Status: alle · 30 Zeile(n) ·
Schwelle für automatische Freigabe: 0.85
Nur zum Lesen - Entscheidungen werden mit
python review_queue.py review erfasst.
So geht es: Trage oben deinen Namen ein und gehe die Zeilen
durch. Freigeben heißt „die Zuordnung passt“, ablehnen heißt „sie passt
nicht“ — beim Ablehnen wird gefragt, ob ein anderes Ayet
hingehört oder gar keins. Das ist der wichtige Unterschied.
Auch die Zeilen ohne Zuordnung brauchen dich — sie sind blasser
gesetzt. Dort hat die Analyse keinen passenden Vers gefunden. Ob das
richtig ist, kann nur ein Mensch sagen: Die Zuordnungen prüft das
Programm selbst, aber was fehlt, sieht es nicht. Wenn du weißt,
dass sehr wohl etwas hingehört, ist das die wertvollste Rückmeldung
überhaupt — trag den Vers oder den Zusammenhang ins Anmerkungsfeld.
Am Ende auf Urteile herunterladen drücken. Es entsteht eine
JSON-Datei auf deinem Rechner, die du zurückschickst. Deine Eingaben
werden laufend im Browser gesichert — ein versehentliches Schließen
kostet nichts, aber ein anderer Rechner oder ein privates Fenster sieht
sie nicht.
Es wird nichts übertragen. Diese Seite sendet nichts, sie
erzeugt nur die Datei.
Bedeutung: Manevi uyanışın ve içsel açıklığın en yoğun olduğu zamanda kutsal bir görme deneyiminin gerçekleştiği anlatılır.
Anlatıcı, Ali şahsında kutsal rehberlik ve manevi hakikatin tecellisini gördüğünü bildirir.
Anlatıcı, karşısındaki manevi makama saygı, yakarış ve teslimiyetle yöneldiğini ifade eder.
Anlatıcı, Ali şahsında kutsal rehberlik ve manevi hakikatin tecellisini yeniden vurgular.
Bu dizelerdeki seherde niyazla nurlu rehbere yönelme ve teslimiyet ilkesi, Kur’an’ın sabah vaktinin tanıklığı, Allah’a çağıran ışık ve gönlü Rabbine yönelten kılavuzluk anlayışıyla örtüşür.
İSRA 17:78 Güneşin kaymasından / aşağı sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl. Sabah Kur’an’ını da gözet. Çünkü sabah okunan Kur’an tanıklarca izlenmektedir.
Similarity 0.4122 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 25/100 · Yalnızca 'sabah' sözcüğünün geçmesi sebebiyle kurulmuş zayıf bir kelime benzerliğidir.
AHZAB 33:46 Ve Allah’ın izniyle bir davetçi, ışık saçan bir kandil olarak…
Similarity 0.4903 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayetin Hz. Muhammed'i niteleyen ifadeleriyle deyişin içeriği arasında konu bağı yoktur.
BAKARA 2:112 İş onların sandığı gibi değil! Kim güzel davranışlar sergileyerek yüzünü Allah’a teslim ederse, Rabbi katında ödülü vardır onun. Korku yoktur böyleleri için; tasalanmayacaklardır onlar…
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 15/100 · Teslimiyet ve ödül kavramları genel bir tematik çağrışım yapsa da deyişteki özel olayla doğrudan ilgili değildir.
NAZİAT 79:19 “Seni Rabbine kılavuzlayayım da gönülden ürperesin.”
Similarity 0.4823 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Musa ve Firavun kıssasına ait bir ayet olup deyişteki seher vakti ve Ali figürüyle ilgisi bulunmamaktadır.
Ehl-i Beyt kaynağı(kein Ayet · ehlibeyt) Deyişte Ali’yi seher vaktinde görüp niyaz etme imgesi, Ehl-i Beyt öğretisinde İmam Ali’nin Peygamber’e ilk iman eden, ilk namaz kılan ve ibadette örnek rehber kabul edilmesine dayanır.
Namaz Kılanların İlki Ali (a.s) İmam Ali (a.s), yüce Peygamber'in (s.a.a) hayatında meydana gelen bütün değişiklikleri onunla birlikte yaşadı. Hz. Muhammed'in (s.a.a) şahsında bilgi açlığını ve dehasını doyuran kusursuz bir örnek görüyordu. Onun fiillerini taklit ediyor, hareketlerini dikkatle izliyordu. Ona uyuyor, bütün emir ve yasaklarına itaat ediyordu. Bu, peygamber olarak görevlendirilmesinden önce başlayıp Hz. Peygamber'in (s.a.a) ömrünün en son anına kadar böyle devam etti. Tarihçiler Ali'nin (a.s) Resulullah'ın (s.a.a) hiçbir sözüne itiraz etmediği hususunda tam bir görüş birliği içindedirler. İmam (a.s), Resulullah'tan (s.a.a) sonra ilk olarak kendisinin namaz kıldığını açıkça ifade eder: Benden önce sadece Resulullah (s.a.a) namaz kılmıştır.1 Habbe el-Urenî'den şöyle rivayet edilir: Bir gün Ali'nin (a.s) güldüğünü gördüm. O güne kadar bu şekilde azı dişleri görülecek şekilde güldüğünü hiç görmemiştim. Sonra şöyle dedi: Allah'ım! Şu ümmetten, Peygamber'inden başka benden önce namaz kılan birini bilmiyorum.2 "Rükû edenlerle beraber siz de rükûa gidin."3 ayetinin tefsiri bağlamında İbn Abbas'tan şöyle rivayet edilir: Bu ayet Resulullah (s.a.a) ve Ali b. Ebu Talip (a.s) hakkında nazil olmuştur. Bunlar, ilk kez namaz kılan ve rükûa varanlardır.4
Hidayet Önderleri: İmam Ali – İmam Ali – Namaz Kılanların İlki Ali (a.s), s. 72 · Similarity 0.5826
Ist das richtige dabei?
KH_0009#2 · Sabahın seher vaktinde
Seite 67 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.93 · pending
Arslanı gördüm Meşhed‟de
Kırk mum yanar bir şişede
Yedi iklim dört köşede
Ali‟yi gördüm Ali‟yi
Bedeutung: Meşhed, Ali ile ilişkilendirilen arslan imgesi üzerinden cesaretin, kudretin ve velayet heybetinin görüldüğü kutsal bir mekân olarak sunulur.
Tek bir kapta yanan kırk ışık, birlik içinde çoğalan manevi aydınlanmayı ve veliler topluluğunun temsil ettiği hakikat bilgisini anlatır.
Ali’ye atfedilen manevi etkinliğin dünyanın bütün bölgelerini ve insanlığın tamamını kuşattığı ifade edilir.
Anlatıcı, bütün kozmik kapsam içinde Ali’yi manevi görünün ve rehberliğin merkezi olarak tanımlar.
Ozanın Ali’de tecelli eden ve âlemin dört yanını kuşatan kutsal ışığı tasviri, bu ayetlerdeki **nur, velâyet ve hidayet ilkesiyle** örtüşür: Allah’ın nuru kullarını karanlıktan aydınlığa çıkaran, anıldığı kutlu mekânlarda parlayan ilahî rehberliktir.
NUR 24:35 Allah, göklerin ve yerin Nur’udur. Onun nurunun örneği, içinde çerağ bulunan bir kandile benzer. Kandil, bir sırça içerisindedir. Sırça, inciden bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nispeti olmayan bereketli bir zeytin ağacından yakılır. Bu ağacın yağı, neredeyse ateş dokunmasa bile ışık saçar. Nur üzerinde nurdur o. Allah, dilediğini kendi nuruna kılavuzlar. Allah insanlara örnekler verir. Allah herşeyi bilmektedir.
Similarity 0.4373 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 75/100 · Metindeki 'kırk mum yanar bir şişede' imgesi, ayetteki çerağ ve kandil (sırça) metaforuyla güçlü bir dolaylı anlam benzerliği taşımaktadır.
ŞURA 42:52 İşte böylece, sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık. Hiç kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 25/100 · Ayetin genelindeki 'nur' kavramı deyişteki aydınlık tasviriyle zayıf bir genel çağrışım kurmaktadır.
BAKARA 2:257 Allah, iman sahiplerinin Veli’sidir, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların dostları tağuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennem halkıdır. Orada sürekli kalacaktır onlar.
Similarity 0.4284 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayet karanlıktan aydınlığa çıkıştan bahsettiği için deyişin içeriğiyle anlamsal olarak ilgisizdir.
NUR 24:36 Kandil, Allah’ın yükseltilmesine ve içinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Orada sabah-akşam O’nu tespih eder.
Similarity 0.4181 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Önceki kandil ayetinin devamı niteliğinde olsa da, deyişteki mekânsal ve tasavvufi ifadelerle yalnızca zayıf bir bağ kurar.
Yol öğretisi (Makâlât)(kein Ayet · yol) Satır, Ali’nin her yerde tecelli eden hikmet ve irfanını simgeleyerek Yol’un **Marifet Kapısı’nın ilim makamına** işaret eder.
40. Bölüm – Ali b. Ebu Talib Ashabın En Üstünüdür
Ama Ali b. Ebu Talib böyle miydi? Hz. Peygamber’in davetinin ilk günü, İslâm dinini açıkça kabul ederek Resul-ü Ekrem
ile omuz omuza namaz kıldı, hâlbuki o zamanlar daha bulûğ
çağına ermemişti bile. Bu da gösteriyor ki hakkı bilme ve hakikati arayıp bulma ve teşhis etme gücü Hz. Ali’de çocukluk
çağında bile kemal derecesine varmıştı. Caferî Mezhebi'nde İnanç İlkeleri □ 87
Hz. Ali'nin İlmî Açıdan Fazileti
Onun büyük faziletlerinden biri de ilmi ve kültürel makamıdır. Bir kimsenin ilim derecesi ne kadar yüksek olursa, onun
büyüklüğü de o derece fazla olur. Nitekim Zat-ı Bari şöyle
buyuruyor:
Allah sizlerden iman eden kimseler ile onlara ilim verilen kimselerin derecelerini yükseltir.(1)
Allah Teala, Hz. Peygamber’in gönderilmesi hususunda buyurmuştur ki:
Çünkü ümmîlere içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten
bir peygamber gönderen O'dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler. (2)
Yine şöyle buyurmuştur:
Andolsun ki, Lokman'a, Allah'a şükretmesi için hikmet
verdik.(3)
Yine şöyle buyurmuştur:
Hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse şüphesiz ona çokça hayır verilmiştir.
Buyruk (İmam Cafer Sadık) – İmam Cafer Sadık – 40. Bölüm – Ali b. Ebu Talib Ashabın En Üstünüdür, s. 85 · Similarity 0.4998
Bedeutung: Ali, kurtuluşa ve ahiret mutluluğuna geçişin eşiğinde duran manevi koruyucu ve rehber olarak tasvir edilir.
Ali, aşılması güç engelleri ortadan kaldıran olağanüstü güç ve kahramanlık sahibi olarak anlatılır.
Ali’nin Zülfikar’la kötülüğe ve düşmanlığa karşı mücadele eden adalet ve yiğitlik temsilcisi olduğu ifade edilir.
Anlatıcı, kahramanlık ve adalet imgelerinin merkezindeki Ali’yi manevi görünün kaynağı olarak tekrarlar.
Ozanın Hz. Ali’de simgelediği velâyet, iman ehlinin koruyuculuğu ve küfre karşı ilahî destekle galip gelişi ilkesi, bu ayetlerde Allah’ın dostlarının nur ve zafer üzere olmasıyla örtüşür:
MAİDE 5:56 Allah’ı, O’nun resulünü ve iman edenleri dost edinen / Allah’tan, O’nun resulünden ve iman edenlerden yüz çeviren bilsin ki, galip gelecek olanlar Allah’ın taraftarlarıdır.
Similarity 0.4316 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayet genel bir dostluk ve taraftarlık ilkesine işaret ederken, deyiş bölümü Hz. Ali'nin Hayber ve Zülfikar gibi spesifik tarihsel/mitolojik kahramanlıklarına odaklandığından içerik olarak ilgisizdir.
BAKARA 2:257 Allah, iman sahiplerinin Veli’sidir, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların dostları tağuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennem halkıdır. Orada sürekli kalacaktır onlar.
Similarity 0.4703 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 15/100 · Ayet Allah'ın müminlerin velisi olmasını ve onları aydınlığa çıkarmasını anlatır; deyiş ise doğrudan Hz. Ali'nin savaşçı ve kapıcı sıfatlarını işlediği için anlam bağı çok zayıftır.
ALİ İMRAN 3:13 Yüz yüze gelen şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışıyordu; ötekisi küfre batmıştı. Allah yolunda çarpışanları, kafa gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah, öz yardımıyla dilediğini destekler. İşte bunda, gözleri olanlar için gerçek bir ibret vardır.
Similarity 0.4602 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Ayet savaş ve çatışma bağlamını içerse de, deyişle kurulan bağ yalnızca genel bir 'savaş/mücadele' temasına dayanmakta olup doğrudan bir ilke ilişkisi içermez.
BAKARA 2:244 Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah, herşeyi duyar, herşeyi bilir.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 20/100 · Ayet genel olarak Allah yolunda savaşmayı emreder, deyiş bölümü ise Hz. Ali'nin Hayber'deki rolü ve Zülfikar kullanmasını övdüğü için aradaki bağlantı yalnızca genel bir savaşçılık çağrışımıyla sınırlıdır.
Üst üste iki zırh giymiş, iki kılıç kuşanmış ve başına iki sarık birden bağlamıştı. Elinde ise çatallı bir mızrak vardı. O ve Ali birbirlerine karşılıklı olarak birer darbe indirdiler. Ali bir darbe indirdi. Başının üzerine yerleştirdiği taş par- çasını ve miğferi parçaladı ve kafasını ikiye ayırdı. Kılıç azı dişlerine kadar batmıştı. Yahudiler savaşçıları Merhab'a olanları görünce, bozguna uğramış olarak kaleye geri döndüler ve kapıları üzerlerine kilitlediler. Ali (a.s) kapıya yöneldi ve kapıyı açıncaya kadar zorladı. İnsanların çoğu kalenin etrafındaki hendeğin öbür tarafında bulunuyorlardı ve onunla birlikte karşı tarafa geçmemişlerdi. Ali kalenin kapısını kavradı ve yerinden söktü. Onu hendeğin üzerine bir köprü gibi yerleştirdi. Ardından Müslümanlar kapının üzerinden karşı tarafa geçtiler. Kaleyi ele geçirip sayısız ganimetler elde ettiler.1 Rivayet edilir ki, daha sonra, Ali'nin tek başına yerinden söküp köprü gibi hendeğin üzerine koyduğu bu kapıyı yerinden oynatmak için birkaç kişi uğraşmışlarsa da kapıyı yerinden oynatamamışlar. İbn Amr şöyle der: Biz, yüce Allah'ın Hayber'i Ali (a.s) aracılığıyla bize açmasına şaşırmadık.
