Prüfdokument Lauf 001 – Şah Hatayi
Status: alle · 9 Zeile(n) ·
Schwelle für automatische Freigabe: 0.85
Nur zum Lesen - Entscheidungen werden mit
python review_queue.py review erfasst.
Muhammed Ali’yi candan sevenler
SH_0010 · Seite 52 · 5 Tabellenzeile(n) · 4 offen
SH_0010#1 · Muhammed Ali’yi candan sevenler
Seite 52 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.93 · pending
Muhammed Ali’yi candan sevenler
Yorulub yollarda kalmaz inşallah
İmamı Hasan’m yüzün görenler
Hüseyin’den mahrûm olmaz inşallah
Bedeutung: Muhammed ile Ali’ye içten bağlı olanların manevi sadakat ve kurtuluş yoluna girdiği anlatılır.
Manevi yürüyüşte kararlılığını koruyan kişinin zorluklara rağmen yolda bırakılmayacağı umudu dile getirilir.
Hasan’ın manevi hakikatini ve örnekliğini kavrayanların kutsal soy ve irfan zincirine bağlandığı anlatılır.
Hasan’ın manevi yolunu tanıyanların Hüseyin’in temsil ettiği adalet, direnç ve hakikat mirasından yoksun kalmayacağı söylenir.
Ozanın Muhammed-Ali ve İmamlar sevgisiyle yola bağlı kalıp rahmet ve kurtuluş umma çağrısı, ayetlerdeki Allah’ın resulüne ve müminlere tevella gösterenlerin Allah’ın hizbinden olup başarı ve rahmete erişeceği ilkesiyle örtüşür.
MÜCADİLE 58:22Allah’a ve ahiret gününe inanan bir topluluğun, Allah’a ve resulüne karşı çıkanlarla sevgiye dayalı bir dostluk kurduğunu göremezsin. Bunlar onların ister babaları olsun, ister kardeşleri olsun, ister akrabaları olsun. Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendisinden bir ruhla desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır, sürekli kalacaklardır orada. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır. Allah’ın hizbi işte bunlardır. Dikkat edin, Allah’ın hizbi, başarıya ulaşanların ta kendileridir.
Similarity 0.4944 · gefunden über bedeutung
MAİDE 5:56Allah’ı, O’nun resulünü ve iman edenleri dost edinen / Allah’tan, O’nun resulünden ve iman edenlerden yüz çeviren bilsin ki, galip gelecek olanlar Allah’ın taraftarlarıdır.
Similarity 0.4265 · gefunden über original
BAKARA 2:218İnanıp hicret eden ve Allah yolunda uğraşıp didinenlere gelince, onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah çok affedici, çok merhametlidir.
Similarity 0.4718 · gefunden über bedeutung
ALİ İMRAN 3:144Muhammed bir resulden başkası değildir. Ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Şimdi o ölse yahut öldürülse ökçeleriniz üzerine gerisin geri mi döneceksiniz! İki ökçesi üzerine geri dönen, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah, şükredenleri ödüllendirecektir.
Similarity 0.4283 · gefunden über original
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)Deyişteki “yollarda kalmamak” ve Ehl-i Beyt’ten mahrum olmamak, pasajdaki İmam Hasan’ın hak, adalet ve mazlumun yanında durma çağrısına icabet edenlerin hidayet ve manevî selâmete erişeceği Ehl-i Beyt öğretisine dayanır.
Allah'a yemin ederim ki, Ali'yi aklı başında kimseler izlerse, dünyada ve ahirette örnek olacak ve hayırlı bir sonuç ortaya çıkacaktır. Çağrımıza icabet ederek bizim ve sizin başınıza gelen belâda bize yardım edin. Emirü'l-Müminin diyor ki: "Ben bu sefere ya zalim veya mazlum olarak çıktım. Ben Allah'ın hakkını gözeten kimsenin de mutlaka sefere çıkması hususunda Allah'ı hatırlatırım. Eğer mazlum isem, bana yardım etmiş olur. Eğer zalim isem, cezamı verir. Allah'a yemin ede- rim ki, Talha ve Zübeyir bana ilk biat eden ve ilk haksızlık eden kimselerdir. Ben zimmetime mal mı geçirdim ve herhangi bir hükmü mü değiştirdim? Sefere çıkın, marufu emredin ve kötülükten sakındırın."1 Bu konuşma sonucu halk İmam Hasan'ı (a.s) dinledi ve çağrısına icabet etti. Fakat Malik Eşter işin tamamlanması için Ebu Musa'nın aşağılanmış ve gücü, benliği yıkılmış olarak makamından çıkarılması gerektiği görüşünde idi. Bu düşünce ile kendine bağlı bir grup eşliğinde valilik sarayına gidip orayı kuşattılar ve sonra Ebu Musa'yı dışarı çıkardılar. Mesele İmam Hasan'ın (a.s) arzu ettiği kıvama gelince, halka dönerek onları şu sözlerle cihada çıkmaya çağırdı: Ey insanlar, ben yola çıkıyorum.
