Prüfdokument Lauf 001 – Pir Sultan Abdal

Status: alle · 14 Zeile(n) · Schwelle für automatische Freigabe: 0.85

Nur zum Lesen - Entscheidungen werden mit python review_queue.py review erfasst.

Temennaya Geldim Erenler Size

PSA_0001 · Seite 4 · 6 Tabellenzeile(n) · 6 offen

PSA_0001#1 · Temennaya Geldim Erenler Size
Seite 4 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.97 · pending
Temennaya geldim erenler size Temenna edeyim destur olursa Mürvet kapıların bağlaman bize İçeri gireyim destur olursa
Bedeutung: Konuşan, olgunlaşmış manevi kişilerin huzuruna saygı ve bağlılık göstererek kabul edilme dileğiyle geldiğini bildirir. Konuşan, manevi mecliste selamlama görevini ancak izin verilirse yerine getireceğini söyler. Konuşan, cömertlik ve bağışlayıcılık alanlarının kendilerine kapanmamasını, yani manevi kabulden mahrum bırakılmamayı diler. Konuşan, dış görünüşte kalmayıp manevi hakikat alanına ancak izin ve usul yoluyla geçmek istediğini belirtir.

Bu dizelerdeki izin, edep ve huzura saygı ilkesi, Nûr ve Hucurât surelerinde bildirilen izinsiz girmeme, selamla yaklaşma ve ulunun huzurunda tevazu gösterme hükmüyle örtüşür.

NUR 24:28
Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size “geri dönün” denirse, dönün; bu sizin için daha iyi ve temizdir. Allah, yaptıklarınızı çok iyi biliyor.
Similarity 0.4315 · gefunden über original
NUR 24:27
Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahipleriyle kaynaşıp izin almadan, bir de ev sakinlerine selam vermeden girmeyin. Düşünüp taşınmanızı sağlamada bu sizin için daha hayırlıdır.
Similarity 0.4233 · gefunden über original
HUCURAT 49:3
Allah resulünün huzurunda seslerini alçaltanlar var ya, onlar Allah’ın, gönüllerini takva için imtihan ettiği kişilerdir. Bir bağışlanma vardır onlar için, bir büyük ödül vardır.
Similarity 0.4631 · gefunden über bedeutung
HUCURAT 49:2
Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin. Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
Similarity 0.4722 · gefunden über bedeutung
PSA_0001#2 · Temennaya Geldim Erenler Size
Seite 4 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.97 · pending
Pirim deyu divanına geçeyim Destinizden ab-ı hayat içeyim İzniniz olursa ağzım açayım Bir mana söyleyim destur olursa
Bedeutung: Konuşan, pirini manevi otorite kabul ederek onun huzurundaki meclise katılmak ister. Konuşan, pirin sözünü, öğüdünü ve manevi nefesini hayat veren bilgi olarak almak istediğini ifade eder. Konuşan, söz söylemeye başlamadan önce meclisin ve büyüklerin onayını almayı ister. Konuşan, görünen sözlerin ardındaki batıni anlamı ancak izin verilirse paylaşacağını söyler.

Ozanın dile getirdiği mürşid huzurunda izin, edep ve teslimiyetle irfan talep etme ilkesi, bu ayetlerde de bilgili rehbere tabi olma ve onun huzurunda sözü ölçülü söyleme hükmüyle örtüşür.

KEHF 18:66
Musa ona dedi ki: “Sana öğretilenden bana da bir olgunluk / bir bilgi öğretmen şartıyla sana tabi olayım mı?”
Similarity 0.4836 · gefunden über bedeutung
KEHF 18:70
Dedi: “Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!”
Similarity 0.4732 · gefunden über bedeutung
HUCURAT 49:2
Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin. Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
Similarity 0.4898 · gefunden über bedeutung
MERYEM 19:43
“Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim.”
Similarity 0.4434 · gefunden über beide
PSA_0001#3 · Temennaya Geldim Erenler Size
Seite 4 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.96 · pending
Günahım sorulsun canlar yanında Zülfikar oynuyor durmaz kınında Rehberin önünde pir meydanında Kemerbest olayım destur olursa
Bedeutung: Konuşan, kusurlarının manevi topluluk önünde sorgulanmasını ve hesap verme sorumluluğunu kabul eder. Zülfikarın kından çıkmış biçimde hareket etmesi, gücün ve terbiye edici müdahalenin hazır ve etkin olduğunu anlatır. Olayın, rehberin gözetiminde ve pirin manevi otoritesini temsil eden meydanda gerçekleştiği belirtilir. Konuşan, izin verilirse belini bağlayıp hizmete hazır ve yolun disiplinlerine bağlı bir talip olmayı kabul eder.