Hidayet Önderleri: İmam Ali – İmam Ali – d- Hudeybiye Barışı'nda153F Ali (a.s), s. 116 · Similarity 0.6255
Ist das richtige dabei?
Gel benim derdime bir derman eyle
KH_0012 · Seite 69 · 4 Tabellenzeile(n) · 4 offen
KH_0012#1 · Gel benim derdime bir derman eyle
Seite 69 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.91 · pending
Gel benim derdime bir derman eyle
Alemler derdine derman olan Şah
Hükmümün üstüne bir ferman eyle
Alemler hükmüne ferman olan Şah
Bedeutung: Söyleyen, kendi sıkıntısının ilahi yardım ve şefkatle giderilmesini dilemektedir.
Şah, bütün varlıkların sıkıntılarını gideren ve zulme karşı iyilik ile doğruluğu gerçekleştiren kurtarıcı güç olarak yüceltilmektedir.
Söyleyen, kendi iradesinin üzerine bağlayıcı ve üstün bir ilahi buyruğun gelmesini istemektedir.
Şah, bütün varlık âlemleri üzerinde hüküm sahibi olan ve iradesi geçerli bulunan yüce otorite olarak tasvir edilmektedir.
Ozanın Şah Ali’yi dertlere derman, hükmü yürüyen manevi sığınak olarak çağırması, bu ayetlerde dile getirilen **darda kalana rahmetle yetişme ve sıkıntıyı giderme** ilkesiyle örtüşür.
NEML 27:62 Yoksa zorda kalan yalvardığında, onun imdadına yetişip sıkıntı ve kederi kaldıran, sizi yeryüzünün hükmedenleri kılan mı hayırlı? Allah’ın yanında bir ilah daha var mı!? Ne kadar da az ibret alıyorsunuz!
Similarity 0.5585 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, darda kalanların imdadına yetişen ve sıkıntıları gideren ilahi kudreti vurgulayarak deyişteki 'derde derman olan Şah' motifiyle doğrudan örtüşmektedir.
ENBİYA 21:84 Hemen cevap verdik ona, kendisindeki derdi kaldırdık. Tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir hatırlatma olarak, ona ailesini ve beraberlerinde benzerlerini de verdik.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 75/100 · Ayet, Eyüp peygamberin derdinin giderilmesini anlatması bakımından deyişteki 'derdime derman eyle' talebiyle doğrudan ilgili bir ilkeyi yansıtmaktadır.
YUNUS 10:107 Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil yine O’dur. O sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu reddedecek yoktur. Kullarından dilediğini lütfuyla nasiplendirir. Gafur’dur O, Rahim’dir.
Similarity 0.4348 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, zararı ve sıkıntıyı giderecek yegane varlığın Allah olduğunu belirterek deyişin ana teması olan derman arayışı ve şifa merciini doğrudan desteklemektedir.
SAD 38:42 “Ayağını yere vur. İşte yıkanacak bir yer, işte içilecek soğuk bir su!..” dedik.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Ayet, Eyüp peygamberin sıkıntısının çözümü için spesifik bir fiziksel eylemi anlatmakta olup, deyişin genel derman talebiyle yalnızca zayıf ve dolaylı bir bağ kurmaktadır.
Ist das richtige dabei?
KH_0012#2 · Gel benim derdime bir derman eyle
Seite 69 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.91 · pending
Bir ismi Seyyid‟dir bir ismi Ali
Hak sana Murtaza dedi ya veli
Şu dünyanın evvelisin ahiri
Şu kevn ü mekanda sultan olan Şah
Bedeutung: Yüceltilen şahsiyet, biri soylu ve saygınlık bildiren Seyyid, diğeri Ali olmak üzere farklı adlarla anılmaktadır.
İlahi gerçeklik, Ali’nin Murtaza adıyla anılan ve ermişlik niteliği taşıyan seçkin bir kişi olduğunu bildiren yüce kaynak olarak sunulmaktadır.
Yüceltilen varlık, dünyanın başlangıcını ve sonunu kuşatan aşkın bir varlık olarak gösterilmektedir.
Şah, oluş ve mekânın tamamında hüküm süren yüce yol ulusu ve manevi egemen olarak tanımlanmaktadır.
Ozanın Ali’yi Hakk’ın seçtiği veli ve manevi sultan olarak öven velâyet/ilâhî tevcih anlayışı, mülkün ve yüceliğin Allah’a ait olup dilediğini yükseltmesi ilkesiyle örtüşür.
NECM 53:25 Sonrası da öncesi de / ahiret de dünya da Allah’ındır.
Similarity 0.4338 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 95/100 · Ayet, deyiş bölümündeki 'dünyanın evvelisin ahiri' ifadesiyle doğrudan örtüşerek her iki alemin de Allah'a (ve bu bağlamda ilahi hakikate) ait olduğunu belirtmektedir.
BAKARA 2:255 Allah’tan başka ilah yok. Hayy’dır O, sürekli diridir; Kayyum’dur O, kudretin kaynağıdır. Ne gaflet yaklaşır O’na ne kendinden geçme ne de uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız O’nundur. O’nun huzurunda, bizzat O’nun izni olmadıkça kim şefaat edebilir!.. O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da!.. İnsanlar O’nun bilgisinden, bizzat kendisinin dilediği dışında, hiçbir şeyi kavrayıp kuşatamazlar. O’nun kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuşatmıştır. Göklerin ve yerin korunması O’na hiç de zor gelmez. Aliyy’dir O, yüceliği sınırsızdır; Azim’dir O, büyüklüğü sınırsızdır.
Similarity 0.5188 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Ayet içerisindeki 'Aliyy' sıfatı ile deyişteki 'Ali' ve 'sultan' kavramları arasında yüzeysel bir fonetik ve genel ululuk çağrışımı dışında doğrudan içerik bağı zayıftır.
MÜMİNUN 23:116 Yücelerden yücedir, o hak padişah olan Allah. İlah yok O’ndan başka. O şanlı arşın Rabbidir O.
Similarity 0.4594 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, deyişte geçen 'sultan olan Şah' ve hak padişahlık kavramını doğrudan destekleyen bir ilahi yücelik vurgusu içermektedir.
ALİ İMRAN 3:26 Şöyle yakar: “Ey mülkün Malik’i, sahibi olan Allahım! Sen mülk ve saltanatı dilediğine verir, mülk ve saltanatı dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltir aziz edersin, dilediğini alçaltır zelil kılarsın. İmkan, mal ve nimet senin elindedir. Sen, herşeye kadirsin.”
Similarity 0.4571 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 70/100 · Ayet, mülkün sahibi olma ve dilediğini yüceltme temasıyla deyişteki sultanlık ve ulu makam vurgusuyla dolaylı bir ilişki kurmaktadır.
Ehl-i Beyt kaynağı(kein Ayet · ehlibeyt) Satır, İmam Ali’ye “Evvel, Âhir” gibi ilahî isimlerin mazharı olarak kozmik bir velâyet atfetme anlayışına dayanır; pasajdaki bu sıfatlar ise Ehl-i Beyt öğretisinde zatî değil, Allah’a ait tecellîler olarak okunur.
Allah’ım! Sen Allah’sın. Sen Rahmânsın. Sen Rahimsin. Melik, Kuddûs, Selâm, Mü’min, Müheymin, Aziz, Cebbar, Mütekebbir, Evvel, Âhir, Zâhir, Bâtın, Hamîd, Mecîd, Mübdi, Muld, Vedûd, Şehîd, Kadîm, Alîyy, Sâdık, Rauf, Rahim, Şekûr, Gafûr, Aziz, Hakim, Zu’l-Kuw eti’l-Metîn’sin. Rakîb, Hafîz, Zu’l-Celâl ve’l-İkrâmsm. Azîm, Alîm, Ganî, Velî, Fettâh, Murtâh, Kâbîz, Bâsît, Adi, Vefî, Hakku’l-Mübin’sin. Hallâk, Rezzâk, Vehhâb, Tevvâb, Rabb, Vekil, Latîf, Habîr, Semî’, Basîr’sin. Deyyân, Muteâl, Karîb, Mücîb, Bâ’is, Vâris, Vâsi’, Bâkî, Hayy, ölmeyecek Dâim’sin. Kayyûm, Nûr, Gaffâr, Vâhid, Kahhâr, Ahad, doğurmamış, doğrulmamış ve dengi olma yan Samed’sin. Zu’t-Tavl, Muktedir, Allâmu’l-Guyûb, Bedi, Bedî’ Dâl, Tâhir, Mukît, Muğîs, Dâfi’, Râfi’, Dârr, Nâfi’, Mu’izz, Muzill, Mut’im, Mun’im, Müheymin, Mükrim, Muhsin, Mücmil, Hannân, Mufdil, Muhyî, Mümît, Fa’âlun limâ Yürîdsin. Ey mutlak mülk sa hibi! Dilediğine mülkü verir, dilediğinden alırsın. Dilediğini aziz dilediğini zelil edersin. Haynn tamamı senin elindedir. Çünkü sen her şeye kadirsin.
Sahîfe-i Aleviyye – İmam Ali – Rahman ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla, s. 36 · Similarity 0.5383
Ist das richtige dabei?
KH_0012#3 · Gel benim derdime bir derman eyle
Seite 69 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.94 · pending
Seyrangahım oldu arşın yücesi
Düldül‟ün ıssısı Kanber hocası
Server Enbiyanın Miraç gecesi
Yedinci kat gökte arslan olan Şah
Bedeutung: Söyleyenin manevi seyir alanı, kozmik makamların en yücesine ulaşan aşkın bir görüş ve idrak ufkuna dönüşmüştür.
Manevi önder, Düldül’ün sahibi ve Kanber’in hocası olarak Ali’ye bağlılık ve rehberlik ilişkileri içinde tasvir edilmektedir.
Peygamberlerin önderi, manevi yükseliş gecesinin merkezindeki yüce rehber olarak anılmaktadır.
Şah, en yüce kozmik makamda cesaret, koruyuculuk ve adalet kararlılığını taşıyan kudret olarak betimlenmektedir.
Ozanın burada dile getirdiği Ali’nin miraç, arş ve yedi kat gökle simgelenen yüce manevi makamı ilkesi, bu ayetlerde Allah’ın katındaki dereceler, arşın azameti ve seçkin kulların yüceltilmesi anlayışıyla örtüşür.
MEARİC 70:3 Yükselme boyutlarının / derecelerinin sahibi Allah’tandır o.
Similarity 0.4502 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Ayet, ilahi makamların yüceliğinden bahsetse de, deyişte geçen arş ve gök katı unsurlarıyla sadece zayıf bir kavramsal çağrışım kurmaktadır.
MÜMİNUN 23:86 Sor: “Yedi göklerin Rabbi ve o büyük arşın Rabbi kimdir?”
Similarity 0.4282 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, deyişte vurgulanan 'arşın yücesi' ve 'yedi kat gök' kavramlarıyla içerik ve tema bakımından doğrudan örtüşmektedir.
TEKVİR 81:20 Çok güçlüdür o elçi. Arş sahibinin katında saygındır.
Similarity 0.4323 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 50/100 · Ayet genel olarak arş sahibinin katından bahsetse de, deyişin Miraç ve Ali figürüyle olan özel bağını dolaylı olarak yansıtmaktadır.
MERYEM 19:57 Onu yüce bir mekana yükselttik.
Similarity 0.4212 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 60/100 · Ayet bir peygamberin yüce bir mekana yükseltilmesinden söz ettiği için, deyişteki Miraç temasıyla kısmen ve dolaylı bir ilgi kurmaktadır.
Ist das richtige dabei?
KH_0012#5 · Gel benim derdime bir derman eyle
Seite 69 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.88 · pending
Kıl Himmet‟im eydür meydanda sırdım
Her nereye baksam Ali‟yi gördüm
Her seher vaktinde dilimde virdim
Müminler dilinde ezber olan Şah
Bedeutung: Himmet, meydanın erkânı içinde kendisini sırrın ve manevi hakikatin taşıyıcısı olarak ifade etmektedir.
Söyleyen, baktığı her yerde Ali’nin temsil ettiği hakikat ve manevi varlığın izini gördüğünü belirtmektedir.
Söyleyen, her sabah dilinde tekrarladığı sürekli anma ve dua ile manevi bağlılığını canlı tutmaktadır.
Şah, inananların ortak hafızasında ve dilinde sürekli anılan, imanla benimsenmiş manevi önder olarak sunulmaktadır.
Ozanın Ali’yi gönülde ve dilde daimî hazır bilip zikretmesi, bu ayetlerde müminlere öğretilen sürekli zikir, tesbih ve salihlerin adını yaşatma ilkesiyle örtüşür.
AHZAB 33:41 Ey iman edenler! Allah’ı çok anın.
Similarity 0.4578 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, deyişte geçen 'dilimde virdim' ifadesindeki Allah'ı ve Hz. Ali'yi sürekli anma (zikretme) pratikliğiyle doğrudan örtüşmektedir.
TAHA 20:34 “Seni çokça analım.”
Similarity 0.4174 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 80/100 · O'nu çokça anma vurgusu, deyişin 'dilimde virdim' ve 'ezber olan' ifadeleriyle içeriksel bir paralellik taşımaktadır.
FETİH 48:9 Allah’a ve resulüne inanasınız, O’nu destekleyesiniz, O’nu yüce bilesiniz ve sabah-akşam O’nu tespih edesiniz diye.
Similarity 0.4688 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
SAFFAT 37:129 Sonrakiler içinde İlyas’ı hatırlatacak birşey de bıraktık.
Similarity 0.4628 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayet sadece anma/hatırlatma fiili üzerinden çağrışım yapsa da, deyişteki mistik zikir ve Şah vurgusuyla gerçek bir içerik bağı yoktur.
Ehl-i Beyt kaynağı(kein Ayet · ehlibeyt) Satır, her yerde Ali’yi görme ve onun adını vird edinme fikrini, pasajdaki gibi Ehl-i Beyt’in Hz. Peygamber’in soyundan gelen, ümmete hidayet ve manevî şahitlik eden önderler olduğu öğretisine dayandırır.
Nitekim İmam'ın (a.s) Mütevekkil'e sürekli nasihatte bulunmak, onu irşat etmek, ona öğüt vermek suretiyle onun bu tür düşüncelerden sıyrılmasını sağlamaya çalıştığını gözlemliyoruz. İbn Şehraşub, kendi rivayet zinciriyle Ebu Muhammed el-Fahham'dan şöyle rivayet etmiştir: Mütevekkil, İbn Cehm'e en iyi şairin kim olduğunu sordu. O da cahiliye döneminin ve İslâmi dönemin şairlerini sıraladı. Sonra Ebu'l-Hasan'a (a.s) sordu. O da, "En iyi şair, şu şiirin sahibi Hammanî'dir." dedi: Kureyş'ten bir topluluk bizimle övünme yarışına girdi Çekik yanakları ve uzun parmaklarıyla. Bu konuda tartıştığımız zaman bizim lehimize Onların aleyhine mabetlerden yükselen ses hüküm verdi. Sustuğumuzu görürsün, ama onlardan üstün olduğumuza Her camiden yükselen ses şahitlik eder. Çünkü Allah'ın Resulü Ahmed bizim dedemizdir Biz de onun doğmakta olan yıldızları andıran evlâtlarıyız. Mütevekkil, "Ey Ebu'l Hasan! Mabetlerden yükselen ses nedir?" dedi. Buyurdu ki: "Eşhedu en lâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden Resulullah.
