Pir Sultan Abdal (Antoloji)

214 Werke, 0 analysiert · Quelle: pir_sultan_abdal_858_60417.pdf

Açılın Kapılar Şaha Gidelim
PSAA_0001 · S. 3 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Hızır paşa bizi berdar etmeden Açılın kapılar şaha gidelim Siyaset günleri gelip yetmeden Açılın kapılar şaha gidelim Gönül çıkmak ister, şahın köşküne Can boyanmak ister, Ali müşküne Pirim Ali on ik'imam aşkına Açılın kapılar şaha gidelim Her nereye gitsem, yolum dumandır Bizi böyle kılan, ahd-ü amandır Zincir boynum sıktı hayli zamandır Açılın kapılar şaha gidelim Yaz selleri gibi akar çağlarım Hançer aldım, ciğerciğim dağlarım Garip kaldım, şu arada ağlarım Açılın kapılar şaha gidelim Ilgın ılgın eser seher yelleri Yare selam eylen urum erleri Bize peyik geldi, şah bülbülleri Açılın kapılar şaha gidelim PİR SULTAN'ım eydür mürvetli şah'ım Yaram baş verdi, sızlar ciğergahım Arşa direk direk olmuştur ahım Açılın kapılar şaha gidelim
Açılın Zindanlar Pire Gidelim
PSAA_0002 · S. 3–4 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Hızır Paşa bizi berdar eyledi Kesti kollarımı kızak bağladı İşiten muhipler hep kan ağladı Açılın zindanlar pire gidelim Kalenin kapısı taştan demirden Yanlarım çürüdü yaştan yağmurdan Bir kimsem de yok ki dellal çağırtam Açılın zindanlar pire gidelim Kalenin kapısı taştan çıkılmaz Penceresi yüce Şah'a bakılmaz Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz Açılın zindanlar pire gidelim Çıkarım bakarım kale başına Mümin müslim olan gider işine Bir ben mi düşmüşüm can telaşına Açılın zindanlar pire gidelim İlimi sorarsan köyümdür Banaz Yakılsın yıkılsın ol kanlı Sivas Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz Açılın zindanlar pire gidelim Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa Yazılanlar gelir sağ olan başa Hasret koydun beni kavim kardaşa Açılın zindanlar pire gidelim
Ağ Gül İle Kırmızı Gül
PSAA_0003 · S. 4–5 · 23 Zeilen · noch nicht analysiert
Cem-i çiçeklerin hası Ağ gül ile kırmızı gül Deli gönül eğlencesi Ağ gül ile kırmızı gül Demi demi şirin demi Gelir geçer dünya gamı Talip olmak pirindendir İrenk almak gülündendir Muhammed' in terindendir Ağ gül ile kırmızı gül Demi demi şirin demi Gelir geçer dünya gamı Pir Sultan'ım ey gaziler Alnımızda al yazılar Talip de Pir'in arzular Ağ gül ile kırmızı gül Demi demi şirin demi Gelir geçer dünya gamı
Ağlayı Ağlayı Durma Karşımda
PSAA_0004 · S. 5–6 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Ağlayı ağlayı durma karşımda Dost beni gönder de var andan ağla Kirpikleri top top etmiş kaşında Dost bizi gönder de var andan ağla Dostun zülüfleri bölük bölüktür Menim ciğerciğim delik deliktir Muhabbetin sonu tez ayrılıktır Dost beni gönder de var andan ağla Başına bağlamış aldır valası Aldı beni kaşlarının karası Hasan ile Hüseyin'in anası Dost beni gönder de var andan ağla Başına bağlamış al ile sarı Arkamızca etme ah ile zarı Koca Pir Sultan'ın gül yüzlü yarı Dost bizi gönder de var andan ağla
Ah Hüseyin Vah Hüseyin
PSAA_0005 · S. 6–7 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Alemlerin serverisin Ah Hüseyin, vah Hüseyin Şehitlerin serdarısın Ah Hüseyin, vah Hüseyin Hasan, Hüseyin'in yari Muhammed'in gözü nuru Hem Ali'nin yadigarı Ah Hüseyin, vah Hüseyin Zuhur oldun İmam Zeynel Muhammet Bakır'dan evvel Didene yanayım gönül Ah Hüseyin, vah Hüseyin İmam Cafer'dir yarimiz Musa-i Kazım şahımız Budur şems ile mahımız Ah Hüseyin, vah Hüseyin Ali Musa ilim hüner Muhammet Taki el sunar Hüseyin'im deyip yanar Ah Hüseyin, vah Hüseyin Ali Taki, Hasan Asker Muhammet Mehdi ser-defter İmam-ı Seyyid-i ekber Ah Hüseyin, vah Hüseyin Pir Sultan haber ver dosttan Bülbül ötüyor kafesten Hem gül ağlar, hem gülistan Ah Hüseyin, vah Hüseyin
Al-i Yar Semahı
PSAA_0006 · S. 7–8 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Yas-ı matem günü derdim yeniler Yarin sesi kulağımda çınılar Sordum ki dağlara niçin iniler Dedi çekticeğim karın elinden Varıp bir pir ile pazar edersin Oturup da ikrarını güdersin Sordum garip bülbül niçin ötersin Dedi çekticeğim harın elinden Ser çeşmeden gelir suyun durusu Nasibimiz verir pirin birisi Dedim Pir Sultan’ ım benzim sarısı Dedi çekticeğim yarin elinden
Ali'nin Düldül'ün Bin De Göreyim
PSAA_0007 · S. 8–9 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Ali'm gelir diye karşı giderler Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Bindiği Düldül'ün mehdin ederler Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Ayağına altın nallar çaktırmış Gözlerine yeşil sürme çektirmiş Üzengisin cevahirden yaptırmış Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Kuduretten gem vurulmuş başına Lezzet vermiş dudağına dişine Bir nur doğmuş eğerinin kaşına Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Üstüne binersen yükseğe basar Bir dizgin eylesen yel gibi eser Nice kafirlerin kellesin keser Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Pir Sultan Abdal'ım dengi bulunmaz Bin konaklık yere gitse yorulmaz Kısmet olsa havalarda görünmez Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim
Ali'nin Sırrına Erebilirsen
PSAA_0008 · S. 9–10 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Muhammet Ali'nin kurduğu yoldur Ak üstünde kara seçebilirsen Gönülden itikat söyleyen dildir Ali'nin sırrına erebilirsen Erenler der seni ceme katarlar Kötü amellerin taşra atarlar Bir gün yularından tutup çekerler Çektikleri yere varabilirsen Erenler seni de ceme götürür Kalmış işlerini anda bitirir Gördüm Hak evinde mihman oturur Mihmanın gözüyle görebilirsen Aslı mervan olan ummana dalmaz Küfre meyledende aşıklık olmaz Müminin suali ahrete kalmaz Dünyada cevabın verebilirsen Pir Sultan Abdal'ım gonca gül olur Dört kapıdan sana daim gel olur Dünyadan ahrete doğru yol olur Verdiğin ikrarda durabilirsen
Allah Allah Desem Gelsem
PSAA_0009 · S. 10–11 · 52 Zeilen · noch nicht analysiert
Allah Allah Desem Gelsem Hakkın Divanına Dursam Ben Bir Yanıl Alma Olsam Dalında Bitsem Ne Dersin Sen Bir Yanıl Alma Olsan Dalımda Bitmeye Gelsen Ben Bir Gümüş Çövmen Olsam Çeksem İndirsem Ne Dersin Sen Bir Gümüş Çövmen Olsan Çekip İndirmeye Gelsen Ben Bir Avuç Çavdar Olsam Yere Saçılsam Ne Dersin Sen Bir Avuç Çavdar Olsan Yere Saçılmaya Gelsen Ben Bir Güzel Keklik Olsam Bir De Toplasam Ne Dersin Sen Bir Güzel Keklik Olsan Bir Bir Toplamaya Gelsen Ben Bir Yavru Şahin Olsam Kapsam Kaldırsam Ne Dersin Sen Bir Yavru Şahin Olsan Kapıp Kaldırmaya Gelsen Ben Bir Sulu Sepken Olsam Kanadın Kırsam Ne Dersin Sen Bir Sulu Sepken Olsan Kanadım Kırmaya Gelsen Ben Bir Deli Poyraz Olsam Tepsem Dağıtsam Ne Dersin Sen Bir Deli Poyraz Olsan Tepip Dağıtmaya Gelsen Ben Bir Ulu Hasta Olsam Yoluna Yatsam Ne Dersin Sen Bir Ulu Hasta Olsan Yoluma Yatmaya Gelsen Ben Bir Can Alıcı Olsam Canını Alsam Ne Dersin Sen Bir Can Alıcı Olsan Canımı Almaya Gelsen Ben Bir Cennetlik Kul Olsam Cennete Girsem Ne Dersin Sen Bir Cennetlik Kul Olsan Cennete Girmeye Gelsen
Pir Sultan Üstadın Bulsan
PSAA_0010 · S. 11–12 · 1 Zeilen · noch nicht analysiert
Bilecek Girsek Ne Dersin
Allah Allah Desem Kalksam Yürüsem
PSAA_0011 · S. 12–13 · 27 Zeilen · noch nicht analysiert
Allah Allah desem, kalksam yürüsem Acap şu dağları aşamam mola Boz atlı Hızır'ı yoldaş eylesem Varıp efendime düşemem mola Sevdiğim, bağında güllerin gonca Usuldur boyların, bellerin ince Adı güzel imamların önünce Kerbelâ'da şehit düşemem mola Sakın hey sevdiğim, nâsiden sakın Erenler geri almaz attığı okun Irak yerlerini sen eyle yakın İki atlayıp bir dem düşemem mola Ben güzel pîrîme verdiğim ikrar Doluda, kırçından, borandan saklar(*) İhlâs âşık olan ikrarın bekler İkrarın bendini çesemem mola(*) PIR SULTAN ABDAL'ım, dost çiresine Arzumanım kaldı Şah cilvesine Altmış ile yetmiş üçün arasına Özümü irfana koşamam mola (*) kırçı : küçük taneli kar (*) çesmek: çözmek
Aslı Nedir
PSAA_0012 · S. 13–14 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Güzel Şah'ım çok yerlerden görünür Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Şahım birdir binbir dona bürünür Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Eremedim ben bu sırrın aslına Yazık değil mi müminle müslime Getirin Mervan'ı Bağdad üstüne Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Yok mu bunda erenlerin yardımı Ne çekersin bu cefanın derdini Yiğitlere ardır vermek yurdunu Ah Hünkar'ım neye verdin Bağdad'ı Geldi Mervan hendekleri doldurdu Kırdı Hurmalığı aldı Bağdad'ı Çığrışıp geliyor yeşil ördeği Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Pir Sultan'ım der ki üçler yediler Kırklar da bu demde hazır idiler Bağdad'ı Basra'yı verdi dediler Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Ayrılık Derdinin Dermanı Nedir
PSAA_0013 · S. 14–15 · 44 Zeilen · noch nicht analysiert
Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır Ayrılık derdinin dermanı nedir Şu iki aleme olmuşsun nazır Ayrılık derdinin dermanı nedir Sığanmıştır ağca kolda bilekler Hak katında kabul olsun dilekler Arş yüzünde secde kılan melekler Ayrılık derdinin dermanı nedir Küseyim de ben yarime küseyim Siyah zülfün mah yüzüne asayım Kerbela'da yatan İmam Hüseyin Ayrılık derdinin dermanı nedir Hani şu dünyanın toprağı taşı Akıttım gözümden kan ile yaşı Urum illerimin Hacı Bektaş'ı Ayrılık derdinin dermanı nedir Ak saya giyinmiş incedir beli Ben pirimi gördüm tatlıdır dili Tanrı'nın arslanı Hazret-i Ali Ayrılık derdinin dermanı nedir Gıcılar da dağlar başı gıcılar Çıkmaz oldu içerimden acılar Arafat Dağı'ndan gelen hacılar Ayrılık derdinin dermanı nedir Dünyayı sorarsan bir dipsiz anbar Ali'nin yoldaşı Zülfikar Kanber Kabe'yi yaptıran Halil Peygamber Ayrılık derdinin dermanı nedir Deryanın yüzünde dönen üç gemi Yiyelim içelim sürelim demi Geminin sahibi ol Hızır Nebi Ayrılık derdinin dermanı nedir Pir Sultan Abdal'ım içtim cür'adan Okudum ağını bilmem karadan Yeri göğü cüml'alemi Yaradan Ayrılık derdinin dermanı nedir
Ayrılmam Katardan Ben Şimden Geri
PSAA_0014 · S. 15–16 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Şah'a giden ben bir bezirgan gördüm Ayrılmam katardan ben şimden geri Hemen tutmuş hakikatın yolunu Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirgan yükünü nereden tutmuş Ona hizmet eden dergaha yetmiş Sevdiğim sılada bir oda tutmuş Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirganın yükü la'l ile gevher Ana kar mı kılar harami dafer Bezirganlar başı ol Cafer Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirganın yükü nereye gider Uğramaz Sırat'a Mirac'a gider Bezirgan başıdır Şah Gani Haydar Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirganın yükü ilm-i hamail Doğru işleyene Hak ola kail Bezirgan başıdır ahir Cebrail Ayrılmam katardan ben şimden geri Deryalar bekçisi dağlara nazır Her nerde çağırsan orada hazır Bezirgan başıdır Boz Atlı Hızır Ayrılmam katardan ben şimden geri Pir Sultan Abdal'ım aşıkı çoklar Hiç kardaş bulmamış kend'özün yoklar Korktuğumuz yerden Yaradan saklar Ayrılmam katardan ben şimden geri
Azizim Sultanım Sen Safa Geldin
PSAA_0015 · S. 16–17 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Kaynat muhabbetin kazanın kaynat Bir nasihat eyle dostlara dinlet Gevher deryasında gevher al da sat Azizim sultanım sen safa geldin Sohbette hezaran muhabbet açar Mümin kullarına Hak rahmet saçar Yari olan yarinden geçer Azizim sultanım sen safa geldin Yari olan arar yarini bulur Eser bad-ı saba gönlüm de farır Yükün katerlenmiş Nevruz'dan gelir Azizim sultanım sen safa geldin Abdal olan giyer hırkayı şalı Yar için çekeriz ah ile zarı Er irfan ceminde süreriz demi Azizim sultanım sen safa geldin Pir Sultan Abdal'ım ağladım güldüm Yardan ayrılalı dar halde kaldım Çok şükürler olsun cemalin gördüm Azizim sultanım sen safa geldin
Bana Bir Yar Olsa
PSAA_0016 · S. 17–18 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bana bir yar olsa gönül verdiğim Çıksa bari yüreğimden bu acı Yaresin bekleyip ahdın güttüğüm Bulunsa bir sınık yare sarıcı Yarinden ayrılan hiç gülmez imiş Akar çeşmi yaşı silinmez imiş Kişinin dediği olunmaz imiş Salar imiş her yanına salıcı Aşk elinden ciğerciğim delindi Gönlün kal dediği yerde kalındı Her nerede olsa bize bulundu Gıybet edip yüzümüze gülücü Nice bezirganlar kond bu hana Dünya baki değil sultana hana Bir kalleş yar ile girme meydana Erin ere doğru gerek kılıcı Pir Sultan Abdal'ım çoştum giderim Bir kuru kavgayı sürüp niderim Yiyelim içelim sohbet edelim Gelir bir gün emanetin alıcı
Bana Medet Senden Olur
PSAA_0017 · S. 18–19 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Bana medet senden olur efendim Aşılmaz dağların dost ardında kaldım Eller dosta doğru çeker göçünü Elsiz viranede çöllerde kaldım Sana derim sana ey kaşı kare Artıyor eksilmez dost sinemde yare Bir aşinam yok ki halımı sora Yalanlı dolanlı dillerde kaldım Sabahtan sabahtan semah tutarım Dosta kadar gider oy benim katarım Baykuş gibi viranede öterim Gel gör ne perişan hallerde kaldım Pir Sultan Abdalım ben de gülmedim Aradım derdime dost derman bulmadım Yol nereden gelir gider bilmedim Kesildi kervanım bellerde kaldım
Be Hey Acayip Adem
PSAA_0018 · S. 19–20 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Be hey acayip adem Öldüğünü bilemezsin Korlar bir karanlık dama Kapı baca bulamazsın Yağmur yağar yeller eser Mezarı başına yıkar Seksen bin canavar sıkar Hiç birine vuramazsın Gel bu öğüdü al benden Yarın fırsat gider elden Hak saklasın cehennemden Karanlıktır çıkamazsın Yer pamuk olur atılır Cümle deryalar katılır Dilin damağın tutulur Doğru cevap veremezsin Pir Sultan'ım der ki deli Elden koymaz doğru yolu Ne yanarsın dünya malı Birin alıp gidemezsin
Be Sevdiğim
PSAA_0019 · S. 20–21 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Be sevdiğim seni benden ayıran Din iman bulmaya diyelim Allah Şu sinemi aşk oduna dağlayan Bekası olmayan diyelim Allah Bir münafık sebep oldu bu işe Umarım başına hem taşlar düşe Kör yılanlar ura cesedi şişe Eriye döküle diyelim Allah O da benim gibi yana kuruya Kısmeti tükene başı çürüye Seyit Vakkas bir ok ura devire Cennet'e girmeye diyelim Allah Allah anı bin bir belaya ata Kısmeti tükene vadesi yete Yetmiş seksen sene döşekte yata Yata da kalkmaya diyelim Allah Pir Sultan Abdal'ım almadım hızaz O kelp rakip bize eyledi garaz Başka dertten gayrı bin kantar maraz Gire de çıkmaya diyelim Allah
Ben Bilemem
PSAA_0020 · S. 21–22 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Sar'öküzü benden sual sorarlar Ben bilemem bilenlere sorayım Şu dünyayı uçtan uca ararlar Ben bilemem bilenlere sorayım Dünyayı üstüne kurdu hu deyü Öküzün başının altı su deyü Şu dünyanın damızlığı ne deyü Ben bilemem bilenlere sorayım Hindistan'a indi öküzün dili Kabe'yi sırtında getürür beli Evveli Muhammet ahiri Ali Ben bilemem bilenlere sorayım Kuyruğunu gördüm Yemen ilinde Nurdan taç başında kemer belinde Muhammet kalbinde Ali dilinde Ben bilemem bilenlere sorayım Mağripten maşrıka dünyanın ucu Sarraf olan bilir altını tucu Yalan imiş şu dünyanın sonucu Ben bilemem bilenlere sorayım Gün doğunca boynuzuna nur düşer Bir yandan doğar da bir yandan aşar Çiftçisi kim imiş çifte kim koşar Ben bilemem bilenlere sorayım Pir Sultan Abdal'ım yazmış göndermiş Yedi yerden suyun vermiş kandırmış Yönünü de Hak'tan yana döndermiş Ben bilemem bilenlere sorayım
Ben De Şu Dünyada Üç Güzel Gördüm
PSAA_0021 · S. 22–23 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Ben de şu dünyada üç güzel gördüm Birisi kalbimde durana benzer Birisi Muhammet birisi Ali Şu garip halimden bilene benzer Mümin olanların tez gelir yazı Cennette huriye benziyor yüzü Şu nazlı dilberin hercayi sözü Mart ayında esen borana benzer Yaz gelince sular köpük saçılır Lâle sümbül çiçekleri açılır Zoğal avcı çıkmış diye kaçınır Çöllerde sevdiğim cerana benzer Mümin olanların kalbi tacıdır Mürşit eşiğine varan hacıdır Berk basma sabana boynum acıdır Zor edip zerveyi kırana benzer Abdal Pir Sultan'ım göğe süzüldü Sırat'ın üstünde nizam kuruldu Mümin olan gaflet gıllet yazıldı Dört kitap içinde Kur'an'a benzer
Ben de Şu Dünyaya Geldim Geleli
