17 Werke, 2 analysiert · Quelle: Alevilik-Kul-himmet.pdf
| Verszeile(n) | Bezug |
|---|---|
Sabahın seher vaktinde Günün manevi uyanış ve arınma zamanı olan seherde bir hakikat tecrübesinin gerçekleştiği anlatılır. | „De ki: “Yarılan karanlıktan çıkan sabahın Rabbine / yarılışlardan fışkıran oluşun Rabbine sığınırım." FELAK 113:1 · Similarity 0.4563 · über original „Andolsun sabaha, ağarıp ışıdığında," MÜDDESSİR 74:34 · Similarity 0.499 · über beide Freigabe: auto_approved |
Ali‟yi gördüm Ali‟yi Anlatıcı, Ali şahsında velayet, cesaret, adalet ve hakikatin temsilini gördüğünü bildirir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Eğildim niyaz eyledim Anlatıcı, karşılaştığı kutsal veya manevi hakikat karşısında tevazu göstererek yöneliş ve yakarışta bulunduğunu söyler. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Ali‟yi gördüm Ali‟yi Tekrarlanan ifade, Ali figürünün anlatıcının manevi görüşündeki merkezî ve sürekli konumunu vurgular. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Arslanı gördüm Meşhed‟de Ali’nin arslan imgesiyle ilişkilendirilen yiğitlik ve ruhsal kudretinin kutsal kabul edilen bir mekânda tecelli ettiği anlatılır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Kırk mum yanar bir şişede Bir kap içinde yanan kırk ışık, çokluk içinde birliği ve ortak manevi aydınlanmayı simgeler. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak kandil, sırça ve nur imgeleri bakımından verilen ayetlerle sembolik olarak ilişkilendirilebilir: „Allah, göklerin ve yerin Nur’udur. Onun nurunun örneği, içinde çerağ bulunan bir kandile benzer. Kandil, bir sırça içerisindedir. Sırça, inciden bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nispeti olmayan bereketli bir zeytin ağacından yakılır. Bu ağacın yağı, neredeyse ateş dokunmasa bile ışık saçar. Nur üzerinde nurdur o. Allah, dilediğini kendi nuruna kılavuzlar. Allah insanlara örnekler verir. Allah herşeyi bilmektedir." NUR 24:35 · Similarity 0.5329 · über bedeutung „“Ve Ay’ı, bunlar içinde bir nur yaptı ve Güneş’i bir kandil haline getirdi.”" NUH 71:16 · Similarity 0.5138 · über bedeutung Freigabe: pending |
Yedi iklim dört köşede Bütün yeryüzü ve yönler, Ali’ye atfedilen manevi etkinliğin evrensel kapsamını gösterecek şekilde kuşatılır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Ali‟yi gördüm Ali‟yi Bu tekrar, bütün kozmik alanı kuşatan manevi merkez olarak Ali algısını pekiştirir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Cennet kapısında duran Ali, kurtuluş ve sonsuz mutluluk eşiğinde duran, rehberlik ve geçiş yetkisiyle ilişkilendirilen bir figür olarak tasvir edilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Hayber‟in kilidin kıran
Kafire zülfikar çalan Ali, büyük engelleri aşan, adalet ve inanç uğrunda güçlü direnci ortadan kaldıran kahraman olarak sunulur.
Ali’nin Zülfikar’la zulme ve düşmanlığa karşı mücadele eden adalet savunucusu kimliği öne çıkarılır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Ali‟yi gördüm Ali‟yi Tekrar, Ali’nin hem manevi rehber hem de adalet mücadelesinin merkezî şahsiyeti olduğunu vurgular. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Çiskin dağlar başı çiskin Sisle örtülü dağlar, hakikate ulaşma yolundaki belirsizliği, sınavı ve manevi perdelenmeyi anlatır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Kul Himmet‟im oldu küskün Şair, kendisini kul olarak konumlandırıp manevi uzaklık veya gönül kırgınlığı sebebiyle içsel bir küskünlük yaşadığını belirtir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Cümle yerden erden üstün Manevi olgunluğa erişmiş er kişinin bütün dünyevi konumların üzerinde tutulduğu ve gerçek üstünlüğün erdemden kaynaklandığı söylenir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Ali‟yi gördüm Ali‟yi Deyiş, bütün bu manevi imgeleri Ali’nin velayet ve adalet merkezli şahsında yeniden birleştirerek sona erer. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
| Verszeile(n) | Bezug |
|---|---|
Gel benim derdime bir derman eyle Konuşan kişi, manevi sıkıntısının giderilmesi ve içsel iyileşmeye kavuşması için yüce bir makama yalvarır. | „“Hastalandığımda O’dur bana şifa ulaştıran.”" ŞUARA 26:80 · Similarity 0.4602 · über original „İnsana bir zarar / zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O’na dua eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O’na yalvarmakta olduğunu unutur, O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler, ortaklar isnat eder. De ki: “Birazcık nimetlen küfrünle. Hiç kuşkusuz sen, ateş halkındansın.”" ZÜMER 39:8 · Similarity 0.5008 · über bedeutung Freigabe: auto_approved |
Alemler derdine derman olan Şah Şah, bütün varlıkların sıkıntılarını gideren evrensel merhamet ve şifa kaynağı olarak tasvir edilir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak dertlere derman olma vasfı, mutlak rahmet, lütuf ve zararı giderme kudretinin Allah’a ait oluşuyla ilişkilendirilebilir: „Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil yine O’dur. O sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu reddedecek yoktur. Kullarından dilediğini lütfuyla nasiplendirir. Gafur’dur O, Rahim’dir." YUNUS 10:107 · Similarity 0.4758 · über bedeutung „Allah’ın insanlar için açıp yaydığı rahmeti hiç kimse tutup kısamaz. Onun tutup kıstığını ise O’ndan sonra salıp açacak yoktur. Aziz’dir O, Hakim’dir." FATIR 35:2 · Similarity 0.4802 · über bedeutung Freigabe: auto_approved |
Hükmümün üstüne bir ferman eyle
Alemler hükmüne ferman olan Şah Kişi, kendi iradesini aşan ilahi bir düzenleme ve yönlendirme talep eder.
