِﻨَﺎ، ﻭَﺍﺭْﺣَﻢ ﺑِﺎﻟْﻘُﺮَﺁﻥِ ﻓٔﻲ ﻣَﻮْﻗِﻒِ ﺍﻟْﻌَﺮْﺽِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﺫُﻝﱠ ﻣَﻘَﺎﻣِﻨَﺎ، ﻭَ ﺛَﺒِّﺖْ ﺑِﻪِ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﺿْﻄِﺮَﺍﺏِ ﺟِﺴْﺮِ ﺟَﻬَﻨﱠﻢَ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻟْﻤَﺠَﺎﺯِ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ ﺯَﻟَﻞَ ﺃَﻗْﺪَﺍﻣِﻨَﺎ، ﻭَ ﻧَﻮِّﺭْ ﺑِﻪِ ﻗَﺒْﻞَ ﺍﻟْﺒَﻌْﺚِ ﺳُﺪَﻑَ ﻗُﺒُﻮﺭِﻧَﺎ، ﻭَ ﻧَﺠِّﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﻛَﺮْﺏٍ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ، ﻭَ ﺷَﺪَﺍۤﺋِﺪِ ﺃَﻫْﻮَﺍﻝِ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟﻄﱠﺎﻣﱠﺔِ، ﻭَ ﺑَﻴِّﺾْ ﻭُﺟُﻮﻫَﻨَﺎ ﻳَﻮْﻡَ ﺗَﺴْﻮَﺩﱡ ﻭُﺟﻮُﻩُ ﺍﻟﻈﱠﻠَﻤَﺔِ ﻓٔﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﺤَﺴْﺮَﺓِ ﻭَﺍﻟﻨﱠﺪَﺍﻣَﺔِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺻُﺪُﻭﺭِ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ ﻭُﺩًّﺍ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻞِ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻧَﻜَﺪًﺍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻋَﺒْﺪِﻙَ ﻭَ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ ﻛَﻤَﺎ ﺑَﻠﱠﻎَ ﺭِﺳَﺎﻟَﺘَﻚَ، ﻭَ ﺻَﺪَﻉَ ﺑِﺄَﻣْﺮِﻙَ، ﻭَ ﻧَﺼَﺢَ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩِﻙَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺟْﻌَﻞْ ﻧَﺒِﻴﱠﻨَﺎ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺁﻟِﻪِ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ ﺃَﻗْﺮَﺏَ ﺍﻟﻨﱠﺒِﻴّٔﲔَ ﻣِﻨْﻚَ ﻣَﺠْﻠِﺴًﺎ، ﻭَ ﺃَﻣْﻜَﻨَﻬُﻢْ ﻣِﻨْﻚَ ﺷَﻔَﺎﻋَﺔً، ﻭَ ﺃَﺟَﻠﱠﻬُﻢْ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ْﻗَﺪْﺭًَﺍ، ﻭَ ﺃَﻭْﺟَﻬَﻬُﻢْ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺟَﺎﻫًﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﺷَﺮِّﻑْ ﺑُﻨْﻴَﺎﻧَﻪُ، ﻭَ ﻋَﻈِّﻢ sebebiyle kıyametteki kalabalığın önünde bizi rüsva etme.
Her şeyin sana sunulduğu gün, Kur'an hürmetine yerimizin horluğuna acı;
SSC_0259 · S. 394–396 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Her şeyin sana sunulduğu gün, Kur'an hürmetine yerimizin horluğuna acı; cehennem köprüsünün üzerinden geçerken köprü sallandığında, sürçmeye karşı ayaklarımızı sabit kıl; tekrar dirilmeden önce kabirlerimizin karanlığını aydınlığa dönüştür; bizleri kıyamet gününün üzüntülerinden, felâket gününün şiddetli korkularından kurtar; pişmanlık ve üzüntü gününde zalimlerin yüzleri karardığı zaman bizim yüzümüzü ağart; inananların gönüllerinde bizim için bir sevgi oluştur ve yaşamı bizlere zorlaştırma. Allah'ım! Kulun ve resulün Muhammed, senin elçiliğini ilettiği, emrini haykırdığı ve kullarına öğüt verdiği gibi, sen de ona salât eyle. Allah'ım! Kıyamet günü peygamberlerin içinde bizim Peygamberimizi –salâvatın ona ve Âline olsun– mevkice sana en yakın olan, en çok şefaat etme hakkına sahip bulunan, katında en kadri yüce ve nezdinde en çok sayılan peygamber kıl. Allah'ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve kurucusu olduğu dini yücelt; kanıtını (Kur'an'ı) َﺑُﺮْﻫَﺎﻧَﻪُ، ﻭَ ﺛَـﻘِّﻞْ ﻣٔﻴﺰَﺍﻧَﻪُ، ﻭَ ﺗَﻘَﺒﱠﻞْ ﺷَﻔَﺎﻋَﺘَﻪُ، ﻭَ ﻗَﺮِّﺏْ ﻭَﺳٔﻴﻠَﺘَﻪُ، ﻭ ﺑَـﻴِّﺾْ ﻭَﺟْﻬَﻪُ، ﻭَ ﺃَﺗِﻢﱠ ﻧُﻮﺭَﻩُ، ﻭَﺍﺭْﻓَﻊْ ﺩَﺭَﺟَﺘَﻪُ، ﻭَ ﺃَﺣْﻴِﻨَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺳُﻨﱠﺘِﻪِ، ﻭَ ﺗَﻮَﻓﱠﻨَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﻠﱠﺘِﻪِ، ﻭَ ﺧُﺬْ ﺑِﻨَﺎ ﻣِﻨْﻬَﺎﺟَﻪُ، ﻭَﺍﺳْﻠُﻚْ ﺑِﻨَﺎ ﺳَﺒٔﻴﻠَﻪُ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺃَﻫْﻞِ ﻃَﺎﻋَﺘِﻪِ، ﻭَﺍﺣْﺸُﺮْﻧَﺎ ﻓٔﻲ ﺯُﻣْﺮَﺗِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻭْﺭِﺩْﻧَﺎ ﺣَﻮْﺿَﻪُ، ﻭَﺍﺳْﻘِﻨَﺎ ﺑِﻜَﺄْﺳِﻪِ. ﻭَ ﺻَﻞِّ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﺗُﺒَﻠِّﻐُﻪُ ﺑِﻬَﺎۤ ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﻣَﺎ ﻳَﺄْﻣُﻞُ ﻣِﻦْ ﺧَﻴْﺮِﻙَ ﻭَ ﻓَﻀْﻠِﻚَ ﻭَ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺫُﻭ ﺭَﺣْﻤَﺔٍ ﻭَﺍﺳِﻌَﺔٍ ﻭَ ﻓَﻀْﻞٍ ﻛَﺮٔﻳـﻢٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺟْﺰِﻩِ ﺑِﻤَﺎ ﺑَﻠﱠﻎَ ﻣِﻦْ ﺭِﺳَﺎﻻَﺗِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺩٕﻱ ﻣِﻦْ ﺁﻳَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﻧَﺼَﺢَ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﻭَ ﺟَﺎﻫَﺪَ ﻓٔﻲ ﺳَﺒٔﻴﻠِﻚَ، ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﻣَﺎ ﺟَﺰَﻳْﺖَ ﺃَﺣَﺪًﺍ ﻣِﻦْ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ ﺍﻟْﻤُﻘَﺮﱠﺑٔـﲔَ، ﻭَ ﺃَﻧْﺒِﻴَﺎۤﺋِﻚَ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠٔـﲔَ ﺍﻟْﻤُﺼْﻄَﻔَﻴْﻦَ، ﻭَﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻪ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺁﻟِﻪِ ﺍﻟﻄﱠﻴِّﺒٔﲔَ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦَ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ.
ulula; terazisini ağır et; şefaatini kabul buyur; katındaki itibarını artır; yüzünü ak et;
SSC_0260 · S. 397–398 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
ulula; terazisini ağır et; şefaatini kabul buyur; katındaki itibarını artır; yüzünü ak et; nurunu tamamla ve derecesini yükselt. Bizleri de onun sünneti üzere yaşat; dini üzere öldür; apaçık yoluna sevk edip izinde yürüt; ona itaat edenlerden kıl; grubunun içerisinde haşreyle; havuzunun başında ona konak et ve kadehiyle kana kana ondan bize içir. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle; bir salât ki onu; lütuf, kerem ve ihsanından umduğu en üstün makama ulaştırsın. Kuşkusuz sen, geniş rahmet ve büyük lütuf sahibisin. Allah'ım! Mesajlarını iletmesinin, ayetlerini ulaştırmasının, kullarına öğüt vermesinin, yolunda cihat etmesinin karşısında, mukarrep meleklerine ve seçilmiş mürsel peygamberlerine verdiğin en üstün mükâfatı ona ver. Ve selâm ve Allah'ın rahmet ve bereketleri, ona ve onun tertemiz Âline olsun. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-ِ٣٤ ﺇِﺫَﺍ ﻧَﻈَﺮَ ﺇِﻟَﻰ ﺍﻟْﻬِﻼَﻝ ﺃَﻳﱡﻬَﺎ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖُ ﺍﻟْﻤُﻄٔﻴﻊُ ﺍﻟﺪﱠﺍۤﺋِﺐُ ﺍﻟﺴﱠﺮٔﻳﻊُ، ﺍﻟْﻤُﺘَﺮَﺩِّﺩُ ﻓٔﻲ ﻣَﻨَﺎﺯِﻝِ ﺍﻟﺘﱠﻘْﺪٔﻳﺮِ، ﺍﻟْﻤُﺘَﺼَﺮِّﻑُ ﻓٔﻲ ﻓَﻠَﻚِ ﺍﻟﺘﱠﺪْﺑٔﲑِ. ﺁﻣَﻨْﺖُ ﺑِﻤَﻦْ ﻧَﻮﱠﺭَ ﺑِﻚَ ﺍﻟﻈﱡﻠَﻢَ، ﻭَ ﺃَﻭْﺿَﺢَ ﺑِﻚَ ﺍﻟْﺒُﻬَﻢَ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠَﻚَ ﺁﻳَﺔً ﻣِﻦْ ﺁﻳَﺎﺕِ ﻣُﻠْﻜِﻪِ، ﻭَ ﻋَﻼَﻣﺔً ﻣِﻦْ ﻋَﻼَﻣَﺎﺕِ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧِﻪِ، ﻭَﺍﻣْﺘَﻬَﻨَﻚَ ﺑِﺎﻟﺰِّﻳَﺎﺩَﺓِ ﻭَﺍﻟﻨﱡﻘْﺼَﺎﻥِ، ﻭَﺍﻟﻄﱡﻠُﻮﻉِ ﻭَﺍﻷُْﻓُﻮﻝِ، ﻭَﺍﻹِْﻧَﺎﺭَﺓِ ﻭَﺍﻟْﻜُﺴُﻮﻑِ، ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺫٰﻟِﻚَ ﺃَﻧْﺖَ ﻟَﻪُ ﻣُﻄٔﻴﻊٌ، ﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﺇِﺭَﺍﺩَﺗِﻪِ ﺳَﺮٔﻳﻊٌ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ ﻣَﺎۤ ﺃَﻋْﺠَﺐَ ﻣَﺎ ﺩَﺑﱠﺮَ ﻓٔﻲ ﺃَﻣْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻟْﻄَﻒَ ﻣَﺎ ﺻَﻨَﻊَ ﻓٔﻲ ﺷَﺄْﻧِﻚَ! ﺟَﻌَﻠَﻚَ ﻣِﻔْﺘَﺎﺡَ ﺷَﻬْﺮٍ ﺣَﺎﺩِﺙٍ ﻷَِﻣْﺮٍ ﺣَﺎﺩِﺙٍ. ﻓَﺄَﺳْﺄَﻝُ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﺭَﺑّٔﻲ ﻭَ ﺭَﺑﱠﻚَ، ﻭَ ﺧَﺎﻟِﻘٔﻲ ﻭَ ﺧَﺎﻟِﻘَﻚَ، ﻭَ ﻣُﻘَﺪِّﺭٔﻱ ﻭَ ﻣُﻘَﺪِّﺭَﻙَ، ﻭَ ﻣُﺼَﻮِّﺭٔﻱ ﻭَ ﻣُﺼَﻮِّﺭَﻙَ، ﺃَﻥْ ﻳُﺼَﻠِّﻲَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪ،
Ey belirlenen yörüngelerde hızla dolaşan itaatkâr yaratık!
SSC_0261 · S. 399–400 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Ey belirlenen yörüngelerde hızla dolaşan itaatkâr yaratık! Ben, seninle karanlıkları aydınlatan; belirsizleri açığa çıkaran; seni mülkünün ayetlerinden bir ayet, saltanatının alâmetlerinden bir alâmet kılan ve büyüyüp küçülmen, doğup batman, aydınlanıp kararman ile seni hizmete alan kimseye inanmış, iman etmişim. Tüm bu durumlarda sen ona itaat etmekte, onun iradesine teslim olmaktasın. Her eksiklikten münezzehtir O! Seninle ilgili yönetimi ne kadar ilginç, hakkında öngördüğü düzen ne kadar incedir! O, seni yeni bir iş için yeni bir ayın anahtarı kılmıştır. Beni ve seni yaratan, beni ve seni yöneten, bana ve sana şekil veren Rabbim ve Rabbin Allah'tan istiyorum ki, Muhammed ve Âline salât etsin ve seni, ﻭَ ﺃَﻥْ ﻳَﺠْﻌَﻠَﻚَ ﻫِﻼَﻝَ ﺑَﺮَﻛَﺔٍ ﻻَ ﺗَﻤْﺤَﻘُﻬَﺎ ﺍﻷَْﻳﱠﺎﻡُ، ﻭَ ﻃَﻬَﺎﺭَﺓٍ ﻻَ ﺗُﺪَﻧِّﺴُﻬَﺎ ﺍﻵﺛَﺎﻡُ، ﻫِﻼَﻝَ ﺃَﻣْﻦٍ ﻣِﻦَ ﺍﻵﻓَﺎﺕِ، ﻭَ ﺳَﻼَﻣَﺔٍ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ، ﻫِﻼَﻝَ ﺳَﻌْﺪٍ ﻻَ ﻧَﺤْﺲَ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻳُﻤْﻦٍ ﻻَ ﻧَﻜَﺪَ ﻣَﻌَﻪُ، ﻭَ ﻳُﺴْﺮٍ ﻻَ ﻳُﻤَﺎﺯِﺟُﻪُ ﻋُﺴْﺮٌ، ﻭَ ﺧَﻴْﺮٍ ﻻَ ﻳَﺸُﻮﺑُﻪُ ﺷَﺮﱞ، ﻫِﻼَﻝَ ﺃَﻣْﻦٍ ﻭَ ﺇٔﳝَﺎﻥٍ، ﻭَ ﻧِﻌْﻤَﺔٍ ﻭَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻥٍ، ﻭَ ﺳَﻼَﻣَﺔٍ ﻭَ ﺇِﺳْﻼَﻡٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺃَﺭْﺿٰﻲ ﻣَﻦْ ﻃَﻠَﻊَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﺯْﻛٰﻲ ﻣَﻦْ ﻧَﻈَﺮَ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﺳْﻌَﺪَ ﻣَﻦْ ﺗَﻌَﺒﱠﺪَ ﻟَﻚَ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻟِﻠﺘﱠﻮْﺑَﺔِ، ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﻮْﺑَﺔِ، ﻭَﺍﺣْﻔَﻈْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﻣُﺒَﺎﺷَﺮَﺓِ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻭْﺯِﻋْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﺷُﻜْﺮَ ﻧِﻌْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻟْﺒِﺴْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﺟُﻨَﻦَ ﺍﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺗْﻤِﻢْ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺑِﺎﺳْﺘِﻜْﻤَﺎﻝِ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ ﻓٔﻴﻪِ ﺍﻟْﻤِﻨﱠﺔَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺍﻟْﻤَﻨﱠﺎﻥُ ﺍﻟْﺤَﻤٔﻴﺪُ، ﻭَ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺍﻟﻄﱠﻴِّﺒٔﲔَ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦَ.
günlerin etkisizleştiremeyeceği kutluluk, günahların kirletemeyeceği temizlik hilâli;
SSC_0262 · S. 401–402 · Kur'an'ı Hatmettiğinde (42)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
günlerin etkisizleştiremeyeceği kutluluk, günahların kirletemeyeceği temizlik hilâli; afetlerden güvende olma, kötülüklere bulaşmama hilâli; içinde uğursuzluk olmayan mutluluk, beraberinde zahmet getirmeyen bolluk, zorlukla karışmamış kolaylık, şerre bulaşmamış hayır hilâli; emniyet ve iman, nimet ve ihsan, selâmet ve İslâm hilâli kılsın. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizleri, üzerlerine hilâl doğan en hoşnut, hilâle bakan en temiz ve bu ayda sana kulluk sunan en mutlu kimselerden kıl. Bu ayda bizleri tövbeye muvaffak et; günahtan ve emirlerine karşı gelmekten koru; nimetlerine şükretmeye alıştır; bağışıklık kalkanlarıyla donat ve kâmil bir şekilde sana itaat etmeye muvaffak ederek nimetlerini bizlere tamamla. Hiç kuşkusuz, sen büyük nimetler sahibisin, övgüye lâyıksın. Allah, Muhammed'e ve onun tertemiz Âline salât etsin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٤٤ ﺇِﺫَﺍ ﺩَﺧَﻞَ ﺷَﻬْﺮُ ﺭَﻣَﻀَﺎﻥَ ﺍَﻟْﺤَﻤﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻫَﺪَﺍﻧَﺎ ﻟِﺤَﻤْﺪِﻩِ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺃَﻫْﻠِﻪِ، ﻟِﻨَﻜُﻮﻥَ ﻹِِﺣْﺴَﺎﻧِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸﱠﺎﻛِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻟِﻴَﺠْﺰِﻳَﻨَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﺟَﺰَﺍۤﺀَ ﺍﻟْﻤُﺤْﺴِﻨٔـﲔَ. ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺣَﺒَﺎﻧَﺎ ﺑِﺪٔﻳﻨِﻪِ، ﻭَﺍﺧْﺘَﺼﱠﻨَﺎ ﺑِﻤِﻠﱠﺘِﻪِ، ﻭَ ﺳَﺒﱠﻠَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺳُﺒُﻞِ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧِﻪِ، ﻟِﻨَﺴْﻠُﻜَﻬَﺎ ﺑِﻤَﻨِّﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧِﻪِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﺘَﻘَﺒﱠﻠُﻪُ ﻣِﻨﱠﺎ، ﻭَ ﻳَﺮْﺿٰﻲ ﺑِﻪِ ﻋَﻨﱠﺎ. ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺟَﻌَﻞَ ﻣِﻦْ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟﺴﱡﺒُﻞِ ﺷَﻬْﺮَﻩُ، ﺷَﻬْﺮَ ﺭَﻣَﻀَﺎﻥَ، ﺷَﻬْﺮَ ﺍﻟﺼِّﻴَﺎﻡِ، ﻭَ ﺷَﻬْﺮَ ﺍﻹِْﺳْﻼَﻡِ، ﻭَ ﺷَﻬْﺮَ ﺍﻟﻄﱠﻬُﻮﺭِ، ﻭَ ﺷَﻬْﺮَ ﺍﻟﺘﱠﻤْﺤٔﻴﺺِ، ٍﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃُﻧْﺰِﻝَ ﻓٔﻴﻪِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥُ ﻫُﺪﻱً ﻟِﻠﻨﱠﺎﺱِ ﻭَ ﺑَﻴِّﻨَﺎﺕ ٍﻭَ ﺷَﻬْﺮَ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻡِ ﴿ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃُﻧْﺰِﻝَ ﻓٔﻴﻪِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥُ ﻫُﺪﻱً ﻟِﻠﻨﱠﺎﺱِ ﻭَ ﺑَﻴِّﻨَﺎﺕ ﴾.ِﻣِﻦَ ﺍﻟْﻬُﺪٰﻱ ﻭَﺍﻟْﻔُﺮْﻗَﺎﻥِﻣِﻦَ ﺍﻟْﻬُﺪٰﻱ ﻭَﺍﻟْﻔُﺮْﻗَﺎﻥ

Ramazan Ayı Girdiğinde (44)

Hamd Allah'a ki, kendisine hamdetmenin yolunu bize gösterdi ve bizi hamd ehlinden kıldı ki, ihsanına …
SSC_0263 · S. 403–404 · Ramazan Ayı Girdiğinde (44)
İmam Zeynelabidin
Hamd Allah'a ki, kendisine hamdetmenin yolunu bize gösterdi ve bizi hamd ehlinden kıldı ki, ihsanına şükredenlerden olup iyilik yapanların mükâfatını alalım. Hamd Allah'a ki, bize dinini armağan etti, şeriatıyla bize lütufta bulundu ve ihsan yollarını bize tanıttı ki, nimetiyle o yolları katederek rızvanına ulaşalım. Öyle bir hamd ki, bizden kabul buyursun ve onunla bizden hoşnut olsun. Ve hamd Allah'a ki, oruç ayı, İslâm ayı, temizlenme ayı, arınma ayı ve kıyam ayı olan ramazan ayını bu yollardan biri kıldı; "insanlar için hidayet kaynağı olan, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delillerini içeren Kur'an'ı bu ayda indirdi" (Bakara, 185). ِﻓَﺄَﺑَﺎﻥَ ﻓَﻀٔﻴﻠَﺘَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺳَﺎۤﺋِﺮِ ﺍﻟﺸﱡﻬُﻮﺭِ، ﺑِﻤَﺎ ﺟَﻌَﻞَ ﻟَﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤُﺮُﻣَﺎﺕ ﺍﻟْﻤَﻮْﻓُﻮﺭَﺓِ، ﻭَﺍﻟْﻔَﻀَﺎۤﺋِﻞِ ﺍﻟْﻤَﺸْﻬُﻮﺭَﺓِ، ﻓَﺤَﺮﱠﻡَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣَﺎۤ ﺃَﺣَﻞﱠ ﻓٔﻲ ﻏَﻴْﺮِﻩِ ﺇِﻋْﻈَﺎﻣًﺎ، ﻭَ ﺣَﺠَﺮَ ﻓٔﻴﻪِ ﺍﻟْﻤَﻄَﺎﻋِﻢَ ﻭَﺍﻟْﻤَﺸَﺎﺭِﺏَ ﺇِﻛْﺮَﺍﻣًﺎ، ﻭَ ﺟَﻌَﻞَ ﻟَﻪُ ﻭَﻗْﺘًﺎ ﺑَﻴِّﻨًﺎ، ﻻَ ﻳُﺠٔﻴﺰُ ﺟَﻞﱠ ﻭَ ﻋَﺰﱠ ﺃَﻥْ ﻳُﻘَﺪﱠﻡَ ﻗَﺒْﻠَﻪُ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻘْﺒَﻞُ ﺃَﻥْ ﻳُﺆَﺧﱠﺮَ ﻋَﻨْﻪُ. ﺛُﻢﱠ ﻓَﻀﱠﻞَ ﻟَﻴْﻠَﺔً ﻭَﺍﺣِﺪَﺓً ﻣِﻦْ ﻟَﻴَﺎﻟِﻴﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻟَﻴَﺎﻟِﻲ ﺃَﻟْﻒِ ﺷَﻬْﺮٍ، ﻭَ ْﺗَﻨَﺰﱠﻝُ ﺍﻟْﻤَﻼَۤﺋِﻜَﺔُ ﻭَﺍﻟﺮﱡﻭﺡُ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﺑِﺈِﺫْﻥِ ﺭَﺑِّﻬِﻢْ ﻣِﻦ ْﺳَﻤﱠﺎﻫَﺎ ﻟَﻴْﻠَﺔَ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ ﴿ ﺗَﻨَﺰﱠﻝُ ﺍﻟْﻤَﻼَۤﺋِﻜَﺔُ ﻭَﺍﻟﺮﱡﻭﺡُ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﺑِﺈِﺫْﻥِ ﺭَﺑِّﻬِﻢْ ﻣِﻦ ﴾ ﺳَﻼَﻡٌ ﺩَﺍۤﺋِﻢُ ﺍﻟْﺒَﺮَﻛَﺔِ ﺇِﻟٰﻲ ﻃُﻠُﻮﻉِ ﺍﻟْﻔَﺠْﺮِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﻳَﺸَﺎۤﺀُ ٍﻛُﻞِّ ﺃَﻣْﺮٍﻛُﻞِّ ﺃَﻣْﺮ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻩِ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﺣْﻜَﻢَ ﻣِﻦْ ﻗَﻀَﺎۤﺋِﻪِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻟْﻬِﻤْﻨَﺎ ﻣَﻌْﺮِﻓَﺔَ ﻓَﻀْﻠِﻪِ، ﻭَ ﺇِﺟْﻼَﻝَ ﺣُﺮْﻣَﺘِﻪِ، ﻭَﺍﻟﺘﱠﺤَﻔﱡﻆَ ﻣِﻤﱠﺎ ﺣَﻈَﺮْﺕَ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋِﻨﱠﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺻِﻴَﺎﻣِﻪِ ﺑِﻜَﻒِّ ﺍﻟْﺠَﻮَﺍﺭِﺡِ ﻋَﻦْ ﻣَﻌَﺎﺻٔﻴﻚَ، ﻭَﺍﺳْﺘِﻌْﻤَﺎﻟِﻬَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﺑِﻤَﺎ ﻳُﺮْﺿٔﻴﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻧُﺼْﻐِﻲَ ﺑِﺄَﺳْﻤَﺎﻋِﻨَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻟَﻐْﻮٍ، ﻭَ ﻻَ ﻧُﺴْﺮِﻉَ ﺑِﺄَﺑْﺼَﺎﺭِﻧَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻟَﻬْﻮٍ، ﻭَ ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻧَﺒْﺴُﻂَ ﺃَﻳْﺪِﻳَﻨَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺤْﻈُﻮﺭٍ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﺨْﻄُﻮَ ﺑِﺄَﻗْﺪَﺍﻣِﻨَﺎۤ ﺇِﻟٰﻲ َﻣَﺤْﺠُﻮﺭٍ، ﻭَ ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﺗَﻌِﻲَ ﺑُﻄُﻮﻧُﻨَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎۤ ﺃَﺣْﻠَﻠْﺖَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻨْﻄِﻖَ ﺃَﻟْﺴِﻨَﺘُﻨَﺎۤ ﺇِﻻﱠ ﺑِﻤَﺎ ﻣَﺜﱠﻠْﺖَ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﺘَﻜَﻠﱠﻒَ ﺇِﻻﱠ ﻣَﺎ ﻳُﺪْﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﺛَﻮَﺍﺑِﻚَ، ﻭ
Ona tanıdığı ayrıcalıklar ve faziletlerle, diğer aylara olan üstünlüğünü ortaya çıkardı;
SSC_0264 · S. 405 · Ramazan Ayı Girdiğinde (44)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Ona tanıdığı ayrıcalıklar ve faziletlerle, diğer aylara olan üstünlüğünü ortaya çıkardı; büyüklüğünü bildirmek için, diğer aylarda helâl ettiğini bu ayda yasakladı; ona belli bir vakit belirleyerek, ondan öne geçirilmesine veya sonraya bırakılmasına müsaade etmedi; sonra da, gecelerinden belli bir geceyi bin aydan üstün kıldı ve onu Kadir Gecesi olarak adlandırdı. "O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh, her iş için inerler." (Kadir, 4) Esenliktir o gece; fecr doğuncaya kadar, sağlam kazası gereği kullarından dilediği için bereketi devam eder. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bu ayın değerini bilip saygısını gözetmeyi, bu ayda yasakladığın şeylerden kaçınmayı bize ilham et. Uzuvlarımızı günahlardan koruyup seni hoşnut eden şeylerde işleterek, bizi bu ayda oruç tutmaya muvaffak et. Öyle olsun ki, kulaklarımızla boş şeyler dinlemeyelim; gözlerimizi eğlenceye dikmeyelim, ellerimizi sakıncalı bir şeye uzatmayalım; ayaklarımızı harama açtırmayalım; karnımıza, helâl ettiğinden başkası girmesin; dilimiz, senin anlattığından başkasını konuşmasın; bizi sevabına yaklaştıracak amelden başkası için zahmete düşmeyelim; azabından koru-
ْﻻَ ﻧَﺘَﻌَﺎﻃٰﻲ ﺇِﻻﱠ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳَﻘٔﻲ ﻣِﻦْ ﻋِﻘَﺎﺑِﻚَ، ﺛُﻢﱠ ﺧَﻠِّﺺْ ﺫٰﻟِﻚَ ﻛُﻠﱠﻪُ ﻣِﻦ ﺭِﻳَﺎۤﺀِ ﺍﻟْﻤُﺮَﺍۤﺋٔﲔَ، ﻭَ …
SSC_0265 · S. 406 · Ramazan Ayı Girdiğinde (44)
İmam Zeynelabidin
ْﻻَ ﻧَﺘَﻌَﺎﻃٰﻲ ﺇِﻻﱠ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳَﻘٔﻲ ﻣِﻦْ ﻋِﻘَﺎﺑِﻚَ، ﺛُﻢﱠ ﺧَﻠِّﺺْ ﺫٰﻟِﻚَ ﻛُﻠﱠﻪُ ﻣِﻦ ﺭِﻳَﺎۤﺀِ ﺍﻟْﻤُﺮَﺍۤﺋٔﲔَ، ﻭَ ﺳُﻤْﻌَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺴْﻤِﻌٔﲔَ، ﻻَ ﻧُﺸْﺮِﻙُ ﻓٔﻴﻪِ ﺃَﺣَﺪًﺍ ﺩُﻭﻧَﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﺒْﺘَﻐٔﻲ ﻓٔﻴﻪِ ﻣُﺮَﺍﺩًﺍ ﺳِﻮَﺍﻙَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﻗِﻔْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻮَﺍﻗٔﻴﺖِ ﺍﻟﺼﱠﻠَﻮَﺍﺕِ ﺍﻟْﺨَﻤْﺲِ ﺑِﺤُﺪُﻭﺩِﻫَﺎ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺣَﺪﱠﺩْﺕَ، ﻭَ ﻓُﺮُﻭﺿِﻬَﺎ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻓَﺮَﺿْﺖَ، ﻭَ ﻭَﻇَﺎۤﺋِﻔِﻬَﺎ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻭَﻇﱠﻔْﺖَ، ﻭَ ﺃَﻭْﻗَﺎﺗِﻬَﺎ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻭَﻗﱠﺖﱠ ، ﻭَ ﺃَﻧْﺰِﻟْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﻣَﻨْﺰِﻟَﺔَ ﺍﻟْﻤُﺼٔﻴﺒٔﲔَ ﻟِﻤَﻨَﺎﺯِﻟِﻬَﺎ، ﺍﻟْﺤَﺎﻓِﻈٔﲔَ ﻷَِﺭْﻛَﺎﻧِﻬَﺎ، ﺍﻟْﻤُﺆَﺩّٔﻳﻦَ ﻟَﻬَﺎ ﻓٔﻲ ﺃَﻭْﻗَﺎﺗِﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﺳَﻨﱠﻪُ ﻋَﺒْﺪُﻙَ ﻭَ ﺭَﺳُﻮﻟُﻚَ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻓٔﻲ ﺭُﻛُﻮﻋِﻬَﺎ ﻭَ ﺳُﺠُﻮﺩِﻫَﺎ، ﻭَ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﻓَﻮَﺍﺿِﻠِﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺗَﻢِّ ﺍﻟﻄﱠﻬُﻮﺭِ ﻭَ ﺃَﺳْﺒَﻐِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺑْﻴَﻦِ ﺍﻟْﺨُﺸُﻮﻉِ ﻭَ ﺃَﺑْﻠَﻐِﻪِ. ﻭَ ﻭَﻓِّﻘْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻷَِﻥْ ﻧَﺼِﻞَ ﺃَﺭْﺣَﺎﻣَﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﺒِﺮِّ ﻭَﺍﻟﺼِّﻠَﺔِ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﻧَﺘَﻌَﺎﻫَﺪَ ﺟٔﲑَﺍﻧَﻨَﺎ ﺑِﺎﻹِْﻓْﻀَﺎﻝِ ﻭَﺍﻟْﻌَﻄِﻴﱠﺔِ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﻧُﺨَﻠِّﺺَ ﺃَﻣْﻮَﺍﻟَﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱠﺒِﻌَﺎﺕِ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﻧُﻄَﻬِّﺮَﻫَﺎ ﺑِﺈِﺧْﺮَﺍﺝِ ﺍﻟﺰﱠﻛَﻮَﺍﺕِ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﻧُﺮَﺍﺟِﻊَ ﻣَﻦْ ﻫَﺎﺟَﺮَﻧَﺎ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﻧُﻨْﺼِﻒَ ﻣَﻦْ ﻇَﻠَﻤَﻨَﺎ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﻧُﺴَﺎﻟِﻢَ ﻣَﻦْ ﻋَﺎﺩَﺍﻧَﺎ، ﺣَﺎﺷَﺎ ﻣَﻦْ ﻋُﻮﺩِﻱَ ﻓٔﻴﻚَ ﻭَ ﻟَﻚَ، ﻓَﺈِﻧﱠﻪُ ﺍﻟْﻌَﺪُﻭﱡ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻧُﻮَﺍﻟٔﻴﻪِ، ﻭَﺍﻟْﺤِﺰْﺏُ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻧُﺼَﺎﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺃَﻥْ yacak amelden başkasını yerine getirmeyelim.
Sonra da bütün bunları, riyakârların gösterişinden ve ün tutkunlarının ün hevesinden arındır ki, işlerimizi …
SSC_0266 · S. 406 · Ramazan Ayı Girdiğinde (44)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Sonra da bütün bunları, riyakârların gösterişinden ve ün tutkunlarının ün hevesinden arındır ki, işlerimizi yalnızca senin için yapalım; senden başka bir amacımız olmasın. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi bu ayda, çizdiğin sınırlarıyla, koyduğun farzlarıyla, koştuğun şartlarıyla ve belirlediğin vakitleriyle (günlük) beş namazın vakitlerine vâkıf et. Bizi namazın yüce mertebelerine ulaşan, erkânını koruyan, onu vaktinde kılan, rükûunu, secdesini ve tüm üstün amellerini kulun ve Resulünün –salâvatın ona ve Âline olsun– getirdiği gibi en kâmil ve kapsamlı taharetle, en açık ve belirgin huşuyla yerine getiren kimselerden kıl. Bu ayda bizi, akrabalarımızla iyilik ve ihsan üzere ilişki kurmaya; komşularımıza ikram ve bağışta bulunmaya; mallarımızı vebal olmaktan kurtarmaya; zekâtını ayırarak temizlemeye; bize dargın küskün olanların gönlünü almaya; haksızlık yapanlara karşı insaflı olmaya; asla dost edinemeyeceğimiz, barış içinde yaşayamayacağımız senin düşmanlarının dışında, bize düşmanlık edenlerle barışmaya; bizleri
َﻧَﺘَﻘَﺮﱠﺏَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝِ ﺍﻟﺰﱠﺍﻛِﻴَﺔِ ﺑِﻤَﺎ ﺗُﻄَﻬِّﺮُﻧَﺎ ﺑِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏِ، ﻭ ﺗَﻌْﺼِﻤُﻨَﺎ …
SSC_0267 · S. 408 · Ramazan Ayı Girdiğinde (44)
İmam Zeynelabidin
َﻧَﺘَﻘَﺮﱠﺏَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝِ ﺍﻟﺰﱠﺍﻛِﻴَﺔِ ﺑِﻤَﺎ ﺗُﻄَﻬِّﺮُﻧَﺎ ﺑِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏِ، ﻭ ﺗَﻌْﺼِﻤُﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻤﱠﺎ ﻧَﺴْﺘَﺄْﻧِﻒُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌُﻴُﻮﺏِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻳُﻮﺭِﺩَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﺃَﺣَﺪٌ ﻣِﻦْ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ ﺇِﻻﱠ ﺩُﻭﻥَ ﻣَﺎ ﻧﻮﺭِﺩُ ﻣِﻦْ ﺃَﺑْﻮَﺍﺏِ ﺍﻟﻄﱠﺎﻋَﺔِ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺑَﺔِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺑِﺤَﻖِّ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟﺸﱠﻬْﺮِ، ﻭَ ﺑِﺤَﻖِّ ﻣَﻦْ ﺗَﻌَﺒﱠﺪَ ﻟَﻚَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦِ ﺍﺑْﺘِﺪَﺍۤﺋِﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﻭَﻗْﺖِ ﻓَﻨَﺎۤﺋِﻪِ، ﻣِﻦْ ﻣَﻠَﻚٍ ﻗَﺮﱠﺑْﺘَﻪُ، ﺃَﻭْ ﻧَﺒِﻲٍّ ﺃَﺭْﺳَﻠْﺘَﻪُ، ﺃَﻭْ ﻋَﺒْﺪٍ ﺻَﺎﻟِﺢٍ ﺍﺧْﺘَﺼَﺼْﺘَﻪُ، ﺃَﻥْ ﺗُﺼَﻠِّﻲَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻫِّﻠْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻟِﻤَﺎ ﻭَﻋَﺪْﺕَ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺀَﻙَ ﻣِﻦْ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻭْﺟِﺐْ ﻟَﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣَﺎۤ ﺃَﻭْﺟَﺒْﺖَ ﻷَِﻫْﻞِ ﺍﻟْﻤُﺒَﺎﻟَﻐَﺔِ ﻓٔﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻧَﻈْﻢِ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﺤَﻖﱠ ﺍﻟﺮﱠﻓٔﻴﻊَ ﺍﻷَْﻋْﻠٰﻲ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺟَﻨِّﺒْﻨَﺎ ﺍﻹِْﻟْﺤَﺎﺩَ ﻓٔﻲ ﺗَﻮْﺣٔﻴﺪِﻙَ، ﻭَﺍﻟﺘﱠﻘْﺼٔﲑَ ﻓٔﻲ ﺗَﻤْﺠٔﻴﺪِﻙَ، ﻭَﺍﻟﺸﱠﻚﱠ ﻓٔﻲ ﺩٔﻳﻨِﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻌَﻤٰﻲ ﻋَﻦْ ﺳَﺒٔﻴﻠِﻚَ، ﻭَﺍﻹِْﻏْﻔَﺎﻝَ ﻟِﺤُﺮْﻣَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻹِْﻧْﺨِﺪَﺍﻉَ ﻟِﻌَﺪُﻭِّﻙَ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ ﺍﻟﺮﱠﺟٔﻴﻢِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺇِﺫَﺍ ﻛَﺎﻥَ ﻟَﻚَ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﻟَﻴْﻠَﺔٍ ﻣِﻦْ ﻟَﻴَﺎﻟٔﻲ ﺷَﻬْﺮِﻧَﺎ ﻫٰﺬَﺍ ﺭِﻗَﺎﺏٌ ﻳُﻌْﺘِﻘُﻬَﺎ ﻋَﻔْﻮُﻙَ، ﺃَﻭْ ﻳَﻬَﺒُﻬَﺎ ﺻَﻔْﺤُﻚَ، ﻓَﺎﺟْﻌَﻞْ ﺭِﻗَﺎﺑَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟﺮِّﻗَﺎﺏِ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻟِﺸَﻬْﺮِﻧَﺎ ﻣِﻦْ ﺧَﻴْﺮِ ﺃَﻫْﻞٍ ﻭَ ﺃَﺻْﺤَﺎﺏٍ.
günahlardan temizleyecek, kötülüklerden koruyacak, meleklerin bile yapamayacağı temiz amellerle sana …
SSC_0268 · S. 409 · Ramazan Ayı Girdiğinde (44)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
günahlardan temizleyecek, kötülüklerden koruyacak, meleklerin bile yapamayacağı temiz amellerle sana yaklaşmaya muvaffak et. Allah'ım! Bu ayın hürmetine ve bu ayın evvelinden sonuna kadar sana ibadet eden mukarrep melekler, mürsel peygamberler ve salih kulların hürmetine senden istiyorum ki, Muhammed ve Âline salât edesin. (Allah'ım!) Bu ayda bizi, kullarına vadettiğin saygınlığa ehil kıl; sana itaat etmekte âdeta yarışan kullarına vereceğin şeyleri bize de ver ve rahmetinle, bizi en yüksek makamı hak edenlerin arasına kat. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi tevhidinde şirke düşmekten, övgünde kusur etmekten, dininde kuşkulanmaktan, yolunda körlüğe duçar olmaktan, senin için gerekenden gaflet etmekten ve düşmanın olan kovulmuş Şeytan'a aldanmaktan koru. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve içinde bulunduğumuz bu ayın her gecesinde affınla (cehen nemden) salıvereceğin, rahmetinle bağışlayacağın kulların varsa, bizi onlardan eyle ve bizi bu ayın en iyi ehli ve ashabından kıl.
،ِﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻣْﺤَﻖْ ﺫُﻧُﻮﺑَﻨَﺎ ﻣَﻊَ ﺇِﻣْﺤَﺎﻕِ ﻫِﻼَﻟِﻪ ﻭَﺍﺳْﻠَﺦْ ﻋَﻨﱠﺎ …
SSC_0269 · S. 410 · Ramazan Ayı Girdiğinde (44)
İmam Zeynelabidin
،ِﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻣْﺤَﻖْ ﺫُﻧُﻮﺑَﻨَﺎ ﻣَﻊَ ﺇِﻣْﺤَﺎﻕِ ﻫِﻼَﻟِﻪ ﻭَﺍﺳْﻠَﺦْ ﻋَﻨﱠﺎ ﺗَﺒِﻌَﺎﺗِﻨَﺎ ﻣَﻊَ ﺍﻧْﺴِﻼَﺥِ ﺃَﻳﱠﺎﻣِﻪِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻳَﻨْﻘَﻀِﻲَ ﻋَﻨﱠﺎ ﻭَ ﻗَﺪْ ﺻَﻔﱠﻴْﺘَﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﺍﻟْﺨَﻄٔﻴﺌَﺎﺕِ، ﻭَ ﺃَﺧْﻠَﺼْﺘَﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻣِﻠْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻓَﻌَﺪِّﻟْﻨَﺎ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺯُﻏْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻓَﻘَﻮِّﻣْﻨَﺎ، ﻭَ ﺇِﻥِ ﺍﺷْﺘَﻤَﻞَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻋَﺪُﻭﱡﻙَ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥُ ﻓَﺎﺳْﺘَﻨْﻘِﺬْﻧَﺎ ﻣِﻨْﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺷْﺤَﻨْﻪُ ﺑِﻌِﺒَﺎﺩَﺗِﻨَﺎۤ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ، ﻭَ ﺯَﻳِّﻦْ ﺃَﻭْﻗَﺎﺗَﻪُ ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻨَﺎ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻋِﻨﱠﺎ ﻓٔﻲ ﻧَﻬَﺎﺭِﻩِ ﻋَﻠٰﻲ ﺻِﻴَﺎﻣِﻪِ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﻟَﻴْﻠِﻪِ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺼﱠﻼَﺓِ ﻭَﺍﻟﺘﱠﻀَﺮﱡﻉِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَﺍﻟْﺨُﺸُﻮﻉِ ﻟَﻚَ، ﻭَﺍﻟﺬِّﻟﱠﺔِ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻻَ ﻳَﺸْﻬَﺪَ ﻧَﻬَﺎﺭُﻩُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺑِﻐَﻔْﻠَﺔٍ، ﻭَ ﻻَ ﻟَﻴْﻠُﻪُ ﺑِﺘَﻔْﺮٔﻳﻂٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺳَﺎۤﺋِﺮِ ﺍﻟﺸﱡﻬُﻮﺭِ ﻭَﺍﻷَْﻳﱠﺎﻡِ ﻛَﺬٰﻟِﻚَ ﻣَﺎ ﻋَﻤﱠﺮْﺗَﻨَﺎ، ْﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳَﺮِﺛُﻮﻥَ ﺍﻟْﻔِﺮْﺩَﻭْﺱَ ﻫُﻢ ْﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﺤٔﲔَ ﴿ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳَﺮِﺛُﻮﻥَ ﺍﻟْﻔِﺮْﺩَﻭْﺱَ ﻫُﻢ ْﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳُﺆْﺗُﻮﻥَ ﻣَﺎ ﺁﺗَﻮْﺍ ﻭَ ﻗُﻠُﻮﺑُﻬُﻢْ ﻭَﺟِﻠَﺔٌ ﺃَﻧﱠﻬُﻢ ْ﴾، ﴿ ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳُﺆْﺗُﻮﻥَ ﻣَﺎ ﺁﺗَﻮْﺍ ﻭَ ﻗُﻠُﻮﺑُﻬُﻢْ ﻭَﺟِﻠَﺔٌ ﺃَﻧﱠﻬُﻢَﻓٔﻴﻬَﺎ ﺧَﺎﻟِﺪُﻭﻥَﻓٔﻴﻬَﺎ ﺧَﺎﻟِﺪُﻭﻥ َﻳُﺴَﺎﺭِﻋُﻮﻥَ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮَﺍﺕِ ﻭ َ﴾ ﻭَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﴿ ﻳُﺴَﺎﺭِﻋُﻮﻥَ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮَﺍﺕِ ﻭَﺇِﻟٰﻲ ﺭَﺑِّﻬِﻢْ ﺭَﺍﺟِﻌُﻮﻥَﺇِﻟٰﻲ ﺭَﺑِّﻬِﻢْ ﺭَﺍﺟِﻌُﻮﻥ ﴾.َﻫُﻢْ ﻟَﻬَﺎ ﺳَﺎﺑِﻘُﻮﻥَﻫُﻢْ ﻟَﻬَﺎ ﺳَﺎﺑِﻘُﻮﻥ
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve ramazan hilâlinin gözlerden kaybolup gökyüzünden silinmesiyle …
SSC_0270 · S. 411–412 · Ramazan Ayı Girdiğinde (44)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve ramazan hilâlinin gözlerden kaybolup gökyüzünden silinmesiyle günahlarımızı da sil; günlerinin sıyrılmasıyla veballerimizi bizden sıyır; ramazan bitince hatalardan arınmış, kötülüklerden temizlenmiş olalım. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bizi bu ayda, eğrilirsek, düzelt; kayarsak, doğrult; Şeytan bize musallat olursa, bizi ondan kurtar. Allah'ım! Bu ayı sana ibadet etmemizle doldur; vakitlerini sana itaat etmemizle süsle; gündüzlerinde oruç tutmaya, gecelerinde namaz kılıp dua etmeye, bağışlanmak için ağlayıp sızlamaya muvaffak et bizi; gündüzleri gafletimize, geceleri kusur ettiğimize tanık olmasın. Allah'ım! Hayatta olduğumuz sürece diğer aylar ve günlerde de bizi böyle olmaya muvaffak et. Bizi, "Firdevs'e varis olup orada sürekli kalacak olan" (Mü'minun, 11), "Rablerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri çarparak veren" ve "iyiliklere koşuşup iyilik için yarışan" (Mü'minun, 60-61) salih kullarından kıl. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﻭَﻗْﺖٍ ﻭَ ﻛُﻞِّ ﺃَﻭَﺍﻥٍ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺣَﺎﻝٍ، ﻋَﺪَﺩَ ﻣَﺎ ﺻَﻠﱠﻴْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺻَﻠﱠﻴْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﺿْﻌَﺎﻑَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻛُﻠِّﻪِ ﺑِﺎﻷَْﺿْﻌَﺎﻑِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻻَ ﻳُﺤْﺼٔﻴﻬَﺎ ﻏَﻴْﺮُﻙَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻓَﻌﱠﺎﻝٌ ﻟِﻤَﺎ ﺗُﺮٔﻳﺪُ.
Allah'ım! Her zaman, her an ve her hâlükârda, salât ettiğin kimselere ettiğin tüm salâtların sayısıca, tüm o …
SSC_0271 · S. 413–414 · Ramazan Ayı Girdiğinde (44)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Her zaman, her an ve her hâlükârda, salât ettiğin kimselere ettiğin tüm salâtların sayısıca, tüm o salâtların, senden başka kimsenin sayamayacağı kadar kat kat fazlasıyla Muhammed ve Âline salât eyle. Hiç kuşkusuz, sen, dilediğini yaparsın. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-َ٥٤ ﻓِﻰ ﻭِﺩَﺍﻉِ ﺷَﻬْﺮِ ﺭَﻣَﻀَﺎﻥ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺮْﻏَﺐُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺠَﺰَﺍۤﺀِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﻨْﺪَﻡُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻌَﻄَﺎۤﺀِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳُﻜﺎﻓِﺊُ ﻋَﺒْﺪَﻩُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺴﱠﻮَﺍۤﺀِ، ﻣِﻨﱠﺘُﻚَ ﺍﺑْﺘِﺪَﺍۤﺀٌ، ﻭَ ﻋَﻔْﻮُﻙَ ﺗَﻔَﻀﱡﻞٌ، ﻭَ ﻋُﻘُﻮﺑَﺘُﻚَ ﻋَﺪْﻝٌ، ﻭَ ﻗَﻀَﺎﺅُﻙَ ﺧِِﻴَﺮَﺓٌ. ﺇِﻥْ ﺃَﻋْﻄَﻴْﺖَ ﻟَﻢْ ﺗَﺸُﺐْ ﻋَﻄَﺎۤﺀَﻙَ ﺑِﻤَﻦٍّ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻣَﻨَﻌْﺖَ ﻟَﻢْ ﻳَﻜُﻦْ ﻣَﻨْﻌُﻚَ ﺗَﻌَﺪِّﻳًﺎ، ﺗَﺸْﻜُﺮُ ﻣَﻦْ ﺷَﻜَﺮَﻙَ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻟْﻬَﻤْﺘَﻪُ ﺷُﻜْﺮَﻙَ، ﻭَ ﺗُﻜَﺎﻓِﺊُ ﻣَﻦْ ﺣَﻤِﺪَﻙَ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻋَﻠﱠﻤْﺘَﻪُ ﺣَﻤْﺪَﻙَ، ﻭَ ﺗَﺴْﺘُﺮُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﻟَﻮْ ﺷِﺌْﺖَ ﻓَﻀَﺤْﺘَﻪُ، ﻭَ ﺗَﺠُﻮﺩُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﻟَﻮْ ﺷِﺌْﺖَ ﻣَﻨَﻌْﺘَﻪُ، ﻭَ ﻛِﻼَﻫُﻤَﺎۤ ﺃَﻫْﻞٌ ﻣِﻨْﻚَ ﻟِﻠْﻔَﻀٔﻴﺤَﺔِ ﻭَﺍﻟْﻤَﻨْﻊِ، ﻏَﻴْﺮَ ﺃَﻧﱠﻚَ ﺑَﻨَﻴْﺖَ ﺃَﻓْﻌَﺎﻟَﻚَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺘﱠﻔَﻀﱡﻞِ، ﻭَ ﺃَﺟْﺮَﻳْﺖَ ﻗُﺪْﺭَﺗَﻚَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺘﱠﺠَﺎﻭُﺯِ، ﻭَ ﺗَﻠَﻘﱠﻴْﺖَ ﻣَﻦْ ﻋَﺼَﺎﻙَ ﺑِﺎﻟْﺤِﻠْﻢِ، ﻭَ ﺃَﻣْﻬَﻠْﺖَ

Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)

Allah'ım! Ey (nimet verdiği kimselerden) karşılık beklemeyen!
SSC_0272 · S. 415 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Ey (nimet verdiği kimselerden) karşılık beklemeyen! Ey hiçbir zaman bağışta bulunduğuna pişman olmayan! Ve ey kuluna, ameline eşit olarak karşılık vermeyen! Nimetin avanstır; affın lütuftur; cezalandırman adalettir; öngördüğün hayırdır. Verdiğin zaman, bağışını başa kakmakla bulandırmazsın; esirgediğin (vermediğin) zaman, esirgemen zulüm değildir. Şükredene, şükrü sen ilham ettiğin hâlde, karşılık verirsin; hamdedene, hamdı sen öğrettiğin hâlde, mükâfat verirsin; her ikisi de rüsva olmayı ve mahrum bırakılmayı hak ettiği hâlde, öylesinin kötülüklerini örtersin ki, dileseydin rüsva ederdin; öylesine bağışta bulunursun ki, dileseydin mahrum bırakırdın. Ne var ki sen, işlerini lütuf üzere bina etmişsin; kudretini affetmekle gösterirsin; karşı gelene halimce davranırsın; kendine zulümle kastedene
َﻣَﻦْ ﻗَﺼَﺪَ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻪِ ﺑِﺎﻟﻈﱡﻠْﻢِ، ﺗَﺴْﺘَﻨْﻈِﺮُﻫُﻢْ ﺑِﺄَﻧَﺎﺗِﻚَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻹِْﻧَﺎﺑَﺔِ، ﻭ ﺗَﺘْﺮُﻙُ …
SSC_0273 · S. 416 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
َﻣَﻦْ ﻗَﺼَﺪَ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻪِ ﺑِﺎﻟﻈﱡﻠْﻢِ، ﺗَﺴْﺘَﻨْﻈِﺮُﻫُﻢْ ﺑِﺄَﻧَﺎﺗِﻚَ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻹِْﻧَﺎﺑَﺔِ، ﻭ ﺗَﺘْﺮُﻙُ ﻣُﻌَﺎﺟَﻠَﺘَﻬُﻢْ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔِ، ﻟِﻜَﻴْﻼَ ﻳَﻬْﻠِﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻫَﺎﻟِﻜُﻬُﻢْ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺸْﻘٰﻲ ﺑِﻨِﻌْﻤَﺘِﻚَ ﺷَﻘِﻴﱡﻬُﻢْ، ﺇِﻻﱠ ﻋَﻦْ ﻃُﻮﻝِ ﺍﻹِْﻋْﺬَﺍﺭِ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺑَﻌْﺪَ ﺗَﺮَﺍﺩُﻑِ ﺍﻟْﺤُﺠﱠﺔِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻛَﺮَﻣًﺎ ﻣِﻦْ ﻋَﻔْﻮِﻙَ ﻳَﺎ ﻛَﺮٔﱘُ، ﻭَ ﻋَﺎۤﺋِﺪَﺓً ﻣِﻦْ ﻋَﻄْﻔِﻚَ ﻳَﺎ ﺣَﻠٔﻴﻢُ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻓَﺘَﺤْﺖَ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺑَﺎﺑًﺎ ﺇِﻟٰﻲ ﻋَﻔْﻮِﻙَ ﻭَ ﺳَﻤﱠﻴْﺘَﻪُ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺑَﺔَ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﺍﻟْﺒَﺎﺏِ ﺩَﻟٔﻴﻼً ﻣِﻦْ ﻭَﺣْﻴِﻚَ ﻟِﺌَﻼﱠ ﻳَﻀِﻠﱡﻮﺍ ﻋَﻨْﻪُ، ﺗُﻮﺑُﻮۤﺍ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺗَﻮْﺑَﺔً ﻧَﺼُﻮﺣًﺎ ﻋَﺴٰﻲ ﻓَﻘُﻠْﺖَ ﺗَﺒَﺎﺭَﻙَ ﺍﺳْﻤُﻚَ: ﴿ ﺗُﻮﺑُﻮۤﺍ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺗَﻮْﺑَﺔً ﻧَﺼُﻮﺣًﺎ ﻋَﺴٰﻲ ﺭَﺑﱡﻜُﻢْ ﺃَﻥْ ﻳُﻜَﻔِّﺮَ ﻋَﻨْﻜُﻢْ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗِﻜُﻢْ ﻭَ ﻳُﺪْﺧِﻠَﻜُﻢْ ﺟَﻨﱠﺎﺕٍ ﺗَﺠْﺮٔﻱ ﺭَﺑﱡﻜُﻢْ ﺃَﻥْ ﻳُﻜَﻔِّﺮَ ﻋَﻨْﻜُﻢْ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗِﻜُﻢْ ﻭَ ﻳُﺪْﺧِﻠَﻜُﻢْ ﺟَﻨﱠﺎﺕٍ ﺗَﺠْﺮٔﻱ ُﻣِﻦْ ﺗَﺤْﺘِﻬَﺎ ﺍﻷَْﻧْﻬَﺎﺭُ ﻳَﻮْﻡَ ﻻَ ﻳُﺨْﺰِﻱ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﺍﻟﻨﱠﺒِﻲﱠ ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺁﻣَﻨُﻮﺍ ﻣَﻌَﻪ ُﻣِﻦْ ﺗَﺤْﺘِﻬَﺎ ﺍﻷَْﻧْﻬَﺎﺭُ ﻳَﻮْﻡَ ﻻَ ﻳُﺨْﺰِﻱ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﺍﻟﻨﱠﺒِﻲﱠ ﻭَﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺁﻣَﻨُﻮﺍ ﻣَﻌَﻪ ﻧُﻮﺭُﻫُﻢْ ﻳَﺴْﻌٰﻲ ﺑَﻴْﻦَ ﺃَﻳْﺪٔﻳﻬِﻢْ ﻭَ ﺑِﺄَﻳْﻤَﺎﻧِﻬِﻢْ ﻳَﻘُﻮﻟُﻮﻥَ ﺭَﺑﱠﻨَﺎۤ ﺃَﺗْﻤِﻢْ ﻟَﻨَﺎ ﻧُﻮﺭُﻫُﻢْ ﻳَﺴْﻌٰﻲ ﺑَﻴْﻦَ ﺃَﻳْﺪٔﻳﻬِﻢْ ﻭَ ﺑِﺄَﻳْﻤَﺎﻧِﻬِﻢْ ﻳَﻘُﻮﻟُﻮﻥَ ﺭَﺑﱠﻨَﺎۤ ﺃَﺗْﻤِﻢْ ﻟَﻨَﺎ ﴾.ٌﻧُﻮﺭَﻧَﺎ ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟَﻨَﺎۤ ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌﻧُﻮﺭَﻧَﺎ ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟَﻨَﺎۤ ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮ ﻓَﻤَﺎ ﻋُﺬْﺭُ ﻣَﻦْ ﺃَﻏْﻔَﻞَ ﺩُﺧُﻮﻝَ ﺫٰﻟِﻚَ ﺍﻟْﻤَﻨْﺰِﻝِ ﺑَﻌْﺪَ ﻓَﺘْﺢِ ﺍﻟْﺒَﺎﺏِ، ﻭَ ﺇِﻗﺎﻣَﺔِ ﺍﻟﺪﱠﻟٔﻴﻞِ؟ süre tanırsın; sana dönmeleri için onlara mühlet verirsin; onları hemen cezalandırmayıp tövbe fırsatı tanırsın ki, helâk olanlarının sana karşı bir kanıtları olmasın; nimetini kötüye kullanarak bedbaht olanları, ancak defalarca mazur görülüp aleyhlerinde birçok kanıt biriktikten sonra bedbaht olsunlar.
Tüm bunlar, affından ve kereminden kaynaklanmakta, şefkatinden ileri gelmektedir; ey Kerim, ey Halim!
SSC_0274 · S. 416 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
Tüm bunlar, affından ve kereminden kaynaklanmakta, şefkatinden ileri gelmektedir; ey Kerim, ey Halim! Sen, (öyle şefkatli) bir mâbudsun ki, affına ulaşmaları için kullarına tövbe adında bir kapı açmışsın; şaşmasınlar diye vahyinden bir delil dikmişsin o kapıya. Kutludur ismin, buyurmuşsun ki: "İçten bir tövbeyle Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz, sizin kötülüklerinizi örter ve sizi (ağaçlarının) altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah, Peygamber'i ve onunla birlikte inananları utandırmaz; nurları, önlerinden ve sağlarından gider; derler ki: Rabbimiz, nurumuzu bizim için tamamla ve bizi bağışla. Hiç kuşkusuz, sen her şeye kadirsin." (Tahrim, 8) Şimdi, sen bu kapıyı açmış, delilini de önüne dikmiş olduğun hâlde, o ağırlanma mahalline (cennete) girmekten gaflet edenin mazereti olabilir mi?!
ُﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺯِﺩْﺕَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺴﱠﻮْﻡِ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴِﻚَ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﺗُﺮٔﻳﺪ ﺭِﺑْﺤَﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﻣُﺘَﺎﺟَﺮَﺗِﻬﻢْ ﻟَﻚَ، …
SSC_0275 · S. 418 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
ُﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺯِﺩْﺕَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺴﱠﻮْﻡِ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴِﻚَ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﺗُﺮٔﻳﺪ ﺭِﺑْﺤَﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﻣُﺘَﺎﺟَﺮَﺗِﻬﻢْ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻓَﻮْﺯَﻫُﻢْ ﺑِﺎﻟْﻮِﻓَﺎﺩَﺓِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻭَﺍﻟﺰِّﻳَﺎﺩَﺓِ ِﻣَﻦْ ﺟَﺎۤﺀَ ﺑِﺎﻟْﺤَﺴَﻨَﺔ ِﻣِﻨْﻚَ، ﻓَﻘُﻠْﺖَ ﺗَﺒَﺎﺭَﻙَ ﺍﺳْﻤُﻚَ ﻭَ ﺗَﻌَﺎﻟَﻴْﺖَ: ﴿ ﻣَﻦْ ﺟَﺎۤﺀَ ﺑِﺎﻟْﺤَﺴَﻨَﺔ ﻓَﻠَﻪُ ﻋَﺸْﺮُ ﺃَﻣْﺜَﺎﻟِﻬَﺎ ﻭَ ﻣَﻦْ ﺟﺎﺀَ ﺑِﺎﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺔِ ﻓَﻼَ ﻳُﺠْﺰٰﻱ ﺇِﻻﱠ ﻣِﺜْﻠَﻬَﺎ﴾ ﻭَ ﻓَﻠَﻪُ ﻋَﺸْﺮُ ﺃَﻣْﺜَﺎﻟِﻬَﺎ ﻭَ ﻣَﻦْ ﺟﺎﺀَ ﺑِﺎﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺔِ ﻓَﻼَ ﻳُﺠْﺰٰﻱ ﺇِﻻﱠ ﻣِﺜْﻠَﻬَﺎ ٍﻣَﺜَﻞُ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳُﻨْﻔِﻘُﻮﻥَ ﺃَﻣْﻮَﺍﻟَﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﺳَﺒٔﻴﻞِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻛَﻤَﺜَﻞِ ﺣَﺒﱠﺔ ٍﻗُﻠْﺖ: ﴿ ﻣَﺜَﻞُ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳُﻨْﻔِﻘُﻮﻥَ ﺃَﻣْﻮَﺍﻟَﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﺳَﺒٔﻴﻞِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻛَﻤَﺜَﻞِ ﺣَﺒﱠﺔ ُﺃَﻧْﺒَﺘَﺖْ ﺳَﺒْﻊَ ﺳَﻨَﺎﺑِﻞَ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺳُﻨْﺒُﻠَﺔٍ ﻣِﺎﺋَﺔُ ﺣَﺒﱠﺔٍ ﻭَﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻳُﻀَﺎﻋِﻒ ُﺃَﻧْﺒَﺘَﺖْ ﺳَﺒْﻊَ ﺳَﻨَﺎﺑِﻞَ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺳُﻨْﺒُﻠَﺔٍ ﻣِﺎﺋَﺔُ ﺣَﺒﱠﺔٍ ﻭَﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻳُﻀَﺎﻋِﻒ ﻣَﻦْ ﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳُﻘْﺮِﺽُ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻗَﺮْﺿًﺎ ﺣَﺴَﻨًﺎ ﴾ ﻭَ ﻗُﻠْﺖَ: ﴿ ﻣَﻦْ ﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳُﻘْﺮِﺽُ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻗَﺮْﺿًﺎ ﺣَﺴَﻨًﺎُﻟِﻤَﻦْ ﻳَﺸَﺎۤﺀُﻟِﻤَﻦْ ﻳَﺸَﺎۤﺀ ﴾.ًﻓَﻴُﻀَﺎﻋِﻔَﻪُ ﻟَﻪُ ﺃَﺿْﻌَﺎﻓًﺎ ﻛَﺜٔﲑَﺓًﻓَﻴُﻀَﺎﻋِﻔَﻪُ ﻟَﻪُ ﺃَﺿْﻌَﺎﻓًﺎ ﻛَﺜٔﲑَﺓ ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺰَﻟْﺖَ ﻣِﻦ ﻧَﻈَﺎۤﺋِﺮِﻫِﻦﱠ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ ﻣِﻦْ ﺗَﻀَﺎﻋٔﻴﻒِ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺎﺕِ. ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺩَﻟَﻠْﺘَﻬُﻢْ ﺑِﻘَﻮْﻟِﻚَ ﻣِﻦْ ﻏَﻴْﺒِﻚَ، ﻭَ ﺗَﺮْﻏٔﻴﺒِﻚَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻓٔﻴﻪِ ﺣَﻈﱡﻬُﻢْ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻟَﻮْ ﺳَﺘَﺮْﺗَﻪُ ﻋَﻨْﻬُﻢْ ﻟَﻢْ ﺗُﺪْﺭِﻛْﻪُ ﺃَﺑْﺼَﺎﺭُﻫُﻢْ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗَﻌِﻪِ ْﺍُﺫْﻛُﺮُﻭﻧٔﻲ ﺃَﺫْﻛُﺮْﻛُﻢ ْﺃَﺳْﻤَﺎﻋُﻬُﻢْ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗَﻠْﺤَﻘْﻪُ ﺃَﻭْﻫَﺎﻣُﻬُﻢْ، ﻓَﻘُﻠْﺖَ: ﴿ ﺍُﺫْﻛُﺮُﻭﻧٔﻲ ﺃَﺫْﻛُﺮْﻛُﻢَ ﻟَﺌِﻦْ ﺷَﻜَﺮْﺗُﻢْ ﻷََﺯٔﻳﺪَﻧﱠﻜُﻢْ ﻭَ﴾ ﻭَ ﻗُﻠْﺖَ: ﴿ ﻟَﺌِﻦْ ﺷَﻜَﺮْﺗُﻢْ ﻷََﺯٔﻳﺪَﻧﱠﻜُﻢْ ﻭِﻭَﺍﺷْﻜُﺮُﻭﺍ ﻟٔﻲ ﻭَ ﻻَ ﺗَﻜْﻔُﺮُﻭﻥِﻭَﺍﺷْﻜُﺮُﻭﺍ ﻟٔﻲ ﻭَ ﻻَ ﺗَﻜْﻔُﺮُﻭﻥ
Sen, öyle (cömert) bir mâbudsun ki, kullarından alacağın şeyin kıymetini artırarak onu paha biçilmez …
SSC_0276 · S. 419 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
Sen, öyle (cömert) bir mâbudsun ki, kullarından alacağın şeyin kıymetini artırarak onu paha biçilmez kılarsın. Kullarının seninle ticarette kâr etmelerini, sana gelerek fazlasıyla kazanıp kurtuluşa ermelerini istiyorsun çünkü. İsmin kutlu ve yücedir, buyurmuşsun ki: "Kim iyilik getirirse, ona, onun on katı vardır; kim de kötülük getirirse, ancak onun misliyle cezalandırılır." (En'am, 160) Yine buyurmuşsun ki: "Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir tane gibidir ki, her başakta yüz tane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir." (Bakara, 261) Yine buyurmuşsun ki: "Kendisi için kat kat artırması üzere Allah'a güzel bir borç verecek olan kimdir?" Ve iyilikleri kat kat artıracağına ilişkin Kur'an'da indirdiğin diğer ayetler… Sen, o yüce mâbudsun ki, kullarına gayb âleminden öyle gerçekler bildirmiş, onları öyle şeylere özendirmişsin ki, eğer bildirmeseydin, gözleriyle onları görmez, kulaklarıyla onları duyup kavrayamaz, düşünceleriyle onlara ulaşamazlardı. Buyurmuşsun ki: "Beni anın, sizi anayım; bana şükredin ve sakın bana nankörlük etmeyin." (Bakara, 152) Yine buyurmuşsun ki: "Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artı-
ْﺍُﺩْﻋُﻮﻧٔﻲ ﺃَﺳْﺘَﺠِﺐْ ﻟَﻜُﻢ ْ﴾ ﻭَ ﻗُﻠْﺖَ:
SSC_0277 · S. 420 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
ْﺍُﺩْﻋُﻮﻧٔﻲ ﺃَﺳْﺘَﺠِﺐْ ﻟَﻜُﻢ ْ﴾ ﻭَ ﻗُﻠْﺖَ: ﴿ ﺍُﺩْﻋُﻮﻧٔﻲ ﺃَﺳْﺘَﺠِﺐْ ﻟَﻜُﻢٌﻟَﺌِﻦْ ﻛَﻔَﺮْﺗُﻢْ ﺇِﻥﱠ ﻋَﺬَﺍﺑٔﻲ ﻟَﺸَﺪٔﻳﺪٌﻟَﺌِﻦْ ﻛَﻔَﺮْﺗُﻢْ ﺇِﻥﱠ ﻋَﺬَﺍﺑٔﻲ ﻟَﺸَﺪٔﻳﺪ ﴾. َﺇِﻥﱠ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳَﺴْﺘَﻜْﺒِﺮُﻭﻥَ ﻋَﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩَﺗٔﻲ ﺳَﻴَﺪْﺧُﻠُﻮﻥَ ﺟَﻬَﻨﱠﻢَ ﺩَﺍﺧِﺮٔﻳﻦَﺇِﻥﱠ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﻳَﺴْﺘَﻜْﺒِﺮُﻭﻥَ ﻋَﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩَﺗٔﻲ ﺳَﻴَﺪْﺧُﻠُﻮﻥَ ﺟَﻬَﻨﱠﻢَ ﺩَﺍﺧِﺮٔﻳﻦ ﻓَﺴَﻤﱠﻴْﺖَ ﺩُﻋَﺎۤﺀَﻙَ ﻋِﺒَﺎﺩَﺓً، ﻭَ ﺗَﺮْﻛَﻪُ ﺍﺳْﺘِﻜْﺒَﺎﺭًﺍ، ﻭَ ﺗَﻮَﻋﱠﺪْﺕَ ﻋَﻠٰﻲ ﺗَﺮْﻛِﻪِ ﺩُﺧُﻮﻝَ ﺟَﻬَﻨﱠﻢَ ﺩَﺍﺧِﺮٔﻳﻦَ، ﻓَﺬَﻛَﺮُﻭﻙَ ﺑِﻤَﻨِّﻚَ، ﻭَ ﺷَﻜَﺮُﻭﻙَ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ، ﻭَ ﺩَﻋَﻮْﻙَ ﺑِﺄَﻣْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺗَﺼَﺪﱠﻗُﻮﺍ ﻟَﻚَ ﻃَﻠَﺒًﺎ ﻟِﻤَﺰٔﻳﺪِﻙَ، ﻭَ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﻛَﺎﻧَﺖْ ﻧَﺠَﺎﺗُﻬُﻢْ ﻣِﻦْ ﻏَﻀَﺒِﻚَ، ﻭَ ﻓَﻮْﺯُﻫُﻢْ ﺑِﺮِﺿَﺎﻙَ. ﻭَ ﻟَﻮْ ﺩَﻝﱠ ﻣَﺨْﻠُﻮﻕٌ ﻣَﺨْﻠُﻮﻗًﺎ ﻣِﻦْ ﻧَﻔْﺴِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣِﺜْﻞِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺩَﻟَﻠْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻋِﺒَﺎﺩَﻙَ ﻣِﻨْﻚَ، ﻛَﺎﻥَ ﻣَﻮْﺻُﻮﻓًﺎ ﺑِﺎﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ، ﻭَ ﻣَﻨْﻌُﻮﺗًﺎ ﺑِﺎﻹِْﻣْﺘِﻨَﺎﻥِ، ﻭَ ﻣَﺤْﻤُﻮﺩًﺍ ﺑِﻜُﻞِّ ﻟِﺴَﺎﻥٍ، ﻓَﻠَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻣَﺎ ﻭُﺟِﺪَ ﻓٔﻲ ﺣَﻤْﺪِﻙَ ﻣَﺬْﻫَﺐٌ، ﻭَ ﻣَﺎ ﺑَﻘِﻲ ﻟِﻠْﺤَﻤْﺪِ ﻟَﻔْﻆٌ ﺗُﺤْﻤَﺪُ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻣَﻌْﲏً ﻳَﻨْﺼَﺮِﻑُ ﺇِﻟَﻴْﻪِ. ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺗَﺤَﻤﱠﺪَ ﺇِﻟٰﻲ ﻋِﺒَﺎﺩِﻩِ ﺑِﺎﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ ﻭَﺍﻟْﻔَﻀْﻞِ، ﻭَ ﻏَﻤَﺮَﻫُﻢْ ﺑِﺎﻟْﻤَﻦِّ ﻭَﺍﻟﻄﱠﻮْﻝِ، ﻣَﺎۤ ﺃَﻓْﺸٰﻲ ﻓٔﻴﻨَﺎ ﻧِﻌْﻤَﺘَﻚَ؟ ﻭَ ﺃَﺳْﺒَﻎَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻣِﻨﱠﺘَﻚَ؟ ﻭَ ﺃَﺧَﺼﱠﻨَﺎ ﺑِﺒِﺮِّﻙَ؟ ﻫَﺪَﻳْﺘَﻨَﺎ ﻟِﺪٔﻳﻨِﻚَ ﺍﻟﱠﺬِﻱ ﺍﺻْﻄَﻔَﻴْﺖَ، ﻭَ ﻣِﻠﱠﺘِﻚَ ﺍﻟﱠﺘِﻲ ﺍﺭْﺗَﻀَﻴْﺖَ، ﻭَ ﺳَﺒٔﻴﻠِﻚَ rırım ve eğer nankörlük edecek olursanız, hiç kuşkusuz, azabım çok şiddetlidir." (İbrahim, 7) Yine buyurmuşsun ki: "Beni çağırın, size icabet edeyim.
Hiç kuşku yok, büyüklük taslayıp bana ibadet etmekten kaçınanlar, aşağılanarak cehenneme gireceklerdir." …
SSC_0278 · S. 420 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
Hiç kuşku yok, büyüklük taslayıp bana ibadet etmekten kaçınanlar, aşağılanarak cehenneme gireceklerdir." Böylece, seni çağırmayı (duayı) ibadet, terkini de büyüklük taslamak olarak adlandırmış ve terki için aşağılanarak cehenneme girmeyi vadetmişsin. Böyle olunca, onlar da nimetinle seni andılar; ihsanınla sana şükrettiler; emrinle seni çağırdılar; kat kat fazlasını almak üzere senin için sadaka verdiler ki, gazabından kurtulup hoşnutluğunu kazansınlar. Eğer senin, kullarına yaptığını, bir yaratık diğer bir yaratığa yapmış olsaydı, iyilik vasfını alır, minnettarlıkla anılır ve mümkün olan her dille övülürdü. O hâlde, hamdına doğru giden bir yol, hamdını ifade edecek bir kelime ve hamdınla ilgili bir anlam var oldukça sana hamdolsun. Ey kullarına ihsan ve lütufta bulunarak onların övgüsünü kazanan; onları nimet ve bağışına boğan! Bize olan nimetlerin ne kadar yaygın, ne kadar boldur; özel lütufların ne kadar çoktur! Bizi, seçtiğin dine, hoşnut olduğun İslâm'a, kolaylaştırdığın yola
.َﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺳَﻬﱠﻠْﺖَ، ﻭَ ﺑَﺼﱠﺮْﺗَﻨَﺎ ﺍﻟﺰﱡﻟْﻔَﺔَ ﻟَﺪَﻳْﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻮُﺻُﻮﻝَ ﺇِﻟٰﻲ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻚ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ …
SSC_0279 · S. 422 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
.َﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺳَﻬﱠﻠْﺖَ، ﻭَ ﺑَﺼﱠﺮْﺗَﻨَﺎ ﺍﻟﺰﱡﻟْﻔَﺔَ ﻟَﺪَﻳْﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻮُﺻُﻮﻝَ ﺇِﻟٰﻲ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻚ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻣِﻦْ ﺻَﻔَﺎﻳَﺎ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟْﻮَﻇَﺎۤﺋِﻒِ، ﻭَ ﺧَﺼَﺎۤﺋِﺺِ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟْﻔُﺮُﻭﺽِ، ﺷَﻬْﺮَ ﺭَﻣَﻀﺎﻥَ ﺍﻟﱠﺬِﻱ ﺍﺧْﺘَﺼَﺼْﺘَﻪُ ﻣِﻦْ ﺳَﺎۤﺋِﺮِ ﺍﻟﺸﱡﻬُﻮﺭِ، ﻭَ ﺗَﺨَﻴﱠﺮْﺗَﻪُ ﻣِﻦْ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺍﻷَْﺯْﻣِﻨَﺔِ ﻭَﺍﻟﺪﱡﻫُﻮﺭِ، ﻭَ ﺁﺛَﺮْﺗَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺃَﻭْﻗَﺎﺕِ ﺍﻟﺴﱠﻨَﺔِ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﻧْﺰَﻟْﺖَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ ﻭَﺍﻟﻨﱡﻮﺭِ، ﻭَ ﺿَﺎﻋَﻔْﺖَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻹٔﳝَﺎﻥِ، ﻭَ ﻓَﺮَﺿْﺖَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺼِّﻴَﺎﻡِ، ﻭَ ﺭَﻏﱠﺒْﺖَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻡِ، ﻭَ ﺃَﺟْﻠَﻠْﺖَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﻟَﻴْﻠَﺔِ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻫِﻲَ ﺧَﻴْﺮٌ ﻣِﻦْ ﺃَﻟْﻒِ ﺷَﻬْﺮٍ. ﺛُﻢﱠ ﺁﺛَﺮْﺗَﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﺳَﺎۤﺋِﺮِ ﺍﻷُْﻣَﻢِ، ﻭَﺍﺻْﻄَﻔَﻴْﺘَﻨَﺎ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻪِ ﺩُﻭﻥَ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟْﻤِﻠَﻞِ، ﻓَﺼُﻤْﻨَﺎ ﺑِﺄَﻣْﺮِﻙَ ﻧَﻬَﺎﺭَﻩُ، ﻭَ ﻗُﻤْﻨَﺎ ﺑِﻌَﻮْﻧِﻚَ ﻟَﻴْﻠَﻪُ، ﻣُﺘَﻌَﺮِّﺿِﲔَ ﺑِﺼِﻴَﺎﻣِﻪِ ﻭَ ﻗِﻴَﺎﻣِﻪِ ﻟِﻤَﺎ ﻋَﺮﱠﺿْﺘَﻨَﺎ ﻟَﻪُ ﻣِﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗَﺴَﺒﱠﺒْﻨَﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻣِﻦْ ﻣَﺜُﻮﺑَــﺘِﻚَ. ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻤَﻠٔﻴﺊُ ﺑِﻤَﺎ ﺭُﻏِﺐَ ﻓٔﻴﻪِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﺍﻟْﺠَﻮَﺍﺩُ ﺑِﻤَﺎ ﺳُﺌِﻠْﺖَ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻚَ، ﺍﻟْﻘَﺮٔﻳﺐُ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﻦْ ﺣَﺎﻭَﻝَ ﻗُﺮْﺑَﻚَ. ِﻭَ ﻗَﺪْ ﺃَﻗَﺎﻡَ ﻓٔﻴﻨَﺎ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟﺸﱠﻬْﺮُ ﻣُﻘَﺎﻡَ ﺣَﻤْﺪٍ، ﻭَ ﺻَﺤِﺒَﻨَﺎ ﺻُﺤْﺒَﺔَ ﻣَﺒْﺮُﻭﺭٍ، ﻭَ ﺃَﺭْﺑَﺤَﻨَﺎۤ ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﺃَﺭْﺑَﺎﺡِ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ، ﺛُﻢﱠ ﻗَﺪْ ﻓَﺎﺭَﻗَﻨَﺎ ﻋِﻨْﺪَ ﺗَﻤَﺎﻡِ ﻭَﻗْﺘِﻪ hidayet ettin; katındaki yakınlığa, indindeki saygınlığa ulaşmada gözlerimizi açtın.
Allah'ım! Sen, o görevlerin seçkinlerinden, o farzların özellerinden birini, ramazan ayı kıldın.
SSC_0280 · S. 422–424 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Sen, o görevlerin seçkinlerinden, o farzların özellerinden birini, ramazan ayı kıldın. Bir nur olan Kur'an'ı o ayda indirerek, o ayda imanı (imanın gerektirdiği amelleri) kat kat artırarak, o ayda (geceleri ibadete) kalkmayı teşvik ederek ve içindeki bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'ni ululayarak onu diğer aylardan ayırdın; tüm zamanlar ve asırların içinden onu seçtin ve onu yılın diğer vakitlerinden üstün kıldın. Sonra da onun vasıtasıyla bizi diğer ümmetlerden üstün kıldın; onun fazileti için öteki dinlerin mensuplarını değil, bizi seçtin. Biz de emrinle gündüzünde oruç tuttuk; yardımınla gecesinde ibadete kalktık; belki oruç tutup ibadete kalkmakla rahmetin hâlimize şamil olur, bu vesileyle sevabını kazanırız diye. Çünkü sen, katından umulanla dolusun; fazlından istenilen hususunda cömertsin ve sana yaklaşmak isteyene pek yakınsın. Bu ay, gerçekten de beğenimizi kazanarak aramızda kaldı; bizimle iyi bir birlikteliği oldu ve bize âlemlerin en üstün kazancını kazandırdı. Sonra da vakti do- ﻭَﺍﻧْﻘِﻄَﺎﻉِ ﻣُﺪﱠﺗِﻪِ، ﻭَ ﻭَﻓَﺎۤﺀِ ﻋَﺪَﺩِﻩِ، ﻓَﻨَﺤْﻦُ ﻣُﻮَﺩِّﻋُﻮﻩُ ﻭِﺩَﺍﻉَ ﻣَﻦْ ﻋَﺰﱠ ﻓِﺮَﺍﻗُﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ، ﻭَ ﻏَﻤﱠﻨَﺎ ﻭَ ﺃَﻭْﺣَﺸَﻨَﺎ ﺍﻧْﺼِﺮَﺍﻓُﻪُ ﻋَﻨﱠﺎ، ﻭَ ﻟَﺰِﻣَﻨَﺎ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺬِّﻣَﺎﻡُ ﺍﻟْﻤَﺤْﻔُﻮﻅُ، ﻭَﺍﻟْﺤُﺮْﻣَﺔُ ﺍﻟْﻤَﺮْﻋِﻴﱠﺔﱡ، ﻭَﺍﻟْﺤَﻖﱡ ﺍﻟْﻤَﻘْﻀِﻲﱡ ، ﻓَﻨَﺤْﻦُ ﻗَﺎۤﺋِﻠُﻮﻥَ: ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻳَﺎ ﺷَﻬْﺮَ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺍﻷَْﻛْﺒَﺮَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻋٔﻴﺪَ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻪِ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻳَﺎۤ ﺃَﻛْﺮَﻡَ ﻣَﺼْﺤُﻮﺏٍ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﻭْﻗَﺎﺕِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﺧَﻴْﺮَ ﺷَﻬْﺮٍ ﻓِﻲ ﺍﻷَْﻳﱠﺎﻡِ ﻭَﺍﻟﺴﱠﺎﻋَﺎﺕِ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﺷَﻬْﺮٍ ﻗَﺮُﺑَﺖْ ﻓٔﻴﻪِ ﺍﻵﻣَﺎﻝُ، ﻭَ ﻧُﺸِﺮَﺕْ ﻓٔﻴﻪِ ﺍﻷَْﻋْﻤَﺎﻝُ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﻗَﺮٔﻳﻦٍ ﺟَﻞﱠ ﻗَﺪْﺭُﻩُ ﻣَﻮْﺟُﻮﺩًﺍ، ﻭَ ﺃَﻓْﺠَﻊَ ﻓَﻘْﺪُﻩُ ﻣَﻔْﻘُﻮﺩًﺍ، ﻭَ ﻣَﺮْﺟُﻮٍّ ﺁﻟَﻢَ ﻓِﺮَﺍﻗُﻪُ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﺃَﻟٔﻴﻒٍ ﺁﻧَﺲَ ﻣُﻘْﺒِﻼً ﻓَﺴَﺮﱠ، ﻭَ ﺃَﻭْﺣَﺶَ ﻣُﻨْﻘَﻀِﻴًﺎ ﻓَﻤَﺾﱠ . ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﻣُﺠَﺎﻭِﺭٍ ﺭَﻗﱠﺖْ ﻓٔﻴﻪِ ﺍﻟْﻘُﻠُﻮﺏُ، ﻭَ ﻗَﻠﱠﺖْ ﻓٔﻴﻪِ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏُ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﻧَﺎﺻِﺮٍ ﺃَﻋَﺎﻥَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺸﱠﻴْﻄَﺎﻥِ، ﻭَ ﺻَﺎﺣِﺐٍ ﺳَﻬﱠﻞَ ﺳُﺒُﻞَ ﺍﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ.
lunca, süresi bitince, sayısı tamamlanınca bizden ayrılıp gitti.
SSC_0281 · S. 425–426 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
lunca, süresi bitince, sayısı tamamlanınca bizden ayrılıp gitti. Şimdi biz, ayrılığı bize çok zor olan, bırakıp gitmesi bizi üzüp ürküten, ahdini bozmamamız, saygısını gözetmemiz, hakkını ödememiz gereken biri gibi onunla vedalaşıyoruz. Ve diyoruz ki: Selâm sana, ey Allah'ın en büyük ayı ve ey Allah'ın dostlarının bayramı! Selâm sana, ey bizimle birlikte olan vakitlerin en değerlisi ve ey günlerin ve saatlerin içinde en iyi ay! Selâm sana, ey arzuların yaklaştığı, amellerin dağıldığı ay! Selâm sana, ey varlığı pek değerli, yokluğu can yakıcı dost; ayrılığı üzücü olan ümit kaynağı! Selâm sana ki, gelişinle bizi sevindirdin, mutlu ettin; gidişinle bizi üzdün, canımızı yaktın. Selâm sana ki, kalpler sende yumuşar, günahlar azalır. Selâm sana ki, Şeytan'a karşı bize yardım eder, iyilik yollarını bizim için kolaylaştırırsın. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻛْﺜَﺮَ ﻋُﺘَﻘَﺎۤﺀَ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﻓٔﻴﻚَ، ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺳْﻌَﺪَ ﻣَﻦْ ﺭَﻋٰﻲ ﺣُﺮْﻣَﺘَﻚَ ﺑِﻚَ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣَﺎ ﻛَﺎﻥَ ﺃَﻣْﺤَﺎﻙَ ﻟِﻠﺬﱡﻧُﻮﺏِ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﺮَﻙَ ﻷَِﻧْﻮَﺍﻉِ ﺍﻟْﻌُﻴُﻮﺏِ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣَﺎ ﻛَﺎﻥَ ﺃَﻃْﻮَﻟَﻚَ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤُﺠْﺮِﻣٔﲔَ، ﻭَ ﺃَﻫْﻴَﺒَﻚَ ﻓٔﻲ ﺻُﺪُﻭﺭِ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﺷَﻬْﺮٍ ﻻَ ﺗُﻨَﺎﻓِﺴُﻪُ ﺍﻷَْﻳﱠﺎﻡُ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﺷَﻬْﺮٍ ﻫُﻮَ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺃَﻣْﺮٍ ﺳَﻼَﻡٌ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻏَﻴْﺮَ ﻛَﺮٔﻳﻪِ ﺍﻟْﻤُﺼَﺎﺣَﺒَﺔِ، ﻭَ ﻻَ ﺫَﻣٔﻴﻢِ ﺍﻟْﻤُﻼَﺑَﺴَﺔِ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻛَﻤَﺎ ﻭَﻓَﺪْﺕَ ﻋَﻠَﻴْﻨﺎ ﺑِﺎﻟْﺒَﺮَﻛَﺎﺕِ، ﻭَ ﻏَﺴَﻠْﺖَ ﻋَﻨﱠﺎ ﺩَﻧَﺲَ ﺍﻟْﺨَﻄٔﻴﺌَﺎﺕِ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻏَﻴْﺮَ ﻣُﻮَﺩﱠﻉٍ ﺑَﺮَﻣًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻣَﺘْﺮُﻭﻙٍ ﺻِﻴَﺎﻣُﻪُ ﺳَﺄَﻣًﺎ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﻣَﻄْﻠُﻮﺏٍ ﻗَﺒْﻞَ ﻭَﻗْﺘِﻪِ، ﻭَ ﻣَﺤْﺰُﻭﻥٍ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻗَﺒْﻞَ ﻓَﻮْﺗِﻪِ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﺳُﻮﺀٍ ﺻُﺮِﻑَ ﺑِﻚَ ﻋَﻨﱠﺎ، ﻭَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﺧَﻴْﺮٍ ﺃُﻓٔﻴﺾَ ﺑِﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ.
Selâm sana ki, cehennem ateşinden kurtulanlar sende çok olur; hürmetini gözeten saadete erişir.
SSC_0282 · S. 427–428 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
Selâm sana ki, cehennem ateşinden kurtulanlar sende çok olur; hürmetini gözeten saadete erişir. Selâm sana ki, günahları silmekte, ayıpları örtmekte üstüne yok. Selâm sana ki, suçlulara çok uzundun; inananların gönlünde pek heybetliydin. Selâm sana ki, günler seninle rekabet edemez. Selâm sana ki, her yönden esenlik olan bir aysın. Selâm sana ki, birlikteliğin bıkkınlık getirmez; muaşeretin kınanmaz. Selâm sana ki, bize bereket getirdin; bizden günahların kirini yıkayıp giderdin. Selâm sana ki, seninle vedalaşmamız bıkkınlıktan, orucunu terk etmemiz yorgunluktan değildir. Selâm sana ki, vaktinden önce aranırsın; kaybetmeden önce üzüntün yaşanır. Selâm sana ki, bereketinle birçok kötülük bizden uzaklaşır; birçok hayır bize ulaşır. .ٍﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﻟَﻴْﻠَﺔِ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻫِﻲَ ﺧَﻴْﺮٌ ﻣِﻦْ ﺃَﻟْﻒِ ﺷَﻬْﺮ ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣَﺎ ﻛَﺎﻥَ ﺃَﺣْﺮَﺻَﻨَﺎ ﺑِﺎﻷَْﻣْﺲِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺃَﺷَﺪﱠ ﺷَﻮْﻗَﻨَﺎ ﻏَﺪًﺍ ﺇِﻟَﻴْﻚَ. ﺍَﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﻓَﻀْﻠِﻚَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺣُﺮِﻣْﻨَﺎﻩُ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎﺽٍ ﻣِﻦْ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗِﻚَ ﺳُﻠِﺒْﻨَﺎﻩُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﺎۤ ﺃَﻫْﻞُ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟﺸﱠﻬْﺮِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺷَﺮﱠﻓْﺘَﻨَﺎ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻭَﻓﱠﻘْﺘَﻨَﺎ ﺑِﻤَﻨِّﻚَ ﻟَﻪُ، ﺣٔﲔَ ﺟَﻬِﻞَ ﺍﻷَْﺷْﻘِﻴَﺎۤﺀُ ﻭَﻗْﺘَﻪُ، ﻭَ ﺣُﺮِﻣُﻮﺍ ﻟِﺸَﻘَﺎۤﺋِﻬِﻢْ ﻓَﻀْﻠَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻭَﻟِﻲﱡ ﻣَﺎ ﺁﺛَﺮْﺗَﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻣَﻌْﺮِﻓَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻫَﺪَﻳْﺘَﻨَﺎ ﻟَﻪُ ﻣِﻦْ ﺳُﻨﱠﺘِﻪِ، ﻭَ ﻗَﺪْ ﺗَﻮَﻟﱠﻴْﻨَﺎ ﺑِﺘَﻮْﻓٔﻴﻘِﻚَ ﺻِﻴَﺎﻣَﻪُ ﻭَ ﻗِﻴَﺎﻣَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺗَﻘْﺼٔﲑٍ، ﻭَ ﺃَﺩﱠﻳْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻗَﻠٔﻴﻼً ﻣِﻦْ ﻛَﺜٔﻴـﺮٍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﻠَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﺇِﻗْﺮَﺍﺭًﺍ ﺑِﺎﻹِْﺳَﺎۤﺀَﺓِ، ﻭَﺍﻋْﺘِﺮَﺍﻓًﺎ ﺑِﺎﻹِْﺿَﺎﻋَﺔِ، ﻭَ ﻟَﻚَ ﻣِﻦْ ﻗُﻠُﻮﺑِﻨَﺎ ﻋَﻘْﺪُ ﺍﻟﻨﱠﺪَﻡِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺃَﻟْﺴِﻨَﺘِﻨَﺎ ﺻِﺪْﻕُ ﺍﻹِْﻋْﺘِﺬَﺍﺭِ، ﻓَﺄْﺟُﺮْﻧَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺻَﺎﺑَﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱠﻔْﺮٔﻳﻂِ، ﺃَﺟْﺮًﺍ ﻧَﺴْﺘَﺪْﺭِﻙُ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻔَﻀْﻞَ ﺍﻟْﻤَﺮْﻏُﻮﺏَ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻧَﻌْﺘَﺎﺽُ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﺃَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺍﻟﺬﱡﺧْﺮِ ﺍﻟْﻤَﺤْﺮُﻭﺹِ
Selâm sana ve içindeki bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'ne.
SSC_0283 · S. 429 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
Selâm sana ve içindeki bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'ne. Selâm sana ki, dün sana pek düşkün iken, yarın özleminle yanıp tutuşacağız. Selâm sana ve artık mahrum kaldığımız faziletine; elimizden alınan geçmişteki bereketlerine. Allah'ım! Biz; bedbahtların, vaktini bilmedikleri ve bedbahtlıkları yüzünden faziletinden mahrum kaldıkları bir sırada, bu ayla şereflendirdiğin, lütfunla ondaki ibadetlere muvaffak ettiğin, bu ayın ehli kullarınız. Onunla tanışmak için bizim seçilmemizin, onun yol yordamına hidayet edilmemizin velisi sensin. Hakkını ödeyemedikse de onda tuttuğumuz orucu, kıldığımız namazı, az da olsa yaptığımız iyilikleri senin yardımına borçluyuz. Allah'ım! Kötülüğümüzün ikrarı, ihmalkârlığımızın itirafı olarak (iyi işlerimizden dolayı) sana hamdediyor ve kalbimizde duyduğumuz kesin pişmanlığımızı, dillimize akıttığımız samimî özür dileyişimizi sana sunuyoruz. Şu hâlde bizi, o ayda kaybettiğimiz büyük fazileti telâfi edebileceğimiz, elde etmediğimiz vazgeçilmez çeşitli hayırların yerini doldurabileceğimiz bir mükâfatla mükâfatlandır ve o ayda
ْﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﻭْﺟِﺐْ ﻟَﻨَﺎ ﻋُﺬْﺭَﻙَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻗَﺼﱠﺮْﻧَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﺣَﻘِّﻚَ، ﻭَﺍﺑْﻠُﻎ ﺑِﺄَﻋْﻤَﺎﺭِﻧَﺎ ﻣَﺎ …
SSC_0284 · S. 430 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
ْﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﻭْﺟِﺐْ ﻟَﻨَﺎ ﻋُﺬْﺭَﻙَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻗَﺼﱠﺮْﻧَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﺣَﻘِّﻚَ، ﻭَﺍﺑْﻠُﻎ ﺑِﺄَﻋْﻤَﺎﺭِﻧَﺎ ﻣَﺎ ﺑَﻴْﻦَ ﺃَﻳْﺪِﻳﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺷَﻬْﺮِ ﺭَﻣَﻀَﺎﻥَ ﺍﻟْﻤُﻘْﺒِﻞِ، ﻓَﺈِﺫَﺍ ﺑَﻠﱠﻐْﺘَﻨَﺎﻩُ ﻓَﺄَﻋِﻨﱠﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﺗَﻨَﺎﻭُﻝِ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻫْﻠُﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌِﺒَﺎﺩَﺓِ، ﻭَ ﺃَﺩِّﻧَﺎۤ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻡِ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﺴْﺘَﺤِﻘﱡﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻄﱠﺎﻋَﺔِ، ﻭَ ﺃَﺟْﺮِ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺻَﺎﻟِﺢِ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ ﻣَﺎ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﺩَﺭَﻛًﺎ ﻟِﺤَﻘِّﻚَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺸﱠﻬْﺮَﻳْﻦِ ﻣِﻦْ ﺷُﻬُﻮﺭِ ﺍﻟﺪﱠﻫْﺮِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻟْﻤَﻤْﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﻓٔﻲ ﺷَﻬْﺮِﻧَﺎ ﻫٰﺬَﺍ ﻣِﻦْ ﻟَﻤَﻢٍ ﺃَﻭْ ﺇِﺛْﻢٍ، ﺃَﻭْ ﻭَﺍﻗَﻌْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﺫَﻧْﺐٍ ﻭَﺍﻛْﺘَﺴَﺒْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﺧَﻄٔﻴﺌَﺔٍ ﻋَﻠٰﻲ ﺗَﻌَﻤﱡﺪٍ ﻣِﻨﱠﺎ، ﺃَﻭْ ﻋَﻠٰﻲ ﻧِﺴْﻴَﺎﻥٍ ﻇَﻠَﻤْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﺃَﻧْﻔُﺴَﻨَﺎ، ﺃَﻭِ ﺍﻧْﺘَﻬَﻜْﻨَﺎ ﺑِﻪِ ﺣُﺮْﻣَﺔً ﻣِﻦْ ﻏَﻴْﺮِﻧَﺎ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺳْﺘُﺮْﻧَﺎ ﺑِﺴِﺘْﺮِﻙَ، ﻭَﺍﻋْﻒُ ﻋَﻨﱠﺎ ﺑِﻌَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻨْﺼِﺒْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﻷَِﻋْﻴُﻦِ ﺍﻟﺸﱠﺎﻣِﺘٔﲔَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺒْﺴُﻂْ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﺃَﻟْﺴُﻦَ ﺍﻟﻄﱠﺎﻋِﻨٔﲔَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻠْﻨﺎ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﺣِﻄﱠﺔً ﻭَ ﻛَﻔﱠﺎﺭَﺓً ﻟِﻤَﺎۤ ﺃَﻧَﻜَﺮْﺕَ ﻣِﻨﱠﺎ ﻓٔﻴﻪِ، ﺑِﺮَﺃْﻓَﺘِﻚَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻻَ ﺗَﻨْﻔَﺪُ، ﻭَ ﻓَﻀْﻠِﻚَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻳَﻨْﻘُﺺُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺟْﺒُﺮْ ﻣُﺼٔﻴﺒَﺘَﻨَﺎ ﺑِﺸَﻬْﺮِﻧَﺎ، ﻭَ ﺑَﺎﺭِﻙْ ﻟَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﻋٔﻴﺪِﻧَﺎ ﻭَ ﻓِﻄْﺮِﻧَﺎ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻪُ ﻣِﻦْ ﺧَﻴْﺮِ ﻳَﻮْﻡٍ ﻣَﺮﱠ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ، ﺃَﺟْﻠَﺒِﻪِ senin hakkını ödeyemediğimiz için bizi mazur gör.
Ömrümüzü önümüzdeki gelecek ramazana ulaştır.
SSC_0285 · S. 430 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Ömrümüzü önümüzdeki gelecek ramazana ulaştır. Ulaştırdıktan sonra da lâyık olduğun kulluğu sunmakta, o ayın hak ettiği itaati yerine getirmekte bize yardım et ve bizi zamanın aylarından bu iki ayda (bu ve gelecek ramazanda) hakkını ödeyebilecek iyi işlere muvaffak eyle. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bu ayda işlediğimiz küçük ve büyük suçları, içine düştüğümüz günahları, bilerek veya unutkanlıkla kendimize yaptığımız zulümleri ya da başkalarına ettiğimiz hakaretleri bize bağışla; örtünü kaldırarak bizi rüsva etme. Bu ayda düşmanlarımızı hâlimize sevindirme; kınayanların dilini üzerimize uzun etme. Tükenmeyen şefkatin, eksikliği olmayan lütfunla, bu ayda bizden yadırgadığın şeylere kefaret olacak, onları bağışlatacak amellere muvaffak et bizi. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bu ayın gitmesiyle başımıza gelen musibeti telâfi et; bayram ve iftar günümüzü bizim için mübarek eyle; bu günü, geçirdiğimiz en hayırlı, affını en çok çekici, günahı
.َﻟِﻌَﻔْﻮٍ، ﻭَ ﺃَﻣْﺤَﺎﻩُ ﻟِﺬَﻧْﺐٍ، ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟَﻨَﺎ ﻣَﺎ ﺧَﻔِﻲَ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑِﻨَﺎ ﻭَ ﻣَﺎ ﻋَﻠَﻦ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ …
SSC_0286 · S. 432 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
.َﻟِﻌَﻔْﻮٍ، ﻭَ ﺃَﻣْﺤَﺎﻩُ ﻟِﺬَﻧْﺐٍ، ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟَﻨَﺎ ﻣَﺎ ﺧَﻔِﻲَ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑِﻨَﺎ ﻭَ ﻣَﺎ ﻋَﻠَﻦ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺳْﻠَﺨْﻨَﺎ ﺑِﺎﻧْﺴِﻼَﺥِ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟﺸﱠﻬْﺮِ ﻣِﻦْ ﺧَﻄَﺎﻳَﺎﻧَﺎ، ﻭَ ﺃَﺧْﺮِﺟْﻨَﺎ ﺑِﺨُﺮُﻭﺟِﻪِ ﻣِﻦْ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗِﻨَﺎ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺃَﺳْﻌَﺪِ ﺃَﻫْﻠِﻪِ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺟْﺰَﻟِﻬِﻢْ ﻗِﺴْﻤًﺎ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺃَﻭْﻓَﺮِﻫِﻢْ ﺣَﻈًّﺎ ﻣِﻨْﻪُ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﻣَﻦْ ﺭَﻋٰﻲ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟﺸﱠﻬْﺮَ ﺣَﻖﱠ ﺭِﻋَﺎﻳَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺣَﻔِﻆَ ﺣُﺮْﻣَﺘَﻪُ ﺣَﻖﱠ ﺣِﻔْﻈِﻬَﺎ، ﻭَ ﻗَﺎﻡَ ﺑِﺤُﺪُﻭﺩِﻩِ ﺣَﻖﱠ ﻗِﻴَﺎﻣِﻬَﺎ، ﻭَﺍﺗﱠﻘٰﻲ ﺫُﻧُﻮﺑَﻪُ ﺣَﻖﱠ ﺗُﻘَﺎﺗِﻬَﺎ، ﺃَﻭْ ﺗَﻘَﺮﱠﺏَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺑِﻘُﺮْﺑَﺔٍ ﺃَﻭْﺟَﺒَﺖْ ﺭِﺿَﺎﻙَ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﻋَﻄَﻔَﺖْ ﺭَﺣْﻤَﺘَﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻓَﻬَﺐْ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﺜْﻠَﻪُ ﻣِﻦْ ﻭُﺟْﺪِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻋْﻄِﻨَﺎۤ ﺃَﺿْﻌَﺎﻓَﻪُ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻚَ، ﻓَﺈِﻥﱠ ﻓَﻀْﻠَﻚَ ﻻَ ﻳَﻐٔﻴﺾُ، ﻭَ ﺇِﻥﱠ ﺧَﺰَﺍۤﺋِﻨَﻚَ ﻻَ ﺗَﻨْﻘُﺺُ ﺑَﻞْ ﺗَﻔٔﻴﺾُ، ﻭَ ﺇِﻥﱠ ﻣَﻌَﺎﺩِﻥَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ ﻻَ ﺗَﻔْﻨٰﻲ، ﻭَ ﺇِﻥﱠ ﻋَﻄَﺎۤﺀَﻙَ ﻟَﻠْﻌَﻄَﺎۤﺀُ ﺍﻟْﻤُﻬَﻨﱠﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﻛْﺘُﺐْ ﻟَﻨَﺎ ﻣِﺜْﻞَ ﺃُﺟُﻮﺭِ ﻣَﻦْ ﺻَﺎﻣَﻪُ َﺃَﻭْ ﺗَﻌَﺒﱠﺪَ ﻟَﻚَ ﻓٔﻴﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﺎ ﻧَﺘُﻮﺏُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓٔﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﻓِﻄْﺮِﻧَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺟَﻌَﻠْﺘَﻪُ ﻟِﻠْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔ en iyi silici günlerden kıl ve gizli açık bütün günahlarımızı bize bağışla. Allah'ım! Bu ayın sıyrılmasıyla bizi de günahlarımızdan sıyır.
Onun çıkmasıyla bizi de kötülüklerimizden çıkar.
SSC_0287 · S. 432 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Onun çıkmasıyla bizi de kötülüklerimizden çıkar. Bizi onunla en çok mutlu olanlardan, onda payı en bol olanlardan ve ondan en fazla nasip alanlardan kıl. Allah'ım! Kim bu aya hakkıyla riayet ettiyse, hürmetini hakkıyla koruduysa, gerektiği gibi hükümlerini yerine getirdiyse, lâyık olduğu gibi günahlardan sakındıysa, hoşnutluğunu kazanacak, rahmetini cezbedecek bir amelle sana yaklaştıysa, kudretinle aynısını bize de nasip et; fazlınla onun kat kat fazlasını bize ver. Çünkü senin fazlın eksiksizdir; hazinelerin kesinlikle azalmaz; aksine, dolup taşar; ihsanının kaynakları asla kurumaz ve bağışın minnetsiz, tertemiz bağıştır. Allah'ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bize, kıyamet gününe kadar onu oruç tutanların, onda sana ibadet edenlerin tümüne vereceğin sevap kadar sevap yaz. Allah'ım! Müminler için bayram ve sevinç günü, İslâm ümmeti için toplanma, bir araya gelme günü
ِّﻋٔﻴﺪًﺍ ﻭَ ﺳُﺮُﻭﺭًﺍ، ﻭَ ﻷَِﻫْﻞِ ﻣِﻠﱠﺘِﻚَ ﻣَﺠْﻤَﻌًﺎ ﻭَ ﻣُﺤْﺘَﺸَﺪًﺍ، ﻣِﻦْ ﻛُﻞ ﺫَﻧْﺐٍ ﺃَﺫْﻧَﺒْﻨَﺎﻩُ، ﺃَﻭْ ﺳُﻮﺀٍ …
SSC_0288 · S. 434 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
ِّﻋٔﻴﺪًﺍ ﻭَ ﺳُﺮُﻭﺭًﺍ، ﻭَ ﻷَِﻫْﻞِ ﻣِﻠﱠﺘِﻚَ ﻣَﺠْﻤَﻌًﺎ ﻭَ ﻣُﺤْﺘَﺸَﺪًﺍ، ﻣِﻦْ ﻛُﻞ ﺫَﻧْﺐٍ ﺃَﺫْﻧَﺒْﻨَﺎﻩُ، ﺃَﻭْ ﺳُﻮﺀٍ ﺃَﺳْﻠَﻔْﻨَﺎﻩُ، ﺃَﻭْ ﺧَﺎﻃِﺮِ ﺷَﺮٍّ ﺃَﺿْﻤَﺮْﻧَﺎﻩُ، ﺗَﻮْﺑَﺔَ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﻨْﻄَﻮٔﻱ ﻋَﻠٰﻲ ﺭُﺟُﻮﻉٍ ﺇِﻟٰﻲ ﺫَﻧْﺐٍ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻌُﻮﺩُ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ ﻓٔﻲ ﺧَﻄٔﻴﺌَﺔٍ، ﺗَﻮْﺑَﺔً ﻧَﺼُﻮﺣًﺎ ﺧَﻠَﺼَﺖْ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸﱠﻚِّ ﻭَﺍﻹِْﺭْﺗِﻴَﺎﺏِ، ﻓَﺘَﻘَﺒﱠﻠْﻬَﺎ ﻣِﻨﱠﺎ، ﻭَﺍﺭْﺽَ ﻋَﻨﱠﺎ، ﻭَ ﺛَﺒِّﺘْﻨَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺭْﺯُﻗْﻨَﺎ ﺧَﻮْﻑَ ﻋِﻘَﺎﺏِ ﺍﻟْﻮَﻋٔﻴﺪِ، ﻭَ ﺷَﻮْﻕَ ﺛَﻮَﺍﺏِ ﺍﻟْﻤَﻮْﻋُﻮﺩِ، ﺣَﺘٕﻲ ﻧَﺠِﺪَ ﻟَﺬﱠﺓَ ﻣَﺎ ﻧَﺪْﻋُﻮﻙَ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻛَﺄْﺑَﺔَ ﻣَﺎ ﻧَﺴْﺘَﺠٔﲑُﻙَ ﻣِﻨْﻪُ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘﱠﻮﱠﺍﺑٔﲔَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﻭْﺟَﺒْﺖَ ﻟَﻬُﻢْ ﻣَﺤَﺒﱠﺘَﻚَ، ﻭَ ﻗَﺒِﻠْﺖَ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻣُﺮَﺍﺟَﻌَﺔَ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻳَﺎۤ ﺃَﻋْﺪَﻝَ ﺍﻟْﻌَﺎﺩِﻟٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺗَﺠَﺎﻭَﺯْ ﻋَﻦْ ﺁﺑَﺎۤﺋِﻨَﺎ ﻭَ ﺃُﻣﱠﻬَﺎﺗِﻨَﺎ ﻭَ ﺃَﻫْﻞِ ﺩٔﻳﻨِﻨَﺎ ﺟَﻤٔﻴﻌًﺎ، ﻣَﻦْ ﺳَﻠَﻒَ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻏَﺒَﺮَ ﺇِﻟٰﻲ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻧَﺒِﻴِّﻨَﺎ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻛَﻤَﺎ ﺻَﻠﱠﻴْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ َﺍﻟْﻤُﻘَﺮﱠﺑٔﲔَ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻛَﻤَﺎ ﺻَﻠﱠﻴْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻧْﺒِﻴَﺎۤﺋِﻚَ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠٔﲔَ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻛَﻤَﺎ ﺻَﻠﱠﻴْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﺤٔﲔَ، ﻭ kıldığın bu iftar günümüzde, işlediğimiz tüm günahlardan, geçmişteki tüm kötü işlerimizden, gönlümüzden geçen tüm kötü düşüncelerden, tekrar günaha dönme düşüncesi olmayan, bir daha hata yapmamaya azmeden biri olarak, şek ve şüpheden arınmış, halis bir tövbeyle tövbe edip sana yöneliyoruz.
Bu tövbeyi bizden kabul buyur; bizden razı ol ve bizi bu hâl üzre sabit kıl.
SSC_0289 · S. 434–437 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Bu tövbeyi bizden kabul buyur; bizden razı ol ve bizi bu hâl üzre sabit kıl. Allah'ım! İçimizde cehennem azabına karşı öyle bir korku, cennet sevabına karşı öyle bir özlem meydana getir ki, tüm varlığımızla ibadetin tadını, günahın üzüntüsünü duyalım. Katında bizi, sevgini kazanan, itaate dönüşlerini kabul buyurduğun tövbe edenlerden kıl, ey adillerin en adili! Allah'ım! Babalarımızı, annelerimizi ve şimdiye kadar gelip geçen, kıyamete kadar gelecek olan tüm dindaşlarımızı bağışla. Allah'ım! Mukarrep meleklerine salât ettiğin gibi peygamberimiz Muhammed'e ve Âline salât eyle. Mürsel peygamberlere salât ettiğin gibi ona ve Âline salât eyle. Salih kullarına salât ettiğin gibi ona ve Âline salât eyle. Onların hepsine ettiğin salâttan üstün ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﻣِﻦْ ﺫٰﻟِﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ، ﺻَﻼَﺓً ﺗَﺒْﻠُﻐُﻨَﺎ ﺑَﺮَﻛَﺘُﻬَﺎ، ﻭَ ﻳَﻨَﺎﻟُﻨَﺎ ﻧَﻔْﻌُﻬَﺎ، ﻭَ ﻳُﺴْﺘَﺠَﺎﺏُ ﻟَﻬَﺎ ﺩُﻋَﺎﺅُﻧَﺎ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻛْﺮَﻡُ ﻣَﻦْ ﺭُﻏِﺐَ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﻛْﻔٰﻲ ﻣَﻦْ ﺗُﻮُﻛِّﻞَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋْﻄٰﻲ ﻣَﻦْ ﺳُﺌِﻞَ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ. bir salâtla ona ve Âline salât eyle; ey âlemlerin Rabbi! Öyle bir salât ki, bereketi bizi kuşatsın, faydası bize ulaşsın ve sayesinde duamız kabul olsun. Hiç kuşkusuz, sen, kapısına gelinen en kerim, kendisine güvenilen en yeterli ve ihsanı dilenilen en cömert zatsın ve sen her şeye kadirsin.
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٦٤ ﻓِﻰ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﻔِﻄْﺮِ ﺇِﺫَﺍ ﺍﻧْﺼَﺮَﻑَ ﻣِﻦْ ﺻَﻼَﺗِﻪِ ﻗَﺎﻡَ …
SSC_0290 · S. 438 · Ramazan Ayıyla Vedalaştığında (45)
İmam Zeynelabidin
ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٦٤ ﻓِﻰ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﻔِﻄْﺮِ ﺇِﺫَﺍ ﺍﻧْﺼَﺮَﻑَ ﻣِﻦْ ﺻَﻼَﺗِﻪِ ﻗَﺎﻡَ ﻗَﺎۤﺋِﻤًﺎ ﺛُﻢﱠ ﺍﺳْﺘَﻘْﺒَﻞَ ﺍﻟْﻘِﺒْﻠَﺔَ، ﻭَ ﻓِﻰ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﺠُﻤُﻌَﺔِ، ﻓَﻘﺎﻝَ: ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳَﺮْﺣَﻢُ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺮْﺣَﻤُﻪُ ﺍﻟْﻌِﺒَﺎﺩُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳَﻘْﺒَﻞُ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺗَﻘْﺒَﻠُﻪُ ﺍﻟْﺒِﻼَﺩُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺤْﺘَﻘِﺮُ ﺃَﻫْﻞَ ﺍﻟْﺤَﺎﺟَﺔِ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳُﺨَﻴِّﺐُ ﺍﻟْﻤُﻠِﺤّٔﲔَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳَﺠْﺒَﻪُ ﺑِﺎﻟﺮﱠﺩِّ ﺃَﻫْﻞَ ﺍﻟﺪﱠﺍﻟﱠﺔِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳَﺠْﺘَﺒٔﻲ ﺻَﻐٔﲑَ ﻣَﺎ ﻳُﺘْﺤَﻒُ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻳَﺸْﻜُﺮُ ﻳَﺴٔﲑَ ﻣَﺎ ﻳُﻌْﻤَﻞُ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳَﺸْﻜُﺮُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻘَﻠٔﻴﻞِ، ﻭَ ﻳُﺠَﺎﺯٔﻱ ﺑِﺎﻟْﺠَﻠٔﻴﻞِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳَﺪْﻧُﻮ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﻦْ ﺩَﻧَﺎ ﻣِﻨْﻪُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳَﺪْﻋُﻮ ﺇِﻟٰﻲ ﻧَﻔْﺴِﻪِ ﻣَﻦْ ﺃَﺩْﺑَﺮَ ﻋَﻨْﻪُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳُﻐَﻴِّﺮُ ﺍﻟﻨِّﻌْﻤَﺔَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺒَﺎﺩِﺭُ ﺑِﺎﻟﻨﱠﻘِﻤَﺔِ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳُﺜْﻤِﺮُ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺔَ ﺣَﺘٕﻲ ﻳُﻨْﻤٔﻴﻬَﺎ، ﻭَ ﻳَﺘَﺠَﺎﻭَﺯُ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺴﱠﻴِﱢﺌَﺔِ ﺣَﺘٕﻲ ﻳُﻌَﻔِّﻴَﻬَﺎ. ﺍِﻧْﺼَﺮَﻓَﺖِ ﺍﻵﻣَﺎﻝُ