PSAA_0022 · S. 23–24 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Ben de şu dünyaya geldim geleli Emanetten bir don giymişe döndüm Sahibi çıktıda elimden aldı Koru yerde koyun yaymışa döndüm O yar geldi geçti geri bakmadı. Hendekler kazdırdım sular akmadı Çok yuva bekledim cücük çıkmadı Boş yuva beklemiş yoz kuşa döndüm Pir Sultan abdalım bu dünya fani Baştan başa kim sürdü bu devranı Yarin bir çift sözü üşüttü beni Yüce dağ başında donmuşa döndüm
Ben De Şu Dünyaya Geldim Giderim
PSAA_0023 · S. 24–25 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Ben de şu dünyaya geldim giderim Kalsın benim davam divana kalsın Muhammed Ali'dir benim vekilim Kalsın benim davam divana kalsın Yorulan yorulsun ben yorulmazam Derviş makamından ben ayrılmazam Dünya kadısından ben sorulmazam Kalsın benim davam divana kalsın Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı O da kulu gibi zulüm ede mi Orda söyletirler bir bir adamı Kalsın benim davam divana kalsın Mümin müslim düşürür de cem olur Anda sınık yaralara em olur Kara taş erir de safi mum olur Kalsın benim davam divana kalsın Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır Gitti adil beyler kalan avamdır Muhammed divanı ulu divandır Kalsın benim davam divana kalsın
Benden Selam Söyle O Güzel Şaha
PSAA_0024 · S. 25–26 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Benden selam söyle o güzel şaha Kurduğu yollara gitmiyor talip Herkes kendisine bir yol sürüyor Mürşit buyruğunu tutmuyor talip İçeri girilen ikrar hak diyor Dışarı çıkılan ikrar yok diyor Senden gayrı bana mürşit çok diyor Verdiği ikrardan dönüyor talip Yolum uğrar ise söylerim sözün Varsın doğru yola gitmesin talip Sen mürşitlik hakkın ifa eylersen Günahı boynuna tutmasın talip Pir Sultan Abdal'ım ben bir biçare Boynunu de eğip durmuyor dara Gönüle de düştü bir sınık yara İnliye inliye geliyor talip
Bin Cefalar Etsen Almam Üstüme
PSAA_0025 · S. 26–27 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Bin cefâlar etsen almam üstüme Gayet şirin geldi dillerin dostum Varıp yad ellere meyil verirsen Kış ola bağlana yolların dostum İlâhi onmaya yardan ayıran Bahçede bülbüller ötüyor uyan Kula gölge olsa Allah’a ayan Senden ayrılalı gülmedim dostum Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermişler Bu şirin canıma nasıl kıymışlar İster isem dünya malın vermişler Sensiz dünya malın neylerim dostum
Bir Çocuk Da Anasından Doğunca
PSAA_0026 · S. 27–28 · 39 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir çocuk da anasından doğunca Bedenini pişirmeye tuz ister Üryan büryan ortalıkta kalınca Setirini örtünmeye bez ister Konla sudan gelir anın gıdası Nasibini veren Barı Huda'sı Beşiklere beler onun anası Akşam sabah emzirmeye yüz ister Bir yaşında ürüm ürüm ürünür İkisinde sürüm sürüm sürünür Üç yaşında adım adım yürünür Dört yaşında söylemeye söz ister Beş yaşında dili civan sevişir Altısında uşağınan döğüşür Yedisinde dişlerini değişir Sekizinde her gediğin düz ister Dokuzunda olur bir tosun maya Onunda da benzer kaşları yaya Onbirinde başı girer sevdaya Onbeşinde ala gözlü kız ister Yirmisinde akıl baştan savrulur Otuzunda vursa dağa devrilir Kırk yaşında akıl başa çevrilir Ellisinde avın olmış baz ister Altmışında iner bir merdivenden Yetmişinde binse düşer duvardan Sekseninde su getirmez pınardan Doksanında döşeğini düz ister Pir Sultan Abdal bu söz hepimize Tonus girinceye belki de yaza Yüz yaşında ölümünü gözede Zemheriyi çıkarmaya yaz ister
Bir Gece Muhammet
PSAA_0027 · S. 28–29 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir gece Muhammet evde yatarken Üç melek geldi de nida getirdi Selman'ın şeklinde bir oğlan girdi Ne güzel izzetle sala getirdi Muhammet oğlana yerini verdi Geçti oğlan seccadeye oturdu Cebrail oğlandan nişan istedi Zühre yıldızını alna getirdi Bu oğlanın Ali olduğun bildiler Aman mürvet deyü dara durdular Özlerinden hayli sitem sordular Cebrail Cennet'ten elma getirdi Getirip elmayı terceman verdi Şah eline alıp dört pare kıldı Bir paresin Şah'ım nuş edip kandı Üçünü melekler Hakk'a götürdü Bak Bari Taala hoş nazar kıldı Yed'iklim çar köşe Ali'ye verdi Biri Düldül biri Zülfikar oldu Fatma da Kanber'i ana götürdü Pir Sultan'ım eydür gitti gelenler Arayrp özünde gevher bulanlar Muhammet Ali'yle arşa duranlar Cümle melekleri ceme götürdü
Bir Güzelin Aşığıyım
PSAA_0028 · S. 29–30 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir güzelin aşığıyım erenler Onun için taşa tutar el beni Gündüz hayalimde gece düşümde Kumdan kuma savuruyor yel beni Al gül olsam al gerdana takılsam Kemer olsam ince bele sarılsam Köle olsam pazarlarda satılsam Yarim deyi al sinene sar beni Abdal Pir Sultan'ım gamzeler oktur Hezaran sinemde yaralar çoktur Benim senden özge sevdiğim yoktur İnanmazsan git Allah'a sor beni
Bir Kişi Özünde İkilik Olsa
PSAA_0029 · S. 30–31 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir kişi özünde ikilik olsa Hakk'ın didarını görmez billahi Hor bakarsa evliyanın yoluna Eli bir gerçeğe ermez billahi Cihanı seyahat edip gezerse Doksan bin kelamı okur yazarsa Bir mümin yezide kuşak çözerse Derdine dermanı bulmaz billahi Eli ile komadığın alırsa Yalan söyler Hakk'a asi olursa Tövbe etmez günah gümrah olursa Cehennem oduna yanar billahi Bir mümin yezide kızını verse Anası babası ilayık görse Yüz bin kere başı secdeye varsa Hak da günahından geçmez billahi Bir mümin yezidin yüzüne baksa Gayet gökçek olsa şol meyli aksa Ol müslim bacıdan zürriyet doğsa Arsız meydanında kalır billahi Pir Sultan'ım der ki Hakk'ın emrini Koyuverse bir kişi avradını Mümin olan bilir bunun dadını Yedi başlı hınzır olur billahi
Bir Nefescik Söyliyeyim
PSAA_0030 · S. 31–32 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir nefescik söyliyeyim Dinlemezsen neyliyeyim Aşk deryasın boylayayım Ummana dalmağa geldim Ban Hak ile oldum aşna Gönlümüzde yoktur nesne Pervaneyim ateşine Oduna yanmağa geldim Aşk harmanında savruldum Hem elendim hem yuğruldum Kazana girdim kavruldum Meydana yetmeğe geldim Ben Hakk'ın edna kuluyum Kem damarlardan beriyim Ayn-ı cemin bülbülüyüm Meydana ötmeğe geldim Pir Sultan'ım der gözümde Hiç hata yoktur sözümde Eksiklik kendi özümde Darına durmağa geldim
Bir Seferim Vardır
PSAA_0031 · S. 32–33 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir seferim vardır Urum üstüne Yüce dağ başında eri gözlerim Al elimi kaldır kırklar yediler Bir himmeti keskin piri gözlerim Bismillah dedim de girdim helale Gözüm açıp baktım bir hub cemale Sıdk ile çağırdım ceddim celale Eriş Hızır Nebi carı gözlerim Kuduretten yanar şem'a ışığı Mevla'm Hak diyenin üğrür beşiği Din serveri Muhammed'in eşiği Halil'e yapılan şarı gözlerim Keskin Zülfikar'la Ali gazada Umarım inayet ede bize de Bağdat'ta Mansur'un canı cezada Kemendim boynumda darı gözlerim Pir Sultan Abdal'ım sır Ali sırrı Sırat'ı geçenin Cennet'tir yeri Veyselkara Hint'ten Yemen'den beri Muhammet Ali'de nuru gözlerim
Bir Sen İç
PSAA_0032 · S. 33–34 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Güzel şahtan bana bir dolu geldi Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver Kavlim sultan Kızıl Veli'den geldi Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver Payım gelir erenlerin payından On İki İmam nesli Ali soyundan Selman'ın içtiği üzüm suyundan Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver Beline kuşanmış nurdan bir kemer Aşkın dolusunu içenler kanar Herkes sevdiğine bir dolu sunar Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver Pir Sultan'ım hamı hası seçerim Hak okurum aşk kitabın açarım Yar elinden ağu gelse içerim Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver
Biri Sabır Biri Şükür Bir Dua
PSAA_0033 · S. 34–35 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Muhammed'in üç beni var yüzünde Biri sabır biri şükür bir dua Kudret ile yanar anın çırağı Biri sabır biri şükür bir dua Şükür imiş her işleri bitiren Mümin kulu rahmetine yetiren Sabır imiş şu dünyayı götüren Biri sabır biri şükür bir dua Sabır imiş şu dünyanın temeli Verdiği nasibe şükür demeli İsteyen kullara hayır ameli Biri sabır biri şükür bir dua Sabr edelim gönül ne gelir elden Sabırlı kulunu sevmez mi sultan Yusuf'u kurtardı kuyudan gölden Biri sabır biri şükür bir dua Pir Sultan Abdal'ım gönlüme giren Suçluyu suçsuzu bakmadan gören İsteyen kulların muradın veren Biri sabır biri şükür bir dua
Biz Muhammet Ali Diyenlerdeniz
PSAA_0034 · S. 35–36 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Ey yezit bizlerde kıl ü kal olmaz Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Tarikat ehline mezhep sorulmaz Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Eğnimize kırmızılar giyeriz Halimizce her manadan duyarız İmam Cafer mezhebine uyarız Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Her kimin çerağın yoksa Hak yakar Mümin olanları katara çeker Aslımız on iki imama çıkar Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Muhammet Ali'dir kırkların başı Anı sevmeyenin nic'olur işi Atalım yezide laneti taşı Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Biz tüccar değiliz alıp satmayız Erkandır yolumuz yoldan sapmayız Karnımız geniştir biz kin tutmayız Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Baharda açılır gonca gülümüz Ol dergaha doğru gider yolumuz On iki imamı okur dilimiz Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Pir Sultan'ım eyder erenler gani Evveli Muhammet ahiri Ali Anlardan öğrendik erkanı yolu Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
Bizden Selam Olsun Sofu Canlara
PSAA_0035 · S. 36–37 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Bizden selam olsun sofu canlara Vücudun şehrini yuyanlar gelsin Yedi kat göklerin yedi kat yerin Kudret binasını kuranlar gelsin Sofu dedikleri bir kolay iştir Erenlerin gördüğü bir engin düstür Eti yok kanı yok bir uçar kuştur O kuşsun adını bılenler gelsın Pırim sorarsan Ali`dir Ali Altından çakılmış Düldül`ün nalı Kim sürdğ kuyuda kırk arşın yolu Bu yolun erkanın bılenler gelsin Pir Sultan`ım eydür özüm didarda Saklayalım Hakk katında nazarda Çıkmadı can kazılmadık mezarda O canın namazın kılanlar gelsin
Bize De Banaz'da Pir Sultan Derler
PSAA_0036 · S. 37–38 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Bize de Banaz'da Pir Sultan derler Bizi de kem kişi bellemesinler Paşa hademine tembih eylesin Kolum çekip elim bağlamasınlar Hüseyin Gazi Sultan binsin atına Dayanılmaz çarh-ı felek zatına Bizden selâm söylen ev külfetine Çıkıp ele karşı ağlamasınlar Ala gözlüm zülfün kelep eylesin Döksün mah yüzüne nikap eylesin Ali Baba Hak'tan dilek dilesin Bizi dâr dibinde eğlemesinler Ali Baba eğer söze uyarsa Emir Hüdâ'nındır, beyler kıyarsa Ala gözlü yavrularım duyarsa Alı çözüp kara bağlamasınlar Surum işlemedi, kaddim büküldü Beyaz vücudumun bendi söküldü Önüm sıra kırklar, pirler çekildi Daha beyler bizi dillemesinler Pir Sultan Abdal'ım coşkun akarım Akar akar dost yoluna bakarım Pirim aldım seyrangâha çıkarım Daha Yıldız Dağı'n yaylamasınlar
Bizim İçtiğimiz Dolu
PSAA_0037 · S. 38–39 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Bizim içtiğimiz dolu Doluların dolusudur Ela gözlü mestaneler Şah Ali'nin kuzusudur Ol Şahtan gelen gaziler Gönül mürşidin arzular Bu gün de bayramdır bize Her gün de bayramdır bize Hak bize nasibin verdi Lokmanların hasın verdi Yezid'e cevr-ü cefasın Mümine safasın verdi Alçacık yemiş dalı Altında yeşil halı Ver muradımı benim Ya Muhammet ya Ali Yezitler aralandı ya Müminler sıralandı ya On iki imam, Şah Ali Bu yolda paralandı ya Kırmızı geyen gelsin Yezid'i kıran gelsin On sekiz bin alemin Nasibin veren gelsin Pir Sultan'ım der gaziler Yazıldı nurdan yazılar Durdu analı kuzular Mürşit de pirin arzular
Boz Atlı Hızır
PSAA_0038 · S. 39–40 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir yavru yolladım gurbet ellere Emaneti sana boz atlı Hızır Seni bekçilerler nice ellere Emaneti sana boz atlı Hızır Nice günler gördüm bahtı karalı Nice günler gördüm dertli çareli Bir yavru yolladım yürek yaralı Emaneti sana boz atlı Hızır Hak'tan bize bizden halka zulüm yok İmanım var vadesize ölüm yok Senden başka kanadım yok kolum yok Emaneti sana boz atlı Hızır Pir Sultan Abdal’ım böyle m'olacak Beklerim yolların yavrum gelecek Analı babalı murad alacak Emaneti sana boz atlı Hızır
Bu Dünyanın Evvelini Sorarsan
PSAA_0039 · S. 40–41 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bu dünyanın evvelini sorarsan Allah bir Muhammet Ali'dir Ali Sen bu yolun sahibini ararsan Allah bir Muhammet Ali'dir Ali Tahtını terketti İbrahim Edhem Süleyman Nebi'ye verildi hatem Her kulun alnına yazıldı sitem Kişinin çektiği yoludur yolu Erenler öldürür yoldan şaşanı İhlas ile kaldırırlar düşeni Tarikatta her kişinin nişanı Erenler katında bellidir belli Erenler elinden dolu içildi Ol saatte kıl-ü kalden geçildi Firdevs-i alada güller açıldı Cennet-i alanın gülüdür gülü Pir Sultan Abdal'ım ummana daldı Yenemedi kendin engine saldı Hak-i payınıza yüz süre geldi Erenlerin kemter kuludur kulu
Bu Yıl Bu Dağların Karı Erimez
PSAA_0040 · S. 41–42 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Bu yıl bu dağların karı erimez Eser bâd-ı sabâ yel bozuk bozuk Türkmen kalkıp yaylasına yürümez Yıkılmış aşiret il bozuk bozuk Kızılırmak gibi çağladım aktım El vurdum göğsümün bendini yıktım Gül yüzlü cerenin bağına çıktım Girdim bahçesine gül bozuk bozuk Elim tutmaz güllerini dermeye Dilim tutmaz hasta hâlin sormaya Dört cevabın mânasını vermeye Sazım düzen tutmaz tel bozuk bozuk Pir Sultan'ım yaratıldım kul diye Zalim paşa elinden mi öl diye Dostum beni ısmarlamış gel diye Gideceğim amma yol bozuk bozuk
Bugün Yardan Haber Geldi
PSAA_0041 · S. 42–43 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bugün Yardan Haber Geldi Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan Eğildim Bir Buse Aldım Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan Güzel Olanı Severler Yanağından Gül Dererler Kulakta Mengiç Küpeler Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan Baş Koydum Yarin Dizine Uykular Girmez Gözüme Ağ Ellerin Sür Yüzüme Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan Şekerden Şerbet Ezerler İnce Tülbentten Süzerler Dört Yanım Almış Güzeller Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan Pir Sultanım Gel Yanıma Seni Sarayım Canıma Dola Kolların Boynuma Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Bülbül Gibi Zar Eylesem
PSAA_0042 · S. 43–44 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Takdir-i İlahi budur nasibim Az vermiştir çok istemem çare ne Bu kadar nasibim budur kisibim Bülbül gibi zar eylesem çare ne Düşmanımın yaraları azmaya Dostumun hayrını şerre yazmaya Bu dünyada melül mahzun gezmeye Mahlukattan ar eylesem çare ne Bakmaz mısın viran olmuş bendime Halim malum olsun ol efendime Hançer alsam hamle kılsam kendime Kendi kendim paralasam çare ne Gam kasavet yuva yaptı sineme Kahır gömleğini eğnime Perişanlık düştü viran göynüme Türlü türlü aşk bağlasam çare ne Pir Sultan Abdal'ım çekerim çoktan Ya İlahi bizi kurtar tutsaktan Bu derdin dermanın isterim Hak'tan Halka halim arz eylesem çare ne
Bülbül Olsam Varsam Gelsem
PSAA_0043 · S. 44–45 · 44 Zeilen · noch nicht analysiert
Bülbül olsam varsam gelsem Hakk`ın dıvanına dursam Ben bir yanıl alma olsam Dalında bitsem ne dersin? Sen bir yanıl alma olsan Dalımda bitmeye gelsen Ben bir gümüş çövgen olsam Çeksem indirsem ne dersin? Sen bir gümüs çövgen olsan Çekip indirmeye gelsen Ben bir avuç darı olsam Yere saçılsam ne dersin? Sen bir avuç darı olsan Yere saçılmaya gelsen Ben bir güzel keklik olsam Bir bir toplasam ne dersin? Sen bir güzel keklik olsan Bir bir toplamaya gelsen Ben bir yavru şahan olsam Kapsam kaldırsam ne dersin? Sen bir sulusepken olsan Kanadım kırmaya gelsen Ben bir deli poyraz olsam Tepsem dağıtsam ne dersın? Sen bir delı poyraz olsan Yoluma yatmaya gelsen Ben bir Azrail olsam Canın alsam ne dersin? Sen bir Azrail olsan Canımı almaya gelsen Ben bir cennetlik kul olsam Cennete girsem ne dersin? Sen bir cennetlik kul olsan Cennete girmeye gelsen Pir Sultan Üstadın bulsan Bilece girsek ne dersin?