Şah, bütün âlemlerin düzenini belirleyen ve kozmik hükmü geçerli olan yüce otorite olarak sunulur. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak mutlak hükümranlık ve hikmet verme yetkisinin Allah’a ait oluşu bakımından ilişkilendirilebilir: „Şöyle yakar: “Ey mülkün Malik’i, sahibi olan Allahım! Sen mülk ve saltanatı dilediğine verir, mülk ve saltanatı dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltir aziz edersin, dilediğini alçaltır zelil kılarsın. İmkan, mal ve nimet senin elindedir. Sen, herşeye kadirsin.”" ALİ İMRAN 3:26 · Similarity 0.5051 · über original „“Rabbim, bana hükmetme gücü / hikmet bağışla, beni barışsever iyiler arasına kat.”" ŞUARA 26:83 · Similarity 0.4863 · über original Freigabe: pending |
Bir ismi Seyyid‟dir bir ismi Ali Şahın kimliği, Hz. Ali’ye ve onun soyundan gelen manevi önderlik geleneğine bağlanan iki adla açıklanır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Hak sana Murtaza dedi ya veli Ali, Hak tarafından seçilmiş ve manevi velayet makamına sahip bir veli olarak yüceltilir. | Bu ifade Kur’an’da birebir geçmez; ancak Allah’ın seçip üstün kılması temasıyla dolaylı olarak ilişkilendirilebilir: „Peygamberleri onlara dedi ki: “Allah, Talut’u size kral gönderdi.” Şöyle konuştular: “O bizim üzerimizde nasıl saltanat kurabilir? Yönetimde biz ondan daha çok hak sahibiyiz. Ona bir mal genişliği de verilmiştir.” Peygamber dedi ki: “Allah onu seçip size üst olarak gönderdi. Onu bilgi ve beden gücü yönünden üstün kıldı.” Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, mülkü genişletendir, herşeyi bilendir." BAKARA 2:247 · Similarity 0.4787 · über original „Allah; Adem’i, Nuh’u, İbrahim Ailesi’ni, İmran Ailesi’ni ıstıfa ile seçip alemlere üstün kılmıştır;" ALİ İMRAN 3:33 · Similarity 0.56 · über bedeutung Freigabe: pending |
Şu dünyanın evvelisin ahiri Şah, dünyanın başlangıcını ve sonunu kuşatan aşkın varlık olarak nitelendirilir. | „Evvel’dir O, başlangıcı yoktur; Ahir’dir O, sonu yoktur; Zahir’dir O, herşeyde belirir; Batın’dır O, gözlerden gizlenmiştir. Herşeyi en güzel biçimde bilendir O." HADİD 57:3 · Similarity 0.4565 · über bedeutung „Sonrası da öncesi de / ahiret de dünya da Allah’ındır." NECM 53:25 · Similarity 0.4387 · über bedeutung Freigabe: auto_approved |
Şu kevn ü mekanda sultan olan Şah Şah, oluş ve varlık alanının tamamında hüküm süren kozmik sultan olarak gösterilir. | „Mülk ve yönetim elinde bulunan o Allah ne yücedir! O, herşeye Kadir’dir." MÜLK 67:1 · Similarity 0.4799 · über bedeutung „Şöyle yakar: “Ey mülkün Malik’i, sahibi olan Allahım! Sen mülk ve saltanatı dilediğine verir, mülk ve saltanatı dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltir aziz edersin, dilediğini alçaltır zelil kılarsın. İmkan, mal ve nimet senin elindedir. Sen, herşeye kadirsin.”" ALİ İMRAN 3:26 · Similarity 0.4658 · über original Freigabe: pending |
Seyrangahım oldu arşın yücesi Konuşanın manevi seyri, dünyevi sınırları aşarak en yüksek kozmik makama yönelir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Düldül‟ün ıssısı Kanber hocası Şah, Ali’ye bağlılık ve hizmet geleneğinin sembolü olan Düldül ile Kanber üzerinden manevi rehber ve koruyucu olarak anılır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Server Enbiyanın Miraç gecesi Şah, peygamberlerin önderiyle ilişkilendirilen Miraç hadisesinin manevi yüceliş ve yakınlık boyutunda anılır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Yedinci kat gökte arslan olan Şah Şah, göksel mertebelerin en yücesinde cesaret ve kudretin temsilcisi olarak tasvir edilir. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Musa‟nın asasın ejderha eden Şah, sıradan görünen bir aracı olağanüstü güce dönüştüren ilahi kudretin sahibi olarak anlatılır. | „Bunun üzerine Musa, asasını yere attı; birden korkunç bir ejderha oluverdi o." A’RAF 7:107 · Similarity 0.4974 · über original „O da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş." ŞUARA 26:32 · Similarity 0.4361 · über original Freigabe: auto_approved |