Ramazan Bayramı Günü (46)

Namazını Kıldıktan Sonra Ayağa Kalkıp Kıbleye Yönelerek ve Cuma Günü Okuduğu Dua Ey kulların acımadığı …
SSC_0291 · S. 439–440 · Ramazan Bayramı Günü (46)
İmam Zeynelabidin
Namazını Kıldıktan Sonra Ayağa Kalkıp Kıbleye Yönelerek ve Cuma Günü Okuduğu Dua Ey kulların acımadığı kimseye acıyan! Ey kentlerin kabul etmediği kimseyi kabul eden! Ey kendisine muhtaç olanları küçültmeyen! Ey sürekli kendisinden bir şeyler isteyenleri nasipsiz bırakmayan! Ey kendisine doğru kılavuzluk edenleri reddetmeyen! Ey ithaf olunan küçük şeyi de kabul buyuran! Ey hoşnutluğunu kazanmak için yapılan az ameli de ödüllendiren! Ey az amele büyük karşılık veren! Ey kendisine yaklaşana yaklaşan! Ey kendisinden yüz çevireni kendisine doğru çağıran! Ey nimeti değiştirmeyen, cezalandırmakta acele etmeyen! Ey iyiliği nemalandırıp çoğaltan, kötülüğü bağışlayıp ortadan kaldıran! Arzular, kereminin sonuna ulaşmadan ُﺩُﻭﻥَ ﻣَﺪٰﻱ ﻛَﺮَﻣِﻚَ ﺑِﺎﻟْﺤَﺎﺟَﺎﺕِ، ﻭَﺍﻣْﺘَﻸََﺕْ ﺑِﻔَﻴْﺾِ ﺟُﻮﺩِﻙَ ﺃَﻭْﻋِﻴَﺔ ﺍﻟﻄﱠﻠِﺒَﺎﺕِ، ﻭَ ﺗَﻔَﺴﱠﺨَﺖْ ﺩُﻭﻥَ ﺑُﻠُﻮﻍِ ﻧَﻌْﺘِﻚَ ﺍﻟﺼِّﻔَﺎﺕُ. ﻓَﻠَﻚَ ﺍﻟْﻌُﻠُﻮﱡ ﺍﻷَْﻋْﻠٰﻲ ﻓَﻮْﻕَ ﻛُﻞِّ ﻋَﺎﻝٍ، ﻭَﺍﻟْﺠَﻼَﻝُ ﺍﻷَْﻣْﺠَﺪُ ﻓَﻮْﻕَ ﻛُﻞِّ ﺟَﻼَﻝٍ، ﻛُﻞﱡ ﺟَﻠٔﻴﻞٍ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺻَﻐٔﲑٌ، ﻭَ ﻛُﻞﱡ ﺷَﺮٔﻳﻒٍ ﻓٔﻲ ﺟَﻨْﺐِ ﺷَﺮَﻓِﻚَ ﺣَﻘٔﲑٌ. ﺧَﺎﺏَ ﺍﻟْﻮَﺍﻓِﺪُﻭﻥَ ﻋَﻠٰﻲ ﻏَﻴْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺧَﺴِﺮَ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﺮِّﺿُﻮﻥَ ﺇِﻻﱠ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﺿَﺎﻉَ ﺍﻟْﻤُﻠِﻤﱡﻮﻥَ ﺇِﻻﱠ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺟْﺪَﺏَ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﺠِﻌُﻮﻥَ ﺇِﻻﱠ ﻣَﻦِ ﺍﻧْﺘَﺠَﻊَ ﻓَﻀْﻠَﻚَ. ﺑَﺎﺑُﻚَ ﻣَﻔْﺘُﻮﺡٌ ﻟِﻠﺮﱠﺍﻏِﺒٔﲔَ، ﻭَ ﺟُﻮﺩُﻙَ ﻣُﺒَﺎﺡٌ ﻟِﻠﺴﱠﺎۤﺋِﻠٔﲔَ، ﻭَ ﺇِﻏَﺎﺛَﺘُﻚَ ﻗَﺮٔﻳﺒَﺔٌ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻐٔﻴﺜٔﲔَ، ﻻَ ﻳَﺨٔﻴﺐُ ﻣِﻨْﻚَ ﺍﻵﻣِﻠُﻮﻥَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻴْﺄَﺱُ ﻣِﻦْ ﻋَﻄَﺎۤﺋِﻚَ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﺮِّﺿُﻮﻥَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺸْﻘٰﻲ ﺑِﻨَﻘِﻤَﺘِﻚَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻐْﻔِﺮُﻭﻥَ. ﺭِﺯْﻗُﻚَ ﻣَﺒْﺴُﻮﻁٌ ﻟِﻤَﻦْ ﻋَﺼَﺎﻙَ، ﻭَ ﺣِﻠْﻤُﻚَ ﻣُﻌْﺘَﺮِﺽٌ ﻟِﻤَﻦْ ﻧَﺎﻭَﺍﻙَ. ﻋَﺎﺩَﺗُﻚَ ﺍﻹِْﺣْﺴَﺎﻥُ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟْﻤُﺴٔﻴﺌٔﲔَ، ﻭَ ﺳُﻨﱠﺘُﻚَ ﺍﻹِْﺑْﻘَﺎۤﺀُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﻤُﻌْﺘَﺪٔﻳﻦَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻟَﻘَﺪْ ﻏَﺮﱠﺗْﻬُﻢْ ﺃَﻧَﺎﺗُﻚَ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺮﱡﺟُﻮﻉِ، ﻭَ ﺻَﺪﱠﻫُﻢْ ﺇِﻣْﻬَﺎﻟُﻚَ ﻋَﻦِ ﺍﻟﻨﱡﺰُﻭﻉِ، ﻭَ ﺇِﻧﱠﻤَﺎ ﺗَﺄَﻧﱠﻴْﺖَ ﺑِﻬِﻢْ ﻟِﻴَﻔٔﻴﺌُﻮۤﺍ ﺇِﻟٰﻲۤ ﺃَﻣْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻣْﻬَﻠْﺘَﻬُﻢْ hacetlerine kavuştu. Dilek kapları, bol bağışınla hemen doluverdi. Sıfatlar, seni anlatamadan dağılıp gitti.
Çünkü her yücenin üstünde en yüce yücelik ve her ululuğun üstünde en onurlu ululuk sana aittir.
SSC_0292 · S. 440 · Ramazan Bayramı Günü (46)
İmam Zeynelabidin
Çünkü her yücenin üstünde en yüce yücelik ve her ululuğun üstünde en onurlu ululuk sana aittir. Her büyük, senin katında küçüktür; her onurlu, senin onurunun yanında hakirdir. Senden başkasına gidenler, eli boş geri döndüler. Senden başkasını arayanlar, hüsrana uğradılar. Senden başkasına konuk olanlar, mahvolup gittiler. Ve senin fazlından nimet isteyenlerin dışında diğer nimet isteyenler, kıtlığa duçar oldular. Kapın, isteyenlerin yüzüne açık; ihsanın, dileyenler için mubah; imdadın, imdat isteyenlere yakındır. Sana ümidi olanların ümitleri boşa çıkmaz. İhsanını isteyenleri mahrum bırakmazsın. Mağfiretini dileyenleri azabına duçar etmezsin. Sana karşı gelip muhalefet edenlerden rızkını esirgemezsin. Seninle düşmanlık edenlere hilminle davranırsın. Kötülük yapanlara iyilik yapmak âdetindir. Haddi aşanlara mühlet vermek sünnetindir. O kadar mühlet verirsin ki, mühletine aldanarak, hakka geri dönmez, batıldan el çekmezler. Oysa sen, emrine dönmeleri için onlara mühlet verir; saltanatının
،ﺛِﻘَﺔً ﺑِﺪَﻭَﺍﻡِ ﻣُﻠْﻜِﻚَ، ﻓَﻤَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺴﱠﻌَﺎﺩَﺓِ ﺧَﺘَﻤْﺖَ ﻟَﻪُ ﺑِﻬَﺎ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ …
SSC_0293 · S. 442 · Ramazan Bayramı Günü (46)
İmam Zeynelabidin
،ﺛِﻘَﺔً ﺑِﺪَﻭَﺍﻡِ ﻣُﻠْﻜِﻚَ، ﻓَﻤَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺴﱠﻌَﺎﺩَﺓِ ﺧَﺘَﻤْﺖَ ﻟَﻪُ ﺑِﻬَﺎ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺸﱠﻘَﺎﻭَﺓِ ﺧَﺬَﻟْﺘَﻪُ ﻟَﻬَﺎ، ﻛُﻠﱡﻬُﻢْ ﺻَﺎۤﺋِﺮُﻭﻥَِ ﺇِﻟٰﻲ ﺣُﻜْﻤِﻚَ، ﻭَ ﺃُﻣُﻮﺭُﻫُﻢْ ﺁﺋِﻠَﺔٌ ﺇِﻟٰﻲ ﺃﻣْﺮِﻙَ، ﻟَﻢْ ﻳَﻬِﻦْ ﻋَﻠٰﻲ ﻃُﻮﻝِ ﻣُﺪﱠﺗِﻬِﻢْ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧُﻚَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﺪْﺣَﺾْ ﻟِﺘَﺮْﻙِ ﻣُﻌَﺎﺟَﻠَﺘِﻬِﻢْ ﺑُﺮْﻫَﺎﻧُﻚَ. ﺣُﺠﱠﺘُﻚَ ﻗَﺎۤﺋِﻤَﺔٌ ﻻَ ﺗُﺪْﺣَﺾُ، ﻭَ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧُﻚَ ﺛَﺎﺑِﺖٌ ﻻَ ﻳَﺰُﻭﻝُ، ﻓَﺎﻟْﻮَﻳْﻞُ ﺍﻟﺪﱠﺍۤﺋِﻢُ ﻟِﻤَﻦْ ﺟَﻨَﺢَ ﻋَﻨْﻚَ، ﻭَﺍﻟْﺨَﻴْﺒَﺔُ ﺍﻟْﺨَﺎﺫِﻟَﺔُ ﻟِﻤَﻦْ ﺧَﺎﺏَ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَﺍﻟﺸﱠﻘَﺎۤﺀُ ﺍﻷَْﺷْﻘٰﻲ ﻟِﻤَﻦِ ﺍﻏْﺘَﺮﱠ ﺑِﻚَ. ﻣَﺎۤ ﺃَﻛْﺜَﺮَ ﺗَﺼَﺮﱡﻓَﻪُ ﻓٔﻲ ﻋَﺬَﺍﺑِﻚَ! ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻃْﻮَﻝَ ﺗَﺮَﺩﱡﺩَﻩُ ﻓٔﻲ ﻋِﻘَﺎﺑِﻚَ! ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺑْﻌَﺪَ ﻏَﺎﻳَﺘَﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﺮَﺝِ! ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻗْﻨَﻄَﻪُ ﻣِﻦْ ﺳُﻬُﻮﻟَﺔِ ﺍﻟْﻤَﺨْﺮَﺝِ! ﻋَﺪْﻻً ﻣِﻦْ ﻗَﻀَﺎۤﺋِﻚَ ﻻَ ﺗَﺠُﻮﺭُ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺇِﻧْﺼَﺎﻓًﺎ ﻣِﻦْ ﺣُﻜْﻤِﻚَ ﻻَ ﺗَﺤٔﻴﻒُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ. ﻓَﻘَﺪْ ﻇَﺎﻫَﺮْﺕَ ﺍﻟْﺤُﺠَﺞَ، ﻭَ ﺃَﺑْﻠَﻴْﺖَ ﺍﻷَْﻋْﺬَﺍﺭَ، ﻭَ ﻗَﺪْ ﺗَﻘَﺪﱠﻣْﺖَ ﺑِﺎﻟْﻮَﻋٔﻴﺪِ، ﻭَ ﺗَﻠَﻄﱠﻔْﺖَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺘﱠﺮْﻏٔﻴﺐِ، ﻭَ ﺿَﺮَﺑْﺖَ ﺍﻷَْﻣْﺜَﺎﻝَ، ﻭَ ﺃَﻃَﻠْﺖَ ﺍﻹِْﻣْﻬَﺎﻝَ، ﻭَ ﺃَﺧﱠﺮْﺕَ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻣُﺴْﺘَﻄٔﻴﻊٌ ﻟِﻠْﻤُﻌَﺎﺟَﻠَﺔِ، ﻭَ ﺗَﺄَﻧﱠﻴْﺖَ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻣَﻠٔﻴﺊٌ ﺑِﺎﻟْﻤُﺒَﺎﺩَﺭَﺓِ، ﻟَﻢْ ﺗَﻜُﻦْ ﺃَﻧَﺎﺗُﻚَ ﻋَﺠْﺰًﺍ، ﻭَ ﻻَۤ ﺇِﻣْﻬَﺎﻟُﻚَ ﻭَﻫْﻨًﺎ، ﻭَ ﻻَۤ ﺇِﻣْﺴَﺎﻛُﻚَ ﻏَﻔْﻠَﺔً، ﻭَ ﻻَ ﺍﻧْﺘِﻈَﺎﺭُﻙَ ﻣُﺪَﺍﺭﺍﺓً، sürekliliğine güvendiğin için onları hemen cezalandırmazsın.
Sonuçta; saadet ehlinden olanları saadete kavuşturur, şekavet ehlinden olanları şekavetle baş başa …
SSC_0294 · S. 442 · Ramazan Bayramı Günü (46)
İmam Zeynelabidin
Sonuçta; saadet ehlinden olanları saadete kavuşturur, şekavet ehlinden olanları şekavetle baş başa bırakırsın. Hepsi de sonunda hükmüne dönecek, emrine boyun eğecektir. Uzun süre onlara mühlet verişin, saltanatını gevşetmez. Onları cezalandırmakta acele etmeyişin, aleyhlerindeki açık kanıtını geçersiz kılmaz. Kanıtın dimdik ayaktadır, geçerliliğini kaybetmez. Saltanatın sabittir, zevali olmaz. O hâlde, sürekli azap, senden yüz çevirenindir; hor edici ümitsizlik, senden ümidini kesenindir ve en kötü bedbahtlık, müsamahana aldananındır. Böyle biri, azabında ne de çok bocalayıp duracak! Cezanı çekmesi ne de uzun sürecek! Kurtuluşla arası ne de uzak, içinde bulunduğu durumdan çıkması ne de zor olacak! Bütün bunlar, adil yargınla, insafa dayalı hükmünle olacak; kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. Çünkü sen, daha önce kanıtlarını sergilemiş, mazeretlere yer bırakmamışsın; cehennemden korkutmuş, cennete teşvik etmişsin; örnekler vermiş, kıssalar anlatmışsın; hemen cezalandırmaya kadir olduğun hâlde, uzun süre mühlet vermiş, cezalandırmayı geciktirmişsin. Süre tanıman âcizlikten, mühlet vermen gevşeklikten, azap etmekten sakınman gafletten, beklemen iyi
َﺑَﻞْ ﻟِﺘَﻜُﻮﻥَ ﺣُﺠﱠﺘُﻚَ ﺃَﺑْﻠَﻎَ، ﻭَ ﻛَﺮَﻣُﻚَ ﺃَﻛْﻤَﻞَ، ﻭَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧُﻚَ ﺃَﻭْﻓَﻲ، ﻭ ﻧِﻌْﻤَﺘُﻚَ ﺃَﺗَﻢﱠ، ﻛُﻞﱡ …
SSC_0295 · S. 444 · Ramazan Bayramı Günü (46)
İmam Zeynelabidin
َﺑَﻞْ ﻟِﺘَﻜُﻮﻥَ ﺣُﺠﱠﺘُﻚَ ﺃَﺑْﻠَﻎَ، ﻭَ ﻛَﺮَﻣُﻚَ ﺃَﻛْﻤَﻞَ، ﻭَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧُﻚَ ﺃَﻭْﻓَﻲ، ﻭ ﻧِﻌْﻤَﺘُﻚَ ﺃَﺗَﻢﱠ، ﻛُﻞﱡ ﺫٰﻟِﻚَ ﻛَﺎﻥَ ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗَﺰَﻝْ، ﻭَ ﻫُﻮَ ﻛَﺎۤﺋِﻦٌ ﻭَ ﻻَ ﺗَﺰَﺍﻝُ. ﺣُﺠﱠﺘُﻚَ ﺃَﺟَﻞﱡ ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﺗُﻮﺻَﻒَ ﺑِﻜُﻠِّﻬَﺎ، ﻭَ ﻣَﺠْﺪُﻙَ ﺃَﺭْﻓَﻊُ ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﻳُﺤَﺪﱠ ﺑِﻜُﻨْﻬِﻪِ، ﻭَ ﻧِﻌْﻤَﺘُﻚَ ﺃَﻛْﺜَﺮُ ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﺗُﺤْﺼٰﻲ ﺑِﺄَﺳْﺮِﻫَﺎ، ﻭَ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧُﻚَ ﺃَﻛْﺜَﺮُ ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﺗُﺸْﻜَﺮَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻗَﻠِّﻪِ، ﻭَ ﻗَﺪْ ﻗَﺼﱠﺮَ ﺑِﻲَ ﺍﻟﺴﱡﻜُﻮﺕُ ﻋَﻦْ ﺗَﺤْﻤٔﻴﺪِﻙَ، ﻭَ ﻓَﻬﱠﻬَﻨِﻲ ﺍﻹِْﻣْﺴﺎﻙُ ﻋَﻦْ ﺗَﻤْﺠٔﻴﺪِﻙَ، ﻭَ ﻗُﺼَﺎﺭَﺍﻱَ ﺍﻹِْﻗْﺮﺍﺭُ ﺑِﺎﻟْﺤُﺴُﻮﺭِ، ﻻَ ﺭَﻏْﺒَﺔً ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺑَﻞْ ﻋَﺠْﺰًﺍ، ﻓَﻬَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﺫَﺍۤ ﺃَﺅُﻣﱡﻚَ ﺑِﺎﻟْﻮِﻓَﺎﺩَﺓِ، ﻭَ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺣُﺴْﻦَ ﺍﻟﺮِّﻓَﺎﺩَﺓِ. ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺳْﻤَﻊْ ﻧَﺠْﻮَﺍﻱَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﺠِﺐْ ﺩُﻋَﺎۤﺋٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺨْﺘِﻢْ ﻳَﻮْﻣٔﻲ ﺑِﺨَﻴْﺒَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﺒَﻬْﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟﺮﱠﺩِّ ﻓٔﻲ ﻣَﺴْﺄَﻟَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻛْﺮِﻡْ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ ﻣُﻨْﺼَﺮَﻓٔﻲ، ﻭَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣُﻨْﻘَﻠَﺒٔﻲ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻏَﻴْﺮُ ﺿَﺎۤﺋِﻖٍ ﺑِﻤَﺎ ﺗُﺮٔﻳﺪُ، ﻭَ ﻻَ ﻋَﺎﺟِﺰٍ ﻋَﻤﱠﺎ ﺗُﺴْﺄَﻝُ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ، ﻭَ ﻻَ ﺣَﻮْﻝَ ﻭَ ﻻَ ﻗُﻮﱠﺓَ ﺇِﻻﱠ ﺑِﺎﻟـﻠٕﻪِ ﺍﻟْﻌَﻠِﻲِّ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢِ.
geçinme isteğinden değildir. Böyle yapıyorsun ki, kanıtın daha açık, keremin daha kâmil, ihsanın daha bol, …
SSC_0296 · S. 445–446 · Ramazan Bayramı Günü (46)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
geçinme isteğinden değildir. Böyle yapıyorsun ki, kanıtın daha açık, keremin daha kâmil, ihsanın daha bol, nimetin daha eksiksiz olsun. Bu, şimdiye kadar böyle olmuş, böyle devam edecek. Kanıtın bütünüyle anlatılmaktan çok daha yüce; büyüklüğün künhüyle belirlenmekten çok daha yüksek; nimetin tamamıyla sayılmaktan çok daha fazla ve ihsanın en azının bile şükrü yerine getirilmekten çok daha büyüktür! Suskunluk, seni övme gücünü almış benden; çekingenlik, seni ululamaktan âciz kılmış beni. Yapabileceğim en fazla şey, Tanrım, aczimi itiraf etmektir. Bu yüzden kapına gelmiş, ihsanını dilenmekteyim. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve münacatımı işit; duamı kabul buyur; günümü başarısızlıkla sonuçlandırma; isteklerim hususunda reddetme beni; katından ayrılışıma ve tekrar sana dönüşüme değer ver. Hiç kuşkusuz, sen, dilediğini yapmakta güçlük çekmez, istenenden âciz kalmazsın. Çünkü sen, her şeye kadirsin. Günahlardan sakınmamız, itaate güç bulmamız, ancak yüce ve büyük Allah'ın yardımıyladır. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٧٤ ﻓِﻰ ﻳَﻮْﻡِ ﻋَﺮَﻓَﺔَ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِـﻠٕﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ، ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﺑَﺪٔﻳﻊَ ﺍﻟﺴﱠﻤَﺎﻭَﺍﺕِ ﻭَﺍﻷَْﺭْﺽِ، ﺫَﺍ ﺍﻟْﺠَﻼَﻝِ ﻭَﺍﻹِْﻛْﺮَﺍﻡِ، ﺭَﺏﱠ ﺍﻷَْﺭْﺑَﺎﺏِ، ﻭَ ﺇِﻟٰﻪَ ﻛُﻞِّ ﻣَﺄْﻟُﻮﻩٍ، ﴾ ٌﻟَﻴْﺲَ ﻛَﻤِﺜْﻠِﻪِ ﺷَﻲْﺀٌﻭَ ﺧَﺎﻟِﻖَ ﻛُﻞِّ ﻣَﺨْﻠُﻮﻕٍ، ﻭَ ﻭَﺍﺭِﺙَ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﴿ ﻟَﻴْﺲَ ﻛَﻤِﺜْﻠِﻪِ ﺷَﻲْﺀ ﻭَ ﻻَ ﻳَﻌْﺰُﺏُ ﻋَﻨْﻪُ ﻋِﻠْﻢُ ﺷَﻲْﺀٍ، ﻭَ ﻫُﻮَ ﺑِﻜُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻣُﺤٔﻴﻂٌ، ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﺭَﻗٔﻴﺐٌ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻷَْﺣَﺪُ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﺣِّﺪُ، ﺍﻟْﻔَﺮْﺩُ ﺍﻟْﻤُﺘَﻔَﺮِّﺩُ. ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻜَﺮٔﱘُ ﺍﻟْﻤُﺘَﻜَﺮِّﻡُ، ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢُ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﻈِّﻢُ، ﺍﻟْﻜَﺒٔﲑُ ﺍﻟْﻤُﺘَﻜَﺒِّﺮُ. ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻲﱡ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﺎﻝِ، ﺍﻟﺸﱠﺪٔﻳﺪُ ﺍﻟْﻤِﺤَﺎﻝِ.

Arefe Günü Okuduğu Dua (47)

Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'ındır. Allah'ım!
SSC_0297 · S. 447–448 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'ındır. Allah'ım! Hamd senindir, ey gökleri ve geri yaratan; ululuk ve ikram sahibi; rablerin Rabbi; her tapılanın Tanrısı; her yaratılanın yaratıcısı ve her şeyin varisi! "Hiçbir şey onun gibi değildir" (Şûra, 11); hiçbir şeyin bilgisi ona gizli kalmaz; o her şeyi kuşatmış, her şey üzerinde gözeticidir. Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Teksin, benzerin yok; birsin, eşin yok. Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Cömertsin, cömertlik sana yakışır; ulusun, ululanmak senin hakkın; büyüksün, büyüklenmek sana ait. Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Yücesin, yüceliğin doruğundasın; cezalandırman pek şiddetlidir. .ُﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﺮﱠﺣْﻤَﻦُ ﺍﻟﺮﱠﺣٔﻴﻢُ، ﺍﻟْﻌَﻠٔﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜٔﻴﻢ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﺴﱠﻤٔﻴﻊُ ﺍﻟْﺒَﺼٔﲑُ، ﺍﻟْﻘَﺪﻳِﻢُ ﺍﻟْﺨَﺒٔﲑُ. ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻜَﺮٔﱘُ ﺍﻷَْﻛْﺮَﻡُ، ﺍﻟﺪﱠﺍۤﺋِﻢُ ﺍﻷَْﺩْﻭَﻡُ. ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻷَْﻭﱠﻝُ ﻗَﺒْﻞَ ﻛُﻞِّ ﺃَﺣَﺪٍ، ﻭَﺍﻵْﺧِﺮُ ﺑَﻌْﺪَ ﻛُﻞِّ ﻋَﺪَﺩٍ. ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﺪﱠﺍﻧٔﻲ ﻓٔﻲ ﻋُﻠُﻮِّﻩِ، ﻭَﺍﻟْﻌَﺎﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﺩُﻧُﻮِّﻩِ. ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺫُﻭ ﺍﻟْﺒَﻬَﺎۤﺀِ ﻭَﺍﻟْﻤَﺠْﺪِ، ﻭَﺍﻟْﻜِﺒْﺮِﻳَﺎۤﺀِ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪِ. ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻧْﺸَﺄْﺕَ ﺍﻷَْﺷْﻴَﺎۤﺀَ ﻣِﻦْ ﻏﻴْﺮِ ﺳِﻨْﺦٍ، ﻭَ ﺻَﻮﱠﺭْﺕَ ﻣَﺎ ﺻَﻮﱠﺭْﺕَ ﻣِﻦْ ﻏَﻴْﺮِ ﻣِﺜَﺎﻝٍ، ﻭَﺍﺑْﺘَﺪَﻋْﺖَ ﺍﻟْﻤُﺒْﺘَﺪَﻋَﺎﺕِ ﺑِﻼَ ﺍﺣْﺘِﺬَﺍۤﺀٍ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻗَﺪﱠﺭْﺕَ ﻛُﻞﱠ ﺷَﻲْﺀٍ ﺗَﻘْﺪٔﻳﺮًﺍ، ﻭَ ﻳَﺴﱠﺮْﺕَ ﻛُﻞﱠ ﺷَﻲْﺀٍ ﺗَﻴْﺴٔﲑًﺍ، ﻭَ ﺩَﺑﱠﺮْﺕَ ﻣَﺎ ﺩُﻭﻧَﻚَ ﺗَﺪْﺑٔﲑًﺍ.
Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Rahman'sın, rahîmsin; ilim ve hikmet sahibisin.
SSC_0298 · S. 449–450 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Rahman'sın, rahîmsin; ilim ve hikmet sahibisin. Sensin Allah; senden başka ilâh yok. İşitensin, görensin; kadîmsin, her şeyden haberin var. Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Kerimsin, kereminin üstüne yok; daimsin, sürekliliğin bitimi yok. Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Herkesten önce ilksin; her sayıdan sonra sonsun. Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Yüceliğinle birlikte yakınsın; yakınlığınla birlikte yücesin. Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Zarifsin, güzelsin; ululuk, büyüklük ve övgü sahibisin. Sensin Allah; senden başka ilâh yok. Nesneleri, kökleri olmadan yarattın; şekillendirdiklerini, örneksiz şekillendirdin; var ettiklerini, birini taklit etmeden var ettin. Sensin ki, her şeyi belli bir ölçüyle yarattın; her şeyi ondan istenilen iş için hazırladın ve dışındaki her şeyi belli bir düzene soktun. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻟَﻢْ ﻳُﻌِﻨْﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﺷَﺮٔﻳﻚٌ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻮَﺍﺯِﺭْﻙَ ﻓٔﻲ ﺃَﻣْﺮِﻙَ ﻭَﺯٔﻳﺮٌ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﻜُﻦْ ﻟَﻚَ ﻣُﺸَﺎﻫِﺪٌ ﻭَ ﻻَ ﻧَﻈٔﲑٌ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﺭَﺩْﺕَ ﻓَﻜَﺎﻥَ ﺣَﺘْﻤًﺎ ﻣَﺎۤ ﺃَﺭَﺩْﺕَ، ﻭَ ﻗَﻀَﻴْﺖَ ﻓَﻜَﺎﻥَ ﻋَﺪْﻻً ﻣَﺎ ﻗَﻀَﻴْﺖَ، ﻭَ ﺣَﻜَﻤْﺖَ ﻓَﻜَﺎﻥَ ﻧِﺼْﻔًﺎ ﻣَﺎ ﺣَﻜَﻤْﺖَ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻳَﺤْﻮٔﻳﻚَ ﻣَﻜَﺎﻥٌ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﻘُﻢْ ﻟِﺴُﻠْﻄَﺎﻧِﻚَ ﺳُﻠْﻄَﺎﻥٌ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻌْﻴِﻚَ ﺑُﺮْﻫَﺎﻥٌ ﻭَ ﻻَ ﺑَﻴَﺎﻥٌ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﺣْﺼَﻴْﺖَ ﻛُﻞﱠ ﺷَﻲْﺀٍ ﻋَﺪَﺩًﺍ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻟِﻜُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﺃَﻣَﺪًﺍ، ﻭَ ﻗَﺪﱠﺭْﺕَ ﻛُﻞﱠ ﺷَﻲْﺀٍ ﺗَﻘْﺪٔﻳﺮًﺍ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻗَﺼُﺮَﺕِ ﺍﻷَْﻭْﻫَﺎﻡُ ﻋَﻦْ ﺫَﺍﺗِﻴﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﻋَﺠَﺰَﺕِ ﺍﻷَْﻓْﻬَﺎﻡُ ﻋَﻦْ ﻛَﻴْﻔِﻴﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗُﺪْﺭِﻙِ ﺍﻷَْﺑْﺼَﺎﺭُ ﻣَﻮْﺿِﻊَ ﺃَﻳْﻨِﻴﱠﺘِﻚَ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﺗُﺤﱠﺪﱡ ﻓَﺘَﻜُﻮﻥَ ﻣَﺤْﺪُﻭﺩًﺍ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗُﻤَﺜﱠﻞْ ﻓَﺘَﻜُﻮﻥَ ﻣَﻮْﺟُﻮﺩًﺍ، َﻭَ ﻟَﻢْ ﺗَﻠِﺪْ ﻓَﺘَﻜُﻮﻥَ ﻣَﻮْﻟُﻮﺩًﺍ. ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﺿِﺪﱠ ﻣَﻌَﻚَ ﻓَﻴُﻌَﺎﻧِﺪَﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻋِﺪْﻝَ ﻟَﻚَ ﻓَﻴُﻜَﺎﺛِﺮَﻙَ، ﻭ
Sensin ki, yaratmanda kimse sana yardım etmedi; işinde kimseye danışmadın;
SSC_0299 · S. 451–452 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Sensin ki, yaratmanda kimse sana yardım etmedi; işinde kimseye danışmadın; ne gözlemcin, ne benzerin olmamıştır. Sensin ki, irade ettin, irade ettiğin kesinleşti; yargıladın, yargın adalet üzere oldu; hükmettin, hükmün insaf temeline oturdu. Sensin ki, hiçbir mekân seni içine alamaz; saltanatın karşısında hiçbir sultan dayanamaz ve hiçbir kanıt ve açıklama seni susturamaz. Sensin ki, her şeyin sayısını bilirsin; her şey için bir son öngörmüşsün ve her şeyi belli bir ölçüyle yaratmışsın. Sensin ki, benliğin tahayyüllere sığmaz; düşünceler niteliğini derk edemez ve gözler bulunduğun yeri göremez. Sensin ki, sınırlandırılmazsın ki, mahdut olasın; örneklendirilmemişsin ki, varlığı kendinden olmayan mevcut olasın; ve doğurmamışsın ki, mevlût (doğrulmuş) olasın. Sensin ki, karşıtın yok ki, sana karşı gelsin; dengin yok ki, sana üst olmaya yeltensin; ve benzerin yok ki, .َﻻَ ﻧِﺪﱠ ﻟَﻚَ ﻓَﻴُﻌَﺎﺭِﺿَﻚ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬِﻱ ﺍﺑْﺘَﺪَﺃَ ﻭَﺍﺧْﺘَﺮَﻉَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﺤْﺪَﺙَ ﻭَﺍﺑْﺘَﺪَﻉَ، ﻭَ ﺃَﺣْﺴَﻦَ ﺻُﻨْﻊَ ﻣَﺎ ﺻَﻨَﻊَ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎۤ ﺃَﺟَﻞﱠ ﺷَﺄْﻧَﻚَ! ﻭَ ﺃَﺳْﻨٰﻲ ﻓِﻲ ﺍﻷَْﻣَﺎﻛِﻦِ ﻣَﻜَﺎﻧَﻚَ! ﻭَ ﺃَﺻْﺪَﻉَ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ ﻓُﺮْﻗَﺎﻧَﻚَ! ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣِﻦْ ﻟَﻄٔﻴﻒٍ ﻣَﺎۤ ﺃَﻟْﻄَﻔَﻚَ! ﻭَ ﺭَﺅُﻭﻑٍ ﻣَﺎۤ ﺃَﺭْﺃَﻓَﻚَ! ﻭَ ﺣَﻜٔﻴﻢٍ ﻣَﺎۤ ﺃَﻋْﺮَﻓَﻚَ! ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣِﻦْ ﻣَﻠٔﻴﻚٍ ﻣَﺎۤ ﺃَﻣْﻨَﻌَﻚَ! ﻭَ ﺟَﻮَﺍﺩٍ ﻣَﺎۤ ﺃَﻭْﺳَﻌَﻚَ! ﻭَ ﺭَﻓٔﻴﻊٍ ﻣَﺎۤ ﺃَﺭْﻓَﻌَﻚَ! ﺫُﻭ ﺍﻟْﺒَﻬَﺎۤﺀِ ﻭَﺍﻟْﻤَﺠْﺪِ، ﻭَﺍﻟْﻜِﺒْﺮِﻳَﺎۤﺀِ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪِ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺑَﺴَﻄْﺖَ ﺑِﺎﻟْﺨَﻴْﺮَﺍﺕِ ﻳَﺪَﻙَ، ﻭَ ﻋُﺮِﻓَﺖِ ﺍﻟْﻬِﺪَﺍﻳَﺔُ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ، ﻓَﻤَﻦِ ﺍﻟْﺘَﻤَﺴَﻚَ ﻟِﺪٔﻳﻦٍ ﺃَﻭْ ﺩُﻧْﻴًﺎ ﻭَﺟَﺪَﻙَ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺧَﻀَﻊَ ﻟَﻚَ ﻣَﻦْ ﺟَﺮٰﻱ ﻓٔﻲ ﻋِﻠْﻤِﻚَ، ﻭَ ﺧَﺸَﻊَ ﻟِﻌَﻈَﻤَﺘِﻚَ ﻣَﺎ ﺩُﻭﻥَ ﻋَﺮْﺷِﻚَ، ﻭَﺍﻧْﻘَﺎﺩَ ﻟِﻠﺘﱠﺴْﻠٔﻴﻢِ ﻟَﻚَ ﻛُﻞﱡ ﺧَﻠْﻘِﻚَ.
seninle boy ölçüşmeye kalkışsın. Sensin başlayan, icat eden, oluşturan, yepyeni bir şey ortaya çıkaran ve …
SSC_0300 · S. 453–454 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
seninle boy ölçüşmeye kalkışsın. Sensin başlayan, icat eden, oluşturan, yepyeni bir şey ortaya çıkaran ve yaptığını güzel yapan. Münezzehsin sen! Şanın ne kadar yüce; yerin ne kadar yüksek ve hakkı batıldan ayırışın ne kadar net! Münezzehsin sen! Ne kadar da lütfu bol bir latifsin; ne kadar da merhametli bir şefkatlisin ve ne kadar da bilgili bir hikmet sahibisin! Münezzehsin sen! Ne de güçlü bir meliksin; ne de eli açık bir cömertsin ve ne de makamı yüksek bir makam sahibisin! Güzellik, büyüklük, ululuk ve övgü sahibisin. Münezzehsin sen! Elini iyiliklerle açmışsın; hidayet senin katından bilinmiştir. Seni din için de, dünya için de arayan bulur. Münezzehsin sen! İlminde geçen herkes sana boyun eğmiş; Arş'ının altında olan her şey büyüklüğünün karşısında küçüklüğünü itiraf etmiş ve tüm yaratıkların sana teslim olmuştur. ،ُﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻَ ﺗُﺤَﺲﱡ ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺠَﺲﱡ ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻤَﺲﱡ ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻜَﺎﺩُ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻤَﺎﻁ ﻭَ ﻻَ ﺗُﻨَﺎﺯَﻉُ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺠَﺎﺭٰﻱ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻤَﺎﺭٰﻱ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺨَﺎﺩَﻉُ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻤَﺎﻛَﺮُ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚ ﺳَﺒﻴﻠُﻚَ ﺟَﺪَﺩٌ، ﻭَ ﺃَﻣْﺮُﻙَ ﺭَﺷَﺪٌ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺣَﻲﱞ ﺻَﻤَﺪٌ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻗَﻮْﻟُﻚَ ﺣُﻜْﻢٌ، ﻭَ ﻗَﻀَﺎﺅُﻙَ ﺣَﺘْﻢٌ، ﻭَ ﺇِﺭَﺍﺩَﺗُﻚ ﻋَﺰْﻡٌ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻَ ﺭَﺍﺩﱠ ﻟِﻤَﺸِﻴﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﺒَﺪِّﻝَ ﻟِﻜَﻠِﻤَﺎﺗِﻚَ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺑَﺎﻫِﺮَ ﺍﻵﻳَﺎﺕِ، ﻓَﺎﻃِﺮَ ﺍﻟﺴﱠﻤَﺎﻭَﺍﺕِ، ﺑَﺎﺭِﺉَ ﺍﻟﻨﱠﺴَﻤَﺎﺕِ. ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﺪُﻭﻡُ ﺑِﺪَﻭﺍﻣِﻚَ. ﻭَ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﺧﺎﻟِﺪًﺍ ﺑِﻨِﻌْﻤَﺘِﻚَ. ﻭَ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳُﻮَﺍﺯٔﻱ ﺻُﻨْﻌَﻚَ. ﻭَ ﻟَﻚ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﺰٔﻳﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺭِﺿَﺎﻙَ. ﻭَ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻣَﻊَ ﺣَﻤْﺪِ ﻛُﻞِّ ﺣَﺎﻣِﺪٍ، ﻭَ ﺷُﻜْﺮًﺍ ﻳَﻘْﺼُﺮُ ﻋﻨْﻪُ ﺷُﻜْﺮُ ﻛُﻞِّ ﺷَﺎﻛِﺮٍ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻻَ ﻳَﻨْﺒَﻐٔﻲ ﺇِﻻﱠ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺘَﻘَﺮﱠﺏُ ﺑِﻪِ ﺇِﻻﱠ
Münezzehsin sen! Sezilmez, duyulmaz, dokunulmazsın.
SSC_0301 · S. 455 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Münezzehsin sen! Sezilmez, duyulmaz, dokunulmazsın. Kimse sana hile yapamaz; seni uzaklaştıramaz; seninle çekişemez; seninle yarışamaz; seninle tartışamaz; sana tuzak kuramaz; seni aldatamaz. Münezzehsin sen! Yolun düz, emrin doğru ve sen ihtiyaçlar için başvurulan yegâne dirisin. Münezzehsin sen! Sözün hikmet, yargın son karar ve iraden kesindir. Münezzehsin sen! Dilediğini kimse geri döndüremez; kelimelerini kimse değiştiremez. Münezzehsin sen! Ey ayetleri akılları durduran, gökleri meydana getiren, canları yaratan! Hamd senindir; sürekliliğinle sürecek bir hamd. Hamd senindir; nimetinle devam edecek bir hamd. Hamd senindir; ihsanına paralellik arz edecek bir hamd. Hamd senindir; hoşnutluğunu artıracak bir hamd. Hamd senindir; her hamdedenin hamdıyla birlikte olan ve hiçbir şükredenin şükrünün ulaşamayacağı bir hamd. Bir hamd ki, başkasına değil, yalnızca sana yaraşsın; onunla başkasına değil, yalnızca sana yakla-
،ِﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳُﺴْﺘَﺪَﺍﻡُ ﺑِﻪِ ﺍﻷَْﻭﱠﻝُ، ﻭَ ﻳُﺴْﺘَﺪْﻋٰﻲ ﺑِﻪِ ﺩَﻭَﺍﻡُ ﺍﻵﺧِﺮ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﺘَﻀَﺎﻋَﻒُ ﻋَﻠٰﻲ …
SSC_0302 · S. 456 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
،ِﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳُﺴْﺘَﺪَﺍﻡُ ﺑِﻪِ ﺍﻷَْﻭﱠﻝُ، ﻭَ ﻳُﺴْﺘَﺪْﻋٰﻲ ﺑِﻪِ ﺩَﻭَﺍﻡُ ﺍﻵﺧِﺮ ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﺘَﻀَﺎﻋَﻒُ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﺮُﻭﺭِ ﺍﻷَْﺯْﻣِﻨَﺔِ، ﻭَ ﻳَﺘَﺰَﺍﻳَﺪُ ﺃَﺿْﻌَﺎﻓًﺎ ﻣُﺘَﺮَﺍﺩِﻓَﺔً، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﻌْﺠِﺰُ ﻋَﻦْ ﺇِﺣْﺼَﺎۤﺋِﻪِ ﺍﻟْﺤَﻔَﻈَﺔُ، ﻭَ ﻳَﺰٔﻳﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺣْﺼَﺘْﻪُ ﻓٔﻲ ﻛِﺘَﺎﺑِﻚَ ﺍﻟْﻜَﺘَﺒَﺔُ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳُﻮَﺍﺯِﻥُ ﻋَﺮْﺷَﻚَ ﺍﻟْﻤَﺠٔﻴﺪَ، ﻭَ ﻳُﻌَﺎﺩِﻝُ ﻛُﺮْﺳِﻴﱠﻚَ ﺍﻟﺮﱠﻓٔﻴﻊَ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﻜْﻤُﻞُ ﻟَﺪَﻳْﻚَ ﺛَﻮَﺍﺑُﻪُ، ﻭَ ﻳَﺴْﺘَﻐْﺮِﻕُ ﻛُﻞﱠ ﺟَﺰَﺍۤﺀٍ ﺟَﺰَﺍﺅُﻩُ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻇَﺎﻫِﺮُﻩُ ﻭَﻓْﻖٌ ﻟِﺒَﺎﻃِﻨِﻪِ، ﻭَ ﺑَﺎﻃِﻨُﻪُ ﻭَﻓْﻖٌ ﻟِﺼِﺪْﻕِ ﺍﻟﻨِّﻴﱠﺔِ ﻓٔﻴﻪِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻟَﻢْ ﻳَﺤْﻤَﺪْﻙَ ﺧَﻠْﻖٌ ﻣِﺜْﻠَﻪُ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻌْﺮِﻑُ ﺃَﺣَﺪٌ ﺳِﻮَﺍﻙَ ﻓَﻀْﻠَﻪُ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳُﻌَﺎﻥُ ﻣَﻦِ ﺍﺟْﺘَﻬَﺪَ ﻓٔﻲ ﺗَﻌْﺪٔﻳﺪِﻩِ، ﻭَ ﻳُﺆَﻳﱠﺪُ ﻣَﻦْ ﺃَﻏْﺮَﻕَ ﻧَﺰْﻋًﺎ ﻓٔﻲ ﺗَﻮْﻓِﻴَﺘِﻪِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﺠْﻤَﻊُ ﻣَﺎ ﺧَﻠَﻘْﺖَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪِ، ﻭَ ﻳَﻨْﺘَﻈِﻢُ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺧَﺎﻟِﻘُﻪُ ﻣِﻦْ ﺑَﻌْﺪُ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻻَ ﺣَﻤْﺪَ ﺃَﻗْﺮَﺏُ ﺇِﻟٰﻲ ﻗَﻮْﻟِﻚَ ﻣِﻨْﻪُ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺣْﻤَﺪَ ﻣِﻤﱠﻦْ ﻳَﺤْﻤَﺪُﻙَ ﺑِﻪِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳُﻮﺟِﺐُ ﺑِﻜَﺮَﻣِﻚَ ﺍﻟْﻤَﺰٔﻳﺪَ ﺑِﻮُﻓُﻮﺭِﻩِ، ﻭَﺗَﺼِﻠُﻪُ ﺑِﻤَﺰٔﻳﺪٍ ﺑَﻌْﺪَ ﻣَﺰٔﻳﺪٍ ﻃَﻮْﻻً ﻣِﻨْﻚَ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﺠِﺐُ ﻟِﻜَﺮَﻡِ ﻭَﺟْﻬِﻚَ، ﻭَ ﻳُﻘﺎﺑِﻞُ ﻋِﺰﱠ ﺟَﻼَﻟِﻚَ. ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﺠَﺐِ ﺍﻟْﻤُﺼْﻄَﻔَﻲ، ﺍﻟْﻤُﻜَﺮﱠﻡِ şılsın.
Bir hamd ki, ilki (önceki nimetleri) sürdürsün; sonu (sonraki nimetleri) kalıcı kılsın.
SSC_0303 · S. 456 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Bir hamd ki, ilki (önceki nimetleri) sürdürsün; sonu (sonraki nimetleri) kalıcı kılsın. Bir hamd ki, gün geçtikçe kat kat artsın, durmadan çoğalsın. Bir hamd ki, koruyucu melekler onu sayamasın; yazıcı meleklerin, Kitab'ında kaydettiğinden çok çok fazla olsun. Bir hamd ki, yüce Arş'ına ve yüksek Kürsü'ne denk olsun. Bir hamd ki, sevabı katında tam olsun; mükâfatı her mükâfatı kapsasın. Bir hamd ki, dışı içiyle tutsun; içi samimiyet dolu olsun. Bir hamd ki, daha önce kimse sana öyle hamdetmemiş olsun; değerini senden başkası bilemesin. Bir hamd ki, sayısını çoğaltmaya çalışana (katından) yardım edilsin, hakkıyla yerine getirmek isteyene destek verilsin. Bir hamd ki, yarattığın tüm hamdları bir araya toplasın; daha sonra yaratacaklarını bir ipe dizsin. Bir hamd ki, sözüne ondan daha yakın bir hamd olmasın; onunla sana hamdedenden daha iyi hamdedici bulunmasın. Bir hamd ki, bolluğu, kereminle nimetlerin artmasına sebep olsun; senden bir lütuf olarak nimetlerinin ardı arkası kesilmesin, artarak devam etsin. Bir hamd ki, büyüklüğüne, cömertliğine yakışsın; izzet ve celâline uygun olsun. Rabbim! Soylular soylusu, seçkinler seçkini, değerliler değerlisi, mukarrep kulun Muhammed'e ve
ْﺍﻟْﻤُﻘَﺮﱠﺏِ، ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗِﻚَ، ﻭَ ﺑَﺎﺭِﻙْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺃَﺗَﻢﱠ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﺗَﺮَﺣﱠﻢ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺃَﻣْﺘَﻊَ …
SSC_0304 · S. 458 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
ْﺍﻟْﻤُﻘَﺮﱠﺏِ، ﺃَﻓْﻀَﻞَ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗِﻚَ، ﻭَ ﺑَﺎﺭِﻙْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺃَﺗَﻢﱠ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﺗَﺮَﺣﱠﻢ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺃَﻣْﺘَﻊَ ﺭَﺣَﻤَﺎﺗِﻚَ. ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﺯَﺍﻛِﻴَﺔً، ﻻَ ﺗَﻜُﻮﻥُ ﺻَﻼَﺓٌ ﺃَﺯْﻛٰﻲ ﻣِﻨْﻬَﺎ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺻَﻼَﺓً ﻧَﺎﻣِﻴَﺔً، ﻻَ ﺗَﻜُﻮﻥُ ﺻَﻼَﺓٌ ﺃَﻧْﻤٰﻲ ﻣِﻨْﻬَﺎ، ﻭَﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺻَﻼَﺓً ﺭَﺍﺿِﻴَﺔً ﻻَ ﺗَﻜُﻮﻥُ ﺻَﻼَﺓٌ ﻓَﻮْﻗَﻬَﺎ. ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﺗُﺮْﺿٔﻴﻪِ ﻭَ ﺗَﺰٔﻳﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺭِﺿَﺎﻩُ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺻَﻼَﺓً ﺗُﺮْﺿٔﻴﻚَ ﻭَ ﺗَﺰٔﻳﺪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺭِﺿَﺎﻙَ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺻَﻼَﺓً ﻻَ ﺗَﺮْﺿٰﻲ ﻟَﻪُ ﺇِﻻﱠ ﺑِﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺮٰﻱ ﻏَﻴْﺮَﻩُ ﻟَﻬَﺎۤ ﺃَﻫْﻼً. ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﺗُﺠَﺎﻭِﺯُ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧَﻚَ، ﻭَ ﻳَﺘﱠﺼِﻞُ ﺍﺗِّﺼَﺎﻟُﻬَﺎ ﺑِﺒَﻘَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻨْﻔَﺪُ ﻛَﻤَﺎ ﻻَ ﺗَﻨْﻔَﺪُ ﻛَﻠِﻤَﺎﺗُﻚَ. ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﺗَﻨْﺘَﻈِﻢُ ﺻَﻠَﻮَﺍﺕِ ﻣَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧْﺒِﻴَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﺭُﺳُﻠِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻫْﻞِ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗَﺸْﺘَﻤِﻞُ ﻋَﻠٰﻲ ﺻَﻠَﻮَﺍﺕِ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﻣِﻦْ ﺟِﻨِّﻚَ ﻭَ ﺇِﻧْﺴِﻚَ ﻭَ ﺃَﻫْﻞِ ﺇِﺟَﺎﺑَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗَﺠْﺘَﻤِﻊُ ﻋَﻠٰﻲ
Muhammed'in Âline, salâtlarının en üstünüyle salât eyle; bereketlerinin en kâmiliyle ona bereket ver;
SSC_0305 · S. 459 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Muhammed'in Âline, salâtlarının en üstünüyle salât eyle; bereketlerinin en kâmiliyle ona bereket ver; rahmetlerinin en yararlısıyla ona rahmet et. Rabbim! Muhammed ve Âline salât eyle; bir salât ki, durmadan artsın; artışı ondan çok olan bir salât olmasın. Ona salât eyle; bir salât ki, sürekli büyüsün; ondan daha çok büyüyen bir salât olmasın. Ve ona salât eyle; hoşnut olacak bir salât ki, onun üstünde bir salât olmasın. Rabbim! Muhammed ve Âline salât eyle; bir salât ki, onu hoşnut etsin; hoşnut olacağından da fazla olsun. Ona salât eyle; bir salât ki seni hoşnut etsin; onun için hoşnut olacağından da fazla olsun. Ve ona salât eyle; bir salât ki, onun için ondan başkasına razı olmazsın, ondan başkasını da ona ehil görmezsin. Rabbim! Muhammed ve Âline salât eyle; bir salât ki, hoşnutluğundan öteye geçsin; varlığın devam ettikçe ardı arkası kesilmesin; kelimelerinin bitmediği gibi asla bitmesin. Rabbim! Muhammed ve Âline salât eyle; bir salât ki; meleklerinin, nebilerinin, resullerinin ve itaat edenlerinin salâtlarını derleyip toplasın; cinlerden ve insanlardan davetine icabet eden kullarının salâtlarını
.َﺻَﻼَﺓِ ﻛُﻞِّ ﻣَﻦْ ﺫَﺭَﺃْﺕَ ﻭَ ﺑَﺮَﺃْﺕَ ﻣِﻦْ ﺃَﺻْﻨَﺎﻑِ ﺧَﻠْﻘِﻚ ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﺗُﺤٔﻴﻂُ …
SSC_0306 · S. 460 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
.َﺻَﻼَﺓِ ﻛُﻞِّ ﻣَﻦْ ﺫَﺭَﺃْﺕَ ﻭَ ﺑَﺮَﺃْﺕَ ﻣِﻦْ ﺃَﺻْﻨَﺎﻑِ ﺧَﻠْﻘِﻚ ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﺗُﺤٔﻴﻂُ ﺑِﻜُﻞِّ ﺻَﻼَﺓٍ ﺳﺎﻟِﻔَﺔٍ ﻭَ ﻣُﺴْﺘَﺄْﻧَﻔَﺔٍ، ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﻣَﺮْﺿِﻴﱠﺔً ﻟَﻚَ ﻭَ ﻟِﻤَﻦْ ﺩُﻭﻧَﻚَ، ﻭَ ﺗُﻨْﺸِﺊُ ﻣَﻊَ ﺫٰﻟِﻚَ ﺻَﻠَﻮَﺍﺕٍ ﺗُﻀَﺎﻋِﻒُ ﻣَﻌَﻬَﺎ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟﺼﱠﻠَﻮَﺍﺕِ ﻋِﻨْﺪَﻫَﺎ، ﻭَ ﺗَﺰٔﻳﺪُﻫَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﺮُﻭﺭِ ﺍﻷَْﻳﱠﺎﻡِ ﺯِﻳَﺎﺩَﺓً ﻓٔﻲ ﺗَﻀَﺎﻋٔﻴﻒَ ﻻَ ﻳَﻌُﺪﱡﻫَﺎ ﻏَﻴْﺮُﻙَ. ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻃَﺎۤﺋِﺐِ ﺃَﻫْﻞِ ﺑَﻴْﺘِﻪِ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺍﺧْﺘَﺮْﺗَﻬُﻢْ ﻷَِﻣْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﺘَﻬُﻢْ ﺧَﺰَﻧَﺔَ ﻋِﻠْﻤِﻚَ، ﻭَ ﺣَﻔَﻈَﺔَ ﺩٔﻳﻨِﻚَ، ﻭَ ﺧُﻠَﻔَﺎۤﺀَﻙَ ﻓٔﻲ ﺃَﺭْﺿِﻚَ، ﻭَ ﺣُﺠَﺠَﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﻭَ ﻃَﻬﱠﺮْﺗَﻬُﻢْ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺮِّﺟْﺲِ ﻭَﺍﻟﺪﱠﻧَﺲِ ﺗَﻄْﻬٔﲑًﺍ ﺑِﺈِﺭَﺍﺩَﺗِﻚَ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﺘَﻬُﻢُ ﺍﻟْﻮَﺳٔﻴﻠَﺔَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻤَﺴْﻠَﻚَ ﺇِﻟٰﻲ ﺟَﻨﱠﺘِﻚَ. ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﺻَﻼَﺓً ﺗُﺠْﺰِﻝُ ﻟَﻬُﻢْ ﺑِﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﻧِﺤَﻠِﻚَ ﻭَ ﻛَﺮﺍﻣَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗُﻜْﻤِﻞُ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻷَْﺷْﻴَﺎۤﺀَ ﻣِﻦْ ﻋَﻄَﺎﻳَﺎﻙَ ﻭَ ﻧَﻮَﺍﻓِﻠِﻚَ، ﻭَ ﺗُﻮَﻓِّﺮُ َﻋَﻠَﻴْﻬِﻢُ ﺍﻟْﺤَﻆﱠ ﻣِﻦْ ﻋَﻮَﺍۤﺋِﺪِﻙَ ﻭَ ﻓَﻮَﺍۤﺋِﺪِﻙَ. ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ، ﺻَﻼَﺓً ﻻَۤ ﺃَﻣَﺪَ ﻓٔﻲ ﺃَﻭﱠﻟِﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻏَﺎﻳَﺔ kapsasın; yarattığın tüm yaratık türlerinin salâtlarını bir araya getirsin. Rabbim! Ona ve Âline salât eyle; bir salât ki, geçmiş gelecek tüm salâtları kuşatsın.
Ona ve Âline salât eyle; senin ve herkesin beğeneceği bir salât ki, onunla birlikte diğer salâtlar meydana …
SSC_0307 · S. 460 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Ona ve Âline salât eyle; senin ve herkesin beğeneceği bir salât ki, onunla birlikte diğer salâtlar meydana getiresin; onu kaç katına katladıkça o salâtları da öyle yapasın; günler geçtikçe onları senden başka kimsenin sayamayacağı bir şekilde kat kat artırasın. Rabbim! Onun tertemiz Ehl-i Beytine de (ayrıca) salât eyle. Onlar ki, işin (insanları doğru yola hidayet etmek) için onları seçtin; onları ilminin bekçileri, dinin koruyucuları, yeryüzündeki halifelerin ve kullarının üzerindeki hüccetlerin kıldın. İradenle onları pislik ve kirden tam anlamıyla temizledin. Onları, sana ileten vesile, cennetine götüren yol kıldın. Rabbim! Muhammed ve Âline salât eyle; bir salât ki, onunla onlar hakkındaki bağışlarını ve onurlandırmanı artırasın; onlara olan ihsan ve nimetlerini tamamlayasın; senden elde edilecek kâr ve yararlardan nasiplerini bol edesin. Rabbim! Ona (Muhammed) ve onlara (Ehl-i Beytine) salât eyle; bir salât ki, evvelinin başlangıcı, müddeti-
.ﻷَِﻣَﺪِﻫَﺎ ﻭَ ﻻَ ﻧِﻬَﺎﻳَﺔَ ﻵِﺧِﺮِﻫَﺎ ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺯِﻧَﺔَ ﻋَﺮْﺷِﻚَ ﻭَ ﻣَﺎ ﺩُﻭﻧَﻪُ، ﻭَ ﻣِﻸَْ …
SSC_0308 · S. 462 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
.ﻷَِﻣَﺪِﻫَﺎ ﻭَ ﻻَ ﻧِﻬَﺎﻳَﺔَ ﻵِﺧِﺮِﻫَﺎ ﺭَﺏِّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺯِﻧَﺔَ ﻋَﺮْﺷِﻚَ ﻭَ ﻣَﺎ ﺩُﻭﻧَﻪُ، ﻭَ ﻣِﻸَْ ﺳَﻤَﺎﻭَﺍﺗِﻚَ ﻭَ ﻣَﺎ ﻓَﻮْﻗَﻬُﻦﱠ ، ﻭَ ﻋَﺪَﺩَ ﺃَﺭَﺿٔﻴﻚَ ﻭَ ﻣَﺎ ﺗَﺤْﺘَﻬُﻦﱠ ﻭَ ﻣَﺎ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻦﱠ ، ﺻَﻼَﺓً ﺗُﻘَﺮِّﺑُﻬُﻢْ ﻣِﻨْﻚَ ﺯُﻟْﻔٰﻲ، ﻭَ ﺗَﻜُﻮﻥُ ﻟَﻚَ ﻭَ ﻟَﻬُﻢْ ﺭِﺿًﺎ ﻭَ ﻣُﺘﱠﺼِﻠَﺔً ﺑِﻨَﻈَﺎۤﺋِﺮﻫِﻦﱠ ﺃَﺑَﺪًﺍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻳﱠﺪْﺕَ ﺩٔﻳﻨَﻚَ ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺃَﻭَﺍﻥٍ ﺑِﺈِﻣَﺎﻡٍ ﺃَﻗَﻤْﺘَﻪُ ﻋَﻠَﻤًﺎ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﻭَ ﻣَﻨَﺎﺭًﺍ ﻓٔﻲ ﺑِﻼَﺩِﻙَ، ﺑَﻌْﺪَ ﺃَﻥْ ﻭَﺻَﻠْﺖَ ﺣَﺒْﻠَﻪُ ﺑِﺤَﺒْﻠِﻚَ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﺘَﻪُ ﺍﻟﺬﱠﺭٔﻳﻌَﺔَ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧِﻚَ، ﻭَﺍﻓْﺘَﺮَﺿْﺖَ ﻃَﺎﻋَﺘَﻪُ، ﻭَ ﺣَﺬﱠﺭْﺕَ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻣَﺮْﺕَ ﺑِﺎﻣْﺘِﺜَﺎﻝِ ﺃَﻭَﺍﻣِﺮِﻩِ، ﻭَﺍﻹِْﻧْﺘِﻬَﺎۤﺀِ ﻋِﻨْﺪَ ﻧَﻬْﻴِﻪِ، ﻭَ ﺃﻻﱠ ﻳَﺘَﻘَﺪﱠﻣَﻪُ ﻣُﺘَﻘَﺪِّﻡٌ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺘَﺄَﺧﱠﺮَ ﻋَﻨْﻪُ ﻣُﺘَﺄَﺧِّﺮٌ، ﻓَﻬُﻮَ ﻋِﺼْﻤَﺔُ ﺍﻟﻼﱠ ۤﺋِﺬٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻛَﻬْﻒُ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ، ﻭَ ﻋُﺮْﻭَﺓُ ﺍﻟْﻤُﺘَﻤَﺴِّﻜٔﲔَ، ﻭَ ﺑَﻬَﺎۤﺀُ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺄَﻭْﺯِﻉْ ﻟِﻮَﻟِﻴِّﻚَ ﺷُﻜْﺮَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﻌَﻤْﺖَ ﺑِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﻭْﺯِﻋْﻨَﺎ ﻣِﺜْﻠَﻪُ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺁﺗِﻪِ ﻣِﻦْ ﻟَﺪُﻧْﻚَ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧًﺎ ﻧَﺼٔﲑًﺍ، ﻭَﺍﻓْﺘَﺢْ ﻟَﻪُ ﻓَﺘْﺤًﺎ ﻳَﺴٔﲑًﺍ، ﻭَ ﺃَﻋِﻨْﻪُ ﺑِﺮُﻛْﻨِﻚَ ﺍﻷَْﻋَﺰِّ، ﻭَﺍﺷْﺪُﺩْ ﺃَﺯْﺭَﻩُ، ﻭَ ﻗَﻮِّ ﻋَﻀُﺪَﻩُ، ﻭَ ﺭَﺍﻋِﻪِ ﺑِﻌَﻴْﻨِﻚَ، nin bitimi, ahirinin nihayeti olmasın. Rabbim!
Arş'ının ve onun altındakilerin ağırlığıca, göklerinin ve onların üstündekilerin tuttuğuca, yerlerinin ve …
SSC_0309 · S. 462 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Arş'ının ve onun altındakilerin ağırlığıca, göklerinin ve onların üstündekilerin tuttuğuca, yerlerinin ve onların altındakilerin ve aralarındakilerin sayısıca onlara salât eyle; bir salât ki, onları sana daha bir yakınlaştırsın; senin ve onların hoşnutluğuna vesile olsun ve benzeri salâtlar hep devam etsin. Allah'ım! Sen her zamanda dinini, kulların için hakkın bayrağı ve şehirlerde hidayet ışığı olarak diktiğin bir imamla güçlendirmişsin. Onun ipini kendi ipine bağlamış; onu, hoşnutluğuna ulaşma vesilesi kılmış; ona itaati farz etmiş; ona karşı gelmekten sakındırmış; onun emirlerini yerine getirmeyi, yasaklarına uymayı, ondan öne geçmemeyi, ondan geri kalmamayı emretmişsin. Dolayısıyla o, sığınanların koruyucusu, inananların sığınağı, tutunanların sağlam kulpu ve âlemlerin güzelliğidir. Allah'ım! Velin olan o imamı, kendisine verdiğin nimetin şükrünü yerine getirmeye muvaffak et. Bizi de onun hakkında aynı şeye muvaffak eyle. Ona, kendi katından yardımcı bir güç ver. Ona kolay bir fetih nasip et. En güçlü desteğinle ona yardım et. Gücünü artır; pazısını kuvvetlendir. Onu sürekli gözet; koru-
،ِﻭَﺍﺣْﻤِﻪِ ﺑِﺤِﻔْﻈِﻚَ، ﻭَﺍﻧْﺼْﺮْﻩُ ﺑِﻤَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻣْﺪُﺩْﻩُ ﺑِﺠُﻨْﺪِﻙَ ﺍﻷَْﻏْﻠَﺐ ﻭَ ﺃَﻗِﻢْ ﺑِﻪِ …
SSC_0310 · S. 464 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
،ِﻭَﺍﺣْﻤِﻪِ ﺑِﺤِﻔْﻈِﻚَ، ﻭَﺍﻧْﺼْﺮْﻩُ ﺑِﻤَﻼَۤﺋِﻜَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻣْﺪُﺩْﻩُ ﺑِﺠُﻨْﺪِﻙَ ﺍﻷَْﻏْﻠَﺐ ﻭَ ﺃَﻗِﻢْ ﺑِﻪِ ﻛِﺘَﺎﺑَﻚَ، ﻭَ ﺣُﺪُﻭﺩَﻙَ، ﻭَ ﺷَﺮَﺍۤﺋِﻌَﻚَ، ﻭَ ﺳُﻨَﻦَ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ، ﺻَﻠَﻮَﺍﺗُﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺣْﻲِ ﺑِﻪِ ﻣَﺎۤ ﺃَﻣَﺎﺗَﻪُ ﺍﻟﻈﱠﺎﻟِﻤُﻮﻥَ ﻣِﻦْ ﻣَﻌَﺎﻟِﻢِ ﺩٔﻳﻨِﻚَ، ﻭَﺍﺟْﻞُ ﺑِﻪِ ﺻَﺪَﺍۤﺀَ ﺍﻟْﺠَﻮْﺭِ ﻋَﻦْ ﻃَﺮٔﻳﻘَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺑِﻦْ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻀﱠﺮﱠﺍۤﺀَ ﻣِﻦْ ﺳَﺒٔﻴﻠِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺯِﻝْ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻨﱠﺎﻛِﺒٔﲔَ ﻋَﻦْ ﺻِﺮَﺍﻃِﻚَ، ﻭَﺍﻣْﺤَﻖْ ﺑِﻪِ ﺑُﻐَﺎﺓَ ﻗَﺼْﺪِﻙَ ﻋِﻮَﺟًﺎ، ﻭَ ﺃَﻟِﻦْ ﺟَﺎﻧِﺒَﻪُ ﻷَِﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَﺍﺑْﺴُﻂْ ﻳَﺪَﻩُ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟَﻨَﺎ ﺭَﺃْﻓَﺘَﻪُ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘَﻪُ ﻭَ ﺗَﻌَﻄﱡﻔَﻪُ ﻭَ ﺗَﺤَﻨﱡﻨَﻪُ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻟَﻪُ ﺳَﺎﻣِﻌٔﲔَ ﻣُﻄٔﻴﻌٔﲔَ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﺭِﺿَﺎﻩُ ﺳَﺎﻋٔﲔَ، ﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﻧُﺼْﺮَﺗِﻪِ ﻭَﺍﻟْﻤُﺪَﺍﻓَﻌَﺔِ ﻋَﻨْﻪُ ﻣُﻜْﻨِﻔٔﲔَ، ﻭَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﺭَﺳْﻮﻟِﻚَ ﺻَﻠَﻮَﺍﺗُﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺑِﺬٰﻟِﻚَ ﻣُﺘَﻘَﺮِّﺑٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻬِﻢُ ﺍﻟْﻤُﻌْﺘَﺮِﻓٔﲔَ ﺑِﻤَﻘَﺎﻣِﻬِﻢُ، ﺍﻟْﻤُﺘﱠﺒِﻌٔﲔَ ﻣَﻨْﻬَﺠَﻬُﻢُ، ﺍﻟْﻤُﻘْﺘَﻔٔﲔَ ﺁﺛَﺎﺭَﻫُﻢُ، ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻤْﺴِﻜٔﲔَ ﺑِﻌُﺮْﻭَﺗِﻬِﻢُ، ﺍﻟْﻤُﺘَﻤَﺴِّﻜٔﲔَ ﺑِﻮِﻻَﻳَﺘِﻬِﻢُ، ﺍﻟْﻤُﺆْﺗَﻤّٔﲔَ ﺑِﺈِﻣَﺎﻣَﺘِﻬِﻢُ، ﺍﻟْﻤُﺴَﻠِّﻤٔﲔَ ﻷَِﻣْﺮِﻫِﻢُ، ﺍﻟْﻤُﺠْﺘَﻬِﺪٔﻳﻦَ ﻓٔﻲ ﻃَﺎﻋَﺘِﻬِﻢُ، ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈِﺮٔﻳﻦَ ﺃَﻳﱠﺎﻣَﻬُﻢُ، ﺍﻟْﻤَﺎﺩّٔﻳﻦَ ﺇِﻟَﻴْﻬِﻢْ ﺃَﻋْﻴُﻨَﻬُﻢُ، ﺍﻟﺼﱠﻠَﻮَﺍﺕِ man altında bulundur.
Meleklerinin yardımıyla onu başarıya ulaştır. Her zaman galip olan ordunu ona yardıma sevk et.
SSC_0311 · S. 464 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Meleklerinin yardımıyla onu başarıya ulaştır. Her zaman galip olan ordunu ona yardıma sevk et. Onunla Kitabını, sınırlarını, yasalarını ve Resulünün –salâvatın ona ve Âline olsun Allah'ım– sünnetlerini ayakta tut; dininin zalimlerce öldürülen nişanelerini dirilt; yolundaki zulüm paslarını, zorlukları gider; yolundan ayrılanları ortadan kaldır; dosdoğru yolunda eğrilik meydana getirmek isteyenleri yok et. Onu dostlarına karşı yumuşat; düşmanlarına musallat et. Şefkatini, merhametini ve sevgisini hâlimize şamil eyle. Bizi sözünü dinleyip itaat edenlerden, hoşnutluğunu kazanmaya çalışanlardan, yardımına koşanlardan, onu savunanlardan, bununla sana ve Resulüne –salâvatın ona ve Âline olsun Allah'ım– yakınlaşmak isteyenlerden kıl. Allah'ım! Onların makamlarını itiraf eden, takip ettikleri yolu takip eden, izlerinde yürüyen, kulplarından yapışan, velâyetlerine sarılan, imametlerini kabul eden, emirlerine teslim olan, var güçleriyle onlara itaat etmeye çalışan, (ferec/kurtuluş) günlerini bekleyen ve gözlerini onlara diken dostlarına da, büyüyüp artan, bereket dolu salâtlarla sabah akşam
ْﺍﻟْﻤُﺒَﺎﺭَﻛَﺎﺕِ ﺍﻟﺰﱠﺍﻛِﻴَﺎﺕِ ﺍﻟﻨﱠﺎﻣِﻴَﺎﺕِ ﺍﻟْﻐَﺎﺩِﻳَﺎﺕِ ﺍﻟﺮﱠﺍۤﺋِﺤَﺎﺕِ، ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ …
SSC_0312 · S. 466 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
ْﺍﻟْﻤُﺒَﺎﺭَﻛَﺎﺕِ ﺍﻟﺰﱠﺍﻛِﻴَﺎﺕِ ﺍﻟﻨﱠﺎﻣِﻴَﺎﺕِ ﺍﻟْﻐَﺎﺩِﻳَﺎﺕِ ﺍﻟﺮﱠﺍۤﺋِﺤَﺎﺕِ، ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺭْﻭﺍﺣِﻬِﻢْ، ﻭَﺍﺟْﻤَﻊْ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺘﱠﻘْﻮٰﻱ ﺃَﻣْﺮَﻫُﻢْ، ﻭَ ﺃَﺻْﻠِــﺢْ ﻟَﻬُﻢْ ﺷُﺆُﻭﻧَﻬُﻢْ، ﻭَ ﺗُﺐْ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﺘﱠﻮﱠﺍﺏُ ﺍﻟﺮﱠﺣٔﻴﻢُ، ﻭَ ﺧَﻴْﺮُ ﺍﻟْﻐَﺎﻓِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣَﻌَﻬُﻢْ ﻓٔﻲ ﺩَﺍﺭِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡِ، ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﻴـﻦَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻫٰﺬَﺍ ﻳَﻮْﻡُ ﻋَﺮَﻓَﺔَ، ﻳَﻮْﻡٌ ﺷَﺮﱠﻓْﺘَﻪُ ﻭَ ﻛَﺮﱠﻣْﺘَﻪُ ﻭَ ﻋَﻈﱠﻤْﺘَﻪُ، ﻧَﺸَﺮْﺕَ ﻓٔﻴﻪِ ﺭَﺣْﻤَﺘَﻚَ، ﻭَ ﻣَﻨَﻨْﺖَ ﻓٔﻴﻪِ ﺑِﻌَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَ ﺃَﺟْﺰَﻟْﺖَ ﻓٔﻴﻪِ ﻋَﻄِﻴﱠﺘَﻚَ، ﻭَ ﺗَﻔَﻀﱠﻠْﺖَ ﺑِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﻋَﺒْﺪُﻙَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻧْﻌَﻤْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻗَﺒْﻞَ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﺑَﻌْﺪَ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﺇِﻳﱠﺎﻩُ، ﻓَﺠَﻌَﻠْﺘَﻪُ ﻣِﻤﱠﻦْ ﻫَﺪَﻳْﺘَﻪُ ﻟِﺪٔﻳﻨِﻚَ، ﻭَ ﻭَﻓﱠﻘْﺘَﻪُ ﻟِﺤَﻘِّﻚَ، ﻭَ ﻋَﺼَﻤْﺘَﻪُ ﺑِﺤَﺒْﻠِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺩْﺧَﻠْﺘَﻪُ ﻓٔﻲ ﺣِﺰْﺑِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺭْﺷَﺪْﺗَﻪُ ﻟِﻤُﻮَﺍﻻَﺓِ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﻣُﻌَﺎﺩﺍﺓِ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺋِﻚَ، ﺛُﻢﱠ ﺃَﻣَﺮْﺗَﻪُ ﻓَﻠَﻢْ ﻳَﺄْﺗَﻤِﺮْ، ﻭَ ﺯَﺟَﺮْﺗَﻪُ ﻓَﻠَﻢْ ﻳَﻨْﺰَﺟِﺮْ، ﻭَ ﻧَﻬَﻴْﺘَﻪُ ﻋَﻦْ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ ﻓَﺨَﺎﻟَﻒَ ﺃَﻣْﺮَﻙَ ﺇِﻟٰﻲ ﻧَﻬْﻴِﻚَ، ﻻَ ﻣُﻌَﺎﻧَﺪَﺓً ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺍﺳْﺘِﻜْﺒَﺎﺭًﺍ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﺑَﻞْ ﺩَﻋَﺎﻩُ ﻫَﻮَﺍﻩُ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺎ ﺯَﻳﱠﻠْﺘَﻪُ salât eyle. Ve selâm eyle onlara ve ruhlarına.
Onların işlerini takva üzere bir araya topla; durumlarını düzelt; tövbelerini kabul buyur.
SSC_0313 · S. 466 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Onların işlerini takva üzere bir araya topla; durumlarını düzelt; tövbelerini kabul buyur. Hiç kuşkusuz, sen pek merhametlisin, tövbeleri kabul edensin ve bağışlayanların en iyisisin. Bizi de rahmetinle esenlik yurdunda onlarla birlikte kıl, ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah'ım! Bu, Arefe günüdür. Şereflendirdiğin, değerli kıldığın ve büyük bildiğin bir gündür. Bu günde rahmetini yaymış, affınla ihsanda bulunmuş, bağışını çoğaltmış ve onu (Arefe gününü) katından bir lütuf olarak kullarına sunmuşsun. Allah'ım! Ben ise, senin o (naçiz) kulunum ki, daha yaratmadan önce ve de yarattıktan sonra ona nimet verdin; onu dinine ilettiğin, hakkını ödemeye muvaffak ettiğin, (sağlam) ipinle koruduğun, hizbine (grubuna) aldığın, dostlarını sevmeye, düşmanlarına düşman kesilmeye hidayet ettiğin kimselerden kıldın. Daha sonra ona emrettin, emrini tutmadı; sakındırdın, sakınmadı; karşı gelmemesini öğütledin, karşı geldi. Ancak bunları, sana inat ederek ve sana karşı büyüklük taslayarak yapmadı. Tutkusu, onu bu işlere sürükledi. Düşmanın ve düşmanı (olan Şeytan)
َﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺎ ﺣَﺬﱠﺭْﺗَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻋَﺎﻧَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋَﺪُﻭﱡﻙَ ﻭَ ﻋَﺪُﻭﱡﻩُ، ﻓَﺄَﻗْﺪَﻡ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻋَﺎﺭِﻓًﺎ …
SSC_0314 · S. 468 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
َﻭَ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺎ ﺣَﺬﱠﺭْﺗَﻪُ، ﻭَ ﺃَﻋَﺎﻧَﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋَﺪُﻭﱡﻙَ ﻭَ ﻋَﺪُﻭﱡﻩُ، ﻓَﺄَﻗْﺪَﻡ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻋَﺎﺭِﻓًﺎ ﺑِﻮَﻋٔﻴﺪِﻙَ، ﺭَﺍﺟِﻴًﺎ ﻟِﻌَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَﺍﺛِﻘًﺎ ﺑِﺘَﺠَﺎﻭُﺯِﻙَ، ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﺃَﺣَﻖﱠ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﻣَﻊَ ﻣَﺎ ﻣَﻨَﻨْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺃَﻻﱠ ﻳَﻔْﻌَﻞَ. ﻭَ ﻫَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﺫَﺍ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ ﺻَﺎﻏِﺮًﺍ ﺫَﻟٔﻴﻼً، ﺧَﺎﺿِﻌًﺎ ﺧَﺎﺷِﻌًﺎ، ﺧَﺎۤﺋِﻔًﺎ ﻣُﻌْﺘَﺮِﻓًﺎ ﺑِﻌَﻈٔﻴﻢٍ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺬُﻧُﻮﺏِ ﺗَﺤَﻤﱠﻠْﺘُﻪُ، ﻭَ ﺟَﻠٔﻴﻞٍ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ ﺍﺟْﺘَﺮَﻣْﺘُﻪُ، ﻣُﺴْﺘَﺠٔﲑًﺍ ﺑِﺼَﻔْﺤِﻚَ، ﻻَۤﺋِﺬًﺍ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻣُﻮﻗِﻨًﺎ ﺃَﻧﱠﻪُ ﻻَ ﻳُﺠٔﲑُﻧٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ ﻣُﺠٔﲑٌ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻤْﻨَﻌُﻨٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ ﻣَﺎﻧِﻊٌ. ﻓَﻌُﺪْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻤَﺎ ﺗَﻌُﻮﺩُ ﺑِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦِ ﺍﻗْﺘَﺮَﻑَ ﻣِﻦْ ﺗَﻐَﻤﱡﺪِﻙَ، ﻭَ ﺟُﺪْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻤَﺎ ﺗَﺠُﻮﺩُ ﺑِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺃَﻟْﻘٰﻲ ﺑِﻴَﺪِﻩِ ﺇﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﻋَﻔْﻮِﻙَ، ﻭَﺍﻣْﻨُﻦْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻤَﺎ ﻻَ ﻳَﺘَﻌَﺎﻇَﻤُﻚَ ﺃَﻥْ ﺗَﻤُﻦﱠ ﺑِﻪِ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻦْ ﺃَﻣﱠﻠَﻚَ ﻣِﻦْ ﻏُﻔْﺮَﺍﻧِﻚَ. ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟْﻴَﻮْﻡِ ﻧَﺼٔﻴﺒًﺎ ﺃَﻧَﺎﻝُ ﺑِﻪِ ﺣَﻈًّﺎ ﻣِﻦْ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺮُﺩﱠﻧٔﻲ ﺻِﻔْﺮًﺍ ﻣِﻤﱠﺎ ﻳَﻨْﻘَﻠِﺐُ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﺒِّﺪُﻭﻥَ ﻟَﻚَ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﻭَ ﺇﻧّٔﻲ ِﻭَ ﺇﻥْ ﻟَﻢْ ﺃُﻗَﺪِّﻡْ ﻣَﺎ ﻗَﺪﱠﻣُﻮﻩُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺼﱠﺎﻟِﺤَﺎﺕِ، ﻓَﻘَﺪ ﻗَﺪﱠﻣْﺖُ ﺗَﻮْﺣٔﻴﺪَﻙَ، ﻭَ ﻧَﻔْﻲَ ﺍﻷَْﺿْﺪَﺍﺩِ ﻭَﺍﻷَْﻧْﺪَﺍﺩِ ﻭَﺍﻷَْﺷْﺒَﺎﻩِ ﻋَﻨْﻚَ، ﻭَ ﺃَﺗَﻴْﺘُﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﺑْﻮَﺍﺏ da, bu hususta ona yardımcı oldu.
Yasaklarını irtikâp ederken, tehdit ve korkutmalarını bildiği hâlde, affını ümit edip bağışlamana güveniyordu.
SSC_0315 · S. 468 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Yasaklarını irtikâp ederken, tehdit ve korkutmalarını bildiği hâlde, affını ümit edip bağışlamana güveniyordu. Oysa kendisine verdiğin nimetlerle, o işleri yapmamaya en çok lâyık olan kullarındandı. Şimdiyse; hor, hakir, zelil, alçak ve azabından korkan biri olarak karşında durmuş, taşıdığım büyük günahları, işlediğim koca hataları itiraf ederek affına sığınıyor, rahmetini umuyorum. Kimsenin, beni senden koruyamayacağını, hakkımda verdiğin karara engel olamayacağını biliyorum. O hâlde, suçlulara döndüğün rahmetinle bana dön; ellerini sana doğru uzatanlara bahşettiğin affını bana bahşet ve sana ümidi olanlardan esirgemediğin mağfiretini benden esirgeme. Bu günde benim için bir nasip ayır ki, onunla hoşnutluğundan bir pay elde edeyim. Beni (bu günde,) sana kulluk sunan kullarının elde ettikleri şeylerden mahrum etme. Gerçi ben, onların sundukları iyi işleri sunmuş değilim ama, tevhidini sunmuş; zıddın, benzerin, ortağın olmaktan seni tenzih etmişim; emrettiğin kapılardan sana gelmiş,
ٌﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺃَﻣَﺮْﺕَ ﺃَﻥْ ﺗُﺆْﺗٰﻲ ﻣِﻨْﻬَﺎ، ﻭَ ﺗَﻘَﺮﱠﺑْﺖُ ﺇﻟَﻴْﻚَ ﺑِﻤَﺎ ﻻَ ﻳَﻘْﺮُﺏُ ﺃَﺣَﺪ ﻣِﻨْﻚَ ﺇِﻻﱠ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻘَﺮﱡﺏِ …
SSC_0316 · S. 470 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
ٌﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺃَﻣَﺮْﺕَ ﺃَﻥْ ﺗُﺆْﺗٰﻲ ﻣِﻨْﻬَﺎ، ﻭَ ﺗَﻘَﺮﱠﺑْﺖُ ﺇﻟَﻴْﻚَ ﺑِﻤَﺎ ﻻَ ﻳَﻘْﺮُﺏُ ﺃَﺣَﺪ ﻣِﻨْﻚَ ﺇِﻻﱠ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻘَﺮﱡﺏِ ﺑِﻪِ، ﺛُﻢﱠ ﺃَﺗْﺒَﻌْﺖُ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑِﺎﻹَﻧَﺎﺑَﺔِ ﺇﻟَﻴْﻚَ، ﻭَﺍﻟﺘﱠﺬَﻟﱡﻞِ ﻭَﺍﻹِْﺳْﺘِﻜَﺎﻧَﺔِ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﺣُﺴْﻦِ ﺍﻟﻈﱠﻦِّ ﺑِﻚَ، ﻭَﺍﻟﺜِّﻘَﺔِ ﺑِﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻭَ ﺷَﻔَﻌْﺘُﻪُ ﺑِﺮَﺟَﺎۤﺋِﻚَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻗَﻞﱠ ﻣَﺎ ﻳَﺨٔﻴﺐُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺭَﺍﺟٔﻴﻚَ، ﻭَ ﺳَﺄَﻟْﺘُﻚَ ﻣَﺴْﺄَﻟَﺔَ ﺍﻟْﺤَﻘٔﲑِ ﺍﻟﺬﱠﻟٔﻴﻞِ ﺍﻟْﺒَﺎۤﺋِﺲِ ﺍﻟْﻔَﻘٔﻴْﺮِ ﺍﻟْﺨَﺎۤﺋِﻒِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺠٔﲑِ، ﻭَ ﻣَﻊَ ﺫٰﻟِﻚَ ﺧٔﻴﻔَﺔً ﻭَ ﺗَﻀَﺮﱡﻋًﺎ ﻭَ ﺗَﻌَﻮﱡﺫًﺍ ﻭَ ﺗَﻠَﻮﱡﺫًﺍ، ﻻَ ﻣُﺴْﺘَﻄٔﻴﻼً ﺑِﺘَﻜﺒﱡﺮِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻜَﺒِّﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﺘَﻌَﺎﻟِﻴًﺎ ﺑِﺪَﺍﻟﱠﺔِ ﺍﻟْﻤُﻄٔﻴﻌٔﲔَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﺴْﺘَﻄٔﻴﻼً ﺑِﺸَﻔَﺎﻋَﺔِ ﺍﻟﺸﱠﺎﻓِﻌٔﲔَ، ﻭَ ﺃَﻧَﺎ ﺑَﻌْﺪُ ﺃَﻗَﻞﱡ ﺍﻷَْﻗَﻠّٔـﲔَ، ﻭَ ﺃَﺫَﻝﱡ ﺍﻷَْﺫَﻟّٔﲔَ، ﻭَ ﻣِﺜْﻞُ ﺍﻟﺬﱠﺭﱠﺓِ ﺃَﻭْ ﺩُﻭﻧَﻬَﺎ. ﻓَﻴَﺎ ﻣَﻦْ ﻟَﻢْ ﻳُﻌَﺎﺟِﻞِ ﺍﻟْﻤُﺴٔﻴﺌٔﲔَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻨْﺪَﻩُ ﺍﻟْﻤُﺘْﺮَﻓٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻳَﻤُﻦﱡ ﺑِﺈﻗَﺎﻟَﺔِ ﺍﻟْﻌَﺎﺛِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻳَﺘَﻔَﻀﱠﻞُ ﺑِﺈِﻧْﻈَﺎﺭِ ﺍﻟْﺨَﺎﻃِﺌٔﲔَ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟْﻤُﺴٔﻴﺊُ ﺍﻟْﻤُﻌْﺘَﺮِﻑُ ﺍﻟْﺨَﺎﻃِﺊُ ﺍﻟْﻌَﺎﺛِﺮُ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻗْﺪَﻡَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣُﺠْﺘَﺮِﺋًﺎ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻋَﺼَﺎﻙَ ﻣُﺘَﻌَﻤِّﺪًﺍ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺍﺳْﺘَﺨْﻔٰﻲ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﻭَ ﺑَﺎﺭَﺯَﻙَ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻫَﺎﺏَ ﻋِﺒَﺎﺩَﻙَ ﻭَ ﺃَﻣِﻨَﻚَ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻟَﻢْ ﻳَﺮْﻫَﺐْ ﺳَﻄْﻮَﺗَﻚَ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﺨَﻒْ ﺑَﺄْﺳَﻚَ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟْﺠَﺎﻧٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴِﻪِ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟْﻤُﺮْﺗَﻬَﻦُ ﺑِﺒَﻠِﻴﱠﺘِﻪِ، ﺃَﻧَﺎ öyle bir vesileyle yakınlığını aramışım ki, kimse onun dışında başka bir vesileyle sana yaklaşamaz.
Daha sonra bunu; tövbeyle sana dönüşüm, yüceliğin karşısında alçalıp küçülmem, hakkında iyi şeyler düşünmem …
SSC_0317 · S. 470 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Daha sonra bunu; tövbeyle sana dönüşüm, yüceliğin karşısında alçalıp küçülmem, hakkında iyi şeyler düşünmem ve katındakine güvenmem izlemiş; sana olan ümidim de –ki sana ümidi olup da ümidi boşa çıkan az olur– arkadan bunları desteklemiştir. Ve ben, böbürlenenlerin böbürlendiği gibi böbürlenerek, itaatleriyle övünenlerin övündüğü gibi övünerek, şefaat edenlerin şefaat edeceklerine güvenerek değil; hor, hakir, muhtaç, fakir, korkan, sığınak arayan biri olarak rahmetini dileniyorum. Bununla birlikte ben, azdan da az, alçaktan da alçak, zerre gibi veya zerreden de aşağıyım. Şimdi, ey kötü işler yapanları hemen cezalandırmayan; şımarık zenginlere hadlerini bildirmekte acele etmeyen; ey lütfuyla sürçenleri affeden, fazlıyla suçlulara mühlet veren (yüce Allah)! Ben de sürçmüş, hata etmiş, kötü işler yapmışım ve suçumu itiraf etmekteyim. Sana karşı cür'etkâr davranmış, bilerek karşı gelmişim. Kullarından gizletmeye çalıştığım kötülükleri senin gözünün önünde irtikâp etmişim. Kullarından korkmuş, senden yana kendimi güvencede hissetmişim. Kahrından çekinmemiş, şiddet göstereceğinden korkmamışım. Aslında, kendime
.ِ ﺍﻟْﻘَﻠٔﻴﻞُ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎۤﺀِ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﻄﱠﻮٔﻳﻞُ ﺍﻟْﻌَﻨَﺎۤﺀ ﺑِﺤَﻖِّ ﻣَﻦِ ﺍﻧْﺘَﺠَﺒْﺖَ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﺑِﻤَﻦِ …
SSC_0318 · S. 472 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
.ِ ﺍﻟْﻘَﻠٔﻴﻞُ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎۤﺀِ، ﺃَﻧَﺎ ﺍﻟﻄﱠﻮٔﻳﻞُ ﺍﻟْﻌَﻨَﺎۤﺀ ﺑِﺤَﻖِّ ﻣَﻦِ ﺍﻧْﺘَﺠَﺒْﺖَ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﺑِﻤَﻦِ ﺍﺻْﻄَﻔَﻴْﺘَﻪُ ﻟِﻨَﻔْﺴِﻚَ، ﺑِﺤَﻖِّ ﻣَﻦِ ﺍﺧْﺘَﺮْﺕَ ﻣِﻦْ ﺑَﺮِﻳﱠﺘِﻚَ، ﻭَ ﻣَﻦِ ﺍﺟْﺘَﺒَﻴْﺖَ ﻟِﺸَﺄْﻧِﻚَ، ﺑِﺤَﻖِّ ﻣَﻦْ ﻭَﺻَﻠْﺖَ ﻃَﺎﻋَﺘَﻪُ ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺘَﻪُ ﻛَﻤَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ، ﺑِﺤَﻖِّ ﻣَﻦْ ﻗَﺮَﻧْﺖَ ﻣُﻮَﺍﻻَﺗَﻪُ ﺑِﻤُﻮَﺍﻻَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﻧُﻄْﺖَ ﻣُﻌَﺎﺩَﺍﺗَﻪُ ﺑِﻤُﻌَﺎﺩَﺍﺗِﻚَ، ﺗَﻐَﻤﱠﺪْﻧٔﻲ ﻓٔﻲ ﻳَﻮْﻣٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ ﺑِﻤَﺎ ﺗَﺘَﻐَﻤﱠﺪُ ﺑِﻪِ ﻣَﻦْ ﺟَﺄَﺭَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣُﺘَﻨَﺼِّﻼً، ﻭَ ﻋَﺎﺫَ ﺑِﺎﺳْﺘِﻐْﻔَﺎﺭِﻙَ ﺗَﺎۤﺋِﺒًﺎ، ﻭَ ﺗَﻮَﻟﱠﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺗَﺘَﻮَﻟٕﻲ ﺑِﻪِ ﺃَﻫْﻞَ ﻃَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻟﺰﱡﻟْﻔٰﻲ ﻟَﺪَﻳْﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻤَﻜَﺎﻧَﺔِ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﺗَﻮَﺣﱠﺪْﻧٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺗَﺘَﻮَﺣﱠﺪُ ﺑِﻪِ ﻣَﻦْ ﻭَﻓٰﻲ ﺑِﻌَﻬْﺪِﻙَ، ﻭَ ﺃَﺗْﻌَﺐَ ﻧَﻔْﺴَﻪُ ﻓٔﻲ ﺫَﺍﺗِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺟْﻬَﺪَﻫَﺎ ﻓٔﻲ ﻣَﺮْﺿَﺎﺗِﻚَ. ﻭَ ﻻَ ﺗُﺆَﺍﺧِﺬْﻧٔﻲ ﺑِﺘَﻔْﺮٔﻳﻄٔﻲ ﻓٔﻲ ﺟَﻨْﺒِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻌَﺪّٔﻱ ﻃَﻮْﺭٔﻱ ﻓٔﻲ ﺣُﺪﻭﺩِﻙَ، ﻭَ ﻣُﺠَﺎﻭَﺯَﺓِ ﺃَﺣْﻜَﺎﻣِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺴْﺘَﺪْﺭِﺟْﻨٔﻲ ﺑِﺈِﻣْﻼَۤﺋِﻚَ ﻟٔﻲ ﺍﺳْﺘِﺪْﺭَﺍﺝَ ﻣَﻦْ ﻣَﻨَﻌَﻨٔﻲ ﺧَﻴْﺮَ ﻣَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻩُ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﺸْﺮَﻛْﻚَ ﻓٔﻲ ﺣُﻠُﻮﻝِ ﻧِﻌْﻤَﺘِﻪِ ﺑٔﻲ.
karşı cinayet işlemiş, kendi belâma düşmüşüm.
SSC_0319 · S. 473 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
Hz. Muhammed İmam Ali İmam Zeynelabidin
karşı cinayet işlemiş, kendi belâma düşmüşüm. Utanmam az; sıkıntım uzun! (Allah'ım!) Mahlukatından seçtiğin, kendin için ayırdığın, yaratıklarından beğendiğin, işin (elçiliğin) için uygun bulduğun kimsenin (Muhammed Mustafa'nın) hakkına ve ona itaati sana itaat, ona muhalefeti sana muhalefet, onu sevmeyi seni sevmek, ona düşmanlık etmeyi sana düşmanlık etmek olarak kabul ettiğin kimsenin (Aliyy-i Murtaza'nın) hakkına, bu günde beni, günahlardan sıyrılarak sana sığınan, tövbe ederek mağfiretini dileyen kimseyi bürüdüğün rahmetinle bürü. Sana itaat edenlerin, katında yakınlık ve mevki sahibi olanların işlerini idare ettiğin gibi, benim de işlerimi idare et. Ahdine vefa edip uğrunda zorluklara katlanan, hoşnutluğunu elde etmek için çalışıp çabalayan kimseye yettiğin gibi, bana da yet. Huzurunda ihmalkâr davrandığım, sınırlarını aşıp hükümlerini çiğnediğim için beni hesaba çekme. Elindeki nimetin bana ulaşmasında senin ortağın olmadığı hâlde, yanındaki hayrı benden esirgeyen (zengin) kimsenin yavaş yavaş helâke doğru ilerlediği gibi, bana mühlet vererek beni yavaş yavaş helâke doğru götürme.
،َﻭَ ﻧَﺒِّﻬْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺭَﻗْﺪَﺓِ ﺍﻟْﻐَﺎﻓِﻠٔﲔَ، ﻭَ ﺳِﻨَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺮِﻓٔﲔَ، ﻭَ ﻧَﻌْﺴَﺔِ ﺍﻟْﻤَﺨْﺬُﻭﻟٔﲔ ﻭَ ﺧُﺬْ …
SSC_0320 · S. 474 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
،َﻭَ ﻧَﺒِّﻬْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺭَﻗْﺪَﺓِ ﺍﻟْﻐَﺎﻓِﻠٔﲔَ، ﻭَ ﺳِﻨَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺮِﻓٔﲔَ، ﻭَ ﻧَﻌْﺴَﺔِ ﺍﻟْﻤَﺨْﺬُﻭﻟٔﲔ ﻭَ ﺧُﺬْ ﺑِﻘَﻠْﺒٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺎ ﺍﺳْﺘَﻌْﻤَﻠْﺖَ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻘَﺎﻧِﺘٔﲔَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﺒَﺪْﺕَ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﺒِّﺪٔﻳﻦَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻨْﻘَﺬْﺕَ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻬَﺎﻭِﻧٔﲔَ، ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎ ﻳُﺒَﺎﻋِﺪُﻧٔﻲ ﻋَﻨْﻚَ، ﻭَ ﻳَﺤُﻮﻝُ ﺑَﻴْﻨٔﻲ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﺣَﻈّٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻳَﺼُﺪﱡﻧٔﻲ ﻋَﻤﱠﺎۤ ﺃُﺣَﺎﻭِﻝُ ﻟَﺪَﻳْﻚَ، ﻭَ ﺳَﻬِّﻞْ ﻟٔﻲ ﻣَﺴْﻠَﻚَ ﺍﻟْﺨَﻴْﺮَﺍﺕِ ﺇﻟَﻴْﻚَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﺴَﺎﺑَـﻘَﺔَ ﺇِﻟَﻴْﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﺣَﻴْﺚُ ﺃَﻣَﺮْﺕَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﺸَﺎﺣﱠﺔَ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﺭَﺩْﺕَ. ﻭَ ﻻَ ﺗَﻤْﺤَﻘْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣَﻦْ ﺗَﻤْﺤَﻖُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺨِﻔّٔﲔَ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﻭْﻋَﺪْﺕَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻬْﻠِﻜْﻨٔﻲ ﻣَﻊَ ﻣَﻦْ ﺗُﻬْﻠِﻚُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﺮِّﺿٔﲔَ ﻟِﻤَﻘْﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺘَﺒِّﺮْﻧٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣَﻦْ ﺗُﺘَﺒِّﺮُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﻨْﺤَﺮِﻓٔﲔَ ﻋَﻦْ ﺳُﺒُﻠِﻚَ، ﻭَ ﻧَﺠِّﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻏَﻤَﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻔِﺘْﻨَﺔِ، ﻭَ ﺧَﻠِّﺼْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻟَﻬَﻮَﺍﺕِ ﺍﻟْﺒَﻠْﻮٰﻱ، ﻭَ ﺃَﺟِﺮْﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﺧْﺬِ ﺍﻹِْﻣْﻼَۤﺀِ، ﻭَ ﺣُﻞْ ﺑَﻴْﻨٔﻲ ﻭَ ﺑَـﻴْﻦَ ﻋَﺪُﻭٍّ ﻳُﻀِﻠﱡﻨٔﻲ، ﻭَ ﻫَﻮﻱً ﻳُﻮﺑِﻘُﻨٔﻲ، ﻭَ ﻣَﻨْﻘَﺼَﺔٍ ﺗَﺮْﻫَﻘُﻨٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻌْﺮِﺽْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺇﻋْﺮَﺍﺽَ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺗَﺮْﺿٰﻲ ﻋَﻨْﻪُ ﺑَﻌْﺪَ ﻏَﻀَﺒِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺆْﻳِﺴْﻨٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﻣَﻞِ ﻓٔﻴﻚَ، ﻓَﻴَﻐْﻠِﺐَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺍﻟْﻘُﻨُﻮﻁُ ﻣِﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻤْﻨَﺤْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﻻَ ﻃَﺎﻗَﺔَ ﻟٔﻲ ﺑِﻪِ، ﻓَﺘَﺒْﻬَﻈَﻨٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎ ﺗُﺤَﻤِّﻠُﻨٔﻴﻪِ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻞِ ﻣَﺤَﺒﱠﺘِﻚَ.
Gafillerin uykusundan, israfkârların uyuklamasından ve kendi hâline terk edilenlerin esneyip durmasından beni …
SSC_0321 · S. 475 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Gafillerin uykusundan, israfkârların uyuklamasından ve kendi hâline terk edilenlerin esneyip durmasından beni uyandır. Kalbimi, tevazu ile sana itaat edenleri, içtenlikle sana kulluk sunanları yönelttiğin işlere yönelt; ihmalkârları kurtardığın işlerden kurtar. Beni, beni senden uzaklaştıracak, senden alacağım payla arama girecek ve katında aradığım şeyden alıkoyacak şeylerden koru. Sana götüren hayırların yolunu, emrettiğin yönden hayırlarda yarışmayı ve istediğin gibi hayırlara düşkün olmayı benim için kolaylaştır. Azap vaadini hafife alanlarla birlikte beni helâk etme. Gazabını talep edenlerle birlikte beni yok etme. Yollarından sapanlarla birlikte beni mahvetme. Saptırıcı fitnelerden, eğlendirici belâlardan beni kurtar ve aniden yakalayıvermek üzere bana mühlet verme. Benimle beni saptıracak düşmanın, helâk edecek tutkunun ve benliğimi bürüyecek hüsranın arasına gir. Gazabından sonra kendisinden razı olmayacağın kimseden yüz çevirdiğin gibi benden yüz çevirme. Sana olan ümidimi boşa çıkarıp da rahmetin hakkında ümitsizliğe düşürme beni. Sevginden kaynaklanan yükümlülüklerden gücümü aşanı bana yükleyip de zor durumda bırakma beni.
َﻭَ ﻻَ ﺗُﺮْﺳِﻠْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻳَﺪِﻙَ ﺇﺭْﺳَﺎﻝَ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺧَﻴْﺮَ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺣَﺎﺟَﺔ ﺑِﻚَ ﺇﻟَﻴْﻪِ، ﻭَﻻَۤ ﺇِﻧَﺎﺑَﺔَ …
SSC_0322 · S. 476 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
َﻭَ ﻻَ ﺗُﺮْﺳِﻠْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻳَﺪِﻙَ ﺇﺭْﺳَﺎﻝَ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺧَﻴْﺮَ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻻَ ﺣَﺎﺟَﺔ ﺑِﻚَ ﺇﻟَﻴْﻪِ، ﻭَﻻَۤ ﺇِﻧَﺎﺑَﺔَ ﻟَﻪُ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺮْﻡِ ﺑٔﻲ ﺭَﻣْﻲَ ﻣَﻦْ ﺳَﻘَﻂَ ﻣِﻦْ ﻋَﻴْﻦِ ﺭِﻋَﺎﻳَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻣَﻦِ ﺍﺷْﺘَﻤَﻞَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟْﺨِﺰْﻱُ ﻣِﻦْ ﻋِﻨْﺪِﻙَ، ﺑَﻞْ ﺧُﺬْ ﺑِﻴَﺪٔﻱ ﻣِﻦْ ﺳَﻘْﻄَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺮَﺩِّﺩٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻭَﻫْﻠَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﺴِّﻔٔﲔَ، ﻭَ ﺯَﻟﱠﺔِ ﺍﻟْﻤَﻐْﺮُﻭﺭٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻭَﺭْﻃَﺔِ ﺍﻟْﻬَﺎﻟِﻜٔﲔَ، ﻭَ ﻋَﺎﻓِﻨٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎ ﺍﺑْﺘَﻠَﻴْﺖَ ﺑِﻪِ ﻃَﺒَﻘَﺎﺕِ ﻋَﺒٔﻴﺪِﻙَ ﻭَ ﺇِﻣَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﺑَﻠِّﻐْﻨٔﻲ ﻣَﺒَﺎﻟِﻎَ ﻣَﻦْ ﻋُﻨٔﻴﺖَ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺃَﻧْﻌَﻤْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺭَﺿٔﻴﺖَ ﻋَﻨْﻪُ، ﻓَﺄَﻋَﺸْﺘَﻪُ ﺣَﻤٔﻴﺪًﺍ، ﻭَ ﺗَﻮَﻓﱠﻴْﺘَﻪُ ﺳَﻌٔﻴﺪًﺍ. ﻭَ ﻃَﻮِّﻗْﻨٔﻲ ﻃَﻮْﻕَ ﺍﻹِْﻗْﻼَﻉِ ﻋَﻤﱠﺎ ﻳُﺤْﺒِﻂُ ﺍﻟْﺤَﺴَﻨَﺎﺕِ، ﻭَ ﻳَﺬْﻫَﺐُ ﺑِﺎﻟْﺒَﺮَﻛَﺎﺕِ، ﻭَ ﺃَﺷْﻌِﺮْ ﻗَﻠْﺒِﻲَ ﺍﻹِْﺯْﺩِﺟَﺎﺭَ ﻋَﻦْ ﻗَﺒَﺎۤﺋِﺢِ ﺍﻟﺴﱠﻴِّﺌَﺎﺕِ، ﻭَ ﻓَﻮَﺍﺿِﺢِ ﺍﻟْﺤَﻮْﺑَﺎﺕِ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺸْﻐَﻠْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﻻَۤ ﺃُﺩْﺭِﻛُﻪُ ﺇﻻﱠ ﺑِﻚَ ﻋَﻤﱠﺎ ﻻَ ﻳُﺮْﺿٔﻴﻚَ ﻋَﻨّٔﻲ ﻏَﻴْﺮُﻩُ، ﻭَﺍﻧْﺰِﻉْ ﻣِﻦْ ﻗَﻠْﺒٔﻲ ﺣُﺐﱠ ﺩُﻧْﻴًﺎ ﺩَﻧِﻴﱠﺔٍ ﺗَﻨْﻬٰﻲ ﻋَﻤﱠﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻭَ ﺗَﺼُﺪﱡ ﻋَﻦِ ﺍﺑْﺘِﻐَﺎۤﺀِ ﺍﻟْﻮَﺳٔﻴﻠَﺔِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺗُﺬْﻫِﻞُ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺘﱠﻘَﺮُﺏِ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﺯَﻳِّﻦَ ﻟِﻲَ ﺍﻟﺘﱠﻔَﺮﱡﺩَ ﺑِﻤُﻨَﺎﺟَﺎﺗِﻚَ ﺑِﺎﻟﻠﱠﻴْﻞِ ﻭَﺍﻟﻨﱠﻬَﺎﺭِ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﻋِﺼْﻤَﺔً ﺗُﺪْﻧٔﻴﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺧَﺸْﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ
Kendisinden hayır umulmayan, kendisine ihtiyaç duyulmayan ve bir daha dönüşü (tövbesi) olmayan kimse gibi …
SSC_0323 · S. 477 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Kendisinden hayır umulmayan, kendisine ihtiyaç duyulmayan ve bir daha dönüşü (tövbesi) olmayan kimse gibi beni elinden salıverme. Gözünden düşen, benliğini horluk bürüyen kimse gibi beni atma. Elimden tutarak alçalanların düştüğü duruma düşmekten, yoldan sapanların duçar olduğu korkuya duçar olmaktan, aldananların sürçtüğü yerlerde sürçmekten ve helâk olanların düştüğü vartaya düşmekten koru beni. Köle ve cariyelerinin (kullarının) çeşitli sınıflarını müptela ettiğin şeylere karşı bağışıklık kazandır bana. Özen gösterdiğin, nimet verdiğin, hoşnut olduğun, övgüyle yaşattığın ve mutlu olarak öldürdüğün kimselerin ulaştığı yerlere ulaştır beni. İyilikleri yok edecek, bereketleri götürecek amellerden uzaklaştır beni. Çirkin kötülüklerden ve rüsva edici günahlardan sakınmayı kalbime ilham eyle. Beni, ancak senin yardımınla elde edebileceğim şeylerle uğraştırarak hoşnutluğunu kazanabileceğim şeylerden alıkoyma. Katındakinden mahrum eden, sana kavuşturacak vesileyi aramaya engel olan ve sana yakınlaşmayı unutturan alçak dünyanın sevgisini kalbimden sök at. Gece ve gündüz seninle baş başa kalıp sana niyaz etmeyi benim için süsle (bu işin güzelliğini benim için aşikâr eyle). Bana, beni azabından korkmaya yaklaştıracak, yasaklarını irtikâp
.ِﺗَﻘْﻄَﻌُﻨٔﻲ ﻋَﻦْ ﺭُﻛُﻮﺏِ ﻣَﺤَﺎﺭِﻣِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻔُﻜﱡﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﺳْﺮِ ﺍﻟْﻌَﻈَﺎۤﺋِﻢ ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟِﻲَ ﺍﻟﺘﱠﻄْﻬٔﲑَ ﻣِﻦْ …
SSC_0324 · S. 478 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
.ِﺗَﻘْﻄَﻌُﻨٔﻲ ﻋَﻦْ ﺭُﻛُﻮﺏِ ﻣَﺤَﺎﺭِﻣِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻔُﻜﱡﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﺳْﺮِ ﺍﻟْﻌَﻈَﺎۤﺋِﻢ ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟِﻲَ ﺍﻟﺘﱠﻄْﻬٔﲑَ ﻣِﻦْ ﺩَﻧَﺲِ ﺍﻟْﻌِﺼْﻴَﺎﻥِ، ﻭَ ﺃَﺫْﻫِﺐْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺩَﺭَﻥَ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ، ﻭَ ﺳَﺮْﺑِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﺴِﺮْﺑَﺎﻝِ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺭَﺩِّﻧٔﻲ ﺭِﺩَﺍۤﺀَ ﻣُﻌَﺎﻓَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﺟَﻠِّﻠْﻨٔﻲ ﺳَﻮَﺍﺑِﻎَ ﻧَﻌْﻤَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﻇَﺎﻫِﺮْ ﻟَﺪَﻱﱠ ﻓَﻀْﻠَﻚَ ﻭَ ﻃَﻮْﻟَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻳِّﺪْﻧٔﻲ ﺑِﺘَﻮْﻓٔﻴﻘِﻚَ ﻭَ ﺗَﺴْﺪٔﻳﺪِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻋِﻨّٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﺻَﺎﻟِﺢِ ﺍﻟﻨِّﻴﱠﺔِ ﻭَ ﻣَﺮْﺿِﻲِّ ﺍﻟْﻘَﻮْﻝِ ﻭَ ﻣُﺴْﺘَﺤْﺴَﻦِ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ. ﻭَ ﻻَ ﺗَﻜِﻠْﻨٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺣَﻮْﻟٔﻲ ﻭَ ﻗُﻮﱠﺗٔﻲ ﺩُﻭﻥَ ﺣَﻮْﻟِﻚَ ﻭَ ﻗُﻮﱠﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺨْﺰِﻧٔﻲ ﻳَﻮْﻡَ ﺗَﺒْﻌَﺜُﻨٔﻲ ﻟِﻠِﻘَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻔْﻀَﺤْﻨٔﻲ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻱْ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎِﺋﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻨْﺴِﻨٔﻲ ﺫِﻛْﺮَﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺬْﻫِﺐْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺷُﻜْﺮَﻙَ، ﺑَﻞْ ﺃَﻟْﺰِﻣْﻨٔﻴﻪِ ﻓٔﻲ ﺃَﺣْﻮَﺍﻝِ ﺍﻟﺴﱠﻬْﻮِ ﻋِﻨْﺪَ ﻏَﻔَﻼَﺕِ ﺍﻟْﺠَﺎﻫِﻠٔـﲔَ ﻵِﻻَۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻭْﺯِﻋْﻨٔﻲ ﺃَﻥْ ﺃُﺛْﻨِﻲَ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﻭْﻟَﻴْﺘَﻨٔﻴﻪِ، ﻭَ ﺃَﻋْﺘَﺮِﻑَ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃَﺳْﺪَﻳْﺘَﻪُ ﺇﻟَﻲﱠ . ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺭَﻏْﺒَﺘٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓَﻮْﻕَ ﺭَﻏْﺒَﺔِ ﺍﻟْﺮﱠﺍﻏِﺒٔﲔَ، ﻭَ ﺣَﻤْﺪٔﻱ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ ﻓَﻮْﻕَ ﺣَﻤْﺪِ ﺍﻟْﺤَﺎﻣِﺪٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺨْﺬُﻟْﻨٔﻲ ﻋِﻨْﺪَ ﻓَﺎﻗَﺘٔﻲ ﺇﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻬْﻠِﻜْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ etmekten alıkoyacak ve büyük günahların esaretinden kurtaracak bir koruyucu güç ver.
Beni, sana karşı gelme pisliğinden temizle; suçlar pasını benden gider; afiyet gömleğini eğnime giydir;
SSC_0325 · S. 478 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Beni, sana karşı gelme pisliğinden temizle; suçlar pasını benden gider; afiyet gömleğini eğnime giydir; bağışıklık ridasını üzerime çek; bol nimetlerinle beni bürü ve lütuf ve fazlını benim için aşikâr eyle. İşlerimi yoluna koyarak, yönümü doğrultarak bana yardımcı ol. Beni iyi niyetli olmaya, beğenilen sözler söylemeye ve güzel işler yapmaya muvaffak eyle. Senin gücün ve kudretin olmaksızın hiçbir şey yapamayacağımdan, beni kendi gücüm ve kudretimle baş başa bırakma. Huzuruna çıkmak için diriltileceğim gün beni utandırma. Dostlarının önünde beni rüsva etme. Seni anmayı unutturma bana. Sana şükretmeyi alma benden. Yanılma zamanlarında, nimetlerine cahil olanlar gafletteyken, şükründen ayırma beni. Verdiğin nimetlere karşı seni övmeyi, yaptığın iyilikleri itiraf etmeyi ilham et bana. Sana olan rağbetimi rağbet edenlerin rağbetinin ve sana yönelik hamdımı hamdedenlerin hamdının üstünde kıl. Sana ihtiyaç duyduğum zamanlarda beni yardımsız bırakma. (İyi olduğunu zannederek) Sana
ﺃَﺳْﺪَﻳْﺘُﻪُ ﺇﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﺒَﻬْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺟَﺒَﻬْﺖَ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻤُﻌَﺎﻧِﺪٔﻳﻦَ ﻟَﻚَ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻟَﻚَ ﻣُﺴَﻠِّﻢٌ، …
SSC_0326 · S. 480 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
ﺃَﺳْﺪَﻳْﺘُﻪُ ﺇﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﺒَﻬْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺟَﺒَﻬْﺖَ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻤُﻌَﺎﻧِﺪٔﻳﻦَ ﻟَﻚَ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻟَﻚَ ﻣُﺴَﻠِّﻢٌ، ﺃَﻋْﻠَﻢُ ﺃَﻥﱠ ﺍﻟْﺤُﺠﱠﺔَ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧﱠﻚَ ﺃَﻭْﻟٰﻲ ﺑِﺎﻟْﻔَﻀْﻞِ، ﻭَ ﺃَﻋْﻮَﺩُ ﺑِﺎﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ، ﻭَ ﺃَﻫْﻞُ ﺍﻟﺘﱠﻘْﻮَﻱ، ﻭَ ﺃَﻫْﻞُ ﺍﻟْﻤَﻐْﻔِﺮَﺓِ، ﻭَ ﺃَﻧﱠﻚَ ﺑِﺄَﻥْ ﺗَﻌْﻔُﻮَ ﺃَﻭْﻟٰﻲ ﻣِﻨْﻚَ ﺑِﺄَﻥْ ﺗُﻌَﺎﻗِﺐَ، ﻭَ ﺃَﻧﱠﻚَ ﺑِﺄَﻥْ ﺗَﺴْﺘُﺮَ ﺃَﻗْﺮَﺏُ ﻣِﻨْﻚَ ﺇِﻟٰﻲ ﺃﻥْ ﺗَﺸْﻬَﺮَ. ﻓَﺄَﺣْﻴِﻨٔﻲ ﺣَﻴَﺎﺓً ﻃَﻴِّﺒَﺔً ﺗَﻨْﺘَﻈِﻢُ ﺑِﻤَﺎۤ ﺃُﺭٔﻳﺪُ، ﻭَ ﺗَﺒْﻠُﻎُ ﻣَﺎۤ ﺃُﺣِﺐﱡ ﻣِﻦْ ﺣَﻴْﺚُ ﻻَ ﺁﺗٔﻲ ﻣَﺎ ﺗَﻜْﺮَﻩُ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺭْﺗَﻜِﺐُ ﻣَﺎ ﻧَﻬَﻴْﺖَ ﻋَﻨْﻪُ، ﻭَ ﺃَﻣِﺘْﻨٔﻲ ﻣٔﻴﺘَﺔَ ﻣَﻦْ ﻳَﺴْﻌٰﻲ ﻧُﻮﺭُﻩُ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻪِ ﻭَ ﻋَﻦْ ﻳِﻤٔﻴِﻨﻪِ، ﻭَ ﺫَﻟِّﻠْﻨٔﻲ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ، ﻭَ ﺃَﻋِﺰﱠﻧٔﻲ ﻋِﻨْﺪَ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﺿَﻌْﻨٔﻲ ﺇِﺫَﺍ ﺧَﻠَﻮْﺕُ ﺑِﻚَ، ﻭَﺍﺭْﻓَﻌْﻨٔﻲ ﺑَﻴْﻦَ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ، ﻭَ ﺃَﻏْﻨِﻨٔﻲ ﻋَﻤﱠﻦْ ﻫُﻮَ ﻏَﻨِﻲﱞ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺯِﺩْﻧٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻓَﺎﻗَﺔً ﻭَ ﻓَﻘْﺮًﺍ، ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﺷَﻤَﺎﺗَﺔِ ﺍﻷَْﻋْﺪَﺍۤﺀِ، ﻭَ ﻣِﻦْ ﺣُﻠُﻮﻝِ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀِ، ﻭَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺬﱡﻝِّ ﻭَﺍﻟْﻌَﻨَﺎۤﺀِ، ﺗَﻐَﻤﱠﺪْﻧٔﻲ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺍﻃﱠﻠَﻌْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻣِﻨّٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﺘَﻐَﻤﱠﺪُ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻘَﺎﺩِﺭُ ْﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺒَﻄْﺶِ ﻟَﻮْﻻَ ﺣِﻠْﻤُﻪُ، ﻭَﺍﻵْﺧِﺬُ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺠَﺮٔﻳﺮَﺓِ ﻟَﻮْﻻَۤ ﺃَﻧَﺎﺗُﻪُ. ﻭَ ﺇﺫَﺍۤ ﺃَﺭَﺩْﺕَ ﺑِﻘَﻮْﻡٍ ﻓِﺘْﻨَﺔً ﺃَﻭْ ﺳُﻮﺀً ﻓَﻨَﺠِّﻨٔﻲ ﻣِﻨْﻬَﺎ ﻟِﻮَﺍﺫًﺍ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﺇﺫْ ﻟَﻢ sunduğum amellerim sebebiyle beni helâk etme.
Sana inat edenleri, alınlarına vurarak geri çevirdiğin gibi beni geri çevirme.
SSC_0327 · S. 480 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Sana inat edenleri, alınlarına vurarak geri çevirdiğin gibi beni geri çevirme. Çünkü ben, (onların aksine) sana teslim olmuşum ve biliyorum ki, elinde aleyhime kanıtlar olduğu hâlde, lütufta bulunmaya daha lâyık, ihsan etmeye daha alışık, takva ve mağfiret ehli, affetmeye cezalandırmaktan daha lâyık ve (suçları) örtmeye (onları) açmaktan daha yakınsın. Şu hâlde bana, istediğimi elde edebileceğim, sevdiğime kavuşabileceğim, hoşlanmadığını yapmayacağım ve sakındırdığına yaklaşmayacağım tertemiz bir hayat ver. Ölümümü ise, nuru önünde ve sağında giden kimsenin ölümü gibi kıl. Senin önünde zelil, yaratıklarının yanında aziz kıl beni. Seninle baş başa kaldığım zaman beni alçalt; kullarının arasında yücelt. Beni, bana muhtaç olmayan kimseye muhtaç etme; sana muhtaçlığımı artır. Beni, düşmanlarımı sevindirecek duruma düşmekten, belâya duçar olmaktan, zillet ve zahmetten koru. Benden bildiğin kötülükleri, hilmi olmasaydı yakalamaya gücü yeten, teennisi olmasaydı hemen cezalandırabilecek durumda olan biri gibi, rahmetinle ört. Bir kavme bir fitne veya bir kötülük dilediğin zaman, sana sığınmamı sağlayarak, beni ondan kurtar. Beni
،َﺗُﻘِﻤْﻨٔﻲ ﻣَﻘَﺎﻡَ ﻓَﻀٔﻴﺤَﺔٍ ﻓٔﻲ ﺩُﻧْﻴَﺎﻙَ ﻓَﻼَ ﺗُﻘِﻤْﻨٔﻲ ﻣِﺜْﻠَﻪُ ﻓٔﻲ ﺁﺧِﺮَﺗِﻚ ﻭَﺍﺷْﻔَﻊْ ﻟٔﻲ ﺃَﻭَﺍۤﺋِﻞَ …
SSC_0328 · S. 482 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
،َﺗُﻘِﻤْﻨٔﻲ ﻣَﻘَﺎﻡَ ﻓَﻀٔﻴﺤَﺔٍ ﻓٔﻲ ﺩُﻧْﻴَﺎﻙَ ﻓَﻼَ ﺗُﻘِﻤْﻨٔﻲ ﻣِﺜْﻠَﻪُ ﻓٔﻲ ﺁﺧِﺮَﺗِﻚ ﻭَﺍﺷْﻔَﻊْ ﻟٔﻲ ﺃَﻭَﺍۤﺋِﻞَ ﻣِﻨَﻨِﻚَ ﺑِﺄَﻭَﺍﺧِﺮِﻫَﺎ، ﻭَ ﻗَﺪٔﱘَ ﻓَﻮَﺍۤﺋِﺪِﻙَ ﺑِﺤَﻮَﺍﺩِﺛِﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻤْﺪُﺩْ ﻟٔﻲ ﻣَﺪًّﺍ ﻳَﻘْﺴُﻮ ﻣَﻌَﻪُ ﻗَﻠْﺒٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻘْﺮَﻋْﻨٔﻲ ﻗَﺎﺭِﻋَﺔً ﻳَﺬْﻫَﺐُ ﻟَﻬَﺎ ﺑَﻬَﺎۤﺋٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺴُﻤْﻨٔﻲ ﺧَﺴٔﻴﺴَﺔً ﻳَﺼْﻐُﺮُ ﻟَﻬَﺎ ﻗَﺪْﺭٔﻱ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﻘٔﻴﺼَﺔً ﻳُﺠْﻬَﻞُ ﻣِﻦْ ﺃَﺟْﻠِﻬَﺎ ﻣَﻜَﺎﻧٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺮُﻋْﻨٔﻲ ﺭَﻭْﻋَﺔً ﺃُﺑْﻠِﺲُ ﺑِﻬَﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺧٔﻴﻔﺔً ﺃُﻭﺟِﺲُ ﺩُﻭﻧَﻬَﺎ. ﺍِﺟْﻌَﻞْ ﻫَﻴْﺒَﺘٔﻲ ﻓٔﻲ ﻭَﻋٔﻴﺪِﻙَ، ﻭَ ﺣَﺬَﺭٔﻱ ﻣِﻦْ ﺇِﻋْﺬَﺍﺭِﻙَ ﻭَ ﺇِﻧْﺬَﺍﺭِﻙَ، ﻭَ ﺭَﻫْﺒَﺘٔﻲ ﻋِﻨْﺪَ ﺗِﻼَﻭَﺓِ ﺁﻳَﺎﺗِﻚَ، ﻭَﺍﻋْﻤُﺮْ ﻟَﻴْﻠٔﻲ ﺑِﺈٔﻳﻘَﺎﻇٔﻲ ﻓٔﻴﻪِ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩَﺗِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻔَﺮﱡﺩٔﻱ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻬَﺠﱡﺪِ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﺗَﺠَﺮﱡﺩٔﻱ ﺑِﺴُﻜُﻮﻧٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺇِﻧْﺰَﺍﻝِ ﺣَﻮَﺍۤﺋِﺠٔﻲ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﻣُﻨَﺎﺯَﻟَﺘٔﻲ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ ﻓٔﻲ ﻓَﻜَﺎﻙِ ﺭَﻗَﺒَﺘٔﻲ ﻣِﻦْ ﻧَﺎﺭِﻙَ، ﻭَ ﺇِﺟَﺎﺭَﺗٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎ ﻓٔﻴﻪِ ﺃَﻫْﻠُﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﻋَﺬَﺍﺑِﻚَ. ﻭَ ﻻَ ﺗَﺬَﺭْﻧٔﻲ ﻓٔﻲ ﻃُﻐْﻴَﺎﻧٔﻲ ﻋَﺎﻣِﻬًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻓٔﻲ ﻏَﻤْﺮَﺗٔﻲ ﺳَﺎﻫِﻴًﺎ ﺣَﺘٕﻲ َﺣٔﲔٍ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻋِﻈَﺔً ﻟِﻤَﻦِ ﺍﺗﱠﻌَﻆَ، ﻭَ ﻻَ ﻧَﻜَﺎﻻً ﻟِﻤَﻦِ ﺍﻋْﺘَﺒَﺮَ، ﻭَ ﻻَ ﻓِﺘْﻨَﺔً ﻟِﻤَﻦ ﻧَﻈَﺮَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﻤْﻜُﺮْ ﺑٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣَﻦْ ﺗَﻤْﻜُﺮُ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﻻ sahibi olduğun dünyada rüsva etmediğin gibi, maliki olduğun ahirette de o duruma düşürme.
Verdiğin nimetlerin başlarını sonlarıyla, dokundurduğun yararların eskilerini yenileriyle destekleyerek bana …
SSC_0329 · S. 482 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Verdiğin nimetlerin başlarını sonlarıyla, dokundurduğun yararların eskilerini yenileriyle destekleyerek bana lütufta bulun. Yüreğimin taşlaşmasına sebep olacak bir mühlet verme bana. Güzelliğimi götürecek bir musibet indirme bana. Kadrimi küçültecek bir hakirliğe düşürme beni. Değerimin bilinmemesine sebep olacak bir eksiklik verme bana. Ümidimi yitirmeme yol açacak, yüreğimde hissedeceğim bir korkuyla korkutma beni. Azap vaadinden korkmamı, mühlet vermen ve korkutmandan sakınmamı ve ayetlerini tilâvet ederken korkundan titrememi sağla. Gecemi sana ibadet etmek için beni uyandırmakla, yalnızlığımı geceleri senin için uyanık kalıp namaz kılmakla, bir başıma kalışımı seninle huzur bulmak, ihtiyaçlarımı sana açmak, ateşten kurtuluşumu dilemek ve azabından sana sığınmakla mamur kıl. Bir süreye (ölüm vaktine) kadar taşkınlığımda bocalayıp durmama, gaflet içerisinde sapıklığımı sürdürüp gitmeme müsaade etme. Beni, öğüt kabul edenler için öğüt, ibret alanlar için ibret ve bakanlar için fitne vesilesi kılma. (Hilelerine karşı) Kendilerine hile yaptığın kimseler arasında bana hile yapma.
، ﺗَﺴْﺘَﺒْﺪِﻝْ ﺑٔﻲ ﻏَﻴْﺮٔﻱ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻐَﻴِّﺮْ ﻟٔﻲ ﺇِﺳْﻤًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺒَﺪِّﻝْ ﻟٔﻲ ﺟِﺴْﻤًﺎ ﻭَ ﻻَ ﺗَﺘﱠﺨِﺬْﻧٔﻲ …
SSC_0330 · S. 484 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
، ﺗَﺴْﺘَﺒْﺪِﻝْ ﺑٔﻲ ﻏَﻴْﺮٔﻱ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻐَﻴِّﺮْ ﻟٔﻲ ﺇِﺳْﻤًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺒَﺪِّﻝْ ﻟٔﻲ ﺟِﺴْﻤًﺎ ﻭَ ﻻَ ﺗَﺘﱠﺨِﺬْﻧٔﻲ ﻫُﺰُﻭًﺍ ﻟِﺨَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺳُﺨْﺮِﻳًّﺎ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺒَﻌًﺎ ﺇﻻﱠ ﻟِﻤَﺮْﺿَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﻤْﺘَﻬَﻨًﺎ ﺇِﻻﱠ ﺑِﺎﻹِْﻧْﺘِﻘَﺎﻡِ ﻟَﻚَ. ﻭَ ﺃَﻭْﺟِﺪْﻧٔﻲ ﺑَﺮْﺩَ ﻋَﻔْﻮِﻙَ، ﻭ ﺣَﻼَﻭَﺓَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻭَ ﺭَﻭْﺣِﻚَ ﻭَ ﺭَﻳْﺤَﺎﻧِﻚَ ﻭَ ﺟَﻨﱠﺔِ ﻧَﻌٔﻴﻤِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺫِﻗْﻨٔﻲ ﻃَﻌْﻢَ ﺍﻟْﻔَﺮَﺍﻍِ ﻟِﻤَﺎ ﺗُﺤِﺐﱡ ﺑِﺴَﻌَﺔٍ ﻣِﻦْ ﺳَﻌَﺘِﻚَ، ﻭَﺍﻹِْﺟْﺘِﻬَﺎﺩِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻳُﺰْﻟِﻒُ ﻟَﺪَﻳْﻚَ ﻭَ ﻋِﻨْﺪَﻙ، ﻭَ ﺃَﺗْﺤِﻔْﻨٔﻲ ﺑِﺘُﺤْﻔَﺔٍ ﻣِﻦْ ﺗُﺤَﻔَﺎﺗِﻚَ. ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺗِﺠَﺎﺭَﺗٔﻲ ﺭَﺍﺑِﺤَﺔً، ﻭَ ﻛَﺮﱠﺗٔﻲ ﻏَﻴْﺮَ ﺧَﺎﺳِﺮَﺓٍ، ﻭَ ﺃَﺧِﻔْﻨٔﻲ ﻣَﻘَﺎﻣَﻚَ، ﻭَ ﺷَﻮِّﻗْﻨٔﻲ ﻟِﻘَﺎۤﺀَﻙَ، ﻭَ ﺗُﺐْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺗَﻮْﺑَﺔً ﻧَﺼُﻮﺣًﺎ ﻻَ ﺗُﺒْﻖِ ﻣَﻌَﻬَﺎ ﺫُﻧُﻮﺑًﺎ ﺻِﻐٔﲑَﺓً ﻭَ ﻻَ ﻛَﺒٔﲑَﺓً، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺬَﺭْ ﻣَﻌَﻬَﺎ ﻋَﻼَﻧِﻴَﺔً ﻭَ ﻻَ ﺳَﺮٔﻳﺮَﺓً. ﻭَﺍﻧْﺰَﻉِ ﺍﻟْﻐِﻞﱠ ﻣِﻦْ ﺻَﺪْﺭٔﻱ ﻟِﻠْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ، ﻭَﺍﻋْﻄِﻒْ ﺑِﻘَﻠْﺒٔﻲ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟْﺨَﺎﺷِﻌٔﲔَ، ﻭَ ﻛُﻦْ ﻟٔﻲ ﻛَﻤَﺎ ﺗَﻜُﻮﻥُ ﻟِﻠﺼﱠﺎﻟِﺤٔﲔَ، ﻭَ ﺣَﻠِّﻨٔﻲ ﺣِﻠْﻴَﺔَ ﺍﻟْﻤُﺘﱠﻘٔﲔَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟٔﻲ ﻟِﺴَﺎﻥَ ﺻِﺪْﻕٍ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻐَﺎﺑِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﺫِﻛْﺮًﺍ ﻧﺎﻣِﻴًﺎ ﻓِﻲ ﺍﻵﺧِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻭَﺍﻑِ ﺑٔﻲ ﻋَﺮْﺻَﺔَ ﺍﻷَْﻭﱠﻟٔﲔَ.
Beni başkasıyla değiştirme. İsmimde bir değişiklik yapma. Cismimi değişime uğratma.
SSC_0331 · S. 485 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Beni başkasıyla değiştirme. İsmimde bir değişiklik yapma. Cismimi değişime uğratma. Beni, halkın gözünde gülünç duruma düşürme; kendin için alay konusu edinme; hoşnutluğundan başkasına uymaz ve senin için öç almaktan başka bir şey için zorluklara katlanmaz kıl. Affının serinliğini; rahmetinin, merhametinin, katından olan rahatlığın ve nimetlerle dolu cennetinin tatlılığını bana hissettir. Bol lütfunla tüm zamanımı senin sevdiğin işlere ayırmanın ve var gücümle beni sana yaklaştıracak şeyler için çalışmanın tadını tattır bana. Ve bana, armağanlarından bir armağan ihsan et. Ticaretimi kârlı, dönüşümü zararsız kıl. Makamından korkut beni. Seninle görüşmeye müştak kıl beni. Küçük büyük, açık gizli hiçbir günah bırakmayacak halis bir tövbeyle bana dön (tövbemi kabul ederek tüm günahlarımı bağışla). Müminlere karşı kin beslemeyi gönlümden sök at. Sana karşı mütevazı olanlara kalbimi şefkatli kıl. İyilere nasılsan, bana da öyle ol. Takvalıların süsüyle süsle beni. Gelecekler arasında benim için doğru bir dil (güzel bir ad), sonlar arasında büyüyüp gelişen bir anı bırak ve beni ilklerle aynı sahada buluştur.
ْﻭَ ﺗَﻤِّﻢْ ﺳُﺒُﻮﻍَ ﻧِﻌْﻤَﺘِﻚَ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﻇَﺎﻫِﺮْ ﻛَﺮَﺍﻣَﺎﺗِﻬَﺎ ﻟَﺪَﻱﱠ .
SSC_0332 · S. 486 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
ْﻭَ ﺗَﻤِّﻢْ ﺳُﺒُﻮﻍَ ﻧِﻌْﻤَﺘِﻚَ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﻇَﺎﻫِﺮْ ﻛَﺮَﺍﻣَﺎﺗِﻬَﺎ ﻟَﺪَﻱﱠ . ﺍِﻣْﻸْ ﻣِﻦ ﻓَﻮَﺍۤﺋِﺪِﻙَ ﻳَﺪٔﻱ، ﻭَ ﺳُﻖْ ﻛَﺮَﺍۤﺋِﻢَ ﻣَﻮَﺍﻫِﺒِﻚَ ﺇِﻟَﻲﱠ ، ﻭَ ﺟَﺎﻭِﺭْ ﺑِﻲَ ﺍﻷَْﻃْﻴَﺒٔﲔَ ﻣِﻦْ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺂﺋِﻚَ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺠِﻨَﺎﻥِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺯَﻳﱠﻨْﺘَﻬَﺎ ﻷَِﺻْﻔِﻴَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﺟَﻠِّﻠْﻨٔﻲ ﺷَﺮَﺍۤﺋِﻒَ ﻧِﺤَﻠِﻚَ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻤَﻘَﺎﻣَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﻌَﺪﱠﺓِ ﻷَِﺣِﺒﱠﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟٔﻲ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﻣَﻘٔﻴﻼً ﺁﻭٔﻱ ﺇِﻟَﻴْﻪِ ﻣُﻄْﻤَﺌِﻨًّﺎ، ﻭَ ﻣَﺜﺎﺑَﺔً ﺃَﺗَﺒَﻮﱠﺃُﻫَﺎ ﻭَ ﺃَﻗَﺮﱡ ﻋَﻴْﻨًﺎ. ﻭَ ﻻَ ﺗُﻘَﺎﻳِﺴْﻨٔﻲ ﺑِﻌَﻈٔﻴﻤَﺎﺕِ ﺍﻟْﺠَﺮَﺍۤﺋِﺮِ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻬْﻠِﻜْﻨٔﻲ ﻳَﻮْﻡَ ﺗُﺒْﻠَﻲ ﺍﻟﺴﱠﺮَﺍۤﺋِﺮُ، ﻭَ ﺃَﺯِﻝْ ﻋَﻨّٔﻲ ﻛُﻞﱠ ﺷَﻚٍّ ﻭَ ﺷُﺒْﻬَﺔٍ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻟٔﻲ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺤَﻖِّ ﻃَﺮٔﻳﻘًﺎ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺭَﺣْﻤَﺔٍ، ﻭ ﺃَﺟْﺰِﻝْ ﻟٔﻲ ﻗِﺴَﻢَ ﺍﻟْﻤَﻮَﺍﻫِﺐِ ﻣِﻦْ ﻧَﻮَﺍﻟِﻚَ، ﻭَ ﻭَﻓِّﺮْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺣُﻈُﻮﻅَ ﺍﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ ﻣِﻦْ ﺇﻓْﻀَﺎﻟِﻚَ. ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻗَﻠْﺒٔﻲ ﻭَﺍﺛِﻘًﺎ ﺑِﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻭَ ﻫَﻤّٔﻲ ﻣُﺴْﺘَﻔْﺮَﻏًﺎ ﻟِﻤَﺎ ﻫُﻮَ ﻟَﻚَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺗَﺴْﺘَﻌْﻤِﻞُ ﺑِﻪِ ﺧَﺎﻟِﺼَﺘَﻚَ، ﻭَ ﺃَﺷْﺮِﺏْ ﻗَﻠْﺒٔﻲ ﻋِﻨْﺪَ ﺫُﻫُﻮﻝِ ﺍﻟﻌُﻘُﻮﻝِ ﻃَﺎﻋَﺘَﻚَ. ْﻭَﺍﺟْﻤَﻊْ ﻟِﻲَ ﺍﻟْﻐِﻨٰﻲ ﻭَﺍﻟْﻌَﻔَﺎﻑَ، ﻭَﺍﻟﺪﱠﻋَﺔَ ﻭَﺍﻟْﻤُﻌَﺎﻓَﺎﺓَ، ﻭَﺍﻟﺼِّﺤﱠﺔَ ﻭَﺍﻟﺴﱠﻌَﺔَ، ﻭَﺍﻟﻄﱡﻤَﺄْﻧٔﻴﻨَﺔَ ﻭَﺍﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔَ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺤْﺒِﻂْ ﺣَﺴَﻨَﺎﺗٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﺸُﻮﺑُﻬَﺎ ﻣِﻦ
Bol nimetlerini benim için tamamla. En değerli nimetlerini bana aşikâr eyle.
SSC_0333 · S. 487–488 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
İmam Zeynelabidin
Bol nimetlerini benim için tamamla. En değerli nimetlerini bana aşikâr eyle. Ellerimi katından gelen yararlarla doldur. En değerli bağışlarını bana doğru sevk et. Seçkin kulların için süslediğin cennetlerinde beni temiz dostlarına komşu eyle. Sevdiklerin için hazırlanmış olan yüksek yerlerde kıymetli armağanlarınla beni bürü. Kendi katında benim için, güvenle sığınabileceğim bir sığınak, yerleşebileceğim ve gözümün aydınlanmasına sebep olacak bir mekân ver. Büyük suçlarıma kıyasla bana muamele etme. Gizli sırların ortaya çıkacağı gün beni helâk etme. Her türlü şek ve şüpheyi benden gider. Hak yolda her rahmetten bir kapı aç yüzüme. Bağışlarından olan payımı çok, ihsan ve fazlından olan nasibimi bol eyle. Kalbimi katındakine güvenir kıl. Çabamı senin için olana ayır. Halis kullarına yaptırdığın şeyleri bana yaptır. Akıllar gaflette olduğu zaman kalbime sana itaat etmenin sevgisini içir. Zenginlik ve afifliği, refah ve sağlığı, rahatlık ve bolluğu, güven ve afiyeti bana birlikte ver. İyi işlerimi, onlara karışmış olan günahlar sebebiyle boşa çıkarma. َﻣَﻌْﺼِﻴَﺘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺧَﻠَﻮَﺍﺗٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﻌْﺮِﺽُ ﻟٔﻲ ﻣِﻦْ ﻧَﺰَﻏَﺎﺕِ ﻓِﺘْﻨَﺘِﻚَ، ﻭ ﺻُﻦْ ﻭَﺟْﻬٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟﻄﱠﻠَﺐِ ﺇِﻟٰﻲ ﺃَﺣَﺪٍ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ، ﻭَ ﺫُﺑﱠﻨٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﺘِﻤَﺎﺱِ ﻣَﺎ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻔَﺎﺳِﻘٔﲔَ. ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻟِﻠﻈﱠﺎﻟِﻤٔﲔَ ﻇَﻬٔﲑًﺍ، ﻭَ ﻻَ ﻟَﻬُﻢْ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺤْﻮِ ﻛِﺘَﺎﺑِﻚَ ﻳَﺪًﺍ ﻭَ ﻧَﺼٔﲑًﺍ، ﻭَ ﺣُﻄْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺣَﻴْﺚُ ﻻَۤ ﺃَﻋْﻠَﻢُ ﺣِﻴَﺎﻃَﺔً ﺗَﻘٔﻴﻨٔﻲ ﺑِﻬَﺎ. ﻭَﺍﻓْﺘَﺢْ ﻟٔﻲ ﺃَﺑْﻮَﺍﺏَ ﺗَﻮْﺑَﺘِﻚَ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻭَ ﺭَﺃْﻓَﺘِﻚَ ﻭَ ﺭِﺯْﻗِﻚَ ﺍﻟْﻮَﺍﺳِﻊِ، ﺇِﻧّٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺮﱠﺍﻏِﺒٔﲔَ، ﻭَ ﺃَﺗْﻤِﻢْ ﻟٔﻲ ﺇِﻧْﻌَﺎﻣَﻚَ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺧَﻴْﺮُ ﺍﻟْﻤُﻨْﻌِﻤٔﲔَ. ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺑﺎﻗِﻲَ ﻋُﻤْﺮٔﻱ ﻓِﻲ ﺍﻟْﺤَﺞِّ ﻭَﺍﻟْﻌُﻤْﺮَﺓِ ﺍﺑْﺘِﻐَﺎۤﺀَ ﻭَﺟْﻬِﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ. ﻭَ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﺍﻟﻄﱠﻴِّﺒٔﲔَ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَﺍﻟﺴﱠﻼَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺃَﺑَﺪَ ﺍﻵﺑِﺪٔﻳﻦَ.
Yalnız kaldığım zamanları deneme dürtüleriyle harap etme.
SSC_0334 · S. 489–490 · Arefe Günü Okuduğu Dua (47)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Yalnız kaldığım zamanları deneme dürtüleriyle harap etme. Âlemlerden kimseye ağız açtırmayarak yüzümün suyunu koru. Fasıkların yanında olanı istememe engel ol. Beni zalimlerin destekçisi, Kitabını yok etmek üzere onların yardımcısı kılma. Bilmediğim bir yönden koruyucu bir kuşatmayla kuşat beni. Tövbe, rahmet, şefkat ve bol rızkının kapılarını bana aç; hiç kuşkusuz, ben, sana yönelenlerdenim. Ve benim hakkımda nimet vermeni tamamla; hiç kuşku yok, sen, nimet verenlerin en iyisisin. Ömrümün geri kalanını, rızanı kazanmak için hac ve umrede geçirmemi kararlaştır, ey âlemlerin Rabbi! Allah, Muhammed'e ve onun tertemiz Âline salât eylesin. Ve sonsuza kadar ona (Muhammed'e) ve onlara (Âline) selâm olsun. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٨٤ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻷَْﺿْﺤٰﻰ ﻭَ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻟْﺠُﻤُﻌَﺔِ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻫٰﺬَﺍ ﻳَﻮْﻡٌ ﻣُﺒَﺎﺭَﻙٌ ﻣَﻴْﻤُﻮﻥٌ، ﻭَﺍﻟْﻤُﺴْﻠِﻤُﻮﻥَ ﻓٔﻴﻪِ ﻣُﺠْﺘَﻤِﻌُﻮﻥَ ﻓٔﻲ ﺃَﻗْﻄَﺎﺭِ ﺃَﺭْﺿِﻚَ، ﻳَﺸْﻬَﺪُ ﺍﻟﺴﱠﺎۤﺋِﻞُ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻭَﺍﻟﻄﱠﺎﻟِﺐُ ﻭَﺍﻟﺮﱠﺍﻏِﺐُ ﻭَﺍﻟﺮﱠﺍﻫِﺐُ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﻨﱠﺎﻇِﺮُ ﻓٔﻲ ﺣَﻮَﺍۤﺋِﺠِﻬِﻢْ، ﻓَﺄَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺑِﺠُﻮﺩِﻙَ ﻭَ ﻛَﺮَﻣِﻚَ، ﻭَ ﻫَﻮَﺍﻥِ ﻣَﺎ ﺳَﺄَﻟْﺘُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﺃَﻥْ ﺗُﺼَﻠِّﻲَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ. ﻭَ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﺭَﺑﱠــﻨَﺎ ﺑِﺄَﻥﱠ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﻤُﻠْﻚَ ﻭَ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪَ، ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺤَﻠٔﻴﻢُ ﺍﻟْﻜَﺮٔﱘُ، ﺍﻟْﺤَﻨﱠﺎﻥُ ﺍﻟْﻤَﻨﱠﺎﻥُ، ﺫُﻭ ﺍﻟْﺠَﻼَﻝِ ﻭَﺍﻹِْﻛْﺮَﺍﻡِ، ﺑَﺪٔﻳﻊُ ﺍﻟﺴﱠﻤَﺎﻭَﺍﺕِ ﻭَﺍﻷَْﺭْﺽِ، ﻣَﻬْﻤَﺎ ﻗَﺴَﻤْﺖَ ﺑَﻴْﻦَ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ ﻣِﻦْ ﺧَﻴْﺮٍ ﺃَﻭْ ﻋَﺎﻓِﻴَﺔٍ، ﺃَﻭْ ﺑَﺮَﻛَﺔٍ ﺃَﻭْ ﻫُﺪﻱً، ﺃَﻭْ ﻋَﻤَﻞٍ ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﺃَﻭْ ﺧَﻴْﺮٍ ﺗَﻤُﻦﱡ ﺑِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ، ﺗَﻬْﺪٔﻳﻬِﻢْ ﺑِﻪِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﺃَﻭْ ﺗَﺮْﻓَﻊُ ﻟَﻬُﻢْ ﻋِﻨْﺪﻙَ ﺩَﺭَﺟَﺔً، ﺃَﻭْ ﺗُﻌْﻄٔﻴﻬِﻢْ