Bu dizelerdeki meydanda günahını ikrar edip mürşid rehberliğinde tövbe, teslimiyet ve edebe bağlanma anlayışı, Kur’an’ın Allah’ın hükmü önüne geçmemeyi, zulmü kabul ederek af dilemeyi ve samimi tövbeyle arınmayı emreden **tövbe ve edep ilkesiyle** örtüşür.

SAD 38:24
Davud dedi ki: “Vallahi, senin birtek koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiş. Zaten ortaklardan birçoğu, birbiri aleyhine haksızlık ve zulme sapar. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar böyle değildir. Ama onlar da pek azdır.” Davud, kendisini imtihan ettiğimizi düşündü; hemen Rabbinden af diledi, rüku ederek yerlere eğildi ve Allah’a yöneldi.
Similarity 0.4829 · gefunden über bedeutung
HUCURAT 49:1
Ey iman edenler! Allah’ın ve resulünün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.
Similarity None · gefunden über themen
KALEM 68:29
O zaman dediler ki: “Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz. Gerçekten biz zalimler olduk.”
Similarity 0.5137 · gefunden über beide
TAHRİM 66:8
Ey iman edenler! Etkili öğüt veren bir tövbe ile Allah’a yönelin. Umulur ki Rabbiniz çirkinliklerinizi ve günahlarınızı örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte inananları utandırmayacaktır. Onların ışığı önlerinden ve sağ yanlarından koşup gelir. Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Işığımızı tamamla ve bizi bağışla! Sen herşeye Kadir’sin, herşeye gücün yeter.”
Similarity 0.4871 · gefunden über beide
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)
“Günahım sorulsun” sözü, Ehl-i Beyt öğretisindeki kulun kendi fiilinden sorumluluğu kabul edip pir–rehber huzurunda nefis muhasebesine ve ahde bağlılığa yönelmesi anlayışına dayanır.
Boynuna aldığın ve ilâhî ahdine riayet etmen gereken işin sıkıntısı, hiçbir hakkın olmadığı hâlde seni verdiğin ahdini bozmaya yöneltmesin. Ortadan kalkmasını umduğun ve güzel sonucuna göz diktiğin işin sıkıntısına sabretmen; akıbetinden korktuğun ihanetten, Allah'ın seni sorguya çekmesinden ve dünya ve ahirette bağışlanma yolunun yüzüne kapanmasından daha hayırlıdır. Kanlardan ve onları helal olmaksızın akıtmaktan sakın. Çünkü azaba sebep olan, daha büyük bir şey yoktur. Kanların haksız yere dökülmesinden başka, hesab sorulmasına, nimetinin zevaline ve müddetin kesilip ömrün bitmesine sebep olacak bir şey yoktur. Allah, kıyamet gününde insanlardan ilk olarak, akıttıkları kanları sorup kulları arasında hükmedecektir. Haram olan kanı akıtmakla otoriteni güçlendirmeye kalkışma. Çünkü bu, gücü zayıflatan işlerdendir. Hatta gücü yok edip götürür veya başkalarına verir. Kasten adam öldürme hususunda ne benim yanımda, ne de Allah katında hiçbir özrün olamaz. Çünkü cezası kısastır. Eğer hatayla birini öldürürsen, kamçın, kılıcın veya elin yanlışlıkla veya istemeden cezalandırmada aşırı giderek veya hafif bir darben veya biraz daha fazlası ölüme sebep olursa, gücüne güvenerek öldürülen kimsenin velilerine haklarını vermezlik etme. Kendini beğenmekten, seni nefsinle böbürlenmeye sevk eden şeylere güvenmekten, aşırı övgüyü sevmekten sakın. Çünkü bunlar, ihsan sahiplerinin ihsanlarını helak etmek için şeytanın aradığı uygun fırsatlardır. Halka karşı yaptığın iyiliği başlarına kakmaktan, onları minnet altında bırakmaktan ve yaptığını olduğundan çok gösterip övünmeye kalkışmaktan sakın. Vaadedince vaadinden dönme. Yaptığınla kişiyi minnet altında bırakmak, ihsanını yok eder. Yaptığını çok görüp onunla övünmek, hakkın nurunu götürür. Vaadinden dönmek, insanların nefretini, Allah'ın azabını gerektirir. Allah-u Teâlâ, "Allah katında en büyük azaba sebep olan şey, yapmadığınız şeyi söylemenizdir."1 buyurmuştur.
Nehcü'l-Belâğa – İmam Ali – 53. Mektup, s. 442 · Similarity 0.5063
PSA_0001#4 · Temennaya Geldim Erenler Size
bereits angemerkt[ABD, unsicher] Die aussage betont eigentlich das vorherige mit anderen worten.
Seite 4 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.97 · pending
İzin verin bu meydana varayım Erenlerin huzurunda durayım Mürşidimden müşkülümü sorayım Çaremi bileyim destur olursa
Bedeutung: Konuşan, erkânın yürütüldüğü manevi topluluk alanına katılmak için yetkililerden açık kabul ister. Konuşan, olgun manevi kişilerin karşısında saygıyla bulunarak onların değerlendirmesine ve rehberliğine açık olduğunu bildirir. Konuşan, çözemediği manevi veya ahlaki sorunları mürşidine danışarak aydınlatmak ister. Konuşan, izin ve rehberlik yoluyla sıkıntısına uygun manevi çözümü öğrenmek istediğini ifade eder.