Can Dediler
PSAA_0044 · S. 45–46 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Kırklar ile yedik içtik Kaynayıp sellere coştuk Baş koyup niyaz eyledik Geç otur meydan dediler Can dediler pir dediler Geç otur meydan dediler Yolumuz sevgi yoludur Sen de serin koy dediler Pir Sultanım kanım katlim Gönlümü gönlüne kattım Yüzelli yıl ölü yattım Daha sağsın can dediler
Çalan Murtaza Ali'dir
PSAA_0045 · S. 46–47 · 39 Zeilen · noch nicht analysiert
Gafil olman hey erenler Gelen Murtaza Ali'dir Yezid'e batın kılıcın Çalan Murtaza Ali'dir Alçağa tutmuş yüzünü Hakk'a bağlamış özünü Kırklar ile bir üzümü Yiyen Murtaza Ali'dir Turnaya vermiş sesini Aşıklar tutsun yasını Hem önünce devesini Yeden Murtaza Ali'dir Ali'dir Allah'ın dostu Hü dedi Zülfikar kesti Selman'a sünbüllü desti Veren Murtaza Ali'dir Gülün bağlar deste deste Bağlar da gönderir dosta Mihmandan bir dolu iste Sunan Murtaza Ali'dir Derildi çıktı havaya İndi döşendi ovaya Güvercin donda kayaya Konan Murtaza Ali'dir Gülün bağlar baka baka Bağlar da gönderir Hakk'a Ejderhayı iki şakka Bölen Murtaza Ali'dir Dost bağında kızıl alma Gül rengi sararıp solma Pir Sultan'ım gafil olma Gelen Murtaza Ali'dir
Çeke Çeke (Seversen Ali'yi)
PSAA_0046 · S. 47–48 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Çeke Çeke Ben Bu Dertten Ölürüm Seversen Ali’yi Değme Yarama Ali’nin Yoluna Serim Veririm Seversen Ali’yi Değme Yareme Ali'nin Yaresi Yar Yaresidir Buna Merhem Olmaz Dil Yarasıdır Ali'yi Sevmeyen Hakk'ın Nesidir Seversen Ali'yi Değme Yareme Bu Yurt Senin Değil Konar Göçersin Ali’nin Dolusun Bir Gün İçersin Körpe Kuzulardan Nasıl Geçersin Seversen Ali’yi Değme Yareme Ilgıt Ilgıt Oldu Akıyor Kanım Pir Yoluna Kurban Verilir Serim Benim Derdim Bana Yeter Efendim Seversen Ali’yi Değme Yareme Pir Sultan Abdal'ım Deftere Yazar Hilebaz Yarinle Olur Mu Pazar Pir Melhem Çalmazsa Yaralar Azar Seversen Ali’yi Değme Yareme
Çektiğim Cevr-ü Cefayı
PSAA_0047 · S. 48–49 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Çektiğim cevr-ü cefayı Çekerim senden ötürü İkrar iman bir olunca Sen de çek benden ötürü İkrar imanı güderim Sensiz alemi niderim İşte geldim, uş giderim Bir tatlı dilden ötürü Severim tatlı dilleri Koklarım gonca gülleri Sararım ince belleri Gittiğim yoldan ötürü Bana ne kıyak bakarsın Sinemi oda yakarsın Bana ne sitem edersin İkrarsız elden ötürü Ferhat Şirin'ine tapar Külüngün havaya atar Başını altına tutar Can verir candan ötürü Mümin olan Hakk'a tapar Münafıklar yoldan sapar Arka vermiş dağı çeker Ferhat Şirin'den ötürü Pir Sultan'ım deme yalan Etme imanına talan Bu dünyada gerçek olan Ser verir sırdan ötürü
Çevrilir (Hak Yarattı)
PSAA_0048 · S. 49–50 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Hak yarattı Muhammet'i nurundan İnsan olan gelir nura çevrilir Çark kurulmuş dolap daim dönmede Mansur olan gelir dara çevrilir Bir sürçmede at ayağı kesilmez Bir suç ile ademoğlu asılmaz Erenler bir yol kurmuştur basılmaz Yol ehli kaniyse yola çevrilir Gümanlı gönülde pir mi eğlenir Cennet taşrasında hur mu eğlenir Balsız petekte arı mı eğlenir Arı kane ise bala çevrilir Erenler evinde kem söz söylenmez Cennet derununda huri gizlenmez Balsız peteksiz arı eğlenmez Arı olanda bahara çevrilir Başlı sular daim alçağa akar Pervane kendini odlara yakar Serçe kane ise aslına çeker Bülbül olan gelir güle çevrilir Pir Sultan Abdal'ım yatar hastadır Elinde gülleri deste destedir İnsanoğlu bir acayip nesnedir Muhabbetle tatlı dile çevrilir
Çoktan Beri Yollarını Gözlerim
PSAA_0049 · S. 50–51 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Çoktan beri yollarını gözlerim Hatırım sormaya yar sen mi geldin Gönlümün yemişi bağı bostanı Ayva ile turunç nar sen mi geldin Gelip şu yanımda oturan mısın Serimi sevdaya yetiren misin Ağır yüklerimi götüren misin Katar maya ile dür sen mi geldin Yüzünde benlerin hindidir hindi Bilmem melek midir arştan mı indi Bir su ver içeyim yüreğim yandı Ağustos ayında kar sen mi geldin Bülbüller ötüyor hüsnün bağında İntizarım kaldı göğsün ağında Elim kelepçede cellat önünde Derdimin dermanı car sen mi geldin Ol nesl-i Adem'in belinden misin Gülşen bahçesinin gülünden misin Firdevs-i Ala'nın ilinden misin Cennet-i Ala'dan hur sen mi geldin Pir Sultan Abdal'ım sen seni döşür Yarin sevdaları sere ulaşır Türlü libasları giyer kuşanır Çarşılar bezenmiş al sen mi geldin
Dağlar
PSAA_0050 · S. 51–52 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Ey benim divane gönlüm Dağlara düştüm yalınız Bu cefayı kendi özüm Pek mail gördüm yalınız Dağlar var dağlardan yüce Dağmı dayanır bu güce Derdimi üç gün üç gece Söylerim bitmez yalınız Şah'ın ayağına varsam Hayırlı gülbengin alsam Kızılırmağa gark olsam Çağlasam aksam yalınız Pir Sultanım ey erenler Erine niyaz edenler Üçler, kırklar, yediler Mürvete geldim yalınız
Dediler Bir Suna Aştı
PSAA_0051 · S. 52–53 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Hacı Bektaş tekkesinin dışından Dediler bir suna aştı yalınız Ayırmışlar yareninden eşinden Dediler bir suna aştı yalınız Eşinden ayrıldı Bektaş'a vardı Kuru göllerde çok savaşlar kıldı Ayrılık haberin Mucur'dan aldı Dediler bir suna aştı yalınız Geçti m'ola Kızılırmak boyunca Çeken bilir ayrılığın doyunca Ayırmışlar on'ki imam soyunca Dediler bir suna aştı yalınız Aştı m'ola Kırlangıc'ın belini Avcı rast gelirse yolar telini Arzulamış gider dostun ilini Dediler bir suna aştı yalınız Pir Sultan Abdal'ım gönlümüz paslı Dudu kumru gibi kafeste besli Hünkar Hacı Bektaş Veli'dir nesli Dediler bir suna aştı yalınız
Deli Gönül
PSAA_0052 · S. 53–54 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir su bir gölde çok durursa kokar Azar azar çağla ak deli gönül Bulanık akma ki içmezler seni Çeşmenin gözünden çık deli gönül Ateş gibi birden parlayıp yanma Yanıp yanıp çevre yanın yandırma Kah karanlık kah aydınlık görünme Meydanda mum gibi yan deli gönül Kaba rüzgar gibi boşa dolaşma Çalıya çırpıya değip ileşme Toz toz olup topraklara karışma Harman yeli gibi es deli gönül Kara toprak gibi sakin ol otur Hak'tan ne gelirse kabul et getir Bahar aylarının yemişin bitir Herkese gönlünce ver deli gönül Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktır Gaziler sözümün hatası yoktur Aşıkın maşuktan dönmesi çoktur Pirin eşiğine düş deli gönül
Deli Gönül İnil İnil inleme
PSAA_0053 · S. 54–55 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Deli gönül inil inil inleme Kadir mevlam hasretime sal beni Viranlıkta görsen baykuş sanırsın Bir huma kuşuyum sen de bil beni Ulu bezirganım kumaş satarım Gökyüzünden uçan kuşu tutarım Yetmiş iki dilden bilir öterim Anın için fark edemez el beni Ak pınarın boz bulanık seliyim Ol sebepten aklım yoktur deliyim Naci derler dört güruhun biriyim Ararsan hak divanında bul beni Gider idim ben de kendi işime Aşkın doluları yağdı başıma Ağu kattı benim tatlı aşıma Ummanlara gark eyledi sel beni Pir Sultan'ım ırak yoldan gelirsin Gevherin kıymetini nerden bilirsin Eksikliğim çoktur sen de bilirsin Eksiklikle kabul eyle gel beni
Derdim Çoktur
PSAA_0054 · S. 55–56 · 27 Zeilen · noch nicht analysiert
Derdim çoktur hangisine yanayım Yine tazalendi yürek yarası Ben bu derde kande derman bulayım Meğer Şah elinden ola çaresi Efendim efendim benim efendim Benim bu derdime derman efendim Türlü donlar giyer gülden naziktir Bülbül cevreyleme güle yazıktır Çok hasretlik çektim bağrım eziktir Güle güle gelir canlar paresi Benim uzun boylu servi çınarım Yüreğime bir od düştü yanarım Kıblem sensin yüzüm sana dönerim Mihrabımdır kaşlarının arası Didar ile muhabbete doyulmaz Muhabbetten kaçan insan sayılmaz Münkir üflemekle çırağ söyünmez Tutuşunca yanar aşkın çırası Pir Sultan'ım katı yüksek uçarsın Selamsız sabahsız gelir geeçersin Dilber muhabbetten niçin kaçarsın Böyle midir ilimizin töresi
Dereyi Aşağı Gelir Kurdizi
PSAA_0055 · S. 56–57 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Dereyi aşağı gelir kurdizi Aç kurdun ağzında bir körpe kuzu Mevlayı seversen ağlatma bizi Meleme koyunum vazgel kuzundan Koyun sen kuzunu kuzulamadın mı Sağında solunda gizlemedin mi Aç kurt gelir deyi gözlemedin mi Meleme koyunum vazgel kuzundan Yüreğimin ince sızısı mısın Alnımızın kara yazısı mısın Abdal Pir Sultan’ ın kuzusu musun Meleme koyunum vazgel kuzundan
Dert Beni
PSAA_0056 · S. 57–58 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
alçakta yüksekte yatan erenler yetişin imdada aldı dert beni başım alıp hangi yere gideyim gittiğim yerlerde buldu dert beni oturup benimle ibadet kıldı yalan söyledi de yüzüme güldü yalın kılıç oldu üstüme geldi çaldı bölük bölük böldü dert beni pir sultan abdal'ım gönül hastadır kimseye diyemem gönlüm yastadır bilmem deli oldu bilmem hastadır şöyle bir sevdaya saldı dert beni
Diken Arasında Bir Gül Açıldı
PSAA_0057 · S. 58–59 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Diken arasında bir gül açıldı Bülbülüm bahçene ötmeğe geldim Bezirganım yüküm gevher satarım Ali pazarına dökmeğe geldim Baç'ım vermeyince yüküm satılmaz Gevherin hasına hile katılmaz İnkar toru ile şahin tutulmaz Bir gerçek tor'una düşmeğe geldim Ben bend oldum şu meydana atıldım İkrar verdim ikrarıma tutuldum İbtida taliptim pire katıldım Pirin eteğini tutmağa geldim Pir Sultan Abdal'ım yüreğim döğün İmamlar rengine boyandım bugün İrehber pişirir talibin çiğin Ahiri bu imiş pişmeğe geldim
Dinle Sana Bir Nasihat Edeyim
PSAA_0058 · S. 59–60 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Dinle Sana Bir Nasihat Edeyim Hatırdan Gönülden Geçici Olma Yiğidin Başına Bir Hal Gelirse Bunu Ellere Açıcı Olma Mecliste Arif Ol Kelamı Dinle El İki Söylerse Sen De Bir Söyle Elinden Geldikçe Sen İyilik Eyle Hatıra Dokunup Yıkıcı Olma El Ariftir Yoklar Senin Fendini Dağıtırlar Tuzağını Bendini Alçaklarda Otur Gözet Kendini Kat-i Yükseklerden Uçucu Olma Pir Sultan Abdalım Sözüm Başarır Aşkın Deryasını Boydan Aşırır Seni Bir Mecliste Hacil Düşürür Kötülerle Konuş Gocucu Olma
Dostlar Bizi Safa İle Gönderin
PSAA_0059 · S. 60–61 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Geldim gider oldum illerinize Dostlar bizi safa ile gönderin Doyamadım tatlı dillerinize Dostlar bizi safa ile gönderin Şöyle bir güzelden ahd alamadım Bir ahdine bütün yar bulamadım Bir daha ya geldim ya gelemedim Dostlar bizi safa ile gönderin Himmet eylen şu dağları aşalım Pir aşkına kaynaşalım coşalım Gelin birer birer helallaşalım Dostlar bizi safa ile gönderin Çıkalım yaylaya inelim düze Himmet eylen yaran ahbaplar bize Bir selam göndersem gelir mi size Dostlar bizi safa ile gönderin Pir Sultan Abdal'ım Hakk'a yakındır Edebi erkanı hemen takın dur Ölüm uzak derler hemen yakındır Dostlar bizi safa ile gönderin
Dostun Bahçesine Bir Hoyrat Girmis
PSAA_0060 · S. 61–62 · 33 Zeilen · noch nicht analysiert
Dostun bahçesine bir hoyrat girmis Korudur hey benli dilber korudur Gülünü dererken dalını kırmış Kurutur hey benli dilber kurutur Şu meydanda serilidir postumuz (*) Çok şükür Mevlâ'ya gördük dostumuz Bir gün kara toprak bürür üstümüz Çürütür hey benli dilber çürütür Kendisi okur da kendisi yazar Hak hilâl kaşına eylemiş nazar Senin akranların cennette gezer Hürüdür hey benli dilber hürüdür Hangi dinde isen ona tapayım Yarın mahşer günü bile kopayım Eğil bir yol ak gerdandan öpeyim Beri dur hey benli dilber beri dur Dervişe n'olursa kendi tacından(*) Irakibe ölüm yâre geçinden Benzimin sarısı senin ucundan Sarıdır hey benli dilber sarıdır Pîr Sultan Abdal'ım başından başlar İyisini yer de kemini taşlar Bin çiçekten bir kovana bal işler Arıdır hey benli dilber arıdır (*) Post: Alevî Bektasî törenlerinin yapıldığı meydanda (odada) tarikat ulularının onikisinin makamı sayılan oniki post. (*) Taç : Dervislerin giydigi başlık
Döndün Mü Benden Yüzü Dönesi
PSAA_0061 · S. 62–63 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Döndün mü benden yüzü dönesi Verdiğin ikrara saldım ben seni İkrarı boynuna kement olası Verdiğin ikrara saldım ben seni Zemheride yağan karlar erimez Aşk atına binen gönül farımaz İkrar birdir iki yere verilmez Verdiğin ikrara saldım ben seni İkrar verdim ikrarıma güderim İkrarsız dilberi ya ben n'iderim Varıp bir ikrarlıya şefaat ederim Verdiğin ikrara saldım ben seni İkrar verir ikrarından dönücü Arayıp da kendi gibisin bulucu Bak sonunda gelsin hakkın kılıcı Verdiğin ikrara saldım ben seni Uzun yaylana da çıkmayım derdim Soğuk sularını içmeyeim derdim Serden geçip senden geçmeyim derdim Verdiğin ikrara saldım ben seni Pir Sultan Abdal'ım ahirim aman Münkirin göynünden gitmesin güman Şefaat etmesin o ahir zaman Verdiğin ikrara saldım ben seni
Dönen Dönsün
PSAA_0062 · S. 63–64 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Koyun beni hak aşkına yanayım Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayım Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Kadılar müftüler fetva yazarsa İşte kement işte boynum asarsa İşte hançer işte başım keserse Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Bir gün mahşer olur divan kurulur Suçlu suçsuz varsa orda bulunur Piri olmayanlar anda bilinir Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan PİR SULTAN'ım arşa çıkar ünümüz O da bizim ulumuzdur pirimiz Hakka teslim olsun garip canımız Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Durmaz Yezit Oklar Bizi
PSAA_0063 · S. 64–65 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Geldik darına duşlandık İrehbere bağışlandık Bir aşıyla aşılandık Durmaz Yezit oklar bizi Gönül bir ulu şehirdir Rızasız lokma zehirdir Talib yiyemez haklar bizi Hak iyesi haklar bizi Tarikattadır elimiz Hakikattadır yurdumuz Hak'la olunca virdimiz Her kazadan saklar bizi Meydana meydan güzarım Hak olan yere nazarım Gaibde sırda gezerim Göremesin çoklar bizi Pir Sultan talib devirir Mervanın külün savurur Yedi kat barü çevirir Ali anda saklar bizi
Duysun Canlar Deyü Bizi Asarlar
PSAA_0064 · S. 65–66 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yeşil başlı ördek göllere uçtu Duysun canlar deyü bizi asarlar Bir taş oynamasın yerli yerinden Duysun canlar deyü bizi asarlar Çıkardılar ağ bedenden atmaya Şimdi indirdiler yine dahmeye Kanrıldım çevrildim baktım zahmaya Duysun canlar deyü bizi asarlar Varlığın çevresi dopdolu incir Severim demeye canım zarıncır Elimde kelepçe boynumda zincir Duysun canlar deyü bizi asarlar İlimi sorarsan köyümdür Banaz Dilerim onmasın ol karılı Sivas Bir ben ölmeyinen alem yıkılmaz Duysun canlar deyü bizi asarlar Pir Sultan Abdal'ım kaddim büküldü Gözümün gevheri yere döküldü Kendir kement boğazıma takıldı Duysun canlar deyü bizi asarlar
Dünya Benim Diye Göğsünü Germe
PSAA_0065 · S. 66–67 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Dünya benim diye göğsünü germe Dünya kadar malın olsa ne fayda Söyleyen dillerin söylemez olur. Bülbül gibi dilin olsa ne fayda Kurtulamazsın Ayrail`in elinden Bir gün olur çıkarırlar evinden Allahç`ın ismini koyma dilinden Dünya kadar pulun olsa ne fayda Sende dersin söz içinde sözüm var Çalarsın çırparsın oğlum kızım var Senin şunda üç beş arşin bezin var Bütün dünya malın olsa ne fayda Yalan söyler kov gıybetten geçmezsin Helalini haramını seçmezsin Kesilir nasibin su da içmezsin Akan çaylar senin olsa ne fayda Pir Sultan Abdal`ım çökse otursa Külli günahlarım alsa götürse Dünya benim diye çekse getirse Dünya sana baki kalmaz ne fayda
Dünyanın Üzerinde Kurulu Direk
PSAA_0066 · S. 67–68 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Dünyanın üzerinde kurulu direk Emek sayılmadan, sızlar bu yürek Bu düzeni kim kurmuş bizler de bilek Söyle canım söyle dinlesin canlar Ocağa koymuşlar köşe taşını Hak kollasın gerçeklerin işini Bir gün ağrıdırlar senin başını Söyle canım söyle dinlesin canlar Adem eker yeryüzüne ekini Ekin saklar yer altında kökünü Ayıkla gör karasını akını Söyle canım söyle dinlesin canlar Pir Sultan Abdal'ım farz eylesinler Yola gelmeyenden edilmez minnet Cümlenin muradı dünyada cennet Söyle canım söyle dinlesin canlar
Ecel Burcu
PSAA_0067 · S. 68–69 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Hak belasın versin Mülcem Oğlu'nun Hançer ile kanın saçtı Ali'nin Terk eyledi Bağdat gibi şarını Ecel burcu boynun büktü Ali'nin Ali'm çeker idi dünya firkatın Cümle kullarını alırdı satın Fatma Ana ile Şehriban Hatun Libasın üstüne döktü Ali'nin Ali'm ah eyledi eridi sızdı Kanber de bu işte ayrılık sezdi Oğlu İmam Hasan tabutu düzdü Tabutu misk anber koktu Ali'nin Bir nur doğdu Muhammed'in veçhinde Zülfikar oynadı Çin ü Maçin'de Doksan bin evliya sancak içinde Gözleri kan ile doldu Ali'nin Pir Sultan Abdal'ım sever hazırı İstemişler Üveys ile Hızır'ı Yükletmişler Ab-ı Zemzem çadırı Deve kapısına çöktü Ali'nin
Eğer Dost Irmağın
PSAA_0068 · S. 69–70 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Eğer dost ırmağın gözün ararsan Serçeşme'den gelir suyun durusu Ali Muhammet'tir Muhammet Ali İkisi de bir elmanın yarısı Ali'm engür ezdi kırklar da içti Kırkı da mest oldu kendinden geçti Muhabbetin kapısını kim açtı Cümlesi de bir ikrarın çerisi Ali'm yola gider menzili keser Sofi nerde olsa yalanı basar Bir kale yaptırmış on iki hisar Sor nedendir duvarının örüsü Dört kapısı vardır kırk da dükkanı Üçyüz altmış altı gevher madeni On yedi kişidir alıp satanı Cümlesinin sarrafıdır birisi O kalenin bedenine kuş konar Kanadı üstünde kandiller yanar Pir Sultan Abdal'ım secdeye iner Aşık oldum gitmez benzim sarısı
Ekeyim De Eğleneyim Bir Zaman
PSAA_0069 · S. 70–71 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Gurbet elde yad ellerin derdini Çekeyim de eğleneyim bir zaman Yaralı sineme bal ile tuzu Ekeyim de eğleneyim bir zaman Sılaya gönderdim gönül kuşunu Seyredip gidiyor dağlar başını Akıttığın gözlerimin yaşını Dökeyim de eğleneyim bir zaman Aşıp gider var mı bizim illeri Yel ırgalar zülfündeki telleri Dostlarımın göreceği yerleri Gezeyim de eğleneyim bir zaman Pir Sultan Abdal'ım Seyyit Nesimi Destan etti şu illerde sesimi Uğrun uğrun bir kenarda yasını Tutayım da eğleneyim bir zaman
Ela Gözlü Yardan Bize Gel Oldu
PSAA_0070 · S. 71–72 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Ela gözlü yardan bize gel oldu Varamam şu yerler yazlanmayınca Hiç talip kalmadı ehl-i dil oldu Gerçekler bilinmez izlenmeyince Ali'yi sevenler ayan eylemez Saklayıp sırrını beyan eylemez Erenler nutkunu nihan eylemez Muhabbet kurulup sözlenmeyince Ali'yi sevenler gönül döşürür Döşürür de aşk kazanın taşırır Her mürşit çiğ talip mi pişirir Ateş yakıp altı közlenmeyince Pir Sultan Abdal'ım demek olur mu Hercai dilbere emek olur mu Rızasız lokmasın yemek olur mu Mürşit nazarında tuzlanmayınca
