195 Werke, 2 analysiert · Quelle: Hatayi_Divani.pdf
| Verszeile(n) | Bezug |
|---|---|
Muhammed Ali’yi candan sevenler Muhammed ve Ali’ye içten bağlılık gösterenlerin manevi yakınlık ve kurtuluş umudu taşıdığı anlatılır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Yorulub yollarda kalmaz inşallah İnanan kişinin manevi ilerleyişte engellere rağmen yolda kalmadan hedefine ulaşması dilenir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
İmamı Hasan’m yüzün görenler Hasan’ın manevi makamını ve temsil ettiği güzelliği idrak edenlerin bereket ve iyiliğe erişeceği ifade edilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Hüseyin’den mahrûm olmaz inşallah Hüseyin’in temsil ettiği adalet, fedakârlık ve manevi destekten uzak kalmama dileği dile getirilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
tmamı Zeynel’den bir dolu içen
İmamı Bâkır’dan kaynayub coşan Zeynel Âbidîn’in manevi irfanından pay alan kişinin içsel arınma ve bilgelik kazanacağı anlatılır.
Bâkır’dan alınan bilginin ve manevi feyzin kişinin içinde çoğalıp canlı bir coşkuya dönüştüğü belirtilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Sıdk ile İmam Ca’fer’e ulaşan İçtenlik ve doğrulukla Ca‘fer’in manevi öğretisine yönelen kişinin hakikate yaklaşacağı ifade edilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Bundan özge yola sapmaz inşallah Hakikate götürdüğüne inanılan manevi yönelişten vazgeçmeme ve başka yollara dağılmama dileği anlatılır. | „Bu benim dosdoğru yolumdur, onu izleyin, başka yolları izlemeyin ki, sizi O’nun yolundan ayırıp parçalara bölmesinler. Sakınıp korunasınız diye O bunu önermiştir size." EN’AM 6:153 · Similarity 0.5203 · über bedeutung „Dosdoğru giden yola ilet bizi…" FATİHA 1:6 · Similarity 0.5081 · über bedeutung Freigabe: auto_approved |
İmamı Mûsâ’dan gelen erenler Mûsâ Kâzım’ın manevi mirasını sürdüren olgun ve seçkin kişilerden söz edilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Can baş fedâ edüb cemler görenler Topluluk içindeki ibadet ve birlik meclislerine katılanların kendilerini bütünüyle manevi hizmete adadığı anlatılır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
İmamı Rızâ’ya zehir verenler Masum ve kutsal kabul edilen bir kişiye kötülük edenlerin ağır bir ahlaki suç işlediği vurgulanır. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak haksız yere öldürme ve seçkin kullara eziyet etme temaları bakımından verilen ayetlerle dolaylı olarak ilişkilendirilebilir: „Allah’ın ayetlerini inkar edip haksız yere peygamberleri öldürenler ve insanlar içinden adaletle emredenlerin canına kıyanlar var ya, işte onlara korkunç bir azabı muştula." ALİ İMRAN 3:21 · Similarity 0.5069 · über original „Ey iman edenler! Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah, Musa’yı onların dediğinden uzak tutmuştur. O, Allah katında olumlu, itibarlı bir kul idi." AHZAB 33:69 · Similarity 0.4998 · über original Freigabe: pending |
Dîvanda şefâat bulmaz inşallah Mazluma kötülük edenlerin ilahi ve manevi yargı karşısında bağışlanma ve aracılık elde edemeyeceği söylenir. | „Artık yarar sağlamaz onlara şefaatçilerin şefaati." MÜDDESSİR 74:48 · Similarity 0.5395 · über bedeutung „Kimsenin kimse yerine birşey ödemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği, şefaatin hiç kimseye yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yardım göremeyecekleri o günden korkun." BAKARA 2:123 · Similarity 0.5561 · über beide Freigabe: auto_approved |
Bir gün olur okuturlar defteri
Şah oğlunun elindedir teberi İnsanın yaptıklarının bir gün ortaya çıkarılacağı ve davranışlarından sorumlu tutulacağı anlatılır.