Bu dizelerdeki mürşid huzurunda izin, edep ve öğrenme talebiyle durma anlayışı, Kur’an’ın ilim ve manevi otorite karşısında tevazu, saygı ve disiplin ilkesini emreden hükmüyle örtüşür:

KEHF 18:66
Musa ona dedi ki: “Sana öğretilenden bana da bir olgunluk / bir bilgi öğretmen şartıyla sana tabi olayım mı?”
Similarity 0.4858 · gefunden über bedeutung
MÜCADİLE 58:11
Ey iman edenler! Size, “meclislerde yer açın” dendiğinde, yer açın ki Allah da sizin için genişlik sağlasın. “Kalkın” denildiğinde de kalkın ki Allah, içinizden inananlarla kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Similarity None · gefunden über themen
HUCURAT 49:1
Ey iman edenler! Allah’ın ve resulünün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.
Similarity None · gefunden über themen
HUCURAT 49:2
Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin. Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
Similarity 0.4649 · gefunden über bedeutung
PSA_0001#5 · Temennaya Geldim Erenler Size
Seite 4 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.91 · pending
Rehbere bağlıdır talibin başı Durmadan akıyor didemin yaşı Arafat dağında koçun bir eşi Erkana geleyim destur olursa
Bedeutung: Talibin yönelişinin, eğitiminin ve manevi sorumluluğunun rehberin denetimi ve yol göstericiliğiyle bağlı olduğunu söyler. Konuşanın gözyaşları, yoğun pişmanlık, özlem ve manevi etkilenme içinde bulunduğunu gösterir. Bu dize, Arafat imgesiyle manevi buluşmayı ve koç imgesiyle adanma, itaat ve kurban olma çağrışımını birlikte kurar. Konuşan, yolun tören ve kurallar bütünü olan erkâna ancak izin verilirse katılmak istediğini belirtir.

Ozanın burada dile getirdiği rehbere bağlılık, izinle müşkül sorma ve tövbeyle erkâna yönelme ilkesi, bu ayetlerdeki doğru kılavuza uyma, sorumluluk bilinci ve Allah’a dönüş anlayışıyla örtüşür.

KEHF 18:70
Dedi: “Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!”
Similarity 0.5434 · gefunden über beide
NUR 24:54
De ki: “Allah’a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz / yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir.”
Similarity 0.5153 · gefunden über bedeutung
MERYEM 19:43
“Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim.”
Similarity 0.4677 · gefunden über original
9:118
Geride bıraklılan üç kişinin de tövbesini kabul etmiştir. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş, öz benlikleri kendilerini sıkıştırmıştı; Allah’ın öfkesinden kurtulmak için yine Allah’a sığınmaktan başka çare olmadığını fark etmişlerdi. Sonra onlara tövbe nasip etti ki, eski hallerine dönsünler. Hiç kuşkusuz Allah, tövbeleri çok çok kabul eden, rahmeti sınırsız olandır.
Similarity None · gefunden über makam
PSA_0001#6 · Temennaya Geldim Erenler Size
Seite 4 · Verszeile 21 · Konfidenz 0.96 · pending
Pir Sultan Abdal’ım ey güzel Şah’ım Günahlıyım arşa çıkıyor ahım Gerçek erenlerle benim penahım Terceman olayım destur olursa
Bedeutung: Konuşan, kendisini Pir Sultan Abdal’ın mazlumluk ve hakikate bağlılık mirasıyla özdeşleştirerek yüce kabul ettiği Şah’a seslenir. Konuşan, günahkârlık bilinciyle duyduğu derin pişmanlık ve yakarışın yüce makama ulaştığını anlatır. Konuşan, manevi sığınağının hakikate ulaşmış erenlerin rehberliği ve topluluğu olduğunu bildirir. Konuşan, izin verilirse manevi mecliste sözü açıklayan, dile getiren ve topluluğa hizmet eden bir görev üstlenmek ister.