Emeğin Yite Mi Dersin
PSAA_0071 · S. 72–73 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir aşkın deryasın boyla Kıyısı öte mi dersin Bir gerçeğe hizmet eyle Emeğin yite mi dersin Nadanı kondurma bağa Düşürür seni tuzağa Şekerler yedirsen sen zağa Tuti olup öte mi dersin Arifler yola giderler İrfanda sohbet ederler Nişansız yari n'ederler Can gönül kata mı dersin Bellidir kalbi boş olan Nişan verendir hoş olan Hercaiye yoldaş olan Menzile yete mi dersin Pir Sultan Abdal coşmayan Aşk küresinde pişmeyen İlkin Hakk'a ulaşmayan Sonradan yete mi dersin
Emek Çektim Bir Ev Yaptım Erenler
PSAA_0072 · S. 73–74 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Emek çektim bir ev yaptım erenler Yine bu güzele bildiremedim Bahar geldi çiçek bitti ot bitti Toprak güldü taşı güldüremedim Yüreğimde belli belli yaralar Şeytan kalbin almış gözün köreler Hakk'ın niyaz eylemeye âr eyler Eğilip bir secde kıldıramadım Hû demine bir ikrarı güdenin Tu yüzüne ikrarından dönenin Pîr Sultan'ım münafığı nâdanın Gönül aynasını sildiremedim
En İyi Dostundan Sakın Sen Seni
PSAA_0073 · S. 74–75 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir öğüdüm vardır sana söyleyem En iyi dostundan sakın sen seni Öğüdüm dinlersen manası budur En iyi dostundan sakın sen seni Gelir senin ile güler de oynar Ardınca önünce ayıbın söyler Bir vakit gelince önüne çıkar En iyi dostundan sakın sen seni Senin ile hüsnün bahçesin gezer Gönül aşk elinden satırlar yazar Ardınca önünce kuyular kazar En iyi dostundan sakın sen seni Gelir senden önce yükseğe çıkar Gözlerinden kanlı yaşını döker Ayağın kayınca urganın çeker En iyi dostundan sakın sen seni Pir Sultan Abdal'ım böyle söyledi İndi aşkın deryasını boyladı Bunu işlemeyen kula söyledi En iyi dostundan sakın sen seni
Erenler Kahretti Saldı İşkile
PSAA_0074 · S. 75–76 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Erenler kahretti saldı işkile Gönlüm şifalandı gümana geldim Ali oğlu çare eyle müşküle Sana mürvet ile amana geldim Can evinde muhabbetim azaldı Gönül aşkın deryasında yüzerdi Yarelerim sağalmışken tazeldi Gaziler derdime dermana geldim Hak'tan kula her ne gelirse haktır Erkansız işlere ırızam yoktur Erenlerin lutfu keremi çoktur Yarem sızıladı imana geldim Himmet edin erler bir dahi yetem Kalbimden şekkile şüphemi atam Zat-ı sıfat olam bir dilden ötem Bir desti tutmaya damana geldim Pir Sultan Abdal'ım gör bize n'oldu Ali'nin gülbengi bize zulm oldu Muhabbet yurduna vesvese doldu Sen bir padişahsın demana geldim
Erenlere Eş Olayım
PSAA_0075 · S. 76–77 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Erenlere eş olayım Bu yola yoldaş olayım İçeyim sarhoş olayım Aymak elinden gelir mi Alna yazılmış yazıyı Besili körpe kuzuyu Hakk'ın yazdığı yazıyı Bozmak elinden gelir mi Dere tepe dümdüz olur Gece geçip gündüz olur Gökte kaç bin yıldız olur Saymak elinden gelir mi Pir Sultan'ım der Hatayi Dilimiz söyler hatayı Pişmedik çiğ yumurtayı Soymak elinden gelir mi
Erler Himmet Edin
PSAA_0076 · S. 77–78 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Banaz'dan sürdüler bizi Sivas'a Erler himmet edin ben gidiyorum Garipçe canıma kıldılar cefa Erler himmet edin ben gidiyorum Gidi kafir gelir dedim imana Kuzular ağlıyor hem yana yana Getirip de haps ettiler zindana Erler himmet edin ben gidiyorum Gidi dideceğim yoldan kalmadı Güzel Şah'a gelir dedim gelmedi Pirimizden bize himmet olmadı Erler himmet edin ben gidiyorum Urganım çekildi sığındım dara Üstüme döküldü ağ ile kara Muhbirim üstünde çıralar yara Erler himmet edin ben gidiyorum Pir Sultan Abdal'ım kolum büküldü Aktı gözüm yaşı yere döküldü Ahir urgan boğazıma takıldı Erler himmet edin ben gidiyorum
Evvel Bu Dergâhtan Kısmet
PSAA_0077 · S. 78–79 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Evvel bu dergâhtan kısmet Alır da var almaz da var Tarikate kadem basıp Gelir de var gelmez de var Bazını almış destine Hizmet ederdi dostuna Ahd ile ikrar üstüne Durur da var durmaz da var Olayım der isen Hızır İrfan defterine yazıl Hak her yerde hazır nazır Görür de var görmez de var Hem bizim dolumuzdan Çıkman sakın yolumuzdan Pir Sultan'ım halimizden Bilir de var bilmez de var
Ey Erenler Çün Bu Sırrı Dinledim
PSAA_0078 · S. 79–80 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Ey erenler çün bu sırrı dinledim Huzur-ı mürşide vardım bu gece Hakikat sırrını andan anladım Evliya merdanın gördüm bu gece Mürşidim Muhammet buldum yolumu Rehberim Ali'dir verdim elimi Tiğbend ile bağladılar belimi Erenler sırrına erdim bu gece Erenler rahına eyledim iman Kalmadı gönlümde şek ile güman Ne bilir bu sırrı Yezid'le Mervan Küll-i varım Hakk'a verdim bu gece Andelip misali avaz ederek Kati sema üzre pervaz ederek Yedi aza ile niyaz ederek Ayn-ı cem güllerin derdim bu gece Pir Sultan'ım Hakk'a niyaz ederim Erenler rahına doğru giderim Küll-i varım Hakk'a teslim ederim Hakk'ın cemalini gördüm bu gece
Ey Sofi Özüne Bir Muradım Var
PSAA_0079 · S. 80–81 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Ey sofi özüne bir muradım var Elin günahını sen mi görürsün Yüzün kara bir külhanda yerin var Ali divanına nasıl varırsın Rehberin kim olduğunu bilmezsin Kov ile gıybeti elden koymazsın Ahrette yatacak yer de bulamazsın Toprak kabül etmez nerde kalırsın Lokman sofusunu eli tutarsın Hakk'ın döşeğine yere yatarsın Bilmem yetmiş iki dilden ötersin Sen bu dilin kangısını bilirsin Pir Sultan Abdal'ım böyle olunca İhlas talip muradını alınca Devir dönüp halin ile gelince Sen de bu huy ile murdar olursun
Ey Yezit Sen Neden Yeldin
PSAA_0080 · S. 81–82 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Ey Yezit sen neden yeldin kastıma Erdebil'de Şah Safi'den buyruğum İlettin Urum'a çoban eyledin Sırtımdaki alet midir çağlığım Mağripten de çatal nurlar doğarsa Mümin kula Hak rahmeti yağarsa Hasan Hüseyin bana sahip olursa Yanımdakine çok olur eyliğim Ol İmam Zeynel'e merdan uyarsa İmam-ı Bakır'dan içer ayarsa İmam Cafer buyruğunu duyarsa Anın için Hak yanında baylığım Musa Kazım ciğerimi yakıyor Irmaklar Cennet'te kevser akıyor Aslımız İmam Rıza'ya çıkıyor Muhammet Ali'ye vardır soyluğum Taki Naki'ye iradet getirdiğim Düldül oldum Şah Ali'ye götürdüm Yöğrük oldum üç yaşında satıldım Kimseler de bilmez benim taylığım Pir Sultan Abdal'ım alır satarım Askeri Mehdi'ye meyil katarım Mansur olup şu cihanı atarım Her ağaçta olmaz benim yaylığım
Felek Beni Nazlı Yardan Ayırdı
PSAA_0081 · S. 82–83 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Ne güzel de muradıma ererken Felek beni nazlı yardan ayırdı Ak gül kırmızı gül dererken Felek beni nazlı yardan ayırdı Kızardı kayalar don giydi dağlar Yeşil yaprak ile bezendi bağlar Yar ile sahraya çıktığım çağlar Felek beni nazlı yardan ayırdı Demir kafes idim doldum ıssıldım Kurulu yay idim durdum kasıldım Yemeden içmeden sudan kesildim Felek beni nazlı yardan ayırdı Yaz gelende yazı yaban yurt olur Ak sürüye kara koyun kurt olur Sevip sevip ayrılması dert olur Felek beni nazlı yardan ayırdı Pir Sultan Abdal'ım inem yarışam Yarışam da ummanlara karışam Başına gelmiş yok varam danışam Felek beni nazlı yardan ayırdı
Felekler Zuhur Olalı
PSAA_0082 · S. 83–84 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Felekler zuhur olalı Arttı derdim fizahım var Günahım çoktur gamım yok Mehdi gibi bir mahım var Gayettir Ali'nin demi İmam Hasan gevher kanı Şah İmam Hüseyin gibi Muallakta dergahım var İmam Zeynel leyl ü nehar İmam Bakır kırdı küffar Mehr içinde İmam Cafer Şemsi gibi bir mahım var Musa-yı Kazım'a düştük Ali Rıza'ya eriştik Muhammet Taki'den içtik Türlü türlü kadehim var Pir Sultan'ım Naki candır Askeri dindir imandır Mehdi sahib-i zamandır Mürvetli padişahım var
Fetva Vermiş Koca Başlı Kör Kadı
PSAA_0083 · S. 84–85 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Fetva vermiş koca başlı kör kadı Şah diyenin dilin keseyim deyü Satır yaptırmış Allah'ın laneti Ali'yi seveni keseyim deyü Şen kulların örüğünü uzatmış Müminlerin baharını güz etmiş On ikiler bir arada söz etmiş Aşıkların yayın yaşayım deyü Hakk'ı seven aşık geçmez mi candan Korkarım Allah'tan korkum yok senden Ferman almış Hıdır Paşa sultandan Pir Sultan Abdal'ı asayım deyü
Firdevs-i Ala
PSAA_0084 · S. 85–86 · 39 Zeilen · noch nicht analysiert
Firdevs-i Ala'da bir yanal elma On sekiz bin ilmin nuru dediler Muhammet Mustafa Haydar-i Kerrar Hünkar Hacı Bektaş Veli dediler Çocuktu mektebe babası götürdü Elif be demeden mana yetürdü Akıttı pınarı susam bitürdü Hacısı hocası beli dediler Pirim der ki Bektaşiyim Bektaşi Size nasip veren ol nasıl kişi Sıkar un ederdi örk gibi taşı Budur cümlemizden ulu dediler Derildi geldiler halfeler pirler Bektaşi namında er yok dediler Bize bir yeşil el nasip verdiler Görünce tanırız eli dediler Er isen darı çeç üstünde otur Ulu kişi isen maksudun bitir Senedin var ise senedin getir N'edelim senetsiz eli dediler Kimi inandı beli bes dedi Kimi inanmadı senet istedi Ol Şah'ım anlara elin gösterdi Budur ol Şah'ımız Ali dediler Evvel Ali idi sonra Vel'oldu Yol erkan bir zaman batında kaldı Urum ellerinden nameler geldi Budur Hakk'ın doğru yolu dediler Pir Sultan Abdal'ım Şah'ım velidir Cihanı bürüyen anın nurudur Şüphemiz yok Hak Muhammet Ali'dir Bilmeyene Mülcem soyu dediler
Firdevs-i Ala İçinde
PSAA_0085 · S. 86–87 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Tarikate ikrar verdim Lanet Yezit'ten el yudum Muhammet Ali'yi gördüm Firdevs-i ala içinde Allah bir Muhammet haktı Rehberim kemendi taktı Çekti pire teslim etti Firdevs-i ala içinde Pirden nasihatı aldım Ben belimi bağlı gördüm Kendimi Mirac'da buldum Firdevs-i ala içinde Ben kutlu postuma geçtim Sekahüm şerbetin içtim Ol saat kıl-kalden geçtim Firdevs-i ala içinde Didar defterine geçtim Münkir münafıkı seçtim Mezhebde Cafere düştüm Firdevs-i ala içinde Mehdi'ye vardır niyazım İmamlara bağlı özüm Şükür didar gördü gözüm Firdevs-i ala içinde Pir Sultan'ım dünya fani Bizdedir Hakk'ın nişanı Hakk'a kurban verdim canı Firdevs-i ala içinde
Gafil Gezme Şaşkın
PSAA_0086 · S. 87–88 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün Yalan dünya senin olsa ne fayda Akibet alırlar tatlı canın Bülbül gibi dilin olsa ne fayda Söylersin de söz içinde şaşmazsın Helâli haramı yersin seçmezsin Nasibin kesilir de sular içmezsin Akar çaylar senin olsa ne fayda Söylersin de el içinde sözün var Yeler çalışırsın oğlun kızın var Bu dünyada üç beş arşın bezin var Bedestenler senin olsa ne fayda Bir gün alır götürürler evinden Hakk'ın kelâmını koyma dilinden Kurtulaman Ezrail'in elinden Dünya dolu malın olsa ne fayda Pir Sultan Abdal'ım çıktık oturduk Kaza lokmasını burda yetirdik Dünya bizim diye çektik getirdik Yalan dünya bizim olsa ne fayda
Geçebilirsen Gel Beri
PSAA_0087 · S. 88–89 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Açıldı cennet kapısı Lal-ü gülherdir yapısı Kıldan incedir köprüsü Geçebilirsen gel beri Canımız melek canıdır Tenimiz süleyman tenidir İçtiğimiz aslan sütüdür İçebilirsen gel beri Ben hocama kul olmuşum Üstattan öğüt almışım Ben kanadım bağlamışım Çözebilirsen gel beri Ben has bahçenin gülüyüm Ayn-ı cemin bülbülüyüm Kırk kapının kilidiyim Açabilirsen gel beri PİR SULTAN'ım Haydar heman, Dağları bürüdü duman İşte İncil, işte Kur'an Seçebilirsen gel beri
Geçti Dost Kervanı
PSAA_0088 · S. 89–90 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Şu karşı yaylada göç katar katar Bir güzel sevdası gözümde tüter Bu ayrılık bize ölümden beter Geçti dost kervanı eyleme beni Şu benim sevdiğim başta oturur Bir güzelin derdi beni bitirir Bu ayrılık bize ölüm getirir Geçti dost kervanı eyleme beni Pir Sultan Abdal'ım kalkın aşalım Aşıp yüce dağı engin düşelim Çok nimetin yedik helallaşalım Geçti dost kervanı eyleme beni
Gel
PSAA_0089 · S. 90–91 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gam elinden benim zülfü siyahım Peykan değdi sinem yaralandı gel Suna başın için ağlatma beni Bugün sevda candan aralandı gel Gamdan hisar oldum mekanım yurdum İşitmez avazım dinlemez virdim Bir değil beş değil on değil derdim Düğümler baş verdi sıralandı gel Hasretine vasıl olam mı böyle Mecnun'a da baki kalır mı Leyla Ölümlü dünyadır gel helal eyle Yüklendi barhanem kiralandı gel Ne çekerse dertli sinem dağ olmaz Günler gelir geçer ömür çoğalmaz Neşterlidir yaralarım unulmaz Göğerdi çevresi karalandı gel Pir Sultan Abdal'ım haftada ayda Günler gelir geçer bulunmaz fayda Gönül Hak arzular canım hayhayda Toprağım üstüme kürelendi gel
Gel Benim Derdime Bir Derman Eyle
PSAA_0090 · S. 91–92 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Gel benim derdime bir derman eyle Alemler derdine derman olansın Özümün hükmüne bir ferman eyle Alemler hükmüne ferman olansın Bir ismin Haydar'dır, bir ismin Ali Hak Murtaza dedi sana ya Veli Cihanın ahiri hem de evveli Velayet mülküne sultan olansın Pir Sultan Abdal'ım, meydanda merdim Her ner'ye baktımsa yarimi gördüm Seherde tesbihim evradım virdim Garip gönüllere mihman olansın
Gel Efendim Gel (Hasretinle Beni)
PSAA_0091 · S. 92–93 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Hasretinle beni üryan eyledin Beklerim yolların gel efendim gel Gönül kuşu kalktı cevlan eyledi Beklerim yolların ali ali gel efendim gel Evvel ahir sensin dönmezem senden Meyl ü muhabbetin çıkar mı candan Gönül göç eyledi kevn ü mekandan Beklerim yolların gel efendim gel Tevarih çoğaldı da hadden aştı Urum sofuları bildiğin şaştı Şimdi gayret Şah-ı Merdan'a düştü Gözlerim yolların gel efendim gel Horasan'dan kalktı Hind'i yararak Top top olmuş hariciler kırarak Bendelerin Şah'ına yalvararak Beklerim yolların gel efendim gel Bozuldu yolcular yollarda kaldı Ayin erkan gitti dillerde kaldı Bendelerin zayıf hallerde kaldı Beklerim yolların gel efendim gel Pir Sultan'ım Allah Allah diyelim Gelin nikabını elden koyalım Takdir böyle imiş biz ne diyelim Beklerim yolların gel efendim gel
Gel Ey Dostum
PSAA_0092 · S. 93–94 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Aç artık dost kollarını Gel ey dostum yavaş yavaş Yol karlık gözüm görmez Gel ey dostum yavaş yavaş Haydar-ı şah senin adın Bilirim sende muradım Çok peygambere uğradım Gel ey dostum yavaş yavaş Bir su içtim derin gölden Hiç ayrılmam ben bu yoldan Arif olan anlar halden Cahillerden bilen yoktur Pir Sultan'ım konar göçer Halini bilene açar Misafirler gelir geçer Eğlenip de kalan yoktur
Gel Ey Zahit
PSAA_0093 · S. 94–95 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gel ey zahit bizim ile çekişme Hakk'ın yarattığı kul bana neyler Kendi kalbin arıt bize ilişme Sendeki küfr bendek'imana neyler Zahit sen bu sırra erem mi dersin Erenler halinden bilem mi dersin Mescit hak meyhane haram mı dersin Hak olan mescide meyhane neyler Zahit sen bu yola diken ekersin Hatıra dokunur gönül yıkarsın Yüküm vardır deyü zahmet çekersin Yavuz baçcı yüksüz kervana neyler Sekiz derler şol Cennet'in kapısı Hakk'a doğru açılırmış hepisi Korkusun çektiğin Sırat köprüsü Onu doğru geçen insana neyler Pir Sultan Abdal'ım er haksın er hak Münkir olanlardan ıraksın ırak Kurdun işi namert lokmasın yemek Hak için adanan kurbana neyler
Gel Güzelim Kaçma Benden
PSAA_0094 · S. 95–96 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gel güzelim kaçma benden Yad değiliz bülbülüz biz Biz yol ehli kardaşlarız Erkan içinde yoluz biz Söyleşelim halden hale Dilleşelim dilden dile Biz gezeriz ilden ile Taze açılmış gülüz biz Gel söyleşelim bu sözü Hakk'a edelim niyazı Ko kınasın iller bizi ..............................biz Eğer zahirde batında Görünen her sıfatında Cevahir sarraf katında Nadan yanında puluz biz Pir Sultan'ım ne ağlarsın Gözünden kan yaş dağlarsın Sen bizden ateş umarsın Yanmış üfrülmüş külüz biz
Gel İmdi Oku
PSAA_0095 · S. 96–97 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Gel imdi oku ol Ümmül Kitab-ı Gözü ile görmüş var mıdır Hakk'ı On iki bahçede kırk sekiz kapı Daim hizmetinde duran kul nedir Başlayım yoluna ben de Ali'nin Duası makbuldür gerçek velinin Üçyüz altmış altı selvi dalının Budağında açan iki gül nedir Sana mana verdim sen de al imdi Eğer arif isen sen de bil imdi Ezelden Cennet'te sen de bu imdi Bir kandil içinde iki nur nedir Pir Sultan Abdal'ım çağır ya Gani Veren Allah yine alır ol canı Gönül bir gemidir akıl dümeni Akıl dümen ya söyleyen dil nedir
Gel Koyun Meleme
PSAA_0096 · S. 97–98 · 44 Zeilen · noch nicht analysiert
Sabah olur koyun kuşluğa gelir Her koyun arar da kuzusun bulur Ağca koyun meler arada kalır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Benim kuzum kuzuların beyidir Ağca koyun yüreğimin yağıdır Anın gideceği Yıldız Dağı'dır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Koyun meler kuzusunun adı yok Sıra sıra küleklerin südü yok Kuzusuz yaylanın hiçbir tadı yok Gel koyun meleme vazgel kuzundan Koyunun başına bodcak takayım Yönüm dönüp o koyuna bakayım Kuzun nerde ise kuzun bulayım Gel koyun meleme vazgel kuzundan Koyun sen şurada kuzlamadın mı Sağını solunu gözlemedin mi Aç kurt gelir diye gizlemedin mi Gel koyun meleme vazgel kuzundan Dereye aşağı gider kurt izi Kurt ağzında gördüm bir körpe kuzu Seversen Mevla'yı ağlatma bizi Gel koyun meleme vazgel kuzundan Seni yayan çoban bir delikanlı İbrişim bıyıklı hem ince belli Sağında solunda püskülü belli Gel koyun meleme vazgel kuzundan Seni yayan çoban yetip gitmesin Bahçesinde lale sünbül bitmesin Seni incitenler Hakk'a yetmesin Gel koyun meleme vazgel kuzundan Pir Sultan Abdal'ım bu kuzu n'oldu Koyunun feryadı ciğerim deldi Yoksa bir aç kurt mu kuzunu aldı Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Gel Seninle Ahd-ü Peyman Edelim
PSAA_0097 · S. 98–99 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gel seninle ahd-ü peyman edelim Ne sen beni unut ne de ben seni İkimiz de bir ikrarı güdelim Ne sen beni unut ne de ben seni Aman kaşı keman elinden aman Sürdük sefasını etmedik tamam Ehl-i irfan içre olduğum zaman Ne sen beni unut ne de ben seni Hem saza mailem hem de sohbete Hem sana mailem hem de devlete Aşkın ile düştüm diyar gurbete Ne sen beni unut ne de ben seni Yarimin cemali güneşte mahı Sana aşık olan çekmez mi ahı Getir and içelim Kelamullahı Ne sen beni unut ne de ben seni Abdal Pir Sultan'ı çektiler dara Düşmüşüm aşkına yanarım nara Bakın hey erenler şu giden yara Ne sen beni unut ne de ben seni
Gelin Canlar Bir Olalım
