Prüfdokument Lauf 001 – Kul Himmet
Status: alle · 9 Zeile(n) ·
Schwelle für automatische Freigabe: 0.85
Nur zum Lesen - Entscheidungen werden mit
python review_queue.py review erfasst.
Sabahın seher vaktinde
KH_0009 · Seite 67 · 4 Tabellenzeile(n) · 1 ohne Zuordnung · 3 offen
KH_0009#1 · Sabahın seher vaktinde
Seite 67 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.88 · pending
Sabahın seher vaktinde
Ali‟yi gördüm Ali‟yi
Eğildim niyaz eyledim
Ali‟yi gördüm Ali‟yi
Bedeutung: Manevi uyanışın ve içsel açıklığın en yoğun olduğu zamanda kutsal bir görme deneyiminin gerçekleştiği anlatılır.
Anlatıcı, Ali şahsında kutsal rehberlik ve manevi hakikatin tecellisini gördüğünü bildirir.
Anlatıcı, karşısındaki manevi makama saygı, yakarış ve teslimiyetle yöneldiğini ifade eder.
Anlatıcı, Ali şahsında kutsal rehberlik ve manevi hakikatin tecellisini yeniden vurgular.
Bu dizelerdeki seherde niyazla nurlu rehbere yönelme ve teslimiyet ilkesi, Kur’an’ın sabah vaktinin tanıklığı, Allah’a çağıran ışık ve gönlü Rabbine yönelten kılavuzluk anlayışıyla örtüşür.
İSRA 17:78Güneşin kaymasından / aşağı sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl. Sabah Kur’an’ını da gözet. Çünkü sabah okunan Kur’an tanıklarca izlenmektedir.
Similarity 0.4122 · gefunden über original
AHZAB 33:46Ve Allah’ın izniyle bir davetçi, ışık saçan bir kandil olarak…
Similarity 0.4903 · gefunden über bedeutung
BAKARA 2:112İş onların sandığı gibi değil! Kim güzel davranışlar sergileyerek yüzünü Allah’a teslim ederse, Rabbi katında ödülü vardır onun. Korku yoktur böyleleri için; tasalanmayacaklardır onlar…
Similarity None · gefunden über themen
NAZİAT 79:19“Seni Rabbine kılavuzlayayım da gönülden ürperesin.”
Similarity 0.4823 · gefunden über bedeutung
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)Deyişte Ali’yi seher vaktinde görüp niyaz etme imgesi, Ehl-i Beyt öğretisinde İmam Ali’nin Peygamber’e ilk iman eden, ilk namaz kılan ve ibadette örnek rehber kabul edilmesine dayanır.
Namaz Kılanların İlki Ali (a.s) İmam Ali (a.s), yüce Peygamber'in (s.a.a) hayatında meydana gelen bütün değişiklikleri onunla birlikte yaşadı. Hz. Muhammed'in (s.a.a) şahsında bilgi açlığını ve dehasını doyuran kusursuz bir örnek görüyordu. Onun fiillerini taklit ediyor, hareketlerini dikkatle izliyordu. Ona uyuyor, bütün emir ve yasaklarına itaat ediyordu. Bu, peygamber olarak görevlendirilmesinden önce başlayıp Hz. Peygamber'in (s.a.a) ömrünün en son anına kadar böyle devam etti. Tarihçiler Ali'nin (a.s) Resulullah'ın (s.a.a) hiçbir sözüne itiraz etmediği hususunda tam bir görüş birliği içindedirler. İmam (a.s), Resulullah'tan (s.a.a) sonra ilk olarak kendisinin namaz kıldığını açıkça ifade eder: Benden önce sadece Resulullah (s.a.a) namaz kılmıştır.1 Habbe el-Urenî'den şöyle rivayet edilir: Bir gün Ali'nin (a.s) güldüğünü gördüm. O güne kadar bu şekilde azı dişleri görülecek şekilde güldüğünü hiç görmemiştim. Sonra şöyle dedi: Allah'ım! Şu ümmetten, Peygamber'inden başka benden önce namaz kılan birini bilmiyorum.2 "Rükû edenlerle beraber siz de rükûa gidin."3 ayetinin tefsiri bağlamında İbn Abbas'tan şöyle rivayet edilir: Bu ayet Resulullah (s.a.a) ve Ali b. Ebu Talip (a.s) hakkında nazil olmuştur. Bunlar, ilk kez namaz kılan ve rükûa varanlardır.4
Hidayet Önderleri: İmam Ali – İmam Ali – Namaz Kılanların İlki Ali (a.s), s. 72 · Similarity 0.5826
KH_0009#2 · Sabahın seher vaktinde
Seite 67 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.93 · pending
Arslanı gördüm Meşhed‟de
Kırk mum yanar bir şişede
Yedi iklim dört köşede
Ali‟yi gördüm Ali‟yi
Bedeutung: Meşhed, Ali ile ilişkilendirilen arslan imgesi üzerinden cesaretin, kudretin ve velayet heybetinin görüldüğü kutsal bir mekân olarak sunulur.
