318 Passagen · İmam Mehdi · siyer · Quelle: H. O. imam Mehdi-www.caferilik.com.pdf
Gefiltert wird nach Gestalt, nicht nach Kapitel: In diesem Stoff sucht man „wo spricht İmam Cafer Sadık“, und die Kapitelangaben vieler Bände sind dafür zu grob. Ein blasser Namenschip heißt: die Gestalt ist über Band oder Kapitel belegt, im Wortlaut der Passage aber nicht genannt.
https://t.me/caferilikcom
Rahman Rahim Allah'ın Adıyla Şüphesiz biz, sana Kevser'i verdik.
MHD_0001 · S. 2–5 · https://t.me/caferilikcom
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Rahman Rahim Allah'ın Adıyla Şüphesiz biz, sana Kevser'i verdik. Şu hâlde Rabbin için namaz kıl ve tekbir alırken, namazda ellerini boğazına kadar kaldır. Doğrusu asıl soyu kesik olan, sana kin duyandır. Türkiye Caferileri Sitesi
Son Vasi İmam Mehdi ( o n a s e l â m o l s u n ) 14. cilt Telif Komisyonu (Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı) Çeviri: İslam Özkan Tashih & Tatbik: Abbas Akyüz - Musa Güneş K E V S E R Türkiye Caferileri Sitesi
Kevser Yayınları: 247 Eserin Orijinal Adı: A'lamu'l-Hidaye; el-İmam el-Mehdiyyu’l-Muntazar Hatemu’l-Avsiya (accelallahu feraceh) Son Okur: Osman Göktaş - Leyla Polat Dizgi ve Mizanpaj: Kevser Kapak Tasarım: Kevser Cilt: Kısmet Mücellit Baskı: Yılmaz Matbaacılık (Sertifika No: 27185) Litros Yolu 2. Matb. Sitesi 3 NB 2 Zeytinburnu Topkapı / İstanbul Tel: 0212 493 00 85 ISBN: 978-975-6640-67-7 (Takım No) 978-605-4792-49-8 (Cilt No) Adres: Kevser Yayınları Balabanağa Mah. Büyük Reşitpaşa Cad. Yumni İş Merk. No: 16 B / 25 Fatih – İSTANBUL Tel: 0212 534 35 28 / 0212 555 16 66 Faks: 0212 631 36 01 / 0212 555 22 12 Türkiye Caferileri Sitesi
:القرآن الكريم ِ﴿ إِنَّــمَا يُـرِيدُ الـلٕهُ لِــيُـذْهِبَ عَنْـكُمُ الرِّجْسَ أَهْـلَ الْـبَـيْـت ﴾.وَيُـطَـهِّـرَكُمْ تَـطْهِريًا Kur'ân-ı Kerim: Allah ancak siz Ehl-i Beyt'ten her türlü kötülü ğü uzak tutmak ve sizi tertemiz kılmak ister. (Ahzâb / 33)
Türkiye Caferileri Sitesi
:)قَالَ رَسُولُ اللَّـهِ (صَلَّی اللَّـهُ عَلَيْهِ وَ آلِه اِنِّـي تَارِكٌ فِيكُمُ الثَّـقَـلَـيْـنِ: كِتَابَ الـلٕهِ، وَعِتْرَتِي اَهْلَ بَـيْـتِي، مَا اِنْ تَمَسَّكْـتُمْ بِـهِمَا لَـنْ تَضِلُّوا اَبَـدًا، وَاِنَّـهُمَا لَـنْ يَـفْـتَـرِقَا حَتٕی يـرِدَا عَلَيَّ الْحَوْضَ. Hz. Resulullah (s.a.a): Ben sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bı rakıyorum: -Biri- Allah'ın kitabı ve -diğeri- itre tim, Ehl-i Beyt'im. Bu ikisine sımsıkı sarıldığınız müddetçe asla sapmazsınız. Bu ikisi Kevser ha vuzunun başında bana varıncaya kadar birbirin den ayrılmazlar. Türkiye Caferileri Sitesi
TAKDIM Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla Düşmanların tüm çabalarına rağmen son dönemde modern cehaletten bitkin düşen ve evrensel adalete susamış olan dünya gözünü bir kez daha İslâm dinine, Şia kültürüne ve Ehl-i Beyt (a.s) Ekolü'ne dikmiş durumda. Bu durum, sevin dirici olmakla beraber bilinçli insanların sorumluluğunu kat kat artıran, başta Hz. Resulullah (s.a.a) olmak üzere hidayet önderleri olan Ehl-i Beyt'i tanıtmanın ne denli zaruret hâline geldiğini gözler önüne seren bir faktördür. İşte bu nedenle, Ehl-i Beyt ve Muhammedî öz İslâm kültürü nü yaymayı amaç edinen yayınevimiz bu doğrultuda yazar ve araştırmacıların eserlerine ve ilmî faaliyetlerine kucak açı yor, kendisini bu yüce kültürün yayılması için çaba harcayan yazar ve mütercimlerin hizmetçisi biliyor. Bu hususta Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı'nın, Şia'nın düşünür lerinden oluşturduğu bir komisyon aracılığıyla hazırlattığı "Hidayet Önderleri" unvanıyla 14 ciltten oluşan dev çalışması şayan-ı teveccühtür.
Bu titiz çalışmada bir taraftan Müslümanlar arası vahdet ve birliğin zarureti bilinci hâkim iken, diğer …
MHD_0003 · S. 7 · https://t.me/caferilikcom
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bu titiz çalışmada bir taraftan Müslümanlar arası vahdet ve birliğin zarureti bilinci hâkim iken, diğer taraftan akıcı bir üslûpla gerçeklerin kaynak kitaplar esas alınarak, tüm çıplak lığıyla ortaya konulmasına dikkat edilmiştir. Ehl-i Beyt öğ Türkiye Caferileri Sitesi retileriyle ilgili merkez konumunda olan "Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı"ndan da ancak bu özelliklere haiz bir çalışma bek lenirdi zaten. Yayınevimizin, alanında kaynak olacak 14 ciltlik bu dev ese ri Türkçe'ye kazandırma yönünde birkaç yıldan beri çalışma başlattığı ve kısa aralıklarla okurlarına sunacağı haberini siz değerli okurlarla paylaşmak isteriz. Kitabın telifinde gösterilen titizlik, çeviri aşamasında da gö zetildi. Güçlü çevirmenlerin akıcı çevirilerinden sonra aynen kaynak eserlerde olduğu gibi orijinal metni ile tatbik edildi. Bu konuda uzman kadrodan yararlanıldı. Bütün bu aşama lardan sonra yine uzman kardeşlerimiz ve üstatlarımız tara fından bir kez daha gözden geçirildi. Bu arada eserin hazırlanmasında emeği geçen bütün üstatlara ve kardeşlerimize teşekkürü borç biliyoruz.
Kültürel cihat meydanında atılan bu küçük adımın, Mev la'mızın rızasını kazanmaya vesile olması ve Ehl-i Beyt öğre tilerine susamış insanlara faydalı olması umuduyla… KEVSER Türkiye Caferileri Sitesi
Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla Hamd, her şeyi yaratan ve ona yol gösteren Allah'a mahsus tur.
MHD_0004 · S. 9 · https://t.me/caferilikcom
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdi
Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla Hamd, her şeyi yaratan ve ona yol gösteren Allah'a mahsus tur. Salât ve selâm Allah'ın kulları için rehber olarak seçtiği önderler, özellikle peygamberlerin sonuncusu, elçilerin ve seçkin kulların efendisi Ebu'l-Kasım Muhammed Mustafa (s.a.a) ile onun mübarek ve tertemiz Ehl-i Beyt'inin üzerine olsun. Yüce Allah insanı yarattı, onu akıl ve irade unsurları ile donat tı. İnsan aklı ile gerçeği görüp ortaya çıkarır ve onu batıldan ayırt eder. İradesi ile de yararına gördüğü, amaçlarını ve he deflerini gerçekleştireceğini düşündüğü şeyi seçer. Yüce Allah, bu ayırt edici aklı kulları için hüccet kıldı. Bu akıllara, hidayet pınarından feyiz sunarak onları destekledi. Çünkü insana bilmediklerini öğreten, onu lâyık olduğu ke mal yoluna yönlendiren, ona uğruna yaratıldığı ve gerçekleş tirilmesi için dünyaya getirildiği amacı bildiren O'dur. Kur'ân-ı Kerim bize ilâhî hidayetin kriterlerini, ufuklarını, ge reklerini ve yollarını açık nasları ile belirtti. Ayrıca bir yandan bu hidayetin sebeplerini açıklarken, öbür yandan onun meyvelerini ve sonuçlarını gözler önüne serdi. Yüce Allah şöyle buyuruyor: Türkiye Caferileri Sitesi
De ki, asıl hidayet Allah'ın hidayetidir.(1) Allah dilediği kimseleri doğru yola iletir.(2) Allah gerçeği …
MHD_0005 · S. 10 · https://t.me/caferilikcom
İmam Mehdi
De ki, asıl hidayet Allah'ın hidayetidir.(1) Allah dilediği kimseleri doğru yola iletir.(2) Allah gerçeği söyler ve O doğru yola iletir.(3) Kim Allah'a sarılırsa, o kesinlikle doğru yola iletilmiş tir.(4) De ki, Allah hakka iletir. Hakka ileten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa başkasının kılavuzluğundan yarar lanmadıkça kendisi doğru yolu bulamayan mı?(5) Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilen mesajın gerçek olduğunu, üstün iradeli ve hamde layık Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.(6) Allah'tan kaynaklanan bir yol gösterme olmaksızın keyfî arzusuna uyandan daha sapık kim olabilir?(7) Yukarıdaki ayetlere göre hidayetin kaynağı yüce Allah'tır ve gerçek hidayet O'nun hidayetidir. İnsanı elinden tutup doğru yola ve sağlam gerçeğe ileten O'dur. Bunlar ilmin desteklediği, bilginlerin idrak edip bütün varlık ları ile boyun eğdikleri gerçeklerdir. Yüce Allah, insan fıtratını kemale ve cemale eğilimli bir yapı da yarattı. Sonra lâyık olduğu kemale yönlendirmekle ödül lendirdi ve ona, kemale erdirecek yolu tanıma nimetini ba Türkiye Caferileri Sitesi ğışladı. Bu yüzden yüce Allah; "Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım."(1) buyuruyor.
Nasıl ibadet edileceği bilinmeden bu görev gerçekleştirilemeyeceği için bilmek ile ibadet etmek kemal …
MHD_0006 · S. 10 · https://t.me/caferilikcom
İmam Mehdi
Nasıl ibadet edileceği bilinmeden bu görev gerçekleştirilemeyeceği için bilmek ile ibadet etmek kemal zirvesine erdirecek tek yol ve yegâne amaç olmuştur. Öte yandan Allah insanı kemale ulaştırmak için itici etken olarak öfke ve hırs içgüdüleri ile donatmıştır. İnsanın ke maline vesile olacak öfke ve hırs ve bunlardan kaynaklanan ve bunların gerekleri olan arzu ve duygular onun helakine de neden olabilirler. Dolayısıyla insan aklının ve diğer bilgi edinme yöntemlerinin yanı sıra sağlıklı algılamayı ve görme yi sağlayacak araçlara da muhtaçtır. Onlar sayesinde yüce Allah'ın kullarına dönük hücceti tamamlanmış, hidayet ni meti kemale ermiş ve böylece serbest iradesiyle iyilik ya da kötülük yolunu seçmesini mümkün kılacak bütün sebeplere sahip olmuş olur. Bundan dolayıdır ki ilâhî hidayet yasası, insan aklını destek lemeyi gerekli gördü. Bu destek ilâhî vahiy ve kulları doğru yola yöneltme sorumluluğunu üstlenmek üzere Allah tarafın dan seçilen hidayet önderleri aracılığı ile gerçekleşti. Bu des tekleme, gerekli bilgileri ayrıntılı şekilde sunmak ve hayatın her alanında gerekli olan yönlendirmeleri yapmakla gerçek leşmiştir.
Tarihin başlangıcından itibaren bütün çağlar ve yüzyıllar bo yunca peygamberler ile onların vasileri ilâhî hidayet meşale sini elden ele taşımışlardır. Yüce Allah kullarını hiçbir yerde, hiçbir zaman hidayete ileten hüccetsiz, doğru yolu gösteren mürşitsiz, aydınlatıcı ışıksız bırakmamıştır. Aklın delillerini destekleyen vahiy nasları açıkça belirtiyor ki, yeryüzü yüce
Allah'ın kullara hitap edecek hüccetinden yana boş kalmaz.
MHD_0007 · S. 12 · https://t.me/caferilikcom
dârİmam Mehdi
Allah'ın kullara hitap edecek hüccetinden yana boş kalmaz. Zira böyle bir boşluk insanlar tarafından yüce Allah'a karşı bahane ve gerekçe olarak kullanılabilir. Dolayısıyla hüccet, kullardan önce, kullarla beraber ve kul lardan sonra hep vardır. Öyle ki, yeryüzünde sadece iki kişi kalsa, onlardan biri hüccet olur. Kur'ân-ı Kerim bu ilkeyi şüpheye yer bırakmayacak şekilde vurgulamıştır: Sen sadece bir uyarıcısın ve her kavmin bir yol gösteri cisi vardır.(1) Yüce Allah'ın nebileri, resulleri ve onların yol gösterici vasile ri doğru yola yönlendirme görevini bütün aşamaları ile üstle nirler. Bu aşamalar şu maddelerde özetlenebilir: 1- Vahyi kâmilen almak ve ilâhî mesaja en ince ayrıntısına ka dar hâkim olmak. Böylesine bir elçilik için tam bir hazırlık ge rekir. Bundan dolayı elçilerle ilgili seçim, tamamı ile Allah'a ait bir iştir. Kur'ân-ı Kerim'de bu gerçek şöyle ifade edilir: Allah, elçilik görevini kime vereceğini daha iyi bilir.(2) Allah, elçilerinden dilediğini seçer.(3) 2- İlâhî mesajı insanlığa ve mesajın hitap ettiği kitleye ulaş tırmak. Bu ulaştırma görevi, ulaştırma görevini, ulaştırmanın amaçlarını ve gereklerini bütün ayrıntıları ile kapsamada so mutlaşan tam bir yeterliliğin yanı sıra yanlış yapmaktan ve sapmalardan korunmuş olmaya dayanır.
Yüce Allah bu ilkeyi şöyle ifade ediyor: İnsanlar tek bir ümmet idi.
MHD_0008 · S. 13 · https://t.me/caferilikcom
İmam Mehdi
Yüce Allah bu ilkeyi şöyle ifade ediyor: İnsanlar tek bir ümmet idi. Allah, peygamberleri müj deciler ve uyarıcılar olarak gönderdi. Onlarla beraber de anlaşmazlığa düştükleri konularda insanlar arasında hüküm vermek üzere gerçeği içeren kitabı gönderdi.(1) 3- İlâhî risalete inanan bir ümmet oluşturmak ve onları hi dayet önderine destek verecek kıvama ulaştırmak. Bundan maksat ilâhî risaleti hedefine ulaştırmak ve yasaları hayata uygulamaktır. Kur'ân-ı Kerim'in ayetleri bu görevi açık bir dille vurgularken tezkiye (arındırma) ve talim (öğretim) te rimlerini kullanarak şöyle diyor: Onları arındırıp yücelten, onlara kitabı ve hikmeti öğre ten bir elçi gönderdi.(2) Tezkiye, insana lâyık kemal doğrultusundaki eğitimdir. Bu eğitim, kemalin bütün unsurları ile donanmış, elverişli bir örneğin varlığını gerektirir. Nitekim yüce Allah şöyle buyu ruyor: Allah'ın Elçisi'nde sizin için güzel bir örnek vardır.(3) 4- İlâhî risaleti, onun için belirlenen süre boyunca bozulma dan, değişmeye ve kayba uğramaktan korumak.
Bu görev de ilmî ve ruhsal yeterliliği gerektirir ki, buna "ismet" (yanılgı dan ve hatadan korunmuşluk) …
MHD_0009 · S. 13 · https://t.me/caferilikcom
İmam Mehdi
Bu görev de ilmî ve ruhsal yeterliliği gerektirir ki, buna "ismet" (yanılgı dan ve hatadan korunmuşluk) denir. 5- İlâhî risaletin manevî amaçlarını gerçekleştirmek, ferdi vic danlarda ve toplumsal kurumlarda ahlâkî değerleri kökleştir mek için çalışmak. Bu da ancak risaletin eliyle ilâhî kriterlerin ve hanif dinin yasalarının toplumda uygulanması ve hâkim kılınmasıyla olur. Bunun için de siyasal hâkimiyet şarttır. Bu yürütme görevi, bilge bir yönetim kadrosu, üstün bir cesaret, büyük bir kararlılık; ferdî psikolojiye vukufiyet, toplumun çeşitli tabakaları, fikrî, siyasî ve sosyal akımlar, yönetim ve eğitim kuralları ve hayat tecrübeleri ile ilgili tam bir bilgiyi gerektirir. Bunların hepsini, evrensel dinî bir devlet yönetmeyi sağlaya cak ilmî yeterlilikle özetleyebiliriz. Bu ilmî yeterliliğe, yöne timi her türlü sapmadan ve yanlış uygulamadan koruyacak ruhsal yeterlilikte ifadesini bulan "ismet" (yanılmadan ve ha tadan korunmuşluk) sıfatını da eklemek gerekir. Çünkü bu yönden bir eksiklik hâlinde baş gösterebilecek sapmalar ve yanlışlıklar, yönetimin ve ona uyan ümmetin takip ettiği yol da ilâhî risaletin amaçları ile çelişen olumsuz etkiler meydana getirebilir.
Tarih boyunca gelen peygamberler ile arkalarından gelen seçkin önderler, özveri gerektiren hidayet yolunu …
MHD_0010 · S. 13 · https://t.me/caferilikcom
Hz. Muhammedİmam Mehdi
Tarih boyunca gelen peygamberler ile arkalarından gelen seçkin önderler, özveri gerektiren hidayet yolunu izlediler, meşakkatli eğitim yolunda yürüdüler, ilâhî elçilik görevini yerine getirme yolunda her türlü zorluğa katlandılar; elçilik hedeflerinin gerçekleşmesi yolunda, kendini ilkelerine ve inançlarına adamış bir insanın feda edebileceği her şeylerini feda ettiler. Bir an bile geri çekilmediler, göz açıp kapatacak bir süre kadar dahi yerlerinde saymadılar. Yüce Allah, onların yüzyıllar boyu süren kesintisiz gayret lerini ve cihatlarını peygamberlerin sonuncusu olan Abdul lah oğlu Muhammed'in (s.a.a) peygamberliği ile taçlandırdı; büyük emaneti ve tüm aşamaları ile hidayet sorumluluğunu ona yükledi; ondan bu emanetin hedeflerini gerçekleştirme sini istedi. Bu en büyük peygamber, sarp ve dikenli yolda müthiş adımlar attı; köklü değişimlere yol açan davetler ve inkılâpçı hareketler alanında son derece kısa sürede mümkün olan en büyük başarıyı gerçekleştirdi.
Yirmi yıl kadar süren geceli gündüzlü çabalarının ve cihadının başlıca kazanımları şu maddelerde …
MHD_0011 · S. 13 · https://t.me/caferilikcom
İmam Mehdi
Yirmi yıl kadar süren geceli gündüzlü çabalarının ve cihadının başlıca kazanımları şu maddelerde özetlenebilir: 1- İnsanlığa, eksiksiz, sürekli ve kalıcı bir ilâhî mesaj sunmak. 2- Bu mesajı yozlaşmadan ve sapmadan koruyan unsurlarla donatmak. 3- İlke olarak İslâm'a, önder olarak Peygamberimize ve hayat yasası olarak şeriata inanan bir ümmet oluşturmak. 4- İslâm sancağını taşıyan, ilâhî şeriatı uygulayan siyasî bir yapı, bir İslâm devleti kurmak. 5- Peygamberimle örnekliğini bulan hikmetli önderliğin ay dınlık saçan yüzünü sunmak. Bu ilâhî risalet ve görevin hedeflerini eksiksiz bir şekilde ger çekleştirmek için şunlar zarurîdir: a) Bu ilâhî risaletin uygulamasını ve onu yozlaştırıp yıkmak için sürekli fırsat kollayan komplolardan korumayı garanti edecek yeterlilikte bir önderliğin devamlı bir şekilde var ol ması. b) İlmî ve psikolojik yeterliliğe sahip bir eğitimcinin eli ile ve rilecek sağlıklı bir eğitimin nesiller boyunca sürmesi. Bu eği timcinin ahlâken ve davranışsal bazda Peygamberimiz gibi örnek olması, ilâhî risaleti bütün yönleriyle kapsayarak dav ranışlarında ve tutumlarında somutlaştırması.
Bundan dolayı Peygamberimiz (s.a.a), ilâhî plân gereğince Ehl-i Beyti'ne mensup bazı seçkinleri bu görev için …
MHD_0012 · S. 13 · https://t.me/caferilikcom
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdi
Bundan dolayı Peygamberimiz (s.a.a), ilâhî plân gereğince Ehl-i Beyti'ne mensup bazı seçkinleri bu görev için hazırla makla ve onların isimlerini, fonksiyonlarını açıkça belirtmek le yükümlü kılındı. Bu seçkin önderler, Peygamberimizin (s.a.a) başlattığı büyük hareketin ve kıyamete kadar hüküm sürecek olan ilâhî hida yetin dizginlerini, yüce Allah'ın emri ile ele alacaklar; yüce Allah'ın ebedîlik bahşettiği ilâhî risaleti, cahillerin bozmala rından ve hainlerin tuzaklarından koruyacaklar; yüzyıllar bo yunca ve dünya durdukça kriterlerini açıklamayı, sırlarını ve hazinelerini gözler önüne sermeyi üstlendikleri mübarek şe riatın değerleri ve kavramları uyarınca nesilleri eğiteceklerdi. Bu ilâhî plân, Resulullah'ın (s.a.a) sözlerinde şöyle somutlaşıyor: Ben size iki değerli emanet bırakıyorum. Bunlara sarıldı ğınız takdirde kesinlikle sapmazsınız. Bunlar, Allah'ın ki tabı ile benim Ehl-i Beyt'imdir. Bunlar, Havuz'da yanıma gelinceye kadar birbirlerinden asla ayrılmayacaklardır. Ehl-i Beyt İmamları -Allah'ın selâmı onlara olsun-, Peygam berimizin (s.a.a) Allah'ın emri ile kendinden sonra ümmetin önderliğini üstlenmek üzere tanıttığı en hayırlı kimselerdir.
On İki Ehl-i Beyt İmamı'nın hayat çizgisi, Hz.
MHD_0013 · S. 13 · https://t.me/caferilikcom
Oniki İmamEhl-i Beytİmam Mehdi
On İki Ehl-i Beyt İmamı'nın hayat çizgisi, Hz. Peygamber (s.a.a) döneminden sonraki İslâm'ın gerçek çizgisini yansıtır. Onların hayatlarını kapsamlı biçimde incelemek, köklü İslâm hareke tinin kapsamlı portresini gözlerimizin önüne sürer. O İslâm hareketi ki, Peygamberimizin (s.a.a) vefatının ardından ateşli enerjisi zayıflamaya yüz tuttu, ama sonra ümmetin derinlikle rinde içten içe yol almaya başladı. Bu süreçte Masum İmamlar -Allah'ın selâmı onlara olsun- ümmeti bilinçlendirmeye çalış tılar, ümmetin enerjisini Peygamberimizin (s.a.a) kutsal devri mini kavrama doğrultusunda harekete geçirmek için çaba sarf ettiler. Fakat yönetimin ve ümmetin tutumlarına egemen olan evrensel yasaların müsaade ettiği ölçüde ilerleyebildiler. Bu Râşid İmamlar'ın hayatlarında dikkat çeken ortak özellik ler şunlar oldu: Peygamberimizin (s.a.a) açtığı çığırı ısrarla takip ettiler. Ümmet, teveccühünü onlara yönelterek onlarla kaynaştı, onları Hidayet Önderleri ve müminlerin yolunu ay dınlatan yıldızlar olarak benimsedi.
Onlar Allah'a ve O'nun rızasına ulaştıran kılavuzlar, Allah'ın emrinde karar bulanlar, Allah sevgisinde …
MHD_0014 · S. 13 · https://t.me/caferilikcom
Hz. Muhammedİmam MehdiEhl-i BeytOniki İmamİmam Hasanİmam Hasan Askerî
Onlar Allah'a ve O'nun rızasına ulaştıran kılavuzlar, Allah'ın emrinde karar bulanlar, Allah sevgisinde kemale erenler, Allah özleminin ateşinde eriyenler, imrenilen insanî kemalin zirvelerine yönelik tırma nışta birbirleri ile yarışanlardır. Onların hayatı cihadın, sabırla Allah'a itaat etmenin, zalim lerden gelen cefaya tahammül etmenin çeşitli örnekleri ile doludur. Öyle ki, yüce Allah'ın hükümlerini yürürlüğe koy ma uğrundaki kararlı direnişin en üstün örnekleri oldular. Bu direnişin arkasından onurlu şehitliği, onursuz hayata tercih ederek yüce bir mücadelenin, büyük bir cihadın arkasından Allah'a kavuşma başarısını elde ettiler. Tarihçiler ve yazar lar, bu İmamlar'ın hayatlarını her açıdan ele alıp tam anlamı ile incelediklerini iddia edemezler. Bundan dolayı bizim bu girişimimiz, onların hayatlarından bazı kesitler; kişilikleri, davranışları ve tutumları hakkında tarihçilerin kaydettikleri ve araştırma kaynaklarında bulabildiğimiz bazı alıntıları sun maktan ibarettir. Yüce Allah'ın bu çalışmamızı faydalı kılmasını umarız. Hiç şüphesiz, başarının sahibi O'dur.
Ehl-i Beyt hareketi hakkındaki bu incelememiz, İslâm Pey gamberi ve elçilerin sonuncusu Abdullah oğlu Muhammed Mustafa (s.a.a) ile başlayıp, vasilerin sonuncusu ve beklenen Mehdi Muhammed b. Hasan Askerî ile son buluyor. Yüce Al lah, onun ortaya çıkışını çabuklaştırsın ve yeryüzünü adaleti ile aydınlatsın. Bu kitap, Ehl-i Beyt İmamları'nın on ikincisi ve Masum Hida yet Önderleri'nin on dördüncüsü olan İmam Muhammed b. Hasan el-Mehdi'nin (a.s) hayatını incelemeye ayrıldı. O bek lenen Mehdi ki, yüce Allah bütün ümmetlere, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra onun eliyle her tarafı adaletle dolduracağını vaat etmiştir.
Bu kutsal projenin gerçekleştirilip gün ışığına çıkarılması için yoğun gayretleri ile katkıda bulunan bütün …
MHD_0015 · S. 18 · https://t.me/caferilikcom
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bu kutsal projenin gerçekleştirilip gün ışığına çıkarılması için yoğun gayretleri ile katkıda bulunan bütün kardeşlerimize, özellikle İrfan Mahmud ve Seyyid Munzir Hakîm'in deneti minde çalışan yazarlar kurulunun değerli üyelerine şükran larımızı sunmalıyız. Son sözümüz, bizi bu kutsal projeyi gerçekleştirmeye muvaf fak eden yüce Allah'a dua ve şükürlerimizi sunmak olacak tır. O, kâfidir ve ne güzel yardımcıdır. Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı
● İmam Mehdi'nin (a.s) Hayatına Kısa Bir Bakış ● Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi (a.s) ve Gaybeti ● …
MHD_0016 · S. 19–21 · https://t.me/caferilikcom
İmam MehdiEhl-i BeytHz. Muhammedİmam Hasan
● İmam Mehdi'nin (a.s) Hayatına Kısa Bir Bakış ● Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi (a.s) ve Gaybeti ● Kur'ân'da İmam Mehdi (a.s) ve Gaybeti ● Üzerinde İttifak Edilen Sünnette İmam Mehdi (a.s) ve Gaybeti
İMAM MEHDI'NIN (A.S) HAYATINA KISA BIR BAKIŞ İslâm'ın ve İslâm'dan önceki dinlerin müjdelediği Mehdevi yet olayı, dinî ya da İslâmî bir mesele olmaktan öte insanî bir meseledir. Çünkü bu olay, insanî arzuların tam şekliyle ger çekleşmesinin gerekliliğinin dakik bir ifadesidir. Ehl-i Beyt Mezhebi, hicrî 255 senesinde doğan, 260 yılında ise liderliğe geçip önderlik sorumluluklarını yerine getiren, şu anda hâlen yaşayıp, rızıklanmakta olan, olayları takip ederek ilâhî sorumluluklarını yerine getirmekte olan, Muhammed b. Hasan el-Mehdi'nin (a.s) imametine inanmakla diğer İslamî fırkalardan temayüz etmiştir. İmam Mehdi, gelişmeleri biz lerle birlikte yaşamakta ve insanlık âlemine zuhur etmek için gerçekleşmesi kaçınılmaz olan örneğin cahilî medeniyetlerin kendilerinde bulunan bütün enerji ve gücü tüketmesi; beşe riyetin, Allah'ın kendisinden yapmasını istediği gibi, bütün dünyayı yönetmeye kadir, rabbanî bir liderden ilâhî hediyeyi almak için kalbini ve aklını açması gibi koşulların oluşmasını gözetlemektedir. O, Hz. Peygamber’in ümmetine müjdelediği Ehl-i Beyt İmam ları’nın (hepsine selam olsun) on ikincisidir. Doğumu son de rece zor koşullar altında gerçekleşmiştir.
Dolayısıyla bu olay halkın geneline ilan edilememiştir.
MHD_0017 · S. 21 · https://t.me/caferilikcom
İmam Hasan Askerîİmam MehdiHz. Muhammedİmam Hasan
Dolayısıyla bu olay halkın geneline ilan edilememiştir. Ancak babası İmam Ha san Askerî (a.s); Hakime, Nesim vb. gibi ailesinden ve akra basından birçok kişi, onun doğumuna şahit olmuş, bundan duydukları rahatlık ve sevinci dile getirmişlerdir. İmam Ha san Askerî (a.s), Şiîlerini ve tabilerini, onun doğumundan ve yaşamından haberdar etmiş; onun resullerin sonuncusunun (s.a.a) müjdelediği on ikinci imam olduğunu bildirmiştir. Ay rıca beş yıl boyunca İmam Mehdi (a.s) faaliyete geçmiş, yöne timin kovuşturmasından kaçarak güvenlikte olduğu özel yer lerde bulunmuş ve buralarda insanların sorularına cevaplar vermiştir. Babasının şahadetinden sonra varlığı hakkındaki kesin delilleri ikame etmiş, öyle ki doğumu, varlığı ve ima meti hakkındaki bütün şüpheleri gidermiş, işlerin yönetimi ni eline almış, gaybet-i suğra (küçük gizlilik) döneminde en büyük görevlerini yerine getirmiş, bütün bunları da yöneti cilerin ve onların ajanlarının kontrollerinden uzak bir şekilde yapmıştır. İmam (a.s), büyük gaybet döneminde de liderlik görevlerini sürdürmüştür.
Ayrıca büyük gaybet için yeterli hazırlıkla rı gerçekleştirmiş ve Allah'ı bilen ve O’nun helaliyle haramı konusunda kendisine güvenebileceği kişileri liderlik ve bir takım başka görevler için belirlemiştir. Ta ki Allah'ın bütün milletlere vaat ettiği kapsamlı ıslah için zuhurun işaretleri or taya çıkana kadar yani gaybet-i kübra dönemi boyunca bütün koşullarda, İmam’ın naipleri olsunlar ve dinî mercilik görevi ni üstlensinler. Gaybet-i kübra dönemi, hicrî 329 senesinde başlamış olup bu dönem günümüze kadar süre gelmiştir. İmam Muhammed b. Hasan el-Mehdi (a.s), gaybet-i suğra dö neminde genel olarak takipçilerinden gizli olmasına rağmen, kendisine itaatin farz olduğu imam konumunda olduğunu ve evrensel devrim için uygun koşullar meydana geldiğinde üm metin zuhurunu beklemesi gereken imam olduğu düşüncesini yerleştirmek amacıyla yoğun bir faaliyet içerisine girmiştir.
İmam Mehdi Muntazar (a.s), gaybet-i suğra döneminde tabi leriyle irtibatına dört naibi aracılığıyla devam …
MHD_0018 · S. 23 · https://t.me/caferilikcom
İmam Mehdi
İmam Mehdi Muntazar (a.s), gaybet-i suğra döneminde tabi leriyle irtibatına dört naibi aracılığıyla devam etmiştir. Ancak bu dönem, yönetimin İmam’ın bulunduğu yeri ve faaliyetle rini ortaya çıkarmadan sona ermiştir. Gaybet-i suğra dönemi nin sona ermesini ilanıyla birlikte, ümmetin İmamla vekilleri aracılığıyla irtibat kurma dönemi de bitmiştir. Ancak yine de liderlik görevlerini yerine getirmeye ve bulut arkasında kalan güneş gibi ümmete fayda sağlamaya devam etmiştir. İmam Mehdi Muntazar (a.s), gaybet-i suğra döneminde İslâm ümmetine görmezden gelinemeyecek kadar zengin bir miras bırakmıştır. Hâlen gaybet-i kübra döneminde yerine getirebildiği görev lerini ifa etmeyi sürdürmektedir. O, diğer bekleyenler gibi kendisine verilen bütün güç ve yeteneklerle zuhur edip zu lüm ve cefayla doldurulan yeryüzünü adaletle doldurmak için Allah’ın izin vereceği günün özlemi içerisindedir. Bu zuhur, gerek sayı gerekse teçhizat bakımından bütün şartlar olgunlaşıp evrensel rabbani bir lider olarak ortaya çıkışının alt yapısını hazırlayacak sair evrensel koşullar gerçekleştikten sonra büyük İslâm devrimini gerçekleştirecek, müşrikler hoş lanmasa da bütün dinlere galip gelerek hak dinin hedeflerini hayata geçirecektir.
Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
DINLERIN MÜJDELERINDE VADEDILEN MEHDI (A.S) VE GAYBETI Evrensel Islahatçıya İnanmanın Kadim ve Köklü Bir …
MHD_0019 · S. 25 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiHz. Muhammed
DINLERIN MÜJDELERINDE VADEDILEN MEHDI (A.S) VE GAYBETI Evrensel Islahatçıya İnanmanın Kadim ve Köklü Bir İnanç Oluşu Evrensel dinî ıslahatçının kesin bir şekilde zuhur edeceğine ve yeryüzünün her tarafında ilahi ve adil bir devlet kuraca ğına inanmak bütün dinlerin belirgin ortak noktalarından biridir.(1) Bu konudaki görüş ayrılığı, bütün peygamberlerin (Allah'ın selâmı onların üzerine olsun) hedeflerini tahakkuk etti recek olan bu evrensel dinî ıslahatçının özelliklerinin belirlen mesi noktasındadır sadece. Dr. Muhammed Mehdi Han, Miftahu Babi'l-Ebvab (Kapıların Kapısının Anahtarı) adlı eserinin ilk altı bölümünde, bilinen altı dinin, son peygamberin zuhuru ve sonrasında da beklenen evrensel ıslahatçı hakkındaki inançlarına değinmiştir.
Eserin de yazar, bu altı dinin her birinin söz konusu ilahi ıslahatçının ileriki zamanlarda ya da ahir zamanda gelişini müjdelediğini, bu gelişle birlikte âlemi ıslah edeceğini, zulme ve şerre son vereceğini ve insanlık için istenen mutluluğu gerçekleştire ceğini açıklamıştır.(1) Yine Mirza Muhammed el-Esterabadi, kitabı Zahîretu'l-Ebvab'da ayrıntılı bir şekilde bu hususu ele almış; konuyla ilgili farklı milletlerin dinî eserlerinde bulu nan birçok metin ve müjdelemelerden nakiller yapmıştır. Evrensel ıslahatçıya inanma, bunun sıhhatini inkâr eden, bu konuda şüpheler ileri sürenler de dâhil olmak üzere evrensel ilahi kurtarıcı üzerinde kafa yoran herkesin kabul ettiği açık gerçeklerdendir.
Örneğin el-Akîde ve’ş-Şeria fi’l-İslâm (İslam'da İnanç ve Şeriat) adlı eserinde(2) Goldziher gibi …
MHD_0020 · S. 25 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Örneğin el-Akîde ve’ş-Şeria fi’l-İslâm (İslam'da İnanç ve Şeriat) adlı eserinde(2) Goldziher gibi müsteşrikler, Mehdilik inancının din tarihinde çok eski ve köklü inançlar dan biri olduğunu ifade ederek, üç büyük din olan Hıristiyan lık, Yahudilik ve İslam'ın yanı sıra Mısırlıların, Çinlilerin, Mo ğolların, Budistlerin, Mecusilerin, Hinduların ve Habeşlilerin kadim dinî kitaplarında yer aldığını beyan etmektedirler.(3) Kutsal Kitaplarda Kurtarıcı Müjdeleri Bu dinlerin evrensel ıslahatçıya dair inançları, farklı yorumla nabilen kapalı naslarla ilgili âlimlerinin ileri sürdüğü tevillere değil, kadim mukaddes kitaplardaki açık metinlere dayan maktadır.(4) Söz konusu değerlendirme, bu inancın köklerinin ne kadar derin olduğunu ve bunun aslında peygamberlerin (Allah'ın salâtı onların üzerine olsun) davetlerinin de ortak noktası olduğunu ortaya koymaktadır. Zira bütün nebevi çağrılar -özellikle de büyük ve temel çağrılar- hedeflerinin tamamını gerçekleştirecek evrensel dinî ıslahatçının zuhuruna hazırlık yolundaki bir adımı temsil etmektedir.(1) Evrensel ıslahatçının kesin bir şekilde zuhur edeceğinin ön ceden müjdelenmesi, bu çağrılara tesiri olmuştur.
Çünkü bu peygamberlerin tabilerinin risalet hedeflerinin tahakkuku yönünde hareket etmeleri ve evrensel dinî …
MHD_0021 · S. 25–28 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Çünkü bu peygamberlerin tabilerinin risalet hedeflerinin tahakkuku yönünde hareket etmeleri ve evrensel dinî kurtarıcı çağında bütün nebevi çağrıların hedeflerinin gerçekleşmesi için beşer toplumunun buna uygun hale getirilmesine katkıda bulun maya çalışmaları için itici bir güç oluşturmuştur. Dolayısıyla bu inancı müjdelemek, farklı birçok dinî metinler de ve nebevi davetlerde asli bir unsur olmaktadır. Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta Mehdilik Düşüncesinin Kökleri Islahatçıya iman, Yahudiliğin sabitelerinden olup gerek Tev rat gerekse diğer muteber din kitaplarında geçmekte olan bir husustur. Yahudilikteki bu düşünce hakkında çok fazla eser ler kaleme alınmıştır, özellikle de Batı dünyasındaki çağdaş araştırmacılar bu alandaki eserlerinde ayrıntılı bilgiler sun muşlardır. Örnek olarak George Rotherford'un “Melayinu Mi ne’llezine Hum Ahyâu’l-Yevmi len Yemûtû Ebeden (=Bugünün Di rileri Olan Milyonlar Ebediyen Ölmeyecektir)” adlı kitabını, Amerikalı senatör Paul Menzilli'nin “Men Yec’eru ale’l-Kelam
(=Kim Konuşmaya Cesaret Edebilir)” adlı kitabını ve Grace Halsel adlı araştırmacının “en-Nübüvve ve’s-Siyase (=Nübüv vet ve Siyaset)” adlı eserlerini ve daha birçok eseri verebiliriz.(1) Yahudiliği araştıran herkes bu inancın, bu dindeki yerinin köklü olduğuna dikkat çekmiştir. Yukarıda zikrettiğimiz araştırma örnekleri Yahudilikteki bu düşünceyi ve Yahudile rin bu inançtan hareketle, özellikle son asırlarda inanmakta oldukları evrensel kurtarıcının zuhurunun hazırlığına matuf siyasi tesirleri ele almaktadır. Bu hareketlenmenin nedeni, Yahudilerin evrensel kurtarıcının zuhurunun öncüllerinin görülmeye başlamasının belli bir za man dilimini içeriyor olmasına inanmalarıdır. Onlara göre bu 1914 yılında -I. Dünya Savaşı’nın patlak verdiği yıldır- başlar, sonra diasporadaki Yahudilerin Filistin'e dönmeleri ve vadedi len kurtarıcının zuhuru için hazırlık aşamaları olarak gördük leri devletlerini kurmalarıyla devam eder.
Onların inançlarına göre Filistin'e dönmek, dünyada şerrin kökünün kazınacağı, yeryüzünü cennete dönüştürecek …
MHD_0022 · S. 28 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Onların inançlarına göre Filistin'e dönmek, dünyada şerrin kökünün kazınacağı, yeryüzünü cennete dönüştürecek olan melekut yönetiminin kurulacağı nihai savaşın başlangıcını oluşturacaktır.(2) Yahudilerin bu inançlarının detaylarının doğru olup olmadığı konusuna girmez isek bunun onların dinî miraslarında köklü bir düşünce olduğu ve Yahudilere -ayrıntılarda ve uyarlama da tahrif yaparak- uzun vadeli ve stratejik bir hareket başlat ma imkânı sağlayacak güce sahip olduğu kesinlik kazanır. Bu inanç farklı ve karşıt Yahudi grupları bir araya toplamış, Yahu di önderlerini tebaalarının tüm çabalarını ve hareketlerini vaad edilmiş kurtarıcının zuhur hazırlığı olarak belirledikleri şeyleri gerçekleştirmeye yönlendirme konusunda başarılı kılmıştır. Açıktır ki bu akideye iman, Yahudi dini mirasında derin kök lere istinat etmemiş olsaydı hiçbir şekilde bu kadar enerji, güç ve hareketlenmeye neden olmazdı. Bu tür bir enerji, üzerinde ittifak edilmemiş, kökleri derin bir düşünceye dayanmayan arızi ya da geçici bir düşünceden kaynaklanıyor olamaz. Aynı şekilde Hıristiyanlar, bu düşünceye İncil ve Tevrat'ta var olan birçok müjde ve ayetlere dayanarak iman etmektedirler.
İncil uzmanları ahir zamanda İsa'nın, büyük dünya devrimi ni gerçekleştirmek için beşeriyete önderlik etmek …
MHD_0023 · S. 28 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
İncil uzmanları ahir zamanda İsa'nın, büyük dünya devrimi ni gerçekleştirmek için beşeriyete önderlik etmek üzere kesin olarak döneceğini açıklamaktadır. Onun dönüşünden sonra Alman Papaz Vender'in “Mizanu’l-Hak (=Doğru Ölçü)”(1) adlı kitabında dediği gibi dünyaya barış ve esenlik egemen ola cak, evrensel adil devletini kurmak için güce ve kılıca baş vuracaktır. Bu, çeşitli Hıristiyan mezhepleri içerisinde yaygın olan bir kanaattir. Dinî Olmayan Düşüncede Evrensel Islahatçıya İman Dikkati çeken husus, dünyaya barış ve adaleti egemen kıla cak adil devlet ve savaşları sona erdirecek evrensel ıslahatçı düşüncesi , sadece semavi dinlere has bir husus olmayıp dinî olmayan düşünce ve felsefe ekollerinde de görülmektedir. Bunun kesin bir şekilde gerçekleşeceği hususunu, insanlığın düşünce mirasında bulmak mümkündür. Örneğin meşhur İngiliz düşünür Bertrand Russel şöyle demektedir:
“Dünya, insanlığı tek bir bayrak ve tek bir slogan altında birleştirecek bir ıslahatçıyı beklemektedir.”(1) …
MHD_0024 · S. 30 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdimusahiplik
“Dünya, insanlığı tek bir bayrak ve tek bir slogan altında birleştirecek bir ıslahatçıyı beklemektedir.”(1) İzafiyet teorisinin sahibi meşhur bilim adamı Albert Einstein da şöyle diyor: “Bütün dünyaya barış ve refahın egemen olacağı, insan ların sevgi ve kardeşlik içerisinde yaşayacağı günler çok uzak değildir.”(2) Bundan ve diğerlerinden daha dakik ve daha açık olanı, İr landalı meşhur düşünür Bernardcho'nun söyledikleridir. O, ıslahatçının açık ve kesin bir şekilde zuhurunu müjdelemiş ve İmamiyye Mezhebi’nin Mehdi'nin (a.s) ömrünün uzunlu ğu hakkındaki akidesine benzer şekilde, zuhurundan önce uzun yıllar yaşaması gerektiğini ifade etmiştir. Bunu, vade dilen devletin kurulması için kaçınılmaz görmüş ve Mahmut Akkad'ın Bernardcho hakkında yazdığı kitabında belirttiğine göre o, “el-İnsan ve’s-Suberman” (Süper İnsan) adlı kitabında ıslahatçıyı şöyle nitelemiştir: “Yaşayan bir insandır, sağlıklı bir bedensel yapıya ve muh teşem bir akli enerjiye sahiptir, şu anki insanın ancak uzun çabalardan sonra kendisine ulaşabileceği yükseklikte bir insandır. Ömrünün uzunluğu yaklaşık üç yüz sene olup gerek asırlar boyu elde edilen birikimden gerekse uzun hayatı sırasında elde ettiği birikimlerden insanlık yararına faydalanacaktır.”(3)
Ömrünün Uzunluğu İrlandalı düşünürün evrensel ıslahatçı hakkında zikrettiği be densel ve akli yetkinlikle …
MHD_0025 · S. 31 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i BeytOniki İmam
Ömrünün Uzunluğu İrlandalı düşünürün evrensel ıslahatçı hakkında zikrettiği be densel ve akli yetkinlikle ilgili nitelikler, ömrünün uzun ol ması, büyük ıslahat görevini yerine getirmesini mümkün kı lacak şekilde asırlar ve dönemler boyu tecrübeleri biriktirme gücünde olması gibi özellikleri, Ehl-i Beyt (a.s) Mezhebi’nin İmam Mehdi (a.s) ve onun gaybeti hakkındaki düşüncelerine oldukça yakındır. Evrensel ıslahatçının, Bernardcho'nun mutlaka gerçekleşme si lazım geldiğini söylediği uzun ömürlü olması meselesine gelince, insan düşüncesinin, bu ıslahatçının görevini yerine getirebilmesi için zuhuru sırasında dünyada asırlar boyu olu şan insanlık tecrübesini kendinde toplaması yönündeki dü şünceyi idrak ettiğine işaret eder.(1) Bu sonuç, On İki İmam Mezhebi'nin akidesine göre İmam Mehdi'nin (a.s) uzun süren gaybetinin bir neticesidir. Ancak aradaki fark şu ki: Bizim ma sum imam hakkındaki düşüncemizin uzun ömrü sayesinde elde etmesi beklenen tecrübe ve uzmanlığın zaten en başın dan beri var olduğudur. İmamiyye inancına göre Mehdi (a.s), en başından beri büyük ıslah görevini ifaya muktedir ve bunu başarması için ilahi bir desteğe sahiptir; tüm bunları, zuhuru için gerekli şartların oluştuğunda hayata geçirmeye de kadir dir. Onun gaybetinin uzunluğu, taraftarlarının ve beşer top lumunun bu tecrübeleri kazanmasını, onların bu meyveleri toplamasını sağlar. Onlar bunu nesiller boyu biriktirirler.(2)
Mücessem Hâlidir Evrensel kurtarıcının zuhurunun gerekliliği düşüncesine imanın genel olarak insanlık …
MHD_0026 · S. 32 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdiİmam Muhammed Bakır
Mücessem Hâlidir Evrensel kurtarıcının zuhurunun gerekliliği düşüncesine imanın genel olarak insanlık düşüncesinde ortaya çıkışı, bu inancın insan fıtratından hareket eden güçlü ve sağlam temel lere dayandığını gösterir. Bir başka ifadeyle bu düşünce, bü tün insanların müşterek olduğu fıtri bir ihtiyacın ifadesidir. Bu ihtiyaç, insanın fıtratında var olan en kapsamlı şekliyle ke male doğru sürekli bir yol alış gerçeği üzerine kuruludur. Ev rensel kurtarıcının zuhuru ve onun adil devletini vadedilen günde kurması, beşer toplumunun ideal yetkinlik seviyesine geldiğinin bir ifadesidir. Allame Şehit Muhammed Bakır es-Sadr (r.a) şunları söyle mektedir: "Mehdi (a.s), sadece dinî özellikleri taşıyan bir İslami inan cın mücessem hâli değil, aynı zamanda insanlığın farklı din ve mezhepleriyle yönelmiş olduğu arzularının bir ifa desi ve fıtri bir ilhamın karşılığıdır. İnsanlar bu fıtri ilham la -muhtelif inançlara ve gayba ilişkin farklı araçlara sahip olmalarına rağmen- insanlık için yeryüzünde vadedilmiş bir günün olduğunu ve bugünde semavi risaletlerin bü yük amaçlarının ve nihai hedeflerinin gerçekleşeceğini kavrar.
İnsanlık, beşeriyetin tarih boyunca geçirdiği zorlu süreçten sonra vadedilen bu günde sıkıntıların ardından …
MHD_0027 · S. 32 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beyt
İnsanlık, beşeriyetin tarih boyunca geçirdiği zorlu süreçten sonra vadedilen bu günde sıkıntıların ardından istikrarı, sükûnet ve huzuru bulacaktır. Hatta gaybî güne ve beklenilen geleceğe yönelik bu kav rayış, dinî açıdan gayba inananlarla sınırlı olmayıp aksi ne başkalarına da sirayet etmiş, gaybı ve gayb örneklerini reddetme noktasında en sert ve katı tutuma sahip, tarihi çelişkiler temelinde açıklayan diyalektik materyalizm gibi ideolojilere bile yansımıştır. Onlar da bütün çelişkilerin tasfiye edileceği, barış ve kardeşliğin hâkim olacağı vade dilen bir güne inanırlar. Ayrıca insanlığın söz konusu kavrayışa yönelik edindiği ve tarih boyunca sürekli denediği bu nefsanî tecrübe ve duygunun insanoğulları arasında en geniş ve en kapsamlı nefsanî tecrübelerden biri olduğunu görürüz."(1) Öyleyse vadedilen Mehdi düşüncesine iman, insanoğulları arasında en yaygın düşüncelerden biridir. Çünkü en kapsam lı hâliyle kemale ulaşma beklentisi şeklinde ortaya çıkan fıtri bir duyguya dayanmaktadır. Yani fıtri bir ihtiyacın ifadesidir, dolayısıyla bunun gerçekleşmesi de kesindir; çünkü fıtrat bi lindiği gibi var olmayan bir şeyi talep etmez.
İnsan Düşüncesinin Mehdi'nin (a.s) Gaybetine İlişkin Tutumu İnsan düşüncesi, Ehl-i Beyt Mektebi çizgisinde Mehdi’nin gaybetine inanmanın beraberinde getirdiği evrensel ıslahatçı nın ömrünün uzun olmasına bir engel görmemektedir. Aksi ne onun ömrünün uzun olmasını büyük ıslah görevini yerine getirmesi için zaruri görmektedir. Nitekim bunu, İrlandalı düşünür Bernardcho'nun düşüncelerinde görmek mümkün dür. Dolayısıyla genel insan düşüncesi, şayet bunu ispat eden deliller akli olarak makbul ise ilkesel olarak Mehdi’nin gaybe tine imanı inkâr etmemektedir. Ayrıca âlimler, İmam Mehdi'nin ömrünün uzun olmasının ve akli kanunların hiç birisiyle çelişmemesinin aklen mümkün olduğunu eserlerinde işlemişlerdir. Bunu Şeyh Müfid "elFusulu’l-Aşere fi'l-Gaybe(2) adlı eserinde, Allame Karaceki “el-
Burhan ala Tuli Umri İmami'z-Zaman (a.s)”(1) adlı risalesinde -ki bu risaleye “Kenzu’l-Favaid”in ikinci …
MHD_0028 · S. 34 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Burhan ala Tuli Umri İmami'z-Zaman (a.s)”(1) adlı risalesinde -ki bu risaleye “Kenzu’l-Favaid”in ikinci cildinde yer verilmiştir-, ayrıca Şeyh Tabersi “İ'lamu'l-Vera”(2) adlı eserinde ve Seyyid Sadr, Mehdi'yi ele aldığı “Bahsun Havle'l-Mehdi”(3) adlı kita bında bu hususu anlatmış ve başka yazarlar da bu konuda birçok farklı eserler kaleme almışlardır. Hatta gaybet kitapla rından çok azının bu konuyu tartışmak ve üzerinde akıl yü rütmekten beri kaldığını görürüz. Gaybetten Sonra Evrensel Islahatçının Zuhuruna İnanan Dinî Düşünce Evrensel ıslahatçının zuhurunun kesinliği üzerindeki uzlaş ma, onun zuhurunun uzun bir gaybet döneminden sonra ge leceğine imanla iç içedir. Yahudiler, Üzeyr'in ya da Minhas b. el-Azir b. Harun'un döneceğine iman ederken Hıristiyanlar Mesih'in gaybetine ve dönüşüne inanmakta, Habeş Hıristi yanları kralları Theodor'un ahir zamanda Mehdi olarak dön mesini beklemekte, Hindular Vişna'nın döneceğine, Mecusi ler Oşider'in yaşadığına inanmakta, Budistler Buda'nın dönü şünü beklemektedir. İçlerinde Hz.
İbrahim‘in (a.s) dönüşünü bekleyenler de bulunmaktadır.(4) Öyleyse evrensel ıslahatçının zuhurundan önceki …
MHD_0029 · S. 34 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
İbrahim‘in (a.s) dönüşünü bekleyenler de bulunmaktadır.(4) Öyleyse evrensel ıslahatçının zuhurundan önceki gaybet me selesi, semavi dinlerde garip karşılanan bir husus olmaması iti barıyla, insaflı kişi bunların tamamının hurafe ve efsanelere da yanan şeyler olduğunu söyleyemez. O dine mensup âlimlerin hiç birisi bu düşüncenin aslını inkâr etmezken hurafe ve mitler bütün dinlerde kökleşmiş bir şekilde mevcut olamaz. Benim sediği dinin dışındaki beklenen ve gaip Mehdi’yi inkâr etse ve sadece kendi mehdisine inansa bile onlardan hiçbiri, gaybet düşüncesinin aslını hiçbir şekilde inkâr etmemiştir. Bu düşüncenin bütün semavi dinlerde yaygın olması, ila hi vahyin bütün dinlerde kökleştirdiği ve pek çok gaybete şahit olmuş peygamberlerin tecrübelerinin de desteklediği gibi müşterek bir inanış zemininin göstergesidir. Örneğin Halil İbrahim’in (a.s) gaybeti ve dönüşü, Hz. Musa’nın (a.s) İsrailoğulları'ndan gaybeti ve Medyen'de geçirdiği yılların ar dından kavmine dönüşü, Kur’ân ayetlerinin onayladığı ve Ne bevi hadislerde yer aldığı için üzerinde Müslümanların ittifak ettiği gibi Hz.
İsa’nın (a.s) gaybeti ve ahir zamanda dönüşü, Harameyn Müftüsü Genci Şafii'nin “el-Beyan fi Ahbari Sahibi'zZaman adlı eserinin yirmi beşinci babında ifade ettiği gibi Ehl-i Sünnet'in kabul ettiği Allah'ın peygamberi olan İlyas'ın gay beti, yine Genci’nin Ehl-i Sünnet’in inandığını belirttiği Hz. Hızır’ın (a.s) gaybeti ve veziri olacağı hasebiyle gaybetinin ahir zamanda Mehdi'nin (a.s) zuhuruna kadar süreceği gibi hususlar peygamberlerin yaşadıkları tecrübelerdir.(1) Ayrıca daha önceki dinlerde evrensel ıslahatçının gaybetine yönelik düşüncenin yaygın olması, semavi dinlerin konuy la ilgili sarih metinlere sahip olduğunun bir göstergesi ola bilir. Nitekim bu konuyu Sünni araştırmacı Said Eyyub'un İmamiyye’nin savunduğu Mehdi’ye uyarladığı şekliyle Kitab-ı Mukaddes'in rüya bölümünde anlatılan peygamber lik modeli bölümünde göreceğiz.
Ancak evrensel ıslahatçının kimliğinin teşhisi konusundaki ihtilaf, ileride nedenlerine işaret edeceğimiz …
MHD_0030 · S. 36 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam HasanHz. Muhammedİmam Hüseyinİmam Mehdi
Ancak evrensel ıslahatçının kimliğinin teşhisi konusundaki ihtilaf, ileride nedenlerine işaret edeceğimiz üzere peygam berlerin (a.s) gaybetlerinden haber veren naslarla evrensel ıslahatçıdan bahseden dinî metinlerin birbirine karıştırılma sından kaynaklanmaktadır. Evrensel Kurtarıcının Kimliğinin Teşhisindeki İhtilaf Bilahere, semavi dinlerde vadedilen günün kesinliği üzerinde ittifak mevcuttur. Nitekim Araştırmacı Allame Seyyid Maraşi Necefi “İhkaku'l-Hakk” adlı eserin 13. cildine yazdığı mukad dimede bunu şöyle ifade eder: "Bilinsin ki milletler, mezhepler ve dinler, bazı şaz görüşler ve nadir yaklaşımlar hariç dünyanın ifsad olan bölümünü ıslah edecek, gördüğü zulüm ve fesadı giderecek, karan lıklara boğulan dünyayı aydınlatacak ilahi, melekutî ve semavi bir ıslahatçının geleceği üzerinde ittifak etmiştir. Ancak bir yandan kimi, bu kurtarıcının Üzeyir, kimi Me sih, kimi Halil (İbrahim) olduğunu söylerken Müslüman lardan kimi de onun Efendimiz İmam Ebu Muhammed Hasan es-Sıbt’ın [Hz. Hasan'ın] neslinden kimisi de Efen dimiz İmam Ebu Abdullah Hüseyin es-Sıbt eş-Şehid’in [Şehit Hz.
Hüseyin'in] neslinden geleceğini söylemiştir…" Dinlerle ondan neşet eden fırkalar ve mezhepler, evrensel ıs …
MHD_0031 · S. 36 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Hüseyinİmam Mehdi
Hüseyin'in] neslinden geleceğini söylemiştir…" Dinlerle ondan neşet eden fırkalar ve mezhepler, evrensel ıs lahatçının zuhuru ve dönüşünden önceki gaybeti konusunda ittifak ettikleri halde kimliğinin tespit edilmesinde ihtilaf etti ğine göre bu anlaşmazlığın sırrı nedir? Öyle görünüyor ki, bu ihtilaf, nasların ve semavi müjdelerin açıklama ve işaretlerinden hareketle değil, bu nasları, söz ko nusu çerçevenin dışındaki amillerle tefsir ve tevilden, ayrıca her din ya da fırkanın tanınmış sembol isimlere yönelik duy gusal etkilenmesinden ve dinî nasları tevil yoluyla da olsa onlara uyarlamasından kaynaklanmaktadır. Şöyle ki vaat edilen ıslahatçının kimliğinin belirlenmesi, nasların ve müj delemelerin bizatihi kendisinden hareketle değil dışardan bir kişinin seçilip nasların bu kişiye tatbik edilmeye çalışılmasın dan hareketle yapılmaktadır. Buna bir de burada bahsetme imkânımızın bulunmadığı ve gerek İslami fırkalarla gerekse başka din mensuplarıyla ilgili olarak büyük oranla herkes ta rafından bilinen siyasi amilleri de eklemek gerekir.
Bütün bunların merkezi şudur: Nasların, semavi müjdelerin ve nübüvvetin belirlediği özellikleri kabul etmek, …
MHD_0032 · S. 36 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Bütün bunların merkezi şudur: Nasların, semavi müjdelerin ve nübüvvetin belirlediği özellikleri kabul etmek, bu dinler ve fırkaların kanaatini geçersiz kılmakta, bağımsız bir yapı olarak kalmalarının gerekçesini ve önceden beri sürdürdük leri akide üzerindeki ısrarlarına yol açan zemini ortadan kal dırmaktadır. Birinci amille ilgili olarak şunları söyleyebiliriz: Semavi müjde ve metinlerle peygamberlerin ve onların vasilerinin (a.s) evren sel ıslahatçı hakkındaki hadisleri, gaybi niteliğe sahip bir me seleden, gelecekte zuhur edecek bir şahsiyetten, ayrıca beşeri yetin tarihte görebileceği en büyük başarılara imza atacak, vaat edilen günde insanoğlunun en yüce arzularını tahakkuk ettire cek büyük bir tarihî rolü yerine getireceğinden bahsetmekte dir. İnsanoğlu, tabiatı icabı gaybi meseleleri elle tutulur şeylere dönüştürmeye meyyaldir. Bir yandan bu; öte yandan ise kendi şeriatına, önder simalarına ve sahip oldukları her şeye tutku lu bir bağlılık gösteren topluluklar, bu tarihsel rolün sahibinin kendilerinden çıkmasını arzu etmektedir.
Bu yüzden evrensel ıslahatçı olan Mehdi’nin kimliğinin be lirlenmesinde anlaşmazlık çıkması gayet doğaldır; çünkü her dinin mensupları, kendi dinlerindeki muteber ve mutemet kaynaklarda sabit olan müjde ve metinlerin bahsettiği, gele cekte zuhur edecek gaybi bir şahsiyetin, tanıdıkları ve sev dikleri liderlerden olmasını tercih etmektedirler. Bu bilinçli ya da bilinçsiz taassup, söz konusu inancı kendi şeriatlarına ve dini liderlerine kanalize etmekte ve bu tarihî rolü yerine getiren kişinin kendilerine ait bir kişi olmasından kendilerine bir iftihar payı çıkarmak istemektedirler. Müjdeleri Tevil Etme ve Birbirine Karıştırma Yukarıda söz konusu edilen sebeplerden dolayı, dinî metinle rin ve çeşitli topluluklar tarafından rivayet edilen müjdelerin içerdiği sıfatları, her dinî topluluk, ya sevdiği şahsiyetlere ya da söz konusu vasıflara en yakın sembol şahsiyetlere ham letmeye çalışmıştır.
Bu sıfatların bazılarının, seçtikleri kişilere açık bir şekilde uymadığını gördüklerinde işi tevil ve …
MHD_0033 · S. 36 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Bu sıfatların bazılarının, seçtikleri kişilere açık bir şekilde uymadığını gördüklerinde işi tevil ve telfikle kitabına uydurmaya çalışmışlar; daha önce kafalarında belir ledikleri kişiyi buraya zorla adapte etmek için ya bu nitelik leri bütünüyle ortadan kaldırmak ya da tahrif etme yolunu tercih etmişlerdir. Başvurulan bir başka yol ise bölgesel ve lokal ıslahatçıyla (yani bir sonraki peygamber ya da belirli bir zaman diliminde dünya kurtarıcısı veya belirli bir toplumu ıslah edecek insanla) evrensel ıslahatçı (ahir zamanda adil devleti kuracak, ayrıca peygamber lerle onların vasilerinin -Allah'ın selamı onların üzerine olsunbütün hedeflerini gerçekleştirecek olan dünya ıslahatçısı) hak kındaki dinî nasları ve müjdeleri birbirine karıştırmaktır. Anlaşmazlığın Çözümü İçin Bir Yöntem Dünyayı ıslah edecek olan kişinin kimliğinin belirlenmesin deki anlaşmazlığın nedeni ortaya çıktığına göre bir çözüm yolu bulmak, kurtarıcının kimliğini ilmî, sağlıklı ve ikna edici bir şekilde belirlemek mümkün olacaktır. Bu çözümün aşa malarını bir kaç madde ile özetlemek mümkündür:
1- Evrensel (yani ahir zamanda vadedilen) ıslahatçıya özel naslar ve müjdelerle bölgesel ıslahatçı (yani …
MHD_0034 · S. 39 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beyt
1- Evrensel (yani ahir zamanda vadedilen) ıslahatçıya özel naslar ve müjdelerle bölgesel ıslahatçı (yani belirli bir pey gamber ya da vasi) hakkında gelen nasların arasını, o dinin kendi asli kaynaklarına ve bu müjdelemelerin metinlerinin delaletlerine dayanarak ayırmak gerekir. Yine aynı şekilde bu ayrım, peygamberlerin ve vasilerin (a.s) görevleriyle irtibatlı ana ilkelerin gereklerine, onların yaşam öykülerine ve tarih teki sabit vakıalara dayanmalıdır. Aynı şekilde onun dünya ıslahatçısı olarak görevi ve rolü hakkında sabit olan bilginin gerektirdiklerine dayanmalıdır. 2- Aynı nasların ve müjdelemelerin dünyayı ıslah edecek in sanla ilgili tayin ettiği özellik ve nitelikleri, toplu bir şekilde değerlendirmek ve bu kimliğin tayininde, resmin haricî etki lerle çizilmesine mani olmak için, resmin önyargısız şekillen mesini sağlamak. 3- Haricî amillerden uzak kalınarak resmin tamamlanmasının ardından, vadedilen evrensel ıslahatçı için söz konusu edilen örneklerin nitelikleri, özellikleri ve tarihî hakikatlerle tanış ma süreci başlar. Sonra bu örnekler mezkûr iki aşama sonucu elde edilen söz konusu nas ve müjdelemelerin çizdiği resme sunulur. Böylece gayr-ı hakiki örneklerin niteliklerinin bu re simle uyuşmadığı gözler önüne serilmiş ve sonuçta bunların arasındaki gerçek örnek kendiliğinden belli olmuş olur. İmamiye Mezhebi’ne Göre Mehdi (a.s) ve İhtilafın Halli Kutsal kitaplarda varid olan semavi müjdelerin, Ehl-i Beyt Mezhebi’nin savunduğu beklenen Mehdi’ye götürdüğü ke sindir. İleride de göreceğimiz gibi bu müjdeleri, hakkında ya pılan araştırmalar ispat etmiştir.(1)
Öyleyse Mehdi Muntazar (a.s) hakkındaki Ehl-i Beyt akidesi nin tarifi, kutsal kitaplarda geçen müjde …
MHD_0035 · S. 40 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdiİmam Muhammed CevadEhl-i BeytHz. Fatıma
Öyleyse Mehdi Muntazar (a.s) hakkındaki Ehl-i Beyt akidesi nin tarifi, kutsal kitaplarda geçen müjde metinlerinin delalet lerine uygun olarak, bütün dinlerin müjdeledikleri evrensel ıslahatçının gerçek örneğine götüren geniş ufuklar açacaktır. Hatta bu yeni inancın önceki dinlerin takipçilerinin inançla rından kaynaklandığını varsaysak da durum değişmez. Bu tarifin tesirine, Hicri 12. yüzyılın önde gelen isimlerinden olan Kadı Cevad es-Sabati'nin araştırması örnektir.
Her ne kadar başlangıçta Hıristiyan bir âlim de olsa bilahare İslam'ı tanımış ve ilk tanıdığı İslami fırkalardan olan Sünniliği kabul ederek İslam'a girmiş ve mukaddes kitaplarda geçen metinle re dayanarak Hıristiyanlara reddiye ve onların dininin neshe dildiğinin ispatı olarak meşhur kitabı el-Berahinu's-Sabatiyye adlı eserini telif etmiştir.(1) Kadı es-Sabati'nin Görüşü Kadı es-Sabati, Kitab-ı Mukaddes'in Ahd-i Kadim bölümün den İşaya Kitabı'nda evrensel ıslahatçıyla ilgili geçen müjde leri ele almış, sonra Yahudi ve Hıristiyanların bu konudaki açıklamalarını tartışmış, Hıristiyan ve Yahudilerin bu konu daki görüşlerini çürüterek şu sonuca ulaşmıştır: Mezkûr nas, Mehdi (radiyallahu anh) hakkında sarih bir nastır; zira bütün Müslümanlar Mehdi'nin işitmeyle ve zahirle değil sadece batınla hükmedeceği üzerinde ittifak etmişlerdir ki bu husus hiçbir peygamber ya da vasi için söz konusu olmamıştır. Metni tahlil ettikten sonra şöyle der: Müslümanlar, Mehdi hakkında anlaşmazlığa düşmüştür. Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'taki kardeşlerimiz şöyle demek tedirler: O, Fatıma'nın (a.s) evladından olup adı Muham med, babasının adı Abdullah, annesinin adı Amine'dir.
İmamiyye Şiası ise şöyle demektedir: Mehdi, Hasan Askerî'nin (a.s) Nergis adlı cariyesinden 255 senesinde …
MHD_0036 · S. 40 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Hasan AskerîHz. Muhammedİmam Mehdi
İmamiyye Şiası ise şöyle demektedir: Mehdi, Hasan Askerî'nin (a.s) Nergis adlı cariyesinden 255 senesinde Halife Mutemed döneminde Samarra'da doğmuş Mu hammed b. Hasan Askerî'dir, bir sene kaybolmuştur.(1) Sonra yeniden zuhur etmiş, ardından yine kaybolmuştur. Bu dönem gaybet-i kübra dönemi olup ancak Allah'ın is tediği bir zamanda dönecektir. Onların görüşleri, bu nassın ihtiva ettiği düşüncelere en yakın düşünce olduğundan, benim hedefim Muhammed (s.a.a) ümmetini, herhangi bir mezhebe taassup gösterme den savunmaktır. Bu yüzden sana İmamiyye'nin bu nasla örtüşen iddiasını zikrettim."(2)
Biz burada Hıristiyanlık konusunda uzman olan âlimin, İslam'ı kabul ettikten sonra Şiiliğe intisap etmemesine …
MHD_0037 · S. 42 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i BeytHz. Muhammedİmam Cafer Sadıkİmam Hasan
Biz burada Hıristiyanlık konusunda uzman olan âlimin, İslam'ı kabul ettikten sonra Şiiliğe intisap etmemesine rağ men Beklenen Mehdi bahsinde geçen müjdenin Ehl-i Beyt Mezhebi’nin inançlarıyla uyumlu olduğunu açıkladığını, üyesi olduğu mezhebe bu konuda muhalefet ederek Ehl-i Beyt Mezhebi’nin görüşünü benimsediğini ve Şiilerin görü şünün İşaya kitabında geçen müjdeye uygun olduğunu ifade ettiğini görüyoruz. Onu gerçek örneğe ulaştıran, İmamiyye’nin Beklenen Mehdi (a.s) konusundaki görüşüyle tanışması olmuştur. Bu görüşle tanışmadan belki de mezkûr müjdelemelerle uyum içerisinde olan örneğe ulaşamayacaktı. Bu olmasaydı ya sadece Hıris tiyanların söz konusu müjdelemelerle ilgili görüşlerini red dedecek veya bunu es geçecekti ya da bu müjdeyi vadedilen Mehdi konusunda, üyesi olduğu mezhebin görüşüne uydur mak için tevil yoluna gidecekti. Aynı değerlendirmeyi Ehl-i Kitap'tan başka âlimlerin araştırma larında da görüyoruz. Örneğin vadedilen kişinin kimliğini belir leme, Mehdi Muntazar’la ilgili Ehl-i Beyt Mezhebi’nin görüşle riyle tanışmış özellikle de İslam'a sonradan girmiş ve bu görüşü tanıma imkânını yakalamış kimseler için oldukça kolay olmak tadır. İmamiyye’nin inanmakta olduğu beklenen Mehdi'yle (a.s) önceki dinlerinin kitaplarındaki müjdelerin zikrettiği hususlar arasındaki muhteşem örtüşme, onları harekete geçirmiş ve bu müjdelemeleri kitaplarında araştırmaya sevk etmiştir. Başka bir örnek ise Hıristiyanken İslam'ı kabul ederek Ehl-i Beyt (a.s) Mezhebi’ne intisap eden, Yahudilere ve Hıristi yanlara karşı reddiye olarak hazırladığı ansiklopedik ese ri Enisu'l-A’lam'ı kaleme alan Muhammed Sadık Fahru'lİslam'dır.(1) Kitabında müjdeleri araştırmış ve bunların Hasan
Askerî'nin (a.s) oğlu Mehdi'ye (a.s) uygun olduğunu göster miştir.
MHD_0038 · S. 43 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i BeytHz. Muhammedİmam Hasan Askerîİmam Rıza
Askerî'nin (a.s) oğlu Mehdi'ye (a.s) uygun olduğunu göster miştir. Bu konudaki diğer bir örnek de Yahudiliği bırakıp -bu dinde âlim olduğu halde- İslam'a giren Muhammed Rıza Rızai'dir. Bu âlim, Menkul Rızai adlı bir eser vücuda getirmiş ve söz konusu müjdeleri araştırdığı bu eserinde aynı sonucu ispat etmiştir. Semavi Müjdeler İmamiyye’nin Mehdi’sinden Başkasına Uymamaktadır Semavi dinlerin müjdelediği metinlere dikkatlice bakan kişi için bu müjdelemelerin evrensel ıslahatçının vasıfları olduğu ve Ehl-i Beyt Ekolü’nün inandığı Beklenen Mehdi'den (a.s) başkasına uymadığı çok açıktır. Dolayısıyla bu akideyle ta nışmamış kişi, beklenen kişinin kimliğini belirleyemez. Bunu örneğin İncil'in Rüya Kitabı'nın Yuhanna'nın Lahuti Müka şefeleri adlı on ikinci babındaki (1-17.) ayetleri açıklamaya çalışırken İncil müfessirlerinin sözlerinde görmekteyiz. Mü fessirler, şöyle demektedir: Buradaki müjdenin bahsettiği kişi henüz doğmamıştır.
Dolayısıyla bu ayetin açık tefsiri ve kesin anlamı, bu kişi nin gelecekte zuhur edeceği zamana …
MHD_0039 · S. 43 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beyt
Dolayısıyla bu ayetin açık tefsiri ve kesin anlamı, bu kişi nin gelecekte zuhur edeceği zamana bırakılmıştır.(1) Hâlbuki işaret edilen ayetler açıkça bu şahsın bütün dünyada kuracağı ilahi hükümetten bahsederek onun şerli insanların ve şeytanların kökünü kazıyacağını belirtmektedir ki bu, baş ka müjdelerin de belirlediği gibi evrensel ıslahatçının hareke tinin ana eksenini oluşturan bir görevdir. Ancak İncil müfes sirleri, söz konusu vasfı, bu ıslahatçı için belirledikleri örne ğe yani İsa bin Meryem'e (a.s) tatbik edememişlerdir; çünkü Lahuti Yuhanna'nın müjdesinin kaynağı İsa b. Meryem olup, bizatihi kendisi bu kurtarıcının gelişini müjdelemektedir. On lar beklenen Mehdi'yle (a.s) ilgili olarak Ehl-i Beyt (a.s) akide siyle tanışmadıkları için bu ayetlerin mısdakına ve bununla kimin kastedildiğine vakıf olamamışlardır. Müjdeler ve On İkinci İmam'ın Gaybeti Ehl-i Beyt'in (hepsine selam olsun) Mehdi Muntazar (a.s) hak kındaki düşüncesiyle tanışınca işaret edilen ayetlerin bahset tiği gerçek mısdaka ve örneğe ulaşabilmiş Ehl-i Sünnet'ten bir araştırmacı vardır. Bu kişi, Ustad Said Eyyup'tur.