İsteyen benimle hayvan sırtında yola çıksın, isteyen nehir yolundan gitsin.2 Böylece halk yığınları İmam Hasan'ın (a.s) çağrısına icabet etti. Şair Kays b. Sa'd bu durumu görünce, içi sevinç dolarak şu beyitleri söyledi: Allah, bugün Kûfe halkını desteği ile ödüllendirsin! Onlar icabet ettiler ve döneklerin dönekliğine uyarak reddetmediler. Onlar: "Ali, en sağlam yere basan ve dayanıklı adımlıdır." dediler. Ahdini bozup sözünü değiştirenlere karşı ondan hoşnut olduk. O ikisi kasten Peygamber'in eşini öne çıkardılar Onu deve sırtında dörtnala giden atlar sevk eder.3
Hidayet Önderleri: İmam Hasan – İmam Hasan – Halifeler Döneminde İmam Hasan, s. 115 · Similarity 0.6511
SH_0010#2 · Muhammed Ali’yi candan sevenler
Seite 52 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.97 · pending
tmamı Zeynel’den bir dolu içen
İmamı Bâkır’dan kaynayub coşan
Sıdk ile İmam Ca’fer’e ulaşan
Bundan özge yola sapmaz inşallah
Bedeutung: Zeynel’in manevi irfanından pay alan kişinin kutsal bilgi ve içsel dirilik kazandığı anlatılır.
Bâkır’dan alınan irfanın kişinin içinde canlı, taşkın ve etkili bir manevi heyecana dönüştüğü anlatılır.
Doğruluk ve içtenlikle Cafer’in manevi makamına yönelen kişinin hakikate erişme imkânı bulduğu belirtilir.
Hakikate ulaştıran bu manevi yönelişi benimseyen kişinin başka ve yanlış yollara yönelmeyeceği umudu ifade edilir.
Ozanın İmamlar silsilesine sıdk ile bağlanıp başka yola sapmama öğretisi, ayetlerdeki Allah’ın gösterdiği dosdoğru yola yönelme, onda sebat etme ve kalbin eğrilikten korunması ilkesiyle örtüşür.
MAİDE 5:16Allah, rızasına uyanları o Kitap’la esenlik ve barış yollarına iletir ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp şaşmayan ve sapmayan dosdoğru yola kılavuzlar.
Similarity None · gefunden über themen
MERYEM 19:43“Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim.”
Similarity 0.4561 · gefunden über bedeutung
ALİ İMRAN 3:8Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız sen Vahhab’sın, bol bol bağışta bulunansın.
Similarity None · gefunden über themen
FATİHA 1:6Dosdoğru giden yola ilet bizi…
Similarity None · gefunden über themen
Yol öğretisi (Makâlât) (kein Ayet · yol)Satır, Ehl-i Beyt imamlarından silsile halinde alınan bâtınî ilim ve sadakatle İmam Cafer Sadık’ta kemale eren **Tarikat kapısının marifet makâmına** işaret eder.