Tek bir kapta yanan kırk ışık, birlik içinde çoğalan manevi aydınlanmayı ve veliler topluluğunun temsil ettiği hakikat bilgisini anlatır.
Ali’ye atfedilen manevi etkinliğin dünyanın bütün bölgelerini ve insanlığın tamamını kuşattığı ifade edilir.
Anlatıcı, bütün kozmik kapsam içinde Ali’yi manevi görünün ve rehberliğin merkezi olarak tanımlar.
Ozanın Ali’de tecelli eden ve âlemin dört yanını kuşatan kutsal ışığı tasviri, bu ayetlerdeki **nur, velâyet ve hidayet ilkesiyle** örtüşür: Allah’ın nuru kullarını karanlıktan aydınlığa çıkaran, anıldığı kutlu mekânlarda parlayan ilahî rehberliktir.
NUR 24:35Allah, göklerin ve yerin Nur’udur. Onun nurunun örneği, içinde çerağ bulunan bir kandile benzer. Kandil, bir sırça içerisindedir. Sırça, inciden bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nispeti olmayan bereketli bir zeytin ağacından yakılır. Bu ağacın yağı, neredeyse ateş dokunmasa bile ışık saçar. Nur üzerinde nurdur o. Allah, dilediğini kendi nuruna kılavuzlar. Allah insanlara örnekler verir. Allah herşeyi bilmektedir.
Similarity 0.4373 · gefunden über beide
ŞURA 42:52İşte böylece, sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık. Hiç kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.
Similarity None · gefunden über themen
BAKARA 2:257Allah, iman sahiplerinin Veli’sidir, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların dostları tağuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennem halkıdır. Orada sürekli kalacaktır onlar.
Similarity 0.4284 · gefunden über bedeutung
NUR 24:36Kandil, Allah’ın yükseltilmesine ve içinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Orada sabah-akşam O’nu tespih eder.
Similarity 0.4181 · gefunden über bedeutung
Yol öğretisi (Makâlât) (kein Ayet · yol)Satır, Ali’nin her yerde tecelli eden hikmet ve irfanını simgeleyerek Yol’un **Marifet Kapısı’nın ilim makamına** işaret eder.
40. Bölüm – Ali b. Ebu Talib Ashabın En Üstünüdür
Ama Ali b. Ebu Talib böyle miydi? Hz. Peygamber’in davetinin ilk günü, İslâm dinini açıkça kabul ederek Resul-ü Ekrem
ile omuz omuza namaz kıldı, hâlbuki o zamanlar daha bulûğ
çağına ermemişti bile. Bu da gösteriyor ki hakkı bilme ve hakikati arayıp bulma ve teşhis etme gücü Hz. Ali’de çocukluk
çağında bile kemal derecesine varmıştı. Caferî Mezhebi'nde İnanç İlkeleri □ 87
Hz. Ali'nin İlmî Açıdan Fazileti
Onun büyük faziletlerinden biri de ilmi ve kültürel makamıdır. Bir kimsenin ilim derecesi ne kadar yüksek olursa, onun
büyüklüğü de o derece fazla olur. Nitekim Zat-ı Bari şöyle
buyuruyor:
Allah sizlerden iman eden kimseler ile onlara ilim verilen kimselerin derecelerini yükseltir.(1)
Allah Teala, Hz. Peygamber’in gönderilmesi hususunda buyurmuştur ki:
Çünkü ümmîlere içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten
bir peygamber gönderen O'dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler. (2)
Yine şöyle buyurmuştur:
Andolsun ki, Lokman'a, Allah'a şükretmesi için hikmet
verdik.(3)
Yine şöyle buyurmuştur:
Hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse şüphesiz ona çokça hayır verilmiştir.