Kendisi el-Mesihu'd-Deccal adlı kitabında bu işaretler hakkında şöyle demiştir: Ka'b şöyle diyor: Peygamberlerin sifirlerinde Mehdi, 'İşle rinde kusurlu olmayan kişidir.' şeklinde geçer. Sonra da bu metne şu sözüyle yorum yapmıştır: "Şehadet ederim ki ben bunu Ehl-i Kitab'ın kitaplarında bu şekilde buldum. Ehl-i Kitap, tıpkı dedesinin (s.a.a) haberlerini incelediği gibi Mehdi'nin de haberlerini ince lemiş, Rüya Kitabı'nın haberleri onları, sulbünden on iki adam çıkaran bir kadına götürmüştür. Sonra da başka bir kadına yani son adamı doğuran bayana -ki o babaannesi nin sulbündendir- işaret etmiştir. Kitap şöyle demektedir: Tehlikeler bu kadının etrafını çepeçevre kuşatacaktır. Teh likeler, “tenin”le (=ejderhayla) remz edilmektedir. Ve dedi ki: Ejderha, doğurana kadar kadının başında durmakta dır, ne zaman doğursa çocuğunu yutmaktadır."(1)
Bir başka ifadeyle yönetim bu çocuğu, doğduktan sonra öl dürmek istemektedir.
MHD_0040 · S. 45 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bir başka ifadeyle yönetim bu çocuğu, doğduktan sonra öl dürmek istemektedir. Barclay tefsirinde şöyle diyor: “Tehli keler iyice arttığında Allah onun çocuğunu kaçırmış ve koru muştur." Metnin aslı Vehtatafallahu veledeha (Allah onun çocu ğunu kaçırdı)(1) şeklindedir. Barclay'in de ifade ettiği gibi yani Allah, bu çocuğu gaib kılmıştır. Kitapta çocuğun kayboluşunun bin iki yüz altmış gün süre ceği(2) belirtilmiştir ki Ehl-i Kitab'a göre bunun bir takım sem bolik anlamları vardır. Sonra Barclay genel olarak kadının nesliyle ilgili olarak şöyle demiştir: Ejderha, kadının nesline acımasız bir savaş açacaktır. Nitekim sifirde şöyle denir: “Ej derha kadına kızacak, onun neslinden geri kalanlarla ki onlar Allah'ın tavsiyelerini korurlar savaşa tutuşacaktır."(3) Ustad Said Eyyub şunları söylemektedir: “Bunlar, Mehdi’nin vasıfları olup İmamiyye Şiası’nın konu hakkında ifade etti ği vasıfların aynısıdır.” Bu vasıfların Ehl-i Beyt'in (a.s) Meh di’siyle uyum içerisinde olduğu konusundaki sözlerini ha mişte zikrettiği yorumlarla desteklemiştir.(4) Müjdeler ve İmamiyye Mehdi’sinin Özellikleri Evrensel ıslahatçının özellikleriyle ilgili İncil'de dile getiri len bu müjdeler, Ehl-i Beyt Ekolü’nün akidesi ve yaşanmakta olan tarihî vakıayla örtüşmektedir.
Bu özelliklerin söz konusu edilmesi, en kapsamlı delille baş kalarını evrensel ıslahatçının gerçek kimliğine …
MHD_0041 · S. 46 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bu özelliklerin söz konusu edilmesi, en kapsamlı delille baş kalarını evrensel ıslahatçının gerçek kimliğine hidayet etme noktasında rabbani bir hikmete işaret etmektedir. Onun bili nen ve maruf özelliklerinin en belirgin olanına işaret edilerek insanların ona ulaşmasını kolaylaştırmak amaçlanmıştır. Örneğin Ehl-i Beyt Ekolü’nün daha sonra On İkinci İmam'ın gaybetine yol açan çeşitli tehlikelere maruz kalmasına işaret edildiğini, ardından da bu imamın gaybeti sırasında mübarek zuhurunun zamanı gelinceye kadar rabbani bir korumayla muhafaza edildiğine vurgu yapıldığını görüyoruz. On İkinci İmam’ın gaib olduğu görüşü, Beklenen Mehdi’yle ilgili İma miyye Mezhebi’nin akidesinin en ayırıcı vasıflarından biridir. Bu yüzden dünyayı kurtaracak kişinin hakiki kimliğine ko layca ulaşabilmek için bizatihi bu özelliklere işaret edilmiştir. Yine aynı şekilde Ehl-i Beyt İmamları’nın akidesine has, bi linen başka ayırıcı özelliklere de işaret edilmiştir. Örneğin İmam Mehdi'nin ardı ardına gelen mübarek bir silsilenin on ikinci imamı olduğu görüşü. Bunlara daha önce geçen ayet lerde ve kutsal kitaplarda yer alan diğer müjdelemeler de işaret edilmiştir.
Örneğin Tekvin Kitabı'nda Rab Teâlâ’nın di linden Halil İbrahim'e (a.s) hitaben onun neslini çoğaltarak oğlu …
MHD_0042 · S. 46 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiOniki İmamEhl-i BeytŞah HatayiHz. Muhammed
Örneğin Tekvin Kitabı'nda Rab Teâlâ’nın di linden Halil İbrahim'e (a.s) hitaben onun neslini çoğaltarak oğlu İsmail'in sulbünden Hz. Muhammed'in ve on iki ima mın (hepsine selam olsun) geleceğini vadetmesi gibi.(1) Bilindiği gibi, İsmail'in sulbünden gelen On iki İmam için varid olan müjdelerde işaret edildiği şekliyle müteselsil bir geliş, sadece Ehl-i Beyt'ten (a.s) olan On İki İmam’da hâsıl olmuştur. Müslümanların sahih olduklarını ittifakla kabul ettikleri Nebevi hadislerin yanı sıra tarihî olaylar da bunu ispat etmektedir.(1) Bu durum sadece Ehl-i Beyt İmamları’na has olması sebebiyle İslam tarihinde açık bir vakıa haline gel miş, ardından Ehl-i Beyt Ekolü’ne verilen bir isim olmuş ve bu ekole “On İki İmam Mezhebi” adı verilmiştir. Dolayısıyla bu müjdeler bizleri Mehdi’nin bu On İki İmam’ın sonuncusu olduğu hakikatine götürmektedir. Müjdeler ve İmamiyye Mehdi’sinin Vasıfları Müjdelemelerde ayrıca İmam Mehdi'ye (a.s) has olan "Kaim" gibi bazı vasıflar da bulunmaktadır.(2) Örneğin Kadı Cevat Sabati'nin İmamiye Mezhebi’nin Mehdi’yle ilgili görüşüne işaret ettiğini söylediği Peygamber İşaya Kitabı'ndan bir müj delemeden bahseder:
2- O'na rabbin ruhu; hikmetin ve idrakin ruhu; meşve retin ve kuvvetin ruhu;
MHD_0043 · S. 48 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdidâr
2- O'na rabbin ruhu; hikmetin ve idrakin ruhu; meşve retin ve kuvvetin ruhu; marifet ruhu ve Allah korkusu hulul edecek. 3- Onun lezzeti, sahip olduğu Allah korku sundadır. Gözünün gördüğü, kulaklarının işittiğine göre hüküm vermeyecek. 4- Yeryüzünün zayıfların insafla mu amele edecek, yeryüzünü ağız küreğiyle [sözleriyle] ka zacak, münafığı nefesiyle öldürecek… 6- Koyun ve kuzu birlikte oturacak, kaplan ve oğlak, öküzle çakal birlikte dinlenecek, bir küçük çocuğun çobanlığında birlikte do laşacaklar… 9- Kutsal hiç bir dağda kötülük yapamaya cak ve fesat çıkaramayacaklardır. Çünkü suların denizleri kapladığı gibi yeryüzü ağzına kadar Allah korkusuyla do lup taşacaktır… 10- O günde "Kaim" onu isteyen ve bek lemekte olan halk ve milletlerin bayraktarlığını yapacak, herkes açısından onun yeri şeref ve iftihar olacaktır.(1) "Sahibu’d-Dar=Ev Sahibi" gibi İmam Mehdi'ye (a.s) ait sayılı birkaç sıfat,(2) Hıristiyanlarla sınırlı olmayan dünya kurtarıcısı nı beklemeyle ilgili müjdeleme içerisinde gelmiştir. Bu müjde lemeler onun ani bir şekilde ortaya çıkacağından bahsetmekte dir.
Bu işaret İncil'deki Markus kitabında geçmektedir, 13:35.(3) "İrmiya Kitabı, 46/2-11"de de geçtiği gibi Fırat …
MHD_0044 · S. 48 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Hüseyinİmam Mehdiİmam Hasan Askerî
Bu işaret İncil'deki Markus kitabında geçmektedir, 13:35.(3) "İrmiya Kitabı, 46/2-11"de de geçtiği gibi Fırat kıyısında şehit olacak Hüseyin'in (a.s) intikamını alacak kişi gibi vasıflar da bu vasıfların bir başka örneğidir. Ürdünlü Profesör Avdet Mehaviş, el-Kitabu'l-Mukaddes Tahte'l-Mecher (=Kutsal Kitap Gözlem Altında) adlı eserinde buna değinmiş ve bu haberin Hüseyin'in (a.s) kanının intika mını alacak olan kişiyle ilgili olduğunu ifade etmiştir.(1) Konuyla ilgili olarak bahsimizin uzamaması için aktaramaya cağımız birçok benzer işaret bulunmaktadır. Müjdelemelerin Işığında Kurtarıcının Kimliğine Ulaşmak Öyleyse bu özellikleri bilmek bizi bütün dinlerin müjdelediği evrensel ıslahatçının Ehl-i Beyt Mektebi’nin inandığı gibi İmam Hasan Askerî'nin (a.s) oğlu Mehdi olduğunu ispatlamaya gö türmektedir. Çünkü semavi müjdelemeler başka inançlara uymamaktadır. Dolayısıyla geçmiş dinler ahir zamanda orta ya çıkacak ve dünyayı kurtaracak Mehdi’den genel bir şekilde bahsetmemiş; aksine ondan başkasına uymayacak şekilde vasıf ve ayrıntılarıyla onun gerçek kimliğini belirlemeye çalışmıştır.
Böylece bu müjdelemeler bahsedilen konuda Ehl-i Beyt (a.s) akidesinin ne kadar doğru olduğunun ayrıca delilidir. Burada, İslam'dan önce gelmiş en önemli dinler olan Hıristi yanlık ve Yahudiliğe göre makbul ve muteber kitaplar Yeni ve Eski Ahitler'de yani "Tevrat ve İncil Kitapları"nda konuyla ilgili olarak geçen bazı müjdelemelere işaret etmekle yetine ceğiz. Çünkü halen mevcut olan bu iki ahit (kitap) Yahudi ve Hıristiyan âlimlerce birçok araştırmaya tabi tutulmuş, hakla rında birçok araştırmalar yapılmış, haklarında birçok şerhler vücuda getirilmiştir. Ayrıca bu iki kitabın nüshaları farklı bir çok dilde mevcut olup elden ele dolaşmakla birlikte Tevrat'ın asli İbranice nüshasına müracaat, hataların meydana gelmesi ni engellemek ve tercümelerdeki belirsizliğin önüne geçmek açısından daha isabetlidir.
Bu iki kitapla yetinmek, -Ehl-i Beyt Mektebi’nin inandığı şek liyle Mehdi Muntazar (a.s) anlayışından …
MHD_0045 · S. 50 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Hasan
Bu iki kitapla yetinmek, -Ehl-i Beyt Mektebi’nin inandığı şek liyle Mehdi Muntazar (a.s) anlayışından başkasıyla örtüşme yen- müjdelemelerin bunlarla sınırlı olduğu anlamına gelme mektedir. Aksine konuyla ilgili olarak yapılan araştırmalarda daha açık delaletler ve açıklamalarla başka dinlerin kitapla rında benzeri örnekler çokça mevcuttur.(1) Ancak bunlar herkes tarafından bilinen, elden ele dolaşan eserler olmadığı gibi birçoğu da başka dillere ya hiç çevril memiş ya da çok az çevrilmiştir. Ayrıca daha önce Tevrat ve İncil’den aktarılan örnekler, yeterli delillerin ortaya konması bakımından kâfidir. Ayrıntıları ise bahsimiz boyunca işaret edilen mütehassıs kaynaklara havale ediyoruz. Geçmiş Kitapların Müjdelemelerine Dayanmak ve Tahrif Sorunu Geriye, araştırmalardan elde edilecek sonuçları ispat etmeden önce mutlaka değinilmesi gereken iki mesele kalmaktadır. Birinci mesele, şu sorunun tartışmasıdır: Beklenen evrensel ıslahatçının hüviyetinin belirlenmesi, onun İmam Hasan elAskerî'nin (a.s) oğlu Mehdi olduğu ve bu inancın doğru oldu ğunu ispat etme hususları gibi mühim bir meselede bu kitap larda tahrifatın olduğu yönünde Müslümanlar arasında ittifak olmasına rağmen başka dinlerin kitapları nasıl temel alınır? Bu sorulara cevabın, meselenin ayrıntıları üzerinde biraz dü şünüldüğünde gayet mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu hu susları şu şekilde özetlemek mümkündür:
1- Ehl-i Beyt (a.s) Mektebi’nin beklenen Mehdi (a.s) ile ilgili akidesi, bu konuyu ele alan akait …
MHD_0046 · S. 51 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
1- Ehl-i Beyt (a.s) Mektebi’nin beklenen Mehdi (a.s) ile ilgili akidesi, bu konuyu ele alan akait kitaplarında da görüldüğü üzere, birçok akli delile, Kur’âni ayetlere, Müslümanların sıh hati üzerinde ittifak ettiği hadislere ve Ehl-i Beyt (a.s) önder lerinin yaşamları boyunca meydana gelmiş gerçek olaylara dayanmaktadır. Kutsal dinlerin kitaplarında geçen müjdelemeleri delil alma ya gelince, bunlar ek delil ve destekleyici tanık hükmünde olup buradaki esasların batıl olmasıyla ondan elde edilen netice geçersiz olmayacaktır. Çünkü bu akide, başka esaslara da dayanmaktadır. Netice itibariyle mezkûr kitapların tahrif olduğunu söyleyerek, burada bulunan bir takım görüşlerin batıl olduğu faraziyesiyle hareket edilse bile bu akidenin doğ ruluğuna halel getirmeyecektir. 2- Ayrıca bu delili araştırmanın önemli bir sonucu vardır, o da başka dinlerin müntesiplerinin kitaplarında mevcut bilgilere dayanmakla hidayete kavuşmaları, hakiki ve ilahi ıslahatçıya ulaşmalarıdır. Bu, tamamen onların aleyhine olan bir delildir. Bu olayın bir yönüdür. İkinci yönü ise bu tür bir araştırma nın Mehdilik meselesinin evrensel boyutuna vurgu yaparak herkesin beklemekte olduğu evrensel ıslahatçıyla ilgili farklı dinler arasındaki uzlaşma için yeni bir eksen oluşturma husu sunda bir zemin sağlamış olmasıdır. 3- Diğer semavi dinlerin kitaplarının tamamının muharref ol duğunu kimse söylememektedir. Aksine Müslümanların üze rinde ittifak ettiği husus, tahrifatın bu kitapların tamamında değil sadece bir kısmında olduğu şeklindedir. Bu yüzden geç miş dinlerin kitaplarında bulunan bilgilerden İslami nasların -Kur’ân ve sünnet- tasdik ettiği kısımlarının sahih olduğuna ve tahrif olmadığına hükmedilir. Bu husus, gayet açıktır.
Müjdelere İstinat Etmek 1- İslamî açıdan Resul-ü Ekrem'in (s.a.a), Ehl-i Beyti'nden ve Fatıma (a.s) …
MHD_0047 · S. 52 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiHz. Fatıma
Müjdelere İstinat Etmek 1- İslamî açıdan Resul-ü Ekrem'in (s.a.a), Ehl-i Beyti'nden ve Fatıma (a.s) evladından(1) vadedilen Mehdi’yi müjdelediği sabittir. Bu yüzden geçmiş dinlerin kitaplarındaki müjdeler, İslami şer'i naslarda açıklananlarla uyum içerisinde olduğu sürece tahrif elinin uzanamadığı türden müjdelerdir. Öyleyse buna dayanmaya ve bunu delil almaya bir engel yoktur. 2- Buna bir de Kur’ân-ı Kerim'in bizatihi kendisinin, Mehdi’nin ahir zamanda kuracağı evrensel dünya hükümetini müjdele diğini eklemek gerekir. Nitekim vadedilen Mehdi’ye, onun gaybetine ve varlığının kesinliğine delalet eden Kur’âni ayet ler bunu açıklamaktadır. Bu hususu inşallah ileride daha ge niş bir şekilde ele alacağız. Bu, geçmiş dinlerin aynı içeriğe sahip müjdeleriyle ilgili gelen haberlerin tasdiki anlamına gelmektedir. Söz konusu durum, bahsi geçen müjdelerin Kur’ân-ı Kerim ile aynı kaynaktan beslendiğini, ayrıca bunun sıhhatine hükmettiğini ve bu hususta tahrifin gerçekleşmedi ğini gösterir.
Öyleyse mezkûr müjdelere dayanmada ve onu Kur’ân-ı Kerim'in tasdik ettiği içerik çerçevesinde delil olarak …
MHD_0048 · S. 52 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiŞah Hatayidâr
Öyleyse mezkûr müjdelere dayanmada ve onu Kur’ân-ı Kerim'in tasdik ettiği içerik çerçevesinde delil olarak sunma hususunda bir mani yoktur. 3- Bu müjdelerin bazıları tarihî olarak yaşanmış ya da ya şandığı kanıtlanmış vakıalarla irtibatlıdır. Bir başka ifadeyle, yaşandığı kesin olan haricî vakıa, bunu tasdik için gelmiştir. Örneğin evrensel ıslahatçının İsmail'in zürriyetinden gelecek olan on ikinci imam olacağı, kendisinin en hayırlı cariyeden dünyaya geleceği, doğumunun gergin bir siyasi atmosferde gerçekleşeceği ve söz konusu atmosferin Mehdi’nin varlığı nı tehdit edeceği, bunun üzerine Allah'ın zuhur vaktine ka dar onu zalimlerin zulmünden korumak için gözlerden uzak tutacağı gibi örneklerin tamamı, tarihsel olarak sabit olmuş olayları önceden haber vermektedir. Bu da bu tür müjdelerin sıhhatinin ayrıca bir delilidir. Burada önemli olan bu verilerin ilmî olarak sabit ve haber verdiği olayların vukuundan önce yazılmış olmasıdır. Söz konusu müjdeler bu durumda, gayb leri bilen varlıkla (Allamu'l-Ğuyub’la) irtibatı olan bir kişiden başkasından çıkmayacağı kesin olmuş olur.
Böylece bu haber lerin sıhhatine hükmetmek ve bu tür müjdelerin tahrif edil mediğini söylemek, dolayısıyla da bu haberleri delil olarak almak ve onlara dayanmak mümkün olur.(1)
Şekillendirilmesindeki Etkisi İkinci meseleye gelince:
MHD_0049 · S. 54 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Şekillendirilmesindeki Etkisi İkinci meseleye gelince: Bu mesele, Ehl-i Beyt'in (a.s) Mehdi hakkındaki akidesini ispat için geçmiş dinlerin kitaplarında geçen müjdeleri delil olarak almak, bu akidenin İsrailiyyat'ın ve geçmiş dinlerdeki hurafelerin İslam düşüncesine sızmış olduğu yönündeki iddiaları ve şüphe kapısını açacağını söy leyen görüşle ve itirazla irtibatlı bir meseledir. Bu itirazın cevabı, önceki soruya verilen cevaptan aydınlan mış oldu. Söz konusu itiraz, İmamiyye’nin Mehdilik inancı nın sadece bu müjdelere dayanıyor olması durumunda geçer li olurdu. Oysaki işin böyle olmadığı ortadadır. Şayet geçmiş dinlerde benzeri olan her İslami düşüncenin İslam'a sonradan girmiş düşünce olduğunu söyleyebilseydik Kur’ân-ı Kerim'in ve sahih hadislerin kabul ettiği birçok açık İslami hüküm ve gerçekleri dinden çıkarmak ya da atmamız gerekirdi. Bu düşüncenin batıl olduğu açıktır ve her akıllı in san bunun batıl olduğunu kabul eder. İslam'a sonradan gi ren düşüncelerin teşhisiyle ilgili temel ölçü, bunların geçmiş dinlerin kitaplarına sunulup onların onayladıklarını almak değil, bunun Kur’ân ve sünnete arzından sonra onlara uyan ların alınması ve onlarla çelişenlerin alınmamasıdır.
Bilindi ği gibi semavi kitaplarda tahrif elinin değmediği ve Kur’ân-ı Kerim'le aynı kaynaktan çıktığı sabit …
MHD_0050 · S. 54 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Hasan Askerî
Bilindi ği gibi semavi kitaplarda tahrif elinin değmediği ve Kur’ân-ı Kerim'le aynı kaynaktan çıktığı sabit olan bir takım haberler ya da hükümler de bulunmaktadır. Buna bir de İmamiyye Mezhebi’nin Mehdi Muntazar (a.s) hakkındaki düşüncesinin sabit tarihsel bir vakıaya dayanı yor olmasını eklemek gerekir. İmam Mehdi'nin Ehl-i Beyt (a.s) İmamları’nın on ikincisi olduğu tarihsel olarak kesindir. Hatta birbirinden farklı birçok İslam mezhebinden tarihçiler onun Hasan Askerî'den olan gizli doğumunu kaydetmişler dir. Her ne kadar onun Mehdi olduğunu kabul eden Ehl-i Sünnet uleması az değilse de onun vadedilen Mehdi olduğu nu kabul etmeyen ulema bile buna onay vermiştir.(1) Araştırmanın Sonuçları Konunun son bölümünde, söz konusu araştırmadan çıkan sonuçları noktalar halinde aşağıdaki şekilde tespit etmek is tiyoruz: 1- Ahir zamanda ortaya çıkacak evrensel ıslahatçıya ve onun beşeriyetin tamamı için gerçek saadeti tahakkuk ettirecek adil devlet kurmaya imanın aslı, insanı kemale götürecek fıtrattan neşet eden köklere dayanmaktadır. Dolayısıyla muhtelif insa ni düşünce ekollerinin bu vadedilen günün gerçekleşeceğine kesin olarak inandıklarını gördük.
Dinî düşünceye gelince bu konuda ittifak vardır. Çünkü farklı dinlerin kutsal kitapların da konuyla ilgili semavi müjdeler mütevatir düzeyindedir. Bu nedenle bazı oryantalistlerin bu düşüncenin hurafe ve ef sanelere dayandığı yönündeki iddialarını kabul etmek müm kün değildir.
2- Vadedilen Mehdi’nin varlığını ve gaybetini kabul etmek, -ki buna bu şekilde inanan Ehl-i Beyt Mektebi’dir …
MHD_0051 · S. 56 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beyt
2- Vadedilen Mehdi’nin varlığını ve gaybetini kabul etmek, -ki buna bu şekilde inanan Ehl-i Beyt Mektebi’dir ve bu ko nuda Ehl-i Sünnet'ten farklılaşmaktadır- ne evrensel ıslahat çının ömrünün uzun olmasının kaçınılmaz olduğunu söyle yen insani düşünce ne de evrensel ıslahatçıya imanını gaybet ten sonra dönmesiyle ilintilendiren dinî düşünce açısından imkânsız ve uzak görülmüş değildir. Bilakis peygamberlerin (hepsine selam olsun) tarihindeki gaybet vakaları, bu görüşü teyit etmekte ve desteklemektedir. 3- Semavi dinlerin evrensel ıslahatçıya ve onun zuhurundan önce gaybetine iman üzerinde ittifak etmelerine rağmen kim liğinin belirlenmesi hususunda müthiş bir anlaşmazlık ya şanmıştır. Bu anlaşmazlık birçok faktörlerden kaynaklanmış olup nedenleri farklıdır. Bunları saymak gerekirse: Kutsal ki taplarda Mehdi’yle ilgili geçen müjdelemeler, gaybî bir vakıa dan bahsetmektedir. İnsanoğlu tabiatı icabı, gaybî hakikatleri bildiği hissedilen örneklere uyarlayarak müşahhas hale getir meye meyyaldir. Bir başka neden ise mezhebî taassup ve bu son derece önemli tarihî rolün sahibini sahiplenme ve bununla iftihar etme arzusudur.
Tüm bu arzular, söz konusu mezhep müntesiplerini, bu müjdelemeleri tevil etmelerine, evrensel ıslahatçı …
MHD_0052 · S. 56 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Tüm bu arzular, söz konusu mezhep müntesiplerini, bu müjdelemeleri tevil etmelerine, evrensel ıslahatçı olmayan belirli bir peygamber ya da onun vasisi hak kındaki haberlerle bunu birbirine karıştırmalarına ya da bu müjdeleri kendi dinî önderlerini hatırlatan vasıflara en yakın olanlarına tatbik için bunları tahrif etmelerine yol açmıştır. Anlaşmazlık; bu müjdelemelerin bizatihi kendi naslarından değil de yanlış yorumlamadan, semavi müjdelemelerin (mev cut vakıaya) yanlış bir şekilde uyarlanmasından kaynaklan maktadır. 4- Anlaşmazlığın çözümlenmesinin yolu, önce evrensel ıs lahatçı hakkında gelen müjdelemelerin diğer peygamberler ya da vasileri (hepsine selam olsun) hakkında gelen haber lerden ayrılmalıdır. Sonra da daha önce kafada oluşturulmuş bir takım farazi örneklerden uzak kalarak dinî nasların ev rensel ıslahatçı hakkında tablo çizmesine izin verilmelidir. Ardından ispat edilebilir tarihî olaylara istinat ederek belirli bir dinî sembolle/isimle/liderle sınırlı kalmaksızın, Mehdi’nin hakiki hüviyetine ulaşmak için örneklerin söz konusu resme sunulması gerekir.
Kısacası herhangi bir mezhep ya da din ta rafından ileri sürülen bütün örneklerin müjdelemelerle ilgili …
MHD_0053 · S. 56 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Kısacası herhangi bir mezhep ya da din ta rafından ileri sürülen bütün örneklerin müjdelemelerle ilgili nasların çizdiği resme tarafsız olarak sunulmalıdır. 5- Bu bilimsel metoda uygun olarak mezkûr semavi müjdeleme ler, bir hakikatin bilinmesine bizleri götürür; o da müjdelenen evrensel ıslahatçının peygamberlerin (s.a.a) sonuncusunun it retinden on ikinci imam olduğu ve kendisini tasfiye etmek isteyen zalimlerin şiddetli baskıları nedeniyle kaybolmak zo runda kaldığı gerçeğidir. Bir başka ifadeyle bu müjdelemeler, Ehl-i Beyt'in (a.s) savunmakta olduğu Mehdilik anlayışına bizleri götürür. Bu müjdelemeler, kendisinden başkasıyla örtüşmeyecek ve sadece kendisine has bir takım özelliklerle başkalarından ayrılan ve onlarla meşhur olan bir takım ha berlerle bizi ona ulaştırmaktadır. Nitekim daha önce bunları değerlendirmiştik. 6- Ehl-i Beyt'in (a.s) beklenen Mehdi (a.s) ile ilgili inancının doğru bir akide olduğunu ispat hususunda semavi dinle rin kitaplarındaki bu müjdelemelere istinat etmek, akli ve Kur’âni delillerin yanı sıra Müslümanların sahih olduğunu kabul ettiği hadislere ek bir delil daha teşkil edecektir.
Geç miş dinlerdeki tahrifatın bütün vahiyleri kapsamadığının kesin olduğunu bildiğimize ve bu müjdelemeleri …
MHD_0054 · S. 56 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Muhammed Bakır
Geç miş dinlerdeki tahrifatın bütün vahiyleri kapsamadığının kesin olduğunu bildiğimize ve bu müjdelemeleri delil olarak almaya bir mani de olmadığına göre öyleyse İslami ve şer'i nasların tasdik ettiği geçmiş dinlerin kitaplarında geçen ha berlerden yararlanmak mümkündür. Ayrıca Allah'tan başka sının bilemeyeceği gaybi haberler olması nedeniyle, bu müj delemelerin doğru olup olmadığı meselesini tarihî olayların doğrulamasına da bırakmak mümkündür. Mehdi (a.s) ile il gili haberler de bu türdendir. 7- Vadedilen Mehdi konusunda Ehl-i Beyt (a.s) akidesini ispat için geçmiş dinlerin müjdeleme ve haberlerini alarak bunu başka akli delillere eklemenin birçok faydası vardır. Bazıla rı şunlardır: Mehdi inancının ehemmiyetini keşfetmek ve bu inancı taşıyanların ona olan imanını kökleştirmek; başka din mensuplarının kutsal kitaplarının müjdelediği evrensel ısla hatçının kimliğini öğrenmelerini sağlamak hususunda başka din mensuplarına yardımcı olmak ve onları bu yolla İslam'a davet etmek, kendileri açısından muteber olan metinlerden onların aleyhine delil göstermek -ki bu delalet bakımından en kapsamlı kanıt sunma yöntemidir-.
Bir diğer faydası ise farklı din mensuplarından dinî ıslaha çağıran kişilere, onların çaba ve gayretlerini destekleyen tevhidî bir eksen sunması dır. Bu eksen ayrıca gerek insani gerekse dinî düşüncede kök leri oldukça eski olan bu asil düşüncenin sunulmasında en kapsamlı ve geniş ufka sahip olan İslam akidesine göre bu evrensel ıslahatçıya, onun varlığına ve onun kendi zuhuru için zemin hazırlayanların çabalarına teveccüh ettiğine iman temeline dayanır. Şehid Allame Ayetullah Muhammed Bâkır es-Sadr şöyle di yor: Mehdi düşüncesi, İslam'dan da eski ve ondan da şumüllü olduğuna göre Mehdiliğe ilişkin olarak İslam'ın belirlemiş olduğu ayrıntılı özellikler, insanları dinî tarihin ilk çağla rından itibaren bu düşünceye bağlayan bütün arzular ba kımından en doyurucusu, en zengini, tarih boyunca maz lumların hislerini harekete geçirmede en güçlüsü olmuş tur.
Bu böyledir; çünkü İslam, Mehdilik hakkındaki bu düşünceyi gayptan vakıaya, gelecekten şimdiye, meçhul ve …
MHD_0055 · S. 56 · Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Bu böyledir; çünkü İslam, Mehdilik hakkındaki bu düşünceyi gayptan vakıaya, gelecekten şimdiye, meçhul ve uzak bir gelecekte kurulacak bir dünyanın kurtarıcısın dan fiilî bir kurtarıcının varlığına ve kıyamete kadar onun o muhteşem rolünü yerine getirmesini sağlayacak bütün şartların tekâmül etmesini bekleyenlerle birlikte bekleme ye dönüştürmüştür. Mehdi (a.s), zuhurunu bekleyeceğimiz bir düşünce, doğ rulayıcısını bekleyen bir kehanet olmayıp aksine faal hale gelmesini beklediğimiz mevcut ve yaşanan bir vakıa, canlı bir şekilde aramızda yaşayan, bizi gören ve bizim de onu gördüğümüz, umutlarımızı ve acılarımızı birlikte yaşa dığımız, hüzünlerimize de sevinçlerimize de ortak olan, yeryüzünü dolduran bütün işkencecilerin işkencesini, uğursuzların kötülüklerini, zalimlerin zulmünü seyreden, yakından ya da uzaktan bununla yüreği dağlanan, her mahrum ve mazluma, dertli ve ıstıraplıya elini uzatma ve zalimlerin kökünü kazıma fırsatının verileceği anı bekle yen muayyen bir insandır. Bu komutana, kendisine vadedilen anı beklerken her şeyi onlarla birlikte yaşamasına rağmen kendisini açığa çıkar mama, başkalarına kimliğini ve varlığını göstermemesi takdir edilmiştir.
Açıktır ki İslami özelliklerle bu düşünce tarzı, bütün maz lumlarla beklenen kurtarıcı arasındaki gaybi mesafeyi azaltmakta, Mehdi’yle onlar arasında bir köprü kurarak, ne kadar uzun beklense de onlarda bu sürenin psikolojik olarak kısa hissedilmesini sağlamaktadır. Bizden canlı bir insan olarak Mehdi düşüncesine inan mamız istendiğinde, aramızda bizimle birlikte yaşayan, bizim beklediğimiz gibi bekleyen Mehdi'nin (a.s) temsil ettiği bütün zulüm ve baskıyı mutlak olarak reddetme dü şüncesinin, fiilen beklemekte olan bir önderde tecessüm et tiği bizlere anlatılmak istenmektedir. O Mehdi ki meyda na çıktığında hadiste de geçtiği gibi hiç bir zalimin biat so rumluluğunu taşımayan, ona inanmanın zulmü reddeden canlı yaşayan birisine iman etmek olduğu bir önderdir."(1)
Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
KUR'ÂN-I KERIM'DE İMAM MEHDI (A.S) VE GAYBETI Ehl-i Beyt (a.s) Mektebi’nin beklenen Mehdi konusunda diğer …
MHD_0056 · S. 61 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i BeytHz. Fatımaİmam Hasan Askerî
KUR'ÂN-I KERIM'DE İMAM MEHDI (A.S) VE GAYBETI Ehl-i Beyt (a.s) Mektebi’nin beklenen Mehdi konusunda diğer yaklaşımlardan ayrıştığı en temel husus; onun bilfiil var olup gaib olduğu ve hüviyetinin Resul'ün (s.a.a) pak itretinden on ikinci imam olduğu inancıdır. Ehl-i Beyt(a.s) Mektebi’ne göre o, İmam Hasan Askerî'nin oğlu olarak H.255 senesinde doğ muş ve H.260 senesinde babasının vefatından sonra imamet görevini devralmıştır. Onun iki gaybetinin ilki, H.329 sene sine kadar sürmüştür. Bu süre zarfında Şiasıyla özel sefirle ri aracılığıyla irtibat kurmuş ve ardından günümüze kadar süren büyük gaybet dönemi başlamıştır. Bu dönem, Allah Teâlâ’nın ona zuhur için izin verip yeryüzünün her tarafına adalet ve eşitliğin hâkim olacağı, evrensel İslam devletinin kurulmasındaki büyük görevini yerine getirmeye başlayacağı güne kadar sürecektir. Ehl-i Sünnet, vadedilen Mehdi’nin Ehl-i Beyt'ten ve Fatıma (s.a) evlatlarından olduğunu ittifakla kabul etmektedir. Ehl-i Sünnet'in bazıları onun doğumuna inanmakla birlikte bazı ları da, Mehdi’nin vadedilen görevini yerine getirmek için ahir zamanda doğacağı görüşündedirler.
Bunlar bu görüşle ri için, Mehdi’nin zuhurunun ahir zamanda olacağına işaret eden hadislerin dışında, …
MHD_0057 · S. 61 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i BeytOniki İmamİmam Hasan Askerî
Bunlar bu görüşle ri için, Mehdi’nin zuhurunun ahir zamanda olacağına işaret eden hadislerin dışında, herhangi akli ya da naklî bir delil ortaya koymamışlardır. Söz konusu hadisler, onun ahir za manda doğacağına dair tam bir delil olmadığı gibi gaybeti ni de olumsuzlamaz. Çünkü Mehdi’nin doğumu ve zuhuru aynı anda olmayacaktır. Dolayısıyla onun zuhurunun ahir zamanda olduğunu söylemek; aklen ve naklen muhal olan iki çelişenin aynı anda var olması gibi bir sıkıntıya yol açmamak adına, onun gaybetinin olmayacağını söylemeyi gerektirmez. İmamiye’nin görüşü, onun gaybetinin zuhurundan önce ola cağı yönündedir. Dolayısıyla bu ikisi arasında bir çelişki gö rülmemektedir. Ehl-i Beyt Mektebi, meşhur akait kitaplarında onun gaybetini ayrıntılı olarak ispat etmeye çalışan delillerle doludur.(1) Daha önce de dünyanın kurtarıcısı hakkında, geçmiş din lerin semavi müjdelerinin bütünüyle ve sadece Ehl-i Beyt Mektebi’nin inandığı şekilde Hasan Askerî'nin (a.s) oğlu olan Mehdi ile örtüştüğünü, hatta bu müjdelerin onun gaybetini haber verdiğini de görmüştük. Mehdi’nin On İki İmam’ın so nuncusu olduğu yönündeki inanç, İmamiyye mezhebini di ğer mezheplerden ayıran bir husustur.
Bu müjdeler, sadece Mehdi’yle örtüşen özelliklere işaret etmektedir.
MHD_0058 · S. 61 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beyt
Bu müjdeler, sadece Mehdi’yle örtüşen özelliklere işaret etmektedir. Bu durum, İmamiye'nin Mehdi Muntazar (a.s) hakkındaki inancının, dünyayı kurtaracak olanın kimliğiyle ilgili müjdelerin araştı rılmasında izlenen ilmî metoda dayanarak, bu anlaşmazlığın başarılı bir şekilde giderilmesi imkânını da sağlamaktadır. Burada doğrudan ve her dönemde, insanların kendi zamanın da yaptıklarına dünya ve ahirette şahitlik etmesi için, insanla rı Hakk'a ulaştıran ve onların amellerini gözetleyen bir imam olduğuna delalet eden bir takım ayetleri takdim edeceğiz. Bu ayetler öyle sıfatlar belirlemektedir ki bunlar, Ehl-i Beyt (a.s) Mektebi’nin var olduğunu ve kaybolduğunu savunduğu İmam Mehdi dışında herhangi bir kişiyle örtüşmemektedir. Bu ayetler, İmamiye'nin Mehdi Muntazar hakkındaki görü şünün ne kadar doğru olduğunun bir kanıtıdır. Gerçekte her hangi bir zamanda, yeryüzünde hak olan bir imamın mutlaka bulunacağını ifade eden bu ayetler, daha fazla açıklamaya ih tiyaç duymayan ve delaleti kesin olan delillerdir.
Ancak İs lam tarihinde gördüğümüz tarihî anlaşmazlıklar ve bunların akidevi görüşlerin oluşmasındaki …
MHD_0059 · S. 61 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Hasan Askerîİmam Mehdi
Ancak İs lam tarihinde gördüğümüz tarihî anlaşmazlıklar ve bunların akidevi görüşlerin oluşmasındaki yansımaları, açık delillerin üstünün örtülmesine ve gerçek anlamlarından uzak bir şekil de yorumlanmalarına neden olmuştur. Bu bahsi, gerek Ehl-i Sünnet’e göre makbul olan altı hadis kitabında gerekse bunun dışında kalan ve bütün İslami fır kalarca makbul olan hadis kitaplarında, Resul-i Ekrem'den (s.a.a) rivayet edilen sahih hadisler grubunu takdim ederek tamamlayacağız. Bu hadis-i şerifler onlar karşısında bir hüc cet teşkil etmektedir. Ayrıca bu hadisler, az önce bahsi geçen ayet-i kerimelerin delaletlerini tamamlayıcı nitelikte olup, ayetlerin genel olarak belirlediği ölçülerden hareketle ör neğini ve mısdakını teşhis ediyorlar. Bununla birlikte Allah Resulü'nün (s.a.a) müjdelediği vadedilen Mehdi’nin, Nebevi itretten on birinci imam olan Hasan Askerî’nin (a.s) oğlu ol duğunu ispat ediyorlar. 1- Her Dönemde Mutlaka Bir İmamın Bulunması Allah Teâlâ şöyle buyurur: O gün, insanlardan her topluluğu, kendi imamlarıyla çağırırız. Kimin kitabı (amel defteri) sağ eline verilirse, işte onlar, kitaplarını okurlar ve en küçük bir haksızlığa uğramazlar.
Kim de bu dünyada kör olursa, o ahirette de kör olur ve yolunu daha fazla şaşırır.(1) Bu nas, her dönemdeki …
MHD_0060 · S. 61 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamCemİmam Mehdi
Kim de bu dünyada kör olursa, o ahirette de kör olur ve yolunu daha fazla şaşırır.(1) Bu nas, her dönemdeki insanların bir imamı olduğunu ve in sanların bu imamlarıyla birlikte kıyamet günü çağrılacağını ifade etmektedir. Böylece mezkûr imam, hesap gününde on ların aleyhine hüccet olacak ya da onların aleyhinde şahitlik edilecektir ki, bu aynı zamanda onlar hakkında hüccet olaca ğı olgusunu da içerir. Birinci ayet-i kerimede kastedilen imam (lider) kimdir? Bu soruya cevap vermek için kendisinden neyin murat edildi ğini bilmek ve takdim edilen Kur’âni nassın söylemek istediği şeyle uyum içerisinde olanı tanımak için, bizatihi Kur’ân'ın kullanmakta olduğu ıstılahlara dönmek ve onunla sonuca ulaşmak icap eder. Kur’ân-ı Kerim'de "imam" lafzıyla, insanların kendisine uydu ğu/tabi olduğu kişiler kastedilmiştir. Kur’ân'ın kullanımında bu, iki tür olup üçüncüsü yoktur. Birincisi, Allah tarafından atanmış ve kendi emriyle insanların hidayete kavuşması için insanlara önderlik eden imamlar.
Nitekim Allah Teâlâ çeşitli ayetlerde şöyle buyurmaktadır: Onları bizim emrimizle hidayet eden imamlar kıldık.(2) Ben seni insanlara imam kılacağım.(3) Yeryüzünde ezilenlere iyilik etmek ve onları imamlar ve yeryüzüne mirasçılar yapmak istedik.(1) Bizi muttakilere imamlar kıl.(2) Bu ayetlerin tamamında imamet/önderlik doğrudan Allah'a nispet edilmektedir. İkinci tür imamet ise, insanları hidayete değil dalalete sürük leyendir. Örneğin Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: Küfrün imamlarına/önderlerine karşı savaşın.(3) Biz onları kıyamet günü ateşe çağıran imamlar/önderler kıldık, yardım da olunmazlar.(4) Bu, fertlerle ilgili bir husustur. Fertler dışındaki konuda ise iki anlamda ve sadece müfret (tekil) siygasıyla kullanılmıştır. Hâlbuki daha önceki anlamlar, hem müfret hem de cem sıy gasıyla (hem tekil hem de çoğul formuyla) gelmiştir.
Birinci anlam Tevrat'a ilişkindir: Rabbinden apaçık bir delile sahip olan, bundan başka bir de tanığı olup …
MHD_0061 · S. 61 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Birinci anlam Tevrat'a ilişkindir: Rabbinden apaçık bir delile sahip olan, bundan başka bir de tanığı olup daha önce din ve dünya işlerinde bir imam/önder ve rahmet olan Musa'nın kitabında da bil dirilen kişi, yalnız dünyayı dileyene benzer mi?(5) Belki de bu kullanımdan, diğer ya da belli başlı semavi din lerin kitapları için “imam” kelimesinin kullanımının doğru olduğu anlamı çıkarılabilir. İmam kelimesinin ikinci anlamı ise şu ayet-i kerimede geçtiği gibi levh-i mahfuzdur: Biz her şeyi apaçık bir imamda saydık.(1) Ayette İmamdan Kastedilen Şey Ayette geçen ve her zamanda bir örneği bulunan ve insanların kıyamet günü kendisiyle birlikte çağrılacağı imamdan kasıt nedir? O belirli bir şahıs mıdır? Yoksa her asırda gönderilen semavi kitaplardan biri midir? Yoksa levh-i mahfuz mudur? Buradaki muradın, ne semavi kitaplar ne de levh-i mahfuz ol ması mümkün değildir. Çünkü ayet genel olup, delalet ettiği şeyin öncekileri ve sonrakileri kapsadığı, içinde imamın bu lunmadığı herhangi bir dönemin ya da herhangi bir kavmin olmadığı açıktır. Oysaki Kur’ân bakımından ve tarihsel olarak da sabittir ki, ilk teşriî semavi kitap Nuh’un (a.s) kitabıdır.
Ayette geçen imamdan kastın, her asırda gelecek bir semavi kitap olduğu şeklindeki bir yaklaşım, Nuh’tan …
MHD_0062 · S. 61 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Hz. Muhammedİmam Mehdi
Ayette geçen imamdan kastın, her asırda gelecek bir semavi kitap olduğu şeklindeki bir yaklaşım, Nuh’tan önceki dönem lerin göz ardı edilmesi anlamına gelir. Hâlbuki bu açıklama, “bütün insanlar” ifadesiyle bunu bütün asırlar için geçerli kı lan ayet-i kerimenin sarih içeriğine aykırıdır. Ayette geçen imamdan levh-i mahfuzun kastedilmesi de mümkün değildir. Çünkü levh-i mahfuz birdir. Bir dönemin insanıyla sınırlı olması gibi bir durum söz konusu değildir. Oysa ayet-i kerimede, net bir şekilde her dönemin insanına özgü bir imamdan bahsedilmektedir. Öyleyse geriye iki görüş kalmaktadır. Birincisi; ayette geçen imam kelimesinden, hak ya da batıl yolda insanlara her dö nemde rehberlik eden kişi kastedilmiştir. Ya da bundan mu rat; her dönem insanlara sadece hak yolda önderlik edecek, Allah Teâlâ’nın emriyle insanları hidayet edecek, onlara karşı Allah'ın hücceti olacak birisidir. Bu kişi ister Halil İbrahim ve Muhammed (Allah'ın salat ve selamı onların ve soylarının üzerine olsun) gibi peygamber olsun ister onların vasileri gibi peygamber olmasın, kıyamet günü topluluklar aleyhine hüc cet olması için çağrılacak olan bir imamdır.
Ayette “çağırmak”tan maksat da o toplulukların getirilmele ridir.
MHD_0063 · S. 61 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Hz. Muhammedİmam Mehdi
Ayette “çağırmak”tan maksat da o toplulukların getirilmele ridir. O gün her dönemin topluluğu, zamanlarının imamıyla birlikte getirilmiş olacaktır. Hak imama uyanın sağ eline kita bı verilecek, zamanının hak imamını tanımayıp ona uymayan insanın dalaleti ve körlüğü ortaya çıkacaktır. Bu durum, Allame Tabatabai'nin tefsirinde beyan ettiği gibi araştırma konusu olan iki ayet üzerinde düşünmenin ulaştır dığı sonuçtur.(1) Araştırmasında, buradaki imam kelimesinin anlamıyla ilgili olarak bütün müfessirlerin görüşlerini tefsirinde zikretmiştir. Bunların Kur’ân'ın kullanımıyla ve ayetin zahiriyle uyumlu olmadığını, bunların geçersizliğini kesin olarak beyan etmiş tir. Bunlardan en önemlisi, imamdan kastın İbrahim ümmeti, Musa ümmeti, İsa ümmeti ya da Muhammed (Allah'ın salat ve selamı hepsinin üzerine olsun) ümmeti gibi isimlerle anı lan topluluklar için gönderilmiş olan peygamberler olduğu nu söyleyen görüştür. Bu görüş de diğerleri gibi bu iki ayetin zahirine terstir. Çünkü kendilerine peygamber gönderilme miş toplulukları umumi hükmün çerçevesinden çıkarmakta dır ki, bu açıklama söz konusu ayetlerin zahirine aykırıdır.
Ayrıca bu görüş, inşallah daha sonra ele alacağımız ayetler tarafından da çürütülmektedir.
Dalaletten Kurtaran İmam Dolayısıyla mezkûr iki ayet sonuç itibariyle, her asırda kendi siyle hidayete …
MHD_0064 · S. 68 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Dalaletten Kurtaran İmam Dolayısıyla mezkûr iki ayet sonuç itibariyle, her asırda kendi siyle hidayete ulaşılacak imamın varlığının kesin olduğuna, dünya ve ahirette zamanının insanlarına Allah'ın bir hücceti ol duğuna delalet etmektedir. Böylelikle dünyada onu tanıma ve tabi olma, haşir gününde kurtuluş vesilesi olacaktır. Onu dün yada tanımama ve uymama körlüğü, ahirette daha da şiddetli bir körlüğün ve sapkınlığın nedenidir. O gün, her insan kendi zamanının hak imamıyla çağrılacaktır. Ondan sapanlara; "Bu, aranızda yaşamış olan imamınız. Niçin ona karşı kör oldunuz?" denecek. Böylece onlar üzerindeki açık hüccet tamamlanmış olacaktır. Bu nedenle toplulukların, onlarla birlikte çağırılıp getirtilmesinin hikmeti ahirette açıklık kazanacaktır. Şimdi ise, bu iki ayetin delalet etmiş olduğu şeylerle irtibatlı olan merkezî soruya geliyoruz. Bu çağda Allah'ın yarattıkla rı üzerindeki hücceti olan hak imam kimdir? Her asırda bir örneği olması gereken hak imamın, bu asırdaki örneği kim dir? Nitekim üzerinde durduğumuz mezkûr iki ayet ve daha sonra söz konusu edeceğimiz ayetler, bunu apaçık bir şekilde ifade etmektedir.
Bu soruya herkes için geçerli bir delil olması hasebiyle, sadece Kur’âni naslardan cevap vermek için önce …
MHD_0065 · S. 68 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Bu soruya herkes için geçerli bir delil olması hasebiyle, sadece Kur’âni naslardan cevap vermek için önce Kur’ân-ı Kerim'in hak imam için belirlediği özellikleri bilmek ve ardından da yaşadığımız zaman diliminde bununla örtüşen kişiyi araştır mamız gerekir. Hidayet İmamı Hakkındaki Kur’âni Vasıflar Mezkûr iki ayetten çıkarılan sonuç; söz konusu imamın kı yamet günü kendisini hüccet kılacak niteliklere sahip olma gerekliliğidir. Bunlar; hidayete güç yetirebilmek, ona tabi ol manın insanları hidayete ulaştıracak bir yapıya sahip olma sı, ona itaatin Allah’a itaate ulaştırıyor olması ve insanların amellerinin sadece zahirini değil aynı zamanda hakikatini de bilebilmesi gibi özelliklerdir. Yani imam, hem kendi kavmini hidayet edecek ve hem de onların yaptıklarına tanıklık ede cektir. Bu durum, ilahi hidayeti alıp onu korumaya ve bunu insanlara nakletmeye kadir olmayı gerektirir. Ayrıca onun Allah tarafından; kitabı bilmesi, tanıklık edebilmesi, onlar hakkında kıyamet günü hüccet olabilmesi için insanların iş lerinin hakikatini bilmesini sağlayacak vesileleri bilmek gibi üstün vasıflarla donatılmış olması gerekir.
Az sonra gelecek iki maddede, bunun daha tafsilatlı açıklamasını yapacağız.
MHD_0066 · S. 68 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam Mehdi
Az sonra gelecek iki maddede, bunun daha tafsilatlı açıklamasını yapacağız. Ayrıca bu imamın, kavmine ilahi hidayeti nakletme hususun da herhangi bir kusurda bulunmaması ve kıyamet günü onlar hakkındaki tanıklığında, her hangi bir haksızlık yapmaması için en yüksek adalet ve takva derecesine sahip olması gere kir. Yani en yüksek derece olan ismete (masumiyete) sahip olmalıdır. Nitekim Allah Teâlâ bunu şu ayet-i kerimesinde açıklamaktadır. Hani Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle sınamış, o da tam olarak onları yerine getirmişti. (İşte o zaman Al lah) “Ben seni insanlara imam kılacağım.” dedi. (İbra him,) “Benim soyumdan da.” dedi. (Allah,) “Benim ah dim zalimlere erişmez.” dedi.(1) İmamet Allah’a ait bir "ahit" olup, kenarından köşesinden de olsa zulme ilişmiş olan bir kişi bu makama nail olamaz. Bilin mektedir ki; hangi türden olursa olsun günah işlemek, zulüm göstergelerinden ve örneklerinden biridir. Bu yüzden imam olabilecek birisi, mutlaka masum olmalıdır. Allah Tebareke ve Teâlâ, halili/dostu İbrahim'in (a.s) zürriye tinden de imamlar çıkmasına izin vermesi yönündeki talebini onaylamış.
Ancak bunu, masum olanlardan başkasına ulaş mayacağını açıkça belirterek sınırlandırmıştır.
MHD_0067 · S. 68 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Ancak bunu, masum olanlardan başkasına ulaş mayacağını açıkça belirterek sınırlandırmıştır. Buradan da anlıyoruz ki; kıyamet gününe kadar İbrahim'in zürriyetinde, imamete layık kişiler eksik olmayacaktır. Nitekim bunu şu ayet-i kerime de teyit etmektedir: Ve bu birlik sözünü, tevhide dönsünler diye soyu ara sında kalıcı bir vasiyet olarak bıraktı.(1) İmamet İlâhî bir ahit olduğuna göre imam da Allah tarafından seçilecektir -zira o, elçilik görevini kime nasıl vereceğini en iyi bilendir-. Bunlar ayet-i kerimelerin teyit ettiği hususlardır. Allah Teâlâ imameti doğrudan kendisine nispet etmiş, başka sına nispet etmemiştir. Nitekim Zuhruf ve Bakara surelerinde geçen iki ayete ve başka surelerdeki ayetlere bakıldığında bu açıkça görülecektir. Allah’ın muayyen bir şahsı imamet için seçmesi; Kur’ân ve sünnet membaından sadır olan nas aracılı ğıyla ya da imameti ve masumiyeti sabit olan kimsenin nassı aracılığıyla veya imamet iddiasının doğruluğunu ispat için doğaüstü mucizeler izhar etmesiyle gerçekleşecektir.
Öyleyse İsra Suresi’ndeki iki ayetin kesin bir şekilde varlığı na delalet ettiği zamanımızın imamı, kıyamet günü kendi sinin hüccet olabilmesi için kavmini hidayete ulaştırması ve onların işlerine tanık olması, masum olması, imametin kesin olarak kendisine ait olduğu belirtilen İbrahim zürriyetinden olması gerekir. Ayrıca Resul-ü A’zam (s.a.a) tarafından ya da imameti sabit olmuş bir kişi tarafından nasla haber verilmeli veya gökyüzüyle ilişkisini ve imamet iddiasını ispat edecek mucizeler getirmelidir.
Asrımızdaki İmam Zamanımızda kim, bu söz konusu nitelikleri kendisinde top lamaktadır?
MHD_0068 · S. 71 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beyt
Asrımızdaki İmam Zamanımızda kim, bu söz konusu nitelikleri kendisinde top lamaktadır? Açıktır ki, zahiren bu niteliklerle örtüşecek ve bu niteliklerin kendinde bulunduğunu iddia eden bir şahıs yoktur. Ancak bu tür özelliklere sahip bir şahsın zahirde bu lunmaması, çağımızın böyle bir şahıstan yoksun olduğu an lamına gelir mi? Cevap doğal olarak olumsuzdur. Çünkü bu, İsra Suresi'nde geçen iki ayetin sarih delaletiyle çelişmektedir. Önümüzde sadece onun varlığını, gaybetini ve kıyamet günü çağının in sanları üzerinde hüccet olabilmesi için, gaybetinde bile yerine getirmesi gerekli olan görevini ifa ettiğini kabul etmek kalır. Ehl-i Beyt Ekolü’nün Mehdi Muntazar hakkındaki görüşü bu dur ve bununla temayüz etmektedir. İsmet; imameti sabit olan Mehdi’nin, Resul-ü A’zam’dan (s.a.a) ve masum babalarından nas sunma gibi gerekli olan bütün nitelik ve şartların onda da bulunduğuna yönelik akli ve naklî deliller sunmaktadır. Ayrı ca küçük ve hatta büyük gaybetinde kendisinden mucizelerin sadır olduğunu ispat ettiği gibi, çağdaşları üzerinde şahitlik görevini yerine getirebilmek için onun imamet görevini imkân dâhilinde yerine getirdiğini ispat etmektedir.
Bunlar, bu eko lün âlimlerinin tedvin ettiği kitaplarda yazılıdır.(1) Burada bu kitaplardan bazılarının, İmam Mehdi'nin (a.s) doğumundan (bir asırdan daha fazla bir zaman) önce yazılmış olduğunu, ayrıca bu konuda onun imametine delalet eden, gerçekleşmeden gaybetini ve gaybetinin uzun süreli olacağını haber veren hadis-i şerifler bulunduğuna işaret etmek yeterli olacaktır. Bütün bunlar, bu inanışın doğruluğunun ispatı için en açık delillerdir. Nitekim bazı ulema da bunlarla istidlal et mişlerdir.
Zira gaybet, daha önce sunulmuş olan nasları doğ rulayıcı bir şekilde gerçekleşmiş olup tüm bunlar, bu …
MHD_0069 · S. 71–73 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Zira gaybet, daha önce sunulmuş olan nasları doğ rulayıcı bir şekilde gerçekleşmiş olup tüm bunlar, bu haberle rin vahiy membaından çıkmış olduğunu kanıtlar.(1) 2- Her Çağda Ümmetine Şahit Olan İmamın Bulunması Allah Teâlâ farklı ayetlerde şöyle buyurur: Ne olacak halleri her ümmetten bir tanık getirdiğimiz, seni de bunlara tanık tuttuğumuz gün?(2) Ve o gün her ümmete bir tanık getiririz de sonra kâfirlere, ağız açıp özür dilemeye bile izin verilmez ve yaptıkları kötülüklerden vazgeçeceklerine dair verdikleri söz de kabul edilmez.(3) Her ümmete, kendi cinsinden bir tanık getireceğiz ve seni de bunlara tanık tutacağız ve biz, sana her şeyi açık layıp anlatan ve Müslümanlara hidayet, rahmet ve müj de olan kitabı indirdik.(4)
Ve biz her ümmetten bir tanık getirir de getirin bakalım deriz, delillerinizi. Artık bilirler ki şüphesiz gerçek, Al lah'ındır ve uydurdukları şeylerin hepsi de gözlerinden kaybolup gider.(1) Bu ayet-i kerimeler, kıyamet gününde beşer üzerindeki ila hi hüccetten bahsetmektedir ki, biz bunları daha önce İsra Suresi'nde geçen iki ayetin tefsiriyle ilgili olarak zikret miştik. Bu ayetler Allah'ın, kendisini her çağın ehline (kulli ümmetin=her ümmete, kulle ünasin=tüm insanlara) hüccet kıla cağı hak olan bir imamın varlığının kesinliği hakkındaki de laleti teyit etmektedir. Allah bu imamı hidayetle, delillerle ve insanların amellerinin kıymetli ilahi dine uymasıyla ilgili ola rak hüccet kılacaktır. Açıktır ki ilk olarak; Allah'ın kulları üzerindeki hüccetinin, bir taraftan insanları hidayete ulaştırabilmesi için ilahi şeriatı bilmesi diğer taraftan da bu görevini yerine getirebilmesi için aralarında yaşayan biri olması gerekir. İkinci olarak ise, onlar hakkında şahitlik yapabilmesi için kavminin yaptıklarını ku şatmış olması gerekir. Bir başka ifadeyle, kıyamet günü din karşısındaki tutumları hakkında şahitlik yapabilmesi gerekir.
Yine açıktır ki bu ayetlerde geçen şahitlik, mutlak olarak zikredilmiştir.
MHD_0070 · S. 73 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Yine açıktır ki bu ayetlerde geçen şahitlik, mutlak olarak zikredilmiştir. "Bu ayetlerin tümünün mutlaklığından an laşılan, ümmetlerin işlerine ve peygamberlerin tebliğlerine de tanıklık etmektir."(2) Zemahşeri, el-Keşşaf adlı tefsirinde bunu açıkça belirtmiş ve şöyle demiştir: “Çünkü ümmetlerin peygamberleri, bu ümmetlerin yapmakta olduklarına şahit lik etmektedirler."(3) Şahit: "İman ve tasdiklerinde, küfür ve tekziplerinde, onların leh ve aleyhinde tanıklık eden kişidir."(1) Şahit, canlı ve halkının çağdaşı olup ölü olmamalıdır. Nite kim Allah Teâlâ bu hususu, İsa’nın (a.s) dilinden şöyle ifade etmektedir: Onlara, ancak bana emrettiğini söyledim, Rabbime ve Rabbinize kulluk edin dedim. İçlerinde bulundukça gözetirdim, korurdum onları, fakat beni aldıktan sonra onların ne yaptıklarını sen gördün ve sen her şeye hak kıyla tanıksın.(2) Bu ayetin içeriğinden, tanıklık sonucunun ilanının kıyamet günü olacağı çıkarılmaktadır. Ancak tanıklığın konusu hakkın da yani kavminin işleri konusunda kuşatıcı bir bilgiye sahip olmak, dünyada ve ümmetiyle aynı çağda yaşayarak olacaktır.
Zira Allah, İsa'nın dilinden “İçlerinde bulundukça gözetirdim, fa kat beni aldıktan sonra onların ne …
MHD_0071 · S. 73 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam Mehdi
Zira Allah, İsa'nın dilinden “İçlerinde bulundukça gözetirdim, fa kat beni aldıktan sonra onların ne yaptıklarını sen gördün.” demek tedir. Dolayısıyla Allah Teâlâ'nın kıyamet günü, durumlarını gözetlediği kişiler hakkında hüccet kılacağı kişinin, haklarında şahitlik yapacakları insanlarla çağdaş olması gerekir. Bu yüz den Zemahşeri'nin tefsirinde yaptığı gibi, ümmetler üzerinde ki şahitleri sadece peygamberlerle (hepsine selam olsun) sınır lamamak gerekir.(3) Bilakis Fahreddin Razi'nin tefsirinde beyan ettiği gibi, her asırda çağdaşlarının amellerine şahit olacak bir imamın olduğunu ifade etmek gerekir: Allah'ın şu sözüne gelince: “Her ümmetten bir şahit çıkar dık.” ayetinden murat, “onlar hakkında şahitlik etmesi için birini seçtik ve diğerlerinden ayırdık.” şeklindedir. Bazıları bu kimselerin peygamberler olduğunu, kusurun kendilerinde değil insanlarda olduğunun bilinmesi için kavimlerine delilleri tebliğ ettiklerine ve bunları açıkladık larına şehadet ettiklerini söylüyorlar ki, bu da onlara göre bu ümmetlerin kederlerini artırmıştır. Diğerleri de şöyle diyor: Aksine onlar (şahit olan imamlar), insanların yaptıklarına her çağda tanıklık eden şahitlerdir.
Bunların arasına peygamberler de girmektedir.
MHD_0072 · S. 73 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Hz. Muhammedİmam Mehdi
Bunların arasına peygamberler de girmektedir. Bu doğru ya daha yakın bir anlamdır; çünkü Allah Teâlâ, her ümmet ve topluluktan bir şahit çekip çıkaracağını ifade etmektedir. Böylelikle peygamberlerin olmadığı dönemler dahi bu şahit lerin kapsamına girmektedir ki bu dönemler fetret dönem leri ve Peygamber efendimiz Muhammed'den (s.a.a) sonra yaşanmış olan dönemlerdir. Sonuç olarak insanlar hakkın, Allah ve Resulü'nde olduğunu öğrenmektedirler…"(1) Öyleyse her asırda olduğu gibi bu asırda da mutlaka bir şa hit bulunması gerekmektedir. Nitekim Resul-i Ekrem'in (s.a.a) tanıklığından bahseden Nisa ve Hacc surelerindeki iki ayette muasırlarına işaretle, işaret ismi olan (hâulai=onlar) lafzını kul lanması bunu destekler niteliktedir: (Seni de onlara şahit getir dik). Böylece daha sonra gelecek olan ümmetlere de şahit geti rileceği beyan edilmiş olmaktadır.(2) Peki, bu asırda bize şahit olan kimdir? Şimdi bu sorunun cevabını öğrenmeye götüren nitelikleri belirlemek için ayet-i kerimeleri yeniden inceleyelim.
Şahit İmam'ın Özellikleri Nahl Suresi'ndeki 89.
MHD_0073 · S. 73 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Şahit İmam'ın Özellikleri Nahl Suresi'ndeki 89. ayet, bu şahidin bizatihi insanların kendi cinsinden bir beşer olacağını ifade etmektedir: “Onla rın kendinden bir şahit…” Bu anlam başka ayetlerden de çıka rılmaktadır. Bu anlam, başka ayetlerde de kullanılan “min” harf-i cerrinin (Türkçedeki “den” eki), tebiziyye (üzerine gel diği kelimeye “bazıları”) anlamını vermesinden de çıkarılır. Örnek: (Her ümmetten/topluluktan….) Şahit, peygamberler gibi beşerdir. Melek, cin, semavi ki tap veya levh-i mahfuz türünden değildir. Bu husus, İsrâ Suresi’nde geçen iki ayetle ilgili “Bu iki ayette geçen imam dan kasıt, bir şahıs olup kitap değildir.” sözümüzü teyit et mektedir. Çünkü ayet, imamın Allah tarafından ümmeti üze rine hüccet olacağından bahsetmektedir. Bu da söz konusu ayetlerde işaret edilen şahidin rolüdür. İki durumda da kas tedilen tektir. Dolayısıyla imam şahitlerden biridir. Ayet-i kerimeler, onu nitelerken müfret sıygası (tekil formu) kullanmaktadır. Bir başka ifadeyle, çağdaşı olduğu kavmine şahit olan imam tektir. Bu durum, daha önce geçen İsrâ Sure si’ndeki (Bütün insanları imamlarıyla…) ifadesinin, imam keli mesini tekil çekimiyle kullanmasıyla uyum içindedir.
Bu, bütün İslam ümmetinin yahut marufu emredip münkerden nehyeden bir topluluğun, kavminin ya da çağdaşı …
MHD_0074 · S. 73 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Bu, bütün İslam ümmetinin yahut marufu emredip münkerden nehyeden bir topluluğun, kavminin ya da çağdaşı olduğu başka kavim lerin yaptıklarına şahit olması tezini savunan bir tefsiri de ge çersiz kılmaktadır. Aynı durum, bu ayetlerin delaletinin, her iki mezhepten yapılan rivayetlerde(1) geçen ve zamanın kendilerin den yoksun olmadığı "abdal" olduğu yönündeki yorumların da geçersiz olduğunu söylemek için kullanılabilir. Her zamanda yapılan amellerin şahidi tek olup daha fazla değildir. Zemahşeri'nin de dediği gibi imamın rolü, ümmetinin kü für, yalanlama ya da iman, tasdik gibi amellerine şahitlik et mektir. Bütün bunlar kalbî hallerdir ve “bilindiği gibi sahip bulunduğumuz normal duyular ve bunlardan kaynaklanan gücümüz, sadece fiillerin ve amellerin şekillerini algılayacak durumdadır. Bu algılama da ancak duyu açısından var olan ve hissedilen bir şey için söz konusu olabilir. Yok olan ya da görünmeyen şeyler için değil. Küfür, iman, kurtuluş, hüsran, kısacası duyular ile algılanamayan ama insanın özünde giz li bulunan amellerin gerçekliklerine ve ruhsal anlamlara ge lince bunlar, kalplerin kazanımlarıdırlar.
Tüm sırların ortaya döküldüğü gün yüce Allah, bunları esas alarak insanları sor guya çeker.
MHD_0075 · S. 73 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Tüm sırların ortaya döküldüğü gün yüce Allah, bunları esas alarak insanları sor guya çeker. Nitekim yüce Allah şöyle buyuruyor: ‘Kalplerini zin kazandıklarından dolayı sorumlu tutar.’(1) Bunları teker teker belirlemek, bilgice kuşatmak, göz önünde bulunmayanlar bir yana, hazırda bulunanlar arasından belirlemek bile insanın gücü dâhilinde değildir. İşini bizatihi Yüce Allah'ın üstlenip yetki tanıdığı ve bunları gözlerinin önüne serdiği kişi başka.”(2) Dolayısıyla ümmetine şahitlik edecek olan kişinin, kavminin amellerinin iç yüzünü bilmesini sağlayan rabbani bir ilimle donatılması gerekir. Çünkü İlâhî mizanda amellerin değe rinin, batini hakikatlere, saiklere ve niyetlere göre olduğu açıktır. Bu yüzden, ümmetine şahitlik yapacak olan bu şahsın sıradan bir kişi olması mümkün değildir. Aksine bu kişinin doğrudan İlâhî yardımla desteklenmiş, Allah'ın kendisinden razı olduğu, gaybına onu muttali kıldığı kişilerden olması gerekir. Zira insanların amellerinin iç yüzünü bilmek, O’nun gaybının örneklerinden birisidir. “Bilindiği gibi bu üstün nitelik tüm ümmete bahşedilmiş de ğildir. Şu hâlde bu, sadece ümmet içinde yer alan tertemiz velilere özgü bir keramettir.
Onların dışında saadet açısın dan vasat bir konumda olanlar ve iman noktasında orta bir çizgide bulunanlar, …
MHD_0076 · S. 73 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Onların dışında saadet açısın dan vasat bir konumda olanlar ve iman noktasında orta bir çizgide bulunanlar, bu tür bir fazilete sahip değildirler… Şa hitlerin (yani amellere şahitlik edenlerin) en azından Allah'ın velâyeti, bahşettiği nimeti altında ve dosdoğru yol ehli olma ları gerekir."(1) Şahid, Yanında “Kitap İlmi” Bulunan Kimsedir Açıktır ki; insanların iç yüzlerine vakıf olmak, bilinen tabii ne denlerden dolayı mümkün değildir. Hatta Allah Tebareke ve Teâlâ’nın hikmetiyle kullarından dilediğine takdim ettiği ilmin özel bir biçimine ihtiyaç duyar. -Zira Allah-u Azze ve Celle, risaletini kime göndereceğini en iyi bilendir.-(2) Kul böylelikle Allah'ın kendisine sunduğu bu imkânlarla, başka insanlar için alışkanlık halini almış tabii sebepleri aşarak bu sebepler aracı lığıyla yapılması mümkün olanları yapar. Böylelikle, “velayet-i tekviniyye”de bir mertebeye kavuşur. Allah'ın izniyle tabii se bepleri aşar. İlmin bu tür özel şekli, Kur’ân-ı Kerim'de "İlmu'lKitab" (Kitap İlmi) şeklinde nitelenir. Bunun örneğini, Asıf b. Berhiya'nın Belkıs'ın tahtını Yemen'den Filistin'e göz açıp kapayıncaya kadar getirmesinde görmek teyiz.
Kur’ân-ı Kerim onun bu tür bir işi son derece kısa bir zaman diliminde yapmasını, kitaptan bir ilme sahip olmasına bağlamıştır. Zira bunun, tabii sebeplere göre gerçekleşmesi tasavvur edilemez. Bakınız Allah Teâlâ ne diyor: Kitaptan bir ilmi olan kimse, “Gözünü yumup açmadan ben o tahtı sana getiririm." dedi. (Süleyman) tahtı yanın da yerleşmiş olarak görünce, “Bu, Rabbimin bir lütfu dur…” dedi.(3)
Asıf b. Berhiya, Süleyman Peygamber'in (a.s) vasisiydi. Hz.
MHD_0077 · S. 79 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Asıf b. Berhiya, Süleyman Peygamber'in (a.s) vasisiydi. Hz. Sü leyman, insanlara kendisinden sonra hüccetin o olduğunu, ki taptan alınmış ilmini ortaya koyarak bildirmek istedi.(1) Asıf’ta kitabın ilminden biraz vardı, yoksa bu ilmin tamamı kendinde değildi. Zira ayette kullanılan (min ilmi'l-Kitab) “kitabın ilmin den” ibaresindeki “den” eki, "bir kısmı" anlamına gelir. Ayrıca burada, kendisinde kitabın ilminin tamamının bulun duğu kişi, velayet-i tekviniyyeden daha üstün bir dereceye, insanların amellerinin iç yüzünü bilme gücü ve araçlarında tasarruf hakkına sahip olur. Bu sayede, ilahi risaleti en güzel şekilde yerine getirdiği hususunda tam bir şahitlik yapabilir. Bu yüzden kavmine şahitlik eden kişinin, kitabın ilminin ya tamamına ya da bir kısmına sahip olması gerekir. Yahut en azından, o kişinin sahip olduğu ilim şeklinin buna muktedir olduğunu ifade etmek gerekir. Allah Teâlâ, Ra’d Suresi’nin sonunda şunu söylemektedir: Kâfirler, sen peygamber değilsin derler; de ki: “Sizinle benim aramda tanık olarak Allah ve yanında kitap ilmi bulunan kimse yeter.”(2) Hâkim, Haskani'nin “Şevahidu't-Tenzil” adlı kitabında bunu birçok farklı tarikle naklederken,(3) aynı şekilde Ehl-i Beyt
Mezhebi’nin çeşitli tariklerinde de(1) bu ayet-i kerimenin, İmam Ali (a.s) hakkında nazil olduğu kesindir.
MHD_0078 · S. 80 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Aliİmam Mehdi
Mezhebi’nin çeşitli tariklerinde de(1) bu ayet-i kerimenin, İmam Ali (a.s) hakkında nazil olduğu kesindir. Şüphesiz ki tabın ilmi, onun ve evlatlarının yanında bulunmaktadır. On lardan başka bu ilme sahip olduğunu iddia eden kimse bu lunmamaktadır. Onların hayat hikâyesi bunu doğrular nite liktedir. Ayrıca Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Beyt Mektebi’nin hadis hafızlarının onlardan naklettikleri rivayet ve hadisler, onların bu iddialarını doğrular niteliktedir. Öyleyse mezkûr ayet-i kerimelerden çıkan sonuçları aşağıda ki şekilde özetlemek mümkündür: 1- Allah Tebareke ve Teâlâ’nın her asırda, kullarının amelleri ne şahit kıldığı birisinin varlığı kesindir. Zira kıyamet günü, yaşadığı çağın toplum ve insanlarına hüccet olacaktır. O, za manının imamı olup ümmetler kıyamet günü onunla çağrıla cak ve bu, kendi kavminin insanlarından olacaktır. 2- Bu şahit olan imam, peygamber de olabilir. Bizim çağımız da ve Hz. Peygamber’den (s.a.a) sonraki çağlarda yahut pey gamber gelmediği dönemlerde olduğu gibi peygamberlerin vasisi de olabilir. Çünkü ayetler mutlaktır ve açıkça görüldü ğü gibi bütün zamanları kapsamaktadır.
Öyleyse şahit olan imam, içinde yaşadığımız çağda da mevcuttur.
MHD_0079 · S. 80 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Aliİmam Mehdi
Öyleyse şahit olan imam, içinde yaşadığımız çağda da mevcuttur. 3- Çağımızda şahitlik görevini yerine getiren imam, Kur’ân-ı Kerim'de Hz. İsa'nın (a.s) ağzından aktarılandan çıkarılan manaya göre diridir ve yaşamaktadır. 4- Kendi çağındaki insanlar üzerinde şahitlik görevini yeri ne getirecek olan imamın, kıyamet günü haklarında şahitlik yapacağı kişilerin eylemlerinin iç yüzünü öğrenebilmesi için mutlaka Allah tarafından bir çeşit tekvinî velayetle ve İlâhî inayetle güçlendirilmiş olması gerekir. Bu yardımın ve İlâhî fazlın göstergesi, kitabın ilmine kısmen ya da tamamına sahip olmalarıdır. 5- Bu tür bir şahıs zahir olmadığına göre, mutlaka onun zahirî gaybetine ve görevlendirildiği şeyi yaptığına inanmak gere kir. Çünkü Allah, gaybeti döneminde meydana gelen olaylar la ilgili onu hüccet gösterecektir. 6- Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Beyt Mektebi’nin kitaplarında geçen çeşitli rivayetlerde, ayette başkasına uyması mümkün olma yan bir vasıfla, İmam Ali'nin ve masum evlatlarının kitabın ilmini bildikleri sabit olmuştur.