3. Bölüm – İmam-ı Â’zam, İmam Mâlik ve Diğer İslâm Büyüklerinin Sözleri
Fakat hiçbirini fıkıh ve içtihat konusunda İmam Cafer Sadık’a eş görmemiş; İmam hakkında
daima şu cümleyi tekrarlamıştı:
Muhammed oğlu Cafer’den daha fakih bir kimse görmedim.(1)
3- Sıbt İbn Cevzî el-Hanefî
O, Ebu Nuaym İsfahâni’den, o da Amr İbn Mikdâd’dan nakleder ki:
Muhammed oğlu Cafer’e baktığım zamanlar, onun peygamberler soyundan geldiğine, Peygamber sülalesine
mensup olduğuna kesinlikle kanaat getirdim.(2)
4- Sehristâni:
Şehristani, İmam Cafer Sadık’ı hakkıyla övmüş ve şöyle demiştir:
Muhammed oğlu Cafer Sadık; büyük bilgi, tam ve olgun
bir edep, hikmet ve züht sahibidir. Dostlarına bilgi sırlarını öğretti ve hilafet mevzuunda kimse ile çekişmedi. Çünkü marifet denizine gark olan kimse, ırmağa teveccüh
göstermez; gerçeğin doruğuna ulaşan kimse, küçük sayılmaktan, bir köşede kalmaktan korkup üzülmez.(3)
5- Karamani:
Karamani Tarihi’nde şöyle denmektedir:
İmamCafer Sadık, babasının yerine geçmiştir. Ondan nak1- Menâkıb-ı Ebu Hanife. 5. 1, s. 173. Câmiu Mesânid-i Ebi Hanife, 222,
Tezkiretu’l-Huffaz, Zehebi, c. 1, s. 157. 2- Tezkiretu’l-Havâss, s. 342. 3- Milel ve Nihal, c. 1, s. 272, 5. Baskı. ledilen bilgi, hiç kimseden nakledilmemiştir. Hadiste devrinin en ileri geleni idi.
Buyruk (İmam Cafer Sadık) – İmam Cafer Sadık – 3. Bölüm – İmam-ı Â’zam, İmam Mâlik ve Diğer İslâm Büyüklerinin Sözleri, s. 16 · Similarity 0.5632
SH_0010#3 · Muhammed Ali’yi candan sevenler
Seite 52 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.88 · pending
İmamı Mûsâ’dan gelen erenler
Can baş fedâ edüb cemler görenler
İmamı Rızâ’ya zehir verenler
Dîvanda şefâat bulmaz inşallah
Bedeutung: Musa’nın manevi silsilesinden gelen olgun dervişler ve hakikat yolunun ehilleri anılır.
Bütün varlığını yola adayan ve cem erkânına katılanların topluluk içinde manevi birlik ve hizmet tecrübesi kazandığı anlatılır.
Rızâ’ya kötülük edenlerin manevi ve ahlaki suç işledikleri, bu zulmün karşılıksız kalmayacağı ima edilir.
Zulüm işleyenlerin ilahi yargı huzurunda bağışlanma ve aracılık beklentisine sığınamayacağı söylenir.
Ozanın, imamların yoluna eziyet ve zulmedenlerin divanda şefaatten mahrum kalacağına dair vurgusu, bu ayetlerdeki resullere eziyet eden ve hidayetten sapan zalimlerin ilahî rahmetten uzak kalması ilkesiyle örtüşür.
SAFF 61:5Hani, Musa, toplumuna şöyle demişti: “Ey toplumum! Benim size gönderilen Allah elçisi olduğumu bilip durduğunuz halde, beni neden incitiyorsunuz?” Onlar bozulup sapınca Allah da onların kalplerini eğriltti. Çünkü Allah, fasıklaşmış bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.
Similarity 0.4636 · gefunden über original
AHZAB 33:69Ey iman edenler! Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah, Musa’yı onların dediğinden uzak tutmuştur. O, Allah katında olumlu, itibarlı bir kul idi.
Similarity 0.4982 · gefunden über original
KASAS 28:37Musa dedi ki: “Katından kimin hidayet getirdiğini ve bu yurdun, sonunda kimin olacağını Rabbim daha iyi bilir. Şu bir gerçek ki zalimler iflah etmezler.”
Similarity 0.508 · gefunden über beide
NİSA 4:42Bir gündür ki o, küfre sapıp resule isyan edenler toprağa karışıp gitmeyi isteyecekler ve Allah’tan hiçbir sözü gizleyemeyecekler.
Similarity 0.4721 · gefunden über original
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)Satır, İmam Mûsâ Kâzım’ın soyundan gelen İmam Rızâ’ya yönelik Abbasî zulmünü Ehl-i Beyt’e düşmanlığın bir tezahürü sayarak, bu zulmü işleyenlerin ilahî adalet divanında şefaate erişemeyeceği öğretisine dayanır.