Buyruk (İmam Cafer Sadık) – İmam Cafer Sadık – 40. Bölüm – Ali b. Ebu Talib Ashabın En Üstünüdür, s. 85 · Similarity 0.4998
KH_0009#3 · Sabahın seher vaktinde
Seite 67 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.88 · pending
Cennet kapısında duran
Hayber‟in kilidin kıran
Kafire zülfikar çalan
Ali‟yi gördüm Ali‟yi
Bedeutung: Ali, kurtuluşa ve ahiret mutluluğuna geçişin eşiğinde duran manevi koruyucu ve rehber olarak tasvir edilir.
Ali, aşılması güç engelleri ortadan kaldıran olağanüstü güç ve kahramanlık sahibi olarak anlatılır.
Ali’nin Zülfikar’la kötülüğe ve düşmanlığa karşı mücadele eden adalet ve yiğitlik temsilcisi olduğu ifade edilir.
Anlatıcı, kahramanlık ve adalet imgelerinin merkezindeki Ali’yi manevi görünün kaynağı olarak tekrarlar.
Ozanın Hz. Ali’de simgelediği velâyet, iman ehlinin koruyuculuğu ve küfre karşı ilahî destekle galip gelişi ilkesi, bu ayetlerde Allah’ın dostlarının nur ve zafer üzere olmasıyla örtüşür:
MAİDE 5:56Allah’ı, O’nun resulünü ve iman edenleri dost edinen / Allah’tan, O’nun resulünden ve iman edenlerden yüz çeviren bilsin ki, galip gelecek olanlar Allah’ın taraftarlarıdır.
Similarity 0.4316 · gefunden über bedeutung
BAKARA 2:257Allah, iman sahiplerinin Veli’sidir, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların dostları tağuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennem halkıdır. Orada sürekli kalacaktır onlar.
Similarity 0.4703 · gefunden über bedeutung
ALİ İMRAN 3:13Yüz yüze gelen şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışıyordu; ötekisi küfre batmıştı. Allah yolunda çarpışanları, kafa gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah, öz yardımıyla dilediğini destekler. İşte bunda, gözleri olanlar için gerçek bir ibret vardır.
Similarity 0.4602 · gefunden über beide
BAKARA 2:244Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah, herşeyi duyar, herşeyi bilir.
Similarity None · gefunden über themen
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)Satır, Hz. Ali’nin Hayber’de “kilit/kale kapısını kıran” olağanüstü kudretini Ehl-i Beyt geleneğinde velayet, yiğitlik ve ilahî yardımın mazharı oluşu anlayışıyla ilişkilendirir.
Üst üste iki zırh giymiş, iki kılıç kuşanmış ve başına iki sarık birden bağlamıştı. Elinde ise çatallı bir mızrak vardı. O ve Ali birbirlerine karşılıklı olarak birer darbe indirdiler. Ali bir darbe indirdi. Başının üzerine yerleştirdiği taş par- çasını ve miğferi parçaladı ve kafasını ikiye ayırdı. Kılıç azı dişlerine kadar batmıştı. Yahudiler savaşçıları Merhab'a olanları görünce, bozguna uğramış olarak kaleye geri döndüler ve kapıları üzerlerine kilitlediler. Ali (a.s) kapıya yöneldi ve kapıyı açıncaya kadar zorladı. İnsanların çoğu kalenin etrafındaki hendeğin öbür tarafında bulunuyorlardı ve onunla birlikte karşı tarafa geçmemişlerdi. Ali kalenin kapısını kavradı ve yerinden söktü. Onu hendeğin üzerine bir köprü gibi yerleştirdi. Ardından Müslümanlar kapının üzerinden karşı tarafa geçtiler. Kaleyi ele geçirip sayısız ganimetler elde ettiler.1 Rivayet edilir ki, daha sonra, Ali'nin tek başına yerinden söküp köprü gibi hendeğin üzerine koyduğu bu kapıyı yerinden oynatmak için birkaç kişi uğraşmışlarsa da kapıyı yerinden oynatamamışlar. İbn Amr şöyle der: Biz, yüce Allah'ın Hayber'i Ali (a.s) aracılığıyla bize açmasına şaşırmadık.