Ozanın günahını ikrar edip erenlerin himmetine ve desturuna sığınması, bu ayetlerdeki kulun kusurunu tanıyıp tevbe, af ve rahmete yönelmesi ilkesiyle örtüşür.

KASAS 28:16
“Rabbim, öz benliğime zulmettim, beni affet” diye yakardı da Allah onu affetti. Gafur O’dur, Rahim O’dur.
Similarity 0.427 · gefunden über original
ZÜMER 39:53
De ki: “Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan / aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafur, mutlak Rahim’dir.”
Similarity 0.4314 · gefunden über original
SECDE 32:12
Günahkarları, Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş olarak şöyle derken bir görsen: “Rabbimiz; gördük, duyduk, geri gönder bizi ki barışa yönelik iyi bir iş yapalım. Artık kesin olarak inanıyoruz.”
Similarity 0.4692 · gefunden über bedeutung
SAD 38:24
Davud dedi ki: “Vallahi, senin birtek koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiş. Zaten ortaklardan birçoğu, birbiri aleyhine haksızlık ve zulme sapar. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar böyle değildir. Ama onlar da pek azdır.” Davud, kendisini imtihan ettiğimizi düşündü; hemen Rabbinden af diledi, rüku ederek yerlere eğildi ve Allah’a yöneldi.
Similarity 0.4516 · gefunden über bedeutung

İsa Peygambere Hakk’ı Buyurdu

PSA_0027 · Seite 35 · 3 Tabellenzeile(n) · 3 offen

PSA_0027#1 · İsa Peygambere Hakk’ı Buyurdu
Seite 35 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.91 · pending
İsa peygambere Hakk’ı buyurdu Mürşide teslim ol yolda kalırsın Cebrail Ahmed’e dahi yürüdü Mürşide teslim ol yolda kalırsın
Bedeutung: İlahi hakikat ve buyruk peygamber aracılığıyla insanlara bildirilmiştir. Hakikat yolunda ilerlemek isteyen kişi kendisini manevi rehberin yönlendirmesine ve biatına bırakmalıdır. İlahi bildirinin peygambere ulaştırılması, manevi rehberliğin peygamberlikte bile gerekli olduğunu gösterir. Hakikat yolunda ilerlemek isteyen kişi kendisini manevi rehberin yönlendirmesine ve biatına bırakmalıdır.

Ozanın dile getirdiği mürşide teslimiyet ve onun irşadına uyma ilkesi, Kur’an’ın peygambere itaati hidayetin şartı sayan ve İsa ile Cebrâil’in ilâhî tebliğ zincirindeki rehberliğini bildiren ayetleriyle mana bakımından örtüşür.