Bir gün Mervan b. Ebu Hafsa, Abbasî halifesi Mehdi'nin huzuruna girer ve Abbasîleri övdüğü, Ehl-i Beyt'i (a.s) yerdiği bir şiir okur. Halife caize olarak ona yetmiş bin dirhem verir.1 Abdullah b. Malik, Mehdi'ye şarkıcı bir cariye gönderir. O da bunun karşılığında ona kırk bin dirhem gönderir.2 Halife er-Reşid, Cafer el-Bermekî ve kız kardeşi Abbase binti Mehdi ile birlikte şarap içmeye pek düşkündü. er-Reşid şarap içmek istediği zaman kız kardeşi de yanında olurdu. Sonra oradan kalkar, sarhoş olan kız kardeşiyle Cafer elBermekî'yi yalnız bırakırdı.3 3- Siyasal Bozulma: İmam (a.s), Abbasîlerin hilafet makamını nasıl kullandıklarına tanık olmuştu. Onlara göre hilafet, Resulullah (s.a.a) tarafından amcası Abbas aracılığıyla kendilerine miras kalmıştı. Bu yüzden bu makamı babadan oğla miras bıraktılar ve Müslümanların görüşlerini dikkate almadılar. Ayrıca Resulullah'ın (s.a.a) Allah'ın emriyle bu göreve tayin ettiği meşru halifelik mirasçılarına da hiçbir konuda başvurmadılar. Abbasîler, yargıyı politikalarının aracı hâline getirdiler. Dini, insanları kandırdıkları bir örtü olarak kullandılar. Suçlarını ve sapıklıklarını din kisvesi altında gizlediler. Bu bağlamda, Allah tarafından görevlendirildiklerini, dolayısıyla insanların kendilerini eleştirmelerinin, sorgulamalarının caiz olmadığı fikrini yaydılar. 4- Müslümanların Ehl-i Beyt'e (a.s) Duyduğu Sempati: İmam Rıza (a.s), Müslümanlar tarafından Ehl-i Beyt sevgisi ve dostluğu şeklinde belirginleşen ruhu yaşadı. Bu, geçmiş atalarının çabalarının bir semeresiydi.4
Hidayet Önderleri: İmam Rıza – İmam Rıza – İmam Rıza Babası İmam Musa Kâzım himayesinde, s. 62 · Similarity 0.5822
SH_0010#4 · Muhammed Ali’yi candan sevenler
Seite 52 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.97 · auto_approved
Bir gün olur okuturlar defteri
Şah oğlunun elindedir teberi
Uyanırsa Takî, Nakî, Askerî
Açılan gülümüz solmaz inşallah
Bedeutung: İnsanın bir gün bütün yaptıklarının ortaya çıkarılacağı ve sorumluluğuyla yüzleşeceği anlatılır.
Hakikatin ve adaletin kurtarıcı gücü olarak görülen Şah’ın oğlunun elinde zulmü kesip ayıran yaptırım yetkisi bulunduğu belirtilir.
Takî, Nakî ve Askerî’nin manevi otoritesinin yeniden etkinleşmesiyle hakikatin ve adaletin güç kazanacağı tasvir edilir.
Ortaya çıkan manevi güzelliğin, umudun ve irfan mirasının kalıcı olacağına dair güven dile getirilir.
Bu dizelerdeki kıyamet gününde defterlerin açılması, gizlilerin ortaya çıkması ve ilahî adaletle hesap görülmesi ilkesi, verilen ayetlerin eksiksiz kayıt ve adil hesap hükmüyle örtüşür.
MÜCADİLE 58:6Gün olur, Allah onların hepsini diriltir ve yapıp ettiklerini onlara haber verir. Allah onu iyice sayıp zaptetmiştir, onlarsa unutmuşlardır. Allah, herşey üzerinde tam bir tanıktır.
Similarity 0.4298 · gefunden über original
ENBİYA 21:47Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız / adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zerre kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar birşey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz.
Similarity 0.4879 · gefunden über bedeutung
ALİ İMRAN 3:25Peki, o kendisinde kuşku bulunmayan günde, onları biraraya topladığımız vakit halleri nice olacak! O gün her benlik, kazandığının karşılığını tam almıştır. Onlar, hiçbir zulme uğratılmazlar.
Similarity 0.4871 · gefunden über beide
TARIK 86:9Sırların / gizlilerin yoklanıp ortaya çıkarılacağı gün,
Similarity 0.4314 · gefunden über original
Peygamber kıssası (kein Ayet · peygamberler)Satır, Dâvud’un Câlût’u öldürerek ilahî seçilmişliğini göstermesi kıssasına; özellikle Şemûyel’in onu fizikî görünüşüne rağmen “teber/tac” sembolüyle krallığa layık seçmesi yönüne gönderme yapar.