Hidayet Önderleri: İmam Ali – İmam Ali – d- Hudeybiye Barışı'nda153F Ali (a.s), s. 116 · Similarity 0.6255
KH_0009#4 · Sabahın seher vaktinde
Seite 67 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.96 · auto_approved
Çiskin dağlar başı çiskin
Kul Himmet‟im oldu küskün
Cümle yerden erden üstün
Ali‟yi gördüm Ali‟yi
Bedeutung: Dağların sis ve yağışla örtülü görünümü, manevi yolculuktaki belirsizlik ve hakikate ulaşmanın güçlüğü olarak sezdirilir.
Kul Himmet, manevi özlem veya karşılanmamış beklenti nedeniyle kırgın ve içe dönük bir ruh hâlini dile getirir.
Ali’nin bütün mekânlardan ve erenlerden üstün tutulan yüce bir manevi konuma sahip olduğu belirtilir.
Deyiş, Ali’nin manevi rehberlik, yiğitlik ve hakikatle özdeşleştirilen görüsünü son kez vurgulayarak tamamlanır.
Bu ifade için sunulan ayetler arasında kesin bir karşılık bulunamadı.
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)“Cümle yerden erden üstün Ali” sözü, İmam Ali’nin yoksulla özdeşleşen tevazusu, izzet-i nefsi ve ahlâkî yüceliğiyle Ehl-i Beyt geleneğinde örnek insan ve manevî rehber kabul edilmesine dayanır.
O, sazlıklardan kesilmiş kuru kamıştan yapılan derme çatma kulübelerde yaşayan çok sayıdaki yoksulların meskenlerinden daha yüksek bir yerde oturmayı kabul etmemişti. Aşağıdaki sözleri, onun hayat tarzının çarpıcı bir ifadesidir: Müminlerin çektiği acılara, zorluklara ortak olmadığım hâlde "Şu, Müminlerin Emiri'dir." denilmesini nasıl içime sindirebilirim?2 İzzet-i Nefsi Ali b. Ebu Talip yiğitliği, en göz kamaştırıcı anlamıyla, izzet-i nefsin her türlü görkemiyle temsil ediyordu. İzzet-i nefsin ve yüceliğin somut bir örneğiydi. Üstünlük, yiğitlik ruhunun en temel özelliklerindendir. Dolayısıyla bunlar İmam'ın karakteristik özellikleriydiler. Bu nedenle, kendisini incitmiş olsa bile, bir adama eziyet etmeyi asla hoş karşılamazdı. Bir adamın, canına kastettiğinden emin olsa bile, ona karşı saldırgan bir tutum takınmazdı. İzzet-i nefis sahibi olması hasebiyle, kendisini söven ve bu sövmeyi gelenek hâline getiren Emevîlere aynı şekilde karşılık vermeye yeltenmedi; onların düzeyine inmeye tenezzül etmedi... Tam tersine, arkadaşlarının Emevîler hakkında yakışıksız sözler söylemelerine engel oldu. Onlara şöyle diyordu:
Hidayet Önderleri: İmam Ali – İmam Ali – İMAM ALİ'NİN (a.s) KİŞİLİĞİNDEN GÖRÜNÜMLER, s. 37 · Similarity 0.5602
Prüfung bemängelt: reasoning_sound, ayet_relevant
Gel benim derdime bir derman eyle
KH_0012 · Seite 69 · 5 Tabellenzeile(n) · 4 offen
KH_0012#1 · Gel benim derdime bir derman eyle
Seite 69 · Verszeile 1 · Konfidenz 0.91 · pending
Gel benim derdime bir derman eyle
Alemler derdine derman olan Şah
Hükmümün üstüne bir ferman eyle
Alemler hükmüne ferman olan Şah
Bedeutung: Söyleyen, kendi sıkıntısının ilahi yardım ve şefkatle giderilmesini dilemektedir.