Hidayet Önderleri: İmam Hadi – İmam Ali Hadi – İmam Hadi'nin Çağının Beklentileri, s. 169 · Similarity 0.5441
Ist das richtige dabei?
Temennaya Geldim Erenler Size
PSA_0001 · Seite 4 · 6 Tabellenzeile(n) · 6 offen
PSA_0001#1 · Temennaya Geldim Erenler Size
Seite 4 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.97 · pending
Temennaya geldim erenler size
Temenna edeyim destur olursa
Mürvet kapıların bağlaman bize
İçeri gireyim destur olursa
Bedeutung: Konuşan, olgunlaşmış manevi kişilerin huzuruna saygı ve bağlılık göstererek kabul edilme dileğiyle geldiğini bildirir.
Konuşan, manevi mecliste selamlama görevini ancak izin verilirse yerine getireceğini söyler.
Konuşan, cömertlik ve bağışlayıcılık alanlarının kendilerine kapanmamasını, yani manevi kabulden mahrum bırakılmamayı diler.
Konuşan, dış görünüşte kalmayıp manevi hakikat alanına ancak izin ve usul yoluyla geçmek istediğini belirtir.
Bu dizelerdeki izin, edep ve huzura saygı ilkesi, Nûr ve Hucurât surelerinde bildirilen izinsiz girmeme, selamla yaklaşma ve ulunun huzurunda tevazu gösterme hükmüyle örtüşür.
NUR 24:28 Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size “geri dönün” denirse, dönün; bu sizin için daha iyi ve temizdir. Allah, yaptıklarınızı çok iyi biliyor.
Similarity 0.4315 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, tıpkı deyişteki "destur olursaeri girmek" vurgusu gibi, izin alınmadan ve "geri dönün" denildiğinde girilmemesi gerektiğini doğrudan ifade eder.
NUR 24:27 Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahipleriyle kaynaşıp izin almadan, bir de ev sakinlerine selam vermeden girmeyin. Düşünüp taşınmanızı sağlamada bu sizin için daha hayırlıdır.
Similarity 0.4233 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 90/100 · Ayet, evlere izin almadan ve selam vermeden girilmemesini emreder; bu da deyişteki "destur olursa içeri gireyim" temasıyla birebir örtüşmektedir.
HUCURAT 49:3 Allah resulünün huzurunda seslerini alçaltanlar var ya, onlar Allah’ın, gönüllerini takva için imtihan ettiği kişilerdir. Bir bağışlanma vardır onlar için, bir büyük ödül vardır.
Similarity 0.4631 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 25/100 · Erenler huzurundaki edep ile Peygamber huzurundaki ses alçaltma arasında zayıf bir genel çağrışım bulunsa da içerik doğrudan örtüşmez.
HUCURAT 49:2 Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin. Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
Similarity 0.4722 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Huzurda ses yükseltmeme uyarısı ile deyişteki saygılı duruş arasında yalnızca genel bir edep ve erkân ilişkisi vardır.
Ist das richtige dabei?
PSA_0001#2 · Temennaya Geldim Erenler Size
bereits angemerkt[ABD, unsicher] Hier möchte das Gedicht die Situation darstellen, in dem eine Person (Talip oder Pir) sich vor dem "erenler" meclis stellt und um Einlass bittet und vom "Abu Hayat" zu trinken, was wissen und ewiges leben verspricht, für die Lebenszeit stellt ein solcher Meclis die vorstufe dar. Dieser Meclis ist mit Allah in bindung. Sie würden keine Entscheidung treffen die Allah. Das Ayet im Araf stellt dar wie Musa genau in einer ähnlichen Situation steht, er bittet von Allah ihn zu sehen <-> (Abi hayat ist auch ein sehr mächtiger wunsch) dieser ayet zeigt ja das sogar ein peygamber sich solch hohen wünsche auch wenn er sie erfüllt bekommt nicht standhält und ohnmächtig wird. Daher sehe ich die Verbindung insofern sinnvoll, dadurch zu erklären, wie vorsichtig man um etwas bittet und ohne zusprache allahs der einem alles auch geben würde einen nicht davon abhält "ohnmächtig" zu sein, dir strophe zeigt serh viel über turablik demütig an das meclis rangehen. Symbolisch kann man deuten " ereneler" als vahiy zu sehen. Weil man siehch nicht anmaßt direkt an Allah eine bitte zu geben, zumindedst in dieser situation man ist ja kein peygamber bezug auf Sura ist insofern schon sinnvoll. Hucurat passt insofern das man diese bitte auch nicht laut offentbart. kehf ist die suche musas nach einem gelehrten und später interesannt dann die begegnung mit hizir. Deswegen unsicher, die Deutungsebene ist sehr wichtig, und wie deuten wie wir die verbindung der ayets, was passiert da im hintergunrd?
Seite 4 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.97 · pending
Pirim deyu divanına geçeyim
Destinizden ab-ı hayat içeyim
İzniniz olursa ağzım açayım
Bir mana söyleyim destur olursa
Bedeutung: Konuşan, pirini manevi otorite kabul ederek onun huzurundaki meclise katılmak ister.
Konuşan, pirin sözünü, öğüdünü ve manevi nefesini hayat veren bilgi olarak almak istediğini ifade eder.
Konuşan, söz söylemeye başlamadan önce meclisin ve büyüklerin onayını almayı ister.
Konuşan, görünen sözlerin ardındaki batıni anlamı ancak izin verilirse paylaşacağını söyler.
Ozanın dile getirdiği mürşid huzurunda izin, edep ve teslimiyetle irfan talep etme ilkesi, bu ayetlerde de bilgili rehbere tabi olma ve onun huzurunda sözü ölçülü söyleme hükmüyle örtüşür.
KEHF 18:66 Musa ona dedi ki: “Sana öğretilenden bana da bir olgunluk / bir bilgi öğretmen şartıyla sana tabi olayım mı?”
Similarity 0.4836 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, müridin pirinden ilim öğrenme talebini doğrudan yansıtarak deyişteki 'ağzım açayım / bir mana söyleyim' isteğiyle örtüşmektedir.
KEHF 18:70 Dedi: “Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!”
Similarity 0.4732 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 55/100 · Pirin veya mürşidin izniyle konuşma ve soru sorma adabını dolaylı olarak hatırlatmaktadır.
HUCURAT 49:2 Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin. Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
Similarity 0.4898 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Yalnızca huzurda edep ve izinle konuşma kuralına zayıf ve genel bir çağrışım yapmaktadır.
MERYEM 19:43 “Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim.”
Similarity 0.4434 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 50/100 · Bir bilenden rehberlik talep etme temasını dolaylı olarak içermektedir.
Ist das richtige dabei?
PSA_0001#3 · Temennaya Geldim Erenler Size
bereits angemerkt[ABD, unsicher] 28:16,32:12 Finde ich gut, wie anfangs gesagt, dieser meclis ist deutsam das man vor gott tritt. Hier wird eine einzel person dargestellt, die bereut und von seinen schlechten taten sich entferenn möchte dazu bittet er das vortritt und sein nefs durch kemerbest versiegeln möcht ein ikrar eingeht. dazu vielleciht die suche erweitern. daher stimme ich da gemini nicht so sehr zu 47:21,26:82 find cih nicht so passend. die ehlibeyt befund ist insofern interessant wenn man dann in der gesamtaussage, sagt bzw betont das imam ali in dieser hutbe bzw brief die suche nach reue und das unterbinden von schlimmen taten hervorhebt. könne man überlegen ob man nach jedem deyis eine solche bewertung überliefert. Haben wir auf der Ebene schon Bedeutungen ?
Seite 4 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.96 · pending
Günahım sorulsun canlar yanında
Zülfikar oynuyor durmaz kınında
Rehberin önünde pir meydanında
Kemerbest olayım destur olursa
Bedeutung: Konuşan, kusurlarının manevi topluluk önünde sorgulanmasını ve hesap verme sorumluluğunu kabul eder.
Zülfikarın kından çıkmış biçimde hareket etmesi, gücün ve terbiye edici müdahalenin hazır ve etkin olduğunu anlatır.
Olayın, rehberin gözetiminde ve pirin manevi otoritesini temsil eden meydanda gerçekleştiği belirtilir.
Konuşan, izin verilirse belini bağlayıp hizmete hazır ve yolun disiplinlerine bağlı bir talip olmayı kabul eder.
Bu dizelerdeki meydanda günahını ikrar edip mürşid rehberliğinde tövbe, teslimiyet ve edebe bağlanma anlayışı, Kur’an’ın Allah’ın hükmü önüne geçmemeyi, zulmü kabul ederek af dilemeyi ve samimi tövbeyle arınmayı emreden **tövbe ve edep ilkesiyle** örtüşür.
SAD 38:24 Davud dedi ki: “Vallahi, senin birtek koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiş. Zaten ortaklardan birçoğu, birbiri aleyhine haksızlık ve zulme sapar. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar böyle değildir. Ama onlar da pek azdır.” Davud, kendisini imtihan ettiğimizi düşündü; hemen Rabbinden af diledi, rüku ederek yerlere eğildi ve Allah’a yöneldi.
Similarity 0.4829 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayet, Hz. Davud'un tövbesini anlatmakta olup deyişteki günah ikrarı ve rehber önünde teslimiyet temasıyla yalnızca zayıf bir bağ kurmaktadır.
HUCURAT 49:1 Ey iman edenler! Allah’ın ve resulünün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 0/100 · Ayet, Allah'ın ve resulünün önüne geçilmemesini emreder; deyişteki rehber ve pir huzurundaki kemerbest olma durumuyla içeriksel bir ilgisi yoktur.
KALEM 68:29 O zaman dediler ki: “Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz. Gerçekten biz zalimler olduk.”
Similarity 0.5137 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 15/100 · Ayet, zalim olduklarını itiraf edenlerin pişmanlığını ifade eder; deyişte geçen günah sorgulamasıyla sadece genel bir pişmanlık bağlamında örtüşür.
TAHRİM 66:8 Ey iman edenler! Etkili öğüt veren bir tövbe ile Allah’a yönelin. Umulur ki Rabbiniz çirkinliklerinizi ve günahlarınızı örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte inananları utandırmayacaktır. Onların ışığı önlerinden ve sağ yanlarından koşup gelir. Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Işığımızı tamamla ve bizi bağışla! Sen herşeye Kadir’sin, herşeye gücün yeter.”
Similarity 0.4871 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 65/100 · Ayet, samimi bir tövbe ile Allah'a yönelmeyi ve günahların bağışlanmasını ister; bu durum deyişteki günahların sorulması ve tövbe/teslimiyet (kemerbest olma) arayışıyla doğrudan ilgilidir.
Ehl-i Beyt kaynağı(kein Ayet · ehlibeyt) “Günahım sorulsun” sözü, Ehl-i Beyt öğretisindeki kulun kendi fiilinden sorumluluğu kabul edip pir–rehber huzurunda nefis muhasebesine ve ahde bağlılığa yönelmesi anlayışına dayanır.
Boynuna aldığın ve ilâhî ahdine riayet etmen gereken işin sıkıntısı, hiçbir hakkın olmadığı hâlde seni verdiğin ahdini bozmaya yöneltmesin. Ortadan kalkmasını umduğun ve güzel sonucuna göz diktiğin işin sıkıntısına sabretmen; akıbetinden korktuğun ihanetten, Allah'ın seni sorguya çekmesinden ve dünya ve ahirette bağışlanma yolunun yüzüne kapanmasından daha hayırlıdır. Kanlardan ve onları helal olmaksızın akıtmaktan sakın. Çünkü azaba sebep olan, daha büyük bir şey yoktur. Kanların haksız yere dökülmesinden başka, hesab sorulmasına, nimetinin zevaline ve müddetin kesilip ömrün bitmesine sebep olacak bir şey yoktur. Allah, kıyamet gününde insanlardan ilk olarak, akıttıkları kanları sorup kulları arasında hükmedecektir. Haram olan kanı akıtmakla otoriteni güçlendirmeye kalkışma. Çünkü bu, gücü zayıflatan işlerdendir. Hatta gücü yok edip götürür veya başkalarına verir. Kasten adam öldürme hususunda ne benim yanımda, ne de Allah katında hiçbir özrün olamaz. Çünkü cezası kısastır.
Eğer hatayla birini öldürürsen, kamçın, kılıcın veya elin yanlışlıkla veya istemeden cezalandırmada aşırı giderek veya hafif bir darben veya biraz daha fazlası ölüme sebep olursa, gücüne güvenerek öldürülen kimsenin velilerine haklarını vermezlik etme. Kendini beğenmekten, seni nefsinle böbürlenmeye sevk eden şeylere güvenmekten, aşırı övgüyü sevmekten sakın. Çünkü bunlar, ihsan sahiplerinin ihsanlarını helak etmek için şeytanın aradığı uygun fırsatlardır. Halka karşı yaptığın iyiliği başlarına kakmaktan, onları minnet altında bırakmaktan ve yaptığını olduğundan çok gösterip övünmeye kalkışmaktan sakın. Vaadedince vaadinden dönme. Yaptığınla kişiyi minnet altında bırakmak, ihsanını yok eder. Yaptığını çok görüp onunla övünmek, hakkın nurunu götürür. Vaadinden dönmek, insanların nefretini, Allah'ın azabını gerektirir. Allah-u Teâlâ, "Allah katında en büyük azaba sebep olan şey, yapmadığınız şeyi söylemenizdir."1 buyurmuştur.
Nehcü'l-Belâğa – İmam Ali – 53. Mektup, s. 442 · Similarity 0.5063
Ist das richtige dabei?
PSA_0001#4 · Temennaya Geldim Erenler Size
bereits angemerkt[ABD, unsicher] Die aussage betont eigentlich das vorherige mit anderen worten.
[ABD, unsicher] Die aussage betont eigentlich das vorherige mit anderen worten.
Seite 4 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.97 · pending
İzin verin bu meydana varayım
Erenlerin huzurunda durayım
Mürşidimden müşkülümü sorayım
Çaremi bileyim destur olursa
Bedeutung: Konuşan, erkânın yürütüldüğü manevi topluluk alanına katılmak için yetkililerden açık kabul ister.
Konuşan, olgun manevi kişilerin karşısında saygıyla bulunarak onların değerlendirmesine ve rehberliğine açık olduğunu bildirir.
Konuşan, çözemediği manevi veya ahlaki sorunları mürşidine danışarak aydınlatmak ister.
Konuşan, izin ve rehberlik yoluyla sıkıntısına uygun manevi çözümü öğrenmek istediğini ifade eder.
Bu dizelerdeki mürşid huzurunda izin, edep ve öğrenme talebiyle durma anlayışı, Kur’an’ın ilim ve manevi otorite karşısında tevazu, saygı ve disiplin ilkesini emreden hükmüyle örtüşür:
KEHF 18:66 Musa ona dedi ki: “Sana öğretilenden bana da bir olgunluk / bir bilgi öğretmen şartıyla sana tabi olayım mı?”