Şah’ın oğluna atfedilen balta, kötülüğü ortadan kaldıran cezalandırıcı ve adalet sağlayıcı gücü temsil eder. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak defterin okutulması ve teberin adalet sembolü oluşu, kıyamet günü hesap ve eksiksiz adalet temasıyla ilişkilendirilebilir: „Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız / adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zerre kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar birşey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz." ENBİYA 21:47 · Similarity 0.5351 · über beide „Korkun o günden ki, onda Allah’a döndürüleceksiniz. Sonra her benliğe kazanmış olduğu tam bir biçimde verilecektir. Onlar hiçbir zulme uğratılmayacaklardır." BAKARA 2:281 · Similarity 0.5401 · über bedeutung Freigabe: pending |
Uyanırsa Takî, Nakî, Askerî Takî, Nakî ve Askerî’nin yeniden uyanışı, manevi bilincin ve adaletin harekete geçmesi şeklinde yorumlanır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Açılan gülümüz solmaz inşallah İlahi güzellik, manevi umut ve sevgiyle açılan değerlerin kalıcı olması dilenir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Hatâyı der bu iş bir gün biter a Şair, yaşanan sürecin ve sıkıntıların sonunda mutlaka sona ereceğini bildirir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Özünü katagör ulu katara Kişinin benliğini büyük manevi topluluğa ve hakikat yolculuğuna katması öğütlenir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak özü yüce bir topluluğa katma düşüncesi, inananlarla birlik olma ve salihlerle beraber bulunma çağrısıyla ilişkilendirilebilir: „Hep birlikte Allah’ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız." ALİ İMRAN 3:103 · Similarity 0.4975 · über bedeutung „Benliğini, sabah-akşam yüzünü isteyerek rablerine yalvaranlarla beraber tut. İğreti dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırıp uzaklaştırma. Ve sakın, kalbini bizim Zikrimiz’den / bizi anmaktan gafil koyduğumuz, boş arzularına uymuş kişiye boyun eğme. Böylesinin işi hep aşırılıktır." KEHF 18:28 · Similarity 0.4933 · über bedeutung Freigabe: pending |
Mehdî şevki bu cihanı tutar a Mehdî’ye duyulan coşku ve umut, bütün dünyayı etkileyen bir yenilenme ve adalet beklentisi olarak sunulur. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Şah oğlıma sitem olmaz inşallah Şah’ın oğluna yöneltilmiş bir haksızlık veya kırgınlığın bulunmaması dileğiyle manevi bağlılık ve koruma umudu ifade edilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
| Verszeile(n) | Bezug |
|---|---|
Ali’nin sırrına ereyin dersen Ali’ye atfedilen batıni hakikati kavramak isteyen kişinin içsel bilgi ve manevi idrak arayışına yönelmesi gerektiği söylenir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Bir mürsid-i kâmil bul da andan gei (S) Manevi olgunluğa ulaşmak isteyen kişinin yetkin bir rehber bulup onun eğitim ve yönlendirmesinden geçmesi gerektiği belirtilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Küfrünü îmâna satayım dersen İnkâr ve hakikatten uzaklık hâlini bırakıp bilinçli inanç ve teslimiyet durumuna geçme arzusu dile getirilir. | „İman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah’a herhangi bir biçimde asla zarar veremezler. Korkunç bir azap vardır onlar için." ALİ İMRAN 3:177 · Similarity 0.5341 · über original „Ama tövbe eden, inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapan kişinin, kurtuluşa erenlerden olması ümidi vardır." KASAS 28:67 · Similarity 0.5275 · über bedeutung Freigabe: pending |