Şah, bütün varlıkların sıkıntılarını gideren ve zulme karşı iyilik ile doğruluğu gerçekleştiren kurtarıcı güç olarak yüceltilmektedir.
Söyleyen, kendi iradesinin üzerine bağlayıcı ve üstün bir ilahi buyruğun gelmesini istemektedir.
Şah, bütün varlık âlemleri üzerinde hüküm sahibi olan ve iradesi geçerli bulunan yüce otorite olarak tasvir edilmektedir.
Ozanın Şah Ali’yi dertlere derman, hükmü yürüyen manevi sığınak olarak çağırması, bu ayetlerde dile getirilen **darda kalana rahmetle yetişme ve sıkıntıyı giderme** ilkesiyle örtüşür.
NEML 27:62Yoksa zorda kalan yalvardığında, onun imdadına yetişip sıkıntı ve kederi kaldıran, sizi yeryüzünün hükmedenleri kılan mı hayırlı? Allah’ın yanında bir ilah daha var mı!? Ne kadar da az ibret alıyorsunuz!
Similarity 0.5585 · gefunden über bedeutung
ENBİYA 21:84Hemen cevap verdik ona, kendisindeki derdi kaldırdık. Tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir hatırlatma olarak, ona ailesini ve beraberlerinde benzerlerini de verdik.
Similarity None · gefunden über themen
YUNUS 10:107Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil yine O’dur. O sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu reddedecek yoktur. Kullarından dilediğini lütfuyla nasiplendirir. Gafur’dur O, Rahim’dir.
Similarity 0.4348 · gefunden über original
SAD 38:42“Ayağını yere vur. İşte yıkanacak bir yer, işte içilecek soğuk bir su!..” dedik.
Similarity None · gefunden über themen
KH_0012#2 · Gel benim derdime bir derman eyle
Seite 69 · Verszeile 5 · Konfidenz 0.91 · pending
Bir ismi Seyyid‟dir bir ismi Ali
Hak sana Murtaza dedi ya veli
Şu dünyanın evvelisin ahiri
Şu kevn ü mekanda sultan olan Şah
Bedeutung: Yüceltilen şahsiyet, biri soylu ve saygınlık bildiren Seyyid, diğeri Ali olmak üzere farklı adlarla anılmaktadır.
İlahi gerçeklik, Ali’nin Murtaza adıyla anılan ve ermişlik niteliği taşıyan seçkin bir kişi olduğunu bildiren yüce kaynak olarak sunulmaktadır.
Yüceltilen varlık, dünyanın başlangıcını ve sonunu kuşatan aşkın bir varlık olarak gösterilmektedir.
Şah, oluş ve mekânın tamamında hüküm süren yüce yol ulusu ve manevi egemen olarak tanımlanmaktadır.
Ozanın Ali’yi Hakk’ın seçtiği veli ve manevi sultan olarak öven velâyet/ilâhî tevcih anlayışı, mülkün ve yüceliğin Allah’a ait olup dilediğini yükseltmesi ilkesiyle örtüşür.
NECM 53:25Sonrası da öncesi de / ahiret de dünya da Allah’ındır.
Similarity 0.4338 · gefunden über original
BAKARA 2:255Allah’tan başka ilah yok. Hayy’dır O, sürekli diridir; Kayyum’dur O, kudretin kaynağıdır. Ne gaflet yaklaşır O’na ne kendinden geçme ne de uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız O’nundur. O’nun huzurunda, bizzat O’nun izni olmadıkça kim şefaat edebilir!.. O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da!.. İnsanlar O’nun bilgisinden, bizzat kendisinin dilediği dışında, hiçbir şeyi kavrayıp kuşatamazlar. O’nun kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuşatmıştır. Göklerin ve yerin korunması O’na hiç de zor gelmez. Aliyy’dir O, yüceliği sınırsızdır; Azim’dir O, büyüklüğü sınırsızdır.