"Rabb'im, senin, yalan söylediğini, bunlardan başka, bir oğlun daha bulunduğunu, bana haber verdi!" dedi. İşa: "Ey Allah'ın Peygamberi! Doğrudur! Benim, Dâvud adında bir oğlum daha vardır. Fakat, halkın, onun kısa boyluluğunu ve çelimsizliğini, görmesinden utandığım için, koyunlarımı güttürmek üzere, kendisini, geride bıraktım!" dedi. Şemûyel Aleyhisselâm: "Nerededir o?" diye sordu. İşa: "Filan vadinin filan yerinde, filan dağın, filan yerindedir." dedi. Şemûyel Aleyhisselâm, hemen, o tarafa doğru gitti ve onu, oradaki vadide buldu. Kendisinin, vadide akan sel sularına ve su biriken çukurlara davarları düşürmemek için, ikişer ikişer taşıyıp geçirmeğe çalıştığını görünce: "İşte, hiç şüphesiz, budur o! Hayvanlara, böyle acırsa, o, insanlara, daha çok acır!" dedi. Yağ boynuzunu, onun başına koyunca, içindeki yağ, kaynamağa başladı. Demir Tennûr'un içine girince de, vücudu, onu, doldurdu! Şemûyel Aleyhisselâm; Allah tarafından, kendisine verilen Yağ Boynuzu ile demirden yapılmış Tennûr'u, Tâlût'a gönderdi. Câlût'u, öldürecek olan adamınızın başına, Yağ boynuzu, konulunca, içindeki yağ, kaynayacak, o, yağdan başına sürünecek, süründüğü yağ, yüzüne akmayacaktır. Yağ boynuzu, aynı zamanda, onun başında bir Tac şeklini alacaktır. Kendisinin vücudu da, Tennûr'un içine girince, onu, dolduracaktır!" dedi.
Peygamberler Tarihi – ŞEMÛYEL ALEYHİSSELÂM – Kral Tâlût'un Câlût İle Çarpışmağa Gidişi:, s. 546 · Similarity 0.4556
SH_0010#5 · Muhammed Ali’yi candan sevenler
Seite 52 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.90 · pending
Hatâyı der bu iş bir gün biter a
Özünü katagör ulu katara
Mehdî şevki bu cihanı tutar a
Şah oğlıma sitem olmaz inşallah
Bedeutung: Şah Hatayi, yaşanan sıkıntıların ve çatışmaların sonunda sona ereceğini bildirerek geçicilik ve umut duygusu verir.
Kişi kendi varlığını yüce manevi topluluğun ve hakikat yolunun yürüyüşüne katmalıdır.
Hidayete erdirilmiş kurtarıcı Mehdi’ye duyulan coşkun beklentinin bütün dünyaya yayılacağı anlatılır.
Şah’ın oğlunun temsil ettiği kurtarıcı adalet düzeninde zulüm, haksızlık ve incitici baskının bulunmayacağı umudu dile getirilir.
Ozanın “bu iş bir gün biter” ve Mehdî şevkiyle dile getirdiği ilahî kurtuluş ve rahmetten ümit kesmeme ilkesi, bu ayetlerde ahiret hükmünün Allah’a ait oluşu ve iman ehlinin esenliğe erişmesiyle örtüşür.
DUHA 93:4Sonrası senin için öncesinden elbette ki daha mutlu ve kutlu olacaktır.
Similarity 0.4529 · gefunden über bedeutung
ZÜMER 39:53De ki: “Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan / aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafur, mutlak Rahim’dir.”
Similarity 0.4646 · gefunden über original
HİCR 15:56Dedi: “Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbinin rahmetinden!”
Similarity 0.4495 · gefunden über bedeutung
HAC 22:56O gün mülk ve yönetim Allah’ındır. Aralarında O hüküm verecektir. İman edip iyilik ve barışa yönelik işler yapanlar, nimetlerle dolu cennetlerde olacaklardır.
Similarity 0.4884 · gefunden über original
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)Satırdaki “Mehdî şevki” ve zulmün sona ereceği ümidi, Ehl-i Beyt öğretisindeki İmam Mehdi’nin zuhuruyla adaletin tecelli edeceği inancına dayanır.