Büyük Müfessir Allame Muhammed Hüseyin Tabatabai, kıy metli eseri el-Mizan fi Tefsiri'l-Kur’ân adlı eserinde, …
MHD_0080 · S. 80 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Hz. MuhammedEhl-i Beytİmam Hasanİmam Hasan Askerîİmam Hüseyinİmam Mehdi
Büyük Müfessir Allame Muhammed Hüseyin Tabatabai, kıy metli eseri el-Mizan fi Tefsiri'l-Kur’ân adlı eserinde, başka gö rüşlerin Ra’d Suresi'nin son ayetinin içeriğiyle uyuşmadığını ifade etmektedir. Ayet-i kerimeden elde edilen niteliklerin sadece onlara uyduğunu, zira onlardan başkasının böyle bir iddiada bulunmadığını ve dolayısıyla bu vasfın sadece onlara hasredildiğini söylemektedir. Nitekim On İkinci İmam (ki bu kişi Muhammed b. Hasan el-Askerî'dir) hakkındaki sözleri, ay rıca onun imamet ve gaybetinin, kıyamet gününe kadar çağ daşları hakkında şehadet görevini yerine getirmesi hakkında ki görüşlerinin, mezkûr ayet-i kerimenin içeriğiyle tamamen uyum içerisinde olduğunu belirtir. Yine bu hususun, diğer İslami fırkaların görüşlerinin araştırılmasıyla açıkça görüle ceğini söyler. Kur’ân-ı Kerim'de bu ayetler topluluğu, Ehl-i Beyt'in (a.s) Mehdisinin varlığına, gaybetine ve kıyamet günü şahitlik gö revini ifa edeceğine kesin olarak delalet etmektedir. İleride zikredeceğimiz ayetler bunu teyit eder niteliktedir.
Kişinin Olmadığı Bir Dönem Yoktur Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: Kâfir olanlar derler ki:
MHD_0081 · S. 82 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Kişinin Olmadığı Bir Dönem Yoktur Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: Kâfir olanlar derler ki: Rabbinden ona bir mucize veril seydi ya. Şüphesiz ki sen, ancak bir uyarıcısın. Her top luluğun bir de hidayet edeni var.(1) Ayet-i kerime mutlak bir ifadeyle, her topluluğun hidayet edeninin olduğunu söylemektedir. Bu ayetteki ifadeden, her çağda hakka hidayet eden bir kişinin bulunduğu anlaşılmak tadır. Bu gerçek, Allah'ın mahlûkatı üzerindeki Rabliğinin, onları her çağda hidayete götüren ve onlara yönelik bir hüccetinin olmasını gerektirdiği yönündeki ayet-i kerimelerin, sahih hadis-i şeriflerin ve akli delillerin içeriğiyle uyum içerisinde dir. Çünkü bu; Allah'ın yarattıklarını, yaratılışlarının gaye sine götüren cari sünnetiyle örtüşüyor. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: Bir Rab ki yarattı, derken düzen verdi. Bir Rab ki ölçüp biçti, derken doğru yolu gösterdi.(2) Bu sünnet, insan için de geçerlidir. Dolayısıyla Allah Teâlâ onları yaratmış, onları mukadder olan kemal derecelerine götürmekte olup dünya ve ahirette faydalarına olan şeyleri göstermektedir. Allame Tabatabaî ayet-i kerimenin manasıyla ilgili olarak şöyle der: “[Kâfirler] sana mucize getirmeni teklif ediyorlar.
Hâlbuki ellerinde en üstün mucize olan Kur’ân var. Bu konu da senin yapabileceğin bir şey yok.
MHD_0082 · S. 83 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Ali Hadiİmam Mehdi
Hâlbuki ellerinde en üstün mucize olan Kur’ân var. Bu konu da senin yapabileceğin bir şey yok. Sen sadece uyarma yoluy la onlara doğru yolu gösteren bir hidayetcisin. Allah'ın kulları için geçerli kıldığı sünneti, kendilerini hidayete eriştirecek bir hidayet önderi göndermesidir.”(1) Kur’ân'da Hadi'nin (Hidayet Eden'in) Anlamı Allame Tabatabaî şöyle der: “Yukarıda zikredilen ayet, yeryü zünde her an insanları hakka götüren bir hidayet önderinin bulunacağını ifade etmektedir. Bu, ya bir peygamberdir ya da peygamber dışında Allah'ın emriyle hidayet eden bir hidayet önderidir."(2) Ayet-i kerimede geçen ifadelerin mutlaklığı, tıp kı Zemahşeri'nin mezkûr ayetin tefsiriyle ilgili olarak ifade ettiği gibi "Hâdi" (hidayet önderi) kelimesinin delaletinin sa dece peygamberlerle (hepsine selam olsun) sınırlı olmasına engeldir. Çünkü bu sınırlama, peygamberlerin gönderilme diği fetret dönemlerini ayetin hükmünden çıkarmaktadır. Bu da her çağda ve her zaman diliminde, mutlaka bir hidayet önderinin bulunması gerektiğini ortaya koyan ayetin zahirine terstir. Bulunduğumuz çağdaki hidayet önderi kimdir?
Cevap ve rebilmek için Kur’ân'a döndüğümüzde, ayet-i kerimelerin hakka hidayeti asaleten ve bizzat Allah …
MHD_0083 · S. 83 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Cevap ve rebilmek için Kur’ân'a döndüğümüzde, ayet-i kerimelerin hakka hidayeti asaleten ve bizzat Allah Teâlâ ile, sonrasında Allah'a bağlı olarak ve O’nun emriyle hidayet eden kimselerle sınırladığını görürüz. Allah Azze ve Celle şöyle buyurur: De ki: "Ortaklarınız arasında hakka hidayet eden biri var mı?" De ki: "Allah hakka hidayet eder. Acaba hakka götüren mi uyulmaya daha layıktır, yoksa hidayete erdi rilmedikçe hidayete ermeyen mi? Size ne oluyor, nasıl hükmediyorsunuz?!"(1) Ayet-i Kerime istidlalî bir üslupla, birçok ayet-i kerimede ay rıntılı bir şekilde anlatılan hakka hidayet konusunda Kur’ân'ın görüşünü serdetmektedir. Bu da hidayetin mutlak bir şekilde Allah'a has kılınışıdır: “De ki: Allah hakka hidayet eder." Daha sonra ayet-i kerime takip edilmesi gereken insanların; kendisi bir beşer tarafından hidayet bulmadıkça kimseyi hida yet edemeyen kişiler değil, başka bir beşere ihtiyaç duymadan bizatihi kendisi hidayet bulan kişiler olduğunu açıklamakta dır. Ayette geçen tabirlerde, Allame Tabatabai'nin tefsirinde ifade ettiği gibi iki husus karşı karşıya getirilmiştir. Bir tarafta “hakka hidayet eden” varken diğer tarafta da “hidayete erdirilme yen” vardır.
Oysaki “hakka hidayet etme”nin karşıtı “hakka hi dayet etmeme”dir.
MHD_0084 · S. 83 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Oysaki “hakka hidayet etme”nin karşıtı “hakka hi dayet etmeme”dir. “Hakka erdirilmeme”nin karşıtı ise “hakka erdirilme”dir. Bu karşıtlığın gereği, “başkasıyla hidayet bul ma” ile “hakka hidayet etmeme” arasında kopmaz ilişki oldu ğu ve bu ikisinin birbirini gerektirdiği hususudur. Aynı şekil de karşıtlık, “hakka hidayet etme” ile “bizatihi hidayet bulma” arasında ayrılmazlık olduğunu gerektirir. Dolayısıyla hakka hidayet edenin, başkasının hidayetiyle değil de bizatihi hida yete ermiş olması gerekir. Başkasının yol göstermeyle hidayet bulan kişi, hiçbir şekilde hakka hidayet edemez. Bu, ayetin delaletiyle ilgili şüphenin bulunmadığı zahirî an lamıdır. Ayetin zahiri, bu kelamın bizim ortaya koyduğumuz bir takım kolaylaştırmalar üzerine bina edilmiş caiz görme lere ve ehli örfün arasında günlük olarak kullandığı şekilde değil, hakikat üzere konulduğuna dair en adil şahittir. Biz günlük kullanımlarımızda hidayeti; kişi inanmasa da, inanıp gereğini yerine getirmese de yahut gereğini yapıp bunun ha kiki anlamını hayata geçirmese de, hak sözü söyleyen ve ona çağıran herkese nispet ederiz. İster ona kendisi hidayet bul muş olsun, ister başkası onu hidayete ulaştırsın fark etmez.
Hâlbuki hakka hidayet etmek (ki apaçık bir hakikate ve gerçe ğin kendisine ulaştırmaktır) ancak Allah'a …
MHD_0085 · S. 83 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Hâlbuki hakka hidayet etmek (ki apaçık bir hakikate ve gerçe ğin kendisine ulaştırmaktır) ancak Allah'a veyahut kendisi hi dayet bulmuş kimseye mahsustur. Kendisi hidayet bulmuş kimse, Allah ile arasında kendisini hidayete erdirecek başka herhangi bir aracı olmaksızın Allah’ın hidayet ettiği kimsedir. Dolayısıyla böyle birisi, Allah ile hidayet bulur ve başkasını Allah'ın emriyle hidayet eder. Buraya kadar ayetin anlamı ile ilgili olarak anlattıklarımızdan şu hususlar aydınlanmış oldu: Birincisi: Hakka hidayetten kasıt, hakka götüren yolu göster me değil de bizzat hedefe ulaştırmaktır. Çünkü hak yolunu anlatmak; ister hakka kendisi ulaşsın, ister başkası aracılığıy la hidayet bulsun ya da hiç hidayet bulmasın, bu işi yapan herkes için geçerlidir. İkincisi: “Hidayete erdirilmedikçe hidayete ermeyen” kimseden maksat, bizatihi kendisi hidayet bulmayan kimsedir. Bu ifa de geneldir. Hem başkası aracılığıyla hidayet bulan kimseyi, hem de ne kendisi ne de başkası aracılığıyla hidayet bulama yan kimseyi kapsar. Üçüncüsü: Hakka hidayet, (ona ulaştırma anlamında) kendisi hidayet bulmuş bir kişinin yapabileceği bir iştir.
Bir başka ifa deyle, hidayet konusunda onunla Allah arasında bir aracının olmadığı kişinin işidir.
MHD_0086 · S. 83 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam Mehdi
Bir başka ifa deyle, hidayet konusunda onunla Allah arasında bir aracının olmadığı kişinin işidir. İster işin başlangıcından itibaren bu böyle olsun, ister peygamberler ve vasiler yani imamlar gibi Allah'ın özel bir şekilde inayet ettiği kimselerde olduğu gibi olsun fark etmez. Yol göstermek ve yolu anlatmak anlamın da hidayet ise, ne Allah'a ve ne de peygamber ve vasilerden ibaret olan önderlere has bir şeydir. Nitekim Allah Teâlâ, Fi ravun ailesi içerisindeki inanan kişiden bahsederken şöyle buyurmaktadır: İman eden kişi: “Ey kavmim, bana uyun ki sizi doğru yola ileteyim.” dedi.(1) Allah Teâlâ'nın imam olan Hz. Peygamber’e (s.a.a) hitaben buyurduğu; “Sen sevdiğini hidayet edemezsin, ancak Allah diledi ğini hidayet eder.”(2) şeklindeki ayete ve benzeri diğer ayetlere gelince, gayb ilmi, can alma vb. konularla ilgili ayetlerde ol duğu gibi asalet ve bağlılığı açıklamak için kullanılmıştır. Bü tün bu ayetlerde Allah Teâlâ’nın gerçek ve bizzat söz konusu şeylere malik olduğu, O’nun dışındakilerin ise Allah'ın (tebai ya da arazi) bir şekilde malik kılması ile sahip olabildikleri, yine O’nun izni ile söz konusu şeylere sebep ve vesile olduk ları açıklanmıştır.
Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Onları emrimizle insanları hidayete erdiren imamlar kıldık.(3) Hadis-i şeriflerde …
MHD_0087 · S. 83 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam Mehdi
Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Onları emrimizle insanları hidayete erdiren imamlar kıldık.(3) Hadis-i şeriflerde buna işaret olup hakka hidayetin, Hz. Peygamber’in (s.a.a) ve Ehl-i Beyti'nin (a.s) işi olduğunu be yan etmektedir. Ayetin tefsiriyle ilgili özetle merhum Allame Tabatabai'den aktardığımız sözler burada son buldu. Allame ayetin tefsirinde, başka görüşleri de nakletmiş ve bunların ayetin delaletiyle uyum içerisinde olmadığını dile getirmiştir.(4) Ayet üzerinde düşünmek suretiyle elde edilen sonuç; gerçe ğin özüne ulaştırma anlamında hakka hidayet etme, asaleten Allah’a, buna bağlı olarak da kendisi Allah tarafından hida yete ulaştırılmış kişiye hasredilmesidir. Bu tür insanlar Allah Teâlâ’nın hidayet etmesi neticesinde; peygamber ise vahiy yo luyla peygamber değilse ilham yoluyla O’nun özel nimetleri ne mazhar olmak için gerekli zatî yeteneğin yüksek derece siyle donatılmışlardır. Böylece Allah’ın emri ile O’na hidayet etme görevi de gerçekleşmiş olur. “Allah'ın emri”nden bah seden ayetleri gözden geçirmek, bizi net bir şekilde bu işin tekvinî velayeti ve özel bir tasarrufu kapsadığı bilgisine gö türmektedir.
Zira Kur’ân-ı Kerim'de “Allah'ın emri” ifadesini, velayet-i tekviniyye(1) ile sınırlamayan ya da bunu …
MHD_0088 · S. 83 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam Ali Hadiİmam Mehdi
Zira Kur’ân-ı Kerim'de “Allah'ın emri” ifadesini, velayet-i tekviniyye(1) ile sınırlamayan ya da bunu velayet-i teşriiyyenin(2) yanına ekleyerek ikisini birlikte kapsamayan hiçbir ifade yoktur. "Hidayet önderi imam, kendisine eşlik eden melekûtî bir emirle hidayet eder. İmamet, batın itibariy le insanların amellerine yönelik bir tür velayettir."(3) Bu velayet-i tekviniyye aracılığıyla ve O’nun emriyle Allah’a hidayet eden kişi, sebeplerin üzerinde tasarrufta bulunarak kulların yaptıklarının içyüzüne ulaşır. Böylece onlara, hida yetin hakikatlerinden uygun olanı verir. Her dönemde ken di çağdaşlarına tanıklık edecek bir şahidin varlığını öngören ayetler üzerinde düşünmek, bizim bu tasarrufu kabul etme mizi sağlamıştır. Hâdi, Allah Tarafından Nasbedilmiştir Kur’ân-ı Kerim'e ikinci kez dönersek; insanları O’nun emriy le hidayet eden kişinin, Allah tarafından bu iş için nasbedil miş bir imam olduğunu görürüz. Nitekim bu husus şu ayet ten açık bir şekilde anlaşılıyor: “Onları emrimizle hidayet eden imamlar kıldık.”(1) Bu ifadede, imametle ilgili ayetlerin delaletlerinin bir teyi di bulunmaktadır.
Ayrıca imametin İlâhî bir ahit olup Allah Teâlâ’nın bunu kulları arasından seçtiklerine verdiği açıklan …
MHD_0089 · S. 83 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
İmam Ali Hadiİmam Mehdi
Ayrıca imametin İlâhî bir ahit olup Allah Teâlâ’nın bunu kulları arasından seçtiklerine verdiği açıklan maktadır. Buna daha önce İsrâ Suresi’nde geçen ve imamın sıfatıyla ilgili ayetleri ele alırken işaret etmiştik. Konumuzla ilgili olarak Ra’d Suresi’nin ilgili ayetine dö nersek, bu suredeki “Her topluluğun bir de hidayet edeni var.” ayetinde geçen “hidayet eden” ifadesinin mutlak olduğunu görürüz. Ayrıca ayette “hâdi=hidayet eden” kelimesinden, İsrâ Suresi’ndeki ayette geçen “imam” kelimesinin tefsirinde açık lanan sebeple aynı olarak, semavi kitaplardan birinin kaste dilmiş olması da mümkün değildir. Aynı şekilde, içerisinde bir peygamberin olmadığı dönemlerin ayetin hükmünün kapsamı dışında kalması nedeniyle, bu ifadenin sadece pey gamber olarak anlaşılması da mümkün değildir. Zira bütün zamanları kapsayan ayetin genel ve zahir anlamına terstir. Aynı şekilde ayette kastedilenin, Allah Teâlâ olması da müm kün değildir. Çünkü onun hidayeti, herhangi bir tahsiste bu lunmaksızın bütün zamanları ve bütün toplulukları kapsar. Özellikle de “hâdi=hidayet eden” ifadesinin nekre (belirsiz) bir ibareyle gelmiş olduğu göz önüne alındığında, ayetin zahiri ne terstir.
Zira nekre, hidayet örneklerinin birden fazla olma sını gerekli kılar.
MHD_0090 · S. 83 · Kur'ân'da İmam Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamEhl-i Beytİmam Mehdi
Zira nekre, hidayet örneklerinin birden fazla olma sını gerekli kılar. Buna bir de insanların İlâhî hidayetinin, kendilerinden olan beşer cinsinden ve Allah ile irtibat halinde olan bir hidayet rehberi vasıtasıyla olacağını ekleyin. Bu kişiler, Allah'tan hi dayeti alıp kullarına iletecektir. Bunlar, Yunus Suresi’ndeki ayetin tefsiriyle ilgili olarak geçtiği şekliyle, vasıta olmaksı zın doğrudan Allah ile hidayet bulurlar. Bu kimseler, Allah Teâlâ’nın emriyle hidayet ederler. Bunlar, Allah’ın emriyle hidayet etmek için nasbolunmuş imamlardır. Zira Kur’ân-ı Kerim'de, Allah'ın emri vasfıyla “hidayet” sadece iki yerde geçmektedir. Her iki yerde de “eimme=imamlar” vasfıyla bir likte zikredilmiş ve bu görev için Allah tarafından seçildikleri belirtilmiştir. Bu iki yerden biri, daha önce zikrettiğimiz Enbi ya Suresi’ndeki ayet (bunu tekrar etmeye gerek görmüyoruz) ile Secde Suresi’ndeki ayettir: Sabrettikleri için onlardan emrimizle (halkı) hidayete ileten imamlar kıldık…(1) Netice itibariyle konuyla ilgili ayet üzerinde düşünüldüğün de ulaşılacak sonuç; Allah'a O’nun emriyle götürecek olan imamın varlığının kesin oluşu ve onun bu makama Allah ta rafından nasbedilmiş olmasıdır.
Dolayısıyla her çağda, yer yüzünde mutlaka peygamber olan ya da olmayan bir hidayet önderi bulunmalıdır. Böyle bir kişinin bu çağda ortaya çıkmamış olması nedeniyle, Müslümanlar arasında hangi fırkadan olursa olsun Allah'ın emriyle hidayet eden ve O’nun tarafından nasbedilmiş, İsrâ Suresi’ndeki ayette geçtiği gibi sözü İlâhî hüccet olan biri ta rafından hakkında nas bulunan bir imamın bulunduğunu id dia eden bir kişi olmamıştır. Bu sebeple bu imamın gaybette olup gizlendiğini, gaybet perdesiyle gizlendiği halde imamet görevini yerine getirdiğini söylemekten başka çare yoktur. Hadis-i şeriflerde geçtiği gibi ondan yararlanmak, tıpkı bulut ların gözlerimizi perdelemesine rağmen güneşten yararlan mak gibidir.(1) Ehl-i Beyt Ekolü’nün İmam Mehdi ve gaybeti hakkındaki görüşleri bunlardır.
Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
ÜZERINDE ITTIFAK EDILEN SÜNNETTE VADEDILEN MEHDI (A.S) VE GAYBETI Yukarıda geçen ayetlerin yanı sıra …
MHD_0091 · S. 91 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beyt
ÜZERINDE ITTIFAK EDILEN SÜNNETTE VADEDILEN MEHDI (A.S) VE GAYBETI Yukarıda geçen ayetlerin yanı sıra Elçilerin Efendisi Hz. Peygamber’den (s.a.a) farklı tariklerle rivayet edilen, Ehl-i Sünnet ve Şia'ya göre muteber birçok hadis-i şerif bulun maktadır. Bu hadisler, zikrettiğimiz ayetler grubunun dela letlerini teyit ettiği gibi bunların kapalı olanlarını açar. İmam Mehdi'nin (a.s) bilfiil var olduğuna ve gaybetine delalet eden ayetlerin çizmekte olduğu tabloyu tamamlar, ayet-i kerimele rin genel nitelikleriyle açıkladığı kişiyi netleştirir. Burada Ehl-i Sünnet tarafından “müstefîz” ya da “mütevatir” olarak sahih isnadlarla rivayet edilmiş ve Kütüb-ü Sitte'de yer alan hadislerden örnekler seçtik. Zira bu hadisleri kanıt göstermek daha ikna edicidir. Çünkü söz konusu hadislerin açıklaması ve bunlarla ilgili (özellikle çağımızda) makul bir örneğin sunulması, ancak Mehdi hakkındaki Ehl-i Beyt (a.s) akidesi doğrultusunda mümkündür. Çünkü ileride de göre ceğimiz gibi seçtiğimiz bu hadislerde, Resul-ü A’zam’ın ko nuya son derecede önem verdiği oldukça açıktır. 1- Sekaleyn Hadisi Mütevatir hadislerden olup Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Beyt Mektebi’nden hafızlar, Allah Resulü'nün (s.a.a) sahabesinden büyük bir topluluktan sahih bir isnatla rivayet etmiştir. Ehl-i
Sünnet âlimlerinden İbn Hacer es-Savaiku'l-Muhrika(1) adlı ese rinde bu sahabeden yirmiden fazlasını …
MHD_0092 · S. 92 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Sünnet âlimlerinden İbn Hacer es-Savaiku'l-Muhrika(1) adlı ese rinde bu sahabeden yirmiden fazlasını saymıştır. İbn Kayse rani adıyla bilinen Hafız Ebulfazl el-Makdisi, (ki kendisi Ehl-i Sünnet hafızlarının önde gelenlerindendir) bu hadis-i şerifin tarikleriyle ilgili özel bir kitap kaleme almıştır.(2) “Abakatu'lEnvar” adlı ansiklopedisinde Araştırmacı Allame Mir Hüse yin Hamid el-Musevi vb. âlimlerin yaptığı modern araştırma ların birçoğu bu hadislerin, hiçbir şüpheye mahal bırakmaya cak şekilde “mütevatir” hadislerden olduğunu ispatlamıştır.(3) Bu rivayetlerden de anlaşılmaktadır ki; Nebiyy-i Mükerrem (s.a.a), bu hadislerin içeriklerini birçok yerde birbirine yakın lafızlarla tekrar etmiştir. Örneğin; Veda Haccı’ndaki Arafat gününde, dönüş yolunda Gadîr mevkiinde, Taif'e gitmek ten vazgeçip dönerken yolda, Cuhfe'de, Veda Haccı dönüşü Medine'de Mescid-i Nebevi'deki hutbesinde, hastalığı günle rinde sahabelerle dolu olan odasında.(4) Bütün bunlar, İslam ve Müslümanları ilgilendiren nebevi vasiyetin ehemmiyeti ni açıklamaktadır. Aksi takdirde Hz.
Peygamber (s.a.a) (ki o, Müslümanların üzerine titreyen, onlara karşı şefkat ve merhamet doludur) büyük …
MHD_0093 · S. 92 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Peygamber (s.a.a) (ki o, Müslümanların üzerine titreyen, onlara karşı şefkat ve merhamet doludur) büyük Müslüman kitlelerin bir araya geldiği önemli yerlerde bunları tebliğde bulunmaz ve tekrar etmezdi. Kaldı ki o, bu vasiyeti birilerinin sormasını beklemeden bütün in sanlara ilan ediyor ve buna vurgu yapıyordu. Bazı rivayetlerden; Sekaleyn hadis-i şerifinin içerdiği hususla ilgili olarak kendisinden sonra insanların sapmamaları için, hayatının son günlerinde kalem ve mürekkep isteyerek yaz dırmak istediği vasiyetin aynı olduğu anlaşılıyor. Bu hususta Sahih-i Buhari'de(1) ve başka kaynaklarda rivayet edilen hok ka ve kalem hadisine bakılabilir. İnsanlar Hz. Peygamber’in vasiyet yazdırmasını engellemiş ve aralarında anlaşmazlık vuku bulmuştur. “Perşembe Günü Musibeti” olarak meşhur olan hadiste de yer aldığı üzere, vasiyet yazımı gerçekleşme den Hz. Peygamber o insanları odasından çıkarmıştır. Vasiyet yazma talebiyle ilgili hadiste geçen “benden sonra sapmazsınız” ibaresi, tıpkı mübarek hayatının son anlarında Ehl-i Beyti'ne (a.s) iyi davranılmasını vasiyet ettiği konuşmasında yer aldığı gibi, Sekaleyn hadisinde de yer almıştır.
Buradan açıkça ortaya çıkmaktadır ki; Nebiyy-i Ekrem (s.a.a), sahabe arasındaki çıkacak bir anlaşmazlık ve …
MHD_0094 · S. 92 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdi
Buradan açıkça ortaya çıkmaktadır ki; Nebiyy-i Ekrem (s.a.a), sahabe arasındaki çıkacak bir anlaşmazlık ve tartışmanın önü nü keserek bu hususun altını çizmek için sahabenin önünde hadis-i şerifin içeriğini kâğıda dökmek istemiştir. Bütün bun lar hadisin konusunun son derece önemli olduğunu, aksi tak dirde ümmetlerin hidayet önderi olan Peygamber’in (s.a.a), aktardığımız sözlerini bu kadar şiddetli bir şekilde vurgula mayacağını göstermektedir. Bu durumu, aynı hadisin nassı da ortaya koymaktadır. Şöyle ki; hadisin muhtevasındaki va siyetin gereğiyle amel etmenin, Peygamber’den (s.a.a) sonra sapmaktan kurtulmanın biricik yolu olduğu belirtilmektedir. Nitekim ileride hadisin metnini incelerken bu durum daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Aynı şekilde hadis-i şerifin Müslümanlarca mütevatir ka bul edilmesi, kelam ilminde sabit olduğu gibi bunun itikadi meselelerde kendisine istinat edilebilecek bir hadis olmasını mümkün kılmaktadır. Bu yüzden de imamet hususunda bu hadis-i şerife istinat edinilebilir. Mütevatir Lafız: Allah'ın Kitabı ve İtretim Bu hadis-i şerifin mütevatir lafzı; Kur’ân-ı Kerim'in ve Hz.
Peygamber’in (s.a.a) itreti olan Ehl-i Beyt’inin (a.s) Sekaleyn olarak sayıldığı ve bu ikisine tutunmanın kıyamet gününe kadar dalaletten kurtulmanın bir şartı olarak emredildiği içeriktir. Nitekim Buhari Tarihu'l-Kebir adlı eserinde, Müslim Sahihi'nde, Tirmizi Süneni'nde, yine Nesei el-Hasais adlı ese rinde, İbn Mace Sünen'inde Ahmed İbn Hanbel Müsned’inde, Hâkim Müstedrek’inde (Şeyheyn’in şartına göre sahih oldu ğunu belirtmiş ve Zehebi de bunu onaylamıştır) ve benzeri birçok âlim rivayet etmiştir.(1) Müslim'in Sahihi'nde hadisin Zeyd b. Erkam'dan rivayet ettiği lafzı şu şekildedir: "Allah Resulü (s.a.a) aramızda Mekke ile Medine arasında Hum ola rak bilinen suyun bulunduğu yerde bize bir hitapta bulundu. Önce Allah'a hamdüsenada bulundu, sonra vaaz-u nasihat ederek bir takım hatırlatmalar yaptı. Sonra dedi ki:
İmdi, ey insanlar, ben bir insandan başka bir şey değilim, Rabbimin elçisinin bana gelmesi ve benim de ona …
MHD_0095 · S. 95 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Alidârİmam Mehdi
İmdi, ey insanlar, ben bir insandan başka bir şey değilim, Rabbimin elçisinin bana gelmesi ve benim de ona karşılık vermem yakındır. Size paha biçilmez iki şey bırakıyorum. Birincisi Allah'ın kitabı ki onda hidayet ve nur vardır. Allah'ın kitabını alın ve ona sıkı sıkıya sarılın… Ve Ehl-i Beyt’im; Ehl-i Beyt’im konusunda size Allah'ı hatırlatıyo rum, Ehl-i Beyt’im konusunda size Allah'ı hatırlatıyorum, Ehl-i Beyt’im konusunda size Allah'ı hatırlatıyorum.(1) Tirmizi Sünen'inde, Ebu Said el-Hudri'den Allah Resulü'nün (s.a.a) şöyle buyurduğunu tahriç eder: Size öyle iki şey bırakacağım ki birisi diğerinden daha büyük olan bu şeylere tutunursanız benden sonra sap mazsınız: Gökten yere indirilmiş ip olan Allah'ın kitabı ve itretim olan Ehl-i Beyt’im. Bu ikisi havuzda bana ulaşın caya kadar birbirlerinden asla ayrılmazlar. Bakın görün benden sonra onlara nasıl davranacaksınız?(2) Hâkim de bu hadisi Müstedrek’inde şöyle tahriç etmiştir: Sanki davet edilip de icabet etmişim. Size çok değerli iki şey bırakıyorum. Biri diğerinden daha büyüktür: Allah'ın kita bı ve itretim olan Ehl-i Beyt'im. Bakın görün benden sonra onlara nasıl davranacaksınız. Havuzda bana varıncaya ka dar bu ikisi birbirinden ayrılmaz [bu iki bütün dağılmaz]. Allah benim mevlam, ben de her inananın mevlasıyım. Sonra Ali’nin elinden tuttu ve şöyle buyurdu: “Ben kimin mevlasıysam Ali de onun velisidir. Allah'ım, onun dostu olana sen de dost ol, ona düşmanlık edene sen de düşman lık et."(3)
İbn Hacer, “es-Savaik” adlı eserinde farklı bir lafızla nakletmiş ve sahih rivayette şöyle yer aldığını …
MHD_0096 · S. 96 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
İbn Hacer, “es-Savaik” adlı eserinde farklı bir lafızla nakletmiş ve sahih rivayette şöyle yer aldığını belirtmiştir: Ben size iki değerli şeyi bırakıyorum. Bu ikisine uyarsa nız asla sapmazsınız: Allah'ın kitabı ve itretim olan Ehl-i Beyt’im. Taberani de şunu eklemiştir: Ben (Allah’tan) bu ikisinin böyle olmasını istedim. Onla rın önüne geçmeyin, helak olursunuz. Onlardan geri de kalmayın, yine helak olursunuz. Onlara bir şey öğretme yin, onlar sizden daha bilgilidir.(1) Diğer hafızların tahriç ettiği diğer lafızlar, bu metinlerde ki ifadelere yakındır. Bunların tamamında “Allah'ın kitabı ve Ehl-i Beyt'im" ifadesi geçmektedir. Bu lafız mütevatirdir. Dolayısıyla bunun karşısında, "İtretim olan Ehl-i Beyt'im" ifadesini muharref olan “sünnetim” ifadesiyle değiştirme nin hiçbir değeri yoktur. Bu tahrifin hedefi açık olup bunu ısrarla gündeme getirmek, Abbasilerin ve Emevilerin siyasi çıkarlarıyla yakından ilgilidir. Buna ayrıca, bu muharref laf zın muteber kaynaklarda rivayet edilmediğini de eklemek gerekir.(2) En iyi durumda hadisin içeriği, özellikle bu tür önemli akaid meselelerinde ne ilim ne de amel bakımından herhangi bir değer ifade etmeyen zayıf “ahad” hadis ve riva yetlerden sayılmalıdır.
Bu muharref lafzın (İbn Hacer'in “es-Savaik” adlı eserinde be lirttiği gibi) sıhhatli olduğunu varsaysak bile …
MHD_0097 · S. 97 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bu muharref lafzın (İbn Hacer'in “es-Savaik” adlı eserinde be lirttiği gibi) sıhhatli olduğunu varsaysak bile bu durum, mü tevatir lafza bir eksiklik getirmez. Akaid alanında delil olarak alınması bakımından bir eksiklik teşkil etmez. Aksine bu iki sini birleştirmek mümkündür. Bu aslında Hz. Peygamber'in (s.a.a) sünnetinin, itretinden gelen imamlarda olduğu gerçe ğini bir kez daha vurgulamaktır. Çünkü kitap ve sünneti bilen onlardır. Nitekim İbn Hacer de buna şöyle işaret etmiştir: "… Bazı rivayetlerde “Allah'ın kitabı ve sünnetim” şeklinde geçer. Sadece Kitab’ın zikredildiği rivayetlerden maksat da Kitap ve sünnettir. Çünkü sünnet Kitab'ın açıklayıcısıdır. Kur’ân'ı zik retmekle diğerini zikretmeye lüzum duymamıştır. Sonuçta Kitab’a, sünnete ve bu ikisini bilen Ehl-i Beyt’e (a.s) sıkı sıkıya sarılma üzerine vurgu yapılmıştır. Bütün bunlardan çıkarılan husus, üç şeyin kıyamete kadar kalacak olmasıdır."(1) İmam'ın Varlığı Üzerine Hadisin Delaletleri Hadis-i şerifin birçok delaleti olup âlimler, Ehl-i Beyt (a.s)(2) Mezhebi’ne göre imamet konularının büyük bir bölümünün ispatıyla ilgili olarak bu hadisi delil göstermişlerdir.
Burada konumuzla alakalı olarak bu delaletlerin sadece en önemlile rini zikretmekle yetineceğiz.
MHD_0098 · S. 97 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i BeytHz. Fatımaİmam Cafer Sadıkİmam Mehdi
Burada konumuzla alakalı olarak bu delaletlerin sadece en önemlile rini zikretmekle yetineceğiz. 1- Hadis-i şerif, Hz. Resul'ün (s.a.a) vefatından sonra sapkın lıktan kurtulma yolunun, ancak Kur’ân'a ve Peygamber’in soyuna bağlı kalmakla olacağını ifade etmektedir: "İkisine sarıldığınız sürece..." Bunlardan sadece birine değil. Zira bun lardan sadece birine yapışmak, tam ve hakiki olmadığı gibi birbirine götürmediği ve biri diğerine rehberlik etmediği sü rece dalaletten kurtuluşu da sağlamaz. Bunlardan birine sa rıldığını iddia eden, iddiasında sadık olmaz. Çünkü "Bu ikisi birbirinden ayrılmaz…" 2- Bu hadiste ikinci değerli şeyin ne olduğu, Peygamber Efen dimizin (s.a.a) “Ehl-i Beyt’im olan itretim” sözüyle açık bir şekilde belirlenmiştir. Dil bilimcilerin belirttiğine göre itret, insanın nesline denir. Ezherî, Saleb’in İbnu'l-A’rabi'den nak len şöyle dediğini belirtir: "İtret bir adamın çocuğu, zürriyeti, onun sulbünden gelenlerdir. Araplar itretle ilgili bundan baş kasını bilmez."(1) Böylelikle Hz. Peygamber'in (s.a.a) hanımları, bu hadisin kap samından çıkmış olurlar. Hatta salt "Ehl-i Beyt'im" lafzının alınmasıyla, Hz. Peygam ber’in eşleri bu hadisin kapsamından çıkmaktadır.
Zira Müs lim Sahih'inde Sekaleyn hadisinin zeylinde; hadisi Zeyd b. Erkam'dan rivayet eden kişinin bundan kastın ne olduğunu "Peygamber’in Ehl-i Beyt'i kimdir, kadınları mı?" şeklinde sorduğunda, ona şöyle cevap verdi: "Allah'a andolsun ki ha yır. Kadın erkeğiyle bir süre birlikte olur, kocası onu boşadı ğında da babasının yanına ve kavmine geri döner. Ehl-i Beyt'i ise onun kökü, Peygamber’den (s.a.a) sonra kendilerine sada ka verilmesi haram olan soyudur."(2) Ehl-i Beyt'in Çerçevesi Allah Resulü (s.a.a), tathir ayetinin inmesinden sonra, Ehl-i Beyt'i Fatıma'nın (a.s) evine tahsis ederek Ehl-i Beyt'in çerçe vesini çizmiştir. Hadiste şöyle geçer:
Peygamber, altı ay boyunca sabah namazı için evden çı karken Fatıma'nın evinin önünden geçer ve şöyle …
MHD_0099 · S. 99 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i BeytHz. FatımaHz. Muhammedİmam Aliİmam Mehdi
Peygamber, altı ay boyunca sabah namazı için evden çı karken Fatıma'nın evinin önünden geçer ve şöyle seslenir di: "Ey Ehl-i Beyt, namaza kalkın. Allah siz Ehl-i Beyt'ten pisliği uzaklaştırmak ve sizi tertemiz kılmak istiyor.” Bu hadisi Ahmed b. Hanbel Müsned'inde zikretmektedir.(1) Buna, meşhur Kisâ (örtü) hadisinde örtünün altında bulu nan kimselerin Ehl-i Beyt'inden olduğu şeklindeki hadisini, Müminlerin Annesi Ümmü Seleme'nin bu kapsamın dışında tutulmasını, onun da hayır üzere olmakla birlikte Ehl-i Beyt'e girmediği yönündeki açıklamasını da eklemek gerekir. Kisâ hadisini Müslim Sahih'inde, Suyuti “ed-Dürrü'l-Mensûr” adlı eserinde Ehl-i Sünnet'e göre sahih olan birçok tarikle rivayet etmiştir.(2) Yukarıda açıklamalarımızdan da anlaşılacağı gibi, İmam Ali (a.s) her ne kadar Peygamberimizin (a.s) sulbünden olmasa da Hz. Peygamber onu Ehl-i Beyt kapsamına sokmuştur. İmam'ın Masumiyeti ve Hadisin Şartlarının Bulunması 3- Hadis-i şerif'te geçen "Ehl-i Beyti'm ve itretim"in çerçeve sini bilmek, ikinci ağırlığın (sekaleynin diğer ayağı olan Ehl-i Beyt'in) diğer bir sıfatını ortaya çıkarır.
O da, mübarek Tathir ayetinin delaletinden de anlaşılabileceği gibi onların masumi yeti meselesidir.(3) Bu …
MHD_0100 · S. 99 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
O da, mübarek Tathir ayetinin delaletinden de anlaşılabileceği gibi onların masumi yeti meselesidir.(3) Bu husus, hadisin delaletinin Ehl-i Beyt'in masumiyeti olduğu gerçeğiyle örtüşmektedir. Hadis, iki se kaleynin (birbirinden değerli iki şeyin) birbirinden hiçbir şe kilde ayrılmayacağını (ebediyet ifade eden) “len” lafzıyla ifa de etmektedir. Bilindiği gibi Kur’ân'da hiçbir şekilde batıl bu lunmaz. Dolayısıyla ikinci ağırlığın ondan ayrılmayışı, onun masumiyetine delalet eder. Aksi takdirde kendilerinden hata, batıla delalet eden herhangi bir şey ya da masiyet sudur et mesi durumunda, Kur’ân'dan ayrılmış olurlardı. Hadisin muhtevası bunu açıkça reddetmektedir. Dolayısıyla hadis, Peygamber’in itretinin (soyunun) masumiyetine delalet eder. Buna bir de mutlak olarak her ikisine birden sıkı sıkıya yapı şılması yönündeki emrin, hiçbir şekilde kısıtlanmadığı ger çeği de eklenmelidir. Dolayısıyla bu ifade, bütün zaman ve mekânları kapsar. Peygamber’in pak neslinin, masumiyeti ih lal edecek bir tasarrufta bulunması caiz olsaydı, Allah Resulü (s.a.a) hataya düştüklerinde hatta Kur’ân'a karşı geldiklerin de bile onlara bağlı kalınmasını emretmiş olurdu ki, böyle bir şey imkânsızdır.
Yukarıda geçen hususlardan, Peygamber’in zürriyetinden ma sum olmayanların, kendisine bağlı kalınmasını …
MHD_0101 · S. 99 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i BeytHz. Fatımaİmam Aliİmam Mehdi
Yukarıda geçen hususlardan, Peygamber’in zürriyetinden ma sum olmayanların, kendisine bağlı kalınmasını emrettiği Ehl-i Beyt'in çerçevesinden çıkarıldığı anlaşılmaktadır. İbn Hacer bu hadisle ilgili yaptığı incelemede şunları söylemektedir: Haklarında kendilerine bağlı kalınması yönünde teşvik edilen kişiler, ancak Allah'ın kitabı ve Resul'ün sünneti ni bilen kişilerdir. Zira onlar havuza kadar kitaptan ay rılmayacaklardır. Daha önce aktardığımız "Onlara bir şey öğretmeyin, onlar sizden daha bilgilidir." şeklindeki hadis bunu desteklemektedir. Böylece onlar bu özellikle diğer âlimlerden ayrılmaktadır. Çünkü Allah, onlardan kiri uzak tutmuş ve onları tertemiz kılmış, onları üstün kera metlerle ve muhtelif meziyetlerle şereflendirmiştir. Bunla rın bir kısmı daha önce anlatıldı.(1) Tarihî gerçekler, bu şartın Allah Resulü'nden (s.a.a) sonra İmam Ali'de (a.s) ve onunla Fatıma'nın (s.a) çocuklarından yani Resul’ün zürriyetinden on bir imamda gerçekleştiğini ifade etmektedir. (İmam Ali’nin ve Fatıma’nın çocuklarının Hz.
Resul’ün zürriyetinden sayılmaları, Allah'ın peygamberi İsa'nın (a.s) kız cihetinden İbrahim'e nispet edilmesi gibidir.) İmamiyye Şiası onların masumluğu üzerinde icma ederken, Ehl-i Sünnet mezhepleri ise onların sevilmesi ve kötülüklerden uzak oluşları konusunda hemfikirdir. Bu mezhep müntesiple rinden hiç biri, onlarla aynı çağda yaşamış olan hükümetlerin onları zor durumda bırakmak için bu türden bir kanıt bulma yönündeki bütün çabalarına rağmen, tarihsel olarak da sabit olduğu gibi onlardan masumiyetlerini ihlal eden herhangi bir şey sadır olduğuna dair bir iddiada bulunmamıştır.(2) 4- Hz. Peygamber'in (s.a.a) sınırlama yapmaksızın "Benden sonra" ifadesinde de görüldüğü gibi, Kur’ân'a ve Ehl-i Beyt'e bağlı kalma yönündeki emrinin zamansal olarak da mutlak olduğu açıktır. Dolayısıyla bu emir, kıyamete kadar geçerli dir. Çünkü Hz. Peygamber'den (s.a.a) sonra başka elçi gel meyeceğine göre, onun getirdiği şeriat da ebedidir. Ayrıca
Kur’ân, Allah tarafından korunmuştur. Hz.
MHD_0102 · S. 103 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdi
Kur’ân, Allah tarafından korunmuştur. Hz. Peygamber’in soyu da Kur’an’dan hiçbir zaman ayrılmayacak ve sürekli onunla bir arada bulunacak olan çok değerli ağırlıktır. Dola yısıyla Kur’ân gibi itret de kıyamet gününe kadar Allah tara fından korunacaktır. Buradan da anlaşılacağı üzere, metin olarak mütevatir olan bu hadis-i şerifte insanların, son peygamber Hz. Muhammed'in (s.a.a) vasiyetiyle, sapkın amellerden kurtulmaları amacıy la, kendisine ve korunmuş olan ilahi hatırlatmaya sıkı sıkı ya tutunmaları için her çağda masumiyet sahibi ve Kur’ân'la birbirinden ayrılmayacak olan Ehl-i Beyt'ten bir temsilcinin bulunmasına kesin bir şekilde delalet vardır. Aksi takdirde, hevasından konuşmayan bir kişiden sadır olduğunda şüphe bulunmayan bu mütevatir hadisin, muhtevası batıl olurdu. Öyleyse bu çağımızda, kendisine sımsıkı sarılabileceğimiz Ehl-i Beyt'in ferdi ve temsilcisi, Nebevi itretten olan masum bir imamın bulunması gerekir. Birçok Ehl-i Sünnet âlimi, Se kaleyn hadisinde geçen bu hakikat ve delaleti fark etmişler ve onu açıkça ifade etmişlerdir. Örneğin İbn Hacer el-Heysemi şöyle demiştir: Ehl-i Beyt'e bağlı kalmaya teşvik eden hadislerde, onlar dan kendisine tıpkı aziz Kitap gibi kıyamet gününe kadar bağlı kalınabilecek birilerinin kesintisiz olarak olacağına bir işaret vardır. Dolayısıyla daha sonra yer vereceğimiz hadislerde de belirtildiği üzere, onlar yeryüzü ehlinin amanı olacaklardır: Buna daha önce aktardığımız şu ha dis de tanıktır: "Ümmetimin içerisinde her dönemde Ehl-i Beyti'mden adil kimseler vardır…"(1) Hadisin Çağımızdaki Karşılığı
Öyleyse hadis-i şerif açıkça, çağımızda Kur’ân-ı Kerim'in ya nında kendisine bağlanılacak, Peygamber'in …
MHD_0103 · S. 104 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beyt
Öyleyse hadis-i şerif açıkça, çağımızda Kur’ân-ı Kerim'in ya nında kendisine bağlanılacak, Peygamber'in (s.a.a) pak itre tinden bir önderin bulunduğuna delalet etmektedir. Hadis, aynı zamanda bu önderin masum olmasını da gerektirmekte dir. Öyleyse kimdir bu imam? Açıktır ki, ortada bu iddiada bulunan ya da söz konusu hadis-i şerifte geçen şartların kendisiyle örtüştüğü bir imam çıkma mıştır. Öyleyse onun var olduğunu ve gaybetine inanmak ge rekmektedir. Çünkü onun var olmadığını söylemek, Sekaleyn hadisinin delaleti gereği kabul edilemez. Bu anlattıklarımız birçok akli ve naklî delile dayanan, Mehdi’nin var olduğunu ve gaybette olduğunu ifade eden, geleceği vadedilen Mehdi hakkındaki Ehl-i Beyt'in akidesinin özetidir. Onun gaybeti, tıpkı bulutların gözlerden gizlemesine rağmen insanların gü neşten faydalanmasına mani olmadığı gibi, kendisinden ya rarlanılmasına mani değildir. 2- On İki Halife Hadisleri On iki halife, nakip, emir veya kayyim ifadesini içeren hadis ler, Ehl-i Sünnet tarafından muteber kabul edilen hadis kitap ları olan sahih ve müsnedler tarafından da sahih senetlerle Cabir İbn Semure'den rivayet edilmiştir. Bunun yanında Enes b. Malik, İbn Mesud, Abdullah b.
Ömer, Huzeyfe b. Yeman kanalıyla yapılan rivayetler de mevcuttur.
MHD_0104 · S. 104 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Ömer, Huzeyfe b. Yeman kanalıyla yapılan rivayetler de mevcuttur. Bütün bu hadis ler, Allah Resulü'ne (s.a.a) kadar giden rivayetlerdir. Hadisin muhtevası daha ayrıntılı ve Ehl-i Beyt'ten (a.s) gelen daha mütevatir tariklerle rivayet edilmiştir. Ayetullah Şeyh Lütful lah Safi, bu konuda 270'den fazla hadis nakletmiştir.(1) Bu hadisler, çeşitli İslam mezheplerinin üzerinde ittifak etti ği hadislerdendir. En azından bu hadislerin, üzerinde ittifak edilen kısımları üzerinde şüphe etmeyi gerektirecek bir du rum yoktur. Ancak biz burada sadece, Ehl-i Sünnet tarafın dan muteber kabul edilen metinlerle yetineceğiz. Ayrıca an laşılabilir nedenlerden dolayı, başka tariklerde mevcut olan tafsilatı barındırmamasına rağmen sonucun herkes açısından delil teşkil etmesi bakımından, bunların delaletini ve çerçeve sini belirlemeye çalışacağız. Hadislerin Lafızları Buhari, Sahih’inde Cabir b. Semure'den gelen senediyle, şu hadisi rivayet etmiştir: "Peygamber'in (s.a.a) şöyle dediğini duydum: "On iki emir olacak." Bunu dedikten sonra da işitme diğim bir şeyler de söyledi. Babam Peygamber'in (işitmedi ğim bölümünde) şöyle dediğini söyledi: "Hepsi Kureyş'tendir."(1) Bu hadisi Müslim Sahih'inde Cabir b.
Semure'den birçok tarik ve lafızla rivayet etmiştir.
MHD_0105 · S. 104–106 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Hz. MuhammedOniki İmamİmam Mehdi
Semure'den birçok tarik ve lafızla rivayet etmiştir. Bazı hadislerin lafzı şöyledir: Bu “iş” ümmetim arasında on iki imam geçmedikçe sona ermez... İnsanların işi, kendilerine on iki kişi hükmettiği müddetçe yürümekte devam edecektir…(2) … İslam on iki halifeye kadar aziz ve güçlü olacaktır. Bu hadislerin hepsi, Cabir b. Semure'nin hadisin bir bölü münü duymadığında ve hadisin kalan bölümü olan "Hepsi Kureyş'tendir." lafzının babası tarafından tamamlandığında müttefiktir. Bu ek, hadisin nakillerinin büyük bir bölümünde mevcuttur.
Tirmizi bunu "Benden sonra on iki emir olacaktır…"(1) lafzıyla, Ebu Davud ise "Bu din, on iki halife oluncaya kadar aziz olmaya devam edecektir." lafzıyla rivayet etmiştir. İnsanlar tekbir geti rip uğultu çıkardığında Resulullah'ın (s.a.a) son söylediği du yulmayınca babama "Ne dedi?" dedim. O da "Hepsi Kureyş'ten dir." buyurdu, dedi.(2) Ahmed ise Müsned'inde farklı şekillerde bu hadisi rivayet etmiştir. Bu rivayetlerden bir kısmını aktaralım: "Kıyamet ko pana kadar din kaim olacaktır…" Bazılarında ise Resulullah'ın (s.a.a) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bu din, karşısında yer alana üstün olmaya devam edecektir. Ümmetimden on iki emir ge lene kadar, ne muhalif olan ne de onu terk eden ona zarar verebi lir…" Başka bir rivayette Peygamber'in (s.a.a) bunu Arafat'ta, diğer bir rivayette Eslemi'nin recminden hemen önce Cuma günü söylediği belirtilirken, bazısında ise sözlerini şu şekilde sürdürdüğü aktarılır: "…Allah Tebareke ve Teâlâ, sizden birine bir hayır verdiğinde kendisi ve ailesinden başlasın, ben de havzun başında sizi bekliyor olacağım." Bazı rivayetlerde ise bir grup Kureyşlinin ona (s.a.a) geldiğini, bundan sonra ne olacağını ona sorduğunu, bunun üzerine Hz.
Peygamber'in (s.a.a) de "Karmaşa." dediği aktarılmaktadır.(3) Taberani, el-Mu’cemu'l-Kebir'de aktardığı …
MHD_0106 · S. 106 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiOniki İmam
Peygamber'in (s.a.a) de "Karmaşa." dediği aktarılmaktadır.(3) Taberani, el-Mu’cemu'l-Kebir'de aktardığı rivayetin başın da şu ifadenin bulunduğunu belirtir: "Bu ümmetin on iki kayyimi olacaktır, onları terk edenlerden hiç biri onlara zarar veremeyeceklerdir…"(4) Muttaki el-Hindi ise “Kenzü'l-Ummal” adlı eserinde Enes b. Malik'ten aktardığı rivayeti şu lafızlarla rivayet etmiştir: "Bu din, Kureyş'ten on iki imam (gelene kadar) kaim olacaktır. Onlar öldüklerinde, yeryüzü üzerindekilerini yutar."(1)-(2) Hadislerin İmam Mehdi'nin (a.s) Mevcut Olduğuna Dair Delaletleri Bunlar muteber Ehl-i Sünnet kaynaklarında rivayet edilen ha dislerdir. Hadislerin sunduktan sonra bunlardan elde edilen hususları açıklayacağız: 1- Hadis-i şerifin farklı rivayetlerinden çıkarılan sonuca göre bu hadis, Resul-ü Ekrem (s.a.a) tarafından mübarek ömrünün son günlerine doğru Müslümanlara verdiği önemli bir hut bede ifade edilmiştir. Rivayetler demeti, bu hadisin Arafat'ta meşhur Veda Haccı’nda söylendiğini ifade etmektedir. Bu aynı zamanda, mütevatir Sekaleyn hadisinde Kur’ân ve Ehl-i Beyti'ne bağlı olma yönünde yaptığı meşhur vasiyetini ilan et tiği hutbedir.
Daha önce de açıkladığımız gibi Sekaleyn hadi si, kıyamet gününe kadar Ehl-i Beyt'ten Kur’ân'la birlikte ken …
MHD_0107 · S. 106 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Ehl-i BeytOniki İmamİmam Aliİmam Ali Hadiİmam Mehdi
Daha önce de açıkladığımız gibi Sekaleyn hadi si, kıyamet gününe kadar Ehl-i Beyt'ten Kur’ân'la birlikte ken disine bağlı kalınacak uygun şartlara sahip insanların kesin bir şekilde bulunduğunu ifade ediyor. İşte bu hac seferinin dönüş yolunda Allah Resulü, kendisinden sonra İmam Ali'yi Müslümanların velisi ve her konuda başvurulacak tam merci olarak atayan Kur’ânî emri tebliğ etmiştir. Söz konusu üç hadis arasında yakınlık vardır. Hz. Peygam ber (s.a.a) bu hadisleri, mübarek hayatının son günlerinde ve bir arada tebliğ ederek, bu hususlara büyük ehemmiyet at fetmiştir. Ayrıca Müslümanları toplumsal ve bireysel alanda kurtuluşa götürme, kendisinden sonraki İslami sürecin doğru bir şekilde işlemesi konusunda, bu hadislerin içeriklerinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu hadislerin içeriği ve muhtevası, gelecekle ilgili bir duru mu işaret etmektedir. Bu yüzden Allah Resulü (s.a.a) için, On İki İmam hadisleriyle sadece kendisinin vefatından sonra ta rihsel bir olayı haber vermeyi kastetmiştir demek mümkün değildir. Söz konusu hadislere bu tür bir yaklaşım, bu hadis lerin bize işaret ettiği ehemmiyeti de izah edememektedir. Aksine bu hadislerin Hz.
Peygamber’in (s.a.a) son günlerinde insanlara iletilmesi, Sekaleyn hadisinde de amaç olarak açık lanan, …
MHD_0108 · S. 106 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam Mehdi
Peygamber’in (s.a.a) son günlerinde insanlara iletilmesi, Sekaleyn hadisinde de amaç olarak açık lanan, Müslümanları kendisinden sonra dalalet ve sapmadan koruma gayreti çerçevesinde anlaşılmalıdır. Dolayısıyla On İki İmam’ın veya On İki Halife’nin zikredilmesi, onların ken disinden sonra geleceklerinin haber verilmesi, Müslümanları doğru yola hidayet etme amacı gütmektedir. Yine kendisin den sonra geleceğe yönelik doğru çizgiyi koruma ve insanla ra hücceti tamamlamak amacını taşımaktadır. Bu husus, söz konusu hadisi ele almak ve tam olarak neyi kastettiğini bile bilmek için göz önüne alınması gereken önemli ve merkezî bir noktadır. Veda Haccı'ndaki Hadislerin Birbirleriyle Bağlantısı 2- Konuya bu üç hadisin tek bir konu üzerindeki müşterekli ği ışığında baktığımızda; söz konusu bu hadisin anlaşılması için Veda Haccı'nda ya da en azından Allah Resulü’nün (s.a.a) mübarek hayatlarının son günlerinde, tek bir zaman dilimi içerisinde irad ve tebliğ ettiği son iki hadisle olan irtibatının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Gerçekte ise bu üç hadis; Müslümanları doğru yola ulaştırmak amacıyla, Müslüman ların kendisinden sonraki …
MHD_0109 · S. 106 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam AliGadir-i Humİmam Mehdi
Gerçekte ise bu üç hadis; Müslümanları doğru yola ulaştırmak amacıyla, Müslüman ların kendisinden sonraki dönemdeki yönelimlerinin doğru olmasını sağlayan yol haritasının mükemmel bir şekilde çizil diği bir resimdir. Sekaleyn hadisi de daha önce de açıkladığımız gibi Allah Resulü'nün (s.a.a) vefatından sonra dalaletten kurtuluşun ancak, Kur’ân ve itretine bağlı kalmakla mümkün olabile ceğini ifade etmektedir. Bunun yanı sıra her dönemde Ehl-i Beyti'nden ve itretinden, Kur’ân'la birlikte kendisine bağlı kalmaya layık ve sapıklıktan kurtaracak bir kişinin olacağını açıklamaktadır. Gadir-i Hum hadisine gelince bu hadis, kendisinden sonraki ümmetin velisi olarak İmam Ali'nin (a.s) adını açıklamakta dır. Nasıl ki peygamberlerin sonuncusunun velayetine ya pışmak gerekliyse, onun da velayetine yapışmanın gerekli olduğunu dile getirmektedir. Bunu Allah Resulü’nün (s.a.a) Müslümanlardan, onlara kendi canlarından daha üstün oldu ğu yönünde ahit aldıktan sonra "Ben kimin mevlasıysam Ali de onun mevlasıdır"(1) sözlerinden de anlamaktayız.
On İki İmam hadisine gelince bu hadis, sayıları hadiste geçen ve ne bir aşağı ne de bir yukarı olmayan bu …
MHD_0110 · S. 106 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam AliEhl-i BeytOniki İmamİmam Mehdi
On İki İmam hadisine gelince bu hadis, sayıları hadiste geçen ve ne bir aşağı ne de bir yukarı olmayan bu imamların kalma sıyla, dinin kıyamet gününe kadar var olacağını belirtmekte ve Müslümanların onlara bağlı kalmasını istemektedir. Böylece bu üç hadisin çizdiği tablo, dalaletten kurtuluşun ve dinin varlığını korumanın ancak ve ancak Kur’ân'ı Kerim'le birlikte hiçbir dönemde eksik olmayan, ilki İmam Ali (a.s) olup sayıları on ikiyle sınırlı pak itretin imamlarına yapış makla mümkün olacağı hususudur. Ki bu hadisler, tek bir hac seferinde ya da en azından Peygamber Efendimizin (s.a.a) mübarek hayatının son günlerini kapsayan tek bir zaman dili mi içerisinde ifade edilmiş ve kendisinden sonra Müslüman ları inhiraf ve dalaletten kurtuluş yoluna götürme çabası çer çevesinde söylenmiştir. On İki Halife Kimlerdir? İslam tarihine dönüp baktığımızda, bu hadislerin incelenme sinden çıkan sonuç şudur: Hadislerde haber verilen on iki halife, İmam Ali'den başlayıp Mehdi Muntazar'la (hepsine selam olsun) sona eren On İki Ehl-i Beyt İmamı’dır. Sayıları ne bir eksik ne de bir fazladır. Bütün Müslümanlar açısından sabit olan, Hz.
Muhammed'in (s.a.a) nübüvvetini tahakkuk et tirmek üzere yine O’nun verdiği haberlerin münhasır örneği olarak …
MHD_0111 · S. 106 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiGadir-i HumHz. Muhammed
Muhammed'in (s.a.a) nübüvvetini tahakkuk et tirmek üzere yine O’nun verdiği haberlerin münhasır örneği olarak gelmişlerdir. Zaten bunlar dışında hiç kimse böyle bir iddiada bulunmamıştır. Müslümanların tamamının ittifakına göre; ilk on bir imamın vefat ettiği ve on ikinci imamın da İmamiyye'ye göre vefat etmediği sabit olmuştur. Ayrıca yukarıda geçen hadis-i şerif ler, bu imamların kıyamet gününe kadar var olduğunu bil dirmektedir. On ikinci imamın varlığına ve gaybetine, dinin onun gaybeti sırasında yine onun varlığıyla kaim olmasına inanmaktan başka yol kalmıyor. Zira onun zuhur etmediği konusunda herkes hemfikirdir. Ayrıca az önce zikrettiğimiz hadisin içeriği de bunu tasdik etmektedir. Böylece bu hadis-i şerif, İmamiyye Mezhebi’nin inandığı Mehdi’nin mevcut ve gaybette olduğuna delildir. Hadislerin Müstakil Olarak İncelenmesi 3- Az önceki hadis, Sekaleyn ve Gadir-i Hum hadislerinden bağımsız bir şekilde, bu hadislerle olan irtibat göz ardı edi lerek incelense de, sadece Ehl-i Sünnet'in kitaplarında riva yet edilen hadisin delaletlerine dayanarak benzeri sonuçlara ulaşmak mümkündür.
Bu hadislerin metinlerinde geçen "ben den sonra" ifadesinin bulunması nedeniyle, öncelikli anlamın …
MHD_0112 · S. 106 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Hz. Muhammedİmam Mehdi
Bu hadislerin metinlerinde geçen "ben den sonra" ifadesinin bulunması nedeniyle, öncelikli anlamın Müslümanlara, Hz. Peygamber’den (s.a.a) sonra on iki şahsın geleceğini haber vermektir. Bir başka ifadeyle bu halifelik, onun vefatıyla kıyamete kadar olan süre içerisinde meydana gelecektir. Zira hadisin başında geçen "elbette bu iş, sona erme yecektir" ifadesinden de çıkan anlam budur. Nitekim Sahih-i Müslim'in yanı sıra diğer hadis kitaplarında hadislerin başka biçimleri, buna delalet etmektedir. Bu yüzden hadis-i şerifin içerdiği sıfat ve delaletler, Allah Resulü'nden (s.a.a) sonra kıyamete kadar on iki şahıstan fazla sına uygulanamaz. Aksi takdirde Peygamber Efendimiz (s.a.a), bu işi söz konusu sayıyla sınırlamazdı. Bu kişiler kimlerdir? Bu soruya cevap vermek için ilk önce imamların belirlenen niteliklerini bilebilmeliyiz. Bunun için hadis-i şerifin metin lerine dönelim ve sonra da bunların kime uyduğunu tespit edelim. Hadislerde ifade edilen nitelikler; onların emirler olduğu, Kureyşli ve halife oldukları, İslam'ın onların sayesinde aziz kalacağı, dinin onlarla kaim olacağı, ümmet üzerinde kayyim oldukları, bazılarının onları terk edecekleri ve onlara düş manlık yapacaklarıdır.
Şimdi bütün bu sıfatları tek tek ince leyelim. Kureyş'e mensubiyetin anlamı açıktır.
MHD_0113 · S. 106–112 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Şimdi bütün bu sıfatları tek tek ince leyelim. Kureyş'e mensubiyetin anlamı açıktır. İslam mezheplerinin büyük bir bölümü, bu şartın imamette aranan şartlardan ol duğu üzerinde hemfikirdir. "Halife" ya da "emîr" gibi sıfatla ra gelince buradan çıkan ilk anlam, Allah Resulü’nün (s.a.a) halefi olacak ve Müslümanlara önderlik edecek yahut onla rın veliyy-i emri olacak kişilerdir. Anlatılan bu niteliklerle,
Peygamber’in (s.a.a) vefatından sonra Müslümanların siyasi yönetimini bilfiil üslenen kişiler mi kastedilmektedir? Açıktır ki, mezkûr vasfın bu manaya hamledilmesi mümkün değildir. Zira Ehl-i Sünnet Mezhebi’nin müntesibi kardeşleri mizde bile, bu yorumla çelişen başka sahih hadisler mevcut tur. Bu hadislerde hilafetin bu anlamda otuz seneden fazla sürmediği, ardından krallığa dönüştüğü ifade edilmektedir.(1) Hâlbuki hadis, kesintisiz bir şekilde kıyamete kadar on iki imamın var olacağını beyan etmektedir. Öyleyse hadis-i şe rifin anlamını, fiilen iktidara oturmuş olan kimselerle sınırla manın anlamı yoktur. Tarihin Delaleti Buna bir de İslam tarihinde yaşananların halifenin bu anla ma gelemeyeceğini gösterdiğini eklemek gerekir. Zira Hz. Peygamber'in (s.a.a) vefatından sonra iktidara gelen ve bu şekilde halife olarak isimlendirilen Müslümanların sayısı on ikiyi çok aşmaktadır. Evet, hadis-i şerifte kastedilen on iki kişiden bazılarının, yö netimin başında olan kişilerden olmasını söylemek müm kündür. Onlar da naslarda geçen niteliklere haiz olan kim selerdir. Fakat bir şekilde yönetime gelmiş olmaları, onların hadis-i şerifte geçen emîr ve halife kapsamında yer almama larını gerektirmez.
Daha önce de belirtildiği gibi hilafet ve emîrlik, Müslüman ların arasında bilinen ve dolaşımda olan …
MHD_0114 · S. 113 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Hz. Muhammedİmam Mehdi
Daha önce de belirtildiği gibi hilafet ve emîrlik, Müslüman ların arasında bilinen ve dolaşımda olan anlamıyla, hilafetin hızla yok oluşunu açıklayan hadis-i şeriflerin muhtevasına zıttır. Ayrıca bu durum, onların İslam tarihinin çeşitli dönem lerine serpiştirilmiş olmalarını gerektirir. Hâlbuki bu, hadis-i şeriften çıkarılan diğer delaletlere uymayıp nakzetmektedir. Çünkü bu mefhumun örnekleri uzun bir süreden beri kesinti ye uğramışken, bu hadis söz konusu on iki halifenin kıyamet gününe kadar, -ileride de göreceğimiz gibi- varlığının kesin tisiz bir şekilde sürekliliğini gerektirmektedir. Dolayısıyla bu hadisteki "halife"nin anlamını, siyasi yönetimi doğrudan üstlenmekten daha geniş bir şekilde anlamak ge rekir. Bir başka ifadeyle burada Allah Resulü’ne haleflikten kasıt, dinle ilgili vasilik, ümmet üzerinde velayet ve ümmeti doğru yola sevk etmektir. İster halife pratik olarak yönetim işini yürütsün, ister yürütmesin. Nitekim Hz.
Resulullah, gerek Mekke'de davetini gizlice yaymağa çalıştığı dönemde yahut davetini açıkça ortaya koyup müşriklerin eziyetlerine maruz kaldığında, gerekse Medine'ye hicret ederek devleti ni kurup yönetim işini üstlendiği dönemde bu önemli görevi her zaman yerine getirmekteydi. Hz. Peygamber hak dini ida re ve sevk etmekte, onu korumakta ve her türlü şart altında insanları dine çağırmaktaydı. (Bu göreve en layık kişi o olsa bile) yönetim işini üstlenmesinin, bu görevin yerine getiril mesiyle bir alakası yoktu. Bu hususa Peygamber Efendimizin (s.a.a), Ahmed b. Hanbel ve diğer hadis kitaplarında Abdullah İbn Mesud'dan nak len rivayet edilen hadislerde bahsi geçen; on iki imamı, Benî İsrail'in on iki nakibine ve Musa'nın (a.s) vasilerine benzet mesi işaret etmektedir.(1) Bu hadis-i şerif bazı naslarında, aynı zamanda onların varlıklarıyla dinin kaim olması yani korun ması arasında bir bağlantı da kurmaktadır. Demek ki onlar, Allah Resulü'nün (s.a.a) vasileri, din üzerindeki vasilikte ve dine hidayet etmede onun halifeleridir.
On İki Halifenin Varlığının Kesintisiz Oluşu Bu sıfat yani dinin onlarla kaim olması, onların Peygamber’in …
MHD_0115 · S. 113 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiGadir-i Hum
On İki Halifenin Varlığının Kesintisiz Oluşu Bu sıfat yani dinin onlarla kaim olması, onların Peygamber’in (s.a.a) vefatıyla kıyamet günü arasında kalan zaman dilimin de var olduklarına/olacaklarına delalet eder. Çünkü dinin kaim olmasının onlara bağlı olduğu göz önünde bulunduru lacak olursa, onların bir silsileyi takip etmeden çeşitli zaman lara serpiştirilmiş olmaları ve belirli bir zaman diliminde bu lunmamış olmaları, İslam'ın kaybı ve bazı zamanlarda dinin kaim olmaması anlamına gelir. Bu da hadis-i şerifin içerdiği “Bu din… aziz olmaya devam edecektir." ya da “din kaim olacak tır.” ifadelerinin delaletiyle çelişmektedir. Buradan hareketle İslam tarihi boyunca çeşitli zamanlara ser piştirilmiş şahısların, söz konusu hadis-i şerifin örnekleri ve mısdakları olması mümkün değildir. Aksine hiçbir zaman di liminde eksik olmamaları gerekir ki, varlıkları kesintisiz sür müş olsun. Aynı şekilde dinin onlarla kaim olması ve Allah Resulü'ne (s.a.a) halef (halife) olmaktan kasıt; birinci derecede hak din üzerinde vasiliği, dinin korunmasını, ona davet ve hidayet et meyi içeren kapsamlı bir anlamdır.
Bu durum, yukarıda işa ret edilen Gadir-i Hum hadisinde olduğu gibi onların ümmet üzerinde kaim olmalarını ve Peygamber'in (s.a.a) sahip oldu ğu nebevi velayetten kaynaklanan, ümmet üzerindeki meşru velayet görevine uygun olmalarını sağlar.
Bu da dini korumaya ve insanları bu dine hidayet etmeye layık olmaları için, birinci derecede hak dini …
MHD_0116 · S. 115 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Bu da dini korumaya ve insanları bu dine hidayet etmeye layık olmaları için, birinci derecede hak dini bilmelerini ve buna uygun bir şekilde amel etmelerini gerektirir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.a) onların niteliklerini bu hadisin bazı bö lümlerinde geçen şu sözleriyle anlatmıştır: "Her biri hidayet ve hak din ile amel ederler."(1) Yukarıda geçen hususların ışığında, hadis-i şerifin onlar hak kında belirttiği diğer nitelikleri anlayabiliriz. Birincisi, onlar ihanet ve düşmanlık türlerinin birçoğuna maruz kalacaklar dır. (Eğer düşmanlıklar çok olmasaydı zikre değer olmazdı.) Ancak yapılan düşmanlıklar, onlara zarar vermeyecektir. Yani meydana gelebilecek bütün zorluklara rağmen bu düş manlık ve ihanetler, dinin kaim olup korunması, dinin izze tine sahip çıkılması gibi konularda onları, temel görevlerini yerine getirmekten alıkoyamayacak ve zarar veremeyecektir. Müslümanların başında bulunan siyasi sistemler, tüm çağ larda birçok zillet ve aşağılanmaya maruz kalan tarihsel dö nemlere tanıklık ettiği ve yönetimi Allah Resulü'nün (s.a.a) hilafetinden en uzak insanların üstlendiği hâlde, dinin bekası onlara bağlı kalacaktır.
Bunlar, Ehl-i Sünnet kardeşlerimizin en muteber hadis kitap larındaki rivayetlere uygun bir şekilde, hadis-i …
MHD_0117 · S. 115 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam Mehdi
Bunlar, Ehl-i Sünnet kardeşlerimizin en muteber hadis kitap larındaki rivayetlere uygun bir şekilde, hadis-i şerifin delale tinden çıkartılan on iki imam halifelerinin nitelikleridir. Bü tün bu nitelikler kime uymaktadır? İtret İmamları, Hadislerin Tatbik Ettiği Tek Örnek Tarihî hadiseler, bu hadis-i şeriflerde anlatılanların sadece ve sadece Nebiyy-i A’zam’ın (s.a.a) itretinden olan on iki imam la örtüştüğünü ortaya koymaktadır. Bilindiği gibi, tarihte de gördüğümüz şekliyle bu sayıya sahip olanlar sadece onlardır. Hadis-i şerifin delaletlerinden çıkartılan nitelikler sadece on lara uymaktadır. Buna az sonra işaret edeceğiz: Tatbikin delilleri: Birincisi: Hadis, açık bir şekilde on iki imamın söz konusu niteliklere ve dini kaim kılmak için gereken ehliyeti sağlaya cak sıfatlara sahip olmaları gerektiğine delalet eder. Farklı bir ifadeyle bu imamların hepsi, -Allah Resulü'nün (s.a.a) yaptığı gibi- dinin savunulması, tebliği ve korunmasıyla il gili tek bir hat ve yöntemi izlemeleri gerekir. Bu nitelikler, Peygamber'in (s.a.a) ilimlerinin onlarda olduğunu sabit kıl mıştır.
Ayrıca bu, Peygamber’in (Sekaleyn hadisinde ifade edildiği gibi) dalaletten kurtulmak için kendilerine sımsıkı yapışmanın elzem olduğunu söylediği nebevi itretin pak imamlarında tecessüm etmiştir. İçlerinde dört Sünni mezhep imamlarının da bulunduğu Müslümanların önemli bir bölümünün, dinî ilimleri onlardan aldıkları tarihsel bakımdan kesindir. Yine çeşitli İslam mez heplerinden yapılan rivayetlerde herkesin onlara başvurdu ğunu, dinî ilimlerde onlara muhtaç olduklarını, kendilerinin ise bunlardan müstağni olduklarını göstermektedir.(1)
Tüm bunlara ilaveten onların hayatları, kendilerinin İslam'ı savunmaya, ilimleri yaymaya, İslam dünyasında …
MHD_0118 · S. 117 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Cafer Sadıkİmam HüseyinKerbelaİmam Hasanİmam Mehdiİmam Muhammed Bakırİmam Zeynelabidin
Tüm bunlara ilaveten onların hayatları, kendilerinin İslam'ı savunmaya, ilimleri yaymaya, İslam dünyasında fikrî saldı rıların yaşandığı dönemlerde Müslümanlara yardım etmeye ne kadar düşkün olduklarını bizlere göstermektedir. Onların, Allah’a inanmadıklarını iddia edenler ve başka din taraftar larıyla girdikleri tartışmalar, onlara karşı verdiği mücadele ler, Müslümanların kitaplarında yazılıdır. Bu da açıkça dinin onlarla kaim olduğunu, bu hususta Resul-ü Azam'a (s.a.a) en güzel şekilde halifelik yaptıklarını ve Müslümanların li derliğine ehil olduklarını gösterir. Örneğin bu hususu Zehebî açıklamaktadır. Kendisi İmam Hasan, İmam Hüseyin, İmam Seccad ve İmam Bakır'ın (Allah'ın selamı üzerlerine olsun) ima mete ehliyetli olduklarını söyledikten sonra şöyle demektedir: "Cafer Sadık da böyleydi, şanı yüce ve ilim önderlerindendi, idareye Cafer-i Mansur'dan daha layıktı.
Oğlu Musa ise bü yük yetenekleri ve iyi ilmi olan bir kişiydi, hilafete Harun'dan daha liyakatliydi.(1) İkincisi: İmamların (Allah'ın selamı üzerlerine olsun) hayat hikâyeleri, hadis-i şerifin on iki imamın saldırı ve ihanetlere maruz kalacaklarını, ancak daha önce aktardığımız gibi bu nun, dinin savunması ve korunmasıyla ilgili temel görevleri ni yerine getirmelerine engel olmayacağını ifade eden muhte vasıyla uyum içerisindedir. Tarihsel olarak, onları yok etmek için hiçbir çabayı esirgemeyen hâkim yönetici sınıf tarafın dan eziyet ve şiddetli takibe maruz kaldıkları kesin olarak bilinmektedir. Kerbela vakasında Hz. Hüseyin'in (a.s), Ehl-i Beyti'nin ve taraftarlarının başına getirilenleri, İmamların hapse atılmalarını, terörle tehdit edilmelerini, zehir vb. şeyle suikasta maruz kalmalarını -öyle ki bu iş nihayet imamların sonuncusu olan on ikinci imamın (a.s) gaybetini gerektir di- buna örnek verebiliriz. Ancak maruz kaldıkları tüm bu şiddet, zulüm, düşmanlık ve ihanet onların, dedeleri Allah Resulü’nün (s.a.a) sünnetini koruyup tebliğ etmelerine engel olmamıştır.