Similarity 0.5188 · gefunden über beide
MÜMİNUN 23:116Yücelerden yücedir, o hak padişah olan Allah. İlah yok O’ndan başka. O şanlı arşın Rabbidir O.
Similarity 0.4594 · gefunden über bedeutung
ALİ İMRAN 3:26Şöyle yakar: “Ey mülkün Malik’i, sahibi olan Allahım! Sen mülk ve saltanatı dilediğine verir, mülk ve saltanatı dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltir aziz edersin, dilediğini alçaltır zelil kılarsın. İmkan, mal ve nimet senin elindedir. Sen, herşeye kadirsin.”
Similarity 0.4571 · gefunden über beide
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)Satır, İmam Ali’ye “Evvel, Âhir” gibi ilahî isimlerin mazharı olarak kozmik bir velâyet atfetme anlayışına dayanır; pasajdaki bu sıfatlar ise Ehl-i Beyt öğretisinde zatî değil, Allah’a ait tecellîler olarak okunur.
Allah’ım! Sen Allah’sın. Sen Rahmânsın. Sen Rahimsin. Melik, Kuddûs, Selâm, Mü’min, Müheymin, Aziz, Cebbar, Mütekebbir, Evvel, Âhir, Zâhir, Bâtın, Hamîd, Mecîd, Mübdi, Muld, Vedûd, Şehîd, Kadîm, Alîyy, Sâdık, Rauf, Rahim, Şekûr, Gafûr, Aziz, Hakim, Zu’l-Kuw eti’l-Metîn’sin. Rakîb, Hafîz, Zu’l-Celâl ve’l-İkrâmsm. Azîm, Alîm, Ganî, Velî, Fettâh, Murtâh, Kâbîz, Bâsît, Adi, Vefî, Hakku’l-Mübin’sin. Hallâk, Rezzâk, Vehhâb, Tevvâb, Rabb, Vekil, Latîf, Habîr, Semî’, Basîr’sin. Deyyân, Muteâl, Karîb, Mücîb, Bâ’is, Vâris, Vâsi’, Bâkî, Hayy, ölmeyecek Dâim’sin. Kayyûm, Nûr, Gaffâr, Vâhid, Kahhâr, Ahad, doğurmamış, doğrulmamış ve dengi olma yan Samed’sin. Zu’t-Tavl, Muktedir, Allâmu’l-Guyûb, Bedi, Bedî’ Dâl, Tâhir, Mukît, Muğîs, Dâfi’, Râfi’, Dârr, Nâfi’, Mu’izz, Muzill, Mut’im, Mun’im, Müheymin, Mükrim, Muhsin, Mücmil, Hannân, Mufdil, Muhyî, Mümît, Fa’âlun limâ Yürîdsin. Ey mutlak mülk sa hibi! Dilediğine mülkü verir, dilediğinden alırsın. Dilediğini aziz dilediğini zelil edersin. Haynn tamamı senin elindedir. Çünkü sen her şeye kadirsin.
Sahîfe-i Aleviyye – İmam Ali – Rahman ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla, s. 36 · Similarity 0.5383
KH_0012#3 · Gel benim derdime bir derman eyle
Seite 69 · Verszeile 9 · Konfidenz 0.94 · pending
Seyrangahım oldu arşın yücesi
Düldül‟ün ıssısı Kanber hocası
Server Enbiyanın Miraç gecesi
Yedinci kat gökte arslan olan Şah
Bedeutung: Söyleyenin manevi seyir alanı, kozmik makamların en yücesine ulaşan aşkın bir görüş ve idrak ufkuna dönüşmüştür.
Manevi önder, Düldül’ün sahibi ve Kanber’in hocası olarak Ali’ye bağlılık ve rehberlik ilişkileri içinde tasvir edilmektedir.
Peygamberlerin önderi, manevi yükseliş gecesinin merkezindeki yüce rehber olarak anılmaktadır.
Şah, en yüce kozmik makamda cesaret, koruyuculuk ve adalet kararlılığını taşıyan kudret olarak betimlenmektedir.