PSAA_0098 · S. 99–100 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gelin canlar bir olalım Münkire kılıç çalalım Hüseyn'in kanın alalım Tevekkeltü taalallah Özü öze bağlayalım Sular gibi çağlayalım Bir yürüyüş eyleyelim Tevekkeltü taalallah Açalım kızıl sancağı Geçsin Yezid'lerin çağı Elimizde aş bıçağı Tevekkeltü taalallah Mervan soyunu vuralım Hüseyn'in kanın soralım Padişahın öldürelim Tevekkeltü taalallah Pir Sultan'ım geldi cuşa Münkirlerin aklı şaşa Takdir olan gelir başa Tevekkeltü taalallah
Gelin Kardaş Pirden Ayak Tutalım
PSAA_0099 · S. 100–101 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gelin kardaş pirden ayak tutalım Biz tutalım tutmayandan bize ne Hakikatı muhabbete katalım Biz katalım katmayandan bize ne Bizim dine yeni bir din demişler Bir lokmayı kırk can ile yemişler Erenler de doğru yolu komuşlar Biz gidelim gitmeyenden bize ne Bizim yine evvel baharımızdan Her demde çığruşur seherimizden Alın ey sofular gevherimizden Biz satarız satmayandan bize ne Yine hak sendedir sen sana bakın Kalbini pak eyle küfürden sakın Biz niyaz kılalım can Hakk'a yakın Biz kılalım kılmayandan bize ne Pir Sultan Abdal'ım ikrar güdelim Biz bizi görelim eli n'edelim Sınık gönülleri mamur edelim Biz edelim etmeyenden bize ne
Gelin Yiyelim İçelim
PSAA_0100 · S. 101–102 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gelin yiyelim içelim Bu güzellik geçer bir gün Alem yaran yaran olmuş Ali'm sırrın açar bir gün Yeyip yediren bir adem Eksik etmez Bari Hüda'm Gök ekine misal adem Anı eken biçer bir gün Yeyip yedirmesi hoştur Dayan, kahbe yürek taştır Can dedikleri bir kuştur Kuş kafesten uçar bir gün Ağaçlarda yeşil yaprak Bastığımız kara toprak Yer altında kefen yırtmak Boynumuzdan aşar bir gün Pir Sultan'ım düşümüzde Uzak değil karşımızda Baykuş mezar taşımızda Dertli dertli öter bir gün
Gerçekler Bilinmez
PSAA_0101 · S. 102–103 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Güzeller semtinden bize gel oldu Varamam şu iller yazlanmayınca Kalmadı hiç talib ehl-i dil oldu Gerçekler bilinmez azlanmayınca Yezid'e verildi cevr ile cefa Mümine verildi zevk ile sefa Bunda inanmazlar, lafınız hava Yalan ile gerçek gözlenmeyince Ali'yi seversen dilinden koma Bek sakla sırrını kimseye deme Bu bir sırr-ullahtır beyan eyleme Cemiyet kurulup sözlenmeyince Ali'yi sevenler gönül düşürür Düşürüben aşk kazanın taşırır Değme rehber çiğ talib mi pişirir Ocaklar yanıp ta közlenmeyince Pir Sultan Abdal'ım demek mi olur Hercai güzele emek mi olur Terbiyesiz, ey can semek mi olur Mürşit huzurunda tuzlanmayınca
Gezdim Seyrettim Dünyayı
PSAA_0102 · S. 103–104 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gezdim seyrettim dünyayı Şu dünyada melamet var Silindi gönlümün pası Yüreğimde zılalet var Ne yolcular izin izler Ne meşayih sırrın gizler Ne kadı şer'isin gözler Ne beylerde adalet var Ne kız hicap saklar Ne gelinler usül bekler Ne kocalar özün yoklar Ne yiğitte marifet var Şeriat göğe çekildi Yüz suyu yere döküldü Alem zulm ile yakıldı Kıyametten işaret var Pir Sultan'ım eyder erlik İşin bilmektir serverlik Allah'a yakışır benlik İnsanda da keramet var
Gidiyor (Bir Tenhada Gördüm)
PSAA_0103 · S. 104–105 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir tenhada gördüm o nazlı yari Böyle uğrun uğrun baktı gidiyor Siyah saçlarını dökmüş yüzüne Gönlümü ateşe yaktı gidiyor Yüzüne baktıkça tutuldu dilim Kırıldı kollarım tutmuyor elim Hey dost bu diyarda n'olacak halim Gözlerimden kan yaş aktı gidiyor Dost dost diye dostu hergün sorarım Yitirdim o yari durmaz ararım Abdal Pir Sultan'ım edem kervanım Bak işte sel gibi yıktı gidiyor
Gitme Giden Gitme
PSAA_0104 · S. 105–106 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Gitme Giden Gitme Sual Sorayım Ya Ne Bu Dünyanın Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Dünya Sarı Öküz'ün Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu Öküz Neyin Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Öküz De Bir Salın Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu Sal Da Neyin Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Sal Da Bir Balığın Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu Balık Neyin Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Balık Da Deryanın Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu Derya Neyin Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Derya Da İkrarın Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu İkrar Neyin Üstünde Durur Pır Sultan’ım Der Ki Ben Onu Gördüm İkrar Da İmanın Üstünde Durur
Göçen Canlar Dönmez İmiş
PSAA_0105 · S. 106–107 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
İsm-i azam duasıdır Hergiz usanılmaz imiş Uçtu bülbül kafesinden Göçen canlar dönmez imiş Alay göçmüş yurd'uğradım Bir acıkmış kurd'uğradım Bir acayip derd'uğradım Çekmeyenler bilmez imiş Ezelidir gönül ezel Olur bahçelerde gazel Gel ahımı alma güzel Bir ah yerde kalmaz imiş Cevrilüben konan iller Yaylamızdır Çamlıbel'ler Bülbülün arzusu güller Hüb açılan solmaz imiş Pir Sultan'ım Emirzade Gel sırrını verme yade Gaziler fani dünyada Pir ağlatan gülmez imiş
Gönder Bizi Safa İle
PSAA_0106 · S. 107–108 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Mihman olmuşum gelmişim Hakk'a bağlamışım özüm Ev sahibi iki gözüm Gönder bizi safa ile Gelin örselemen bizi Hakk'a ısmarladık sizi Ayağın tozuna yüzü Sürdür bizi safa ile Sürüye katılan koçlar O da Hakk'ın emrin işler Yiyip içtiğimiz kardaşlar Gönder bizi safa ile Hey dedeler hey babalar Yerde gökte hü diyenler Rıza lokmasın yiyenler Gönder bizi safa ile Gidiyoruz hoşça kalın Gahi siz de bize gelin Heybemize azık koyun Gönder bizi safa ile Pir Sultan ere varalım Hak divanına duralım Yolcu çizmesin giyelim Gönder bizi safa ile
Gönül
PSAA_0107 · S. 108–109 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Amanın eyle mürüvvet Gördüğüne tapma gönül Yüzüne bakmayanın sen Tozuna da bakma gönül Bir kardaşa meyil verip Tuz ile ekmeğini yiyip Azıcık noksanını görüp Tez başına kakma gönül Arap ata binip coşma Karlı buzlu dağlar aşma Her gördüğüne sır açma Doluları dökme gönül Pir Sultan'ım gündür ava Çektiğim emekler hava Nasihatım olsun sana Sen hatırlar yıkma gönül
Gönül Arzediyor
PSAA_0108 · S. 109–110 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gönül arzediyor dosta gitmeyi Aman Allah yolun pareler beni Ölem de kurtulam elin dilinden Yuyalar kefene saralar beni Bu dünyada hiçbir eyi kalmamış Yaralısın ama cerrah gelmemiş Elif sevdiğine malum olmamış Yakma yar oy diyor yareler beni Ben Allahtan gelen gazadan kaçmam Sürahi dibinden badeler içmem Alem bir yan olsa ben yardan geçmem Meğer ahdedeler vuralar beni Evleri var Gürcüm damda tevekte Yar gele derdime merhemler kata Mezarım üstünde bu otlar bite Meğer çift koşalar süreler beni Pir Sultan Abdalım can göğe ağmaz Haktan emrolmazsa ırahmet yağmaz Bu ellerin sözü hiç bana değmez İlle dostun gülü yareler beni
Gönül Azm Ediyor Azm-i Didarı
PSAA_0109 · S. 110–111 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Gönül azm ediyor azm-i didarı Yenilmiyor efkarımız ne acep Garip bülbül gibi kılarım zarı Açılmıyor gülşenimiz ne acep Her dem aşkın kervanları çekilir Şu didemden kanlı yaşlar dökülür Günden güne yaralarım sökülür Artar gider firkatımız ne acep Pir Sultan Abdal'ım dosta mailim Yüz sürüben kapısında sailim Hak'tan gelen tecellime kailim Böyle imiş kaderimiz ne acep
Gönül Ne Yatarsın
PSAA_0110 · S. 111–112 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gönül ne yatarsın gaflet içinde Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Özünü zulümden kurtaram dersen Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Evliyalar enbiyalar varisi Kalkar hacet diler gece yarısı Çığrışır ötüşür arşın horozu Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Evliyalar enbiyalar bilüşür Müezzinler Allah Allah çığrışur Gökte aziz melaikler seğrişür Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Allah'ım cömertsin cömert ganisin Halil gelsin hulle donu biçilsin Rabbim uyumazken sen ne uyursun Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Pir Sultan'ım sevdiğine ağlasın Yezitler bağrına kara bağlasın Mümin kullar dergahında eğlesin Doğdu seher vaktı kalk hacet dile
Gördüm İki Turna
PSAA_0111 · S. 112–113 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Seyredelim Horasan'ın ilini Gördüm iki turna güzel turnalar Tavaf ettim imamların yerini Gördüm iki turna güzel turnalar Muhammet bizimdir Ali bizimdir Erkanı bizimdir yolu bizimdir Değmesin yad avcı teli bizimdir Gördüm iki turna güzel turnalar Muhammet Ali'den parıldar damlar Elinde doğar ol şems ile kamer Yaylağı Yıldız'dır gözleği Kemer Gördüm iki turna güzel turnalar Şu gelen avcıdan hazerim deyu Ezel ki ikrarı bozarım deyu Çığrışır Tebriz'de öterim deyu Gördüm iki turna güzel turnalar Pir Sultan Abdal'ım kendi halinde Kalmadılar evliyanın yolunda Kalkıştı da gitti Ali gölünde Gördüm iki turna güzel turnalar
Gözleyi Gözleyi Gözüm Dört Oldu
PSAA_0112 · S. 113–114 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gözleyi gözleyi gözüm dört oldu Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Korular kalmadı kara yurt oldu Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Kızılırmak gibi bendinden boşan Hama'dan Mardin'den Sıvas'a döşen Düldül eğerlendi Zülfikâr kuşan Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Mümin olan bir nihana çekilsin Münafık başına taşlar üşürsün Sancağımız Kazova'ya dikilsin Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Şah'ın geleceğin bir gün duydular Yezitler lânet gömleğini giydiler İmam Aliyyürriza'ya kıydılar Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktır Vallahi sözümün hatası yoktur Şimdiki sofunun Yezit'i çoktur Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Gurbet Elde
PSAA_0113 · S. 114–115 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Gurbet elde bir hal geldi basima, Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir. Derman arar iken derde düs oldum, Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir. Hüma kusu suya düstü ölmedi, Dünya Sultan Süleyman'a kalmadi. Dedim yâre gidem nasip olmadi, Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir. Kagida yazarlar ufak yazilar, Anasiz olur mu körpe kuzular. Yürek yaralidir, ciger sizilar, Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir. Pir Sultan Abdal'im böyle buyurdu, Ayrilik donlari biçti giydirdi. Ben ayrilmaz idim felek ayirdi Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Gün Tutuşur
PSAA_0114 · S. 115–116 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Gün tutuşur canım gece tutuşur Zindanlarda tutsak canlar tutuşur Gülüm toprak olur yele karışır Yürür gelir canlar yollar tutuşur Sıvas ellerinde sazım tutuşur Söz tutuşur canım türkü tutuşur Teller bizi söyler diller yarışır Özgürlüğü yazan kalem tutuşur Canlar can olur da eller tutuşur Dost evnide canım sevda tutuşur Pir Sultanlar ölmez binler yetişir Akar gelir canlar tarih tutuşur
Güzellerin Zülfü Destedir
PSAA_0115 · S. 116–117 · 9 Zeilen · noch nicht analysiert
Güzellerin zülfü destedir deste Erenler har için oturmuş posta Bir zaman sağ gezer bir zaman hasta Hasta halin nedir der bulamadim. Pir Sultan Abdalım dağlar ben olsam Üstü mor sünbüllü bağlar ben olsam Alem çiçek olsa arı ben olsam Dost dilinden datlı bal bulamadım
Hak Bizi Yoktan Var Etti
PSAA_0116 · S. 117–118 · 44 Zeilen · noch nicht analysiert
Hak bizi yoktan var etti Şükür yoktan vara geldim Yedl kat arşa asılı Kandildeki nura geldim Eyyub ile ten erittim Lal-ü mercan gevher tuttum Vuslat ile taş arıttım Ben bu yolu süre geldim Yunus'la ummana daldım Kırk gün balık içre kaldım Davut'la demirci oldum Örse çekiç ura geldim Gurbet elinde çatıldım Ana rahmine yatıldım İbrahim'le oda atıldım Gülistanda nara geldim Sahabelere uğradım Kudret lokmasın doğradım Er bir dedim, Hak bir dedim Bini saydım bire geldim Bir muazzam büyük şora N'istersen bulunur ara Kapısı on iki pare İstediğim şara geldim İçi altın dışı gümüş Suyu şekerle bal imiş Böyle bezesten düzülmüş İstediğim yere geldim Deniz çaldım asa ile Göğe ağdım İsa ile Tur dağında Musa ile Münacatta dura geldim Pir Sultan Abdal coşkuna Gel otur gönül köşküne On iki imam aşkına Ben bu seri vere geldim
Hakikat Bir Gizli Sırdır
PSAA_0117 · S. 118–119 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Hakikat bir gizli sırdır Açabilirsen gel beri Küfr içinde iman vardır Seçebilirsen gel beri Şüphe getirme gönlüne Hak perde çeker önüne Dondan bir gömlek eğnine Biçebilirsen gel beri Ata ana kavim kardaş Olduk Hak ehline yoldaş Can ile baştan ey kardaş Geçebilrsen gel beri Pir Sultan'ım ere yettik Vardık pir damenin tuttuk Biz ağuyu bala kattık İçebilirsen gel beri
Hamakat Nişanı
PSAA_0118 · S. 119–120 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Sabır kıla kıla canıma yetti Hasmını ararsan bundadır aşık Kamil oldum deyü dava edersin Hamakat nişanı kimdedir aşık Ehl-i dil olmadan söyleme hemen Senin mücadelen benimle neden Muhammet Mustafa göçtü dünyadan Muhammed'in nuru kimdedir aşık Ben de bilmedim nasıl sevdadır Heman çekticeğim kuru kavgadır Nebi Medine'de, Musa Tur'dadır Muhammed'in nuru kimdedir aşık Gözle erkanını dönme yolundan Dererler de goncasını gülünden Pir Sultan'ım hü der, almam elinden Senin sende benim bendedir aşık
Hayır Edem Derken İşlerim Şer Oldu
PSAA_0119 · S. 120–121 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Hayır edem derken işlerim şer oldu Elimden bir kaza çıktı erenler Evliye ceminde yerim dar oldu Elimden bir kaza çıktı erenler Benim ahdim oldur hatır yıkmayım Evliyanın buyruğundan çıkmayım Yüzümü çevirip şerre bakmayım Elimden bir kaza çıktı erenler İndim ilim deryasını boyladım Günahım çok ama bir bir söyledim Sanki yanınızda hata eyledim Elimden bir kaza çıktı erenler Benim bir sözüm var efsane sözde Ne günah der isen bulunur bizde Erenler nişanı var ise bizde Elimden bir kaza çıktı erenler Pîr Sultan Abdal'ım belalı başım Ferahtan ayrıldım gamdır yoldaşım Al olan malimi sağ eyle başım Elimden bir kaza çıktı erenler
Hayır Mı Gök Turnam
PSAA_0120 · S. 121–122 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yüce yüce dağlardan mı gelirsin Hayır mı gök turnam yardan ne haber Benim sevdiğimi sen de bilirsin Hayır mı gök turnam yardan ne haber Koyuverin ben yarime varayım Muradıma maksuduma ereyim Sen bilmezsen ağ kuğudan sorayım Hayır mı gök turnam yardan ne haber Benim yarim kıya kıya bakınır Ak ellere al kınalar yakınır O da senin gibi güller sokunur Hayır mı gök turnam yardan ne haber Benim yarim gezişinden bellidir Ak elleri deste deste güllüdür İbrişim kuşaklı ince bellidir Hayır mı gök turnam yardan ne haber Pir Sultan Abdal'ım güllerin beştir Yarimden ayrıldım günlerim hiçtir Kılavuzun birdir katarın kaçtır Hayır mı gök turnam yardan ne haber
Hazreti Şah'ın Avazı
PSAA_0121 · S. 122–123 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Hazreti Şah'ın avazı Turna derler bir kuştadır Asası Nil deryasında Hırkası bir derviştedir Nil deryası umman oldu Sarardı, gül benzim soldu Bakışı aslanda kaldı Dövüşü dahi koçtadır Nerde Pir Sultan'ım nerde Özümüz asılı darda Yemen'den öte bir yerde Daha Düldül savaştadır
Hele Bir Yol Sefa Geldin Desene
PSAA_0122 · S. 123–124 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Böle midir sizin ilin töresi Hele bir yol safa geldin, desene Geçer bu güzellik sana da kalmaz Hele bir yol safa geldin, desene Öl dediğin yerde ölürüm , derdin Kal dediğin yerde kalırım, derdin Her derdine derman olurum, derdin Hele bir yol safa geldin, desene Sarardı gül benzim ayvaya döndü Hakk'ı söyledikçe müşkülüm kandı Ayrılık ateşi sinemi deldi Hele bir yol safa geldin, desene Yatarım Muhammed, kalkarım Ali Gittiğimiz on'ki İmam yolu Pirim Hünkâr Hacı Bektaş Veli Hele bir yol safa geldin, desene Kırmızı güller solmaz mı sandın Pir Sultan Abdal'ı gelmez mi sandın Bir safa geldin de demez mi sandın Hele bir yol safa geldin, desene
Her Sabah Her Sabah
PSAA_0123 · S. 124–125 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Hak peyik yollamış selam eylemiş Her sabah her sabah yalvarır kullar Onlar da özünü Hakk'a yetirmiş Her sabah her sabah yalvarır kullar Uymayasın kör şeytanın sözüne Dön gidelim Muhammed'in izine Kul olanın uyku girmez gözüne Her sabah her sabah yalvarır kullar Uyuma ki Muhammed'i göresin Yaradan Allah'tan kısmet alasın Günahlıysan günahsızdan olasın Her sabah her sabah yalvarır kullar Nuh'u Nebi ile kaldık gemide Tabip gerek bu yarama em ede Kimi kilisede kimi camide Her sabah her sabah yalvarır kullar Pir Sultan Abdal'ım hayal düş gelir Her gün bahar gitmez bir gün kış gelir Yaradan'a yalvarması hoş gelir Her sabah her sabah yalvarır kullar
Her Sabah Yüzüme Gülme
PSAA_0124 · S. 125–126 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Her sabah her sabah yüzüme gülme Kalbinde Hakk'ın yok dilinden gayrı Adet eylemişsin dara durmayı Alnında günah çok terinden gayrı Dil ile her yola varmak istersin Varıp o dil ile geri dönmezsin Hak cemine varıp Hakk'ı görmezsin Karşında kız ile gelinden gayri Kız, geline bakan sofu değildir Kalbinin ecesi safi değildir Gelme sen Hak ceme yeri değildir Gelsen de yerin yok külhandan gayrı Derde düş oluben derman ararsın Nereden gelip de nere gidersin Her geldikçe sen yüzüme gülersin Gerçeğin görmedim yalandan gayri Pir Sultan Abdal'ım hakkına bakar Kamil olan çatlar gönlümü yıkar Kötünün kokusu komşuya sızar Gelse hayrın görmez şerinden gayrı
Hey Erenler
PSAA_0125 · S. 126–127 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Hey erenler bir hayale uğradım Gafilim bu yere geldim bu gece Garip düştüm kimse bilmez halimden Kadir Mevla'm eyle yardım bu gece Katar katar zibalar, sen ben güzel Yaran güzel sohbet güzel cem güzel Doldur doldur doluları sun güzel Sanırım Kadir'e erdim bu gece Bülbül gibi şakır m'ola dilleri Sema döner kadeh tutan elleri Firdevs bahçesinde gonca gülleri Aklıma geldi de derdim bu gece Pir Sultan'ım faş eylemez bu sırrı Etrafımız aldı ihlasın kızı Huri midir melek midir her biri Sanırım Cennet'e girdim bu gece
Hızır Paşa Gibi Zalim Var İse
PSAA_0126 · S. 127–128 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Hızır Paşa gibi zalim var ise Ne yapayım benim de bir ahım var Senin tuğlu padişahın var ise Benim arkam kalem bir Allah'ım var Şol icra Tanrı'sız yatmaz uyumaz Kimsenin hakkını kimseye komaz Hünkar sağır olmuş ünümü duymaz Masumlar boğdurur padişahım var Gönül verdim ikrar verdim Haydar'a Geçmem beni etseler pare pare Irafızı diye çektiler dara Acep benim bunda ne günahım var Pir Sultan Abdal'ım yed-ullahımız Batına hükmeder padişahımız Sahip çıkar miskin kul'Allah'ımız Şefaat edecek güzel Şah'ım var
Hünkar Hacı Bektaş Veli