Zira kendilerinden yapılan rivayetler ve kendi ekollerinden olan ulemanın kitaplarında yazılmış olanlar, in …
MHD_0119 · S. 117 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Zira kendilerinden yapılan rivayetler ve kendi ekollerinden olan ulemanın kitaplarında yazılmış olanlar, in sanoğlunun bireysel ve toplumsal planda ihtiyaç duydukları şeylerle doludur.(1) Üçüncüsü: Onların varlıkları, dedeleri Allah Resulü’nün vefa tıyla kıyamet günü arasında kesintisiz bir şekilde var olacak larına dair hadisin delaletiyle örtüşmektedir. Düşmanlarının saldırıları ve dostlarının ihanetleri, bu altın silsilenin kesilme sini sağlayamayacaktır. Her ne kadar bu saldırılar, imamların sonuncusu olan İmam Mehdi'nin (a.s) ortadan kaybolmasına yol açsa da o, gaybet perdesinin arkasında dinin korunması görevini çeşitli metotlarla ifa edecektir. Hadis-i şerifte de be lirtildiği gibi bu metotlar, bulutlar ne kadar güneşi gözlerden perdelerse perdelesin, onun varlığından güneşten yararlanıl dığı gibi yararlanılacağını ispat etmiştir.(2) Böylece dinin yaşanmasının kendilerine bağlı olması nedeniy le, kıyamete kadar kesintisiz bir şekilde varlıklarını sürdüren halifelerin sayısını on iki imamla sınırlaması ve Peygamber'in
(s.a.a) vefatıyla kıyamete kadar olan zaman dilimi arasında ki sürenin ortaya çıkardığı zahirî tutarsızlık, …
MHD_0120 · S. 119 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i BeytOniki İmamHz. Muhammed
(s.a.a) vefatıyla kıyamete kadar olan zaman dilimi arasında ki sürenin ortaya çıkardığı zahirî tutarsızlık, Ehl-i Beyt (a.s) Medresesi akidesinin hadis-i şerifi açıklamasıyla tamamen netlik kazanmaktadır. Böylece Hz. Peygamber’den gelen bu rivayet, Müslümanların sıhhati üzerinde birleşerek İmam Mehdi'nin (a.s) varlığına ve gaybetine delalet eden hadis-i şeriflerden olmaktadır. Çünkü bu hadisin muhtevasına göre, onlara yapılan ihanetler sebe biyle sonuncuları olan İmam Mehdi’nin kaybolması, nebevi itretten gelen on iki imamın dışındakilere uymamaktadır. Mehdi’nin On İki Halifenin Sonuncusu Olduğu Üzerinde İttifak Ehl-i Sünnet âlimlerinin büyük bir bölümünün, beklenen Mehdi’nin Hz. Resul’ün (s.a.a) dinî halifelikleri hakkında ha ber verdiği on iki imamın on ikincisi olduğu yönündeki Ehl-i Beyt akidesini onaylaması, bunu desteklemektedir. Nitekim Ebu Davud’un, Sünen’inde(1) İbn Kesir’in Tefsir’inde(2) vb. âlimlerin ifade ettikleri şeyler, bunun örneğidir.
Bunu ayrı ca İslam Dünyası Birliği'nin Genel Sekreterliğine bağlı Fıkıh Konseyi, Kenya'dan bir Müslümanın vadedilen Mehdi ile ilgili sorduğu fetvada bunu şu şekilde açıklamıştır: "O [Va dedilen Mehdi], Nebi Efendimizin (Allah’ın salatı ve selamı üzerine olsun) sahih hadis kitaplarında haber verdiği on iki raşid halifenin sonuncusudur...(1) Belki de onların bu konudaki dayanakları, bu ümmetin son emirinin vadedilen Mehdi olduğunu ifade eden, on iki imam hadisinin bahsettiği delaleti anlatan, Allah'ın emriyle zahir ve kaim olan ümmet hadisi olabilir. 3- Allah'ın Emriyle Kaim Olan Galip Ümmet Hadisi Bu hadis, Kütüb-i Sitte'de ve Ehl-i Sünnet Mezhebi’nden kar deşlerimizin diğer muteber rivayet kitaplarında, farklı tarik lerle rivayet edilen meşhur hadislerdendir. Örneğin Ahmed b. Hanbel, bu hadisi yirmi yedi farklı tarikle rivayet etmiştir.(2) Buhari bu hadisi Sahih’inde şu lafızla rivayet etmiştir: "Ümmetimden bir grup sürekli düşmanlarına üstün ge leceklerdir.
Allah'ın emri kendileri üzerine gelene kadar onların bu üstünlükleri devam edecektir."(3) Teyalisi …
MHD_0121 · S. 119–121 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Hz. Muhammedİmam Mehdi
Allah'ın emri kendileri üzerine gelene kadar onların bu üstünlükleri devam edecektir."(3) Teyalisi Müsned’inde hadisi şu lafızla rivayet etmiştir: "Ümmetimden bir grup Allah Azze ve Celle’nin emri [kı yamet] gelinceye kadar sürekli hak üzere olacaklardır.(4) Buhari Sahih'inde, ayrıca Müslim ve Ahmed b. Hanbel bu ha disi şu lafızla da rivayet etmişlerdir:
"Allah, Kendisi için hayır istediği kimseyi dinde fakih kı lar. Bu ümmetten bir topluluk, sürekli Allah'ın emri üze re kaim olacaktır. Allah'ın emri (kıyamet saati) gelinceye kadar onlara karşı çıkanlar, onlara zarar veremeyecektir; onlar insanlara üstün gelecektir."(1) Müslim, Ahmed b. Hanbel ve diğerleri bu hadisi, Cabir b. Se mure'den şu lafızla rivayet etmişlerdir: "Bu din, kıyamet saatine kadar bir grup Müslüman kendi si için savaşıncaya kadar kaim olacaktır."(2) Aynı lafız içerisinde, Hz. Peygamber’in (s.a.a) bu hadisi Veda Haccı’nda söylediği geçmektedir. Cabir, Kureyş'ten olan on iki halife hadisini rivayet eden sahabidir. Müslim'in bir rivayetinde ise hadisin lafzı şöyledir: "Sürekli ümmetimden bir grup Allah'ın emri üzere sava şır; düşmanlarına karşı zafer kazanır. Onlar böyle olduk ları müddetçe kıyamet saati gelene kadar onlara karşı çı kanlar onlara zarar veremezler."(3) Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde sahih olarak İmran b. Husayn’dan tahriç ettiği rivayette, Hz. Resulullah’ın şöyle bu yurduğu geçer: “Ümmetimden hak üzere olan bir grup sürekli Allah'ın emri gelene kadar kendilerine karşı koyanlara üstün gelir ler. O zaman İsa İbn Meryem iner.”(4)
Müslim ve Ahmed'in rivayetinde ise hadisin lafzı şöyle geç mektedir:
MHD_0122 · S. 122 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamHz. Muhammedİmam MehdiGadir-i Hum
Müslim ve Ahmed'in rivayetinde ise hadisin lafzı şöyle geç mektedir: Ümmetimden hak üzere savaşıp da galip gelen bir toplu luk, kıyamete kadar var olacaktır. Dedi ki: Meryem oğlu İsa iner ve onların emirleri: Gel ve bize namaz kıldır, de diğinde o da: Hayır, Allah’ın bu ümmete ikramı olarak siz birbirinize emîrlik yapacaksınız."(1) Müslim, Ahmed b. Hanbel ve Hakim'in kendisinden yaptığı rivayete göre, Cabir b. Semure'nin ifade ettiği gibi yukarıda geçen bu hadis-i şerif, Veda Haccı sırasında söylenmiştir. Bu hac aynı zamanda Allah Resulü'nün (s.a.a) Sekaleyn, Gadir-i Hum ve On İki İmam hadislerini tebliğ ettiği hacdır. Dola yısıyla bu hadis, Müslümanların hidayete ulaştırılması, ken disinden sonraki sürecin sağlıklı işlemesi ve onların cahiliye ölümü üzere ölmemeleri için uygulanan nebevi planın bir parçası olarak gelmiş olup, daha önceki hadislerin sahip ol duğu anlam demetinden uzak değildir. Bu hadis-i şerif ve On İki İmam hadisleri üzerinde düşünen kişi, konuyla ilgili dile getirilen niteliklerin ortak olmalarında da görüldüğü gibi her iki hadisin aynı konudan ve mısdak lardan bahsettiğini görür. Özellikle de dinin kaim olup ko runması, ikinci hadiste bahsedilen Allah'ın emri üzerine kaim olan galip bir ümmetin varlığı ve birinci hadiste bahsedilen on iki imamın varlığıyla bağlantılı olarak gündeme getirilme si, bu delaleti daha açık ve net kılmaktadır.
Çünkü bu, onların din üzerinde kaim olmaları, hak dinin bi linmesi için kendisine başvurulacak yegâne merci …
MHD_0123 · S. 123 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam Mehdi
Çünkü bu, onların din üzerinde kaim olmaları, hak dinin bi linmesi için kendisine başvurulacak yegâne merci olmaları ve bu yüzden de düşmanlığa ve ihanete maruz kaldıkları anla mına gelir. Bu düşmanlık ve ihanetin, söz konusu topluluğun temel görevi olan hak dini savunma ve koruma görevinin ifa sına temelde bir zarar veremeyeceği, iki hadisin dile getirdiği ortak noktadır. Az önce içeriğini gördüğümüz, üstün gelen bir ümmetin var lığından bahseden hadislerin metni açık bir şekilde, on iki imam hadisinin zımnen imamların varlığının kıyamet günü ne kadar devam edeceği şeklindeki delaletini teyit etmekte dir. Yine bu hadis, onların esas görevleri olan hak dinin mü dafaası konusunda, buna herkesten daha fazla layık oldukları halde yönetimi fiilen üslenip üslenmemelerinin bu hususta herhangi bir tesiri olmaksızın, Allah Resulü'ne (s.a.a) halef olduklarını da desteklemektedir. Ayrıca bu hadis, üstün gelen ümmetin emîrlerinin sonun cusunun, on iki imam hadisinin zımnen delalet ettiği gibi vadedilen Mehdi olduğunu açıklamaktadır.
Bu hadis ısrar la İsa'nın (a.s) nüzulüne kadar yaşayacağını, İsa’nın üstün gelen ümmetin bu emîrine destek …
MHD_0124 · S. 123 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam Mehdi
Bu hadis ısrar la İsa'nın (a.s) nüzulüne kadar yaşayacağını, İsa’nın üstün gelen ümmetin bu emîrine destek vererek onun arkasında namaz kılacağını izah etmektedir. Bu olay, Müslümanların ittifakıyla İmam Mehdi (Allah zuhurunu çabuklaştırsın) ile bağlantılıdır. Galip ümmet hadisi, az önce geçen hadislerde açıkladığı gibi, on iki imamın Allah'ın emriyle kaim olan hak imamlar olduğunu da açıklamaktadır. Onlar, Allah Resulü'nün (s.a.a) hilafeti ve onun şeriatına vasi olma hususunda, birbirleriyle uyumlu tek bir çizgiyi temsil etmektedirler. Bu çizgi, kıyamet gününe kadar hiçbir kesintiye uğramadan sürüp gidecektir. Bunun anlamı, fiilen yönetimde bulunan İslam devleti ha lifelerinin, hiçbir şekilde hadiste bahsedilen on iki imamlar olamayacağı anlamına gelir. Dolayısıyla yukarıda geçen iki hadisteki delaletleri göz ardı ederek, on iki imamın delale tini bir şekilde Peygamber'den (s.a.a) sonra yönetime geçen kimselerde bulmaya çalışanların tümü garip yollara sapmış lardır. Bu nedenle, ne bu hadisi şeriflerin delaletleriyle ne de tarihî olaylarla örtüşen makul bir örnek getirememişlerdir.
Farklı görüşler içerisinde olmuşlar ve hadis-i şeriflerin açıkla dığı hususlar hakkında uyumsuz tevillerde …
MHD_0125 · S. 123 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiOniki İmamİmam Aliİmam Hüseyin
Farklı görüşler içerisinde olmuşlar ve hadis-i şeriflerin açıkla dığı hususlar hakkında uyumsuz tevillerde bulunmuşlardır. Hâlbuki tüm bu söyledikleri, Resul-ü Ekrem'in (s.a.a) Allah’ın emriyle kaim olan bu imamları haber vermesiyle amaçladığı, Müslümanları onlara yönlendirip onlara sımsıkı yapışmaya davet etme hedefiyle tamamen çelişmektedir. Çizgi ve yöntem açısından hak dinin temsili hususunda, Al lah Resulü'ne (s.a.a) halef olmak için İmam Ali (a.s) ile Mua viye, İmam Hüseyin (a.s) ile Yezid arasında nasıl bir insicam olabilir ki? Muaviye ve Yezid gibi kimseleri, dini kaim kılan on iki halife olarak görebilir miyiz?! Hz. Peygamber’in (s.a.a) galip ümmet ve on iki imam için buyurmuş olduğu vasıflar, yani onların hak üzere olup Allah'ın emrini ikame etmeleri ve Resulü’nün halifeleri olmaları gibi vasıflar, Yezid b. Muavi ye ya da Velid b. Abdülmelik gibileri için nasıl geçerli olabi lir? Onların hayat hikâyeleri, onların dini ve Allah Resulü'nü (s.a.a) temsil etmeye en uzak kimseler olduğuna tanıktır.
Bunlar, hadislerde yer alan bu imamların ardı ardına ve ke sintisiz bir şekilde gelmiş olmaları delaletini …
MHD_0126 · S. 123 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Ali Hadiİmam Mehdi
Bunlar, hadislerde yer alan bu imamların ardı ardına ve ke sintisiz bir şekilde gelmiş olmaları delaletini inceleyip başka niteliklerin onlara uymadığını göremeyen ulemanın, on iki imamın örnekleri ve mısdakları hakkında ileri sürdükleri görüşlerin bazılarıdır. Buna ayrıca, hadislerde bulunan bu imamların kıyamet gününe kadar devam edecekleri yönün deki açıklamaları göz ardı etmiş olmalarını da eklemek ge rekir. Zira onların gösterdikleri örnekler, Emevi çağının sona ermesiyle bitmektedir.(1) Diğer nitelikleri Müslümanları bilfiil yöneten kişilere uygu lamaya çalışanlar, onların varlıklarının kesintisiz olacağı hu susunu göz ardı etmişlerdir. Şöyle ki; Muaviye'den Ömer b. Abdülaziz'e kadar olan halifeleri bir kenara bırakarak Ömer b. Abdülaziz'i on iki halifenin beşincisi ya da altıncısı yapmış lardır. Yine Abbasi halifeleri arasında seçme yaparak, hadi sin anlattığı niteliklere en yakın gördükleri kişileri halife ilan etmişlerdir. Buna rağmen yine de sayı tamamlanmamıştır.
Ardından Suyuti, geriye kalan ve gelmesi beklenilen iki ta nesinden birinin Ehl-i Beyt’ten olan Mehdi …
MHD_0127 · S. 123 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Oniki İmamİmam MehdiEhl-i BeytHz. Muhammed
Ardından Suyuti, geriye kalan ve gelmesi beklenilen iki ta nesinden birinin Ehl-i Beyt’ten olan Mehdi olduğunu ifade ederken, diğerinin durumunu ise ne kendisi ne de başkası bilmektedir.(2) Bu hadis-i şerifler üzerinde objektif bir şekilde düşünmüş ol salardı; Allah Resulü'nün (s.a.a) itretinden olan On İki İmam’a tamamıyla uyan açık delalete dayanarak İmamlar’ın kıyamet gününe kadar kesintisiz bir şekilde ardı ardına gelecekleri görüşünü dikkate alırlardı. Neticede On İkinci İmam’ın va dedilen Mehdi (a.s) olduğunu, onun gaip olduğu sırada bile dinin korunması görevini gizli bir şekilde de olsa yerine getir meye devam edeceğine, (önceki hadislerin ve daha sonra nak ledeceğimiz hadislerin de ifade ettiği üzere) böylece Allah'ın mahlûkatı üzerindeki hüccetini tamamladığına kanaat getire rek, bu uyumsuz tevillere ve şaşırtıcı yollara sapmaya ihtiyaç duymamış olurlardı. 4- Hiçbir Çağın Cahiliye Ölümünden Kurtaran Kureyşli Bir İmamdan Eksik Olmaması Bu da iki fırka tarafından rivayet edilmiş hadis-i şeriflerden dir. Biz burada, Ehl-i Sünnet nezdinde muteber olan kitaplar da bulunan rivayetleri seçtik. Buhari ve Müslim Sahih'lerinde, Ahmed b.
Hanbel Müsned'inde ve diğer kitaplar da kendi se netleriyle Peygamber Efendimizin (s.a.a) bu hadisini rivayet …
MHD_0128 · S. 123 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
Hz. Muhammedİmam Mehdi
Hanbel Müsned'inde ve diğer kitaplar da kendi se netleriyle Peygamber Efendimizin (s.a.a) bu hadisini rivayet etmişlerdir: "Bu iş yeryüzünde insanlardan iki kişi kalıncaya kadar Kureyş'tedir.”(1) Ahmed Müsned'inde, İbn Hibban Sahih'inde, Tayalisi Müs ned'inde, Taberani, Heysemi ve diğerleri birbirlerine yakın lafızlarla, Allah Resulü'nden (s.a.a) yapılan farklı isnatlarla şöyle rivayet etmişlerdir (lafız Tayalisi'ye aittir): "İmamsız ölen, cahiliye ölümü üzere ölmüştür; itaatten elini çeken kişi kıyamet günü hüccetsiz olarak gelir."(2) İbn Hibban bu hadise, anlamını şu şekilde yorumlayarak katkıda bulunmuştur: "Ebu Hatem dedi ki: Peygamber Efen dimizin (s.a.a) ‘cahiliye ölümü üzere ölür’ şeklindeki sözünün anlamı şudur: Kim, insanları Allah'a itaate çağıran ve olaylar sırasında İslam'ın onunla kaim olacağı bir imamının olduğu na inanmadan ve nitelikleri bizim anlattıklarımıza uymayan insanlara bağlanmaya kani olarak ölürse, cahiliye ölümü üze rine ölmüş olur."(1) Kitap ve Sünnet'te “Emr” Kelimesinin Anlamı Birinci hadiste, yeryüzünde insanoğlu bulunduğu müddetçe "emr"in Kureyş'te olacağı açıklanmış, yeryüzünde bir Ku reyşlinin hiçbir zaman eksik olmayacağı ve "emr"in de ona ait olduğu açık bir şekilde beyan edilmiştir.
Burada “emr”den maksat nedir? Bunu Müslümanların zahirî yönetimine teslim olmak şeklinde yorumlamak mümkün …
MHD_0129 · S. 123 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Burada “emr”den maksat nedir? Bunu Müslümanların zahirî yönetimine teslim olmak şeklinde yorumlamak mümkün müdür? Cevap: Tarihî olaylar bu yorumu tekzip etmektedir. En azın dan Abbasi hilafetinin düşüşünden bugüne kadar bilindiği gibi Kureyşli bir Müslümanın başında olduğu bir yönetim bulmak mümkün değildir. Dolayısıyla "emr" kelimesinin, Al lah Resulü'ne (s.a.a) ve genel anlamda dine vasi olma, onu koruyup savunma ve insanları bu dine hidayet etme gibi ko nularda halef olmanın dışında bir yoruma sapmak mümkün görünmemektedir. Bu söz konusu hususlar, o insanı Müslü manların önderliğini üstlenmeye ve zahirî yönetimini yürüt meye liyakatli kılmaktadır. "Emr" burada, Nisâ Suresi'ndeki itaat ayetinde geçen 'emr'le aynı anlama sahiptir: "Ey İman edenler, Allah'a, Resulü'ne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin."(2)
Bu ayet aynı zamanda, ulu'l-emr (emir sahipleri) olan kişilerin masumluklarına delalet eden ayettir.
MHD_0130 · S. 128 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i Beyt
Bu ayet aynı zamanda, ulu'l-emr (emir sahipleri) olan kişilerin masumluklarına delalet eden ayettir. Çünkü birincisi, itaate emredilme konusunda Allah Resul’üyle (s.a.a) ortaktır. İkin cisi Allah, bu ayette emir sahiplerine itaati, kati ve kesin bir surette emretmiştir. Fahreddin Razi'nin Tefsir’inde de ifade ettiği gibi kendisine itaatin kesin ve mutlak bir şekilde emre dildiği kimsenin muhakkak hatadan masum olması gerekir.(1) Çağımızda bu “emr”in kendisine ait olduğu, dinin kendisiy le kaim olduğu, masumiyet sıfatına haiz, dinin korunması ve insanların bu dine hidayet edilmesinde Allah Resulü'ne (s.a.a) halef olacak bir Kureyşlinin bulunması gerekir. Zira az önce geçen hadis metninin bizlere söylediği gibi, hiçbir çağ böyle bir halef örneğinden eksik olmayacaktır. Böyle bir id diada bulunmuş zahir bir imam olmadığından dolayı onun var olduğunu, gizlenip gaybette olduğunu, dinin korunması görevini yerine getirdiğini söylemek gerekir. Çünkü ancak bu görüşle hadisin şerifin içeriği doğrulanabilir. İşte Ehl-i Beyt'in Hz. Mehdi ve onun gaybetiyle ilgili akidesi budur. Buna bir de on iki halifeyle ilgili hadislerin, bu anlamda Pey gamber’in halifelerini kıyamete kadar on ikiyle sınırlamasını da eklemek gerekir. Daha önce söz konusu hadislerin İmam Mehdi'nin varlığına ve gaybetine yönelik delaletleri açık lanmıştı. Bu yüzden her çağda mutlaka Kureyşli bir ima mın bulunduğu yönündeki ifade, söz konusu delaleti teyit etmektedir. Aynı delalete, zamanın imamını tanıma ve ona tabi olma ge rekliliğini ifade eden hadislerden de ulaşmak mümkündür.
Daha önce sunulanlar sadece bunun bazı örnekleriydi.
MHD_0131 · S. 129 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
Daha önce sunulanlar sadece bunun bazı örnekleriydi. Zira görüldüğü üzere bu hadisler, kıyamet günü onu bilmeme ve ona itaatten dışarı çıkma hususunda sunulan gerekçelerin geçersizliğini ifade etmektedir. Dolayısıyla Hz. Mehdi’nin varlığının kesin olup onu tanımanın ve itaat etmenin imkân dâhilinde olduğunu, aksi takdirde onu görmezden gelen ve ona itaat etmeyenlere karşı yöneltilen ilâhî hüccetin anlamsız olduğunu söylemekten başka bir çare yoktur. Çünkü olma yan birisiyle nasıl hüccet getirilebilir ki? Ona itaat emrinin mutlak olması nedeniyle bu ifade onun masumiyetine delalet eder. Hadisin baş tarafı, tıpkı İbn Hib ban'ın Ebu Hatem'den naklen hadisin açık delaletiyle ilgili söylediklerinde olduğu gibidir. Yani imamın tanınmaması ve ona sımsıkı yapışılmamasının insanı cahiliye ölümüne götü receği, ona itaatin vacip olduğu, çünkü kendisinin de Allah'a itaati emrettiği ve böylece İslam'ın onunla kaim olduğu ifade edilmektedir. Bu yüzden Ebu Hatem, ondan başkasına ve bu niteliklere haiz olmayan bir imama itaatin cahiliye ölümüne yol açacağını belirtmiştir.
Birinci hadisten çıkarılan sonuç şu dur;
MHD_0132 · S. 129 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiEhl-i BeytOniki İmam
Birinci hadisten çıkarılan sonuç şu dur; hadislerin delaleti ortaktır ve özetle Kureyş'ten masum bir imamın varlığının kesinliği, İslam'ın onunla kaim oluşu, Allah'a itaate çağırışı, emrin (yönetimin) ve hak dinin ko runması sorumluluğunun ona ait olmasıdır. Bu tür bir imam zahiren var olmadığına göre onun gaybetine, söz konusu gö revleri gaybetine yol açan nedenlerin ortadan kalkacağı za mana kadar perde gerisinden yerine getirmesine, söz konusu nedenler ortadan kalktığında ise korumakta olduğu dinin değerleri temelinde adil devletini kurmak üzere ortaya çıka cağına inanmak lazımdır. Gaybette olanların birden fazla olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira On İki İmam hadislerinde, Hz. Peygamber'in (s.a.a) halifelerinin sayısını bu sayıyla sınırlaması ve bu hadis lerin delaletlerinden çıkarılacak olan şartlara uyan tek örnek, Hz. Peygamber hanedanından olan Ehl-i Beyt İmamları’dır. On bir imamın vefatı kesin olduğuna ve geriye sadece sonun cuları olan vadedilen Mehdi kaldığına göre,(1) az önce alıntı ladığımız hadislere istinaden onun varlığının kıyamete kadar süreceğini söylemek icap eder.
İbn Hacer Askalani'nin Sahih-i Buhari Şerhi’nde de ifade ettiği gibi, bu görüşler içerisinde en doğru olanı …
MHD_0133 · S. 129 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam Mehdi
İbn Hacer Askalani'nin Sahih-i Buhari Şerhi’nde de ifade ettiği gibi, bu görüşler içerisinde en doğru olanı yeryüzünde hiçbir zaman bir hüccetin eksik ol mayacağı görüşüdür. "İsa’nın (a.s) ahir zamanda, kıyamet sa atine yakın bir dönemde ve bu ümmetten olan biri arkasında namaz kılacak olması, 'yeryüzü, Allah'ın hüccetiyle kaim birin den eksik olmayacaktır.' şeklindeki sözün görüşler içerisinde en doğrusu olduğunu göstermektedir Allah-u Alem."(2) Burada, mutlaka İmam Mehdi'nin varlığı ve gaybetine işaret eden bu hadis-i şeriflerden çıkarılan delaletlerin, açık dela letler olduğunu söylemeliyiz. Ancak bu hadislerle ilgili ola rak söz konusu edilen bir takım belirsizlikler nedeniyle, bu hususta bir takım istidlallere ve üzerinde ayrıntılı tahlillerin yapılmasına gerek duyulmuştur. Bunun sebebi daha çok, bu hadislerle ilgili sessiz kalmaktan ve onların üzerini örtmekten ya da İslam dünyasının şahit olduğu bir takım siyasi anlaş mazlıkların baskın çıkması ve bunların Müslümanların aki desine tesiri nedeniyle, bu delaletleri tevil etme ve bu hadis leri gerçek örneklerinden uzaklaştırma çabalarından kaynak lanmaktadır.
Aynı siyasi çatışmalar bazı muhaddisleri, Allah Resulü'nden (s.a.a) gelen ve bu hadislerin işaret ettiği husus ları açıklayan, delaletlerini somutlaştıran diğer bazı sahih ha disleri nakletmekten alıkoymuştur. Çünkü Emevi ve Abbasi yöneticilerinin siyasi çıkarları, İslam tarihini okuyanların ra hatlıkla görebilecekleri gibi bu tür hadislerin yaygınlaşması ve nakilde bulundukları kitapların yayılmasını önlemiştir.
● İmam Muhammed b. Hasan el-Mehdi'nin (a.s) Büyümesi ● İmam Mehdi'nin (a.s) Hayatının Merhaleleri ● Babasının …
MHD_0134 · S. 132 · Sünnette Vadedilen Mehdi ve Gaybeti
İmam MehdiHz. Muhammedİmam Hasan
● İmam Muhammed b. Hasan el-Mehdi'nin (a.s) Büyümesi ● İmam Mehdi'nin (a.s) Hayatının Merhaleleri ● Babasının Gölgesinde İmam Mehdi (a.s)
İmam Mehdi'nin Büyümesi
İMAM MUHAMMED B. HASAN EL-MEHDI'NIN (A.S) BÜYÜMESI Doğum Tarihi İmam Mehdi (Allah'ın selamı onun üzerine …
MHD_0135 · S. 134 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
İmam Mehdiİmam Hasan AskerîEhl-i BeytHz. Muhammedİmam Hasan
İMAM MUHAMMED B. HASAN EL-MEHDI'NIN (A.S) BÜYÜMESI Doğum Tarihi İmam Mehdi (Allah'ın selamı onun üzerine olsun) Cuma günü Şaban ayının On Beşinci Gecesinin sonlarına doğru, Samerra’da babası Hasan Askerî'nin (a.s) evinde doğdu. Bu gece, Ehl-i Beyt'ten yapılan birçok rivayete göre gecesi iba detle gündüzü de oruçla ihya edilmesi müstehap olan bir gecedir.(1) Ayrıca Ehl-i Sünnet’in Sünen-i İbn Mace, Sünen-i Tirmizi vb. muteber kitaplarında bu içerikte birçok rivayet de mevcuttur.(2) Rivayetlerin en meşhuruna göre doğum tarihi h. 255'tir. Doğ duğu gün üzerinde ittifak olmakla birlikte, İmam Mehdi'nin (a.s) h. 255, h. 256 ve h. 254 şeklinde ifade eden rivayetler de bulunmaktadır. Bunun dışında da rivayetler yapılmıştır. Ancak tercih edilen, birçok kanıt nedeniyle ilk tarihtir. Birin cisi; bu doğum haberini kaydeden en eski kaynaklardan bir olan, Hz. Mehdi (a.s) ile aynı çağda yaşayan ve babası Ha san Askerî'nin (a.s) vefatından kısa bir süre önce vefat eden(1) güvenilir Şeyh Fazl b. Şazan'ın yazdığı “el-Gaybe” adlı eserde yer almıştır.
İkincisi; diğer rivayetlerin ezici çoğunluğu, her ne kadar doğum yılı üzerinde ihtilaf etmişse de doğum günü …
MHD_0136 · S. 134 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
İmam Aliİmam Cafer Sadıkİmam Hüseyinİmam Mehdi
İkincisi; diğer rivayetlerin ezici çoğunluğu, her ne kadar doğum yılı üzerinde ihtilaf etmişse de doğum günü nün Şaban ayının ortasındaki Cuma günü olduğunda ittifak etmişlerdir. Bizim şu anda kullanılan takvimi gözden geçir memiz neticesinde,(2) Şaban ayının on beşinin sadece Hicri 255 senesinde Cuma'ya denk geldiğini, fakat diğerlerinde ise bunun denk düşmediğini görüyoruz. Bu tür bir anlaşmazlık tabii olup aynı şey atalarının ve dedeleri nin, hatta Resul-ü A’zam'ın (s.a.a) hayatıyla ilgili de söz konusu olmuştur. Ancak bu durum, onların doğumlarının kat’iliğine (Allah'ın selamı onların üzerlerine olsun) etki etmemiştir. Ay rıca doğumun gizli oluşu ve bu mübarek doğumun kem göz lerden korunması amacıyla böyle bir anlaşmazlığın meydana gelmesi son derece tabiidir. Bunu ileride ele alacağız. Doğum Haberinin Mütevatir Oluşu (a.s) Doğum hikâyesini ya da haberini birçok âlim, sahih bir senet le vermişlerdir. Bunlar, Ebu Cafer Taberi, Fazl b. Şazan, Hüse yin b. Hamdan, Ali b. Hüseyin el-Mesudi, Şeyh Saduk, Şeyh Tusî, Şeyh Müfid ve diğerleridir. Bunu farklı İslam mezhep lerinden birçok Ehl-i Sünnet âlimi muhtasar ya da tam ola rak vermişlerdir.
Bu âlimlerden bazıları şunlardır: Nureddin Abdurrahman el-Cami el-Hanefî Şevahidu'n-Nübüvve adlı ki tabında, …
MHD_0137 · S. 134 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
Hz. Muhammedİmam Hasan Askerîİmam Mehdiİmam Muhammed Cevad
Bu âlimlerden bazıları şunlardır: Nureddin Abdurrahman el-Cami el-Hanefî Şevahidu'n-Nübüvve adlı ki tabında, Allame Muhammed Mübeyyin el-Mevlevi el-Hindi Vesiletu'n-Necat adlı eserinde, Allame Muhammed Hace Bar sa el-Buhari Faslu'l-Hitab adlı eserinde, Hafız Süleyman Kun duzi el-Hanefi Yenabiu’l-Mevedde adlı kitabında. Ayrıca aralarında onlarca tarihçi olmak üzere, farklı İslam mezheplerinden yüz otuza yakın âlim doğum haberini ver miştir. Bu âlimlerden altısı ya İmam Mehdi'nin (a.s) doğu muyla ya da onun gaybet-i suğrasıyla aynı dönemde yaşamış tır. Geri kalan kaynaklar ise kesintisiz bir silsile hâlinde gü nümüze kadar gelmiştir. Şu ana kadar saydığımız kaynaklar, bu kaynakların tamamını değil sadece bir kısmını kapsamak tadır. Bunların arasında İbn Hallikan, İbn Esir, Ebu'l-Fida, Zehebi, İbn Tolun ed-Dımeşki, Sıbt b. Cevzi, Muhyiddin b. Arabi, Harezmî, Beyhaki, Safdi, Yafii, Kormani, İbn Hacer elHeysemi vardır.
Bu tür bir ispat, İslam tarihinde yaşamış olan hiçbir İslam büyüğünün doğumu için gerçekleşmemiştir.(1) Doğum Koşullarının Keyfiyeti Mehdi’nin (a.s) doğumunun keyfiyeti konusunda zikredi len rivayetlere göre, babası İmam Hasan Askerî (Allah’ın selamı onun üzerine olsun) veladet işinin tamamen gizli ge çekleşmesini sağlamıştır. Rivayetlerde şöyle yer alır: İmam Hasan Askerî, İmam Cevad'ın (a.s) kızı olan halası Hakîme
Hatun'dan Şaban ayının on beşinci gecesi evinde kalmasını istemiş ve ona, Allah'ın yeryüzündeki hücceti olan …
MHD_0138 · S. 137 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
İmam Hasan Askerîİmam Mehdi
Hatun'dan Şaban ayının on beşinci gecesi evinde kalmasını istemiş ve ona, Allah'ın yeryüzündeki hücceti olan oğlunun doğacağını haber vermiştir. Hakîme Hatun, İmam Hasan Askerî'ye (a.s) annesinin kim olduğunu sorduğunda o da Nergis olduğunu söylemiştir. Sonra halası Nergis'in yanına gidip onu kontrol etmiş, ancak herhangi bir hamilelik alame ti görememiştir. İmam’a dönerek bunu haber verince İmam (a.s) da gülümsemiş ve ona, Nergis'in durumunun tıpkı ha mileliği belli olmayıp son ana kadar hamileliğini kimsenin bilmediği Musa'nın annesinin durumu gibi olduğunu ifade etmiştir. Zira Firavun, müjdelenmekte olan Musa'nın zuhu rundan duyduğu korku nedeniyle İsrailoğulları'nın çocukla rını takip etmekte, onları bulduğunda erkeklerini öldürüp kız çocuklarına dokunmamaktaydı. Aynı durum İmam Mehdi (a.s) için de gerçekleşti. Çünkü Abbasi yönetimi, onun doğu munu izlemekteydi. Zira bunu bazı hadis-i şerifler önceden haber vermişti. Bu hadislere daha sonra işaret edeceğiz. Rivayetlerin metinlerinden anlaşılan husus, doğum vaktinin fecirden hemen önce olduğudur. Bilindiği üzere bu zaman di limi, doğumun gizlenmesi bakımından son derece önemli bir vakittir. Çünkü yönetimin casusları, genellikle bu vakitlerde derin bir uykuda olurlardı. Rivayetlerde ayrıca doğum esna sında, bunun tam olarak ne zaman gerçekleyeceğini bilmeyen Hakîme Hatun'dan başka kimsenin bulunmadığı belirtiliyor.(1)
Şeyh Tusî'nin el-Gaybe adlı eserinde, İmam’ın komşularından yaşlı bir kadının Hakîme Hatun'a doğum işine …
MHD_0139 · S. 138 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
İmam Mehdiİmam Aliİmam Hasanİmam Hasan Askerîİmam Hüseyin
Şeyh Tusî'nin el-Gaybe adlı eserinde, İmam’ın komşularından yaşlı bir kadının Hakîme Hatun'a doğum işine yardımcı ol mak için geldiği, kendisinin bu durumu gizli tutması ve bunu yaymaması konusunda uyarıldığı şeklinde bir rivayet de bu lunmaktadır.(1) Doğumun Gizli Olacağını Önceden Haber Vermek İmam Hasan Askerî’nin oğlu İmam Mehdi’nin (a.s) doğumu nun gizli olacağı yönünde çok miktarda hadis-i şerif bulun maktadır. Bu hadislerde gizlilik Allah Teâlâ’ya nispet edilmek tedir. Bazı hadislerde onun doğumu Musa'nın (a.s) doğumu na, bazı hadislerde ise İbrahim'in (a.s) doğumuna benzetil miştir. Bunun nedeni olarak, misyonunu yerine getirmesi için korunması gösterilmiştir. Burada bazı örnekleri sunacağız. Örneğin Şeyh Saduk İkmalu’d-Din'de, Harraz Kifayetu'lEser'de İmam Hasan b. Ali'ye (a.s) isnaden bir hadis-i şerif içinde şunları da rivayet etmiştir: Arkasında İsa b. Meryem'in namaz kılacağı kişi olan Kaim dışında bizim hepimizin zamanının azgınının boynumuz da biati olduğunu bilmiyor musunuz? Mehdi çıktığın da kimsenin onun boynunda biati olmaması için Allah, onun doğumunu gizler; şahsını gaip kılar. O, kardeşim Hüseyin'in çocuğundan dokuzuncusu ve kadınların efen disinin oğludur.
Allah gaybetinde onun ömrünü uzun eder, sonra kudretiyle onu izhar eder…(2) Şeyh Saduk'un İmam Ali'den (a.s) …
MHD_0140 · S. 138 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Aliİmam Hüseyinİmam Muhammed Bakırİmam Zeynelabidin
Allah gaybetinde onun ömrünü uzun eder, sonra kudretiyle onu izhar eder…(2) Şeyh Saduk'un İmam Ali'den (a.s) iki farklı tarikle rivayet etti ği hadiste şöyle buyurduğu yer alır: ... Bizden Kaim (İmam Mehdi) kıyam ettiğinde kimsenin onun boynunda biati olmaz. İşte bu yüzden doğumu gizli olur ve şahsı gaip olur.(1) Şeyh Saduk, İmam Seccad'dan (a.s) şöyle rivayet eder: Bizden gelecek olan Kaim’de, peygamberlerin sünneti söz konusudur. İbrahim'den taşıdığı sünnet ise, doğumunun gizli oluşu ve insanlardan uzak oluşudur...(2) Yine İmam Hüseyin'den (a.s) şöyle dediğini rivayet eder: Benim çocuklarımdan dokuzuncusunda, bir sünnet Yusuf'tan ve bir sünnet de Musa b. İmran'dan olacaktır. O, biz Ehl-i Beyt'in Kaimi’dir. Allah onun işini bir gece içe risinde ıslah eder.(3) Kuleyni el-Kâfi adlı eserinde İmam Bakır'dan kendi senet zin ciriyle şu hadisi rivayet etmiştir: Bakın, görün; insanlardan doğumu gizlenen (ya da on ların göremedikleri) kişi, sizin imamınızdır. Bizden par makla gösterilen, insanların diline düşen hiç kimse yoktur ki kinle ya da burnu yere sürtülerek [haset sonucu] öldü rülmesin.(4) Bu anlama gelebilecek birçok hadis bulunmaktadır.
Bunların birçoğunun senedi sahih olup açıkça İmam Mehdi'nin (a.s) doğumundan önce onun doğumunun gizli …
MHD_0141 · S. 138 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
İmam MehdiHz. Fatıma
Bunların birçoğunun senedi sahih olup açıkça İmam Mehdi'nin (a.s) doğumundan önce onun doğumunun gizli olacağını haber vermiştir. Bu hadislerin bazısının senedinde bir takım belir sizlikler ya da zayıflıklar olsa bile, söz konusu hadisin sıh hatiyle ilgili vicdani ve açık bir delil bulunmaktadır. Çünkü bu hadisler, meydana gelmeden önce bazı şeylerin vukuunu haber vermişlerdir. Söz konusu olay da verilen bu haberleri doğrulayıcı olarak gelmiştir. Bu ancak ve ancak, gaybları bi len Allah'tan sudur edebilecek şeylerdir. Bu da bu hadislerin, vahyin membaından ve Resul-u Ekrem'in (s.a.a) haber verme siyle sudur ettiğini ispat etmektedir. Doğumun Gizliliği, Vadedilen Mehdi'nin (a.s) Alametidir Bu hadis-i şerifler; doğumun gizli olmasının, vadedilen Meh di'nin yani nebevi hadislerin müjdelediği Fatıma evlatların dan olan Kaim’in kimliğini müşahhas bir şekilde ortaya ko yan açık alametlerden biri olduğunu ifade etmektedir. İşte bu, söz konusu hususu açıklamanın en önemli hedeflerinden birini oluşturuyor. Böylece Müslümanlar Mehdilik iddiasın da bulunanların iddialarının sahteliğini ortaya koyacak ala metlerden biriyle tanışmış olacaklar.
Nitekim İslam tarihi, bunlardan birçoğuna tanıklık etmiş ve hiç biri bu alamete uy gun gerçekleşmemiştir. Tarihî olarak sabit olduğu gibi onla rın hiçbirisinin doğumu gizlilikle kuşatılmamıştır.(1) Az önce geçen hadisler, Mehdi'nin (a.s) gizli doğumunun se bebine işaret etmekte olup bu, Allah'ın Peygamberi Musa'nın (a.s) doğumunun gizli olmasıyla aynı illete mebnidir. Yani Al lah bunu, doğan çocuk ile kulları üzerindeki hüccetini tamam lamak, O’nu zalimlerin gazabından, öldürme gayretlerinden himayesi altına alarak korumak için yapmaktadır. Yine bunu,
Musa Kelimullah’ın (a.s) İsrailoğulları’nı koruma hususunda beklenen rolünü ifa etmesi, tevhit dinini açıkça …
MHD_0142 · S. 141 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
İmam Mehdiİmam Hasan AskerîEhl-i BeytOniki İmamHz. Fatıma
Musa Kelimullah’ın (a.s) İsrailoğulları’nı koruma hususunda beklenen rolünü ifa etmesi, tevhit dinini açıkça deklare etme si, Firavun’un ceberutluğuna karşı durması için yapmaktadır. Aynı şekilde bütün insanlığı kurtarmak, zulme ve kötülüğe bir son vermek, adalet ve eşitliği yeryüzünde kurmak, İslam'ı bir din olarak beklenen Mehdi'nin (Allah zuhurunu tez eyle sin) eliyle tüm dünyaya izhar etmek amacıyla, onun doğumu gizli gerçekleşmiştir. Zulmün önderleri, konuyla ilgili gelen naslardan bu hususu biliyorlardı. Mesela Mısır Firavunu, İsrailoğulları'nın kurtarı cısının zuhuru hakkında gelen müjdelerin, kendi kavimlerin den olan Musa'yı (a.s) müjdelediğini bilmekteydi. Dolayısıyla kavminin çocuklarını, Musa'nın (a.s) zuhurunu engellemek için öldürtmekteydi. Abbasîlerin durumu da aynıydı. Zira onlar, vadedilen Mehdi’nin Fatıma'nın (Allah’ın selamı üze rine olsun) evladından ve Ehl-i Beyt İmamları’ndan on ikinci imam olduğunu biliyorlardı. Nitekim Müslümanlar arasında bu hususu açıklayan nebevi hadisler yayılmış, hadis âlimleri Mehdi’nin doğumundan on yıllar önce bunu tedvin etmiş lerdi. Aynı şekilde İmam Hasan Askerî'nin de nebevi itretten (a.s) gelen on birinci imam olduğunun farkındaydılar. Bu yüzden doğal olarak vadedilen Mehdi’nin zuhurunu, baba sı Askerî'nin (a.s) neslini kesintiye uğratarak engellemek için çaba harcıyorlardı. Açıktır ki bu hadislerin sadece doğru olma ihtimali bile, onun neslini yok etme çabası içinde olmalarına yetiyordu. Peki, bundan daha iyi bir şekilde ve özellikle de Müslümanlar ara sında, daha önce tafsilatıyla anlattığımız gibi bu hadis-i şerif lerde anlatılan niteliklerin, bu On İki İmam’la (a.s) örtüştüğü gibi örtüşen başka bir silsile olmadığını bildiklerinde durum nasıl olur?
Bu hakikatin ışığında, İmam Mehdi'den (a.s) önce gelen üç imamın tarihlerini diğerlerinden ayıran, kısa …
MHD_0143 · S. 142–143 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
İmam Hasan Askerîİmam MehdiHz. Muhammedİmam Ali Hadiİmam Muhammed Cevadkırklarİmam Aliİmam Hüseyin
Bu hakikatin ışığında, İmam Mehdi'den (a.s) önce gelen üç imamın tarihlerini diğerlerinden ayıran, kısa ömürlü olmala rı gerçeğinin iç yüzünü de bu şekilde anlamış oluruz. Babası Askerî (a.s) yirmi sekiz yaşındayken şehit edilmiş,(1) dedesi İmam Ali Naki el-Hadi- (a.s) kırk yaşındayken şehit olmuştu.(2) İmam Muhammed Taki el-Cevad ise yirmi beş yaşındayken şehadet şerbetini içmişti.(3) Bu, incelenmesi gereken bir olgu dur. Hatta tarih, Abbasilerin bu imamları öldürme ve suikast girişiminde bulunma çabalarını yazmasa bile, tek başına Va dedilen Mehdi’nin zuhurunu engellemek için bu nesli yok etme yönündeki hasis çabalarını ortaya koymak yeterlidir.(4) Bir de tarihçilerin, Abbasilerin tıpkı babalarına yaptıkları gibi İmam Hasan Askerî'yi (a.s) hapsettiklerini ve birçok kez sui kast girişiminde bulunduklarını yazdıkları bilindiğinde, du rumun nasıl olacağını varın siz düşünün.(5)
İmam Hasan Askerî (a.s) kendilerine açılan acımasız savaşın nedenleri hakkında, çağdaşı güvenilir Şeyh Fazl b. Şazan'ın yaptığı bir rivayette şöyle demektedir: Abdullah b. Hüseyin b. Sa’d el-Katib bize rivayet etti, dedi ki: Ebu Muhammed [İmam Hasan Askerî aleyhi’s-selam] şöyle dedi: Emeviler ve Abbasiler, iki nedenden dolayı bize kılıç çek tiler. Birincisi, kendilerinin hilafet üzerinde hak sahibi ol madıklarını biliyor, bu yüzden de bizim hilafet üzerinde hak iddia etmemizden ve hilafetin olması gereken merke ze yerleşmesinden korkuyorlardı. İkincisi ise, mütevatir bir şekilde gelen haberlerden cebbar ve zalim kralların, bizden çıkacak bir Kaim’in eliyle yok edileceklerini öğ renmişlerdi. Onlar, kendilerinin cebbar ve zalimlerden oldukları hususunda şüphe etmiyorlardı. Bu yüzden de Mehdi'nin (a.s) doğumuna engel olmak ya da onu öldür mek amacıyla Allah Resulü'nün (s.a.a) Ehl-i Beyti'ni öl dürmeye ve neslini yok etmeye çalışıyorlardı. Dolayısıyla Allah Teâlâ, onun durumunun onlardan hiçbirisi tarafın dan bilinmesini istemedi. O, kâfirler istemese de nurunu
İMAM MEHDI'NIN (A.S) HAYATININ MERHALELERI Genel olarak bütün Masum Ehlibeyt İmamları’nın hayatı iki ana …
MHD_0144 · S. 144–145 · İmam Mehdi'nin Büyümesi
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Hasan Askerî
İMAM MEHDI'NIN (A.S) HAYATININ MERHALELERI Genel olarak bütün Masum Ehlibeyt İmamları’nın hayatı iki ana kısma ayrılır: Birinci kısım: İmamet ve liderlik görevine başlamadan önce ki hayatı. İkinci kısım: İmamet ve liderliğe geçtikten sonraki hayatı. Bu kısımlardan her birini de çeşitli aşamalara ayırmak müm kündür. Dolayısıyla İmam Mehdi’nin (a.s) hayatı dört farklı merhale ye bölünebilir: Birinci aşama: Babasının yanındaki yani H.255 senesinde başlayan ve babası İmam Hasan Askerî'nin (a.s) şehit olduğu H.260 senesine kadar olan hayatı. Bu da yaklaşık beş senedir. İkinci aşama: Babasının (a.s) vefatı olan H.260 senesinden H.329 senesindeki gaybet-i suğra (küçük kayboluşa) kadarki dönem. Bu da yaklaşık yetmiş senedir. Üçüncü aşama: Dördüncü sefirinin H.329 senesinde vefat et mesiyle başlayıp günümüze kadar süren, zuhuruna yani sos yal ve siyasi olaylar dünyasına yeniden döneceği güne kadar sürecek olan gaybet-i kübra (büyük kayboluş) dönemidir.
Dördüncü aşama: Gaybet-i kübranın bitimiyle başlayacak olan zuhur aşamasındaki hayatı. Bu dönem, Kitap ve sünnet teki nasların haber verdiği, beklenmekte olan evrensel Meh dilik devleti dönemi olacaktır. Bu aşamalardan her biri, inşaallah her bapta kendisine ayrı ayrı işaretlerde bulunacağımız bir takım özellikler grubuyla diğerlerinden temayüz etmektedir.
Babasının Gölgesinde İmam Mehdi
BABASININ GÖLGESINDE İMAM MEHDİ (A.S) İmam Askerî'nin (a.s) Doğumun İlanındaki Rolü Bu zor ve korkutucu …
MHD_0145 · S. 146 · Babasının Gölgesinde İmam Mehdi
İmam Hasan Askerîİmam MehdiHz. Muhammed
BABASININ GÖLGESINDE İMAM MEHDİ (A.S) İmam Askerî'nin (a.s) Doğumun İlanındaki Rolü Bu zor ve korkutucu durumlar altında İmam Askerî (a.s), son derece hassas ve tehlikeli bir görevle karşı karşıya bulunu yordu. Kendisini gözetleyen Abbasi yönetiminin yok etme gayretlerinden korumak amacıyla, Abbasi yönetiminin ca suslarından doğumu saklamalı ve insanların onun varlığını, doğumunu ve yerini genel hatlarıyla dahi bilmelerini engelle meliydi. Bu yüzden İmam'ın doğum haberini gizleme gayre tinde olduğunu görüyoruz. Ayrıca onun yakınlarından ve Şi a’sından doğum haberini alan herkese, haberi gizli tutmaları yönünde sıkı sıkıya tembihte bulunduğunu görüyoruz. Örne ğin o, Ahmed b. İshak'a şöyle diyordu: "Bir çocuğumuz doğdu, aman bu haber sende gizli kalsın, hiç kimseye de aşikâr olmasın."(1) Bunun yanı sıra İmam Askerî (a.s), bu korkutucu şartlar ve kesintisiz bir şekilde peş peşe gelen Abbasi teftişleri altında, Mehdi'nin (a.s) doğum haberini, onun varlığını ve imametini hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ispat etmeliydi. Bunu birileri görmeli ve duruma vakıf olmalıydı ki, daha son ra gördüklerini ve tanıklıklarını başkalarına iletsinler.
Tarih de gelecek nesiller için bunu kayıt altına alsın.
MHD_0146 · S. 146 · Babasının Gölgesinde İmam Mehdi
İmam Mehdiİmam Hasan Askerîkırklar
Tarih de gelecek nesiller için bunu kayıt altına alsın. Bu yüzden İmam (a.s), Şia’sından çok özel insanlara bu durumu haber verdi ve doğumdan üç gün sonra doğan çocuğu onlara gös terdi.(1) Birkaç sene içerisinde İmam Mehdi (as) henüz küçük bir çocuk iken, onu özel ve halis ashabından kırk kişiye gös terdi. İmam Askerî (a.s) onlara, kendisinden sonra imamın o çocuk olacağını haber verdi.(2) Onu bazı yakın ashabına tek tek gösterdi. Onlara Mehdi’nin birçok kerametleri göründü. Öyle ki, yakinen Mehdi’nin mübarek varlığından haberdar olmuş oldular.(3) Aynı amaç doğrultusunda İmam Askerî (a.s), Abbasilerin çocuğunun hayatına son verme girişimleri karşısında, onu koruma altına almanın yanı sıra başka icraat larda da bulundu. Şeyh Müfid'in de ifade ettiği gibi, tarihsel olarak bir insanın doğumunu ispat edecek en güçlü delillerle, halifesi olan İmam Mehdi'nin (a.s) doğumunu ispat etti.(4) Üçüncü olarak İmam Hasan Askerî (a.s) insanları, çocuğu Mehdi’nin gaybetine hazırlama ve inananların gaip olan imamla dolaylı bir şekilde ilişkiye geçmesine alıştırma gibi zor bir görevle karşı karşıya bulunuyordu.
Görevini, Mehdi’nin gaybetini haber vermek ve Şia’sına Mehdi’nin genel sefiri olan Osman b.
MHD_0147 · S. 146 · Babasının Gölgesinde İmam Mehdi
İmam Mehdi
Görevini, Mehdi’nin gaybetini haber vermek ve Şia’sına Mehdi’nin genel sefiri olan Osman b. Said'e müracaat etmelerini emretmek gibi bir dizi icraatla yerine getiriyordu. Kendilerine çocuk olan İmam Mehdi'yi (a.s) arz ettikten sonra ashabından bir gruba şunları söylüyordu: Bu, benden sonraki imamınız ve benim sizin üzerinizdeki halifemdir. Ona itaat edin, benden sonra sakın ola ki par çalanmayın, yoksa dininiz bakımından helak olursunuz. Dikkat edin, bu günden sonra belli bir süre tamam olana kadar onu göremeyeceksiniz. Osman'ın dediklerini kabul edin, onun emrini yerine getirin, sözlerini kabul edin. O sizin imamınızın halifesidir, yönetim ondadır.(1) Onun (a.s) bu alandaki icraatlarından biri, Müslümanları gaybet aşamasına alıştırmak amacıyla gizlenme ve inanan larla dolaylı yollarla ilişkiye geçme yöntemi üzerinde ısrar lı bir şekilde durmasıydı. Sultanın sarayına gittiği günlerin dışında, Şia’sından bazı özel insanlarla ve diğerleriyle perde arkasından konuşuyordu. Gerek kendisi gerekse babası, za manın sahibinin (Mehdi’nin) gaybetinden önce Şia’sını buna ısındırmaya çalışıyordu.
Böylece gaybet olayı inkâr edilmesin ve gizlilik bir adet hâline gelsin.(2) Bu husustaki icraatlardan biri de, vekâlet sistemini tespit et mek ve gaybet döneminde inananların müracaat etmesi için gerek imamlardan gerekse Allah Resulü'nden(3) (s.a.a) yapılan rivayetleri içeren hadis kitaplarını onaylamaktı.(4)
Şeyh Saduk, İkmalü’d-Din adlı eserinde ve Şeyh Tusî el-Gaybe adlı eserinde İmam Mehdi'nin (a.s), babası İmam …
MHD_0148 · S. 149 · Babasının Gölgesinde İmam Mehdi
Hz. Muhammedİmam Aliİmam Hasanİmam Mehdiİmam Hasan Askerîİmam HüseyinŞah Hatayi
Şeyh Saduk, İkmalü’d-Din adlı eserinde ve Şeyh Tusî el-Gaybe adlı eserinde İmam Mehdi'nin (a.s), babası İmam Askerî'nin (a.s) vefatında hazır bulunduğunu belirtmektedir. Ancak Şeyh Tusî'nin konuyla aktardığı rivayet, Hz. Mehdi’nin ba basının vefatı sırasında orada bulunduğunu net bir ifade ile belirtmeyen ve sadece buna yönelik kinaye ve işaret içeren Şeyh Saduk'un rivayetine göre daha ayrıntılıdır. Şeyh Saduk, Muhammed b. Hüseyin b. Abbad'dan naklen onun şöyle de diğini ifade etmiştir: "Ebu Muhammed Hasan b. Ali (a.s), Cuma günü yatsı na mazında vefat etti. Hicri iki yüz altmış senesinin Rebiyü levvel ayının sekizi gecesi, Medine’ye birçok mektup yaz mıştı. O saatte Sakil adlı bir cariye, Akid adında bir hiz metçi ve bu ikisinin dışında Allah Teâlâ'nın bildiğinden başka kimse yoktu…"(1) Şeyh Tusî ise rivayeti daha ayrıntılı bir şekilde anlatmaktadır: İsmail b. Ali dedi ki: Ebu Muhammed Hasan b. Ali (a.s), ölüm döşeğinde hastayken yanına girdim. Ben yanınday ken (siyah derili, Sudanlı, İmam’la bir evde büyüyen ve daha önce de babasının hizmetinde bulunan) hizmetçisi Akid'e “Ey Akid, bana biraz reçineli su kaynat.” dedi. Hiz metçisi suyu kaynattı.
Sonra İmam’ın halefinin annesi Sa kil adlı cariye geldi.
MHD_0149 · S. 149 · Babasının Gölgesinde İmam Mehdi
İmam Hasanİmam Hasan Askerîİmam Mehdi
Sonra İmam’ın halefinin annesi Sa kil adlı cariye geldi. Eline bardağı verdi, İmam kaynatıl mış suyu içmeye çalıştı. Elleri o kadar titriyordu ki bardak İmam Hasan Askerî'nin dişlerine çarpıyordu. O zaman bardağı bıraktı ve Akid'e dedi ki: "Eve gir, secde eden bir ço cuk göreceksin, onu bana getir." Ebu Sehl, Akid'in şöyle dedi ğini aktardı: "İçeri girdim ve etrafa bakınmaya başladım. Bir de ne göreyim, secde hâlinde şehadet parmağıyla göğe doğru işaret eden bir çocuk. Ona selam verdim, namazını kısa tuttu. Dedim ki: Efendim yanına çıkmanı emrediyor. Tam o sırada annesi Sakil geldi, onu kucağına aldı ve onu babası Hasan'ın (a.s) yanına çıkardı." Ebu Sehl dedi ki: Çocuk yanına varınca babasına selam verdi. Yüzünün rengi inci gibi parlaktı, başındaki saçla rı kısa ve kıvırcıktı, dişleri ise aralıklıydı. Hasan (a.s) onu gördüğünde ağladı ve şöyle dedi: "Ey ev ahalisinin efendi si, bana su içir. Ben Rabbime gidiyorum." Reçineli kaynamış suyu alan çocuk, babasının dudaklarına doğru suyu gö türdü ve babasına suyu içirdi. Suyu içtiğinde: "Beni na maz için hazırlayın” ifadesini kullandı. Çocuk babasının kucağına bir havlu açtı, babasına abdest aldırdı. Başına, ayaklarına mesh verdi.
Ebu Muhammed (a.s) ona dedi ki: "Müjdeler olsun ey oğul. Sen zamanın sahibisin, sen Mehdi’sin.
MHD_0150 · S. 149 · Babasının Gölgesinde İmam Mehdi
Hz. Muhammedİmam Aliİmam HasanEhl-i Beytİmam Cafer Sadıkİmam Hüseyinİmam Mehdi
Ebu Muhammed (a.s) ona dedi ki: "Müjdeler olsun ey oğul. Sen zamanın sahibisin, sen Mehdi’sin. Sen Allah'ın yeryüzündeki hüccetisin, sen benim çocuğum sun, vasimsin. Seni ben dünyaya getirdim. Sen, Hasan’ın oğlu Muhammed’sin ki ben, Ali’nin oğluyum. O da Muhammed’in oğludur, o da Ali’nin oğludur, o da Musa’nın oğludur, o da Cafer’in oğludur, o da Muhammed’in oğludur, o da Ali’nin oğludur, o da Hüseyin’in oğludur, o da Talip oğlu Ali’nin oğ ludur. Sen Resulullah'ın (s.a.a) sulbündensin. Sen pak imam ların sonuncususun. Allah Resulü (s.a.a) seni müjdeledi. Sana bu ismi ve bu lakabı o verdi. Babam seni pak atalarından bana emanet etti. Rabbimiz Allah Ehl-i Beyt'e salat etsin. O hamd ve övgüye çokça layık olandır." Hasan b. Ali bunları söyledikten sonra hayata gözlerini yumdu. Allah'ın salatı onların üze rine olsun.(1)
● İmam Mehdi'nin (a.s) Küçük Gaybeti ● Küçük Gaybetin Nedenleri ve Ona Yönelik Hazırlık ● İmam Mehdi'nin …
MHD_0151 · S. 152 · Babasının Gölgesinde İmam Mehdi
İmam Mehdi
● İmam Mehdi'nin (a.s) Küçük Gaybeti ● Küçük Gaybetin Nedenleri ve Ona Yönelik Hazırlık ● İmam Mehdi'nin (a.s) Küçük Gaybet Dönemindeki Uygulamaları
İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İMAM MEHDI'NIN (A.S) KÜÇÜK GAYBETI İmamet Görevini Küçükken Devralmış Olması İmam Mehdi (a.s), beş ya da altı …
MHD_0152 · S. 154 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam Muhammed CevadEhl-i BeytHz. Muhammedİmam Ali Hadiİmam Mehdiİmam Ali
İMAM MEHDI'NIN (A.S) KÜÇÜK GAYBETI İmamet Görevini Küçükken Devralmış Olması İmam Mehdi (a.s), beş ya da altı yaşındayken imamet gö revini devraldı. İmamlık görevini üstlendiğinde Ehl-i Beyt İmamları’nın yaşça en küçük olanıydı. Hadis-i şerifler bu du rumu daha önce haber vermişti.(1) Nebilerin, resullerin ve Ehl-i Beyt İmamları’nın (hepsine selam olsun) tarihlerinde bu tür durumlar garip değildir. Kur’ân-ı Kerim'in nassına göre ondan önce Hz. İsa (a.s), Hz. Yahya (a.s) gibi bazı peygamberler, benzer bir durumu ya şamışlardı. Yine ondan önce Ehl-i Beyt İmamları içerisinde, imamet görevini sekiz yaşındayken devralan İmam Ali Naki el-Hadi (a.s) ve imamete yedi ya da dokuz yaşında geçen İmam Muhammed Taki el-Cevad (a.s) bulunmaktaydı. İmam Muhammed Taki el-Cevad (a.s) iki genel sınav geçir mişti. Birincisi imamet sorumluluğunu bizzat üstlendiğinde,
Ehl-i Beyt Mezhebi’nin büyükleri ve babasının ashabından olan büyük ulemanın huzurunda gerçekleşmişti.
MHD_0153 · S. 155 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Hasan Askerîİmam Muhammed CevadOniki İmamİmam Mehdi
Ehl-i Beyt Mezhebi’nin büyükleri ve babasının ashabından olan büyük ulemanın huzurunda gerçekleşmişti. İkinci sınav ise Memun'un meclisinde, dönemin Ehl-i Sünnet ulemasının büyüklerinin huzurunda ve Ehl-i Beyt İmamları’nın konumu nu sarsmak için ellerinden geleni yapan Abbasi liderlerinin karşısında yapılmıştı. İmam Muhammed Taki el-Cevad (a.s) her iki imtihanı da parlak bir başarıyla geçmişti. Burada gös terdiği başarısı, babasının önde gelen ashabının ve Müslüman ulemanın ileri gelenlerinin, onun ilmî açıdan imametine ve dedesi resullerin efendisi Hz. Muhammed'in (s.a.a) şeriatıyla ilgili ihatasına boyun eğmelerine ve bu hususta kesin bilgiye ulaşmalarına neden olmuştu.(1) Bu tecrübenin en önemli sonuçlarından biri de, On İki İmam’ın imamlıklarının Allah Tebareke ve Teâlâ'nın istedi ğine verdiği yüce ilahi bir mevki olduğunu ispattı. Yaş kü çüklüğü, şahıs üzerinde ilahi feyizlere ulaşabilme kabiliyetini etkilemezdi. Bu yüzden İslam Mezhepleri içerisinde İmam Mehdi'nin (a.s) hayatını yazan âlimler, onun beş yaşındayken imamet görevini devralışını, Ehl-i Beyt'in (a.s) sireti içerisin de tabii bir durum olarak görmüştür. Hatta Şafiilerin büyük âlimlerinden İbn Hacer el-Heysemi el-Mekki gibi bir âlim bile, İmam Hasan Askerî'nin (a.s) hayat hikâyesini anlatırken şunları söylüyordu: [İmam Askerî], babasının vefatı sırasında beş yaşında olan oğlu el-Hüccet Ebu'l-Kasım Muhammed dışında halef bı rakmadı. Babası vefat ederken o, beş yaşında idi. Ancak Allah ona hikmet vermişti...(2)
Mir’atu'l-Esrar adlı kitabın sahibi ve Hanefi âlimi olan Şeyh Abdurrahman el-Cami de onun hâl tercümesinde …
MHD_0154 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam Mehdi
Mir’atu'l-Esrar adlı kitabın sahibi ve Hanefi âlimi olan Şeyh Abdurrahman el-Cami de onun hâl tercümesinde şunları ifa de etmekteydi: Babası vefat ettiğinde beş yaşındaydı. Bu yaşta imamet kürsüsüne oturdu. Durumu, tıpkı Zekeriyya'nın oğlu Yahya gibiydi. Zira Allah, ona çocuk yaştayken hikmet ve keramet vermişti. Yine durumu Hz. İsa’ya benzer, Allah ona da küçük yaşta peygamberlik vermişti. Mehdi de böy ledir. Allah, onu küçük yaştayken imam kılmıştır. Ondan sadır olan harikulade olaylar o kadar çoktur ki, bu muhta sar kitaba sığmaz.(1) Burada Şeyh Cami el-Hanefi, küçüklerin imam olamayacakları yönündeki söylemleri reddederek, daha önceki peygamberler le (a.s) ilgili yaşanan tecrübelere ve kişinin küçük ya da büyük olması fark etmeden Allah tarafından desteklendiği sürece imam olabileceğine dikkat çekmektedir. Tarih ve hadis kitapla rının zikrettiği çeşitli olaylarla, Hz. Mehdi’nin (a.s) bu ilahi des teğe sahip olduğu ispat olmuştur. Ayrıca, imamdan başkasın dan sudur etmesi mümkün olmayan kerametlerin ondan sadır olduğu kesinlik kazanmıştır.
Bu kerametlerin bazısı babası ha yattayken, bir kısmı da imameti döneminde vuku bulmuştu.(2) Babasının Cenaze …
MHD_0155 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
Hz. Muhammedİmam Hasan Askerîİmam Mehdi
Bu kerametlerin bazısı babası ha yattayken, bir kısmı da imameti döneminde vuku bulmuştu.(2) Babasının Cenaze Namazını Kıldırışı ve Varlığını İlanı İmam Mehdi'nin (a.s) imamet görevini üstlenir üslenmez yerine getirdiği ilk görev, babasının pak cesedi Abbasi yöne timinin organize ettiği resmî namaz için çıkarılmadan önce, evinde babası İmam Hasan Askerî'nin (a.s) cenaze namazını kıldırmak oldu.(1) Bu namazın kıldırılması, bu namaz habe rinin nakledilmesinden sonra beklenen tehlikelere rağmen, onun imamet görevinin ispatı bakımından önemli bir iş ola rak görülmekteydi. Şeyh Tusî, Ahmed b. Abdullah el-Haşimi'den naklen (kendisi Benî Abbas'tandı) dedi ki: Ebu Muhammed Hasan Askerî'nin (a.s) vefat ettiği gün Samarra'daki evine geldim. Cenazesi çıkarıldı ve (tabuta) konuldu. Biz otuz dokuz kişiydik. Oturmuş vaziyette bek liyorduk. Sonra henüz on yaşını doldurmamış yalın ayak bir çocuk yanımıza geldi, sırtında yüzünü de onunla giz lediği bir aba vardı. Çıktığında onu tanımadığımız hâlde heybetinden ayağa kalktık. Öne doğru ilerledi, insanlar ayağa kalkarak onun çevresinde saf tuttu. Sonra babasının cenaze namazını kıldırdı ve yürüdü.
Sonra çıktığı odaya değil, bir başka odaya girdi.(2) Şeyh Saduk da aynı olayı, İmam'ın (a.s) güvendiği …
MHD_0156 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam Aliİmam MehdiHz. Muhammedİmam Cafer Sadıkİmam Hasanİmam Hüseyin
Sonra çıktığı odaya değil, bir başka odaya girdi.(2) Şeyh Saduk da aynı olayı, İmam'ın (a.s) güvendiği kişiler ara sında yer alan Ebu'l-Edyan el-Basri'den naklen daha ayrıntılı ve dakik bir şekilde anlatmaktadır: Hasan b. Ali b. Muhammed b. Ali b. Musa b. Cafer b. Mu hammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib'e (a.s) hizmet etmekte ve onun mektuplarını çeşitli şehirlere götürmek teydim. Vefatına neden olan hastalığı sırasında onun (a.s) yanına girdim. Bana bir yazı yazdırdı ve dedi ki: "Bu yazıy la Medayin’e git, on dört gün boyunca buralarda olmayacaksın. Sonra on beşinci gün Samarra'ya girdiğinde benim vefat haberi mi duyacak ve beni gusül verilen yerde göreceksin." Ebu'l-Edyan dedi ki: Şöyle dedim: Ey efendim, durum böyle olunca peki kim [sizin yerinize geçecek]?" Dedi ki: "Senden yazdıklarımın cevabını isteyen kimse. O benden son ra imamet işini üstlenecek kişidir." "Biraz daha bahsedebi lir misiniz?" dedim. O da “Bana namaz kıldıracak kimsedir. O, benden sonra Kaim’dir.” Yine "Biraz daha bahsedebilir misiniz?" dedim. O da "Heybedekini haber veren kişidir. O, benden sonra Kaim’dir." dedi. Onun heybeti, heybenin için dekilerin ne olduğunu sormamı engelledi.
Sonra mektup larını Medayin’e götürmek üzere yola çıktım.
MHD_0157 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam Aliİmam Cafer Sadıkİmam Hasanİmam Mehdi
Sonra mektup larını Medayin’e götürmek üzere yola çıktım. Mektupların cevaplarını aldıktan sonra Samerra'ya, bana dediği gibi on beşinci günü girdim. Sonra İmam'ın (a.s) evinde ölüm ha berini duydum. Bir de baktım ki gusül verilecek mahalde yatıyor. Kardeşi Cafer b. Ali de orada evin kapısının ya nında duruyor. Şiîler etrafını sarmış, ona taziyelerini ve (imametini) tebriklerini bildiriyorlardı. Kendi kendime “Bu adam imam olursa imamet batıl olur.” dedim. Çün kü onun nebiz içtiğini, sarayda kumar oyunu oynadığı nı, tanbur çaldığını biliyordum. Ben de ilerledim ve ona taziyelerimi ve tebriklerimi sundum. Bana bir şey sorma dı. Sonra evden hizmetçi Akid çıktı, dedi ki: "Ey efendim, kardeşin kefenlendi. Kalk, namazını kıldır." Cafer b. Ali ve etrafındakiler, önde Semman ve Seleme olarak bilinen ve sonradan Mu’tasım tarafından şehit edi len Hasan b. Ali olmak üzere içeriye girdiler. Eve girdiği mizde, Hasan bin Ali'nin na’şını kefenlenmiş olarak gör dük. Cafer b. Ali cenaze namazını kıldırmak için öne doğ ru ilerledi. Tekbir getirmeye niyetlendiğinde, esmer yüzlü kıvırcık saçlı ve seyrek dişli bir çocuk çıktı. Cafer b. Ali'nin ridasından çekerek ona; “Ey amca, arkaya geç.
Babamın na mazını kıldırmaya en layık benim." dedi.
MHD_0158 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam Cafer Sadıkİmam Aliİmam Hasanİmam Hasan Askerîİmam Mehdi
Babamın na mazını kıldırmaya en layık benim." dedi. Cafer benzi sarar mış ve solmuş bir vaziyette arkaya geçti. Çocuk ilerledi ve babasının namazını kıldırdı. İmam Askerî (a.s), babasının kabri yanına defnedildi. Sonra dedi ki: “Ey Basri, sende olan mektupların cevaplarını getir." Mektupların cevaplarını ona verdim. Kendi kendime, “İki kanıt ortaya çıktı, geriye heybe kaldı." dedim. Sonra Cafer b. Ali'nin yanına çıktım, ahlayıp vahlıyordu. Haciz el-Veşa ona; “Ey efendim, (söy leyin) çocuk kim ki aleyhine kanıt sunalım?" dedi. Dedi ki: “Allah'a andolsun, onu ne şimdiye kadar görmü şüm, ne de tanıyorum.” Biz otururken Kum'dan gelen ve Hasan b. Ali'nin (a.s) ölümünü öğrenmiş bir grup geldi ve onun hakkında sorular sordu. “Taziyelerimizi kime iletelim?” dediler. Orada bulunanlar Cafer b. Ali'yi işaret etti. Onlar da ona selam verdi, tebrik ve taziyelerini iletti ler. Ona, “Elimizde bir miktar para ve mektuplar var. Bu mektuplar kime ait ve para ne kadar?” diyerek Cafer'in bu sorulara cevap vermesini istediler. Elbisesini silkeleye rek ayağa kalktı ve “Benden gaybı bilmemizi mi istiyorsu nuz?!” dedi.
Ravi der ki: Hizmetçi dışarı çıktı ve onlara dedi ki:
MHD_0159 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam Aliİmam Cafer Sadıkİmam Hasan Askerîİmam Mehdi
Ravi der ki: Hizmetçi dışarı çıktı ve onlara dedi ki: “Sizde falanca ve falancanın mektupları var ve heybenizde bin dinar bulunuyor. On dinarının üzerindeki damga silinmiş durumdadır.” Onlar da ellerindeki mektup ve paraları hizmetçiye verdiler ve dediler ki: “Bunları alman için seni bize yönlendiren kişi, imamdır.” Cafer b. Ali, Abbasi Sultanı Mutemed'in yanına gitti ve olanları ona anlattı. Mutemed bunun üzerine askerlerini gönderdi. İmam Askerî'nin (a.s) Sakil adlı cariyesini ya kalattı. Ondan çocuğu istediler, cariye çocuğu inkâr etti. Çocuğunu saklamak için onu henüz doğurmadığını ve hamile olduğunu iddia etti. Ardından o, Kadı İbn Ebi'şŞevarib'e teslim edildi. Ancak araya aniden Ubeydullah b. Hakan'ın ölümü girdi. Ardından Basra'da Sahibu’z-Zenc isyanı patlak verdi. Onlar bunlarla meşgul oldular ve Cariye'yi unuttular. O da Âlemlerin Rabbine hamdolsun bir süre sonra ellerinden kurtuldu...(1) İmam’ın, Babasının Namazını Kıldırmaktaki Amacı İmam Mehdi'nin (a.s) babasının (a.s) cenaze namazını kıldır ması, On Birinci İmam’ın vefatından sonra gerçekleştirilmesi zaruri olan iki önemli işin tahakkuk etmesini sağlamıştı. Zira insanlar, On İkinci İmam’ın kimliğini bilmek istiyordu.