Var kendi küfrünü bil de andan gel Kişinin önce kendi inkârını, eksikliğini ve hakikatten uzaklığını fark ederek dönüş yoluna girmesi öğütlenir. | Bu ifade Kur’an’da birebir geçmez; ancak kişinin kendi inkâr ve kusurunu fark ederek tövbeye yönelmesi bakımından ayetlerle ilişkilendirilebilir: „Af dileyin Rabbinizden; sonra da tövbe ile O’na yönelin ki, belirlenmiş bir süreye kadar sizi güzel bir nimetle nimetlendirsin ve her farklı derece sahibine hak ettiği ödülü versin. Eğer yüz çevirirseniz, o taktirde sizi büyük bir günün azabıyla korkuturum." HUD 11:3 · Similarity 0.5314 · über bedeutung „Ey iman edenler! Etkili öğüt veren bir tövbe ile Allah’a yönelin. Umulur ki Rabbiniz çirkinliklerinizi ve günahlarınızı örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte inananları utandırmayacaktır. Onların ışığı önlerinden ve sağ yanlarından koşup gelir. Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Işığımızı tamamla ve bizi bağışla! Sen herşeye Kadir’sin, herşeye gücün yeter.”" TAHRİM 66:8 · Similarity 0.5341 · über bedeutung Freigabe: pending |
Şeriat ma’nisi insana sözdür Dini hükümlerin ve ahlaki ilkelerin insanlara söz ve öğretim yoluyla bildirilen dış çerçeveyi oluşturduğu söylenir. | Bu ifade Kur’an’da birebir geçmez; ancak şeriatın insana yönelik ilahî hüküm, öğüt ve hayat düzeni oluşu bakımından verilen ayetlerle ilişkilendirilebilir: „Sana da Kitap’ı hak olarak indirdik. Kitap’tan onun yanında bulunanı tasdikleyici ve onu denetleyip güvenirliğini sağlayıcı olarak. O halde onlar arasında Allah’ın indirdiğiyle hükmet, Hak’tan sana gelenden uzaklaşıp onların keyiflerine uyma. Sizden herbiri için bir yol ve bir metod belirledik. Allah dileseydi sizi elbette bir tek ümmet yapardı. Ama size vermiş olduklarıyla sizi imtihana çeksin diye öyle yapmamıştır. O halde hayırlarda yarışın. Tümünüzün dönüşü Allah’adır. O size, tartışmış olduğunuz şeylerin esasını bildirecektir." MAİDE 5:48 · Similarity 0.427 · über bedeutung „Şu bir gerçek ki Allah; adaleti, iyi ve güzel davranmayı, akrabaya vermeyi emreder. Tüm pisliklerden / edepsizliklerden, kötülükten, azgınlık-doymazlık ve kıskançlıktan yazaklar. Düşünüp ibret alırsınız ümidiyle size öğüt veriyor." NAHL 16:90 · Similarity 0.4526 · über bedeutung Freigabe: pending |
Tarikat sözlerimiz gece gündüzdür Manevi yolun öğretilerinin sürekli hatırlanması, konuşulması ve hayatın her zamanında uygulanması gerektiği ifade edilir. | Bu ifade Kur’an’da birebir geçmez; ancak gece gündüz zikri ve öğüdü sürdürme anlayışıyla dolaylı olarak ilişkilendirilebilir: „Benliğini, sabah-akşam yüzünü isteyerek rablerine yalvaranlarla beraber tut. İğreti dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırıp uzaklaştırma. Ve sakın, kalbini bizim Zikrimiz’den / bizi anmaktan gafil koyduğumuz, boş arzularına uymuş kişiye boyun eğme. Böylesinin işi hep aşırılıktır." KEHF 18:28 · Similarity 0.4724 · über bedeutung „Hatırlat / öğüt ver; çünkü hatırlatıp öğüt vermek müminlere yarar sağlar." ZARİYAT 51:55 · Similarity 0.4974 · über bedeutung Freigabe: pending |
Gönül bahr-i aşktır deryâ denizdir İnsan gönlü, ilahi aşkla derinleşen ve sınırsız bir manevi deniz gibi tasavvur edilir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak gönlün ilahî aşkla dolması, Allah’a yönelik güçlü sevgi ve O’nun sevgi/merhamet sıfatlarıyla sembolik olarak ilişkilendirilebilir: „İnsanlar içinde öyleleri vardır ki, Allah dışında bazılarını Allah’a eş tutarlar da onları Allah’ı sevmiş gibi severler. İman sahipleri ise Allah’a sevgide çok kararlı ve taşkındırlar. Zulme saplananlar, azabı gördüklerinde tüm kuvvetin Allah’ta bulunduğunu, Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu fark edeceklerini anlayabilseler!" BAKARA 2:165 · Similarity 0.4748 · über bedeutung „“Rabbinizden af dileyip O’na yönelin. Rabbim Rahim’dir, rahmeti sınırsızdır; Vedud’dur, çok sevgilidir.”" HUD 11:90 · Similarity 0.4853 · über bedeutung Freigabe: pending |