Kurban Bayramı Günü (48)

Günü Okuduğu Dua Allah'ım! Bu, kutlu ve mübarek bir gündür.
SSC_0335 · S. 491 · Kurban Bayramı Günü (48)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Günü Okuduğu Dua Allah'ım! Bu, kutlu ve mübarek bir gündür. Yeryüzünün dört bir yanında Müslümanlar bu günde bir araya toplanmış, biri rahmetini dilemekte, biri nimetini istemekte, biri ödülünü aramakta, biri azabından korkmakta. Ve sen, onların neye muhtaç olduğunu daha iyi bilirsin. Şu hâlde, cömertliğine, keremine ve isteğimin sana kolay oluşuna dayanarak senden, Muhammed ve Âline salât etmeni istiyorum. Ey (yüce) Allah! Ey Rabbimiz! Mülk de, hamd da sana aittir; senden başka ilâh yoktur; hilim ve kerem sahibisin; şefkatlisin, büyük nimetler verirsin; yücelik ve ikram sahibisin; gökleri ve yeri yaratansın. Senden istiyorum ki, inanan kullarının arasında bir hayır, bir afiyet, bir bereket, bir hidayet, itaatin yönünde bir amel veya onları sana doğru iletecek, katındaki derecelerini yükseltecek, dünya ve ahiret hayrına sebep
.ُﺑِﻪِ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻣِﻦْ ﺧَﻴْﺮِ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻭَﺍﻵْﺧِﺮَﺓِ، ﺃَﻥْ ﺗُﻮَﻓِّﺮَ ﺣَﻈّٔﻲ ﻭَ ﻧَﺼٔﻴﺒٔﻲ ﻣِﻨْﻪ ﻭَ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ …
SSC_0336 · S. 492 · Kurban Bayramı Günü (48)
İmam Zeynelabidin
.ُﺑِﻪِ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻣِﻦْ ﺧَﻴْﺮِ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻭَﺍﻵْﺧِﺮَﺓِ، ﺃَﻥْ ﺗُﻮَﻓِّﺮَ ﺣَﻈّٔﻲ ﻭَ ﻧَﺼٔﻴﺒٔﻲ ﻣِﻨْﻪ ﻭَ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﺑِﺄَﻥﱠ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﻤُﻠْﻚَ ﻭَ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪَ، ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ، ﺃَﻥْ ﺗُﺼَﻠِّﻲَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻋَﺒْﺪِﻙَ ﻭَ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ، ﻭَ ﺣَﺒﻴﺒِﻚَ ﻭَ ﺻِﻔْﻮَﺗِﻚَ، ﻭَ ﺧِﻴَﺮَﺗِﻚَ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺍﻷَْﺑْﺮَﺍﺭِ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦَ ﺍﻷَْﺧْﻴَﺎﺭِ، ﺻَﻼَﺓً ﻻَ ﻳَﻘْﻮٰﻱ ﻋَﻠٰﻲ ﺇِﺣْﺼَﺎۤﺋِﻬﺎۤ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﺗُﺸْﺮِﻛَﻨَﺎ ﻓٔﻲ ﺻَﺎﻟِﺢِ ﻣَﻦْ ﺩَﻋَﺎﻙَ ﻓٔﻲ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟْﻴَﻮْﻡِ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ، ﻳَﺎ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﺗَﻐْﻔِﺮَ ﻟَﻨَﺎ ﻭَ ﻟَﻬُﻢْ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺗَﻌَﻤﱠﺪْﺕُ ﺑِﺤَﺎﺟَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺑِﻚَ ﺃَﻧْﺰَﻟْﺖُ ﺍﻟْﻴَﻮْﻡَ ﻓَﻘْﺮٔﻱ ﻭَ ﻓَﺎﻗَﺘٔﻲ ﻭَ ﻣَﺴْﻜَﻨَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺇِﻧّٔﻲ ﺑِﻤَﻐْﻔِﺮَﺗِﻚَ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﺃَﻭْﺛَﻖُ ﻣِﻨّٔﻲ ﺑِﻌَﻤَﻠٔﻲ، ﻭَ ﻟَﻤَﻐْﻔِﺮَﺗُﻚَ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻚَ ﺃَﻭْﺳَﻊُ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑٔﻲ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﺗَﻮَﻝﱠ ﻗَﻀَﺎۤﺀَ ﻛُﻞِّ ﺣَﺎﺟَﺔٍ ﻫِﻲَ ﻟٔﻲ، ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ ٌﻋَﻠَﻴْﻬﺎ ﻭَ ﺗَﻴْﺴٔﲑِ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺑِﻔَﻘْﺮٔﻱ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻭَ ﻏِﻨَﺎﻙَ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻟَﻢْ ﺃُﺻِﺐْ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻗَﻂﱡ ﺇِﻻﱠ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﺼْﺮِﻑْ ﻋَﻨّٔﻲ ﺳُﻮﺀًﺍ ﻗَﻂﱡ ﺃَﺣَﺪ olacak bir hayır paylaştırdığın zaman benim payımı çok, nasibimi bol edesin. Allah'ım!
Mülk de, hamd da senindir; senden başka ilâh yoktur.
SSC_0337 · S. 492 · Kurban Bayramı Günü (48)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Mülk de, hamd da senindir; senden başka ilâh yoktur. Senden, yaratıklarının arasından seçip beğendiğin kulun, resulün ve habibin Muhammed'e ve Muhammed'in iyi, seçkin ve tertemiz Âline, senden başka kimsenin sayamayacağı bir salâtla salât etmeni, bizi bu günde seni çağıran salih kullarının arasına katmanı ve bizi de, onları da bağışlamanı istiyorum, ey âlemlerin Rabbi. Hiç kuşkusuz, sen her şeye kadirsin. Allah'ım! Hacetimi sana getirmişim; fakirliğim, muhtaçlığım ve miskinliğimle sana gelmişim. Amelimden çok mağfiretine ve rahmetine güveniyorum. Hiç şüphe yok, mağfiretin ve rahmetin, günahlarımdan daha geniştir. Şu hâlde, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve tüm ihtiyaçlarımı gider. Çünkü sen, buna kadirsin ve bu iş sana kolaydır; ben sana muhtacım, senin bana ihtiyacın yok. Kesinlikle senden başkasından bir hayra ulaşmış değilim; senden başka kimse kesinlikle benden bir kötülüğü defetmiş değil;
.َﻏَﻴْﺮُﻙَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺭْﺟُﻮ ﻷَِﻣْﺮِ ﺁﺧِﺮَﺗٔﻲ ﻭَ ﺩُﻧْﻴَﺎﻱَ ﺳِﻮَﺍﻙ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻣَﻦْ ﺗَﻬَﻴﱠﺄَ ﻭَ ﺗَﻌَﺒﱠﺄَ ﻭَ ﺃَﻋَﺪﱠ …
SSC_0338 · S. 494 · Kurban Bayramı Günü (48)
İmam Zeynelabidin
.َﻏَﻴْﺮُﻙَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺭْﺟُﻮ ﻷَِﻣْﺮِ ﺁﺧِﺮَﺗٔﻲ ﻭَ ﺩُﻧْﻴَﺎﻱَ ﺳِﻮَﺍﻙ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻣَﻦْ ﺗَﻬَﻴﱠﺄَ ﻭَ ﺗَﻌَﺒﱠﺄَ ﻭَ ﺃَﻋَﺪﱠ ﻭَﺍﺳْﺘَﻌَﺪﱠ ﻟِﻮَﻓَﺎﺩَﺓٍ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﺨْﻠُﻮﻕٍ، ﺭَﺟَﺎۤﺀَ ﺭِﻓْﺪِﻩِ ﻭَ ﻧَﻮﺍﻓِﻠِﻪِ، ﻭَ ﻃَﻠَﺐَ ﻧَﻴْﻠِﻪِ ﻭَ ﺟَﺎۤﺋِﺰَﺗِﻪِ، ﻓَﺈِﻟَﻴْﻚَ ﻳَﺎ ﻣَﻮْﻻَﻱَ ﻛَﺎﻧَﺖِ ﺍﻟْﻴَﻮْﻡَ ﺗَﻬْﻴِﺌَﺘٔﻲ ﻭَ ﺗَﻌْﺒِﺌَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺇِﻋْﺪَﺍﺩٔﻱ ﻭَﺍﺳْﺘِﻌْﺪَﺍﺩٔﻱ، ﺭَﺟَﺎۤﺀَ ﻋَﻔْﻮِﻙَ ﻭَ ﺭِﻓْﺪِﻙَ، ﻭَ ﻃَﻠَﺐَ ﻧَﻴْﻠِﻚَ ﻭَ ﺟَﺎۤﺋِﺰَﺗِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺨَﻴِّﺐِ ﺍﻟْﻴَﻮْﻡَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻣِﻦْ ﺭَﺟَﺎۤﺋٔﻲ، ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻳُﺤْﻔٔﻴﻪِ ﺳَﺎۤﺋِﻞٌ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻨْﻘُﺼُﻪُ ﻧَﺎۤﺋِﻞٌ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻟَﻢْ ﺁﺗِﻚَ ﺛِﻘَﺔً ﻣِﻨّٔﻲ ﺑَﻌَﻤَﻞٍ ﺻَﺎﻟِــﺢٍ ﻗَﺪﱠﻣْﺘُﻪُ، ﻭَ ﻻَ ﺷَﻔَﺎﻋَﺔِ ﻣَﺨْﻠُﻮﻕٍ ﺭَﺟَﻮْﺗُﻪُ، ﺇِﻻﱠ ﺷَﻔَﺎﻋَﺔَ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺃَﻫْﻞِ ﺑَﻴْﺘِﻪِ، ﺻَﻠَﻮَﺍﺗُﻚَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺳَﻼَﻣُﻚَ. ﺃَﺗَﻴْﺘُﻚَ ﻣُﻘِﺮًّﺍ ﺑِﺎﻟْﺠُﺮْﻡِ ﻭَﺍﻹِْﺳَﺎۤﺀَﺓِ ﺇِﻟٰﻲ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﺃَﺗَﻴْﺘُﻚَ ﺃَﺭْﺟُﻮ ﻋَﻈٔﻴﻢَ ﻋَﻔْﻮِﻙَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻋَﻔَﻮْﺕَ ﺑِﻪِ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﺨَﺎﻃِﺌٔﲔَ، ﺛُﻢﱠ ﻟَﻢْ ﻳَﻤْﻨَﻌْﻚَ ﻃُﻮﻝُ ﻋُﻜُﻮِﻓﻬِﻢْ ﻋَﻠٰﻲ ﻋَﻈٔﻴﻢِ ﺍﻟْﺠُﺮْﻡِ ﺃَﻥْ ﻋُﺪْﺕَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺑِﺎﻟﺮﱠﺣْﻤَﺔِ ﻭَﺍﻟْﻤَﻐْﻔِﺮَﺓِ. ﻓَﻴَﺎ ﻣَﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻪُ ﻭَﺍﺳِﻌَﺔٌ، ﻭَ ﻋَﻔْﻮُﻩُ ﻋَﻈٔﻴﻢٌ، ﻳَﺎ ﻋَﻈٔﻴﻢُ ﻳَﺎ ﻋَﻈٔﻴﻢُ، ﻳَﺎ ﻛَﺮٔﱘُ ﻳَﺎ ﻛَﺮٔﱘُ، ne ahiretim için, ne de dünyam için senden başkasını ummuyorum. Allah'ım!
Kim, ihsanını ve bağışını umarak, bahşişini ve ödülünü temenni ederek bir mahluka gitmeye hazırlanırsa …
SSC_0339 · S. 494 · Kurban Bayramı Günü (48)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Kim, ihsanını ve bağışını umarak, bahşişini ve ödülünü temenni ederek bir mahluka gitmeye hazırlanırsa hazırlansın, bunun için hazırlık yaparsa yapsın, ben, ey Mevlâ'm, bugün affını ve ihsanını umarak, bahşişini ve ödülünü temenni ederek sana gelmeye hazırlanmış, sana gelmek için hazırlık yapmışım. Allah'ım! Şu hâlde, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve bugün benim bu ümidimi boşa çıkarma; ey isteklerden dolayı zor durumda kalmayan, bağışta bulunmaktan dolayı hazinesi azalmayan (yüce Allah)! Çünkü ben, daha önce yapmış olduğum iyi bir amele güvenerek ve Muhammed ve Ehl-i Beytinin –salâvatın ve selâmın ona ve onlara olsun– şefaatinin dışında herhangi bir mahlukun şefaatini umarak sana gelmiş değilim; suçumu ve kendime kötülük ettiğimi ikrar ederek sana gelmişim; uzun süre büyük günahlarda direnmelerine rağmen günahkârları affetmene, rahmet ve mağfiretinle onlara dönmene sebep olan büyük affını umarak sana gelmişim. O hâlde, ey rahmeti geniş, affı büyük olan, ey büyük, ey büyük, ey kerim, ey kerim, Muhammed
ْﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﻋُﺪْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻌَﻄﱠﻒ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻮَﺳﱠﻊْ …
SSC_0340 · S. 496 · Kurban Bayramı Günü (48)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
ْﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﻋُﺪْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻌَﻄﱠﻒ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻮَﺳﱠﻊْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻤَﻐْﻔِﺮَﺗِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻥﱠ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟْﻤَﻘَﺎﻡَ ﻟِﺨُﻠَﻔَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺻْﻔِﻴَﺎۤﺋِﻚَ ﻭَ ﻣَﻮَﺍﺿِﻊَ ﺃُﻣَﻨَﺎۤﺋِﻚَ، ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱠﺭَﺟَﺔِ ﺍﻟﺮﱠﻓٔﻴﻌَﺔِ ﺍﻟﱠﺘِﻲ ﺍﺧْﺘَﺼَﺼْﺘَﻬُﻢْ ﺑِﻬَﺎ، ﻗَﺪِ ﺍﺑْﺘَﺰﱡﻭﻫَﺎ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻤُﻘَﺪِّﺭُ ﻟِﺬٰﻟِﻚَ، ﻻَ ﻳُﻐَﺎﻟَﺐُ ﺃَﻣْﺮُﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺠَﺎﻭَﺯُ ﺍﻟْﻤَﺤْﺘُﻮﻡُ ﻣِﻦْ ﺗَﺪْﺑٔﲑِﻙَ ﻛَﻴْﻒَ ﺷِﺌْﺖَ، ﻭَ ﺃَﻧٕﻲ ﺷِﺌْﺖَ، ﻭَ ﻟِﻤَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻋْﻠَﻢُ ﺑِﻪِ، ﻏَﻴْﺮُ ﻣُﺘﱠﻬَﻢٍ ﻋَﻠٰﻲ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻹِِﺭَﺍﺩَﺗِﻚَ، ﺣَﺘٕﻲ ﻋَﺎﺩَ ﺻِﻔْﻮَﺗُﻚَ ﻭَ ﺧُﻠَﻔَﺎۤﺅُﻙَ ﻣَﻐْﻠُﻮﺑٔـﲔَ ﻣَﻘْﻬُﻮﺭٔﻳﻦَ ﻣُﺒْﺘَﺰّٔﻳﻦَ، ﻳَﺮَﻭْﻥَ ﺣُﻜْﻤَﻚَ ﻣُﺒَﺪﱠﻻً، ﻭَ ﻛِﺘَﺎﺑَﻚَ ﻣَﻨْﺒُﻮﺫًﺍ، ﻭَ ﻓَﺮَﺍۤﺋِﻀَﻚَ ﻣُﺤَﺮﱠﻓَﺔً ﻋَﻦْ ﺟِﻬَﺎﺕِ ﺃَﺷْﺮَﺍﻋِﻚَ، ﻭَ ﺳُﻨَﻦَ ﻧَﺒِﻴِّﻚَ ﻣَﺘْﺮُﻭﻛَﺔً. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﻟْﻌَﻦْ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺀَﻫُﻢْ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﻭﱠﻟٔﲔَ ﻭَﺍﻵْﺧِﺮٔﻳﻦَ، ﻭَ ﻣَﻦْ ﺭَﺿِﻲَ ﺑِﻔِﻌَﺎﻟِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺃَﺷْﻴَﺎﻋَﻬُﻢْ ﻭَ ﺃَﺗْﺒَﺎﻋَﻬُﻢْ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺣَﻤٔﻴﺪٌ ﻣَﺠٔﻴﺪٌ، ﻛَﺼَﻠَﻮَﺍﺗِﻚَ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗِﻚَ ﻭَ ﺗَﺤِﻴِّﺎﺗِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺻْﻔِﻴَﺎۤﺋِﻚَ ﺇِﺑْﺮَﺍﻫٔﻴﻢَ ﻭَ ﺁﻝِ ﺇِﺑْﺮَﺍﻫٔﻴﻢَ، ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve rahmetinle bana dön; fazlınla bana şefkat göster ve mağfiretinle beni huzur ve refaha kavuştur. Allah'ım!
Bu makam (bayram ve cuma namazı kıldırma makamı), senin halifelerin ve seçkin kullarına aittir.
SSC_0341 · S. 496 · Kurban Bayramı Günü (48)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Bu makam (bayram ve cuma namazı kıldırma makamı), senin halifelerin ve seçkin kullarına aittir. Emin kullarına özgü kıldığın bu yüksek makamı, zorla onların elinden aldılar. (Kullarını imtihan etmek için) Bunu böyle takdir eden sensin; emrin yenilgiye uğramaz; kesin tedbirinin ötesine geçilmez. Dilediğin şey; dilediğin gibi, dilediğin yerde ve dilediğin zamanda gerçekleşir. Daha iyi bildiğin ve irade ettiğin bir işten dolayı yaratıkların tarafından suçlanmazsın. Durum öyle oldu ki, seçmiş olduğun halifelerin yenik düştüler; zulme uğradılar; hakları ellerinden alındı; hükmün değiştirildi; Kitabın uzaklara atıldı; farzların öngördüğün yönlerinden saptırıldı; Peygamberinin sünnetleri terk edildi. Allah'ım! Evvelden sona kadar onların düşmanlarına, düşmanlarının yaptıklarına razı olanlara, düşmanlarının taraftarlarına ve düşmanlarına uyanlara lânet eyle. Allah'ım! Seçkin kulların İbrahim ve Âl-i İbrahim'e olan salâtların, bereketlerin ve selâmların gibi, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle. Hiç kuşkusuz, sen övgüye lâyıksın, büyüklük sahibisin. Ve onlar
.ْﻭَ ﻋَﺠِّﻞِ ﺍﻟْﻔَﺮﺝَ ﻭَﺍﻟﺮﱠﻭْﺡَ ﻭَﺍﻟﻨﱡﺼْﺮَﺓَ ﻭَﺍﻟﺘﱠﻤْﻜٔﲔَ ﻭَﺍﻟﺘﱠﺄْﻳٔﻴﺪَ ﻟَﻬُﻢ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ …
SSC_0342 · S. 498 · Kurban Bayramı Günü (48)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
.ْﻭَ ﻋَﺠِّﻞِ ﺍﻟْﻔَﺮﺝَ ﻭَﺍﻟﺮﱠﻭْﺡَ ﻭَﺍﻟﻨﱡﺼْﺮَﺓَ ﻭَﺍﻟﺘﱠﻤْﻜٔﲔَ ﻭَﺍﻟﺘﱠﺄْﻳٔﻴﺪَ ﻟَﻬُﻢ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺃَﻫْﻞِ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺣٔﻴﺪِ ﻭَﺍﻹْٔﻳـﻤَﺎﻥِ ﺑِﻚَ، ﻭَﺍﻟﺘﱠﺼْﺪٔﻳﻖِ ﺑِﺮَﺳُﻮﻟِﻚَ ﻭَﺍﻷَْﺋِﻤﱠﺔِ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺣَﺘَﻤْﺖَ ﻃَﺎﻋَﺘَﻬُﻢْ، ﻣِﻤﱠﻦْ ﻳَﺠْﺮﻱ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﻳَﺪَﻳْﻪِ، ﺁﻣٔﲔَ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻟَﻴْﺲَ ﻳَﺮُﺩﱡ ﻏَﻀَﺒَﻚَ ﺇِﻻﱠ ﺣِﻠْﻤُﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺮُﺩﱡ ﺳَﺨَﻄَﻚَ ﺇِﻻﱠ ﻋَﻔْﻮُﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﺠٔﲑُ ﻣِﻦْ ﻋِﻘَﺎﺑِﻚَ ﺇِﻻﱠ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﻨْﺠٔﻴﻨٔﻲ ﻣِﻨْﻚَ ﺇِﻻﱠ ﺍﻟﺘﱠﻀَﺮﱡﻉُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟَﻨَﺎ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣِﻦْ ﻟَﺪُﻧْﻚَ ﻓَﺮَﺟًﺎ، ﺑِﺎﻟْﻘُﺪْﺭَﺓِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﺑِﻬَﺎ ﺗُﺤْﻴٔﻲ ﺃَﻣْﻮَﺍﺕَ ﺍﻟْﻌِﺒَﺎﺩِ، ﻭَ ﺑِﻬَﺎ ﺗَﻨْﺸُﺮُ ﻣَﻴْﺖَ ﺍﻟْﺒِﻼَﺩِ. ﻭَ ﻻَ ﺗُﻬْﻠِﻜْﻨٔﻲ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻏَﻤًّﺎ ﺣَﺘٕﻲ ﺗَﺴْﺘَﺠٔﻴﺐَ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﺗُﻌَﺮِّﻓَﻨِﻲ ﺍﻹِْﺟَﺎﺑَﺔَ ﻓٔﻲ ﺩُﻋَﺎۤﺋٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺫِﻗْﻨٔﻲ ﻃَﻌْﻢَ ﺍﻟْﻌَﺎﻓِﻴَﺔِ ﺇِﻟٰﻲ ﻣُﻨْﺘَﻬٰﻲ ﺃَﺟَﻠٔﻲ، ﻭَ ْﻻَ ﺗُﺸْﻤِﺖْ ﺑٔﻲ ﻋَﺪُﻭّٔﻱ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﻤَﻜِّﻨْﻪُ ﻣِﻦْ ﻋُﻨُﻘٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗُﺴَﻠِّﻄْﻪُ ﻋَﻠَﻲﱠ . ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺇِﻥْ ﺭَﻓَﻌْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻤَﻦْ ﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳَﻀَﻌُﻨٔﻲ؟ ﻭ ﺇِﻥْ ﻭَﺿَﻌْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻤَﻦ için mukadder buyurduğun kurtuluşu, esenliği, zaferi, iktidarı ve desteğini çabuklaştır. Allah'ım! Beni tevhit ehlinden, sana inanan, Resulünü ve itaatlerini farz ettiğin İmamları doğrulayan, bunu uygulamaya geçiren kimselerden eyle; âmin ya Rabb'el-âlemin! Allah'ım! Gazabını hilminden başka bir şey defedemez; öfkeni affından başka bir şey geri çeviremez; azabını rahmetinden başka bir şey engelleyemez ve sana yalvarıp yakarmamdan başka bir şey de beni senden kurtaramaz. O hâlde, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve bize kendi katından, ey Tanrım, ölen kullarını dirilttiğin ve ölü şehirleri canlandırdığın kudretinle bir kurtuluş ver. Tanrım! Bana icabet etmedikçe, duamı kabul buyurduğunu bana bildirmedikçe beni üzüntüden öldürme. Ecelim gelip çatana kadar bana sağlık tadını tattır. Düşmanlarımı sevindirecek duruma düşürme beni ve onları bana musallat etme. Tanrım! Eğer sen beni yüceltecek olursan, artık kim beni alçaltabilir?! Ve eğer sen beni alçaltacak olursan,
ْﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳَﺮْﻓَﻌُﻨٔﻲ؟ ﻭَ ﺇِﻥْ ﺃَﻛْﺮَﻣْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻤَﻦْ ﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳُﻬٔﻴﻨُﻨٔﻲ؟ ﻭَ ﺇِﻥ ﺃَﻫَﻨْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻤَﻦْ ﺫَﺍ …
SSC_0343 · S. 500 · Kurban Bayramı Günü (48)
İmam Zeynelabidin
ْﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳَﺮْﻓَﻌُﻨٔﻲ؟ ﻭَ ﺇِﻥْ ﺃَﻛْﺮَﻣْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻤَﻦْ ﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳُﻬٔﻴﻨُﻨٔﻲ؟ ﻭَ ﺇِﻥ ﺃَﻫَﻨْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻤَﻦْ ﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳُﻜْﺮِﻣُﻨٔﻲ؟ ﻭَ ﺇِﻥْ ﻋَﺬﱠﺑْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻤَﻦْ ﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳَﺮْﺣَﻤُﻨٔﻲ؟ ﻭَ ﺇِﻥْ ﺃَﻫْﻠَﻜْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻤَﻦْ ﺫَﺍ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻳَﻌْﺮِﺽُ ﻟَﻚَ ﻓٔﻲ ﻋَﺒْﺪِﻙَ، ﺃَﻭْ ﻳَﺴْﺄَﻟُﻚَ ﻋَﻦْ ﺃَﻣْﺮِﻩِ؟ ﻭَ ﻗَﺪْ ﻋَﻠِﻤْﺖُ ﺃَﻧﱠﻪُ ﻟَﻴْﺲَ ﻓٔﻲ ﺣُﻜْﻤِﻚَ ﻇُﻠْﻢٌ، ﻭَ ﻻَ ﻓٔﻲ ﻧَﻘِﻤَﺘِﻚَ ﻋَﺠَﻠَﺔٌ، ﻭَ ﺇِﻧﱠﻤﺎ ﻳَﻌْﺠَﻞُ ﻣَﻦْ ﻳَﺨَﺎﻑُ ﺍﻟْﻔَﻮْﺕَ، ﻭَ ﺇِﻧﱠﻤَﺎ ﻳَﺤْﺘَﺎﺝُ ﺇِﻟَﻲ ﺍﻟﻈﱡﻠْﻢِ ﺍﻟﻀﱠﻌٔﻴﻒُ، ﻭَ ﻗَﺪْ ﺗَﻌَﺎﻟَﻴْﺖَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻋَﻦْ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋُﻠُﻮًّﺍ ﻛَﺒٔﲑًﺍ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺠْﻌَﻠْﻨٔﻲ ﻟِﻠْﺒَﻼَۤﺀِ ﻏَﺮَﺿًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻟِﻨَﻘِﻤَﺘِﻚَ ﻧَﺼَﺒًﺎ، ﻭَ ﻣَﻬِّﻠْﻨٔﻲ، ﻭَ ﻧَﻔِّﺴْﻨٔﻲ ﻭَ ﺃَﻗِﻠْﻨٔﻲ ﻋَﺜْﺮَﺗٔﻲ، ﻭَ ﻻَ ﺗَﺒْﺘَﻠِﻴَﻨّٔﻲ ﺑِﺒَﻼَۤﺀٍ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﺛَﺮِ ﺑَﻼَۤﺀٍ، ﻓَﻘَﺪْ ﺗَﺮٰﻱ ﺿَﻌْﻔٔﻲ، ﻭَ ﻗِﻠﱠﺔَ ﺣٔﻴﻠَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻀَﺮﱡﻋٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚَ. ﺃَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﻟْﻴَﻮْﻡَ ﻣِﻦْ ﻏَﻀَﺒِﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﺃَﻋِﺬْﻧٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﺠٔﲑُ ﺑِﻚَ ﺍﻟْﻴَﻮْﻡَ ﻣِﻦْ ﺳَﺨَﻄِﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﺃَﺟِﺮْﻧٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺃَﻣْﻨًﺎ ﻣِﻦْ ﻋَﺬَﺍﺑِﻚَ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ artık kim beni yüceltebilir?! Eğer sen bana değer verecek olursan, artık kim beni hor kılabilir?!
Ve eğer sen beni hor kılacak olursan, artık kim bana değer verebilir?!
SSC_0344 · S. 500 · Kurban Bayramı Günü (48)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Ve eğer sen beni hor kılacak olursan, artık kim bana değer verebilir?! Eğer sen bana azap edecek olursan, artık kim bana acır?! Eğer sen beni yok edecek olursan, artık kim kulun hakkında sana engel olabilir, kim kulunla ilgili olarak seni sorgulayabilir?! (Tanrım!) Biliyorum ki, senin hükmünde zulüm olmaz, öç almakta acele etmezsin. Çünkü, ancak elinden çıkacağından korkan, acele eder; güçsüz olan, zulme ihtiyaç duyar. Sen ise, ey Tanrım, bundan çok çok yücesin. Allah'ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve beni belâların hedefi, intikamının konusu kılma; bana mühlet ver; üzüntümü gider; hatalarımdan geç ve belâ ardından belâya duçar eyleme beni. Çünkü güçsüzlüğümü, çaresizliğimi ve sana yalvarıp yakarmamı görüyorsun. Allah'ım! Bugün gazabından sana sığınıyorum. Şu hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve beni korumana al. Bugün öfkene karşı senden güven diliyorum. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bana güven ver. Azabından kurtuluş istiyorum senden. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve beni
،ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﺁﻣِﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻬْﺪٔﻳﻚَ ﻓَﺼَﻞّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻫْﺪِﻧٔﻲ ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻨْﺼِﺮُﻙَ ﻓَﺼَﻞِّ …
SSC_0345 · S. 502 · Kurban Bayramı Günü (48)
İmam Zeynelabidin
،ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﺁﻣِﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻬْﺪٔﻳﻚَ ﻓَﺼَﻞّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻫْﺪِﻧٔﻲ ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻨْﺼِﺮُﻙَ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻧْﺼُﺮْﻧٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﺮْﺣِﻤُﻚَ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﺭْﺣَﻤْﻨٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻜْﻔٔﻴﻚَ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻛْﻔِﻨٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﺮْﺯِﻗُﻚَ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻨٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻌٔﻴﻨُﻚَ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَ ﺃَﻋِﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻐْﻔِﺮُﻙَ ﻟِﻤَﺎ ﺳَﻠَﻒَ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑٔﻲ، ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻌْﺼِﻤُﻚَ ﻓَﺼَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ ﻭَﺍﻋْﺼِﻤْﻨٔﻲ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻟَﻦْ ﺃَﻋُﻮﺩَ ﻟِﺸَﻲْﺀٍ ﻛَﺮِﻫْﺘَﻪُ ﻣِﻨّٔﻲ ﺇِﻥْ ﺷِﺌْﺖَ ﺫٰﻟِﻚَ. ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ، ﻳَﺎ ﺣَﻨﱠﺎﻥُ ﻳَﺎ ﻣَﻨﱠﺎﻥُ، ﻳَﺎ ﺫَﺍ ﺍﻟْﺠَﻼَﻝِ ﻭَﺍﻹِْﻛْﺮَﺍﻡِ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻟِﻪِ، ﻭَﺍﺳْﺘَﺠِﺐْ ﻟٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊَ ﻣَﺎ ﺳَﺄَﻟْﺘُﻚَ ﻭَ ﻃَﻠَﺒْﺖُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺭَﻏِﺒْﺖُ ﻓٔﻴﻪِ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺃَﺭِﺩْﻩُ ﻭَ ﻗَﺪِّﺭْﻩُ، ﻭَﺍﻗْﻀِﻪِ ﻭَﺍﻣْﻀِﻪِ، َﻭَ ﺧِﺮْ ﻟٔﻲ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﺗَﻘْﻀٔﻲ ﻣِﻨْﻪُ، ﻭَ ﺑَﺎﺭِﻙْ ﻟٔﻲ ﻓٔﻲ ﺫٰﻟِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻔَﻀﱠﻞْ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺳْﻌِﺪْﻧٔﻲ ﺑِﻤَﺎ ﺗُﻌْﻄٔﻴﻨٔﻲ ﻣِﻨْﻪُ، ﻭَ ﺯِﺩْﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻠِﻚ
(azabından) kurtar. Senden hidayet istiyorum.
SSC_0346 · S. 503 · Kurban Bayramı Günü (48)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
(azabından) kurtar. Senden hidayet istiyorum. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve beni (doğru yola) hidayet et. Senden başarı diliyorum. Şu hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bana başarı ver. Senden rahmetini diliyorum. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve rahmetini benden esirgeme. Bana yetmeni istiyorum. Şu hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bana yet. Senden rızk istiyorum. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bana rızk ver. Senden yardım diliyorum. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve bana yardım et. Senden, geçmiş günahlarımı bağışlamanı istiyorum. Şu hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve beni bağışla. Senden, beni (günahlardan) korumanı diliyorum. O hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle ve beni (günahlardan) koru. Sen dilersen, bundan böyle artık hoşlanmadığın hiçbir işe dönmeyeceğim. Ey Rabbim, ey Rabbim! Ey çok şefkatli olan, ey büyük nimetler veren! Ey celâl ve ikram sahibi! Muhammed ve Âline salât eyle ve senden istediğim, katında aradığım ve elde etmek için sana yöneldiğim tüm şeyleri bana ver. Onları benim için iste, hakkımda mukadder et ve geçerli kıl. Onlardan benim için mukadder buyurduklarında bana hayır ve bereket ver. Onları vermekle bana lütufta bulun. Onlardan bana verdiklerinle beni mutlu eyle. Lütf u kereminden ve in-
.ٌﻭَ ﺳَﻌَﺔِ ﻣَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻓَﺈِﻧﱠﻚَ ﻭَﺍﺳِﻊٌ ﻛَﺮٔﱘ ﻭَ ﺻِﻞْ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑِﺨَﻴْﺮِ ﺍﻵﺧِﺮَﺓِ ﻭَ ﻧَﻌٔﻴﻤِﻬَﺎ، ﻳَﺎۤ …
SSC_0347 · S. 504–506 · Kurban Bayramı Günü (48)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
.ٌﻭَ ﺳَﻌَﺔِ ﻣَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ، ﻓَﺈِﻧﱠﻚَ ﻭَﺍﺳِﻊٌ ﻛَﺮٔﱘ ﻭَ ﺻِﻞْ ﺫٰﻟِﻚَ ﺑِﺨَﻴْﺮِ ﺍﻵﺧِﺮَﺓِ ﻭَ ﻧَﻌٔﻴﻤِﻬَﺎ، ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔـﲔَ. )ﺛُﻢﱠ ﺗَﺪْﻋﻮُ مبَِﺎ ﺑَﺪَا ﻟَﻚَ وَ ﺗُﺼَﻠّـِﻰ ﻋَﲆٰ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ وَ آﻟِﻪِ أَﻟْﻒَ ﻣَﺮﱠةٍ، ﻫٰﻜَﺬَا ﻛَﺎنَ ﻳَﻔْﻌَﻞُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ اﻟﺴﱠﻼَمُ.( dindekinin bolluğundan, istediğimden fazlasını ver bana. Çünkü sen, çok zengin, çok cömertsin. Bunların ardından da ahiretin daha iyi olan nimetlerini ver bana; ey merhametlilerin en merhametlisi! (Sonra dilediğin duayı eder ve Muhammed ve Âline bin defa salâvat getirirsin. İmam aleyhisselâm öyle yapıyordu.) ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٩٤ ﻓِﻰ ﺩِﻓَﺎﻉِ ﻛَﻴْﺪِ ﺍﻷَْﻋْﺪَﺍۤﺀِ، ﻭَ ﺭَﺩﱠ ﺑَﺄْﺳِﻬِﻢْ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻫَﺪَﻳْﺘَﻨٔﻲ ﻓَﻠَﻬَﻮْﺕُ، ﻭَ ﻭَﻋَﻈْﺖَ ﻓَﻘَﺴَﻮْﺕُ، ﻭَ ﺃَﺑْﻠَﻴْﺖَ ﺍﻟْﺠَﻤٔﻴﻞَ ﻓَﻌَﺼَﻴْﺖُ، ﺛُﻢﱠ ﻋَﺮَﻓْﺖُ ﻣَﺎۤ ﺃَﺻَﺪَﺭْﺕَ ﺇِﺫْ ﻋَﺮﱠﻓْﺘَﻨٔﻴﻪِ، ﻓَﺎﺳْﺘَﻐْﻔَﺮْﺕُ ﻓَﺄَﻗَﻠْﺖَ، ﻓَﻌُﺪْﺕُ ﻓَﺴَﺘَﺮْﺕَ، ﻓَﻠَﻚَ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ. ﺗَﻘَﺤﱠﻤْﺖُ ﺃَﻭْﺩِﻳَﺔَ ﺍﻟْﻬَﻼَﻙِ، ﻭَ ﺣَﻠَﻠْﺖُ ﺷِﻌَﺎﺏَ ﺗَﻠَﻒٍ، ﺗَﻌَﺮﱠﺿْﺖُ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﻟِﺴَﻄَﻮَﺍﺗِﻚَ، ﻭَ ﺑِﺤُﻠُﻮﻟِﻬَﺎ ِﻋُﻘُﻮﺑَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﻭَﺳٔﻴﻠَﺘٔﻲ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺍﻟﺘﱠﻮْﺣٔﻴﺪُ، ﻭَ ﺫَﺭٔﻳﻌَﺘٔﻲ ﺃَﻧّٔﻲ ﻟَﻢْ ﺃُﺷْﺮِﻙْ ﺑِﻚَ ﺷَﻴْﺌًﺎ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺃَﺗﱠﺨِﺬْ ﻣَﻌَﻚَ ﺇِﻟٰﻬًﺎ، ﻭَ ﻗَﺪْ ﻓَﺮَﺭْﺕُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺑِﻨَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣَﻔَﺮﱡ ﺍﻟْﻤُﺴٔﻴــﺊِ، ﻭَ ﻣَﻔْﺰَﻉُ ﺍﻟْﻤُﻀَﻴِّﻊِ ﳊَﻆِّ ﻧَﻔْﺴِﻪِ ﺍﻟْﻤُﻠْﺘَﺠِﺊِ.