Nite kim İmam Mehdi'nin (a.s) doğumunda, Abbasilerin dünya ya gelmesi beklenen mübarek çocuğu yok etmek için …
MHD_0160 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam Mehdiİmam Hasan Askerîkırklarİmam Cafer Sadık
Nite kim İmam Mehdi'nin (a.s) doğumunda, Abbasilerin dünya ya gelmesi beklenen mübarek çocuğu yok etmek için gözet lemeleri nedeniyle müthiş bir gizlilik mevcuttu. Bu yüzden bu özel durum, müteveffa imamın namazının kim tarafından kıldırılacağını görmek isteyen gözlerin beklediği bir durum du. Zira bunu, bir önceki imamın halifesini öğrenmek için bir alamet olarak görüyorlardı. Böylece durum, evde bulunanla ra -ki çoğu İmam Askerî'nin (a.s) ashabı ve vekilleriydi- İmam Mehdi'nin (a.s) varlığını tanıtmak, onun İmam Askerî'nin (a.s) hakiki vasisi olduğunu ve ilahi himayenin onu Abbasilerin yok etme çabalarından, özellikle son dönemdeki girişimlerin den koruduğunu bildirmek için son derece uygun bir fırsattı. Zira Abbasi halifesi Mutemed, İmam Askerî'nin (a.s) vefat ha beri gelir gelmez İmam'ın (a.s) evini bütün odalarıyla birlikte aratmak üzere adamlarını yolladı. Bu görev için gönderilen ler arasında, İmam'ın cariyelerinin hamile olup olmadıklarını kontrol edecek kadınlar da vardı.
Bütün bunlar pak cesedin hazırlanması ve tekfininden önceydi.(1) Bu yüzden Mehdi'nin (a.s) babasının cenaze namazını kıldır ması, orada hazır bulunanlar açısından -ki Haşimi'nin az önce geçen rivayetine göre kırk kadardı- Mehdi'nin, o sırada cena zeyle meşgul olan İmam Askerî’nin evine hızla yapılan Abba si saldırısından selamette olduğunun ilanı mesabesindeydi. Bu durum bazılarını, İmam’ın ailesinin böylesine ani gelişen saldırıyı hesap edemediklerini düşünmelerine yol açmıştı. Bu durumu teyit etmek için İmam Mehdi'nin (a.s) babasının namazını kıldırmak için ortaya çıkmasının, kimliğinin bilin mesi, onun İmam Hasan Askerî'nin oğlu ve namazı kıldır maya en layık olduğunun ilanıyla yakından ilişkili olduğunu görmekteyiz. Nitekim Ebu'l-Edyan rivayeti bunu net bir şe kilde açıklıyor. Çünkü İmam Mehdi (a.s), amcası Cafer'e şu sözleriyle hitap ederek: “Ey amca, babamın namazını kıldırmaya en layık benim.” demişti.
İkinci uygulamaya gelince, bu Kezzap lakaplı amcası Cafer'in bu çok önemli konumu insanların zihninde, …
MHD_0161 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam Mehdiİmam Cafer Sadıkİmam Hasan Askerî
İkinci uygulamaya gelince, bu Kezzap lakaplı amcası Cafer'in bu çok önemli konumu insanların zihninde, kendisinin kar deşi İmam Askerî'nin (a.s) vefatından sonra onun yerine ge çerek imam olduğu yönündeki saptırıcı iddialarını destek leyecek etkili bir koz olarak kullanmasını engellemekti. Bu uygulamanın ehemmiyeti, Cafer'in Abbasi yönetiminin de teşvikiyle insanları, kendisinin kardeşi Askerî'nin (a.s.) yerine geçerek onun halifesi olduğu yönündeki gayretlerinin görül mesiyle net bir şekilde ortaya çıkmış oldu.(2) Onun bu çabala rı, kardeşinin oğlu Mehdi'yi (a.s) Abbasi halifesi Mutemed'e kötülemesine, az önce geçen rivayetlerde gördüğümüz gibi halifenin askerlerinin onu yakalamaları için Mehdi'nin cena zeye geldiği ihbarında bulunmasına ve imam olma gayesini gerçekleştirmek için Abbasi sarayından yardım isteme nokta sına kadar varmıştı. Açıktır ki bu tür çabaların, insanları saptırmada ve onları hak olan imamdan uzaklaştırmada büyük etkisi bulunmaktaydı. Özellikle de İmam Mehdi'nin (a.s) doğumu hususundaki giz lilik ve bu durumun bazı özel dostları dışında herkesten giz lenmesi söz konusuysa.
İmam'ın (a.s) ona karşı çıkması, onun bu hassas durumu istismar etmesine izin vermemesi, bu gö revin yerine …
MHD_0162 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam MehdiEhl-i BeytOniki İmamHz. Muhammedİmam Aliİmam Hasan Askerî
İmam'ın (a.s) ona karşı çıkması, onun bu hassas durumu istismar etmesine izin vermemesi, bu gö revin yerine getirilmesi ve etrafta bulunan tehlikelere rağmen hüccetin tamamlanması için varlığının ilanı gerekiyordu. İmam Mehdi'nin (a.s) İki Gaybeti İmam Mehdi’nin (Allah zuhurunu çabuklaştırsın), biri büyük, biri küçük olmak üzere iki gaybeti vardır. Hz. Peygamber'den (s.a.a) ve onun Ehl-i Beyt’inden olan Masum İmamlar’dan ge len rivayetler ve birçok hadis-i şerif, bu gaybetlerden haber vermekteydi. Hatta daha önce de ifade ettiğimiz gibi semavi kitaplardaki bazı naslar da bunları bildiriyordu. Küçük gaybet dönemi, İmam Hasan Askerî'nin (a.s) HK. 260 senesinde vefatı ve İmam Mehdi’nin imamet görevini üstlen mesinden başlayıp, onun dört özel sefirinin sonuncusunun vefatına kadar sürmüştür. Bu kişi, Şeyh Ali b. Muhammed esSemeri olup h. 329 yılının Şaban ayında, yani İmam Mehdi'nin (a.s) doğum yıldönümünde hayata gözlerini yummuştur. Bu dönem yaklaşık yetmiş yıl sürmüştü. Yine bu dönem, birçok inananla görüşmesi nedeniyle külli bir gizlilik hâli arz etme mekteydi.
Ayrıca kendisinden farklı konularla ilgili olarak sa dır olan birçok mektup ve kendisinin bizzat atadığı …
MHD_0163 · S. 156 · İmam Mehdi'nin Küçük Gaybeti
İmam Mehdi
Ayrıca kendisinden farklı konularla ilgili olarak sa dır olan birçok mektup ve kendisinin bizzat atadığı vekilleri de bu dönemi farklı kılan unsurlardandır. Bu dönem, ataları nın yaşadıkları dönemlerde bilinmekte olan ve doğrudan zu hur ile gaybet-i kübra dönemindeki külli gizlilik arasındaki bir geçiş süreciydi. Gaybet-i kübraya gelince, Şeyh Semeri'nin vefatının hemen ardından başladı. Şöyle ki, küçük gaybet döneminde ken disinden beklenenleri yerine getirdikten sonra İmam ona, kendisine vekil tayin etmemesini emretmişti. Büyük gaybet, günümüze kadar devam etmektedir. Bu, Allah Tebareke ve Teâlâ’nın İmam’a, zuhur ve kıyam ederek büyük ıslah görevi ni yerine getirmesi için izin vereceği zamana kadar sürecektir. Büyük gaybet dönemi, İmam’ın özel sefirlik sisteminin sona ermesiyle temayüz etmekte olup mektupları azalmış ve belir li hâller dışında ileride bahsedeceğimiz şekilde külli bir gizli lik içerisinde kalmıştır.
Küçük Gaybetin Nedenleri
VE ONUN İÇİN HAZIRLIK İmam Mehdi'nin (a.s) gaybeti, yüce Allah'ın beşeriyeti onun eliyle gerçekleştireceği …
MHD_0164 · S. 164 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam Mehdi
VE ONUN İÇİN HAZIRLIK İmam Mehdi'nin (a.s) gaybeti, yüce Allah'ın beşeriyeti onun eliyle gerçekleştireceği büyük ıslah görevine uygun hâle getir mek amacıyla, kulların işlerini düzenlemedeki ilahî hikmet ge reği, zuhurunun alt yapısını hazırlamak üzere gerçekleşmiştir. Aynı zamanda bu ıslah görevi, İslam'ın bütün dinlere üstün olması, yeryüzünün her yerinde adil İslam devletinin kurul ması, ileride (İmam'ın zuhurdan sonraki tutumları bölümünde) de ğineceğimiz şer'i nasların da ifade ettiği gibi hiçbir münafık ya da müşrikin tuzağına aldırmadan, sadece Allah'a ibadet eden halis tevhidî toplumun kurulmasını da içermektedir. İslam toplumuna egemen olan sapma, insanlar içerisinde çı kartılmış en hayırlı topluluk olma şeklinde belirginleşen ve Allah Teâlâ'nın iradesi doğrultusundaki gerekli öncü rolden toplumları uzaklaştırmıştır. Sosyal, ahlakî ve ekonomik sapma, insanlık toplumunu İslamî adalete iletme ehliyetini kaybetmesine yol açacak kadar İslam toplumu arasına iyice yerleşmiştir. Ki bu ehliyeti Müslüman ların kendisi yitirmiş, bunu kaybetmekle de çok sayıda asil ilahî değerleri elden çıkarmış ve söz konusu değerlerin izleri yaşamlarından silinip kaybolmuştur.
Başka sapmalara da neden olan siyasî sapma, Müslüman toplu ma hâkim olmuş, haram kılınmış lezzetleri tatmaya …
MHD_0165 · S. 165 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Hasan Askerî
Başka sapmalara da neden olan siyasî sapma, Müslüman toplu ma hâkim olmuş, haram kılınmış lezzetleri tatmaya devam et mekten, iktidarı ele geçirmek ve yeryüzünde üstünlük kurmak gibi birtakım saiklerle iç çatışmaları sürdürmekten başka bir hedefi olmayan hükümetler arasında fesat olabildiğince yayıl mıştır. Öyle ki, tebaasına hizmet etmeyi ve insanlık onurunun müdafaasını önemsemeyen, toplumun dünyevî ve uhrevî mas lahatlarını terk eden ve bunun yerine yeryüzünde böbürlenme, fesat ve ifsattan başka bir gayesi kalmamış, halifeliğinin varlık sebebi olan Hz. Peygamber'in (s.a.a) getirdiği değerleri ayaklar altına alma pahasına da olsa tahtına sıkı sıkıya yapışan zalim ve zorba yönetici tablosu karşımıza çıkmıştır. Dolayısıyla daha önce İmam Hasan Askerî'nin (a.s), Emevîlerin ve Abbasîlerin kendilerine yönelik takibatının nedenlerinin açıklamasında da gördüğümüz gibi bu yönetimler, Hz. Peygamber'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'inden olan hidayet önderlerine, özellikle de İmam Mehdi'ye (a.s) karşı savaş açmışlardır. Öyleyse Müslümanlar ve doğal olarak beşer toplumu, şu an için vaat edilmiş Mehdi'nin omuzladığı büyük ıslah görevi ne hazır ve uygun değildir. Belki de bunun en net göstergesi, tarihin çeşitli dönemlerinde İslam dünyasının muhtelif yerle rinde patlak veren büyük Alevî isyanlarıdır. Ancak bu isyan lar da zamanla vahşice kılıçtan geçirilmiş ve süratle bastırıl mış veya bilinen hedeflerinden hızla sapmıştır. Sonunda çağ daşı olan diğer hükümetlerden bir farkı olmayan, en büyük İslamî ıslah görevlerinden uzaklaşarak otoriter bir yönetime dönüşmüştür.(1)
Bu durumlar ve Abbasî yönetiminin Hz. Mehdi'yi (a.s) öldür mek için giriştiği ısrarlı çabalar altında, …
MHD_0166 · S. 166 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam MehdiEhl-i BeytHz. Muhammed
Bu durumlar ve Abbasî yönetiminin Hz. Mehdi'yi (a.s) öldür mek için giriştiği ısrarlı çabalar altında, Allah'ın kulları üze rindeki hücceti olarak İmam'ın (a.s) zuhuru için gerekli olan öncüllerin hazırlanması yolunda, Muhammedî şeriatı koru makla görevlendirilmiş Hüccetullah'ın kaybına yol açacak bir yok etme girişimine maruz kalmadan, Hz. Mehdi'nin (a.s) İslamî mücadeleye katkıda bulunmasını sağlayacak bir per deyle çevrelenmiş olması kaçınılmazdı. İşte bu perde, "gay bet" olarak isimlendirilmektedir. Bundan dolayı bazı hadis ler, gaybet sırlarından birinin öldürülme tehlikesi olduğunu belirtmiştir. Bu neden ise küçük gaybet ile uyum içindedir. Ancak burada, beşer toplumunu İmam Mehdi'nin (a.s) zuhu runa uygun hâle getirmek ile ilgili başka nedenler de bulun maktadır. Büyük gaybete ayırdığımız bölümde, konuyla ilgili daha fazla ayrıntıya gireceğiz. Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları’nın Ümmeti İmam Mehdi'nin Gaybetine Hazırlamaları İslamî kaynaklar, Resul-i Ekrem'den (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları’ndan rivayet edilen pek çok hadis-i şerife yer ver mişlerdir. Bu rivayetler, İmam Mehdi'nin (a.s) gaybetinin kesin bir şekilde vuku bulacağını ifade etmektedir. Doğumu nun gizli olacağıyla ilgili hadisleri aktarırken bunlardan bir kısmına değinmiştik. Şimdi de bununla ilgili başka örnekleri nakledeceğiz. Hafız Sadruddin İbrahim b. Muhammed el-Hamvinî eş-Şafiî (H. 644-722) Feraidu's-Sımtaytn adlı eserinde ve diğer yazarlar, kendi rivayet zincirleriyle İbn Abbas'tan şöyle naklederler: Künyesi Ebu Umare olan Na'sel adında bir Yahudi, Allah Resulü'ne (s.a.a) gelerek tevhit, nübüvvet ve imamet gibi konularda sorular sordu. Peygamber ona cevap verince
Müslüman oldu ve şöyle dedi: "Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur.
MHD_0167 · S. 167 · Küçük Gaybetin Nedenleri
Oniki İmamHz. Muhammedİmam Mehdi
Müslüman oldu ve şöyle dedi: "Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki, sen Allah'ın Re sulüsün ve onlar senden sonraki vasilerdir. Bunu geçmiş kitaplarda ve Musa'nın (a.s) bize bıraktıklarında buldum: Ahir zaman geldiğinde kendisine "Ahmed" denen bir pey gamber gelecektir. O, peygamberlerin sonuncusudur ve ondan sonra peygamber gelmeyecektir. O'nun sulbünden de sıbt sayısı kadar pak imamlar çıkacaktır." Peygamber (s.a.a), "Ya Eba Umare, sıbtları biliyor musun?" diye sordu. O da, "Evet Ey Allah'ın Resulü, onların sayısı on ikidir." dedi. Peygamber (s.a.a), "Onların içinde Lavi b. Erhiya da vardı." deyince o da cevaben, "Onu biliyorum ya Resulallah! Ken disi İsrailoğulları'ndan yıllarca gaip olmuş, sonra dönmüş, bir dönem çalıştıktan sonra şeriatını yeniden izhar etmişti. Ayrıca öldürünceye kadar Kral Fritya ile savaşmıştı." dedi. Peygamber (s.a.a) dedi ki: "İsrailoğulları'nın başına gelen her şey pabucun pabuca denkliği gibi, tıpatıp ümmetimin de başına gelecektir. Evlatlarımdan on ikincisi kaybolacak ve gö rünmeyecektir. Ümmetime öyle bir zaman gelecek ki, İslam'dan ismi, Kur'ân'dan da harfleri dışında bir şey kalmayacaktır. O zaman Allah, onun çıkmasına izin verecek ve İslam'ı ortaya çı karıp dini yenileyecektir." Sonra Peygamber (s.a.a) buyurdu ki: "Onları sevenlere ne mutlu! Onlara sarılanlara ne mutlu! Onlardan nefret edenlerin de vay hâline!"(1) Hz. Peygamber'den (s.a.a) şöyle rivayet edilir:
Evlatlarımdan Mehdi'yi gaybetinde inkâr edenler, cahili ye ölümü üzere ölür.(1) Resulullah (s.a.a) şöyle …
MHD_0168 · S. 168 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam MehdiHz. MuhammedEhl-i BeytOniki İmamİmam Hüseyin
Evlatlarımdan Mehdi'yi gaybetinde inkâr edenler, cahili ye ölümü üzere ölür.(1) Resulullah (s.a.a) şöyle buyurur: Beni hak üzere gönderene ant içerim ki, evlatlarımdan olan Mehdi, benden ona yönelik belirli bir ahit üzere kaybola cak. Öyle ki birçok insan, "Allah'ın artık Muhammed'in Ehl-i Beyti'yle işi bitti." diyecek. Bir başkaları da onun do ğumu hakkında şüphe edecekler. Onun zamanına yetişen kimse onun dinine/inancına yapışsın, şeytanın kendi içine şüphe atmasına izin vermesin. Aksi takdirde o benim üm metimden olmaz, benim dinimden de çıkar…(2) Yine Allah Resulü (s.a.a) buyurmuştur ki: …Hüseyin'in sulbünden emrimi tavsiye edecek ve vasiye timi koruyacak imamlar çıkacaktır. Bunlardan dokuzun cusu Ehl-i Beyt'imin Kaimi ve ümmetimin Mehdi'sidir. Şemailinde, sözlerinde ve davranışlarında bana en çok benzeyendir. Uzun bir gaybet ve saptırıcı bir şaşkınlıktan sonra ortaya çıkacaktır. Sonra Allah'ın emrini ilan edecek ve hak dini üstün kılacaktır…(3) Yine Peygamberimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Çocuk mutlaka kaybolacaktır." Ona, "Niçin Ey Allah'ın Re sulü?" diye sorulduğunda o da, "Öldürülmekten çekindiğin den." dedi.(4)
Peygamber-i Ekrem buyurmuştur ki: Mehdi, benim evlatlarımdandır ve onun bir gaybet döne mi, o dönemde …
MHD_0169 · S. 169 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam Mehdiİmam Aliİmam Hasanİmam Hüseyin
Peygamber-i Ekrem buyurmuştur ki: Mehdi, benim evlatlarımdandır ve onun bir gaybet döne mi, o dönemde milletlerin sapacağı bir şaşkınlık ortamı olacaktır. O, peygamberlerin zahiresini (bıraktığı hazine ve eserleri) getirecek, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduk tan sonra orayı adalet ve iyilikle dolduracaktır.(1) İmam Ali'den (a.s) nakledilen rivayetin bir bölümünde şöyle buyurduğu rivayet edilir: …Ancak ben, nesebimden doğacak ve torunlarımdan on ikincisi olacak çocuğumu düşündüm. O, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduğunda onu adalet ve iyilikle doldura cak olan Mehdi'dir. O, bazı milletlerin sapmasına, bazıla rının ise hidayete vasıl olmasına neden olacak bir gaybet ve şaşkınlık döneminden sonra zuhur edecektir…(2) Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurur: Bizden olan gaibin (gaybete çekilen İmam'ın), biri diğerin den uzun iki gaybet dönemi vardır. Yakini güçlü olandan ve marifeti/bilgisi sağlam olandan başkası onun imameti üzere sabit kalmaz.(3) Bu konuda yine İmam Hasan b. Ali'den (a.s) de Hz. Mehdi'nin (a.s) doğumuyla ilgili bölümde zikrettiğimiz rivayete benzer bir hadis nakledilmiştir. İmam Hüseyin'in (a.s) şöyle dediği rivayet edilir:
Bu işin sahibinin [yani Mehdi'nin] iki gaybeti vardır.
MHD_0170 · S. 170 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam MehdiHz. Muhammedİmam Cafer Sadıkİmam Muhammed Bakırİmam Musa Kâzımİmam Zeynelabidin
Bu işin sahibinin [yani Mehdi'nin] iki gaybeti vardır. Biri o kadar uzun olacak ki bazıları, "Öldü." diyecek; bazıları, "O gitti ve gittiği yeri de onun işlerini yürüten Mevlası dışın da ne dostları, ne de bir başkası biliyor." diyecek.(1) İmam Seccad'dan (a.s) şöyle rivayet edilir: Kaim (Mehdi)'de Nuh'tan olan bir sünnet/kural vardır, o da ömrünün uzun olmasıdır.(2) Yine şöyle buyurduğu nakledilir: Bizden olan Kaim'in iki gaybet dönemi vardır. Biri diğe rinden daha uzundur.(3) İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyurmuştur: Âl-i Muhammed'in Kaim'inin iki gaybeti olacaktır. Biri di ğerinden daha uzundur.(4) İmam Cafer Sadık'ın (a.s) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Sahibinizin gaybete çekildiği haberi size ulaşırsa, sakın ola ki onu inkâr etmeyin.(5) Yine şöyle buyurmuştur: Bizden olan Kaim'in, uzun süreli bir gaybeti olacaktır. Çünkü yüce Allah, peygamberler için gaybetleri sırasında uyguladığı kanunları kesinlikle onun için de uygulaya caktır. Ey Südeyr! Onun da, peygamberlerin gaybet süre sini doldurması zorunludur.(1) İmam Musa Kâzım'dan (a.s) şöyle dediği rivayet edilir: Ben hakla kaim olanım.
Ancak yeryüzünü Allah'ın düş manlarından temizleyecek, orası haksızlık ve zulümle dolduğunda onu adaletle …
MHD_0171 · S. 170 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam Mehdiİmam Ali Hadiİmam Muhammed Cevadİmam Rıza
Ancak yeryüzünü Allah'ın düş manlarından temizleyecek, orası haksızlık ve zulümle dolduğunda onu adaletle dolduracak olan (asıl) Kaim be nim çocuklarımdan (torunlarımdan) beşincisidir. Onun uzun süren bir gaybet dönemi olacaktır…(2) İmam Rıza'nın (a.s) Kaim hakkındaki konuşmasının bir bölü münde şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Allah, çocuklarımdan dördüncüsünü dilediği süre perde arkasında gizleyecek ve sonra onu ortaya çıkaracak. Böy lece o, zulüm ve haksızlıkla dolan yeryüzünü iyilik ve adaletle dolduracaktır.(3) İmam Cevad (a.s) da bir konuşmasının zımnında şöyle bu yurmuştur: ...Bizden, sürekli Allah'ın emriyle kaim olan ve onun di nine ileten biri kesin vardır. Ancak Allah'ın, yeryüzünü kendisiyle kâfir ve inkârcılardan temizleyeceği, onu ada let ve iyilikle dolduracağı Kaim ise, doğumu insanlara bir süre gizli kalan ve şahsen onlardan bir süre gaip olan kimsedir…(4) İmam Hadi'den (a.s) şöyle rivayet edilmiştir:
…Siz onun şahsını görmeyeceksiniz…(1) Yine şöyle buyurmuştur:
MHD_0172 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Hasan Askerîİmam Mehdi
…Siz onun şahsını görmeyeceksiniz…(1) Yine şöyle buyurmuştur: Sahibiniz zalimlerin ülkesinden kaybolduğunda kurtulu şu/rahatlığı bekleyin.(2) İmam Hasan Askerî'den (a.s) de şöyle rivayet edilmiştir: Oğlum Muhammed, benden sonra imam ve hüccettir. Onu tanımadan ölen kişi cahiliye ölümü üzerine ölmüş olur. Şunu bilin ki; onun öyle bir gaybeti olacak ki, cahiller o dönemde sapacaktır…(3) Yine şöyle buyurduğu nakledilmiştir: …Bu oğlum; ismi ve künyesi Allah Resulü'nün ismi ve künyesi ile aynıdır. O, zulüm ve haksızlıkla dolan yeryü zünü, adalet ve iyilikle dolduracaktır. Onun bu ümmet içindeki benzeri, Hızır ve Zülkarneyn'dir. Vallahi onun bir süre gaybet dönemi olacaktır…(4) Bu anlama gelebilecek hadisler oldukça çoktur. Bunların çoğu, Ehl-i Beyt kanalıyla mütevatir olarak gelmiş olup, bu hadisleri farklı mezheplerden birçok Ehlisünnet hafızı da nakletmiştir. Bunların birçoğu, sahih senetle rivayet edilmiş tir. Bu hadisler, İmam Mehdi'nin gaybetinin doğruluğu ve bu gaybetin Allah'ın emriyle yapıldığı hususunda en açık delil lerdendir. Zira bu hadislerin onlardan sadır oldukları, hatta gaybet gerçekleşmeden asırlar önce tedvin edilip yazıldığı sabittir.
Gaybet, bu hadisleri tasdik edici olarak gelmiş olup, her ne kadar birkaçının isnadında tartışma varsa veya …
MHD_0173 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdi
Gaybet, bu hadisleri tasdik edici olarak gelmiş olup, her ne kadar birkaçının isnadında tartışma varsa veya bazıları mürsel (senedine yer verilmeyen hadis türü) olsa da genel olarak bu durum, söz konusu hadislerin muhtevasının vahyin kay naklarından yani gaybları bilen yüce Allah'tan çıkmış oldu ğunun delilidir. Şeyh Saduk (r.a) şöyle der: Ehl-i Beyt İmamları (a.s), gaybet vuku bulmadan yaklaşık iki yüz sene önce kendilerinden nakledilen, sayfalarda ko runan ve kitaplarda yazılan rivayetlerde, onun gaybetini haber vermiş ve gaybetin oluşunu Şiîlerine anlatmışlardır. İmamların (a.s) tâbilerinden kimse yoktur ki, bunu kitap larında, rivayetlerinde ve musannefâtında zikretmiş ol masın. Temel kaynaklar olan bu kitaplar, gaybetten yıllar önce Âl-i Muhammed'in (s.a.a) Şia'sının yanında kaleme alınıp korunmuştur… Ehl-i Beyt Mektebine tâbi olan bu yazarların, şu anda ge çekleşen gaybetin vuku bulacağını önceden bilerek bunu kitaplarında yazmaları ve musannefâtında gaybet vuku bulmadan önce derlemiş olmaları pekâlâ mümkün olabi lir. Oysa ilim ve akıl ehli nezdinde böyle bir şey muhaldir.
Yahut bunlar, kitaplarında yalandan bir kurmaca inşa et mişler ve tesadüfen olay tıpkı onların dediği olmuş.
MHD_0174 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
Ehl-i Beytİmam Hüseyinİmam Mehdi
Yahut bunlar, kitaplarında yalandan bir kurmaca inşa et mişler ve tesadüfen olay tıpkı onların dediği olmuş. Ül kelerinin birbirine olan uzaklığına, görüşlerinin değişik liğine ve memleketlerinin farklılığına rağmen yalanları, aynen uydurdukları şekilde gerçekleşmiş olsun. Hâlbuki bu da birinci şık gibi muhaldir. Dolayısıyla ortada tek bir gerçek kalıyor, o da şudur: Onlar, Allah Resulü'nün (s.a.a) vasiyetini koruyan Ehl-i Beyt İmamları’ndan, gaybet ve onun oluş niteliğiyle ilgili aldıklarını ezberlemiş, kitap larının çeşitli bölümlerinde bunları bir araya getirmiş ve kaynak eserlerinde buna yer vererek telif etmişlerdir. Böy lece bu ve benzeri şeyler sayesinde hak üstün gelmiş, batıl ise sönüp gitmiştir. Zaten batıl elbet de zail olandır.(1) Bu vicdanî delili daha anlaşılır kılan, bu hadis-i şeriflerin gay betin şekli ve gaip İmam'ın kimliğiyle ilgili verdiği ayrıntılı bilgilerdir. Hadislerin verdiği bu bilgilerde, onun Ehl-i Beyt İmamları’nın on ikincisi ve İmam Hüseyin'in (a.s) zürriye tinden dokuzuncu imam olduğu belirtilirken, tarihî olarak İmam Mehdi'den (a.s) başkasına uymayan başka ayrıntılar da bulunmaktadır.
Bunlar onun imametinin sıhhatinin açık ve veciz delillerindendir.
MHD_0175 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
Hz. Muhammedİmam Hasanİmam Hasan Askerîİmam Mehdi
Bunlar onun imametinin sıhhatinin açık ve veciz delillerindendir. Şeyh Müfid şunları söylemektedir: Âl-i Muhammed (onlara selam olsun) İmamları’ndan nak ledilen haberler; beklenen Mehdi'nin iki büyük gaybeti nin olacağı, bunun birinin diğerinden daha uzun süreceği, gaybetinin kısa olanında onun haberlerini birtakım özel kimselerin bileceği, uzun gaybetinde ise ona hizmet eden dostlarından güvenilir kimseler dışında kimsenin onun hakkında bilgi sahibi olmayacağı hususunda birbirini destekler niteliktedirler. Bu konuyla ilgili haberler, İmam Ebu Muhammed Hasan el-Askerî'nin babası ve dedesinin doğumundan önce İmamiye Şiasının musannefâtında ka leme alınmıştır. Bu söylenenlerin haklılığı ise, isimlerini zikrettiğimiz sefirlerin ve vekillerin (Allah'ın rahmeti on ların üzerine olsun) vefatından sonra ortaya çıkmış, uzun gaybetten haber veren ravilerin sözlerinin doğruluğu aşikâr olmuştur. Bu da İmamiye mezhebinin bu konudaki görüşlerinin ne kadar isabetli olduğunun ve hadisin anla mına ne kadar yaklaştığının göstergesidir…(2) Bu delillendirme, gerek küçük gaybet ve gerekse büyük gay bet hakkında geçerlidir.
Zira hadisler, bu ikisinden de bahset mekte ve haklarında ayrıntılar vermektedir.
MHD_0176 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam Mehdi
Zira hadisler, bu ikisinden de bahset mekte ve haklarında ayrıntılar vermektedir. Gaybetin Aşamalı Oluşunun Hikmeti Gaybetin genel olarak bir hazırlık aşaması olup, İmam Mehdi'nin (a.s) zuhur etmesi ve büyük evrensel ıslah görevi ni yerine getirmesi için mutlaka gerekli olduğunu daha önce ifade ettik. İlahî hikmet, bu gaybetin iki aşamalı olmasını ge rektirmiştir. Nedeni açıktır. Çünkü ani ve beklenmedik bir şekilde tam bir gaybetin vuku bulması, İmam Mehdi'nin (a.s) İslam ve be şer toplumunu kendi zuhuruna ve kuracağı evrensel İslam devletine hazırlıklı hâle getirebilmesi için gerekli olan birçok unsurun kaybolmasına yol açacaktı. Zira uygun/hazır hâle getirme ameliyesinin genel mihve ri, (büyük gaybet bölümünde ayrıntılı bir şekilde incelenecek olan hadislerin bu hususa işaret ettiği gibi) hazırlama amaçlı arın dırma ve elemedir. Bu tür bir arındırma, Müslüman insanın söz konusu imtihandan başarılı çıkıp toplumda nesiller boyu zuhura hazırlık olması, kişisel liyakat, tecrübe ve bilgi biriki mindeki muvaffakiyeti için, istinat zeminini teşkil eden güçlü inançsal kanaatlere ve amillere ihtiyaç duyar.
Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları (a.s), gaybetin vuku bulacağı zaman her yaklaştığında …
MHD_0177 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam MehdiEhl-i BeytOniki İmamHz. Muhammed
Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları (a.s), gaybetin vuku bulacağı zaman her yaklaştığında derinliği ve kapsamlılığı artan birçok adımla, insanları bu gaybete ha zırlamışlardır. Aynı gaybetin meydana geleceğinin kesinliği, gaybet sahibinin doğumunun gizliliği, vekiller sistemindeki faaliyet alanlarının genişletilmesi, şer'i hükümlerin istinbat edildiği kurallar ve ümmetin ihtiyaç duyduğu İslamî bilgile rin sağlanması gibi hususlardan haber veren hadislerde oldu ğu gibi. Ancak tam bir gaybete hazırlık, sadece tamamlayıcı birkaç adımı ve bunu teyit edip açıklayan örnekleri gerektir mektedir. İşte İmam Mehdi (a.s), bunu küçük gaybet döne minde yapmıştır. Ayrıca bu; vaat edilen Mehdi'nin tam gaip olmasıyla, daha önceki İmamlar’ın (a.s) tam zuhuru arasın daki geçiş döneminde gerçekleşen davranış ve hareketinin genel çerçevesidir. Dolayısıyla bu, aslında ümmeti büyük gaybete hazırlamak için atılan son adımdı. Bu gerçeğin, İmam Mehdi'nin (a.s) küçük gaybetteki uygula malarında tecelli ettiğini görüyoruz.
Bunu ayrıca, onun kü çük gaybet dönemindeki davranışlarının hedeflerini analiz etme ve bu hedeflerin büyük …
MHD_0178 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Hasan Askerî
Bunu ayrıca, onun kü çük gaybet dönemindeki davranışlarının hedeflerini analiz etme ve bu hedeflerin büyük gaybet dönemine ait özelliklerle karşılaştırılması aracılığıyla da elde etmek mümkündür. Bu yüzden bununla büyük gaybet yaşamı arasındaki bağlantıyı netleştirmek için, onun tam olarak hedeflerinin ne olduğunu belirlemek maksadıyla yaşamı hakkında incelemeye başla mak istiyoruz. Abbasî Yönetimin İmam'ın Haberlerini Takip Etmesi Küçük gaybet döneminin rivayetlerinden, Abbasî yönetimin İmam Mehdi (a.s) ile ilgili haberleri beklediği anlaşılmak tadır. Sanki yönetim, Hz. Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları’ndan gelen rivayetlere istinaden, onun geleceğin den kesinlikle emin gibiydi. Yönetim, İmam Hasan Askerî'nin (a.s) İmamların on birincisi olduğunu ve on ikincisinin mutla ka doğacağını, onun mütevatir olarak gelen müjdelemelerde geçen ifadelere göre, kendi eliyle zulüm ve acımasızlığı bitire ceği vaat edilen imamların sonuncusu olduğunu biliyorlardı. Kuleynî'nin İmam'ın kendi vekillerini koruduğu yönündeki rivayetinin içerisinde geçen metinden, yönetimin vekilleri izlemesinin hedefinin İmam Mehdi'ye (a.s) ulaşmak oldu ğunu öğrenmiştik.
Bu yüzden gerek daha önceki Ehl-i Beyt İmamları’ndan (Allah'ın selamı onların üzerine olsun) ve gerekse İmam …
MHD_0179 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bu yüzden gerek daha önceki Ehl-i Beyt İmamları’ndan (Allah'ın selamı onların üzerine olsun) ve gerekse İmam Mehdi'nin (a.s) bizzat kendisinden yapılan şiddetli tekitler, İmam'ın isminin küçük gaybet döneminde zikredilmesinin kesinlikle yasak olduğu üzerinde odaklanı yordu. Çünkü isim bilindiğinde, talep şiddetlenirdi.(1) Şeyh Tusî'nin el-Gaybe adlı kitabında naklettiği rivayetten şu so nuç çıkmaktadır: Abbasî yönetimleri, bilfiil İmam'ın (a.s) varlığı hakkında birtakım bilgiler elde etmekte ve ona su ikast için planlar yapmaktaydı. İmam (a.s) da onlara mey dan okuyarak, kendisinin ilahî bir korumayla korunduğunu ispat etmek istedi. Rivayet şöyle demektedir: Madiray'in arkadaşlarından olan Ruşeyk'ten şöyle nakle dilir: (Abbasî halifesi) Mu'tezıd, bize adamlarını gönderdi. Biz üç kişiydik. Her birimizin bir ata binmesini ve birbiri mizden ayrı bir halde gizlice şehirden çıkmamızı, yanımı za atımızın semeri dışında az veya çok fazladan hiçbir şey almamamızı emretti. Ardından bize, "Samarra'ya gidin." dedi. Orada bir yer ve ev tarif ederek dedi ki: "Kapının yanına geldiğinizde siyah bir hizmetçi köle bulacaksınız.
O eve baskın düzenleyip, içeride gördüğünüz adamın ka fasını bana getirin." Samarra'ya gittik, durum onun …
MHD_0180 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
Hz. Muhammedİmam Mehdi
O eve baskın düzenleyip, içeride gördüğünüz adamın ka fasını bana getirin." Samarra'ya gittik, durum onun anlat tığı gibiydi. Dehlizin önünde, elindeki elbiseyi dikmekle uğraşan siyah bir hizmetçi bulunmaktaydı. Evi ve içinde kinin kim olduğunu sorduk, "Sahibi." dedi. Vallahi bize dönüp bakmadı bile, hatta bize hiç aldırmadı da. Biz de aldığımız talimat üzerine içeri girdik ve dediği gibi orada gizli bir ev bulduk. Evin karşısında bir perde vardı, ondan asilini daha önce görmemiştim. Sanki o vakit, eller onun üzerinden kalkmış gibiydi. Evde kimse olmayınca perdeyi kaldırdık, ortaya büyük bir oda çıktı. Sanki suyla denizdi. En uzak köşesinde hasır vardı, onun da sanki suyun üzerinde olduğunu düşün dük. Hasırın üstünde ise, sima olarak insanların en güzeli denebilecek birisi durmuş namaz kılıyordu. Bize ve bizim le ilgili hiçbir şeye dönüp bakmadı bile. Derken Ahmed b. Abdullah eve girmek istedi, ama hemen suya battı. Çırpı nıp durduğunu görünce elimi uzatıp onu sudan çıkarttım. Ama bayılıp kendinden geçti ve bir süre öyle kaldı. Diğer arkadaşım da aynı şeyi yapmaya kalktı. Fakat aynı şey ler onun da başına geldi. Şaşkın bir vaziyette kalakaldım.
Ev sahibine, "Senden ve Allah'tan özür diliyoruz.
MHD_0181 · S. 172 · Küçük Gaybetin Nedenleri
İmam Mehdi
Ev sahibine, "Senden ve Allah'tan özür diliyoruz. Vallahi bunların nasıl olduğunu ve kime geldiğimi bilmiyordum. Allah'a yöneliyor ve tövbe ediyorum." dedim. Dedikleri mize aldırış etmediği gibi, bundan yüz de çevirmedi. Bu durumdan endişe edip oradan ayrıldık. Mu'tezıd ise bizi bekliyordu. Görevli kapıcılarına, oraya varır varmaz derhal yanına alınmamız emrini vermiş. Biz de gece oraya geldik. Hemen yanına götürüldük ve bize olayları sordu. Gördüklerimizi anlattığımızda dedi ki: "Yazıklar olsun size! Benden önce birileriyle karşılaşıp da ona bundan söz ettiniz mi?" diye sordu. Bizim, "Hayır." dememiz üzerine, yeminler ederek şöyle dedi: "Ben dede min sürgün ettiği adamım. Eğer bu olayla ilgili, kimseye en ufak bir şey dediğinizi duyarsam boynumuzu vuru rum." İşte biz de, o ölünceye kadar bunu insanlara anlat maya cesaret edemedik.(1)
Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İMAM MEHDİ'NİN KÜÇÜK GAYBET DÖNEMİNDEKİ İCRAATLARI Varlığı ve İmametinin İspatı Daha önce de işaret ettiğimiz …
MHD_0182 · S. 180 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam Mehdi
İMAM MEHDİ'NİN KÜÇÜK GAYBET DÖNEMİNDEKİ İCRAATLARI Varlığı ve İmametinin İspatı Daha önce de işaret ettiğimiz gibi, İmam Mehdi'nin (a.s) ba basının cenaze namazında hazır bulunması, onun küçük gay bet döneminde attığı en önemli adım ve hareketlerden biridir. Bu hedefin önemi, Hz. Mehdi'nin gaybet çağında davranışla rını dayandırdığı zemin ve kaideyi temsil ediyor olmasından ileri gelir. Zira şer'i nass ve kesin dinî bilgilere göre; sapkınlık ve cahiliye ölümünden kurtuluşun tek yolunun asrın ima mını bilmek ve ona itaate yapışmak olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu İmam da gizlenmiş olup, büyük gaybet döneminde ortaya çıkmayacaktır. Dolayısıyla ona inanmak, (bu, ona itaatin ve velayetine sarılmanın mukaddimesidir) onun varlığına güvenmenin ve mutmain olmanın devamıdır. Öyle ki bu durum, müminin onu duyu organlarıyla görüp hissede memesinden kaynaklanan şüphelere karşı mücadele etmesini sağlar. İşte bu mutmainlik hâlinin nedenleri, İmam Mehdi'nin (a.s) güvenilir kişilerle buluşarak hüccetini tamamlaması ve İmam'dan başkasından çıkması mümkün olmayan keramet lerdir. Ulemanın kitaplarında ispat için kaleme aldıkları, o dönemden bahseden rivayetlerin kaydettiği başka olaylar,
MHD_0183 · S. 181 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
Ehl-i Beytİmam MehdiOniki İmamdâr
İmam'ın küçük gaybet dönemindeki hareketlerini tamamla maktadır.(1) Ümmetin İhtiyaç Duyduğu İslamî Bilgilerin Temini Hz. Peygamber'in hanedanı olan Ehl-i Beyt İmamları, iki asırdan fazla bir zamandır büyük gaybet döneminde üm metin ihtiyaç duyduğu Kur'ân-ı Kerim ve Allah Resulü'nün sünnetiyle ilgili bilgilerin çoğunu insanlara ulaştırdı. Bu teb liğ ettikleri şeyler, Allah Teâlâ'nın kendisine uyulmasını em rettiği saf ve kıymetli İslam dini ile kendisiyle sapkınlık ve cahiliye ölümünden kurtuluşu sağlayan Sekaleyn'e (iki de ğerli emanet olan Kur'ân ve Ehl-i Beyt) sarılmanın ifadesi olan sağlam kulpu temsil etmekteydi. Hz. Peygamber'in (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları’nın (a.s) sünnetinden elde edilen riva yet mirası, kendisinden şer'i ahkâmın nasıl istinbat edilece ğini (çıkarılacağını) ve İslamî bilgilerin nasıl elde edileceğini açıklayıp belirlemekteydi. İmamlar taraftarlarına, Kur'ân-ı Kerim'in yanında ümmetin İmam Mehdi'nin zuhuruna ka dar ihtiyaç duyacağı bütün İslamî bilgi ve hükümlere kay naklık teşkil etmesi için bu mirasın ezberlenip kayda geçi rilmesini/tedvinini emretmişti. Bu durumun semeresi de, İmamların ashabı tarafından nakledilen ve el-Usulu'l-Erbau Mie (dört yüz asıl) olarak bilinen rivayetler mecmuası ol muştur. Bu rivayetler, İmam Mehdi'den (a.s) önceki İmam lar çağında kaleme alınarak mübarek Nebevî Sünnet'in bü tün naslarını koruma altına almıştır.(2)
Küçük gaybet döneminde ise on ikinci imam Hz.
MHD_0184 · S. 182 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam Mehdiİmam Ali Hadiİmam Hasan AskerîHz. Muhammedİmam Muhammed Cevad
Küçük gaybet döneminde ise on ikinci imam Hz. Mehdi (a.s), ümmetin büyük gaybet döneminde ihtiyaç duyacağı bilgi lerden arta kalanı tamamlamış, müminleri sırat-ı müstakime götürmüş ve ümmetin tekâmül yönündeki gelişme sürecini korumuştur. Bu, onun birçok mektubunda görüldüğü gibi, büyük gaybetteki hayatının ikinci büyük ve genel hedefidir. Niyabet Sisteminin Tespiti İmam Mehdi (a.s) bu dönemde, kendisine samimi bir şekilde bağlı ve inançlı Şia'sından, kendisinin izni ve emriyle hareket eden vekiller tayin etmiş ve inananlarla irtibat için bir teşkilat kurmuştur. Bu hususta dedesi İmam Hâdi (a.s), ondan önce İmam Cevad (a.s) ve ardından çocuğunun gaybeti için vekil ler sistemini iyice yerleştiren babası İmam Hasan Askerî (a.s) hazırlıklar yapmıştı. Bu yüzden de yakın ashabının güveni lir kişiler olduğunu ve onların kendisine vekâlet edeceklerini ilan etmekteydi. Mesela, önceden İmam Hadi'nin vekilliğini yapmış ve daha sonra da İmam Mehdi'nin vekili olacak olan Osman b. Said el-Amrî hakkında İmam Askerî (a.s) şunları söylemekteydi: Ebu Amr; güvenilir, geçmişte, hayatım esnasında ve ölü mümde de güvendiğim bir insandır. Onun size söylediği şeyler benden söylenmiştir. Size ulaştırdığı şeyler, benden ulaşmıştır.(1) Şeyh Saduk, küçük gaybet döneminde İmam Mehdi'nin (a.s) vekil ve naiplerinden on iki şahıs sayarken, Şehit Muhammed
Bâkır es-Sadr tarih ve rical kaynaklarında geçen bilgilere da yanarak bunlara altı isim daha eklemiştir.(1) …
MHD_0185 · S. 183 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam Hasan Askerîİmam MehdiHz. Muhammedİmam Aliİmam Ali Hadiİmam Hüseyinİmam Muhammed Bakır
Bâkır es-Sadr tarih ve rical kaynaklarında geçen bilgilere da yanarak bunlara altı isim daha eklemiştir.(1) İmam, vekil ve naiplerini doğrudan atamakta, bu atama hususunda ve ve kil olmadıkları halde vekillik iddiasında bulunanların vekil olmadığını ortaya koymak maksadıyla kendi mührünün bu lunduğu mektuplar sadır etmekteydi.(2) Bu dönemde, İmam Hasan Askerî'nin (a.s) zamanında vekiller sisteminde önemli bir değişiklik meydana geldi. Bu değişiklik, İmam Mehdi'nin (a.s) kendisiyle müminler arasında özel vekili ya da genel sefiri makamının ihdas edilmesiydi. Bu makam, kendisine daha önce ihtiyacın duyulmadığı bir makamdı. Zira vekiller öyle ya da böyle, bir şekilde İmamlarla irtibata geçebi liyorlardı. İmam bizzat görünürdü. Kendisine vekâlet edecek özel bir vekil ya da naibe ihtiyaç duyulmuyordu. Küçük gaybet döneminde ise İmam'ın görünür olmaması icap edince, özellik le de geçmişte İmam'ın her asırda tek olmasına alışkın oldukla rı bilindiğinden, müminlerin müracaat edeceği ve merkezî bir görev üstlenecek bir makam icat edildi. Özel vekilin ya da sefirin İmam Mehdi tarafından tayini, doğ rudan ve genellikle birinci ya da daha önceki vekilin duru munda olduğu gibi kendi mührüyle imzalayıp sadır ederek bunu insanlara duyurma şeklinde olmaktaydı. Şiî önderler olarak birbiri ardınca bu makama gelen dört bü yük şahıs şunlardı. İlk olarak; daha önce aktardığımız gibi İmam Hadi ve İmam Askerî'nin (a.s) vekili olan Osman b. Said el-Amrî. Sonra onun yerine halife olan oğlu Amr b. Os man. Ardından Hüseyin b. Ruh ve sonuncu olarak da Ali b. Muhammed es-Samurî. (Allah hepsinden razı olsun)
İmam'ın bu sefirlerin işlerini yönetip yönlendirmesi, imamet göreviyle ilgili niyabet ettikleri her işte …
MHD_0186 · S. 184 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam HüseyinHz. Muhammedİmam Mehdi
İmam'ın bu sefirlerin işlerini yönetip yönlendirmesi, imamet göreviyle ilgili niyabet ettikleri her işte doğrudan ve kesintisiz bir şekilde gerçekleşmekteydi. Hatta bildikleri kadarıyla ce vap vermeleri mümkün olan müminlerin itikadî konulardaki sorularının cevaplarıyla ilgili olarak bile durum böyleydi. Ce vaplarını bildikleri soruların dahi yanıtını vermiyor ve İmam Mehdi'den (a.s) doğrudan aldıkları talimatları iletmekle yeti niyorlardı. Bu da, kendilerinden sadır olan konulara şer'i bir boyut katıyordu. Bunu anlatan birçok rivayet bulunmaktadır. Örneğin, Şeyh Tusî'nin gaybetle ilgili uzun bir hadis içerisinde rivayet ettiği, mümin bir kişinin İmam Hüseyin'in (a.s) şaha deti konusunda sorduğu itikadî soruyla ilgili olarak, üçüncü sefir Hüseyin b. Ruh'un cevabı bunlardan biridir. Şeyh Tusî, Hüseyin b. Ruh'un soruya cevap verdiği mecliste hazır bulu nan hadisin ravisi Muhammed b. İbrahim'den şöyle nakleder: Muhammed b. İbrahim b. İshak (r.a) dedi ki: Ertesi gün Şeyh Ebu'l-Kasım Hüseyin b. Ruh'un (k.s) yanına döndüm ve içimden kendi kendime, "Görüyor musun, dün kendi görüşünü bize aktardı." dedim. O, ben daha ağzımı aç madan sözü ağzımdan alarak dedi ki: "Ey Muhammed b. İbrahim!
Havadan düşüp de kuşların beni kapması ya da rüzgârın alıp ıssız bir yere savurması, bana Allah'ın dini …
MHD_0187 · S. 184 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam Mehdiİmam Hüseyin
Havadan düşüp de kuşların beni kapması ya da rüzgârın alıp ıssız bir yere savurması, bana Allah'ın dini hakkında kendi nefsimden bir şey söylememden daha se vimlidir. Bu aktardığım söz, asıl kaynağından alınmış ve doğrudan Hüccet'ten (İmam Mehdi) duyulmuştur."(1) Açıktır ki; İmam Mehdi'nin (a.s) gaybetini gerektiren mev cut şartlar, vekillerin faaliyetlerinin alenî olmasına izin ver memiştir. Bu yüzden vekillerde ve özellikle de sefirlerde aranan ilk şart, gizliliğe üst düzeyde bağlı kalmaları, İmam Mehdi'nin (a.s) yerini açıklamamaları, hatta varlığı hakkında hiçbir şekilde bilgi vermemeleri olmuştur. Dolayısıyla örne ğin Hüseyin b. Ruh, kendisinden çok daha bilgili ya da daha saygın kişiler bulunmasına rağmen, sefirlik için seçilmiştir.(1) İmam (a.s), küçük gaybet dönemindeki özel niyabet ve vekâlet sistemini, inananların gaybet asrında şer'i nassların genel ni teliklerini tavsif ederek büyük gaybet döneminde, İmam'ın ona müracaat etmelerini istediği genel naibi referans alma larının başlangıcı olarak yerleştirmiştir.
Ayrıca gaybet döne minde, bu niteliklerin bulunduğu kişileri tayin ederek ümme tin genel niyabet için kimin …
MHD_0188 · S. 184 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam Hasanİmam Hüseyinİmam Mehdi
Ayrıca gaybet döne minde, bu niteliklerin bulunduğu kişileri tayin ederek ümme tin genel niyabet için kimin daha ehliyetli olduğunu anlaması ve büyük gaybet döneminde benzeri niteliklere haiz olanların kim olacağını kestirebilmeleri için hazırlık yapmıştır. Başka bir ifadeyle dört sefirler tecrübesi, Masum İmam tarafından belirlenmiş olan ve bir taraftan ümmete gaybet döneminde İmam'ın naibine müracaat etmenin meşru oluşunu açıklamış tır. Diğer taraftan da bunu, İmam'ın naibi olmanın şartları olarak böyle bir iddiada bulunan kimselerle ilgili şer'î nasla rın zikrettiği niteliklere dayanarak, büyük gaybet döneminde naip olacak kişilerin tutunacağı bir örnek olarak sunmuştur. İmanî Yapının Korunması İmam'ın (a.s) varlığının ispatı ve vekillerini tanıtma görevi, bazen bazı haberlerin yönetime sızmasına neden oluyordu. Bu nedenle İmam, küçük gaybet döneminde kendisinden beklenen rolü yerine getirmek amacıyla, vekiller sistemini korumak için müdahale ediyordu. Örneğin Sıkatu'l-İslam Kuleynî, el-Kâfi adlı eserinde Hüseyin b. Hasan el-Alevî'den şöyle rivayet eder: (Samerra valisi) Ruz Hasenî'nin hizmetçilerinden biri, ar kadaşıyla birlikte hâkimin yanına giderek şöyle dediler:
"Sahibu'z-Zaman (İmam Mehdi) için mal toplanıyor ve onun bu iş için birtakım vekilleri varmış." Daha sonra …
MHD_0189 · S. 186 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
Hz. Muhammedİmam Mehdi
"Sahibu'z-Zaman (İmam Mehdi) için mal toplanıyor ve onun bu iş için birtakım vekilleri varmış." Daha sonra İmam'ın çeşitli yörelerde bulunan vekillerinin adlarını zikrettiler. Sonra bu olayı, vezir Ubeydullah b. Süleyman'a haber verdiler. Vezir onları (vekilleri) tutuklat mak isteyince, halife şöyle dedi: "İlk önce o şahsın (Mehdi) kendisini bulun. Zira asıl önemli olan O'dur." Ubeydullah: "Vekilleri yakalayalım mı?" Halife: "Hayır! Bir grup tanınmayan kişileri, onlara bir miktar mal götürmeleri için gönderin. Hangisi kabul eder se onu tutuklayın." Derken İmam'dan (a.s) şöyle bir tevki (kendi elyazmasıy la bir mektup) yetişti: "Vekillere haber verin ki, kimseden bir şey kabul etmesinler ve bu konuda bir şey bilmediklerini izhar etsinler." Alınan karar üzere tanınmayan bir kişi, Muhammed b. Ahmed'in (İmam'ın vekillerinden biri) yanına gitti. Onun la baş başa kalınca, "Benim bir miktar malım var, ona (İmam'a) ulaştırmak istiyorum." dedi. Muhammed cevabında, "Benim, sizin bahsettiğiniz konu da bir bilgim yok." dedi. O her ne kadar ısrar ettiyse de Muhammed bu konuda bir bilgisi olmadığını söyleyince çekip gitti.
Casuslar diğer vekillerin yanlarına gittiklerinde, aynı şeyle karşılaştılar.
MHD_0190 · S. 186 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
Hz. Muhammedİmam Aliİmam Mehdidâr
Casuslar diğer vekillerin yanlarına gittiklerinde, aynı şeyle karşılaştılar. Çünkü hepsine aynı talimat verilmişti.(1) İmam'ın (a.s) küçük gaybetteki hayatı ve tutumuyla ilgili ge len rivayetlerin son maddesinde de gördüğümüz gibi, Abbasî yönetiminin eziyetlerini uzaklaştırmak için gösterdiği çaba, vekillerle sınırlı kalmamıştır. Bunun yanı sıra diğer müminle ri de Abbasî yönetiminin zulmünden korumayı kapsamıştır. Bu, sadece kendisine has bir davranış biçimi olmayıp, dedele rinin izlediği sabit bir sünnettir. Onlar da, yapabildikleri ka dar müminleri korumaya çalışmışlar ve onlara eziyet dokun maması için büyük gayret sarf etmişlerdir. İnananları koruma konusundaki çabalarıyla ilgili örneklerin den biri de Kuleynî'nin, el-Kâfi'de Ali b. Muhammed'den ak tardığı şu rivayettir. Dedi ki: Kureyş ve Hiyre'nin mezarlarını ziyaret etmenin yasak olduğu yönünde, İmam Mehdi'den bir tevki sadır oldu. Aradan birkaç ay geçtikten sonra, Vezir Baktaî onu çağırt tı ve şöyle dedi: "Benî Furat ve Bursîlerle buluş ve onlara Kureyş'in kabirlerini ziyaret etmemelerini söyle.
Çünkü halife kabirleri ziyaret edenlerin araştırılıp tutuklanması nı emretmiştir."(1) Nitekim bu koruma, …
MHD_0191 · S. 186 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam Cafer Sadıkİmam Mehdi
Çünkü halife kabirleri ziyaret edenlerin araştırılıp tutuklanması nı emretmiştir."(1) Nitekim bu koruma, inananların şahsî ve içtimaî ihtiyaçla rını karşılama, aralarını düzeltme, onlara öğüt ve nasihatler verme, dinî sorularını cevaplama ve onlara dua etme gibi tarihî kaynakların bu dönemde kaydettiği hususları da kap samaktaydı.(2) Küçük gaybet döneminde İmam'ın, amcası Cafer'in yanlış tu tumu ve sahte vekillerin ortaya çıkışı gibi Şiî toplum içerisin deki sapkın eğilimlerin ortaya çıkartılması gibi, yerine getir meye çalıştığı başka hedefleri de vardı. Tarih, İmam'ın (a.s) bu akımların yok edilmesinde başarılı olduğunu kaydetmiştir. Şöyle ki; küçük gaybet döneminin sona ermesiyle birlikte bu sapma eğilimi gösteren akımların üyeleri, tamamen ortadan kalkmış bulunuyordu. Daha sonraki dönemlerde İmam'ın, söz konusu hedefleri gerçekleştirmek üzere sergilediği iki örnekle karşılaşıyoruz. Bunlardan biri kendisinden sadır olan tevkiler, ikincisi de müminlerle buluşmasıdır. İmam'dan Sadır Olan Tevkiler İmam Mehdi'nin (a.s) hayatını yazan tarih kaynakları, onun küçük gaybet döneminde yayınlamış olduğu tevkiler adıyla da bilinen mektup, beyan ve yazılarıyla doludur.
Bu tevkiler, onun varlığının ve gaybetinde de imamet görevini yerine ge tirdiğinin, somut vicdanî …
MHD_0192 · S. 186–189 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam Hasan AskerîEhl-i BeytOniki İmamİmam Ali Hadiİmam Mehdiİmam Musa Kâzım
Bu tevkiler, onun varlığının ve gaybetinde de imamet görevini yerine ge tirdiğinin, somut vicdanî delillerinden birini teşkil etmektedir.(1) Bu tevkiler, doğrudan iletişimi sınırlayan gaybet çağının için de bulunduğu şartlar gereği, İmam'ın (a.s) inananlarla ileti şime geçme ve onları yönlendirme vesilelerinden biriydi. Bu vesileye/yönteme uymaya ve onun müminler arasındaki et kisini artırmasına, atalarının yaptıkları çalışmalar katkı sağ lamıştır. Mesela, elli üç seneye yaklaşan imamet süresinin önemli bir bölümünü Abbasî hapishanelerinde veya onların sıkı gözetimi altında geçiren, taraftarları da büyük eziyetle re maruz kalan İmam Musa Kâzım (a.s) dönemi gibi erken bir dönemde, bu yöntem Ehl-i Beyt İmamları tarafından uy gulamaya konulmuştur. Böyle durumlar altında bile İmam, inananlarla iletişime geçerek, onların dinle ilgili sorularına cevaplar vermekte, hapisteyken bile kesintiye uğramayan mektupları aracılığıyla onları yönlendirmekteydi. Bunun için
İmamlar, çok çeşitli yollar keşfetmişlerdir. Abbasî yönetimi nin hak İmam'a (a.s) bağlılığından habersiz olduğu kişiler aracılığıyla, mesajlarını taraftarlarına ulaştırmışlardır. Abbasî yönetiminin uyguladığı gözetimin şiddetlenmesi nedeniyle bu yöntemle çalışma gereği, İmam Hadi (a.s) ve İmam Hasan Askerî (a.s) dönemlerinde daha fazla hissedilir olmuştu. O dönemde daha çok askerî bir kaleye benzeyen ve bundan dolayı da aynı zamanda "el-Asker" adını alan, Abbasî İmparatorluğu'nun o dönemdeki başkenti Samarra'da ken dilerine yönelik büyük psikolojik baskılar yapılmıştı. O ikisi, sanki bu kalede hapis gibiydiler. Bunun yanında bu yönte min kullanılmasında ısrarcı olmalarının sebebi; şüpheleri gi dermek ve hücceti tamamlamak için mektuplarda zikredilen hususları, köklü bir iman ve tam bir teslimiyetle inananların hayata geçirebilmeleri için, evlatları Mehdi'nin (a.s) gaybeti ne hazırlama amacına matuftu.
Nitekim İmam'ın (a.s) kendisi de, inananların imanını daha da sağlamlaştırmak ve fırsatçı ların önünü kesmek …
MHD_0193 · S. 189 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam Mehdi
Nitekim İmam'ın (a.s) kendisi de, inananların imanını daha da sağlamlaştırmak ve fırsatçı ların önünü kesmek amacıyla özellikle babasının mektupla rında kullandığı üslubun aynısını kullanmaktaydı.(1) Bu tevkilerin bir kısmı, inananların dört sefir aracılığıyla sor dukları sorulara bir cevap niteliği taşıyordu. Diğer bölümü ise, daha önce de gördüğümüz gibi İmam'ın müminleri ve vekillerini himayesiyle ya da bazı vekillerin sapması veya vekâlet iddiasında bulunan bazı sahtekârların iddialarını çürütmek yahut sefirlerin tayiniyle ilgili şer'i kuralları beyan etme hususlarındaki girişiminden ibaretti. Bunlar, hak olan İslam diniyle ilgili müminlerin hayatının çeşitli bölümlerinde karşılaştıkları itikadî, fıkhî, ahlakî ve eğitim amaçlı konularda gerek duydukları bilgi, dua ve hü kümleri ya da ümmetin gaybet asrında adil fakihlere müraca at etme gibi ihtiyaç duydukları hususları kapsamaktaydı. Bu sayede gaybet döneminde korumasını sürdürmekte ve zuhu runun alametlerini belirleme gibi hususları tekit etmekteydi. Bunların bir kısmıyla ilgili örnekleri ileride göreceğiz.
Aynı şekilde bazıları da büyük gaybet döneminde ümmetin, riva yet edilen hadislerden hüküm çıkartma hususunda …
MHD_0194 · S. 189 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam MehdiHz. Muhammed
Aynı şekilde bazıları da büyük gaybet döneminde ümmetin, riva yet edilen hadislerden hüküm çıkartma hususunda tatbikata yönelik uygulama örnekleri içermekteydi.(1) Daha kapsayıcı bir ifadeyle bu tür açıklamaların, bir yönden müminleri yö netmenin ve onların toplumsal yapısını korumanın bir aracı olduğunu söylerken, öte yandan büyük gaybet döneminde İslam'ın gerçekleri ve hükümleriyle ilgili ihtiyaç duydukları şeylerin tamamlanması için bir vesile olduğu söylenebilir. İmam Mehdi'nin (a.s) Mümin Tâbileriyle Buluşması Muteber rivayet kaynakları, İmam Mehdi'nin (a.s) küçük gay bet döneminde müminlerle buluşmasından bahseden birçok rivayet kaydetmişlerdir. İmamların ya da İmam Mehdi'nin (a.s) hayatının yazıldığı tarih kitaplarından hiçbirinde bu tür rivayetler eksik olmamıştır. Şeyh Saduk, Muhammed b. Ebu Abdullah'tan naklen İmam Mehdi'nin, İslam dünyasının çeşitli yerlerinde çeşitli müminlerle buluştuğunu yazmış ve altmış sekiz kişiyle görüştüğünü ifade etmiştir.(2) Mirza Nurî ise, muteber kaynaklarda geçen rivayetlerden yola çıkarak bu sayıyı üç yüz dörde çıkarmaktadır.(3) Bu rivayetler içerisinde, sahih yollarla rivayet edilmiş olanları çoktur.
Burada aktarı lan buluşmaların büyük bir bölümü, küçük gaybet dönemin de gerçekleşen buluşmalardan ibarettir.
MHD_0195 · S. 189 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam Mehdi
Burada aktarı lan buluşmaların büyük bir bölümü, küçük gaybet dönemin de gerçekleşen buluşmalardan ibarettir. Bazıları da babası nın yaşadığı dönemde gerçekleşmiştir. Bu rivayetler, sadece İmam'ı görüp tanıyanların görüşmesini ele almış ve İmam'ı görüp de tanımayan kimselerin buluşmasına değinmemiştir. Bu rivayetlerden; İmam'ın (a.s) müminlerle birçok durum da buluşmaya çalıştığı, buluşmalarında insanların kendisine inanmalarını, kendisinin imametini ve varlığını onlara ispat etmesini sağlayacak mucize ve deliller gösterdiği sonucu çıkı yor. Nitekim İmam (a.s), hicrî 268 senesinde Medine yakınla rındaki Sâbir bölgesinde İsa b. Cevherî ile gerçekleştirdiği bu luşmada bunu açıklamış ve buluşmanın sonunda, kimliğiyle ilgili delilleri ona yakinen gösterdikten sonra şöyle demiştir: "Ya İsa! 'O şu an nerede, nerede doğdu, şimdiye kadar nerede gizleniyordu, onu kim gördü, onunla ilgili size ayan olan bir şey oldu mu, size neyi haber verdi, size hangi mucizeyi getirdi?' diyen yalanlayıcılar olmasaydı beni göremeyecektin. Allah'a ye min olsun ki, görmüş olduklarına rağmen Emîrü'l-Müminin'i de makamından uzaklaştırdılar, onunla çatışmaya kalkıştılar, ona tuzak kurdular ve onu öldürdüler.
Aynı şeyi -selam üzer lerine olsun- atalarıma da yaptılar. Onlara inanmadılar, her kesin bildiği gibi onları sihirle ve cinlerin hizmetçileri olmakla suçladılar. Ey İsa! O halde dostlarımıza gördüklerini haber ver. Sakın ola ki düşmanlarımıza bunları anlatma. Yoksa bu makam elinden alınır." Dedim ki: "Ey efendim, sebat etmem için bana dua et." O, "Allah seni sebatkâr kılmasaydı beni göremezdin. Doğru yolda sın, bu yolda devam et." deyince, oradan Allah'a şükür ve hamd ederek ayrıldım.(1)
İmam Mehdi'yle (a.s) küçük gaybet döneminde buluşma şe refine ermek hususunda aktarılan rivayetlerden, onun …
MHD_0196 · S. 192 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
İmam MehdiHz. Muhammed
İmam Mehdi'yle (a.s) küçük gaybet döneminde buluşma şe refine ermek hususunda aktarılan rivayetlerden, onun aynı zamanda pak atalarının (Allah'ın selamı onların üzerine ol sun) geleneğine uyarak müminlerin ihtiyaçlarını karşıladığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde bu dönemde büyük gaybetle ilgili bazı itikadî konuları açıklamakta, gaybetiyle bağlantılı bir şekilde sünnet/gelenek hâline gelmiş duaları ve eğitimle ilgili yönlendirme ve öğütleri iletmekte, kendisiyle olan bağ ları güçlendirmektedir. Zira bu hususlar, İmam'ın (a.s) zuhu ru esnasında onun eliyle gerçekleştireceği şeyleri açıklamayı da kapsamaktadır. Yine bu rivayetlerden, onun her sene hac mevsiminde Mekke'ye geldiği yönündeki rivayete istinaden, müminler den birçoğunun onunla buluşmaya çalıştıkları sonucu da çık maktadır.(1) Hatta bazı rivayetler hac mevsiminde, İmam'ın bazı müminlerle bilfiil buluştuğunu beyan etmektedir. Bazı ları da onunla buluşabilmek için dört sefire başvurduğunu, İmam'ın bu konuda samimi olanlarla buluşmaya izin verdi ğini belirtmektedir. Örneğin Şeyh Tusî, el-Gaybe adlı eserinde şunu rivayet etmiştir: Muhammed b. Yakup -aradaki senet zincirini atlayarak- Zuh rî'den şöyle dediğini nakleder: Bu işi büyük bir iştiyakla arzuluyordum. Hatta bunu ger çekleştirmek için iyi miktarda bir harcama da yaptım. Amrî adlı sefirine gittim, ona bir süre hizmet ettim ve yanından hiç ayrılmadım. Sonra ona İmam Mehdi'yi sor dum. Bana, "Bu isteğine ulaşmanın imkânı yok." dedi. Ben boynumu eğip yalvarınca bana, "Yarın erken saatte gel."
dedi. Dediği gibi yanına gittim. Beni karşıladığı sırada ya nında tüccar görünümlü, insanlar içerisinde en …
MHD_0197 · S. 193 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
Hz. Muhammedİmam Aliİmam Mehdi
dedi. Dediği gibi yanına gittim. Beni karşıladığı sırada ya nında tüccar görünümlü, insanlar içerisinde en güzel ve hoş kokulu bir genç de vardı. Ona baktım ve Amrî'ye yaklaştım. Bana işaret edince ona döndüm ve sorular sormaya başladım. O da sorduğum her konuda bana cevaplar verdi. Sonra da yanımdan ge çip giderek bir eve girdi. Ev, dikkat çekmeyecek kadar sıradandı. Amrî bana, "Ne sormak istiyorsan şimdi sor, onu bir daha göremezsin." dedi. Başka sorular sormak için yanına gittim. Ancak söylediklerimi işitmedi, eve gir mişti. Bana sadece şunları söyledi: "Yatsı namazını yıldızlar tam çıkana kadar geciktiren kimse melundur, melundur. Sabah namazını yıldızlar kaybolana kadar geciktiren kimse melundur, melundur." dedi ve tekrar eve girdi.(1) Küçük Gaybet Döneminin Sona Erdiğinin İlanı Dördüncü sefirin vefatından altı gün önce, İmam Mehdi'den (a.s) müminlere hitaben bir tevki sadır oldu. Bu tevkide, kü çük gaybet döneminin ve İmam tarafından doğrudan atanan sefirler döneminin bittiği ve büyük gaybet döneminin başla dığı ifade edilmekteydi. Bildirinin içeriği şu şekildeydi: Bismillahirrahmanirrahim. Ey Ali b. Muhammed esSemurî!
Allah kardeşlerine, senin ölümün hakkında en büyük ecirler ihsan etsin. Sen altı gün içerisinde öleceksin.
MHD_0198 · S. 193 · Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları
Oniki İmamİmam Mehdi
Allah kardeşlerine, senin ölümün hakkında en büyük ecirler ihsan etsin. Sen altı gün içerisinde öleceksin. İşlerini toparla. Sakın ola ki, senden sonra kimseye yeri ne geçme vasiyetinde bulunmayasın. Artık büyük gaybet vuku buldu. Zuhur, ancak Allah'ın izniyle uzun bir süre den sonra, kalplerin katılaşması ve yeryüzünün zulümle dolmasından sonra olacaktır. Şiîlerim, beni gördüğünü iddia edenlerle karşılaşacaklar. Bilin ki, Süfyanî çıkmadan ve büyük çığlık (ses) duyulmadan önce beni gördüğünü iddia edenler, yalancı ve iftiracıdır. Yüce ve büyük olan Allah'tan başka güç ve kuvvet yoktur.(1) Bu, gaybet döneminde İmam'dan sadır olan son tevki olup, büyük gaybete hazırlık aşaması olarak kendisinden istenilen hedeflere doğru harekete geçmenin gerçekleşmesiyle ilgili bir ilan mesabesindeydi. Bu küçük gaybet döneminde İmam (a.s) tarafından, doğrudan ya da sefirleri aracılığıyla insanlara varlığını, imametini ve büyük gaybetinin doğruluğunu ispat eden birtakım nişane ve deliller ortaya konulmuştur.
Ki bun lar, muhtelif seçkin ulema tarafından kaleme alınmıştır.(2) Böylece söz konusu gaybet döneminde ümmetin, onun varlı ğından nasıl yararlanacağı ve İmam'ın, onların gidişatını per de arkasından nasıl koruyup kolladığı açıklık kazanmıştır. Ayrıca İmam, bu büyük gaybet döneminde meydana gelen olaylarla ilgili olarak fakihlere müracaat edilmesini emretmiş ve varlığının yeryüzü ehli için aman/güven vesilesi olduğunu dile getirmiştir.(3) İmamlar çağında yaşamış olanların dönemi bitip, yerine gaybet asrına ve niyabet önderliği düşüncesine alışmış bir neslin ortaya çıkması gibi ümmet, büyük gaybet dönemine girmeye hazır bir hâle gelmiştir.(1)
Büyük Gaybet ve Nedenleri
İMAM MEHDİ'NİN (A.S) BÜYÜK GAYBETİ VE NEDENLERİ İmam'ın (a.s) Faaliyetinin Genel Çerçevesi İmam Mehdi'nin …
MHD_0199 · S. 198 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam Mehdi
İMAM MEHDİ'NİN (A.S) BÜYÜK GAYBETİ VE NEDENLERİ İmam'ın (a.s) Faaliyetinin Genel Çerçevesi İmam Mehdi'nin (a.s) faaliyetinin büyük gaybet döneminde ki genel hedefi; İslam ümmetini korumak, ümmeti zuhuruna hazırlamak, zulüm ile adaletsizliği ortadan kaldırmak sure tiyle önemli ve büyük görevini yerine getirmek, yeryüzünün her köşesinde adil-ilahî devleti kurmak ve halis tevhidî bir toplum tesis etmektir. Bir başka ifadeyle İmam'ın (Allah zuhurunu çabuklaştırsın) büyük gaybet dönemindeki hayatının genel çerçevesi, zuhu runa hazırlık yapmaktır. Bu hazırlık; imanlı insanları himaye etmeyi, imanlarını korumayı, halkın çalışmalarını sağlam laştırmayı, faal halde kalmalarını sağlamayı, çağdaşı olduğu ardı ardına gelen nesiller boyu onları geliştirmeyi ve son ilahî risaleti sapmalardan korumayı kapsamaktadır. Ayrıca İmam (a.s), küçük gaybet dönemindekinden çok daha gizli yollarla bunları gerçekleştirmekle birlikte, mümkün olduğu kadar di ğer kendi imamet görevlerini de yerine getiriyordu. Böylece bulutlarla kaplanan güneşten yararlanılabildiği gibi, İmam Mehdi'nin (a.s) varlığından da yararlanılmaktadır. İmam'ın (a.s) büyük gaybet dönemindeki tutumuna yöne lik bu genel hedefini, onun bu gaybet sırasındaki faaliyetleri hakkında elimize ulaşan rivayetlerde açıkça görmekteyiz.
Bu faaliyetlerle ilgili örneklere değinmeden önce gaybetin hikmeti, sırları ve nedenleri konusunda rivayet …
MHD_0200 · S. 199 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam Mehdiİmam Cafer Sadık
Bu faaliyetlerle ilgili örneklere değinmeden önce gaybetin hikmeti, sırları ve nedenleri konusunda rivayet edilen hadis-i şeriflerin işaret ettiği bazı şeylere genel olarak bir göz atacağız. Çünkü zuhura ortam hazırlamak, gaybete yol açan nedenle rin izalesiyle mümkündür. Bu yüzden gaybetin nedenlerine muttali olmak, İmam Mehdi'nin (a.s) faaliyetlerinin doğasına ışık tutulmasını sağlayacaktır. Hadislere Göre Gaybetin Nedenleri Bir grup hadis, gaybetin vuku bulmasının nedenlerini ele al maktadır. İlk olarak hadislerden, değindikleri nedenlere is tinaden birtakım örnekler zikredeceğiz. Bunun yanı sıra bu örneklerin her biri için, hadisçilerin farklı senetlerle rivayet ettikleri birçok benzer yanları bulunduğuna işaret edeceğiz: 1- Südeyr babasından, o da İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle rivayet eder: "Bizden çıkacak olan Mehdi'nin uzun sürecek bir gaybet dönemi olacaktır." İmam'a (a.s), "Ey Allah Resulü'nün oğlu, bunun nedeni nedir?" diye sorduğumda buyurdu ki: "Çünkü yüce Allah peygamberlerin gaybetleri sırasındaki sünnetlerini/geleneklerini, onun hakkında da uygulamak istedi. O hâlde ey Südeyr, peygamberlerin gaybetleri sü resince onun da gaybetinin olmasından başka çare yoktur.