Kuşkusuz, Resul-i Erkem'in (s.a.a) -Kur'ân direktiflerine uyarak- İslâm'ın evrensel ıslahatçısına dair hazırlıklar yapması, onun Fatıma ve Ali'den (a.s) doğma Peygamber evlât- larının soyundan geleceğini, Şehit Hüseyin'in (a.s) dokuzuncu göbekten çocuğu olacağını açıkça ilân etmesi, akidenin farz kıldığı İslâmî bir zorunluluktu. Çünkü o, Müslümanların içinden geçecekleri zulüm dönemlerinde bir aydınlık noktası ve umut merkezi olacaktı. Nitekim Resulullah'ın (s.a.a) vefatından sonra Müslümanların başına gelen hadiseler, zamanından önce verilen bu haberleri destekliyordu. Resulullah'ın (s.a.a) zihinleri hazırlama amaçlı bu açıklamaları, gerek Şia'nın, gerekse Ehlisünnet'in kaynaklarında 500 nassı bulmaktadır ki, bunların tamamı İmam Mehdi'nin (a.s) zuhurunun, doğumunun, gaybetinin, gaybetten sonra ortaya çıkışının, zuhurunun alâmetlerinin, adaletinin ve ideal İslâmî yönetiminin kesinlikle gerçekleşeceğini ifade etmektedirler. Resulullah'tan (s.a.a) sonra iki asır içinde gelen Ehl-i Beyt İmamları (a.s) da onun yolunu izlediler.
Hidayet Önderleri: İmam Hadi – İmam Ali Hadi – İmam Hadi'nin Çağının Beklentileri, s. 161 · Similarity 0.6125
Ali’nin sırrına ereyin dersen
SH_0014 · Seite 55 · 4 Tabellenzeile(n) · 4 offen
SH_0014#1 · Ali’nin sırrına ereyin dersen
Seite 55 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.94 · pending
Ali’nin sırrına ereyin dersen
Bir mürsid-i kâmil bul da andan gei (S)
Küfrünü îmâna satayım dersen
Var kendi küfrünü bil de andan gel
Şeriat ma’nisi insana sözdür
Tarikat sözlerimiz gece gündüzdür
Gönül bahr-i aşktır deryâ denizdir
Bahrî ol ummana dal da andan gel
Bedeutung: Hakikatin derin anlamına ulaşmak isteyen kişinin görünüşün ötesindeki manevi bilgiyi araması gerektiğini söyler.
Manevi olgunluğa ulaşmak isteyen kişinin kendisine hakikate giden yolu gösterecek yetkin bir rehbere bağlanmasını öğütler.
İnkâr ve gaflet hâlinden çıkarak inanç, güven ve teslimiyet bilincine geçmek isteyen kişiye dönüşüm çağrısı yapar.
Kişinin önce kendi inkârını, bilgisizliğini ve hakikatten uzaklığını fark ederek arınma yoluna girmesini ister.
Şeriatın insan için Tanrı buyruklarının dış ve öğretici düzeyini ifade ettiğini belirtir.
Tarikatın yalnızca sözde kalmayan, sürekli ve disiplinli bir manevi eğitim yolu olduğunu anlatır.
İç dünyanın aşk yoluyla ilahî hakikati kavrayan sınırsız bir manevi varlık alanı olduğunu söyler.
Kişiyi insan-ı kâmilin ve varlığın derin manevi alanına girerek hakikati yaşayarak öğrenmeye çağırır.
Ozanın dile getirdiği, kişinin küfrünü ve nefsini tanıyıp tövbe, teslimiyet ve basiret üzere kâmil bir rehbere bağlanarak hidayette ilerlemesi ilkesi, verilen ayetlerde Allah’ın yoluna uyma, rehberliğe teslim olma ve hidayetin artırılması hükmüyle örtüşür.
KEHF 18:70Dedi: “Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!”
Similarity 0.472 · gefunden über original
EN’AM 6:126Rabbinin yolu işte budur, dosdoğru, kıvamında… Biz öğüt alan bir topluluğa ayetleri detaylı bir biçimde açıkladık.
Similarity 0.4779 · gefunden über bedeutung
9:118Geride bıraklılan üç kişinin de tövbesini kabul etmiştir. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş, öz benlikleri kendilerini sıkıştırmıştı; Allah’ın öfkesinden kurtulmak için yine Allah’a sığınmaktan başka çare olmadığını fark etmişlerdi. Sonra onlara tövbe nasip etti ki, eski hallerine dönsünler. Hiç kuşkusuz Allah, tövbeleri çok çok kabul eden, rahmeti sınırsız olandır.