SAFF 61:6
Meryem oğlu İsa’nın da şöyle dediğini hatırla: “Ey İsrailoğulları! Ben size Allah’ın elçisiyim. Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir elçiyi müjdeleyici olarak gönderildim.” Fakat İsa’nın müjdelediği elçi onlara apaçık delilleri getirdiğinde: “Bu, katıksız bir büyüdür.” dediler.
Similarity 0.5262 · gefunden über original
BAKARA 2:97
De ki: “Kim Cebrail’e –ki o, Allah’ın izniyle Kur’an’ı kendinden öncekini doğrulayıcı, insanlara yol gösterici ve müjde olarak senin kalbine indirmiştir- düşman kesilirse,
Similarity 0.5327 · gefunden über original
NUR 24:54
De ki: “Allah’a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz / yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir.”
Similarity 0.5236 · gefunden über original
MAİDE 5:92
Allah’a itaat edin, resule itaat edin, sakının. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin: Bizim resulümüze düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
Similarity 0.529 · gefunden über original
Peygamber kıssası (kein Ayet · peygamberler)
Satır, İsrâ-Mirâç anlatısında Cebrâil’in Hz. Muhammed’i belirli bir makama kadar götürüp orada ayrılması motifine gönderme yaparak, manevî yolculukta mürşid rehberliğinin zorunluluğunu ifade eder.
Deve üzerinde bulunduğu sırada da, Peygamberimiz Muhammed Aleyhisse-lâma böyle Vahy geldiği olur, devenin, inen Vahy'in ağırlığına dayanamadığı, bacaklarının ikiyana ayrıldığı, büküldüğü, kırılacak gibi olduğu, bazan da, çöktüğü görülürdü. Vahy tarzlarından beşincisi: Vahy Meleği Cebrail Aleyhisselâmın, Yüce Allah tarafından yaratıldığı aslî hey'et ve surette görünerek Yüce Allah'ın dilediğini, Peygamberimiz Aleyhisselâm'a Vahy edişidir. Bu da, iki kerre vuku bulmuş, Peygamberimiz Aleyhisselâm, Cebrail Aley-hisselâmı, yaratıldığı aslî hey'et ve suret üzere altıyüz kanadıyla iki defa, yerle gök arasını doldurur bir halde görmüştür. Vahy tarzlarından altıncısı: Yüce Allah'ın Mirâc gecesinde olduğu gibi, göklerin üstünde, Peygamberimiz Aleyhisselâm'a, uyanık iken, perde arkasından, hitabda bulunması, ya da, uyurken, arada, Vahy Meleği bulunmaksızın, Peygamberimizle konuşmasıdır. Vahy tarzlarından yedincisi de: Yüce Allah'ın, arada, Vahy Meleği bulunmaksızın, Peygamberimiz Aleyhisselâma doğrudan doğruya hitab buyurmuş olmasıdır. Peygamberimiz Aleyhisselâmın bildirdiklerine göre: Mirâc gecesinde, Cebrail Aleyhisselâm, Peygamberimizi, yukarı götüre götüre, nihayet (Kaza ve Kaderi yazan) Kalemlerin cızırtılarını işitecek kadar yüksek bir yere çıkardı. Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâm orada, Cennet'ten, yemyeşil bir Ref-ref(ipek döşek)'in, birden, ufku kapladığını, doldurduğunu, gördü. Peygamberimiz, onun üzerine oturdu. Cebrail Aleyhisselâm, Peygamberimizden ayrıldı. Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâm, Aziz ve Cebbar (dilediğini, yaptırmağa kadir olan) Rabb'ına, yükseltilip yaklaştırıldı. Kendisinden, bütün sesler, kesildi.
Peygamberler Tarihi – NÜBÜVVET, NEBÎ VE RESUL – Vahy Tarzlarından 2-7'ye Kadar Olanlar:, s. 14 · Similarity 0.5615
PSA_0027#2 · İsa Peygambere Hakk’ı Buyurdu
Seite 35 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.94 · pending
Talip olan nutku mürşidi duya Mürşid gelip bizim kalbimiz yuya Öğüt dinlemezsen kalırsın yaya Mürşide teslim ol yolda kalırsın
Bedeutung: Yola girmek isteyen talip, mürşidin sözünü dinleyerek onun manevi öğretisini kabul etmelidir. Mürşidin rehberliği, insanın iç dünyasındaki kötülükleri arındırıp kalbini manevi olgunluğa hazırlamalıdır. Rehberlik ve öğüt kabul edilmediğinde kişi manevi ilerleme araçlarından mahrum ve yönsüz kalır. Hakikat yolunda ilerlemek isteyen kişi kendisini manevi rehberin yönlendirmesine ve biatına bırakmalıdır.

Bu dizelerdeki mürşide bağlanıp öğüdüne uyma yoluyla hidayet ve teslimiyete erme ilkesi, verilen ayetlerde de doğru kılavuza uymanın insanı dosdoğru yola ve Allah bilincine ulaştıracağı hükmüyle örtüşür.