Similarity 0.4858 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Hz. Musa'nın Hızır'dan ilim öğrenmek için izin istemesi ve talebi, deyişteki mürşitten müşkül sorma ve izin alma temasıyla doğrudan örtüşmektedir.
MÜCADİLE 58:11 Ey iman edenler! Size, “meclislerde yer açın” dendiğinde, yer açın ki Allah da sizin için genişlik sağlasın. “Kalkın” denildiğinde de kalkın ki Allah, içinizden inananlarla kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 60/100 · Ayet ilim sahiblerinin derecesinin yükseltilmesinden bahsetse de, deyişteki mürşid huzurunda soru sorma ve izin alma durumunu dolaylı olarak desteklemektedir.
HUCURAT 49:1 Ey iman edenler! Allah’ın ve resulünün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 45/100 · Otoritenin önüne geçmeme ilkesi genel bir edep kuralı verse de, deyişteki özel olarak mürşide varma ve müşkül sorma durumuyla zayıf bir bağa sahiptir.
HUCURAT 49:2 Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin. Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
Similarity 0.4649 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Peygamber huzurundaki ses tonuyla ilgili bu ayet, deyişte geçen erenlerin huzurunda durma ve izin isteme kavramıyla yalnızca genel bir meclis edebi bağlamında ilişkilendirilebilir.
Ist das richtige dabei?
PSA_0001#5 · Temennaya Geldim Erenler Size
Seite 4 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.91 · pending
Rehbere bağlıdır talibin başı
Durmadan akıyor didemin yaşı
Arafat dağında koçun bir eşi
Erkana geleyim destur olursa
Bedeutung: Talibin yönelişinin, eğitiminin ve manevi sorumluluğunun rehberin denetimi ve yol göstericiliğiyle bağlı olduğunu söyler.
Konuşanın gözyaşları, yoğun pişmanlık, özlem ve manevi etkilenme içinde bulunduğunu gösterir.
Bu dize, Arafat imgesiyle manevi buluşmayı ve koç imgesiyle adanma, itaat ve kurban olma çağrışımını birlikte kurar.
Konuşan, yolun tören ve kurallar bütünü olan erkâna ancak izin verilirse katılmak istediğini belirtir.
Ozanın burada dile getirdiği rehbere bağlılık, izinle müşkül sorma ve tövbeyle erkâna yönelme ilkesi, bu ayetlerdeki doğru kılavuza uyma, sorumluluk bilinci ve Allah’a dönüş anlayışıyla örtüşür.
KEHF 18:70 Dedi: “Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!”
Similarity 0.5434 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 75/100 · Metindeki rehber-talip ilişkisi ve 'erka'na gelme' çabası, Hz. Musa'nın Hızır'a uyması ve kurallarına itaati bağlamıyla dolaylı olarak ilgilidir.
NUR 24:54 De ki: “Allah’a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz / yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir.”
Similarity 0.5153 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 60/100 · Peygambere ve dolayısıyla tarikat pirine/rehberine itaat edip 'yolu bulma' teması deyişin ruhuyla kısmen uyuşmaktadır.
MERYEM 19:43 “Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim.”
Similarity 0.4677 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 65/100 · Hz. İbrahim'in babasına rehberlik etme çağrısı ve 'uyma' motifi, talibin rehbere bağlanması ilkesiyle dolaylı bir paralellik taşır.
9:118 Geride bıraklılan üç kişinin de tövbesini kabul etmiştir. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş, öz benlikleri kendilerini sıkıştırmıştı; Allah’ın öfkesinden kurtulmak için yine Allah’a sığınmaktan başka çare olmadığını fark etmişlerdi. Sonra onlara tövbe nasip etti ki, eski hallerine dönsünler. Hiç kuşkusuz Allah, tövbeleri çok çok kabul eden, rahmeti sınırsız olandır.
Similarity None · ★ ÜBERLIEFERT: Hacı Bektaş ordnet diesen Vers einer Stufe des Yol zu (Makâlât)
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayet sefere katılmayanların tövbesini konu alırken, deyiş rehbere teslimiyet ve erkanla ilgilidir; aradaki bağlantı tamamen ilgisizdir.
Ist das richtige dabei?
PSA_0001#6 · Temennaya Geldim Erenler Size
bereits angemerkt[ABD, unsicher] 28:16,66:8 39:53 insofern passend, da im kuran bewusst steht, das allah jene belohnt die vom faslchen weg (günhalar,..) zum richtigen druch tövbe zurück finden. hier gibt der ozan kenntlich das er den wahren weg aufsucht. könnte man auch mit fatiha sure zusammen bringen, die bitte bring uns zum richtigen pfad und nur der liebe schöpfer allah kann uns das
Seite 4 · Verszeile 21 · Konfidenz 0.96 · pending
Pir Sultan Abdal’ım ey güzel Şah’ım
Günahlıyım arşa çıkıyor ahım
Gerçek erenlerle benim penahım
Terceman olayım destur olursa
Bedeutung: Konuşan, kendisini Pir Sultan Abdal’ın mazlumluk ve hakikate bağlılık mirasıyla özdeşleştirerek yüce kabul ettiği Şah’a seslenir.
Konuşan, günahkârlık bilinciyle duyduğu derin pişmanlık ve yakarışın yüce makama ulaştığını anlatır.
Konuşan, manevi sığınağının hakikate ulaşmış erenlerin rehberliği ve topluluğu olduğunu bildirir.
Konuşan, izin verilirse manevi mecliste sözü açıklayan, dile getiren ve topluluğa hizmet eden bir görev üstlenmek ister.
Ozanın günahını ikrar edip erenlerin himmetine ve desturuna sığınması, bu ayetlerdeki kulun kusurunu tanıyıp tevbe, af ve rahmete yönelmesi ilkesiyle örtüşür.
KASAS 28:16 “Rabbim, öz benliğime zulmettim, beni affet” diye yakardı da Allah onu affetti. Gafur O’dur, Rahim O’dur.
Similarity 0.427 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, deyişteki "günahlıyım" ifadesiyle doğrudan örtüşen bir pişmanlık ve bağışlanma talebi içermektedir.
ZÜMER 39:53 De ki: “Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan / aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafur, mutlak Rahim’dir.”
Similarity 0.4314 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 80/100 · Ayet, deyiş sahibinin "günahlıyım" diyerek af dilemesini ve şahına sığınmasını destekleyen genel bir ilahi rahmet ve bağışlama çağrısı sunmaktadır.
SECDE 32:12 Günahkarları, Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş olarak şöyle derken bir görsen: “Rabbimiz; gördük, duyduk, geri gönder bizi ki barışa yönelik iyi bir iş yapalım. Artık kesin olarak inanıyoruz.”
Similarity 0.4692 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 25/100 · Ayet ahiretteki pişmanlığı konu alırken, deyiş dünyevi bir yakarışı ve günah itirafını yansıttığı için bağlamları zayıftır.
SAD 38:24 Davud dedi ki: “Vallahi, senin birtek koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiş. Zaten ortaklardan birçoğu, birbiri aleyhine haksızlık ve zulme sapar. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar böyle değildir. Ama onlar da pek azdır.” Davud, kendisini imtihan ettiğimizi düşündü; hemen Rabbinden af diledi, rüku ederek yerlere eğildi ve Allah’a yöneldi.
Similarity 0.4516 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 75/100 · Ayet, tıpkı deyişteki gibi bir kulun hata yapıp ardından af dilemesi ve tövbe etmesi temasını doğrudan işlemektedir.
Ist das richtige dabei?
İsa Peygambere Hakk’ı Buyurdu
PSA_0027 · Seite 35 · 3 Tabellenzeile(n) · 3 offen
PSA_0027#1 · İsa Peygambere Hakk’ı Buyurdu
Seite 35 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.91 · pending
İsa peygambere Hakk’ı buyurdu
Mürşide teslim ol yolda kalırsın
Cebrail Ahmed’e dahi yürüdü
Mürşide teslim ol yolda kalırsın
Bedeutung: İlahi hakikat ve buyruk peygamber aracılığıyla insanlara bildirilmiştir.
Hakikat yolunda ilerlemek isteyen kişi kendisini manevi rehberin yönlendirmesine ve biatına bırakmalıdır.
İlahi bildirinin peygambere ulaştırılması, manevi rehberliğin peygamberlikte bile gerekli olduğunu gösterir.
Hakikat yolunda ilerlemek isteyen kişi kendisini manevi rehberin yönlendirmesine ve biatına bırakmalıdır.
Ozanın dile getirdiği mürşide teslimiyet ve onun irşadına uyma ilkesi, Kur’an’ın peygambere itaati hidayetin şartı sayan ve İsa ile Cebrâil’in ilâhî tebliğ zincirindeki rehberliğini bildiren ayetleriyle mana bakımından örtüşür.
SAFF 61:6 Meryem oğlu İsa’nın da şöyle dediğini hatırla: “Ey İsrailoğulları! Ben size Allah’ın elçisiyim. Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir elçiyi müjdeleyici olarak gönderildim.” Fakat İsa’nın müjdelediği elçi onlara apaçık delilleri getirdiğinde: “Bu, katıksız bir büyüdür.” dediler.
Similarity 0.5262 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 45/100 · Ayet, deyişte geçen İsa ve Ahmed (Hz. Muhammed) isimleriyle kelime ve karakter düzeyinde benzerlik taşısa da, deyişin ana teması olan 'mürşide teslimiyet' ilkesini doğrudan ele almamaktadır.
BAKARA 2:97 De ki: “Kim Cebrail’e –ki o, Allah’ın izniyle Kur’an’ı kendinden öncekini doğrulayıcı, insanlara yol gösterici ve müjde olarak senin kalbine indirmiştir- düşman kesilirse,
Similarity 0.5327 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Ayet sadece Cebrail ve Hz. Muhammed'in (Ahmed) adını geçirdiği için deyişle zayıf bir kelime ortaklığı kurmaktadır, içerik olarak mürşide teslimiyetle ilgisi yoktur.
NUR 24:54 De ki: “Allah’a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz / yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir.”
Similarity 0.5236 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 75/100 · Ayet, resule itaat etmenin ve yol bulmanın önemini vurguladığı için deyişteki 'mürşide teslim ol yolda kalırsın' temasıyla dolaylı bir içerik ilişkisine sahiptir.
MAİDE 5:92 Allah’a itaat edin, resule itaat edin, sakının. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin: Bizim resulümüze düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
Similarity 0.529 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 60/100 · Ayet Allah'a ve resule itaati emretmekle birlikte, deyişin vurguladığı tasavvufi mürşid-mürit ilişkisi ve teslimiyet öğretisinden uzaktır.
Peygamber kıssası(kein Ayet · peygamberler) Satır, İsrâ-Mirâç anlatısında Cebrâil’in Hz. Muhammed’i belirli bir makama kadar götürüp orada ayrılması motifine gönderme yaparak, manevî yolculukta mürşid rehberliğinin zorunluluğunu ifade eder.
Deve üzerinde bulunduğu sırada da, Peygamberimiz Muhammed Aleyhisse-lâma böyle Vahy geldiği olur, devenin, inen Vahy'in ağırlığına dayanamadığı, bacaklarının ikiyana ayrıldığı, büküldüğü, kırılacak gibi olduğu, bazan da, çöktüğü görülürdü. Vahy tarzlarından beşincisi: Vahy Meleği Cebrail Aleyhisselâmın, Yüce Allah tarafından yaratıldığı aslî hey'et ve surette görünerek Yüce Allah'ın dilediğini, Peygamberimiz Aleyhisselâm'a Vahy edişidir. Bu da, iki kerre vuku bulmuş, Peygamberimiz Aleyhisselâm, Cebrail Aley-hisselâmı, yaratıldığı aslî hey'et ve suret üzere altıyüz kanadıyla iki defa, yerle gök arasını doldurur bir halde görmüştür. Vahy tarzlarından altıncısı: Yüce Allah'ın Mirâc gecesinde olduğu gibi, göklerin üstünde, Peygamberimiz Aleyhisselâm'a, uyanık iken, perde arkasından, hitabda bulunması, ya da, uyurken, arada, Vahy Meleği bulunmaksızın, Peygamberimizle konuşmasıdır. Vahy tarzlarından yedincisi de: Yüce Allah'ın, arada, Vahy Meleği bulunmaksızın, Peygamberimiz Aleyhisselâma doğrudan doğruya hitab buyurmuş olmasıdır. Peygamberimiz Aleyhisselâmın bildirdiklerine göre: Mirâc gecesinde, Cebrail Aleyhisselâm, Peygamberimizi, yukarı götüre götüre, nihayet (Kaza ve Kaderi yazan) Kalemlerin cızırtılarını işitecek kadar yüksek bir yere çıkardı. Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâm orada, Cennet'ten, yemyeşil bir Ref-ref(ipek döşek)'in, birden, ufku kapladığını, doldurduğunu, gördü. Peygamberimiz, onun üzerine oturdu. Cebrail Aleyhisselâm, Peygamberimizden ayrıldı. Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâm, Aziz ve Cebbar (dilediğini, yaptırmağa kadir olan) Rabb'ına, yükseltilip yaklaştırıldı. Kendisinden, bütün sesler, kesildi.
Peygamberler Tarihi – NÜBÜVVET, NEBÎ VE RESUL – Vahy Tarzlarından 2-7'ye Kadar Olanlar:, s. 14 · Similarity 0.5615
Ist das richtige dabei?
PSA_0027#2 · İsa Peygambere Hakk’ı Buyurdu
Seite 35 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.94 · pending
Talip olan nutku mürşidi duya
Mürşid gelip bizim kalbimiz yuya
Öğüt dinlemezsen kalırsın yaya
Mürşide teslim ol yolda kalırsın
Bedeutung: Yola girmek isteyen talip, mürşidin sözünü dinleyerek onun manevi öğretisini kabul etmelidir.
Mürşidin rehberliği, insanın iç dünyasındaki kötülükleri arındırıp kalbini manevi olgunluğa hazırlamalıdır.
Rehberlik ve öğüt kabul edilmediğinde kişi manevi ilerleme araçlarından mahrum ve yönsüz kalır.
Hakikat yolunda ilerlemek isteyen kişi kendisini manevi rehberin yönlendirmesine ve biatına bırakmalıdır.
Bu dizelerdeki mürşide bağlanıp öğüdüne uyma yoluyla hidayet ve teslimiyete erme ilkesi, verilen ayetlerde de doğru kılavuza uymanın insanı dosdoğru yola ve Allah bilincine ulaştıracağı hükmüyle örtüşür.
MERYEM 19:43 “Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim.”
Similarity 0.4989 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 65/100 · Mürşide uyma ve doğru yola iletilme teması dolaylı bir benzerlik taşımaktadır.
MUHAMMED 47:17 Kılavuzlarını bulmuş olanlara gelince, Allah onların hidayetini artırmış ve korunma imkanlarını kendilerine vermiştir.