Yüce Allah şöyle buyurur: 'Şüphesiz bir hâlden bir hâle geçersiniz.'(1) Yani sizden öncekilerinin …
MHD_0201 · S. 199 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam Mehdiİmam Muhammed BakırEhl-i Beytİmam Cafer Sadıkİmam Muhammed Cevad
Yüce Allah şöyle buyurur: 'Şüphesiz bir hâlden bir hâle geçersiniz.'(1) Yani sizden öncekilerinin sünnetleri."(2) Abdullah b. Fazl el-Haşimî de şöyle rivayet eder: İmam Cafer Sadık'ın (a.s) şöyle buyurduğunu işittim: "Bu işin sahibinin mutlaka bir gaybet dönemi olacaktır. Batıl ehli her kes bu dönemde şüphe içine düşecektir." İmam'a (a.s), "Kurbanın olayım, neden peki?" diye sorduğumda şöyle buyurdu: "Size açıklamamız için izin verilmediği bir nedenden dolayı." dedi. De dim ki: "Peki, gaybetinin hikmeti nedir?" Buyurdu ki: Onun gaybetindeki hikmet, yüce Allah'ın kendisinden ön ceki hüccetlerinin gaybetlerindeki hikmetle aynıdır. Nasıl ki Hızır'ın (a.s) gemiyi delmesi, küçük yaştaki erkek çocu ğunu öldürmesi ve duvarı yeniden yapması gibi getirdiği şeylerdeki hikmet onun Musa'dan (a.s) ayrılması anında ortaya çıktıysa İmam Mehdi'nin (a.s) kayboluşundaki hik met de ancak onun zuhurundan sonra ortaya çıkacaktır. Ey Fazl'ın oğlu! Bu, Allah'ın işlerinden bir iş, sırlarından bir sır ve gayblarından bir gaybdır.
Yüce Allah'ın hakîm oldu ğunu bildikten sonra, her ne kadar bunun nedeni açık ol masa da bütün fiillerinin hikmet üzere olduğuna inanırız.(1) 2- Zürare, İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) şöyle rivayet eder: "Mehdi, zuhur etmeden önce kaybolacaktır." Ben, "Niçin?" dediğimde ise karnını göstererek, "Endişe ettiği için." buyur du. Zürare der ki: "Yani öldürülmekten endişe ettiği için."(2) Konuya ilgili bir başka rivayet de Abdullah b. Ata'nın İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) rivayet ettiği şu hadistir: Abdullah şöyle der: "İmam'a, 'Senin Irak'taki Şiîlerin çoktur, Ehlibeyt'in içinde benzerin yoktur. Niçin ayaklanmıyorsun?" diye sorun ca bana şöyle buyurdu: "Ey Abdullah b. Ata! Sen cahillerin sö zünü kabullenmişsin! Allah'a andolsun ki, ben sizin sahibiniz deği lim." Ben, "Peki, bizim sahibimiz kimdir?" diye sorduğumda ise İmam (a.s) şöyle buyurdu:
https://t.me/caferilikcom
İnsanların doğumunu göremediği kişiyi bekleyin. İşte o sizin sahibinizdir.
MHD_0202 · S. 202 · https://t.me/caferilikcom
İmam Aliİmam Cafer SadıkEhl-i Beytİmam Hasanİmam Mehdiİmam Muhammed Bakır
İnsanların doğumunu göremediği kişiyi bekleyin. İşte o sizin sahibinizdir. Biz Ehlibeyt'ten, halkın arasında par makla gösterilecek ya da insanların dilinde dolaşacak dü zeye ulaştığında zulüm veya kıskançlık yüzünden öldü rülmeyen kimse yoktur.(1) 3- Hasan b. Mahbub b. İbrahim el-Kerhî şöyle rivayet eder: İmam Cafer Sadık'a (a.s) ben -ya da bir başka adam- şöyle de dim: "Allah işlerini düzene soksun; İmam Ali, dininde güçlü değil miydi?" İmam, "Evet." dedi. Ben, "Öyleyse niçin bir top luluk ona karşı ayaklandı da onları bu işlerinden menetmedi? Bu hususta onu engelleyen neydi?" dedim. İmam (a.s) buyur du ki: "Allah'ın kitabındaki bir ayet onu menetti." Ben, "Hangi ayettir o?" diye sorduğumda İmam şöyle buyurdu: Yüce Allah'ın, "Birbirlerinden seçilip ayrılmış olsalardı, rırdık." şeklindeki ayeti. Yüce Allah'ın kâfir ve münafık insanların sulbünde emanet olarak bıraktığı müminler vardır. İmam Ali de o emanetler dünyaya gelsin diye ba baları öldürmedi. Mümin emanetler dünyaya gelince de o babalara karşı çıktı ve onlarla savaşmaya başladı.
İşte bi zim Kaimimiz (Mehdi) de Allah'ın o emanetleri dünyaya gelinceye kadar kesinlikle zuhur etmeyecek, onla dünya ya geldiğinde kendisine karşı çıkanı öldürecektir."(2) 4- Yine bir başka hadiste de İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle rivayet edilir: Allah'a yemin olsun ki, gerçekleşmesi için boyunlarınızı uzattığınız (beklediğiniz) şey iyice ayrılıp seçildiğiniz za mana kadar vuku bulmayacak. Sonra sizden her on kişi den bir kısmı yok olup gidecek, sadece ender kişiler geriye kalacak. Ardından şu ayeti okudu: Allah, sizden cihat edenleri ve sabredenleri bilmeden cennete girebileceğinizi mi sandınız?(1) 5- Konuyla ilgili bir başka rivayet de İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) aktarılan şu rivayettir: Şöyle dedi: Devletimiz devletlerin sonuncusudur. Devleti olacak olan hiçbir aile yoktur ki bizden önce yönetime geçmesin. Bi zim yaşantımızı gördüklerinde, "Biz de yönetsek bunların yaptığı gibi yaparız." dememeleri için böyle olmuştur.
İşte yüce Allah'ın, "Akıbet muttakilerindir." şeklindeki sözü buna işaret etmektedir."(2) 6- Bir başka hadis …
MHD_0203 · S. 202 · https://t.me/caferilikcom
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Rıza
İşte yüce Allah'ın, "Akıbet muttakilerindir." şeklindeki sözü buna işaret etmektedir."(2) 6- Bir başka hadis de İmam Rıza'dan (a.s) rivayet edilmiştir: Gaybetin nedeninin sorulduğu soruya cevap verirken şöyle demiştir: Kılıçla kıyam ettiğinde boynunda kimsenin biati olmasın diye.(3) Bu anlam, birçok Ehlibeyt İmamından birbirine yakın lafız larla rivayet edilmiş olup, bunlardan biri de bizzat İmam Mehdi'den (a.s) rivayet edilen hadistir. O, İshak b. Yakub'a sorularının cevabını verirken şöyle demiştir: …Gaybetin neden vuku bulduğu konusuna gelince yüce Allah şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Size cevabı ve sormayın."(1) Atalarımdan (onlara selam olsun) hiçbiri yok tur ki, boynunda zamanının tağutlarına biat yükümlülü ğü olmasın.
Ben zuhur ettiğimde ise, boynumda hiçbir tağuta biat yükümlülüğü olmayacaktır.(2) 7- İmam Mehdi (a.s), Şeyh Müfid'e yazdığı ilk mektubunda şöyle diyor: Biz, dünya devleti fasıkların olduğu sürece, Allah'ın bizim ve bu konuda inançlı Şiîlerimiz için maslahat gördüğü üzere, zalimlerin evlerinden uzaktaki yerimizde yaşamak tayız.(3) 8- Şeyh Müfid'e yazdığı ikinci mektubunda da İmam Mehdi (a.s) şöyle diyor: Şiîlerimiz, -Allah onları itaatine muvaffak etsin- üzerlerin deki ahde vefa etmede kalplerini birleştirselerdi bizimle buluşmalarında gecikme olmazdı. Gerçek ve tam bir ma rifet üzere bizi görme mutluluğu onlara çabucak ulaşırdı. Ancak (Şiîlerimizle ilgili) sevmediğimiz şeylerden bize ulaşanlar bizim onlarla bulunmamızı engellemiştir.(4) Bütün bu örnekler, gaybetin nedenleri hakkında rivayet edi len en önemli hadislerdir. Fakat zikredilen sebepler arasında bazı karışıklıklar da söz konusudur. Sekiz başlık altında bu girift noktalara işaret etmek istiyoruz:
Yüce Allah'ın yaratıklarının işlerinin yönetilip tedbir edilme sindeki ilahî hikmet, İmam Mehdi'nin gaybetinin daha önce ki milletlerin peygamberlerinin gaybetleri ne için meydana geldiyse aynı hikmeti iktiza etmiştir. Çünkü bu milletlerle ilgili vuku bulan hadiselerin aynısı, son risaletin sahibi olan İslam ümmetinde de vuku bulmuştur. Semavî risaletlerin he deflerinin gerçekleşmesi için, bu ümmetlerin söz konusu he deflerinin tahakkuku konusunda hazır olmaması nasıl bazı peygamberlerin gaybetini gerektirdiyse, bu durum aynen İslam ümmeti hakkında da geçerlidir. Şöyle ki; son şeriatın hedeflerinin gerçekleşmesi, ümmetin bu hedeflerin gerçekleş mesine uygun hâle gelebilmesi için Hz. Peygamber'in (s.a.a) son vasisi olan İmam Mehdi'nin (a.s) gaybetini gerektirmiş tir. Açıktır ki, gaybetin gerçeklemesi için açıklanan bu sebep mücmel olmakla birlikte, diğer hadislerin ifade ettiği gaybet nedenlerinin genel çerçevesini de teşkil etmektedir. Bu hadislerde dikkat çeken husus şudur: Bu rivayetler grubuna göre gaybet olayı, ancak gaybet döneminin sona ermesi ve zu hur döneminin başlamasından sonra açıklığa kavuşacak olan, bundan önce açıklanmasına izin verilmeyen ilahî sırlardan bi ridir.
Dolayısıyla hadislerin zikrettiği hususlar, gaybeti gerek tiren bütün nedenleri değil sadece bazılarını …
MHD_0205 · S. 205 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam Mehdi
Dolayısıyla hadislerin zikrettiği hususlar, gaybeti gerek tiren bütün nedenleri değil sadece bazılarını açıklamakta olup, bunun dışında zuhurdan önce -en azından herkese- açıklanması uygun olmayan başka illetler de bulunmaktadır. Böyle oldu ğu halde onun gaybetine iman etmek, yüce Allah'ın hikmetine iman etmenin bir gereği ve devamıdır. Hakîm olan Allah ise, yaptığı her şeyi ancak kullarının maslahatı için yapar. 2- Güvenlik Faktörü Nasıl ki ölüm endişesi, Allah'ın peygamberlerinden Musa (a.s) ve İsa (a.s) gibi peygamberlerin gaybetlerine yol açtıysa, daha önce de gördüğümüz gibi Abbasî yönetiminin öldür mek için tam bir gayret içinde olduğu İmam Mehdi (a.s) için de son derece açıktır. Söz konusu neden, gaybetin aslı ya da en azından küçük gaybetin meydana gelmesi bakımından ge çerlidir. Bilindiği gibi buradaki amaç, İmam'ın (a.s) varlığının ko runmasıdır. Çünkü o, Allah'ın kulları üzerindeki hüccetidir. Yeryüzünün Allah'ın hüccetinden eksik olmaması gerekir ve Allah'ın emriyle insanları O'na hidayet edendir.
Babaları ve dedelerinin de Allah'ın hüccetlerinden olmaları na, yine onların da tıpkı İmam Mehdi (a.s) gibi …
MHD_0206 · S. 205–207 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Muhammed Bakır
Babaları ve dedelerinin de Allah'ın hüccetlerinden olmaları na, yine onların da tıpkı İmam Mehdi (a.s) gibi suikast, işken ce ve baskılara maruz kalmalarına, her birinin ya zehirlenerek ya da kılıçla öldürülmesine rağmen gaybetin, canın korunma sı için sadece On İkinci İmam'a (a.s) has olmasının nedenine gelince,(1) cevap açıktır. Şöyle ki, İmam Mehdi (a.s), Ehlibeyt İmamları’nın (hepsine selam olsun) sonuncusu ve evrensel İs lam devletinin kurulmasından sorumlu olduğundan dolayı, yüce Allah onun eliyle İslam'ı bütün dinler üzerinde üstün kılma ve yeryüzünü Salihlere miras bırakma vaadini gerçek leştirecektir. Dolayısıyla bu görev tahakkuk edene kadar, onun varlığının korunması gerekir. Ayrıca Abbasî yönetimi nin, onun evrensel ıslah görevinin farkında olması nedeniyle beşikteyken öldürmeye yeltendiğini ve azimli olduğunu da unutmamak gerekir.(2) Büyük gaybete gelince, taraftar edinme ve benzeri görevlerin yerine getirilebilmesi için gerekli olan bütün amiller tahak kuk etmediği sürece, bu neden yine etkisini sürdürmektedir.
Çünkü tıpkı babalarının başına geldiği gibi o da, bu büyük ıslah görevini yerine getirmeden önce zalim yöneticilerin ok larının hedefi hâline gelmeye devam edecektir. Bu durum son derece açıktır. Nitekim İmam Muhammed Bâkır'ın (a.s) yuka rıda zikrettiğimiz hadislerin ikincisinde, Abdullah b. Ata'ya yaptığı açıklamalardan bu husus anlaşılmaktadır. 3- Allah'ın Emanetlerinin Ortaya Çıkması Nedeniyle Herkesin Hakka Ulaşmasına İzin Vermek Allah'ın emanetleri olan müminlerin, kâfir bir topluluğun sulbünden çıkarılması gaybet için bir başka amildir. Belki de bundan maksat, hak dinin herkese ulaşması için bir fırsat vermektir. Böylece İmam Mehdi'nin (a.s) taşımakta olduğu İslamî risaleti, en fazla kimin hak ettiği açıklığa kavuşacaktır. Ayrıca sapkın ekollere mensup olan ve yoldan sapmış kimse lerin neslinden geriye kalan insanları, Mehdiliğin hedeflerine katarak onların da beklenen Mehdi'nin (a.s) taraftarlarının saf larına katılmalarını sağlamaktır.
Açıktır ki bu neden, İmam'ın (a.s) zuhurunun gecikmesinin nedenini açık bir şekilde ve doğrudan bizlere izah …
MHD_0207 · S. 207 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam Mehdi
Açıktır ki bu neden, İmam'ın (a.s) zuhurunun gecikmesinin nedenini açık bir şekilde ve doğrudan bizlere izah ettiği gibi, zuhurun kesin amillerinden biri olan bu amilin gerçekleşe ceği ana kadar, gaybette bulunmasını da dolaylı yollardan açıklamaktadır. Zira onun zuhuru, sapıklar üzerine acıklı bir azabın inmesine yol açan büyük ıslah görevini uygulamada aniden gerçekleşecektir. 4- Zuhur Neslini Hazırlamak İmam Mehdi'ye (a.s) inananları ayırıp zuhura hazırlıklı hâle getirmek, gaybeti gerektiren sıkıntılı durumlar içerisinde ta hakkuk bulacaktır. Bilindiği gibi İmam'a ve gaybetine iman etmek, haddizatında imanın arındırılması ve bu iman üzere sabit olanların güçlendirilmesi hususunda önemli bir amil dir. Çünkü bu, sadece hissedilebilir maddî şeylere inanma esaretinden sıyrılarak, özgürleşme mertebelerinden yüce bir mertebeyi temsil etmektedir. Bu yüzden gaybe iman, Bakara Suresi'nin ilk ayetlerde ifade edildiği üzere muttakilerin sı fatlarından biridir.
Nitekim hadisler bu sıfatı, gaybın en so mut örneklerinden biri ve özellikle de süresinin uzun olması hasebiyle İmam Mehdi'ye (a.s) gaybeti döneminde yapılacak imana uyarlamaktadırlar.(1) Bu yüzden hadislerde gaybet asrının müminlerine, özellikle de onun açık bir şekilde zuhur etmemesinin yol açtığı akidevî şüphelere rağmen, yüce şeriata ve Mehdilik yoluna bağlılık hu susunda sebatkâr olanlarına açık bir övgüde bulunulmaktadır.(2) Bu nedene binaen gaybetin, İmam Mehdi'nin (a.s) taraftar larının maddî şeylerin esaretinden özgürleşerek Mehdi'nin büyük ıslah görevini yerine getirmesine yardım etmeye ehil olmalarını sağlayan, gaybe imanı içlerinde kökleştirerek ha zırlanmalarında önemli bir amil olduğunu kavramaktayız. 5- Başka Ekollerin Acziyetinin Ortaya Çıkması Başka düşünce sistemlerinin beşeriyetin mutluluk ve ke malinin sağlanmasında aciz kalışının ispatında, İmam Mehdi'nin (a.s) büyük ıslah görevine olumlu reaksiyon gös terilmesi için insanlık toplumunu layık hâle getirme yönü bulunmaktadır.
Dolayısıyla bunu kanıtlamak, özellikle de zamanla aslından sapmış ve orijinalitesini kaybetmiş semavî …
MHD_0208 · S. 207 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam Mehdi
Dolayısıyla bunu kanıtlamak, özellikle de zamanla aslından sapmış ve orijinalitesini kaybetmiş semavî dinlerin ya da diğer maddeci görüşlerin ilkelerinin aldatma larıyla yakından irtibatlı olan hususlarda, ilahî hedeflerin gerçekleşmesi için söz konusu reaksiyona mani olan engel leri ortadan kaldırmaktadır. 6- Zulmü Reddetme Ruhunu Korumak İmam Mehdi (a.s), zulüm ve haksızlıkla dolmuş yeryüzünü adaletle dolduracaktır. Böylece daha önce işaret ettiğimiz gibi, büyük gaybet döneminde yoldan sapmışlar üzerindeki hüccetinin tamamlamasıyla birlikte, zalim yöneticileri ve fe sadın hâkimiyetini kılıcıyla ortadan kaldıracaktır. Dolayısıyla İmam'ın (a.s) zuhuru, kararlı bir mücadele yöntemiyle yakın dan alakalı olup sapmışlarla herhangi bir sulh ya da ateşkes barındırmayacaktır. Bundan dolayı bu özelliğin, ona tâbi olan insanlarda da meydana gelmiş olması gerekir. Belki de hadis lerde, "boyunlarında azgınlara biat yükümlülüğü olmaması için" şeklinde geçen ifadelerden kastedilen budur.
Açıktır ki bu etkin rol gereği, İmam Mehdi'nin (a.s) kapsamlı ıslah görevini yerine getirmesi için gerekli …
MHD_0209 · S. 207 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam Mehdi
Açıktır ki bu etkin rol gereği, İmam Mehdi'nin (a.s) kapsamlı ıslah görevini yerine getirmesi için gerekli olan güç ve taraftar kitlesini toplayarak uygun koşulların oluşmasından önce var lığını açık etmesi durumunda, zalimlerin ona yönelik saldırı larının daha şiddetli olmasına neden olacaktır. Bu durumda İmam, ya zalimlerle uzlaşacak ve atalarının yaptığı gibi ey lemleri hedefine ulaşmadan bütün faaliyetlerini durduracak tır. Burada, zulmü yeryüzünden bütünüyle ortadan kaldır makla görevli olan İmamlarının, zulme karşı sessiz kaldığını gören müminlerde zulmü reddetme ruhunun zayıflaması gibi birtakım tehlikeler de söz konusudur. Ayrıca bu pasif tu tum; zalimlerin, onun zulmü ortadan kaldırma misyonunun yol açtığı endişeden kurtulmak amacıyla gerçekleştirdikleri oyunlarını ve sürekli olarak onu öldürmek üzere yaptıkları çalışmalarını da durdurmayacaktır. Ya da İmam, başarısı için gerekli koşullar sağlanmadan önce görevini tamamlamak üzere harekete geçecektir ki bu, büyük ıslah görevini yerine getirmeden öldürülmesi anlamına gelir.
Bu yüzden büyük ıslah görevini yerine getirmek üzere ha rekete geçmesi için, gerekli olan uygun koşulların …
MHD_0210 · S. 207 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam Mehdi
Bu yüzden büyük ıslah görevini yerine getirmek üzere ha rekete geçmesi için, gerekli olan uygun koşulların olgunlaş masından önce ortaya çıkmaktan kaçınmalı ve zuhur etti ğinde başarılı olabilmesi için, gerekli olan koşulların alt ya pısını sağlayacak gaybet yönteminde ve gizlenmede ısrarcı olmalıdır. 7- Kendisinin ve Kendisine İnananların İşlerinin Düzene Girmesi İmam Mehdi'nin (a.s) gaybetinde, hem kendisinin hem de kendisine inananların işlerinin maslahatı/düzene girmesi vardır. Bu, imamet işinin düzene girmesi bakımından gaybet olayındaki ilahî hikmetin yöntemlerinden birini belirleyen mücmel (kapalı) bir nedendir. Belki de bu, şu anlama gel mektedir: Gaybet, altıncı bölümde de belirtildiği gibi Mehdi lik devriminin hedefleriyle çelişen koşullar içerisinde, İmam Mehdi'nin (a.s) imamet görevini yerine getirebilmesinin en güzel yoludur. Ayrıca Şia'nın ve İmam'a inananların salahı da bu gaybette yatmaktadır. Belki de bunun anlamı, dördüncü maddede de belirtildiği gibi, İmam Mehdi'nin büyük devri minin koşullarına nitelik ve nicelik olarak ayak uydurabile cek bir nesil meydana getirebilmek için, peş peşe gelen mü min nesillerde ve saflarında tekâmül, arınma ufukları açmak olabilir.
Ya da bundan kasıt; maslahatlarının, istenen büyük ıslah görevinin tahakkukundan önce yok olmaktan korumak ta …
MHD_0211 · S. 207 · Büyük Gaybet ve Nedenleri
İmam Mehdiİmam Aliİmam Hasanİmam Hüseyin
Ya da bundan kasıt; maslahatlarının, istenen büyük ıslah görevinin tahakkukundan önce yok olmaktan korumak ta olduğu veya müminlerin -gaybet dönemini yaşamamaları durumunda- Mehdi'nin (a.s) kıyamı sırasında onu yeterli şe kilde desteklemekten aciz olmalarıdır. Nitekim Müslüman ların, İmam Hüseyin'in (a.s) kıyamı sırasında ve ondan önce İmam Hasan'ın (a.s) hilafeti karşısında sergiledikleri tutum yahut babaları İmam Ali'nin (a.s) yönetimi sırasında göster dikleri tavır bu şekilde olmuştur. 8- Yeteri Kadar Taraftarın Toplanmaması Son amil ise, İmam Mehdi'nin (a.s) büyük ıslah görevi sıra sında nicelik bakımından gerekli olan, nitelik bakımından da istenen sayıda taraftarın bir araya toplanmamasıdır. Zira bu görev, Muhammedî şeriata ve onun hedeflerine yüksek de recede bağlılık gösteren, İslam'ı ve düşmanlarının hilelerini bilen bir taraftar kitlesine ihtiyaç duymaktadır. Ta ki bu sa yede küfür, şirk, kötülük ve nifaka karşı nihaî çatışmaya gir mek için gerekli olan cihat/savaş tecrübesine sahip olsunlar. Bu sebep, dördüncü maddede zikredilen sebebi tamamlayıcı niteliktedir.
Büyük Gaybetteki Uygulamaları
İMAM MEHDI'NIN (A.S) BÜYÜK GAYBETINDEKI UYGULAMALARI Hadisin başında işaret ettiğimiz gibi, İmam Mehdi'nin …
MHD_0212 · S. 213 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
İmam Mehdi
İMAM MEHDI'NIN (A.S) BÜYÜK GAYBETINDEKI UYGULAMALARI Hadisin başında işaret ettiğimiz gibi, İmam Mehdi'nin (a.s) yaşam tarzı ve büyük gaybet dönemindeki eylemleri, zuhu runa hazırlık ve gaybetini gerektiren sebepleri ortadan kaldı rılmaya çalışma hedefi etrafında yoğunlaşmaktadır. Bu yüz den ümmeti doğru yola iletme, ardı ardına gelen nesillerin tecrübelerini bir araya getirme, hakkın herkese ulaşması, saf İslam'ın yayılıp korunması için mücadele edenlerin destek lenmesi yolunda çalıştığını söylememiz mümkündür. İmam Mehdi (a.s) bunları yaparken, bir taraftan da zuhur dönemine hazırlık çerçevesinde arıtma ve ayrışma eylemini gerçekleş tirmektedir. Başka düşünce okullarının beşeriyetin ulaşmaya gayret ettiği mutluluğu gerçekleştirmekten aciz oluşunu orta ya çıkartmakta, zulmü reddetme ruhunu korumaya yardımcı olmaya ve kendisini öldürmeye çalışanların çabalarını boşa çıkarmaya çalışmaktadır. İmam (a.s), bütün bunları gizli bir şekilde yapmaktadır. Öyle ki bunların bir kısmı, zuhuruyla birlikte açıklık kazanacaktır. Nitekim az önce ifade edilen hedeflerin tahakkukunu sağlayan ve gaybet döneminde ne den meydana geldiği bilinmeyen veya ortaya konan sebep leri açıklamakta yetersiz kaldığı olaylar ve hadiselerle ilgili İmam'ın (a.s) rolü netlik kazanacaktır.
İmam Mehdi (a.s), Şeyh Müfid'e yazdığı birinci mektubunda şöyle buyurur:
MHD_0213 · S. 214 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
İmam MehdiEhl-i Beytİmam Ali
İmam Mehdi (a.s), Şeyh Müfid'e yazdığı birinci mektubunda şöyle buyurur: ...Biz sizin durumunuzdan haberdarız, haberleriniz bize gizli değildir. Biz, birçoğunuzun geçmişteki salih ve mü min kimselerin yolundan yüz çevirip kedilerinden alı nan ahdi hiç bilmiyorlarmış gibi nasıl da arkalarını atıp zillete düştüklerini çok iyi biliyoruz. Biz, sizi gözetmekte ihmalkârlık etmiyoruz, sizi unutmamışız da. Eğer böyle olmasaydı, musibetler belinizi büker ve düşmanlar kökü nüzü kazırdı...(1) Kuşkusuz Hz. Mehdi (a.s), müminlerin durumunu takip et mekte ve onlarla ilgili her türlü gelişmeleri bilmektedir. Düş manın onları ortadan kaldırıp yok etme, zayıflatma planların dan haberdar olduğu gibi çeşitli yöntemlerle bu tür tehlikeleri defetmek için gerekli girişimlerde bulunmaktadır. İmam'ın bu gözetmesi; Ehl-i Beyt mektebinin takipçilerini koruma, karşı laştıkları tüm tasfiye saldırılarının şiddetine ve uzun seneler aleyhlerine yürütülen amansız düşünce terörlerine rağmen, varlıklarını sürdürme ve nesiller boyu canlılıklarını devam ettirme olgularını tefsir eden en önemli etkenlerden biridir. Dolayısıyla İmam Mehdi'nin (a.s) bu koruması ve gözetmesi olmasaydı, İslam tarihinin şahit olduğu onca terör eylemle ri ve düşünce savaşları, hiç şüphesiz onların varlıklarının ve düşüncelerinin tamamen ortadan kalkmasına sebep olurdu.
Faaliyetini Güçlendirmek Hz. Mehdi (a.s), büyük gaybetinde de Ehl-i Beyt mezhebinin sırtlandığı sahih İslam'ı …
MHD_0214 · S. 215 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
İmam MehdiEhl-i Beyt
Faaliyetini Güçlendirmek Hz. Mehdi (a.s), büyük gaybetinde de Ehl-i Beyt mezhebinin sırtlandığı sahih İslam'ı korumaktadır. Bu görev, imametin en temel görevlerinden biridir. Bu görevi gaybetinde yerine getirdiğinin en önemli göstergelerinden biri, âlimlerin ve fa kihlerin gerçekleştirdiği içtihat faaliyetini gözetleyip düzelt mesi/güçlendirmesi, ya da şu veya bu şekilde batıl bir içtihat üzerinde ittifak etmelerinin önüne geçmesidir. Çünkü ahkâm hakkındaki bu eser ve naslar, unutması ya da yanlış yapması mümkün olmayan kimsenin [Mehdi] yanında mevcut olup, terk etmesi ve gizlemesi mümkün olan kişinin nakliyle işitilmiştir. Bu kimselerin unutma sı ve gizlemesi mümkün olduğuna göre, ancak ve ancak onların arkalarında bulunan, onların hâllerine tanık olup haberlerini bilen, yanlış yaptıklarında onları düzelten, unuttuklarında ya da hakikatin bilgisini gizlediklerinde onlara hatırlatan masum bir kişinin varlığıyla o duruma düşmeyecekleri garanti altına alınabilir. Zamanın İmamı (a.s) tanınmayacak şekilde onlardan gizlenmişse de onla rın arasında mevcuttur. Onların hâllerini müşahede eder, haberlerini bilir.
Sahip oldukları bilgileri nakletmekten vazgeçerler ya da haktan saparlarsa, takiyye yapma müsa adesi olmaz ve …
MHD_0215 · S. 215 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
Hz. Muhammedİmam Mehdi
Sahip oldukları bilgileri nakletmekten vazgeçerler ya da haktan saparlarsa, takiyye yapma müsa adesi olmaz ve Allah o gerçeği ortaya çıkartır. Hak ortaya çıkıncaya ve hücceti insanlara ispat edinceye kadar onu gizlenmekten meneder.(1) Buradaki ortaya çıkmaktan maksat, herkesi kapsayacak şe kilde genel bir ortaya çıkış değil, bazı âlimlerle sınırlı olan/ sadece bazı âlimlerin bilebileceği şekilde ve hakkın açıklan ması için gerekli olan miktarda bir ortaya çıkıştır. Bu konu yu ulema, icma başlığı altında işlemişlerdir. Mesela, Allame Seyyid Muhammed el-Mücahid Mefatihu'l-Usul adlı eserinde şöyle demektedir: … Lütuf kuralı gereği -ki yüce Allah o kaide gereği İma mın atanmasını kendisine gerekli kılmıştır- batıl üzerin de ittifak etmeleri durumunda onları yanlıştan çevirmesi gereklidir. Çünkü bu lütufların ne büyüğüdür. Şayet bu, açık yollarla elde edilemiyorsa o zaman [gizli] sebepler aracılığıyla gerçekleştirilir... İmam'ın (a.s) gaybet zama nında varlığı kesinlikle lütuftur. Dolayısıyla mümkün olan her şey burada sabittir. Çünkü lütfu iktiza eden du rum mevcut, buna engel olabilecek herhangi bir durum ise söz konusu değildir.
Bu lütfun gerekliliği gaybetten önce sabit olduğuna göre, kaide gereği gaybetten sonra da devam edecektir.
MHD_0216 · S. 215 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdi
Bu lütfun gerekliliği gaybetten önce sabit olduğuna göre, kaide gereği gaybetten sonra da devam edecektir. Ayrıca tevatür düzeyindeki rivayetler de onun bekasına delalet etmektedir. Bu husus, Hz. Peygamber'den (s.a.a) ve Ehlibeyt İmamla rı’ndan (a.s) birbirlerine yakın lafız ve anlamlarla nakle dilmiştir. Örneğin Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kendisiyle imanın yalanlandığı her bidat için Ehl-i Beyti'min içinden imanı savunacak, hakkı ilan edecek ve hainlerin tuzakla rına karşılık verecek bir veli mutlaka vekil kılınmıştır." Yine Resul-i Ekrem'den ve Ehl-i Beyt'ten gelen rivayetler den birinde şöyle denmektedir: "Onların her halefi arasında aşırıcıların tahrifini, bozguncuların/yalancıların iddiasını ve cahillerin tevilini/yanlış yorumunu dinden uzaklaştıracak bazı adil kimseler vardır." Ehl-i Beyt'ten çok sayıda nakledilen bir rivayette de şöyle geçer: "Yeryüzünde Allah'ın âlimi eksik olmaz. Müminler bir şey ilavede bulunurlarsa onları hakka yöneltir, bir şey eksiltir lerse onu tamamlar. Bu olmasaydı işleri karışır, hakla batılı bir birinden ayıramazlardı."
Emirü'l-Müminin İmam Ali'den (a.s) gelen bir rivayette şöyle denmiştir: "Allah'ım!
MHD_0217 · S. 217 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
İmam MehdiHz. Muhammedİmam Ali
Emirü'l-Müminin İmam Ali'den (a.s) gelen bir rivayette şöyle denmiştir: "Allah'ım! Sen yeryüzünü, hüccet ile Kaim olacak birinden eksik bırakmazsın. Hüccetlerin ve delillerin yok olmasın diye bu Kaim ya zahir ve herkesin bileceği, göreceği biri olur ya da korkudan gizlide olan biri..." Bazı rivayetlerde de şu nakledilmiştir: "Yeryüzün; yarattıklarının üzerinde, onları dinine iletecek ve ilmini öğretecek bir hüccetine muhtaçtır. Ta ki hüccetin yok olmasın ve kendisiyle hidayete erdirdikten sonra veli kullarının tâbileri sapmasınlar. Bu hüccet ya zahir olur ve kendisine itaat edilmez ya gizli olur ya da beklenen. İnsanların hidayet üzere olmaları durumunda şahsı onlardan gaybete çeki lirse, onun ilmi ve adabı müminlerin kalbinde sabittir ve onlar ona amel ederler." Allah Teâlâ'nın "Sen sadece bir uyarıcısın, her kavim için bir yol gösterici vardır." ayetinin tefsiriyle ilgili olarak ge len birçok rivayette, "Uyarıcı Resulullah'tır (s.a.a) ve her çağ da insanları Peygamber'in getirdiğine ileten bizden bir imam vardır." denmiştir.
Ehl-i Beyt İmamları’ndan ayet hakkın da gelen bazı başka rivayetlerde ise şöyle denmiştir:
MHD_0218 · S. 217 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
Ehl-i Beytİmam Cafer Sadıkİmam Mehdi
Ehl-i Beyt İmamları’ndan ayet hakkın da gelen bazı başka rivayetlerde ise şöyle denmiştir: "Val lahi kıyamet gününe kadar bizden hiç kimsenin gelmediği bir gün olmaz. " İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiş tir: "Yüce Allah'ın yarattığı ilk günden beri yeryüzü, kendisi için kullarına hüccet olacak bir kimseden boş kalmamıştır. Bu hüccet ya zahir ve tanınan olur ya da gizli ve saklı. Kıyamet gününe kadar da eksik kalmayacaktır. Bu olmasaydı, Allah'a ibadet edilmezdi." Oradakiler, "İnsanlar, gizli olandan na sıl faydalanırlar ki?" diye sorduklarında İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Üzerini bulut örttüğünde güneşten nasıl yararlanı yorlarsa öyle yararlanırlar." İmam Mehdi'den (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: "Benim gay betim sırasında benden yararlanmak, bulutlar nedeniyle güne şin gözlerden perdelenmesine rağmen insanların ondan yarar lanmaya devam etmelerine benzer. Ben yeryüzü ehlinin emanı yım, tıpkı yıldızların gökyüzü ehlinin emanı olduğu gibi." Bu anlamdaki rivayetler sayılmayacak kadar çoktur. Bu nun gereği olarak da gaybet döneminde, İmam tarafından insanların batıldan çevrilmesi ve hakka yönlendirilmesi gerçekleşmiş olur.
Bundan maksat, bulut hadisinin ifa de ettiği gibi [bulutun arkasındaki güneşten yararlanıl dığı gibi İmam'dan …
MHD_0219 · S. 217 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
Ehl-i Beytİmam Ali Hadiİmam Mehdi
Bundan maksat, bulut hadisinin ifa de ettiği gibi [bulutun arkasındaki güneşten yararlanıl dığı gibi İmam'dan yararlanılması], bu işin açık değil de gizli sebepler aracılığıyla gerçekleşmesidir. Açık sebep ler aracılığıyla desteklememesi ise kesinlikle olmaz. Bu durum, İmam'ın hakkı ilan etmesini içeren bazı hadis lerle çelişmez. Çünkü bu, bir işi sebebine dayandırmak babındandır...(1) Gaybet Asrında Fakihleri Desteklemek Küçük gaybet döneminde "özel sefirlik ve naiplik" sistemin den de bahsederken işaret ettiğimiz gibi bu sistem, ümme tin büyük gaybet döneminde ortada duran bir önder olarak İmamların temsilcileri olan adil fakihlere müracaat etmesine bir adımdı. Nitekim İmam Mehdi (a.s), İshak b. Yakup'a yaz dığı mühürlü yazısında onlara başvurulmasını istemişti: Olaylarla ilgili bizim hadislerimizi rivayet edenlere mü racaat edin. Zira onlar, sizin üzerinizde hüccettir, ben de Allah'ın onlar üzerindeki hüccetiyim.”(2) Ehl-i Beyt İmamları (onlara selam olsun) daha önce büyük gaybet döneminde ulemanın bu önemli rolüne değinmiş olup, örneğin İmam Ali Hadi'den (a.s) şöyle dediği rivayet edilmiştir:
Mehdi'nin (ona selam olsun) gaybetinden sonra ona ça ğıran, ona götüren yolda rehberlik eden, onun dinini …
MHD_0220 · S. 219 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
İmam Mehdi
Mehdi'nin (ona selam olsun) gaybetinden sonra ona ça ğıran, ona götüren yolda rehberlik eden, onun dinini Allah'ın hüccetleriyle savunan, Allah'ın zayıf kullarını şeytanın dikenli yollarından ve Nasibîlerin tuzaklarından kurtaran âlimler olmasaydı, dininden dönmeyen kimse kalmazdı. Ancak tıpkı gemi sahibinin gemi içindekilere sahip çıkması gibi onlar da Şiîler içerisindeki zayıfların kalplerini muhafaza ederler. İşte onlar Allah katındaki en faziletli kimselerdir.(1) İmam Mehdi'nin (a.s), "Onlar sizin üzerinizdeki hüccetimdir, ben de onlar üzerinde Allah'ın hüccetiyim." şeklindeki sözünden çı kan sonuç; adil fakihlerin ümmetle İmam (a.s) arasında vasıta oldukları anlamına gelir. Bir başka ifadeyle onların bazıları -özellikle de ümmeti yönlendirme noktasında özel bir yere, ona önderlik etme konusunda özel fikrî bir konuma sahip olanlar- İmam'ın (a.s) bilhassa ümmetin yönelimi ve İslam'ın seyrine tesir edebilecek hususlarda doğrudan ya da dolay lı desteklemesine/düzeltmesine maruz kalırlar. Dolayısıyla İmam (a.s), bu ümmetin lehine olacak şekilde ya da onu peri şan edecek tehlikelere karşı koyacak müdahalelerde bulunur. Birçok rivayet, bu müdahalelerin bir kısmını naklederken bir çoğunu da nakletmemiş ya da kitaplara geçmemiştir. Ayrıca bunlardan bir kısmı, ya doğrudan müdahaleler yoluyla ya da bazı dostları aracılığıyla dolaylı yollardan gerçekleşmiştir.(2)
Birçok hadis-i şeriften, İmam Mehdi'nin (a.s) bir grup samimi dostlarının olduğu ve her asırda onlardan …
MHD_0221 · S. 220 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
İmam Mehdiİmam Cafer Sadık
Birçok hadis-i şeriften, İmam Mehdi'nin (a.s) bir grup samimi dostlarının olduğu ve her asırda onlardan bazılarıyla büyük gaybetinde sürekli olarak buluştuğu sonucu çıkmaktadır. Bazı hadisler onların sayısının otuz kişi olduğunu açıklar. Şeyh Kuleynî el-Kâfi adlı eserinde ve Şeyh Tusî el-Gaybe adlı eserinde İmam Cafer Sadık'a (a.s) dayanan senetle şu hadisi rivayet etmişlerdir: Bu emrin sahibi mutlaka gaybete çekilecek ve gaybetinde de mutlaka (halktan) uzaklaşacaktır. Medine (onun yerle şeceği) ne güzel bir menzildir ve otuz kişi asla korkmaya caktır.(1) Şeyh Kuleynî yine kendi rivayet zinciriyle İmam Cafer Sadık'ın (a.s) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Mehdi'nin biri kısa, diğeri uzun olmak üzere iki gaybeti olacaktır.
Birinci gaybetinde onun yerini Şiasından havas tan başkası, sonraki gaybetinde ise onun çok özel velile rinden başkası bilemez.(2) Bazı hadisler ise Hızır'ın (a.s) gaybetinde İmam Mehdi'ye (a.s) eşlik ve arkadaşlık ettiğini belirtmiştir.(3) Belki de İmam (a.s), müminlerin korunup himaye edilmesi, ulemanın desteklenip doğru yola sevk edilmesi, imanî var lığa yönelik tehlikelerin defedilmesi, İslamî toplumların dı şında bile zuhuruna hazırlıklı kılanacak ve gerekli amillerin alt yapısını hazırlayacak şekilde olaylara yön vermesi gibi daha önce değindiğimiz imamet görevleriyle ilgili konularda, samimiyetin en yüce mertebelerine sahip olan bu kişilerden yardım alacaktır. Büyük Gaybetinde Müminlerle Buluşması İmam'ın büyük gaybeti sırasındaki hayatı, onun her asırda sadece kendisine samimiyetle bağlı sınırlı miktarda dostuyla buluşmadığını, bilakis bu buluşmaların -sürekli olmasa bilebaşkalarını da kapsadığını bizlere açıklamaktadır. Zira onun büyük gaybeti döneminde görüldüğüne dair özel haberler çok miktarda olup tevatür derecesini aşmaktadır.
Bunları ele alıp incelediğimizde, bunları rivayet edenlerin tamamının yalan söylemelerinin ya da hata yapmış …
MHD_0222 · S. 220 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bunları ele alıp incelediğimizde, bunları rivayet edenlerin tamamının yalan söylemelerinin ya da hata yapmış olma ihtimallerinin bulunmadığı görülür.(1) Mirza Nurî, bu hadislerden yüz ka darını en-Necmu's-Sakıb adlı eserinde naklederken, diğer kay naklarda bulunan hadisler bu sayıyı çok aşmaktadır. Bunun yanında her ne kadar güvenilir kişiler arasında konuşulmuş da olsa, kaynaklarda kaydedilmemiş ve rivayet edilmemiş çok miktarda görüşmeler gerçekleşmiştir. Dolayısıyla dile ge tirmeseler ve ebediyete kadar saklasalar bile İmam Mehdi'nin (a.s), dünyanın dört bir tarafında kendisine inananlarla bu luştuğu kesindir. Hatta rivayet edilmeyen buluşmalarının ri vayet edilenlerden çok daha fazla olduğunu söylemek müm kündür. Bu görüşmeler, tıpkı ataları Ehl-i Beyt İmamları’nın (onlara se lam olsun) hayatları boyunca yaptıkları gibi maddî ve manevî konularda müminlerin ihtiyaçlarını gidermek, eğitimle ilgili öğütleri ve derin ilahî bilgilerle ilgili konuları açıklamak ya da sahih şer'i hükümler hakkında tembihlerde bulunmak gibi İmam'ın (a.s) her asırdaki görevlerini kapsamaktadır.
Onun Varlığına Olan İmanın Sağlamlaşması Bu görüşmelerden, şu ana kadar anlattıklarımızın yanında onun …
MHD_0223 · S. 220 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
İmam Mehdi
Onun Varlığına Olan İmanın Sağlamlaşması Bu görüşmelerden, şu ana kadar anlattıklarımızın yanında onun varlığına imanı kökleştiren, bunu daha da sağlam hâle getiren, müminlerin onun zuhuruna hazırlığını destekleme sadedinde her asırda kendisinin varlığına yönelik şüphele rin izalesi gibi konularda odaklandığı da ortaya çıkmaktadır. Özellikle de bu görüşmelerin büyük çoğunluğu, genellikle İmam'dan (a.s) başkasından çıkması mümkün olmayan da kik ilmî izahlar ya da insanı şaşkına çeviren kerametler gibi birtakım şeylerle yan yana gelmektedir. Bu durum, onun kimliğiyle ilgili hiçbir şüpheye meydan vermemektedir. Bu görüşmeler genellikle bizzat İmam'ın (a.s) inisiyatifiyle ve onunla karşılaşma şerefine nail olan kimselerin, bu hususta gösterdiği sadakat ve ihlasın üzerinden geçen -ve bazen uzun süren- bir müddetten sonra hiç beklemediği bir şekilde ger çekleşmekte ve sonunda kişi bu isteğine kavuşmaktadır. Ni tekim bu buluşma, normalde müminin ihtiyacını gidermek ya da İmam'ın kendisinden beklenen bir işin halli için gerekli olan süre kadar olmaktadır. Genellikle de mümin, görüştüğü şahsın İmam Mehdi (a.s) olduğunu ancak görüşmeden sonra anlamaktadır.
Bütün bunlar, söz konusu gaybet döneminde gizlenme ilkesini koruma adına yapılmaktadır.
Bazı hadisler İmam'ın (a.s) gaybet döneminde her sene hac mevsiminde, kutsal topraklara geldiğini bizlere …
MHD_0224 · S. 223 · Büyük Gaybetteki Uygulamaları
İmam Mehdi
Bazı hadisler İmam'ın (a.s) gaybet döneminde her sene hac mevsiminde, kutsal topraklara geldiğini bizlere açıklamak tadır. Açıktır ki hac mevsimi, dünyanın dört bir tarafından gelen Müslümanlarla buluşmak ve onlara çeşitli talimatlar verme hususunda önemli bir fırsat olup her sene gerçekle şen bu olayla o, kendisini insanlara tanıtmadan ya da onlara olağanüstü yöntemlere başvurmadan bunu yaptığı zamanlar olmaktadır. Onun bu senelik İslamî toplantıya geldiğini ifade eden hadis lerde, "O, hacca gelir, insanları görür. Ancak insanlar onu görmez ler." denilmektedir.(1) Burada kastedilen, onun görüldüğü sırada kimliğinin bilin memesidir. Bir başka ifadeyle onu görenlerin, onun Mehdi olduğunu bilmesi anlamında görmemesidir. Nitekim başka birçok rivayet, onu görenlerin onun kim olduğunu tam olarak bilmediğini ve sadece Allah Resulü'nün (s.a.a) zürriyetinden birisi olarak tanıdıklarını ifade etmektedir.(2)
Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
Hadisler, İmam Mehdi'nin (a.s) açıkça ortaya çıkmaması ve kendisine kolayca müracaat edilmemesinin bir sonucu …
MHD_0225 · S. 225 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdi
Hadisler, İmam Mehdi'nin (a.s) açıkça ortaya çıkmaması ve kendisine kolayca müracaat edilmemesinin bir sonucu ola rak, fitnelerle ve fitnelere karşı mücadele etme konusundaki zorluklarla temayüz eden dönemde, insanın eylemleriyle ilin tili hususları kapsayan amelî boyutlar olması hasebiyle gay bet asrının görevlerine önem vermişlerdir. Bu bölümde söz konusu hadislerin belirlediği şekliyle, bu görevlerin öne çıkanlarını özet bir şekilde, en önemlilerini ve diğer görevlerini somutlaştıracak vazifeleri ise detaylı olarak aktaracağız. Ki bu görevlerin başında, İmam'ın (a.s) zuhuru nu beklemek gelir. Zira bu konu, birçok yanlış anlamalara ne den olmuş bir meseledir. Diğer başka görevlerin en önemlisi aşağıdaki gibidir: 1- Hz. Mehdi'nin (a.s) kendisine, gaybetine ve zuhurunun kesinliğine yönelik marifetin sağlamlaştırılması, hayatta olup işleri murakabe ettiğine, insanların yaptıklarına ve durumla rına vâkıf olduğuna, zuhuru için gerekli olan şartların mey dana gelmesini beklediğine dair bilincin güçlendirilmesi, bu bilincin sahih naklî deliller ve sağlam aklî burhanlar üzerine inşa edilmesi.
İmam'ın (a.s) gaybet döneminde, açıktan halkın arasında bu lunmamasını ve bundan kaynaklanan şüpheleri göz …
MHD_0226 · S. 225 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdiİmam Cafer Sadık
İmam'ın (a.s) gaybet döneminde, açıktan halkın arasında bu lunmamasını ve bundan kaynaklanan şüpheleri göz önünde bulundurduğumuzda, bu görevin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkacaktır. Nitekim bu bilgi ve inancın, Müslüman in sanı bireysel ve toplumsal planda yapıcı bir ıslah faaliyetine sevk etmesi konusunda elle tutulur bir etkisi vardır. Dolayı sıyla bu bilinç; müminlerin ilerlemesiyle sevinen, gerilemesi ve yapıcı ıslah faaliyetlerini ihmal etmesi, ahlak ve kurallara bağlı kalmaması, hâkimiyetini perçinlemek ve insanlığın kur tuluşunu sağlamak hususunda zuhuru için gerekli şartların oluşmasını bekleyen İslamî değerlere bağlılıkta gevşek dav randığını gördüğünde üzülen bir İmamın kendisini koruyup gözetlediğine inanması nedeniyle, yapıp ettiklerinde vicdanî şuur yönünde tesir eden ek bir amildir. İmam Mehdi'nin (a.s) gaybeti meydana gelmeden önce, bu görevi açık işaretlerle haber veren hadis-i şerifleri gördük. İn tizar/bekleme görevinden bahsederken yine başka örnekleri de göreceğiz. Buna bir de gaybet asrında okunması müstehap olan, bu görevi yerine getirmeyi teşvik eden ve İmam'ı daha net bir şekilde tanımayı sağlayan duaları eklemek gerekir.
Mesela Kuleynî, el-Kâfi adlı eserinde Zürare'nin İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle naklettiğini rivayet eder: Mehdi, elbette gaybete çekilecektir... O, beklenendir ve o, insanların doğumundan şüphe ettiği kişidir… Zürare, "Kurbanın olayım, o çağa ulaşırsam nasıl davrana yım/neler yapayım?" diye sorunca İmam buyurdu ki: Ey Zürare! Bu döneme yetişirsen şu duayı oku: Allan'ım! Bana kendini tanıt; çünkü bana kendini tanıtmazsan elçini tanıyamam. Allah'ım! Bana elçini tanıt; zira bana elçini tanıt mazsan hüccetini tanıyamam. Allah'ım! Bana hüccetini tanıt, çünkü bana hüccetini tanıtmazsan dinimden saparım.(1)
Hadiste zamanın imamına (Hz. Mehdi) ve onu tanımanın so nuçlarına imanın itikadî temellerine işaret vardır.
MHD_0227 · S. 227 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Hadiste zamanın imamına (Hz. Mehdi) ve onu tanımanın so nuçlarına imanın itikadî temellerine işaret vardır. 2- Hadislerin, gaybet asrının müminleri için vurguladığı önemli görevlerden bir diğeri; beklenen Mehdi ile olan vicda nî bağı güçlendirmek, onun yüce hedefleriyle pratik bir et kileşime girmek ve onları savunmak, onun önderliğine dair derin vicdanî bir bilince sahip olmaktır. Bunlar, hadis-i şe riflerde İmam'a (a.s) karşı Allah'ın onu koruması, ona zafer bahşetmesi, ortaya çıkışını hızlandırması, düşmanlarını yok etmesi şeklinde dua etmenin gerekliliği ondan taraf sadaka verilmesi, ziyaret-namesinin okunmasına özen gösterilmesi gibi zikredilen görevlerin büyük bir bölümünde teyit edilen hususlardır.
Ayetullah Seyyid İsfahanî, Mikyalu'l-Mekarim fî Fevaidi'd-Dua li'l-Kaim adlı eserinde ve yine Vezaifu'l-Enam fî Gaybeti'l-İmam kitabında bu hadisleri bir araya getirmiştir. 3- İmam Mehdi'nin (a.s) temsil ettiği Ehl-i Beyt çizgisini ihya etmek.(1) Bu, Ehl-i Beyt'in müdafaa etmekte olduğu arı-duru İs lam ile amel etmeyi, onların düşüncelerini yaymayı, mazlumi yetlerini tanımayı, onları dost edinip düşmanlarından beri ol mayı, öğütlerini tutmayı, miraslarına ve öğretilerine bağlı kal mayı gerektirir. Bununla birlikte tağut ve hükümetlerini hiçbir işte başvurulacak merci olarak görmemeyi, Ehl-i Beyt'in gaybet çağında insanlar üzerinde hüccet tayin ettiği adil fakihlere mü racaat etmeyi ve açıkça aşağıdaki hadiste de belirtildiği gibi sa dece Allah'tan yardım dilemeyi içermektedir: Onlardan (Ehl-i Beyt İmamları’ndan) hiçbir (imamın) kal madığını gördüğünüzde Allah'tan yardım isteyin. Üzerin de olduğunuz sünneti dikkate alıp ona uyun. Daha önce sevmekte olduklarınızı sevmeye devam edin, sevmedik lerinize karşı nefretinizi sürdürün. Ferec ve kurtuluşun gelmesi ne kadar da süratlidir.(1) 4- İmanî yapının güçlendirilmesi, arı-duru İslamî olan hakkı tavsiye etmek ve sabrı öğütlemek.
Bu, gaybet çağının kapsa mında olan zorluklar nedeniyle önemle üzerinde durulan gö revlerdendir.
MHD_0228 · S. 227 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bu, gaybet çağının kapsa mında olan zorluklar nedeniyle önemle üzerinde durulan gö revlerdendir. Bir de Ehl-i Beyt (hepsine selam olsun) metodu üzerinde sebat göstermek: İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki, İmamları gaybete çe kilecek. O dönemde bizim çizgimiz üzerinde sebat eden lere müjdeler olsun!...(2) Bunlar gaybet çağıyla ilgili en bariz görev ve mükellefiyet lerdir. Ayrıca Hz. Mehdi'ye (a.s) ortamı hazır hâle getirme hareketine destek vermek, Süfyanî fitnesinden kaçınmak ya da zuhur anı gelmesine yakın dönemde bazı alametlerin baş göstermesinde son derece dikkatli davranmak gibi özel mü kellefiyetler de bulunmaktadır. Bu hızlı değerlendirmeden sonra en önemli mükellefiyet olan ve yukarıda sayılan görevlerin çoğunu ihtiva eden bekleme/ intizar vazifesinden bahsetmeye geçelim. Beklemenin Önemi Hadisler, genel anlamıyla önde gelen mısdaklarından bi riymiş gibi Mehdevî zuhura uyarlanabilecek ve özellikle de “İmam'ın zuhurunu beklemeye” uyan etkilerin büyüklüğünü tekit ve önemle vurgulamaktadır. Bunların bazıları bu bekle meyi, müminin en üstün ibadeti olarak nitelemiştir.
Örneğin İmam Ali'den (a.s) şöyle rivayet edilmiştir:
MHD_0229 · S. 227 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Aliİmam Cafer Sadıkİmam Mehdiİmam Muhammed Cevadİmam Zeynelabidin
Örneğin İmam Ali'den (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: Müminin en üstün ibadeti, Allah'ın ferec ve kurtuluşu beklemektir.(1) Müminin ibadeti, mutlak manada Müslüman'ın ibadetinden şüphesiz daha üstündür. Böylelikle beklemek, dünyayla ilgili herhangi bir şeye rağbet göstermek şeklinde değil de, Allah'a kulluk etme gayesi güdüldüğü takdirde üstün ibadetlerin en yücesidir. Nitekim İmam Cafer Sadık (a.s), Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhurunu bekleme konusunda bu hususa (bekleme ey leminin, yüce Allah'a yaklaşmanın en güzel vesilelerden biri olduğuna) işaret ederek şöyle buyurmuştur: Mehdimizin gaybetinde zuhurunu bekleyen ve zuhurun da da ona itaat eden Şiîlerine ne mutlu! Onlar Allah'ın, üzüntü ve korkusu olmayan dostlarıdır.(2) İşte bu yüzden kurtuluşun beklenmesi, İmam Seccad'ın (a.s) da dediği gibi "en büyük kurtuluştur."(3) O, bekleyen kişiyi Allah'ın veli kulları arasına dâhil etmektedir. Hadis-i şerifler, zamanının gaip İmamının zuhurunu sıdk ile bekleyen müminin, ihlasını güçlendirdiğini ve imanını şüp heden kurtardığını ifade etmektedir. İmam Cevad (a.s) şöyle demektedir: ...Onun gaybet süresi uzun olacaktır.
Bu nedenle ihlaslı insanlar onun çıkışını bekleyecek, şüphede olanlar inkâr edecektir...”(1) …
MHD_0230 · S. 227 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdi
Bu nedenle ihlaslı insanlar onun çıkışını bekleyecek, şüphede olanlar inkâr edecektir...”(1) İntizar/Beklemek, yüce Allah'a olan iman ve ihlası, O'nun hikmetine olan güveni ve kullarına olan korumasını güçlen dirdiğine göre, Allah'a yönelik hüsnü zannın bir alametidir. Bu yüzden hadislerin bekleme eylemini "Amellerin Allah'a en sevimli olanı"(2) şeklinde tavsif etmesinde garipsenecek bir du rum yoktur. Ayrıca Peygamberimizin de (s.a.a) buyurduğu gibi bu amel, "Ümmetimin amellerinin en üstünüdür."(3) Beklemek, insanın Rabbiyle olan irtibatını ve bağını güçlendi rir. Allah'ın kendi işinde galip ve her şeye muktedir olduğuna, yarattıklarının işini onlara duyduğu rahmetle düzenlediğine dair amelî imanı muhkem kılar. Bu, insanın salah ve kemal zirvelerine doğru uçmasını barındıran önemli sonuçlardan dır. Yine bu, şer'i ahkâmın birçoğunun ve dinî ibadetlerin tümünün hedefi olduğu gibi, kabul edilmesinin de şartıdır. Dolayısıyla beklemenin sağlamlaştırdığı halis tevhidî imana dayanmadığı sürece, ibadetin hiçbir kıymeti yoktur. Bu, ha dislerin zikrettiği önemli sonuçlardan biridir.
Nitekim bunu İmam Cafer Sadık (a.s) da şöyle dile getirmiştir:
MHD_0231 · S. 227 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdiİmam Cafer SadıkEhl-i BeytHz. Muhammedİmam Ali
Nitekim bunu İmam Cafer Sadık (a.s) da şöyle dile getirmiştir: Size, Allah'ın kendisi olmadan ibadet ve amelleri kabul etmeyeceği şeyi haber vereyim mi?... Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve resulü oldu ğuna şahadet etmek, Allah'ın emrettiklerini kabullenmek, bizim (Ehl-i Beyt İmamları) velayetimize bağlı olmak, düşmanlarımızdan uzaklaşmak, İmamlara teslim olmak, takvalı olmak, çalışmak, mutmain olmak ve Mehdi'yi (a.s) beklemektir...(1) Hadisler gerçek anlamda beklemenin -daha önce zikrettiğimiz şeylerin yapılması şartıyla- bekleyen kişiyi, İmam Mehdi'nin (a.s) ashabından olma makamına erdirdiğini açıklamaktadır. Nitekim İmam Cafer Sadık (a.s), bu hususa daha önce aktar dığımız hadisin devamında işaret etmektedir: Mehdi'nin ashabından olmaktan sevinç duyan, beklesin. Ayrıca beklemek, bu cihadî arkadaşlığın ecrini de kazandır mış oluyor. Nitekim İmam Cafer Sadık (a.s) bunu şu sözleriy le açıklamaktadır: Aranızda onu beklerken ölenlerin yeri, Mehdi'nin çadı rıdır...(2) Yine İmam Ali'nin (a.s) dediği gibi şehit ecri alır: Bizim velayetimize tutunan kimse yarın (kıyamet günü) Haziretu'l-Kudüs'te bizimle birlikte olacaktır.
Bizi bekle yen kişi, kanını Allah yolunda akıtmış gibidir.(3) Hatta İmam Cafer Sadık'ın (a.s) buyurduğu üzere mücahitle rin en yüksek mertebesine yerleşir: Sizden Mehdi'yi beklerken ölenler Mehdi'nin çadırında onunla bulunmuş gibidir. Ravi dedi ki: Bir süre bekledi ve sonra şöyle dedi:
Hayır, kılıcıyla onunla birlikte savaşmış gibidir.
MHD_0232 · S. 232 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdi
Hayır, kılıcıyla onunla birlikte savaşmış gibidir. Sonra dedi ki: Hayır, vallahi Allah Resulüyle (s.a.a) birlikte savaşırken şehit olmuş gibidir.(1) Beklemenin etkilerinden ve olumlu sonuçlarından bahseden hadislerin sayısı oldukça çoktur. Bunlardan çıkan sonuç şu dur: Söz konusu etkilerin birbirinden derece olarak farklı oluşu, müminlerin gerçek beklemenin gereklerini yerine ge tirmedeki tavırlarının farklı olduğunu göstermektedir. Buna göre, bekleme derecesi yüceldikçe bereketli sonuçları da arta caktır. Doğal olarak durum, beklemenin gereklerinin ve ha kikatinin yerine getirilmesiyle ilgilidir. Bu yüzden intizarın/ beklemenin gerçek anlamının bilinmesi gerekir ki, bu bir son raki madde ele aldığımız bir husustur. Beklemenin Hakikati Beklemek, içinde beklediği şeye karşı bir hazırlığın oluştuğu nefsanî/içsel bir durumdan ibarettir. Bunun karşıtı, yeis yani ümitsizliktir. Bekleme ne kadar şiddetlenirse hazırlık da o denli güçlü olur. Örneğin; gelmesini beklediğin bir yolcu ol duğunda onun için yaptığın hazırlık, geliş vakti yaklaştıkça daha da artar. Hatta beklemenin şiddeti nedeniyle uykun, uykusuzluğa dönüşür.
Beklemenin mertebeleri bu yönden birbirinden farklılık arz ettiği gibi, beklediğin kişiye olan sevgine göre …
MHD_0233 · S. 232 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam MehdiEhl-i BeytHz. Muhammedİmam Cafer Sadık
Beklemenin mertebeleri bu yönden birbirinden farklılık arz ettiği gibi, beklediğin kişiye olan sevgine göre de mertebelerde farklılık olur. Sevgi her arttı ğında sevgiliye olan hazırlık da artar, ayrılık acısı gittikçe şiddetlenir. Öyle ki bekleyen kişi kendini korumayla ilgili her şeyi unutur, kendisine isabet eden elemleri ve feci musi betleri hissetmez. Efendisini bekleyen mümin ise, bekleyişi her şiddetlendi ğinde veralı/takvalı olmak, çaba göstermek, nefsini terbiye etmek, kötü huylardan temizlenmek ve güzel ahlakla süslen mek suretiyle, kendisini buna hazırlamaya yönelik çalışma sı da şiddetlenir. Böylelikle gaybet döneminde Mevlasının (İmamının) ziyaretine nail olma ve onun cemalini görme saa detine erer. Nitekim bu durum birçok seçkin salih için vuku bulmuştur. Bu yüzden pak Ehl-i Beyt İmamları (onlara selam olsun) kendilerinden işitilen rivayetlerde ahlakî nitelikleri güzelleştirme ve itaate bağlılığı emretmişlerdir. Hatta Ebu Basir'in rivayeti, bu karşılığın kesinlikle takvalı ve güzel ah laklı olmaya dayalı olduğunu hissettiren ya da buna delalet eden bir rivayettir.
Bu rivayete göre İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurur: Mehdi'nin ashabından olmaktan sevinç duymak isteyen kişi bekleyişini sürdürsün. Beklerken de davranışlarını vera (takva) ve güzel ahlak ile süslesin. Şayet ölür de ken disinden sonra Mehdi kıyam ederse, sanki ona ulaşmış bi risi gibi mükâfat alır...(1) Şüphesiz bekleyiş şiddetlendikçe, bekleyenin yüce Allah ka tındaki makamı ve sevabı da artar... Bekleyiş; Âl-i Muhammed'den (s.a.a) olan Mehdi'nin zu huru, muzaffer devletinin ve zahirî saltanatının kurulma sı, yeryüzünün adalet ve iyilikle doldurulmasıdır. Bekle yiş; dosdoğru olan İslam dininin, Allah Teâlâ'nın Resul-i
Ekrem'e, tüm peygamberlere ve ümmetlerine müjdeleyip haber verdiği üzere bütün dinlere üstün gelmesidir.
MHD_0234 · S. 234 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdi
Ekrem'e, tüm peygamberlere ve ümmetlerine müjdeleyip haber verdiği üzere bütün dinlere üstün gelmesidir. Bek leyiş; yüce Allah'tan başka kimseye ibadet edilmediği bir günün gelerek, kimseden korkmadan ve herhangi bir per de arkasına gizlenme ihtiyacı olmaksızın dinin alenen ya şanması anlamına gelir.(1) Öyleyse beklemek; vaat edilen Mehdi'nin (a.s) zuhurunun ke sin oluşu, peygamberlerin risaletlerinin ve hedeflerinin, beşe riyetin ideallerinin ve arzularının onun eliyle gerçekleşmesi durumuyla ilgili sabit akaidî usullerin/temellerin meydana getirdiği kalbî bir halettir. Bu kalbî halet, beklenen zuhura hazırlık etrafında odaklanan ve eyleme dönük bir hareketin doğuşuna yol açar. Bu yüzden birinci görevde bahsettiğimiz gibi hadisler, İmam Mehdi'ye (a.s) ve gaybetiyle ilgili akaidî delillere dayalı olarak, doğru bilginin kökleştirilmesinin gere ğine vurgu yaparlar. Buradan şu sonuç ortaya çıkar: Beklemek, ancak şu üç unsu run bir arada bulunması durumunda doğru olur: 1- Akaidî/inançsal. 2- Nefsî/içsel. 3- Sülukî/eylemsel. Bunlar olmadığı sürece beklemenin sahih hiçbir anlamı ol maz.
Geriye sadece "Sen ve Rabbin gidin savaşın, biz bura da bekleyeceğiz."(2) diyen anlayıştan başka bir şey …
MHD_0235 · S. 234 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdi
Geriye sadece "Sen ve Rabbin gidin savaşın, biz bura da bekleyeceğiz."(2) diyen anlayıştan başka bir şey kalmaz. Bu da bu yolda herhangi bir hayır işleyerek olumlu katıda bulunmadan ya da hayra yönelik bir adım atmadan, atıl bir vaziyette beşeriyet için hayır dileyen bir anlayışı meydana getirir."(1) Bu yüzden bekleme olgusundan bahseden hadislerde, İmam Mehdi'yi (a.s) ve rolünü tanıma, beklemenin bir göstergesi şeklinde gaybetinde onunla sürekli olarak irtibatı güçlendir me, onun velayetine ve sevgisine amelî olarak bağlılık göster me, daha önce görevleri açıklarken işaret ettiğimiz gibi kema le ermiş şeriata sıkı sıkıya yapışma ve mümin kimsenin Hz. Mehdi'nin (a.s) yardımcısı gibi kendisini hazırlaması, büyük ıslah görevini yerine getirmesinde gerekli olan cihadî, ahlakî ve akaidî bütün sıfatlara bürünmesi olgularının altının çizil diğini görüyoruz. Aksi takdirde bu bekleyiş gerçek bir bekle yiş olmaz. Zuhuru beklemek iki türlüdür: 1- Harekete geçiren ve risalet görevine bağlı olan yapıcı bir bekleyiş. Ki bu iba dettir ve ibadetlerin en üstünüdür. 2- İnsanı yapıcı ey lemlilikten alıkoyan yıkıcı bir bekleyiş.
Ki bu anlamdaki "ibahiyye (her şeyi mubah gören anlayış)" türlerinden biridir… Bekleyişin bu iki türü, beklenen Mehdi'nin (a.s) büyük tarihî zuhurunun mahiyetiyle ilgili iki tür anla yışın sonucudur aslında… Bazıları Mehdilik olayını ve onun vaat edilen devrimini, sadece bir patlama şeklin de yorumlar. Onlara göre bu olay zulmün, ayrımcılığın, baskı ve şiddetin, hakların gaspının ve fesadın iyice her yanı kaplaması ve yoğunlaşması neticesinde meydana gelir. İşte o durumda meydana gelen ani bir patlamayla “Gayb Eli” hakkı kurtarmak için ortaya çıkar... Bu yüz den Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhurunu çabuklaştırmaya en büyük yardım ve en güzel bekleme biçimi, fesadın ayyu ka çıkmasına yol vermektir...
Ancak ayetlerden elde edilen sonuç; vaat edilen Mehdi'nin zuhuru, hak yanlılarının batıl yanlılarına karşı, …
MHD_0236 · S. 236 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdiİmam Hüseyinİmam Zeynelabidin
Ancak ayetlerden elde edilen sonuç; vaat edilen Mehdi'nin zuhuru, hak yanlılarının batıl yanlılarına karşı, nihayetin de hak yanlılarının galip geleceği mücadele-mücahede halkalarından biridir. İnsanın bu mutluluğu elde etmek için söz konusu mücadeleye katılmasıdır. Bu ise, insan ların amelî olarak hak ehlinin yanında savaşa girmesine bağlıdır… İslamî rivayetlerden çıkan sonuca göre; Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhuru, mesutlar ve bahtsızlar cephesinin her birinin kendi hedefine göre yaptıkları işlerin zirvesine çıkmasıyla gerçekleşecektir. Mutluların tamamen yok olup bedbaht ların zulüm ve günahlarının doruk noktasına çıkacakları zaman değil. Hadisler, hak yanlılarından seçkin bir gru bun İmam Mehdi zuhur eder etmez onun safına katılaca ğını ifade etmektedir... Bu kimseler sayısal bakımdan fa raza az olsalar bile, keyfiyet/nitelik bakımından iman ehli nin en hayırlıları olup şehitlerin efendisi İmam Hüseyin'in (a.s) yarenleri mertebesindedirler. Nitekim hadisler, İmam Mehdi'nin (a.s) devrimine hazırlık babında hak ehlinin gerçekleştirdiği bir dizi intifada/ayaklanmalardan, yine bazı hadisler hak yanlılarının kurduğu ve Hz. Mehdi'nin (a.s) devrimine kadar sürecek bir devrimin habercisi olan hükümetten bahsetmektedir.(1) Öyleyse buraya kadar anlattıklarımızdan şer'i ve istenen bek leyişin birtakım şartları vardır. Bu şartlar olmadığı sürece, müminlerin gaybet asrındaki en önemli görevlerinden biri olarak bekleme eylemi gerçekleşmiş olmaz. Nitekim birçok hadis bu şartlardan bahsetmiş, İmam Zeynelabidin'de (a.s) Mehdilik meselesinden bahsettiği bir hadisinde bunları bir araya getirerek şöyle buyurmuştur:
Onun imametini kabul eden ve zuhurunu bekleyen gay beti dönemindeki insanlar, bütün zamanların ehlinin en …
MHD_0237 · S. 237 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdiİmam Cafer Sadıkİmam Zeynelabidin
Onun imametini kabul eden ve zuhurunu bekleyen gay beti dönemindeki insanlar, bütün zamanların ehlinin en üstünüdürler. Çünkü yüce Allah onlara öyle bir anlayış, akıl ve marifet vermiştir ki, gaybet/gizlilik onlar nezdin de müşahede edilen/görünen gibi olur. Onları o dönem de sanki Allah Resulü (s.a.a) önünde kılıçlarıyla duran mücahitlermiş gibi kılar. Onlar hakiki ihlasa sahip olan samimi Şiilerimiz, Allah'ın dinine gizli ve açıktan çağıran kimselerdir.(1) Beklemenin Şartları Yukarıda zikredilen hadisin ve açıklamaların ışığında, mü min kişinin gerçek bir bekleyen olabilmesi için, izlemesi gere ken pratik yolun açıklamasını şu noktalar şeklinde özetlemek mümkündür: 1- İmam Mehdi'yi (a.s) tanımak, imametine inanmak, gaybeti sırasında imamete karşı görevlerini yerine getirmek. Ayrıca İmam'ın tarihî rolünün özelliklerini, içerdiği boyut ve görev lerini tanımak. Müminlerin O'na karşı tutumlarını, tanıma duygularını ve O'nun tarihî rolüyle ilgili bağlarını güçlendir mek. Aynı şekilde, onun zuhurunun herhangi bir zaman di liminde gerçekleşebileceğine inanmak. Çünkü bu, müminin Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhuruna her an hazır olmasını gerektirir ve onun kıyamına katılmasını sağlar. Bu gerekli kabiliyetin oluşması ve intizarın sadık olabilmesi için de İmam Zeynelabidin'in (a.s) buyurduğu, intizar kavra mının amelî manada gerçekleşmesini içinde barındıran diğer vasıflara sahip olmak gerekir. İlerleyen bölümlerde bu husu sa değineceğiz.
2- Beklemenin çeşitli gerekliliklerini yerine getirme husu sunda ihlas ve samimiyeti sağlamlaştırmak.
MHD_0238 · S. 238 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdiİmam Muhammed Cevadİmam Rıza
2- Beklemenin çeşitli gerekliliklerini yerine getirme husu sunda ihlas ve samimiyeti sağlamlaştırmak. Bunu her türlü şüpheden, maddî ve nefsanî amaçlardan arındırmak. Bekle yişi Allah'a has kılmak, bunu Allah'a kulluk etmek ve rıza sını kazanma niyetiyle yerine getirmek. İşte bekleyiş ancak bu durumda "ibadetlerin en üstünü" olur. Ayetullah Seyyid Muhammed Taki el-İsfahanî, bu halis niyetin bekleme görevi ni yerine getirmenin bir şartı olduğunu ifade etmektedir. Her hâlükârda bu şartın sağlanması, İmam'ın zuhuru sırasında ona destek olma noktasında psikolojik hazırlıkla doğrudan ilintilidir. Çünkü böyle bir hazırlığın olmaması, bekleyen kişi yi büyük cihadî ıslah görevinde İmam'a destek olmanın güç lüklerini göğüslemek için gerekli olan ehliyetten uzaklaştırır. 3- Sekaleyn'e (Kur'ân ve Ehl-i Beyt) sarılma ve o ikisinin ahlakıyla ahlaklanmanın gereklerinden biri olarak, İmam'ı desteklemek için kâmil manada nefsi eğitmek ve hazırlık lı hâle getirmek. Çünkü ancak bu durumda mümin, İmam Mehdi'nin (a.s) gerçek tâbilerinden ve "samimi Şiîlerinden" biri olur.
Böylece ilahî hedeflerin gerçekleştirilmesi yolunda, İmam Mehdi'ye (a.s) destek olmaya muktedir kılacak ilahî …
MHD_0239 · S. 238 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdiİmam Zeynelabidin
Böylece ilahî hedeflerin gerçekleştirilmesi yolunda, İmam Mehdi'ye (a.s) destek olmaya muktedir kılacak ilahî ve cihadî kişiliğin şartları bu kişide toplanmış olur. Bunda İmam'ın (a.s) zuhuruna şahsi olarak bir hazırlık da vardır. 4- İnsanları Allah'ın hak dinine çağırarak, İmam'ın taraftarla rını eğiterek, insanlara onun büyük devrimini müjdeleyerek zuhuruna toplumsal planda hazırlık yapmak için harekete geçmek. Nitekim İmam Seccad'ın (a.s), zuhuru bekleyenler den, "Allah'ın dinine açıktan ve gizlice çağıran kimseler" şeklinde bahsettiğini görüyoruz. Burada bekleyenlerin her türlü zor luklara rağmen, zuhura hazırlık için hareket hâlinde olmala rı gerektiğine edebî bir şekilde işaret edilmiştir. Dolayısıyla şartlar müsait olduğunda yüce Allah'ın dinine açıkça çağır maları, koşullar uygun olmadığında ise şartların zorluğunu bahane ederek, zuhura hazırlama hususunda tembelliğe düş meden hareketlerini gizlice yapmaları gerekir. Buraya kadar anlattıklarımızdan gerçek beklemenin, zorluk lar ve fedakârlıklar ne olursa olsun sürekli bir hareket için de olmayı, bireysel ve toplumsal alanda beklenen kurtarıcı nın zuhuruna hazırlanmayı ihtiva ettiği belirginleşmektedir.
İmam Humeyni (k.s), vefatından önceki son Şaban ayının on beşinci günü (Hz.