Düşmanların Hilelerine K arşı (49)

Şerlerinin Geri Çevrilmesi Hakkındaki Duası Tanrım! Sen bana doğru yolu gösterdin, ben boş şeylerle uğraştım.
SSC_0348 · S. 507 · Düşmanların Hilelerine K arşı (49)
İmam Zeynelabidin
Şerlerinin Geri Çevrilmesi Hakkındaki Duası Tanrım! Sen bana doğru yolu gösterdin, ben boş şeylerle uğraştım. Sen bana öğüt verdin, ben taş yürekli oldum. Sen bana güzel nimetler verdin, ben sana karşı geldim. Sonra, yaptığın iyilikleri bana tanıtınca onları tanıyıp bağışlamanı diledim, bağışladın. Ardından tekrar kötü işlerime geri döndüm, onları örttün. O hâlde, hamd sana özgüdür, ey Tanrım! Düşünmeden helâk vadilerine atıldım, yok olma koyaklarına girdim. O vadilerde kahırlarınla ve o koyaklara girmekle cezalandırmalarınla karşılaştım. Beni sana yaklaştıracak tek şey, tevessül edebileceğim tek vesile ise, tevhit inancım ve hiçbir şeyi sana ortak koşmamış, seninle birlikte bir ilâh edinmemiş olmamdır. Benliğimle sana kaçmış bulunuyorum. Çünkü günahkârın kaçacak yeri, nasibini zayi edip de iltica peşinde olanın sığınağı, sensin.
َﻓَﻜَﻢْ ﻣِﻦْ ﻋَﺪُﻭٍّ ﺍﻧْﺘَﻀٰﻲ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺳَﻴْﻒَ ﻋَﺪَﺍﻭَﺗِﻪِ، ﻭَ ﺷَﺤَﺬَ ﻟٔﻲ ﻇُﺒَﺔ ﻣُﺪْﻳَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺭْﻫَﻒَ ﻟٔﻲ …
SSC_0349 · S. 508 · Düşmanların Hilelerine K arşı (49)
İmam Zeynelabidin
َﻓَﻜَﻢْ ﻣِﻦْ ﻋَﺪُﻭٍّ ﺍﻧْﺘَﻀٰﻲ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺳَﻴْﻒَ ﻋَﺪَﺍﻭَﺗِﻪِ، ﻭَ ﺷَﺤَﺬَ ﻟٔﻲ ﻇُﺒَﺔ ﻣُﺪْﻳَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺭْﻫَﻒَ ﻟٔﻲ ﺷَﺒَﺎ ﺣَﺪِّﻩِ، ﻭَ ﺩَﺍﻑَ ﻟٔﻲ ﻗَﻮَﺍﺗِﻞَ ﺳُﻤُﻮﻣِﻪِ، ﻭَﺳَﺪﱠﺩَ ﻧَﺤْﻮٔﻱ ﺻَﻮَﺍۤﺋِﺐَ ﺳِﻬَﺎﻣِﻪِ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗَﻨَﻢْ ﻋَﻨّٔﻲ ﻋَﻴْﻦُ ﺣِﺮَﺍﺳَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺿْﻤَﺮَ ﺃَﻥْ ﻳَﺴُﻮﻣَﻨِﻲ ﺍﻟْﻤَﻜْﺮُﻭﻩَ، ﻭَ ﻳُﺠَﺮِّﻋَﻨٔﻲ ﺯُﻋَﺎﻕَ ﻣَﺮَﺍﺭَﺗِﻪِ. ﻓَﻨَﻈَﺮْﺕَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺇِﻟٰﻲ ﺿَﻌْﻔٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﺣْﺘِﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﻔَﻮَﺍﺩِﺡِ، ﻭَ ﻋَﺠْﺰٔﻱ ﻋَﻦِ ﺍﻹِْﻧْﺘِﺼَﺎﺭِ ﻣِﻤﱠﻦْ ﻗَﺼَﺪَﻧٔﻲ ﺑِﻤُﺤَﺎﺭَﺑَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻭَﺣْﺪَﺗٔﻲ ﻓٔﻲ ﻛَﺜٔﲑِ ﻋَﺪَﺩِ ﻣَﻦْ ﻧَﺎﻭَﺍﻧٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺭْﺻَﺪَ ﻟٔﻲ ﺑِﺎﻟْﺒَﻼَۤﺀِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻟَﻢْ ﺃُﻋْﻤِﻞْ ﻓٔﻴﻪِ ﻓِﻜْﺮٔﻱ، ﻓَﺎﺑْﺘَﺪَﺃْﺗَﻨٔﻲ ﺑِﻨَﺼْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺷَﺪَﺩْﺕَ ﺃَﺯْﺭٔﻱ ﺑِﻘُﻮﱠﺗِﻚَ، ﺛُﻢﱠ ﻓَﻠَﻠْﺖَ ﻟٔﻲ ﺣَﺪﱠﻩُ، ﻭَ ﺻَﻴﱠﺮْﺗَﻪُ ﻣِﻦْ ﺑَﻌْﺪِ ﲨْﻊٍ ﻋَﺪٔﻳﺪٍ ﻭَﺣْﺪَﻩُ، ﻭَ ﺃَﻋْﻠَﻴْﺖَ ﻛَﻌْﺒٔﻲ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﺖَ ﻣَﺎ ﺳَﺪﱠﺩَﻩُ ﻣَﺮْﺩُﻭﺩًﺍ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻓَﺮَﺩَﺩْﺗَﻪُ ﻟَﻢْ ﻳَﺸْﻒِ ﻏَﻴْﻈَﻪُ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﺴْﻜُﻦْ ﻏَﻠٔﻴﻠُﻪُ، ﻗَﺪْ ﻋَﺾﱠ ﻋَﻠٰﻲ ﺷَﻮَﺍﻩُ، ﻭَ ﺃَﺩْﺑَﺮَ ﻣُﻮَﻟِّﻴًﺎ ﻗَﺪْ ﺃَﺧْﻠَﻔَﺖْ ﺳَﺮَﺍﻳَﺎﻩُ. ﻭَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﺑَﺎﻍٍ ﺑَﻐَﺎﻧٔﻲ ﺑِﻤَﻜَﺎۤﺋِﺪِﻩِ، ﻭَ ﻧَﺼَﺐَ ﻟٔﻲ ﺷَﺮَﻙَ ﻣَﺼَﺎۤﺋِﺪِﻩِ، ﻭَ ﻭَﻛﱠﻞَ ﺑٔﻲ ﺗَﻔَﻘﱡﺪَ ﺭِﻋَﺎﻳَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺃَﺿْﺒَﺄَ ﺇِﻟَﻲﱠ ﺇِﺿْﺒَﺎۤﺀَ ﺍﻟﺴﱠﺒُﻊِ ﻟِﻄَﺮٔﻳﺪَﺗِﻪِ، ﺍﻧْﺘِﻈَﺎﺭًﺍ ﻻِﻧْﺘِﻬَﺎﺯِ ﺍﻟْﻔُﺮْﺻَﺔِ ﻟِﻔَﺮٔﻳﺴَﺘِﻪِ، ﻭَ ﻫُﻮَ ﻳُﻈْﻬِﺮُ ﻟٔﻲ ﺑَﺸَﺎﺷَﺔَ ﺍﻟْﻤَﻠَﻖِ،
Nice düşmanlar, düşmanlık kılıcını üzerime çekti; hançerinin ağzını benim için biledi;
SSC_0350 · S. 509 · Düşmanların Hilelerine K arşı (49)
İmam Hasan Askerî İmam Zeynelabidin
Nice düşmanlar, düşmanlık kılıcını üzerime çekti; hançerinin ağzını benim için biledi; keskin tarafını benim için inceltti; öldürücü zehirlerini benim için sulandırdı; hedeften sapmayan oklarını bana doğrulttu; gözünü benden hiç ayırmayıp sürekli beni gözetledi; bana işkence etmek, acı çektirmek istedi. Fakat sen, ey Tanrım, benim bu acılara dayanamayacağımı, benimle savaşmaya niyetlenenlerle baş edemeyeceğimi, bana kötülük etmek isteyenlerin ve ihtimal vermeyeceğim yerlerde bana pusu kuranların çokluğu karşısında yalnız olduğumu görünce, bana yardım etmeye başladın; gücünle beni destekledin; sonra düşmanımın keskin kılıcını körelttin; kalabalık bir topluluğu varken onu yalnız bıraktın; beni ona üst ettin ve beni hedef alan oklarını kendisine geri çevirdin; öfkesi yatışmamış, kini dinmemiş bir hâlde onu benden defettin; neye uğradığının şaşkınlığı içinde parmaklarını ısırdı ve askerî birlikleri dağılmış bir hâlde geriye dönüp kaçtı. Nice zalimler, yaltaklıkla yüzüme gülüp kızgın bakışlarla bana bakarak, hileleriyle bana zulmetti; benim için tuzaklar kurdu; beni sürekli gözetledi; pusuya yatıp avını yakalamak için münasip fırsatı kol-
َﻭَ ﻳَﻨْﻈُﺮُﻧٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﺷِﺪﱠﺓِ ﺍﻟْﺤَﻨَﻖِ.
SSC_0351 · S. 510 · Düşmanların Hilelerine K arşı (49)
İmam Zeynelabidin
َﻭَ ﻳَﻨْﻈُﺮُﻧٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﺷِﺪﱠﺓِ ﺍﻟْﺤَﻨَﻖِ. ﻓَﻠَﻤﱠﺎ ﺭَﺃَﻳْﺖَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺗَﺒﺎﺭَﻛْﺖ ﻭَ ﺗَﻌﺎﻟَﻴْﺖَ ﺩَﻏَﻞَ ﺳَﺮﻳﺮَﺗِﻪِ، ﻭَ ﻗُﺒْﺢَ ﻣَﺎ ﺍﻧْﻄَﻮٰﻱ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﺃَﺭْﻛَﺴْﺘَﻪُ ﻷُِﻡِّ ﺭَﺃْﺳِﻪِ ﻓٔﻲ ﺯُﺑْﻴَﺘِﻪِ، ﻭَ ﺭَﺩَﺩْﺗَﻪُ ﻓٔﻲ ﻣَﻬْﻮٰﻱ ﺣُﻔْﺮَﺗِﻪِ، ﻓَﺎﻧْﻘَﻤَﻊَ ﺑَﻌْﺪَ ﺍﺳْﺘِﻄَﺎﻟَﺘِﻪِ ﺫَﻟٔﻴﻼً ﻓٔﻲ ﺭِﺑَﻖِ ﺣِﺒَﺎﻟَﺘِﻪِ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻛَﺎﻥَ ﻳُﻘَﺪِّﺭُ ﺃَﻥْ ﻳَﺮَﺍﻧٔﻲ ﻓٔﻴﻬَﺎ، ﻣَﺎ ﺣَﻞﱠ ﺑِﺴَﺎﺣَﺘِﻪِ. -َﻟَﻮْﻻَ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻚ- ﻭَ ﻗَﺪْ ﻛَﺎﺩَ ﺃَﻥْ ﻳَﺤُﻞﱠ ﺑٔﻲ ﻭَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﺣَﺎﺳِﺪٍ ﻗَﺪْ ﺷَﺮِﻕَ ﺑٔﻲ ﺑِﻐُﺼﱠﺘِﻪِ، ﻭ َﺷَﺠِﻲَ ﻣِﻨّٔﻲ ﺑِﻐَﻴْﻈِﻪِ، ﻭَ ﺳَﻠَﻘَﻨٔﻲ ﺑِﺤَﺪِّ ﻟِﺴَﺎﻧِﻪِ، ﻭَ ﻭَﺣَﺮَﻧٔﻲ ﺑِﻘَﺮْﻑِ ﻋُﻴُﻮﺑِﻪِ، ﻭَ ﺟَﻌَﻞَ ﻋِﺮْﺿٔﻲ ﻏَﺮَﺿًﺎ ﻟِﻤَﺮَﺍﻣٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻗَﻠﱠﺪَﻧٔﻲ ﺧِﻼَﻻً ﻟَﻢْ ﺗَﺰَﻝْ ﻓٔﻴﻪِ، ﻭَ ﻭَﺣَﺮَﻧٔﻲ ﺑِﻜَﻴْﺪِﻩِ، ﻭَ ﻗَﺼَﺪَﻧٔﻲ ﺑِﻤَﻜٔﻴﺪَﺗِﻪِ. ﻓَﻨَﺎﺩَﻳْﺘُﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣُﺴْﺘَﻐٔﻴﺜًﺎ ﺑِﻚَ، ﻭَﺍﺛِﻘًﺎ ﺑِﺴُﺮْﻋَﺔِ ﺇِﺟَﺎﺑَﺘِﻚَ، ﻋَﺎﻟِﻤًﺎ ﺃَﻧﱠﻪُ ﻻَ ﻳُﻀْﻄَﻬَﺪُ ﻣَﻦْ ﺃَﻭٰﻱ ﺇِﻟٰﻲ ﻇِﻞِّ ﻛَﻨَﻔِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻔْﺰَﻉُ ﻣَﻦْ ﻟَﺠَﺄَ ﺇِﻟٰﻲ ﻣَﻌْﻘِﻞِ ﺍﻧْﺘِﺼَﺎﺭِﻙَ، ﻓَﺤَﺼﱠﻨْﺘَﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺑَﺄْﺳِﻪِ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ. ﻭَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﺳَﺤَﺎۤﺋِﺐِ ﻣَﻜْﺮُﻭﻩٍ ﺟَﻠﱠﻴْﺘَﻬَﺎ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺳَﺤَﺎۤﺋِﺐِ ﻧِﻌَﻢٍ layan yırtıcı hayvan gibi pusumda yattı.
Fakat sen, ey Tanrım, ne kadar yüce ve kutlusun, onun içinin hainliğini ve gizlediği şeyin çirkinliğini …
SSC_0352 · S. 510–512 · Düşmanların Hilelerine K arşı (49)
İmam Zeynelabidin
Fakat sen, ey Tanrım, ne kadar yüce ve kutlusun, onun içinin hainliğini ve gizlediği şeyin çirkinliğini görünce, hazırladığı tuzak çukuruna tepetakla kendisini düşürdün; kazdığı çukurun uçurumuna kendisini yuvarladın. Böylece azgınlığından sonra zelil bir hâlde, beni içinde görmek istediği tuzak ilmiğinde kendisini buldu. Oysa senin rahmetin olmasaydı, onun başına gelen, neredeyse benim başıma gelecekti. Nice hasetçiler, beni çekemediğinden tükürüğünü yutamaz hâle geldi; tükürüğü bir düğüm gibi boğazını tıkadı; bana olan öfkesi bir kemik gibi boğazına takılıp kaldı; keskin diliyle beni incitti; kendinde olan ayıplarla beni suçlayarak bana olan kinini açığa vurdu; iftira oklarıyla haysiyetimi hedef aldı; kendi kötü huylarını bana isnat etti; hilesiyle bana kin besledi ve tuzağıyla bana kastetti. Fakat imdadını umarak, hemen icabet edeceğine güvenerek, rahmetinin gölgesine sığınanın ezilmeyeceğini, desteğini arkasına alanın korkusu olmayacağını bilerek seni çağırınca, ey Tanrım, kudretinle beni onun şerrinden korudun. Nice felâket yüklü bulutları benden uzaklaştırdın; nimet yüklü bulutları üzerime yağdırdın; rahmet ır- َﺃَﻣْﻄَﺮْﺗَﻬَﺎ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﺟَﺪَﺍﻭِﻝِ ﺭَﺣْﻤَﺔٍ ﻧَﺸَﺮْﺗَﻬَﺎ، ﻭَ ﻋَﺎﻓِﻴَﺔٍ ﺃَﻟْﺒَﺴْﺘَﻬَﺎ، ﻭ ﺃَﻋْﻴُﻦِ ﺃَﺣْﺪَﺍﺙٍ ﻃَﻤَﺴْﺘَﻬَﺎ، ﻭَ ﻏَﻮَﺍﺷٔﻲ ﻛُﺮُﺑَﺎﺕٍ ﻛَﺸَﻔْﺘَﻬَﺎ. ﻭَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﻇَﻦٍّ ﺣَﺴَﻦٍ ﺣَﻘﱠﻘْﺖَ، ﻭَ ﻋَﺪَﻡٍ ﺟَﺒَﺮْﺕَ، ﻭَ ﺻَﺮْﻋَﺔٍ ﺃَﻧْﻌَﺸْﺖَ، ﻭَ ﻣَﺴْﻜَﻨَﺔٍ ﺣَﻮﱠﻟْﺖَ. ﻛُﻞﱡ ﺫٰﻟِﻚَ ﺇِﻧْﻌَﺎﻣًﺎ ﻭَ ﺗَﻄَﻮﱡﻻً ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﺟَﻤٔﻴﻌِﻪِ ﺍﻧْﻬِﻤَﺎﻛًﺎ ﻣِﻨّٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﻌَﺎﺻٔﻴﻚَ، ﻟَﻢْ ﺗَﻤْﻨَﻌْﻚَ ﺇِﺳَﺎۤﺀَﺗٔﻲ ﻋَﻦْ ﺇِﺗْﻤَﺎﻡِ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﺣَﺠَﺮَﻧٔﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋَﻦِ ﺍﺭْﺗِﻜَﺎﺏِ ﻣَﺴَﺎﺧِﻄِﻚَ، ﻻَ ﺗُﺴْﺄَﻝُ ﻋَﻤﱠﺎ ﺗَﻔْﻌَﻞُ. ﻭَ ﻟَﻘَﺪْ ﺳُﺌِﻠْﺖَ ﻓَﺄَﻋْﻄَﻴْﺖَ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗُﺴْﺄَﻝْ ﻓَﺎﺑْﺘَﺪَﺃْﺕَ، ﻭَﺍﺳْﺘُﻤٔﻴﺢَ ﻓَﻀْﻠُﻚَ ﻓَﻤَﺎۤ ﺃَﻛْﺪَﻳْﺖَ، ﺃَﺑَـﻴْﺖَ ﻳَﺎ ﻣَﻮْﻻَﻱَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧًﺎ ﻭَﺍﻣْﺘِﻨﺎﻧًﺎ، ﻭَ ﺗَﻄَﻮﱡﻻً ﻭَ ﺇِﻧْﻌَﺎﻣًﺎ، ﻭَ ﺃَﺑَﻴْﺖُ ﺇِﻻﱠ ﺗَﻘَﺤﱡﻤًﺎ ﻟِﺤُﺮُﻣَﺎﺗِﻚَ، ﻭَ ﺗَﻌَﺪِّﻳًﺎ ﻟِﺤُﺪُﻭﺩِﻙَ، ﻭَ ﻏَﻔْﻠَﺔً ﻋَﻦْ ﻭَﻋٔﻴﺪِﻙَ، ﻓَﻠَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣِﻦْ ﻣُﻘْﺘَﺪِﺭٍ ﻻَ ﻳُﻐْﻠَﺐُ، ﻭَ ﺫٔﻱ ﺃَﻧَﺎﺓٍ ﻻَ ﻳَﻌْﺠَﻞُ.
maklarını akıttın; sağlık elbiselerini giydirmiş;
SSC_0353 · S. 513–514 · Düşmanların Hilelerine K arşı (49)
İmam Zeynelabidin
maklarını akıttın; sağlık elbiselerini giydirmiş; musibetlerin gözünü kör ettin (kaynağını kuruttun) ve üzüntü perdelerini kaldırdın. Nice iyi zanları gerçekleştirdin; yoklukları telâfi ettin; düşkünlükleri ayağa kaldırdın ve fakirlikleri zenginliğe dönüştürdün. Bütün bunlar, senin lütfun ve ihsanınla oldu. Ben ise, tüm bu durumlarda sana karşı gelmemi sürdürdüm. Fakat benim bu kötü hâlim, senin ihsanını tamamlamana engel olmadı. Ve bunca ihsanın, beni gazabına sebep olan şeyleri irtikâp etmekten vazgeçirmedi. Ancak sen, yaptıklarından dolayı sorgulanmazsın. Yüceliğine andolsun ki, senden bir şey istenildiği zaman vermişsin; istenilmediği zaman da kendin başlamışsın ve ihsanın umulduğu zaman cimrilik etmemişsin. Sen, ey Mevlâ'm, ihsan etmekten, bağış yapmaktan, lütufta bulunmaktan ve nimet vermekten başka bir şey istemezken; ben, hep haramlarına düşmüş, sınırlarını aşmış ve azap vaadinden gaflet etmişim. Şu hâlde, hamd sana mahsustur, ey Tanrım, ey yenilmeyen güçlü ve acele etmeyen mühlet verici! َﻫٰﺬَﺍ ﻣَﻘَﺎﻡُ ﻣَﻦِ ﺍﻋْﺘَﺮَﻑَ ﺑِﺴُﺒُﻮﻍِ ﺍﻟﻨِّﻌَﻢِ، ﻭَ ﻗَﺎﺑَﻠَﻬَﺎ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻘْﺼٔﲑِ، ﻭَ ﺷَﻬِﺪ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔْﺴِﻪِ ﺑِﺎﻟﺘﱠﻀْﻴٔﻴﻊِ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﺃَﺗَﻘَﺮﱠﺏُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺑِﺎﻟْﻤُﺤَﻤﱠﺪِﻳﱠﺔِ ﺍﻟﺮﱠﻓٔﻴﻌَﺔِ، ﻭَﺍﻟْﻌَﻠَﻮِﻳﱠﺔِ ﺍﻟْﺒَﻴْﻀَﺎۤﺀِ، ﻭَ ﺃَﺗَﻮَﺟﱠﻪُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺑِﻬِﻤَﺎۤ ﺃَﻥْ ﺗُﻌﻴِﺬَﻧٔﻲ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ]ﻛَﺬَﺍ ﻭَ ﻛَﺬَﺍ[. ﻓَﺈِﻥﱠ ﺫٰﻟِﻚَ ﻻَ ﻳَﻀٔﻴﻖُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻓٔﻲ ﻭُﺟْﺪِﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺘَﻜَﺄﱠﺩُﻙَ ﻓٔﻲ ﻗُﺪْﺭَﺗِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪٔﻳﺮٌ. ﻓَﻬَﺐْ ﻟٔﻲ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣِﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺩَﻭَﺍﻡِ ﺗَﻮْﻓٔﻴﻘِﻚَ، ﻣَﺎۤ ﺃَﺗﱠﺨِﺬُﻩُ ﺳُﻠﱠﻤًﺎ ﺃَﻋْﺮُﺝُ ﺑِﻪِ ﺇِﻟٰﻲ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧِﻚَ، ﻭَ ﺁﻣَﻦُ ﺑِﻪِ ﻣِﻦْ ﻋِﻘَﺎﺑِﻚَ، ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ.
Bu; nimetlerin bolluğunu itiraf eden, onları kendi kusuruyla karşılaştıran ve kendisi hakkında (ömrünü) zayi …
SSC_0354 · S. 515–516 · Düşmanların Hilelerine K arşı (49)
Hz. Muhammed İmam Ali İmam Zeynelabidin
Bu; nimetlerin bolluğunu itiraf eden, onları kendi kusuruyla karşılaştıran ve kendisi hakkında (ömrünü) zayi etme tanıklığında bulunan kimsenin durduğu yerdir. Allah'ım! Ben, Muhammed'in yüce hakikatini ve Ali'nin parlak gerçekliğini vesile edinerek sana yakınlık arıyorum; onları vasıta ederek sana yöneliyorum ve şunun şunun şerrinden beni korumanı istiyorum. Mülkünde bu seni sıkıntıya sokmaz; kudretinde bu sana zor gelmez. Sen, her şeye kadirsin. Şu hâlde, ey Tanrım, rahmetinden ve verdiğin başarının devamından, bana, rızana doğru ağmamı ve cezandan korunmamı sağlayacak bir vesile ver; ey merhametlilerin en merhametlisi! 514ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٠٥ ﻓِﻰ ﺍﻟﺮﱠﻫْﺒَﺔِ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﺧَﻠَﻘْﺘَﻨٔﻲ ﺳَﻮِﻳًّﺎ، ﻭَ ﺭَﺑﱠﻴْﺘَﻨٔﻲ ﺻَﻐٔﲑًﺍ، ﻭَ ﺭَﺯَﻗْﺘَﻨٔﻲ ﻣَﻜْﻔِﻴًّﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﻭَﺟَﺪْﺕُ ﻓٔﻴﻤَﺎۤ ﺃَﻧْﺰَﻟْﺖَ ﻣِﻦْ ﻛِﺘَﺎﺑِﻚَ، ﻭَ ﺑَﺸﱠﺮْﺕَ ﺑِﻪِ ﻋِﺒَﺎﺩَﻙَ، ﻳَﺎ ﻋِﺒَﺎﺩِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺳْﺮَﻓُﻮﺍ ﻋَﻠٓﻲ ﺃَﻧْﻔُﺴِﻬِﻢْ ﻻَ ﺗَﻘْﻨَﻄُﻮﺍ ﺃَﻥْ ﻗُﻠْﺖَ: ﴿ ﻳَﺎ ﻋِﺒَﺎﺩِﻱَ ﺍﻟﱠﺬٔﻳﻦَ ﺃَﺳْﺮَﻓُﻮﺍ ﻋَﻠٓﻲ ﺃَﻧْﻔُﺴِﻬِﻢْ ﻻَ ﺗَﻘْﻨَﻄُﻮﺍ ﻣِﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺔِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺇِﻥﱠ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻳَﻐْﻔِﺮُ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏَ ﺟَﻤٔﻴﻌًﺎ﴾. ﻣِﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺔِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺇِﻥﱠ ﺍﻟـﻠٕﻪَ ﻳَﻐْﻔِﺮُ ﺍﻟﺬﱡﻧُﻮﺏَ ﺟَﻤٔﻴﻌًﺎ ﻭَ ﻗَﺪْ ﺗَﻘَﺪﱠﻡَ ﻣِﻨّٔﻲ ﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﻋَﻠِﻤْﺖَ، ﻭَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺃَﻋْﻠَﻢُ ﺑِﻪِ ﻣِﻨّٔﻲ، ﻓَﻴَﺎ ﺳَﻮْﺃَﺗَﺎ ﻣِﻤﱠﺎۤ ﺃَﺣْﺼَﺎﻩُ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻛِﺘَﺎﺑُﻚَ، ﻓَﻠَﻮْﻻَ ﺍﻟْﻤَﻮَﺍﻗِﻒُ ﺍﻟﱠﺘٔﻲۤ ﺍُﺅَﻣِّﻞُ ﻣِﻦْ ﻋَﻔْﻮِﻙَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺷَﻤِﻞَ ﻛُﻞﱠ ﺷَﻲْﺀٍ، ﻷََﻟْﻘَﻴْﺖُ ﺑِﻴَﺪٔﻱ، ﻭَ ﻟَﻮْ ﺃَﻥﱠ ﺃَﺣَﺪًﺍ ﺍﺳْﺘَﻄَﺎﻉَ ﺍﻟْﻬَﺮَﺏَ ﻣِﻦْ ﺭَﺑِّﻪِ، ﻟَﻜُﻨْﺖُ ﺃَﻧَﺎ ﺃَﺣَﻖﱡ ﺑِﺎﻟْﻬَﺮَﺏَ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ

Allah'tan Korkma Hakkında (50)

Allah'ım! Sen beni eksiksiz özürsüz yarattın; çocuktum, büyüttün ve yeterli miktarda rızk verdin bana.
SSC_0355 · S. 517–518 · Allah'tan Korkma Hakkında (50)
İmam Zeynelabidin
Allah'ım! Sen beni eksiksiz özürsüz yarattın; çocuktum, büyüttün ve yeterli miktarda rızk verdin bana. Allah'ım! Ben, indirdiğin ve kendisiyle kullarını müjdelediğin Kitabında şöyle buyurduğunu gördüm: "Ey kendi aleyhlerinde haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; Allah bütün günahları bağışlar." (Zümer, 53) (Allah'ım!) Geçmişte benden vuku bulan kötülükleri biliyorsun, hem de benden daha iyi. Amel defterimde aleyhimde sıralanan suçlardan dolayı yazıklar olsun bana! Eğer her şeyi kapsayan affının hâlime şamil olacağını umduğum yerler olmasaydı, (ümitsizlikten) kendimi bırakır, helâk olup giderdim. Eğer kulun, Rabbinden kaçması mümkün olsaydı, senden kaçmaya en lâyık olan benim. Yeryüzünde ve gökte َﻻَ ﺗَﺨْﻔٰﻲ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﺧَﺎﻓِﻴَﺔٌ ﻓِﻲ ﺍﻷَْﺭْﺽِ ﻭَ ﻻَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺴﱠﻤَﺎۤﺀِ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﺗَﻴْﺖ ﺑِﻬَﺎ، ﻭَ ﻛَﻔٰﻲ ﺑِﻚَ ﺟَﺎﺯِﻳًﺎ، ﻭَ ﻛَﻔٰﻲ ﺑِﻚَ ﺣَﺴٔﻴﺒًﺎ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧﱠﻚَ ﻃَﺎﻟِﺒٔﻲ ﺇِﻥْ ﺃَﻧَﺎ ﻫَﺮَﺑْﺖُ، ﻭَ ﻣُﺪْﺭِﻛٔﻲ ﺇِﻥْ ﺃَﻧَﺎ ﻓَﺮَﺭْﺕُ، ﻓَﻬَﺎۤ ﺃَﻧَﺎ ﺫَﺍ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻚَ ﺧَﺎﺿِﻊٌ ﺫَﻟٔﻴﻞٌ ﺭَﺍﻏِﻢٌ، ﺇِﻥْ ﺗُﻌَﺬِّﺑْﻨٔﻲ ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﻟِﺬٰﻟِﻚَ ﺃَﻫْﻞٌ، ﻭَ ﻫُﻮَ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻣِﻨْﻚَ ﻋَﺪْﻝٌ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺗَﻌْﻒُ ﻋَﻨّٔﻲ ﻓَﻘَﺪٔﳝًﺎ ﺷَﻤَﻠَﻨٔﻲ ﻋَﻔْﻮُﻙَ، ﻭَ ﺃَﻟْﺒَﺴْﺘَﻨٔﻲ ﻋَﺎﻓِﻴَﺘَﻚَ. ﻓَﺄَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﺑِﺎﻟْﻤَﺨْﺰُﻭﻥِ ﻣِﻦْ ﺃَﺳْﻤَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﺑِﻤَﺎ ﻭَﺍﺭَﺗْﻪُ ﺍﻟْﺤُﺠُﺐُ ﻣِﻦْ ﺑَﻬَﺎۤﺋِﻚَ، ﺇِﻻﱠ ﺭَﺣِﻤْﺖَ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻟﻨﱠﻔْﺲَ ﺍﻟْﺠَﺰُﻭﻋَﺔَ، ﻭَ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻟﺮِّﻣﱠﺔَ ﺍﻟْﻬَﻠُﻮﻋَﺔَ، ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻻَ ﺗَﺴْﺘَﻄٔﻴﻊُ ﺣَﺮﱠ ﺷَﻤْﺴِﻚَ، ﻓَﻜَﻴْﻒَ ﺗَﺴْﺘَﻄٔﻴﻊُ ﺣَﺮﱠ ﻧَﺎﺭِﻙَ؟ ﻭَﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻻَ ﺗَﺴْﺘَﻄٔﻴﻊُ ﺻَﻮْﺕَ ﺭَﻋْﺪِﻙَ، ﻓَﻜَﻴْﻒَ ﺗَﺴْﺘَﻄٔﻴﻊُ ﺻَﻮْﺕَ ﻏَﻀَﺒِﻚَ؟ ﻓَﺎﺭْﺣَﻤْﻨِﻲ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ، ﻓَﺈِﻧّٔﻲ ﺍﻣْﺮُﺅٌ ﺣَﻘٔﲑٌ، ﻭَ ﺧَﻄَﺮٔﻱ ﻳَﺴٔﲑٌ، ﻭَ ﻟَﻴْﺲَ ﻋَﺬَﺍﺑٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎ ﻳَﺰٔﻳﺪُ ﻓٔﻲ ﻣُﻠْﻜِﻚَ ﻣِﺜْﻘَﺎﻝَ ﺫَﺭﱠﺓٍ، ﻭَ ﻟَﻮْ ﺃَﻥﱠ َﻋَﺬَﺍﺑٔﻲ ﻣِﻤﱠﺎ ﻳَﺰٔﻳﺪُ ﻓٔﻲ ﻣُﻠْﻜِﻚَ ﻟَﺴَﺄَﻟْﺘُﻚَ ﺍﻟﺼﱠﺒْﺮَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﺃَﺣْﺒَﺒْﺖُ ﺃَﻥْ ﻳَﻜُﻮﻥَ ﺫٰﻟِﻚَ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻟٰﻜِﻦْ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧُﻚَ ﺍﻟـﻠٕﻬُﻢﱠ ﺃَﻋْﻈَﻢُ ﻭَ ﻣُﻠْﻜُﻚ hiçbir şey sana gizli değildir ve sen (kıyamet günü) onları açığa çıkaracaksın.
Karşılık verici olarak sen yeterlisin; hesap görücü olarak sen kâfisin.
SSC_0356 · S. 518–520 · Allah'tan Korkma Hakkında (50)
İmam Zeynelabidin
Karşılık verici olarak sen yeterlisin; hesap görücü olarak sen kâfisin. Allah'ım! Kaçarsam, beni bulursun; firar edersem, beni yakalarsın. İşte önünde durmaktayım; mütevazı, zelil ve hakir biri olarak. Cezalandıracak olursan, bunu hak etmişimdir ve adaletin bunu gerektirmektedir, ey Rabbim! Affedecek olursan, (buna da şaşmam; çünkü) eskiden beri affın hâlime şamil olmuş, afiyetin beni bürümüştür. Allah'ım! O hâlde, saklı isimlerin ve perdelerin örttüğü güzelliğin hürmetine senden, bu tahammülsüz cana ve bu güçsüz bedene acımanı istiyorum. Güneş sıcağına dayanamayan bu zayıf beden, cehennem ateşine nasıl dayanabilir?! Yıldırım sesine dayanamayan bu güçsüz beden, gazabının sesine nasıl dayanabilir?! Allah'ım! O hâlde bana acı. Çünkü ben, hakir bir adamım ve değerim pek azdır. Benim azaba çarptırılmam, zerre kadar saltanatını artıracak değil. Şayet bana azap edilmekle saltanatın artacak olsaydı, azaba karşı senden sabır dilerdim ve böyle bir şey senin olsun isterdim. Fakat saltanat ve mülkün, itaat ُﺃَﺩْﻭَﻡُ ﻣِﻦْ ﺃَﻥْ ﺗَﺰٔﻳﺪَ ﻓٔﻴﻪِ ﻃَﺎﻋَﺔُ ﺍﻟْﻤُﻄٔﻴﻌٔﲔَ، ﺃَﻭْ ﺗَﻨْﻘُﺺَ ﻣِﻨْﻪُ ﻣَﻌْﺼِﻴَﺔ ﺍﻟْﻤُﺬْﻧِﺒٔﲔَ. ﻓَﺎﺭْﺣَﻤْﻨٔﻲ ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ، ﻭَ ﺗَﺠَﺎﻭَﺯْ ﻋَﻨّٔﻲ ﻳَﺎ ﺫَﺍ ﺍﻟْﺠَﻼَﻝِ ﻭَﺍﻹِْﻛْﺮَﺍﻡِ، ﻭَ ﺗُﺐْ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﺇِﻧﱠﻚَ ﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﺘﱠﻮﱠﺍﺏُ ﺍﻟﺮﱠﺣٔﻴﻢُ.
edenlerin itaatiyle artacak, günahkârların günahıyla azalacak olmaktan çok daha büyük, çok daha kalıcıdır, …
SSC_0357 · S. 521–522 · Allah'tan Korkma Hakkında (50)
İmam Zeynelabidin
edenlerin itaatiyle artacak, günahkârların günahıyla azalacak olmaktan çok daha büyük, çok daha kalıcıdır, Allah'ım! O hâlde, ey merhametlilerin en merhametlisi, bana merhamet eyle; ey celâl ve ikram sahibi, günahlarımdan geç ve affınla bana dön (tövbemi kabul buyur). Hiç kuşku yok, sen, tövbeyi kabul edensin, rahîmsin. ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-١٥ ﻓِﻰ ﺍﻟﺘﱠﻀَﺮﱡﻉِ ﻭَﺍﻹِْﺳْﺘِﻜَﺎﻧَﺔِ ﻋَﻠٰﻲ ﺣُﺴْﻦِ ﺻَﻨٔﻴﻌِﻚَ ﺇِﻟَﻲﱠ ، -ٌﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﻟِﻠْﺤَﻤْﺪِ ﺃَﻫْﻞ- َﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺃَﺣْﻤَﺪُﻙ ﻭَ ﺳُﺒﻮُﻍِ ﻧَﻌْﻤَﺎۤﺋِﻚَ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻭَ ﺟَﺰٔﻳﻞِ ﻋَﻄَﺎۤﺋِﻚَ ﻋِﻨْﺪٔﻱ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣَﺎ ﻓَﻀﱠﻠْﺘَﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺳْﺒَﻐْﺖَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﻣِﻦْ ﻧِﻌْﻤَﺘِﻚَ، ﻓَﻘَﺪِ ﺍﺻْﻄَﻨَﻌْﺖَ ﻋِﻨْﺪٔﻱ ﻣَﺎ ﻳَﻌْﺠِﺰُ ﻋَﻨْﻪُ ﺷُﻜْﺮٔﻱ. ﻭَ ﻟَﻮْﻻَۤ ﺇِﺣْﺴَﺎﻧُﻚَ ﺇِﻟَﻲﱠ ، ﻭَ ﺳُﺒﻮُﻍُ ﻧَﻌْﻤَﺎۤﺋِﻚَ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻣَﺎ ﺑَﻠَﻐْﺖُ ﺇِﺣْﺮَﺍﺯَ ﺣَﻈّٔﻲ، ﻭَ ﻻَۤ ﺇِﺻْﻼَﺡَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَ ﻟَﻜِﻨﱠﻚَ ﺍﺑْﺘَﺪَﺃْﺗَﻨٔﻲ ﺑِﺎﻹِْﺣْﺴَﺎﻥِ، ﻭَ ﺭَﺯَﻗْﺘَﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﺃُﻣُﻮﺭٔﻱ ﻛُﻠِّﻬَﺎ ﺍﻟْﻜِﻔَﺎﻳَﺔَ، ﻭَ ﺻَﺮَﻓْﺖَ ﻋِﻨّٔﻲ ﺟَﻬْﺪَ ﺍﻟْﺒَﻼَۤﺀِ، ﻭَ ﻣَﻨَﻌْﺖَ ﻣِﻨّٔﻲ ﻣَﺤْﺬﻭُﺭَ ﺍﻟْﻘَﻀَﺎۤﺀِ. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻓَﻜَﻢْ ﻣِﻦْ ﺑَﻼَۤﺀٍ ﺟَﺎﻫِﺪٍ ﻗَﺪْ ﺻَﺮَﻓْﺖَ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﻧِﻌْﻤَﺔٍ ﺳَﺎﺑِﻐَﺔٍ ﺃَﻗْﺮَﺭْﺕَ ﺑِﻬَﺎ ﻋَﻴْﻨٔﻲ، ﻭَ ﻛَﻢْ ﻣِﻦْ ﺻَﻨٔﻴﻌَﺔٍ ﻛَﺮٔﳝَﺔٍ ﻟَﻚَ ﻋِﻨْﺪٔﻱ،