Ozanın burada dile getirdiği Ali’nin miraç, arş ve yedi kat gökle simgelenen yüce manevi makamı ilkesi, bu ayetlerde Allah’ın katındaki dereceler, arşın azameti ve seçkin kulların yüceltilmesi anlayışıyla örtüşür.
MEARİC 70:3Yükselme boyutlarının / derecelerinin sahibi Allah’tandır o.
Similarity 0.4502 · gefunden über bedeutung
MÜMİNUN 23:86Sor: “Yedi göklerin Rabbi ve o büyük arşın Rabbi kimdir?”
Similarity 0.4282 · gefunden über original
TEKVİR 81:20Çok güçlüdür o elçi. Arş sahibinin katında saygındır.
Similarity 0.4323 · gefunden über bedeutung
MERYEM 19:57Onu yüce bir mekana yükselttik.
Similarity 0.4212 · gefunden über original
KH_0012#4 · Gel benim derdime bir derman eyle
Seite 69 · Verszeile 13 · Konfidenz 0.96 · auto_approved
Musa‟nın asasın ejderha eden
İsa‟ya ölüyü hem de dirilten
Muhammed aşkına Zülfikar çalan
Küfür yerlerini iman eden Şah
Bedeutung: Yüceltilen güç, Musa’nın asasını olağanüstü biçimde ejderhaya dönüştüren ilahi kudret olarak anlatılmaktadır.
Yüceltilen kudret, İsa’ya ölüleri diriltme yetkisi veren hayat verici güç olarak sunulmaktadır.
Şah, Muhammed’e duyulan sevgi ve bağlılık adına Zülfikar’la hakikati savunan savaşçı güç olarak gösterilmektedir.
Şah, inkâr ve sapma alanlarını imana, doğruluğa ve hakikate dönüştüren kurtarıcı güç olarak tasvir edilmektedir.
Ozanın Şah Ali’de tecelli eden ilahî kudret ve velâyet anlayışı, verilen ayetlerde Musa’nın asası üzerinden açığa çıkan mucizevî tasarruf ilkesiyle örtüşür.
A’RAF 7:107Bunun üzerine Musa, asasını yere attı; birden korkunç bir ejderha oluverdi o.
Similarity 0.5251 · gefunden über beide
ŞUARA 26:32O da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş.
Similarity 0.4907 · gefunden über beide
A’RAF 7:117Biz de Musa’ya şöyle vahyettik: “Hadi at asanı!” Bir de ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.
Similarity 0.4698 · gefunden über beide
ŞUARA 26:45Musa da asasını attı. Bir de ne görsünler, o onların hüner olarak ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.
Similarity 0.4645 · gefunden über beide
Peygamber kıssası (kein Ayet · peygamberler)Satır, Musa’nın asasının ilâhî kudretle ejderha/yılan oluşması mucizesine gönderme yaparak Şah’ın iman dönüştürücü kudretini bu peygamberî tecellî üzerinden dile getirir.
Yaklaş bana!" buyurdu. "Ey Mûsâ! O sağ elindeki nedir?" diye sordu. Mûsâ Aleyhisselâm "O, benim Âsamdır." dedi. Yüce Allah: "Onunla, ne yaparsın?" diye sordu. Musa Aleyhisselâm: "Ona, dayanırım. Onunla, vurup ağaçtan, koyunlarıma yaprak dökerim. Onu, bana âid azık dağarcığımı, su tulumumu, üzerinde taşımak gibi hacetlerde de, kullanırım." dedi. Yüce Allah: "Ey Mûsâ! Onu, (elinden) bırak!" buyurdu. Mûsâ Aleyhisselâm, (elinden, yere) bırakınca, Asa, koşar bir yılan oluverdi! Asanın iki çatalı, yılanın ağzı, sivri ucu da, arkasında kuyruk şeklini aldı. Yılanın azı dişleri ise, titriyordu! Yüce Allah, onun, ne şekle girmesini, istemişse, o, o şekli almış bulunuyordu. Mûsâ Aleyhisselâm, onu, böyle korkunç bir halde görünce, tâkıb edemeyip geri döndü. Rabb'i, ona: "Ey Mûsâ! Beri gel, korkma! Biz, onu, eskiden olduğu gibi, Asa haline çevireceğiz!" buyurdu.' Mûsâ Aleyhisselâm, son derece korkmuş bir halde, geri dönüp gelince de, Yüce Allah:
Peygamberler Tarihi – MUSA VE HARUN ALEYHİSSELÂMLAR – Mûsâ Aleyhisselâmın İlâhî Tecellîye, Vahy'e Mazhar Ve Peygamber Oluşu:, s. 350 · Similarity 0.5066
KH_0012#5 · Gel benim derdime bir derman eyle
Seite 69 · Verszeile 17 · Konfidenz 0.88 · pending
Kıl Himmet‟im eydür meydanda sırdım
Her nereye baksam Ali‟yi gördüm
Her seher vaktinde dilimde virdim
Müminler dilinde ezber olan Şah
Bedeutung: Himmet, meydanın erkânı içinde kendisini sırrın ve manevi hakikatin taşıyıcısı olarak ifade etmektedir.