Bahrî ol ummana dal da andan gel Kişinin aşk ve hakikat denizine bütünüyle girerek yüzeysel bilgiden derin manevi tecrübeye ulaşması öğütlenir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Pişin pişiri söyle sözünü Konuşmadan önce olgunlaşmak ve sözü düşünerek, ölçülü ve sorumlu biçimde söylemek gerektiği öğütlenir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak sözün yerinde, ölçülü ve güzel söylenmesi bakımından verilen ayetlerle ilişkilendirilebilir: „“Yetimin malına yaklaşmayın. Ancak rüştüne erişinceye kadar en güzel yolla ilgilenme hali müstesna. Ölçme ve tartmayı tam bir dürüstlükle yerine getirin. Hiç kimseye yaratılış kapasitesinin üstünde yükümlülük getirmiyoruz. Konuştuğunuz zaman, yakınlarınız aleyhine de olsa, adaleti gözetin. Ve Allah’a verdiğiniz söze sadık kalın. Düşünüp öğüt alasınız diye O size bunları önerdi." EN’AM 6:152 · Similarity 0.4937 · über bedeutung „“Ona yumuşak ve tatlı bir sözle hitap edin; belki öğüt alır, yahut ürperir.”" TAHA 20:44 · Similarity 0.519 · über bedeutung Freigabe: pending |
îki babdan ayırma gör gözünü Kişinin öğretinin iki temel yönünü birbirinden koparmadan idrakini açık tutması gerektiği belirtilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Mürşidine teslim eyle özünü Talibin kişisel benlik iddiasını azaltarak manevi rehberin eğitimine güven ve disiplin içinde bağlanması öğütlenir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Musâhib kapusun bul da andan gel Kişinin manevi sohbet ve dayanışma topluluğuna kabul edildiği kapıyı bularak bu birliktelik içinde ilerlemesi gerektiği söylenir. | Bu ifade Kur’an’da birebir geçmez; ancak musâhiblikteki manevi kardeşlik ve birlik anlayışı verilen ayetlerle ilişkilendirilebilir: „Şu bir gerçek ki, müminler sadece kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın ve Allah’tan korkun ki, size merhamet edilebilsin." HUCURAT 49:10 · Similarity 0.4844 · über bedeutung „Hep birlikte Allah’ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız." ALİ İMRAN 3:103 · Similarity 0.5219 · über bedeutung Freigabe: pending |
Cellâd oluben cânma kıyagör Kişinin nefsani benliğine karşı sertleşip onu feda edecek ölçüde dönüştürmesi, fakat bunu fiziksel değil manevi anlamda yapması istenir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Ârif olub her ma’niden duyagör Kişinin ariflik kazanarak görünen ifadelerin ardındaki farklı anlam katmanlarını sezmesi ve kavraması öğütlenir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak hikmet, düşünme ve öğüt alma yoluyla manaları kavrama açısından ilişkilendirilebilir: „O, hikmeti dilediğine verir. Ve kendisine hikmet verilmiş olana çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Gönlünü ve aklını çalıştıranlardan başkası düşünüp anlayamaz." BAKARA 2:269 · Similarity 0.5446 · über bedeutung „Dileyen düşünür onu, öğüt alır." MÜDDESSİR 74:55 · Similarity 0.4881 · über bedeutung Freigabe: pending |
Cesedin kendi elinde yuyagör Kişinin kendi bedenini ve nefsani yönlerini arındırma sorumluluğunu başkasına bırakmadan üstlenmesi gerektiği söylenir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak kişinin kendi arınmasından ve yükünden öncelikle kendisinin sorumlu oluşuyla sembolik olarak ilişkilendirilebilir: „Benliği temizleyip arındıran gerçekten kurtulmuştur." ŞEMS 91:9 · Similarity 0.4733 · über bedeutung „Hiçbir günahkar, bir başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır gelen, onu taşımaya çağırsa bile, kendisinden hiçbir şey yüklenilmez. Akraba bile olsa… Sen ancak Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Arınıp temizlenen, kendi benliği için arınıp temizlenir. Dönüş Allah’adır." FATIR 35:18 · Similarity 0.5391 · über bedeutung Freigabe: pending |