Allah'a Yalvarıp Yakarma Hakkında (51)

ve Düşkünlüğünü Dile Getirme Hakkındaki Duası Tanrım!
SSC_0358 · S. 523–524 · Allah'a Yalvarıp Yakarma Hakkında (51)
İmam Zeynelabidin
ve Düşkünlüğünü Dile Getirme Hakkındaki Duası Tanrım! Bana olan ihsanının güzelliği, nimetlerinin bolluğu, bağışlarının çokluğu karşısında ve benden esirgemediğin rahmetin, bana tamamladığın nimetin için sana hamdederim ve sen hamda lâyıksın. Gerçekten de şükründen âciz olduğum nimetler vermişsin bana. Eğer senin bana yönelik ihsanın ve bol nimetlerin olmasaydı, (kendi çabamla) ne nasibimi elde edebilir, ne nefsimi ıslah etmeyi başarabilirdim. Ne var ki, ben istemeden sen ihsanda bulundun; tüm işlerde bana yeterlilik verdin; tahammülü zor belâları benden uzaklaştırdın ve sakınılan kaderi başıma getirmedin. Tanrım! Nice tahammülü zor belâları benden uzaklaştırdın; nice bol nimetlerle gözümü aydınlattın ve ِﺃَﻧْﺖَ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﺟَﺒْﺖَ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻹِْﺿْﻄِﺮَﺍﺭِ ﺩَﻋْﻮَﺗٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻗَﻠْﺖَ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟْﻌِﺜَﺎﺭ ﺯَﻟﱠﺘٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺧَﺬْﺕَ ﻟٔﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻷَْﻋْﺪَﺍۤﺀِ ﺑِﻈُﻼَﻣَﺘٔﻲ. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣَﺎ ﻭَﺟَﺪْﺗُﻚَ ﺑَﺨٔﻴﻼً ﺣٔﲔَ ﺳَﺄَﻟْﺘُﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﻨْﻘَﺒِﻀًﺎ ﺣٔﲔَ ﺃَﺭَﺩْﺗُﻚَ، ﺑَﻞْ ﻭَﺟَﺪْﺗُﻚَ ﻟِﺪُﻋَﺎۤﺋٔﻲ ﺳَﺎﻣِﻌًﺎ، ﻭَ ﻟِﻤَﻄَﺎﻟِﺒٔﻲ ﻣُﻌْﻄِﻴًﺎ، ﻭَ ﻭَﺟَﺪْﺕُ ﻧُﻌْﻤَﺎﻙَ ﻋَﻠَﻲﱠ ﺳَﺎﺑِﻐَﺔً ﻓٔﻲ ﻛُﻞِّ ﺷَﺄْﻥٍ ﻣِﻦْ ﺷَﺄْﻧٔﻲ، ﻭَ ﻛُﻞِّ ﺯَﻣَﺎﻥٍ ﻣِﻦْ ﺯَﻣَﺎﻧٔﻲ، ﻓَﺄَﻧْﺖَ ﻋِﻨْﺪٔﻱ ﻣَﺤْﻤﻮُﺩٌ، ﻭَ ﺻَﻨٔﻴﻌُﻚَ ﻟَﺪَﻱﱠ ﻣَﺒْﺮﻭﺭٌ. ﺗَﺤْﻤَﺪُﻙَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻭَ ﻟِﺴَﺎﻧٔﻲ ﻭَ ﻋَﻘْﻠٔﻲ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﺒْﻠُﻎُ ﺍﻟْﻮَﻓَﺎۤﺀَ ﻭَ ﺣَﻘٔﻴﻘَﺔَ ﺍﻟﺸﱡﻜْﺮِ، ﺣَﻤْﺪًﺍ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﻣَﺒْﻠَﻎَ ﺭِﺿَﺎﻙَ ﻋَﻨّٔﻲ، ﻓَﻨَﺠِّﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﺳُﺨْﻄِﻚَ. ﻳَﺎ ﻛَﻬْﻔٔﻲ ﺣٔﲔَ ﺗُﻌْﻴٔﻴﻨِﻲ ﺍﻟْﻤَﺬَﺍﻫِﺐُ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣُﻘٔﻴﻠٔﻲ ﻋَﺜْﺮَﺗٔﻲ، ﻓَﻠَﻮْﻻَ ﺳَﺘْﺮُﻙَ ﻋَﻮْﺭَﺗٔﻲ ﻟَﻜُﻨْﺖُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﻔْﻀُﻮﺣٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣُﺆَﻳِّﺪٔﻱ ﺑِﺎﻟﻨﱠﺼْﺮِ، ﻓَﻠَﻮْﻻَ ﻧَﺼْﺮُﻙَ ﺇِﻳﱠﺎﻱَ ﻟَﻜُﻨْﺖُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﻐْﻠُﻮﺑٔﲔَ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻭَﺿَﻌَﺖْ ﻟَﻪُ ﺍﻟْﻤُﻠُﻮﻙُ ﻧٔﲑَ ﺍﻟْﻤَﺬَﻟﱠﺔِ ﻋَﻠٰﻲ ﺃَﻋْﻨَﺎﻗِﻬَﺎ، ﻓَﻬُﻢْ ﻣِﻦْ ﺳَﻄَﻮَﺍﺗِﻪِ ﺧَﺎۤﺋِﻔُﻮﻥَ، ﻭَ ﻳَﺎۤ ﺃَﻫْﻞَ ﺍﻟﺘﱠﻘْﻮَﻱ، ﻭَ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻟَﻪُ ﺍﻷَْﺳْﻤَﺎۤﺀُ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨَﻲ، ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺃَﻥْ ﺗَﻌْﻔُﻮَ nice büyük iyilikler ettin bana. Çaresiz kaldığımda çağrıma icabet ettin; ayağım sürçtüğünde hatamdan geçtin ve düşmanlardan hakkımı aldın. Tanrım!
Senden bir şey istediğimde cimri bulmadım seni; sana yöneldiğimde bezgin görmedim seni.
SSC_0359 · S. 524 · Allah'a Yalvarıp Yakarma Hakkında (51)
İmam Zeynelabidin
Senden bir şey istediğimde cimri bulmadım seni; sana yöneldiğimde bezgin görmedim seni. Tam tersine, seni; duamı işitici, istediklerimi verici olarak buldum. Her hâlimde ve her anımda nimetlerini bol buldum. O hâlde sen, benim yanımda övülmüş birisin; ihsanın da pek makbul, pek güzeldir. Canım, dilim ve aklım, hamdın hakkını ödeyecek, şükrün hakikatine ulaşacak, seni benden son derece razı edecek bir hamd ile sana hamdetmektedir. Şu hâlde, gazabından kurtar beni. Ey farklı farklı görüşler beni bitkin düşürdüğünde sığınacağım kale! Ey hatamdan geçen (şefkatli Rabbim)! Eğer ayıplarımı örtmeseydin, rezil olurdum. Ey yardımıyla beni destekleyen! Eğer senin yardımın olmasaydı, yenik düşerdim. Ey yüceliği karşısında padişahların, boyunlarına zillet boyunduruğu koyduğu, galebesinden korktuğu kimse! Ey takva ehli ve ey güzel isimlerin sahibi! Senden, beni affetmeni ve beni bağışlamanı istiyorum. Zira ne suçsuzluğumu
،َﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻐْﻔِﺮَ ﻟٔﻲ، ﻓَﻠَﺴْﺖُ ﺑَﺮٔﻳﺌًﺎ ﻓَﺄَﻋْﺘَﺬِﺭَ، ﻭَ ﻻَ ﺑِﺬٔﻱ ﻗُﻮﱠﺓٍ ﻓَﺄَﻧْﺘَﺼِﺮ ﻭَ ﻻَ ﻣَﻔَﺮﱠ ﻟٔﻲ …
SSC_0360 · S. 526 · Allah'a Yalvarıp Yakarma Hakkında (51)
İmam Zeynelabidin
،َﻋَﻨّٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻐْﻔِﺮَ ﻟٔﻲ، ﻓَﻠَﺴْﺖُ ﺑَﺮٔﻳﺌًﺎ ﻓَﺄَﻋْﺘَﺬِﺭَ، ﻭَ ﻻَ ﺑِﺬٔﻱ ﻗُﻮﱠﺓٍ ﻓَﺄَﻧْﺘَﺼِﺮ ﻭَ ﻻَ ﻣَﻔَﺮﱠ ﻟٔﻲ ﻓَﺄَﻓِﺮﱠ، ﻭَ ﺃَﺳْﺘَﻘٔﻴﻠُﻚَ ﻋَﺜَﺮَﺍﺗٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺗَﻨَﺼﱠﻞُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑِﻲَ ﺍﻟﱠﺘٔﻲ ﻗَﺪْ ﺃَﻭْﺑَﻘَﺘْﻨٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺣَﺎﻃَﺖْ ﺑٔﻲ ﻓَﺄَﻫْﻠَﻜَﺘْﻨٔﻲ. ﻣِﻨْﻬَﺎ ﻓَﺮَﺭْﺕُ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺭَﺏِّ ﺗَﺎۤﺋِﺒًﺎ ﻓَﺘُﺐْ ﻋَﻠَﻲﱠ ، ﻣُﺘَﻌَﻮِّﺫًﺍ ﻓَﺄَﻋِﺬْﻧٔﻲ، ﻣُﺴْﺘَﺠٔﲑًﺍ ﻓَﻼَ ﺗَﺨْﺬُﻟْﻨٔﻲ، ﺳَﺎۤﺋِﻼً ﻓَﻼَ ﺗَﺤْﺮِﻣْﻨٔﻲ، ﻣُﻌْﺘَﺼِﻤًﺎ ﻓَﻼَ ﺗُﺴْﻠِﻤْﻨٔﻲ، ﺩَﺍﻋِﻴًﺎ ﻓَﻼَ ﺗَﺮُﺩﱠﻧٔﻲ ﺧَﺎۤﺋِﺒًﺎ. ﺩَﻋَﻮْﺗُﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﻣِﺴْﻜٔﻴﻨًﺎ ﻣُﺴْﺘَﻜٔﻴﻨًﺎ، ﻣُﺸْﻔِﻘًﺎ ﺧَﺎۤﺋِﻔًﺎ، ﻭَﺟِﻼً ﻓَﻘٔﲑًﺍ، ﻣُﻀْﻄَﺮًّﺍ ﺇِﻟَﻴْﻚَ. ﺃَﺷْﻜُﻮ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺿَﻌْﻒَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻤُﺴَﺎﺭَﻋَﺔِ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻭَﻋَﺪْﺗَﻪُ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺀَﻙَ، ﻭَﺍﻟْﻤُﺠَﺎﻧَﺒَﺔِ ﻋَﻤﱠﺎ ﺣَﺬﱠﺭْﺗَﻪُ ﺃَﻋْﺪَﺍۤﺀَﻙَ، ﻭَ ﻛَﺜْﺮَﺓَ ﻫُﻤُﻮﻣٔﻲ، ﻭَ ﻭَﺳْﻮَﺳَﺔَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻟَﻢْ ﺗَﻔْﻀَﺤْﻨٔﻲ ﺑِﺴَﺮٔﻳﺮَﺗٔﻲ، ﻭَ ﻟَﻢْ ﺗُﻬْﻠِﻜْﻨٔﻲ ﺑِﺠَﺮٔﻳﺮَﺗٔﻲ، ﺃَﺩْﻋُﻮﻙَ ﻓَﺘُﺠٔﻴﺒُﻨٔﻲ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﻛُﻨْﺖُ ﺑَﻄٔﻴﺌًﺎ ﺣٔﲔَ ﺗَﺪْﻋُﻮﻧٔﻲ، ﻭَ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﻛُﻞﱠ ﻣَﺎ ﺷِﺌْﺖُ ﻣِﻦْ ﺣَﻮَﺍۤﺋِﺠٔﻲ، ﻭَ ﺣَﻴْﺚُ ﻣَﺎ ﻛُﻨْﺖُ. ﻭَﺿَﻌْﺖُ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺳِﺮّٔﻱ، ispat edecek bir mazeretim; ne yardım alabileceğim bir gücüm; ne de kaçacak bir yerim var. Senden, hatalarımdan geçmeni, beni mahveden ve beni kuşatıp helâk eden günahlarımı bağışlamanı istiyorum. Rabbim!
O günahlardan tövbe ederek sana kaçtım. O hâlde, tövbemi kabul buyur.
SSC_0361 · S. 526–528 · Allah'a Yalvarıp Yakarma Hakkında (51)
İmam Zeynelabidin
O günahlardan tövbe ederek sana kaçtım. O hâlde, tövbemi kabul buyur. Onlardan sana sığınıyorum; sığınma talebimi kabul et. Senden yardım istiyorum; yardımsız bırakma beni. Rahmetini dileniyorum; esirgeme benden. İpine sarılmışım; başkasına teslim etme beni. Seni çağırıyorum; eli boş geri çevirme beni. Rabbim! Miskin, düşkün, korkan, ürken, yoksul ve çaresiz biri olarak seni çağırıyorum. Tanrım! Dostlarına vadeĴiğin şeylere doğru koşmadaki zaafımı, düşmanlarını korkuĴuğun şeylerden kaçınmadaki güçsüzlüğümü, üzüntülerimin çokluğunu ve tutkularımın dürtüsünü sana şikâyet ediyorum. Tanrım! Batınımın kötülüğünden dolayı beni rüsva etmedin; günahlarımdan dolayı beni helâk etmedin. Sen beni çağırdığında ağır davrandığım hâlde, ben seni çağırdığımda hemen icabet ediyorsun. Dilediğim her ihtiyacımı senden isteyebiliyorum. Nerede olursam olayım, sırrımı sana açabiliyorum. Bu yüzden, ْﻓَﻼَۤ ﺃَﺩْﻋُﻮ ﺳِﻮَﺍﻙَ، ﻭَ ﻻَۤ ﺃَﺭْﺟُﻮ ﻏَﻴْﺮَﻙَ، ﻟَﺒﱠﻴْﻚَ ﻟَﺒﱠﻴْﻚَ، ﺗَﺴْﻤَﻊُ ﻣَﻦ ﺷَﻜَﺎۤ ﺇِﻟَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺗَﻠْﻘٰﻲ ﻣَﻦْ ﺗَﻮَﻛﱠﻞَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺗُﺨَﻠِّﺺُ ﻣَﻦِ ﺍﻋْﺘَﺼَﻢَ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﺗُﻔَﺮِّﺝُ ﻋَﻤﱠﻦْ ﻻَﺫَ ﺑِﻚَ. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻓَﻼَ ﺗَﺤْﺮِﻣْﻨٔﻲ ﺧَﻴْﺮَ ﺍﻵﺧِﺮَﺓِ ﻭَﺍﻷُْﻭﻟٰﻲ ﻟِﻘِﻠﱠﺔِ ﺷُﻜْﺮٔﻱ، ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟٔﻲ ﻣَﺎ ﺗَﻌْﻠَﻢُ ﻣِﻦْ ﺫُﻧُﻮﺑٔﻲ. ﺇِﻥْ ﺗُﻌَﺬِّﺏْ ﻓَﺄَﻧَﺎ ﺍﻟﻈﱠﺎﻟِﻢُ ﺍﻟْﻤُﻔَﺮِّﻁُ، ﺍﻟْﻤُﻀَﻴِّﻊُ ﺍﻵﺛِﻢُ، ﺍﻟْﻤُﻘَﺼِّﺮُ ﺍﻟْﻤُﻀَﺠِّﻊُ، ﺍﻟْﻤُﻐْﻔِﻞُ ﺣَﻆﱠ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَ ﺇِﻥْ ﺗَﻐْﻔِﺮْ ﻓَﺄَﻧْﺖَ ﺃَﺭْﺣَﻢُ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ.
senden başkasını çağırmam; senden başkasına ümit bağlamam.
SSC_0362 · S. 529–530 · Allah'a Yalvarıp Yakarma Hakkında (51)
İmam Zeynelabidin
senden başkasını çağırmam; senden başkasına ümit bağlamam. Lebbeyke lebbeyk! (Davetine icabet ettim, emrindeyim!) Sana şikâyette bulunanı duyarsın; sana güvenerek seni vekil edene kucak açarsın; sana sarılanı kurtarırsın ve sana sığınanın üzüntüsünü giderirsin. Tanrım! Şu hâlde, şükrümün azlığından dolayı beni ahiret ve dünya hayrından mahrum etme ve bildiğin günahlarımı bağışla. Eğer azap edecek olursan, (bunu hak etmişim; çünkü) ben, kendine zulmeden, fırsatları kaçıran, ömrünü zayi eden, günahkâr, suçlu, ihmalkâr, tembel, nasibinden gaflet eden biriyim. Eğer bağışlayacak olursan, sen, acıyanların en merhametlisisin. 528ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٢٥ ﻓِﻰ ﺍﻹِْﻟْﺤَﺎﺡِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﷲِ ﺗَﻌَﺎﻟٰﻰ ﻳَﺎۤ ﺃَﻟـﻠٕﻪُ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻳَﺨْﻔٰﻲ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺷَﻲْﺀٌ ﻓِﻲ ﺍﻷَْﺭْﺽِ ﻭَ ﻻَ ﻓِﻲ ﺍﻟﺴﱠﻤَﺎۤﺀِ، ﻭَ ﻛَﻴْﻒَ ﻳَﺨْﻔٰﻲ ﻋَﻠﻴْﻚَ ﻳَﺎۤ ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺧَﻠَﻘْﺘَﻪُ؟ ﻭَ ﻛَﻴْﻒَ ﻻَ ﺗُﺤْﺼٔﻲ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺻَﻨَﻌْﺘَﻪُ؟ ﺃَﻭْ ﻛَﻴْﻒَ ﻳَﻐٔﻴﺐُ ﻋَﻨْﻚَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻧْﺖَ ﺗُﺪَﺑِّﺮُﻩُ؟ ﺃَﻭْ ﻛَﻴْﻒَ ﻳَﺴْﺘَﻄٔﻴﻊُ ﺃَﻥْ ﻳَﻬْﺮُﺏَ ﻣِﻨْﻚَ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺣَﻴَﺎﺓَ ﻟَﻪُ ﺇِﻻﱠ ﺑِﺮِﺯْﻗِﻚَ؟ ﺃَﻭْ ﻛَﻴْﻒَ ﻳَﻨْﺠُﻮ ﻣِﻨْﻚَ ﻣَﻦْ ﻻَ ﻣَﺬْﻫَﺐَ ﻟَﻪُ ﻓٔﻲ ﻏَﻴْﺮِ ﻣُﻠْﻜِﻚَ؟ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺃَﺧْﺸٰﻲ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﻟَﻚَ ﺃَﻋْﻠَﻤُﻬُﻢْ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﺃَﺧْﻀَﻌُﻬُﻢْ ﻟَﻚَ ﺃَﻋْﻤَﻠُﻬُﻢْ ﺑِﻄَﺎﻋَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻫْﻮَﻧُﻬُﻢْ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻣَﻦْ ﺃَﻧْﺖَ ﺗَﺮْﺯُﻗُﻪُ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻳَﻌْﺒُﺪُ ﻏَﻴْﺮَﻙَ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻَ ﻳَﻨْﻘُﺺُ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧَﻚَ ﻣَﻦْ ﺃَﺷْﺮَﻙَ ﺑِﻚَ ﻭَ ﻛَﺬﱠﺏَ ﺭُﺳُﻠَﻚَ، ﻭَ ﻟَﻴْﺲَ ﻳَﺴْﺘَﻄٔﻴﻊُ ﻣَﻦْ ﻛَﺮِﻩَ ﻗَﻀَﺎۤﺀَﻙَ ﺃَﻥْ ﻳَﺮُﺩﱠ ﺃَﻣْﺮَﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻤْﺘَﻨِـﻊُ ﻣِﻨْﻚَ

Allah'a Yalvarırken Israrcı Olmak (52)

Hakkındaki Duası Ey ne yerde ve ne de gökte kendisine hiçbir şey gizli kalmayan Allah!
SSC_0363 · S. 531 · Allah'a Yalvarırken Israrcı Olmak (52)
İmam Zeynelabidin
Hakkındaki Duası Ey ne yerde ve ne de gökte kendisine hiçbir şey gizli kalmayan Allah! Kendi yarattığın, nasıl sana gizli kalabilir ki ey Tanrım?! Kendi yaptığının sayısını, nasıl bilmezsin ki?! Kendi yönettiğin, nasıl senden gizlenebilir ki?! Hayatı senin rızkına bağlı olan, nasıl senden kaçabilir ki?! Senin mülkünden başka gidecek bir yeri olmayan, nasıl senden kurtulabilir ki?! (Her türlü eksiklikten) Münezzehsin sen! Yaratıklarının senden en çok korkanı, seni en iyi tanıyanıdır. Sana karşı en mütevazı olanı, sana en çok itaat edenidir. Ve katında en değersiz (hor) olanı, senin rızkını yiyip senden başkasına ibadet edenidir. Münezzehsin sen! Sana ortak koşan ve resullerini yalanlayan, saltanatından bir şey eksiltemez. Hükmünden hoşlanmayan, emrini geri çeviremez. Kudretini
ﻣَﻦْ ﻛَﺬﱠﺏَ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻔُﻮﺗُﻚَ ﻣَﻦْ ﻋَﺒَﺪَ ﻏَﻴْﺮَﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﻌَﻤﱠﺮُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻣَﻦْ ﻛَﺮِﻩَ …
SSC_0364 · S. 532 · Allah'a Yalvarırken Israrcı Olmak (52)
İmam Zeynelabidin
ﻣَﻦْ ﻛَﺬﱠﺏَ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺗِﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﻔُﻮﺗُﻚَ ﻣَﻦْ ﻋَﺒَﺪَ ﻏَﻴْﺮَﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻳُﻌَﻤﱠﺮُ ﻓِﻲ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻣَﻦْ ﻛَﺮِﻩَ ﻟِﻘَﺎۤﺀَﻙَ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎۤ ﺃَﻋْﻈَﻢَ ﺷَﺄْﻧَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻗْﻬَﺮَ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧَﻚَ، ﻭَ ﺃَﺷَﺪﱠ ﻗُﻮﱠﺗَﻚَ، ﻭَ ﺃَﻧْﻔَﺬَ ﺃَﻣْﺮَﻙَ! ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻗَﻀَﻴْﺖَ ﻋَﻠٰﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕَ، ﻣَﻦْ ﻭَﺣﱠﺪَﻙَ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻛَﻔَﺮَ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﻛُﻞﱞ ﺫَﺍۤﺋِﻖُ ﺍﻟْﻤَﻮﺕَ، ﻭَ ﻛُﻞﱞ ﺻَﺎۤﺋِﺮٌ ﺇِﻟَﻴْﻚَ. ﻓَﺘَﺒَﺎﺭَﻛْﺖَ ﻭَ ﺗَﻌَﺎﻟَﻴْﺖَ، ﻻَۤ ﺇِﻟٰﻪَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺃَﻧْﺖَ ﻭَﺣْﺪَﻙَ ﻻَ ﺷَﺮٔﻳﻚَ ﻟَﻚَ، ﺁﻣَﻨْﺖُ ﺑِﻚَ، ﻭَ ﺻَﺪﱠﻗْﺖُ ﺭُﺳُﻠَﻚَ، ﻭَ ﻗَﺒِﻠْﺖُ ﻛِﺘَﺎﺑَﻚَ، ﻭَ ﻛَﻔَﺮْﺕُ ﺑِﻜُﻞِّ ﻣَﻌْﺒُﻮﺩٍ ﻏَﻴْﺮِﻙَ، ﻭَ ﺑَﺮِﺋْﺖُ ﻣِﻤﱠﻦْ ﻋَﺒَﺪَ ﺳِﻮَﺍﻙَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃُﺻْﺒِﺢُ ﻭَ ﺃُﻣْﺴٔﻲ ﻣُﺴْﺘَﻘِﻼًّ ﻟِﻌَﻤَﻠٔﻲ، ﻣُﻌْﺘَﺮِﻓًﺎ ﺑِﺬَﻧْﺒٔﻲ، ﻣُﻘِﺮًّﺍ ﺑِﺨَﻄَﺎﻳَﺎﻱَ، ﺃَﻧَﺎ ﺑِﺈِﺳْﺮَﺍﻓٔﻲ ﻋَﻠٰﻲ ﻧَﻔﺴٔﻲ ﺫَﻟٔﻴﻞٌ، ﻋَﻤَﻠٔﻲ ﺃَﻫْﻠَﻜَﻨٔﻲ، ﻭَ ﻫَﻮَﺍﻱَ ﺃَﺭْﺩَﺍﻧٔﻲ، ﻭَ ﺷَﻬَﻮَﺍﺗٔﻲ ﺣَﺮَﻣَﺘْﻨٔﻲ. ﻓَﺄَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﻳَﺎ ﻣَﻮْﻻَﻱَ ﺳُﺆَﺍﻝَ ﻣَﻦْ ﻧَﻔْﺴُﻪُ ﻻَﻫِﻴَﺔٌ ﻟِﻄُﻮﻝِ ﺃَﻣَﻠِﻪِ، ﻭَ ﺑَﺪَﻧُﻪُ yalanlayan, kendini senden koruyamaz. Senden başkasına ibadet eden, senin elinden kurtulmuş olmaz. Ve seninle karşılaşmak istemeyen, dünyada ebedî yaşatılmaz. Münezzehsin sen! Makamın ne de büyük; saltanatın ne de galip; gücün ne de şiddetli ve emrin ne de geçerlidir! Münezzehsin sen! Bütün yaratıklarına ölümü yazdın; seni birleyene de, seni inkâr edene de. Herkes ölümü tadacak, herkes sana dönecektir. Ne de kutlu, ne de yücesin sen! Senden başka ilâh yoktur; teksin, ortağın bulunmamaktadır. Sana inanmış, elçilerini doğrulamış, Kitabını kabullenmiş, senin dışında her mâbudu inkâr etmiş ve senden başkasına ibadet edenlerden uzak olduğumu haykırmışım. Allah'ım! Ben her zaman amelimi az bularak, günahımı itiraf ederek ve hatalarımı kabullenerek sabahlayıp akşamlamaktayım. Kendi aleyhimde haddi aşıp ölçüyü taşırmam, beni hor kıldı. Amelim, beni helâk etti; tutkularım, beni alçalttı ve şehvetlerim (nefsanî isteklerim), beni (her hayırdan) mahrum bıraktı. O hâlde, ey Mevlâ'm, uzun arzulara takılarak nefsi boş şeylerle uğraşan; damarlarının atmayışından be-
ُﻏَﺎﻓِﻞٌ ﻟِﺴُﻜُﻮﻥِ ﻋُﺮُﻭﻗِﻪِ، ﻭَ ﻗَﻠْﺒُﻪُ ﻣَﻔْﺘُﻮﻥٌ ﺑِﻜَﺜْﺮَﺓِ ﺍﻟﻨِّﻌَﻢِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﻓِﻜْﺮُﻩ ﻗَﻠٔﻴﻞٌ ﻟِﻤَﺎ …
SSC_0365 · S. 534 · Allah'a Yalvarırken Israrcı Olmak (52)
İmam Zeynelabidin
ُﻏَﺎﻓِﻞٌ ﻟِﺴُﻜُﻮﻥِ ﻋُﺮُﻭﻗِﻪِ، ﻭَ ﻗَﻠْﺒُﻪُ ﻣَﻔْﺘُﻮﻥٌ ﺑِﻜَﺜْﺮَﺓِ ﺍﻟﻨِّﻌَﻢِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ، ﻭَ ﻓِﻜْﺮُﻩ ﻗَﻠٔﻴﻞٌ ﻟِﻤَﺎ ﻫُﻮَ ﺻَﺎۤﺋِﺮٌ ﺇِﻟَﻴْﻪِ، ﺳُﺆَﺍﻝَ ﻣَﻦْ ﻗَﺪْ ﻏَﻠَﺐَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻷَْﻣَﻞُ، ﻭَ ﻓَﺘَﻨَﻪُ ﺍﻟْﻬَﻮَﻱ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻤْﻜَﻨَﺖْ ﻣِﻨْﻪُ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ، ﻭَ ﺃَﻇَﻠﱠﻪُ ﺍﻷَْﺟَﻞُ، ﺳُﺆَﺍﻝَ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﻜْﺜَﺮَ ﺫُﻧُﻮﺑَﻪُ، ﻭَﺍﻋْﺘَﺮَﻑَ ﺑِﺨَﻄٔﻴﺌَﺘِﻪِ، ﺳُﺆَﺍﻝَ ﻣَﻦْ ﻻَ ﺭَﺏﱠ ﻟَﻪُ ﻏَﻴْﺮُﻙَ، ﻭَ ﻻَ ﻭَﻟِﻲﱠ ﻟَﻪُ ﺩُﻭﻧَﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻣُﻨْﻘِﺬَ ﻟَﻪُ ﻣِﻨْﻚَ، ﻭَ ﻻَ ﻣَﻠْﺠَﺄَ ﻟَﻪُ ﻣِﻨْﻚَ ﺇِﻻﱠ ۤ ﺇِﻟَﻴْﻚَ. ﺇِﻟٰﻬٔﻲ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺑِﺤَﻘِّﻚَ ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐِ ﻋَﻠٰﻲ ﺟَﻤٔﻴﻊِ ﺧَﻠْﻘِﻚَ، ﻭَ ﺑِﺎﺳْﻤِﻚَ ﺍﻟْﻌَﻈٔﻴﻢِ، ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﺃَﻣَﺮْﺕَ ﺭَﺳُﻮﻟَﻚَ ﺃَﻥْ ﻳُﺴَﺒِّﺤَﻚَ ﺑِﻪِ، ﻭَ ﺑِﺠَﻼَﻝِ ﻭَﺟْﻬِﻚَ ﺍﻟْﻜَﺮٔﱘِ ﺍﻟﱠﺬٔﻱ ﻻَ ﻳَﺒْﻠٰﻲ ﻭَ ﻻَ ﻳَﺘَﻐَﻴﱠﺮُ، ﻭَ ﻻَ ﻳَﺤُﻮﻝُ ﻭَ ﻻَ ﻳَﻔْﻨٰﻲ، ﺃَﻥْ ﺗُﺼَﻠِّﻲَ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﺗُﻐْﻨِﻴَﻨٔﻲ ﻋَﻦْ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﺑِﻌِﺒَﺎﺩَﺗِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﺗُﺴَﻠِّﻲَ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻋَﻦِ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﺑِﻤَﺨَﺎﻓَﺘِﻚَ، ﻭَ ﺃَﻥْ ﺗُﺜْﻨِﻴَﻨٔﻲ ﺑِﺎﻟْﻜَﺜٔﲑِ ﻣِﻦْ ﻛَﺮَﺍﻣَﺘِﻚَ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ. ﻓَﺈِﻟَﻴْﻚَ ﺃَﻓِﺮﱡ، ﻭَ ﻣِﻨْﻚَ ﺃَﺧَﺎﻑُ، ﻭَ ﺑِﻚَ ﺃَﺳْﺘَﻐٔﻴﺚُ، ﻭَ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ ﺃَﺭْﺟُﻮ، ﻭَ ﻟَﻚَ ﺃَﺩْﻋُﻮ، ﻭَ ﺇِﻟَﻴْﻚَ ﺃَﻟْﺠَﺄُ، ﻭَ ﺑِﻚَ ﺃَﺛِﻖُ، ﻭَ ﺇِﻳﱠﺎﻙَ ﺃَﺳْﺘَﻌٔﲔُ، ﻭَ ﺑِﻚَ ﺃُﺅْﻣِﻦُ، ﻭَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﺃَﺗَﻮَﻛﱠﻞُ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺟُﻮﺩِﻙَ ﻭَ ﻛَﺮَﻣِﻚَ ﺃَﺗﱠﻜِﻞُ.
deni gaflet içinde bulunan; nimetlerinin çokluğundan kalbi azmış olan;
SSC_0366 · S. 535–536 · Allah'a Yalvarırken Israrcı Olmak (52)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
deni gaflet içinde bulunan; nimetlerinin çokluğundan kalbi azmış olan; döneceği yer (ahiret) hakkındaki düşüncesi pek sığ olan; arzularına yenik düşmüş; tutkularına uyarak azmış; dünyanın sultası altına girmiş; ölümün gölgesini üzerinde hissetmiş; günahları çok olan; hatalarını itiraf eden; senden başka rabbi, senden gayri velisi olmayan ve kendisini senden kurtaracak biri bulunmadığının, senden ancak sana kaçabileceğinin bilincinde olan biri olarak senden rahmetini dileniyorum. Tanrım! Bütün yaratıklarına farz olan hakkın; Resulüne, seni onunla tenzih etmesini emrettiğin büyük ismin ve eskimeyen, değişmeyen ve fani olmayan Kerim Zatının yüceliği hürmetine; senden, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât etmeni ve sana kulluk etmekle beni diğer her şeyden müstağni kılmanı, senden korkmakla dünyadan yana gönlümü ferahlatmanı ve rahmetinle tekrar bana bol bağışlarda bulunmanı istiyorum. Çünkü ben, yalnız sana kaçıyor, senden korkuyor, senden medet umuyor, sana ümit bağlıyor, seni çağırıyor, sana sığınıyor, sana güveniyor, senden yardım diliyor, sana inanıyor, seni vekil ediniyor ve senin cömertliğin ve keremine itimat ediyorum. 534ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٣٥ ﻓِﻰ ﺍﻟﺘﱠﺬَﻟﱡﻞِ ﷲِِ ﻋَﺰﱠ ﻭَ ﺟَﻞﱠ ﺭَﺏِّ ﺃَﻓْﺤَﻤَﺘْﻨٔﻲ ﺫُﻧُﻮﺑٔﻲ، ﻭَﺍﻧْﻘَﻄَﻌَﺖْ ﻣَﻘَﺎﻟَﺘٔﻲ، ﻓَﻼَ ﺣُﺠﱠﺔَ ﻟٔﻲ، ﻓَﺄَﻧَﺎ ﺍﻷَْﺳٔﲑُ ﺑِﺒَﻠِﻴﱠﺘٔﻲ، ﺍﻟْﻤُﺮْﺗَﻬَﻦُ ﺑِﻌَﻤَﻠٔﻲ، ﺍﻟْﻤُﺘَﺮَﺩِّﺩُ ﻓٔﻲ ﺧَﻄٔﻴﺌَﺘٔﻲ، ﺍﻟْﻤُﺘَﺤَﻴِّﺮُ ﻋَﻦْ ﻗَﺼْﺪٔﻱ، ﺍﻟْﻤُﻨْﻘَﻄِﻊُ ﺑٔﻲ. ﻗَﺪْ ﺃَﻭْﻗَﻔْﺖُ ﻧَﻔْﺴٔﻲ ﻣَﻮْﻗِﻒَ ﺍﻷَْﺫِﻻﱠ ۤﺀِ ﺍﻟْﻤُﺬْﻧِﺒٔﲔَ، ﻣَﻮْﻗِﻒَ ﺍﻷَْﺷْﻘِﻴَﺎۤﺀِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺠَﺮّٔﻳﻦَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺨِﻔّٔﲔَ ﺑِﻮَﻋْﺪِﻙَ. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺃَﻱﱠ ﺟُﺮْﺃَﺓٍ ﺍﺟْﺘَﺮَﺃْﺕُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ؟ ﻭَ ﺃَﻱﱠ ﺗَﻐْﺮٔﻳﺮٍ ﻏَﺮﱠﺭْﺕُ ﺑِﻨَﻔْﺴٔﻲ؟ ﻣَﻮْﻻَﻱَ ﺍﺭْﺣَﻢْ ﻛَﺒْﻮَﺗٔﻲ ﻟِﺤُﺮِّ ﻭَﺟْﻬٔﻲ، ﻭَ ﺯَﻟﱠﺔَ ﻗَﺪَﻣٔﻲ، ﻭَ ﻋُﺪْ ﲝِﻠْﻤِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﺟَﻬْﻠٔﻲ، ﻭَ ﺑِﺈِﺣْﺴَﺎﻧِﻚَ ﻋَﻠٰﻲ ﺇِﺳَﺎۤﺀَﺗٔﻲ، ﻓَﺄَﻧَﺎ ﺍﻟْﻤُﻘِﺮﱡ ﺑِﺬَﻧْﺒٔﻲ، ﺍﻟْﻤُﻌْﺘَﺮِﻑُ ﺑِﺨَﻄٔﻴﺌَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻫٰﺬِﻩِ ﻳَﺪٔﻱ ﻭَ ﻧَﺎﺻِﻴَﺘٔﻲ، ﺃَﺳْﺘَﻜٔﲔُ ﺑِﺎﻟْﻘَﻮَﺩِ
İtirafıyla İlgili Duası Rabbim! Günahlarım beni susturmuş;
SSC_0367 · S. 537–538 · Allah'a Yalvarırken Israrcı Olmak (52)
İmam Zeynelabidin
İtirafıyla İlgili Duası Rabbim! Günahlarım beni susturmuş; söyleyecek bir sözüm, ileri sürecek bir hüccetim (mazeretim) kalmamış. Sıkıntılarımın esiri, amellerimin rehini olmuşum. Hatalarım arasında bocalayıp durmaktayım. Orta yolu şaşırmış, öylece kalakalmışım. Bulunduğum yer; hor ve zelil günahkârların, sana karşı cür'etkâr olan bedbahtların ve vaadini küçümseyen yazıkların yeridir. Münezzehsin sen! Hangi cür'etle sana karşı geldim?! Neye aldanarak kendimi tehlikeye attım?! Ey Mevlâ'm! Sürçüp yüz üstü yere yığılmama ve ayağımın kaymasına acı. Hilminle cahilliğimi, iyiliğinle kötülüğümü bağışla. Ben, günahımı ikrar, hatamı itiraf ediyorum. İşte elim, işte perçemim! Yaptıklarımdan dolayı kısas edilmeye hazırım. َﻣِﻦْ ﻧَﻔْﺴٔﻲ. ﺍِﺭْﺣَﻢْ ﺷَﻴْﺒَﺘٔﻲ ﻭَ ﻧَﻔَﺎﺩَ ﺃَﻳﱠﺎﻣٔﻲ، ﻭَﺍﻗْﺘِﺮَﺍﺏَ ﺃَﺟَﻠٔﻲ، ﻭ ﺿَﻌْﻔٔﻲ ﻭَ ﻣَﺴْﻜَﻨَﺘٔﻲ، ﻭَ ﻗِﻠﱠﺔَ ﺣٔﻴﻠَﺘٔﻲ. ﻣَﻮْﻻَﻱَ ﻭَﺍﺭْﺣَﻤْﻨٔﻲ ﺇِﺫَﺍ ﺍﻧْﻘَﻄَﻊَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎۤ ﺃَﺛَﺮٔﻱ، ﻭَﺍﻣﱠﺤٰﻲ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﺨْﻠُﻮﻗٔﲔَ ﺫِﻛْﺮٔﻱ، ﻭَ ﻛُﻨْﺖُ ﻓِﻲ ﺍﻟْﻤَﻨْﺴِﻴّٔﲔَ ﻛَﻤَﻦْ ﻗَﺪْ ﻧُﺴِﻲَ. ﻣَﻮْﻻَﻱَ ﻭَﺍﺭْﺣَﻤْﻨٔﻲ ﻋِﻨْﺪَ ﺗَﻐَﻴﱡﺮِ ﺻُﻮﺭَﺗٔﻲ ﻭَ ﺣَﺎﻟٔﻲ، ﺇِﺫَﺍ ﺑَﻠِﻲَ ﺟِﺴْﻤٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻔَﺮﱠﻗَﺖْ ﺃَﻋْﻀَﺎۤﺋٔﻲ، ﻭَ ﺗَﻘَﻄﱠﻌَﺖْ ﺃَﻭْﺻَﺎﻟٔﻲ، ﻳَﺎ ﻏَﻔْﻠَﺘٔﻲ ﻋَﻤﱠﺎ ﻳُﺮَﺍﺩُ ﺑٔﻲ. ﻣﻮْﻻَﻱَ ﻭَﺍﺭْﺣَﻤﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﺣَﺸْﺮٔﻱ ﻭَ ﻧَﺸْﺮٔﻱ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻓٔﻲ ﺫٰﻟِﻚَ ﺍﻟْﻴَﻮﻡِ ﻣَﻊَ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻚَ ﻣَﻮْﻗِﻔٔﻲ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﺃَﺣِﺒِّﺎۤﺋِﻚَ ﻣَﺼْﺪَﺭٔﻱ، ﻭَ ﻓٔﻲ ﺟِﻮَﺍﺭِﻙَ ﻣَﺴْﻜَﻨٔﻲ، ﻳَﺎ ﺭَﺏﱠ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤٔﲔَ.
(Mevlâ'm!) Yaşlılığıma, günlerimin bitmesine, ecelimin yaklaşmasına, güçsüzlüğüme, düşkünlüğüme ve …
SSC_0368 · S. 539–540 · Allah'a Yalvarırken Israrcı Olmak (52)
İmam Zeynelabidin
(Mevlâ'm!) Yaşlılığıma, günlerimin bitmesine, ecelimin yaklaşmasına, güçsüzlüğüme, düşkünlüğüme ve çaresizliğime acı. Ey Mevlâ'm! Dünyadan eserim kesildiği, yaratıklar arasında anım silindiği ve unutulanlar arasında unutulup gittiğim zaman bana acı. Ey Mevlâ'm! Cismim eskidiği, organlarım dağıldığı, eklemlerim birbirinden ayrıldığı zaman çehrem ve durumum değiştiğinde bana acı. Başıma geleceklerden gafil ve bîhaber oluşumdan dolayı yazıklar olsun bana! Ey Mevlâ'm! Kabirden çıkartılıp diriltileceğim gün bana acı. O gün beni dostlarınla haşreyle; sevdiklerinin içine kat ve (rahmetinin) komşuluğunda yer ver bana, ey âlemlerin Rabbi! 538ُ ﻭَ ﻛَﺎﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻋَﺎۤﺋِﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺴﱠﻼَﻡ-٤٥ ﻓِﻰ ﺍﺳْﺘِﻜْﺸَﺎﻑِ ﺍﻟْﻬُﻤُﻮﻡِ ﻳَﺎ ﻓَﺎﺭِﺝَ ﺍﻟْﻬَﻢِّ، ﻭَ ﻛَﺎﺷِﻒَ ﺍﻟْﻐَﻢِّ، ﻳَﺎ ﺭَﺣْﻤٰﻦَ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﻭَﺍﻵْﺧِﺮَﺓِ ﻭَ ﺭَﺣٔﻴﻤَﻬُﻤَﺎ، ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَﺍﻓْﺮُﺝْ ﻫَﻤّٔﻲ، ﻭَﺍﻛْﺸِﻒْ ﻏَﻤّٔﻲ. ﻳَﺎ ﻭَﺍﺣِﺪُ ﻳَﺎۤ ﺃَﺣَﺪُ ﻳَﺎ ﺻَﻤَﺪُ، ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﻟَﻢْ ﻳَﻠِﺪْ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻮﻟَﺪْ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﻜُﻦْ ﻟَﻪُ ﻛُﻔُﻮًﺍ ﺃَﺣَﺪٌ، ﺍِﻋْﺼِﻤْﻨٔﻲ ﻭَ ﻃَﻬِّﺮْﻧٔﻲ ﻭَﺍﺫْﻫَﺐْ ﺑِﺒَﻠِﻴﱠﺘٔﻲ. )وَاﻗْﺮَأْ آﻳَﺔَ اﻟْﻜُﺮْﳻِﱢ وَاﻟْﻤُﻌَﻮﱠذَﺗَنيِْ وَ »ﻗُﻞْ ﻫُﻮَ اﻟﻠﱠﻪُ أَﺣَﺪٌ« وَ ﻗُﻞْ:( ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺇِﻧّٔﻲ ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺳُﺆَﺍﻝَ ﻣَﻦِ ﺍﺷﺘَﺪﱠﺕْ ﻓَﺎﻗَﺘُﻪُ، ﻭَ ﺿَﻌُﻔَﺖْ ﻗُﻮﱠﺗُﻪُ، ﻭَ ﻛَﺜُﺮَﺕْ ﺫُﻧُﻮﺑُﻪُ، ﺳُﺆَﺍﻝَ ﻣَﻦ ﻻَﻳَﺠِﺪُ ﻟِﻔَﺎﻗَﺘِﻪِ ﻣُﻐٔﻴﺜًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻟِﻀَﻌْﻔِﻪِ ﻣُﻘَﻮِّﻳًﺎ، ﻭَ ﻻَ ﻟِﺬَﻧْﺒِﻪِ ﻏَﺎﻓِﺮًﺍ ﻏَﻴْﺮَﻙَ.

Üzüntülerin Giderilmesini İstediğinde (54)

Hakkındaki Duası Ey üzüntüleri gideren, kederlere son veren! Ey dünyada da, ahirette de Rahman ve Rahîm olan!
SSC_0369 · S. 541–542 · Üzüntülerin Giderilmesini İstediğinde (54)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Hakkındaki Duası Ey üzüntüleri gideren, kederlere son veren! Ey dünyada da, ahirette de Rahman ve Rahîm olan! Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve üzüntümü gider, kederime son ver. Ey Bir! Ey Tek! Ey Samed (ihtiyaçlar için başvurulan mutlak gani)! Ey doğurmamış, doğmamış ve dengi olmayan (yüce Allah)! Beni koru, temizle ve üzüntümü gider. (Bu arada Ayet'el-Kürsi ile Nâs, Felak ve İhlâs surelerini oku ve sonra şöyle de:) Allah'ım! Oldukça muhtaç, gücü az, günahları çok ve senden başka ihtiyacını giderecek, güçsüzlüğünü güçlendirecek ve günahlarını bağışlayacak birini tanımayan biri olarak, senden rahmetini dileniyorum. َﻳَﺎ ﺫَﺍ ﺍﻟْﺠَﻼَﻝِ ﻭَﺍﻹِْﻛْﺮَﺍﻡِ، ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﻋَﻤَﻼً ﺗُﺤِﺐﱡ ﺑِﻪِ ﻣَﻦْ ﻋَﻤِﻞَ ﺑِﻪِ، ﻭ ﻳَﻘٔﻴﻨًﺎ ﺗَﻨْﻔَﻊُ ﺑِﻪِ ﻣَﻦِ ﺍﺳْﺘَﻴْﻘَﻦَ ﺑِﻪِ ﺣَﻖﱠ ﺍﻟْﻴَﻘﲔِ ﻓٔﻲ ﻧَﻔَﺎﺫِ ﺃَﻣْﺮِﻙَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻲ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﻭَ ﺁﻝِ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ، ﻭَﺍﻗْﺒِﺾْ ﻋَﻠَﻲ ﺍﻟﺼِّﺪْﻕِ ﻧَﻔْﺴٔﻲ، ﻭَﺍﻗْﻄَﻊْ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪﱡﻧْﻴَﺎ ﺣَﺎﺟَﺘٔﻲ، ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﻓٔﻴﻤَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻙَ ﺭَﻏْﺒَﺘٔﻲ، ﺷَﻮْﻗًﺎ ﺇِﻟٰﻲ ﻟِﻘَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَ ﻫَﺐْ ﻟٔﻲ ﺻِﺪْﻕَ ﺍﻟﺘﱠﻮﻛﱡﻞِ ﻋَﻠَﻴْﻚَ. ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﻣِﻦْ ﺧَﻴْﺮِ ﻛِﺘَﺎﺏٍ ﻗَﺪْ ﺧَﻼَ، ﻭَ ﺃَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻛِﺘَﺎﺏٍ ﻗَﺪْ ﺧَﻼَ، ﺃَﺳْﺄَﻟُﻚَ ﺧَﻮْﻑَ ﺍﻟْﻌَﺎﺑِﺪٔﻳﻦَ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻋِﺒَﺎﺩَﺓَ ﺍﻟْﺨَﺎﺷِﻌٔﲔَ ﻟَﻚَ، ﻭَ ﻳَﻘٔﲔَ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﻛِّﻠٔﲔَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ، ﻭَ ﺗَﻮَﻛﱡﻞَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨٔﲔَ ﻋَﻠَﻴْﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﺍﺟْﻌَﻞْ ﺭَﻏْﺒَﺘٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣَﺴْﺄَﻟَﺘٔﻲ ﻣِﺜْﻞَ ﺭَﻏْﺒَﺔِ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻚَ ﻓٔﻲ ﻣَﺴَﺎۤﺋِﻠِﻬِﻢْ، ﻭَ ﺭَﻫْﺒَﺘٔﻲ ﻣِﺜْﻞَ ﺭَﻫْﺒَﺔِ ﺃَﻭْﻟِﻴَﺎۤﺋِﻚَ، ﻭَﺍﺳْﺘَﻌْﻤِﻠْﻨٔﻲ ﻓٔﻲ ﻣَﺮْﺿَﺎﺗِﻚَ ﻋَﻤَﻼً ﻻَۤ ﺃَﺗْﺮُﻙُ ﻣَﻌَﻪُ ﺷَﻴْﺌًﺎ ﻣِﻦْ ﺩٔﻳﻨِﻚَ ﻣَﺨَﺎﻓَﺔَ ﺃَﺣَﺪٍ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ. ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻫٰﺬِﻩِ ﺣَﺎﺟَﺘٔﻲ ﻓَﺄَﻋْﻈِﻢْ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﺭَﻏْﺒَﺘٔﻲ، ﻭَ ﺃَﻇْﻬِﺮْ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﻋُﺬْﺭٔﻱ،
Ey celâl ve ikram sahibi! Senden, yapanını sevdiğin bir amel ve emrinin geçerli olduğuna dair gerçek yakini …
SSC_0370 · S. 543–544 · Üzüntülerin Giderilmesini İstediğinde (54)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
Ey celâl ve ikram sahibi! Senden, yapanını sevdiğin bir amel ve emrinin geçerli olduğuna dair gerçek yakini olan kimseye fayda sağlayacak bir yakin istiyorum. Allah'ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve canımı doğruluk üzere al; beni dünyadan müstağni et; sana kavuşma iştiyakıyla rağbetimi katındakine yönelik kıl ve gerçek anlamda sana tevekkül etmeyi bana nasip et. (Allah'ım!) Bugüne kadar yazılmış (mukadder edilmiş) olan en iyi şeyi senden istiyorum ve bugüne kadar yazılmış olan en kötü şeyden sana sığınıyorum. Senden; sana kulluk sunanların korkusunu, yüceliğinin önünde alçalanların ibadetini, sana güvenenlerin (tevekkül edenlerin) yakinini ve sana iman edenlerin güvenini (tevekkülünü) istiyorum. Allah'ım! İsteklerime olan rağbetimi, dostlarının isteklerine olan rağbeti; korkumu, dostlarının korkusu gibi kıl. Beni hoşnutluğun doğrultusunda öyle bir amele muvaffak et ki, artık yaratıklarından herhangi birisinin korkusuyla dininden hiçbir şeyi terk etmeyeyim. Allah'ım! İşte benim isteklerim! Onlara karşı içimde büyük bir rağbet oluştur; onlardan dolayı beni .ﻭَ ﻟَﻘِّﻨٔﻲ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﺣُﺠﱠﺘٔﻲ، ﻭَ ﻋَﺎﻑِ ﻓٔﻴﻬَﺎ ﺟَﺴَﺪٔﻱ ﺃَﻟﻠٕﻬُﻢﱠ ﻣَﻦْ ﺃَﺻْﺒَﺢَ ﻟَﻪُ ﺛِﻘَﺔٌ ﺃَﻭْ ﺭَﺟَِﺎۤﺀٌ ﻏَﻴْﺮُﻙَ، ﻓَﻘَﺪ ﺃَﺻْﺒَﺤْﺖُ ﻭَ ﺃَﻧْﺖَ ﺛِﻘَﺘٔﻲ ﻭَ ﺭَﺟَﺎۤﺋٔﻲ ﻓِﻲ ﺍﻷُْﻣُﻮﺭِ ﻛُﻠِّﻬَﺎ، ﻓَﺎﻗْﺾِ ﻟٔﻲ ﺑِﺨَﻴْﺮِﻫَﺎ ﻋَﺎﻗِﺒَﺔً، ﻭَ ﻧَﺠِّﻨٔﻲ ﻣِﻦْ ﻣُﻀِﻼﱠﺕِ ﺍﻟﻔِﺘَﻦِ، ﺑَِﺮﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻳَﺎۤ ﺃَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮﱠﺍﺣِﻤٔﲔَ. ﻭَ ﺻَﻠﱠﻲ ﺍﻟـﻠٕﻪُ ﻋَﻠٰﻲ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤﱠﺪٍ ﺭَﺳُﻮﻝِ ﺍﻟـﻠٕﻪِ ﺍﻟْﻤُﺼْﻄَﻔٰﻲ، ﻭَ ﻋَﻠٰﻲ ﺁﻟِﻪِ ﺍﻟﻄﱠﺎﻫِﺮٔﻳﻦَ.
mazur gör; onları istemek için ileri süreceğim delilleri bana ilham et ve onlarla ilgili olarak bedenime …
SSC_0371 · S. 545 · Üzüntülerin Giderilmesini İstediğinde (54)
Hz. Muhammed İmam Zeynelabidin
mazur gör; onları istemek için ileri süreceğim delilleri bana ilham et ve onlarla ilgili olarak bedenime sağlık ver. Allah'ım! Kim senden başkasına güveni veya ümidi olarak sabahlarsa sabahlasın, ben, tüm işlerde sana güvenerek ve sana ümidim olarak sabahlamışımdır. Şu hâlde, işlerin sonuç bakımından en iyi olanını benim hakkımda mukadder eyle ve rahmetinle beni saptırıcı fitnelerden kurtar; ey merhametlilerin en merhametlisi! Ve Allah, Allah'ın seçkin elçisi efendimiz Muhammed'e ve onun tertemiz Âline salât etsin.