Similarity 0.5004 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Doğru yolu bulma kavramı geçse de, mürşide teslimiyet ve öğüt dinleme vurgusu bu ayette zayıf kalmaktadır.
NUR 24:54 De ki: “Allah’a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz / yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir.”
Similarity 0.4941 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 70/100 · İtaat etme ve yolu bulma vurgusu, mürşide teslim olmama durumundaki sonuçla içeriksel bir paralellik kurmaktadır.
NAZİAT 79:19 “Seni Rabbine kılavuzlayayım da gönülden ürperesin.”
Similarity 0.4969 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 55/100 · Kılavuzluk ve doğru yola yönlendirme fikri deyişteki mürşid rehberliğiyle kısmen örtüşmektedir.
Ist das richtige dabei?
PSA_0027#3 · İsa Peygambere Hakk’ı Buyurdu
bereits angemerkt[ABD, unsicher] Ja es kann hindeuten. das hier die ankunft des propheten offenlegt der ahmed heißt aber viel mehr auch mit dem ayet wo cebrail sich dem propheten das erstemal zeigt, vllt auch mit hadisen über en propheten
Seite 35 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.96 · pending
Hakikatın ilmi baki cennettir
Uğraması kolay değil zahmettir
Pir Sultan’ım senin yolun vuslattır
Mürşide teslim ol yolda kalırsın
Bedeutung: Hakikatin bilgisi, geçici dünya değerlerini aşan kalıcı bir mutluluk ve kurtuluş olarak yüceltilir.
Hakikate ve manevi olgunluğa ulaşmak, sabır ve sürekli çaba isteyen zorlu bir süreçtir.
Pir Sultan’ın diliyle bu yol, insanı hakikate ve manevi birleşmeye ulaştıran bir güzergâh olarak sunulur.
Hakikat yolunda ilerlemek isteyen kişi kendisini manevi rehberin yönlendirmesine ve biatına bırakmalıdır.
Bu dizelerdeki hakikate yönelip doğru yola teslim olarak vuslata erme anlayışı, ayetlerde Hak Rabbin dosdoğru yoluna bağlı kalanlara ebedî cennet ve büyük kurtuluş vaat edilmesi ilkesiyle örtüşür.
FURKAN 25:15 De ki: “Bu mu daha iyi, yoksa korunanlara vaat edilen o sonsuzluk cenneti mi? O cennet de bu korunanların ödülü ve dönüş yeridir.”
Similarity 0.4895 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 75/100 · Ayet, şiirdeki baki cennet ve vuslat (dönüş yeri) kavramlarıyla içeriksel olarak örtüşmektedir.
MAİDE 5:119 Allah buyurdu: “Özü-sözü doğru olanlara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gün budur. Altlarından ırmaklar akan cennetler var onlar için. Sonsuza dek kalacaklardır orada.” Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razıdır. İşte budur büyük kurtuluş.
Similarity 0.4767 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 70/100 · Ayet, cennet vaadini ve nihai kurtuluşu vurgulayarak deyişteki hakikat ve cennet temasıyla dolaylı bir bağ kurmaktadır.
HİCR 15:41 Buyurdu: “İşte bana varan dosdoğru yol budur.”
Similarity 0.5 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 80/100 · Ayet, deyişte geçen 'Hakikatın ilmi' ve 'senin yolun' ifadeleriyle doğrudan uyuşan 'dosdoğru yol' kavramını dile getirmektedir.
YUNUS 10:32 İşte bu Allah’tır sizin Hak Rabbiniz. Hak’tan sonra sapıklıktan başka ne kalır ki? Peki, nasıl oluyor da yüz geri döndürülüyorsunuz?
Similarity 0.4791 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Ayet genel olarak hak kavramına değinse de, deyişin ana teması olan mürşide teslimiyet ve yolculukla zayıf bir çağrışımdan öteye geçmemektedir.
Ehl-i Beyt kaynağı(kein Ayet · ehlibeyt) Satırdaki “mürşide teslimiyetle vuslata erme” anlayışı, Ehl-i Beyt öğretisinde nefsin terbiye edilip hak dışı yollardan yüz çevrilerek insanı Hakk’a ulaştıran doğru rehbere/yola bağlanma ilkesine dayanır.
Ama gönüller o paydan ve olgunluktan nasipsiz gaflete dalarak kaskatı kesilmiş, asıl yolundan sapmış, başka bir yolda yürüyor. Sanki hakkın maksadı kendilerinden başkasıdır ve doğru yolu bulmak dünyaları elde etmekten ibarettir. Bilin ki, ceza yurduna giderken geçidiniz, ayakları kaydıran, sürçüp düşmekten korkulan tehlikelerle dolu olan sırattır. Ey Allah'ın kulları! Allah'tan gönlünü O'na veren, düşüncesiyle bedenini korku saran, gece namazlarıyla uykusuz kalan, geceyi ümitle, gündüzleri de susuzlukla geçiren akıllı kişinin korktuğu gibi korkun. Zühd ile şehvetlerini öldürmüş, Allah'ın zikri dilini hareket ettirmiş, Allah korkusunu güvende olmak için önceden göndermiş, hak dışında tüm yollardan yüz çevirmiş ve insanı hakka ulaştıran en iyi yolu kat etmiştir. Aldatıcı şeyler onu aldatmamış, şüpheli şeyler gözlerini kör etmemiştir. Oysa o, müjde ferahlığının sevincini tatmış, en tatlı uykusuna esenlik nimetleriyle yatmış ve sorgu gününden eminliğe ermiştir. Çabuk geçilen geçitten (dünyadan) övülmüş bir şekilde geçip gitmiş, ileride varılacak yerin azığını önceden iyi hazırlamıştır.
Nehcü'l-Belâğa – İmam Ali – 78. Hutbe, s. 116 · Similarity 0.5373
Ist das richtige dabei?
Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
PSA_0034 · Seite 42 · 5 Tabellenzeile(n) · 4 offen
PSA_0034#1 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
Seite 42 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.96 · pending
Elif’tir doksan bin kelamın başı
Var Hakk’a şükreyle be’yi n’eylersin
Rahmet damlasından kalbine taşı
Yüzünü yumağa suyu n’eylersin
Bedeutung: Hakikatin ve bütün anlamlı sözlerin başlangıcı, birliği ve ilkesi olan ilahi kaynağa işaret edilir.
İlahi hakikate yönelip şükretmek varken biçimsel ve ikincil ayrıntılara takılmanın gereksiz olduğu söylenir.
İlahi merhametin küçük bir payını bile gönülde yaşatıp ahlaki dönüşüme dönüştürmek öğütlenir.
İçsel arınma gerçekleşmeden yalnızca dış temizliğe yönelmenin hakikate ulaştırmayacağı belirtilir.
Ozanın gönlü rahmetle arındırıp şükür, ihlâs ve Hakk’a yönelişle yaşama çağrısı, bu ayetlerdeki temiz kalple Allah’a varma, nimeti dile getirme ve yüzü yalnız O’na çevirme ilkesiyle örtüşür.
ŞUARA 26:89 “Yalnız temiz bir kalple Allah’a varan kurtulur.”
Similarity 0.5239 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 90/100 · Ayet, deyiş bölümündeki kalbin rahmetle doldurulması ve şekilsel ibadetlerin ötesine geçilerek temiz bir kalple Hakk'a varılması ilkesini doğrudan desteklemektedir.
DUHA 93:11 Ve Rabbinin nimetini söz ve fiillerinle dile getir.
Similarity 0.5736 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Ayet, nimeti dile getirmeyi emrederken deyiş ise şekilsel su yerine kalbe rahmet taşınmasını vurguladığından, ilişki yalnızca genel bir şükür bağlamıyla sınırlıdır.
A’RAF 7:29 Şunu da söyle: “Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi O’na doğrultun. Dini yalnız O’na özgüleyerek, O’na yakarın. Tıpkı sizi ilk yarattığı gibi O’na döneceksiniz.”
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Ayet genel olarak yüzü ve dini Allah'a yöneltmeyi emretse de, deyişin şekilsel su ve harfler üzerinden yaptığı bâtıni vurguyla doğrudan bir içerik örtüşmesi yoktur.
KASAS 28:70 O, Allah’tır. Tanrı yoktur O’ndan başka. İlkte de sonda da hamd O’nadır. Ve siz O’na döndürüleceksiniz.
Similarity 0.5217 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 20/100 · Ayet Allah'a hamd edilmesini ve O'na döndürüleceğini belirtirken, deyişin kelamın başı ve kalbin arındırılması temasıyla zayıf bir genel çağrışım dışında bağı yoktur.
Ist das richtige dabei?
PSA_0034#2 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
Seite 42 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.97 · pending
Yalan söyleyip de geçme sıraya
Evliya nefesin verme araya
Var bir amel kazan Hakk’a yaraya
Hakk’a yaramayan huyu n’eylersin
Bedeutung: Yalanla topluluk içinde ilerlemeye veya kabul görmeye çalışmanın ahlaki düzene aykırı olduğu söylenir.
Allah’a yakın kişilerin manevi sözünü ve rehberliğini kendi müdahalesiyle kesmemek, onlara edep göstermek gerektiği anlatılır.
İnsanın hakikate uygun ve yararlı bir eylem edinerek manevi değer kazanması istenir.
İlahi hakikate ve iyiliğe hizmet etmeyen alışkanlıkların terk edilmesi gerektiği söylenir.
Ozanın yalandan, boş sözden ve Hakk’a yaramayan huydan sakındırıp dürüst amel ve edep üzere hizmete çağıran **doğru söz, salih amel ve manevi saygı ilkesi**, verilen ayetlerde de aynı şekilde dile getirilir.
HUCURAT 49:2 Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin. Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 45/100 · Amellerin boşa gitmesi konusunda genel bir tematik benzerlik bulunsa da, bağlam doğrudan Peygamber'in huzurundaki ses yüksekliğiyle ilgilidir.
FURKAN 25:72 Onlar yalana tanıklık etmezler / yalan söze kulak vermezler. Boş lakırdıya rastladıklarında soylu bir tavırla geçip giderler.
Similarity 0.5353 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, deyişteki yalan söylememe ilkesini doğrudan desteklemekte ve yalandan kaçınanları övmektedir.
AHZAB 33:70 Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sağlam söz söyleyin.
Similarity 0.528 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 80/100 · Ayet, deyişteki doğru sözlü olma ve dürüstlük çağrısıyla içerik bakımından doğrudan uyuşmaktadır.
SAFF 61:3 Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında büyük bir günahtır.
Similarity 0.5035 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 82/100 · Ayet, deyişte eleştirilen özü sözü bir olmama ve Hakka yaramayan tutumlarla doğrudan paralellik göstermektedir.
Ist das richtige dabei?
PSA_0034#3 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
bereits angemerkt[ABD, unsicher] ich finde beide ayets bringen den ausdruck hervor, gottes "rahmet" sicht in seinem herzen zu tragen ein grundstein für den gläubigen ist, ich würde die verbundenheit daher betonen, das der kuran diese aussage im gedicht unterstützt. vllt ist genau das nicht so ganz in logik des promptes angekommen. Deyislerin Sözünü Kuran Ayetleri Manasiyla Dogrulamak, Anlatilanin benzerini bulmak ve Ozanlarin Kuran Bilgisini hervorheben. Das hier ekeine Widersprüche entstehen.
Seite 42 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.96 · auto_approved
Şeytan benlik ile yolundan azdı
Aşık maşukunu aradı gezdi
Erenler rızadan bir engür ezdi
Hak’tan gelmiyorsa payı n’eylersin
Bedeutung: Şeytanın sapmasının temelinde kibirli benlik ve ilahi düzene karşı çıkış bulunduğu anlatılır.
Hakikati ve ilahi sevgiyi arayan kişi, sevgilisine ulaşmak için sürekli bir arayış ve yolculuk içindedir.
Olgunlaşmış yol erlerinin rıza halini manevi sarhoşluk ve sevgiye dönüştürdüğü anlatılır.
İlahi hakikatten ve meşru kaynaktan gelmeyen bir nasibin değer taşımadığı belirtilir.
Ozanın benlik ve isyan yüzünden Hak yolundan düşme uyarısı, verilen ayetlerdeki İblis’in kibirle Rahman’a karşı gelerek dosdoğru yoldan sapmasıyla örtüşen **benliği terk edip Hakk’a teslim olma ilkesi**dir.
SAD 38:74 İblis etmemişti. O, kibre sapmış ve inkarcılardan olmuştu.
Similarity 0.5487 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 90/100 · Ayet, deyişteki şeytanın benlik (kibir) yüzünden yoldan azması temasını doğrudan doğrulamaktadır.
A’RAF 7:16 Dedi: “Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım.”
Similarity 0.5385 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Şeytanın yoldan azdırma ve doğru yoldan sapma iddiası deyişin ilk dizesiyle doğrudan örtüşmektedir.
HİCR 15:31 İblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı.
Similarity 0.5395 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · İblis'in isyanını genel olarak verse de deyişteki benlik ve azgınlık vurgusuyla dolaylı bir ilişkiye sahiptir.
MERYEM 19:44 “Babacığım, şeytana kulluk etme. Çünkü şeytan Rahman’a isyan etmişti.”
Similarity 0.5325 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Şeytanın isyanına değinse de deyişte işlenen benlik ve ilahi rıza kavramlarıyla zayıf bir çağrışım kurmaktadır.
Ist das richtige dabei?
PSA_0034#4 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
Seite 42 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.97 · pending
Varın görün irakipler kandedir
Hak ehli kardaşlar yolda demdedir
Bilin ayn-el yakin canlar cemdedir
Birlik olamayan köyü n’eylesin
Bedeutung: Kişi, kendisine karşı duranların veya rekabet edenlerin nerede bulunduğunu fark etmeye çağrılır.
Hakikate bağlı kardeşlerin yol üzerinde manevi bir birlik ve olgunluk hali içinde bulunduğu söylenir.
Manevi topluluğun, hakikatin doğrudan ve kesin bilgisine dayanan bir cem birliği içinde bulunduğu bildirilir.
Ozanın cem ve yol kardeşliğiyle dile getirdiği birlik, nefsini aşma ve gönülleri birleştirme ilkesi, bu ayetlerde müminlerin kardeşliği, bölünmekten sakınması ve özveriyle birbirini gözetmesi olarak aynı manayla doğrulanır.
ALİ İMRAN 3:103 Hep birlikte Allah’ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.
Similarity 0.5263 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 95/100 · Ayet, fırkalara bölünmeyip birlikte Allah'ın ipine sarılmayı ve kardeşliği emrettiği için deyişteki birlik vurgusuyla doğrudan örtüşmektedir.
HUCURAT 49:10 Şu bir gerçek ki, müminler sadece kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın ve Allah’tan korkun ki, size merhamet edilebilsin.
Similarity 0.5496 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 90/100 · Müminlerin kardeş olduğunu vurgulayan bu ayet, deyişte geçen 'Hak ehli kardaşlar' ifadesini ve birlik çağrısını doğrudan desteklemektedir.