İsa‟ya ölüyü hem de dirilten Şah, ölümün karşısında hayat verme ve yeniden canlandırma gücüne sahip aşkın kudret olarak tanımlanır. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Muhammed aşkına Zülfikar çalan Şah, Muhammed’e duyulan manevi sevgi adına adalet ve mücadele gücünü temsil eden Zülfikar’ı kuşanır. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak Allah yolunda mücadele ve savaş bağlamında dolaylı olarak ilişkilendirilebilir: „Küfre batmışlarla burun buruna geldiğinizde, boyunlar vurulur. Nihayet onları bastırıp sindirdiğinizde, antlaşma bağını sıkı bağlayın. Artık bundan sonrası ya bir bağışlama ya bir fidyedir. Nihayet harp, ağırlıklarını yere bırakır. İşte böyle! Eğer Allah dileseydi, onlardan öc alırdı. Ama kiminizi kiminizle denemek için böyledir. Allah yolunda öldürülenlerin amelleri asla gözardı edilmeyecektir." MUHAMMED 47:4 · Similarity 0.4493 · über bedeutung „Nice peygamber, beraberinde kendisini Rabb’e adayan birçok kişi bulunduğu halde savaşmıştır. Onlar, Allah yolunda kendilerine gelip çatan zorluklar yüzünden gevşememiş, zayıflık göstermemiş, susup pusmamışlardır. Allah sabredenleri sever." ALİ İMRAN 3:146 · Similarity 0.4479 · über bedeutung Freigabe: pending |
Küfür yerlerini iman eden Şah Şah, inkâr ve karanlıkla nitelenen alanları inanç ve manevi aydınlanmayla dönüştüren güç olarak gösterilir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak küfürden imana ve karanlıklardan nura çıkarılma temasıyla ilişkilendirilebilir: „Allah, iman sahiplerinin Veli’sidir, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların dostları tağuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennem halkıdır. Orada sürekli kalacaktır onlar." BAKARA 2:257 · Similarity 0.4861 · über bedeutung „Bir elçi indirmiştir ki, iman edip hayra ve barışa yönelik işler sergileyenleri, karanlıklardan nura çıkarmak için Allah’ın ayetlerini açık-seçik okur. Allah’a inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanları Allah, altlarından ırmaklar akan cennetlere / bahçelere koyacaktır. Onlar orada sonsuza dek kalıcıdır. Allah böylesi için rızkı gerçekten güzelleştirmiştir." TALAK 65:11 · Similarity 0.498 · über bedeutung Freigabe: pending |
Kıl Himmet‟im eydür meydanda sırdım Himmet, manevi topluluk ve erkân alanında kendi hakikatini açığa vurduğunu veya bu hakikate teslim olduğunu söyler. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Her nereye baksam Ali‟yi gördüm Konuşan kişi, bütün varlık ve deneyimlerde Ali’ye atfedilen manevi hakikati ve velayet izini algılar. | Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı. Freigabe: auto_approved |
Her seher vaktinde dilimde virdim Kişi, her sabah manevi zikri düzenli biçimde tekrarlayarak bağlılığını ve içsel yönelişini sürdürür. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak seher vaktindeki vird, sabah Allah’ı tesbih etme çağrısıyla ilişkilendirilebilir. „O’nu sabah-akşam tespih edin." AHZAB 33:42 · Similarity 0.5742 · über bedeutung „Allah’a ve resulüne inanasınız, O’nu destekleyesiniz, O’nu yüce bilesiniz ve sabah-akşam O’nu tespih edesiniz diye." FETİH 48:9 · Similarity 0.507 · über bedeutung Freigabe: auto_approved |
Müminler dilinde ezber olan Şah Şah, inananların ortak hafızasında dua, övgü ve bağlılıkla sürekli anılan manevi merkezdir. | Bu ifade Kur'an'da birebir geçmez; ancak müminlerin Allah’ı dillerinde anması bağlamında dolaylı olarak ilişkilendirilebilir: „Ey iman edenler! Allah’ı çok anın." AHZAB 33:41 · Similarity 0.5087 · über bedeutung „Kandil, Allah’ın yükseltilmesine ve içinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Orada sabah-akşam O’nu tespih eder." NUR 24:36 · Similarity 0.4806 · über bedeutung Freigabe: pending |
Nichts gefunden.