PSAA_0127 · S. 128–129 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Arzuladım size geldim Hünkar Hacı Bektaş Veli Eşiğine yüzüm sürdüm Hünkar Hacı Bektaş Veli Pir elinden dolu içtim Doğdum elinize düştüm Ak cenneti gördüm geçtim Hünkar Hacı Bektaş Veli Güvercin donunda duran Cümle eksikler bitiren Beş taşı şahit getiren Hünkar Hacı Bektaş Veli Kırk Budak'ta şem'a yanar Dolusun içenler kanar Aşıkların sema döner Hünkar Hacı Bektaş Veli Bahçende gördüm gülünü Erenler sürsün demini İmam Rıza'nın torunu Hünkar Hacı Bektaş Veli Balım Sultan er köçeği Keser kılıncı bıçağı Cümle erenler gerçeği Hünkar Hacı Bektaş Veli Pir Sultan'ım gerçek veli Erenlerden çekmem eli On iki İmamın yolu Hünkar Hacı Bektaş Veli
İçeri Gireyim Destur Olursa
PSAA_0128 · S. 129–130 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Temennaya geldim erenler size Temenna edeyim destur olursa Mürvet kapıların bağlaman bize İçeri gireyim destur olursa Pirim deyü divanına geçeyim Destinizden ab-ı hayat içeyim İzniniz olursa ağzım açayım Bir mana söyleyim destur olursa Talib günahkardır pir meydanında Zülfikar oynuyor durmaz kınında Rehberin önünde pir meydanında Kemerbest olayım destur olursa Rehbere bağlıdır talibin başı Durmuyor akıyor didemin yaşı Arafat dağında koçun savaşı Erkana düşeyim destur olursa Pir Sultan Abdal'ım hey güzel Şah'ım Günahlıyım arşa çıkıyor ahım Pire kurban olsun bu tatlı canım Terceman olayım destur olursa
İkrar Verdim Bu İkrarı Güderim
PSAA_0129 · S. 130–131 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
İkrar verdim bu ikrarı güderim İkrarımdan dönmem yolun ucundan Eksikliğim bilip yoldan kalmadım Tarikim ararım dinin ucundan Gelin seyredelim bad-ı sabaha Yerle gök bend olmuş şemsinen maha Üç bölük turnam çıkmış seyrangaha Ayrılmam katardan telin ucundan Üstümüzde bir nur doğdu dolunmaz Her kula bir sevda vermiş bilinmez Ya Ali bu dünya sensiz olunmaz Çok emek sarfettim la'lin ucundan Yaz gününün suyu bulanık akar Kişi sevdiğine böyle mi bakar Yaz bahar eyyamı bülbül yas çeker Harına dağlattım gülün ucundan Pir Sultan Abdal'ım Muhammet Ali Yardımcımız olsun ol Hızır Nebi Görmeyeli seni del'oldum deli Halini sormazam ilin ucundan
İkrara Da Bağlanmıyor Neyleyim
PSAA_0130 · S. 131–132 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Sıdk ile Ali'yi severim dedi İtikadı beklenmiyor n'eyleyim Güzel Şah yoluna iverim dedi İkrara da bağlanmıyor n'eyleyim Arz edip lokmayı yiyemiyorlar Günahlı günahın diyemiyorlar Yuyucular meyti yuyamıyorlar Söz çok amma söylemiyor n'eyleyim Hak ile tercüman lokma yenmiyor Her günah sorulup derman olmuyor Anınçün nüfuzlar yerin almıyor Söylesem de dinlenmiyor n'eyleyim Şab ile şekeri seçemiyorlar Hak edip dünyadan göçemiyorlar Günahlı günahın açamıyorlar Şimdi haber anlanmıyor n'eyleyim Pir Sultan Abdal'ım özün yoklamaz Kulum der de pir eşiğin beklemez Ben sofuyum deyü nefes saklamaz Şimdi nefes saklanmıyor n'eyleyim
İlk Yazın Geldiği
PSAA_0131 · S. 132–133 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
İlk yazın geldiği neden bell'olur Gülşeninde öten bülbül daldadır Eyyüb'ün teninde iki kurt kaldı Biri ipek yapar biri baldadır Kişinin çektiği hayırdan şerden İmam-ı Zeynel'e vurdular nişan Tanrı ile bin bir kelam konuşan Ali Medine'de Musa Tur'dadır Şeriat kapısın Muhammet açtı Tarikat kapısın ol Ali seçti Dünyadan nice bin evliya göçtü Anlar da gözetir Mehdi yoldadır Pir Sultan Abdal'ım ölürüm deme Kıl beş vakit namaz kazaya koma Sakın bu dünyada kalırım sanma Tenim teneşirde özüm saldadır
İncinme Gönül İncinme
PSAA_0132 · S. 133–134 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Türap olup düştüm toza İncinme gönül incinme Tahammül eyle her söze İncinme gönül incinme Türaplık cümlenin başı Üstüne atarlar taşı Daim çiğnenmektir işi İncinme gönül incinme Koy sana kötü desinler Her ayıbına gülsünler Hergün gıybetin kılsınlar İncinme gönül incinme Muhammet Miraç'tan indi Ali'm nur ile boyandı Bühtan Fatm'Ana'ya indi İncinme gönül incinme Pir Sultan'ım geçer aylar Geçinir yoksullar baylar Herkes sıfatını söyler İncinme gönül incinme
İnilersin Dolap Derdin Ne Senin
PSAA_0133 · S. 134–135 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Ali Ali deyip ne inilersin İnilersin dolap derdin ne senin Sen de benim gibi yaralı mısın İnilersin dolap derdin ne senin Kim söktü getirdi seni yerinden Dağlar taşlar ah eyleyi zarından Sen de mi ayrıldın nazlı yârinden İnilersin dolap derdin ne senin Pir Sultan'ım ahım arşa dayandı Hasret nârı ile yüreğim yandı Yoksa Hüseyin'den haber mi geldi İnilersin dolap derdin ne senin
Kahpe Felek
PSAA_0134 · S. 135–136 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Kahpe felek sana n'ettim n'eyledim Attın gurbet ile taşımı felek İbtida gülmeyen sonra güler mi Akıttın gözümden yaşımı felek Ben feleği gördüm elde var iken Başım alam gidem derdim er iken Kol kanat bağladım uçam der iken Kırdın kanadımı kolumu felek Bak'a şu feleğin işine bak'a Götürün gömleği istemem yaka Yönünü döndürmüş geliyor Hakk'a Sen melamet ettin işimi felek Pir Sultan Abdal'ım olmuşum hazer Yarinden ayrılan dünyadan bezer Ellere baktım ki salınıp gezer Hemen bana ettin zulumu felek
Kalktı Havalandı
PSAA_0135 · S. 136–137 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Kalktı havalandı gönülün kuşu Uçmayınca gönül yardan ayrılmaz Suyum ısıtsalar tenim yusalar Yunmayınca gönül yardan ayrılmaz Ustalar getirin tabutum çatsın Terziler getirin kefenim biçsin Ak göğsüm üstünde çimenler bitsin Bitmeyince gönül yardan ayrılmaz Düşünce hey deli gönül düşüne Değirmenler döner çeşmim yaşına Cenazemi musallanın taşına Koymayınca gönül yardan ayrılmaz Sana derim sana ey adem ata Daha yol mu gider buradan öte Eyersiz yularsız ağaçtan ata Binmeyince gönül yardan ayrılmaz Pir Sultan Abdal'ım canım cezada Bir candan yarim yok yolum gözede Ecel şerbetinden bir tas bize de Vermeyince gönül yardan ayrılmaz
Karga Konsa Gülistana
PSAA_0136 · S. 137–138 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Karga konsa gülistana Gülün kadrin ne bilir Kendi kadrin bilmeyen Elin kadrin ne bilir Hal olunca örgüm işler Yollara bezirgan işler Karada yayılan kuşlar Gölün kadrin ne bilir Sofra kıyısın bükmeyen Meydana ekmek dökmeyen Hakk'ın korkusun çekmeyen Kulun kadrin ne bilir Koyun kuzudur meleyen Yapışacak dal olmasa Pir Sultan Abdal olmasa Şalın kadrin ne bilir
Koca Başlı Koca Kadı
PSAA_0137 · S. 138–139 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Koca başlı koca kadı Sende hiç din iman var mı Haramı helali yedi Sende hiç din iman var mı Fetva verir yalan yulan Domuz gibi dağı dolan Sırtına vururum palan Senin gibi hayvan var mı İman eder amel etmez Hakk'ın buyruğuna gitmez Kadılar yaş yere yatmaz Hiç böyle bir şeytan var mı Pir Sultan'ım zatlarımız Gerçektir şöhretlerimiz Haram yemez itlerimiz Bu sözümde yalan var mı
Kul Olayım Kalem Tutan Eline
PSAA_0138 · S. 139–140 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Kul olayım kalem tutan eline Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz Şekerler ezeyim şirin diline Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz Allahı seversen kâtip böyle yaz Dün ü gün ol şah'a eylerim niyaz Umarım yıkılır şu kanlı Sivas Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz Sivas illerinde sazım çalınır Çamlı beller bölük bölük bölünür Ben dosttan ayrıldım bağrım delinir Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz Münafıkın her dediği oluyor Gül benzimiz sararuban soluyor Gidi Mervan sâd oluban gülüyor Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz Pir Sultan Abdal'ım ey Hızır Paşa Gör ki neler gelir sağ olan başa Hasret koydu bizi kavim kardaşa Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Leblerinin Balı İle
PSAA_0139 · S. 140–141 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gel güzel yola gidelim Adı güzel Ali ile Açlar doyar susuz kanar Leblerinin balı ile İçilmez dolu içilmez Sevgili yardan geçilmez İkisi birden seçilmez Has bahçenin gülü ile Ali'm bana neler etti Aldı elim dara çekti Üstüme yürüyüş etti Elindeki dolu ile Ağaç kuru devran döner Kuş yuvaya bir dem konar Doldurmuş dolusun sunar Ali'm kendi eli ile Erenler lokması nurdur Lokmaya elini sundur Pir Sultan'ım doğru yoldur Ali'm kendi yolu ile
Medet Pirim
PSAA_0140 · S. 141–142 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Bu derdi kendime derman bilmişim Aşkın şarabına ferman dilmişim Bu derdi kendime derman bilmişim Aşkın şarabını dolu içmişim Her yolun sonunda sana gelmişim Yetiş medet Pirim, yetiş ya şimdi Yetiş medet Pirim Ali, yetiş ya şimdi Dostun elinde gül zordayım şimdi Kadı makamına divan kurulmuş Doğru söyleyenler burdan kovulmuş Cahil ile yol alması zor olmuş Medet pirim Ali yetiş ya şimdi Pir Sultan Abdal'ım Şah'a giderim Yolumdan dönersem serin veririm Hınzır paşa zalım kuldur bilirim Yetiş medet Pirim, yetiş ya şimdi
Medet Senden
PSAA_0141 · S. 142–143 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Medet senden medet Muhammet Ali Akar boz bulanık sellerde kaldım Yaman zalim olur şu elin dili Söyleşirler bizi dillerde kaldım Kaçma benden kaçma hey kaşı kara Derdine düşeli oldum avara Bir dostum yoktur ki halimi sora Gariplik gurbetlik illerde kaldım Yanarım yanarım tütünüm tütmez Çıkarım bakarım bülbülüm ötmez Çalındım çırpındım ellerim yetmez Dibi bir kararsız göllerde kaldım Farı dedim farı, gönül farımaz Kurudu çeşmimin yaşı silinmez Hava ısınmazsa karlar erimez Çöğenli boranlı dağlarda kaldım Pir Sultan Abdal'ım gülemez oldum Aktı çeşmim yaşı silemez oldum Geçecek yollarım bileme zoldum Kesilmiş kervanım yollarda kaldım
Meğer Bize İmdat Ali'den Ola
PSAA_0142 · S. 143–144 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Takattan kesildim yoktur ilacım Meğer bize imdat Ali'den ola Derdimin çaresi Ali sen yetiş Meğer bize imdat Ali'den ola Ali'ye ayan ki Hak için buldum Gayretini güdüp kılıcım çektim Kuldan fayda yok imiş bildim Meğer bize imdat Ali'den ola Hakk'a doğru giden Hakk'a ulaştı Dünyaya her bakan kulların şaştı Gezdim dört köşeyi tesellüm düştü Meğer bize imdat Ali'den ola Hayrola Yusuf'un düşünü gördüm Özürüm niyazım Hüda'ya kıldım Mümkünüm kesildi Ali'ye yordum Meğer bize imdat Ali'den ola Pir Sultan Abdal'ım derdim bu imiş Müminin isteği iyi huy imiş Zahirde batında yeten o imiş Meğer bize imdat Ali'den ola
Men Aref Sırrını Kardaş
PSAA_0143 · S. 144–145 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Men aref sırrını kardaş Bildim sanma bilemedln Ölmeden öl şu dünyada Öldüm sanma ölemedin Göçmeden dar-ı fenadan Samanı ayır daneden Kuş gibi iki kez anadan Geldim sanma gelemedin Boz bazınan kaz kazınan Vaz vazınan vız vızınan Beş vakti bir niyazınan Kıldım sanma kılamadın Gerek gücen gerek kakı Gerek Dürr-i Meknun oku Sen bu amel ile Hakk'ı Buldum sanma bulamadın Mürşit bir ince elektir Ondan elenmek gerektir Benlik bir dipsiz külektir Doldum sanma dolamadın Pir Sultan Abdal'ım pirdir İkrarına duran erdir Cümle sırra aklın erdir Erdim sanma eremedin
Mescidim Mihrabım
PSAA_0144 · S. 145–146 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Mescidim mihrabım üstad işidir Yola secde kılmak farz oldu bize Bir musahip gerek yola gitmeğe Evliya buyruğu arz oldu bize Pir Eşiği Kabe Muhammet mihrap Özün turap eyle dört kapını yap Şu dünya fanidir hem hane harap Güvenme faniye bahara yaza Cehd eyle halini yoluna uydur Yoluna uymazsa emeğin zaydır Nefsine cellat ol canına kıydır Açılsın güllerin hem taze taze Ser nedir muhabbet canım arzular Yol içinde hesap çoktur gaziler Derdim çoktur yarelerim sızılar Er olan dayanır bal ile tuza Pir Sultan Abdal'ım yola gelince Yolda varlığını ele alınca Dört kapıya kırk makama erince Kim bahane bulur şol kamil söze
Mevlâ'm Çün Yarattı Ahmed'i Nurdan
PSAA_0145 · S. 146–147 · 32 Zeilen · noch nicht analysiert
Mevlâ'm çün yarattı Ahmed'i nurdan(*) İnsan olan gelir nura çevrilir Böyle kurulmuştur bu çarh-i devran Mansur olan gelir dâra çevrilir Yeğin sular dâim engine akar Pervaneler özün odlara yakar Serçe kanda olsa aslına çeker Bülbül olan gelir güle çevrilir Gümanlı gönülde nur mu eğlenir(*) Cennet haricinde hur mu eğlenir Arısız kovanda bal mı eğlenir Arı olan gelir bala çevrilir Bir sürçmekle at ayağı kesilmez Bir suç ile âdemoglu asılmaz Bu yolu erenler kurdu basılmaz Yol ehli kandaysa yola çevrilir(*) Pîr Sultan Abdal'ım yatır hastadır Elinde gülleri deste destedir Âdemoglu bir acayip nesnedir Muhabbetle tatlı dile çevrilir (*) Çün: madem ki (*) Ahmed: Muhammed peygamber (*) Kanda: nerede (*) Gümanli: inanci tam olmayan (*) Mansur: Enel-Hak (Ben Tanrı'yım) sözüyle ün salan Hallac-i Mansur adli sofi, sözleri şeriata aykırı sayıldığından 10. YY'da Bagdat'ta öldürüldü.
Meyil Verme Nasa Murdar Olursun
PSAA_0146 · S. 147–148 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Meyil verme nasa murdar olursun Dünya kadar malın olsa ne fayda Tutulur dilin söylemez olursun Bülbül gibi dilin olsa ne fayda Bir gün olur çıkarırlar evinden Allah'ın ismini koyma dilinden Kurtulamazsın Azrail'in elinden Dünya kadar fendin olsa ne fayda Yalan söyler kov gıybette sözün var Güvenir gezersin oğlun kızın var Şunda senin üç beş arşın bezin var Dünya kadar malın olsa ne fayda Yalan söyler kov gıybetten geçmezsin Yersin haram helal geçmezsin Kesilir nefesin su da içmezsin Akan çaylar senin olsa ne fayda Pir Sultan'ım bunu böyle vird etti Vardı bir mürşitten el etek tuttu Mürşidin ağırlayan Hakk'a yetti Tutulmaz nasihatim söylesem ne fayda
Mürekkebim Yoktur
PSAA_0147 · S. 148–149 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Mürekkebim yoktur bir defter edem Yazam da sorayım yarime bari Halden bilen yok ki halim arz edem Bir nusha süreyim serime bari Bari Halil gibi nare atılam Aşkın ateşiyle yanam ütülem Elinde yola kul olam satılam Varam hizmet edem pirime bari Yusuf gibi kuyulara indirsin Kenan gibi şerbetinden kandırsın Sadık dostum beni hem inandırsın Sığınayım Gani kerime bari Çoşkun sular gibi akam çağlayam Sadık dostum yoktur gönül eyleyem Güzel Şah'ı tenha bulam ağlayam Belki derman ede derdime bari Pir Sultan Abdal'ım niyazım Hakk'a Hak cömerttir belki çırağımız yaka Güzel Şah gelmez ki urganım çeke Varam sallanayım darıma bari
Mürvete Geldim
PSAA_0148 · S. 149–150 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Medet ya Muhammet medet ya Ali Ya Muhammet sana mürvete geldim Karlı dağlar gibi yağdır günahım Ya Muhammet sana mürvete geldim Muhammet'tir Nebilerin aynası Salavat verenin nur olur sesi On sekiz bin alemin Mustafası Ya Muhammet sana mürvete geldim Cennetin kapısı mermerdir taşı İncidir duvarı hikmettir işi Yüz igirmi dört bin Nebinin başı Ya Muhammet sana mürvete geldim Abdal Pir Sultan'ım der Şam'a geldim Şam eli'ze Haydar ben yana geldim Bingan ettim Haydar kapına geldim Ya Muhammet sana mürvete geldim
Nasıl Yar Diyeyim
PSAA_0149 · S. 150–151 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Nasıl yar diyeyim ben böyle yare Mecnun edip çöle saldıktan sonra Alemin bağında bülbüller öter Giden benim gülüm solduktan sonra Coşkun sular gibi çağlamayan yar Gönlünü gönlüme bağlamayan yar Benim şu halime ağlamayan yar Daha ağlamasın öldükten sonra PİR SULTAN ABDAL'ım sürem bu yolu İnsanın kamili olmuşam kulu İster yağmur yağsın isterse dolu Gidem ben ummana daldıktan sonra
Nazlı Yar
PSAA_0150 · S. 151–152 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Nazlı yare selam saldım almamış Almazsa gam değil almayıversin nazlı yarde bana selam salmamış Salmazsa gam değil salmayıversin İstemem kaşların kara ise de Ciğerden yüreğim pare ise de Melhemi derdime çare ise de Çalmazsa gam değil çalmayı versin Yıktı viran etti gönül tahtımız Ta e, zelden kara imiş bahtımız Böylemiydi ikrarımız ahdımız Gönül hayaline gelmeyiversin Doksana vardı da yüz geçti ise Aradan ahd aman söz etti ise Pir Sultan Abdal'dan vazgeçti ise Bergüzar saldığım elmayı versin
Ne Kadar Bilsen De Bilire Danış
PSAA_0151 · S. 152–153 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Ne kadar bilsen de bilire danış Danışan dağları aşar mı aşar Danışmadan yola gitse bir kişi Yorulup yollardan şaşar mı şaşar Altın da bir pula olur mu kabul Ehl ile konuş ki olasın ehil Cahille konuşma olursun cahil Kişi itibardan düşer mi düşer Uzak ol canını dişine takın Sözümden mana al darılma sakın Hasmın karıncaysa merdane bakın Gafilen taş başa düşer mi düşer Budur kainatın yekta güheri Kalbi gevher olan olmaz serseri Bir kişi içerse ab-ı kevseri İrfan meydanında coşar mı coşar Pir Sultan Abdal'ım bu böyle olur Herkes ettiğini elbette bulur Alıcı kuşların ömrü az olur Akbaba zararsız yaşar mı yaşar
Ne Sen Beni Unut
PSAA_0152 · S. 153–154 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Gel seninle ahd ü peyman edelim Ne sen beni unut ne de ben seni İkimiz de bir ikrarı güdelim Ne sen beni unut ne de ben seni Aman kaşı keman elinden aman Sürdük sefasını etmedik tamam Ehl-i irfan içre olduğum zaman Ne sen beni unut ne de ben seni Hem saza mailim hem de sohbete Hem sana mailim hem de devlete Aşkın ile düştüm diyar gurbete Ne sen beni unut ne de ben seni Yarimin cemali güneşte mahı Sana aşık olan çekmez mi ahı Getir ant içelim Kelamullahı Ne sen beni unut ne de ben seni Gitme dilber gitme yüzün göreyim Al yanaklarına kurban olayım Bir emanetim var sana vereyim Ne sen beni unut ne de ben seni Abdal Pir Sultan'ım çektiler dara Düşmüşüm aşkına yanarım nara Bakın ey erenler şu giden yara Ne sen beni unut ne de ben seni
Ne Yatarsın Bülbül Kalk Figan Eyle
PSAA_0153 · S. 154–155 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Ne yatarsın bülbül kalk figan eyle Çağırıp ötmenin zamanı şimdi Kırmızı gül yeşil yaprakta kaldı Dalında ötmenin zamanı şimdi Benim Şah'ım gelir türlü naz ile Dili tuti kalbi irfan söz ile Kırmızı badeyle cura saz ile Muhabbet etmenin zamanı şimdi Benim Şah'ım gelişinden bellidir Ak elleri deste deste güllüdür Dertli olanların derdi bellidir Derde dert katmanın zamanı şimdi Hoca Ahmet söyle sözünü doğru Akar boz bulanık dağların seli Yanına almıştır kuzu dilberi Sarılıp yatmanın zamanı şimdi Pir Sultan'ım Haydar netti neyledi Sarardı gül benzim ayvaya döndü Dertli olanın derdi belli oldu Merhemi sarmanın zamanı şimdi
Nefes
PSAA_0154 · S. 155–156 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedimmi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedimmi Yemeyenler kalır naçar Gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer Duyamazsın demedimmi Pir sultan ALİ şahımız Hakka ulaşır ahımız Oniki imam katarımız Uyamazsın demedimmi
Neme Yetmez!