HAŞR 59:14 Onlar sizinle toplu halde değil ancak müstahkem kaleler içinde yahut duvarlar arasından savaşabilirler. Onların kendi aralarındaki problemleri / çıkmazları çetindir / ciddidir. Sen onları birlik / beraberlik halinde sanıyorsun, oysa ki onların kalpleri darmadağınık / parça parçadır. Böyledir; çünkü onlar akıllarını işletmeyen bir topluluktur.
Similarity 0.52 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 65/100 · Ayet kalplerin dağınıklığından ve topluluk görünümünün ardındaki parçalanmışlıktan bahsettiği için, deyişteki 'birlik olamayan' vurgusuyla dolaylı bir tezat oluşturur.
HAŞR 59:9 Onlardan önce yurda konmuş ve imana sarılmış olanlar, kendilerine hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa bile, ötekileri kendi nefslerine tercih ederler. Nefsinin cimriliğinden / doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Similarity 0.5417 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Müminlerin birbirini nefsine tercih etmesinden bahsettiği için deyişteki genel kardeşlik ruhuyla zayıf bir bağ kurmaktadır.
Ist das richtige dabei?
PSA_0034#5 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
Seite 42 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.88 · pending
Pir Sultan Abdal’ım okur yazarım
Turap oldum ayaklarda tozarım
Yar elinden içtim sermest gezerim
Yardan içilmeyen meyi n’eylersin
Bedeutung: Şair, kendisini bilgiyle ve sözlü-yazılı ifade gücüyle hakikati dile getiren bir ozan olarak tanıtır.
Şair, benliğini toprağa dönüştürerek tevazuya ve başkalarına hizmete adanmışlığını dile getirir.
Şair, ilahi sevgiliden aldığı sevgiyle dünyevi ölçülerin ötesinde manevi coşku ve sarhoşluk yaşadığını söyler.
İlahi sevgiliden kaynaklanmayan sevgi ve manevi coşkunun gerçek değer taşımadığı belirtilir.
Ozanın ilimle olgunlaşıp benliği toprağa veren ve Hakk’ın aşkından sarhoş olarak yaşayan kul anlayışı, bu ayetlerdeki bilgi, hikmet ve kulluğu yalnız Rabb’e adama ilkesiyle örtüşür.
3:79 Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah kendisine kitap, hüküm-hikmet ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara “Allah’ı bırakıp bana kullar olun” desin. O ancak şöyle der: “Okuyup araştırdığınız şeylere, öğrettiğiniz şu Kitap’a dayanarak benliklerini Rabb’e adamış kullar olun.”
Similarity None · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayetler arasındaki ilişki sadece ayette geçen 'kitap' ve şiirdeki 'okur yazarım' sözcüğünün yarattığı yüzeysel bir kelime benzerliğinden ibarettir.
ZÜMER 39:9 Böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan, Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.”
Similarity 0.4025 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 5/100 · Şiirdeki manevi sarhoşluk ve aşk hali ile ayetteki ibadet edenlerin karşılaştırılması arasında içeriksel bir bağ bulunmamaktadır.
YUSUF 12:22 Yusuf gerekli olgunluğa ulaşınca ona hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Güzel düşünüp güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayet, Yusuf'a verilen ilimden bahsederken, şiir hak aşığının irfani durumunu anlattığı için aradaki bağ tamamen zayıftır.
KASAS 28:14 Musa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Hz. Musa'ya verilen hikmet ve ilim ile Pir Sultan Abdal'ın dervişane hâli arasında anlam bakımından doğrudan bir ilişki yoktur.
Bedeutung: Muhammed ile Ali’ye içten bağlı olanların manevi sadakat ve kurtuluş yoluna girdiği anlatılır.
Manevi yürüyüşte kararlılığını koruyan kişinin zorluklara rağmen yolda bırakılmayacağı umudu dile getirilir.
Hasan’ın manevi hakikatini ve örnekliğini kavrayanların kutsal soy ve irfan zincirine bağlandığı anlatılır.
Hasan’ın manevi yolunu tanıyanların Hüseyin’in temsil ettiği adalet, direnç ve hakikat mirasından yoksun kalmayacağı söylenir.
Ozanın burada dile getirdiği Muhammed-Ali ve Ehl-i Beyt sevgisine sıdkla bağlanıp dosdoğru yoldan ayrılmama ilkesi, bu ayetlerde Allah’a, Resulüne ve iman ehline velâyetle sarılanların rahmet, hidayet ve kurtuluşa ereceği hükmüyle örtüşür.
BAKARA 2:218 İnanıp hicret eden ve Allah yolunda uğraşıp didinenlere gelince, onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah çok affedici, çok merhametlidir.
Similarity 0.4718 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 45/100 · Yol ve inanç temaları üzerinden zayıf bir genel çağrışım kurmaktadır.
NİSA 4:175 Allah’a inanıp O’na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.
Similarity 0.4998 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Yol kavramı ortaklığına dayanan dolaylı ve zayıf bir ilişki barındırmaktadır.
MAİDE 5:56 Allah’ı, O’nun resulünü ve iman edenleri dost edinen / Allah’tan, O’nun resulünden ve iman edenlerden yüz çeviren bilsin ki, galip gelecek olanlar Allah’ın taraftarlarıdır.
Similarity 0.4266 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 65/100 · Muhammed ve iman edenleri dost edinme vurgusu, deyişteki Muhammed Ali sevgisiyle içeriksel bir paralellik taşımaktadır.
ALİ İMRAN 3:144 Muhammed bir resulden başkası değildir. Ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Şimdi o ölse yahut öldürülse ökçeleriniz üzerine gerisin geri mi döneceksiniz! İki ökçesi üzerine geri dönen, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah, şükredenleri ödüllendirecektir.
Similarity 0.4284 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Yalnızca Muhammed adı üzerinden kurulmuş olup, şiirin Ehlibeyt sevgisi ve kurtuluş temasıyla doğrudan bir anlam bağı yoktur.
Ehl-i Beyt kaynağı(kein Ayet · ehlibeyt) Deyişteki “Muhammed Ali’yi candan sevmek” ve yolda kalmamak düşüncesi, pasajdaki İmam Hasan’ın Ehl-i Beyt imamına bağlılık, onun çağrısına icabet ve hak yanında sebat etmeyi hidayet vesilesi sayan öğretisiyle bağlanır.
Allah'a yemin ederim ki, Ali'yi aklı başında kimseler izlerse, dünyada ve ahirette örnek olacak ve hayırlı bir sonuç ortaya çıkacaktır. Çağrımıza icabet ederek bizim ve sizin başınıza gelen belâda bize yardım edin. Emirü'l-Müminin diyor ki: "Ben bu sefere ya zalim veya mazlum olarak çıktım. Ben Allah'ın hakkını gözeten kimsenin de mutlaka sefere çıkması hususunda Allah'ı hatırlatırım. Eğer mazlum isem, bana yardım etmiş olur. Eğer zalim isem, cezamı verir. Allah'a yemin ede- rim ki, Talha ve Zübeyir bana ilk biat eden ve ilk haksızlık eden kimselerdir. Ben zimmetime mal mı geçirdim ve herhangi bir hükmü mü değiştirdim? Sefere çıkın, marufu emredin ve kötülükten sakındırın."1 Bu konuşma sonucu halk İmam Hasan'ı (a.s) dinledi ve çağrısına icabet etti. Fakat Malik Eşter işin tamamlanması için Ebu Musa'nın aşağılanmış ve gücü, benliği yıkılmış olarak makamından çıkarılması gerektiği görüşünde idi. Bu düşünce ile kendine bağlı bir grup eşliğinde valilik sarayına gidip orayı kuşattılar ve sonra Ebu Musa'yı dışarı çıkardılar. Mesele İmam Hasan'ın (a.s) arzu ettiği kıvama gelince, halka dönerek onları şu sözlerle cihada çıkmaya çağırdı: Ey insanlar, ben yola çıkıyorum.
İsteyen benimle hayvan sırtında yola çıksın, isteyen nehir yolundan gitsin.2 Böylece halk yığınları İmam Hasan'ın (a.s) çağrısına icabet etti. Şair Kays b. Sa'd bu durumu görünce, içi sevinç dolarak şu beyitleri söyledi: Allah, bugün Kûfe halkını desteği ile ödüllendirsin! Onlar icabet ettiler ve döneklerin dönekliğine uyarak reddetmediler. Onlar: "Ali, en sağlam yere basan ve dayanıklı adımlıdır." dediler. Ahdini bozup sözünü değiştirenlere karşı ondan hoşnut olduk. O ikisi kasten Peygamber'in eşini öne çıkardılar Onu deve sırtında dörtnala giden atlar sevk eder.3
Hidayet Önderleri: İmam Hasan – İmam Hasan – Halifeler Döneminde İmam Hasan, s. 115 · Similarity 0.6511
Ist das richtige dabei?
SH_0010#2 · Muhammed Ali’yi candan sevenler
Seite 52 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.96 · pending
tmamı Zeynel’den bir dolu içen
İmamı Bâkır’dan kaynayub coşan
Sıdk ile İmam Ca’fer’e ulaşan
Bundan özge yola sapmaz inşallah
Bedeutung: Zeynel’in manevi irfanından pay alan kişinin kutsal bilgi ve içsel dirilik kazandığı anlatılır.
Bâkır’dan alınan irfanın kişinin içinde canlı, taşkın ve etkili bir manevi heyecana dönüştüğü anlatılır.
Doğruluk ve içtenlikle Cafer’in manevi makamına yönelen kişinin hakikate erişme imkânı bulduğu belirtilir.
Hakikate ulaştıran bu manevi yönelişi benimseyen kişinin başka ve yanlış yollara yönelmeyeceği umudu ifade edilir.
Ozanın sıdk ile İmamlar yoluna bağlanıp başka yollara sapmama çağrısı, Kur’an’ın ilahî hidayete uyup dosdoğru yolda sebat etme ilkesiyle örtüşür.
MAİDE 5:16 Allah, rızasına uyanları o Kitap’la esenlik ve barış yollarına iletir ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp şaşmayan ve sapmayan dosdoğru yola kılavuzlar.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, tıpkı deyişteki "yola sapmaz" ifadesinde olduğu gibi, Allah'ın insanları doğru yola ilettiğini ve sapmaktan koruduğunu doğrudan vurgulamaktadır.
BAKARA 2:120 Sen onların öz milletlerine uymadıkça ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar senden asla hoşnut olmazlar. De ki: “Allah’ın kılavuzluğu erdirici kılavuzluğun ta kendisidir.” İlimden sana ulaşan nasipten sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan, Allah katından ne bir dostun olur ne de bir yardımcın.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 15/100 · Ayet sadece "uymak" fiili üzerinden yüzeysel bir sözcük benzerliği taşımakta olup, deyişteki batıni ve tasavvufi yol anlayışıyla içeriksel bir bağı yoktur.
FATİHA 1:6 Dosdoğru giden yola ilet bizi…
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 80/100 · Ayet, deyişin son mısrasında geçen "özge yola sapmaz" temasıyla doğrudan örtüşen doğru yola iletilme dileğini içermektedir.
ALİ İMRAN 3:8 Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız sen Vahhab’sın, bol bol bağışta bulunansın.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 75/100 · Ayet, doğru yola iletildikten sonra sapmama duasını içermesi bakımından deyişin "yola sapmaz" ilkesiyle güçlü bir dolaylı ilişki kurmaktadır.
Yol öğretisi (Makâlât)(kein Ayet · yol) Satır, Ehl-i Beyt imamlarının Zeynelâbidîn’den Bâkır’a ve Ca‘fer es-Sâdık’a uzanan irfan silsilesine sadakatle bağlanmayı ifade ederek Yol’un **marifet kapısındaki imamet/irfan makâmına** işaret eder.
3. Bölüm – İmam-ı Â’zam, İmam Mâlik ve Diğer İslâm Büyüklerinin Sözleri
Fakat hiçbirini fıkıh ve içtihat konusunda İmam Cafer Sadık’a eş görmemiş; İmam hakkında
daima şu cümleyi tekrarlamıştı:
Muhammed oğlu Cafer’den daha fakih bir kimse görmedim.(1)
3- Sıbt İbn Cevzî el-Hanefî
O, Ebu Nuaym İsfahâni’den, o da Amr İbn Mikdâd’dan nakleder ki:
Muhammed oğlu Cafer’e baktığım zamanlar, onun peygamberler soyundan geldiğine, Peygamber sülalesine
mensup olduğuna kesinlikle kanaat getirdim.(2)
4- Sehristâni:
Şehristani, İmam Cafer Sadık’ı hakkıyla övmüş ve şöyle demiştir:
Muhammed oğlu Cafer Sadık; büyük bilgi, tam ve olgun
bir edep, hikmet ve züht sahibidir. Dostlarına bilgi sırlarını öğretti ve hilafet mevzuunda kimse ile çekişmedi. Çünkü marifet denizine gark olan kimse, ırmağa teveccüh
göstermez; gerçeğin doruğuna ulaşan kimse, küçük sayılmaktan, bir köşede kalmaktan korkup üzülmez.(3)
5- Karamani:
Karamani Tarihi’nde şöyle denmektedir:
İmamCafer Sadık, babasının yerine geçmiştir. Ondan nak1- Menâkıb-ı Ebu Hanife. 5. 1, s. 173. Câmiu Mesânid-i Ebi Hanife, 222,
Tezkiretu’l-Huffaz, Zehebi, c. 1, s. 157. 2- Tezkiretu’l-Havâss, s. 342. 3- Milel ve Nihal, c. 1, s. 272, 5. Baskı. ledilen bilgi, hiç kimseden nakledilmemiştir. Hadiste devrinin en ileri geleni idi.
Buyruk (İmam Cafer Sadık) – İmam Cafer Sadık – 3. Bölüm – İmam-ı Â’zam, İmam Mâlik ve Diğer İslâm Büyüklerinin Sözleri, s. 16 · Similarity 0.5632
Ist das richtige dabei?
SH_0010#3 · Muhammed Ali’yi candan sevenler
Seite 52 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.84 · pending
İmamı Mûsâ’dan gelen erenler
Can baş fedâ edüb cemler görenler
İmamı Rızâ’ya zehir verenler
Dîvanda şefâat bulmaz inşallah
Bedeutung: Musa’nın manevi silsilesinden gelen olgun dervişler ve hakikat yolunun ehilleri anılır.
Bütün varlığını yola adayan ve cem erkânına katılanların topluluk içinde manevi birlik ve hizmet tecrübesi kazandığı anlatılır.
Rızâ’ya kötülük edenlerin manevi ve ahlaki suç işledikleri, bu zulmün karşılıksız kalmayacağı ima edilir.
Zulüm işleyenlerin ilahi yargı huzurunda bağışlanma ve aracılık beklentisine sığınamayacağı söylenir.
Ozanın Ehl-i Beyt imamlarına eziyet edenlerin şefaatten mahrum kalacağına dair vurgusu, Allah’ın seçkin kullarına ve hakka kılavuzluk edenlere zulmetmenin sapkınlık ve ilâhî azaba götüreceği ilkesiyle bu ayetlerde örtüşür.