Similarity None · gefunden über makam
TAHA 20:123Allah dedi: “İkiniz birlikte inin oradan. Birbirinize düşmansınız. Benden size bir hidayet geldiğinde, benim o hidayetime uyan artık ne sapar ne de bedbaht olur.”
Similarity 0.49 · gefunden über original
MUHAMMED 47:17Kılavuzlarını bulmuş olanlara gelince, Allah onların hidayetini artırmış ve korunma imkanlarını kendilerine vermiştir.
Similarity 0.4727 · gefunden über bedeutung
YUSUF 12:108De ki: “İşte benim yolum budur. Ben, Allah’a basiret üzere çağırırım / dua ederim. Beni izleyenler de… Şanı yücedir Allah’ın! Ben müşriklerden değilim.”
Similarity 0.4658 · gefunden über original
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)Deyişteki “mürşid-i kâmil” arayışı, Nehcü’l-Belâğa’nın hevasını bırakıp Kur’an’a bütünüyle tabi olan, hakkı yaşayan ve sahte âlimden ayrılan basiretli rehber anlayışına dayanır.
O, karanlıkların ışığı, şüphelerin gidericisi, belirsizliklerin anahtarı, güçlükleri gideren, uçsuz bucaksız çöllerde yol gösterendir. Söyler, anlatır; susar, kurtulur. İhlâsla Allah'a yönelir, Allah da ona ihlâs verir. O, Allah'ın dininin madenlerinden, arzının direklerindendir. Adaleti kendisine farz kılmıştır. Adaletinin ilk uygulaması, kendisini heva ve heveslerinden uzaklaştırmasıdır. Hakkı tanır ve onunla amel eder. Hayırda yönelmeyeceği bir son yoktur. Faydalı sanıp da kast etmeyeceği şey yoktur. Dizginlerini kitabın (Kur'ân'ın) emrine vermiştir. Kur'ân onun öncüsü ve önde- ridir. O, yükünü nereye indirirse o da oraya iner, konduğu yere konar. (Her şeyiyle Kur'ân'a uyar.) Bir başkası da var, ilim sahibi olmadığı hâlde kendini âlim diye tanıtır. Cahillerden ve sapıklardan birkaç sapıklığı ve cehaleti almış, insanlara aldatış ağlarını germiş, sahte sözler söylemektedir. Kitabı dilediği gibi anlatmakta, hakkı hevasına uydurmaktadır. İnsanlara büyük günahlar için güvence verir. Büyük suçları onlara küçük gösterir. Şüpheli şeylerde "duraklarım" der de şüphelerin içine düşer; "bidatlerden sakınırım." der, fakat onların içine yuvarlanır. Suratı insan, kalbi ise hayvan kalbidir.
Nehcü'l-Belâğa – İmam Ali – 87. Hutbe, s. 131 · Similarity 0.5467
SH_0014#2 · Ali’nin sırrına ereyin dersen
Seite 55 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.94 · pending
Pişin pişiri söyle sözünü
îki babdan ayırma gör gözünü
Mürşidine teslim eyle özünü
Musâhib kapusun bul da andan gel
Bedeutung: Söz söylemeden önce olgunlaşmayı ve başkalarını yönlendirecekse onları da olgunlaştıracak bir anlayış edinmeyi öğütler.
Kişinin varlığı ikilik içinde parçalayan bakıştan sıyrılıp görüşünü hakikate yöneltmesini ister.
Talibin benlik iddiasını bırakarak kendisini manevi rehberinin eğitimine ve yolun sorumluluğuna vermesini öğütler.
Talibi karşılıklı sorumluluk ve dayanışmaya dayanan manevi yol arkadaşlığını bulmaya çağırır.
Ozanın mürşide teslimiyet, nefsin kibir ve gafletinden sakınma ve hikmet ehliyle yol alma öğretisi, bu ayetlerdeki ilâhî rehberliğin önüne geçmeme, zikr ehline bağlanma ve hikmeti talep etme ilkesiyle örtüşür.
KEHF 18:66Musa ona dedi ki: “Sana öğretilenden bana da bir olgunluk / bir bilgi öğretmen şartıyla sana tabi olayım mı?”