PSAA_0155 · S. 156–157 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bülbül olsam gül dalında şakarım Öz bağımda biten gül neme yetmez Süleyman`ım kuş dilinden okurum Bana talim olan dil neme yetmez Derviş oldum pir eteğin tutarım Hakka doğru çekilmiştir katarım Baykuş gibi garip garip öterim Issız viraneler çöl neme yetmez Aşk kitabın ele aldım yazarım Yolum Hakk`a doğru çekilmiştir katarım Neme gerek dağı taşı gezerim Karşıda görünen yol neme yetmez Dünyanın ötesi neden malumdur Anında aslına eren alimdir Az yaşa çok yaşa sonu ölümdür Bana hırkasıyla çul neme yetmez Pir Sultan`ım sırrım kimseler bilmez Tevekkül malını erteye koymaz Kişi kısmetinden artuğun yetmez Bana kısmet olan mal neme yetmez
Neyleyim
PSAA_0156 · S. 157–158 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bana gül diyorlar neme güleyim Ağlamak şanıma geldi neyleyim Ellerin çiçeği allı yeşili Şu benim çiçeğim soldu neyleyim Bir haber gelmedi Kenan ilinden Uçtu m'ola gövel turnam gölünden Havfım ayrılıktır korkum ölümden İkisi de birden geldi neyleyim Kara yazılmıştır yazılarımız Arş-alaya çıktı sızılarımız İrili ufaklı kuzularımız Firkati bağrımı deldi neyleyim Ulu sular gibi sözüm çağlayan Mahrum kalmaz özün hakka bağlayan Yar bitirmiş yana yana ağlayan Akıbet başıma geldi neyleyim Pir Sultan Abdal'ım kırklar yediler Yediler de bir keşiğe kodular Onlar verdiğini almaz dediler Şu bana verdiğin aldı neyleyim
Neyleyim Dünya Malını
PSAA_0157 · S. 158–159 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Hü dedem çağırdım gerçek erlere Pirim var n'eyleyim dünya malını Çünkü varacağım kara yerlerdir Ölüm var n'eyleyim dünya malını Hazreti Ali'yi gördüm batında Zülfikar elinde Düldül altında Erenler yanında pirler katında Malım var n'eyleyim dünya malını Gönlümü gönderdim dünya dolaşa Gökten kısmet yağıp kullar üleşe Pirim Ali ile Hakk'a ulaşa Ali'm var n'eyleyim dünya malını Gönlümü gönderdim neye erecek Gönül ile güzel Hakk'ı bulacak Hakk'ın divanına doğru varacak Yolum var n'eyleyim dünya malını Pir Sultan Abdal'ım biçare fakir Mümin bahçesinde bülbüller şakır Muhammet Ali'nin alnında balkır Nurum var n'eyleyim dünya malını
Niçin Gitmez Yıldızdağı Dumanın
PSAA_0158 · S. 159–160 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Gelmiş iken bir habercik sorayım Niçin gitmez Yıldızdağı dumanın Gerçek erenlere yüzler süreyim Niçin gitmez Yıldızdağı dumanın Alçağında al kırmızı taşın var Yükseğinde turnaların sesi var Ben de bilmem ne talihsiz başın var Niçin gitmez Yıldızdağı dumanın Benim Şah'ım al kırmızı bürünür Dost yüzün görmeyen düşman bilinir Yücesinden Şah'ın ili görünür Niçin gitmez Yıldızdağı dumanın El ettiler turnalar bazlara Dağlar yeşillendi döndü yazlara Çiğdemler taşınsın söylen kızlara Niçin gitmez Yıldızdağı dumanın Şah'in bahçesinde gonca gül biter Anda garip garip bülbüller öter Bunda ayrılık var ölümden beter Niçin gitmez Yıldızdağı dumanın Ben de bildim şu dağların şahısın Gerçek erenlerin nazargâhısın Abdal Pir Sultan'ın seyrangâhısın Niçin gitmez Yıldızdağı dumanın
Onun Duasını Eden Kim İdi
PSAA_0159 · S. 160–161 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Erenler sultanı Bağdat şehrinin İptida binasın kuran kim idi On'ki imam koymuş mihrap taşını Onun duasını eden kim idi Doksan üstad gelmiş anı yapmağa Yapıp temel taşların berkitmeğe Bağdat içinden teferrüç itmeğe Gökten kandil ile inen kim idi Uçurdum ben kuşum uçan kuş ile Dolduysa gözlerim kanlı yaş ile Üçyüz altmış başaçık derviş ile Bağdad'a şeydallah iden kim idi Bağdad'ın yaylağın bile yayladı İndi aşkın deryasını boyladı İki cihan fahri dua eyledi El kaldırıp amin diyen kim idi Pir Sultan Abdal'ım zaman farıdı Ahımdan dağların karı eridi Bağdat'tan çıkıp da bir tuğ bürüdü Askerini çekip gelen kim idi
Orda Her Kişinin Dostu Bulunmaz
PSAA_0160 · S. 161–162 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Çıktım yücesine seyran eyledim Gönül eğlencesi küstü bulunmaz Dostlar bizden muhabbetin kaldırmış Hiç bir ikrarında ahdi bulunmaz Zülüflerin top top olmuş çığalı Rakiplerin hak'dan olsun zevali Bir günahkar kulum doğdum doğalı Günahkar kulunun dostu bulunmaz Kanı benim ile lokma yiyenler Baş ü canı dost yoluna koyanlar Sen ölmeden ben ölürüm diyenler Dostlar da geriye kaçtı bulunmaz Yine karçılandı dağların başı Durmadan akıyor gözümün yaşı Vefasız elinden gitse bir kişi Hakikat ceminde desti bulunmaz Biz de gezer idik irfanda sazda Biz de bulunurduk cem de, niyaz da Bize de gel oldu kanlı Sivas da Hızır paşa bizi astı bulunmaz PİR SULTAN ABDAL'ım destim damanda İsmim koca Haydar, neslim Yemen'de Garip başa bir hal gelse zamanda Orda her kişinin dostu bulunmaz
Ölüm İle Ayrılığın Elinden
PSAA_0161 · S. 162–163 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Gelmiş iken şu dağları gezeyim Ölüm ile ayrılığın elinden Dertsiz bulamadım derdim yanayım Ölüm ile ayrılığın elinden Yaz gelince bulanayım coşayım Elim ile mezarımı eşeyim Beri gel sevdiğim helallaşayım Ölüm ile ayrılığın elinden Ölüm geldi yolun bize uğrattı Firkat geldi yana yana ağlattı Kesti ciger pare pare doğrattı Ölüm ile ayrılığın elinden Günahsız kardaşlar günahım tartar Hasretlik yüzünü yüzüme sürter Her kime söylesem yakasın yırtar Ölüm ile ayrılığın elinden Pir Sultan Abdal'ım dertlerim firak Alışmış yanıyor şu dertli yürek Bir dahi gelemem menzilim ırak Ölüm ile ayrılığın elinden
Ötme Bülbül
PSAA_0162 · S. 163–164 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Ötme bülbül ötme şen değil bağım Dost senin derdinden ben yana yana Tükendi fitilim eridi yağım Dost senin derdinden ben yana yana Deryadan bölünmüş sellere döndüm Ateşi kararmış küllere döndüm Vakitsiz açılmış güllere döndüm Dost senin derdinden ben yana yana Haberin duyarsın peyikler ile Yaramı sarsınlar şehidler ile Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile Dost senin derdinden ben yana yana Abdal Pir Sultan'ım, doldum eksildim Yemeden içmeden sudan kesildim Zülfün kemendine kondum asıldım Dost senin derdinden ben yana yana
Padişah Katlime Ferman Dilese
PSAA_0163 · S. 164–165 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Padişah katlime ferman dilese Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan Cellatlar karşımda satır bilese Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan On yedi yerimden vursalar yara Cerrahlar derdime kılmasa çare Kemendi bend ile çekseler dara Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan Karadır kaşları benzer kömüre Münafıklar zarar verir ömüre İk'ellerim bağlasalar demire Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan Eğer beni katsa kervan göçüne Götürseler Hindistan'a Maçin'e Urganım atsalar dar ağacına Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan Ahiri katlime ferman yazılsa Çıksam teneşire tabut düzülse Kefenim biçilse mezar kazılsa Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan Pir Sultan Abdal'ım derim vallahi Ölsem terk eylemem piri billahi Huzur-ı mahşerde dilerim Şah'ı Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan
Pazarlık mı Olur
PSAA_0164 · S. 165–166 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Ilgıt ılgıt esen seher yelleri Doğru gelir doğru gider mi yar yar Hakkın emri ile çürüyen canlar Verdiği ikrarda durur mu yar yar Pazarlık mı olur adil dükkanda Neylim muhabbetim yar kaldı sende Bu divan olmazsa ulu divanda Dost benim sualimi verir mi yar yar Bahçemde açılmış yar gonca güller Gülün fidanından sefil bülbüller Aşıktan maşuğa da sarılan kollar Bin yıl yerde yatsa çürür mü yar yar ABDAL PİR SULTAN'ım gönlü zar olan Döner mi sözünden gerçek er olan Senin gibi ahtı sadık yar olan Verdiği ikrardan döner mi yar yar
Pir Sultan Deyi
PSAA_0165 · S. 166–167 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Dün gece dün gece seyrim içinde Seyrim ağlar ağlar Pir Sultan deyi Gündüz hayalimde, gece düşümde Düş de ağlar, ağlar Pir Sultan deyi Uzundu, usuldu dedemin boyu Yıldız'dır yaylası, Banaz'dır köyü Yaz bahar ayında bulanır suyu Sular da ağlaşır Pir Sultan deyi Pir Sultan kızıydım ben de Banaz'da Kanlı yaş akıttım baharda güzde Koç babam astılar kanlı Sıvas'ta Darağacı ağlar Pir Sultan deyi Kemendimi attım dara dolaştı Kafirlerin eli kana bulaştı Koyun geldi, kuzuları meleşti Koçlar da ağlaşır Pir Sultan deyi Pir Sultan Abdal'ım ey yüce Gani Daim yediğimiz kudretin hanı Hakka teslim etti ol şirin canı Dostlar da ağlaşır Pir Sultan deyi
Sabah Olur Cümle Alem Uyanır
PSAA_0166 · S. 167–168 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Sabah olur cümle alem uyanır Yollar çoğul çoğul eyler sabahtan Şu çifte kantara neler dayanır Boz deve yuları teller sabahtan Bülbülü gülden ayıran muzular Anasız mı olur körpe kuzular Peteğin içinde arı vızılar Alınır oğuldan ballar sabahtan Aşk ataşı onun oluptur meze Can dayanmaz bu ataşa bu köze Bu garip bülbüle ne cefa ceza Görmeden açılır güller sabahtan Dudular kumrular peşkeş çekildi Hayvalar turunçlar çitil dikildi Ağcabük'e gövel turnam döküldü Deryalar seslenir göller sabahtan Balı kudrettendir aslı sinektir Çıkar çıkmaz yollarımız dikektir Al kırmızı giymiş pembe yanaktır Kullar temennaha iner sabahtan Pir Sultan Abdal'ım seçiktir deyü Hulle donlarımız biçiktir deyü Hacet kapıları açıktır deyü Kullar temennaha iner sabahtan
Sabah Seherinde Niyaz Ederken
PSAA_0167 · S. 168–169 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Sabah seherinde niyaz ederken Pirim Hacı Bektaş Veli'yi gördüm Sundu ab-ı kevser mest olmuşum ben Kanber'in elinde doluyu gördüm Balıklar oynaşır Baki gölünde Kumrular söyleşir umran dibinde Bağlar meyve vermiş baba yolunda Gülü var dikensiz gülünü gördüm Pir Sultan'ım eyder elinde harfi Okur Hak kitabı bilir Aref'i Ben vech-i ademde buldum Mushaf'ı Yetmiş iki millet dilini gördüm
Sabahtan Uğradım Ben Bir Figana
PSAA_0168 · S. 169–170 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Sabahtan uğradım ben bir figana Bülbül ağlar ağlar güle getirir Bakın şu feleğin çürük işine Her bir cefasını kula getirir Depreştirme benim dertlerim tamam Muhabbet şirindir vermiyor aman Üstümüzde dönen çarh ile devran Felek bizi halden hale getirir Pir Sultan Abdal'ım sözlerim haktır Hakk diyen kullardan hiç süphem yoktur Cehennemde ateş olmaz nar yoktur Herkes ateşini bile götürür
Sabahtan Uğradım Ben De Suna'ma
PSAA_0169 · S. 170–171 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Sabahtan uğradım ben de Suna'ma Dedim, Şah'ım gafletlerden uyana Eğildim lebine bir buse kıldım Dedim uyan, dedi, var git o yana İnci, sedef, mercan döken kamildir Kamillere hizmet eden kamildir Kamil otur, kamil söyle, kamil dur Kamil demen cahil sözüne uyana Niçin melil melil baktın bize yar İhsan eyle, şirin söyle bize yar Ben teklif eyledim, sen gel bize yar Sakın ikrarından dönme o yana Bak şu kamet şu gerdan ne şahane Arz edeyim şu sultana şu han'a Bizi bu aşkın oduna yakma Umarım ki bizden beter o yana Pir Sultan Abdal'ım gönlüm harabat Aşık isen bir gül için hare bat Menzil almaz bu meydanda harab at Çevir başın dizginini o yana
Sal Allah'ım Sal Sılama Varayım
PSAA_0170 · S. 171–172 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Bir bülbülcük konmuş dağlar başına Sal Allah'ım sal sılama varayım Şahin yuva yapar kendi başına Sal Allah'ım sal sılama varayım Bizim evlerimiz dağdan ötedir Hısım kavim bize ana atadır Yad ellerde kalmak kula hatadır Sal Allah'ım sal sılama varayım Ekili tarlalar nasıl basayım Üzerine birkaç kurban keseyim Bu iş Hak'tan geldi kime küseyim Sal Allah'ım sal sılama varayım Atlarımız yemin yedi silindi İki kardeş karşı karşı, salındı Ciğerciğim delik delik delindi Sal Allah'ım sal sılama varayım Pir Sultan Abdal'ım saki değildir Tuz ekmek her aşık hakkı değildir Bu dünya kimseye baki değildir Sal Allah'ım sal sılama varayım
Sarı Tambura
PSAA_0171 · S. 172–173 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Gel benim sarı tamburam Sen ne için inilersin İçim oyuk derdim büyük Ben anınçün inilerim Koluma taktılar teli Söylettiler binbir dili Oldum aynı cem bülbülü Ben anınçün inilerim Gel benim sarı tamburam İster üstüme yatıram Yine kırıldı hatıram Ben anınçün inilerim Sarı tamburadır adım Göklere ağar feryadım Pir Sultanımdır üstadım Ben anınçün inilerim
Sefasına Cefasına Dayandım
PSAA_0172 · S. 173–174 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Sefasına cefasına dayandım Bu cefaya dayanmayan gelmesin Rengine hem boyasına boyandım Bu boyaya boyanmayan gelmesin Rengine boyandım meyinden içtim Nice canlar ile didar görüştüm Muhabbet eyleyip candan seviştim Muhabbeti küfür sayan gelmesin Muhabbet eyleyip yokla Pirini Yusun senin namus ile arını Var bir gerçek ile kıl pazarını Kıldığın pazardan ziyan gelmesin Pir Sultan’ım eydür dünya fanidir Kırkların sohbeti aşk mekanıdır Kusura kalmayan kerem kanidir Gönülden karası olan gelmesin
Seher Vakti
PSAA_0173 · S. 174–175 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Seher vakti kalkan kervan İniler de zarilenir Bir güzele düşen gönül Çiçeklenir korulanır Bahçenizde güller biter Dalında bülbüller öter Engel gelir bir kal katar Olan işler gerilenir Bülbül geldi kondu dala Bülbülden hata yok güle Engel bir taş atar göle Yüzen ördek yaralanır Pir sultan abdal göçelim Pir elinden bade içelim İnkar olandan kaçalım İnkar bir gün parelenir
Seher Vakti Kalkan Kervan
PSAA_0174 · S. 175–176 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Seher vakti kalkan kervan İnileyip zarilenir Bir güzele düşen gönül Çiçeklenir korulanır Bahçenizde güller biter Dalında bülbüller öter Engel gelir bir kal katar Olan işler gerilenir Bülbül geldi kondu dala Bülbülden hata yok güle Engel bir taş atar göle Yüzen ördek yaralanır Pir Sultan Abdal göçelim Elinden bade içelim İnkar edenden kaçalım Münkir birgün paralanır
Sel Eyledi Zaman Bizi
PSAA_0175 · S. 176–177 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Be yarenler be kardaşlar Gör neyledi zaman bizi Gözüm yaşını akıttı Sel eyledi zaman bizi Can nice ayrılır tenden Ten nice ayrılır candan Ayak ayak nerdübandan İn eyledi zaman bizi Gelin gidelim zecril'e Can kurban olsun asile Bir halden bilmez cahile Kul eyledi zaman bizi Kimi baydır kimi fakir Yaradan Mevla'ya şükür Ne akıl kodu ne fikir Del-eyledi zaman bizi Pir Sultan'ım döne döne Dolu içtim kana kana Şu yerde kim yana yana Dul eyledi zaman bizi
Sen mi Geldin?
PSAA_0176 · S. 177–178 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Hasretin beni hasta eyledi Derdimin dermanı Şah sen mi geldin? Bu garip gönlümün bağı bostanı Ayvası turuncu Şah sen mi geldin? Bülbüller ötüyor dostun bağında Arzularım kaldı onun ilinde Ellerim zincir cellat yolumda Kollarım çözmeye dost sen mi geldin? Pir Sultan Abdal`ım sen seni düşün Güzelsin sultanım bulunmaz eşin Giyinmiş kuşanmış türlü kumaşın Bezenmiş bedesten, dost sen mi geldin?
Sendedir Sende
PSAA_0177 · S. 178–179 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Beni görüp yönün öte döndürme Yine gitmez meylim sendedir sende Yıkıp hilâl kaşlarını yere indirme Günah sende değil bendedir bende Şeker vardır dudağında dilinde Arzumanım kaldı gonca gülünde Sen bir padişâhsın hükmün elinde Senin ile dâvam sendedir sende Sensiz çıkıp yaylaları yaylamam Engeller içinde sırrın söylemem Çok günah işledim inkâr eylemem İk'ellerim kızıl kandadır kanda Nice beyler ile gezdim yoruldum Kan bulanık aktım duruldum Sencileyin çok güzele sarıldım Dahi sevgin candadır canda Pîr Sultan Abdal'ım böyle deyiptir Âşıklar güzeli sevegeliptir Bir güzel sevmeyle kanlı m'oluptur Kellem terkidedir yandadır yanda
Serseri Girme Meydana
PSAA_0178 · S. 179–180 · 27 Zeilen · noch nicht analysiert
Serseri girme meydana Aşıktan ahval isterler Kallaşlık ile urma dem Tasdik ehli kal isterler Uyan bu gaflet habından İsbat isterler batından(*) Her aşıka sohbetinden İkrar ile yol isterler Erenler oynar utulmaz Bu yola hile katılmaz Burda harmühre satılmaz(*) Ya gevher ya lâ'l isterler Kılı kırk pare ederler Birin yol tutup giderler Dile n'itibar ederler Hâl içinde hâl isterler Pir Sultan Abdal n'eylersin Muşkil halledip söylersin Arısın çiçek yaylarsın Yarın senden bal isterler (*) Batın: İç yüz (tarikat bilgileri) (*) Harmühre: Katır boncuğu
Sevda Çekmek Şanlarıdır
PSAA_0179 · S. 180–181 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Sevda çekmek şanlarıdır Gizlice erkanlarıdır Hak yoluna canlarıdır Kurbanı bektaşilerin Onlar Horasan'ı gezer Demkeş olur bade süzer Seyyah olup daim gezer Sultanı Bektaşilerin Sırlarına güç erilir Remizleri geç bilinir Üstat olan pir seçilir Hünkarı Bektaşilerin Arifler arifi gelir Arife tarif vız gelir Uzak yakın hep bir gelir Hassına Bektaşilerin Pir Sultan'ım bu ne demek Yerde insan gökte melek Hiç cahile çekme emek Devranı Bektaşilerin
Seversen De Böyle Güzel Sevmeli
PSAA_0180 · S. 181–182 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Erler pirler erkan aldı izinden Yüz dört kitap sükut eder sözünden Ay gün şule verir anın yüzünden Seversen de böyle güzel sevmeli Ziya verir gözü ile kaşları İmam yatağıdır gerdan döşleri Güzelin yüzünden kan bağışları Seversen de böyle güzel sevmeli Güzel güzel deyu aklım doğrandı Güzel güzelden çok nazlar öğrendi Çirkinin huyundan Allah yerindi Seversen de böyle güzel sevmeli Güzel güzel deyu yandım alıştım Kınaman dostlar aşk elinden şaştım Bölüşükte gine güzele düştüm Seversen de böyle güzel sevmeli Güzel güzel gördüm güzel överim Nerde güzel görsem boynum eğerim Şöyle hub cemali güzel severim Seversen de böyle güzel sevmeli Pir Sultan Abdal'ım eylemez fendi Yad ele çözdürmez ak göğsün bendi Ezelden sevdiğim Muhammet Ali Seversen de böyle güzel sevmeli
Seyran Ettim Erenlerin Demini
PSAA_0181 · S. 182–183 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Seyran ettim erenlerin demini Kudret kandilini yanarken gördüm Burak olup içtim ab-ı hayattan Hazret Peygamber'i kanarken gördüm Günde bin kez Hakk'a şükür ederken Erenler katarın Veysel yederken Musa Hakk'ın dıdarına giderken Hızır müşkülünü anarken gördüm Halil Kabe yaptı insan gelmeğe Şüphesiz günahlar kabul olmağa İsmail uğruna kurban kılmağa Bir melek bir koyun yederken gördüm Nerden düşman gelir ise duyardı Dost uğruna can-ü başı koyardı Her gün Hamza aşikare gezerdi Ali'yi Düldül'e binerken gördüm Vefası yok imiş şunda fenanın Hisabı yok imiş mülke konanın Yavrusun aldırmış garip ananın Parlayı parlayı yanarken gördüm Pir Sultan'ım eydür şunda gelmişler Dizilmişler duasını almışlar Bir birinin eteğini tutmuşlar Müşkülün mürşide tınarken gördüm
Seyyah Olup Şu Alemi Gezerim
PSAA_0182 · S. 183–184 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Seyyah olup şu alemi gezerim Bir dost bulamadım gün akşam oldu Kendi efkarımca okur yazarım Bir dost bulamadım gün akşam oldu İki elim kalkmaz oldu dizimden Bilmem amelimden bilmem özümden Akıttim kanlı yaş iki gözümden Bir dost bulamadım gün akşam oldu Yine boralandı dağların başı Akıttım gözümden kan ile yaşı Emaneti alır ol veren kişi Bir dost bulamadım gün akşam oldu Bozuk şu cihanın pergeli bozuk Yazıktır şu geçen ömre yazık Tükendi daneler kalmadı azık Bir dost bulamadım gün akşam oldu Pir Sultan'ım eydür ummana dalam Gidenler gelmedi bir haber alam Abdal oldum çullar giydim bir zaman Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Sordum Sarı Çiğdeme
PSAA_0183 · S. 184–185 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Sordum sarı çiğdeme -Sen nerede kışlarsın -Ne sorarsın hey derviş Yer altında kışlarım Sordum sarı çiğdeme -Yer altında ne yersin -Ne sorarsın hey derviş Kudret lokması yerim Sordum sarı çiğdeme -Senin benzin ne sarı -Ne sorarsın hey derviş Hak korkusun çekerim Sordum sarı çiğdeme -Anan baban var mıdır -Ne sorarsın hey derviş Anam yer babam yağmur Sordum sarı çiğdeme Asacığı elinde Hak kelamı dilinde Çiğdemde dervişlik var Pir Sultan'ım erlerle Yüzü dolu nurlarla Ak sakallı pirlerle Çiğdemde dervişlik var
Sultan Suyu