İBRAHİM 14:21 Hepsi toplu halde, Allah’ın huzuruna çıkmış olacaklar. Ezilip horlananlar, büyüklük taslayanlara diyecekler ki: “Biz sizin birer uydunuzduk. Şimdi siz Allah’ın azabından bir kısmını bizden uzaklaştırabilir misiniz?” Cevap verecekler: “Allah bize kılavuzluk etseydi elbette biz de size kılavuzluk ederdik. Şimdi inleyip feryat etsek de sabretsek de bir. Sığınacak hiçbir yerimiz yok.”
Similarity 0.4906 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Ayet ahiretteki hesap gününden ve yardımlaşamamaktan bahsetmektedir, bu da deyişteki 'dîvanda şefâat bulmaz' ifadesiyle sadece genel bir ahiret ve divan çağrışımı kurar.
SAFF 61:5 Hani, Musa, toplumuna şöyle demişti: “Ey toplumum! Benim size gönderilen Allah elçisi olduğumu bilip durduğunuz halde, beni neden incitiyorsunuz?” Onlar bozulup sapınca Allah da onların kalplerini eğriltti. Çünkü Allah, fasıklaşmış bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.
Similarity 0.4636 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayet Hz. Musa'ya yapılan eziyetleri ve kavminin sapmasını anlatır, ancak deyişteki İmam Musa el-Kâzım ve İmam Rıza konusunu değil, İsrailoğulları peygamberi olan Hz. Musa'yı konu alır.
A’RAF 7:159 Musa kavminden bir topluluk vardır ki, hakka kılavuzluk eder ve yalnız hakka dayanarak adaleti gözetir.
Similarity 0.5106 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 0/100 · Ayet Hz. Musa kavminden hakka kılavuzluk eden bir topluluktan söz eder; deyişin içeriğindeki imamlar ve şefaat meselesiyle hiçbir anlam bağı yoktur.
AHZAB 33:69 Ey iman edenler! Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah, Musa’yı onların dediğinden uzak tutmuştur. O, Allah katında olumlu, itibarlı bir kul idi.
Similarity 0.4982 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Ayet İsrailoğullarının peygamberi olan Hz. Musa'ya eziyet edilmemesini emreder, deyişte geçen İmam Mûsâ (Mûsâ-i Kâzım) ile isim benzerliği dışında içeriksel bir ilgisi yoktur.
Ehl-i Beyt kaynağı(kein Ayet · ehlibeyt) Satır, İmam Mûsâ Kâzım’ın oğlu İmam Rızâ’nın Abbasî iktidarınca zehirletilmesi hafızasına dayanarak Ehl-i Beyt’e zulmedenlerin ilahî adalet divanında şefaatten mahrum kalacağı öğretisini dile getirir.
Bir gün Mervan b. Ebu Hafsa, Abbasî halifesi Mehdi'nin huzuruna girer ve Abbasîleri övdüğü, Ehl-i Beyt'i (a.s) yerdiği bir şiir okur. Halife caize olarak ona yetmiş bin dirhem verir.1 Abdullah b. Malik, Mehdi'ye şarkıcı bir cariye gönderir. O da bunun karşılığında ona kırk bin dirhem gönderir.2 Halife er-Reşid, Cafer el-Bermekî ve kız kardeşi Abbase binti Mehdi ile birlikte şarap içmeye pek düşkündü. er-Reşid şarap içmek istediği zaman kız kardeşi de yanında olurdu. Sonra oradan kalkar, sarhoş olan kız kardeşiyle Cafer elBermekî'yi yalnız bırakırdı.3 3- Siyasal Bozulma: İmam (a.s), Abbasîlerin hilafet makamını nasıl kullandıklarına tanık olmuştu. Onlara göre hilafet, Resulullah (s.a.a) tarafından amcası Abbas aracılığıyla kendilerine miras kalmıştı. Bu yüzden bu makamı babadan oğla miras bıraktılar ve Müslümanların görüşlerini dikkate almadılar. Ayrıca Resulullah'ın (s.a.a) Allah'ın emriyle bu göreve tayin ettiği meşru halifelik mirasçılarına da hiçbir konuda başvurmadılar. Abbasîler, yargıyı politikalarının aracı hâline getirdiler. Dini, insanları kandırdıkları bir örtü olarak kullandılar. Suçlarını ve sapıklıklarını din kisvesi altında gizlediler. Bu bağlamda, Allah tarafından görevlendirildiklerini, dolayısıyla insanların kendilerini eleştirmelerinin, sorgulamalarının caiz olmadığı fikrini yaydılar. 4- Müslümanların Ehl-i Beyt'e (a.s) Duyduğu Sempati: İmam Rıza (a.s), Müslümanlar tarafından Ehl-i Beyt sevgisi ve dostluğu şeklinde belirginleşen ruhu yaşadı. Bu, geçmiş atalarının çabalarının bir semeresiydi.4
Hidayet Önderleri: İmam Rıza – İmam Rıza – İmam Rıza Babası İmam Musa Kâzım himayesinde, s. 62 · Similarity 0.5822
Ist das richtige dabei?
SH_0010#4 · Muhammed Ali’yi candan sevenler
Seite 52 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.93 · pending
Bir gün olur okuturlar defteri
Şah oğlunun elindedir teberi
Uyanırsa Takî, Nakî, Askerî
Açılan gülümüz solmaz inşallah
Bedeutung: İnsanın bir gün bütün yaptıklarının ortaya çıkarılacağı ve sorumluluğuyla yüzleşeceği anlatılır.
Hakikatin ve adaletin kurtarıcı gücü olarak görülen Şah’ın oğlunun elinde zulmü kesip ayıran yaptırım yetkisi bulunduğu belirtilir.
Takî, Nakî ve Askerî’nin manevi otoritesinin yeniden etkinleşmesiyle hakikatin ve adaletin güç kazanacağı tasvir edilir.
Ortaya çıkan manevi güzelliğin, umudun ve irfan mirasının kalıcı olacağına dair güven dile getirilir.
Bu dizelerdeki kıyamet günü defterlerin açılması, amellerin adaletle hesap edilmesi ve imama bağlılığın kurtuluş ümidi oluşu anlayışı, Kur’an’ın herkesin önderiyle çağrılıp yaptıklarının eksiksiz karşılığını göreceği hesap ve adalet ilkesiyle örtüşür.
İSRA 17:71 Gün olur, insan gruplarından herbirini kendi önderiyle çağırırız. O gün kitabı kendisine sağdan verilenler, kitaplarını okuyacaklar ve bir kıl kadar haksızlığa uğratılmayacaklar.
Similarity 0.4296 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 75/100 · Ayet, deyişteki defterin okunması ve hesap günü temasıyla doğrudan örtüşmektedir, ancak önder vurgusu dolaylı bir bağ kurar.
ENBİYA 21:47 Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız / adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zerre kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar birşey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz.
Similarity 0.4879 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Ayet genel kıyamet ve adalet terazisi kavramını işler, deyişteki defter açılması ve batıni imamlar motifini doğrudan karşılamaz.
MÜCADİLE 58:6 Gün olur, Allah onların hepsini diriltir ve yapıp ettiklerini onlara haber verir. Allah onu iyice sayıp zaptetmiştir, onlarsa unutmuşlardır. Allah, herşey üzerinde tam bir tanıktır.
Similarity 0.4298 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 65/100 · Ayet amellerin hesabı ve diriliş gününü vurguladığı için deyişin ilk dizesindeki 'defterin okutulması' fikriyle tematik bir ilgi kurar.
ALİ İMRAN 3:25 Peki, o kendisinde kuşku bulunmayan günde, onları biraraya topladığımız vakit halleri nice olacak! O gün her benlik, kazandığının karşılığını tam almıştır. Onlar, hiçbir zulme uğratılmazlar.
Similarity 0.4871 · über Wortlaut UND Bedeutung – der belastbarste Fall
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 50/100 · Ayet kıyamet gününde herkesin kazandığının karşılığını alacağını belirtir, ancak deyişin özel imgesel yapısıyla zayıf bir bağa sahiptir.
Peygamber kıssası(kein Ayet · peygamberler) Satır, Hz. Dâvud’un Câlût’u öldürerek seçkinliğinin ve hükümdarlığının ortaya çıkması kıssasına, özellikle de kaynakta anlatılan “teber/balta”yı taşıyabilecek güç ve ilâhî seçilmişlik işaretine gönderme yapmaktadır.
"Rabb'im, senin, yalan söylediğini, bunlardan başka, bir oğlun daha bulunduğunu, bana haber verdi!" dedi. İşa: "Ey Allah'ın Peygamberi! Doğrudur! Benim, Dâvud adında bir oğlum daha vardır. Fakat, halkın, onun kısa boyluluğunu ve çelimsizliğini, görmesinden utandığım için, koyunlarımı güttürmek üzere, kendisini, geride bıraktım!" dedi. Şemûyel Aleyhisselâm: "Nerededir o?" diye sordu. İşa: "Filan vadinin filan yerinde, filan dağın, filan yerindedir." dedi. Şemûyel Aleyhisselâm, hemen, o tarafa doğru gitti ve onu, oradaki vadide buldu. Kendisinin, vadide akan sel sularına ve su biriken çukurlara davarları düşürmemek için, ikişer ikişer taşıyıp geçirmeğe çalıştığını görünce: "İşte, hiç şüphesiz, budur o! Hayvanlara, böyle acırsa, o, insanlara, daha çok acır!" dedi. Yağ boynuzunu, onun başına koyunca, içindeki yağ, kaynamağa başladı. Demir Tennûr'un içine girince de, vücudu, onu, doldurdu! Şemûyel Aleyhisselâm; Allah tarafından, kendisine verilen Yağ Boynuzu ile demirden yapılmış Tennûr'u, Tâlût'a gönderdi. Câlût'u, öldürecek olan adamınızın başına, Yağ boynuzu, konulunca, içindeki yağ, kaynayacak, o, yağdan başına sürünecek, süründüğü yağ, yüzüne akmayacaktır. Yağ boynuzu, aynı zamanda, onun başında bir Tac şeklini alacaktır. Kendisinin vücudu da, Tennûr'un içine girince, onu, dolduracaktır!" dedi.
Peygamberler Tarihi – ŞEMÛYEL ALEYHİSSELÂM – Kral Tâlût'un Câlût İle Çarpışmağa Gidişi:, s. 546 · Similarity 0.4556
Ist das richtige dabei?
SH_0010#5 · Muhammed Ali’yi candan sevenler
Seite 52 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.90 · pending
Hatâyı der bu iş bir gün biter a
Özünü katagör ulu katara
Mehdî şevki bu cihanı tutar a
Şah oğlıma sitem olmaz inşallah
Bedeutung: Şah Hatayi, yaşanan sıkıntıların ve çatışmaların sonunda sona ereceğini bildirerek geçicilik ve umut duygusu verir.
Kişi kendi varlığını yüce manevi topluluğun ve hakikat yolunun yürüyüşüne katmalıdır.
Hidayete erdirilmiş kurtarıcı Mehdi’ye duyulan coşkun beklentinin bütün dünyaya yayılacağı anlatılır.
Şah’ın oğlunun temsil ettiği kurtarıcı adalet düzeninde zulüm, haksızlık ve incitici baskının bulunmayacağı umudu dile getirilir.
Ozanın Mehdî şevkiyle zulmün ve ayrılığın sona ereceği yönündeki **ilahî nurun tamamlanması, hidayete bağlılık ve hakikatin üstün gelmesi** ilkesi, bu ayetlerde de müminlerin bütünüyle doğru yola girmesi ve Allah’ın nurunu mutlaka tamamlamasıyla dile getirilir.
SAFF 61:8 İstiyorlar ki ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürsünler. Ama Allah, küfre batanlar hoş görmeseler de nurunu tamamlayacaktır.
Similarity None · ★ ÜBERLIEFERT: die Ehl-i-Beyt-Auslegung verbindet diesen Vers mit der genannten Gestalt
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Metindeki Mehdî şevki ve adaletin tecellisi teması, Allah'ın nurunu tamamlaması kavramıyla zayıf bir çağrışım kurmaktadır.
BAKARA 2:208 Ey iman sahipleri! Hepiniz toptan barış içine girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 15/100 · Metindeki 'ulu katara' ifadesindeki katılım çağrısı ile ayetteki barışa girme emri yalnızca ortak bir yönelim kelimesi yüzünden eşleşmiş olup içerik olarak ilgisizdir.
DUHA 93:4 Sonrası senin için öncesinden elbette ki daha mutlu ve kutlu olacaktır.
Similarity 0.4514 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 65/100 · Ayet, deyişin sonundaki 'bu iş bir gün biter' ve gelecekteki ferahlama (Mehdî şevki) beklentisiyle içerik bakımından dolaylı bir iyimserlik paralelliği taşımaktadır.
SAFF 61:9 Resulünü hidayet ve hak dini getirmek üzere O görevlendirdi ki, ortak koşanlar hoşlanmasa bile, onu tüm dinlerden üstün kılsın.
Similarity None · ★ ÜBERLIEFERT: die Ehl-i-Beyt-Auslegung verbindet diesen Vers mit der genannten Gestalt
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 45/100 · Hak dinin ve adaletin hakim olacağı inancı, metindeki Mehdi'nin cihanı tutması fikriyle kısmen örtüşse de doğrudan bir kaynak ilişkisi kurmamaktadır.
Ehl-i Beyt kaynağı(kein Ayet · ehlibeyt) Satırdaki “Mehdî şevki” ve zulmün son bulacağı ümidi, Ehl-i Beyt öğretisindeki İmam Mehdi’nin zuhuruyla adaletin gerçekleşeceği inancına dayanır.
Kuşkusuz, Resul-i Erkem'in (s.a.a) -Kur'ân direktiflerine uyarak- İslâm'ın evrensel ıslahatçısına dair hazırlıklar yapması, onun Fatıma ve Ali'den (a.s) doğma Peygamber evlât- larının soyundan geleceğini, Şehit Hüseyin'in (a.s) dokuzuncu göbekten çocuğu olacağını açıkça ilân etmesi, akidenin farz kıldığı İslâmî bir zorunluluktu. Çünkü o, Müslümanların içinden geçecekleri zulüm dönemlerinde bir aydınlık noktası ve umut merkezi olacaktı. Nitekim Resulullah'ın (s.a.a) vefatından sonra Müslümanların başına gelen hadiseler, zamanından önce verilen bu haberleri destekliyordu. Resulullah'ın (s.a.a) zihinleri hazırlama amaçlı bu açıklamaları, gerek Şia'nın, gerekse Ehlisünnet'in kaynaklarında 500 nassı bulmaktadır ki, bunların tamamı İmam Mehdi'nin (a.s) zuhurunun, doğumunun, gaybetinin, gaybetten sonra ortaya çıkışının, zuhurunun alâmetlerinin, adaletinin ve ideal İslâmî yönetiminin kesinlikle gerçekleşeceğini ifade etmektedirler. Resulullah'tan (s.a.a) sonra iki asır içinde gelen Ehl-i Beyt İmamları (a.s) da onun yolunu izlediler.
Hidayet Önderleri: İmam Hadi – İmam Ali Hadi – İmam Hadi'nin Çağının Beklentileri, s. 161 · Similarity 0.6125
Ist das richtige dabei?