MERYEM 19:43
“Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim.”
Similarity 0.4989 · gefunden über bedeutung
MUHAMMED 47:17
Kılavuzlarını bulmuş olanlara gelince, Allah onların hidayetini artırmış ve korunma imkanlarını kendilerine vermiştir.
Similarity 0.5004 · gefunden über bedeutung
NUR 24:54
De ki: “Allah’a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz / yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir.”
Similarity 0.4941 · gefunden über original
NAZİAT 79:19
“Seni Rabbine kılavuzlayayım da gönülden ürperesin.”
Similarity 0.4969 · gefunden über bedeutung
PSA_0027#3 · İsa Peygambere Hakk’ı Buyurdu
Seite 35 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.96 · pending
Hakikatın ilmi baki cennettir Uğraması kolay değil zahmettir Pir Sultan’ım senin yolun vuslattır Mürşide teslim ol yolda kalırsın
Bedeutung: Hakikatin bilgisi, geçici dünya değerlerini aşan kalıcı bir mutluluk ve kurtuluş olarak yüceltilir. Hakikate ve manevi olgunluğa ulaşmak, sabır ve sürekli çaba isteyen zorlu bir süreçtir. Pir Sultan’ın diliyle bu yol, insanı hakikate ve manevi birleşmeye ulaştıran bir güzergâh olarak sunulur. Hakikat yolunda ilerlemek isteyen kişi kendisini manevi rehberin yönlendirmesine ve biatına bırakmalıdır.

Bu dizelerdeki hakikate yönelip doğru yola teslim olarak vuslata erme anlayışı, ayetlerde Hak Rabbin dosdoğru yoluna bağlı kalanlara ebedî cennet ve büyük kurtuluş vaat edilmesi ilkesiyle örtüşür.

FURKAN 25:15
De ki: “Bu mu daha iyi, yoksa korunanlara vaat edilen o sonsuzluk cenneti mi? O cennet de bu korunanların ödülü ve dönüş yeridir.”
Similarity 0.4895 · gefunden über bedeutung
MAİDE 5:119
Allah buyurdu: “Özü-sözü doğru olanlara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gün budur. Altlarından ırmaklar akan cennetler var onlar için. Sonsuza dek kalacaklardır orada.” Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razıdır. İşte budur büyük kurtuluş.
Similarity 0.4767 · gefunden über bedeutung
HİCR 15:41
Buyurdu: “İşte bana varan dosdoğru yol budur.”
Similarity 0.5 · gefunden über beide
YUNUS 10:32
İşte bu Allah’tır sizin Hak Rabbiniz. Hak’tan sonra sapıklıktan başka ne kalır ki? Peki, nasıl oluyor da yüz geri döndürülüyorsunuz?
Similarity 0.4791 · gefunden über original
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)
Satırdaki “mürşide teslimiyetle vuslata erme” anlayışı, Ehl-i Beyt öğretisinde nefsin terbiye edilip hak dışı yollardan yüz çevrilerek insanı Hakk’a ulaştıran doğru rehbere/yola bağlanma ilkesine dayanır.
Ama gönüller o paydan ve olgunluktan nasipsiz gaflete dalarak kaskatı kesilmiş, asıl yolundan sapmış, başka bir yolda yürüyor. Sanki hakkın maksadı kendilerinden başkasıdır ve doğru yolu bulmak dünyaları elde etmekten ibarettir. Bilin ki, ceza yurduna giderken geçidiniz, ayakları kaydıran, sürçüp düşmekten korkulan tehlikelerle dolu olan sırattır. Ey Allah'ın kulları! Allah'tan gönlünü O'na veren, düşüncesiyle bedenini korku saran, gece namazlarıyla uykusuz kalan, geceyi ümitle, gündüzleri de susuzlukla geçiren akıllı kişinin korktuğu gibi korkun. Zühd ile şehvetlerini öldürmüş, Allah'ın zikri dilini hareket ettirmiş, Allah korkusunu güvende olmak için önceden göndermiş, hak dışında tüm yollardan yüz çevirmiş ve insanı hakka ulaştıran en iyi yolu kat etmiştir. Aldatıcı şeyler onu aldatmamış, şüpheli şeyler gözlerini kör etmemiştir. Oysa o, müjde ferahlığının sevincini tatmış, en tatlı uykusuna esenlik nimetleriyle yatmış ve sorgu gününden eminliğe ermiştir. Çabuk geçilen geçitten (dünyadan) övülmüş bir şekilde geçip gitmiş, ileride varılacak yerin azığını önceden iyi hazırlamıştır.
Nehcü'l-Belâğa – İmam Ali – 78. Hutbe, s. 116 · Similarity 0.5373

Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı

PSA_0034 · Seite 42 · 5 Tabellenzeile(n) · 4 offen

PSA_0034#1 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
Seite 42 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.96 · pending
Elif’tir doksan bin kelamın başı Var Hakk’a şükreyle be’yi n’eylersin Rahmet damlasından kalbine taşı Yüzünü yumağa suyu n’eylersin
Bedeutung: Hakikatin ve bütün anlamlı sözlerin başlangıcı, birliği ve ilkesi olan ilahi kaynağa işaret edilir. İlahi hakikate yönelip şükretmek varken biçimsel ve ikincil ayrıntılara takılmanın gereksiz olduğu söylenir. İlahi merhametin küçük bir payını bile gönülde yaşatıp ahlaki dönüşüme dönüştürmek öğütlenir. İçsel arınma gerçekleşmeden yalnızca dış temizliğe yönelmenin hakikate ulaştırmayacağı belirtilir.

Ozanın gönlü rahmetle arındırıp şükür, ihlâs ve Hakk’a yönelişle yaşama çağrısı, bu ayetlerdeki temiz kalple Allah’a varma, nimeti dile getirme ve yüzü yalnız O’na çevirme ilkesiyle örtüşür.

ŞUARA 26:89
“Yalnız temiz bir kalple Allah’a varan kurtulur.”
Similarity 0.5239 · gefunden über bedeutung
DUHA 93:11
Ve Rabbinin nimetini söz ve fiillerinle dile getir.
Similarity 0.5736 · gefunden über original
A’RAF 7:29
Şunu da söyle: “Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi O’na doğrultun. Dini yalnız O’na özgüleyerek, O’na yakarın. Tıpkı sizi ilk yarattığı gibi O’na döneceksiniz.”
Similarity None · gefunden über themen
KASAS 28:70
O, Allah’tır. Tanrı yoktur O’ndan başka. İlkte de sonda da hamd O’nadır. Ve siz O’na döndürüleceksiniz.
Similarity 0.5217 · gefunden über bedeutung
PSA_0034#2 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
Seite 42 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.97 · pending
Yalan söyleyip de geçme sıraya Evliya nefesin verme araya Var bir amel kazan Hakk’a yaraya Hakk’a yaramayan huyu n’eylersin
Bedeutung: Yalanla topluluk içinde ilerlemeye veya kabul görmeye çalışmanın ahlaki düzene aykırı olduğu söylenir. Allah’a yakın kişilerin manevi sözünü ve rehberliğini kendi müdahalesiyle kesmemek, onlara edep göstermek gerektiği anlatılır. İnsanın hakikate uygun ve yararlı bir eylem edinerek manevi değer kazanması istenir. İlahi hakikate ve iyiliğe hizmet etmeyen alışkanlıkların terk edilmesi gerektiği söylenir.

Ozanın yalandan, boş sözden ve Hakk’a yaramayan huydan sakındırıp dürüst amel ve edep üzere hizmete çağıran **doğru söz, salih amel ve manevi saygı ilkesi**, verilen ayetlerde de aynı şekilde dile getirilir.

HUCURAT 49:2
Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin. Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
Similarity None · gefunden über themen
FURKAN 25:72
Onlar yalana tanıklık etmezler / yalan söze kulak vermezler. Boş lakırdıya rastladıklarında soylu bir tavırla geçip giderler.
Similarity 0.5353 · gefunden über bedeutung
AHZAB 33:70
Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sağlam söz söyleyin.
Similarity 0.528 · gefunden über bedeutung
SAFF 61:3
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında büyük bir günahtır.
Similarity 0.5035 · gefunden über original
PSA_0034#3 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
Seite 42 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.96 · auto_approved
Şeytan benlik ile yolundan azdı Aşık maşukunu aradı gezdi Erenler rızadan bir engür ezdi Hak’tan gelmiyorsa payı n’eylersin
Bedeutung: Şeytanın sapmasının temelinde kibirli benlik ve ilahi düzene karşı çıkış bulunduğu anlatılır. Hakikati ve ilahi sevgiyi arayan kişi, sevgilisine ulaşmak için sürekli bir arayış ve yolculuk içindedir. Olgunlaşmış yol erlerinin rıza halini manevi sarhoşluk ve sevgiye dönüştürdüğü anlatılır. İlahi hakikatten ve meşru kaynaktan gelmeyen bir nasibin değer taşımadığı belirtilir.

Ozanın benlik ve isyan yüzünden Hak yolundan düşme uyarısı, verilen ayetlerdeki İblis’in kibirle Rahman’a karşı gelerek dosdoğru yoldan sapmasıyla örtüşen **benliği terk edip Hakk’a teslim olma ilkesi**dir.