Similarity 0.5097 · gefunden über bedeutung
KEHF 18:28Benliğini, sabah-akşam yüzünü isteyerek rablerine yalvaranlarla beraber tut. İğreti dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırıp uzaklaştırma. Ve sakın, kalbini bizim Zikrimiz’den / bizi anmaktan gafil koyduğumuz, boş arzularına uymuş kişiye boyun eğme. Böylesinin işi hep aşırılıktır.
Similarity 0.5024 · gefunden über original
HUCURAT 49:1Ey iman edenler! Allah’ın ve resulünün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.
Similarity None · gefunden über themen
BAKARA 2:269O, hikmeti dilediğine verir. Ve kendisine hikmet verilmiş olana çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Gönlünü ve aklını çalıştıranlardan başkası düşünüp anlayamaz.
Similarity None · gefunden über themen
SH_0014#3 · Ali’nin sırrına ereyin dersen
Seite 55 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.91 · pending
Cellâd oluben cânma kıyagör
Ârif olub her ma’niden duyagör
Cesedin kendi elinde yuyagör
Kendi namazmı kıl da andan gel
Bedeutung: Kişiden bedenine değil, nefsine ve benlik bağlarına karşı sert bir iç mücadele yürütmesini ister.
Kişiyi her söz ve olayın ardındaki manevi anlamı kavrayabilecek gönül bilgisine ve olgunluğa ulaşmaya çağırır.
Kişinin kendi bedenini ve benliğini başkasına bırakmadan içsel arınma sorumluluğunu üstlenmesini, ayrıca sembolik ölümü gerçekleştirmesini anlatır.
Kişinin ibadetini ve kulluk sorumluluğunu başkasına devretmeden bizzat yerine getirmesi gerektiğini söyler.
Bu dizelerdeki nefsi hesaba çekip öldürmeden önce arındırma ve irşada teslim olma ilkesi, Şems, A‘lâ, Nâziât ve Yusuf surelerinde nefsin kötülükten sakındırılarak tezkiye edilmesiyle kurtuluşa erişileceği hükmüyle örtüşür.
ŞEMS 91:9Benliği temizleyip arındıran gerçekten kurtulmuştur.
Similarity 0.534 · gefunden über bedeutung
A’LA 87:14Benliğini arındıran / zekat veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir.
Similarity 0.5022 · gefunden über bedeutung
NAZİAT 79:40Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse,
Similarity 0.5032 · gefunden über bedeutung
YUSUF 12:53“Nefsimi ak-pak gösteremem. Çünkü nefs, Rabbimin merhamet ettiği durumlar hariç, olanca gücüyle kötülüğü emreder. Ama Rabbim çok affedici, çok esirgeyicidir.”
Similarity 0.4981 · gefunden über bedeutung
SH_0014#4 · Ali’nin sırrına ereyin dersen
Seite 55 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.91 · pending
Şah Hatâyî’m ma’ni söylerim düden
Ayırırlar seni kibr ile kinden
Ölmeyene nasîb olmaz bü yoldan
Var ölmezden evvel öl de andan gel
Bedeutung: Şah Hatâyî, sözlerinin yüzeysel anlatım değil, derin manevi anlam taşıdığını bildirir.
Bu manevi anlamların kişiyi kibir ve kin gibi benliği ve toplumsal barışı bozan duygulardan uzaklaştıracağını belirtir.
Benlik ve eski tutkular bakımından sembolik bir ölüm yaşamayan kişinin manevi yola gerçekten dâhil olamayacağını söyler.
Kişiyi fiziksel ölüm gerçekleşmeden önce nefsini, kibir ve benlik iddiasını öldürerek manevi olgunluğa ulaşmaya çağırır.
Ozanın “ölmeden evvel ölmek” diye dile getirdiği nefsin kibir ve kinden arındırılması, kâmil rehbere teslimiyet ve birlik içinde hakikate yönelme ilkesi, bu ayetlerde de tezkiye, hidayet ve Allah’ın ipine sarılma olarak doğrulanır.
ŞEMS 91:9Benliği temizleyip arındıran gerçekten kurtulmuştur.
Similarity 0.4724 · gefunden über bedeutung
TAHA 20:122Sonra, Rabbi onu arıtıp temizledi, onun tövbesini kabul edip kendisini iyiye ve doğruya kılavuzladı.
Similarity None · gefunden über themen
NAZİAT 79:18“De ki ona: ‘Arınıp temizlenmeye ne dersin?’”
Similarity None · gefunden über themen
3:103Hep birlikte Allah’ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.
Similarity None · gefunden über makam