Söyleyen, baktığı her yerde Ali’nin temsil ettiği hakikat ve manevi varlığın izini gördüğünü belirtmektedir.
Söyleyen, her sabah dilinde tekrarladığı sürekli anma ve dua ile manevi bağlılığını canlı tutmaktadır.
Şah, inananların ortak hafızasında ve dilinde sürekli anılan, imanla benimsenmiş manevi önder olarak sunulmaktadır.
Ozanın Ali’yi gönülde ve dilde daimî hazır bilip zikretmesi, bu ayetlerde müminlere öğretilen sürekli zikir, tesbih ve salihlerin adını yaşatma ilkesiyle örtüşür.
AHZAB 33:41Ey iman edenler! Allah’ı çok anın.
Similarity 0.4578 · gefunden über beide
TAHA 20:34“Seni çokça analım.”
Similarity 0.4174 · gefunden über original
FETİH 48:9Allah’a ve resulüne inanasınız, O’nu destekleyesiniz, O’nu yüce bilesiniz ve sabah-akşam O’nu tespih edesiniz diye.
Similarity 0.4688 · gefunden über beide
SAFFAT 37:129Sonrakiler içinde İlyas’ı hatırlatacak birşey de bıraktık.
Similarity 0.4628 · gefunden über bedeutung
Ehl-i Beyt kaynağı (kein Ayet · ehlibeyt)Satır, her yerde Ali’yi görme ve onun adını vird edinme fikrini, pasajdaki gibi Ehl-i Beyt’in Hz. Peygamber’in soyundan gelen, ümmete hidayet ve manevî şahitlik eden önderler olduğu öğretisine dayandırır.
Nitekim İmam'ın (a.s) Mütevekkil'e sürekli nasihatte bulunmak, onu irşat etmek, ona öğüt vermek suretiyle onun bu tür düşüncelerden sıyrılmasını sağlamaya çalıştığını gözlemliyoruz. İbn Şehraşub, kendi rivayet zinciriyle Ebu Muhammed el-Fahham'dan şöyle rivayet etmiştir: Mütevekkil, İbn Cehm'e en iyi şairin kim olduğunu sordu. O da cahiliye döneminin ve İslâmi dönemin şairlerini sıraladı. Sonra Ebu'l-Hasan'a (a.s) sordu. O da, "En iyi şair, şu şiirin sahibi Hammanî'dir." dedi: Kureyş'ten bir topluluk bizimle övünme yarışına girdi Çekik yanakları ve uzun parmaklarıyla. Bu konuda tartıştığımız zaman bizim lehimize Onların aleyhine mabetlerden yükselen ses hüküm verdi. Sustuğumuzu görürsün, ama onlardan üstün olduğumuza Her camiden yükselen ses şahitlik eder. Çünkü Allah'ın Resulü Ahmed bizim dedemizdir Biz de onun doğmakta olan yıldızları andıran evlâtlarıyız. Mütevekkil, "Ey Ebu'l Hasan! Mabetlerden yükselen ses nedir?" dedi. Buyurdu ki: "Eşhedu en lâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden Resulullah.
Hidayet Önderleri: İmam Hadi – İmam Ali Hadi – İmam Hadi'nin Çağının Beklentileri, s. 169 · Similarity 0.5441