SAD 38:74
İblis etmemişti. O, kibre sapmış ve inkarcılardan olmuştu.
Similarity 0.5487 · gefunden über bedeutung
A’RAF 7:16
Dedi: “Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım.”
Similarity 0.5385 · gefunden über original
HİCR 15:31
İblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı.
Similarity 0.5395 · gefunden über bedeutung
MERYEM 19:44
“Babacığım, şeytana kulluk etme. Çünkü şeytan Rahman’a isyan etmişti.”
Similarity 0.5325 · gefunden über original
PSA_0034#4 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
Seite 42 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.97 · pending
Varın görün irakipler kandedir Hak ehli kardaşlar yolda demdedir Bilin ayn-el yakin canlar cemdedir Birlik olamayan köyü n’eylesin
Bedeutung: Kişi, kendisine karşı duranların veya rekabet edenlerin nerede bulunduğunu fark etmeye çağrılır. Hakikate bağlı kardeşlerin yol üzerinde manevi bir birlik ve olgunluk hali içinde bulunduğu söylenir. Manevi topluluğun, hakikatin doğrudan ve kesin bilgisine dayanan bir cem birliği içinde bulunduğu bildirilir.

Ozanın cem ve yol kardeşliğiyle dile getirdiği birlik, nefsini aşma ve gönülleri birleştirme ilkesi, bu ayetlerde müminlerin kardeşliği, bölünmekten sakınması ve özveriyle birbirini gözetmesi olarak aynı manayla doğrulanır.

ALİ İMRAN 3:103
Hep birlikte Allah’ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.
Similarity 0.5263 · gefunden über beide
HUCURAT 49:10
Şu bir gerçek ki, müminler sadece kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın ve Allah’tan korkun ki, size merhamet edilebilsin.
Similarity 0.5496 · gefunden über beide
HAŞR 59:14
Onlar sizinle toplu halde değil ancak müstahkem kaleler içinde yahut duvarlar arasından savaşabilirler. Onların kendi aralarındaki problemleri / çıkmazları çetindir / ciddidir. Sen onları birlik / beraberlik halinde sanıyorsun, oysa ki onların kalpleri darmadağınık / parça parçadır. Böyledir; çünkü onlar akıllarını işletmeyen bir topluluktur.
Similarity 0.52 · gefunden über original
HAŞR 59:9
Onlardan önce yurda konmuş ve imana sarılmış olanlar, kendilerine hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa bile, ötekileri kendi nefslerine tercih ederler. Nefsinin cimriliğinden / doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Similarity 0.5417 · gefunden über bedeutung
PSA_0034#5 · Elif’tir Doksan Bin Kelamın Başı
Seite 42 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.88 · pending
Pir Sultan Abdal’ım okur yazarım Turap oldum ayaklarda tozarım Yar elinden içtim sermest gezerim Yardan içilmeyen meyi n’eylersin
Bedeutung: Şair, kendisini bilgiyle ve sözlü-yazılı ifade gücüyle hakikati dile getiren bir ozan olarak tanıtır. Şair, benliğini toprağa dönüştürerek tevazuya ve başkalarına hizmete adanmışlığını dile getirir. Şair, ilahi sevgiliden aldığı sevgiyle dünyevi ölçülerin ötesinde manevi coşku ve sarhoşluk yaşadığını söyler. İlahi sevgiliden kaynaklanmayan sevgi ve manevi coşkunun gerçek değer taşımadığı belirtilir.

Ozanın ilimle olgunlaşıp benliği toprağa veren ve Hakk’ın aşkından sarhoş olarak yaşayan kul anlayışı, bu ayetlerdeki bilgi, hikmet ve kulluğu yalnız Rabb’e adama ilkesiyle örtüşür.

3:79
Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah kendisine kitap, hüküm-hikmet ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara “Allah’ı bırakıp bana kullar olun” desin. O ancak şöyle der: “Okuyup araştırdığınız şeylere, öğrettiğiniz şu Kitap’a dayanarak benliklerini Rabb’e adamış kullar olun.”
Similarity None · gefunden über beide
ZÜMER 39:9
Böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan, Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.”
Similarity 0.4025 · gefunden über bedeutung
YUSUF 12:22
Yusuf gerekli olgunluğa ulaşınca ona hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Güzel düşünüp güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.
Similarity None · gefunden über themen
KASAS 28:14
Musa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Similarity None · gefunden über themen