MHD_0240 · S. 238 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdiİmam Muhammed Bakır
İmam Humeyni (k.s), vefatından önceki son Şaban ayının on beşinci günü (Hz. Mehdi'nin doğum günü) nedeniyle yayın ladığı açıklamasında şunları söylüyor: Selam olsun ona! Selam olsun gerçek bekleyenlerine! Gay betine ve zuhuruna selam olsun! Hakiki manada onun zuhurunu idrak edenlere, onun hidayet ve marifet şer betinden içenlere selam olsun! Zuhuruna fedakârlıklar, bedeller, kurbanlar ve şehadetlerle hazırlık yapan büyük İran halkına selam olsun…(1) Bekleyiş ve Ani Zuhuru Beklemek Hadisler; genel manada ilahî kurtuluşu veya özel manada Mehdevî zuhuru beklemeyi emreden çok sayıda şer'i delil lere istinaden, İmam Mehdi'yi (a.s) gaybetinde beklemenin gerekliliğini açıkladıkları gibi, şer'i kaynaklara (nasslara) da yanarak İmam'ın zuhurunun her an bekleyişi içinde olmanın gerekliliğini de açıklamışlardır. Şehit Muhammed Bâkır esSadr (r.a) der ki: Gaybet çağındaki vazifeye delalet eden hadislerin arasın da, daha önce ifade ettiğimiz anlamıyla tüm vakitlerde ani intizarın ve ani gerçekleşecek zuhuru beklemenin gerekli liğine delalet eden hadisler de vardır.(2)
Muhammed Taki el-İsfahanî, ani zuhuru beklemenin farz oluşuna delalet eden hadisler bütününü naklettikten …
MHD_0241 · S. 240 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam MehdiHz. Muhammedİmam Muhammed Bakırİmam Muhammed Cevad
Muhammed Taki el-İsfahanî, ani zuhuru beklemenin farz oluşuna delalet eden hadisler bütününü naklettikten sonra şöyle der: Sabah-akşam zuhurun beklenmesi, bu kutlu işin vuku bulması mümkün olan her saatte beklenmesidir. Her şeyi yöneten ve her şeyi bilenin emri gereği, bu işin her ay ve yılda meydana gelmesinin mümkün oluşunda şüphe yok tur. Öyleyse havas (Şia) ve avam (Ehlisünnet) herkesin onu beklemesi vaciptir.(1) Seyyid İsfahanî'nin aktardığımız bu açıklamasının zeylinde belirttiği şekilde, beklemenin bütün Müslümanları kapsa masını Muhammed Bâkır es-Sadr da -tevatür düzeyindeki hadislere ve Müslümanların Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhurunun kesinliği üzerindeki ittifakına istinaden- vurgulamış ve şöyle demiştir: Bunlar öyle hadislerdir ki, içeriği ve ne demek istediği ke sinlikle bilinmekte ve onu inkâr etmek Allah karşısında mazeret sayılmamaktadır. Şunu da biliyoruz ki, sadece yüce Allah kendi iradesiyle hiçbir kimsenin bu konuda gö rüşüne mahal vermeyecek şekilde bu hedefi gerçekleştirir. Dolayısıyla Hz. Mehdi'nin (a.s), bu amacı gerçekleştirmek için her an büyük kıyamını harekete geçirmesi mümkün dür. Bu hususta Şia ile Ehlisünnetin, Hz.
Mehdi (a.s) hak kındaki düşüncesinin farklı oluşu bir şeyi değiştirmez.
MHD_0242 · S. 240 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdi
Mehdi (a.s) hak kındaki düşüncesinin farklı oluşu bir şeyi değiştirmez. Zira Şia'nın düşüncesine göre Allah, zaten belirli bir gizli lik döneminden sonra onun zuhuruna izin verecektir. Hz. Mehdi'nin (a.s) gelecekteki bir zaman diliminde doğacağı ve ardından kılıçla kıyam edeceğine inanan Ehlisünnete göre de, onun şimdi doğmuş olması ve Allah'ın emriyle zuhurunun yaklaşmış olması muhtemeldir. İşte bu ihti mal her an mevcuttur.(1) Ani zuhuru beklemenin gerekliliği yönündeki sözlerinin de vamında, aynı yaklaşımı diğer dinlerin mensuplarından vaat edilen kurtarıcıya inananlar hakkında da sergilemekte ve on ların da öyle birinin her an zuhur edebileceğini inanmaları gerektiğini söylemektedir. Son olarak, hadislerin Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhurundan önce meydana geleceğini zikrettiği zuhur alametlerini ve bunun, ani zuhuru beklemenin gerekli oluşuyla çelişmesi meselesi ni ele almak istiyoruz. Bu giderilmiş bir çelişkidir. Şöyle ki; alametlerden ortaya çıkması kesin olanları beklemek, Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhurunu beklemekle eşdeğerdir. Çünkü bu alametler, onun zuhurunun bir parçasıdır. Nitekim zuhurun kesin alametlerinin meydana geliş zamanı, zuhur vaktine ya kındır.
Zuhurun şartları ve bunun için gerekli olan koşulların ortaya çıkması ise her an tamamlanabilecek bir …
MHD_0243 · S. 240 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam MehdiHz. Muhammedİmam Muhammed Bakırİmam Muhammed Cevad
Zuhurun şartları ve bunun için gerekli olan koşulların ortaya çıkması ise her an tamamlanabilecek bir durumdur. Şehit Muhammed Bâkır es-Sadr (r.a) şöyle diyor: Alametler, her an vuku bulabileceği gibi İmam Mehdi (a.s) bu alametlerin meydana gelmesinden kısa bir süre son ra da zuhur edebilir. Zuhurun şartlarına gelince, bu her hâlükârda ve her an tamamlanıp gerçekleşebilir. Daha önce de dediğimiz gibi bu ihtimalin varlığı, herkeste Hz. Mehdi'nin ani zuhuru bakımından gerekli olan atmosferin doğması için yeterlidir.(2) Bu ani bekleyiş için istenen psikolojik zemin ve İmam Meh di'yi (a.s) desteklemek için gerekli olan şartlar, mümin kişinin kendisini ve başkalarını İmam'ın taraftarlarının özelliği olan eğitim, terbiye, güzel ahlak gibi hasletlere sahip olabilmek için hızlı davranmaya teşvik eden unsurlardandır. İntizarın gerekliliğinin, Müslümanların gaybet asrındaki di ğer önemli görevlerinden biri olduğu konusunu tamamlar ken, bir de zuhurdan ümit kesmenin haram oluşuna işaret etmeliyiz. Çünkü bu, beklemenin gerekliliğinin delillerinden birini oluşturan genel Kur'ânî delillere dayanmaktadır.
Aye tullah Seyyid Muhammed Taki el-İsfahanî (r.a), bu konuyu ayrıntılı bir şekilde anlatmış, şer'i delillerine değinmiş, dela letlerini açıklamış ve vaat edilen Mehdi'nin (a.s) zuhuruyla ilgili ümitsizliğin kısımları konusunda bu delaletlerden elde edilen hükümleri ele almıştır. Araştırmasında sonuç olarak; Müslümanların zuhurun kesin oluşu yönündeki ittifaklarını delil göstererek, Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhurundan tamamen ümitsizliğe kapılmanın haramlığı sonucuna ulaşmıştır. Aynı şekilde, belirli bir dönem içerisinde İmam'ın zuhur etmesin den ümit kesmenin de haram olduğu sonucuna varmış ve yakın bir zaman içerisinde zuhur etmesinden ümit kesmenin de aynı kapsam içerisinde değerlendirildiğini beyan etmiştir.(1)
● İmam Mehdi'nin (a.s) Zuhur Alametleri ● İmam Mehdi'nin (a.s) Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı ● İmam Mehdi'nin …
MHD_0244 · S. 243 · Büyük Gaybet Döneminin Görevleri
İmam Mehdi
● İmam Mehdi'nin (a.s) Zuhur Alametleri ● İmam Mehdi'nin (a.s) Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı ● İmam Mehdi'nin (a.s) İlmî Mirasından Bazı Kesitler
Zuhur Alametleri
İMAM MEHDİ'NİN ZUHURUNUN ALAMETLERİ Zuhur Alametleriyle İlgili Bazı Mülahazalar İmam Mehdi'nin (a.s) gaybet …
MHD_0245 · S. 245 · Zuhur Alametleri
İmam Mehdi
İMAM MEHDİ'NİN ZUHURUNUN ALAMETLERİ Zuhur Alametleriyle İlgili Bazı Mülahazalar İmam Mehdi'nin (a.s) gaybet döneminde müminlerin sorum luluklarıyla ilgili incelememizde hadislerin, İmam'ın zuhuru nu beklemeyi ve zuhurun her an gerçekleşebileceği beklenti si içinde olmayı emrettiğini öğrendik. Bu, insanları eğitmek amacıyla öngörülen bir görevdir. Amaç ise zuhur ettiğinde ona yardım etmeleri için, onların kâmil istidadı gerçekleştir meye yönelmelerini ve bunu sürekli olarak yapmaya çalışma larını sağlamaktır. Ancak tekitle yapılan bu emrin yanında bazı hadis-i şerifler de, zuhur alametleri gibi müminleri Hz. Mehdi'ye (a.s) destek olup büyük ıslah görevini yerine getirmesine yardım etmeye vesile olan türden birtakım olaylara ve işlere değinmektedir. Bu iki grup hadisi şu şekilde bir araya toplamak mümkün dür: Her an zuhuru beklemeye yönelik emir, zuhurun ilahî iradenin yöneldiği zaman meydana gelmesinin mümkün olmasına dayanmaktadır. Bu yüzden ikinci grupta belirtilen alametlerin de gerçekleşmesi hızlanır. Örneğin Hz.
Mehdi'ye (a.s) yardım etme hazırlığında samimi olduklarının yüce Al lah tarafından bilinmesiyle, kulların …
MHD_0246 · S. 245 · Zuhur Alametleri
İmam Mehdi
Mehdi'ye (a.s) yardım etme hazırlığında samimi olduklarının yüce Al lah tarafından bilinmesiyle, kulların işlerini yürütmesindeki ilahî hikmet gereği o alametlerden bazısı lağvedilir. Ya da ani zuhurun beklenmesinden maksat, hadis-i şeriflerde anlatılan alametlerin ortaya çıkışını bekleme içinde olunması ve mey dana gelişinin kesinliğidir. Çünkü alametlerin meydana gel mesi, Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhurunun ilanı demektir.(1) Daha önce bekleme görevi hakkında bilgi verirken, bu konuyla ilgi li başka açıklamalarımız da olmuştu. Bununla birlikte müminler, onun (Allah zuhurunu çabuklaş tırsın) zuhurunu her an beklemenin farz olduğuna yönelik emirden umdukları sonuçları elde etmiş olurlar. Aynı şekil de, zuhura süratle hazır hâle gelmeleri ve hadislerin alamet lerden bazısına has görevleri açıklarken, birlikte değindiği alametlerle ilgili görevleri yerine getirmeleri için zuhur ala metlerini tanıtmalarından umdukları sonuçlara da kavuş muş olurlar. Kesin Olan ve Kesin Olmayan Alametler Hadis-i şerifler, İmam'ın (a.s) zuhurunun alametleriyle ilgili olarak iki ana kısma ayrılmaktadır.
Birinci kısım vuku bulma sı kesin olan, ikinci kısım ise kesin olmayan ve ilahî hikmetin gerektirmediği …
MHD_0247 · S. 245 · Zuhur Alametleri
İmam Mehdi
Birinci kısım vuku bulma sı kesin olan, ikinci kısım ise kesin olmayan ve ilahî hikmetin gerektirmediği durumlarda hiçbir şekilde vuku bulmayacak olan alametlerdir. Nitekim bu alametlerden bazıları zuhura yakın olup, bazıları da çok önceleri vuku bulacaktır. Alametlerle İlgili Hadislerdeki Sembolik Dil Burada değinilmesi gereken bir konu vardır. O da şudur: Ha disler, zuhur alametlerinden sembolik bir dil ve işaret ile bah setmiştir. Dolayısıyla bunları çok iyi bilmek için, hadislerin dilini iyice okumak ve tanımak gerekir. Nitekim her alametin detayları ile ilgili varid olan hadisleri bir araya toplayıp ger çek mısdaklarına/delaletlerine ulaşabilmek ve bu alametlerin zikredilmesiyle elde edilmek istenen hedeften çok uzak olan aceleci uyarlamaların tuzağına düşmemek için önyargılardan arınarak okumak gerekmektedir. Özellikle de sembolik dil, her alametin birden fazla mısdağa uyarlanmasını mümkün kılmaktadır. Bu da alametlerin anlatılmasından istenen hede fin zıddınadır. Yine zuhur alametlerine değinen bazı hadislerin, müminler için -sarahaten veya işaret şeklinde- bazı görevler belirlediği ne de işaret etmek gerekir.
Öyleyse bunları araştırırken, zik redilmesinden elde edilmesi beklenen sonuçlara sahip olmak için bu …
MHD_0248 · S. 245–248 · Zuhur Alametleri
İmam Mehdi
Öyleyse bunları araştırırken, zik redilmesinden elde edilmesi beklenen sonuçlara sahip olmak için bu mükellefiyetlerin de bilinmesi gerekir. Zuhur alametleri, gaybî meselelerle irtibatlı olduğundan do layı bu tür şeyler üzerinde çok fazla tahrif olabilmektedir. Do layısıyla sahih olanın uydurma olandan ayrılması için olayın bu yönden de incelenmesi gerekir. Bu alanda başka önemli bir mesele vardır ki, o da bazı mürsel (rivayet zincirine yer verilmeksizin Peygamber ve İmam'dan nakledilen) olan veya müsned rivayet zinciri eksik olan hadislerin zikrettiği, ama daha sonraları tarihî vakanın tasdik ettiği alametler grubu nun varlığıdır. İşte bu, söz konusu hadisin sıhhatinin delili dir. Çünkü hadisin, bu olayları daha vuku bulmadan önce haber verdiği kesindir. Bu da ancak ilahî vahyin kaynakları tarafından çıkabilecek bir şeydir. Zuhur Alametlerinin Belirginleri Zuhur alametlerini incelemek, bu muhtasar çalışmaya sığma yacak kadar uzundur. Bu değerlendirmelerden sonra Şeyh Müfid'in (r.a), hadislerin zikretmediği başka alametlerin yanı sıra özetlediği hadisleri nakletmekle yetinelim.
Şeyh Müfid der ki: Elimize, Mehdi'nin (a.s) kıyam zamanıyla ilgili alametle re, kıyam ettikten sonra meydana gelecek olaylara, nişa ne ve delaletlere değinene birtakım hadisler ulaşmıştır.
Bunlardan bazıları şöyledir: Süfyanî'nin çıkışı, Hasanî'nin öldürülmesi, Benî Abbas'ın dünyevî krallık …
MHD_0249 · S. 248 · Zuhur Alametleri
İmam Mehdi
Bunlardan bazıları şöyledir: Süfyanî'nin çıkışı, Hasanî'nin öldürülmesi, Benî Abbas'ın dünyevî krallık üzerinde an laşmazlığa düşmesi, alışılmışlığın tersine Ramazan ayının ortasında güneş ve sonunda ay tutulması, Beyda'da yere batmak, batıda yere batmak, doğuda yere batmak, güne şin zevalden ikindi vaktinin ortalarına kadar aynı yerin de durması, güneşin batıdan doğması, Nefs-i Zekiyye'nin yetmiş salih kişiyle birlikte Kûfe'nin arka taraflarında öldürülmesi, Rükün ile Makam arasında Haşimî'nin öl dürülmesi, Kûfe'nin surlarının yıkılması, Horasan tara fından siyah bayrakların dalgalanması, Yemanî'nin çıkışı, Mısır'da Mağribî'nin ortaya çıkışı ve Şam topraklarını ele geçirmesi, Türklerin Cezire'ye girişi, Rumların Ramle'ye girişi, doğudan bir yıldızın çıkarak tıpkı ay gibi ortalığı aydınlatması ve ardından iki ucu birbirine değecekmiş gibi eğilmesi, gökte beliren ve bütün ufuklarına yayılan kı zıllık, doğu tarafında uzunlamasına ortaya çıkan bir ateşin boşlukta/havada üç gün ya da yedi gün kalması; Arapla rın kendi dizginini eline alması, beldeleri ele geçirmesi ve Acem sultasından çıkması, Mısır halkının kendi yönetici sini öldürmesi, Şam'ın yıkılması ve orada üç farklı bayra ğın ihtilafa düşmesi, Kays ile Arapların bayrağının Mısır'a ve Kinde bayrağının Horasan'a girmesi, Mağrip'ten bir grup atlının gelip Hiyre suruna dayanması ve doğudan gelen siyah bayrakların onlara yönelmesi, Fırat Nehri'nin taşması sonucu suların Kûfe sokaklarına kadar ulaşması, peygamberlik iddiasında bulunan altmış yalancının çık ması, Âl-i Ebî Talip'ten on iki şahsın çıkıp hepsinin kendi si için imamet iddiasında bulunması, Celula ile Hanıkayn arasında Benî Abbas taraftarlarından büyük ve değerli bir adamın yakılması; Medinetü's-Selam'dan Kerh'e doğru uzanan bir köprü kurulması, orada gündüzün başında kara bir rüzgârın baş göstermesi ve deprem sonucu ora nın bir bölümünün yere batması, Irak ahalisini saracak korku, Irak'ta ölümün yaygınlaşması; canlarda, mallarda ve mahsullerde azalma, çekirgelerin zamanlı zamansız olarak ekinlere tebelleş olması, insanların tarım arazilerin de sulama için kullandığı suların azalması, Acem'den iki sınıfın anlaşmazlığa düşmesi ve aralarında çok miktarda kanın dökülmesi, kölelerin efendilerine itaatin dışına çıka rak efendilerini öldürmesi, bidat ehlinden bir topluluğun şekillerinin değişip maymun ve domuza dönüşmesi, kö lelerin efendilerinin ülkelerini ele geçirmesi, gökten her kesin kendi diliyle duyacağı bir sesin duyulması, Aynu'şŞems'te insanlara bir yüz ve göğüsün belirmesi, bazı ölülerin kabirlerden kalkarak dünyaya geri dönmeleri ve insanlarla tanışarak onları ziyaret etmeleri…
Bu alametler birbirine bitişik yirmi dört yağmurun yağma sıyla son bulacaktır.
MHD_0250 · S. 248 · Zuhur Alametleri
İmam Mehdi
Bu alametler birbirine bitişik yirmi dört yağmurun yağma sıyla son bulacaktır. Böylece yeryüzü öldükten (yaşanan kuraklıktan) sonra dirilecek, bereketleri ortaya çıkacak, bunun ardından İmam Mehdi'nin (a.s) taraftarları içinde gerçek inanan kimselerden her türlü hastalık ve bela gide rilecektir. İşte o zaman hadislerin haber verdiği gibi Hz. Mehdi'nin taraftarları, onun Mekke'de zuhur ettiğini bile cek ve ona destek vermek için oraya yönelecekler. Bu olayların bazıları kesinlikle meydana gelecek iken, bazılarının meydana gelmesi birtakım şartlara bağlıdır. Allah (c.c) olacak olanı en iyi bilendir. Biz bunları kaynak larda sabit olduğu ve nakledilen hadislerin ihtiva ettiği şekliyle zikrettik. Allah'tan yardım diler ve başarıyı sadece O'ndan isteriz.(1)
Hadis-i şeriflerin beyan ettiği bu alametlere ek olarak, ha dislerden elde edilen sonuca göre gaybete yol …
MHD_0251 · S. 250 · Zuhur Alametleri
İmam Mehdi
Hadis-i şeriflerin beyan ettiği bu alametlere ek olarak, ha dislerden elde edilen sonuca göre gaybete yol açan neden ve amillerin ortadan kalkması, büyük ıslah görevinin yeri ne getirilmesi için uygun bir ortamın meydana gelmesi, Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhurunun önemli alametlerinden sayılmak tadır.(1) Bunların bazıları şunlardan ibarettir: 1- Müminlerin ayrıştırılıp elemeden geçirilerek, gaybetin ne denlerinden bahseden hadisi açıklarken zikrettiğimiz çeşitli mertebelerdeki vefalı olanların arasından yeterli sayıda ki şinin yardımcı olarak seçilmesi. Bir başka ifadeyle evrensel ve adil İslamî hükümetin kurulmasında, yürütülmesinde ve bundan önce küfür, şirk ve tağut kulluğuna karşı hareketi idare etmesinde, onları yok edip tamamen ortadan kaldırma sında İmam Mehdi'ye (a.s) yardım edecek üst düzey yardım cıların seçilmesi. Hadis-i şeriflerin zikrettiğine göre belki de Bedir ehli gibi 313 kişi olacak olan bu mertebenin insanları, o denli yüksek bir imana sahip ve Allah'ı hakkıyla tanıyan insanlardır. Allah'a çokça ibadet etmeleri, O'na olan bağlılık ve samimiyetlerinin yüksekliği nedeniyle "gecenin abidleri" olarak adlandırılırlar. Sahip oldukları yiğitlik ve yüce cihadî kabiliyetleri nedeniyle de "gündüzün aslanları" olarak bilinirler. Onlar, sahip olduk ları ilimlerin derinliği ve şer'i ilimlerde mütebahhir olmaları nedeniyle "fakihler ve kadılar", gösterdikleri üstün yönetme kabiliyeti nedeniyle de "adil valiler" sıfatlarını ve bunların dı şında daha nice değerli vasıfları almaya hak kazanmışlardır.(2)
Bu hadislerden anlaşıldığı kadarıyla bunlar, Hz.
MHD_0252 · S. 251 · Zuhur Alametleri
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bu hadislerden anlaşıldığı kadarıyla bunlar, Hz. Mehdi'nin (a.s) evrensel ve adil devletini kurmasından önceki zuhuru sırasında önderlik ve yöneticilik kadrosunu oluşturan kim selerdir. 2- Büyük Mehdilik devriminin hedefleriyle uyumlu ve olumlu etkileşime girmeye hazır ve geniş bir İslamî kitlenin oluşturul ması. Amelî yardımlarını sunmadaki dereceleri farklı olsa bile.(1) Bu durumu meydana getiren şey; vaat edilen Mehdi'nin (a.s) temsil ettiği Ehl-i Beyt çizgisinin hakikat ve haklılığının yanı sıra İslam tarihi boyunca bu çizgiye yöneltilen suçlama ve şüp helerin ne kadar kof olduğunun, ayrıca orijinal Muhammedî İslam'ı temsil eden bir çizgi olduğunun ortaya çıkmasıdır. Bu hadis-i şerifler; Mehdilik devrimine yönelik hazırlık ha reketinden ve bu hareketin Ehl-i Beyt mezhebinin tertemiz simasını, pak İslamî ilimlerini, neticede gerçek İslam'ın çeh resini İslamî ve evrensel ortama sunarken bu konuya işaret etmişlerdir.(2)
Hadis-i şeriflerin, Mehdi'nin zuhurundan hemen önce hare kete geçeceğini belirttiği bu hazırlık hareketinin, …
MHD_0253 · S. 252 · Zuhur Alametleri
İmam Mehdi
Hadis-i şeriflerin, Mehdi'nin zuhurundan hemen önce hare kete geçeceğini belirttiği bu hazırlık hareketinin, İslam'ın arı duru şeklini sunmadaki rolü, beşeriyeti kurtarma ve İslam dünyası dışında da İslam'a yönelmelerin olması için -nitekim birçok yerde bu durum görülmektedir- bir medeniyet alter natifi olarak İslam hakkında bilgi sahibi olma isteğinin ortaya çıkmasını sağlar. Bu durum özellikle de Müslüman olmayan toplumların, beşeriyete istenilen saadeti getiremediği gibi şu anda çekmekte olduğu sıkıntı ve sorunları içinden çıkılmaz hâle getiren başka ideoloji ve dünya görüşlerini denedikleri göz önüne alındığında, Müslüman olmayan halklar arasında da Mehdilik devrimiyle olumlu bir etkileşime girmenin kapı larını açacağı kesindir. Öyle ki bildikleri, tanıdıkları tüm ekol ve ideolojilerin yerini alacaktır. Bu duruma, gaybetin neden leri ve sebepleri bölümünde zikrettiğimiz hadis-i şeriflerde de gördüğümüz gibi Mehdilik devletinin yeryüzündeki son devlet olduğunu ifade eden hadisler de işaret etmiştir. 3- Herkesin hakikatleri öğrenip hakka ulaşmasına, başka dünya görüşleri ve düşünce mekteplerinin batıl olduğunu bilmesine, Hz. Mehdi'nin (a.s) yüklendiği İslamî risaletin daha doğru olduğunu anlamasına fırsat tanıyan gelişmiş ile tişim araçlarının temini. Neticede başka düşüncelere mensup olduktan sonra vaat edilen Mehdi'nin (a.s) müjdelediği İsla mi hareketi ve onun hedeflerini benimseyecek, yani amelen İmam'ın (a.s) yardımcıları arasına katılacak kimselerin ortaya çıkması. Nitekim bu hususa, "Allah'ın müminlerden oluşan emanetlerinin kâfirlerin sulbundan çıkarması" şeklinde gay betin gerekçelerine değinen hadis-i şeriflerde işaret edilmişti.
İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İMAM MEHDI'NIN (A.S) ZUHUR ZAMANINDAKI YAŞAM TARZI Zuhur asrı ve bu asırda olacaklar, İmam'ın (a.s) zuhur za …
MHD_0254 · S. 253 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
İMAM MEHDI'NIN (A.S) ZUHUR ZAMANINDAKI YAŞAM TARZI Zuhur asrı ve bu asırda olacaklar, İmam'ın (a.s) zuhur za manındaki hayatı, yaşam tarzı ve Allah'ın onun aracılığıyla gerçekleştireceği şeyler hakkında birçok hadis-i şerif varit olmuştur. Bu hadisler çeşitli İslam mezheplerinin kitaplarında rivayet edilmiş olup, aralarında sahih rivayet zinciriyle nakledilen hadisler de bulunmaktadır. Elinizdeki kitap; bu hadisleri bu rada nakledilip analiz edilmesine ve üzerinde çalışılıp arın dırılmasına müsait olmadığından dolayı, biz sadece ana baş lıklar hâlinde bu hadislerin belirgin anlamlarını özetlemekle yetineceğiz. Bu arada konuyla ilgili ayrıntılı bilgi edinmek isteyen kimse, söz konusu hadislerin nakledildiği kaynaklara müracaat edebilir. Ancak hadislere geçmeden önce zuhur asrının özelliklerin den ve yüce Allah'ın beklenen velisi Mehdi (a.s) aracılığıyla gerçekleştireceği şeyler hakkındaki ayetleri sunacağız. Kur'ân-ı Kerim'in de tasvir ettiği gibi zuhur asrından bahse den bu metinler, Mehdevî devletin özelliklerini ortaya koy maktadır. Bu ise bütün peygamberlerin gönderiliş amaçları nın en önemli ve en bariz örneğinin temsili olan bir devlettir.
Devletin Özellikleri 1- İlahî Nurun Tamamlanması ve İslam'ın Bütün Dinlere Üstün Gelmesi:
MHD_0255 · S. 254 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
Devletin Özellikleri 1- İlahî Nurun Tamamlanması ve İslam'ın Bütün Dinlere Üstün Gelmesi: Kur'ân-ı Kerim, bunu üç mübarek surede bizlere açıklamak tadır: a) Yüce Allah şöyle buyuruyor: b) Yüce Allah buyurur ki: c) Allah Teâlâ buyurur ki: Farklı mezheplerden müfessirler, kesin gerçekleşecek olan bu vaadin ancak ve ancak vaat edilen Mehdi asrında vuku bula cağını, bu dönemde İslam'ın bütün dinlere üstün gelerek yer yüzünün doğularını ve batılarını kaplayacağını(1) ve evrensel İslam devletinin kurulacağını ifade etmişlerdir. Çünkü ayette geçen "izhar" üstün olmak ve istila etmek anlamındadır, sa dece delilin güçlülüğü değil. Çünkü delilin üstünlüğü, zaten en başından beri gerçekleşmiş bir şeydir. Yüce Allah ise ancak geçmişte olmamış ve gelecekte vuku bulacak bir şeyin müjde sini verir. Nitekim Fahreddin Râzî, tefsirinde buna bu şekilde kanıt sunmuştur.(2) 2- Salih Müminlerin Yeryüzüne Egemen Kılınması: a) Yüce Allah şöyle buyuruyor: b) Allah Teâlâ buyuruyor ki: c) Yüce Allah şöyle buyuruyor:
Birinci ayet, iman ve doğruluk çizgisinin uhrevî mükâfatın yanında dünyevî mükâfatla ödüllendirilmesinin …
MHD_0256 · S. 256 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
Birinci ayet, iman ve doğruluk çizgisinin uhrevî mükâfatın yanında dünyevî mükâfatla ödüllendirilmesinin kesinleşen ilahî takdirden kaynaklandığını bildiriyor. Ki bu da dünya ve ahirette akıbetin muttakilerin olması nedeniyle yeryüzüne vâris olmaları ve dünyayı yönetmelerinden ibarettir.(2) İkin ci ayet ise, Allah'ın yeryüzünde halife kılacağı ve yeryüzünü kendilerine bırakacağı kişilerin zayıf düşürülen, kendilerine güvenlik içerisinde ibadet etme izni verilmeyen, Allah'ın ken dilerine beğendiği dinin onlar için yerleştirilmesine müsaade edilmeyen, iman eden ve salih amel işleyen Müslüman kul larından olacağını haber veriyor. Bu iki ayetin de, üzerinde düşünüldüğü takdirde, İmam Mehdi'nin (a.s) zuhur edeceği çağdan bahsettiği açıktır.(3) 3- Halis Tevhit Toplumunun Kurulması: Yukarıdaki yorumlara istinaden şu husus açıklığa kavuşmuş oluyor: Vaat edilen Mehdi'nin (a.s) döneminin özelliklerin den biri de iktidarın ve beşerî toplumun idaresi için gerekli kilit noktalarının, öz Muhammedî İslam'ı temsil eden ve yer yüzünde ezilmekte olan salih kulların elinde olmasıdır.
Allah onları yeryüzünde iktidar sahibi yaptığında;
MHD_0257 · S. 256 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
Allah onları yeryüzünde iktidar sahibi yaptığında; onlar namazı kılar, zekâtı verir, iyiliği emredip kötülüğü menederler. Yani güven içerisinde, hiçbir münafık ve kâfirin tuzağından kork madan sadece Allah'a ibadet edilen halis tevhidî toplumu ikame ederler. Böylece Allah'a gerçek manada ibadet etmek ve insanî tekâmüle ulaşmak için gerekli olan bütün koşullar sağlamış olur. Bu sebeple de bundan sonra inkâr edenin sı ğınacağı hiçbir hüccet olmayacaktır. "İşte onlar, -gerçektenfasıkların ta kendileridir." Çünkü bunu yerine getirmek için gerekli bütün koşulların sağlanmış olmasına rağmen, doğru yoldan yüz çevirmişlerdir. Bu da beklenen İmam Mehdi'nin (a.s) asrının diğer özelliklerinden biri olup, sapkınlara karşı rivayet edilen onun sert tavrının açıklamasıdır. 4- İnsan Türünün Yaratılmasından Beklenen Amacın Gerçekleşmesi: Yüce Allah şöyle buyurur: Ayet, insanın yaratılmasındaki tek amacın Allah'a ibadet ol duğunu açıklamaktadır.(2) Bu husus, daha önceki maddede işaret ettiğimiz gibi Hz. Mehdi (a.s) döneminde bireysel ve toplumsal planda en mükemmel surette gerçekleşecek olan şeydir.
Şehit Seyyid Muhammed Bâkır es-Sadr (r.a) vaat edi len Mehdi (a.s) devletinin kurulmasının kesin oluşunu …
MHD_0258 · S. 256 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdiİmam Muhammed Bakır
Şehit Seyyid Muhammed Bâkır es-Sadr (r.a) vaat edi len Mehdi (a.s) devletinin kurulmasının kesin oluşunu ispat etmek için yaptığı tefsire dayalı akait çalışmasında bu ayete dayanmıştır.(3) Çünkü bu gayenin tahakkuku kesindir. Zira yaratılanın yaratılış gayesinden ayrı düşmesi muhaldir. Ayet de insan türü için, Allah'a bireysel ve toplumsal olarak gerçek manada ibadetin gerçekleşeceğinden bahsetmektedir. Bu ise, insanlığın yeryüzüne inmesinden sonra tarih boyunca tahak kuk etmemiş bir olaydır. Bu yüzden hiçbir ortağı olmayan Allah'a ibadet edecek, salih ve tevhidî bir toplum kuracak olan ilahî devletin gelecekte kesinlikle tahakkuk edeceğini düşünmek gerekir. İşte bu devlet, yukarıdaki ayet-i kerime lerin işaret ettiği ve her iki mezhep mensuplarından ravilerin rivayet ettiği hadislerin açıkladığı gibi İmam Mehdi'nin (a.s) devletidir. 5- Hak Dinden Çıkmaya (Mürtet Olmaya) Son Vermek Allah Teâlâ buyuruyor ki: Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (Hıristi yan ve Yahudileri dost edinirse, bilsin ki) Allah, yakın da öyle bir toplum getirecek ki; O onları sever, onlar da O'nu severler. Müminlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere onurlu ve şiddetlidirler.
Allah yolunda cihat ederler ve hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın lütfu ve ihsanıdır, onu dilediğine verir. Allah, (lütfu ve ihsanıyla) geniştir, bilendir.(1) Allame Tabatabaî (r.a) bu ayet-i kerimenin Mehdiliğin zu hur çağından bahsettiğini belirten Kur'ân ve hadise dayalı bir araştırma yapmıştır. Bu ayette irtidat (dinden dönme) ile; zahirî olarak İslam'da kalmakla birlikte hak dinden dönme nin kastedildiğini, bu dönmenin de bugün olduğu gibi Ya hudi ve Hıristiyanları dost edinerek onların hayat tarzlarına uymak şeklinde olduğunu ifade etmiştir. Bu dinden dönmek hususunda, Mehdiliğin büyük fethinden önce İslam dünyası nın maruz kaldığı sapmayı ele alan ve bu ayetin öncesindeki ayetler de sakındırmaktadır.(2)
Buna binaen hak dinden dönmeye, hayat tarzında Yahudilere ve Hıristiyanlara uymaya son vermesi, ardından da …
MHD_0259 · S. 259 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam MehdiMuharrem
Buna binaen hak dinden dönmeye, hayat tarzında Yahudilere ve Hıristiyanlara uymaya son vermesi, ardından da Müslü manları hayatın çeşitli konularında İslamî değerlere geri dön dürmesi, İmam Mehdi (a.s) asrının özelliklerindendir. Bu, az önce zikrettiğimiz ayetin bahsettiği Mehdilik asrının diğer özellikleriyle de uyum içerisindedir. İmam Mehdi'nin (a.s) Zuhurunun Tarihi Hadisler, İmam'ın (a.s) hicrî senelerin tekli, yani tek sayı lı (çift değil de tek rakamlı olan) yıllarından birinde zuhur edeceğini(1) ve bunun da bir Cuma günü gerçekleşeceğini(2) bildirmektedir. Başka rivayetler ise, Muharrem ayının onun da bir Cumartesi günü zuhur edeceğini söylemektedir.(3) Bu iki tarihi bir araya getirsek şöyle bir sonuca varılabilir: Hz. Mehdi'nin zuhuru Cuma günü olacak ve o gün hutbesini Mescid-i Haram'da verecek, Cumartesi günü de Kûfe'ye doğ ru hareket ederek Mekke'den çıkacaktır.
Kıyamının Başlangıcı Bazı hadislere göre İmam'ın (a.s) zuhuru, Medine-i Münevve re'de başlayacak ve İmam …
MHD_0260 · S. 260 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdiİmam Muhammed Bakır
Kıyamının Başlangıcı Bazı hadislere göre İmam'ın (a.s) zuhuru, Medine-i Münevve re'de başlayacak ve İmam hareketini Mekke-i Mükerreme'de Mescid-i Haram'da ilan edecektir.(1) Burada hareketini ilan ederek, verdiği önemli mesaj ve içeriğe sahip veciz bir hutbey le insanları kendi hareketine çağıracaktır. İmam Muhammed Bâkır (a.s), torunu Mehdi'nin (a.s) zuhurunu uzun bir hadis içerisinde anlatırken hadisin bir bölümünde şöyle buyurur: Sonra Makam-ı İbrahim ile Rükün arasında durup iki rekât namaz kılar. Ardından veziriyle birlikte oradan ay rılır ve şöyle der: "Ey İnsanlar! Bize zulmeden ve hakkımızı gasp edenlere karşı Allah'tan yardım dileriz. Kim Allah ile karşımıza çıkıp bizimle tartışmaya kalkışırsa (bilsin ki) Allah'a en yakın olan biziz. Kim Âdem ile ilgili bizimle tartışmaya girerse (bilsin ki,) insanlar arasında ona en yakın olan bi ziz. Kim Nuh ile alakalı bizimle tartışmak isterse (bilsin ki,) insanlar arasında ona en yakın olan biziz. Kim İbra him ile ilgili alakalı bizimle tartışmaya kalkışırsa (bilsin ki,) insanlar arasında ona en yakın olan biziz.
Kim Mu hammed (s.a.a) ile alakalı bizimle tartışırsa (bilsin ki,) in sanlar arasında Muhammed'e (s.a.a) en …
MHD_0261 · S. 260 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Muhammed BakırHz. Muhammedİmam Mehdi
Kim Mu hammed (s.a.a) ile alakalı bizimle tartışırsa (bilsin ki,) in sanlar arasında Muhammed'e (s.a.a) en yakın olan biziz. Kim peygamberleri kanıt göstererek bizimle tartışmaya girerse (bilsin ki,) insanlar arasında onlara en yakın olan biziz. Kim Allah'ın kitabıyla bizim karşımıza çıkarsa (bil sin ki,) insanlar arasında Kur'ân'a en yakın olan biziz. Ben [Biz] ve bütün Müslümanlar bugün şahadet ederiz ki; biz zulme uğradık, dışlandık, haksızlığa uğradık. Mallarımız, evlatlarımız ve ailelerimizle birlikte yurdumuzdan çıka rıldık, baskıya maruz kaldık. Bilin, bugün Allah yolunda her Müslüman'dan bize yardım etmesini istiyoruz."(1) Buharî'nin rivayet şeyhlerinden olan Nuaym b. Hammad'ın da kendi rivayet zinciriyle İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) naklettiği bir rivayette, aynı yerde ancak bu kez yatsı namazı nı eda ettikten sonra ikinci bir hutbe verdiği geçmektedir. İşte İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) şöyle nakletmiştir: ... Yatsı namazını kıldıktan sonra olanca sesiyle insanlara seslenerek şöyle dedi: "Ey insanlar! Size Allah'ı ve Rabbi niz karşısındaki konumunuzu hatırlatırım. O, size karşı hüccet edindi, peygamberler gönderdi, kitap indirdi.
Ken disine hiçbir şeyi ortak koşmamanızı, kendisine ve Resulü ne itaatte kusur etmemenizi emretti.
MHD_0262 · S. 260 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Ken disine hiçbir şeyi ortak koşmamanızı, kendisine ve Resulü ne itaatte kusur etmemenizi emretti. Sizden Kur'ân'ın ihya ettiklerini ihya etmenizi, son verdiklerine de son vermeni zi, doğru yolun yardımcıları ve takva yükünün hamilleri olmanızı istedi. Şüphesiz, dünya fani ve yok olmaya yüz tutmuş, veda çağrısında bulunmuştur. Sizi Allah'a, Re sulüne, kitabıyla amel etmeye, batılı yok etmeye ve onun sünnetini ihya etmeye çağırıyorum…"(2) İmam'ın Kıyamını İlan Ettiği İki Hutbe Üzerine Birinci hutbede İmam'ın (a.s), evrensel dinî devriminin kıvıl cımını çakmak üzere bütün semavî din mensuplarına hitap ettiğini görmekteyiz. İlk olarak o, bütün peygamberlerin (on lara selam olsun) çizgisini temsil etmekte ve insanları, onla rın çağırdığı yüce değerlere davet etmektedir. İkinci olarak İmam Mehdi (a.s), Sekaleyn (çok değerli iki emanet Kur'ân ve Ehl-i Beyt) mektebini temsil ettiğine vurgu yapıyor. Çünkü o, çok değerli ve ağır emanetlerin ilki olan Kur'ân'dan ayrılma yan ve Sekaleyn'in ikincisi olan Ehl-i Beyt'in (hepsine selam olsun) temsilcisidir.
Bu yüzden onlar; yüce Allah'ın kitabına en layık ve ona en yakın olmanın yanında, Kur'ân'ın semavî hidayet …
MHD_0263 · S. 260 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Bu yüzden onlar; yüce Allah'ın kitabına en layık ve ona en yakın olmanın yanında, Kur'ân'ın semavî hidayet ışığı üzere ondaki gerçekleri ve insanlığın hidayet yollarını da en iyi bilenlerdir. Üçüncü olarak Ehl-i Beyt'in mazlumiyetine değinip, Ehl-i Beyt'in on ikinci imamının gaybetine yol açan çeşitli zulüm ve azgınlıklara maruz kaldıklarını ifade ediyor. Bütün bun lara maruz kalmalarının ise; tağutlarla, tekelcilik ve insanla rın mallarına el koyma güdüsüyle hareket eden yönetimlere tapanlarla mücadele etmekten ve Ehl-i Beyt'in ilahî adaleti hâkim kılmasına ve insanları doğru yola sevk etmesine engel olunmasından kaynaklandığının altını çiziyor. Sonra bütün Müslümanlardan bu mazlumiyeti ortadan kal dırmak için yardım istiyor. Zira bu zulmün ortadan kaldırıl masında bütün insanlık için hayır vardır. Çünkü iktidarın, peygamberlerin çizgisini temsil eden ve Kur'ân-ı Kerim'in eşi olan birine teslim edilmesi, yani ilahî adaletin hedeflerinin gerçekleşmesi anlamına gelmektedir. Ancak İmam (a.s), önce kudreti yüce olan Allah'tan yardım dilemektedir. Bu aslında onun büyük ıslah göreviyle ilgili mücadelede zafer elde ede ceğinin kesin oluşuna işarettir.
Çünkü o, duası kabul olunan muztar/darda kalmış kimsedir.
MHD_0264 · S. 260 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Çünkü o, duası kabul olunan muztar/darda kalmış kimsedir. Haksız yere öldürülmüşlerin velisidir ve bu yüzden de ilahî yardımla desteklenmiştir. Buna işaretle insanları iki dünyada da mutlu olmaları, (karşı gel meleri durumunda) kendi elleriyle onlara tattıracağı dünya azabı ve zilletinden, azabı daha büyük olan ahiret azabından korunmaları için kendisine yardım etmeye çağırmaktadır. Kıyamın Hedeflerinin İlanı Yatsı namazından sonra yapacağı ikinci konuşmaya gelince, bu konuşmasında İmam (a.s) kıyamının genel hedeflerini belirleyecektir. O hedefler ki, insanların ona yardım etmesi ni isteyecektir. Bu hedefler aynı zamanda Ehl-i Beyt'in (a.s) mazlumiyetinin, mektebinin ve yolunun intikamını almanın diğer yüzünü temsil etmektedir. O, peygamberlerin (onlara selam olsun) kendisi için gönderildiği ve kendileriyle birlikte semavî kitapların indirildiği saf tevhidin ikamesinin temsil edildiği ilk ve nihaî hedefi belirleyecektir. Bu, yüce Allah'a ve Resulüne (s.a.a) itaat etmek için; Kur'ân'ı ve Allah Resulü'nün sünnetini ihya ederek, Kur'ân'ın yok ettiği batılı, şirki, bidat leri ve diğer sahte kullukları yok etmekle gerçekleşen bir he deftir.
Bu yüzden onun daveti; yüce Allah'a, O'nun tevhidine, Resulüne ve Allah'a ulaştıran sünnetine davettir.
MHD_0265 · S. 260 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdiİmam Ali
Bu yüzden onun daveti; yüce Allah'a, O'nun tevhidine, Resulüne ve Allah'a ulaştıran sünnetine davettir. Dolayısıyla Peygamberimizin Ehl-i Beyti'nin (a.s) mazlumi yetinin intikamını almak için insanlardan yardım istemesi, takva üzere yardımlaşmak ve hedefe giden yolda katkı sağ lamalarını istemektir. Yardım Talebine Karşılık Vermek ve Ona Biat Etmek Ona ilk biat etme girişimi, Müslümanlardan yardım istediği yerde yani Makam-ı İbrahim ile Rükün arasında ve onun ta raftarlarının en ileri gelenleri tarafından vuku bulacaktır: Rükün ve Makam arasında ona üç yüz on üç kişi biat eder. Bunlar Bedir ehlinin sayısı kadardır. Aralarında Mısır hal kının soyluları, Şam halkının abdalları (Allah'ın veli kulla rı) ve Irak halkının seçkinleri vardır.(1) Ehl-i Sünnet kaynaklarından rivayet olunan hadislerin topla mından, İmam'ın zuhurunun ve ona biat edilişin Hicaz kabi leleri arasındaki ihtilafın ardından gerçekleşeceği anlaşılmak tadır. Başlangıçta İmam, biatin kabulünü reddedecek ve biat edenlere de şu sözlerle seslenecektir: Yazıklar olsun size! Kaç ahit çiğnediniz!
Ne kadar kan akıttınız!(2) Bu reddediş öyle görünmektedir ki, tıpkı dedesi İmam Ali'nin (a.s) Osman'ın öldürülmesinin ardından insanlar biat etmek üzere kendisine yöneldiği zaman seslendiği gibi, kendisine biat edenlere yapmak üzere oldukları biat ve üstlenmek üze re oldukları görevin beraberinde getireceği yükümlülükleri hatırlatmak amacını taşımaktadır. Bazı hadis-i şeriflerden, Mehdevî zuhura zemin hazırlayacak hareket sonucu, o sırada Mekke'de(3) bulunan Hz. Mehdi'ye (a.s) biatin gerçekleşeceği ve sonra başka yerlerde bu biatin tekrar edeceği anlaşılmaktadır. Bazı hadisler ise özel ashabı olan 313 kişinin İmam Mehdi'nin (a.s) zuhuruna yetişebilmek için ya mucizevî bir yolla ya da gelişmiş taşıma araçlarını kullanarak büyük bir hızla Mekke'de toplanacağını ifade etmektedir.(4)
İmam Mehdi (a.s), Süfyanî fitnesini sona erdirdikten ve Süfyanî askerlerinin Beyda'da(1) yere batmasından …
MHD_0266 · S. 265 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdiİmam Hasan AskerîNecefHz. Muhammedİmam Hüseyin
İmam Mehdi (a.s), Süfyanî fitnesini sona erdirdikten ve Süfyanî askerlerinin Beyda'da(1) yere batmasından sonra, ordusuyla birlikte askerî harekâtını başlatacağı Kûfe'ye yö nelecek(2) ve yanında saklı olan Allah Resulü'nün bayrağını Kûfe yakınındaki Necef'e dikecektir.(3) Dedesi Resulullah'a (s.a.a) Bedir Savaşı’nda yardım eden melekler ona da yar dım edecektir.(4) Hadisler; kendisinin, ashabının ve ordusu nun, askerî harekâtının başlarında ve iç cephede sekiz ay(5) sürecek olan tasfiye amaçlı savaşlarında(6) ciddi sıkıntılarla, zorluklarla karşı karşıya kalacağını ifade etmektedir. Gerek iç, gerekse dış cephede gerçekleşecek olan savaşlarının ta mamı 20 yıl sürecektir.(7) Buradan yola çıkarak, İmam Mehdi'nin (a.s) seçeceği yolun, dedesi İmam Hüseyin'in (a.s) şahadetiyle sonuçlanan kıya mında Mekke'den Kûfe'ye kadar uzanan yolun aynısı oldu ğunu ifade etmek gerekir. Dedesi şehitlerin efendisi Hz. Hü seyin (a.s) Kûfe'ye ulaşamamış ve engellenmişti; ancak onun torunu olan İmam Mehdi, oraya ulaşacak ve dedesinin ger çekleştirmeye çalıştığı İslam ümmeti içindeki ıslahçı hedefle rini gerçekleştirecektir.
İmam, Kûfe'ye girdiğinde dalgalanmakta olan üç bayrak bula cak(1) ve bu sebeple de şehrin ortamının …
MHD_0267 · S. 265 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
İmam, Kûfe'ye girdiğinde dalgalanmakta olan üç bayrak bula cak(1) ve bu sebeple de şehrin ortamının karmakarışık olduğu nu görecektir. Bu bayrakları teke indirerek ve yanında sakla dığı Muhammedî bayrağı dikerek bu karışıklığa son verecek, hadislerin "Betriyye" olarak nitelendirdiği fırkayla girişeceği savaşta, geriye kalan nifak hücrelerini tamamen yok edecektir.(2) Kudüs'e/Beytü'l-Mukaddes'e Girişi ve Hz. İsa'nın Yeryüzüne İnişi Rivayetlerin birçoğu İmam Mehdi'nin (a.s) ordusuyla birlikte Kudüs'e girişini zikretmekte ve bunu son derece önemli bir olay çerçevesinde anlatmaktadır. Bu olay ise dönüşü, İncil'in yanı sıra Ehl-i Sünnet ve Şia kaynaklarındaki sağlam rivayet ler tarafından bizlere bildirilen Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'in (a.s) yeryüzüne inmesi ve İmam Mehdi'nin (a.s) arkasında sabah namazı kılmasıdır.(3) Nitekim hadisler Hz. İsa'nın (a.s) İmam Mehdi'nin (a.s) ar kasında namaz kılması kıssasına değinmiştir. Hadislere göre, İmam Mehdi (a.s) Hz. İsa'ya (a.s) öne geçip namaz kıldırmasını teklif eder; fakat Hz.
İsa (a.s) söz konusu tek lifi, bu namazın İmam Mehdi için ikame edildiğini gerek çe göstererek geri çevirir;
MHD_0268 · S. 265 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
İsa (a.s) söz konusu tek lifi, bu namazın İmam Mehdi için ikame edildiğini gerek çe göstererek geri çevirir; böylece İmam Mehdi'yi (a.s) öne geçirip arkasında namaz kılarak Muhammedî elçiliğin son elçilik olduğuna işaret etmeyi amaçlar. Burada aynı zaman da Mehdilik Devrimi'nin önemli bir görevine destek de söz konusudur. Çünkü İmam Mehdi iç cephedeki misyonunu tamamladıktan sonra devrimini ezici bir bölümü Hıristiyan olan Batı dünyasına yöneltecektir. Şu açıkça ortaya çıkmaktadır ki, İmam Mehdi'nin (a.s) Ku düs'e ve Beytü'l-Mukaddes'e girişi, burayı Yahudi ifsadın dan kurtardıktan ve Yahudilerin buradaki hâkimiyetine son verdikten sonra olacaktır. Bu yüzden şöyle diyebiliriz: İmam Mehdi'nin Beytü'l-Mukaddes'e girişi iç cephedeki sorunları hallettikten sonra gerçekleşecek ve İslam dünyasının dışına ya da Roma'ya yönelerek (rivayetlerdeki değişik tabirler den dolayı) dış düşmanlarla başlayacak savaşın girişi nite liğinde olacak, ardından da bütün yeryüzü fethedilecektir. İşte buradan, Hz. İsa'nın (a.s) inişinin İmam Mehdi'nin (a.s) Beytü'l-Mukaddes'e girişi ile eşzamanlı gerçekleşmesinin sırrı da anlaşılmaktadır.
Deccal'in Öldürülmesi ve Maddi Medeniyetlerin Hâkimiyetine Son Verilmesi İsa Peygamber'in (a.s) inişine …
MHD_0269 · S. 265 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam MehdiHz. Muhammed
Deccal'in Öldürülmesi ve Maddi Medeniyetlerin Hâkimiyetine Son Verilmesi İsa Peygamber'in (a.s) inişine değinen hadislerin büyük bir bölümü; onun haçı kırmasından, Hıristiyanların kendisini ilahlaştırmaktan(1) vazgeçmesinden bahseder ve sonrasında da -maddi medeniyetin sembolü olan- Deccal'in onun ya da İmam Mehdi'nin (a.s) eliyle öldürülmesine değinir. Hıristiyanların Hz. İsa'yı (a.s) ilahlaştırmaktan vazgeçmesi nin ve kendi peygamberlerinin İslam'ın masum imamlarının sonuncusuyla dayanışma içerisinde olduğunu görmelerinin ardından yeryüzünün en fazla taraftarı olan Hıristiyanlığa mensup insanların İslam'a girişlerinin kapısı açılır, İslam'a girişleri kolaylaşır. Bunun sonucunda Deccal'in öldürülmesi, tağutî medeniyetlere son verilmesi, yeryüzünün fethedilmesi, evrensel adil İslam devletinin kurulması, ıslah hareketinin in şasının başlaması ve peygamberlerin hedeflerinin gerçekleş mesi görevi kolaylıkla gerçekleşir. Özetle bunlar İmam Mehdi'nin (Allah onun zuhurunu çabuk laştırsın) hareketlerinin zuhurundan sonraki ana duraklarıdır.
Bu duraklardan her biri burada anlatmaya imkânımız olma yan ayrıntıları içerdiğinden veciz bir şekilde onun zuhurun dan sonraki hayat tarzını ve asrının özelliklerini anlatacağız. İmam Mehdi'nin Hayat Tarzı Dedesi Resulullah'ın Hayat Tarzının Aynısıdır Hadis-i şerifler İmam Mehdi'nin (a.s), dedesi Allah Resulü'nün (s.a.a) yolu ve yöntemi üzere yürüyeceğini ve onun hayat tar zının aynısını yaşayacağını açıkça ifade etmektedirler. Nite kim Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Ben iki cahiliye arasında gönderildim, sonuncusu öncesin den çok daha kötüdür.(1)
Ardından ümmetine çok çok daha kötü olan ikinci cahiliye nin görüntülerini beyan edip açıklamıştır.
MHD_0270 · S. 269 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam MehdiHz. Muhammedİmam Hasan Askerî
Ardından ümmetine çok çok daha kötü olan ikinci cahiliye nin görüntülerini beyan edip açıklamıştır. Buna göre İmam Mehdi (a.s) "Tıpkı Resulullah'ın (s.a.a) yaptığını yapacak ve onun kendisinden öncekileri yıktığı gibi o da öncekileri yıkacak ve İslam'ı yeniden diriltecektir."(1) Nitekim Allah Resulü (s.a.a) kendisin den sonra İslam'ın garip oluşundan bahsetmiş, Müslümanlar kendisinden bununla ilgili nakillerde bulunmuşlardır.(2) Dolayısıyla dedesi Resulullah (s.a.a) birinci cahiliyeti yıktığı gibi İmam Mehdi (a.s) de ikinci cahiliyeti yıkacak, garip baş layan ve garipliğe dönen İslam'ı yeniden diriltecektir. Ancak bazı zamansal özelliklerden dolayı bu iki hayat tarzı arasın da bazı farklıklar olacaktır. İşte bu zamansal özellikler bu iki yüce şahsiyetin yöntem ve hayat tarzlarının farklılıklarını çok güzel şekilde açıklamaktadırlar. Nitekim bu özelliklerin bir kısmını İmam Mehdi'nin (a.s) askerî, hukukî, idarî, dinî vb. siyasetlerinde görmekteyiz. Yine de bu durum, her ikisinin (Allah'ın selamı onların üzerine olsun) hayatının aynı olduğu gerçeğini değiştirmez. Sünnetin ve Resulullah'ın (s.a.a) Eserlerinin İhyası İmam Mehdi'nin (a.s) büyük ıslah hareketi Muhammedî sün netin ihyası ve yeniden ikame edilmesi esasına dayanacaktır ki, bütün İslamî değerlerin merkezini de bu Muhammedî sünnet oluşturur. Nitekim Allah Resulü şöyle buyurmuştur:
Benim soyumdan gelecek bir adam benim sünnetim üzere savaşır, tıpkı benim vahiy üzere savaştığım gibi.(1) Bir …
MHD_0271 · S. 270 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
Benim soyumdan gelecek bir adam benim sünnetim üzere savaşır, tıpkı benim vahiy üzere savaştığım gibi.(1) Bir diğer rivayette ise şöyle geçmektedir: O benim adımımı izler, asla sapmaz.(2) Bir başka rivayette de şöyle buyurmaktadır: O benden bir kişidir; ismi benim ismim gibidir. Allah beni onda korumuştur ve o benim sünnetimle amel eder.(3) Dolayısıyla o: Peygamber'in eserlerini beyan eder.(4) İnsanları Allah Resulü'nün (s.a.a) sünnetine çağırır; İslam'ın müceddidi (yenileyeni, ihya edeni) olduğu gibi sünnetin de müceddidi ve ihya edeni olur; İslam'da gizlenen şeyleri açığa çıkarır. Buna "Mehdi" adı verilmiştir; çünkü unutulan, üstü örtülen ve çoğunluğun saptığı şeylere ulaştırır insanları.(5) Kendisine Karşı Şiddetli, Halkına Karşı İse Şefkatli Oluşu İmam Mehdi'nin (a.s) kendisine ve halkına karşı davranış biçimi, ideal İslamî yönetici tablosunu temsil eder. Nitekim böyle bir yöneticinin nezdinde, yönetim; insanlara hizmet et meye ve onları doğru yola ulaştırmaya vesile olmaktan baş ka bir şey değildir. İktidar onun için ne gelir kaynağıdır, ne zulüm aracıdır, ne malları yağmalama vesilesidir, ne de in sanları kendisine köle yapma aracıdır.
Dolayısıyla o, kendi sinden önce iki dedesi Hz. Muhammed (s.a.a) ile onun vasisi Hz.
MHD_0272 · S. 270 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam MehdiHz. Muhammedİmam Ali
Dolayısıyla o, kendi sinden önce iki dedesi Hz. Muhammed (s.a.a) ile onun vasisi Hz. Ali'nin (a.s) daha önce -ve en güzel şekliyle- somutlaş tırdığı ideal İslamî yönetici timsalini yeniden ihya eder. Do layısıyla onu kendisine karşı şöyle tanımlayabiliriz: "Giysisi hep kalın, yiyeceği de hep kuru buğday ekmeğidir."(1) "Sürekli Allah'tan korkar, yakınıyla aldatılamaz, Allah'ın hakkını icra etmenin dışında taş üstüne taş koymaz, kimseye kırbaç/sopa kaldırmaz."(2) Ümmetine karşı ise şöyle tanımlayabiliriz: Onlara karşın son derece merhametlidir. O, “yoksulları nimetlere boğacak Mehdi”(3) olarak nitelenmiştir. O, ümmetin kendisinde kurta rıcı bir soluk bulduğu ferah sığınaktır. “Tıpkı arıların kraliçe arıya(4) ya da evlerine(5) sığındıkları gibi ümmet de ona sığınır.” Hukuki Hayatı Mehdi Mev’ud (Allah zuhurunu çabuklaştırsın) nebevi ha dislerde mütevatir senetlerle rivayet edildiği şekliyle tıpkı zulüm ve cevirle dolduğu gibi yeryüzünü adalet ve iyilikle dolduracaktır. Bu görevi yerine getirmek hukuki açıdan net bir tavır gerektirir.
Bu yüzden o tıpkı dedesi İmam Ali’nin (a.s) insanların gasbedilmiş haklarını takip etmek, bu hakkın gasıptan …
MHD_0273 · S. 270 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Aliİmam Mehdi
Bu yüzden o tıpkı dedesi İmam Ali’nin (a.s) insanların gasbedilmiş haklarını takip etmek, bu hakkın gasıptan alınıp mağdura verilmesi, hatta bu hak insanın dişi altında gizlenmiş veya bir kadının mihri bile olsa yine de onu gasıptan alıp hak sahibine hakkını teslim etmek için ortaya koyduğu tavizsiz tavrını aynen yaşatacak; “hak, insanın dişi altında gizlenmiş bile olsa onu oradan çekip çıkartacak ve sa hibine iade edecektir.”(1) “Adaleti o hadde varacak ki, diriler ölüleri arzulayacaklar.”(2) Yani diriler, ölülerin bile tekrar ha yata dönerek onun adaletinden yararlanmalarını, adaletinin bereketiyle nimetlenmelerini isteyeceklerdir. Birçok hadis-i şerif, onun Hz. Süleyman (a.s) ve Hz. Davud (a.s) gibi hükmedeceğini ifade etmektedir; yani şahitlerin ta nıklığına ihtiyaç duymadan ledünnî ilimle amel edecektir.(3) Bunu hakiki adaleti yerleştirme görevini yerine getirme ama cıyla yapacaktır. O, gerçek adaletle çelişse de zahirî kanıtın ortaya koyduğu zahirî adaleti değil, hakiki adaleti uygulaya caktır. Bu, bilinen bir gerçektir; İslam tarihi, insanlık tarihi ve çağdaş tarih, zahirî adaletin gerçek adalet olmadığını gösteren birçok kanıt ve şahitlerle doludur.
Zahirî kanıtlara bağlılık, zahirî adaleti sağlasa da çoğu zaman gerçek adaletin ortadan kalkmasına vesile …
MHD_0274 · S. 270 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam MehdiHz. Muhammed
Zahirî kanıtlara bağlılık, zahirî adaleti sağlasa da çoğu zaman gerçek adaletin ortadan kalkmasına vesile olmuştur. Her halükârda bu hakiki adalet meselesi, İmam Mehdi'nin (a.s) döneminin özelliklerinden biridir ve dönemin genel koşullarıyla uyum arz etmektedir. Din ve Mezheplere Karşı Tutumu İmam Mehdi (Allah zuhurunu acil eylesin) bütün şirk gö rünümlerini ortadan kaldıracak, onlara bir son verecek, saf tevhidi açığa çıkaracaktır. “Yeryüzünde Allah'tan başkası na ibadet edilen bir toprak parçası olmayacak ve müşrikler sevmese de nefret etse de din tamamen Allah'ın olacaktır.”(1) İmam Mehdi (a.s), imanı herkese teklif edecek, mezheplere bir son verecek, bütün İslam mezheplerini birleştirecektir. Allah onun eliyle ümmetin durumunu ıslah edecek, arala rındaki ihtilafları kaldıracak ve kalpleri birbirine ısındıracak tır.(2) Bütün bunları da tertemiz nebevi sünnet, gizlenen ya da zayi olan asil İslamî değerler çerçevesinde yapacak.
Ceddi Resulullah’ın (s.a.a) dediği gibi “Onun sünneti benim sünne timdir, insanlara milletim ve şeriatım üzere istikamet verir.”(3) Bazı rivayetler İmam Mehdi’nin (a.s) Antakya'daki bir mağa radan muharref olmayan Tevrat ve İncil'i çıkaracağını, Yahudi ve Hıristiyanlara bu Tevrat ve İncil'i delil göstereceğini, onlar la bu temelde tartışacağını, Beytü’l-Mukaddes’e ait ziynetleri ve Süleyman sofrasını çıkartarak bunları Beytü’l-Mukaddes'e iade edeceğini ifade etmiştir.(4) Rivayetlerde ayrıca bu noktada Hz. İsa’nın (a.s) da ona yar dımcı olacağı ifade edilmektedir. İsa (a.s) “Rum ve Çin Hristiyanlarına karşı Mehdi ile delil getirecektir.”(5) Hz. İsa, nüzulünden sonra kendisini ziyarete gelen, sahabesi ve des tekçileri olduğunu söyleyen Hristiyan ve Yahudi heyetleri reddedecek, kendi ashabının Müslümanlar olduğunu açık layacak ve İmam Mehdi’nin (a.s) topluluğuna katılacaktır.
Bu da Hıristiyanların onu ilahlaştırmaktan vazgeçmelerine neden olacak ve hac farizasını yerine getirmek için …
MHD_0275 · S. 270 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam MehdiEhl-i Beyt
Bu da Hıristiyanların onu ilahlaştırmaktan vazgeçmelerine neden olacak ve hac farizasını yerine getirmek için Beytu’lHaram’a yönelecek,(1) Peygamber Efendimizin (s.a.a) yanına defnedilecektir.(2) Bazı rivayetler, İmam Mehdi’nin (a.s) aslî Tevrat'ı Şam'daki dağlardan çıkartarak Yahudilere onu kanıt sunacağını ve onunla tartışacağını ifade eder. Böylece Yahudi gruplardan birçokları Müslüman olacaktır.(3) Sonra Taberistan gölünden Sekîne Tabutu’nu çıkartır, Tabut Beytü’l-Mukaddes’te onun önüne konur. Yahudiler içerisinde inat eden çok az bir toplu luk hariç tamamı Müslüman olur.(4) Bidatlerle Savaşı, Gulatın ve Batıl Ehlinin Yaptığı Tahrifatı Ortadan Kaldırması İmam Mehdi (Allah zuhurunu acil kılsın) dinden tahrifatı tam anlamıyla izale edecek ve Müslümanların Sekaleyn’den (Kur’an ve Ehl-i Beyt'ten) ve tertemiz nebevi sünnetten uzak laştığı ve onu terk ettiği yıllarda tevarüs ettikleri bidatleri or tadan kaldıracaktır.
İşte onun zuhurunun amacı da budur: “Allah onunla bütün bidatleri yok edecek, bütün fitneleri ortadan …
MHD_0276 · S. 270 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
İşte onun zuhurunun amacı da budur: “Allah onunla bütün bidatleri yok edecek, bütün fitneleri ortadan kaldıracak, hak kapılarını tamamen açacak ve batıl kapılarını bütü nüyle kapatacaktır.”(1) İşte İmam Mehdi’nin (a.s), zuhurunun hemen ardından ilk yapacağı işler bunlardır. Hadis-i şeriflerde, onun bu tür ic raatlarından birisinin Benî Ümeyye'nin camilerde imamı ce maatten ayırmak için ihdas ettiği bölmeleri yıkmaktır diye geçer.(2) İmam Mehdi ayrıca Makam-ı İbrahim'i tekrar aslî ye rine döndürecek;(3) camilerde sonradan ihdas edilen her şeyi ortadan kaldıracak, camileri yeniden ilk İslamî sünnete ve Muhammedî yönteme uygun hâle dönüştürecektir.(4) İdarî Sireti ve Hayatı Mehdi Mev’ud, yeryüzünü yönetmeleri için ilim ve fıkıhta dirayet sahibi, cesur, yiğit, dürüst ve ihlaslı olma gibi İslam valisinin kriterlerini en üstün seviyede ve yeterlilikte taşıyan, en hayırlı(5) ashabından valiler atayacaktır. Bununla birlikte onların işlerini takip edecek, görevleri nasıl yerine getirdiği ni izleyecek ve onları şiddetle muhasebeye çekecektir. İmam Mehdi'nin alameti yöneticilere karşı şiddetli olması, para ko nusunda cömert olması, fakirlere karşı merhametli olmasıdır.
Onun döneminde iyi işler yapanlar daha fazla bu işleri yapa cak ve günahkârlar affedilecektir.(6)
İmam Mehdi (a.s) din tüccarlarının ve İslami mukaddesatın ticaretini yaparak insanları yoldan saptıranlara …
MHD_0277 · S. 276 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam MehdiKâbeHz. Muhammed
İmam Mehdi (a.s) din tüccarlarının ve İslami mukaddesatın ticaretini yaparak insanları yoldan saptıranlara karşı çok şid detli olacak ve onları bundan vazgeçirecektir. İlk ortaya çıkı şında (para karşılığı) Kâbe'nin (örtüsünü değiştiren ve geçi mini bununla sağlayan) hizmetçilerini bu işten uzaklaştırmak ve onları insanlar önünde teşhir etmektir. Onun bu şiddetli tavrının nedeni insanlar aldanmasın, diyedir; çünkü bu tür insanlar “Allah hırsızlarıdır.”(1) Cihat Sireti ve Hayatı İmam Mehdi Muntazar (Allah zuhurunu acil kılsın) kılıçla zuhur edecek.
Onun zuhuru açık hüccetin tamamlanması, hakikatlerin bütünüyle ortaya çıkması, hak kapılarının açıl ması, batıl kapılarının kapanması, kanıtlanmış kerametlerin tahakkuk etmesi, ayrıca ilahi teyitten yararlanma, Bedir me leklerinin yardımına nail olma; Yusuf'un gömleğini, Musa'nın asasını ve taşını, Süleyman'ın yüzüğünü, Resulullah'ın zırhı nı, kılıcını ve bayrağını ve peygamberlerin (hepsine selam olsun) bunun dışında kalan diğer miras bıraktığı eşyalarını elinde bulundurması ve bunları insanların önünde açıkça sergilemesi,(2) peygamberlerin yolunun gerçek temsilcisi ve onların ilahi hedeflerini ve semavi adaleti gerçekleştirme yönündeki çabasının açıkça bilinmesi sonrasında gerçekle şecektir. Bütün bunların netleşmesiyle Mehdevi devletin, kendisinden temizlenmesi gereken fesat, eziyet ve zulümden başka hiçbir şey beklenmeyen müfsitler ve zalimler dışında batıl üzere kimse kalmayacaktır. Bu yüzden İmam Mehdi'nin cihat yaşamında kesin bir kararlılık, zalimlere karşı sertlik ve yoldan sapmışlara karşı kılıç keskinliği derecesinde net tavır görülür. Yeryüzünde hiçbir zalim kalmaz ve onların zulüm faaliyetlerine girişmelerine hiçbir şekilde izin verilmez.
Ayrıca hadis-i şerifler, İmam Mehdi Muntazar'ın (Allah zu hurunu çabuklaştırsın) yoldan sapmışlar ve batılı …
MHD_0278 · S. 276 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam MehdiHz. Muhammedİmam Ali
Ayrıca hadis-i şerifler, İmam Mehdi Muntazar'ın (Allah zu hurunu çabuklaştırsın) yoldan sapmışlar ve batılı savunanla ra karşı cihadında ataları Hz. Resulullah (s.a.a) ve onun vasisi olan İmam Ali'nin (a.s) yolu üzerinde yürüyeceğini ve onla rın izini takip edeceğini belirtmiştir. Dolayısıyla onlara imanı, hak dini sunmadan(1) ve tartışmada onlara kendilerinin kabul ettiği kanıtları göstermeden savaşa başlamaz. Bunu biz zaten gerçek Tevrat ve İncil'in gün yüzüne çıkartılması meselesinde de görmüştük. Bu da İmam Mehdi’nin (a.s) cihat yaşamında başka önemli bir siretidir. Hadis-i şeriflerden anlaşıldığı kadarıyla İmam'ın cihat hayatı boyunca İslam dünyasındaki sapkın akımları ortadan kaldı racağı ve onları tasfiye edeceği ifade edilmektedir. Önce bunu yapacak, daha sonra yabancı güçlerle cihada girişecektir. Süfyanî hareketini; Betriyye'nin,(2) cahil tevilcilerin, saptırıcı ve inatçı Nasibîlerin insanlar üzerindeki tesirini yok edecek tir.(3) Bu amaçla Rumlarla bir ateşkes anlaşması imzalanacak, daha sonra ise Yahudilerle savaşa yönelecektir. Ardından Yahudilerle savaşa girecek, Deccal öldürülecek ve bütün yeryüzü fethedilecektir.
Hatta iç cephede tasfiye hareketine başlamadan önce ordusunu yeniden organize edecek, gerek li yeteneklere …
MHD_0279 · S. 276 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
Hz. Muhammedİmam Hasan Askerîİmam Mehdi
Hatta iç cephede tasfiye hareketine başlamadan önce ordusunu yeniden organize edecek, gerek li yeteneklere sahip askerî liderleri tayin edecek, onlara özel bayraklar tahsis edecek, onlardaki bütün rahatsızlık ve zaaf emarelerini giderecek ve kalplerini güçlendirecektir.(1) Onla rın kalplerini uğruna savaştıkları hakka imanla dolduracak, onları sınayacak ve bu sınavın ardından onları eleyecektir.(2) Böylece büyük ıslah görevini tamamlamak için güçlü iman askerleriyle birlikte harekete geçeceği ordu gerekli savaş ye teneklerine sahip olacak ve gerekli manevi gücü de elinde bu lunduracaktır. Mali ve Ekonomik Uygulamaları İmam Mehdi Mev’ud (Allah zuhurunu çabuklaştırsın), Hz. Resulullah (s.a.a) döneminde yaygın olarak uygulanmakta olan ancak vefatının ardından değiştirilen ve yerine, tedrici bir şekilde sınıfsal üstünlük sistemini doğuran yeni kriterle rin getirildiği bağış (atâ) sisteminde eşitliği geri getirecektir.(3) Nitekim Peygamber Efendimizin (s.a.a) vasisi olan Hz.
Ali (a.s), hilafeti döneminde eşitlikçi sisteme bağlı kalmış ve ye rine geçen İmam Hasan (a.s) birkaç aylık …
MHD_0280 · S. 276 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Aliİmam Hasanİmam Mehdi
Ali (a.s), hilafeti döneminde eşitlikçi sisteme bağlı kalmış ve ye rine geçen İmam Hasan (a.s) birkaç aylık hilafeti döneminde Hazreti Ali'nin bu uygulamasını kendi döneminde de devam ettirmiş de olsa bu sistem İmam Ali ve İmam Hasan'ın şeha detlerinin ardından terk edilmiştir. Sonrasında Benî Ümeyye, Müslümanların mallarını yağmalamış, beytülmalden verilen bağışları sadece siyasi maslahatları çerçevesinde belirli ke simlere dağıtmış ve şer’i atâ’yı kendi batıl davalarına destek bulmak ya da bazılarının hakikat karşısında sessiz kalmaları nı sağlamak için rüşvete dönüştürmüşlerdir. Mehdi Muntazar (a.s) beytülmal hususunda Müslümanlar arasında herhangi bir ayrıma gitmeyecek ya da birini diğe rine tercih etme şeklinde bir sistem yerine ortak paylaşım sistemini getirecektir. Bu sistemde bütün Müslümanlar ilahi nimetlerden, kamu malının meydana getirdiği nimetlerden ve hizmetlerden yararlanma noktasında ortak olacaklardır. Böylece uygulamakla mükellef olduğu Muhammedî adaletin bir boyutunu hayata geçirmiş olacaktır.
Şu hadis-i şerife göre “akta” sistemi Mehdi (a.s) tarafından sona erdirilecektir:
MHD_0281 · S. 276 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
Şu hadis-i şerife göre “akta” sistemi Mehdi (a.s) tarafından sona erdirilecektir: “Ka imimiz kıyam ettiğinde katayi son bulacaktır.”(1) Katayi’den kaste dilen hükümdarların kendilerine yakın olan insanlara dağıt tıkları zirai amaçlı ya da başka amaçlarla kullanılan toprak, servet ve yararlardır. Bu sistem Hz. Peygamber’in (s.a.a) ve fatının ardından özellikle III. Halife döneminde revaç bulmuş ve Emevîler çağında özel bir şekilde uygulamaya geçmiştir. İmam Mehdi'nin (a.s) bağışlarından ve cömertliğinden bah seden çokça hadis-i şerif bulunmaktadır ve bu özelliği onun ayırıcı vasfı olarak nitelendirilmektedir. Ondan bir şey iste yenin üzerine mal dökecektir [onu mala boğacaktır].(2) Bu durum, onun keremine yani cömertliğine, hayır ve bereketin kendi çağındaki bolluğuna işarettir. Ancak başka önemli bir nokta vardır ki bu da onun ekonomik uygulamalarında in sanların zenginleşmesi, yeteri kadar refaha sahip olarak rahat içerisinde yaşayacak olmalarıdır. Öyle ki Allah’a itaate, iba dete, bireysel ve toplumsal ıslah amaçlı hareketlere yeterince vakit ayırabileceklerdir.