Kendi namazmı kıl da andan gel Kişinin ibadet ve kulluk sorumluluğunu başkasına devretmeden bizzat yerine getirerek manevi yola devam etmesi öğütlenir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak namazın ve manevi sorumluluğun kişinin öncelikle kendisine ait oluşuyla ilişkilendirilebilir: „“Yavrucuğum; namazı kıl, iyiliği emret, kötülüğü yasakla, başına gelene sabret. Çünkü bunu yapabilmek, zorlu / önemli işlerdendir.”" LUKMAN 31:17 · Similarity 0.4817 · über bedeutung „Hiçbir günahkar, bir başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır gelen, onu taşımaya çağırsa bile, kendisinden hiçbir şey yüklenilmez. Akraba bile olsa… Sen ancak Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Arınıp temizlenen, kendi benliği için arınıp temizlenir. Dönüş Allah’adır." FATIR 35:18 · Similarity 0.5024 · über beide Freigabe: pending |
Şah Hatâyî’m ma’ni söylerim düden Şair, sözlerini görünür anlatımın ötesinde manevi anlam taşıyan öğretiler olarak sunduğunu bildirir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Ayırırlar seni kibr ile kinden Manevi yolun, kişiyi benlik üstünlüğü ve düşmanlık duygusundan uzaklaştırarak ahlaki arınmaya yönelttiği belirtilir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak benliğin arındırılması, kibir ve kin gibi ahlaki kötülüklerden uzaklaşma ile dolaylı olarak ilişkilendirilebilir: „Benliği temizleyip arındıran gerçekten kurtulmuştur." ŞEMS 91:9 · Similarity 0.4413 · über bedeutung „Benliğini arındıran / zekat veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir." A’LA 87:14 · Similarity 0.4455 · über bedeutung Freigabe: auto_approved |
Ölmeyene nasîb olmaz bü yoldan Nefsani benliğini dönüştürmeyen kişinin manevi yolun gerçek kazanımına ulaşamayacağı ifade edilir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak nefsin terbiye edilmesi ve benliğin arındırılması bağlamında sembolik olarak ilişkilendirilebilir: „Benliğini arındıran / zekat veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir." A’LA 87:14 · Similarity 0.497 · über bedeutung „Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse," NAZİAT 79:40 · Similarity 0.4824 · über bedeutung Freigabe: pending |
Var ölmezden evvel öl de andan gel Kişinin biyolojik ölümden önce nefsani tutkularını ve benlik iddiasını terk ederek manevi yeniden doğuşa ulaşması öğütlenir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak nefsî dönüşüm, samimi tövbe ve Allah’a yöneliş bağlamında ilişkilendirilebilir: „Ey iman edenler! Etkili öğüt veren bir tövbe ile Allah’a yönelin. Umulur ki Rabbiniz çirkinliklerinizi ve günahlarınızı örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte inananları utandırmayacaktır. Onların ışığı önlerinden ve sağ yanlarından koşup gelir. Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Işığımızı tamamla ve bizi bağışla! Sen herşeye Kadir’sin, herşeye gücün yeter.”" TAHRİM 66:8 · Similarity 0.4788 · über bedeutung „Ancak tövbe edip hallerini düzelterek Allah’a yapışan ve dinlerini samimiyetle Allah’a özgülüyenler müstesnadır. İşte böyleleri, müminlerle beraber olacaktır. Ve Allah, müminlere yakında çok büyük bir ödül verecektir." NİSA 4:146 · Similarity 0.4951 · über bedeutung Freigabe: pending |
Nichts gefunden.