PSAA_0184 · S. 185–186 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Sultan suyu gibi çağlayıp akma Durulur gam yeme divane gönül Er başında duman, dağ başında kış Erilir gam yeme divane gönül Bizden selam söylen dosta gidene Yuf yalancıya da lanet nüdana Bunca düşman ardımızdan yeltene Yorulur gam yeme divane gönül Şah-ı Merdan önümüzde klavuz Yıkılır mı Hakk’ın yaptığı havuz Üç günlük dünyada, her yahşi yavuz Dirilir gam yeme divane gönül Pir Sultan Abdal’ım, sırdan sırada Bu iş böyle Oldu, kalsın burada Cümlemizin yeltendiği murada Erilir gam yeme divane gönül
Sunam
PSAA_0185 · S. 186–187 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Sabahtan cemalin seyran eyledim Gönüller perişan elinden sunam Nice bekleyeyim gurbet illerde Hiç bilir yok mudur halinden sunam Tıyg-ı gamzelerin müşk ü bü kokmaz Yar ala gözlerin hışım ile bakmaz Cemalin görene cennet gerekmez Güneş midir doğdu yüzünlen sunam Kemahlar giyinip zünhar bağlanmaz Eser seher yeli teli ırganmaz Sen gidelden deli gönül eğlenmez Bir bergüzar versen telinden sunam Sen seher yelisin gider gelmezsin Gelirsen de bana baki kalmazsın Seni uçuranlar murad almasın Seni kim uçurdu gölünden sunam Pir Sultan Abdal der cemalin güzel Aradım bulamadım bir haber yazar Şimdi senin ismin cenneti gezer Kalma bizim için yolundan sunam
Sürüye Saydılar Bizi
PSAA_0186 · S. 187–188 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Uyur idik uyardılar Diriye saydılar bizi Koyun olduk, ses anladık Sürüye saydılar bizi Sürülüp kasabaya gittik Kanarada mekan tuttuk Didar defterine yettik Ölüye saydılar bizi Halimizi hal eyledik Yolumuzu yol eyledik Her çiçekten bal eyledik Arıya saydılar bizi Aşk defterine yazıldık Pir divanına dizildik Bal olduk, şerbet ezildik Doluya saydılar bizi PİR SULTAN'ım Haydar şunda Çok keramet var insanda O cihanda, bu cihanda Ali'ye saydılar bizi
Şah'a Giderim
PSAA_0187 · S. 188–189 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Karşıdan görünen ne güzel yayla Bir dem süremedim giderim böyle Ala gözlü Pirim sen himmet eyle Ben de bu yayladan Şah'a giderim Eğer göğerüben bostan olursam Şu halkın diline destan olursam Kara toprak senden üstün olursam Ben de bu yayladan Şah'a giderim Bir bölük turnaya sökün dediler Yürekteki derdi dökün dediler Yayladan ötesi yakın dediler Ben de bu yayladan Şah'a giderim Alınmış abdestim aldırırlarsa Kılınmış namazım kıldırırlarsa Sizde Şah diyeni öldürürlerse Ben de bu yayladan ŞAH'A giderim Pir Sultan Abdalım dünya durulmaz Gitti giden ömür geri dönülmez Gözlerimde Şah yolundan ayrılmaz Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Şah-ı Merdan Kullarıyız
PSAA_0188 · S. 189–190 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Şah-ı Merdan kullarıyız Mevla'dan gayri değiliz Kanaat ile yürürüz İlla tokuz, aç değiliz Evliya gönlümüz aldı Kalbimiz nur ile doldu Gözlerimiz cemal gördü Cennete muhtaç değiliz Evvel biziz ahir biziz Heman leyl-ü nehar biziz Gül açılmış bahar biziz Biz yaz olduk kış değiliz Yüzlerden kırklara erdik Tarikat ehlini bulduk Yedilerden haber sorduk Üçlerdeniz, hiç değiliz Pir Sultan'ım göçün göçün Sızdık eridik Hak içün Dünyayı terk etmek içün Altun olduk tunç değiliz
Şimdi Bizim Aramıza
PSAA_0189 · S. 190–191 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Şimdi bizim aramıza Yola boyun veren gelsin Şeriatı tarikatı Hakikatı bilen gelsin Kişi halden anlayınca Hakikatı dinleyince Üstüne yol uğrayınca Ayrılmayıp duran gelsin Talib olunca bir talib İşini Mevla'ya salıp İzzet ile selam verip Gönüllere giren gelsin Koyup dünya davasını Hakk'a verip sevdasını Doğrulayup öz nefsini Şeytanı öldüren gelsin Pir Sultan'ım çelebiye Eyvallahım var veliye Muhiddin'e hal diliyle Yolum sırrın soran gelsin
Şu Kanlı Zalımın Ettiği İşler
PSAA_0190 · S. 191–192 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Şu kanlı zalımın ettiği işler Garip bülbül gibi zaralar beni Yağmur gibi yağar başıma taşlar İlle dostun bir fiskesi yaralar beni Dar günümde dost düşmanım belli olur Bir derdim varsa şimdi elli oldu Ecel fermanı boynuma takıldı Gerek asa gerek vuralar beni Pir Sultan Abdalım can göğe almaz Haktan emr'olmazsa rahmet yağmaz Şu ellerin taşı bana hiç değmez İlle dostun bir tek gülü yaralar beni
Şu Yalan Dünyaya
PSAA_0191 · S. 192–193 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Şu yalan dünyaya geldim giderem Gülü senden özge yar bulamadım Yaralandım al kanlara bulandım Elimin kanını yur bulamadım Güzel olan neyler altın akçeyi Arif olan düzer türlü bohçayı Vücudumda seyreyledim bahçeyi Dosta el değmedik nar bulamadım PİR SULTAN ABDAL'ım dağlar ben olsam Üstü mor sümbüllü bağlar ben olsam Alem çiçek olsa arı ben olsam Dost dilinden tatlı bal bulamadım
Tövbe Günahıma Estağfurullah
PSAA_0192 · S. 193–194 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Hatalar eyledim noksandır işim Tövbe günahıma estağfurullah Muhammet Ali'ye bağlıdır başım Tövbe günahıma estağfurullah Şah Hasan Hüseyin balkır nur ise İmam Zeynel sır içinde sır ise Özümüzde benlik kibir var ise Tövbe günahıma estağfurullah Muhammet Bakır'ın izinden çıkmam Şah İmam Cafer'den gayrıya bakmam Hatıra değip de gönüller yıkmam Tövbe günahıma estağfurullah Musa-yı Kazım'a daim niyazım Ali Irıza'ya bağlıdır özüm Eksiklik noksanlık hep kusur bizim Tövbe günahıma estağfurullah Taki ile Naki benziyor aya On'ki İmam kusurlara kalmaya Ettiğimiz kötü işler bed-huya Tövbe günahıma estağfurullah Hasan Askeri'nin gülleri bite Mehdi gönlümüzün gamını ata Söylenen yalana kova gıybete Tövbe günahıma estağfurullah Pir Sultan Abdal'ım Bağdat Basıra Böyle güne kaldık böyle asıra Sen keremkanısın kalma kusura Tövbe günahıma estağfurullah
Üç Gözlü Pınarın Gözün Ararsan
PSAA_0193 · S. 194–195 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Üç gözlü pınarın gözün ararsan Onu bilen cihanı fark eder Deryadaki kuşun izin ararsan Onu bilen bu cihanı fark eder Dört kitabın her ismini yazmalı Seyyah olup şu alemi gezmeli Bir kuş gördüm ayakları çizmeli Onu bilen bu cihanı fark eder Bir kuş gördüm ayağında nalı var Kendisi bir amma iki dili var Padişahtır ülkesi var ili var Onu bilen bu cihanı fark eder Bir hastacık gördüm sormadım halin Başı kabak olmuş ayağı yalın İk'oğlan getirmiş bir erkek gelin Onu bilen bu cihanı fark eder Pir Sultan Abdal'ım ey Şah-ı Merdan Şefaat umarım Gani'den pirden Derviş Muhammed'in hatemi nurdan Onu bilen bu cihanı fark eder
Üfürdüm Çerağı
PSAA_0194 · S. 195–196 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Üfürdüm çerağı yandıramadım Gönlümü yüksekten indiremedim Aç doyurup susuz kandıramadım Ben nice varayım Hak divanına Ulu yol üstünde köprü çatmadım Hatırlar hoş edip gönül yapmadım Hakk'ın emrettiği yola gitmedim Ben nice varayım Hak divanına Yeşil pınarlarda parlayıp akar Asilzade olan aslına çeker Pervaneler aşkın oduna yanar Ben nice varayım Hak divanına Ben yükümü tuttum kaba söz ile Günahlar kazandım ela göz ile Ya nasıl çıkayım kara yüz ile Ben nice varayım Hak divanına Pir Sultan'ım eyder kılarım ben zar Yüküm la'l ü gevher Şah damgası var Eğer aşık isen gel yaramı sar Ben nice varayım Hak divanına
Var Git Arap Var Git
PSAA_0195 · S. 196–197 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yedi yıldır hasta düştüm yatarım Var git arap var git bende nen kaldı Okurum ayeti virdim dilimde Var git arap var git bende nen kaldı Anama babama hata mı dedim Pirim rehberime öte mi dedim Musahipten uğrun lokma mı yedim Var git arap var git bende nen kaldı Haramilik ettim beller mi kestim Nefis mi öldürdüm avret mi bastım Ali'nin yoluna üstü düştüm Var git arap var git bende nen kaldı Mağrip tarafında saban mı sürdüm Meşrik tarafında gülün mü derdim Gök ekinine hem sürü mü saldım Var git arap var git bende nen kaldı Pir Sultan Abdal'ım gördüm duşumda Ali'nin hırkası tacı başımda Özerlik göğerdi didem yaşında Var git arap var git bende nen kaldı
Var mıdır?
PSAA_0196 · S. 197–198 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Ben dervişim diye göğsün gerersin Hakk`ı zikretmeğe dilin var mıdır? Sen kendin görsene ilden n`ararsın Hali hal etmeğe halin var mıdır? Bir gün balık gibi ağa sararlar Mürşidinden rehberinden sorarlar Tütsü yakıp köşe köşe ararlar Ben arıyım dersin balın var mıdır? Dertli olmayanlar derde yanar mı Tahkik derviş ikrarından döner mi Her bir uçan gül dalına konar mı Ben bülbülüm dersin gülün var mıdır? Pir Sultan`ım senin derdin deşilmez Derdi olmayanlar derde duş olmaz Mürşidsiz rehbersiz yollar aşılmaz Mürşid eteğinde elin var mıdır?
Varıp Yoldaş Olma Sen Uğursuza
PSAA_0197 · S. 198–199 · 14 Zeilen · noch nicht analysiert
Varıp yoldaş olma sen uğursuza Komşu olma namussuza arsıza Sabah selâmını verme pîrsize Adamın başına belâ getirir Muhib yolldaş olma kalleş yâr ile O yâr da durmadı bir ikrar ile Sakın sohbet etme münkir kör ile Altının adını pula getirir Pir Sultan Abdal'ım derdim ziyade İçilir mi yârsız yad ile bade Yâr odur ahrette şefaat ede Sadık yâr insanı yola getirir
Viran Bahçelerde
PSAA_0198 · S. 199–200 · 34 Zeilen · noch nicht analysiert
Viran bahçelerde bülbül öter mi Gönül eğlencesi gül olmayınca Merhemsiz çiğ yara pişer biter mi Bir gerçek veliden el olmayınca Nefse uyan Hakk'a uymuş değildir Gaziler namazın kılmış değildir Bu gezen abdallar derviş değildir Arkasında hırka şal olmayınca Tabibsiz yaraya merhem sarılmaz Mürşit olmayınca pire varılmaz Yüz bin tabur kursan Yezit kırılmaz Eli Zülfikar'lı Al'olmayınca Bu aşk meydanında bir divan olur O meydana düşen nevcivan olur İtikatsiz talip boş kovan olur Vızılar arısı bal olmayınca Değme arif bunu böyle bilemez Bilse dahi yine arif olamaz Her dede ölüyü diri kılamaz Hünkar Hacı Bektaş Vel'olmayınca İki melek gelir sual sorarlar Döker burcunu da gevher ararlar Bir kılın üstüne köprü kurarlar Geçemezsin Hakk'a kul olmayınca Pir Sultan'ım baştan dalga aşırır O dalgadır aşıkları coşurur Her bildiğin rehber çiğ mi pişirir Yanıp ateşlere kül olmayınca
Ya Eceldir Ya Didardır Ya Nasip
PSAA_0199 · S. 200–201 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Kısmet verip bizi salan çöllere Ya eceldir ya didardır ya nasip Felek bizi saldı özge hallere Ya eceldir ya didardır ya nasip Kısmet verip çevre çevre yeldirdi Bilmediğim hikmetlere daldırdı Çekip ayrılığın okun doldurdu Ya eceldir ya didardır ya nasip Felek arka vermiş çerhin devine Arıt kalbin evin iman sevine Türlü dalga geldi gönlüm evine Ya eceldir ya didardır ya nasip Muhannettir dünyasını kayıran Şol Gani Settar'dır açlar doyuran Beni de sevgili yardan ayıran Ya eceldir ya didardır ya nasip Pir Sultan Abdal'ım der ki vardığım Ulu dergahtır yüzler sürdüğüm Bilmediğim hikmetleri bildiğim Ya eceldir ya didardır ya nasip
Yad Avcılar Urdu Telli Turnamı
PSAA_0200 · S. 201–202 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Dün mü burda idin bugün mü geldin Ötme garip bülbül bağrımı deldin Eşimden ayrıldım ben burda kaldım Yad avcılar urdu telli turnamı Aşk eseri düştü kaynadım çoştum Yüksekten uçarken alçağa düştüm Eşimden ayrıldım ben burda şaştım Yad avcılar urdu telli turnamı Gitme turnam gitme dağlar dumandır Bizi derde salan ikrar imandır Eşinden ayrıldın halin yamandır Yad avcılar urdu telli turnamı Turnam ne gezersin dağlar salında Hak Muhammet Ali virddir dilinde Musahibim kaldı Kenan ilinde Yad avcılar urdu telli turnamı Pir Sultan Abdal'ım bile mi olur Vadeye sala yok akıbet gelir Herkesin gönlünü kendisi bilir Yad avcılar urdu telli turnamı
Yalan Dünya Sana Bel Mi Bağlanır
PSAA_0201 · S. 202–203 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Yalan dünya sana bel mi bağlanır Hani benim önüm sıra gelenler Ölüm var derlerdi ben inanmazdım Duya duydum essah imiş yalanlar Yaratmıştır insan ile hayvanı İnsanda emanet koydu bu canı Üçyüz altmış altı peygamber Bizi kor mu ya onları alanlar Şöyle bir günahkar kul türemişim Bilemem ben feleğe n'eylemişim Feleğin burcunu çok aramışım Bel mi bağlar şu dünyayı görenler Pir Sultan Abdal'ım gezerek gelir Elinde defteri yazarak gelir Sıra dolanarak bize dek gelir Ölmez imiş bizim için ölenler
Yanımızda İki Melekler Gezer
PSAA_0202 · S. 203–204 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yanımızda iki melekler gezer Bin hayır biri şerrimiz yazar Kahbe felek bizi aldatır üzer Nerede seyreder andan haber ver Cümlemizin başı Allah'tan ferman İsmail Peygambere indi bir kurban Bir ot biter bütün dertlere derman Ol ot nerde biter andan haber ver Sabahtan gün doğar gün dile doğar Dal boynun eğdikçe rahmetler yağar Bin bir gün içinde bir yıldız doğar Yıldız nerde doğar andan haber ver Musa Peygamber de atına bindi Can cesetten çıktı nerede durdu Peygamber uğrunda bir delil yandı Delil nerde yanar andan haber ver Pir Sultan Abdal'ım geldik de gittik Gelirken giderken ne kazanç ettik Yükünü yükletip kül olduk bittik Yurdunda ne kalır andan haber ver
Yanlış Fetva İle Yola Gidilmez
PSAA_0203 · S. 204–205 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yanlış fetva ile yola gidilmez Arif isen bu manadan fark eyle Eğri hacet ile metah dokunmaz Üstat isen endazeni derk eyle Maşuk olan aşıkına düş gelir Aşıkın başına olmaz iş gelir Her dem böyle kalmaz bir gün kış gelir Yapı yap da üzerini berk eyle Kulak ver de dinle arşta horoza Belki erişesin ilm-i arıza Kunduru buğdayı ekme harıza Çiftçi isen var tarlanı herk eyle Şu dünya bulandı hiç durulmuyor Arif olmayınca fark olunmuyor Kürekle tarlaya su verilmiyor Muhabbet bendinden kaldır hark eyle Pir Sultan Abdal'ım ihlas yar olsa Mecnun da gözlüyor Leyla gelirse Bir cananın meyli sende yok ise Ahir fayda etmez anı terk eyle
Yel Esti Mi Aşka Gelir Sallanır
PSAA_0204 · S. 205–206 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Yel esti mi aşka gelir sallanır Mart ayında yeşillenir ağaçlar Kıpkırmızı donlar giyer allanır Hu dost çağırır allanır ağaçlar Çiçek açar domur domur dal verir Kimi uzar birbirine el verir Kimi meyve verir kimi gül verir Kuşlar üstünde dillenir ağaçlar Yaz baharda bahçe ile bağ ile Kaba çamın gürlemesi dal ile Koç yiğidin eğlencesi yar ile Muhabbet eder eğlenir ağaçlar Pir Sultan Abdal'ım Hatayi Şah'ım Adam için ne haketmiş Allah'ım Güz gelince salar yaprağın dalın Vakti geldi mi sulanır ağaçlar
Yine Dosttan Haber Geldi
PSAA_0205 · S. 206–207 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yine dosttan haber geldi Dalgalandı taştı gönül Yar elinden kevser geldi Derya gibi çoştu gönül Kılavuzum Şah-ı Merdan Çevresi dopdolu nurdan Şunda bir hercayi dosttan Neylersin, vazgeçti gönül Sır Ali'deki sır idi Seyr edeni sever idi Ben kulu da kemter idi Pir aşkına düştü gönül Açıldı bahçenin gülü Öter içinde bülbülü Dost elinden dolu dolu Sarhoş oldu içti gönül Pir Sultan'ım bir gün göçer Er olan ikrarın güder Ceset bunda seyran eder Çün Hakk'a ulaştı gönül
Yine Kısmetimiz Kaldırdı Bizi
PSAA_0206 · S. 207–208 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Yine kısmetimiz kaldırdı bizi Ne yaman uzağa düştü yolumuz İneyim gideyim Şam'dan aşağı Nerde kaldı ana ata ilimiz Kan olur garibin gözü yaşından Haber almaz yareninden eşinden Ağular da sızar canım aşından Belki pire malum ola halimiz Urum'un dağları İşçil ovası Issız kalmaz yavru şahin yuvası Urum'dan da Şam'a erler duası Erler olsun kanadımız kolumuz Pir Sultan Abdal'ım uzak yollardan Helal olduk yücelerden bellerden Bir zamanlar biz de gurbet illerden Ne yaman gurbeti söyler dilimiz
Yine Tamam Oldu Senenin Başı
PSAA_0207 · S. 208–209 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yine tamam oldu senenin başı Aktıkça akıyor gözümün yaşı Mümin olanlara veriyor cüşu Münkir Yezit kıymetini bilmedi İnşallah Yezid'in nesli kırılır Mümin olan Hak cemine derilir Bir orucun bin bir hacca yazılır Oruç tutan ebed mahrum olmadı Peygamberin vasisini kodular Adına da Mervan adın dediler On iki imamı bir bir yediler Mazlumların ahı yerde kalmadı Hasan'la Hüseyin Ali'nin oğlu Yezid'in elinden ciğeri dağlı Mümin olan Şah'a ikrarla bağlı İkrarı bend olan yoldan dönmedi Ne dilersen Hak'tan dile dileği Muhammet Ali'nin yanar çırağı Pir Sultan'ın Mevla ile durağı Pire ikrar veren geri dönmedi
Yine Yeşillendi Dağlar
PSAA_0208 · S. 209–210 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Yine yeşillendi dağlar Kararıp kocamaz bağlar Her nereye varsam ağlar Felek, senden gülen kimdir Ateşim yanıp pişmeden Ruh girip bu ten koşmadan Ana rahmine düşmeden Bu dünyaya gelen kimdir Yiğit ister yaranlığa Baykuş konar viranlığa On sekiz yıl karanlığa Hızır ile duran kimdir Pir Sultan'ım der varalım Anda günahlar görelim Azrail'den bir soralım Kendi canın alan kimdir
Yiyemezsin Demedim Mi
PSAA_0209 · S. 210–211 · 29 Zeilen · noch nicht analysiert
Güzel aşk cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Yemeyenler kalır naçar Gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer Duyamazsın demedim mi Bak şu aşkın haline Ne gelse söyler diline Can ü başı Hak yoluna Koyamazsın demedim mi Aşıklar harabat olur Hak yanında hürmet bulur Muhabbet baldan tatl'olur Doyamazsın demedim mi Girelim Ali serine Çıkalım meydan yerine Küfrümüz iman yerine Sayamazsın demedim mi Pir Sultan'ım der Şah'ımız Hakk'a ulaşır rahımız On'ki imam katarımız Uyamazsın demedim mi
Yürekte Yaralar Türlü Türlüdür
PSAA_0210 · S. 211–212 · 19 Zeilen · noch nicht analysiert
Gönül niçin ahvalimi bilmezsin Yürekte yaralar türlü türlüdür Öğüt versem öğüdümü almazsın Yürekte yaralar türlü türlüdür Esme zülüflerin yellere karşı Bülbül figan eder güllere karşı Gel beni ağlatma illere karşı Yürekte yaralar türlü türlüdür Ah n'eyleyim karşımızda ölüm var Ölüm dedikleri kanlı zalim var Ne ağlayıp ne gülecek halim var Yürekte yaralar türlü türlüdür Pir Sultan Abdal'ım ben de böyleyim Emir Hak'tan geldi kime ne deyim Derdim çoktur hangi birin söyleyeyim Yürekte yaralar türlü türlüdür
Yürü Bre Hızır Paşa
PSAA_0211 · S. 212–213 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yürü bre Hızır Paşa Senin de çarkın kırılır Güvendiğin padişahın O da bir gün devrilir Nemrut gibi Anka n'oldu Bir sinek havale oldu Davamız mahşere kaldı Yarın bu senden sorulur Şah'ı sevmek suç mu bana Kem bildirdin beni Han'a Can için yalvarmam sana Şehinşah bana darılır Hafid-i Pelgamber'im has Gel Yezid Hüseyn'imi kes Mansur'um beni dara as Ben ölünce il durulur Ben Musa'yım sen Firavun İkrarsız Şeytan-ı lain Üçüncü ölmem bu hain Pir Sultan ölür, dirilir
Yürü Bre Kahpe Felek
PSAA_0212 · S. 213–214 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yürü bre kahpe felek Gafil gafil gelme bari Biz de doğduk ölmek için Yüzümüze gülme bari Gafil gelirsin yanıma Kıyarsın tatlı canıma Toprak atarsın sineme Sorucuyu salma bari Bildim feleksin cihandan Çıkmaz parmakların kandan Kurtuluş yok imiş senden Yiğitlikte gelme bari Sen bir feleksin sözün yok Yola gidersin izin yok Kimi görmeğe gözün yok Kimisini görme bari Pir Sultan'ım der hanedir Bilirm kastın canedir Her işlerin tersinedir Bildiğinden kalma bari
Yürü Bre Yalan Dünya
PSAA_0213 · S. 214–215 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Yürü bre yalan dünya Yalan dünya değil misin Hasan ile Hüseyin'i Alan dünya değil misin Ali bindi Düldül ata Can dayanmaz bu firkata Boz Kurt ile kıyamete Kalan dünya değil misin Tanrı'nın Arslan'ın alan Düldül'ü dağlara salan Yedi kere ıssız kalan Kalan dünya değil misin Bak şu kışa, bak şu güze Ciğer kebap oldu köze Muhammed'i bir top beze Saran dünya değil misin Pir Sultan'ım ne yatarsın Kurmuş çarkını dönersin Ne konarsın. ne göçersin Kalan dünya değil misin
Zinhar Kötü Kelam Söylemeyesin
PSAA_0214 · S. 215–216 · 24 Zeilen · noch nicht analysiert
Arzulayıp Hak demine gelince Gönülde kin kibir eylemiyesin Hakikatın kubbesine girince Zinhar kötü kelam söylemeyesin Evliya cemidir sayılmaz hatır Eğer isterlerse bir kelam yetir Ağır ol sakin ol postunda otur Her yerde ataklık eylemeyesin Yeğlicelik edip gerine bakma Delil çağrılırken gerine bakma Aşnan musahibin odlara yakma Yükünü günahla toplamayasın Sen seni gör elin aybını görme Tarikat ateştir tamuya girme Sen de bu anlığın kimseye deme Bu sözlerim garaz anlamayasın Pir Sultan Abdal'ım mana bilemez Kibrine yedirip haber alamaz Kılavuzsuz giden yolu bulamaz Bulunmaz yolda yola aramayasın