Dolayısıyla İmam Mehdi'nin (a.s) ekonomi ve mali alandaki uygulamaları, önemli ıslahat hedefiyle ve kendini …
MHD_0282 · S. 280 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
Dolayısıyla İmam Mehdi'nin (a.s) ekonomi ve mali alandaki uygulamaları, önemli ıslahat hedefiyle ve kendini Allah Te bareke ve Teâla’ya kulluk sunmaya adamış tevhidî toplumun ikamesi ile yakından bağlantılıdır. Amaç, eşitliğin ve adaletin gereklerinin yani altyapısının sağlanması ve önündeki engel lerin ortadan kaldırılmasıdır. Dinî Naslarda Mehdi Devleti'nin Genel Siması Evet, bu bölümün sonuna ulaşmış bulunuyoruz. Burada özet olarak Mehdi Mev’ud'un (Allah zuhurunu çabuklaştırsın) kuracağı devletle ilgili olarak dinî nasların çizdiği tabloyu ak tarmaya çalışacağız. Mehdevî devlet, beşeriyetin ve insanlığın çağlar boyu çekmiş olduğu sıkıntılara bir son vermek için kurulacak ve bu dev let tağutların kurduğu yönetimlerin uygulamaları sonucun da yeryüzünü dolduran zulme, heva ve şehevatın tahakkü müne, maddi nedenlerden dolayı ortaya çıkan çatışmaların hâkimiyetine bir son verecektir. Allah, asırlar boyu beklenen İmam Mehdi'nin (a.s) zuhuruyla ümmeti bu sıkıntılardan kurtaracaktır ve onları kurtuluşa ve ferahlığa erdirecektir. Hadiste şöyle buyrulmaktadır: “Onun zamanına ulaşana ne mutlu!”(1) Allah Tebareke ve Teâla, onun ortaya çıkışı ile be raber özelde Müslüman ümmetin genelde ise insanoğlunun, bozulmamış fıtratından kaynaklı bütün beklentilerini gerçek leştirecek; şirki ortadan kaldıracak; ibadet eden, emr-i maruf ve nehy-i münker görevini yerine getiren, hayırlı işlerin pe şinde koşan, kemal mertebesine ve nur kandillerine doğru yol alan muvahhid bir toplum ikame edecektir.
Onun döneminde yeryüzü ve gökyüzü tüm bereketlerini su nacak, insanlar sadece maddi zenginliğe sahip …
MHD_0283 · S. 281 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
Hz. Muhammedİmam Cafer Sadıkİmam Mehdiİmam Muhammed Bakır
Onun döneminde yeryüzü ve gökyüzü tüm bereketlerini su nacak, insanlar sadece maddi zenginliğe sahip olmayacaklar; aynı zamanda istiğna denilen yani maddi ihtiyaçlardan beri olma durumuna ulaşacaklardır. Nitekim hadis-i şerifte şöy le buyuruyor: “Allah, ümmet-i Muhammed'in kalbini zenginlikle doldurur, adaleti onları çepeçevre kuşatır.”(1) Yani sınırlı maddi ihtiyaçların esaretinden onları özgürleştirir. Mehdi Muntazar, Müslümanları sapkınlara, yoldan çıkmışla ra tabi olma zilletinden kurtarır. Nitekim hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: “Onunla kölelik zilleti boynunuzdan çıkartılır.”(2) İnsanlığı hayvani yaşam zilletinden ve şehevi duygulara ba ğımlı olma durumundan kurtarır. İnsanların önünde bütün manevi ve ruhi tekâmül kapılarını açar ve onun çağı üst dü zey fikrî, manevi ve ruhi gelişmeye tanık olur. İmam Muham med Bakır (a.s) buna şöyle işaret buyurmuştur: Kaimimiz (Mehdimiz) kıyam ettiğinde Allah, elini kulları nın başına koyar; böylece onların akıllarını bir araya geti rir ve düşünceleri olgunlaşır.(3) Az önce bahsi geçen önemli ve temel faktöre ilaveten buna yardımcı olacak başka bir faktör daha vardır ki o da onun ça ğının tanık olduğu, özellikle de bugün ilk işaretlerini bilimsel kanunlara göre geliştirilen iletişim araçlarında gördüğümüz devasa gelişmedir. İmam Cafer Sadık (a.s) bu duruma şöyle işaret etmektedir:
Kaimimiz (Mehdimiz) kıyam ettiğinde Allah Azze ve Cel le Şiamızın görme ve işitme gücünü artırır, Kaim ile …
MHD_0284 · S. 282 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam Mehdi
Kaimimiz (Mehdimiz) kıyam ettiğinde Allah Azze ve Cel le Şiamızın görme ve işitme gücünü artırır, Kaim ile onlar arasında herhangi bir ulak olmaz. Onlarla konuştuğunda o kendi yerinde olmasına rağmen onu işitir ve görürler.(1) Belki de bu gaybi araçlarla olur; onların ulaştıkları yüce ma nevi mertebeler bu imkânı onlara sağlar. Bugün modern dö nemde teknolojik olarak son derece gelişmiş iletişim araçları üzerinden bu kısmen mümkün olsa da hadis-i şeriflere göre birçok gaybi mesele ve hakikat, İmam Mehdi'nin devleti ça ğında ortaya çıkacak ve inananların birçoğu gaybın sırların dan, kitabın ilminden önemli bilgiler edinecektir. Yüksek mer tebelere ulaşarak doğal yasaların nedenlerini aşma imkânına sahip olacak ve bugün hiçbir şekilde ulaşılamaz ve mucize olarak görülen birçok şey o zaman gerçekliğe kavuşacaktır.(2) Mehdevî Devlet'in bütün maddi ve ruhi tekamül faktörlerini sağlaması ile birlikte Allah Teâlâ'ya ihlas ve samimiyetle iba det eden muvahhit toplum ikame edilmiş olacak ve böylelikle insanlar arasında tamamen imana dayalı ilişkiler kurulacak, “rehine koyulan mala mümin kardeşinden [onun sözünden] daha fazla güvenen” kimseden beraat (uzaklaşma) ve yine “müminin müminden kâr etmesi faizdir.”(3) gibi değerler hükümferma ola caktır. Ticari faaliyetler bile o dönemde sadece Allah'a ihlasla ibadet edebilmek için yapılacak ve buradaki amaç tamamen Allah'ın kullarına hizmet olacaktır.
İmam Ali (a.s), İmam Mehdi'nin (a.s) evrensel devletini kap samlı bir şekilde anlatan bir hadisinde şöyle …
MHD_0285 · S. 283 · İmam'ın Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı
İmam MehdiOniki İmamHz. Muhammedİmam Ali
İmam Ali (a.s), İmam Mehdi'nin (a.s) evrensel devletini kap samlı bir şekilde anlatan bir hadisinde şöyle buyuruyor: ...Allah Teâla melekleriyle onu destekler, yardımcılarını korur, ona ayetleriyle yardım eder, yeryüzü ehline galip kılar; onlar da gönüllü olarak ya da kerhen ona boyun eğerler. Yeryüzünü adaletle, iyilikle, nurla, burhanla dol durur. Şehirler enine ve boyuna ona boyun eğer, yeryü zünde iman etmeyen hiçbir kâfir, ıslah olmayan hiçbir facir kalmaz. Onun iktidarında yırtıcı hayvanlar birbirle riyle barışık yaşar, yeryüzü/toprak bütün bereketini çıka rır, gökyüzü bereketini indirir, hazineler onun için belirir. Doğu ile Batı arasında 40 yıl hüküm sürer. Onun zamanı na ulaşan ve sözünü işitene ne mutlu!(1) Evet, İmam Mehdi Muntazar Devleti'nde (Allah zuhurunu acil eylesin) bütün dünya açısından insanlığın kurtuluşu nun, iyiliğinin, maddi ve manevi tekâmülünün ancak ve ancak semavi bir risalet ve aynı zamanda Allah'ın masum velilerinin (Allah'ın selamı onların üzerine olsun) eliyle ger çekleşeceği aydınlık kazanır. Allah Teâlâ’nın ümmetlere va dettiği masumların sonuncusunun ve On İki İmam ve vasi nin sonuncusunun eliyle gerçekleştireceği şey budur. İmam Mehdi'nin dedesi Hz. Resulullah’ın (s.a.a) buyurduğu gibi "İşte bundan dolayı yeryüzü sakinleri ve gökyüzü sakinle ri ondan razı olur."(2)
İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
İMAM MEHDI'NIN (A.S) İLMÎ MIRASINDAN BAZI KESITLER Tevhid ve Guluvvun (Aşırı Gitmenin) Reddi Üzerine “Allah-u …
MHD_0286 · S. 285 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
Oniki İmamİmam Mehdi
İMAM MEHDI'NIN (A.S) İLMÎ MIRASINDAN BAZI KESITLER Tevhid ve Guluvvun (Aşırı Gitmenin) Reddi Üzerine “Allah-u Teâlâ cisimleri yaratandır, rızıkları taksim edendir. Çünkü O, ne cisimdir ne de cisme hulul etmiştir. O’nun benze ri yoktur. O işitendir, bilendir. İmamlar ise Allah-u Teâlâ’dan isterler, Allah da yaratır. Onlar isterler, istediklerine cevap vermek ve haklarını yüceltmek için Allah rızıklandırır.”(1) Yaratılışın Nedeni, Peygamberlerin Gönderilmelerinin ve İmamların Vasi Tayin Edilmelerinin Sebebi “Ey Filan! Allah sana merhamet etsin. Allah-u Teâlâ hiçbir şeyi boş yere yaratmadı. Yarattıklarını ihmal edip başıboş da bırakmadı. Bilakis onları kudretiyle yarattı. Onlara gözler, kulaklar, kalpler ve akıllar verdi. Sonra onlara müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler (hepsine selam olsun) gön derdi. Peygamberler insanlara Allah’a itaati emreder, O’na isyandan sakındırırlar. Kulların yaratıcısı ve dinleri hakkın da bilmediklerini onlara öğretirler. Allah Peygamberlere ki tap indirdi ve melekler gönderdi ki; kendilerini insanlara elçi kılan Allah’ın bahşetmiş olduğu üstünlük hakkında onlara aracı olsunlar.
Onlara apaçık deliler ve parlayan burhanlar ile hasımlarına galip gelen ayetleri/mucizeleri getirsinler.
MHD_0287 · S. 285 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
İmam AliHz. Muhammedİmam Mehdi
Onlara apaçık deliler ve parlayan burhanlar ile hasımlarına galip gelen ayetleri/mucizeleri getirsinler. Bun lardan kimine ateşi soğuk ve zararsız kıldı, onu dost edindi. Kimisiyle konuştu ve asasını apaçık bir ejderhaya dönüştür dü. Onlardan kimi Allah'ın izniyle ölüleri diriltti, Allah'ın iz niyle körü ve cüzamlıyı iyileştirdi. Allah bu peygamberler den kimine kuşların dilini öğretti ve onlara her şeyden verdi. Sonra Muhammed’i (ona ve Âli’ne salat olsun) âlemlere rah met olarak gönderdi. Onunla nimetlerini tamamladı. Onunla nebîliği sona erdirdi ve onu bütün insanlara elçi kıldı. Onun doğruluğunu tam anlamıyla izhar etti, nübüvvet mucizelerini ve alametlerini tam olarak açıkladı. Sonra Resulullah'ın canı nı övülmüş, mutlu ve bahtiyar bir şekilde aldı. Kendisinden sonraki emri kardeşi, amcasının oğlu, vasisi ve varisi Ali bin Ebî Tâlib’e verdi. İmam Ali’den (a.s) sonra miras oradan tek tek vasi oğullarına intikal etti. Allah onlarla dinini ihya etti ve nurunu tamamladı.
Allah’ın hücceti olan imam ile kendisine hüccet gönderilen me’mumun (imama tabi olan) bilinmesi ve bu ikisinin arasındaki farkın anlaşılması için onlar ile kardeş leri, amcaoğulları, yakınları arasında apaçık bir furkan koy du. Böylelikle onları günahlardan masum kıldı, ayıplardan uzaklaştırdı. Her türlü kirlilikten temiz tuttu ve yanılmadan münezzeh kıldı. Onları ilminin haznedarı, hikmetinin emanet edildiği yer, sırrının mahalli kıldı ve onları delillerle destek ledi. Böyle olmasaydı insanların hepsi birbiriyle eşit olurdu. Herkes Allah Azze ve Celle’nin işini üstlendiğini iddia eder di. Ne hak batıldan ayrılırdı ve ne de âlim cahilden.”(1)
Ehlibeyt İmamları’nın Makamı “Üzerinize farz olan ve söylemeniz gereken şey şudur:
MHD_0288 · S. 287 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Aliİmam Cafer Sadıkİmam Mehdi
Ehlibeyt İmamları’nın Makamı “Üzerinize farz olan ve söylemeniz gereken şey şudur: Biz Allah tarafından seçilmiş örnekler ve önderleriz. O’nun yer yüzündeki halifeleri, yarattıkları üzerindeki eminleri, şehir lerdeki [kulları üzerine] hüccetiyiz. Neyin helal, neyin haram olduğuna bizler vakıfız; kitabın tevilini ve faslü’l-hitabı (ger çeği batıldan ayırt eden anlatımı) biz biliriz.”(1) İmamet Sisteminin Düzeni ve Yeryüzünde Mutlaka Bir Hüccetin Bulunması Hz. Mehdi’nin iki vekili Osman b. Said-i Amrî ve oğlu Muhammed b. Osman’a gönderdiği mektupta şöyle yer alır: “Allah Teâlâ sizi kendi itaatine muvaffak etsin, dininde sabit ve rızasıyla mesut kılsın.” “Meysemî’nin görüştüğü insanlarla Muhtar’a ve babamın Cafer b. Ali’den başka halefi olmadığına ve onu onayladığına dair iddialarıyla ilgili size verdiği haberler bana ulaştı. Yaz dığınız tüm şeyleri ve halkın onun hakkındaki sözlerini an ladım.” “Ben basiretten sonra körlükten, hidayetten sonra sapıklıktan, helak edici fiillerden ve aşağılatıcı fitnelerden Allah’a sığını yorum.
Allah Teâlâ buyuruyor ki: “İnsanlar yalnızca iman ettik diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı …
MHD_0289 · S. 287 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
İmam Aliİmam Hasanİmam Hasan Askerîİmam Mehdi
Allah Teâlâ buyuruyor ki: “İnsanlar yalnızca iman ettik diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar.”(2) “Bu insanlar nasıl fitneye düşüyor, hayranlık içerisinde do laşıp duruyor, sağa ve sola meylediyorlar? Bunlar dinden mi uzaklaşmışlar, yoksa tereddüde mi kapılmışlar? Yoksa hak ka karşı inat mı ediyorlar? Yoksa doğru rivayetlerin ve sahih hadislerin getirdiği (açıkladığı) şeyden mi haberleri yoktur? Veya haberleri var da kendilerini bilmezliğe mi vuruyorlar? Yeryüzünün, Allah’ın zahir veya gizli hüccetinden boş kalma yacağını bilmiyorlar mı?” “Acaba Peygamber’den sonra İmamların birbirinin ardınca sı rasıyla geldiğini ve imametin Allah’ın emriyle önceki İmam’a yani Hasan b. Ali’ye [Askeri’ye] ulaştığını, o da önceki baba larının mevkisinde oturup halkı hakka ve doğru yola hidayet ettiğini bilmiyorlar mı? Onlar; aydınlatıcı bir nur, ışık saçan bir yıldız ve parlayan bir ay idiler. Sonra Allah Teâlâ kendi katında olanı onun için seçti (onu kendi rahmetine götürdü). O da babalarının tuttuğu yolu tuttu. Kendisinden alınan ahd üzere onların ayaklarının yerine ayak bastı. O belirlenen bir ahd üzere kendi vasisini belirledi.
Allah o vasiyi, bir müddete kadar kendi emriyle sakladı ve kendi takdiri gereği iradesiyle onun yerini gizli …
MHD_0290 · S. 287 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
İmam Mehdi
Allah o vasiyi, bir müddete kadar kendi emriyle sakladı ve kendi takdiri gereği iradesiyle onun yerini gizli tuttu. İmametin mevkisi bizim aramızdadır, onun fazileti bizim içindir. Eğer Allah, ondan men ettiği şeyi ona izin verir ve gizli kalmasındaki hükmünü ondan kaldırır sa, hakkı en güzel biçimde, en açık delille ve en aşikâr nişane siyle onlara gösterir. Zuhur ederek, hüccet ve delilini ikame eder. Ama Allah’ın takdiri mağlup olmaz, iradesi reddedil mez ve tevfikinden ileri geçilmez.” “Öyleyse hevâ ve hevese uymayı terk etmelidirler, durduk ları esas üzere durmalıdırlar. Onlardan gizlenen şey husu sunda araştırmaya kalkışmasınlar, yoksa günaha düşerler. Allah’ın sırrını keşfetmeye koyulmasınlar, yoksa pişman olurlar. Bilmelidirler ki, hak bizimledir ve bizim aramızdadır. Bizden başka bu sözü söyleyen yalancı ve iftiracıdır. Bizden başka bunu iddia eden sapık ve azgındır. Bizden bu cümle ile yetinsinler, tefsirini istemesinler.
Bu işaret ile yetinsinler, açıklamasına gitmesinler inşaallah.”(1) Allah’tan Korkmak ve Fitnelerden Kurtuluş Gaybet-i kübra döneminde Şeyh Müfid’e yazdığı ikinci mektubunda şöyle buyurur: “Sen; (Allah seni uyumayan gözüyle korusun) sana verilen nimetten dolayı batıl tohumu ekilen canları tehdit eden fit neye karşı durmalısın ki, böylece batıl ehli korkuya kapılsın, fitnenin bastırılmasından dolayı müminler sevinsinler ve suç lular da üzüntüye kapılsınlar.” “Bu çirkin işle ilgili olarak hareketimizin nişanesi, Mekke-i Muazzama’daki, münafık ve kan dökmeyi helal bilen kimse tarafından vuku bulacak hadisedir. Kendi hilesiyle mümin lerin canına kastetmektedir. Ama bununla, müminlere yöne lik zulüm ve tecavüzde bulunma hedefine ulaşamayacaktır. Çünkü biz müminlerin arkasında, yer ve göğün padişahın dan gizli kalmayacak duayla onları destekleriz. Öyleyse dost larımızın kalpleri bununla mutmain olsun, durumlar onları ürkütse de bunun yeterliliğine güvensinler.
Sonuç, günahlar dan sakındıkları müddetçe -Allah’ın güzel lütfuyla- onlar için güzel olacaktır.” “Ey muhlis …
MHD_0291 · S. 287 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
İmam Mehdi
Sonuç, günahlar dan sakındıkları müddetçe -Allah’ın güzel lütfuyla- onlar için güzel olacaktır.” “Ey muhlis dost ve bizim uğrumuzda zalimlere karşı cihad eden! (Allah seni, bizim önceki salih dostlarımızı desteklediği zaferle desteklesin) Biz sana söz veriyoruz ki; din kardeşlerin den kim, din hususunda Rabbinden çekinir ve boynundaki [humus, zekât vb.] borçları hak sahiplerine ulaştırırsa, bo zucu fitnelerden ve saptırıcı karanlık dolu sıkıntılardan gü vende olacaktır. Kim de Allah’ın verdiği nimetleri, verilme sini emrettiği kimseye vermekten cimrilik ederse, dünya ve ahirette zarara uğrayanlardan olacaktır. Eğer takipçilerimiz, (Allah onları kendi itaatine muvaffak kılsın) üzerlerine farz olan ahde vefa etmede kalpleri bir olursa, onlardan bizimle görüşme saadeti tehir edilmeyecektir...”(1) Müslümanları Gözetmesi “...Biz, sizin haberlerinizi bilgice kuşatmışız ve size dair hiçbir haber bize gizli kalmaz. Biz, birçoğunuzun salih geçmişleri nizin sakındığı şeylere yöneldiğinizden, bilmiyorlarmış gibi kendilerinden alınan ahdi arkalarına attıklarından bu yana yakalandıkları zilleti biliyoruz.” “Biz, sizi gözetmeyi ihmal etmeyiz, sizi yâd etmeyi unutma yız.
Eğer böyle olmasaydı, musibetler üzerinize çöker, düş manlar kökünüzü kazırdı.
MHD_0292 · S. 287 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
İmam Cafer Sadıkİmam Mehdi
Eğer böyle olmasaydı, musibetler üzerinize çöker, düş manlar kökünüzü kazırdı. Öyleyse, Allah’tan (c.c) çekinin. Size yönelen fitnelerden sizi kurtarmamız için, bize destek olun. Öyle bir fitne ki; eceli yaklaşan onda helak olur, arzusu na yetişen ondan korunur. O fitne, hareketimizin yakınlaşma sının nişanesi; emrimiz ve nehyimizle yayılmanızın alameti dir. Müşrikler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.”(2) Zuhur İçin Her Zaman Hazırlıklı Olmak “Öyleyse sizden her biriniz, sevgimize yakınlaştıracak işleri yapmaya, hoşlanmadığımız ve bizi rahatsız edecek işlerden ise uzak durmaya çalışsın. Çünkü bizim işimiz (zuhur etme miz) ansızın, birden bire olacaktır. Artık o zaman tövbenin ona faydası olmayacak, günahtan pişmanlık onu azabımız dan kurtarmayacaktır. Allah, doğru yolu size ilham etsin ve kendi rahmetiyle size başarılar lutfetsin.”(1) Sorulara Verdiği Kısa Cevapları İshak b. Yakub’un sorularına verdiği bir cevap da şöyledir: “Akraba ve amcaoğullarımdan beni inkâr etmeleri hakkında ki sorduğun soruya gelince; -Allah seni hidayet edip direnişli kılsın- bilmelisin ki, Allah ile hiç kimse arasında akrabalık bağı yoktur.
Kim beni inkâr ederse benden değildir ve onun yolu, Nuh’un oğlunun yoludur. Amcam Cafer ve oğullarının yoluna gelince, onların yolu Yusuf’un (a.s) kardeşlerinin yoludur...” “Sizin mallarınıza gelince; onları kabul etmemiz pak olmanız içindir. Öyleyse isteyen versin istemeyen vermesin... Ferecin (zuhurun gerçekleşmesiyle hâsıl olacak kurtuluşun) gerçek leşmesine gelince; o, Allah’ın iradesine bağlıdır. Zuhur için vakit belirleyenler yalancıdırlar... Bize gönderdiğin şeye ge lince; biz ancak pak ve tertemiz olanı kabul ederiz... Ferecin çabuk olması için çokça dua ediniz. Çünkü dua sizin kurtuluş vesilenizdir...”(2) Hz. Mehdi’nin (a.s) Dualarından Örnekler Tüm Müminler için Duası “Allah’ım!
Senin ile münacat edenlerin hakkı için, karada ve denizde seni çağıranların hakkı için, mümin erkek ve mümin …
MHD_0293 · S. 287 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdi
Senin ile münacat edenlerin hakkı için, karada ve denizde seni çağıranların hakkı için, mümin erkek ve mümin kadınların fakirlerine zenginlik; mümin erkek ve mümin ka dınların hastalarına şifa ve sıhhat; mümin erkek ve mümin kadınların hayatta olanlarına keramet ve lütuf; mümin erkek ve mümin kadınlardan ölenlere mağfiret ve rahmet; mümin erkek ve mümin kadınların gurbette olanlarına sağlıklı ve kâr etmiş bir şekilde vatanlarına dönmeyi nasip et, Muhammed ve tüm Ehlibeyt’i hakkına.”(1) Namazın Kunutunda Okuduğu Duası “...Mahlûkatını yarattığın, istediğin gibi ve istedikleri şekilde rızk verdiğin ismin hakkına senden diliyorum. Ey günlerin ve gecelerin değiştiremediği! Seni Nuh’un dua ederken çağır dığı, böylece onu ve beraberindekileri kurtardığın, kavmini ise helak ettiğin duayla çağırıyorum. Seni Halil’in İbrahim’in dua ederken çağırdığı, böylece onu kurtardığın, ateşi ona soğuk ve esenlik kıldığın duayla çağırıyorum. Seni Kelîm’in (seninle konuşan) Musa’nın dua ederken çağırdığı, böylece onun için denizi yararak onu ve İsrailoğulları’nı kurtardığın, Firavun ve kavmini ise boğduğun duayla çağırıyorum.
Seni Ruh’un İsa’nın dua ederken çağırdığı, böylece onu düşman larından kurtardığın ve kendi katına …
MHD_0294 · S. 287 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
Hz. MuhammedEhl-i Beytİmam Aliİmam Mehdi
Seni Ruh’un İsa’nın dua ederken çağırdığı, böylece onu düşman larından kurtardığın ve kendi katına yükselttiğin duayla ça ğırıyorum. Seni Habib’in, Safiyy’in [seçkin kıldığın] ve Nebî’n Muhammed’in (Allah ona ve Âli’ne salat etsin) dua ederken çağırdığı, böylece ona icabet ettiğin, Ahzab Savaşı’nda kur tardığın, düşmanlarına galip kıldığın duayla çağırıyorum. Kendisiyle çağrıldığında icabet ettiğin ismin hakkına senden diliyorum. Ey yaratma ve emir kendisine ait olan, ey her şeyi ilmiyle kuşatan, ey her şeyin hesabını ve sayısını bilen, ey gün lerin ve gecelerin değiştiremediği, farklı seslerin kendisini ya nıltamadığı, farklı dillerin kendisine gizli kalmadığı ve ısrarla istekte bulunanların ısrarının kendisini usandırmadığı.” “Senden, mahlûkatın arasından seçkin kıldığın Muhammed’e ve Ehlibeyt’ine salat etmeni diliyorum. En üstün salatınla on lara salat eyle. Senin hidayetini tebliğ eden, kullarından sana itaat yönünde sağlam ahitler alan tüm peygamberlere ve el çilere salat eyle. Salih kullarına salat eyle. Ey verdiği sözden dönmeyen! Bana verdiğin sözü gerçekleştir, yardımcılarımı bir araya getir. Onları sabırlı kıl.
Beni kendi düşmanlarına ve Resulü’nün düşmanlarına karşı muzaffer eyle ve çağrımı so nuçsuz bırakma.
MHD_0295 · S. 287 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
Hz. MuhammedEhl-i Beytİmam Mehdi
Beni kendi düşmanlarına ve Resulü’nün düşmanlarına karşı muzaffer eyle ve çağrımı so nuçsuz bırakma. Şüphesiz ben senin kulunum, erkek ve ka dın kulunun oğluyum. Senin önünde tutsağım [tutsak gibi sana teslim olmuşum]. Ey efendim! Bu makamı vererek bana minnette bulunan ve onunla beni mahlûkatından birçoğuna üstün kılan sensin. Senden Muhammed’e Ehlibeyt’ine salat etmeni, bana verdiğin vadini gerçekleştirmeni diliyorum. Şüphesiz sen doğru sözlüsün ve verdiğin sözden dönmez sin. Senin her şeye gücün yeter.”(1) Hz. Peygamber’e Salat ve Selamı “Allah’ım, elçilerin efendisi, peygamberlerin sonuncusu, Rabbu’l-Âlemin’in [kullarına] hücceti, misak [elest] âleminde seçilmiş, zilal [gölge ve eşbah] âleminde seçkin kılınmış, her türlü afetten arındırılmış, her türlü eksiklikten beri kılınmış, kurtuluş için umut bağlanan, şefaati ümit edilen, Allah’ın dininin [sorumluluğu] kendisine bırakıldığı Muhammed’e salat eyle.”
Ziyaretnamelerinden Örnekler “Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah’tan başka ilah yoktur.
MHD_0296 · S. 294 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
Ehl-i Beytİmam Mehdi
Ziyaretnamelerinden Örnekler “Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah’tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür.” “Hamd; bizi buna hidayet eden, dostlarını ve düşmanlarını bize tanıtan, bize imamlarımızı ziyaret etme başarısı veren, bizi inat ehli Nasıbîlerden, [Ehlibeyt hakkında] tefvizi savu nan gulat [aşırıcılardan] olanlardan ve onlarla ilgili tefrite düşen şüphecilerden kılmayan Allah’a mahsustur.” “Selam olsun Allah’ın velisine, velilerinin oğluna. Selam ol sun Allah dostlarının kerameti, üstünlüğü ve düşmanlarının helaki için zahire kıldığı kimseye. Selam olsun küfür ehli nin söndürmek istediği, ancak onlar hoşlanmasa da Allah’ın tamamlayacağı ve onlara rağmen hakkı onun eliyle aşikâr kılacağı nura. Tanıklık ediyorum ki; küçükken Allah seni seçti, büyüdüğünde ise ilimlerini sende kemale erdirdi. Cibt ve Tağut’u yok edene dek yaşayacak ve ölmeyeceksin.” “Allah’ım! Ona, hizmetçilerine, gaybetinde ve uzaklığında onun yardımcılarına salat eyle. Onu nüfuz edilemeyecek şekilde gizle. Ona korunmuş bir yer kıl. Allah’ım! Düşman larını alçaltmada onu güçlendir, dostlarını ve ziyaretçilerini koru. Allah’ım!
Kalbimi onun yâdıyla abat ettiğin gibi si lahımın da ona yardım için kınından çıkmasını sağla.
MHD_0297 · S. 294 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdi
Kalbimi onun yâdıyla abat ettiğin gibi si lahımın da ona yardım için kınından çıkmasını sağla. Eğer benimle onun buluşması arasına kulların için kesin ve ka çınılmaz kıldığın, yarattıklarına rağmen takdir ettiğin ölüm girerse; onun zuhurunda kefenimi gömlek yaparak, kita bında övdüğün ve “onlar sağlam binalar gibidirler” dediğin kimselerin safında yer alarak onun huzurunda cihat etmem için beni kabrimden çıkar.” “Allah’ım! Bekleyişimiz uzadı, fasıklar ve facirler bizimle alay ettiler, yardım etmemiz güçleşti. Allah’ım! Hayatımız da ve ölümden sonra velinin mübarek yüzünü bize göster. Allah’ım! Ben bu yerin sahibinin huzurunda ric’ate inandı ğımı belirtiyorum. İmdat! İmdat! İmdat! Ey zamanın sahi bi! Senin vuslatın için arkadaşlarımdan ayrıldım. Ziyaretin için vatanımdan uzaklaştım. Durumumu hemşerilerimden gizledim. Bütün bunları Rabbinin ve Rabbimin huzurunda bana şefaatçi olman; babalarının ve efendilerimin bana üs tün başarı ve bol nimetler vermeleri, ihsanı bana yöneltme leri amacıyla yaptım.” “Allah’ım! Muhammed’e, hak ehli ve halkın önderleri olan Ehlibeyt’ine salat eyle. Sana ettiğim duama icabet et.
Duam da dillendirmediğim, din ve dünya hayrıma yönelik şey leri de bana ver. Şüphesiz sen övülmüş ve yücesin.
MHD_0298 · S. 294 · İmam Mehdi'nin İlmî Mirası
Ehl-i BeytHz. Muhammedİmam Mehdi
Duam da dillendirmediğim, din ve dünya hayrıma yönelik şey leri de bana ver. Şüphesiz sen övülmüş ve yücesin. Allah, Muhammed’e ve tertemiz Ehlibeyt’ine salat eylesin.” Sonra Suffe’ye gir, iki rekât namaz kıl, ardından şöyle de: “Allah’ım! [şu anda] ziyaretçi kulun, ziyaret edilen velinin kapısında durmuştur. O ki, sen itaatini kölelere ve hürle re farz kıldın, onunla dostlarını ateşten korudun. Allah’ım! Bunu şek ve şüpheye kapılmadan, velini tasdik eden biri ta rafından yapılan, icabet edilmiş dua içeren makbul bir ziya ret kıl. Allah’ım! Bunu ona ve ziyaretine son ahdim kılma. Ayağımı hareminden, babasının ve dedesinin ziyaretinden kesme. Allah’ım! Harcamalarımın yerini doldur. Dünyam da ve ahiretimde beni, kardeşlerimi, ana-babamı ve soyu mun tümünü bana nasip ettiğinden [ziyaretin sevabından] faydalandır. Ey kendisiyle müminlerin kurtulacağı! Elleriy le, yalanlayan kâfirlerin helak olacağı İmam! Seni Allah’a ısmarlıyorum...”(1)
1- Abdulmuhsin b. Hamd el-İbad, Akidetu Ehli’s-sünnet ve’l-eser fi’l-Mehdi el-Muntazar, Kahire: Mektebetü’s-sünnet, 1416. 2- Abdurrıza Şehristani, el-Mehdi el-Mev’ud ve defu’ş-şubehat anh. 3- Abdülaziz Tabatabaî, Ehlü’l-Beyt fi’l-mektebeti’l-Arabiyye. 4- Ahmed b. Ali b. Hucr el-Askalani (öl. 852), Fethu’l-bari fi şerhi Sahihi’l-Buhari, Beyrut: Darü’l-Marifet, 1379. 5- Ahmed b. Hacer el-Heytemî (öl. 974), es-Savaiku'l-muhrika ala ehli’r-rafz ve’d-dalal ve’l-zındıka, thk. Abdurrahman et-Turki ve Kamil el-Harrat, Beyrut: Müessesetu’r-Risale, 1997. 6- Ahmed b. Hanbel (öl. 241), Müsned, Kahire: Müessesetu’lKurtuba, (t.y.). 7- Ahmed b. Muhammed b. Ali el-Feyyumî (öl. 770), el-Misba hu'l-munir fi garibi’ş-şerhi’l-kebir, Beyrut: Mektebetu’l-ilmiyye. 8- Ahmed b. Muhammed b. Halid el-Berkî (öl. 274), el-Mehasin, thk. Celaeddin el-Hüseyni, Tahran: Darü’l-Kutubi’l-İslâmiy ye, 1370. 9- Ahmed b. Muhammed b. İbrahim es-Sealebî (öl. 427), Tefsirü’s-Salebî. 10- Ahmed el-Vasiti, Ehlu’l-Beyt fi’l-Kitabi’l-Mukaddes, 1997. 11- Alaüddin Ali b. Hüsameddin Müttakî el-Hindî (öl. 975), el-Burhan fi alamati Mehdiyyi Ahiri’z-Zaman, thk. Ali Ekber
Gaffari, Kum: Matbaatü’l-Hayyam, 1399.
MHD_0300 · S. 298 · Kaynakça
İmam AliMuhammed AliNecefHz. Muhammedİmam Mehdiİmam Cafer Sadıkİmam Hüseyinİmam Muhammed Bakır
Gaffari, Kum: Matbaatü’l-Hayyam, 1399. 12- Kenzü’l-ummal fi süneni’l-akval ve’l-ef’al, Beyrut: Müessese tu’r-Risale, 1989. 13- Ali b. el-Hüseyin el-Musevî eş-Şerif el-Murtaza (öl. 436), el-Mukni fi’l-gaybe, thk. Muhammed Ali el-Hakim, Beyrut: Müessesetu’l-Âli’l-Beyt, 1416. 14- Ali b. İsa el-İrbilî (öl. 693), Keşfu'l-gumme fî marifeti'l-Eimme. 15- Ali el-Kurani el-Âmilî, Mu’cemu ahadisi’l-İmami’l-Mehdi, Kum: Müessesetu’l-Maarifi’l-İslâmiyye, 1411. 16- Ali Muhammed Ali, el-İmam el- Mehdi, Necef: Matbaatü’ladab, 1385. 17- Allâme Muhammed Bâkır b. Muhammed Taki el-Meclisî (öl. 1111), Biharu'l-Envar, Beyrut: Müessesetü’l-vefa, 1403 (2. bsk.) 18- Avde Mehaviş Ebu Muhammed el-Ürdünî, el-Kitabu’lMukaddes tahte’l-mechur, Kum: Ensariyan, 1412. 19- Ebi Salah el-Halebî (öl. 447), Takribü’l-maarif, thk. Faris elHassun, Necef: Muhakkık, 1417. 20- Ebu Abdullah İbnü’l-Muallim Şeyh Müfid, (öl. 413), Resail fi’l-gaybe, thk. Ala Âl-i Cafer, Beyrut: Darü’l-Müfid, 1414. 21- el-İhtisas, thk. Ali Ekber Gaffarî ve Mahmud Zerendî, Bey rut: Darü’l-Müfid, 1414 (2. bsk.) 22- ___, el-İrşad fi marifeti Hucecillahi ale'l-ibad, thk. Müesse setu Ali’l-Beyt li-İhyai’t-Turas, Beyrut: Darü’l-Müfid, 1414 (2. bsk.) 23- ___, el-Fusulu’l-muhtare, thk. Nureddin el-Isfahanî, Yakub el-Caferi ve Muhsin Ahmedî, Beyrut: Darü’l-Müfid, 1414 (2. bsk.)
24- ___, el-Fusulu’l-aşere fi’l-gaybe, thk. Faris el-Hassun, Beyrut: Darü’l-Müfid, 1414.
MHD_0301 · S. 299 · Kaynakça
Hz. Muhammedİmam Aliİmam Ali Hadiİmam Cafer Sadıkİmam Hasanİmam Mehdi
24- ___, el-Fusulu’l-aşere fi’l-gaybe, thk. Faris el-Hassun, Beyrut: Darü’l-Müfid, 1414. 25- Ebu Abdullah Muhammed b. Abdullah el-Hakim enNişaburî (öl. 405), el-Müstedrek ala’s-Sahihayn, thk. Musta fa Abdülkadir Ata, Beyrut: Darü’l-Kutubi’l-İlmiyye, 1411. 26- Ebu Abdullah Nuaym b. Hammad el-Mervezî (öl. 229), el-Fiten (el-Melahim ve’l-fiten). 27- Ebu Abdurrahman Ahmed b. Ali b. Şuayb Nesaî (öl. 303), el-Mücteba mine’s-Sünen, thk. Abdülfettah Ebu Gudde, Haleb: Mektebetu’l-Matbuati’l-İslâmiyye, 1406. 28- ___, Sünen. 29- Ebu Ali el-Fazl b. el-Hasan et-Tabersî (öl. 548), Tacu’l-mevâlid, Kum: Mektebe Ayetullah el-Uzma el-Mer’aşi, 1406. 30- ___, Mecmaü'l-beyân f tefsiri'l-Kur'ân, Beyrut: Müessesetü’la’lami, 1415. 31- ___, İ'lâmu'l-vera bi-a'lâmi'l-hüda, Kum: Müessesetu Ali’lBeyt li-İhyai’t-Turas, 1417. 32- Ebu Bekr Abdürrezzak b. Humam es-San’anî (öl. 211), el-Musannef, thk. Habiburrahman el-A’zami, Beyrut: Mektebetu’l-İslâmi, 1403 (2. bsk.) 33- Ebu Bekr Ahmed b. Ali el-Hatib Bağdadî (öl. 463), Tarihu Bağdad. 34- Ebu Bekr b. Abdurrahman b. Muhammed Şehabeddin el-Alevi el-Hadremî (öl. 1341), Reşfetu’s-sadi min bahri fezaili’n-Nebi el-Hadi, thk. Ali Aşur, Beyrut: Darü’l-Kutu bi’l-İlmiyye, 1418. 35- Ebu Cafer Muhammed b. Ahmed el-Ezdî (öl. 322), Müşki lu’l-âsâr.
36- Ebu Cafer Muhammed b. Cerir b. Rüstem el-İmamî (V.
MHD_0302 · S. 300 · Kaynakça
Hz. Muhammedİmam Aliİmam Cafer Sadıkİmam Hasanİmam Mehdiİmam Hüseyin
36- Ebu Cafer Muhammed b. Cerir b. Rüstem el-İmamî (V. yüzyıl), Delâilu'l-İmame, Kum: Müessesetu’l-biset, 1413. 37- Ebu Cafer Muhammed b. Hasan et-Tusî (öl. 460), el-Gaybe, thk. İbadullah et-Tahrani ve Şeyh Ali Ahmed Nasih, Kum: Müessesetu’l-Maarifi’l-İslâmiyye, 1411. 38- ___, İhtiyaru marifeti'r-rical (Ricalu’l-Keşşi), thk. Mehdi Re cai, Kum: Müessesetu Ali’l-Beyt li-İhyai’t-Turas, 1404. 39- ___, Misbahu’l-müteheccid, Beyrut: Müessesetu’ş-Şia, 1411. 40- ___, Tehzibu'l-Ahkâm, thk. Hasan el-Hırsan, Tahran: Darü’lkutubi’l-İslâmiyye, 1364 (3. bsk.) 41- Ebu Cafer Muhammed b. Yakub el-Kuleynî (öl. 329), el-Kafi. 42- Ebu Cafer Şeyh Sadûk Muhammed b. Ali b. Hüseyin İbn Babeveyh (öl. 381), el-İtikadat fi Dini’l-İmamiyye, thk. Isam Abdusseyyid, Beyrut: Darü’l-Müfid, 1414 (2. bsk.) 43- ___, Sevabu’l-a’mal, thk. Muhammed Mehdi el-Hırsan, Kum: Menşuratu’ş-Şerif Radi, 1368. 44- ___, Kemalu'd-din ve tamamu'n-ni'me, thk. Ali Ekber Gaffa ri, Kum: Camiatu’l-Müderrisin, 1405. 45- ___, el-Emali, Kum: Müessesetü’l-biset, 1417. 46- ___, el-Hisal, thk. ve tlk. Ali Ekber el-Gaffari, Kum: Camiatu’l-müderrisin, 1403. 47- ___, İlelu'ş-şerayi, thk.
Muhammed Sadık Bahru’l-ulum, Necef: Mektebetü’l-Haydariyye, 1385.
MHD_0303 · S. 300 · Kaynakça
Hz. Muhammedİmam Aliİmam HüseyinNecefİmam Cafer Sadıkİmam Hasanİmam Muhammed Bakırİmam Rıza
Muhammed Sadık Bahru’l-ulum, Necef: Mektebetü’l-Haydariyye, 1385. 48- ___, Maani'l-ahbar 49- ___, Uyunu ahbari'r-Rıza (a.s), thk. Hüseyin el-A’lami, Bey rut: Musessetu’l-A’lami, 1404. 50- Ebu İsa Muhammed b. İsa et-Tirmizî (öl. 297), el-Camiu’s- sahih Sünenu’t-Tirmizi, thk. Ahmed Muhammed Şakir vd., Beyrut: Darü ihyaü’t-turasi’l-Arabi. 51- Ebu Mansur Ahmed b. Yusuf b. Ali b. Ebu Talib et-Tabersî (öl. 548), el-İhticac alâ ehli'l-licac, notlarla yay. haz. Muham med Bakır Horsan, Necef: Darü’n-Nu’man, 1386. 52- Ebu Muhammed el-Hasan b. Ali b. el-Hüseyin b. Şube elHarranî (IV. yüzyıl), Tuhafu’l-ukul an Âli’r-Resul. 53- Ebu Muhammed Fazl b. Şazan b. Halil el-Ezdî, (öl. 260), İsbatu’r-rec’a. 54- Ebu Nuaym Ahmed b. Abdullah Isfahanî (öl. 430), Hilyetü’l-evliya. 55- Ebu’l-Abbas Ahmed b. Muhammed b. Hucr el-Mekki elHeytemî (öl. 974), el-Kavlu’l-muhtasar fi alamati’l-Mehdiyyi’lMuntazar, thk. Mustafa Aşur, Riyad: Mektebetu’l-Kur’ân, (t.y.). 56- Ebu’l-Feth Muhammed b. Ali el-Keracekî (öl. 449), Kenzu’lfevaid, Beyrut: Darü’l-Edva, 1405. 57- Ebu’l-Fida İsmail b.
Kesir el-Kuraşi ed-Dımaşkî (öl. 774), Tefsirü’l-Kur’âni’l-azim. 58- Ebu’l-Hüseyin Müslim b. el-Haccac el-Kuşeyrî enNişaburî (öl. 261), Sahih, thk. Duad Abdülbaki, Beyrut: Darü İhyai’t-turas el-Arabi, 1956. 59- Ebu’l-Kasım Süleyman b. Ahmed et-Taberanî (öl. 360), elMu’cemu’l-evsat, thk. Tarık b. Avd ve Abdulmuhsin b. İb rahim el-Hüseyni, Kahire: Darü’l-Haremeyn, 1415. 60- Ebu’l-Munzir el-Mısri, ez-Zuhretü’l-ıtre fi hadisi’l-itre. 61- Ebu'l-Fazl Celaleddin Abdurrahman b. Ebî Bekir Suyutî (öl. 911), ed-Dürrü'l-mensur fi't-tefsiri'l-me'sur, Beyrut: Darü’l-Fikr, 1993.
İmam Aliİmam HasanHz. Muhammedİmam Hüseyinİmam Cafer Sadıkİmam Mehdiİmam Muhammed BakırPir Sultan Abdal
62- ___, el-Havi li-fetave’l-hadisiyye. 63- ___, Tarihü’l-hulefa, thk. Muhammed Muhyiddin, Kahire: Matbaatü’s-Saadet, 1371. 64- Ebu'l-Hasan Ali b. Hüseyin b. Ali el-Mes’udî (öl. 346), İsbatu'l-vasiyye li'l-İmam Ali b. Ebu Talib. 65- ___, Murucu’z-zeheb. 66- Ebu'l-Hüseyin Said b. Abdullah Kutbuddin er-Ravendî (öl. 573), el-Haraic ve'l-ceraih, Kum: Müessesetu’l-İmam elMehdi, 1409. 67- Ebu'l-Kasım Süleyman b. Ahmed et-Taberanî, elMu'cemu'l-kebir, thk. Hamdi b. Abdülmecid es-Suflî, Mu sul: Mektebetu’l-Ulum ve’l-Hikem, 1404. 68- el-Hakim el-Askalanî (V. yüzyıl), Şevahidü’t-tenzil, thk. Muhammed Bakır el-Mahmudi, Tahran: Vezaretü’sSakafe ve’l-İrşad el-İslâmi, 1411. 69- el-Kencî el-Şafii (ö. 658), el-Beyan fi ahbari Sahibi’z-Zaman, thk. Mehdi Hamd el-Fetlavi, Beyrut: Merkez Varisi’lEnbiya li-tevsik ve’d-dırasati’l-İslâmiyye, 1421. 70- Es’ad Buyud et-Temimî, Zevalu İsrail hatmiyyetun Kur’âniyye. 71- Esed Haydar, İmamu’s-Sadık ve’l-mezahibü’l-erbaa, (y.y.), t.y.) 72- Gerlof van Vloten, es-Siyadetu’l-Arabiyye ve’ş-Şia ve’l-İsrailiy yat fi ahdi Benî Ümeyye, Fransızcadan çev. Hasan İbrahim ve Muhammed Zeki, Kahire: Nehdatu’l-Mısriyye, 1993. 73- Halid Abdullah el-Cürcavi el-Ezherî (öl. 905), et-Tasrih bimazmuni’t-tavzih. 74- Hasan b. Ali b. Davud el-Hıllî (öl. 647), Ricalu İbn Davud. 75- Hasan b. Muhammed b. el-Hasan el-Kummî (öl. 378), Ta rihu Kum.
76- Hüseyin b. Ali b. Babeveyh el-Kummî (öl. 329), Tebsiretü’lveli. 77- Hüseyin et-Tabersî (öl.
MHD_0305 · S. 303 · Kaynakça
Hz. Muhammedİmam Aliİmam Hüseyinİmam MehdiHz. Fatımaİmam Cafer Sadıkİmam Hasanİmam Muhammed Bakır
76- Hüseyin b. Ali b. Babeveyh el-Kummî (öl. 329), Tebsiretü’lveli. 77- Hüseyin et-Tabersî (öl. 1320), en-Necmu’s-sakib fi ahvali’lHücceti’l-Gaib, thk. Seyyid Yasin el-Musevî, Kum: Neşru Envari’l-Huda, 1415. 78- Ignaz Goldziher, el-Akide ve’ş-şeriat fi’l-İslâm, çev. Muham med Yusuf, Ali Hasan ve Abdülaziz Abdülhak, Kahire: Darü’l-Kutubi’l-Hadisiyye, 1946. 79- İbrahim b. el-Muhsin el-Kaşanî (öl. 1345), es-Sahifetu’lHadiyye ve et-tuhfetu’l-Mehdiyye, Kum: Medresetü’l-İmam el-Mehdi. 80- İbrahim b. Muhammed b. Ebi Bekr b. Muhammed Hamu ye el-Cuveynî (öl. 722), Feraidu’s-sımteyn fi fezaili’l-Murtaza ve’l-Betül ve’s-Sıbteyn, thk. Muhammed Bâkır el-Mahmudi, Kum: Dârü’l-Habib, 1428. 81- İmam Ruhullah el-Musevî el-Humeynî (öl. 1409), Sahifetu’nnur, Tahran: Müessese Neşr Âsâru’l-İmam el-Humeyni. 82- Kadı Ebi Abdullah Muhammed b. Selame el-Kadavî (öl. 454), Müsnedu’ş-Şehab. 83- Kemaleddin Muhammed b. Talha eş-Şafiî (öl. 652), Meta libu's-suul fi menakibi Âli’r-Resul, thk. Macid Atiyye. 84- Kerim el-Cehremî, Riayetu’l-İmam el-Mehdi li’l-meracii ve’lulemai ve’l-a’lam, Beyrut: Daru Yasin. 85- Kunduzi el-Hanefi (öl. 1294), Yenabiu’l-mevedde li-zevi’lkurba, thk. Seyyid Ali Cemal Eşref el-Hüseynî, 1416. 86- Lütfullah Safi Gulpayganî, Müntehabu'l-eser fi’l-İmami’ssani aşer, Kum: Müessesetu’l-Masume, 1419. 87- Muhammed b. Abdullah b. Cafer el-Himyerî (öl. 300), Kurbu’l-isnad, Kum: Müessese Âlu’l-Beyt, 1413.
88- Muhammed b. Abdurresul el-Berzencî (öl. 1103), el-İşâa fi eşrati’s-sae. 89- Muhammed b. Ahmed b. Salim b.
MHD_0306 · S. 304 · Kaynakça
Hz. Muhammedİmam Aliİmam HasanNecefİmam Muhammed Cevadİmam Mehdi
88- Muhammed b. Abdurresul el-Berzencî (öl. 1103), el-İşâa fi eşrati’s-sae. 89- Muhammed b. Ahmed b. Salim b. Süleyman el-Sakarinî (öl. 1188), Levaihu’l-envari’l-behiyye. 90- Muhammed b. Ahmed el-Ensari el-Kurtubî (öl. 671), Tefsirü’l-Kurtubi (el-Cami li-ahkami’l-Kur’ân). 91- Muhammed b. Ahmed İbnü’s-Sabbağ (öl. 855), el-Fusulu'lmuhimme fî marifeti ahvali'l-Eimme, thk. Sami el-Gariri, Kum: Darü’l-Hadis, 1422. 92- Muhammed b. Ali b. Muhammed eş-Şevkanî (öl. 1250), etTavzih fi tevatüri ma-cae fi’l-Muntazar ve’d-Deccal ve’l-Mesih. 93- Muhammed b. Ali b. Şehraşub (öl. 558), Menakıbu Âl-i Ebî Talib, Necef, 1376. 94- Muhammed b. Ali el-Erdebilî el-Garevî el-Hairî (öl. 1101), Camiu'r-ruvat. 95- Muhammed b. Ali el-Hazzaz el-Kummî (öl. 400), Kifayetü'leser fi'n-nassı ala'l-Eimmeti'l-İsna Aşer, thk. Abdüllatif elKuhkemerei, Kum: Bidar, 1401. 96- Muhammed b. Cerir et-Taberî (öl. 310), Camiu’l-beyan ani’ltevili âyi’l-Kur’ân. 97- Muhammed b. Ebi’l-feyz el-Kettanî (öl. 1928), Nazmu'lmutenasir mine'l-hadisi'l-mutevatir, Beytur: Darü’l-Kutubi’lİlmiyye, 1407 (2. bsk.). 98- Muhammed b. el-Hasan es-Saffar (öl. 290), Besairü’dderecat, thk. Mirza Hasan Kuçebaği, Tahran: Menşuratü’lA’lami, 1404. 99- Muhammed b. el-Meşhedî (öl. 610), el-Mezaru’l-kebir, thk. Cevad el-Kayyumi, Kum: Neşru’l-Kayyum, 1419.
100- Muhammed b. Hasan b. Ali el-Fettal en-Nişaburî (öl. 508), Ravzatu'l-vaizîn, thk.
MHD_0307 · S. 305 · Kaynakça
Hz. Muhammedİmam Hasanİmam Mehdiİmam Muhammed CevadŞah Hatayiİmam Aliİmam Hasan Askerî
100- Muhammed b. Hasan b. Ali el-Fettal en-Nişaburî (öl. 508), Ravzatu'l-vaizîn, thk. Muhammed Mehdi el-Hırsan, Kum: Menşuratu’ş-Şerif er-Radi. 101- Muhammed b. Hasan Hür Amilî (öl. 1104), İsbatu’l-hudat bi’n-nususi ve’l-mu’cizat, ed. Ebu Talib Tebrizî, Kum: (y.y.), (t.y.) 102- Muhammed b. Hibban Ebu Hatem et-Temimî el-Bustî (öl. 354), Sahihu İbn Hibban bi-tertibi İbn Balaban, thk. Şu ayb el-Arnaut, Beyrut: Müessesetü’r-Risale, 1414. 103- Muhammed b. İbrahim en-Numanî (öl. 380), Kitabu’l-gaybe, thk. Faris Hassun Kerim, Kum: Envaru’l-Huda, 1422. 104- Muhammed b. İsmail b. İbrahim b. el-Mugire el-Cufî elBuhari (öl. 256), Tarihü’l-Buhara. 105- Muhammed b. İsmail Ebu Abdullah el-Buhari (öl. 256), el-Camiü’s-sahih el-muhtasar, thk. Mustafa Deybülbağa, Beyrut: Daru İbn Kesir, 1407 (3. bsk.) 106- Muhammed b. Mes’ud b. Ayyaş es-Sülemî es-Semerkandî (öl. 320), Tefsirü’l-Ayyaşî. 107- Muhammed b. Muhsin el-Feyz el-Kaşanî, Maadinu’lhikme. 108- Muhammed b. Ömer Fahreddin Razî (öl. 606), Tefsirü’lkebir. 109- Muhammed b. Yezid b. Ebu Abdillah el-Kazvinî (öl. 275), Sünenu İbn Mace, thk. Muhammed Fuad Abdülbaki, Bey rut: Darü’l-Fikr. 110- Muhammed Cevad Celalî (haz.), Ahadîsu’l-Mehdi min Müsnedi Ahmed. 111- Muhammed Cevad et-Tabesi, Hayatu’l-İmam el-Askeri, Beyrut: Mektebu’l-i’lami’l-İslâmi, 1413.
112- Muhammed Emin Zeynuddin, Mae’d-Doktor Emin fi hadisi’l-Mehdi ve’l-Mehdeviyye, Beyrut:
MHD_0308 · S. 306 · Kaynakça
Hz. Muhammedİmam Mehdiİmam Aliİmam Muhammed Cevadİmam Cafer Sadıkİmam HasanNecefİmam Rıza
112- Muhammed Emin Zeynuddin, Mae’d-Doktor Emin fi hadisi’l-Mehdi ve’l-Mehdeviyye, Beyrut: Müessesetu’nNuman, 1413. 113- Muhammed es-Sadıkî, el-Beşarat ve’l-mukarinat (Beşaratü’lahdeyn), Tahran: Darü’l-kutubi’l-İslâmiyye, (t.y.) 114- Muhammed Hasan Âl-i Yasin, el-Mehdi el-Muntazar beyne’t-tasavvur ve’t-tasdik, Beyrut: Mektebetu’l-Hayat, 1398 (3. bsk.) 115- ___, Usulu’d-Din, Kum: Müessesetu Kaimi Âl-i Muham med, 1413. 116- Muhammed Hasan b. Muhammed el-Muzaffer (öl. 1375), Delailu’s-sıdk. 117- Muhammed Mehdi b. Muhammed Taki Han (öl. 1333), Miftahu babi’l-ebvab. 118- Muhammed Rıza Hakimî, el-İmam el-Mehdi fi kutubil’- ümem ve’l-müslimin, Darü’l-İslâmiyye, 1423. 119- Muhammed Sadık es-Sadr (öl. 1422), Tarihü’l-gaybeti’ssuğra, Darü’t-tearif, 1400. 120- Muhammed Taki el-Isfahani (öl. 1348), Mikyalu’l-mekarim, thk. Ali Aşur, Beyrut: Müessesetu’l-A’lami, 1421. 121- Muhammed Tayy, el-Mehdi el-Muntazar beyne’d-din ve’lfikri’l-beşeri, Beyrut: Neşru’l-Gadir li-Dırasat ve’n-Neşr, 1420. 122- Muhsin b.
Ali Aga Buzurg Tahranî (öl. 1389), ez-Zeria ila tesanifi’ş-Şia. 123- Murtaza Mutahharî (öl. 1399), en-Nehzetu ve’s-sevretu’lMehdiyye. 124- Mustafa Galib, el-İmame ve Kaimü’l-kıyame, Beyrut: Mekte betü’l-hilal, 1981. 125- Nureddin Ali b. Ebi Bekr el-Heysemî (öl. 807), Mecmau’zzevaid ve menbau’l-fevaid, Beyrut: Darü’l-Fikr, 1412. 126- Raziyüddin Seyyid Ebu'l-Kasım İbn Tavus (öl. 664), Fela hu’s-sail. 127- ___, İkbalu'l-a'mal, thk. Cevad Kayyumî, Beyrut: Mektebu’l-İ’lami’l-İslâmî, 1414. 128- ___, el-Melahim ve'l-fiten fi zuhuri'l-Gaibi'l-Muntazar, Kum: Sahibu’l-Emr, 1416. 129- ___, Keşfü’l-mahacce li-semereti’l-muhecce, Necef: Mektebe tu’l-Haydariyye, 1370. 130- ___, Cemalu'l-Usbu' ve'l-Müteheccid: 131- Risaletü’s-Sakaleyn, Kahire: Darü’t-Takrib. 132- Sadık Fecrü’l-İslâm, Enisü’l-i’lam fi nusreti’l-İslâm. 133- Sadreddin Muhammed b.
İbrahim eş-Şirazî (öl. 1050), Şerhu Usuli’l-Kafi. 134- Sahifetü’l-Ahdi’l-Lübnaniyye.
MHD_0309 · S. 306 · Kaynakça
Hz. Muhammedİmam Aliİmam Mehdiİmam Cafer Sadıkİmam Hüseyinİmam Muhammed Bakır
İbrahim eş-Şirazî (öl. 1050), Şerhu Usuli’l-Kafi. 134- Sahifetü’l-Ahdi’l-Lübnaniyye. 135- Said Eyyub, Akidetü’l-Mesif ed-Deccal, Kum: Darü’t-Tabaa ve’n-Neşr, 1413 (3 bsk.). 136- Samir Haşim el-Umeydî, el-Mehdi el-Muntazar fi’l-fikri’lİslâmi. 137- ___, Difaun ani’l-Kafi, Kum: Merkezu’l-Gadir li-dırasati’lİslâmiyye, 1425. 138- Seyyid Ali Şehristanî, Men’u tedvini’l-hadis. 139- Seyyid Muhammed b. Ali et-Tabatabaî (öl. 1242), Mefati hu’l-usul. 140- Seyyid Muhammed Bâkır es-Sadr (öl. 1400), Bahsun havle'l-Mehdi, thk. Abdülcabbar Şerare, Kum: Merkezü’lGadir li-dırasati’l-İslâmiyye, 1417. 141- Seyyid Muhammed Hüseyin et-Tabatabaî (öl. 1402), Tefsirü’l-mizan, Kum: Camiatü’l-müderrisin. 142- Seyyid Muhammed Sadık b. Muhammed el-Hatunabadî (öl. 1272), Keşfü’l-hakk. 143- Seyyid Muhsin Abdulkerim el-Emin el-Hüseynî el-Amilî (öl. 1371), A'yanu'ş-Şia. 144- Süleyman b. Davud Ebu Davud et-Tayalisî (öl. 204), Müs nedu Ebi Davud, Beyrut: Darü’l-Marifet, (t.y.) 145- Süleyman b. el-Eş’as Ebu Davud es-Sicistanî (öl. 275), Sünenu Ebi Davud, thk. Muhyiddin Abdülhamid, Beyrut: Darü’l-Fikr. 146- Şehit Seyyid Nurullah Tusterî (öl. 1019), İhkaku'l-hakk ve izhaku’l-batıl, notlarla yay. haz.
Ayetullah Mer’aşi Necefî. 147- Şemseddin Muhammed b. Ahmed ez-Zehebî (öl. 748), Siyeru a'lâmi'n-nübelâ, thk. Şuayb el-Arnaut, Muhyi Hilâl Serhan, Beyrut: Müessesetü’r-Risale, 1419. 148- Şeyh Mahmud Ebu Reyye el-Mısrî (öl. 1391), Azvaun ale's-sünneti'l-Muhammediye, Neşru’l-Bathâ, (t.y.) (5. bsk.) 149- Takiyüddin İbrahim el-Kef’emî (öl. 905), el-Misbah, Bey rut: Müessesetu’l-A’lami, 1403 ( 3. bsk.) 150- Yusuf b. Yahya el-Makdisî (VII. yüzyıl), Ikdu’d-durer fi ahbari’l-Muntazar, Beyrut: Darü’l-Kutubi’l-İlmiyye, 1418. 151- Zemahşerî (öl. 538), el-Keşşaf ani’l-hakaik et-tenzil ve uyuni’l-akavil, Kahire: Mektebetü’l-Halebi, 1385.
İçindekiler
Takdim............................................................................................7 Birinci …
MHD_0310 · S. 309 · İçindekiler
İmam Mehdi
Takdim............................................................................................7 Birinci Bölüm /19 İmam Mehdi'nin (a.s) Hayatına Kısa Bir Bakış....................21 Dinlerin Müjdelerinde Vadedilen Mehdi (a.s) ve Gaybeti.......25 Evrensel Islahatçıya İnanmanın Kadim ve Köklü Bir İnanç Oluşu............................................................................25 Kutsal Kitaplarda Kurtarıcı Müjdeleri.....................................26 Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta Mehdilik Düşüncesinin Kökleri..................................................................27 Dinî Olmayan Düşüncede Evrensel Islahatçıya İman............29 İnsan Düşüncesinde Islahatçının Ömrünün Uzunluğu.........31 Hz. Mehdi’ye (a.s) İman, Fıtri Bir İhtiyacın Mücessem Hâlidir........................................................................32 İnsan Düşüncesinin Mehdi'nin (a.s) Gaybetine İlişkin Tutumu..............................................................................33 Gaybetten Sonra Evrensel Islahatçının Zuhuruna İnanan Dinî Düşünce..................................................................34
Evrensel Kurtarıcının Kimliğinin Teşhisindeki İhtilaf...........36 Müjdeleri Tevil Etme ve Birbirine …
MHD_0311 · S. 310 · İçindekiler
İmam Mehdi
Evrensel Kurtarıcının Kimliğinin Teşhisindeki İhtilaf...........36 Müjdeleri Tevil Etme ve Birbirine Karıştırma.........................38 Anlaşmazlığın Çözümü İçin Bir Yöntem ................................39 İmamiye Mezhebi’ne Göre Mehdi (a.s) ve İhtilafın Halli......40 Kadı es-Sabati'nin Görüşü..........................................................41 Semavi Müjdeler İmamiyye’nin Mehdi’sinden Başkasına Uymamaktadır..........................................................43 Müjdeler ve On İkinci İmam'ın Gaybeti...................................44 Müjdeler ve İmamiyye Mehdi’sinin Özellikleri......................46 Müjdeler ve İmamiyye Mehdi’sinin Vasıfları..........................48 Müjdelemelerin Işığında Kurtarıcının Kimliğine Ulaşmak........................................................................................49 Geçmiş Kitapların Müjdelemelerine Dayanmak ve Tahrif Sorunu...........................................................................................51 İslam'ın Da Tasdik Ettiği Başka Dinlerdeki Müjdelere İstinat Etmek.............................................................................................52 Müjdelerin Mehdi Akidesinin Şekillendirilmesindeki Etkisi..............................................................................................54 Araştırmanın Sonuçları...............................................................56 Kur'ân-ı Kerim'de İmam Mehdi (a.s) ve Gaybeti.................61 1- Her Dönemde Mutlaka Bir İmamın Bulunması.................63 Ayette İmamdan Kastedilen Şey...............................................66 Dalaletten Kurtaran İmam.........................................................68
Hidayet İmamı Hakkındaki Kur’âni Vasıflar..........................68 Asrımızdaki …
MHD_0312 · S. 311 · İçindekiler
İmam Ali Hadiİmam MehdiEhl-i Beyt
Hidayet İmamı Hakkındaki Kur’âni Vasıflar..........................68 Asrımızdaki İmam......................................................................71 2- Her Çağda Ümmetine Şahit Olan İmamın Bulunması......72 Şahit İmam'ın Özellikleri ..........................................................75 Şahid, Yanında “Kitap İlmi” Bulunan Kimsedir....................78 3- Allah'ın Emriyle O’na Hidayet Eden Bir Kişinin Olmadığı Bir Dönem Yoktur........................................................................82 Kur’ân'da Hadi'nin (Hidayet Eden'in) Anlamı.......................83 Hâdi, Allah Tarafından Nasbedilmiştir...................................87 Üzerinde İttifak Edilen Sünnette Vadedilen Mehdi (a.s) ve Gaybeti...............................................................91 1- Sekaleyn Hadisi ......................................................................91 Mütevatir Lafız: Allah'ın Kitabı ve İtretim..............................94 İmam'ın Varlığı Üzerine Hadisin Delaletleri .........................97 Ehl-i Beyt'in Çerçevesi.............................................................98 İmam'ın Masumiyeti ve Hadisin Şartlarının Bulunması.......99 2- On İki Halife Hadisleri.........................................................103 Hadislerin Lafızları...................................................................104 Hadislerin İmam Mehdi'nin (a.s) Mevcut Olduğuna Dair Delaletleri..........................................................................106 Veda Haccı'ndaki Hadislerin Birbirleriyle Bağlantısı..........107 On İki Halife Kimlerdir?..........................................................109 Hadislerin Müstakil Olarak İncelenmesi ..............................109 Tarihin Delaleti..........................................................................111
On İki Halifenin Varlığının Kesintisiz Oluşu .......................113 İtret İmamları, Hadislerin Tatbik …
MHD_0313 · S. 312 · İçindekiler
İmam MehdiHz. Muhammedİmam Hasanİmam Hasan Askerî
On İki Halifenin Varlığının Kesintisiz Oluşu .......................113 İtret İmamları, Hadislerin Tatbik Ettiği Tek Örnek..............114 Tatbikin delilleri: ......................................................................115 Mehdi’nin On İki Halifenin Sonuncusu Olduğu Üzerinde İttifak ........................................................................118 3- Allah'ın Emriyle Kaim Olan Galip Ümmet Hadisi...........119 4- Hiçbir Çağın Cahiliye Ölümünden Kurtaran Kureyşli Bir İmamdan Eksik Olmaması.................................125 Kitap ve Sünnet'te “Emr” Kelimesinin Anlamı....................126 İkinci Bölüm / 131 İmam Muhammed b. Hasan el-Mehdi'nin (a.s) Büyümesi....................................................................................133 Doğum Tarihi.............................................................................133 Doğum Haberinin Mütevatir Oluşu (a.s) ..............................135 Doğum Koşullarının Keyfiyeti.................................................135 Doğumun Gizli Olacağını Önceden Haber Vermek.............137 Doğumun Gizliliği, Vadedilen Mehdi'nin (a.s) Alametidir ..................................................................................139 İmam Mehdi'nin (a.s) Hayatının Merhaleleri.....................143 Babasının Gölgesinde İmam Mehdi (a.s) ...........................145 İmam Askerî'nin (a.s) Doğumun İlanındaki Rolü................145 Babasının Vefatı Sırasında Hazır Bulunması.........................148
Üçüncü Bölüm / 151 İmam Mehdi'nin (a.s) Küçük Gaybeti .................................153 İmamet Görevini …
MHD_0314 · S. 313 · İçindekiler
İmam MehdiEhl-i Beyt
Üçüncü Bölüm / 151 İmam Mehdi'nin (a.s) Küçük Gaybeti .................................153 İmamet Görevini Küçükken Devralmış Olması....................153 Babasının Cenaze Namazını Kıldırışı ve Varlığını İlanı......155 İmam’ın, Babasının Namazını Kıldırmaktaki Amacı...........159 İmam Mehdi'nin (a.s) İki Gaybeti ..........................................161 Küçük Gaybetin Nedenleri ve Onun İçin Hazırlık...........163 Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları’nın Ümmeti İmam Mehdi'nin Gaybetine Hazırlamaları............................165 Gaybetin Aşamalı Oluşunun Hikmeti....................................174 Abbasî Yönetimin İmam'ın Haberlerini Takip Etmesi.........175 İmam Mehdi'nin Küçük Gaybet Dönemindeki İcraatları......................................................................................179 Varlığı ve İmametinin İspatı ....................................................179 Ümmetin İhtiyaç Duyduğu İslamî Bilgilerin Temini...........180 Niyabet Sisteminin Tespiti .......................................................181 İmanî Yapının Korunması........................................................184 İmam'dan Sadır Olan Tevkiler ...............................................187 İmam Mehdi'nin (a.s) Mümin Tâbileriyle Buluşması..........189 Küçük Gaybet Döneminin Sona Erdiğinin İlanı...................192
Dördüncü Bölüm / 195 İmam Mehdi'nin (a.s) Büyük Gaybeti Ve Nedenleri ........197 İmam'ın (a.s) Faaliyetinin …
MHD_0315 · S. 314 · İçindekiler
İmam Mehdi
Dördüncü Bölüm / 195 İmam Mehdi'nin (a.s) Büyük Gaybeti Ve Nedenleri ........197 İmam'ın (a.s) Faaliyetinin Genel Çerçevesi............................197 Hadislere Göre Gaybetin Nedenleri.......................................198 1- Daha Önceki Milletlerin Tecrübelerini Derlemek ............203 2- Güvenlik Faktörü...............................................................203 3- Allah'ın Emanetlerinin Ortaya Çıkması Nedeniyle Herkesin Hakka Ulaşmasına İzin Vermek..............................205 4- Zuhur Neslini Hazırlamak................................................205 5- Başka Ekollerin Acziyetinin Ortaya Çıkması....................206 6- Zulmü Reddetme Ruhunu Korumak.................................207 7- Kendisinin ve Kendisine İnananların İşlerinin Düzene Girmesi.....................................................................208 8- Yeteri Kadar Taraftarın Toplanmaması.............................209 İmam Mehdi'nin (a.s) Büyük Gaybetindeki Uygulamaları ............................................................................211 İslam Düzenini Koruması........................................................212 Öz İslam'ı Korumak ve İçtihat Faaliyetini Güçlendirmek...213 Gaybet Asrında Fakihleri Desteklemek..................................216 Büyük Gaybetinde İmam'ın (a.s) Ashabı ..............................218 Büyük Gaybetinde Müminlerle Buluşması...........................219 Onun Varlığına Olan İmanın Sağlamlaşması........................220 Hac Mevsiminde Bulunması....................................................221
Beklemenin Önemi....................................................................226 Beklemenin Hakikati ................................................................230 Beklemenin Şartları...................................................................235 Bekleyiş ve Ani Zuhuru Beklemek..........................................237 Beşinci Bölüm / 241 İmam Mehdi'nin Zuhurunun Alametleri............................243 Zuhur Alametleriyle İlgili Bazı Mülahazalar........................243 Kesin Olan ve Kesin Olmayan Alametler...............................244 Alametlerle İlgili Hadislerdeki Sembolik Dil........................244 Zuhur Alametlerinin Belirginleri............................................245 Gaybetin Nedenlerinin Yok Olması........................................248 İmam Mehdi'nin (a.s) Zuhur Zamanındaki Yaşam Tarzı................................................................................251 Kur'ân-ı Kerim'de Mehdevî Devletin Özellikleri..................252 1- İlahî nurun tamamlanması ve İslam'ın bütün dinlere üstün gelmesi:........................................................................252 2- Salih Müminlerin yeryüzüne egemen kılınması:..............253 3- Halis tevhit toplumunun kurulması:.................................254 4- İnsan türünün yaratılmasından beklenen amacın gerçekleşmesi:.........................................................................255 5- Hak dinden çıkmaya (mürtet olmaya) son vermek ...........256 İmam Mehdi'nin (a.s) Zuhurunun Tarihi ..............................257
İmam'ın (a.s) Zuhur Yeri ve Kıyamının Başlangıcı...............258 İmam'ın Kıyamını İlan Ettiği İki Hutbe …
MHD_0317 · S. 316 · İçindekiler
Hz. Muhammedİmam Mehdi
İmam'ın (a.s) Zuhur Yeri ve Kıyamının Başlangıcı...............258 İmam'ın Kıyamını İlan Ettiği İki Hutbe Üzerine...................259 Kıyamın Hedeflerinin İlanı......................................................261 Yardım Talebine Karşılık Vermek ve Ona Biat Etmek..........261 Kûfe'ye Çıkışı ve İç Cephenin Tasfiyesi..................................263 Kudüs'e/Beytü'l-Mukaddes'e Girişi ve Hz. İsa'nın Yeryüzüne İnişi..........................................................................264 Deccal'in Öldürülmesi ve Maddi Medeniyetlerin Hâkimiyetine Son Verilmesi.....................................................265 İmam Mehdi'nin Hayat Tarzı Dedesi Resulullah'ın Hayat Tarzının Aynısıdır..........................................................266 Sünnetin ve Resulullah'ın (s.a.a) Eserlerinin İhyası .............267 Kendisine Karşı Şiddetli, Halkına Karşı İse Şefkatli Oluşu.............................................................................268 Hukuki Hayatı...........................................................................269 Din ve Mezheplere Karşı Tutumu...........................................270 Bidatlerle Savaşı, Gulatın ve Batıl Ehlinin Yaptığı Tahrifatı Ortadan Kaldırması...................................................272 İdarî Sireti ve Hayatı.................................................................273 Cihat Sireti ve Hayatı................................................................274 Mali ve Ekonomik Uygulamaları............................................276 Dinî Naslarda Mehdi Devleti'nin Genel Siması....................278
İmam Mehdi'nin (a.s) İlmî Mirasından Bazı Kesitler.......283 Tevhid ve Guluvvun (Aşırı Gitmenin) Reddi …
MHD_0318 · S. 317 · İçindekiler
İmam MehdiEhl-i Beyt
İmam Mehdi'nin (a.s) İlmî Mirasından Bazı Kesitler.......283 Tevhid ve Guluvvun (Aşırı Gitmenin) Reddi Üzerine........283 Yaratılışın Nedeni, Peygamberlerin Gönderilmelerinin ve İmamların Vasi Tayin Edilmelerinin Sebebi..........................283 Ehlibeyt İmamları’nın Makamı...............................................285 İmamet Sisteminin Düzeni ve Yeryüzünde Mutlaka Bir Hüccetin Bulunması.................................................................285 Allah’tan Korkmak ve Fitnelerden Kurtuluş........................287 Müslümanları Gözetmesi........................................................288 Zuhur İçin Her Zaman Hazırlıklı Olmak..............................288 Sorulara Verdiği Kısa Cevapları.............................................289 Hz. Mehdi’nin (a.s) Dualarından Örnekler ..........................289 Tüm Müminler için Duası.......................................................289 Namazın Kunutunda Okuduğu Duası..................................290 Hz. Peygamber’e Salat ve Selamı............................................291 Hz. Mehdi’nin (a.s) Ziyaretnamelerinden Örnekler.............292