Ali’nin sırrına ereyin dersen
SH_0014 · Seite 55 · 4 Tabellenzeile(n) · 4 offen
SH_0014#1 · Ali’nin sırrına ereyin dersen
Seite 55 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.94 · pending
Ali’nin sırrına ereyin dersen
Bir mürsid-i kâmil bul da andan gei (S)
Küfrünü îmâna satayım dersen
Var kendi küfrünü bil de andan gel
Şeriat ma’nisi insana sözdür
Tarikat sözlerimiz gece gündüzdür
Gönül bahr-i aşktır deryâ denizdir
Bahrî ol ummana dal da andan gel
Bedeutung: Hakikatin derin anlamına ulaşmak isteyen kişinin görünüşün ötesindeki manevi bilgiyi araması gerektiğini söyler.
Manevi olgunluğa ulaşmak isteyen kişinin kendisine hakikate giden yolu gösterecek yetkin bir rehbere bağlanmasını öğütler.
İnkâr ve gaflet hâlinden çıkarak inanç, güven ve teslimiyet bilincine geçmek isteyen kişiye dönüşüm çağrısı yapar.
Kişinin önce kendi inkârını, bilgisizliğini ve hakikatten uzaklığını fark ederek arınma yoluna girmesini ister.
Şeriatın insan için Tanrı buyruklarının dış ve öğretici düzeyini ifade ettiğini belirtir.
Tarikatın yalnızca sözde kalmayan, sürekli ve disiplinli bir manevi eğitim yolu olduğunu anlatır.
İç dünyanın aşk yoluyla ilahî hakikati kavrayan sınırsız bir manevi varlık alanı olduğunu söyler.
Kişiyi insan-ı kâmilin ve varlığın derin manevi alanına girerek hakikati yaşayarak öğrenmeye çağırır.
Ozanın dile getirdiği, kişinin küfrünü ve nefsini tanıyıp tövbe, teslimiyet ve basiret üzere kâmil bir rehbere bağlanarak hidayette ilerlemesi ilkesi, verilen ayetlerde Allah’ın yoluna uyma, rehberliğe teslim olma ve hidayetin artırılması hükmüyle örtüşür.
KEHF 18:70 Dedi: “Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!”
Similarity 0.472 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 45/100 · Mürşide uymak ve soru sormamak teması Kehf suresindeki Hızır-Musa kıssasıyla zayıf bir şekilde ilişkilendirilebilir ancak doğrudan bir ilke birliği yoktur.
EN’AM 6:126 Rabbinin yolu işte budur, dosdoğru, kıvamında… Biz öğüt alan bir topluluğa ayetleri detaylı bir biçimde açıkladık.
Similarity 0.4779 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 40/100 · Metindeki 'yol' kavramı ile ayetteki 'Rabbinin yolu' ifadesi arasında sadece genel bir kelime ve kavram çağrışımı bulunmaktadır.
9:118 Geride bıraklılan üç kişinin de tövbesini kabul etmiştir. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş, öz benlikleri kendilerini sıkıştırmıştı; Allah’ın öfkesinden kurtulmak için yine Allah’a sığınmaktan başka çare olmadığını fark etmişlerdi. Sonra onlara tövbe nasip etti ki, eski hallerine dönsünler. Hiç kuşkusuz Allah, tövbeleri çok çok kabul eden, rahmeti sınırsız olandır.
Similarity None · ★ ÜBERLIEFERT: Hacı Bektaş ordnet diesen Vers einer Stufe des Yol zu (Makâlât)
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 10/100 · Tövbe ve iç sıkıntısı temaları, deyişte geçen mürşit arama ve küfrünü bilme motifleriyle içerik bakımından tamamen ilgisizdir.
TAHA 20:123 Allah dedi: “İkiniz birlikte inin oradan. Birbirinize düşmansınız. Benden size bir hidayet geldiğinde, benim o hidayetime uyan artık ne sapar ne de bedbaht olur.”
Similarity 0.49 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 55/100 · Ayetin hidayete uymayı ve sapmamayı vurgulaması, deyişteki mürşid-i kâmil bulma ve doğru yola girme ilkesiyle dolaylı olarak örtüşmektedir.
MUHAMMED 47:17 Kılavuzlarını bulmuş olanlara gelince, Allah onların hidayetini artırmış ve korunma imkanlarını kendilerine vermiştir.
YUSUF 12:108 De ki: “İşte benim yolum budur. Ben, Allah’a basiret üzere çağırırım / dua ederim. Beni izleyenler de… Şanı yücedir Allah’ın! Ben müşriklerden değilim.”
Similarity 0.4658 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 50/100 · Ayetin basiret üzere çağrı yapmayı vurgulaması, deyişteki irşat ve bilgiyle yola gitme temasıyla dolaylı bir bağ kurmaktadır.
Ehl-i Beyt kaynağı(kein Ayet · ehlibeyt) Deyişteki “mürşid-i kâmil” arayışı, Nehcü’l-Belâğa’nın hevasını bırakıp Kur’an’a bütünüyle tabi olan, hakkı yaşayan ve sahte âlimden ayrılan basiretli rehber anlayışına dayanır.
O, karanlıkların ışığı, şüphelerin gidericisi, belirsizliklerin anahtarı, güçlükleri gideren, uçsuz bucaksız çöllerde yol gösterendir. Söyler, anlatır; susar, kurtulur. İhlâsla Allah'a yönelir, Allah da ona ihlâs verir. O, Allah'ın dininin madenlerinden, arzının direklerindendir. Adaleti kendisine farz kılmıştır. Adaletinin ilk uygulaması, kendisini heva ve heveslerinden uzaklaştırmasıdır. Hakkı tanır ve onunla amel eder. Hayırda yönelmeyeceği bir son yoktur. Faydalı sanıp da kast etmeyeceği şey yoktur. Dizginlerini kitabın (Kur'ân'ın) emrine vermiştir. Kur'ân onun öncüsü ve önde- ridir. O, yükünü nereye indirirse o da oraya iner, konduğu yere konar. (Her şeyiyle Kur'ân'a uyar.) Bir başkası da var, ilim sahibi olmadığı hâlde kendini âlim diye tanıtır. Cahillerden ve sapıklardan birkaç sapıklığı ve cehaleti almış, insanlara aldatış ağlarını germiş, sahte sözler söylemektedir. Kitabı dilediği gibi anlatmakta, hakkı hevasına uydurmaktadır. İnsanlara büyük günahlar için güvence verir. Büyük suçları onlara küçük gösterir. Şüpheli şeylerde "duraklarım" der de şüphelerin içine düşer; "bidatlerden sakınırım." der, fakat onların içine yuvarlanır. Suratı insan, kalbi ise hayvan kalbidir.
Nehcü'l-Belâğa – İmam Ali – 87. Hutbe, s. 131 · Similarity 0.5467
Ist das richtige dabei?
SH_0014#2 · Ali’nin sırrına ereyin dersen
Seite 55 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.94 · pending
Pişin pişiri söyle sözünü
îki babdan ayırma gör gözünü
Mürşidine teslim eyle özünü
Musâhib kapusun bul da andan gel
Bedeutung: Söz söylemeden önce olgunlaşmayı ve başkalarını yönlendirecekse onları da olgunlaştıracak bir anlayış edinmeyi öğütler.
Kişinin varlığı ikilik içinde parçalayan bakıştan sıyrılıp görüşünü hakikate yöneltmesini ister.
Talibin benlik iddiasını bırakarak kendisini manevi rehberinin eğitimine ve yolun sorumluluğuna vermesini öğütler.
Talibi karşılıklı sorumluluk ve dayanışmaya dayanan manevi yol arkadaşlığını bulmaya çağırır.
Ozanın mürşide teslimiyet, nefsin kibir ve gafletinden sakınma ve hikmet ehliyle yol alma öğretisi, bu ayetlerdeki ilâhî rehberliğin önüne geçmeme, zikr ehline bağlanma ve hikmeti talep etme ilkesiyle örtüşür.
KEHF 18:66 Musa ona dedi ki: “Sana öğretilenden bana da bir olgunluk / bir bilgi öğretmen şartıyla sana tabi olayım mı?”
Similarity 0.5097 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Hz. Musa'nın Hızır'a ilim öğrenmek için tabi olması, deyişte vurgulanan mürşide teslim olma ve yol bulma ilkesini doğrudan desteklemektedir.
KEHF 18:28 Benliğini, sabah-akşam yüzünü isteyerek rablerine yalvaranlarla beraber tut. İğreti dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırıp uzaklaştırma. Ve sakın, kalbini bizim Zikrimiz’den / bizi anmaktan gafil koyduğumuz, boş arzularına uymuş kişiye boyun eğme. Böylesinin işi hep aşırılıktır.
Similarity 0.5024 · gefunden über den Wortlaut
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 45/100 · Hakikat ehline yoldaş olmayı öğütlesede, deyişteki özel mürşit-musahiplik ilişkisiyle doğrudan değil, genel bir topluluk bilinciyle ilgilidir.
HUCURAT 49:1 Ey iman edenler! Allah’ın ve resulünün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 60/100 · Allah ve Resulünün önüne geçmeme uyarısı, Alevi-Bektaşi gelenegindeki mürşide ve yola itaatsizlik etmeme kuralıyla dolaylı bir ilke benzerliği taşır.
BAKARA 2:269 O, hikmeti dilediğine verir. Ve kendisine hikmet verilmiş olana çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Gönlünü ve aklını çalıştıranlardan başkası düşünüp anlayamaz.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Hikmetin verilmesi genel olarak ilim ve irfanla ilgili olsa da, deyişte geçen musahiplik ve mürşide teslimiyet konularıyla doğrudan bir içerik bağı yoktur.
Ist das richtige dabei?
SH_0014#3 · Ali’nin sırrına ereyin dersen
Seite 55 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.91 · pending
Cellâd oluben cânma kıyagör
Ârif olub her ma’niden duyagör
Cesedin kendi elinde yuyagör
Kendi namazmı kıl da andan gel
Bedeutung: Kişiden bedenine değil, nefsine ve benlik bağlarına karşı sert bir iç mücadele yürütmesini ister.
Kişiyi her söz ve olayın ardındaki manevi anlamı kavrayabilecek gönül bilgisine ve olgunluğa ulaşmaya çağırır.
Kişinin kendi bedenini ve benliğini başkasına bırakmadan içsel arınma sorumluluğunu üstlenmesini, ayrıca sembolik ölümü gerçekleştirmesini anlatır.
Kişinin ibadetini ve kulluk sorumluluğunu başkasına devretmeden bizzat yerine getirmesi gerektiğini söyler.
Bu dizelerdeki nefsi hesaba çekip öldürmeden önce arındırma ve irşada teslim olma ilkesi, Şems, A‘lâ, Nâziât ve Yusuf surelerinde nefsin kötülükten sakındırılarak tezkiye edilmesiyle kurtuluşa erişileceği hükmüyle örtüşür.
ŞEMS 91:9 Benliği temizleyip arındıran gerçekten kurtulmuştur.
Similarity 0.534 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, deyişteki nefis terbiyesi ve kişinin kendi arınmasını sağlama ilkesiyle doğrudan örtüşmektedir.
A’LA 87:14 Benliğini arındıran / zekat veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir.
Similarity 0.5022 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 85/100 · Ayet, kişinin kendi benliğini arındırmasının kurtuluş için şart olduğunu vurgulayan deyişle doğrudan uyumludur.
NAZİAT 79:40 Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse,
Similarity 0.5032 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 80/100 · Ayet, nefsi kontrol altına alıp arındırmayı, deyişte geçen içsel hesaplaşma ve sorumluluk ilkesiyle doğrudan bağlamaktadır.
YUSUF 12:53 “Nefsimi ak-pak gösteremem. Çünkü nefs, Rabbimin merhamet ettiği durumlar hariç, olanca gücüyle kötülüğü emreder. Ama Rabbim çok affedici, çok esirgeyicidir.”
Similarity 0.4981 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 45/100 · Nefsin kötülüğü emretme eğiliminden bahsetse de, deyişin vurguladığı aktif içsel arınma ve kendi cenazesini/namazını kılma eylemiyle zayıf bir bağa sahiptir.
Ist das richtige dabei?
SH_0014#4 · Ali’nin sırrına ereyin dersen
Seite 55 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.91 · pending
Şah Hatâyî’m ma’ni söylerim düden
Ayırırlar seni kibr ile kinden
Ölmeyene nasîb olmaz bü yoldan
Var ölmezden evvel öl de andan gel
Bedeutung: Şah Hatâyî, sözlerinin yüzeysel anlatım değil, derin manevi anlam taşıdığını bildirir.
Bu manevi anlamların kişiyi kibir ve kin gibi benliği ve toplumsal barışı bozan duygulardan uzaklaştıracağını belirtir.
Benlik ve eski tutkular bakımından sembolik bir ölüm yaşamayan kişinin manevi yola gerçekten dâhil olamayacağını söyler.
Kişiyi fiziksel ölüm gerçekleşmeden önce nefsini, kibir ve benlik iddiasını öldürerek manevi olgunluğa ulaşmaya çağırır.
Ozanın “ölmeden evvel ölmek” diye dile getirdiği nefsin kibir ve kinden arındırılması, kâmil rehbere teslimiyet ve birlik içinde hakikate yönelme ilkesi, bu ayetlerde de tezkiye, hidayet ve Allah’ın ipine sarılma olarak doğrulanır.
ŞEMS 91:9 Benliği temizleyip arındıran gerçekten kurtulmuştur.
Similarity 0.4724 · gefunden über die Bedeutung
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 90/100 · Ayet, deyişin son dizesinde vurgulanan nefs terbiyesi ve 'ölmeden evvel ölmek' (nefsi arındırmak) ilkesini doğrudan dile getirmektedir.
TAHA 20:122 Sonra, Rabbi onu arıtıp temizledi, onun tövbesini kabul edip kendisini iyiye ve doğruya kılavuzladı.
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): bestätigt, 70/100 · Ayet, kulun arınmasını ve doğru yola kılavuzlanmasını konu alması bakımından deyişin manevi olgunlaşma temasıyla dolaylı bir ilişki içerisindedir.
NAZİAT 79:18 “De ki ona: ‘Arınıp temizlenmeye ne dersin?’”
Similarity None · gefunden über gemeinsame Suchbegriffe
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 25/100 · Ayet sadece 'arınıp temizlenme' kavramı üzerinden yüzeyel bir sözcük ve genel çağrışım bağı kurduğu için deyişin ana felsefesiyle zayıf bir ilişkiye sahiptir.
3:103 Hep birlikte Allah’ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.
Similarity None · ★ ÜBERLIEFERT: Hacı Bektaş ordnet diesen Vers einer Stufe des Yol zu (Makâlât)
Zweitmeinung (gemini-flash-lite-latest): widerspricht, 30/100 · Ayet toplumsal birliği ve kardeşliği vurgularken, deyiş bireysel nefs terbiyesini ve tasavvufi ölümü ele aldığı için aralarındaki bağlantı zayıftır.